OMNARIS

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • OMNARIS 50 MCG BURUN SPREYI 120 DOZ
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • OMNARIS 50 MCG BURUN SPREYI 120 DOZ
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • ilacın

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699456540028
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 16-06-2015
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

Ali Bülent BAŞ

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

OMNARIS

50 mcg Burun Spreyi

2. KALİTATİF ve KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Etkin madde:

Siklesonid…………………… 50 mcg/püskürtme

Yardımcı maddeler

Yardımcı maddeler için Bölüm 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Burun spreyi

Hipotonik sulu süspansiyon içeren, kokusuz, ölçülü dozlu, manuel pompalı sprey.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

OMNARIS

burun spreyi;

Mevsimsel alerjik rinit:

6 yaş ve üzeri çocuklar ve erişkinlerde mevsimsel alerjik rinit tedavisinde,

Perennial alerjik rinit:

12 yaş ve üzeri adolesanlar ve erişkinlerde perennial alerjik rinit tedavisinde endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji /uygulama sıklığı ve süresi:

Mevsimsel alerjik rinit:

6 yaş ve üzeri çocuklar ve erişkinler:

OMNARIS

’in önerilen dozu, her burun deliğine günde bir defa 2 püskürtme ile uygulanan

mcg/gün’dür.

Maksimum

toplam

günlük

burun

deliğine

püskürtmeyi

aşmamalıdır (200 mcg/gün).

Perennial alerjik rinit:

Adolesanlar (12 yaş ve üzeri) ve erişkinler:

OMNARIS

’in önerilen dozu, her burun deliğine günde bir defa 2 püskürtme ile uygulanan

mcg/gün’dür.

Maksimum

toplam

günlük

burun

deliğine

püskürtmeyi

aşmamalıdır (200 mcg/gün).

Pozolojide dikkate alınması gerekenler

Dekonjestanların aksine, kortikosteroidlerin terapötik etkileri derhal ortaya çıkmamaktadır.

OMNARIS

’in etkisi düzenli kullanıma bağlı olduğundan, diğer nazal spreylerin aksine,

Ali Bülent BAŞ

hastaların nazal inhalasyonu gerekli gördükleri takdirde değil düzenli aralıklarla kullanmaları

istenmelidir.

Bir doz unutulduğunda, vakti geldiğinde diğer doz alınmalıdır ve hastalar reçetelendirilen

günlük dozu aşmamalıdır.

Uygulama şekli:

İlk

kullanım

öncesinde,

OMNARIS

hafifçe

çalkalanmalı

sprey

pompası

defa

çalıştırılarak başlatılmalıdır. Arka, arkaya 4 veya daha fazla gün kullanılmadığında, hafifçe

çalkalanmalı ve 1 püskürtme ile veya ince sprey oluşana kadar tekrar çalıştırılmalıdır.

Aplikatörün

ucunun

günlük

kullanım

sonrasında

temiz

mendil

silinmesi

önerilmektedir. Aynı zamanda, ılık su kullanılarak aplikatörün haftalık olarak temizlenmesi

ve ince sprey oluşana kadar ya da bir püskürtme ile tekrar çalıştırılması önerilmektedir.

Uygulama sırasında kullanıcıların kafalarını hafifçe öne eğmeleri ve şişeyi dik konumda

tutarak

pompaya

sıkıca

hızlıca

basmaları

püskürtme

esnasında

burundan

nefes

çekmeleri önerilmektedir.

OMNARIS

göze püskürtülmemelidir.

OMNARIS

doğrudan nazal septuma püskürtülmemelidir.

OMNARIS

her püskürtme ile 50 mcg siklesonid ulaşmaktadır. Her OMNARIS

şişesinde,

ilk başlatmadan sonra 60 veya 120 ölçülü püskürtme bulunmaktadır. Püskürtme sonrasında

püskürtme

başına

ulaşan

siklesonid

miktarı

etikette

belirtilen

dozdan

çok

daha

olabileceğinden, şişe, ilk başlatmayı takip eden 60 veya120 püskürtme sonrasında atılmalıdır.

Şişenin folyo torbasından çıkartılmasının üzerinden 4 aydan fazla süre geçtiği takdirde şişe

atılmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Bu popülasyonda doz ayarlaması gerekli değildir. Sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırıldığında,

karaciğer

yetmezliği

olan

hastalardaki

sistemik

maruz

kalma

(Cmaks

EAA),

oral

inhalasyon ile aktüatör sonrasında 1280 mcg siklesonid alan hastalarda 1,4 ila 2,7 kat

artmaktadır. Des-siklesonidin böbreklerden atılımı minör bir eliminasyon yolu olduğundan

(< %20) böbrek yetmezliği hastalarında çalışma gerçekleştirilmemiştir.

Pediyatrik popülasyon:

6 yaş ve üzerindeki çocuklarda OMNARIS

’in alerjik rinit semptomlarının tedavisindeki

etkinliği, 12

yaş ve üzerindeki mevsimsel veya perennial alerjik rinitli adolesanlar ve

erişkinler ile yürütülen uygun ve iyi kontrol edilen dört adet çalışmadan ve yaşları 6 ila 11

arasında değişen mevsimsel alerjik rinitli hastalarda gerçekleştirilen bir çalışmadan elde

edilen bulgular ile desteklenmektedir.

