OMETAN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • OMETAN 20 MG 28 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • OMETAN 20 MG 28 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • olmesartan medoksomil

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Pasif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699525099303
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 20-02-2018
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 16

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

OMETAN 20 mg film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Olmesartan medoksomil

20 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat

149.1 mg

Yardımcı maddeler için, 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film tablet

Beyaz renkli, yuvarlak, bikonveks, iki tarafı baskısız film tablet.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Esansiyel hipertansiyon tedavisi.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerde

Olmesartan medoksomilin önerilen başlangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Kan basıncı bu

dozla yeterli ölçüde kontrol edilemeyen hastalarda olmesartan medoksomil dozu, optimal bir

doz olarak günde bir kez 20 mg’a yükseltilebilir. Kan basıncında ek bir azaltma gerekiyorsa

olmesartan medoksomil dozu günde maksimum 40 mg’a artırılabilir veya hidroklorotiazid

tedavisi eklenebilir.

OMETAN’ın antihipertansif etkisi esas olarak tedavinin başlangıcından itibaren iki hafta

içinde ortaya çıkar ve tedavinin başlangıcından itibaren 8 haftada maksimuma ulaşır. Bu

durum, bir hastanın doz rejimi değiştirilmeden önce göz önünde bulundurulmalıdır.

Uygulama şekli:

Sadece ağızdan kullanım içindir.

Film kaplı tabletin, gıdayla birlikte veya gıda olmaksızın her gün aynı zamanda, örneğin

sabah kahvaltısında alınması önerilir. Tablet yeterli miktarda sıvı ile yutularak alınmalıdır

(örneğin 1 bardak su). Tablet çiğnenmemelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Hafif-orta böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 20-60 mL/dak), daha yüksek

dozajlara ilişkin sınırlı deneyim olması nedeniyle maksimum doz, her gün 20 mg olmesartan

medoksomildir. Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 20 mL/dak),

2 / 16

sadece sınırlı deneyim olduğu için olmesartan medoksomil kullanımı önerilmemektedir (bkz.

Bölüm 4.4 ve 5.2).

Karaciğer yetmezliği:

Hafif karaciğer yetmezliği olan hastalar için tavsiye edilen dozun ayarlanmasına gerek yoktur.

Orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda, başlangıç dozu olarak günde bir kez

10 mg

olmesartan

medoksomil

önerilmektedir

günlük

maksimum

mg’ı

aşmamalıdır. Diüretik ve/veya diğer antihipertansif maddeler alan karaciğer yetmezliği olan

hastalarda kan basıncının ve böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir. İleri derecede

karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

olmesartan

medoksomil

ilgili

deneyim

bulunmamaktadır, bu nedenle bu hasta grubunda kullanılması önerilmemektedir (bkz. Bölüm

4.4 ve 5.2). Olmesartan medoksomil safra kesesi tıkanıklığı olan hastalarda kullanılmamalıdır

(bkz. Bölüm 4.3).

Pediyatrik popülasyon:

Güvenlilik ve etkililik verilerinin olmayışı nedeniyle 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı

önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda genel olarak doz ayarlaması gerekmez (renal yetmezlikteki doz önerileri için

bkz.

Bölüm

4.2).

Dozun

günlük

maksimum

olan

mg’a

yükseltilmesi

gereken

durumlarda, kan basıncı yakından izlenmelidir.

4.3. Kontrendikasyonlar

Etkin maddeye veya ilacın diğer bileşenlerinden birine aşırı duyarlılık.

Gebelik.

Safra kanalı obstrüksiyonu.

Anjiyotensin II reseptör blokörleri (ARB’ler) veya anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE)

inhibitörleri ile aliskirenin beraber kullanımı diyebetes mellitus veya böbrek yetmezliği

(GFR ˂60 ml/dak/1.73 m

) olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.4 ve 4.5).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

İntravasküler hacmin azalması:

Kuvvetli diüretik tedavi, gıdayla alınan tuzda kısıtlama, diyare veya kusma nedeniyle hacim

ve/veya

sodyumda

azalma

olan

hastalarda,

özellikle

dozdan

sonra

semptomatik

hipotansiyon

meydana

gelebilir.

Olmesartan

medoksomil

uygulanmadan

önce

gibi

durumlar düzeltilmelidir.

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin stimülasyonuyla ilgili diğer hastalıklar:

Vasküler

tonüs

renal

fonksiyonun

ağırlıkla

renin-anjiyotensin-aldosteron

sisteminin

aktivitesine bağlı olduğu hastalarda (örn. şiddetli konjestif kalp yetmezliği veya renal arter

stenozu dahil, altta daha önceden renal hastalığı var olan hastalarda), bu sistemi etkileyen

diğer ilaçlarla tedavi, hipotansiyon, azotemi, oligüri veya nadiren akut renal yetmezlik ile

3 / 16

ilişkilendirilmiştir. Benzer etkilerin olasılığı, anjiyotensin II reseptör antagonistleri için hariç

bırakılamaz.

Renovasküler hipertansiyon:

Bilateral renal arter stenozlu hastalar veya çalışan tek böbreğinde arter stenozu olan hastalar,

renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen tıbbi ürünlerle tedavi edildiklerinde artan

şiddetli bir hipotansiyon ve renal yetmezlik riski vardır.

