PARIET

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • PARIET 20 MG 28 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • PARIET 20 MG 28 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • ısrarcı enfeksiyonu

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699593045295
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

PARIET 20 mg enterik tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Rabeprazol sodyum

20 mg (18,85 mg rabeprazole eşdeğer)

Yardımcı maddeler:

Mannitol

40 mg

Diğer yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Enterik

tablet

Bir yüzünde ‘E 243’ basılı, sarı, bikonveks, film kaplı tablet.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

PARIET tablet, aşağıdaki hastalıkların tedavisinde endikedir:

Aktif duodenal ülser

Aktif benign mide ülseri

Semptomatik erozif ya da ülseratif gastro-özofajiyal reflü hastalığı (GÖRH)

Gastro-özofajiyal reflü hastalığının uzun dönemli tedavisi (GÖRH idame)

Orta derecede ile çok şiddetli gastro-özofajiyal reflü hastalığının semptomatik tedavisi

(semptomatik GÖRH)

Zollinger-Ellison Sendromu

PARIET tablet ayrıca, uygun antibakteriyel terapötik tedavi rejimleriyle kombinasyon halinde,

peptik ülser hastalarında

Helicobacter pylori

eradikasyonu için de endikedir (Bkz. Bölüm 4.2).

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji, Uygulama sıklığı ve süresi

Erişkinler/yaşlılar:

Aktif Duodenal Ülser ve Aktif Benign Gastrik Ülser:

Hem aktif duodenal ülser, hem de aktif

benign gastrik ülserde önerilen oral doz, günde bir kez sabahları alınmak üzere 20 mg'dır.

Aktif duodenal ülseri olan hastaların çoğu, dört hafta içinde iyileşirler. Bununla birlikte az

sayıda hastada iyileşmenin sağlanması için ikinci bir dört haftalık tedavi gerekebilir. Aktif

benign gastrik ülseri olan hastaların çoğu altı haftada iyileşirler. Bununla birlikte, yine az sayıda

hastada iyileşmenin sağlanması için ikinci bir altı haftalık tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

Erozif ya da Ülseratif Gastro-Özofajiyal Reflü Hastalığı (GÖRH):

Bu hastalıkta önerilen oral

doz, dört ile sekiz hafta boyunca günde bir kez 20 mg'dır.

Gastro-Özofajiyal Reflü Hastalığının Uzun Dönemli Tedavisi (GÖRH idame):

Uzun dönemli

tedavide, hastanın yanıtına göre günde bir adet 10 mg veya 20 mg idame dozu kullanılabilir.

Orta Derecede ile Çok Şiddetli Gastro-Özofajiyal Reflü Hastalığının Semptomatik Tedavisi

(semptomatik GÖRH):

Özofajiti olmayan hastalarda günde bir defa 10 mg. Eğer dört hafta

sonunda semptom kontrolü sağlanamazsa, hastanın yeniden muayenesi ve değerlendirilmesi

gerekir. Semptomlar giderildikten sonraki dönemde, ihtiyaç hissedildiğinde günde tek doz 10

mg kullanılarak semptom kontrolü sağlanabilir.

Zollinger-Ellison Sendromu:

Erişkinler için önerilen başlangıç dozu, günde bir kez 60 mg’dır.

Doz, hastaların bireysel ihtiyaçlarına göre 120 mg/gün’e kadar arttırılabilir. 100 mg/gün’e kadar

dozlar, günlük tek doz şeklinde verilebilir. 120 mg/gün’lük dozlar, günde iki kez 60 mg

şeklinde, bölünmüş dozlar olarak uygulanabilir. Tedaviye, klinik açıdan endike olduğu sürece

devam edilmelidir.

H.

Pylori

Eradikasyonu:

H.

pylori

enfeksiyonu

olan

hastalarda

eradikasyon

tedavisi

uygulanmalıdır. Aşağıdaki kombinasyonun yedi gün süreyle kullanılması tavsiye edilmektedir:

Günde iki kez PARIET 20 mg + günde iki kez 500 mg klaritromisin ve günde iki kez 1 g

amoksilin.