OMNARIS

’in 5 yaşın altındaki çocuklarda

etkinliği kanıtlanmamıştır

.

Ali Bülent BAŞ

OMNARIS

’in yaşları 2 ila 11 arasında değişen çocuklar üzerindeki güvenliliği, 2 ila 12

hafta süreli dört adet kontrollü klinik çalışma ile değerlendirilmiştir.

Kortikosteroidler pediyatrik hastalara

uygulandığında, büyüme hızında yavaşlamaya sebep

olabilir.

OMNARIS

de dahil olmak üzere, intranazal kortikosteroid kullanmakta olan pediyatrik

hastaların büyümesi rutin olarak izlenmelidir (stadiometri ile). Uzun süreli tedavinin olası

büyüme etkileri elde edilen klinik yararlar ve kortikosteroid içermeyen güvenli ve etkin

tedavi alternatifleri karşısında değerlendirilmelidir. İntranazal kortikosteroidlerin sistemik

etkilerinin en aza indirilmesi için her hasta, semptomlarının etkin şekilde kontrol edildiği en

düşük doza titre edilmelidir (bkz.

Bölüm

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Geriyatrik popülasyon (> 65 yaş):

OMNARIS

’ten elde edilen mevcut veriler ışığında, geriyatrik hastalarda OMNARIS

için

doz ayarlaması yapılması gerekli değildir.

Bu popülasyonda belirtilen advers reaksiyonlar,

daha genç hastalarda bildirilenlere tür ve insidans bakımından benzer, ancak bazı yaşlı

kişilerin daha yüksek hassasiyete sahip olduğu göz ardı edilememektedir.

4.3. Kontrendikasyonlar

OMNARIS

siklesonid’e

veya

içeriğindeki

bileşenlerden

herhangi

birine

karşı

aşırı

duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir (bkz.bölüm.

4.4. Özel kullanım uyarıları

ve önlemleri.)

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Epistaksis

2 - 52 hafta süren klinik çalışmalarda; epistaksis OMNARIS

kullanan hastalarda plasebo

kullanan hastalara göre daha sık görülmüştür.

Immün sistem

Intranazal

kortikosteroidlerin

uygulanmasından

sonra

nadiren,

aşırı

duyarlılık

reaksiyonları veya kontakt dermatit görülebilir.

Siklesonid de dahil olmak üzere, diğer

kortikosteroidler ile çapraz reaktivite gerçekleşebileceğinden dolayı, diğer kortikosteroid

preparatlarına karşı aşırı hassasiyet reaksiyonu gösterdiği bilinen hastalar, OMNARIS

’i

dikkatle kullanmalıdır.

İmmün sistemi baskılayan ilaçlar kullanan hastalar, sağlıklı bireylere kıyasla enfeksiyonlara

karşı daha hassastır. Örneğin, suçiçeği ve kızamık, kortikosteroid kullanan çocuklarda veya

erişkinlerde

ciddi

hatta

ölümcül

seyredebilir.

hastalıkları

geçirmemiş

veya

bağışıklığı olmayan çocuklarda veya erişkinlerde maruziyetin önlenmesi için özel çaba

sarfedilmelidir. Kortikosteroid alım dozu, yolu ve süresinin dissemine enfeksiyon görülme

riskini nasıl etkilediği bilinmemektedir. Altta yatan hastalığın ve/veya önceki kortikosteroid

tedavisinin riske katkısı da bilinmemektedir. Suçiçeğine maruz kalındığında, varisella zoster

immün

globulin

(VZIG)

profilaksi

endike

olabilir.

Kızamığa

maruz

kalındığında,

Ali Bülent BAŞ

birleştirilmiş intramüsküler immünoglobulin (IG) ile profilaksi endike olabilir. Suçiçeği

görüldüğünde, antiviral ajanlar ile tedavi düşünülebilir.

Aktif veya semptomsuz akciğer tüberkülozu olan veya tedavi edilmemiş lokal veya sistemik

fungal veya bakteriyel enfeksiyon, sistemik viral veya parazitik enfeksiyon veya oküler

herpes

simpleksi

olan

hastalarda,

kullanılması

gerektiği

takdirde,

kortikosteridlerin

hastalıkları kötüleştirme potansiyeli olduğundan dikkatle kullanılmalıdırlar.

Enfeksiyon

İntranazal olarak uygulanan siklesonid ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda, burun ve

gırtlakta Candida albicans dahil lokalize enfeksiyon oluştuğu nadiren bildirilmiştir.

enfeksiyon

görüldüğünde,

uygun

lokal

tedavi

uygulanması

OMNARIS

tedavisinin bırakılması gerekebilir. Bu sebeple, birkaç ay veya daha uzun süre boyunca

OMNARIS

kullanan hastaların lokal enfeksiyon bulgusu veya nazal mukozadaki diğer

advers etki belirtileri bakımından periyodik olarak muayene edilmesi gerekmektedir.

Lokal nazal etkiler

Kortikosteroidlerin yaraların iyileşmesini önleme etkisi olduğundan, yakın zamanda nazal

septum ülser, burun ameliyatı veya burun travması geçiren hastalar iyileşme olana kadar

nazal kortikosteroidleri kullanmamalıdırlar.

