PLANOR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • PLANOR 75 MG 28 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • PLANOR 75 MG 28 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • kapsül

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699828090304
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 25

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

PLANOR

75 mg film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir film tablet

75 mg klopidogrele eşdeğer 97,875 mg Klopidogrel Hidrojen

Sülfat içerir.

Yardımcı maddeler:

Hidrojene hint yağı 3,84 mg

Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı)

2 mg

Yardımcı maddeler için bakınız 6.1

3. FARMASÖTİK FORM

Film Tablet.

Pembe renkli, film kaplı yuvarlak tabletlerdir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Aterotrombotik olayların önlenmesi:

Erişkin hastalarda: Geçirilmiş Miyokard İnfarktüsü, Geçirilmiş İnme veya Periferik Arter

Hastalığı

Semptomatik

aterosklerotik

hastalık

öyküsü

olan

hastalarda

(geçirilmiş

inme,

geçirilmiş

miyokard

infarktüsü,

periferik

arter

hastalığı

gibi)

vasküler

iskemik

olayların

(miyokard

infarktüsü, inme, vasküler ölüm) önlenmesi.

Erişkin hastalarda: Akut Koroner Sendrom

Medikal olarak tedavi edilmesi gereken veya perkütan koroner girişim yapılan (stentli veya

stentsiz) veya koroner arter bypass graft cerrahisi (CABG) geçirenler de dahil olmak üzere akut

koroner sendromu olan (ST elevasyonsuz unstabil angina ya da Q-dalgasız miyokard infarktüsü

veya ST elevasyonlu akut miyokard enfarktüsü) hastalardaki; kardiyovasküler ölüm, miyokard

infarktüsü veya inme kombine sonlanım oranının yanı sıra kardiyovasküler ölüm, miyokard

infarktüsü, inme veya refrakter iskemi kombine sonlanım oranının azaltılması.

2 / 25

Atriyal fibrilasyonda aterotrombotik ve tromboembolik olayların önlenmesi

Klopidogrel, vasküler olaylar açısından en az bir risk faktörlü, Vitamin K Antagonisti (VKA)

tedavisi alamayan ve düşük kanama riski olan atriyal fibrilasyonlu erişkin hastalarda, inme de

dahil olmak üzere aterotrombotik ve tromboembolik olayların önlenmesinde, ASA ile kombine

olarak endikedir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi

Yetişkinler

Geçirilmiş Miyokard İnfarktüsü, Geçirilmiş İnme veya Periferik Arter Hastalığı

Klopidogrel 75 mg’lık tek doz halinde verilmelidir.

Akut Koroner Sendrom

ST elevasyonsuz akut koroner sendromu (unstabil angina ya da Q-dalgasız miyokard infarktüsü)

olan hastalarda, klopidogrel tedavisine 300 mg’lık tek bir yükleme dozuyla başlanmalı ve daha

sonra uzun vadede günde bir kez 75 mg’lık doz ile devam edilmelidir (günde 75 mg ila 325 mg

dozunda asetilsalisilik asit (ASA) ile birlikte). Yüksek doz ASA kanama riski artışı ile ilişkili

olduğundan ASA dozunun 100 mg’dan fazla olmaması önerilir. Optimal tedavi süresi resmi

olarak saptanmamıştır. Klinik çalışma verileri 12 aya dek kullanımını desteklemektedir ve

maksimum yarar 3 ayda görülmüştür (Bkz. Bölüm 5.1).

ST elevasyonlu akut miyokard enfarktüsü olan hastalarda klopidogrel tedavisine, trombolitiklerle

birlikte veya yalnızca ASA ile kombine olarak 300 mg’lık tek bir yükleme dozuyla başlanmalı

günde

mg’lık

devam

edilmelidir.

Kombine

tedaviye,

semptomlar

başladıktan sonra olabildiğince erken başlanmalı ve en az dört hafta süreyle devam edilmelidir.

Klopidogrelin ASA ile birlikte dört haftadan uzun süreyle kullanımının yararı araştırılmamıştır

(Bkz. 5.1 Farmakodinamik Özellikler).

Atriyal fibrilasyonlu hastalara, klopidogrel 75 mg’lık tek doz halinde verilmelidir. ASA (75-100

mg/gün) uygulamasına klopidogrel ile kombine olarak başlanmalı ve devam edilmelidir (Bkz.

Bölüm 5.1).

3 / 25

Uygulama şekli

Klopidogrel yemekle beraber veya yemek aralarında alınabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği/ Karaciğer yetmezliği

Böbrek yetmezliği olan hastalarda klopidogrel ile elde edinilen terapötik deneyim sınırlıdır. Bu

nedenle, klopidogrel bu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Kanama diyatezi olabilecek orta şiddette karaciğer hastalığı bulunan hastalardaki deneyim

sınırlıdır. Bu nedenle, klopidogrel bu popülasyonda dikkatle kulanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.3).

Pediyatrik popülasyonda

Çocuklarda ve adolesanlarda güvenliliği ve etkililiği tespit edilmemiş olduğundan klopidogrel

kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon:

elevasyonlu

akut

miyokard

enfarktüsü

olan

yaşın

üzerindeki

hstalarda

klopidogrel

tedavisine, yükleme dozu verilmeden başlanmalıdır.

Farmakogenetik

CYP2C19 için zayıf metabolize edici olma durumu, klopidogrele cevabın azalması ile ilişkilidir.

Zayıf metabolize ediciler için optimum doz rejimi henüz tespit edilmemiştir (Bkz. Bölüm 5.2)

4.3.

Kontrendikasyonlar

- İlacın bileşimindeki etkin madde veya yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılık

- Ciddi karaciğer hastalığı

- Peptik ülser veya intrakraniyal hemoraji gibi aktif patolojik kanamalar

- Repaglinid ile birlikte kullanılması (Bkz. bölüm 4.5).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Kanama ve hematolojik bozukluklar:

4 / 25

Kanama riski ve istenmeyen hematolojik etkiler nedeniyle, tedavi sırasında bu tür şüpheli

semptomların ortaya çıkması durumunda, derhal kan hücreleri sayımı ve/veya diğer gerekli

testler yapılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen Etkiler). Diğer antiagregan ajanlarla olduğu

gibi, klopidogrel de travma, cerrahi ya da diğer patolojik durumlara bağlı olarak kanama riski

artmış olabilecek olan hastalarda ve ASA, heparin, glikoprotein IIb/IIIa inhibitörleri, Cox-2

inhibitörleri dahil non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar veya trombolitikler ve selektif serotonin

gerialım

inhibitörleriyle

birlikte

alan

hastalarda

dikkatle

kullanılmalıdır.

Hastalar,

kanama

belirtileri açısından gizli kanama dahil olmak üzere özellikle tedavinin ilk haftasında ve/veya

invazif kardiyak girişimler veya ameliyat sonrasında dikkatle izlenmelidir. Kanama şiddetini

artırabileceğinden, klopidogrelin oral antikoagülanlar ile birlikte uygulanması önerilmemektedir

(Bkz. Bölüm 4.5 Diğer Tıbbi Ürünlerle Etkileşim ve Diğer Etkileşim Biçimleri).

Bir hastaya elektif cerrahi operasyon uygulanacağı ve antiagregan etki istenmediği takdirde,

klopidogrel cerrahi operasyondan 7 gün önce kesilmelidir.

Tekrarlayan iskemik olay riski yüksek, yakın zamanda geçici iskemik atak ya da inme geçirmiş

hastalarda, ASA ve klopidogrel kombinasyonunun majör kanamayı artırdığı gösterilmiştir. Bu

yüzden, yararının kanıtlandığı klinik durumlar dışında, böyle bir kombinasyon uygulanmasında

tedbirli olunmalıdır.

