OLNEGIS

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • OLNEGIS 5 MG 28 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • OLNEGIS 5 MG 28 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • insan

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8697786090190
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 23

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

OLNEGİS 5 mg film tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

film kaplı tablette 5 mg olanzapine eşdeğer 7.03 mg

olanzapin

dihidroklorür

trihidrat

bulunur.

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat (40.98 mg).

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film Tablet.

B ir

yü zü n d e

çentik ve diğer yüzünde stilize E yazısı ve 402 işareti bulunan,

sarı, oblong,

bikonveks film tablet. Tablet iki eşit parçaya bölünebilir.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Yetişkinler ve 13-17 yaş arası ergenlerde: Olanzapin, şizofreni grubu psikotik bozuklukların

tedavisinde endikedir.

Olanzapin, başlangıç tedavisine yanıt vermiş hastaların idame tedavisinde klinik düzelmenin

sağlanmasında etkilidir.

Bipolar bozuklukta olanzapin, orta derece ile ağır manik dönemlerin tedavisinde ve bipolar

bozuklukta reküransların önlenmesinde endikedir.

Hekimler 13-17 yaş arası ergenler için alternatif tedaviler arasında karar verirken, kilo artışı ve

hiperlipidemi

için artan potansiyeli de (lipid ve prolaktin değişikliklerinin

yetişkin hastalara

yapılan çalışmalardan daha fazla olduğu bildirilmiştir) göz önünde bulundurmalıdır. Hekimler

ergenlere bu ilacı verirken potansiyel uzun dönem riskleri de dikkate almalıdır. Bu durum bir çok

vakada hekimleri öncelikli olarak diğer ilaçları kullanmaya yönlendirebilir.

2 / 23

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinler

Şizofreni: Olanzapinin önerilen başlangıç dozu günde 10 mg’dır.

Manik dönem: Başlangıç dozu, monoterapide genellikle günde tek doz halinde uygulanan 15mg

veya kombinasyon tedavisinde günde 10 mg’dır (bkz. bölüm 5.1).

Bipolar

bozuklukta

reküransın önlenmesi: Önerilen başlangıç dozu günde 10 mg’dır. Manik

dönem tedavisi

için

olanzapin kullanan

hastalarda,

reküransın önlenmesi için tedaviye aynı

dozda devam edilmelidir. Eğer yeni bir manik, mikst ya da depresif dönem olursa, gerektiği

şekilde doz ayarlaması ve klinik olarak endike olduğu şekilde duygudurum belirtileri için

tedavi ile olanzapin tedavisine devam edilmelidir.

Şizofreninin, manik dönemlerin ve

bipolar

bozuklukta

reküransın önlenmesi tedavisi sırasında,

günlük doz, kişisel klinik durumuna bakılarak günde 5-20 mg arasında ayarlanabilir. Önerilen

başlangıç dozundan daha yüksek bir doza yalnızca klinik olarak uygun şekilde yeniden

değerlendirme yaptıktan sonra

geçilmeli

artış, doz aralıkları 24 saatten kısa olmayacak

şekilde yapılmalıdır.

Olanzapinin

emilimi

yiyeceklerden

etkilenmediği

için,

veya

karnına

verilebilir.

Olanzapin kullanımı kesilirken, kademeli doz azaltımına gidilmelidir.

13 – 17 yaş arası ergenler

Şizofreni:

Olanzapinin önerilen başlangıç dozu, hedef doz 10 mg/gün olacak şekilde günde bir defa 2,5

– 5 mg’dır. Olanzapinin emilimi gıdadan etkilenmediği için,

aç veya tok karnına verilebilir.

Şizofrenili ergen hastalarda etkinliği 2.5 ila 20 mg/gün’lük esnek dosaj aralığında, en sık

görülen

o r t a la m a

d o z

o la n

1 2 , 5

mg/gün (ortalama

d o z

1 1 . 1

mg / g ü n )

yapılan

klinik

çalışmalarla kanıtlanmıştır. Doz ayarlaması gerektiğinde, 2.5 mg veya 5mg’lık doz artışı ya da

azaltımı önerilmektedir.

Günde

mg'ın

üzerindeki

dozların

güvenliliği

etkililiği

klinik

çalışmalarda

değerlendirilmemiştir.

3 / 23

İ d a me

t e d a v is i:

E r g e n

ha s t a la r d a k i

ş i z o fr e n i n i n

id a m e

t e d a v i s i n d e

OLNEGİS’in

etkinliği

sistematik olarak değerlendirilmemiştir; ancak, olanzapinin yetişkin

erge n

ha st a lardak i

farmakokinetik parametrelerinin kıyaslanması ile birlikte erişkin hastaların verilerinden idame

tedavisinin etkinliği tahmin edilebilir. Bu nedenle, genellikle tedaviye cevap veren hastaların

akut cevabın dışında remisyonu azaltmak için

g e r e k e n

düşük dozda

t e d a v i ye

d e va m

etmeleri

önerilmektedir.

İdame

tedavisine

devam

edilip

edilmeyeceğini

belirlemek

için

hastalar periyodik olarak tekrar değerlendirilmelidir.

Bipolar bozukluk (manik ya da mikst dönemler):

Oral olanzapinin önerilen başlangıç dozu, hedef doz 10 mg/gün olacak şekilde günde bir defa

mg’dır.

Olanzapinin

emilimi

gıdadan

etkilenmediği

için,

veya

karnına

verilebilir. Bipolar I bozukluğu olan ergenlerde (manik ya da mikst dönemlerde) etkinliği 2.5

ila 20 mg/gün’lük esnek dosaj aralığında, en sık görülen

ort alama

do z

olan

10.7

mg/gün

( ort ala ma

mg/gün)

ile yapılan klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Doz ayarlaması

gerektiğinde, 2.5 mg veya 5mg’lık doz artışı ya da azaltımı önerilmektedir.

Günde

mg'ın

üzerindeki

dozların

güvenliliği

etkililiği

klinik

çalışmalarda

değerlendirilmemiştir.

İdame tedavisi: Ergen hastalardaki bipolar bozukluğun (manik ya da mikst dönemler)

idame

tedavisinde OLNEGİS’in etkinliği sistematik olarak değerlendirilmemiştir; ancak, olanzapinin

yetişkin

ergen

hastalardaki

farmakokinetik

parametrelerinin

kıyaslanması

birlikte

erişkin

hastaların

verilerinden

idame

tedavisinin

etkinliği

t a h m i n

e d i l e b i l i r .

n e d e n l e ,

genellikle tedaviye cevap veren hastaların akut cevabın dışında remisyonu azaltmak için

gereken en düşük dozda tedaviye devam etmeleri önerilmektedir. İdame tedavisine devam

edilip edilmeyeceğini belirlemek için hastalar periyodik olarak tekrar değerlendirilmelidir.

Uygulama şekli:

Tabletler bütün olarak, bir bardak su ile birlikte ağızdan alınır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Bu tip

hastalarda daha düşük bir başlangıç dozu (5 mg) düşünülmelidir.

O r t a

d er e c e d e

karaciğer yetmezliği (siroz, Child-Pugh, sınıf A veya B) olan hastalarda, başlangıç dozu 5 mg

olmalıdır ve doz dikkatli bir şekilde artırılmalıdır.

Pediyatrik popülasyonu:

Güvenlilik

etkinliğe

ilişkin

veri

yetersizliği

nedeniyle

yaşın

altındaki

çocuklarda

olanzapin kullanılması tavsiye edilmemektedir.

4 / 23

Şizofreni ve bipolar bozuklukla alakalı manik ya da mikst dönemlerin tedavisinde olanzapinin

güvenliliği

etkinliği,

1 3 - 1 7

yaş

arası

ergenlerde

yapılan

k ı s a

dönemli

çalışmalarda

saptanmıştır. Olanzapinin ergenlerde kullanımı 2,5mg/gün’den

20mg/gün’e

kadar

olan

aralığında

olanzapin

alan

ergende

yapılan

yeterli

kontrol

edilmiş

olanzapin

çalışmalarından elde

ed ile n

bu lgu lar la

de st ek le nmekt ed ir.

E rgenler

iç in

önerilen başlangıç

dozu

yetişkinler

için

o l a n d a n

d a h a

düşüktür

( B k z .

