PAGADIN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • PAGADIN 300 MG 56 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • PAGADIN 300 MG 56 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • sonuç

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699783150136
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 12-08-2014
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/18

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

PAGADİN

300 mg KAPSÜL

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Pregabalin

300 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat

32mg

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Oral kullanım için kapsül.

Beyazımsı toz içeren, beyaz renkte, sert opak jelatin kapsül.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik endikasyonlar

Nöropatik ağrı

PAGADİN (pregabalin) periferik nöropatik ağrıda endikedir.

Epilepsi

PAGADİN (pregabalin) sekonder jeneralize konvülsiyonların eşlik ettiği ya da etmediği parsiyel

konvülsiyonlu yetişkin hastalarda ek tedavi olarak endikedir.

Yaygın anksiyete bozukluğu

PAGADİN (pregabalin) yaygın anksiyete bozukluğunda endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Günlük doz aralığı 150-600 mg aç ya da tok karnına alınabilir.

Uygulama sıklığı ve süresi:

Nöropatik Ağrı

PAGADİN (pregabalin) tedavisinin önerilen başlangıç dozu, aç ya da tok karnına günde iki kez

75 mg’dır (150 mg/gün).

Her bir hastanın yanıtına ve tolere edilebilirliğine göre doz, 3 ila 7 günlük bir aralıktan sonra

günde iki kez 150 mg’a ve gerekirse, ek bir haftadan sonra günde iki kez 300 mg’lık maksimum

doza çıkartılabilir.

2/18

Epilepsi

PAGADİN (pregabalin) tedavisinin önerilen başlangıç dozu, aç ya da tok karnına günde iki kez

75 mg’dır (150 mg/gün). Her bir hastanın yanıtına ve tolere edilebilirliğine göre doz, 1 haftadan

sonra günde iki kez 150 mg’a ve gerekirse, ek bir haftadan sonra günde iki kez 300 mg’lık

maksimum doza çıkartılabilir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Doz aralığı ikiye bölünmüş dozlar halinde, günlük 150-600 mg’dır. Tedaviye devam edilmesinin

gerekliliği düzenli olarak tekrar değerlendirilmelidir.

PAGADİN (pregabalin) tedavisi günlük 150 mg dozunda başlatılabilir. Hastaların tedaviye

bireysel yanıtına ve tolere edebilirliklerine göre 1 hafta sonra doz günlük 300 mg’a çıkartılabilir.

Bu haftayı takip eden, ilave 1 hafta sonrasında günlük doz 450 mg’a artırılabilir ve ek 1 haftadan

sonra 600 mg’lık maksimum günlük doza ulaşılabilir.

Uygulama şekli:

Ağızdan alınır.

Pregabalin tedavisine son verilmesi:

Nöropatik ağrı, epilepsi veya yaygın anksiyete bozukluğu için uygulanan pregabalin tedavisinin

sona erdirilmesi gerekirse, en az bir haftaya yayılarak, kademeli şekilde sonlandırılması tavsiye

edilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Pregabalin sistemik dolaşımdan başlıca renal yolla değişmemiş ilaç şeklinde atılır. Pregabalin

klerensi kreatinin klerensi ile doğru orantılı olduğundan (bkz. Farmakokinetik Özellikleri), renal

fonksiyonları

yetersiz

hastalarda

doz,

Tablo

1’de

gösterildiği

şekilde,

aşağıdaki

formül

kullanılarak

kreatinin

klerensine

(bkz.

Bölüm

5.2.

Farmakokinetik

Özellikler,

Hastalardaki karakteristik özellikler, Böbrek yetmezliği) göre bireyselleştirilmelidir.

1,23 [140 - yaş (yıl)] x ağırlık (kg)

(ml/dak = ––––––––––––––––––––––––––––––– x 0.85 kadın hastalar için)

serum kreatinin (µmol/L)

Pregabalin hemodiyaliz yoluyla etkin şekilde plazmadan uzaklaştırılır (4 saat içinde ilacın

%50’si). Hemodiyaliz gören hastalarda, pregabalinin günlük dozu renal fonksiyonlara göre

ayarlanmalıdır.

Günlük

doza

olarak,

saatlik

hemodiyaliz

tedavisinin

hemen

sonrasında ek bir doz verilmelidir (bkz. Tablo 1).

3/18

Tablo 1. Renal Fonksiyonlara Bağlı Olarak Pregabalin Dozunun Ayarlanması

Kreatinin

Klerensi (CL

(ml/dak)

Toplam Pregabalin Günlük

Dozu*

Doz Rejimi

Başlangıç Dozu

(mg/gün)

Maksimum

Doz (mg/gün)

BID veya TID

30 -<60

BID veya TID

15 - <30

25 – 50

QD veya BID

< 15

Hemodiyaliz sonrası ek doz (mg)

Tek doz

TID = Günde üç doz

BID = Günde iki doz

QD = Günde tek doz

* Toplam günlük doz (mg /gün) mg/doz sağlayacak şekilde doz rejimiyle belirtildiği gibi

bölünmelidir.

Ek doz, tek bir ilave dozdur.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda herhangi bir doz ayarlamasına gerek yoktur (bkz. Bölüm

5.2 Farmakokinetik Özellikler, Hastalardaki Karakteristik Özellikler, Karaciğer yetmezliği).

Pediyatrik popülasyon:

PAGADİN’in 12 yaş altı pediyatrik hastalarda ve adolesanlarda (12-17 yaş arası) güvenlilik ve

etkililiği belirlenmemiştir. Mevcut verilere Bölüm 4.8, 5.1 ve 5.2’de yer verilmiştir ancak

pozoloji tavsiyesinde bulunmak mümkün değildir.

Geriyatrik popülasyon (≥ 65 yaş):

Böbrek fonksiyonları normal olan yaşlı hastalarda herhangi bir doz ayarlamasına gerek yoktur

(Bkz. Tablo 1). Böbrek fonksiyonları azalan yaşlı hastalarda pregabalinin dozunun azaltılması

gerekebilir (bkz. Bölüm 5.2 Farmakokinetik Özellikler, Hastalardaki Karakteristik Özellikler,

Geriyatrik Popülasyon).