Klopidogrel

kanama

süresini

uzattığından,

kanamaya

eğilimli

lezyonları

(özellikle

gastrointestinal ve göz içi) bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Hastalara, klopidogrel kullanımı sırasında (tek başına ya da ASA ile birlikte) ortaya çıkabilecek

kanamaların her zamankinden daha uzun sürede durdurulabileceği ve herhangi bir olağan dışı

kanamayı

(yeri

süresi)

hekimlerine

bildirmeleri

gerektiği

söylenmelidir.

Hastaların,

herhangi bir cerrahi girişim planlanmadan ve herhangi bir yeni ilaca başlamadan önce hekimine

ve diş hekimine klopidogrel kullanmakta olduğunu bildirmesi gerekir.

PLANOR

zamanlı

omeprazol

esomeprazol

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Klopidogrelin aktif metabolitinin oluşumunda CYP2C19 inhibitör etkisi olmayan ya da minimal

düzeyde

olan

başka

asit

düşürücü

ilaç

kullanılması

düşünülmelidir.

Lansoprazol

5 / 25

pantoprazolün

omeprazol

esomeprazole

göre

PLANOR’un

antitrombosit

aktivitesi

üzerindeki etkisi daha azdır.

Trombotik Trombositopenik Purpura (TTP):

Trombotik trombositopenik purpura (TTP); TTP nadiren klopidogrel kullanımını takiben, bazen

kısa süre içinde (< 2 hafta), bildirilmiştir. TTP plazmaferez ile hızlı tedavi gerektiren, potansiyel

olarak fatal bir durumdur. TTP, trombositopeni, mikroanjiyopatik hemolitik anemi (periferik

yaymada fragmante şistositler (fragmante eritrositler) görülebilir), nörolojik bulgular, böbrek

disfonksiyonu ve ateş ile karakterizedir.

Yeni geçirilmiş iskemik inme:

Veri eksikliği nedeniyle, akut iskemik inmenin ilk 7 günü boyunca klopidogrel kullanımı tavsiye

edilemez.

Edinilmiş hemofili:

Klopidogrel kullanımını takiben, edinilmiş hemofili bildirilmiştir. Kanamalı veya kanamasız,

doğrulanmış izole aktive Parsiyel Tromboplastin Süresi (aPTT) uzaması vakalarında, edinilmiş

hemofili

değerlendirilmelidir.

Edinilmiş

hemofili

teşhisi

teyit

edilmiş

hastalar

uzmanların

denetiminde tedavi edilmelidir ve klopidogrel kesilmelidir.

Sitokrom P450 2C19 (CYP2C19):

Farmakogenetik: CYP2C19 zayıf metabolize edici hastalarda, tavsiye dozundaki klopidogrel,

klopidogrel aktif metabolitini daha az oluşturur ve trombosit fonksiyonu üzerinde daha az

etkilidir. Hastanın CYP2C19 genotipini belirlemek için testler mevcuttur.

Klopidogrelin aktif metabolitine dönüşmesi kısmen CYP2C19 aracılığı ile olduğundan, bu

enzimin

aktivitesini

inhibe

eden

ilaçların

kullanımının

klopidogrel

aktif

metabolit

düzeylerinde azalmaya yol açması beklenir. Bu etkileşmenin klinik ilişkisi kesin değildir. Önlem

olarak, CYP2C19 enziminin kuvvetli veya orta kuvvetli inhibitörleri ile birlikte kullanımından

kaçınılmalıdır.

CYP2C8 Substratları:

Klopidogrel ile CYP2C8 substratlarını içeren ilaçları birlikte kullanan hastalara dikkat edilmesi

gerekmektedir (bkz. Bölüm 4.5).

6 / 25

Tiyenopiridinler arasında çapraz reaksiyon:

Tiyenopiridinler arasında çapraz reaktivite bildirildiğinden, hastaların başka bir tiyenopiridine

(örneğin tiklopidin, prasugrel) karşı aşırı duyarlılık öyküsü olup olmadığı değerlendirilmelidir

(Bkz. Bölüm 4.8.). Tiyenopiridinler hafiften şiddetliye kadar değişebilen alerjik reaksiyonlara

(döküntü, anjiyoödem veya trombositopeni ve nötropeni gibi hematolojik reaksiyonlar) neden

olabilirler. Daha önce bir tiyenopiridine karşı alerjik reaksiyon ve/veya hematolojik reaksiyon

gelişen hastalarda, bir başka tiyenopiridine karşı aynı veya farklı bir reaksiyonun gelişme riski

daha yüksektir. Çapraz reaktivite açısından takip önerilir.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği olan hastalarda klopidogrel ile elde edinilen terapötik deneyim sınırlıdır. Bu

nedenle, klopidogrel bu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır (Bkz Bölüm 4.2).

Karaciğer yetmezliği:

Kanama diyatezi olabilecek orta şiddette karaciğer hastalığı bulunan hastalardaki deneyim

sınırlıdır. Bu nedenle, klopidogrel bu popülasyonda dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.2).

Yardımcı maddeler

PLANOR

laktoz

(sığır

kaynaklı)

içerir.

Nadir

kalıtımsal

galaktoz

intoleransı,

Lapp

laktaz

yetmezliği

glukoz-galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların

ilacı

kullanmamaları gerekir.

PLANOR hidrojene hint yağı içerir. Mide bulantısına ve ishale sebep olabilir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Oral antikoagülanlar

Kanama şiddetini artırabileceğinden, klopidogrelin oral antikoagülanlar ile birlikte uygulanması

önerilmemektedir

(Bkz.

Bölüm

4.4).

mg/gün

klopidogrel

uygulanması,

S-varfarin

farmakokinetiğini veya uzun dönem varfarin tedavisi gören hastalarda Enternasyonel Normalize

Oran

(INR)ını

değiştirmemiş

olsa

klopidogrelin

varfarin

zamanlı

uygulanması

hemostaz üzerinde bağımsız etkilerden dolayı kanama riskini artırır.

7 / 25

Glikoprotein IIb/IIIa inhibitörleri:

Klopidogrel,

glikoprotein

IIb/IIIa

inhibitörleri

alan

hastalarda

dikkatle

kullanılmalıdır

(bkz

bölüm 4.4).

Asetilsalisilik asit (ASA):

Asetilsalisilik

asit

ADP-uyarımlı

trombosit

agregasyonunun

klopidogrel

inhibisyonunu

değiştirmemiştir. Fakat klopidogrel asetilsalisilik asitin kollajen uyarımlı trombosit agregasyonu

üzerindeki etkilerini potansiyalize etmiştir. Bununla birlikte, bir gün süreyle günde iki kez 500

mg asetilsalisilik asitin birlikte uygulanması, klopidogrel kullanımının neden olduğu kanama

süresi

uzamasında

anlamlı

artışa

neden

olmamıştır.

Klopidogrel

asetilsalisilik

asit

arasında, kanama riskinin artmasına yol açan farmakodinamik bir etkileşim olabilir. Dolayısıyla,

klopidogrel ile asetilsalisilik asidin birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Bununla birlikte, klopidogrel ve ASA, bir yıl süreyle birlikte uygulanmıştır (Bkz. Bölüm 5.1).

Heparin:

Sağlıklı

gönüllüler

üzerinde

yapılan

klinik

çalışmada,

klopidogrel

heparin

dozunun

değiştirilmesini

gerektirmemiştir

veya

heparinin

koagülasyon

üzerindeki

etkisini

değiştirmemiştir.

Heparinin

birlikte

kullanımı,

klopidogrel

uyarılan

trombosit

agregasyonunun

inhibisyonu

üzerinde

hiçbir

etki

göstermemiştir.