Pazarlama

sonrasında,

diğer

kortikosteroidlerde

olduğu

gibi,

siklesonidin

intranazal

uygulamasından sonra hastalarda nadir nazal septum perforasyonu bildirilmiştir.

Sistemik etkiler

OMNARIS

’in

önerilenden

fazla

dozlarda

alınmasından

kaçınılmalıdır.

Fazla

dozlarda

kullanıldığında, hiperkortisizm (çok nadir olmak üzere adet düzensizlikleri, akneiform

lezyonları ve Cushingoid özellikleri içeren) ve adrenal süpresyon, çocuk ve genç ergenlerde

büyüme geriliği, kemik mineral yoğunluğunda azalma, katarakt ve glokom gibi sistemik

kortikosteroid etkileri görülebilir. Bu tip değişiklikler görüldüğünde, OMNARIS

dozu, oral

kortikosteroid tedavisinin bırakılmasına yönelik kabul edilen prosedürlere uygun olarak

yavaşça bırakılmalıdır

.

Siklesonid

dahil

olmak

üzere,

diğer

kortikosteroidler

çapraz

reaktivite

gerçekleşebileceğinden

dolayı,

diğer

kortikosteroid

preparatlarına

karşı

aşırı

hassasiyet

reaksiyonu gösterdiği bilinen hastalar, OMNARIS

’ i dikkatlice kullanmalıdır.

Glokom riski, 52 hafta boyunca intraoküler basıncın izlenmesi ile değerlendirilmiştir. Bu

çalışmalarda,

OMNARIS

plasebo

hastaları

arasında

intraoküler

basınç

değişimi

bakımından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, yarık lamba ile

gerçekleştirilen muayeneler ile katarakt oluşumunun değerlendirilmesi de dahil olmak üzere,

hafta

boyunca

adolesan

erişkinlerle

yürütülen

kapsamlı

oftalmolojik

Ali Bülent BAŞ

değerlendirmelerin

gerçekleştirildiği

OMNARIS

plasebo

verilen

hastalar

arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Görme yetisinde ani değişiklik olan intraoküler

basınç yüksekliği öyküsü ve glokom ve/veya katarakt öyküsü bulunan hastaların yakın

takibi gerekmektedir.

Sistemik bir kortikosteroidin topikal bir kortikosteroid ile değiştirilmesi

Sistemik bir kortikosteroidin topikal bir kortikosteroid ile değiştirilmesine adrenal yetmezlik

belirtileri eşlik edebilir. Buna ek olarak, bazı hastalarda eklem ve/veya kas ağrıları, halsizlik

ve depresyon gibi kortikosteroid kesilmesine ilişkin semptomlar görülebilir. Daha önce uzun

süreli

periyotlarda

sistemik

kortikosteroidler

tedavi

edilmiş

olan

topikal

kortikosteroidlere geçiş yapan hastalar stres yanıtı olarak akut adrenal yetmezliği bakımından

dikkatlice izlenmelidir. Uzun süreli sistemik kortikosteroid tedavisi uygulanmasını gerektiren

astım veya başka bir klinik duruma sahip hastalarda, sistemik kortikosteroid dozlarında

meydana gelen ani düşüşler semptomların ciddi şekilde alevlenmesine sebep olabilir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

İnsan karaciğer mikrozomları ve hepatositleri üzerinde gerçekleştirilen in vitro çalışmalar

ışığında, des-siklesonidin terapötik konsantrasyonlarda CYP izoenzimleri 1A2, 2A6, 2C9,

2C19, 2D6, 2E1 veya 3A4 inhibitörü olmadığı ve siklesonidin CYP1A2, 2C9, 2C19 veya

3A4 indükleyicisi olmadığı görülmüştür. Siklesonidin CYP450 izoenzimleri üzerindeki olası

inhibisyon etkisi incelenmemiştir. In vitro çalışmalar des-siklesonidin plazma proteinine

bağlanmasının warfarin veya salisilik asitten etkilenmediği kanıtlanmıştır; bu da, proteine

bağlanma bazlı ilaç etkileşimlerinin pek mümkün olmadığını göstermektedir.

Oral olarak solunan siklesonid ve bir sitokrom P450 3A4 inhibitörü olan oral eritromisin ile

birlikte kullanımı ile gerçekleştirilen bir ilaç etkileşim çalışmasında, des-siklesonid veya

eritromisinin farmakokinetiği üzerinde bir etki görülmemiştir. Oral olarak solunan siklesonid

ve güçlü bir sitokrom P450 3A4 inhibitörü olan oral ketokonazolün birlikte kullanımı ile

gerçekleştirilen

başka

ilaç

etkileşim

çalışmasında,

siklesonid

düzeyleri

değişmeden

kalırken, des-siklesonid maruziyeti (EAA) sabit durumda yaklaşık 3,6 kat artmıştır.

Siklesonid nazal spreyin uygulanmasını takiben, siklesonid ve des-siklesonidin serum

düzeyleri ihmal edilebilir seviyede kalmıştır. Bu sebeple, klinik olarak anlamlı ilaç – ilaç

etkileşimi

görülme

ihtimali

çok

düşüktür.

Ancak,

des-siklesonidin

sistemik

ilaç

düzeylerinde artış olabileceğinden dolayı, çok güçlü sitokrom CYP 3A4 inhibitörleri (örn.

