OLFREX

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • OLFREX 20 MG 28 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • OLFREX 20 MG 28 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • insan

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699540095151
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/19

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

OLFREX 20 mg film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir film tablet 20 mg olanzapin içerir.

Yardımcı maddeler:

Etkisi bilinen yardımcı maddeler: Her bir film tablet 237.91 mg laktoz monohidrat

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film tablet

Beyaz renkli, oval, film tabletler

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.Terapötik endikasyonlar

Yetişkinler ve 13-17 yaş arası ergenlerde:

Olanzapin, şizofreni grubu psikotik bozuklukların tedavisinde endikedir.

Olanzapin, başlangıç tedavisine yanıt vermiş hastaların idame tedavisinde klinik düzelmenin

sağlanmasında etkilidir.

Bipolar bozuklukta olanzapin, orta derece ile ağır manik dönemlerin tedavisinde ve bipolar

bozuklukta reküransların önlenmesinde endikedir.

Hekimler 13-17 yaş arası ergenler için alternatif tedaviler arasında karar verirken, kilo artışı

hiperlipidemi

için

artan

potansiyeli

(lipid

prolaktin

değişikliklerinin

yetişkin

hastalara yapılan çalışmalardan daha fazla olduğu bildirilmiştir) göz önünde bulundurmalıdır.

Hekimler ergenlere bu ilacı verirken potansiyel uzun dönem riskleri de dikkate almalıdır. Bu

durum birçok vakada hekimleri öncelikli olarak diğer ilaçları kullanmaya yönlendirebilir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinler

Şizofreni: Olanzapinin önerilen başlangıç dozu günde 10 mg'dır.

Manik dönem: Başlangıç dozu, monoterapide genellikle günde tek doz uygulanan 15 mg veya

kombinasyon tedavisinde günde 10 mg (bkz. bölüm 5.1).

2/19

Bipolar bozuklukta reküransın önlenmesi: Önerilen başlangıç dozu günde 10 mg'dır. Manik

dönem tedavisi için olanzapin kullanan hastalarda, reküransın önlenmesi için tedaviye aynı

dozda devam edilmelidir. Eğer yeni bir manik, mikst ya da depresif dönem olursa, gerektiği

şekilde

ayarlaması

yapılmalı

klinik

olarak

endike

olduğu

şekilde

duygudurum

semptomları için ek tedavi ile olanzapin tedavisine devam edilmelidir.

Şizofreninin,

manik

dönemlerin

bipolar

bozuklukta

reküransın

önlenmesi

tedavisi

sırasında, günlük doz, kişisel klinik duruma bakılarak günde 5-20 mg arasında ayarlanabilir.

Önerilen başlangıç dozundan daha yüksek bir doza, yalnızca klinik olarak uygun şekilde

yeniden değerlendirme yapıldıktan sonra geçilmeli ve artış, doz aralıkları 24 saatten kısa

olmayacak şekilde yapılmalıdır. Olanzapinin emilimi yiyeceklerden etkilenmediği için, aç

veya

karnına

verilebilir.

Olanzapin

kullanımı

kesilirken,

kademeli

azaltımına

gidilmelidir.

13-17 yaş arası ergenler

Şizofreni: Olanzapinin önerilen başlangıç dozu, hedef doz 10 mg/gün olacak şekilde günde bir

defa 2.5 veya 5 mg'dır. Olanzapinin emilimi gıdadan etkilenmediği için, aç veya tok karnına

verilebilir. Şizofrenili ergen hastalarda etkinliği 2.5 ila 20 mg/gün'lük esnek dozaj aralığında,

en sık görülen ortalama doz olan 12,5 mg/gün (ortalama doz 11.1 mg/gün) ile yapılan klinik

çalışmalarla kanıtlanmıştır. Doz ayarlaması gerektiğinde, 2.5 mg veya 5 mg'lık doz artışı ya

da azaltımı önerilmektedir.

Günde

mg'ın

üzerindeki

dozların

güvenliliği

etkililiği

klinik

çalışmalarda

değerlendirilmemiştir.

İdame

tedavisi:

Ergen

hastalardaki

şizofreninin

idame

tedavisinde

olanzapinin

etkinliği

sistematik olarak değerlendirilmemiştir; ancak, olanzapinin yetişkin ve ergen hastalardaki

farmakokinetik parametrelerinin kıyaslanması ile birlikte erişkin hastaların verilerinden idame

tedavisinin etkinliği tahmin edilebilir. Bu nedenle, genellikle tedaviye cevap veren hastaların

akut cevabın dışında remisyonu azaltmak için gereken en düşük dozda tedaviye devam

etmeleri

önerilmektedir.