Klopidogrel

heparin

arasında kanama riskinin artmasına yol açan bir farmakodinamik etkileşim olasıdır. Dolayısıyla,

klopidogrel ile heparinin birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Trombolitikler:

Klopidogrel, fibrin veya non-fibrin spesifik trombolitik ajanlar ve heparinlerin birlikte kullanımı,

akut miyokard infarktüsü geçiren hastalarda değerlendirilmiştir. Klinik olarak anlamlı kanama

insidansı, trombolitik ajanlar ve heparin ile birlikte ASA kullanımında gözlenen ile aynıdır.

Bununla

beraber

klopidogrelin

trombolitik

ajanlarla

birlikte

kullanımı

sırasında

dikkatli

olunmalıdır (Bkz. Bölüm 4.8).

Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ’ler):

Sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan bir klinik araştırmada, klopidogrel ve naproksenin birlikte

uygulaması gizli gastrointestinal kan kaybını artırmıştır. Bununla birlikte, diğer NSAİİ’ler ile

yapılan çalışmaların bulunmaması nedeniyle, gastrointestinal kan kaybı riskinin bütün NSAİİ’ler

8 / 25

ile artıp artmayacağı bilinmemektedir. Dolayısıyla, NSAİİ’ler (Cox-2 inhibitörleri dahil) ve

klopidogrel birlikte uygulanırken dikkatli olunmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Selektif Serotonin Gerialım İnhibitörleri (SSRI):

SSRI’ler

trombosit

aktivasyonunu

etkileyerek

kanama

riskini

artırdıklarından,

SSRI’lerin

klopidogrelle birlikte uygulanması sırasında dikkatli olunmalıdır.

Diğer eş zamanlı tedaviler:

Klopidogrelin aktif metabolitine dönüşmesi kısmen CYP2C19 aracılığı ile olduğundan, bu

enzimin

aktivitesini

inhibe

eden

ilaçların

kullanımının

klopidogrel

aktif

metabolit

düzeylerinde azalmaya yol açması beklenir. Bu etkileşmenin klinik ilişkisi kesin değildir. Önlem

olarak, CYP2C19 enziminin kuvvetli veya orta kuvvetli inhibitörleri ile birlikte kullanımından

kaçınılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4 ve 5.2).

CYP2C19’u

inhibe

eden

ilaçlara

omeprazol

esomeprazol,

fluvoksamin,

fluoksetin,

moklobemid, vorikonazol, flukonazol, tiklopidin, karbamazepin ve efavirenz dahildir.

Proton pompa inhibitörleri (PPI)

PLANOR

zamanlı

omeprazol

esomeprazol

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Klopidogrelin aktif metabolitinin oluşumunda CYP2C19 inhibitör etkisi olmayan ya da minimal

düzeyde

olan

başka

asit

düşürücü

ilaç

kullanılması

düşünülmelidir.

Lansoprazol

pantoprazolün

omeprazol

esomeprazole

göre

PLANOR’un

antitrombosit

aktivitesi

üzerindeki etkisi daha azdır.

Klopidogrelle aynı zamanda veya 12 saat arayla, günde 1 defa 80 mg omeprazol uygulaması,

klopidogrel aktif metabolitine maruziyeti %45 (yükleme dozu) ve %40 (idame dozu) azaltmıştır.

Azalma, trombosit agregasyonu inhibisyonunda %39 (yükleme dozu) ve %21 (idame dozu)

düşüşle ilişkili olmuştur. Esomeprazolün klopidogrelle benzer bir etkileşim göstermesi beklenir.

Hem gözlemsel hem klinik çalışmalarda, bu farmakokinetik/farmakodinamik etkileşimin majör

kardiyovasküler olaylar açısından klinik etkilerine dair tutarsız veriler bildirilmiştir. Önlem

olarak, omeprazol veya esomeprazol ile eş zamanlı tedaviden kaçınılmalıdır.

9 / 25

Pantoprazol veya lansoprazol ile, metabolit maruziyetinde daha az düşüş gözlenmiştir. Günde 1

defa 80 mg pantoprazol ile eş zamanlı tedavi sırasında, aktif metabolit plazma konsantrasyonları

(yükleme

dozu)

(idame

dozu)

azalmıştır.

trombosit

agregasyonu

inhibisyonunda % 15 (yükleme dozu) ve %11 (idame dozu) düşüşle ilişkili olmuştur. Bu

sonuçlar, klopidogrel ve pantoprazolün birlikte kullanılabileceğini göstermektedir.

H2 blokörleri (CYP2C19 inhibitörü olan simetidin hariç) ve antasidler gibi mide asidini azaltan

diğer ilaçların klopidogrelin antitrombosit aktivitesini engellediğine dair kanıt yoktur.

CYP2C8

substratları:

Klopidogrelin,

sağlıklı

gönüllülerde

repaglinid

maruziyetini

arttırdığı

gösterilmiştir.

İn vitro

çalışmalar, repaglinid maruziyetindeki artışın, klopidogrelin glukronit

metaboliti

tarafından

CYP2C8’in

güçlü

inhibisyonu

nedeniyle

olduğunu

göstermiştir.

Klopidogrel

repaglinidin

birlikte

kullanımı

kontrendikedir

(bkz.

Bölüm

4.3).

P|azma

konsantrasyonundaki

artış

riskinden

dolayı,

klopidogrel

öncelikli

olarak

CYP2C8

metabolize olan ilaçların (örn. paklitaksel) birlikte kullanımlarına dikkat edilmelidir.

Diğer ilaçlar:

Potansiyel

farmakodinamik

farmakokinetik

etkileşimlerinin

araştırılması

amacıyla,

klopidogrel ile diğer eş zamanlı ilaçlarla birçok klinik çalışma yapılmıştır. Klopidogrel atenolol,

nifedipin veya hem atenolol hem de nifedipin ile birlikte uygulandığında, klinik olarak anlamlı

biçimde

ortaya

çıkan

farmakodinamik

etkileşim

gözlenmemiştir.

Ayrıca,

klopidogrelin

farmakodinamik aktivitesi fenobarbital veya östrojenin eş zamanlı uygulanmasından anlamlı

düzeyde etkilenmemiştir.

Digoksin ya da teofilinin farmakokinetiği, klopidogrel ile eş zamanlı kullanımda değişmemiştir.

Antiasitler, klopidogrelin absorbsiyonunu değiştirmemiştir.

İnsan karaciğer mikrozomları üzerinde yapılan çalışmalarda elde edilen veriler, klopidogrelin

karboksilik asit metabolitinin CYP2C9 aktivitesini inhibe edebileceğini göstermiştir. Bu durum,

CYP2C9 tarafından metabolize edilen fenitoin, tolbutamid, tamoksifen, torsemid, fluvastatin ve

NSAİİ’ler gibi ilaçların plazma düzeylerinin potansiyel olarak artmasına yol açabilir. CAPRIE

çalışmasından elde edilen veriler, CYP2C9 tarafından metabolize edilen fenitoin ve tolbutamidin

klopidogrel ile birlikte güvenli bir biçimde kullanılabileceğini göstermektedir.

10 / 25

Yukarıda

belirtilen

spesifik

etkileşim

çalışmalarının

yanı

sıra,

klopidogrel

ilgili

klinik

çalışmalara katılan ve aynı anda birçok değişik ilaç alan hastalarda (diüretikler, beta blokörler,

anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, kalsiyum antagonistleri, kolesterol düşürücü ilaçlar,

koroner vazodilatörler, antidiyabetik ajanlar, hormon replasman tedavisi) klinik açıdan anlamlı

herhangi bir advers etkileşim gözlenmemiştir.

4.6. Gebelik ve laktasyon:

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: B

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda, tedavi süresince tıbben etkili doğum kontrol

yöntemlerinin kullanılması uygun olacaktır.