Böbrek yetmezliği ve böbrek transplantasyonu:

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda olmesartan medoksomil kullanıldığında serum

potasyum ve kreatinin seviyelerinin periyodik olarak izlenmesi önerilir. Şiddetli böbrek

bozukluğu olan hastalarda (kreatinin klerensi < 20 mL/dak) olmesartan medoksomil kullanımı

önerilmez (bkz. Bölüm 4.2 ve 5.2). Kısa bir süre önce böbrek transplantasyonu yapılmış

hastalarda veya son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda (yani, kreatinin klerensi < 12

mg/dak) olmesartan medoksomil uygulanmasına ilişkin hiçbir deneyim yoktur.

Karaciğer yetmezliği:

İleri derecede karaciğer yetmezliği olan hastalarda hiçbir deneyim bulunmamaktadır, bu

nedenle bu hasta grubunda olmesartan medoksomilin kullanılması önerilmemektedir (hafif ile

orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz önerileri için bkz Bölüm 4.2).

Hiperkalemi:

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen ilaçların kullanımı hiperkalemiye neden

olabilir.

Yaşlılarda, böbrek yetmezliği ve diyabeti olan hastalarda, potasyum seviyelerini yükselten

diğer tıbbi ürünlerle eş zamanlı olarak tedavi olan ve/veya araya başka hastalıklar giren

hastalarda bazen ölümcül olabilen risk artış göstermektedir.

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen tıbbi ürünlerin eşzamanlı kullanımına karar

vermeden

önce,

fayda-risk

oranı

değerlendirilmeli

diğer

alternatifler

göz

önünde

bulundurulmalıdır

(ayrıca

bkz.

“Renin-anjiyotensin-aldosteron

sisteminin

çift

blokajı

(RRAS)”).

Hiperkalemi için göz önünde bulundurulması gereken ana risk faktörleri şunlardır:

Diyabet, böbrek yetmezliği, yaş (> 70 yaş)

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen bir veya birden fazla ilaçla ve/veya

potasyum takviyeleri ile birlikte kullanılması. Bazı tıbbi ürünler veya tıbbi ürünlerin ait

olduğu terapötik sınıf hiperkalemiyi tetikleyebilir: potasyum içeren tuz ikame ürünleri,

potasyum tutucu diüretikler, ADE inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör antagonistleri,

NSAİİ’lar

(selektif

COX-2

inhibitörleri

dahil),

heparin,

immünosüpresör

olarak

siklosporin, takrolimus veya trimetoprim.

Başta

dehidratasyon,

akut

kardiyak

dekompansasyon,

metabolik

asidoz,

böbrek

yetmezliğinin ağırlaşması, böbrek fonksiyonunun aniden kötüleşmesi (örn. enfeksiyon

4 / 16

hastalıkları),

hücresel

liziz

(örn.

akut

ekstremite

iskemisi,

rabdomiyoliz,

uzun

süreli

travma) olmak üzere araya giren başka hastalıklar.

Riskli hastalarda serum potasyum seviyesinin yakından takip edilmesi önerilir (bkz. Bölüm

4.5).

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı:

Duyarlı kişilerde, özellikle bu sistemi etkileyecek kombinasyon kullanımlarında hipotansiyon,

senkop, inme, hiperkalemi ve renal fonksiyonlarda değişiklikler (akut renal yetmezlik dahil)

rapor edilmiştir. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından ARB veya ADE inhibitörlerinin

aliskiren ile beraber kullanımı önerilmemektedir. Aliskirenin ARB’ler veya ADE inhibitörleri

ile beraber kullanımı diabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1.73 m

) olan

hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Çift blokaj tedavisi kesinlikle gerekli görülürse, bu sadece uzman gözetimi altında olmalıdır

ve böbrek fonksiyonlarının, elektrolitlerin ve kan basıncının sık sık yakından izlenmesi

gerekir.

ACE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokörleri diyabetik nefropatisi olan hastalarda

birlikte kullanılmamalıdır

Lityum:

Diğer anjiyotensin-II reseptör antagonistleriyle olduğu gibi lityum ve olmesartan medoksomil

kombinasyonu önerilmez (bkz. Bölüm 4.5).

Aort veya mitral kapak stenozu; obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati:

Diğer vazodilatörlerle olduğu gibi aort veya mitral kapak stenozu veya obstrüktif hipertrofik

kardiyomiyopati hastalarında özel dikkat gösterilmelidir.

Primer aldosteronizm:

Primer aldosteronizm hastaları, renin-anjiyotensin sisteminin inhibisyonu yoluyla etkili olan

antihipertansif ilaçlara genellikle cevap vermeyeceklerdir. Bu nedenle bu gibi hastalarda

olmesartan medoksomil kullanımı önerilmemektedir.

Sprue-benzeri enteropati:

Nadir durumlarda, olmesartan alan hastalarda ilaca başlandıktan sonra birkaç ay ila yıllar

arasında, muhtemelen lokalize gecikmiş hipersensitivite nedeniyle şiddetli, kronik diyare ile

kilo kaybı bildirilmiştir. Hastaların intestinal biyopsisi genellikle villöz atrofi gösterir. Bir

hasta olmesartan ile tedavi sırasında bu semptomları geliştirirse diğer etiyolojileri hariç

bırakın. Başka hiç bir etiyoloji tanımlanmadığında olmesartan medoksomili kesmeyi düşünün.

Semptomların kaybolduğu ve sprue benzeri enteropatinin biyopsiyle doğrulandığı durumlarda

olmesartan medoksomil ile tedaviye başlanmamalıdır.