P o z o l o j i

u y g u l a m a

ş e k l i

4.2).

Yetişkinlerle yapılan klinik çalışmalardaki hastalarla kıyaslandığında, ergen hastalarda daha

fazla kilo alımı ve sedasyon gözlenmiştir ve

total

kolesterol,

trigliseridler,

ko lesterol,

prolaktin ve karaciğer aminotransferaz

seviyelerinde

daha

önemli artışlar yaşanmıştır (bkz.

bölüm 4.4, 4.8, 5.1 ve 5.2).

Geriyatrik popülasyon:

Rutin olarak daha düşük bir başlangıç dozu (5 mg/gün) endike değildir,

ancak

65 yaş ve

üzerindekilerde, klinik özellikleri gerektirdiğinde düşünülmelidir (bkz. bölüm 4.4).

Cinsiyet:

Erkek hastalara kıyasla kadın

hastalarda, başlangıç

dozu

aralığının

rutin olarak

değiştirilmesi gerekmemektedir.

Sigara içenler:

S ig a r a

iç e n

ha s t a la r la

içmeyenler kıyaslandığında, başlangıç dozu ve doz aralığının rutin

olarak değiştirilmesi gerekmemektedir.

Metabolizmayı yavaşlatan (kadın cinsiyeti,

geriyatrik,

sigara

içmeme

durumu)

birden

fazla

etkenin varlığı durumunda, başlangıç dozunun azaltılması düşünülmelidir.

hastalarda

doz artırılması gerektiğinde dikkatli davranılmalıdır. (Bkz. bölüm 4.5 ve 5.2).

4.3.

Kontrendikasyonlar

Etkin madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda

ve dar açılı glokom riski taşıdığı bilinen hastalarda kontrendikedir.

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Antipsikotik tedavisi sırasında, hastanın klinik durumundaki iyileşme birkaç günden birkaç

haftaya kadar sürebilir. Bu süre zarfında hastalar yakından izlenmelidir.

5 / 23

Demansa bağlı psikoz ve/veya davranış bozukluğu

Antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilen demansa bağlı psikozu olan yaşlılarda ölüm riski

yüksektir. Olanzapin, demansa bağlı psikoz ve/veya davranış bozukluklarının tedavisi için

onaylanmamıştır ve bu grup hastalarda mortalite ve serebrovasküler olay riskindeki artış

nedeniyle kullanımı önerilmemektedir. Demansa bağlı psikozu ve/veya davranış bozukluğu

olan yaşlı hastalarda (ortalama yaş 78) yürütülen plasebo kontrollu klinik araştırmalarda (6-

12 hafta süreyle), oral olanzapinle tedavi edilen hastalardaki ölüm insidansı, plasebo verilen

hastalara göre 2 kat daha yüksek olmuştur (sırasıyla %3.5 ve %1.5). Ölüm insidansındaki

artış, olanzapin dozu (ortalama günlük doz 4.4 mg) veya tedavi süresi ile ilişkili değildir.

Olanzapin kullanımıyla mortalitede artış görülen hasta popülasyonunda altta yatan risk

faktörleri arasında, 65 yaş üzerinde olma, disfaji, sedasyon, malnutrisyon ve dehidrasyon,

pulmoner sorunların varlığı (ör. aspirasyonlu veya aspirasyonsuz pnömoni) veya birlikte

benzodiazepin

kullanımı

bulunmaktadır.

Ancak

ölüm

insidansı,

risk

faktörlerinden

bağımsız olarak, olanzapin ile tedavi edilen hastalarda plasebo verilen hastalardan daha

yüksektir.

Aynı klinik çalışmalarda, ölüm de dahil

olmak

üzere,

serebrovasküler

advers

reaksiyonlar

(CVAE ör. inme, geçici iskemik atak) bildirilmiştir. Serebrovasküler advers reaksiyonlarda,

olanzapinle tedavi edilen hastalarda plasebo alan hastalara göre CVAE’de 3 kat artış

olmuştur (sırasıyla %1.3’e karşılık %0.4). Serebrovasküler advers etki görülen, olanzapin ve

plasebo alan hastaların tümü önceden var olan risk faktörlerine sahiptir. 75 yaş üzerinde

olma ve vasküler/mikst tip demans, olanzapin tedavisi ile ilişkili serebrovasküler advers

o l a y l a r

i ç i n

r i s k

faktörü olarak

tanımlanmıştır.

çalışmalarda,

olanzapinin

etkililiği

kanıtlanmamıştır.

Parkinson hastalığı:

Parkinson

hastalarında dopamin

agonistlerinin

yol açtığı psikozun tedavisinde olanzapin

kullanımı

önerilmemektedir.

Klinik

çalışmalarda,

olanzapin

kullanan

h a s t a la r d a ,

Parkinson

semptomlarında kötüleşme ve halüsinasyonlar plasebo kullananlara göre çok yaygın ve daha

sık bildirilmiş (bkz. bölüm 4.8) ve psikotik semptomların tedavisinde olanzapin plasebodan

daha etkili bulunmamıştır. Bu çalışmalarda, hastaların başlangıçta anti-Parkinson ilaçlarının en

düşük etkin dozunda stabil kalmaları ve çalışma boyunca aynı anti-Parkinson ilacında (dopamin

ago nist i)

dozunu kalmaları istenmektedir.

Olanzapin tedavisine

günde

mg dozu ile

başlanmış ve araştırmacının kararına göre doz maksimum 15 mg/gün’e kadar titre edilmiştir.

6 / 23

Nöroleptik Malign Sendrom (NMS):

NMS, antipsikotik ilaç tedavisiyle ilişkili potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir durumdur.

Olanzapin

ilişkili

olarak

N M S

vakaları

seyrek

olarak

b i l d i r i l m i ş t i r .

N M S ' u n

k l i n i k

belirtileri

hiperpireksi,

adale

sertliği,

zihinsel

durum

değişikliği

otonomik

instabilitedir

(düzensiz nabız ya da kan basıncı, taşikardi, diaforez ve kardiyak ritim bozukluğu). Ek belirtiler

olarak yükselmiş kreatinin fosfokinaz, miyoglobinüre (rabdomiyoliz) ve akut böbrek yetmezliği

sayılabilir. Eğer hasta NMS'u ilişkin belirti

semptomlar

gösterirse

veya

NMS'a

klinik

belirtiler olmaksızın açıklanamayan yüksek ateş görülüyorsa, olanzapin dahil tüm antipsikotik

ilaçlar kesilmelidir.

Hiperglisemi ve diyabet:

Bazı ölümcül vakalar da dahil olmak üzere, oral olanzapin kullanımıyla seyrek olarak, bazen

ketoasidoz ya da koma ile ilişkili hiperglisemi ve/veya diyabetin alevlenmesi veya gelişmesi

durumları

bildirilmiştir

(bkz.

b ö l ü m

4.8).

Bazı

vakalarda

önceden

kilo

artışı

olmasının

kolaylaştırıcı faktör olabileceği bildirilmiştir. Kullanılan antipsikotik kılavuzları ile

uyumlu

olarak uygun klinik izleme önerilebilir.

OLNEGİS dahil herhangi antipsikotik

ajanla

tedavi

edilen

hastalar hiperglisemi (polidipsi,

po liür i,

po li fa j i

güçsüzlük

g ibi)

b e l ir t i

septomları için ve diabetes

mellituslu veya

d ia be t e s

mellituslu risk

faktörlerini taşıyan hastalar kötüleşen glukoz

kontrolü için

düzenli

olarak gözlenmelidir. Kilo düzenli olarak izlenmelidir.

Lipid değişiklikleri:

Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda olanzapinle tedavi edilen hastalarda lipidlerde istenmeyen

değişiklikler gözlenmiştir (bkz. bölüm 4.8). Özellikle dislipidemik hastalar ve lipid bozukluğu

gelişme riski olan hastalarda, klinik olarak uygun olduğu şekilde lipid değişiklikleri kontrol

edilmelidir. OLNEGİS dahil, herhangi

bir antipsikotik ajanla tedavi gören hastalar, kullanılan

antipsikotik kılavuzları ile uyumlu olarak lipidler açısından düzenli olarak izlenmelidir.