Gebelik dönemi

Klopidogrelin gebe kadınlarda kullanımı ile ilgili yeterli veri yoktur. Bir önlem olarak, elde

edilecek yararın risklere baskın olduğu durumlar haricinde, PLANOR’ün gebelik sırasında

kullanımından kaçınılması önerilir.

Klopidogrel için, gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin klinik veri mevcut değildir. Hayvanlar

üzerinde

yapılan

çalışmalar,

gebelik/embriyonal/fetal

gelişim/doğum

doğum

sonrası

gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir.

PLANOR gebe kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır.

Laktasyon dönemi

Klopidogrelin

insan

sütüyle

atılıp

atılmadığı

bilinmemektedir.

Hayvanlardan

elde

edilen

farmakokinetik/toksikolojik

veriler,

klopidogrel

metabolitlerinin

sütle

atıldığını

göstermektedir

(Bkz.

Bölüm

5.3).

önlem

olarak,

PLANOR

tedavi

sırasında

emzirilmemelidir.

Üreme yeteneği/fertilite

Sıçan ve tavşanlarda üreme üzerine yapılan çalışmalarda klopidogrele bağlı olarak fertilitede

bozulma veya fetüste herhangi bir zarar görülmemiştir (Bkz. Bölüm 5.3 Klinik öncesi güvenlilik

verileri).

11 / 25

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Klopidogrel uygulaması sonrasında araç kullanma yeteneğinde veya psikometrik performansta

herhangi bir bozulma gözlenmemiştir. Klopidogrel tedavisi sırasında hastalar araba ve makine

kullanabilir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Klinik deneyim

Klopidogrel, güvenlilik açısından, 12000’i 1 yıl ya da daha uzun süre tedavi alan hastalar olmak

üzere, 44000’den fazla sayıda hastada değerlendirilmiştir. CAPRIE çalışmasında, 75 mg/gün

klopidogrel yaş, cinsiyet ve ırk özelliklerinden bağımsız olarak 325 mg/gün ASA’ya benzer

bulunmuştur. CAPRIE, CURE, CLARITY, COMMIT ve ACTIVE-A çalışmalarında gözlenen

klinik

olarak

anlamlı

advers

etkiler

aşağıda

tartışılmaktadır.

Klinik

çalışmalara

olarak,

spontan olarak advers reaksiyonlar rapor edilmiştir.

Kanama hem klinik çalışmalarda hem pazarlama sonrası deneyimde en yaygın bildirilen yan

etkidir, çoğunlukla tedavinin ilk ayında bildirilmiştir.

CAPRIE

çalışmasında,

klopidogrel

veya

tedavi

edilen

hastalarda,

genel

kanama

insidansı

%9.3

olarak

bulunmuştur.

Ciddi

olgu

insidansı,

klopidogrel

grubunda

grubunda benzer bulunmuştur (Klopidogrel %1.4, ASA %1.6).

CURE çalışmasında, cerrahiden en az beş gün önce tedavisi kesilen hastalarda, koroner bypass

graft cerrahisinden sonraki 7 gün içerisinde majör kanamalarda bir artış olmamıştır. Bypass graft

cerrahisinin beş günü içerisinde tedavi altında kalan hastalarda, olay oranı klopidogrel + ASA

grubunda % 9.6, plasebo + ASA grubunda ise % 6.3 olarak bulunmuştur.

CLARITY çalışmasında, klopidogrel + ASA grubunda, plasebo + ASA grubuna kıyasla kanama

açısından artış olmuştur. Majör kanama insidansı her iki grup arasında benzer bulunmuştur.

İnsidans oranları, başlangıç özelliklerine ve fibrinolitik tedavi veya heparin tedavisinin tipine

göre tanımlanan hasta alt-grupları genelinde tutarlıdır.

COMMIT çalışmasında serebral olmayan majör kanama veya serebral kanama oranları düşüktür

ve her iki grupta da benzer bulunmuştur.

12 / 25

ACTIVE-A

çalışmasında,

majör

kanama

oranı,

klopidogrel+ASA

grubunda

(%6,7),

plasebo+ASA (%4,3) grubuna kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Majör kanama, her iki grupta

daha

çok

ekstrakraniyal

kaynaklıdır

(klopidogrel+ASA

grubunda

%5,3;

plasebo+ASA

grubunda %3,5) ve çoğunlukla gastrointestinal sistemde ortaya çıkmıştır (%3,5’e kıyasla %1,8).

Klopidogrel+ASA tedavi grubunda, plasebo+ASA grubuna kıyasla intrakraniyal kanama daha

fazla görülmüştür (sırasıyla %1,4’e karşılık %0,8). Gruplar arasında, fatal kanama (klopidogrel +

ASA grubunda %1,1; plasebo +ASA grubunda %0,7) ve hemorajik inme oranları (sırasıyla %0,8

ve %0,6) açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır.

Klinik çalışmalarda gözlenen veya spontan olarak bildirilen advers reaksiyonlar, sistem-organ

sınıflandırmasına ve görülme sıklığına göre aşağıda belirtilmektedir. Görülme sıklığı şu şekilde

tanımlanmaktadır:

Çok yaygın: ≥ 1/10, yaygın (≥ %1/100 ila <1/10), yaygın olmayan (≥1/1000 ila <1/100), seyrek

(≥1/10.000 ila <%1/1000), çok seyrek <1/10.000, bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin

edilemiyor):

Kan ve lenfatik sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Trombositopeni, lökopeni, eozinofili

Seyrek: Nötropeni, şiddetli nötropeni dahil

Çok

seyrek:

Trombotik

trombositopenik

purpura

(TTP)

(bkz

bölüm

4.4),

aplastik

anemi,

pansitopeni, agranülositoz, şiddetli trombositopeni, granülositopeni, anemi.

Bilinmiyor: Edinilmiş hemofili A

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Anaflaktik reaksiyonlar, serum hastalığı

Bilinmiyor: Tienopiridinler (örneğin tiklopidin, prasugrel) arasında çapraz reaktif ilaç aşırı

duyarlılığı (Bkz. Bölüm 4.4).

Psikiyatrik hastalıklar

Çok seyrek: Konfüzyon, halüsinasyonlar

13 / 25

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: İntrakraniyal kanama (fatal sonuçlanan bazı vakalar bildirilmiştir), baş ağrısı,

baş dönmesi, parestezi

Çok seyrek: Tat duyusunda bozulma

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan: Gözde kanama (konjunktival, oküler, retinal)

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Seyrek: Vertigo

Vasküler hastalıklar

Yaygın: Hematom

Çok seyrek: Ciddi kanama, ameliyat yarasında hemoraj, vaskülit, hipotansiyon

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları

Yaygın: Epistaksis

Çok

seyrek:

Solunum

yolunda

kanama

(hemoptizi,

akciğerlerde

kanama),

bronkospazm,

interstitiyel pnömoni, eozinofilik pnömoni

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın: Gastrointestinal hemoraji, dispepsi, karnın üst kısmında ağrı, diyare

Yaygın olmayan: Bulantı, gastrit, şişkinlik, kabızlık, kusma, gastrik ülser, duodenal ülser

Seyrek: Retroperitoneal hemoraji

Çok seyrek:

Fatal sonuçlanan

gastrointestinal ve retroperitoneal hemoraji, pankreatit, kolit

(ülseratif ve lenfositik kolit dahil), stomatit

Hepato-bilier hastalıkları

Çok seyrek: Hepatit, akut karaciğer yetmezliği, anormal karaciğer fonksiyon testi

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Ciltte ezik

Yaygın olmayan: Kızarıklık, kaşıntı, deride kanama (purpura)