4.3.Kontrendikasyonlar

Etkin maddeye ya da içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda

kontrendikedir.

4/18

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Antiepileptik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı bildirilmiştir. Bu

nedenle

hastalar

intihar

düşüncesi

davranışı

açısından

yakından

izlenmelidir.

İntihar

düşüncesi

davranışı

ortaya

çıktığında,

hasta

hasta

yakınının

tıbbi

destek

alması

önerilmektedir.

Klinik

deneyimlere

bağlı

olarak,

pregabalin

tedavisi

nedeniyle

kilo

artışı

görülen

diyabet

hastalarında, hipoglisemik ilaçların dozu tekrar gözden geçirilmelidir.

Pazarlama sonrasında anjiyoödemi de içeren aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Yüzde,

ağız içinde veya üst solunum yolunda şişme gibi anjiyoödem belirtileri ortaya çıkarsa pregabalin

derhal kesilmelidir.

Pregabalin tedavisi, somnolans (uyku hali) ve baş dönmesine neden olabileceğinden, yaşlı

hastalarda kaza sonucu yaralanmaların (düşme) oranını artırabilir. Pazarlama sonrası raporlarda

bilinç kaybı, konfüzyon ve zihinsel bozukluk bildirilmiştir. Dolayısıyla hastalar, ilacın tüm

potansiyel etkileri konusunda yeterli deneyime sahip oluncaya kadar dikkatli olmaları konusunda

uyarılmalıdır.

Kontrollü klinik çalışmalarda, pregabalin ile tedavi gören hastalarda plasebo ile tedavi gören

hastalara kıyasla bulanık görme daha

yüksek oranda bildirilmiştir. Ancak tedaviye devam

edilmesi ile bu yan etki hastaların büyük bir kısmında ortadan kalkmıştır. Oftalmolojik testlerin

değerlendirildiği kontrollü klinik çalışmalarda, görüş keskinliğinde azalma ve görme alanında

değişiklikler, pregabalin tedavi grubunda plasebo grubuna göre daha sık bildirilmiştir. Plasebo

tedavi grubunda ise, fundoskopik değişiklikler daha fazla bildirilmiştir.

Pazarlama sonrası deneyimde, pregabalin ile tedavi gören hastalarda geçici olarak görme kaybı,

görmede bulanıklık ve görme netliğinde başka değişiklikler bildirilmiştir. Pregabalinin kesilmesi

ile bu semptomlar iyileşebilir veya sona erebilir.

Antiepileptik

ilaç

tedavisine

pregabalin

eklenmesi

nöbet

kontrolü

sağlandıktan

sonra,

pregabalin

monoterapiye

geçilirken

zamanlı

kullanılan

antiepileptiklerin

çekilmesine

ilişkin yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Pregabalinle kısa veya uzun dönem tedavinin kesilmesinden sonra, bazı hastalarda çekilme

semptomları görülmüştür. Aşağıdaki olaylar bildirilmiştir:

Uykusuzluk, baş ağrısı, bulantı, ishal, grip benzeri semptomlar, anksiyete, sinirlilik, depresyon,

ağrı, hiperhidroz, baş dönmesi ve anlamlı fiziksel bağımlılık. Tedaviye başlarken hasta bunlar

hakkında bilgilendirilmelidir.

Pregabalin tedavisi süresince veya tedavinin kesilmesinden kısa bir süre sonra, status epileptikus

ve grand mal nöbetleri de dahil olmak üzere, konvülsiyonlar meydana gelebilir.

Uzun

süreli

pregabalin

tedavisinin

sonlandırılması

ilgili

olarak

veriler,

çekilme

semptomlarının sıklığı ve şiddetinin pregabalin dozuyla ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Tüm

antiepileptik

ilaçlarda

olduğu

gibi,

pregabalin

tedricen,

hızlı

hafta

içinde

kesilmelidir.

5/18

Pregabalin tedavisine son verilmesinin, böbrek yetmezliğinin geri dönüşümüne etkileri ile ilgili

bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte, tedaviye son verilmesini veya dozun azaltılmasını

takiben böbrek fonksiyonunda iyileşme bildirilmiştir.

Sebep-sonuç ilişkisi belirlenmemiş olsa da, pazarlama sonrası raporlarda, pregabalin alan bazı

hastalarda konjestif kalp yetmezliğinin geliştiği rapor edilmiştir. Bu etkilere nöropatik ağrılara

karşı pregabalin kullanan yaşlı hastalarda daha sık rastlanmaktadır. Klinik olarak anlamlı bir kalp

veya periferik vasküler hastalığı olmayan hastalarla yapılmış kısa süreli klinik çalışmalarda,

hipertansiyon veya konjestif kalp yetmezliği gibi kardiyovasküler komplikasyonlar ve periferik

ödemle belirgin bir ilişki gösterilmemiştir. Şiddetli konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda

sınırlı veri olduğu için, bu hastalarda pregabalin dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.8

İstenmeyen Etkiler). Pregabalinin kesilmesi ile semptomlar iyileşebilir.

Spinal kord hasarına bağlı santral nöropatik ağrı tedavisinde, özellikle somnolans olmak üzere

merkezi

sinir

sisteminde

görülen

advers

reaksiyonların

görülme

sıklığı

artmıştır.

artış

tedavide birlikte kullanılan diğer ilaçların (anti-spastik ajanlar gibi) ilave etkisi ile oluşabilir.

Spinal kord hasarına bağlı santral nöropatik ağrı tedavisinde pregabalin reçetelendirilirken bu

durum göz önüne alınmalıdır.

Pazarlama sonrası deneyimlerde, pregabalinin opioid analjezikler gibi konstipasyon yapma

potansiyelleri olan ilaçlar ile birlikte kullanımı sonucunda alt gastrointestinal kanal

fonksiyonlarında azalma (intestinal tıkanma, paralitik ileus, konstipasyon gibi) bildirilmiştir.