Antikolinerjik aktivite:

Olanzapin, in

vitro

antikolinerjik aktivite gösterirken, klinik çalışmalar süresince bağlantılı

olayların

insidansının

düşük

olduğu

bildirilmiştir.

kadar,

eşlik

eden

hastalıkları

olanlarda olanzapin kullanımına ait klinik deneyim sınırlıysa da, prostat hipertrofisi veya

paralitik ileusu ve ilişkili durumları olan hastalarda dikkatle reçete edilmesi önerilir.

7 / 23

Hepatik fonksiyon:

Özellikle

tedavinin

başlangıcında,

karaciğer

aminotransferazları,

AST'ın

geçici

asemptomatik

artışları

yaygın

olarak

görülmüştür.

Yükselen

ve/veya

AST'ı

olan

hastalarda, karaciğer yetmezliği belirtisi ve semptomları olan hastalarda, sınırlı karaciğer

işlevsel rezervi ile ilişkili altta yatan hastalığı olanlarda ve potansiyel olarak hepatotoksik

ilaçlarla tedavi edilen hastalarda dikkatli olunmalı ve takip yapılmalıdır. Hepatit teşhisi konan

vakalarda (hepatoselüler, kolestatik veya mikst karaciğer hasarı dahil) olanzapin tedavisi

kesilmelidir.

Nötropeni:

Herhangi bir sebeple düşük lökosit ve/veya nötrofil sayımı olan hastalarda, nötropeniye yol

açtığı

bilinen

ilaçları

kullanan

hastalarda,

geçmişinde

ilaca

bağlı

gelişmiş

kemik

iliği

d e p r e s yo n u / t o k s i s i t e s i

o l a n

h a s t a l a r d a ,

beraberindeki bir

hastalık,

radyasyon

tedavisi

veya

kemoterapi nedeniyle kemik iliği depresyonu olan hastalarda ve hipereozinofilik durumu veya

miyeloproliferatif hastalığı olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Olanzapinle birlikte valproat

kullanıldığında yaygın olarak nötropeni bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.8).

Tedavinin kesilmesi:

Olanzapin aniden kesildiğinde terleme, insomnia, tremor, anksiyete, bulantı veya kusma gibi

akut semptomlar çok seyrek olarak (< %0.01) bildirilmiştir.

QT aralığı:

Klinik

çalışmalarda,

klinik

olarak

anlamlı

uzamaları

( F r i d e r i c i a

d ü z e l t m e s i

başlangıç QTcF < 500 milisaniye olan hastaların başlangıçtan sonraki herhangi bir zamanda

[QTcF] ≥ 500 milisaniye), olanzapin ile tedavi edilen hastalarda yaygın değildir (%0.1 - %1)

ve ilişkili kardiyak olaylarda plaseboya göre anlamlı fark bulunmamaktadır.

Buna

rağmen,

diğer antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi olanzapin, özellikle konjenital uzun QT sendromu,

konjestif

kalp

yetmezliği,

kalp

hipertrofisi,

hipokalemi

veya

hipomagnezemisi

olan

hastalarda, özellikle yaşlılarda, QTc aralığını artırdığı bilinen ilaçlarla birlikte reçete edilirken

dikkatli olunmalıdır.

8 / 23

Tromboembolizm:

Seyrek olarak venöz tromboembolik olay (VTE) riskine neden olabilir. Olanzapin tedavisi ile

venöz tromboembolizm görülmesi arasında bir nedensellik ilişkisi saptanmamıştır. Ancak,

şizofrenisi olan hastalarda çoğunlukla venöz tromboembolizm risk faktörleri var olduğundan,

hastaların

hareketsizliği

gibi

ilgili

tüm

risk

faktörleri

belirlenmeli

önleyici

tedbirler alınmalıdır.

Genel SSS aktivitesi:

Olanzapinin başlıca santral sinir sistemi (SSS) etkileriyle birlikte, diğer santral etkili ilaçlarla

ve alkolle birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. In

vitro olarak dopamin antagonizması

sergilediğinden,

olanzapin

direkt

indirekt

dopamin

agonistlerinin

e t k i s i n i

antagonize

edebilir.

Nöbetler:

Olanzapin,

nöbet

geçmişi

olan

hastalarda

veya

nöbet

eşiğini

düşürebilecek

faktörlerin

görüldüğü hastalarda dikkatli şekilde kullanılmalıdır. Olanzapin ile

tedavi

edilen hastalarda

nöbetler

s e y r e k

o l a r a k

bildirilmiştir.

vakaların

çoğunda,

nöbet

ö y k ü s ü

n ö b e t

oluşumu için risk faktörlerinin olduğu rapor edilmiştir.

Tardif diskinezi

Bir senelik veya daha kısa süreli karşılaştırmalı çalışmalarda, olanzapinle bağlantılı, tedaviyle

ortaya çıkan diskinezi insidansı istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha düşüktü. Her ne kadar

t a r d i f

d i s k i n e z i

r i s k i

u z u n

süreli ilaca maruz kalanlarda artıyor olsa da, olanzapin

a la n

hastalarda tardif diskinezi belirti ve semptomları ortaya çıkarsa dozun azaltılması veya ilacın

kesilmesi

düşünülmelidir.

semptomlar

geçici

olarak

kötüleşebilir

hatta

tedavi

kesildikten sonra bile ortaya çıkabilir.

Postüral hipotansiyon

Olanzapinin

yaşlılarda

kullanımıyla

ilgili

olarak

yapılan

klinik

çalışmalarda,

postüral

h i p o t a n s i y o n

s e y r e k

olarak

görülmüştür.

Diğer

antipsikotiklerde

olduğu

gibi,

yaşın

üzerindeki hastalarda tansiyonun belirli aralıklarla ölçülmesi önerilir.

Ani kardiyak ölüm

Olanzapinle yapılan pazarlama sonrası raporlarda, olanzapin kullanan hastalarda ani kardiyak

ölüm vakası bildirilmiştir. Retrospektif gözlemsel kohort çalışmasında, olanzapinle tedavi

e d i l e n

h a s t a l a r d a k i

t a h m i n i

a n i

k a r d i y a k

ö lü m

r is k i

a n t ip s i k o t ik

k u l l a n m a y a n

h a s t a la r d a

görülen riske göre yaklaşık iki katına kadar yüksek bulunmuştur. Çalışmada, olanzapinin riski

toplu analizde atipik antipsikotiklerle olan riskle kıyaslanabilir.

9 / 23

Pediyatrik popülasyon

Olanzapin, 13 yaşın altındaki çocukların tedavisinde kullanılmak için endike değildir. 13-17

yaş aralığındaki hastalarda yapılan çalışmalar, kilo alımı, metabolik parametrelerde değişimler

ve prolaktin düzeylerinde artışlar

dahil,

çesitli

istenmeyen

etkiler

göstermiştir.

etkiler

ilişkili

uzun

dönem

sonuçları çalışılmamıştır ve

halen

bilinmemektedir

(bkz.

bölüm 4.8

5.1).

Laktoz

OLNEGİS tabletleri laktoz

içermektedir. Galaktoz

intoleransı,

Lapp

laktaz

eksikliği

g l u k o z - g a l a k t o z

m a l a b s o r p s i y o n u

g i b i

n a d i r

h e r e d i t e r

p r o b l e m l e r i

o l a n

h a s t a l a r

ilacı

kullanmamalıdırlar.

Böbrek hastalığı ve prolaktine bağlı meme kanseri olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde yapılmıştır.

Olanzapini etkileyen potansiyel etkileşimler

Olanzapin CYP1A2 ile metabolize olduğundan, bu izoenzimi özellikle indükleyen veya inhibe

eden maddeler olanzapinin farmakokinetiğini etkileyebilir.

CYP1A2’nin indüksiyonu

Olanzapin

metabolizması

sigara

içme

karbamazepinle

indüklenip

olanzapin

konsantrasyonlarında azalmaya

yo l

açabilir. Olanzapin

klerensinde

yalnızca

hafiften orta

derecede kadar artış

gözlenmiştir. Klinik sonuçlar sınırlı olmakla birlikte monitorizasyon

tavsiye edilir ve eğer gerekirse olanzapin dozunda artış düşünülebilir (bkz. bölüm 4.2).