14 / 25

Çok seyrek: Makülopapüler, eritematöz veya eksfoliyatif kızarıklık, ürtiker, kaşıntı, anjiyoödem,

büllöz dermatit (erythema multiforme, Stevens-Johnson Sendromu, akut jeneralize ekzantematöz

püstülozis (AGEP), toksik epidermal nekroliz), ilaca bağlı aşırı duyarlılık sendromu, eozinofili

ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç kaynaklı döküntü (DRESS), egzema, liken planus

Üreme sistemi ve göğüs hastalıkları

Seyrek: Jinekomasti

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Çok seyrek: Kas-iskelet sisteminde kanama (hematrozis), artralji, artrit, miyalji

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın olmayan: Hematüri

Çok seyrek: Glomerülonefrit, kan kreatininde artış

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Ameliyat alanında kanama

Çok seyrek: Ateş

Araştırmalar

Çok seyrek: Kanama süresinde uzama, nötrofil sayısında azalma, trombosit sayısında azalma

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlanma yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Klopidogrel ile doz aşımı, kanama zamanında uzamaya ve takiben kanama komplikasyonlarına

yol açabilir. Kanama gözlendiğinde gerekli tedavinin uygulanması düşünülmelidir.

15 / 25

Klopidogrelin

farmakolojik

etkinliğine

karşı

antidot

bulunmamaktadır.

Uzamış

kanama

zamanını hızla düzeltmek gerektiğinde, klopidogrelin etkilerini trombosit transfüzyonu tersine

çevirebilir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Heparin hariç trombosit agregasyonu inhibitörleri

ATC kodu: BO1AC/04.

Klopidogrel,

metabolitlerinden

biri

trombosit

agregasyonu

inhibitörü

olan

ilaçtır.

Klopidogrel, trombosit agregasyonunu inhibe eden aktif metabolitini oluşturmak için CYP450

enzimleri tarafından metabolize edilmelidir. Klopidogrel aktif metaboliti selektif olarak adenozin

difosfatın

(ADP)

trombosit

reseptörüne

bağlanmasını

inhibe

ederek

takiben

glikoprotein GPIIb/IIIa kompleksinin ADP aracılı aktivasyonu da trombosit agregasyonunu

inhibe eder.

İrreversibl

bağlanma

nedeniyle,

maruz

kalan

trombositler

geri

kalan

yaşam

süresinde

etkilenirler

(yaklaşık

7-10

gün)

normal

trombosit

fonksiyonuna

geri

dönüş

trombosit

siklusuna paralel bir hızda gerçekleşir. ADP dışındaki agonistler tarafından indüklenen trombosit

agregasyonu,

salıverilen

tarafından

trombosit

aktivasyonunun

amplifikasyonun

bloke

edilmesi ile de inhibisyona uğrar.

Bu aktif metabolit, bazıları polimorfik olan veya diğer ilaçlarla inhibisyona maruz kalan CYP450

enzimleri tarafından oluşturulmaktadır, dolayısıyla tüm hastalarda yeterli trombosit inhibisyonu

oluşturmayacaktır.

Günde 75 mg düzeyinde uygulanan tekrarlanan dozlar ilk günden itibaren ADP ile indüklenen

trombosit agregasyonunda önemli bir inhibisyon sağlamıştır. Bu inhibisyon progresif olarak

artarak 3. ile 7. günler arasında sabit düzeye ulaşmıştır. Sabit düzeyde, günde 75 mg doz ile

gözlenen ortalama inhibisyon %40 ile %60 arasındadır. Trombosit agregasyonu ve kanama

süresi genellikle, tedavinin kesilmesinden sonraki 5 gün içerisinde kademeli olarak başlangıç

değerlerine geri dönmüştür.

16 / 25

Klinik etkililik ve güvenlilik:

Klopidogrelin

güvenliliği

etkinliği,

000’den

fazla

hastanın

dahil

edildiği

çift-kör

çalışmayla

değerlendirilmiştir:

Klopidogrelin

karşılaştırıldığı

CAPRIE

çalışması,

klopidogrelin

plaseboyla

karşılaştırıldığı

CURE,

CLARITY,

COMMIT

ACTIVE-A

çalışmaları

çalışmalarda

ilaç

diğer

standart

tedavilerle

birlikte

uygulanmıştır).

Yakın

zamanda

geçirilmiş

miyokard

enfarktüsü

(MI),

yeni

geçirilmiş

iskemik

inme

veya

yerleşmiş periferik arter hastalığı:

CAPRIE çalışması, yakın zamanda geçirilmiş miyokard enfarktüsü (<35 gün), yeni geçirilmiş

iskemik inme (7 gün ile 6 ay arasında) veya yerleşmiş periferik arter hastalığı (PAH) ile

kendisini gösteren aterotrombozlu 19.185 hastada yapılmıştır. Hastalar 75 mg/gün klopidogrel

veya 325 mg/gün

ASA gruplarına randomize edilmiş ve 1 ile 3

yıl arasında izlenmiştir.

Miyokard enfarktüslü hastaları kapsayan alt-grupta yer alan hastaların çoğu akut miyokard

enfarktüsünü takip eden ilk beş günde ASA almıştır.

Klopidogrel,

karşılaştırıldığında

yeni

iskemik

olay

(kombine

sonlanım

noktaları

miyokard enfarktüsü, iskemik inme ve vasküler ölüm) insidansını anlamlı düzeyde düşürmüştür.

İkincil sonlanım noktası olarak toplam mortalite analizi, klopidogrel (% 5.8) ile ASA (% 6.0)

arasında bir fark göstermemiştir.

Durumun niteliğine göre (miyokard enfarktüsü, iskemik inme ve PAH) yapılan bir alt-grup

analizinde, en yüksek yarar oranı (p = 0.003’de istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmak üzere)

çalışmaya PAH nedeniyle alınan hastalarda (özellikle miyokard enfarktüsü öyküsü de bulunan

hastalar) gözlenirken, inme geçirmiş hastalarda bu oran daha düşüktür (ASA’dan istatistiksel

anlamlılık düzeyinde farklı değil). Ayrıca, yaşla yapılan bir alt- grup analizi, klopidogrelin 75

yaş

üzerindeki

hastalarda

ortaya

çıkarttığı

yararın,

yaş

hastalardakine

göre

daha

olduğunu göstermiştir.

CAPRIE çalışması, tek tek alt grupların etkililiğini değerlendirmek üzere güçlendirilmediğinden,

niteliksel durumlar açısından rölatif risk azalmasında bir fark bulunup bulunmadığı açık değildir.

17 / 25

Akut koroner sendrom:

CURE

çalışmasına

akut

koroner

sendromlu

(unstabil

angina

Q-dalgasız

miyokard

enfarktüsü) ve en son göğüs ağrısı ya da iskemiyle uyumlu semptom atağının başlamasından

sonraki 24 saat içinde gelen 12.562 hasta katılmıştır. Hastalar, her iki gruba da kombinasyon

halinde ASA (günde tek doz 75-325 mg) ve diğer standart tedavileri verilmek üzere,

klopidogrel (300 mg’lık yükleme dozunun ardından 75 mg/gün dozda) ya da plasebo grubuna

randomize edilmiş ve bir yıl süreyle tedavi altında tutulmuştur.

Primer sonlanım noktasına [kardiyovasküler (KV) ölüm, miyokard enfarktüsü (MI) veya inme]

ulaşan hastaların sayısı, klopidogrel ile tedavi edilen grupta 582 (% 9.3), plasebo alan grupta ise

719 (%11.4) olarak bulunmuştur. Bu da, klopidogrel ile tedavi edilen grupta %20 oranında

rölatif

risk

azalması

olduğunu

göstermektedir

(%95

Güven

Aralığı

10-28;

p=0.00009).