Uygulama şekli

Günde tek doz tedavi gerektiren endikasyonlar için PARIET tablet sabahları, herhangi bir şey

yemeden önce alınmalıdır. Ne gün içindeki alınma zamanının, ne de besinlerin rabeprazol

sodyum aktivitesi üzerinde herhangi bir etkisinin varlığı gösterilmemiş olmakla birlikte, bu

rejim tedaviye uyumu kolaylaştıracaktır.

Hastalar, PARIET tabletlerin çiğnenmeden ya da kırılmadan bir bütün halinde yutulması

gerektiği konusunda uyarılmalıdırlar.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Böbrek

karaciğer

bozukluğu

olan

hastalarda

herhangi

ayarlaması

gerekmemektedir.

Şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda PARIET kullanımı için Bkz. Bölüm 4.4.

Pediyatrik popülasyon:

yaş

grubunda kullanımına ilişkin deneyim bulunmadığı için, PARIET'in

çocuklarda

kullanılması önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda herhangi bir doz ayarlaması gerekmemektedir.

4.3 Kontrendikasyonlar

PARIET, rabeprazol sodyum, ya da formülasyondaki yardımcı maddelerden herhangi birine

karşı

aşırı

duyarlılığı

bilinen

hastalarda

kontrendikedir.

PARIET,

gebelik

emzirme

döneminde kontrendikedir.

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Rabeprazol

sodyum

tedavisine

semptomatik

yanıt

alınması,

gastrik

özofajiyal

malignitenin

olmadığını

göstermez.

nedenle

PARIET

tedavisine

başlamadan

önce,

malignite ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Uzun süre tedavi gören hastalar (özellikle 1 yıldan uzun süre ile) düzenli olarak kontrol

edilmelidirler.

Sübstitüe benzimidazoller veya diğer proton pompası inhibitörleri ile çapraz hipersensitivite

reaksiyonları riski göz önünde bulundurulmalıdır.

Hastalar PARIET tabletleri çiğnemeden ve kırmadan bütün olarak yutmaları konusunda

uyarılmalıdır.

Çocuklarda,

PARIET

kullanımına

dair

deneyim

mevcut

olmadığından,

kullanımı

uygun

değildir.

Pazarlama

sonrası

raporlarda

diskrazileri

mevcuttur

(trombositopeni

nötropeni).

Alternatif bir etiyoloji tanımlanamayan birçok olguda, vakalar ciddi değildir ve rabeprazolün

kesilmesiyle çözülmüştür.

Klinik araştırmalarda hepatik enzim anomalileri görülmüştür ve pazarlama izninden bu yana

bildirilmiştir. Alternatif bir etiyoloji tanımlanamayan birçok olguda, vakalar ciddi değildir ve

rabeprazolün kesilmesiyle çözülmüştür.

Hafif ya da orta derecede karaciğer bozukluğu olan hastalarda yapılan bir çalışmada, yaş ve

cinsiyet

olarak

uyumlu

kontrollere

göre,

ilaca

bağlı

önemli

güvenlilik

sorunları

karşılaşılmamıştır. Ancak şiddetli karaciğer disfonksiyonu olan hastaların tedavisinde PARIET

kullanımına ilişkin klinik veri bulunmaması nedeniyle, bu tür hastalarda PARIET tedavisi ilk

kez başlatıldığında, doktorların dikkatli olmaları önerilir.

PARIET’in atazanavir ile birlikte kullanımı tavsiye edilmez (Bkz Bölüm 4.5).

PARIET

dahil,

proton

pompası

inhibitörleri

tedavi,

Salmonella

Campylobacter

Clostridium difficile

gibi gastrointestinal enfeksiyon riskini artırabilir. (Bkz. Bölüm 5.1).

Yayınlanmış çeşitli gözlemsel çalışmalar, proton pompası inhibitörü (PPI) tedavisinin, kalça,

el bileği ya da omurgada osteoporoza bağlı kırık riskinde bir artışla ilişkili olabileceğini

düşündürmektedir. Çoklu günlük dozlar ve uzun süreli PPI tedavisi (bir yıl ya da daha fazla)

şeklinde tanımlanan yüksek doz alan hastalarda kırık riski artmıştır. Hastalar, tedavi edildikleri

durum için uygun olan en düşük dozda ve en kısa süreli PPI tedavisini almalıdırlar.