5 / 16

Etnik farklılıklar:

Diğer anjiyotensin II antagonistleriyle olduğu gibi, muhtemelen, düşük renin seviyelerinin

siyah hipertansif popülasyonda daha yüksek bir prevalansı olması nedeniyle siyah olmayan

hastalara nazaran siyah hastalarda olmesartan medoksomilin kan basıncını düşürme etkisi bir

miktar daha azdır.

Gebelik:

Gebelik esnasında anjiyotensin II antagonistlerine başlanmamalıdır. Sürekli anjiyotensin II

antagonist tedavisinin gerekli olduğu düşünülmedikçe, hamile kalmayı planlayan hastalarda,

gebelikte

kullanım

ilgili

olarak

sağlam

güvenlilik

profiline

sahip

alternatif

antihipertansif

tedavilere

geçilmelidir.

Gebelik

teşhis

edildiğinde,

anjiyotensin

antagonistleri ile yapılan tedavi hemen kesilmeli ve uygun olduğu durumlarda alternatif

tedaviye başlanmalıdır (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.6).

Diğer:

Herhangi

antihipertansif

ajanla

olduğu

gibi

iskemik

kalp

hastalığı

veya

iskemik

serebrovasküler hastalığı olanlarda aşırı kan basıncı düşmesi miyokard enfarktüsü veya felçle

sonuçlanabilir.

Bu ilaç laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya

da glukoz galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Etkileşim çalışmaları yalnızca yetişkinlerde yapılmıştır.

Diğer tıbbi ürünlerin olmesartan medoksomil üzerindeki etkileri:

Diğer antihipertansif ilaçlar:

Olmesartan medoksomilin kan basıncını düşürücü etkisi, diğer antihipertansif ilaçlarla birlikte

kullanılmasıyla artabilir.

ACE-inhibitörleri, anjiyotensin II-reseptör blokörleri veya aliskiren:

Klinik çalışma verileri, ACE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokörleri veya aliskirenin

birlikte kullanımı vasıtasıyla renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS') çift blokajının,

tek RAAS etkili madde kullanımı ile karşılaştırıldığında hipotansiyon, hiperkalemi ve böbrek

fonksiyonlarında azalma (akut böbrek yetmezliği) gibi advers olayların daha yüksek sıklıkta

görülmesiyle ilişkili olduğunu göstermiştir (bkz. bölümler 4.3, 4.4 ve 5.1).

veya

inhibitörlerinin

aliskirenle

kullanımı

diyabetes

mellitus

veya

böbrek

yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1.73 m

) olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

Potasyum takviyeleri veya potasyum tutucu diüretikler:

Renin-anjiyotensin

sistemini

etkileyen

diğer

ilaçların

kullanımıyla

elde

edilen

deneyim

bazında

potasyum

tutucu

diüretikler,

potasyum

takviyeleri,

potasyum

içeren

ikame

6 / 16

ürünleri veya serum potasyum seviyelerini artırabilen diğer ilaçlarla (örn. heparin) birlikte

kullanım, serum potasyumunda artışlara yol açabilir (bkz. Bölüm 4.4). Bu nedenle bu gibi

ilaçların birlikte kullanımı önerilmez.

Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’lar):

Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’lar) (>3 g/gün dozlarında asetilsalisilik asit ve

COX-2 inhibitörleri dahil) ve anjiyotensin-II reseptör antagonistleri, glomerüler filtrasyonu

azaltarak sinerjistik olarak hareket edebilirler. NSAİİ’lar ve anjiyotensin II antagonistlerinin

birlikte kullanımıyla, akut böbrek yetmezliği riski meydana gelir. Tedavinin başlangıcında

hastanın böbrek fonksiyonunun izlenmesi kadar hastanın düzenli hidrasyonu da önerilmelidir.

Ayrıca birlikte uygulanmaları, anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin etkinliğinde kısmi bir

kayba yol açarak bunların antihipertansif etkisini azaltabilir.

Safra asidi ayırıcı madde kolesevelam:

40 mg olmesartan medoksomil ve 3750 mg kolesevelam hidroklorürün sağlıklı gönüllülerde

eşzamanlı

uygulanması

Cmax

değerinde

azalma

olmesartanın

AUC’sinde

azalma ile sonuçlanmıştır. Olmesartan medoksomil kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce

uygulandığında Cmax ve AUC değerlerinde sırasıyla %4 ve %15 azalma olmak üzere daha az

etki

gözlemlenmiştir.

Olmesartanın

eliminasyon

yarı

ömrü

eşzamanlı

olarak

veya

kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce uygulanmasına bakılmaksızın %50 - 52 azaltılmıştır

(bkz. Bölüm 4.5).

Diğer bileşikler:

Antasitle

(alüminyum

magnezyum

hidroksit)

tedaviden

sonra

olmesartanın

biyoyararlanımında

makul

azalma

gözlenmiştir.

Varfarin

digoksinle

birlikte

uygulanmasının olmesartanın farmakokinetiği üzerine hiçbir etkisi yoktur.

Olmesartan medoksomilin diğer tıbbi ürünler üzerindeki etkileri:

Lityum:

Lityum ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve anjiyotensin II antagonistlerinin

birlikte

kullanımı

sırasında

serum

lityum

konsantrasyonlarında

geri

döndürülebilir

yükselmeler ve toksisite bildirilmiştir. Bu nedenle olmesartan medoksomil ve lityumun

kombinasyon

halinde

kullanılması

önerilmez

(bkz.

Bölüm

4.4).

Kombinasyonun

kullanılmasının

gerekli

olduğu

kanıtlanırsa

serum

lityum

seviyesinin

dikkatle

izlenmesi

önerilir.