CYP1A2’nin inhibisyonu

S pes if ik

CYP 1 A2

inh ib it ö r ü

o la n

fluvoksaminin, olanzapinin metabolizmasını belirgin

şekilde

inhibe

ettiği

k a n ı t l a n m ı ş t ı r .

F l u v o k s a m i n i

t a k i b e n

alınan

olanzapinin

maksimum

konsantrasyonundaki ortalama artış sigara içmeyen kadınlarda %54 ve sigara içen erkeklerde

%77 olmuştur. Olanzapinin ortalama eğri altındaki alan (EAA) artışı, sırasıyla %52 ve %108

olmuştur.

F l u v o k s a m i n

v e y a

s i p r o f l o k s a s i n

g i b i

h e r h a n g i

b i r

C Y P 1 A 2

i n h i b i t ö r ü

kullanımında

daha

düşük

olanzapin

başlangıç

dozu

düşünülmelidir.

CYP1A2

inhibitörü ile tedavi başlatılmışsa, olanzapin dozunun azaltılması düşünülmelidir.

10 / 23

Azalmış biyoyararlanım

Aktif kömür oral olanzapin biyoyararlanımını %50-60 azalttığı için, olanzapinden en az 2 saat

önce veya sonra alınmalıdır.

Fluoksetin (CYP2D6 inhibitörü), tek doz olarak kullanılan antasit (alüminyum, magnezyum)

veya simetidinin, olanzapinin farmakokinetiğini anlamlı şekilde etkilemediği bulunmuştur.

Olanzapinin diğer ilaçları etkileme potansiyeli

Olanzapin, dopamin agonistlerin direkt ve indirekt etkilerini antagonize edebilir.

Olanzapin, in

vitro olarak temel CYP450

izoenzimlerini

inhibe

etmez

(ör.

1A2,

2D6,

2C9,

2 C 1 9 ,

3 A 4 ) .

Böylece, in

v i v o

çalışmalarda

doğrulandığı

gibi,

belirtilen

etkin

maddelerde

herhangi bir

metabolizma

inbibisyonu olmadığından özel bir etkileşim

beklenmez: trisiklik

antidepresan

(çoğunlukla

CYP2D6

y o l u ) ,

v a r f a r i n

( C Y P 2 C 9 ) ,

t e o f i l i n

( C Y P 1 A 2 )

diazepam (CYP3A4 ve 2C19).

Lityum veya biperidenle birlikte uygulandığında olanzapin etkileşim göstermemiştir.

Valproat plazma düzeylerinin

t e r a p ö t i k

o l a r a k

izlenmesi, eşzamanlı

olanzapin

kullanımına

valproat başlandıktan sonra valproat dozunun ayarlanması gerekmediğini göstermiştir.

Genel SSS etkisi

Alkol ve santral sinir sistemi depresyonuna neden olan ilaçları kullanan hastalarda

dikkatli

olunmalıdır.

Olanzapinin, Parkinson hastalığı ve demansı olan hastalarda anti-Parkinson ilaçları ile birlikte

kullanımı önerilmez (bkz. bölüm 4.4).

QTc aralığı

Olanzapinin, QTc aralığını arttırdığı bilinen

ilaçlar ile beraber kullanımı sırasında dikkatli

olunmalıdır (bkz. bölüm 4.4).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

OLNEGİS pediyatrik popülasyon üzerinde çalışılmamıştır.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

çalışmalar,

gebelik

/ve-veya/

embriyonal/fetal

gelişim

/ve-

veya/doğum

/ve-veya/

doğum

sonrası

gelişim

üzerindeki

etkiler

bakımından

yetersizdir

(bkz.kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

11 / 23

Gebe kadınlarda yeterli ve iyi kontrol edilmiş çalışma bulunmamaktadır. Hastalar olanzapin

tedavisi

sırasında

gebe

kalırlarsa

veya

gebe

kalmaya

niyetleri

varsa

doktorlarını

bilgilendirmeleri gerektiği konusunda uyarılmalıdırlar.

Gebelik dönemi

Olanzapinin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Gebeliğin

üçüncü

trimesterinde

olanzapin

kullanan

annelerin

yeni

doğan

çocuklarında

titreme, hipertoni, letarji ve uyku hali çok nadir spontan olarak bildirilmiştir.

OLNEGİS, gerekli olmadıkça (yalnızca fetüse olabilecek potansiyel riskine karşın potansiyel

yararları düşünülerek) gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Emziren sağlıklı annelerde gerçekleştirilen bir oral olanzapin çalışmasında, olanzapinin anne

sütüne geçtiği saptanmıştır. Kararlı durumda ortalama yeni doğan maruziyetinin (mg/kg),

anneye uygulanan olanzapin dozunun (mg/kg) %1.8'i olduğu tahmin edilmektedir. Hastalar

eğer olanzapin kullanıyorsa emzirmemeleri konusunda uyarılmalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

İnsanlar

üzerinde

klinik

dışı

üreyebilirlik

çalışmalarından

elde

edilmiş

veri

bulunmamaktadır.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanma yeteneği üzerindeki etkilere yönelik bir çalışma yapılmamıştır.

Olanzapin somnolans ve baş dönmesine neden olabileceğinden, hastalar motorlu araçlar

dahil makine kullanımı sırasında dikkatli olmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Yetişkinler

Klinik çalışmalarda, olanzapin kullanımı ile ilişkili olarak en sık (hastaların ≥ %1’i) olarak

görülen

istenmeyen

etkiler

somnolans, kilo alımı, eozinofili, prolaktin, kolesterol, glukoz ve

trigliserit düzeylerinde artış (bkz. bölüm 4.4), glukozüri, iştah artışı, baş dönmesi, akatizi,

p a r k i n s o n i z m

( b k z .

b ö l ü m

4 . 4 ) ,

d i s k i n e z i ,

o r t o s t a t i k

h i p o t a n s i y o n ,

a n t i k o l i n e r j i k

e t k i l e r ,

hepatik transaminazlarında geçici asemptomatik artışlar (bkz. bölüm 4.4), döküntü,

asteni,

yorgunluk ve ödemdir.

12 / 23

Aşağıda

s p o n t a n

b i l d i r i m

k l i n i k

çalışmalardaki

laboratuar

incelemeleri

advers

reaksiyonlar

listelenmiştir.

Tüm

sıklık

gruplarında,

advers

reaksiyonlar

azalan

ciddiyet

sırasıyla sunulmuştur.

Sıklık ifadeleri şu şekilde tanımlanmıştır: Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100

<

1/10);

yaygın olmayan (≥ 1/1,000

<

1/100);

seyrek

(≥ 1/10,000

<

1/1,000);

çok

seyrek

(<

1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi bozuklukları

Yaygın

: Eozinofili

Yaygın olmayan : Lökopeni, nötropeni

Bilinmiyor

: Trombositopeni

İmmün sistem bozuklukları

Bilinmiyor

: Alerjik reaksiyon

Metabolizma ve beslenme bozuklukları

Çok yaygın

: Kilo artışı

Yaygın

: Yükselmiş kolesterol düzeyleri

, yükselmiş glukoz düzeyleri

, yükselmiş

trigliserit düzeyleri

, glukozüri, iştahta artış

Bilinmiyor

: Bazı ölümcül vakalar da dahil olmak üzere çok seyrek olarak ketoasidoz ya

da koma ile ilişkili diyabetin alevlenmesi veya gelişmesi (bkz. bölüm 4.4),

hipotermi

Sinir sistemi bozuklukları

Çok yaygın

: Somnolans

Yaygın

: Baş dönmesi, akatizi

, parkinsonizm

, diskinezi

Bilinmiyor

: Nöbet geçmişi ya da nöbet risk faktörü taşıyan birçok vakada nöbetler,

nöroleptik malign sendrom (bkz. bölüm 4.4), distoni, (okülojirasyon dahil),

tardif diskinezi, ilacın kesilmesinden sonra gelişen semptomlar

Kardiyak bozukluklar

Yaygın olmayan : Bradikardi, QTc uzaması (bkz. bölüm 4.4)

Bilinmiyor

: Ventriküler taşikardi / fibrilasyon, ani ölüm (bkz. bölüm 4.4)