PPI'larla en az 3 ay süreyle tedavi edilen hastalarda ve çoğu olguda da bir yıl tedaviden sonra

nadiren semptomatik ve asemptomatik hipomagnezemi bildirilmiştir. Ciddi advers olaylar

tetani, aritmiler ve nöbetleri içermektedir. Çoğu hastada hipomagnezemi tedavisi magnezyum

replasmanını ve PPI tedavisinin kesilmesini gerektirmektedir. Uzun süre tedavi alması beklenen

ya da PPI'ları digoksin gibi ilaçlar ya da hipomagnezemiye neden olabilecek ilaçlarla (örn.

diüretikler) birlikte alan hastalar için, sağlık mesleği mensupları PPI tedavisine başlamadan

önce ve daha sonra periyodik olarak magnezyum düzeylerini takip edebilirler.

Rabeprozol ile Metotreksatın Birlikte Kullanımı:

Literatürde, PPI’ların metotreksat (öncelikle yüksek dozda; bkz. metotreksat kısa ürün bilgisi)

ile birlikte kullanımının metotreksatın ve/veya metobolitinin serum seviyelerini yükseltebildiği

ve sürelerini uzatabildiği, ve bu durumun muhtemelen metotreksat toksisitesine yol açtığı öne

sürülmektedir. Yüksek doz metotreksat uygulamasında, bazı hastalarda PPI’ın geçici bir süre

geri çekilmesi düşünülebilir.

B12 vitamini emilimi üzerine etkileri:

Tüm asit baskılayıcı ilaçlarda olduğu gibi, rabeprazol sodyum, mide özsuyunda asit azlığına

veya eksikliğine bağlı olarak vitamin B12 (siyanokobalamin) emilimini azaltabilir. Bu durum

uzun süreli tedavide, depolarında eksiklik olan hastalarda veya B12 emilimi düşük olma riski

bulunan hastalarda ilişkili klinik belirtiler görüldüğünde göz önünde bulundurulmalıdır.

Subakut kütanöz lupus eritematozus (SCLE):

Proton pompası inhibitörleri çok seyrek olarak subakut kütanöz lupus eritematozus vakaları ile

ilişkilendirilmiştir. Özellikle derinin güneşe maruz kalan alanlarında olmak üzere lezyonların

ortaya çıkması ve artraljinin eşlik etmesi durumlarında hasta acilen tıbbi yardım almalıdır ve

sağlık mesleği mensubu PARIET tedavisinin kesilmesini değerlendirmelidir. Daha önce bir

proton pompası inhibitörü tedavisi sonrası subakut kütanöz lupus eritematozus gelişmiş olması,

aynı durumun diğer proton pompa inhibitörleri ile de görülme riskini artırır.

Nöroendokrin tümörler için yapılan incelemelerle etkileşimleri:

Gastrik asit düzeyindeki ilaç kaynaklı azalmalara sekonder olarak serum kromogranin A (CgA)

düzeyleri

artmaktadır.

Artmış

düzeyi

nöroendokrin

tümörler

için

yapılan

tanı

incelemelerinde

yanlış

pozitif

sonuçlara

açabilir.

karışıklığı

önlemek

için,

düzeyleri ölçülmeden en az 5 gün önce PARİET tedavisi bırakılmalıdır (bkz. Bölüm 5.1). Eğer

başlangıçtaki CgA ve gastrin düzeyleri referans aralığa geri dönmediyse, PPI tedavisine ara

verildikten 14 gün sonra ölçümler tekrar edilmelidir. Eğer seri testler yapılıyorsa (örn.

monitorizasyon için), testler arasındaki referans aralıkları değişebileceği için testler aynı

laboratuarda yapılmalıdır.

Bu tıbbi ürün her bir dozunda 40 mg mannitol (E421) ihtiva eder; dozu nedeni ile uyarı

gerektirmez.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Rabeprazol sodyum, mide asidi salgısında derin ve uzun süreli bir inhibisyon oluşturur.

Absorbsiyonları pH'ya bağımlı olan bileşiklerle bir etkileşme oluşabilir. Özellikle rabeprazol

sodyumun

ketokonazol

veya

itrakonazol

birlikte

uygulanması,

antifungal

plazma

seviyelerinde önemli derecede azalma ile sonuçlanır. Bu nedenle, ketokonazol veya itrakonazol

PARIET

ile birlikte alındığında, doz ayarlaması gerekip gerekmediğinin kontrolü için hastanın

izlenmesi gerekli olabilir.