Diğer bileşikler:

Sağlıklı deneklerdeki spesifik klinik çalışmalarda araştırılmış bileşikler arasında varfarin,

digoksin, bir antasit (magnezyum alüminyum hidroksit), hidroklorotiyazid ve pravastatin

bulunmaktadır. Klinik olarak önemli hiçbir etkileşim gözlenmemiştir ve özellikle varfarinin

farmakodinamiği ve digoksinin farmakokinetiği üzerine olmesartan medoksomilin anlamlı

hiçbir etkisinin olmadığı gözlenmiştir.

7 / 16

Olmesartanın in vitro olarak insan sitokrom P450 enzimleri 1A 1/2, 2A6, 2C8/9, 2C19, 2D6,

2E1 ve 3A4 üzerinde klinik olarak anlamlı hiçbir inhibitör etkisi olmamış ve sıçan sitokrom

P450 aktiviteleri üzerinde minimum indükleyici etkisi olmuş veya hiç etkisi olmamıştır. Bu

nedenle bilinen sitokrom P450 enzimi inhibitörleri ve indükleyicileriyle in vivo etkileşim

araştırmaları

yapılmamıştır

olmesartanla

yukarıdaki

sitokrom

P450

enzimleriyle

metabolize olan ilaçlar arasında klinik olarak anlamlı hiçbir etkileşim beklenmemektedir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: ilk trimester C, ikinci ve üçüncü trimester D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Planlı bir hamilelikten önce, uygun bir alternatif tedaviye geçilmelidir.

Gebelik dönemi

Anjiyotensin

reseptör

antagonistlerinin

gebeliğin

trimesteri

süresince

kullanımı

önerilmez (bkz. Bölüm 4.4). Anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin kullanımı, gebeliğin 2.

ve 3. Trimesterleri süresince kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

Gebeliğin ilk trimesteri esnasında teratojenisite riski ve ardından ADE inhibitörlerine maruz

kalmayla ilgili epidemiyolojik belirti kati olmamakla birlikte az oranda bir risk artışı göz ardı

edilemez.

Anjiyotensin

antagonistleriyle

ilgili

kontrollü

epidemiyolojik

veri

bulunmamakla

birlikte

ilaç

sınıfı

için

benzer

riskler

söz

konusu

olabilir.

Sürekli

anjiyotensin reseptör blokör tedavisinin gerekli olduğu düşünülmedikçe, hamile kalmayı

planlayan hastalarda, gebelikte kullanım ile ilgili olarak sağlam bir güvenlilik profiline sahip

alternatif antihipertansif tedavilere geçilmelidir. Gebelik teşhis edildiğinde, anjiyotensin II

antagonistleri ile yapılan tedavi hemen kesilmeli ve uygun olduğu durumlarda alternatif

tedaviye başlanmalıdır.

Gebeliğin

ikinci

üçüncü

trimesteri

sırasında

anjiyotensin

antagonist

tedavisi

maruziyetinin, insan fetotoksisitesine (düşük böbrek fonksiyonu, oligohidramnios ve kafatası

kemikleşmesinde

gecikme)

neonatal

toksisiteye

(böbrek

yetmezliği,

hipotansiyon,

hiperkalemi) sebep olduğu bilinmektedir (bkz. ayrıca Bölüm 5.3).

Gebeliğin ikinci trimesteri ve sonrasında anjiyotensin II antagonistlerine maruz kalındığında,

fetal böbrek fonksiyonunun ve kafatasının ultrasonla kontrol edilmesi önerilmektedir.

Anneleri anjiyotensin II antagonistleri alan bebekler hipotansiyona karşı yakından takip

edilmelidir (bkz. ayrıca Bölüm 4.3 ve 4.4).

Laktasyon dönemi

Olmesartan, emziren sıçanların sütüne geçmektedir; fakat insan sütüne geçip geçmediği

bilinmemektedir. Olmesartan kullanımı sırasında emzirmeyle ilgili bilgi bulunmadığından

8 / 16

olmesartan önerilmemektedir ve emzirme boyunca özellikle yenidoğan ya da preterm bebek

emziriliyorsa güvenlik profilinin daha iyi olduğu ispatlanmış bir alternatif tedavi tercih

edilmelidir.

Üreme yeteneği / Fertilite

Sıçanlarda üreme çalışmalarında olmesartan medoksomil fertiliteyi etkilememiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

OMETAN’ın araba ve makine kullanımı üzerinde az veya orta derecede bir etkisi vardır.

Antihipertansif alarak tedavi gören hastalarda sersemlik ve bitkinlik hissi oluşabileceğinden

reaksiyon vermeyi zayıflatabilir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Olmesartan medoksomil tedavisi sırasında en yaygın bildirilen advers olaylar baş ağrısı

(%7.7), influenza benzeri semptomlar (%4.0) ve sersemlik hissidir (%3.7).

Plasebo-kontrollü

monoterapi

araştırmalarında

tedaviyle

kesin

olarak

ilgili

etki

sersemlik hissidir (bu durumda insidans olmesartan medoksomille %2.5 ve plaseboyla %0.9).

Olmesartan medoksomille izlenen hipertrigliseridemi (%2.0 vs. %1.1) ve yüksek kreatin

fosfokinaz

(%1.3

%0.7)

insidanslarının

plaseboya

kıyasla

daha

yüksek

olduğu

saptanmıştır.