(Rölatif risk azalması hastalar konservatif olarak tedavi edildiğinde %17, stentli veya stentsiz

perkütan koroner girişimi ile % 29 ve koroner bypass graft cerrahisi (CABG) durumunda ise %

10 olarak bulunmuştur). Yeni kardiyovasküler olaylar önlenmiştir. Böylece 3 aylık tedavi

sonrasında, klopidogrel + ASA grubu ile elde edilen yarar artmamış, ama kanama riski devam

etmiştir. (Bkz. 4.4 Kullanım için Özel Uyarılar ve Özel Önlemler.)

Ko-primer sonlanım noktasına (KV ölüm, MI, inme veya refrakter iskemi) ulaşan hasta sayısı,

klopidogrel tedavisi alan grupta 1035 (%16.5), plasebo alan grupta ise 1187 (%18.8) oranında

bulunmuştur. Bu da klopidogrel ile tedavi edilen grupta %14’lük rölatif risk azalması olduğunu

göstermektedir (%95 Güven Aralığı %6 -%21, p=0.0005).

Farklı

özelliklere

(örn.

unstabil

angina

veya

Q-dalgasız

düşük-yüksek

risk

düzeyleri,

diyabet, revaskülarizasyon ihtiyacı, yaş, cinsiyet, vb.) sahip hastalarla elde edilen sonuçlar,

primer analiz sonuçlarıyla tutarlıdır. Klopidogrelin etkililiği, ASA dozundan (75-325 mg günde

tek doz) bağımsız olarak gözlenmiştir.

Akut ST elevasyonlu MI geçiren hastalarda, klopidogrelin etkinliği ve güvenliliği, 2 randomize,

plasebo-kontrollü, çift-kör çalışmayla [CLARITY ve COMMIT Çalışmaları] değerlendirilmiştir.

CLARITY çalışmasına, ST elevasyonlu miyokard enfarktüsünü takiben 12 saat içinde başvuran

ve trombolitik tedavi planlanan 3941 hasta dahil edilmiştir. Hastalara, ASA (150 325 mg’lık

yükleme dozunu takiben 75-162 mg/gün dozunda), bir fibrinolitik ajan ve gerektiğinde heparin

ile kombine olarak, klopidogrel (300 mg’lık yükleme dozunun ardından 75 mg/gün dozunda,

18 / 25

n=1752) veya plasebo (n=1739) uygulanmıştır. Hastalar 30 gün süreyle takip edilmiştir. Primer

sonlanım noktası, taburcu edilmeden önce çekilen anjiyogramda enfarktüse bağlı arter oklüzyonu

veya ölüm veya koroner anjiyografi öncesinde tekrarlayan MI kompozitinin ortaya çıkmasıdır.

Anjiyografi

geçirmeyen

hastalarda,

primer

sonlanım

noktası

ölüm

veya

Gün’e

kadar

tekrarlayan MI veya hastaneden taburcu olmadır.

Klopidogrel grubunda yer alan hastaların %15’i ve plasebo grubundaki hastaların %21.7’si

primer sonlanım noktasına ulaşmış olup, bu sonuç, klopidogrel lehine %6.7 oranında bir mutlak

azalma ve %36 oranında bir olasılık azalmasını göstermektedir (GA: %95: 0.53, 0.76; p<0.001).

faktöriyel

tasarımlı

COMMIT

çalışmasına,

bozukluklarının

elevasyonu,

depresyonu veya sol dal bloğu) eşlik ettiği şüpheli MI semptomlarının başlangıcını takiben 24

saat içinde başvuran 45 852 hasta dahil edilmiştir. Hastalara, 28 gün süreyle veya hastaneden

taburcu oluncaya kadar, 162 mg/gün dozunda ASA ile kombine olarak, klopidogrel (75 mg/gün

dozunda, n=22 961) veya plasebo (n=22 891) uygulanmıştır. Ko-primer sonlanım noktaları,

herhangi bir nedenle ölüm ve ilk olarak ortaya çıkan yeniden enfarktüs oluşumu, stok veya

ölümdür.

Klopidogrel herhangi bir nedene bağlı ölüm için rölatif riski anlamlı düzeyde, %7 (p=0.029)

oranında azaltmıştır. Yeniden enfarktüs oluşumu, inme veya ölüm kombinasyonunun rölatif

riskini ise %9 oranında (p=0.002) azaltmıştır.

Atriyal fibrilasyon:

ACTIVE programına dahil iki ayrı çalışma olan ACTIVE-W ve ACTIVE-A çalışmalarına,

vasküler olaylar açısından en az bir risk faktörü bulunan atriyal fibrilasyon hastaları dahil

edilmiştir. Çalışmaya alınma kriterlerine göre hekimler, ACTIVE-W çalışmasına vitamin K

antagonisti (VKA) tedavisi (örneğin warfarin) adayı olan hastaları dahil etmiştir. ACTIVE-A

çalışmasına ise, için VKA tedavisinin mümkün olmadığı veya bu tedaviyi almak istemeyen

hastalar dahil edilmiştir.

ACTIVE-W

çalışması,

vitamin

antagonistleriyle

tedavinin,

klopidogrel+ASA

tedavisine

kıyasla daha etkili olduğunu göstermiştir.

19 / 25

Çok merkezli, randomize, çift-kör, plasebo kontrollü bir çalışma olan ACTIVE-A çalışmasında

(N=7554),

mg/gün

klopidogrel

(N=3772)

plasebo+ASA

(N=3782)

karşılaştırılmıştır. Önerilen ASA dozu 75-100 mg/gün olmuştur. Hastalar 5 yıl süreyle tedavi

edilmiştir.

ACTIVE

programında

randomize

edilen

hastalar,

belgelenmiş

atriyal

fibrilasyonu

bulunan

hastalardır (ya sürekli atriyal fibrilasyonu olan ya da son 6 ayda aralıklı olarak en az 2 AF atağı

geçirmiş olan ve aşağıdaki risk faktörlerinden en az birisine sahip hastalar: ≥75 yaş ya da ilaç

tedavisi gerektiren diabetes mellitus veya belgelenmiş MI ya da belgelenmiş koroner arteer

hastalığı olan 55-74 yaş arasında olmak sistemik hipertansiyon tedavisi görüyor olmak; inme,

geçici iskemik atak (TIA) ya da MSS dışı sistemik emboli öyküsü; sol ventrikül ejeksiyon

fraksiyonu <%45 olacak şekilde sol ventrikül disfonksiyonu belgelenmiş periferik vasküler

hastalık. Ortalama CHADS

puanı 2 bulunmuştur (0-6).

Majör çalışmadan dışlanma kriterleri önceki 6 ay içinde belgelenmiş peptik ülser hastalığı;

intraserebral kanama öyküsü; belirgin trombositopeni (trombosit sayısı < 50 x 10

/I); klopidogrel

ya da oral antikoagülan (OAC) gereksinimi; ya da her iki bileşenden birine karşı intoleranstır.

ACTIVE-A çalışmasına katılan hastaların %73’ü VKA tedavisi alamayan hastalardır.

Primer sonlanım noktasına (inme, MI, MSS dışı sistemik embolizm veya vasküler ölümün ilk

ortaya çıkışına kadar geçen süre) ulaşan hastaların sayısı, klopidogrel+ASA ile tedavi edilen

grupta 832 (%22,1), plasebo+ASA ile tedavi edilen grupta 924 (%24,4) olmuştur (rölatif risk

azalması %11,1’dir; %95 GA: %2,4 - %19,1; p=0,013).

Klopidogrel+ASA ile tedavi edilen grupta majör vasküler olay riskindeki azalma, öncelikle inme

insidansındaki

önemli

düşüşe

bağlıdır.