İdame

tedavisine

devam

edilip

edilmeyeceğini

belirlemek

için

hastalar periyodik olarak tekrar değerlendirilmelidir.

Bipolar bozukluk (manik ya da mikst dönemler): Oral olanzapinin önerilen başlangıç dozu,

hedef doz 10 mg/gün olacak şekilde günde bir defa 2.5 veya 5 mg'dır. Olanzapinin emilimi

yiyeceklerden etkilenmediği için, aç veya tok karnına verilebilir. Bipolar I bozukluğu olan

ergenlerde (manik ya da mikst dönemlerde) etkinliği 2.5 ila 20 mg/gün'lük esnek dozaj

aralığında, en sık görülen ortalama doz olan 10.7 mg/gün (ortalama doz 8.9 mg/gün) ile

yapılan klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Doz ayarlaması gerektiğinde, 2.5 mg veya 5 mg'lık

doz artışı ya da azaltımı önerilmektedir.

Günde

mg'ın

üzerindeki

dozların

güvenliliği

etkililiği

klinik

çalışmalarda

değerlendirilmemiştir.

İdame tedavisi: Ergen hastalardaki bipolar bozukluğun (manik ya da mikst dönemler) idame

tedavisinde olanzapinin etkinliği sistematik olarak değerlendirilmemiştir; ancak, olanzapinin

yetişkin

ergen

hastalardaki

farmakokinetik

parametrelerinin

kıyaslanması

birlikte

erişkin hastaların verilerinden idame tedavisinin etkinliği tahmin edilebilir. Bu nedenle,

genellikle tedaviye cevap veren hastaların akut cevabın dışında remisyonu azaltmak için

gereken en düşük dozda tedaviye devam etmeleri önerilmektedir. İdame tedavisine devam

edilip edilmeyeceğini belirlemek için hastalar periyodik olarak tekrar değerlendirilmelidir.

3/19

Uygulama şekli:

Tabletler bütün olarak, bir bardak su ile birlikte ağız yoluyla alınır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği: Bu tip hastalarda daha düşük bir başlangıç dozu (5 mg)

düşünülmelidir. Orta derecede karaciğer yetmezliği (siroz, Child-Pugh, sınıf A veya B) olan

hastalarda, başlangıç dozu 5 mg olmalıdır ve doz dikkatle artırılmalıdır.

Pediyatrik popülasyon: Güvenlilik ve etkililiğe ilişkin veri yetersizliği nedeniyle 13 yaşın

altında olan çocuklarda olanzapin kullanılması tavsiye edilmemektedir.

Şizofreni ve bipolar bozuklukla alakalı manik ya da mikst dönemlerin tedavisinde olanzapinin

güvenliliği

etkinliği,

13-17

yaş

arası

ergenlerde

yapılan

kısa

dönemli

çalışmalarda

saptanmıştır. Olanzapinin ergenlerde kullanımı 2,5mg/gün'den 20mg/gün'e kadar olan doz

aralığında

olanzapin

alan

ergende

yapılan

yeterli

kontrol

edilmiş

olanzapin

çalışmalarından elde edilen bulgularla desteklenmektedir. Ergenler için önerilen başlangıç

dozu

yetişkinler

için

olandan

daha

düşüktür

(bkz.

Pozoloji

uygulama

şekli).

Yetişkinlerle yapılan klinik çalışmalardaki hastalarla kıyaslandığında, ergen hastalarda daha

fazla kilo alımı ve sedasyon gözlenmiştir ve total kolesterol, trigliseridler, LDL kolesterol,

prolaktin ve karaciğer aminotransferaz seviyelerinde daha önemli artışlar yaşanmıştır ( bkz.

bölüm 4.4, 4.8, 5.1 ve 5.2).

Geriyatrik popülasyon: Rutin olarak daha düşük bir başlangıç dozu (5 mg/gün) endike

değildir; ancak 65 yaş ve üzerindekilerde klinik özellikleri gerektirdiğinde düşünülmelidir

(bkz. bölüm 4.4).