Klinik araştırmalar, ruhsat sonrası güvenlilik çalışmaları ve spontan bildirimlerde olmesartan

medoksomil ile izlenen advers reaksiyonlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Advers reaksiyonların sıklığının sınıflandırılması için aşağıdaki terminoloji kullanılmıştır:

Çok yaygın (≥ 1/10); Yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); Yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100);

Seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); Çok seyrek (< 1/10.000).

MedDRA Sistem Organ Sınıfı

Advers reaksiyonlar

Sıklık

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Trombositopeni

Yaygın olmayan

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Anaflaktik reaksiyon

Yaygın olmayan

Metabolizma

beslenme

hastalıkları

Hipertrigliseridemi

Yaygın

Hiperürisemi

Yaygın

Hiperkalemi

Seyrek

Sinir sistemi hastalıkları

Sersemlik hissi

Yaygın

Baş ağrısı

Yaygın

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Vertigo

Yaygın olmayan

Kardiyak hastalıklar

Anjina pektoris

Yaygın olmayan

Vasküler hastalıklar

Hipotansiyon

Seyrek

Solunum,

göğüs

bozuklukları

mediastinal hastalıklar

Bronşit

Yaygın

Farenjit

Yaygın

9 / 16

Öksürük

Yaygın

Rinit

Yaygın

Gastrointestinal hastalıklar

Gastroenterit

Yaygın

Diyare

Yaygın

Karın ağrısı

Yaygın

Bulantı

Yaygın

Dispepsi

Yaygın

Kusma

Yaygın olmayan

Sprue-benzeri enteropati

Seyrek

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Egzantem

Yaygın olmayan

Alerjik dermatit

Yaygın olmayan

Ürtiker

Yaygın olmayan

Döküntü

Yaygın olmayan

Pruritus (kaşıntı)

Yaygın olmayan

Anjiyoödem

Seyrek

Kas-iskelet

bozukluklar,

bağ

doku

ve kemik hastalıkları

Artrit

Yaygın

Sırt ağrısı

Yaygın

İskelet ağrısı

Yaygın

Miyalji (kas ağrısı)

Yaygın olmayan

Kas spazmı

Seyrek

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Hematüri

Yaygın

İdrar yolu enfeksiyonu

Yaygın

Akut böbrek yetmezliği

Seyrek

Böbrek yetmezliği

Seyrek

Genel

bozukluklar

uygulama

bölgesine ilişkin hastalıklar

Ağrı

Yaygın

Göğüs ağrısı

Yaygın

Periferik ödem

Yaygın

İnfluenza benzeri semptomlar

Yaygın

Bitkinlik

Yaygın

Yüzde ödem

Yaygın olmayan

Asteni

Yaygın olmayan

Keyifsizlik

Yaygın olmayan

Letarji

Seyrek

Araştırmalar

Hepatik enzimlerde artış

Yaygın

Kanda üre artışı

Yaygın

Kanda kreatin fosfokinaz artışı

Yaygın

Kan kreatinininde artış

Seyrek

Anjiyotensin

reseptör

blokörlerinin

kullanımıyla

zamansal

ilişkili

olan

sayıda

rabdomiyoliz vakaları bildirilmiştir.

10 / 16

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda hipotansiyon sıklığı seyrekten yaygın olmayana doğru hafif artış göstermiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

İnsanlarda

aşımıyla

ilgili

sadece

sınırlı

bilgi

mevcuttur.

olası

aşımı

etkisi

hipotansiyondur. Doz aşımı durumunda hasta dikkatle izlenmelidir ve tedavi, semptomatik ve

destekleyici olmalıdır.

Olmesartanın diyaliz edilebilirliğine ilişkin bilgi yoktur.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Anjiyotensin II antagonistleri

ATC kodu: C09CA08

Etki mekanizması / Farmakodinamik etkiler

Olmesartan medoksomil, kuvvetli, oral yoldan etkili, seçici bir anjiyotensin II reseptör (tip

AT1) antagonistidir. Anjiyotensin II’nin kaynağı veya sentez

yolundan bağımsız olarak

AT1’in

aracılık

yaptığı

bütün

anjiyotensin

etkilerini

bloke

etmesi

beklenmektedir.

Anjiyotensin II (AT1) reseptörlerinin seçici olarak antagonizması plazma renin seviyelerinde

anjiyotensin

konsantrasyonlarında

yükselmelerle

plazma

aldosteron

konsantrasyonlarında bir miktar azalmayla sonuçlanmaktadır.

Anjiyotensin II, renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin primer vazoaktif hormonudur ve

tip 1 (AT1) reseptörü yoluyla hipertansiyon patofizyolojisinde anlamlı bir rol oynamaktadır.

Klinik etkinlik ve güvenlilik

Hipertansiyonda, olmesartan medoksomil, arteriyel kan basıncında doza bağlı, uzun süre

devam

eden

azalmaya

neden

olmaktadır.

İlk-doz

hipotansiyonu,

uzun

süreli

tedavi

sırasında taşiflaksi veya tedavinin kesilmesinden sonra rebound hipertansiyon gelişmesine

ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamaktadır.

11 / 16

Olmesartan medoksomil günde tek doz ile, 24 saatlik doz aralığı boyunca kan basıncında

etkili ve düzgün bir azalma sağlamaktadır. Günde tek doz kullanım, aynı günlük dozun günde

iki kez kullanımı ile kan basıncında benzer azalma meydana getirir.

Sürekli tedaviyle, kan basıncını düşürme etkisinin önemli bir kısmı 2 hafta tedaviden sonra

zaten gözlenmekteyse de, kan basıncında maksimum azalmalara tedaviye başlandıktan 8 hafta

sonra

ulaşılmaktadır.