İnme,

klopidogrel

+ASA

alan

hastaların

296’sında

(%7,8), plasebo+ASA alan hastaların 408’inde (%10,8) ortaya çıkmıştır (rölatif risk azalması

%28,4; %95 GA: %16,8 - %38,3; p=0,00001).

Pediyatrik popülasyon:

Avrupa

Sağlık

Otoritesi,

pediyatrik

popülasyonun

veya

daha

fazla

grubunda

tromboembolik

olayların

önlenmesi

için

klopidogrel

yapılan

çalışmaların

sunulması

zorunluluğunu ertelemiştir (pediyatrik kullanım hakkında bilgi için Bkz. Bölüm 4.2)

20 / 25

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Günde

veya

tekrarlanan

oral

dozlardan

sonra,

klopidogrel

hızla

absorbe

olur.

Değişmemiş klopidogrelin ortalama pik plazma seviyeleri (75 mg tek oral dozdan sonra yaklaşık

2.2-2.5 ng/ml’dir), dozun uygulanmasından yaklaşık 45 dakika sonra ortaya çıkar. Klopidogrel

metabolitlerinin idrardaki atılımı esas alındığında absorpsiyonu en az %50’dir.

Dağılım:

Klopidogrel ve dolaşımda bulunan ana metaboliti (inaktif),

in vitro

insan plazma proteinlerine

geri dönüşümlü olarak bağlanır (sırasıyla % 98 ve % 94). Bu bağlanma,

in vitro

geniş bir

konsantrasyon aralığında (100 mg/l konsantrasyona kadar) doyurulabilir değildir.

Biyotransformasyon:

Klopidogrel büyük oranda karaciğerde metabolize olur.

In vitro

in vivo

, klopidogrel iki ana

metabolik yola göre metabolize olur: biri esterazlar aracılığı ile olur ve inaktif karboksilik asit

türevine hidroliz ile sonuçlanır (karboksilik asit türevi dolaşımdaki metabolitlerin %85’ini temsil

eder). Diğeri multipl sitokrom P450 aracılığı ile olur. Klopidogrel ilk önce ara metabolit 2-okso

klopidogrele metabolize olur. Takiben 2-okso klopidogrelin metabolizması ile klopidogrelin

tiyol türevi olan aktif metabolit oluşur.

In vitro

, bu metabolik yol CYP3A4, CYP2C19, CYP1A2

ve CYP2B6 aracılığı ile olur.

In vitro

ortamda izole edilen aktif tiyol metaboliti hızla ve geri

dönüşümsüz olarak trombosit reseptörlerine bağlanarak, trombosit agregasyonunu inhibe eder.

Bu metabolit plazmada izole edilememiştir.

Aktif metabolitin C

maks

değeri, 4 günlük 75 mg idame dozundan sonra, tek doz 300 mg

klopidogrel yükleme dozunu takiben olanın 2 katıdır. Dozun verilmesinden sonra C

maks

’a 30-60

dakikada ulaşılır.

Eliminasyon:

İnsanlarda,

C ile işaretlenmiş klopidogrelin oral dozunu takiben, 120 saatlik bir aralıkta

yaklaşık % 50 oranında idrarla ve yaklaşık % 46 oranında feçesle atılır. 75 mg oral tek dozdan

sonra, klopidogrelin yarı ömrü yaklaşık 6 saattir. Dolaşımdaki ana metabolitin eliminasyon yarı

ömrü tek ve tekrarlanan uygulamalardan sonra 8 saattir.

21 / 25

Hastalardaki karakteristik özellikler:

Farmakogenetik

CYP2C19

metabolit

2-okso

klopidogrelin

aktif

metabolitin

oluşumu

ilişkilidir. Klopidogrel aktif metabolitinin farmakokinetik ve antitrombosit etkileri,

ex vivo

trombosit agregasyon miktar tayini ile ölçüldüğü gibi, CYP2C19 genotipine göre farklılık

gösterir.

CYP2C19*1

çiftinden

biri

fonksiyonel

metabolizmaya

tekabül

ederken,

CYP2C19*2 ve CYP2C19*3 gen çiftleri fonksiyonel değildir. CYP2C19*2 ve CYP2C19*3 gen

çiftleri, zayıf metabolize edici Kafkasya (%85) ve Asya (%99) ırklarındaki azalmış fonksiyonlu

gen çiftlerinin çoğunluğunu oluşturmaktadır.

Zayıf metabolize edici bir hastada yukarıda tanımlanan fonksiyonsuz 2 gen çifti olacaktır. Zayıf

CYP2C19 metabolize edici genotipleri için yayınlanan sıklıklar yaklaşık Kafkasyalılarda %2,

Siyahlarda

Çinlilerde

%14’tür.

Hastanın

CYP2C19

genotipinin

tespiti

için

testler

mevcuttur.

Dört CYP2C19 metabolize edici grubunda (ultra hızlı, kapsamlı, orta ve zayıf) 10’ar gönüllünün

olduğu

sağlıklı

gönüllüde

yapılan

çapraz

çalışmada,

ardından

mg/gün

dozun

uygulandığı 300 mg ve 150 mg/gün dozun uygulandığı 600 mg, her biri için toplam 5 günlük

(kararlı durum) kullanılarak, farmakokinetik ve antitrombosit cevaplar değerlendirilmiştir. Ultra

hızlı, kapsamlı ve orta metabolize edicilerde, aktif metabolit maruziyeti ve ortalama trombosit

agregasyonu

inhibisyonu

(TAI)

bakımından

büyük

fark

gözlenmemiştir.

Zayıf

metabolize

edicilerde, aktif metabolit maruziyeti kapsamlı metabolize edicilere kıyasla %63-71 azalmıştır.

300 mg/75 mg doz rejiminden sonra, zayıf metabolize edicilerde antitrombosit cevap azalmıştır:

Kapsamlı metabolize edicilerdeki % 39 TAI (24 saat), %58 TAI (5. gün) ve ortalama metabolize

edicilerdeki % 37 TAI (24 saat), %60 TAI (5. gün) ile karşılaştırıldığında; ortalama TAI (5 mcM

ADP) % 24 (24 saat) ve %37 (5. gün) olmuştur. Zayıf metabolize ediciler 600 mg/150 mg

rejimini aldıklarında, aktif metabolit maruziyeti 300 mg/75 mg rejimiyle olandan fazla olmuştur.

Ayrıca, TAI %32 (24 saat) ve %61 (5.gün) değerleri de 300 mg/75 mg rejimini alan zayıf

metabolize

edicilerinden

yüksek,

mg/75

rejimi

alan

diğer

CYP2C19

metabolize

edicilerinkine benzer bulunmuştur.

22 / 25

Klopidogrelle tedavi edilen hastalarda CYP2C19 genotipinin klinik sonuçlar üzerine etkisi,

prospektif,

randomize,

kontrollü

çalışmalarla

değerlendirilmemiştir.

Bununla

birlikte,

klopidogrelle tedavi edilen ve genotip sonuçları olan hastalarda bu etkiyi değerlendirmek için

yapılmış retrospektif analizler vardır.

TRITON –TIMI 38’de ve kohort çalışmalarının üçünde (Collet, Sibbing, Giusti), metabolizma

bozukluğu olan hastalarda (orta ve zayıf metabolize ediciler birlikte), kapsamlı metabolize

edicilere kıyasla daha yüksek oranda kardiyovasküler olay (ölüm, miyokard enfraktüsü ve inme)

veya stent trombozu görülmüştür.

CHARISMA’da ve bir kohort çalışmada (Simon), kapsamlı metabolize edicilere kıyasla olay

oranında artış sadece zayıf metabolize edicilerde gözlenmiştir.