Cinsiyet: Erkek hastalara kıyasla kadın hastalarda, başlangıç dozu ve doz aralığının rutin

olarak değiştirilmesi gerekmemektedir.

Sigara içenler: Sigara içen hastalarla içmeyenler kıyaslandığında, başlangıç dozu ve doz

aralığının rutin olarak değiştirilmesi gerekmemektedir.

Metabolizmayı yavaşlatan (kadın cinsiyeti, geriyatrik, yaş, sigara içmeme durumu) birden

fazla

etkenin

varlığı

durumunda,

başlangıç

dozunun

azaltılması

düşünülmelidir.

hastalarda doz artırılması gerektiğinde dikkatle yapılmalıdır (bkz. bölüm 4.5 ve 5.2).

4.3. Kontrendikasyonlar

Bölüm 6.1’de listelenen etkin madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı

duyarlılığı olan hastalarda ve dar açılı glokom riski taşıdığı bilinen hastalarda kontrendikedir.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Antipsikotik tedavisi sırasında, hastanın klinik durumundaki iyileşme birkaç günden birkaç

haftaya kadar sürebilir. Bu süre zarfında hastalar yakından izlenmelidir.

4/19

Demansa bağlı psikoz ve/veya davranış bozukluğu

Antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilen demansa bağlı psikozu olan yaşlılarda ölüm riski

yüksektir. Olanzapin, demansa bağlı psikoz ve/veya davranış bozukluklarının tedavisi için

onaylanmamıştır ve bu grup hastalarda mortalite ve serebrovasküler olay riskindeki artış

nedeniyle kullanımı önerilmemektedir. Demansa bağlı psikozu ve/veya davranış bozukluğu

olan yaşlı hastalarda (ortalama yaş 78) yürütülen plasebo kontrollü klinik araştırmalarda (6-

12 hafta süreyle), oral olanzapinle tedavi edilen hastalardaki ölüm insidansı, plasebo verilen

hastalara göre 2 kat daha yüksek olmuştur (sırasıyla %3.5 ve %1.5). Ölüm insidansındaki

artış, olanzapin dozu (ortalama günlük doz 4.4 mg) veya tedavi süresi ile ilişkili değildir.

Olanzapin kullanımıyla mortalitede artış görülen hasta popülasyonunda altta yatan risk

faktörleri arasında, 65 yaş üzerinde olma, disfaji, sedasyon, malnutrisyon ve dehidrasyon,

pulmoner sorunların varlığı (örn. aspirasyonlu veya aspirasyonsuz pnömoni) veya birlikte

benzodiazepin

kullanımı

bulunmaktadır.

Ancak

ölüm

insidansı,

risk

faktörlerinden

bağımsız olarak, olanzapin ile tedavi edilen hastalarda plasebo verilen hastalardan daha

yüksektir.

Aynı klinik çalışmalarda, ölüm de dahil olmak üzere, serebrovasküler advers reaksiyonlar

(CVAE örn. inme, geçici iskemik atak) bildirilmiştir. Serebrovasküler advers reaksiyonlarda,

oral olanzapinle tedavi edilen hastalarda plasebo alan hastalara göre CVAE'de 3 kat artış

olmuştur (sırasıyla %1.3'e karşılık %0.4). Serebrovasküler advers etki görülen, olanzapin ve

plasebo alan hastaların tümü önceden var olan risk faktörlerine sahiptir. 75 yaş üzerinde

olma ve vasküler/mikst tip demans, olanzapin tedavisi ile ilişkili serebrovasküler advers

olaylar

için

risk

faktörü

olarak

tanımlanmıştır.

çalışmalarda,

olanzapinin

etkililiği

kanıtlanmamıştır.

Parkinson hastalığı

Parkinson hastalarında dopamin agonistlerinin yol açtığı psikozun tedavisinde olanzapin

kullanımı önerilmemektedir. Klinik çalışmalarda, olanzapin kullanan hastalarda, Parkinson

semptomlarında kötüleşme ve halüsinasyonlar plasebo kullananlara göre çok yaygın ve daha

sık bildirilmiş (bkz. bölüm 4.8) ve psikotik semptomların tedavisinde olanzapin plasebodan

daha etkili bulunmamıştır. Bu çalışmalarda, hastaların başlangıçta anti-Parkinson ilaçlarının

en düşük etkin dozunda stabil kalmaları ve çalışma boyunca aynı anti-Parkinson ilacında

(dopamin

agonisti)

dozunda

kalmaları

istenmektedir.