Klinik çalışmalarda, PARIET ile eşzamanlı olarak antasitler kullanılmıştır. Özel bir ilaç-ilaç

etkileşimi çalışmasında, likid antasitler ile herhangi bir etkileşim görülmemiştir.

Sağlıklı gönüllülere atazanavir 300 mg/ritonavir 100 mg ile omeprazol (günlük 40 mg) veya

atazanavir

lansoprazolün

(günlük

birlikte

uygulanması

atazanavir

maruziyetinde ciddi bir azalmayla sonuçlanmıştır. Atazanavir absorpsiyonu pH ile bağlantılıdır.

Bir çalışma yapılmamış olmasına rağmen, diğer proton pompa inhibitörleri ile de benzer

sonuçlar beklenmektedir. Bu nedenle, rabeprazolün de dahil olduğu PPI’ lar atazanavir ile

birlikte kullanılmamalıdır. (Bkz Bölüm 4.4).

Metotreksat:

Vaka raporları, yayınlanmış popülasyon farmakokinetik çalışmaları ve retrospektif analizler,

PPI’ların ve metotreksatın (öncelikle yüksek dozda; bkz. metotreksat kısa ürün bilgisi) birlikte

uygulanmasının

metotreksatın

ve/veya

metoboliti

olan

hidroksimetotreksatın

serum

seviyelerini yükseltebildiği ve sürelerini uzatabildiğini göstermektedir. Ancak, metotreksatın

PPI’lar ile resmi bir ilaç etkileşimi çalışması yürütülmemiştir.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye:

Gebelik kategorisi B’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (kontrasepsiyon):

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar, tedavi süresince tıbben etkili olduğu kabul edilen

doğum kontrol yöntemleri kullanmalıdır.

Gebelik:

Rabeprazolün gebe kadınlarda güvenliliğine ilişkin veri bulunmamaktadır. Sıçanlarda ve

tavşanlarda yürütülen üreme çalışmaları, sıçanlarda düşük düzeyde feto-plasental geçiş olmakla

birlikte, rabeprazol sodyum nedeniyle fetusta zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir.

PARIET gebelik süresince kontrendikedir.

Laktasyon dönemi:

Rabeprazol sodyumun insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emzirme dönemindeki

kadınlarda çalışma yapılmamıştır. Ancak sıçanlarda, rabeprazol sodyum meme sekresyonu ile

atılır. Bu nedenle emzirme sırasında PARIET kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği (fertilite):

Sıçanlarda ve tavşanlarda yürütülen üreme çalışmaları, rabeprazol sodyum nedeniyle fertilitede

bozulma olduğunu göstermemektedir.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Farmakodinamik özellikleri ve advers etki profili temelinde PARIET'nin araba kullanma

performansında

bozulmaya

açması

makina

kullanma

becerisini

azaltması

beklenmemektedir. Bununla birlikte somnolans nedeniyle dikkati canlı tutma yetisinde azalma

görülürse, araba ve kompleks makinaları kullanmaktan kaçınılması önerilir.

4.8 İstenmeyen etkiler

Kontrollü klinik çalışmalarda en sık rastlanan advers etkiler baş ağrısı, diyare, karın ağrısı,

asteni, flatülans, döküntü ve ağız kuruluğu olmuştur. Klinik çalışmalarda gözlenen advers

olayların çoğunluğu hafif ya da orta şiddette ve geçici olmuştur.

Aşağıdaki advers olaylar, klinik araştırmalarda ve pazarlama sonrası

deneyim sırasında

bildirilmiştir. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmıştır;

Çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥ 1/ 1.000 ila <1/100); seyrek

(≥1/10.000

<1/1.000);

çok

seyrek

(<1/10.000),

bilinmiyor

(eldeki

verilerden

tahmin

edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın: Enfeksiyon

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Seyrek: Nötropeni, lökopeni, trombositopeni, lökositoz

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek: Aşırı duyarlılık

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Seyrek: Anoreksi

Bilinmiyor: Hiponatremi, hipomagnezemi

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın: İnsomnia

Yaygın olmayan: Sinirlilik

Seyrek: Depresyon

Bilinmiyor: Konfüzyon

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi

Yaygın olmayan: Somnolans

Göz hastalıkları

Seyrek: Görme bozukluğu

Vasküler hastalıklar

Bilinmiyor: Periferal ödem

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar

Yaygın: Öksürük, farenjit, rinit

Yaygın olmayan: Bronşit, sinüzit

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Diyare, kusma, bulantı, karın ağrısı, konstipasyon, flatülans, fundik bez polipleri