Vasküler bozukluklar

Yaygın

: Ortostatik hipotansiyon

Bilinmiyor

: Tromboembolizm (pulmoner embolizm ve derin ven trombozu dahil)

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın

: Kabızlık ve ağız kuruluğu dahil olmak üzere hafif, geçici antikolinerjik

etkiler

Bilinmiyor

: Pankreatit

13 / 23

Hepatobiliyer bozukluklar

Yaygın

Özellikle

tedavinin

dönemlerinde

karaciğer

aminotransferazlarında

(ALT, AST) geçici, asemptomatik yükselmeler (bkz. bölüm 4.4)

Bilinmiyor

: Hepatit (hepatoselüler, kolestatik veya mikst karaciğer hasarı dahil)

Deri ve deri altı doku bozuklukları

Yaygın

: Döküntü

Yaygın olmayan : Işığa duyarlılık reaksiyonu, alopesi

Kas, iskelet ve bağ doku bozuklukları

Bilinmiyor

: Rabdomiyoliz

Böbrek ve idrar yolu bozuklukları

Yaygın olmayan : Üriner inkontinans

Bilinmiyor

: İdrar yapmada zorlanma

Üreme sistemi ve göğüs bozuklukları

Bilinmiyor

: Priapizm

Genel ve uygulama bölgesine ilişkin bozukluklar

Yaygın

: Asteni, yorgunluk, ödem

Yaygın olmayan : Titreme, yüzde ödem, intihar girişimi*

Seyrek

: Titreme ve ateş, sersemlik hissi, ani ölüm*

*

Bu

terimler

ciddi

advers

olayları

ifade

eder

fakat

advers

ilaç

reaksiyonları

tanımını

karşılamazlar. Ciddiyetleri nedeniyle burda bahsedilmiştir.

Ölçülen parametrelere etkisi

Çok yaygın

: Yükselmiş plazma prolaktin düzeyleri

Yaygın olmayan : Yüksek kreatin fosfokinaz, artmış total bilirubin

Bilinmiyor

: Artmış alkalen fosfataz

Bütün başlangıç Vücut Kitle İndeksi (BMI) kategorilerinde klinik olarak anlamlı kilo artışı

görülmüştür. Kısa süreli tedaviyi takiben (ortalama süre 47 gün) başlangıç vücut ağırlığına göre

≥%7 kilo artışı çok yaygın (%22.2), ≥ %15 kilo artışı yaygın (%4.2) ve ≥ %25 yaygın olmayan

(%0.8) şekilde görülmüştür. Uzun süreli maruziyette (en az 48 hafta), başlangıç vücut ağırlığına

göre ≥ %7, ≥ %15 ve ≥ %25 kilo artışı çok yaygındır (sırasıyla %64.4, %31.7 ve %12.3).

Başlangıçta lipid disregülasyonu bulgusu bulunmayan hastaların açlık lipid değerlerindeki (toplam

kolesterol, LDL kolesterol ve trigliseritler) ortalama artışlar daha yüksek olmuştur.

Sonradan

yüksek

seviyelere çıkan (≥ 6.2 mmol/l) başlangıçtaki açlık normal seviyeleri (<

5.17

mmol/l) için izlenmiştir. Açlık toplam kolesterol değerinin başlangıçtaki sınır değerlerden (≥ 5.17 -

< 6.2 mmol/l), yüksek değerlere (≥ 6.2 mmol/l) kadar değişimi çok yaygındır.

14 / 23

Sonr a da n

yü ks ek

düzeylere çıkan (≥ 7 mmol/l) başlangıçtaki açlık normal düzeyleri

(<

5.56

mmol/l)

için

izlenmiştir. Açlık glukoz değerinin başlangıçtaki sınır değerlerden (≥ 5.56 - <

mmol/l), yüksek değerlere (≥ 7 mmol/l) kadar değişimi çok yaygındır.

Sonradan

yüksek

düzeylere çıkan (≥ 2.26 mmol/l) başlangıçtaki açlık normal düzeyleri

(<

1.69

mmol/l) için izlenmiştir. Açlık trigliserit değerinin başlangıçtaki sınır değerlerden (≥ 1.69 - < 2.26

mmol/l), yüksek değerlere (≥ 2.26 mmol/l) kadar değişimi çok yaygındır.

Klinik çalışmalarda, olanzapin

t edavi

edilen

hastalar da

Pa r ki ns o ni z m

dis t o ni

insidansı

sayısal olarak plasebo verilenlere göre daha fazladır ancak istatistiksel olarak anlamlı derecede

farklı değildir. Olanzapin ile tedavi edilen hastalarda parkinsonizm, akatizi ve distoni insidansı,

titre edilmiş haloperidol dozları alan hastalardan daha azdır. Bireylerin önceden var olan akut ve

tardif ekstrapiramidal hareketleri geçmişi hakkında detaylı bilgi olmadığı durumda, olanzapinin

daha

tardif

diskinezi

ve/veya

diğer

tardif

ekstrapiramidal

sendromlar

yarattığı

sonucuna

varılamaz.

Olanzapin aniden kesildiğinde terleme, insomnia, tremor, anksiyete, bulantı veya kusma gibi akut

semptomlar bildirilmiştir.

12 haftaya kadar olan klinik çalışmalarda olanzapinle tedavi edilen hastalarda plazma prolaktin

konsantrasyonları normal taban çizgisinde olan prolaktin değerininin üst sınırını yaklaşık %30

aşmıştır. Bu hastaların büyük çoğunluğunda bu yükselmeler genellikle hafif ve normal değerin üst

sınırının 2 katı kadar altında kalmıştır. Genellikle olanzapinle tedavi edilen hastalarda meme ve

menstrüel ilişkili klinik belirtiler (ör. kadınlarda amenore, meme büyümesi, galaktore, erkeklerde

jinekomasti/meme büyümesi) yaygın değildir. Potansiyel olarak cinsel fonksiyonla ilişkili advers

reaksiyonlar (ör. Erkeklerde erektil fonksiyon bozukluğu ve her iki cinste libidoda azalma) yaygın

olarak gözlenmektedir.

Uzun süreli maruziyet (en az 48 hafta)

Kilo artışı, glukoz, toplam/LDL/HDL kolesterol veya trigliseritlerinde, klinik olarak anlamlı

değişiklikler olan hastaların oranı zaman içinde artmıştır. 9-12 aylık tedaviyi tamamlayan

yetişkin hastalarda ortalama kan glukozu artış hızı yaklaşık 4-6 ay sonra yavaşlamıştır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Demansı

olan

yaşlı

hastalarda

yapılan

klinik

çalışmalarda

olanzapin

tedavisi,

ö l ü m

s e r e b r o v a s k ü l e r

advers

reaksiyonların

plaseboya

kıyasla

d a h a

y ü k s e k

insidansı

ilişkilendirilmiştir

(bkz.

bölüm

4.4).

hasta

grubunda,

olanzapin

kullanımı

ilişkilendirilen

çok

yaygın

görülen

istenmeyen

etkiler

y ü r ü m e d e

anormallik

düşmelerdir. Pnömoni, vücut sıcaklığında artış, letarji, eritem, görsel halüsinasyonlar ve

üriner inkontinans yaygın olarak görülmüştür.

15 / 23

Parkinsonla

ilişkili

ilaca

bağlı (dopamin

agonistleri) psikozu bulunan

hastaların katıldığı

klinik çalışmalarda, Parkinson

semptomlarında

kötüleşme

ve halüsinasyonlar çok yaygın

şekilde ve plaseboya göre daha sık bildirilmiştir.

B i p o l a r

mani

hastalarında

yapılan

klinik

çalışmada,

olanzapin

valproatla

birlikte

kullanımı, %4.1 oranında nötropeniye neden olmuştur; bu duruma katkıda bulunan olası bir

faktör de yüksek

p la z ma

va lp r o a t

d ü z e yle r i

o la b i l ir .