Pregabalin

opioidler

birlikte

kullanılacak

ise,

konstipasyonu

önleyici

tedbirler

alınması

düşünülmelidir. (özellikle kadın hastalarda ve yaşlı hastalarda)

İlaç suistimali, kötüye kullanım ve bağımlılık bildirilmiştir. Daha önce ilaç kötüye kullanım

hikayesi olan hastalar pregabalinin suistimali, kötüye kullanımı ya da bağımlılık belirtilerine

karşı gözlenmelidir.

Çoğunlukla ensefalopatiye zemin hazırlayan koşullar altındaki hastalarda, ensefalopati raporları

bildirilmiştir.

Bu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya

da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Pregabalin çoğunlukla idrarla değişmeden atıldığı, önemsiz derecede metabolize olduğu (dozun

<%2’si metabolit şeklinde idrarla atılır), in vitro olarak ilaç metabolizmasını inhibe etmediği ve

plazma proteinlerine bağlanmadığı için, farmakokinetik etkileşim yaratma veya farmakokinetik

etkileşime uğrama olasılığı düşüktür.

Buna göre, in vivo çalışmalarda pregabalin ile fenitoin, karbamazepin, valproik asit, lamotrijin,

gabapentin, lorazepam, oksikodon veya etanol arasında klinik açıdan önemli bir farmakokinetik

etkileşim

gözlenmemiştir.

Buna

olarak,

popülasyon

farmakokinetik

analizi

oral

antidiyabetikler, diüretikler ve insülin, fenobarbital, tiagabin ve topiramat gibi sık kullanılan

ilaçların pregabalin klerensi üzerinde klinik olarak anlamlı bir etkisi olmadığını göstermiştir.

Pregabalinin noretisteron ve/veya etinil östradiol içeren oral kontraseptifler ile birlikte alınması

her iki ilacın da kararlı durum farmakokinetiğini etkilemez.

6/18

Pregabalin

etanol

lorazepamın

etkilerini

güçlendirebilir.

Kontrollü

klinik

çalışmalarda,

pregabalinin oksikodon, lorazepam veya etanolle birlikte kullanılan çoklu oral dozları solunum

üzerinde klinik açıdan önemli etkilere yol açmamıştır. Pazarlama sonrası edinilen deneyimlerde,

pregabalin

diğer

merkezi

sinir

sistemini

baskılayan

ilaçları

alan

hastalarda

solunum

yetmezliği

koma

rapor

edilmiştir.

Pregabalin,

kognitif

gros

motor

fonksiyonlarda

oksikodonun yol açtığı bozukluğa katkı sağlar gibi görünmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde gerçekleştirilmiştir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı gönüllülerde spesifik bir farmakodinamik etkileşim çalışması yürütülmemiştir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

konuda

yeterli

bilgi

bulunmamaktadır.

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlar

PAGADİN tedavisi almakta iken uygun bir doğum kontrol yöntemi (kontrasepsiyon) kullanma

konusunda hekimine danışmalıdır.

Gebelik dönemi

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz.

Bölüm

Klinik

Öncesi

Güvenlilik

Verileri).

İnsanlara

yönelik

potansiyel

risk

bilinmemektedir. Pregabalinin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Anneye sağlayacağı yarar fetüse gelebilecek risk potansiyelinden fazla olmadıkça, gebelik

sırasında pregabalin kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Pregabalin

insanlarda

anne

sütüne

geçmektedir

(bkz

Bölüm

5.2)

Pregabalinin

yeni

doğanlar/infantlar

üzerine

etkisi

bilinmemektedir.

Emzirmeye

yoksa

tedaviye

verileceği kararı, emzirmenin bebek için faydası ile tedavinin emziren kadın için faydası arasında

değerlendirme yapılarak verilmelidir.

Üreme yeteneği/Fertilite

Pregabalinin kadın fertilitesi üzerine etkisi ile ilgili klinik veri bulunmamaktadır. Pregabalinin

sperm hareketliliği üzerine etkisini değerlendirmek için yürütülen bir klinik çalışmada, sağlıklı

erkek deneklere 600 mg/gün dozunda pregabalin verilmiştir. 3 aylık tedavi sonrası sperm

hareketliliği üzerinde bir etkisi olmamıştır.

Dişi sıçanlarda yürütülen fertilite çalışmasında üreme üzerine advers etkiler gözlenmiştir. Erkek

sıçanlardaki fertilite çalışmalarında üreme ve gelişme üzerine advers etkiler gözlenmiştir. Bu

bulgulardaki klinik ilişki bilinmemektedir (bkz. Bölüm 5.3).

7/18

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Pregabalin baş dönmesi ve uyku haline neden olabilir. Bu nedenle, ilacın bu gibi aktiviteleri

etkileyip

etkilemediği

bilinene

kadar,

hastalara

araba

kullanmaları,

karmaşık

makineleri

çalıştırmaları

veya

tehlike

potansiyeli

barındıran

başka

aktivitelerde

bulunmaları

tavsiye

edilmez.

4.8. İstenmeyen etkiler

Pregabalin klinik programına, plasebo kontrollü çift kör çalışmalardaki 5600’den fazla hasta

dahil olmak üzere toplam 8900’den fazla hasta katılmıştır. En yaygın şekilde bildirilen advers

reaksiyonlar baş dönmesi ve uyku halidir. Advers etkiler genelde hafif ve orta şiddettedir. Bütün

kontrollü çalışmalarda, advers etkiler yüzünden çalışmadan ayrılma oranı pregabalin alan

hastalarda %12 iken, bu oran plasebo alan hastalarda %5’tir. Pregabalin tedavi gruplarında

çalışmadan ayrılmaya neden olan en yaygın advers reaksiyonlar baş dönmesi ve uyku halidir.

Klinik

çalışmaların

toplu

analizinde

tedavi

ilişkili

olan

istenmeyen

etkiler

aşağıdaki

kategorilere göre listelenmiştir: çok yaygın ≥1/10; yaygın ≥1/100 ila <1/10; yaygın olmayan

≥1/1.000 ila <1/100; seyrek ≥1/10.000 ila <1/1.000; çok seyrek <1/10.000; bilinmiyor: eldeki

verilerden hareketle tahmin edilemiyor.