HIV enfeksiyonlarının tedavisine yönelik proteaz inhibitörleri) ile birlikte uygulanması

konusunda dikkatli olunmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Herhangi bir etkileşim çalışması yoktur.

Ali Bülent BAŞ

Pediyatrik popülasyon:

Herhangi bir etkileşim çalışması yoktur.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolu (Kontrasepsiyon)

Henüz gebe kadınlarda yapılmış yeterli ve iyi kontrol edilmiş çalışma mevcut değildir. Bu

nedenle çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar bu ilacı kullanırken etkili bir doğum

kontrol yöntemi kullanmalıdır.

Gebelik dönemi

Siklesonid’in gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (Bkz.

Bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Siklesonid’i gebelik sırasında ancak fetüs için olan potansiyel riskinin anneye sağladığı

potansiyel

fayda

tarafından

karşılanması

durumunda

kullanmak

gerekir.

Yeterli

astım

kontrolünü sağlayabilen en düşük etkin siklesonid dozu kullanılmalıdır.

Gebeliği

sırasında

kortikosteroid

kullanmış

olan

annelerin

bebekleri

hipoadrenalizm

açısından dikkatle izlenmelidir.

Laktasyon dönemi

Siklesonidin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Diğer kortikosteroidlerde olduğu

üzere, OMNARIS

yalnızca, anneye sağlanan yarar anneye ve/veya bebeğe yönelik olası

riskten daha fazla ise emziren kadınlarda kullanılmalıdır.

Üreme yeteneği /Fertilite

Oral

olarak

siklesonid

verilen

erkek

dişi

sıçanlar

üzerinden

yürütülen

üreme

çalışmalarında fertilite bozukluğu bulgusu gözlemlenmemiştir. İnsanlarla gerçekleştirilen

fertilite bozukluğu çalışmaları bulunmadığından insanlarla olan ilişkisi bilinmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç

makine

kullanma

yeteneği

üzerinde

etkisi

yoktur

ihmal

edilebilecek

düzeydedir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Kontrollü klinik çalışmalarda, OMNARIS

ile tedavi edilen hastalardaki genel advers olay

insidansının,

plasebo

tedavi

edilen

hastalara

benzer

olduğu

görülmüştür.

Klinik

Ali Bülent BAŞ

çalışmalarda OMNARIS

ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %3’ü advers olaylar sebebiyle

çalışmayı bırakmıştır; bu oran plasebo ile tedavi edilen hastalara benzerdir.

Yüksek insidans

ile rapor edilen ve OMNARIS

ile klinik çalışmalarda rapor edilen advers reaksiyonlar

aşağıdaki gibidir;

Çok yaygın (≥1/10); Yaygın (≥1/100 -<1/10); Yaygın olmayan (≥1/1,000 -<1/100); Seyrek

(≥1/10,000 - <1/1,000); Çok seyrek (<1/10,000), Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın olmayan: Kandidiyaz, rinit

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş ağrısı

Yaygın olmayan: Disguzi

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın: Kulak ağrısı

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın: Epistaksis, sinüzit, nazofarenjit

Yaygın olmayan: Nazal kuruluk, faringolaringeal ağrı, rinore

, nazal septum bozukluğu,

boğaz tahrişi

Bilinmiyor: Nazal septum perforasyonu

plasebodan düşük veya eşit oranlarda görülmüştür.

Pazarlama sonrası siklesonid kullanımında bildirilmiştir ve siklesonid tedavisi ile nedensel

ilişki olasılık dışı bırakılamamıştır. Olaylar spontan olarak bildirilmiş olduğundan kesin

insidans verilememektedir.

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın olmayan: Ağız kuruluğu, dispepsi

Araştırmalar

Başka şekilde açıklanamayan laboratuvar testlerinde anormallik, beyaz kan hücresi sayısında

artma.

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

OMNARIS

’in akut veya kronik doz aşımı etkilerine ilişkin veri bulunmamaktadır. Düşük

sistemik

biyoyararlanımından

dolayı,

akut

aşımının

gözlem

dışında

tedavi

gerektirmesi pek olası değildir. Sağlıklı gönüllülerde 10 mg’a kadar siklesonid içeren tek bir

oral doz iyi tolare edilmiştir ve plasebo tedavisine kıyasla serum kortizol düzeyleri hemen

hemen hiç değişmemiştir. Herhangi bir korkitosteroid ile kronik doz aşımı hiperkortisizm

belirtilerine veya semptomlarına yol açabilir

.

Ali Bülent BAŞ

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup

Dekonjestanlar ve nazal yoldan kullanılan diğer topikal ilaçlar, glukokortikoidler.

ATC Sınıfı: R01AD13

Etki mekanizması

Siklesonid, düşük glukokortikoid reseptör afinitesine sahip, farmakolojik olarak inaktif olan

bir ön ilaçtır. İntranazal uygulamayı takiben, siklesonid, nazal mukozada enzimatik olarak

esterazlar vasıtasıyla farmakolojik olarak aktif metaboliti 21 des-metilpropionil-siklesonide

(des-CIC, M1) dönüştürülmektedir. M1, ana bileşikten yaklaşık 120 kat ve deksametazondan

yüksek

glukokortikoid

reseptör

afinitesi

barındıran,

güçlü

anti-enflamatuvar

aktiviteye sahiptir.