Olanzapin,

günde

başlanarak, araştırmacının kararına göre günde maksimum 15 mg’a kadar titre edilmiştir.

Nöroleptik Malign Sendrom (NMS)

NMS, antipsikotik ilaç tedavisiyle ilişkili potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir durumdur.

Olanzapin ile ilişkili olarak NMS vakaları da seyrek olarak bildirilmiştir. NMS'un klinik

belirtileri hiperpireksi, adale sertliği, zihinsel durumda değişiklik ve otonomik instabilitedir

(düzensiz nabız ya da kan basıncı, taşikardi, diaforez ve kardiyak ritim bozukluğu). Ek

belirtiler olarak yükselmiş kreatinin fosfokinaz, miyoglobinüre (rabdomiyoliz) ve akut böbrek

yetmezliği sayılabilir. Eğer hasta NMS'a ilişkin belirti ve semptomlar gösterirse veya NMS'a

ait ek klinik belirtiler olmaksızın açıklanamayan yüksek ateş görülüyorsa, olanzapin dahil tüm

antipsikotik ilaçlar kesilmelidir.

Hiperglisemi ve diyabet

Bazı ölümcül vakalar da dahil olmak üzere, oral olanzapin kullanımıyla seyrek olarak, bazen

ketoasidoz ya da koma ile ilişkili hiperglisemi ve/veya diyabetin alevlenmesi veya gelişmesi

durumları

bildirilmiştir

(bkz.

bölüm

4.8).

Bazı

vakalarda

önceden

kilo

artışı

olmasının

kolaylaştırıcı

faktör

olabileceği

bildirilmiştir.

Kullanılan

antipsikotik

kılavuzları

5/19

uyumlu olarak uygun klinik izleme önerilebilir. OLFREX dahil herhangi bir antipsikotik

ajanla tedavi edilen hastalar hiperglisemi (polidipsi, poliüri, polifaji ve güçsüzlük gibi) belirti

ve semptomları için ve diabetes mellituslu veya diabetes mellitus risk faktörlerini taşıyan

hastalar kötüleşen glukoz kontrolü için düzenli olarak gözlenmelidir. Kilo düzenli olarak

izlenmelidir (örn. başlangıçta, olanzapin tedavisine başladıktan 4, 8 ve 12 hafta sonra ve daha

sonra üç ayda bir).

Lipid değişiklikleri

Plasebo

kontrollü

klinik

çalışmalarda

olanzapinle

tedavi

edilen

hastalarda

lipidlerde

istenmeyen değişiklikler gözlenmiştir (bkz. bölüm 4.8). Özellikle dislipidemik hastalar ve

lipid bozukluğu gelişme riski olan hastalarda, klinik olarak uygun olduğu şekilde lipid

değişiklikleri kontrol edilmelidir. OLFREX dahil, herhangi bir antipsikotik ajanla tedavi

gören hastalar, kullanılan antipsikotik kılavuzları ile uyumlu olarak lipidler açısından düzenli

olarak izlenmelidir (örn. başlangıçta, olanzapin tedavisine başladıktan 12 hafta sonra ve daha

sonra 5 yılda bir).

Antikolinerjik aktivite

Olanzapin, in vitro antikolinerjik aktivite gösterirken, klinik çalışmalar süresince bağlantılı

olayların

insidansının

düşük

olduğu

bildirilmiştir.

kadar,

eşlik

eden

hastalıkları

olanlarda olanzapin kullanımına ait klinik deneyim sınırlıysa da, prostat hipertrofisi veya

paralitik ileusu ve ilişkili durumları olan hastalarda dikkatle reçete edilmesi önerilir.

Hepatik fonksiyon

Özellikle

tedavinin

başlangıcında,

karaciğer

aminotransferazları

AST'ın

geçici

asemptomatik

artışları

yaygın

olarak

görülmüştür.

Yükselen

ve/veya

AST'ı

olan

hastalarda, karaciğer yetmezliği belirtisi ve semptomları olan hastalarda, sınırlı karaciğer

işlevsel rezervi ile ilişkili altta yatan hastalığı olanlarda ve potansiyel olarak hepatotoksik

ilaçlarla tedavi edilen hastalarda dikkatli olunmalı ve takip yapılmalıdır. Hepatit teşhisi konan

vakalarda (hepatoselüler, kolestatik veya mikst karaciğer hasarı dahil) olanzapin tedavisi

kesilmelidir.