Listede yer alan advers etkiler altta yatan bir hastalıktan veya birlikte kullanılan ilaçlardan da

kaynaklanıyor olabilir.

Spinal kord hasarına bağlı santral nöropatik ağrı tedavisinde, özellikle somnolans olmak üzere

merkezi sinir sisteminde görülen advers reaksiyonların görülme sıklığı artmıştır.

Pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilen advers reaksiyonlar italik olarak gösterilmiştir.

Tablo 2

Vücut sistemi

Advers İlaç Reaksiyonları

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın

Nazofarenjit

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan

Nötropeni

Bağışıklık sistemi bozuklukları

Yaygın olmayan

Aşırı duyarlılık

Seyrek

Anjiyoödem, alerjik reaksiyon

8/18

Metabolizma ve beslenme bozuklukları

Yaygın

İştah artışı

Yaygın olmayan

Anoreksi, hipoglisemi

Psikiyatrik bozukluklar

Yaygın

Konfüzyon, dezoryantasyon,

irritabilite, öfori hali, libidoda

azalma, insomnia, anksiyete

Yaygın olmayan

Depersonalizasyon, anorgazm,

huzursuzluk, depresyon, ajitasyon,

duygu durumu değişiklikleri,

depresif duygu durumu, kelime

bulmada zorluk, halüsinasyon,

anormal rüyalar, libidoda artış, panik

atak, apati, yükselmiş duygu durumu

Seyrek

Disinhibisyon

Sinir sistemi bozuklukları

Çok yaygın

Baş dönmesi, uyku hali, baş ağrısı

Yaygın

Ataksi, koordinasyon bozukluğu,

denge bozukluğu, amnezi, dikkat

kaybı, hafıza bozukluğu, tremor,

dizartri, parestezi, sedasyon, letarji,

hipoestezi

Yaygın olmayan

Kognitif bozukluk, nistagmus,

konuşma bozukluğu, miyoklonus,

hiporefleksi, diskinezi, psikomotor

hiperaktivite, postural baş dönmesi,

hiperestezi, tat alamama, yanma

duygusu, sersemlik/uyuşukluk,

senkop, bilinç kaybı, zihinsel

bozukluık, malaz (halsizlik, kırıklık)

Seyrek

Hipokinezi, parozmi, disgrafi,

konvülsiyon

Göz bozuklukları

Yaygın

Bulanık görme, diplopi

Yaygın olmayan

Görme bozuklukları, görme alanında

bozukluklar, göz kuruluğu, gözlerde

şişme, görsel keskinlikte azalma,

gözlerde ağrı, astenopi, gözyaşında

artma, fotopsi, gözlerde iritasyon,

periferal görme kaybı

9/18

Seyrek

Midriyazis, osilopsi, görsel derinlik

algısında değişme, , şaşılık, görsel

parlaklık, görme kaybı, keratit

Kulak ve iç kulak bozuklukları

Yaygın

Vertigo

Yaygın olmayan

Hiperakuzi

Kardiyak bozukluklar

Yaygın olmayan

Birinci derece AV blok, taşikardi,

sinüs bradikardisi, konjestif kalp

yetmezliği

Seyrek

Sinüs taşikardisi, sinüs aritmisi, QT

uzaması

Vasküler bozukluklar

Yaygın olmayan

Hipotansiyon, hipertansiyon, yüz

kızarması, sıcak basması, periferal

soğukluk

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal bozukluklar

Yaygın

Göğüste ağrı*, sinüzit*,

faringolaringeal ağrı*

Yaygın olmayan

Dispne, öksürük, burunda kuruluk,

epistaksis, rinit, horlama, nazal

konjesyon

Seyrek

Boğaz kuruluğu, pulmoner ödem

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın

Kusma, abdominal şişkinlik,

konstipasyon, ağız kuruluğu, gaz,

bulantı, diyare

Yaygın olmayan

Tükürük salgısında artma,

gastroözofageal reflü, oral hipoestezi

Seyrek

Asit, disfaji, pankreatit, dilde şişme

Deri ve deri altı doku bozuklukları

Yaygın olmayan

Terleme, papüler döküntü, ürtiker,

kaşıntı

Seyrek

Soğuk terleme, Stevens-Johnson

sendromu

10/18

Kas-iskelet, bağ doku ve kemik bozuklukları

Yaygın

Kas krampları, artralji, sırt ağrısı, kol

veya bacaklarda ağrı, servikal spazm,

Yaygın olmayan

Kas seğirmesi, eklemlerde şişme,

miyalji, kas sertliği, boyunda ağrı

Seyrek

Rabdomiyoliz

Böbrek ve idrar yolu bozuklukları

Yaygın olmayan

Dizüri, üriner inkontinans

Seyrek

Oligoüri, böbrek yetmezliği, üriner

retansiyon

Üreme sistemi ve meme bozuklukları

Yaygın

Erektil disfonksiyon

Yaygın olmayan

Ejakülasyonda gecikme, cinsel

disfonksiyon, dismenore, meme

ağrısı

Seyrek

Amenore, memede akıntı, meme

büyümesi, jinekomasti

Genel ve uygulama bölgesine ilişkin bozukluklar

Yaygın

Periferik ödem, ödem, yürüyüşte

anormallik, sarhoşluk hissi,

anormallik hissi, yorgunluk, düşme

Yaygın olmayan

Göğüste

sıkışma,

yaygın

ödem,

ağrı, üşüme, asteni, susuzluk, pireksi,

yüz ödemi

Araştırmalar

Yaygın

Kilo artışı

Yaygın olmayan

Alanin aminotransferazda yükselme,

kreatinin fosfokinazda yükselme,

aspartat aminotransferazda

yükselme, trombosit sayısında

azalma, kan glukozunda yükselme,

kan kreatininde artma, kan

potasyumunda düşme, kilo kaybı,

Seyrek

Lökosit sayısında azalma

*Bu yan etkiler fibromiyalji hastaları ile yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda bildirilmiştir.