(benign)

Yaygın olmayan: Dispepsi, ağız kuruluğu, geğirme

Seyrek: Gastrit, stomatit, tat duyusu bozuklukları

Bilinmiyor: Mikroskopik kolit

Hepatobiliyer hastalıklar

Seyrek: Hepatit, sarılık, hepatik ensefalopati

Deri ve derialtı dokusu hastalıkları

Yaygın olmayan: Döküntü, eritem

Seyrek: Kaşıntı, terleme, büllöz reaksiyonlar

Çok seyrek: Eritema multiforme, toksik epidermal nekroliz (TEN), Stevens-Johnson sendromu

(SJS)

Bilinmiyor: Subakut kütanöz lupus eritematozus (SCLE)

Kas-iskelet, bağ dokusu ve kemik hastalıkları

Yaygın: Spesifik olmayan ağrı, sırt ağrısı

Yaygın olmayan: Miyalji, bacakta kramplar, artralji, kalça, bilek, omurga kırılması

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın olmayan: Üriner kanal enfeksiyonu

Seyrek: İnterstisyel nefrit

Üreme sistem ve meme hastalıkları

Bilinmiyor: Jinekomasti

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Asteni, grip benzeri hastalık

Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı, titremeler, yüksek ateş

Araştırmalar

Yaygın olmayan: Karaciğer enzimlerinde artış

Seyrek: Kilo artışı

Yüzde şişlik, hipotansiyon ve dispne dahil

Eritem,

büllöz

reaksiyonlar

aşırı

duyarlılık

reaksiyonları

genellikle

tedavinin

kesilmesinden sonra ortadan kalkmıştır.

Altta yatan siroz hastalığı olan kişilerde ender olarak hepatik ensefalopati bildirimleri

yapılmıştır.

Ciddi

karaciğer

bozukluğu

olan

hastaların

tedavisinde,

PARIET

başlanacaksa, hekimin dikkatli olması önerilir (Bkz. Bölüm 4.4).

Bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr, e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Günümüze kadar, bilinçli veya kazaen aşırı doz alımı deneyimi kısıtlıdır. Belirlenen maksimum

ilaç maruziyeti, günde iki kez 60 mg’ı veya günde bir kez 160 mg’ı geçmemiştir. Görülen

etkiler genellikle minimal düzeyde ve bilinen advers olay profilinin temsilcisi niteliğindedir ve

tıbbi müdahale yapılmaksızın geri dönüşümlü olmuştur. Spesifik bir antidotu bilinmemektedir.

Rabeprazol sodyum proteinlere yoğun şekilde bağlanır ve bu nedenle diyalize edilemez.

Herhangi

aşımı

durumunda

olduğu

gibi,

tedavi

semptomatik

olmalı

genel

destekleyici önlemler kullanılmalıdır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Beslenme kanal ve metabolizması, peptik ülser ve gastroözofajiyal

reflü hastalığı (GÖRH) için kullanılan proton pompası inhibitörleri

ATC kodu: A02BC04

Etki Mekanizması:

Rabeprazol sodyum, antikolinerjik ya da H

histamin antagonisti özellikler

göstermeyen, ancak H

-ATPaz enziminin (asid ya da proton pompası) spesifik inhibisyonu

yoluyla

mide

asidi

salgısını

baskılayan,

salgı

azaltıcı

bileşikler

sınıfından

sübstitüe

benzimidazollere ait bir moleküldür. Etkisi doza bağımlı olup, hem bazal, hem de stimulus

tipinden bağımsız olarak uyarılmış asid sekresyonunun inhibisyonuna yol açar. Hayvan

çalışmalarında,

uygulama

sonrasında

rabeprazol

sodyumun

plazma

mide

mukozasından hızla kaybolduğu gösterilmiştir. Rabeprazol zayıf bir baz olarak, alınan herhangi

bir dozdan sonra hızla absorbe olur ve paryetal hücrelerin asidik ortamında konsantre olur.