Alerjik

rinitteki

primer

kortikosteroid

etki

mekanizmasının

anti-enflamasyondan

kaynaklandığı düşünülmektedir. Kortikosteroidlerin, alerjik enflamasyonda rol oynayan çeşitli

hücre tipleri (örn. mast hücreler, eozinofiller, nötrofiller, makrofajlar ve lenfositler) ve aracı

ürünler (örn. histamin, eikozanoidler, lökotrienler ve sitokinler) üzerinde geniş bir yelpazede

etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Siklesonid ve M1’in anti-enflamatuvar özellikleri, aralarında

alerjik rinitin kobay modelinin ve primer insan nazal epitelyal hücreler, bronşial epitelyal ve

düz kas hücreleri kullanılarak yürütülen çalışmaların da bulunduğu çeşitli in vitro ve in vivo

incelemelerde kanıtlanmıştır.

Farmakodinamik etkileri

Siklesonid,

sistemik

olarak

minimal

aktiviteye

sahip

dozlarda,

lokal

anti-enflamatuvar

özelliklere

sahip

özel

hipotonik

süspansiyon

olarak

dağıtılan

topikal

glukokortikosteroiddir. Siklesonid nazal spreyin HPA (hipotalamik – hipofiz – adrenal) ekseni

üzerindeki etkileri, bir yıla kadar süren çeşitli Faz III klinik çalışmalarda incelenmiş ve

intranazal olarak uygulanan siklesonidin serum ve idrardaki kortizol düzeyleri üzerinde

belirgin bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bu farmakodinamik bulgu, İntranazal uygulama

sonrasında siklesonidin ihmal edilebilir sistemik biyoyararlanıma sahip olması ile tutarlıdır.

Klinik etkinlik

Mevsimsel Alerjik Rinit ve Perennial Alerjik Rinit

12 Yaş ve Üzeri Adolesan ve Erişkin Hastalar

OMNARIS

’in etkinliği ve güvenliliği, alerjik rinitli erişkinlerde ve adolesanlarda, süreleri 2

hafta ila 1 yıl arasında değişen 4 adet randomize, çift-kör, paralel gruplu, çok merkezli,

plasebo kontrollü klinik çalışma ile değerlendirilmiştir. Bu çalışmaların üçü 2-6 hafta arasında

sürmüştür ve temel olarak etkinliğin değerlendirilmesi için tasarlanmıştır. Bu çalışmalardan

biri, 1 yıl süre ile gerçekleştirilmiştir ve temel olarak güvenliliğin değerlendirilmesi için

tasarlanmıştır. İki ila altı hafta arasında süren üç

çalışmaya yaşları 12

ila 17 arasında değişen,

Ali Bülent BAŞ

79’u adolesan olan toplam 1524 hasta (495 erkek ve 1029 kadın) katılmıştır. 1524 hastanın

546’sı günde bir defa 200 mcg OMNARIS

almıştır. Çalışmalara katılan hastaların yaşları 12

ila 86 arasında değişmiştir. Hastalar mevsimsel veya perennial alerjik rinit öyküsüne, ilgili

alerjenlerden en az birine karşı pozitif cilt testi sonucuna ve çalışma başlangıcında aktif alerjik

rinit semptomlarına sahipti. Bu çalışmalardaki etkinlik değerlendirmesi, hastaların dört nazal

semptomu (burun akıntısı, burun kaşıntısı, hapşırma ve burun tıkanıklığı) 0-3 arasındaki

kategorisel şiddet skalasında (0=yok, 1=hafif, 2=orta, 3=şiddetli) yansıtıcı veya anlık skor

olarak,

kaydetmesine

dayanmaktadır.

Yansıtıcı

skorlama,

hastanın

semptomun

saat

içerisindeki şiddetini kaydetmesini gerektirmektedir. Anlık skorlama, hastanın semptomun

kayıt anındaki şiddetini kaydetmesini gerektirmektedir. Bu çalışmaların sonunda, günde bir

defa 200 mcg OMNARIS

ile tedavi edilen hastaların toplam nazal semptom skorlarında

plasebo

tedavi

edilen

hastalara

kıyasla

istatistiksel

olarak

anlamlı

olan

daha

büyük

azalmalar görülmüştür. İkincil etkinlik ölçütleri de genelde destekleyici olmuştur.

OMNARIS

’in etkinliğinin mevsimsel alerjik rinitli hastalarda değerlendirildiği 2 haftalık

aralığı

belirleme

çalışmasında,

primer

etkinlik

sonlanma

noktası,

haftalık

tedavi

periyodu

boyunca,

sabah

akşam

yansıtıcı

toplam

nazal

semptom

skoru

toplamında

başlangıca kıyasla oluşan değişikliğin plasebo ile farkıydı. Bu çalışmada, günde bir defa 200

mcg olarak verilen OMNARIS

’in plasebodan istatistiksel düzeyde anlamlı farka sahip

olduğu görülmüştür.