Kısa ve uzun süreli pregabalin tedavisi sonrası, ilacın kesilmesinin ardından bazı hastalarda

kesilme semptomları görülmüştür. Bu semptomlar; insomnia, baş ağrısı, bulantı, anksiyete,

diyare, grip sendromu, konvülsiyon, sinirlilik, depresyon, ağrı, hiperhidroz ve sersemlik, baş

dönmesi ve anlamlı fiziksel bağımlılıktır. Hastalar tedaviye başlamadan bu durum konusunda

bilgilendirilmelidir.

11/18

Pregabalinin uzun süreli kullanımındaki veriler, kesilme semptomlarının sıklığının ve şiddetinin

kullanım dozuna bağlı olabileceğini göstermektedir.

Pediyatrik popülasyon:

Pregabalinin, 2 pediyatrik çalışmada (farmakokinetik ve tolerabilite çalışması n=65; 1 yıllık

devam

eden

açık

etiketli

güvenlilik

çalışması

n=54)

gözlenen

güvenlilik

profili,

yetişkin

çalışmalarında gözlenen profil ile benzerdir (bkz. Bölüm 4.2, 5.1 ve 5.2)

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar/risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0312 218 35 99).

4.9.Doz aşımı ve tedavisi

15 g’a kadar doz aşımlarında, beklenmeyen bir advers etki bildirilmemiştir.

Pazarlama sonrası edinilen deneyimde, pregabalinin aşırı dozda alındığında gözlenen en yaygın

advers etkiler olarak, somnolans, konfüzyon durumu, ajitasyon ve huzursuzluk bildirilmiştir.

Nadir olarak koma vakaları bildirilmiştir.

Pregabalin

aşımının

tedavisinde

genel

destekleyici

önlemler

alınmalı,

gerekirse

hemodiyalize de başvurulmalıdır (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli, Tablo 1).

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Antiepileptikler

ATC kodu: N03AX16

Etken madde pregabalin, bir gama-aminobütirik asit (GABA) analoğudur ((S)-3-(aminometil)-5-

metileksanoik asit).

Etki mekanizması:

Pregabalin santral sinir sistemindeki voltaja duyarlı kalsiyum kanallarının yardımcı alt ünitesine

proteini) bağlanır.

Elde edilen kanıtlar, hayvan modellerinde analjezik ve antikonvülzan aktivite için pregabalinin

bölgesine bağlanması gerektiğini göstermektedir. Buna ek olarak, pregabalin glutamat,

noradrenalin ve P maddesi dahil olmak üzere çok sayıda nörotransmiterin salıverilmesini de

azaltmaktadır. Bu etkilerin pregabalinin klinik farmakolojisi açısından önemi bilinmemektedir.

12/18

Pregabalin reseptör bölgelerine afinite göstermez veya konvülsiyon ya da ağrı tedavisinde

kullanılan birçok

yaygın ilacın etkisine bağlı yanıtlarda değişikliğe

yol açmaz. Pregabalin

GABA

veya GABA

reseptörleriyle etkileşime girmez; direk olarak GABA

, GABA

veya

benzodiazepin

reseptörlerine

bağlanmaz,

metabolik

şekilde

GABA’ya

veya

GABA

agonistine dönüştürülmez; GABA geri alınımı veya yıkımının inhibitörü değildir. Bununla

birlikte, uzun süreli pregabalin uygulaması GABA taşıyıcı proteinin yoğunluğunu ve fonksiyonel

GABA transport hızını artırır.

Pregabalin, hiperaljezi ve allodini de dahil olmak üzere nöropatik ve cerrahi sonrası ağrı bulunan

hayvan modellerinde ağrıyla ilgili davranışları önler.

Pregabalin aynı zamanda fareler ve sıçanlarda maksimum elektroşok tonik ekstensör nöbetleri,

pentilentetrazol

kaynaklı

eşik

klonik

nöbetler,

hipokampal

doğum

yapmış

sıçanlardaki

davranışsal ve elektrografik nöbetler ve DBA/2 odyojen farelerdeki tonik ve klonik nöbetler de

dahil olmak üzere hayvan nöbet modellerinde de etkilidir. Pregabalin Strazburg Sıçanlarında

genetik absans nöbetlerindeki spontan absans nöbetlerinin meydana gelme sıklığını

azaltmaz.

Klinik deneyim

Nöropatik ağrı

Etkinlik, diyabetik nöropati, postherpetik nevralji ve omurilik yaralanmaları çalışmalarında

gösterilmiştir. Etkinlik nöropatik ağrının diğer modellerinde çalışılmamıştır.

Pregabalin, 10 kontrollü klinik araştırmada; 13 haftaya kadar günde iki kez (BID) ve 8 haftaya

kadar günde üç kez (TID) dozunda çalışılmıştır. BID ve TID doz rejimlerinin tümü, güvenlilik

ve etkinlik profilleri açısından benzer bulunmuştur.

Hem santral hem de periferik nöropatik ağrı için 12 haftaya kadar yürütülen klinik çalışmaların

1. haftasında ağrıda azalma görülmüş ve bu düzelme tedavi süresince devam etmiştir.

Periferik nöropatik ağrı için yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda pregabalin ile tedavi edilen

hastaların % 35’i ve plasebo ile tedavi edilen hastaların % 18’i, ağrı skorlarında % 50’lik bir

iyileşme göstermiştir. Somnolans gözlenmeyen pregabalin kullanan hastalarda ilgili iyileşme %

33 plasebo kullananlarda ise % 18 idi. Somnolans gözlenen hastalarda yanıt oranı pregabalin için

% 48 plasebo için % 16 olmuştur.

Santral nöropatik ağrı için yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda pregabalin kullanan hastaların

% 22’si ve plasebo kullananların % 7’si ağrı skorlarında % 50’lik bir iyileşme göstermiştir.

Epilepsi

Ekleme tedavi:

Pregabalinin ek tedavi olarak etkinliği, günde iki veya üç kez uygulanan 1052 hastanın yer aldığı

üç adet 12 haftalık, randomize, çift kör, plasebo kontrollü, çok merkezli çalışmada araştırılmıştır.