Rabeprazol, proton alma yoluyla aktif sulfonamid formuna dönüşür ve daha sonra proton

pompasında bulunan sisteinler ile reaksiyona girer.

Salgı Azaltıcı Aktivite:

Oral yoldan 20 mg dozunda rabeprazol sodyum uygulamasından sonra

salgı azaltıcı etki bir saat içinde başlar, maksimum etkiye iki ilâ dört saat içinde ulaşılır.

Rabeprazol sodyumun ilk dozundan 23 saat sonra bazal ve besin uyarılı asid salgısının

inhibisyonu sırasıyla %69 ve %82'dir ve inhibisyon süresi 48 saate kadar uzar. Rabeprazol

sodyumun asid salgısı üzerindeki inhibitör etkisi, tekrarlanan günlük dozlar sonucunda hafifçe

artar ve üç gün sonrasında kararlı inhibisyon durumuna ulaşır. İlaca son verildiğinde salgı

aktivitesi 2 -3 gün içerisinde normale döner.

Rabeprazol gibi, proton pompası inhibitörleri dahil, herhangi bir sebepten dolayı azalan gastrik

asidite, gastrointestinal sistemde normal olarak var olan bakterilerin sayısında artışa neden olur.

Proton pompası inhibitörleri ile tedavi,

Salmonella

Campylobacter

Clostridium difficile

enfeksiyonu gibi gastrointestinal enfeksiyonların riskini artırabilir.

Serum Gastrin Üzerindeki Etkiler:

Klinik çalışmalarda hastalar, günde bir kez 10 ya da 20 mg

rabeprazol sodyum ile 43 aya kadar varan süreler ile tedavi edildiler. Serum gastrin düzeyleri

ilk 2 ilâ 8 hafta süresince, asid sekresyonu üzerindeki inhibitör etkilerin bir yansıması olarak

yükseldi ve tedavinin devamı süresince stabil kaldı. Gastrin değerleri, genellikle tedavinin

bırakılmasından 1 ya da 2 hafta içinde, tedavi öncesi düzeylere döndü.

Sekiz haftaya kadar sürelerle rabeprazol sodyum ve karşılaştırma ajanı uygulanan 500'den fazla

hastadan alınan antrum ve fundusa ait mide biyopsisi örneklerinde, ECL hücre histolojisi,

gastrit derecesi, atrofik gastrik insidansı, intestinal metaplazi ya da

H. pylori

infeksiyonu

dağılımında hiçbir değişiklik gözlenmedi. Otuz altı aylık sürekli tedavi altında izlenen 250’yi

aşkın

hastada,

başlangıç

döneminde

olan

bulgularda

hiçbir

önemli

değişikliğe

rastlanmamıştır.

Diğer Etkiler:

Günümüze kadar rabeprazol sodyumun MSS, kardiyovasküler ve solunum

sistemleri üzerinde sistemik bir etkisi gözlenmemiştir. İki hafta süreyle 20 mg'lık oral dozlar

halinde uygulanan rabeprazol sodyumun tiroid fonksiyonları, karbonhidrat metabolizması, ya

da kanda dolaşan paratiroid hormon, kortizol, östrojen, testosteron, prolaktin, kolesistokinin,

sekretin, glukagon, folikül uyarıcı hormon (FSH), luteinizan hormon (LH), renin, aldosteron ya

da somatotrop hormon düzeyleri üzerinde hiçbir etkisi bulunamamıştır.

Sağlıklı kişiler üzerinde yürütülen çalışmalarda rabeprazol sodyumun amoksisilin ile klinik

yönden anlamlı etkileşim yapmadığı gösterilmiştir. Rabeprazol, üst gastrointestinal

H. Pylori

enfeksiyonunun

eradikasyonu

amacıyla

amoksisilin

veya

klaritromisin

birlikte

uygulandığında, bu ilaçların plazma konsantrasyonlarını olumsuz yönde etkilememektedir.

Sekresyon

engelleyici

ilaçlar

tedavi

süresince

serum

gastrin

düzeyi

azalmış

asit

sekresyonuna karşılık artar. Ayrıca, azalmış gastrik asidite nedeniyle CgA düzeyi artar. Artmış

CgA düzeyi nöroendokrin tümörler için yapılan tanı incelemeleriyle karışabilir.