O la nz a p in in

l it yu m

ve ya

va lp r o a t la

birlikte kullanımı tremor, ağız kuruluğu, iştah artışı ve kilo alımı seviyelerinde artışa (≥ %10)

neden olmuştur. Konuşma bozukluğu da yaygın olarak bildirilmiştir. Olanzapinin lityum veya

divalproeksle

birlikte

kullanıldığı

tedavi sırasında

hastaların %17.4’ünde, akut tedavi

haftaya

kadar)

boyunca başlangıç kilosuna göre ≥ %7 artış gözlenmiştir. Bipolar bozukluğu

o la n

ha st a lar d a

reküransın önlenmesi

iç in

u z u n

s ü r e li

o la nz ap in

t ed av is i

( 1 2

a ya

k ad ar ) ,

hastaların %39.9’unun kilosunda başlangıç kilolarına göre ≥ %7 artış ile ilişkilendirilmiştir.

Pediyatrik popülasyon:

O l a n z a p i n ,

yaş

altındaki

çocuk

hastaların

tedavisi

için

endike

değildir.

Ergen

yetişkinlerin

karşılaştırılması

için

hiçbir

çalışma

tasarlanmamış

olmasına

rağmen,

ergen

ç a l ı ş m a l a r ı n d a n

e l d e

e d i l e n

veriler,

yetişkin

çalışmalarından

elde

edilenler

karşılaştırılmıştır.

Aşağıda, yetişkin hastalara kıyasla ergen hastalarda

(13-17 yaş) daha fazla sıklıkta rapor

edilen veya sadece ergen hastalar ile yapılan kısa süreli klinik çalışmalarda bildirilen advers

e t k i l e r

ö z e t l e n m e k t e d i r .

Klinik

olarak

anlamlı

kilo

artışının

(≥

e r g e n

h a s t a

popülasyonunda benzer maruziyete tabi kalan yetişkinlere kıyasla daha sık meydana geldiği

görülmüştür. Kilo artışının ve klinik olarak anlamlı kilo artışı yaşayan ergen hastaların oranı,

kısa süreli maruziyete kıyasla uzun süreli maruziyette (en az 24 hafta) daha büyük olmuştur.

Her sıklık grubu içinde belirtilen advers

reaksiyonlar azalan

ciddiyete göre sıralanmıştır.

Sıklık terimleri: Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10).

Metabolizma ve beslenme bozuklukları

Çok yaygın

: Kilo alımı

, trigliserit düzeylerinde artış

, iştah artışı

Yaygın

: Kolesterol düzeylerinde artış

Sinir sistemi bozuklukları

Çok yaygın

: Sedasyon (hipersomnia, letarji, somnolans dahil)

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın

: Ağız kuruluğu

16 / 23

Hepatobiliyer bozukluklar

Çok yaygın

Karaciğer

aminotransferazlarında

(ALT

AST;

bkz.

bölüm

4.4)

yükselmeler

Ölçülen parametrelere etkisi

Çok yaygın

: Toplam bilirubin düzeyinde düşüş, GGT düzeyinde artış, plazma prolaktin

düzeylerinde artış

Kısa süreli tedavi sonrası (ortalama süre 22 gün), başlangıç vücut ağırlığına (kg) göre ≥ %7 kilo

artışı çok yaygın (%40.6), ≥ %15 kilo artışı yaygın (%7.1) ve ≥ %25 kilo artışı da yaygın (%2.5)

olarak görülmüştür. Uzun süreli maruziyette (en az 24 hafta), hastaların %89.4'ünde başlangıç

vücut ağırlığına göre ≥ %7, %55.3'ünde ≥ %15 ve %29.1'inde ≥ %25kilo artışı olmuştur.

Sonradan yüksek düzeylere çıkan (≥ 1.467 mmol/l) başlangıçtaki açlık normal seviyeleri (<1.016

mmol/L) için izlenmiştir. Açlık trigliserid değerinin başlangıçtaki sınır değerlerden (≥ 1.016 - <

1.467 mmol/L), yüksek değerlere (≥ 1.467 mmol/L) kadar değişmiştir.

Sonradan yüksek düzeylere çıkan (≥ 5.17 mmol/L) başlangıçtaki açlık normal seviyelerindeki

değişiklikler (<4.39

mmol/L) için izlenmiştir. Açlık toplam kolesterol değerinin başlangıçtaki

sınır değerlerden (≥ 4.39 - < 5.17 mmol/L), yüksek değerlere (≥ 5.17 mmol/L) kadar değişimi çok

yaygındır.

Plazma prolaktin düzeylerindeki artış yetişkin hastaların % 47.4’ünde rapor edilmiştir.

≥2,5

mg/gün

dozlarında

olanzapinle

tedavi

edilen

ergen

hastalarda

(13-17

yaş)

üzerinde ve plasebodan 2 kat daha sık olarak gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir;

Sedasyon, kilo artışı, baş ağrısı, iştah artışı, baş dönmesi, karın ağrısı, ekstremitelerde ağrı,

halsizlik, ağız kuruluğu

≥ 2 , 5

mg/gün

d o z l a r ı n d a

o l a n z a p i n l e

t e d a v i

e d i l e n

e r g e n

h a s t a l a r d a

( 1 3 - 1 7

yaş) %2 ve

üzerinde ve plasebodan 2 kat daha sık olarak gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir;

Sedasyon, kilo artışı, baş ağrısı, iştah artışı, baş dönmesi, karın ağrısı, ekstremitelerde ağrı,

halsizlik, ağız kuruluğu, kabızlık, nazofarenjit, ishal, huzursuzluk, karaciğer enzimlerinde

(ALT, AST) yükselme, dispepsi, burun kanaması, solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, artralji,

kas-iskelet sertliği.

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

Belirti ve septomlar

Doz aşımına ilişkin çok yaygın semptomlar (>%10 insidans) taşikardi, ajitasyon/saldırganlık,

dizartri, çeşitli ekstrapiramidal semptomlar ve sedasyondan komaya kadar değişen azalmış

bilinç seviyesidir.

17 / 23

Tıbbi

bakımdan

diğer

aşımı

sekelleri

arasında

d e l i r y u m ,

konvülziyon, koma, olası

n ö r o l e p t i k

m a l i g n

s e n d r o m ,

s o l u n u m

d e p r e s y o n u ,

a s p i r a s y o n ,

h i p e r t a n s i y o n

v e y a

h i p o t a n s i y o n ,

k a r d i y a k

a r i t m i

(aşırı

vakalarının

<%2’sinde)

kalp

durması

bulunmaktadır. 450 mg gibi düşük akut doz aşımı durumunda ölümcül sonuçlar bildirilmesine

karşın, yaklaşık 2g oral olanzapin kullanımını takiben sağkalım da bildirilmiştir.

Doz aşımı tedavisi

Olanzapin için

özel

ant idot

bulunmamaktadır. Kusmaya zorlanması önerilmez. Doz aşımı

tedavisinin standart prosedürleri önerilebilir (ör.

gastrik

lavaj,

aktif

kömür uygulaması). Aktif

kömürün birlikte uygulaması ile olanzapinin oral biyoyararlanımı %50-60 oranında azalmıştır.

Hipotansiyonun

dolaşım

yetersizliğinin

sebep

olduğu

kollapsın

tedavisi

solunum

fonksiyonunun

desteği

dahil

olmak

üzere,

klinik

tabloya

göre

semptomatik

tedavi

uygulanmalı ve hayati organ fonksiyonları izlenmelidir. Beta

st imu lasyo nu

hipert ansiyo nu

kötüleştireceği

için,

e p i n e f r i n ,

d o p a m i n

b e t a

a g o n i s t

aktivitesine

sahip

diğer

sempatomimetik ilaçlar kullanılmamalıdır. Olası aritmilerin saptanması için kardiyovasküler

izleme gereklidir. Hasta iyileşene kadar yakın tıbbi gözlem ve izleme sürdürülmelidir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Diazepinler, oksazepinler ve tiazepinler

ATC kodu: N05A H03

Etkin mekanizması:

Olanzapin, bir seri reseptör sistemi üzerinde geniş farmakolojik profil sergileyen, antipsikotik,

antimanik ve duygudurum dengeleyici bir ajandır.

Klinik öncesi çalışmalarda olanzapin, serotonin 5HT

2A/2C

, 5HT

, 5HT

; dopamin D

, D

; kolinerjik muskarinik reseptörler M

–M

; α

adrenerjik ve histamin H

reseptörleri için

geniş bir reseptör aralığında afinite

<

nM )

göstermiştir. Olanzapin ile

hayvanlarda

gerçekleştirilen davranış çalışmaları reseptör bağlanma profili ile uyumlu 5HT,

dopamin

k o l i n e r j i k

a n t a g o n i z m a

ortaya

koymuştur.