Hidroklorotiyazidle

birlikte

kullanıldığında

basıncında

azalma sağlanmaktadır ve birlikte kullanılmaları iyi tolere edilmektedir.

Olmesartanın mortalite ve morbidite üzerindeki etkisi henüz bilinmemektedir.

Randomize Olmesartan ve Diyabet Mikroalbüminüri Önleme (ROADMAP) çalışması tip 2

diyabet, normo-albüminüri ve en azından bir ilave kardiyovasküler risk faktörü olan 4447

hastada olmesartan ile tedavinin mikroalbüminüri başlangıcını geciktirip geciktirmeyeceği

araştırılmıştır. Ortalama 3.2 yıllık takip süresi sırasında hastalar, ACE inhibitörleri veya

ARB’ler hariç diğer antihipertansif maddelere ek olarak olmesartan veya plasebo almıştır.

Birincil son nokta için çalışma mikroalbüminüri başlangıcına kadar geçen sürede olmesartan

lehine anlamlı bir risk azalması göstermiştir. BP farklarının ayarlanmasından sonra bu risk

azalması artık istatistiki olarak anlamlı değildir. Olmesartan grubundaki hastaların %8.2’sinde

(2160 hastanın 178’i) ve plasebo grubundaki hastaların %9.8’inde (2139 hastanın 210’u)

mikroalbüminüri gelişmiştir.

İkincil son noktalarda olmesartan alanlarda 96 (%4.3) hastada ve plasebo alanlarda 94 (%4.2)

hastada kardiyovasküler olay meydana gelmiştir. Kardiyovasküler mortalite insidansı plasebo

tedavisiyle karşılaştırıldığında olmesartan ile daha yüksekken (15 hasta (%0.7) - 3 hasta

(%0.1)), ölümcül olmayan inme (14 hasta (%0.6) - 8 hasta (%0.4)), ölümcül olmayan

miyokart enfarktüsü (17 hasta (%0.8) - 26 hasta (%1.2)), kardiyovasküler olmayan mortalite

(11 hasta (%0.5) - 12 hasta (%0.5)) için oranlar benzerdir. Olmesartan ile genel mortalite, esas

olarak daha yüksek ölümcül kardiyovasküler olayların nedeniyle sayısal olarak artmıştır (26

hasta (%1.2) - 15 hasta (%0.7).

Diyabetik

Nefropatide

Evre

Böbrek

Hastalığının

İnsidansını

Düşüren

Olmesartan

Çalışması (ORIENT) 577 randomize Japon ve Çin bariz nefropatisi olan tip 2 diyabet

hastalarında olmesartanın böbrek ve kardiyovasküler sonuçlar üzerindeki etkisini araştırmıştır.

Ortalama 3.1 yıllık takip süresi sırasında hastalar, ACE inhibitörleri dahil diğer antihipertansif

maddelere ek olarak olmesartan veya plasebo almıştır.

Olmesartan grubunda 116 hastada (% 41.1) ve plasebo grubunda 129 hastada (% 45.4) birincil

birleşik son nokta (serum kreatinin düzeylerinin iki katına çıktığı ilk zamana kadar geçen

süre, son evre böbrek hastalığı, tüm nedenlere bağlı ölüm) meydana gelmiştir (HR 0.97 (%95

CI 0.75 – 1.24); p=0.791). Birleşik ikincil kardiyovasküler son nokta olmesartan ile tedavi

edilen 40 hastada (%14.2) ve 53 plasebo ile tedavi edilen hastada (%18.7) meydana gelmiştir.

Birleşik kardiyovasküler son nokta, olmesartan alan 10 hastaya (%3.5) karşı 3 plasebo alan

12 / 16

(%1.1) hastada kardiyovasküler ölüm, 19’a (%6.7) karşı 20 (%7.0) hastada genel mortalite,

8'e (%2.8) karşı 11 (%3.9) hastada ölümcül olmayan inme ve 3’e (%1.1) karşı 7 (%2.5)

hastada ölümcül olmayan miyokard enfarktüsünü kapsar.

Diğer bilgiler:

İki büyük randomize, kontrollü çalışma (ONTARGET (Devam eden Telmisartan Tek başına

ve Ramipril Global ile birlikte Son nokta Çalışması) ve VA NEPHRON-D (Gazi İşleri

Diyabetlerde Nefropati)) ACE inhibitörünün Anjiyotensin II-reseptör blokörü ile birlikte

kullanımını incelemiştir.

ONTARGET kardiyovasküler veya serebrovasküler hastalık geçmişi veya hedef organ hasarı

kanıtının eşlik ettiği tip 2 diabetes mellitus olan hastalarla yapılmıştır. VA NEPHRON-D tip 2

diabetes mellituslu ve diyabetik nefropatili hastalarla yapılan bir çalışmadır.

Bu çalışmalar böbrek ve/veya kardiyovasküler sonuçlar veya mortalite üzerinde önemli ve

faydalı bir etki göstermezken monoterapiyle karşılaştırıldığında hiperkalemi, akut böbrek

hasarı ve/veya hipotansiyon riskinde artış gözlenmiştir. Benzer farmakodinamik özellikler göz

önünde tutulursa bu sonuçlar aynı zamanda ACE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör

blokörleri ile de ilgilidir.

ACE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokörleri, bu nedenle diyabetik nefropatisi olan

hastalarda birlikte kullanılmamalıdır.