Mevsimsel alerjik rinitli hastalarda gerçekleştirilen 4 haftalık tek doz düzeyi çalışmasında ve

perennial alerjik rinitli hastalarda gerçekleştirilen 6 haftalık tek doz düzeyi çalışmasında,

primer etkinlik sonlanma noktası, sırasıyla ilk 2 haftalık tedavi ve 6 haftalık tedavi boyunca,

sabah ve akşam yansıtıcı toplam nazal semptom skoru ortalamasında başlangıca kıyasla

oluşan değişikliğin plasebo ile farkıydı. Bu çalışmalarda, günde bir defa 200 mcg mcg olarak

verilen

OMNARIS

’in

plasebodan

istatistiksel

düzeyde

anlamlı

farka

sahip

olduğu

görülmüştür. Sabah doz öncesi anlık toplam nazal semptom skorundaki istatistiksel olarak

anlamlı

farklılıklar,

etkinin

saatlik

dozlam

aralığının

tamamında

korunduğunu

göstermektedir.

Bu çalışmalardaki primer etkinlik sonlanma noktaları Tablo 1’de sunulmaktadır.

Tablo 1.

Mevsimsel ve perennial alerjik rinit çalışmalarındaki yansıtıcı ve anlık

toplam nazal semptom skorlarında (TNSS) görülen ortalama değişiklikler

Çalışma

Tedavi

N

Çalışma

Süresi

Başlangıc

a

Göre

Değişim*

Plasebodan Farkı

Ortala

ma

%95

Güven

Ar.

p-değeri

Mevsimsel Alerjik Rinit Çalışması – Yansıtıcı TNSS

TBN-

Siklesonid

200 144

2 hafta

-5.73

-1.35

(-2.43, -0.28) 0.014

Ali Bülent BAŞ

* Başlangıç: Yansıtıcı TNSS’de sabah ve akşam skorunun ortalaması; anlık TNSS’de

sabah ve akşam skorunun ortalaması; Maksimum skor = 12.

OMNARIS

’in

uzun

süreli

etkinliği

haftalık

güvenlilik

çalışmasında

kanıtlanmıştır.

Çalışmanın

tamamı

boyunca

gün),

başlangıca

göre

toplam

nazal

semptom

skorundaki ortalama düşüş (24 saati yansıtan), taşiflaksi bulgusuna rastlanmadan, tedavi

grubunda plasebo grubuna kıyasla daha fazlaydı (p<0,001).

Etki

başlangıcı,

siklesonid

nazal

sprey

alan

mevsimsel

alerjik

rinit

hastalarında üç çevresel etkilenme birimi (EEU) çalışmalarında değerlendirilmiştir. Bu üç

çalışmaya ait sonuçlar siklesonid nazal spreyin mevsimsel alerjik rinitdeki etki başlangıcına

dair yetersiz kanıtlar sağlamıştır.

Etki başlangıcı aynı zamanda, ilk dozdan sonra anlık semptom skoru sıkça kaydedilerek, 4

haftalık

mevsimsel

alerjik

rinit

haftalık

perennial

alerjik

rinit

çalışmalarında

değerlendirilmiştir. Bu çalışmalarda, etki başlangıcı 24 ila 48 saat içerisinde görülmüş ve

mevsimsel alerjik rinit için 1 ila 2 hafta boyunca, perennial alerjik rinit için ise 5 hafta

boyunca semptomatik düzelme sağlanmıştır.

Yaşları 6 ila 11 Arasında Değişen Pediyatrik Hastalar

OMNARIS

etkinliği, yaşları 6 ila 11 arasında değişen, mevsimsel alerjik rinitli 618 çocuk

üzerinde gerçekleştirilen randomize, çift kör, paralel gruplu, çok merkezli, plasebo kontrollü

klinik çalışmalarda değerlendirilmiştir. Hastalar üzerinde gerçekleştirilen 2 haftalık çalışmada

günde

defa

uygulanan

siklesonid

nazal

spreyin

etkinliği

karşılaştırılmıştır. Primer etkinlik sonlanma noktası, 2 haftalık tedavi boyunca ortalaması

CL-002

Plasebo

2 hafta

-4.38

Mevsimsel Alerjik Rinit Çalışması – Yansıtıcı TNSS

M1-401

Siklesonid

4 hafta

-2.40

-0.90

(-1.36, -0.45) <0.001

Plasebo

4 hafta

-1.50

Mevsimsel Alerjik Rinit Çalışması – Anlık TNSS

M1-401

Siklesonid

4 hafta

-1.87

-0.84

(-1.30, -0.39) <0.001

Plasebo

4 hafta

-1.03

Perennial Alerjik Rinit Çalışması – Yansıtıcı TNSS

M1-402

Siklesonid

6 hafta

-2.51

-0.62

(-0.97, -0.28) <0.001

Plasebo

6 hafta

-1.89

Perennial Alerjik Rinit Çalışması – Anlık TNSS

M1-402

Siklesonid

6 hafta

-1.99

-0.53

(-0.90, -0.17) 0.004

Plasebo

6 hafta

-1.46

Ali Bülent BAŞ

alınan, sabah ve akşam yansıtıcı toplam nazal semptom skoru ortalamasındaki başlangıca göre

değişimin

plasebodan

farkıydı.

çalışmada

günde

defa

uygulanan

mcg’lık

siklesonid plasebodan istatistiksel olarak anlamlı farka sahipken, günde bir defa uygulanan

mcg’lık

dozun

istatistiksel

olarak

anlamlı

farka

sahip

olmadığı

görülmüştür.

Mevsimsel alerjik rinit çalışmalarına yönelik etkinlik sonuçları Tablo 2’de sunulmaktadır.