Olanzapin,

i n

v i t r o

olarak

d o p a m i n

reseptörlerinden çok serotonin 5HT

’ye afinite ve in vivo olarak D

aktivitesinden çok daha fazla

aktivitesi göstermiştir. Elektrofizyolojik çalışmalarda, olanzapinin motor fonksiyonla ilgili

st r iat a l

( A9)

yo la k lar da

et k i

gö st er ir k e n,

s e le k t if

o la r a k

me zo l i mb ik

( A10)

dopaminerjik

nöronların

ateşlemesini

azalttığını

ortaya

k o y m u ş t u r .

O l a n z a p i n ,

m o t o r

y a n

etkilerin

göstergesi olan katalepsinin oluşması için gerekenin altındaki dozlarda, antipsikotik aktivitenin

belirteci olan

şartlanmış kaçınma

yanıtını

azaltır. Diğer bazı antipsikotik bileşiklerin

aksine, olanzapin “anksiyolitik” teste verilen yanıtı artırır.

18 / 23

Farmakodinamik etkiler:

Sağlıklı gönüllülerde yapılan bir tek oral doz (10 mg) Pozitron Emisyon Tomografisi (PET)

çalışmasında

olanzapin,

r e s e p t ö r

t u t u l u m u n a

g ö r e

d a h a

y ü k s e k

tutulumu

oluşturmuştur. İlave olarak, şizofreni hastalarında yapılan bir Tek Foton Emisyon Bilgisayarlı

Tomografisi (SPECT) görüntüleme çalışması, olanzapine yanıt veren hastaların, klozapine yanıt

veren

hastalarla

kıyaslandığında,

başka

diğer

antipsikotiklere

risperidona

yanıt

veren

hastalardan daha düşük striatal D

tutulumuna sahip olduklarını göstermiştir.

Klinik etkililik ve güvenlilik:

Olanzapin, pozitif ve negatif semptomları olan 2900'den fazla şizofreni hastasında yapılan iki

plasebo kontrollü çalışmanın ikisinde ve üç karşılaştırmalı kontrollü çalışmanın ikisinde, pozitif

semptomlarda

olduğu

kadar,

negatif

semptomlarda

anlamlı

olarak

büyük

iyileşmeler

sağlamıştır.

Farklı seviyelerde şizofreni, şizoafektif ve ilişkili depresif sendromlar (Montgomery-Asberg

Depresyon Değerlendirme Ölçeğinde başlangıç ortalaması 16.6) dahil alakalı bozuklukları olan

1481

hastada yapılan bir çok uluslu, çift-kör, karşılaştırma çalışmasında, başlangıç ve bitiş

duygudurum skoru değişikliği amaçlı bir sekonder analiz, olanzapinin (-6.0) haloperidole (-3.1)

göre istatistiksel olarak anlamlı iyileşme (p=0.001) sağladığını göstermiştir.

Bipolar

bozukluğun

manik

mikst

dönemlerini

geçiren

hastalarda,

manik

semptomların

azaltılması açısından olanzapin, 3 haftadan sonra hem plasebo, hem de valproat semisodyumdan

(divalproeks)

daha

üstün

etki

göstermiştir.

Olanzapinin

haloperidole

karşı

uygulandığı

karşılaştırmalı bir çalışmada, 6 ve 12 haftada hastaların manik ve depresif semptomlarının

semptomatik

remisyonunun

gerçekleşme

oranında

benzer

etkinliğe

sahip

oldukları

gösterilmiştir. En az 2 hafta boyunca lityum veya valproat tedavisi uygulanan

h a s t a la r d a,

tedaviye 10 mg olanzapin eklenmesi (lityum veya valproat ile birlikte tedavi), 6 haftadan sonra

mani ve depresyon semptomlarında, valproat ve lityumun tek başlarına uygulanmasına göre çok

daha fazla azalma sağlamıştır.

Olanzapinle elde edilen remisyon ve sonrasında olanzapin ya da plaseboya randomize edilmiş

manik dönemdeki hastalarda yapılan 12 aylık bir reküransın önlenmesi çalışmasında olanzapin,

bipolar

reküransın

primer

bitiş

noktası

için

plaseboya

göre

istatistiksel

olarak

anlamlı

üstünlük

göstermiştir.

Olanzapin

ayrıca,

mani

veya

depresyon

reküransının

önlenmesinde

plaseboya göre istatistiksel olarak anlamlı bir avantaj sağlamıştır.

Olanzapin ile birlikte lityumla elde edilen remisyon ve daha sonra tek başına olanzapin ya da

lityuma randomize edilmiş manik dönemdeki hastalarda yapılan ikinci bir 12 aylık çalışmada

olanzapin,

istatistiksel

olarak

bipolar

reküransın

primer

bitiş

noktasındaki

lityumun

altında

kalmamıştır (olanzapin %30, lityum %38.3, p=0.055).

19 / 23

Olanzapin

birlikte

bir duygudurum dengeleyici

ilaçla (lityum

ya da valproat) stabilize olan

manik veya mikst dönemdeki hastalarda yapılan bir 18 aylık birlikte tedavi çalışmasında,

sendromik

(diagnostik)

kriterlere

göre

tanımlanan

bipolar

reküransın

geciktirilmesinde,

olanzapinin lityum veya valproat ile birlikte uzun süreli tedavi, tek başına lityum veya valproata

göre istatistiksel olarak anlamlı bir üstünlük sağlamamıştır.

Pediyatrik popülasyon

Ergenlerdeki (13-17 yaş) deneyim, 200’den az ergen hastada şizofrenide (6 hafta) ve mani ile

ilişkili bipolar

bozuklukta (3

hafta) olmak üzere kısa dönem etkinlik verileri ile sınırlıdır.

Ola nzapin

günde

mg esnek doz ile kullanılmaya başlanmış ve dozaj

gü nde

mg’a

artırılmıştır. Olanzapin ile tedavi sırasında,

yetişkinler

kıyaslandığında

ergenler anlamlı

oranda daha fazla kilo almıştır. Açlık toplam kolesterol, LDL kolesterol, trigliseritler ve prolaktin

düzeylerindeki

(bkz.

bölüm

4.8) değişimlerin büyüklüğü yetişkinlere göre ergenlerde

daha fazla olmuştur. Bu etkilerin düzeltilmesine yönelik veri mevcut değildir ve uzun dönem

güvenilirlik verileri sınırlıdır (bkz. bölüm 4.4 ve 4.8).

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Olanzapin,

oral

uygulamadan

sonra

emilir, doruk plazma konsantrasyonlarına 5-8

saat

ulaşır.

Emilim

yiyeceklerden

etkilenmez.

İntravenöz

uygulamaya

kıyasla

mutlak

oral

biyoyararlanım araştırılmamıştır.

Dağılım:

Olanzapinin plazma proteinlerine bağlanma oranı 7 ile yaklaşık 1000 ng/ml arasında değişen

konsantrasyonda;

%93’dür.

Olanzapin

özellikle

albümine

α1-asit-glikoproteine

bağlanmaktadır.

Biyotransformasyon:

O la nz a p in,

k o n ju g a t if

o k s id a t if

yollarla karaciğerde metabolize olur. Dolaşımdaki ana

met abo lit i,

beyin

bariyerini aşamayan 10-N-glukuroniddir.

S it o kro m

P 45 0- CYP 1 A2

P450-CYP2D6

N-desmetil

2-hidroksimetil metabolitlerinin oluşumuna katkıda bulunurlar,

h e r

i k i s i

h a y v a n

d e n e y l e r i n d e

o l a n z a p i n d e n

d a h a

i n

v i v o

f a r m a k o l o j i k

a k t i v i t e

göstermiştir. Hakim olan farmakolojik aktivite ana ilaç olanzapinden kaynaklanmaktadır. Oral

uygulamadan sonra, sağlıklı vakalarda, olanzapinin ortalama terminal

e liminasyo n

yarılanma

ömrü yaşa ve cinsiyete göre değişmiştir.