ALTITUDE

(Tip

Diyabetlerde

Kardiyovasküler

Böbrek

Hastalığı

noktaları

Kullanılan

Aliskiren

Çalışması)

standart

ACE-

inhibitörü

veya

Anjiyotensin

II-reseptör

blokörü tedavisine aliskiren eklemenin tip 2 diabetes mellitus ve kronik böbrek hastalığı,

kardiyovasküler hastalığı veya her ikisi birden olan hastalarda yarattığı faydayı test etmek

üzere tasarlanmıştır. Advers sonuç riskinde artış olduğundan çalışma erken bitirilmiştir.

Kardiyovasküler ölüm ve inme plasebo grubuna göre aliskiren grubunda sayısal olarak daha

sıktır ve ilgilenilen advers olaylar ve ciddi advers olaylar (hipotansiyon, hiperkalemi ve

böbrek yetmezliği) plasebo grubuna göre aliskiren grubunda daha sık rapor edilmiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Olmesartan medoksomil bir önilaçtır.

Emilim:

Gastrointestinal kanaldan absorbsiyonu sırasında barsak mukozasında ve portal kan içinde

bulunan

esterazlar

tarafından

hızla

farmakolojik

olarak

aktif

metaboliti

olmesartana

dönüştürülmektedir.

Plazmada

veya

ifrazatta

hiçbir

bozulmamış

olmesartan

medoksomil

veya

bozulmamış

medoksomil grubu yan zinciri tespit edilmemiştir. Tablet formülasyonundaki olmesartanın

ortalama mutlak biyoyararlanımı %25.6’dır.

13 / 16

Olmesartan medoksomilin oral dozundan 2 saat kadar sonra olmesartanın ortalama pik plazma

konsantrasyonuna (Cmaks) ulaşılmaktadır ve olmesartanın plazma konsantrasyonları 80 mg’a

kadar artan tek oral dozlarla yaklaşık olarak lineer bir şekilde artmaktadır.

Olmesartanın

biyoyararlanımında

gıdanın

asgari

etkisi

vardır

nedenle

olmesartan

medoksomil, gıdayla birlikte veya gıda olmaksızın uygulanabilir.

Olmesartanın

farmakokinetiğinde

cinsiyetle

ilgili,

klinik

olarak

anlamlı

hiçbir

fark

gözlenmemektedir.

Dağılım:

Olmesartan plazma proteinine yüksek ölçüde bağlanmaktadır (%99.7) fakat, (varfarin ve

olmesartan medoksomil arasında klinik olarak anlamlı etkileşimin olmamasıyla teyit edildiği

gibi) olmesartan ile birlikte uygulanan ve proteine yüksek oranda bağlanan diğer ilaçlarla

arasında klinik olarak anlamlı, proteine bağlanmada yer değiştirme etkileşim potansiyeli

düşüktür.

Olmesartan

hücresine

ihmal

edilebilir

ölçüde

bağlanmaktadır.

İntravenöz

dozdan sonra ortalama dağılım hacmi düşüktür (16-29 L).

Biyotransformasyon:

Toplam plazma klerensi tipik olarak 1.3 L/h’tir (CV, %19) ve hepatik kan akımına (yaklaşık

90 L/h) göre nispeten yavaştır.

C-işaretli tek bir olmesartan medoksomil oral dozunun

ardından,

uygulanan

radyoaktivitenin

%10-16’sı

idrarla

atılmış

(büyük

çoğunluğu

uygulamadan sonraki 24 saat içinde) ve radyoaktivitenin kalanı feçesle atılmıştır. %25.6’lık

biyoyararlanım bazında absorbe edilen olmesartanın hem renal (yaklaşık %40) hem de

hepato-bilier (yaklaşık %60) yoldan atıldığı hesaplanabilir. Atılan bütün radyoaktivitenin

olmesartan

olduğu

tespit

edilmiştir.

Önemli

diğer

metabolit

tespit

edilmemiştir.

Olmesartanın enterohepatik dolaşımı asgaridir. Olmesartanın büyük bir kısmı bilier yoldan

atıldığı için bilier obstrüksiyonlu hastalarda kullanımı kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3.).

Eliminasyon:

Birden fazla oral dozdan sonra olmesartanın terminal eliminasyon yarı ömrü 10-15 saat

arasında değişmiştir. Kararlı duruma ilk birkaç dozdan sonra ulaşılmış ve 14 gün tekrarlanan

dozdan sonra daha fazla bir birikim gözlenmemiştir. Renal klerens yaklaşık olarak 0.5-0.7

L/h’tir ve dozdan bağımsızdır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Yaşlılar:

Genç hipertansif hastalarla kıyaslandığında, yaşlı hipertansif hastalarda (65-75 yaş) kararlı

durumda gözlenen EAA yaklaşık olarak %35, çok yaşlı hastalarda (≥ 75 yaş) yaklaşık %44

artmıştır. Bu durum, bu hasta grubunda renal fonksiyondaki ortalama azalma ile kısmen

ilişkilendirilebilir.

14 / 16

Böbrek yetmezliği:

Böbrek

yetmezliği

olan

hastaların

kararlı

durumdaki

EAA’ları,

sağlıklı

kontrollerle

karşılaştırıldığında hafif, orta ve şiddetli böbrek yetmezliğinde sırasıyla %62, %82 ve %179

artmıştır (bkz. Bölüm 4.2 ve 4.4).

Karaciğer yetmezliği:

Oral yoldan tek uygulamadan sonra hafif ve orta ölçüde hepatik yetmezliği olan hastalarda

olmesartanın EAA değerleri, karşılaştırılan uygun sağlıklı kontrollerden, sırasıyla %6 ve %65

daha

fazladır.