CURE, CLARITY, ACTIVE A ve kohort çalışmalarının birinde (Trenk), metabolize edicileri

durumu esas alındığında, olay oranında artış gözlenmemiştir.

analizlerin

hiçbiri

zayıf

metabolize

edicilerdeki

sonuç

farklılıklarını

tespit

için

yeterli

büyüklükte değildir.

Özel popülasyonlar:

Karaciğer yetmezliği: Ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda 10 gün boyunca günde 75 mg

klopidogrelin

tekrarlayan

uygulamalarından

sonra,

ADP-indüklenmiş

trombosit

agregasyonunun

inhibisyonu

sağlıklı

gönüllülerde

gözlenenle

benzer

olmuştur.

Kanama

süresindeki uzamanın ortalaması da iki grupta benzer bulunmuştur.

Böbrek yetmezliği:

Günde 75 mg klopidogrelin tekrarlayan dozlarından sonra, ciddi böbrek hastalığı (kreatinin

klirensi dakikada 5 ile 15 ml arasında) bulunan hastalarda, ADP ile indüklenen trombosit

agregasyonunun

inhibisyonu

sağlıklı

gönüllülerde

gözlenenden

daha

düşük

(%25)

olmakla

birlikte,

kanama

zamanının

uzaması

günde

klopidogrel

alan

sağlıklı

gönüllülerde

gözlenenle aynıdır.

Klopidogrel aktif metabolitinin aşağıdaki özel popülasyonların farmakokinetiği bilinmemektedir.

23 / 25

Cinsiyet: Kadın ve erkekleri karşılaştıran küçük bir çalışmada, kadınlarda ADP indüklenmiş

trombosit agregasyonunda daha az inhibisyon gözlenmiştir, ancak kanama süresi uzamasında

fark

olmamıştır.

Büyük,

kontrollü

klinik

çalışmada

(İskemik

olay

riski

olan

hastalarda

klopidogrele karşı Aspirin, CAPRIE); klinik sonuç olaylarının insidansı, diğer advers klinik

olaylar ve anormal klinik laboratuar parametreleri erkeklerde ve kadınlarda benzer bulunmuştur.

Yaşlılar: Genç sağlıklı gönüllülere kıyasla yaşlı (≥ 75 yaş) gönüllülerde, trombosit agregasyonu

ve kanama süresinde fark olmamıştır. Yaşlılarda doz ayarlamasına gerek yoktur.

Etnik: Orta ve zayıf CYP2C19 metabolizmasına yol açan CYP2C19 gen çiftlerinin prevalansı

etnik özelliklere göre farklılık gösterir (Bkz. Farmakogenetik bölümü). CYP genotiplemesinin

klinik etkilerini değerlendirmek için literatürde Asya popülasyonuna ait sınırlı veri mevcuttur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçan ve babunlarda yapılan pre-klinik çalışmalar sırasında en sık rastlanan etkiler karaciğerde

ortaya çıkan değişikliklerdir. Bu değişiklikler, insanlardaki klinik doz olan 75 mg/gün’ün en az

25 katını temsil eden dozlarda ortaya çıkmış olup, karaciğerdeki metabolizma enzimlerinin

üzerindeki bir etkinin sonucudur. Terapötik dozda klopidogrel alan insanlarda, karaciğerdeki

metabolize edici enzimler üzerinde bir etki gözlenmemiştir.

Klopidogrelin, sıçan ve babunlara çok yüksek dozlarda verildiğinde, midede tolere edilemediği

de bildirilmiştir (gastrit, gastrik erozyon ve/veya kusma).

Klopidogrel, farelerde 78 hafta süreyle, sıçanlarda ise 104 hafta süreyle günde 77 mg/kg

dozlarda uygulandığında, hiçbir karsinojenik etkiye rastlanmamıştır (insanlardaki klinik doz olan

75 mg/gün’ün en az 25 katını temsil eden dozlarda).

Klopidogrel, bir dizi

in vivo

in vitro

çalışmayla, genotoksik etkileri bakımından test edilmiş

ve herhangi bir genotoksik etki görülmemiştir.

Klopidogrelin dişi ve erkek farelerin üremesi üzerinde bir etkisi bulunmamış ve sıçan ya da

tavşanlarda

teratojenik

etki

göstermemiştir.

Klopidogrel,

laktasyon

dönemindeki

sıçanlara

verildiğinde, yavruların gelişiminde hafif bir gecikmeye sebep olmuştur. Radyoaktif madde

işaretli klopidogrelle yapılan özel farmakokinetik çalışmalar, ana bileşenin ya da metabolitlerinin

24 / 25

süte geçtiğini göstermiştir. Sonuç olarak, direkt etki (hafif toksik etki) ya da dolaylı bir etki

(düşük palatabilite) olasılığı dışlanamaz.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mannitol

Mikrokristalize selüloz

Hidroksi propilsellüloz

Hidrojene hint yağı

Polietilen glikol 6000

Opadry II pink**

** Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı), hidroksi propilmetil selüloz, titanyum dioksit, triasetin,

gliserol ve kırmızı demir oksit içerir.

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değil

6.3. Raf ömrü

24 aydır.

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

C altındaki oda sıcaklığında ve kuru yerde saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

28 ve 90 film tablet içeren blister ambalajlar

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun olarak imha edilmelidir

7. RUHSAT SAHİBİ

Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.

Bağlarbaşı Gazi cad. 64-66,

Üsküdar / İstanbul

25 / 25

Tel.: 0216 492 57 08

Fax: 0216 334 78 88

8. RUHSAT NUMARASI

210/41

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 29.12.2006

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

23-10-2013

Danish Pharmacovigilance Update, 29 August 2013

Danish Pharmacovigilance Update, 29 August 2013

In this issue of Danish Pharmacovigilance Update: Cases of acquired haemophilia following treatment with clopidogrel (Plavix® etc.)

Danish Medicines Agency

14-11-2018

Clopidogrel ratiopharm (Teva B.V.)

Clopidogrel ratiopharm (Teva B.V.)

Clopidogrel ratiopharm (Active substance: clopidogrel) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)7602 of Wed, 14 Nov 2018

Europe -DG Health and Food Safety

29-10-2018

Clopidogrel/Acetylsalicylic acid Zentiva (Sanofi-Aventis groupe)

Clopidogrel/Acetylsalicylic acid Zentiva (Sanofi-Aventis groupe)

Clopidogrel/Acetylsalicylic acid Zentiva (Active substance: clopidogrel / acetylsalicylic acid) - Centralised - 2-Monthly update - Commission Decision (2018)7249 of Mon, 29 Oct 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/1144/WS1433/0051

Europe -DG Health and Food Safety

29-10-2018

DuoPlavin (Sanofi Clir SNC)

DuoPlavin (Sanofi Clir SNC)

DuoPlavin (Active substance: clopidogrel / acetylsalicylic acid) - Centralised - 2-Monthly update - Commission Decision (2018)7255 of Mon, 29 Oct 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/1143/WS/1433/0050

Europe -DG Health and Food Safety

19-6-2018

Iscover (Sanofi-Aventis groupe)

Iscover (Sanofi-Aventis groupe)

Iscover (Active substance: Clopidogrel) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)3888 of Tue, 19 Jun 2018

Europe -DG Health and Food Safety

30-5-2018

Plavix (Sanofi Clir SNC)

Plavix (Sanofi Clir SNC)

Plavix (Active substance: Clopidogrel) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)3470 of Wed, 30 May 2018

Europe -DG Health and Food Safety

3-5-2018

Clopidogrel Zentiva (Zentiva, k.s.)

Clopidogrel Zentiva (Zentiva, k.s.)

Clopidogrel Zentiva (Active substance: Clopidogrel) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)2776 of Thu, 03 May 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/975/T/60

Europe -DG Health and Food Safety