Tablo 2.

Yaşları 6 ila 11 arasında değişen mevsimsel ve perennial alerjik rinitli

çocuklar

üzerinde

gerçekleştirilen

çalışmalardaki

yansıtıcı

ve

anlık

toplam

nazal

semptom skorlarında (TNSS) görülen ortalama değişiklikler

Çalışma

Tedavi

N

Çalışma

Süresi

Başlangıc

a

Göre

Değişim*

Plasebodan Farkı

Ortala

ma

%95

Güven

Ar.

p-değeri

Mevsimsel Alerjik Rinit Çalışması – Yansıtıcı TNSS

M1-417

Siklesonid

2 hafta

-2.46

-0.39

(-0.76, -0.02) 0.040

Plasebo

2 hafta

-2.07

Mevsimsel Alerjik Rinit Çalışması – Anlık TNSS

M1-417

Siklesonid

2 hafta

-2.24

-0.37

(-0.73, 0.00)

0.047

Plasebo

2 hafta

-1.87

* Başlangıç: Yansıtıcı TNSS’de sabah ve akşam skorunun ortalaması; anlık TNSS’de

sabah ve akşam skorunun ortalaması; Maksimum skor = 12.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Emilim:

Siklesonid

des-siklesonid,

düşük

gastrointestinal

emilim

yüksek

geçiş

metabolizmasından dolayı, ihmal edilebilir oral biyoyararlanıma (her ikisi de < %1) sahiptir.

Siklesonidin

önerilen

dozlarda

intranazal

olarak

uygulanması,

siklesonidin

aktif

metabolitinin

(des-siklesonid)

ihmal

edilebilir

serum

konsantrasyonlarına

sahip

olduğu,

siklesonid ve des-siklesonid için sırasıyla 25 pg/ml ve 10 pg/ml’lik nicelik alt sınırında

bulunduğu , kullanılan hassas biyoanalitik metot ile tayin,edilmiştir.

Dağılım:

İV uygulamayı takiben, siklesonid ve aktif metaboliti (des-siklesonid) dağılım hacimleri

sırasıyla 2,9 L/kg ve 12.1 L/kg olmuştur. İnsan plazma proteinlerine bağlanan siklesonid ve

aktif metabolitin (des-siklesonid) yüzdesi her ikisi için de ortalama olarak %99’dan yüksektir.

Sonraki sistemik farmakodinamik etkiler için yalnızca sistemik dolaşımda bağlı olmayan ilaç

Ali Bülent BAŞ

(yaklaşık %1) mevcuttur. Aktif metabolite des-siklesonid insan transkortine anlamlı düzeyde

bağlanmamaktadır.

Biyotransformasyon:

İntranazal

siklesonid,

temel

olarak,

nazal

mukozadaki

esterazlar

(özellikle

karboksilesterazlar

kolinesterazlar)

biyolojik

olarak

aktif

metaboliti

des-siklesonid’e

hidrolize olmaktadır. Aktif metabolit olan des-siklesonid, karaciğerde ve başta CYP 3A4

izozimi ile olmak üzere inaktif metabolitlerine metabolize olmaktadır. Siklesonidin tüm aktif

metabolitleri karakterize edilmemiştir. Buna ek olarak, 24 saat boyunca in vitro olarak insan

nazal

epitelyal

hücrelerde

aktif

metabolit

des-siklesonid’in

inaktif

yağ

asiti

ester

konjugatlarına rastlanmıştır. Bu da lipazlar ile kademeli hidroliz sebebiyle reversibl bir des-

siklesonid deposu oluşturmaktadır.

Eliminasyon:

siklosonidin

intravenöz

olarak

uygulanmasını

takiben,

siklosonidin

des-

siklesonidin klirens değerlerinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir (sırasıyla 152 L/saat

ve 228 L/saat).

C ile işaretlenmiş siklesonid, intravenöz olarak uygulamayı takiben % 66 oranında olmak

üzere dışkı yoluyla atılmştır. Bu durum safra yolu ile atılımının temel eliminasyon yolu

olduğunu göstermektedir. Aynı çalışmada, siklesonid, yaklaşık % 20 ve daha az oranda olmak

üzere idrar yoluyla atılmıştır.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Güvenilirlik

farmakolojisi,

tekrarlanan

toksisitesi,

genotoksisite

karsinojenik

potansiyel ve üreme toksisitesi gibi geleneksel çalışmalardan elde edilen preklinik veriler

siklesonid kullanımının insan için hiçbir özel tehlikesi olmadığını ortaya koymaktadır.

Üreme toksisitesi için yapılan hayvan çalışmalarında glukokortikosteroidlerin yarık damak,

iskelet malformasyonları gibi etkilerine rastlanmıştır. Ancak, bu sonuçların insanlara önerilen

dozlarda oluşabilmesi mümkün görünmemektedir.

Köpekler ile yapılan 12 ay süren iki çalışmada, en yüksek dozların yumurtalıklar üzerinde

tedaviye bağlı etkiler (atropi) oluşturduğu gözlenmiştir. Bu etkiler, 160 mikrogramlık günlük

dozun

5,27-8,34

katının

sistemik

maruziyeti

sonucu

meydana

gelmiştir.

bulguların

insanlar ile ilişkisi bilinmemektedir.