13/18

Hastalarda sekonder jeneralizasyonu olan veya olmayan refraktör parsiyel nöbetler var olup,

başlangıç seviyesindeki ortalama nöbet oranları 28 gün başına 21-22, başlangıçtaki medyan

nöbet oranları ise 28 gün başına 10-12 nöbettir.

Pregabalinin

epilepsideki

etkinliği,

plaseboya

oranla

nöbetteki

azalmaya

dayanan

bütün

çalışmalarda gösterilmiştir. Yanıt verenlerin oranı, tedavi sırasında parsiyel nöbet sıklıklarında

başlangıca göre ≥ % 50’lik bir azalma meydana gelen hastaların oranı olarak tanımlanmıştır.

Yanıt verenlerin oranı, günde 150 mg’da % 14-31, günde 300 mg’da % 40, günde 600 mg’da

% 43-51 iken bu oran plasebo için % 6-14 olup, doz yanıtına işaret etmektedir.

Pregabalin, 3 kontrollü klinik araştırmada, 12 haftaya kadar günde iki kez veya günde üç kez

dozunda çalışılmıştır. BID ve TID doz rejimlerinin tümü, güvenlilik ve etkinlik profilleri

açısından benzer bulunmuştur.

1.haftada nöbet sıklığında anlamlı bir azalma gözlenmiştir. Genel olarak, 12 haftalık tedavi

döneminde nöbet sıklığında anlamlı bir azalma meydana gelmiştir.

Pediyatrik popülasyon:

Pregabalinin epilepside 12 yaş altındaki pediyatrik hastalarda ve adölesanlarda ekleme tedavi

olarak kullanılmasına ilişkin etkililik ve güvenliliği belirlenmemiştir. 3 aylıktan 16 yaşına kadar

olan hastaların katıldığı (n=65) farmakokinetik ve tolerabilite çalışmasında gözlenen advers

reaksiyonlar, yetişkinlerinki ile benzer olmuştur. 3 aylık- 16 yaş aralığındaki 54 pediyatrik

epilepsi hastasının katıldığı bir yıllık açık etiketli güvenlilik çalışmasının sonucunda, advers

olaylardan pireksi ve üst solunum yolları enfeksiyonları pediyatrik hastalarda yetişkin hastalara

göre daha sık gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.2, 4.8 ve 5.2).

Yaygın anksiyete bozukluğu

Pregabalin 4-6 hafta süreli 6 kontrollü araştırmada, yaşlılarda yürütülen 8 haftalık bir çalışmada

ve 6 ay süreli bir çift-kör, uzun dönemde relaps önleme araştırmasında çalışılmıştır.

Yaygın anksiyete bozukluğu semptomlarında 1 hafta içinde düzelme olduğu Hamilton Anksiyete

Değerlendirme Skalasında (HAM-A) gözlenmiştir.

4-8 hafta süren kontrollü klinik araştırmalarda, pregabalin ile tedavi edilen hastaların % 52’si ve

plasebo alan hastaların % 38’i başlangıçtan çalışma sonuna kadar HAM-A toplam puanında en

az % 50 iyileşme kaydetmiştir.

Kontrollü klinik çalışmalarda pregabalin ile tedavi gören hastalarda plasebo ile tedavi görenlere

göre daha yüksek oranda bulanık görme bildirilmiş olup, vakaların çoğunluğunda devam eden

dozlarda son bulmuştur.

Kontrollü klinik çalışmalarda 3600’ü aşkın hastada oftalmolojik testler (görsel keskinlik, formal

görme

alanı

testi

dilate

funduskobik

incelemeyi

içerecek

şekilde)

değerlendirilmiştir.

Pregabalin ile tedavi gören hastaların %6.5’i ve plasebo ile tedavi gören hastaların %4.8’inde

görsel keskinlik azalmıştır. Pregabalin ile tedavi gören hastaların %12.4’ünde ve plasebo ile

14/18

tedavi gören hastaların %11.7’sinde görme alanı değişiklikleri belirlenmiştir. Pregabalin ile

tedavi gören hastaların %1.7’sinde ve plasebo ile tedavi gören hastaların %2.1’inde funduskobik

değişiklikler gözlenmiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler:

Pregabalinin kararlı durum farmakokinetiği sağlıklı gönüllülerde, antiepileptik ilaç alan epilepsi

hastalarında ve kronik ağrısı olan hastalarda benzerdir.

Emilim:

Pregabalin aç olarak uygulandığı zaman süratle emilip, hem tek hem de çoklu doz uygulama

sonrasında

doruk

plazma

konsantrasyonlarına

saat

içinde

ulaşılır.

Pregabalinin

oral

biyoyararlanımı ≥ % 90 olup dozdan bağımsızdır. Tekrarlanan uygulama sonrasında, kararlı

duruma 24 ila 48 saat içinde ulaşılır. Pregabalinin emilim hızı gıdalarla birlikte alındığında düşer

ve C

maks

’ta yaklaşık %25-30 bir azalmaya, T

maks

’ta ise yaklaşık 2.5 saatlik bir gecikmeye yol

açar. Yine de, pregabalinin gıdalarla birlikte alınmasının emilen pregabalin miktarı üzerinde

klinik açıdan önemli bir etkisi bulunmamaktadır.

Dağılım:

Preklinik çalışmalarda, pregabalinin fareler, sıçanlar ve maymunlarda kan beyin bariyerini

geçtiği

gösterilmiştir.

Pregabalinin

sıçanlarda

plasentayı

geçtiği

laktasyon

dönemindeki

sıçanların sütünde var olduğu gösterilmiştir. İnsanlarda, pregabalinin oral uygulama sonrasındaki

görünen dağılım hacmi yaklaşık 0.56 L/kg’dır. Pregabalin plazma proteinlerine bağlanmaz.

Biyotransformasyon:

Pregabalin insanlarda göz ardı edilebilir bir metabolizmaya uğrar. Radyoaktif işaretli pregabalin

dozu

sonrasında,

idrardaki

radyoaktivitenin

yaklaşık

%98’i

değişmemiş

pregabalindir.