Güncel yayınlanmış bulgular, CgA düzeyleri ölçülmeden 5 gün ila 2 hafta öncesinden proton

pompa inhibitörlerinin bırakılmasını desteklemektedir. Böylece yanlış pozitif sonuçlara neden

olabilen artmış CgA düzeyleri referans aralığa geri dönecektir.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Emilim:

PARIET, rabeprazol sodyumun enterik kaplı (gastro-rezistan) tablet formülasyonudur. Enterik

kaplı tablet formu, rabeprazolün aside dayanıksız olması nedeniyle gereklidir. Rabeprazolün

absorpsiyonu da bu nedenle ancak tablet mideyi terkettikten sonra başlar. Absorpsiyon hızlıdır;

rabeprazolün pik plazma düzeyleri 20 mg’lık bir dozdan yaklaşık 3.5 saat sonra oluşur.

Rabeprazolün pik plazma konsantrasyonları (Cmaks) ve EAA, 10 mg ile 40 mg'lık doz

aralığında

lineerdir.

Oral

mg'lık

dozun

(intravenöz

uygulamaya

kıyasla)

mutlak

biyoyararlanımı, büyük oranda pre-sistemik metabolizma nedeniyle %52 civarındadır. Ayrıca,

tekrarlanan uygulamalar ile biyoyararlanımı artmamaktadır. Sağlıklı kişilerde plazma yarı-

ömrü, yaklaşık bir saattir (sınırlar 0.7-1.5 saat). Total vücut klirensinin 283±98 ml/dk olduğu

hesaplanmıştır. Besinler ile klinik açıdan önemli bir etkileşimi yoktur. Ne besinler, ne de gün

boyu uygulama zamanı, rabeprazol sodyumun emilimini etkilemez.

Dağılım:

Rabeprazol insanlarda plazma proteinlerine yaklaşık %97 oranında bağlı halde bulunur.

Biyotransformasyon:

Rabeprazol sodyum, proton pompa inhibitörleri (PPI) sınıfının diğer üyeleri gibi karaciğerde

sitokrom

P450

(CYP450)

sistemi

aracılığı

metabolize

edilir.

İnsan

karaciğer

mikrozomlarında yapılan in vitro çalışmalar rabeprazol sodyumun CYP450 izoenzimleri

(CYP2C19 and CYP3A4) ile metabolize edildiğini göstermiştir. Bu çalışmalarda, beklenen

insan plazma konsantrasyonlarında rabeprazol CYP3A4 üzerinde indüksiyon veya inhibisyona

yol açmamıştır. In vitro çalışmalar her zaman in vivo durumun göstergesi olmamasına rağmen

bu bulgular rabeprazol ile siklosporin arasında bir etkileşme beklenmediğini göstermektedir.

İnsanlarda tiyoeter (M1) ve karboksilik asid (M6), plazmadaki esas metabolitlerdir. Daha düşük

düzeylerde gözlenen minör metabolitleri ise sülfon (M2), demetiltiyoeter (M4), ve merkaptürik

asid konjugatıdır (M5). Yalnızca demetil (M3) metabolitinin küçük bir salgı azaltıcı etkisi

vardır, ancak bu metabolit plazmada bulunmaz.

Eliminasyon:

C işaretli, 20 mg'lık tek doz oral rabeprazol sodyum uygulamasından sonra, idrar ile

değişmeden atılan ilaca rastlanmamıştır. Uygulanan dozun yaklaşık %90'ı idrarda başlıca iki

metabolit halinde bulunmuştur, merkaptürik asid konjugatı (M5) ve karboksilik asid (M6);

ayrıca iki bilinmeyen metaboliti de bulunmaktadır. Geriye kalan miktar ise feçeste saptanmıştır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Cinsiyet: Vücut kütlesi ve boy uzunluğuna göre uyarlama yapıldığında, 20 mg'lık tek doz

rabeprazol sonrası farmakokinetik parametrelerde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar

bulunmamıştır.