Diğer

glukokortikoid

türevleri

yapılan

hayvan

çalışmalarında

gebelik

sırasında

farmakolojik

dozlardaki

kullanımlarında

glukokortikoidlerin

intrauterin

büyüme

geriliği,

erişkinlikte karşılaşılan kalp-damar ve/veya metabolik hastalık ile glukokortikoid reseptör

yoğunlunda değişim, nörotransmiter üretimi ve davranış bozukluğu gibi riskleri artırabildiği

gösterilmiştir. Bu verilerin insanlara inhalasyon yoluyla uygulanan siklesonid ile ilintisi

hakkında bilgi mevcut değildir.

Ali Bülent BAŞ

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Disodyum edetat

Hidroksipropil metil selüloz

Mikrokristalin selüloz

Karboksimetilselüloz sodyum

Potasyum sorbat

Saf su

Hidroklorik asit ( pH’ı 4.5’a ayarlamak için)

6.2. Geçimsizlikler

Bilinmiyor

6.3. Raf ömrü

24 ay (folyo torba ambalajında saklandığında)

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

30°C’nin altında saklanmalıdır. Dondurulmamalıdır

.

OMNARIS

folyo torba içinde saklanmalı ve sadece ilk kullanımın hemen öncesinde folyo

torbadan çıkarılmalıdır.

OMNARIS

folyo torbadan çıkarıldıktan 4 ay sonra atılmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

OMNARİS

; kutuda, PE/Al/PET folyo poşet içerisinde manuel doz pompalı ve koruyucu PP

manşonlu amber renkli Tip I cam şişede, 60 doz ve 120 doz olarak sunulmaktadır.

OMNARIS

, shrink film etiketli plastik koruyucu kılıf içerisindeki amber bir cam şişe

içerisinde

bulunmakta

manüel

ölçülü

pompa

nazal

uygulama

sağlamaktadır.

OMNARIS

ilk başlatma sonrasında 60 veya 120 ölçülü püskürtme sağlamaktadır;net dolum

ağırlığı 6.25 g veya 12.5 g.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“ Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Takeda İlaç Sağlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi

Poligon Cad. Buyaka 2 Sit. 1. Blok No.8 A/10-11

Ümraniye, İstanbul

Tel: 0216 633 78 00

Faks: 0216 633 78 78

8. RUHSAT NUMARASI

136/78

Ali Bülent BAŞ

9. İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 17.09.2013

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

31-5-2018

Fluticasone Propionate Nasal Spray by Apotex Corp: Recall - Due to Potential for Small Glass Particles

Fluticasone Propionate Nasal Spray by Apotex Corp: Recall - Due to Potential for Small Glass Particles

The glass particles could block the actuator and impact the functionality of the pump and expose patients to the glass particles.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

31-5-2018

Apotex Corp. Issues Voluntary Nationwide Recall of Fluticasone Propionate Nasal Spray USP 50 mcg Per Spray 120 Metered Sprays Due to Potential for Small Glass Particles

Apotex Corp. Issues Voluntary Nationwide Recall of Fluticasone Propionate Nasal Spray USP 50 mcg Per Spray 120 Metered Sprays Due to Potential for Small Glass Particles

Apotex Corp. is voluntarily recalling one (1) lot of Fluticasone Propionate Nasal Spray, USP, 50 mcg per spray, 120 Metered Sprays, to the consumer level. The Fluticasone Propionate Nasal Spray USP 50 mcg per spray 120 Metered Sprays has been found to contain small glass particles. The glass particles could block the actuator and impact the functionality of the pump. The issue was discovered through a customer complaint.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

6-11-2018

Trelegy Ellipta (GlaxoSmithKline Trading Services Limited)

Trelegy Ellipta (GlaxoSmithKline Trading Services Limited)

Trelegy Ellipta (Active substance: fluticasone furoate/umeclidinium/vilanterol) - Centralised - 2-Monthly update - Commission Decision (2018)7416 of Tue, 06 Nov 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4363/WS/1369

Europe -DG Health and Food Safety

6-11-2018

Elebrato Ellipta (GlaxoSmithKline Trading Services Limited)

Elebrato Ellipta (GlaxoSmithKline Trading Services Limited)

Elebrato Ellipta (Active substance: fluticasone furoate/umeclidinium/vilanterol) - Centralised - 2-Monthly update - Commission Decision (2018)7417 of Tue, 06 Nov 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4781/WS/1369

Europe -DG Health and Food Safety

3-7-2018

Revinty Ellipta (Glaxo Group Ltd)

Revinty Ellipta (Glaxo Group Ltd)

Revinty Ellipta (Active substance: fluticasone furoate / vilanterol) - Corrigendum - Commission Decision (2014)3040 of Tue, 03 Jul 2018

Europe -DG Health and Food Safety

3-7-2018

Relvar Ellipta (Glaxo Group Ltd)

Relvar Ellipta (Glaxo Group Ltd)

Relvar Ellipta (Active substance: fluticasone furoate/vilanterol) - Corrigendum - Commission Decision (2013)8089 of Tue, 03 Jul 2018

Europe -DG Health and Food Safety

3-5-2018

Avamys (Glaxo Group Ltd)

Avamys (Glaxo Group Ltd)

Avamys (Active substance: Fluticasone furoate) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)2773 of Thu, 03 May 2018

Europe -DG Health and Food Safety