Pregabalinin

idrarda

bulunan

metaboliti

olan

N-metillenmiş

türevi,

dozun

%0.9’unu

oluşturur. Preklinik çalışmalarda, pregabalin (S-enantiomer) rasemizasyon ile R- enantiomere

dönüşmemiştir.

Eliminasyon:

Pregabalin sistemik dolaşımdan esas olarak renal eliminasyon yoluyla değişmemiş ilaç şeklinde

atılır. Pregabalinin ortalama eliminasyon yarı ömrü 6.3 saattir. Pregabalinin plazma klerensi ve

renal klerensi kreatinin klerensi ile doğru orantılıdır (bkz. Bölüm 5.2 Farmakokinetik Özellikler,

Hastalardaki Karakteristik Özellikler, Böbrek Yetmezliği). Böbrek fonksiyonlarında azalma olan

veya hemodiyaliz gören hastalarda doz ayarlaması gereklidir (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve

Uygulama Şekli, Tablo 1).

Doğrusallık / Doğrusal Olmayan Durum:

Pregabalinin farmakokinetiği, tavsiye edilen günlük doz aralığında doğrusaldır. Pregabalinin

gönüllüler arasındaki farmakokinetik değişkenliği düşüktür (<20%). Çoklu doz farmakokinetiği

tek doz verilerinden tahmin edilebilir. Dolayısıyla, pregabalinin plazma konsantrasyonlarının

rutin kontrolüne gerek yoktur.

15/18

Hastalardaki karakteristik özellikler

Cinsiyet:

Klinik

çalışmalar,

cinsiyetin

pregabalinin

plazma

konsantrasyonları

üzerinde

klinik

açıdan

önemli bir etkisinin bulunmadığını göstermektedir.

Böbrek yetmezliği:

Pregabalinin

klerensi

kreatinin

klerensiyle

doğru

orantılıdır.

Buna

olarak,

pregabalin

plazmadan hemodiyalizle etkin şekilde uzaklaştırılmaktadır (4 saatlik hemodiyaliz sonrasında

plazma pregabalin konsantrasyonları yaklaşık olarak %50 düşmüştür). Böbrek ana atılım yolu

olduğu için, böbrek yetmezliği olan hastalarda dozun azaltılması ve hemodiyalizin ardından doz

ilavesi gereklidir (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli, Tablo 1).

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

spesifik

farmakokinetik

çalışmalar

yürütülmemiştir.

Pregabalin önemli oranda metabolize edilmediği ve idrarla çoğunlukla değişmemiş ilaç şeklinde

atıldığı

için

karaciğer

fonksiyon

bozukluğunun

pregabalin

plazma

konsantrasyonlarını önemli derecede değiştirmesi beklenmemektedir.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyondaki (yaş grupları: 1 ila 23 aylık, 2 ila 6 yaş, 7 ila 11 yaş ve 12 ila 16 yaş)

epilepsi hastalarında pregabalinin farmakokinetiği, farmakokinetik ve tolerabilite çalışmasında

değerlendirilmiştir.

Açlık durumunda pregabalinin oral alımını takiben plazma pik konsantrasyonuna ulaşma zamanı

pediyatrik hastalarda genellikle tüm yaş gruplarınınki ile benzer olmuştur ve 0.5 saat ila 2 saat

arasındadır.

Pregabalinin C

maks

ve eğri altı alan (EAA) parametreleri her yaş grubunda artan doz ile doğrusal

olarak artmıştır. 30 kg’ın altındaki pediyatrik hastalarda pregabalinin EAA’sı, artmış vücut

ağırlığı klerensi bu hastalar için %43’e ayarlandığından, ≥ 30 kg olan hastalara göre %30 daha

düşük olmuştur.

Pregabalinin terminal yarılanma ömrü 6 yaşına kadar olan çocuklarda ortalama 3 ila 4 saat

arasında, 7 ve daha büyük yaş grubundaki hastalarda ise 4 ila 6 saat arasında olmuştur.

Popülasyon

farmakokinetiği

analizleri;

kreatinin

klerensi

pregabalinin

oral

klerensinin

belirgin şekilde eş değişken olduğunu, vücut ağırlığı ile de pregabalinin görünür oral dağılım

hacmininin belirgin şekilde eş değişken olduğunu göstermiştir ve bu ilişkiler pediyatrik ve

yetişkin hastalar için benzer olmuştur.

Pregabalinin farmakokinetiği 3 aydan küçük hastalar için çalışılmamıştır (bkz. Bölüm 4.2, 4.8 ve

5.1)

16/18

Geriyatrik popülasyon:

Pregabalin klerensi

yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterir. Pregabalinin oral klerensindeki

azalma,

yaş

ilerlemesine

bağlı

olarak

kreatinin

klerensinde

meydana

gelen

değişikliklerle

tutarlılık göstermektedir. Yaşa bağlı olarak renal fonksiyonları azalan hastalarda pregabalin

dozunun azaltılması gerekebilir (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli, Tablo 1).

Emziren anneler:

Pregabalinin farmakokinetiği, en az 12 haftalık doğum sonrası dönemindeki 10 emziren annede,

saatte

pregabalin

(300

günlük

doz)

verilerek

değerlendirilmiştir.

Emzirmenin,

pregabalinin

farmakokinetiği

üzerine

çok

etkisi

olmuş

hiç

etkisi

olmamıştır. Pregabalin maternal plazmada ortalama kararlı durum konsantrasyonları yaklaşık

%76 olan hastalarda anne sütüne geçmektedir. 300 mg/gün veya maksimum doz olan 600

mg/gün dozlarında pregabalin kullanan hastaların anne sütünden (ortalama süt tüketiminin 150

ml/kg/gün

olduğu

varsayılmıştır)

geçen

tahmini

infant

dozunun

sırasıyla

0.31

veya

0.62

mg/kg/gün olması beklenmektedir. Bu tahmini dozlar, mg/kg bazında toplam günlük maternal

dozunun yaklaşık %7’sidir.

5.3.

Klinik öncesi güvenlik verileri

Hayvanlardaki konvansiyonel güvenlilik farmakoloji çalışmalarında, pregabalin klinik olarak

ilgili

dozlarda

tolere

edilmiştir.