20 / 23

Eliminasyon:

Erkek hastalara karşın kadın hastalarda ortalama eliminasyon yarılanma ömrü daha uzundur

(32.3 saate karşın 36.7 saat) ve klerens daha düşüktür (27.3 L/saate karşın 18.9 L/saat). Buna

karşın, olanzapin (5-20 mg) kadın hastalarda da (n=467) erkek hastalarda (n= 869) olduğu gibi

bir güvenlilik profili göstermiştir.

Sigara

içenlere

karşın

sigara

içmeyen

hastalarda

(kadınlar

erkekler)

ortalama

atılım

yarılanma ömrü uzamış (30.4 saate karşın 38.6 saat) ve klerens azalmıştır (27.7 L/saate karşın

18.6 L/saat).

Gençlere karşın yaşlı hastalarda, erkeklere karşın kadınlarda ve sigara içenlere karşın sigara

içmeyenlerde olanzapinin plazma klerensi daha düşüktür. Ancak, olanzapinin klerensinin ve

yarılanma ömrünün yaş, cinsiyet ve sigara içmenin etkisinin boyutu fertler arasındaki tüm

değişkenlikle karşılaştırınca küçüktür.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Veri yoktur.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Geriyatrik populasyon:

Yaşlı olmayan vakalara karşın sağlıklı yaşlılarda (65 ve üstü) ortalama eliminasyon yarılanma

ömrü uzamıştır (33.8

saate

karşın 51.8 saat) ve klerens azalmıştır (18.2 L/saate karşın 17.5

L / s a a t ) .

Yaşlılarda

görülen

farmakokinetik

d e ğ i ş k e n l i k

gençlerdekinden

farklılık

göstermez. Şizofrenisi

olan

yaşın üstündeki 44

hastada,

günde 5 ile 20 mg arasında

uygulanan dozlar dikkat çekici hiçbir yan etki profili sergilememiştir.

Böbrek yetmezliği:

Sağlıklı vakalara karşın böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 10 ml/dak.)

ortalama eliminasyon yarılanma öründe (32.4 saate karşın 37.7 saat) veya ilacın klerensinde

(25.0

L/saate

karşın 21.2 L/saat) anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Kütle

balans

çalısması

s o n u c u n d a

radyo

i ş a r e t l i

o l a n z a p i n i n

yaklaşık

%57’si,

idrarda

esas

olarak

metabolitleri

halinde bulunmuştur.

Karaciğer yetmezliği:

S igara

içen ve hafif karaciğer yetmezliği olan hastalarda, ortalama eliminasyon yarı ömrü

(39.3 saat) uzamış ve klerens (18.0 L/saat) sigara içmeyen sağlıklı vakalara benzer bir şekilde

azalmıştır (sırasıyla, 48.8 saat ve 14.1 L/saat).

21 / 23

Irk:

B e y a z ,

J a p o n

Ç i n l i

g ö n ü l l ü l e r

ile yapılan

çalışmada,

üç popülasyon arasında

farmakokinetik parametrelerde açısından bir farklılık görülmemiştir.

Pediyatrik popülasyon:

Ergenler (13-17 yaş): Olanzapinin ergenler ve yetişkinlerdeki farmakokinetiği benzerdir. Klinik

çalışmalarda, ergenlerdeki ortalama olanzapin maruziyeti yaklaşık %27 daha yüksektir. Ergenler

ve yetişkinler arasındaki demografik farklar arasında daha düşük ortalama vücut ağırlığı

d a h i l d ir

e r g e n l e r i n

b ir k a ç

t a n e s i

sigara kullanmaktaydı. Bu tip

faktörlerin, ergenlerde

gözlenen daha yüksek ortalama maruziyete olası katkısı vardır.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Akut (tek doz) toksisite

Kemirgenlerdeki

oral

toksisite

belirtileri,

güçlü

nöroleptik

bileşiklerde

gözlenen

etkilerle

uyumludur: hipoaktivite, koma, tremor, klonik konvülziyonlar, salivasyon ve kilo alımında

baskılanma. Medyan letal dozlar yaklaşık 210 mg/kg (fareler) ve 175 mg/kg (sıçanlar) olarak

bulunmuştur. Köpekler, 100 mg/kg'a kadar olan dozları mortalite olmadan tolere edebilmiştir.

Klinik belirtiler arasında sedasyon, ataksi, tremor, kalp atım hızında artış, solunum güçlüğü,

miyozis ve anoreksi bulunmaktadır. Maymunlarda 100 mg/kg'a kadar olan oral dozlar aşırı

bitkinliğe ve daha yüksek dozlarda bilinç bulanıklığına neden olmuştur.

Tekrarlı dozlara bağlı toksisite

Farelerde 3 aya ve sıçan ve köpeklerde 1 yıla kadar süren çalışmalarda gözlenen başlıca etkiler

depresyonu,

antikolinerjik

etkiler

periferik

hematolojik

bozukluklardır.

depresyonuna karşı tolerans gelişmiştir. Yüksek dozlarda büyüme parametreleri azalmıştır.

Sıçanlarda

prolaktin

düzeyindeki

artışla

uyumlu

reversibl

etkiler

arasında

over

rahim

ağırlıklarında

azalma

vajinal

epitel

meme

bezindeki

morfolojik

değişiklikler

bulunmaktadır.

Hematolojik toksisite

Her türde hematolojik parametreler üzerinde etkiler gözlenmiştir. Bunlar arasında

farelerin

dolaşımdaki

lökosit

sayısında

azalma

sıçanların

dolaşımlarındaki

lökositlerde

spesifik

olmayan azalmalar bulunmaktadır; ancak kemik iliği sitotoksisitesini düşündüren herhangi bir

bulguyla karşılaşılmamıştır. Günde 8 ya da 10 mg/kg olanzapin ile

t e d a v i

e d ile n

b ir k a ç

köpekte reversibl nötropeni, trombositopeni ya da anemi gelişmiştir (maruz kalınan toplam

olanzapin miktarı [EAA] 12 mg'lık doz verilen bir erkek hasta ile karşılaştırıldığında 12-15

daha

yüksektir).

Sitopenik

kö pek ler de,

kemik iliğindeki progenitör hücrelerde ya da

proliferasyon halindeki hücreler üzerinde olumsuz etki gözlenmemiştir.

22 / 23

Üreme toksisitesi

Olanzapin teratojenik etki göstermemiştir. Sedasyon erkek sıçanların çiftleşme becerisini

etkilemiştir. Sıçanlarda 1.1 mg/kg'lık dozlar (insandaki maksimum dozun 3 katı) östrojenle

ilgili

siklusları

etkilemiştir; 3

mg/kg'lık doz (insandaki

maksimum

dozun 9 katı) üreme

parametrelerini etkilemiştir. Olanzapin verilen sıçanların yavrularında fetal gelişimde gecikme

ve yavruların bedensel aktivite düzeylerinde geçici azalma saptanmıştır.

Mutajenite

Olanzapin hiç bir standart testte mutajenik ya da klastojenik etkiler göstermemiştir. Bu testler

arasında bakteriyel mutasyon testleri ve in vitro ve in vivo memeli testleri de bulunmaktadır.

Karsinojenite

Sıçan ve farelerde gerçekleştirilen çalışmaların sonuçlarına göre, olanzapinin karsinojenik

olmadığı sonucuna varılmıştır.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz

Laktoz monohidrat (40.98 mg)

Hidroksipropil selüloz

Krospovidon

Magnezyum stearat

Hipromelloz

Kinolin sarısı (E104)

Titanyum dioksit (E 171)

Makrogol 400

6.2.

Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3.

Raf ömrü

60 ay.

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

23 / 23

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

Kullanma

talimatı

bulunan

kart o n

k ut uda,

OPA/Al/PVC//Al

blisterlerde 28 adet

fi l m

tablet

bulunur.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Adı

:

EGIS İLAÇLARI LTD ŞTİ.

Adresi

:

Ekinciler cad. No: 1 Kat:2

34810 Kavacık-Beykoz/İSTANBUL

Telefon no

:

(0216) 680 29 29

Faks no

:

(0216) 680 13 58

E-mail

:

egisinfo@egisturkey.com

8.

RUHSAT NUMARASI(LARI)

133/43

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 28/06/2012

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