Böbrek fonksiyon bozukluğu: İdame hemodiyaliz uygulaması gerektiren stabil, son-evre

böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klirensi ≤5 ml/dk/1.73 m

), rabeprazolün atılımı,

sağlıklı

gönüllülerdekine

çok

benzemektedir.

hastalardaki

maks

sağlıklı

gönüllülerde karşılık gelen parametrelerden %35 daha düşük bulunmuştur. Rabeprazolün

ortalama

yarıömrü, sağlıklı gönüllülerde 0.82

saat, hemodiyaliz esnasında 0.95 saat ve

hemodiyaliz sonrasında 3.6 saat bulunmuştur. İdame hemodiyaliz uygulaması gereken böbrek

hastalarında ilacın klerensi, sağlıklı gönüllülerdeki değerin yaklaşık iki katı bulunmuştur.

Karaciğer fonksiyon bozukluğu: Hafif ve orta derecede kronik karaciğer bozukluğu olan

hastalara tek doz 20 mg rabeprazol verilmesinden sonra, EAA iki katına çıkmış ve rabeprazol

yarıömründe, sağlıklı gönüllülerdekine kıyasla 2-3 kat artış gözlenmiştir. Ancak 7 gün süre ile

günde 20 mg uygulamasından sonra EAA yalnızca 1.5 kat, ve C

maks

yalnızca 1.2 kat artmış

bulunmuştur. Karaciğer bozukluğu olan hastalarda rabeprazol yarıömrü 12.3 saat, sağlıklı

gönüllülerde 2.1 saat bulunmuştur. Her iki gruptaki farmakodinamik yanıt (mide pH’sının

kontrolü) klinik olarak kıyaslanabilir durumdadır.

Yaşlılar: Rabeprazolün eliminasyonu, yaşlılarda bir miktar azalmış bulunmuştur. Yedi gün

boyunca günde 20 mg rabeprazol uygulamasından sonra genç sağlıklı gönüllülerdeki değerlere

oranla, EAA yaklaşık iki katına çıkmış, C

maks

%60 oranında ve t½ yaklaşık %30 artmıştır.

Ancak rabeprazol birikimini gösteren herhangi bir bulgu yoktur.

CYP2C19 polimorfizmi: Günde 20 mg dozunda 7 günlük rabeprazol uygulamasını izleyerek,

CYP2C19 yavaş metabolize edicilerde EAA ve t½, hızlı metabolize edicilerdeki değerlerin

sırasıyla 1.9 ve 1.6 katı şeklinde bulunmuştur; ancak C

maks

yalnızca %40 oranında artmıştır.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Klinik olmayan etkiler sadece insanlardaki maksimum maruziyet düzeyini yeterince aşan veya

maruziyet düzeylerinde gözlenmiştir; bu sebeple insanlar için emniyete yönelik kaygılar,

hayvan verilerine dayalı olarak ihmal edilebilir düzeydedir.

Mutajenisite çalışmaları çelişkili sonuçlar vermiştir. Fare lenfoma hücre dizisindeki deneyler

pozitiftir, fakat

in vivo

mikronukleus ve

in vivo

in vitro

DNA onarım testleri negatiftir.

Karsinojenisite çalışmaları insanlar için özel tehlike göstermemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Tablet çekirdeği:

Mannitol

Magnezyum oksit

Düşük sübstitüe hiproloz

Hiproloz

Magnezyum stearat

İç kaplama:

Etil selüloz

Magnezyum oksit

Enterik kaplama:

Hipromelloz ftalat

Diasetile monogliseritler

Talk

Titanyum dioksit (E171)

Sarı demir oksit (E172)

Karnauba mumu

Baskı mürekkebi:

Beyaz şellak

Kırmızı demir oksit (E172)

Karnauba mumu

Gliserin yağ asidi esteri

Susuz etil alkol

1-bütanol

6.2 Geçimsizlikler

Bilinen herhangi bir geçimsizliği bulunmamaktadır.

6.3 Raf ömrü

24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel uyarılar

C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Buzdolabına koymayınız.

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği

PARIET enterik tablet, kutuda alüminyum folyosuyla 5 katlı alüminyum-alüminyum blister

ambalajlarda paketlenir. Her kutuda 28 tablet bulunmaktadır.

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Özel bir gereklilik yoktur.

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Johnson and Johnson Sıhhi Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Ertürk Sok. Keçeli Plaza No:13 34810 Kavacık/Beykoz/İstanbul

Tel:

0216 538 20 00

Faks:

0216 538 23 69

8. RUHSAT NUMARASI

113/10

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsatlandırma tarihi: 7.10.2002

Son yenileme tarihi: 17.02.2014

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