Sıçanlarda

maymunlarda

tekrarlanan

toksisite

çalışmalarında

hipoaktivite,

hiperaktivite

ataksi

dahil

olmak

üzere

etkileri

görülmüştür. İnsanlara önerilen maksimum klinik doz uygulamasının ≥ 5 katı doza, yaşlı albino

sıçanların uzun dönem maruziyeti sonrasında, retinal atrofi insidansında artış genel olarak

gözlenmiştir.

Teratojenite:

Pregabalin fareler, sıçanlar veya tavşanlarda teratojen değildir. Sıçanlarda ve tavşanlarda fetal

toksisite yalnızca insan maruziyetinin üzerindeki dozlarda ortaya çıkmıştır. Prenatal/ postnatal

toksisite çalışmalarında, pregabalin tavsiye edilen maksimum insan maruziyet seviyesinin ≥2

katı maruz kalma seviyelerinde sıçanlarda yavru gelişim toksisitesine yol açmıştır.

Fertilite:

Erkek ve dişi sıçanlarda fertilite üzerine advers etki yalnızca terapötik maruziyeti aşan maruziyet

ile gözlenmiştir. Erkek üreme organlarında ve sperm parametreleri üzerine advers etkiler geri

dönüşlüdür ve yalnızca terapötik maruziyeti aşan yeterli maruziyet sonrası oluşmuş veya sıçanda

erkek üreme organının spontan dejenaretif gelişimleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle etkinin

çok az olduğu ya da hiç olmadığı düşünülmüştür.

Mutajenite:

Pregabalin bir dizi in vitro ve in vivo testlerin sonuçlarına göre genotoksik değildir.

17/18

Karsinogenez:

Pregabalin ile fareler ve sıçanlar üzerinde iki yıllık karsinogenez çalışmaları yürütülmüştür.

Önerilen maksimum klinik doz olan 600 mg/gün’deki ortalama insan dozu maruziyetinin 24

katında sıçanlarda tümör gözlenmemiştir. Farelerde, ortalama insan dozu uygulaması benzeri

maruziyetlerde

tümör

insidansında

artış

gözlenmemiştir,

ancak

artan

maruziyette

hemanjiosarkom

insidansında

artış

gözlenmiştir.

Farelerde

pregabalin

ilgili

genotoksik

olmayan tümör oluşma mekanizması trombosit değişiklikler ve endotel hücre proliferasyonunu

içermektedir. Kısa dönem ve sınırlı sayıda uzun dönem klinik veriler doğrultusunda bu trombosit

değişiklikleri

sıçanlarda

veya

insanlarda

bulunmamıştır.

İnsanlarla

ilgili

risk

olduğu

izlenimini oluşturacak bir kanıt bulunmamaktadır.

Genç sıçanlarda görülen toksisite tipleri kalitatif olarak yetişkin sıçanlarda görülenlerden farklı

olmamıştır.

Ancak

genç

sıçanlar

daha

hassastır.

Terapötik

dozlarda

klinik

belirtileri

hiperaktivite

bruksizm

büyümede

bazı

değişiklikler

(kilo

almanın

geçici

olarak

baskılanması)

bulunmaktadır.

Çiftleşme

dönemlerine

olan

etkisi

insan

terapötik

uygulamasının 5 katında incelenmiştir. Genç sıçanlar üzerinde maruziyetten 1-2 hafta sonra

insan terapötik dozlarının >2 katında (akustik irkilme yanıtı) veya >5 katında (öğrenme/hafıza)

nörodavranışsal/kognitif

etkileri

izlenmiştir.

Genç

sıçanlarda,

insan

terapötik

dozlarının

>2

katında maruziyetten 1–2 hafta sonra gözlenen azalmış akustik irkilme yanıtı, maruziyetten 9

hafta sonra artık gözlenmemiştir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mısır nişastası

Talk

Jelatin

Titanyum Dioksit (E171)

6.2.

Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3.

Raf ömrü

24 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Al blisterlerde, 28 veya 56 kapsül

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

18/18

7.

RUHSAT SAHİBİ

Dinçsa İlaç San. ve Tic. A.Ş.

1.Organize Sanayi Bölgesi Avar Caddesi

No:2 06935 Sincan / ANKARA

8.

RUHSAT NUMARASI

2017/52

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 16.02.2017

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

7-10-2011

Changed reimbursement for medicines for depression and anxiety as of 5 March 2012

Changed reimbursement for medicines for depression and anxiety as of 5 March 2012

With effect from 5 March 2012, the reimbursement is changed for certain medicinal products for treatment of depression and anxiety (antidepressants and anxiolytics). Based on the Reimbursement Committee's recommendation, the Danish Medicines Agency has decided that in future the general rule is that treatment with inexpensive medicines (e.g. sertraline and citalopram) must be attempted before reimbursement can be granted for more expensive medicines (e.g. escitalopram, duloxetine, pregabalin and agomelat...

Danish Medicines Agency

30-11-2018

Pregabalin Zentiva k.s (Zentiva, k.s.)

Pregabalin Zentiva k.s (Zentiva, k.s.)

Pregabalin Zentiva k.s (Active substance: pregabalin) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)8149 of Fri, 30 Nov 2018

Europe -DG Health and Food Safety

19-9-2018

Pregabalin Mylan Pharma (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan Pharma (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan Pharma (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018) 6097 of Wed, 19 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/3962/T/08

Europe -DG Health and Food Safety

19-9-2018

Pregabalin Mylan (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018) 5971 of Wed, 19 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4078/T/10

Europe -DG Health and Food Safety

1-8-2018

Lyrica (Pfizer Europe MA EEIG)

Lyrica (Pfizer Europe MA EEIG)

Lyrica (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)5223 of Wed, 01 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/546/T/95

Europe -DG Health and Food Safety

1-8-2018

Pregabalin Pfizer (Pfizer Limited)

Pregabalin Pfizer (Pfizer Limited)

Pregabalin Pfizer (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)5234 of Wed, 01 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/3880/T/24

Europe -DG Health and Food Safety