Dozdan

saat

sonra

sağlıklı

deneklerde,

hafif

hepatik

yetmezliği

olan

hastalarda ve orta derecede hepatik yetmezliği olan hastalarda olmesartanın bağlanmamış

fraksiyonu sırasıyla %0.26, %0.34 ve %0.41’dir. Orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan

hastalarda tekrarlı dozlamanın ardından, olmesartan ortalama EAA değeri, sağlıklı kontrol

grubuna göre yaklaşık olarak %65 daha yüksektir. Olmesartan ortalama Cmaks değerleri,

karaciğer yetmezliği olan bireylerde ve sağlıklı bireylerde benzerdir. Olmesartan medoksomil

şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda değerlendirilmemiştir (bkz. Bölüm 4.2, 4.4).

İlaç etkileşimleri

Safra asidi ayırıcı madde kolesevelam:

40 mg olmesartan medoksomil ve 3750 mg kolesevelam hidroklorürün sağlıklı gönüllülerde

eşzamanlı

uygulanması

Cmax

değerinde

azalma

olmesartanın

AUC’sinde

azalma ile sonuçlanmıştır. Olmesartan medoksomil kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce

uygulandığında Cmax ve AUC değerlerinde sırasıyla %4 ve %15 azalma olmak üzere daha az

etki

gözlemlenmiştir.

Olmesartanın

eliminasyon

yarı

ömrü

eşzamanlı

olarak

veya

kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce uygulanmasına bakılmaksızın %50 - 52 azaltılmıştır

(bkz. Bölüm 4.5).

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçanlar ve köpeklerde kronik toksisite çalışmalarında olmesartan medoksomil, diğer AT1

reseptör antagonistleri ve ADE inhibitörlerine benzer etkiler göstermiştir: kan üre (BUN) ve

kreatinin yükselmesi: (bloke edici AT1 reseptörlerinin böbreklerde neden olduğu fonksiyonel

değişiklikler

yoluyla);

kalp

ağırlığının

azalması;

kırmızı

hücreleri

(eritrositler,

hemoglobin, hematokrit) parametrelerinde azalma; renal hasarın histolojik belirtileri (renal

epitelyumda rejeneratif lezyonlar, bazal membranın kalınlaşması, tübüllerin genişlemesi).

Olmesartan medoksomilin farmakolojik etkisinin neden olduğu bu yan etkiler, diğer AT1

reseptör antagonistleri ve ADE inhibitörleri üzerindeki pre-klinik araştırmalarda da meydana

gelmiştir ve birlikte oral sodyum klorür uygulamasıyla azaltılabilmektedir.

Her iki türde de artan plazma renin aktivitesi ve böbreklerin jukstaglomerüler hücrelerinde

hipertrofi/hiperplazi gözlenmiştir. ADE inhibitörleri ve diğer AT1 reseptör antagonistleri için

tipik etkiler olan bu değişikliklerin klinik bir öneminin olmadığı görülebilir.

Diğer AT1 reseptör antagonistleri gibi olmesartan medoksomilin, in vitro hücre kültürlerinde

kromozom kopmaları insidansını artırdığı bulunmuştur. 2000 mg/kg’a kadar çok yüksek oral

dozlarda olmesartan medoksomilin kullanıldığı farklı in vivo araştırmalarda ilgili hiçbir etki

15 / 16

gözlenmemiştir. Kapsamlı bir genotoksisite testinin genel verileri, klinik kullanım koşulları

altında

olmesartanın

genotoksik

etkiler

meydana

getirmesinin

olası

olmadığını

göstermektedir.

Olmesartan

medoksomil,

transgenik

modellerin

kullanıldığı

aylık

karsinojenite

araştırmasında test edildiğinde farelerde ve 2 yıllık bir araştırmada sıçanlarda karsinojenik

değildir.

Sıçanlarda

üreme

çalışmalarında

olmesartan

medoksomil

fertiliteyi

etkilememiştir

teratojenik bir etkiye ilişkin hiçbir delil yoktur. Diğer anjiyotensin II antagonistlerle olduğu

gibi olmesartan medoksomile maruz bırakmanın ardından yavruların hayatta kalması azalmış

ve gebeliğin geç dönemlerinde ve emzirmede ana hayvanlarda maruz bırakmadan sonra

böbreklerde

pelvik

dilatasyon

görülmüştür.

Diğer

antihipertansif

ajanlarla

olduğu

gibi

olmesartan

medoksomilin,

gebe

tavşanlarda

gebe

sıçanlara

nazaran

daha

toksik

olduğu

gösterilmiştir; bununla birlikte fetotoksik bir etkiye ilişkin hiçbir belirti yoktur.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mikrokristalin selüloz

Düşük sübstitüe hidroksipropil selüloz

Hidroksipropil selüloz

Magnezyum stearat

Opadry II Beyaz 85F18422:

Kısmen hidrolize edilmiş polivinil alkol

Titanyum dioksit E171

Makrogol/PEG

Talk

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Kutuda, Alüminyum-Opa-Pvc ve Aluminyum blister ambalajda

28 veya 84 adet film tablet

16 / 16

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Deva Holding A.Ş.

Halkalı Merkez Mah.Basın Ekspres Cad.

No: 1 34303 Küçükçekmece – İstanbul

Tel: 0 212 692 92 92

Fax: 0 212 697 00 24

8. RUHSAT NUMARASI(LARI)

2014/206

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 10.03.2014

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.