Nötropeni

Herhangi bir sebeple düşük lökosit ve/veya nötrofil sayımı olan hastalarda, nötropeniye yol

açtığı

bilinen

ilaçları

kullanan

hastalarda,

geçmişinde

ilaca

bağlı

gelişmiş

kemik

iliği

depresyonu/toksisitesi olan hastalarda, beraberindeki bir hastalık, radyasyon tedavisi veya

kemoterapi nedeniyle kemik iliği depresyonu olan hastalarda ve hipereozinofilik durumları

veya miyeloproliferatif hastalığı olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Olanzapinle birlikte

valproat kullanıldığında yaygın olarak nötropeni bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.8).

Tedavinin kesilmesi

Olanzapin aniden kesildiğinde terleme, insomnia, tremor, anksiyete, bulantı veya kusma gibi

akut semptomlar çok seyrek olarak (< %0.01) bildirilmiştir.

QT aralığı

Klinik

çalışmalarda,

klinik

olarak

anlamlı

uzamaları

(Fridericia

düzeltmesi

başlangıç QTcF < 500 milisaniye olan hastaların başlangıçtan sonraki herhangi bir zamanda

[QTcF] ≥ 500 milisaniye), olanzapin ile tedavi edilen hastalarda yaygın değildir (%0.1 - %1)

ve ilişkili kardiyak olaylarda plaseboya göre anlamlı fark bulunmamaktadır. Buna rağmen,

diğer antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi olanzapin, özellikle konjenital uzun QT sendromu,

konjestif

kalp

yetmezliği,

kalp

hipertrofisi,

hipokalemi

veya

hipomagnezemisi

olan

6/19

hastalarda, özellikle yaşlılarda, QTc aralığını artırdığı bilinen ilaçlarla birlikte reçete edilirken

dikkatli olunmalıdır.

Tromboembolizm

Seyrek olarak venöz tromboembolik olay (VTE) riskine neden olabilir. Olanzapin tedavisi ile

venöz tromboembolizm görülmesi arasında bir nedensellik ilişkisi saptanmamıştır. Ancak,

şizofrenisi olan hastalarda çoğunlukla venöz tromboembolizm risk faktörleri var olduğundan,

hastaların

hareketsizliği

gibi

ilgili

tüm

risk

faktörleri

belirlenmeli

önleyici

tedbirler alınmalıdır.

Genel SSS etkisi

Olanzapinin başlıca santral sinir sistemi (SSS) etkileriyle birlikte, diğer santral etkili ilaçlarla

ve alkolle birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. In vitro olarak dopamin antagonizması

sergilediğinden,

olanzapin

direkt

indirekt

dopamin

agonistlerinin

etkisini

antagonize

edebilir.

Nöbetler

Olanzapin,

nöbet

geçmişi

olan

hastalarda

veya

nöbet

eşiğini

düşürebilecek

faktörlerin

görüldüğü hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Olanzapin ile tedavi edilen hastalarda nöbetler

seyrek olarak bildirilmiştir. Bu vakaların çoğunda, nöbet öyküsü ya da nöbet oluşumu için

risk faktörlerinin olduğu rapor edilmiştir.

Tardif diskinezi

Bir senelik veya daha kısa süreli karşılaştırmalı çalışmalarda, olanzapinle bağlantılı, tedaviyle

ortaya çıkan diskinezi insidansı istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha düşüktür. Her ne

kadar tardif diskinezi riski uzun süre ilaca maruz kalanlarda artıyor olsa da, olanzapin alan

hastalarda tardif diskinezi belirti ve semptomları ortaya çıkarsa dozun azaltılması veya ilacın

kesilmesi

düşünülmelidir.

semptomlar

geçici

olarak

kötüleşebilir

hatta

tedavi

kesildikten sonra bile ortaya çıkabilir.

Postüral hipotansiyon

Olanzapinin

yaşlılarda

kullanımıyla

ilgili

olarak

yapılan

klinik

çalışmalarda,

postüral

hipotansiyon

seyrek

olarak

görülmüştür.

Diğer

antipsikotiklerde

olduğu

gibi,

yaşın

üzerindeki hastalarda tansiyonun belirli aralarla ölçülmesi önerilir.

Ani kardiyak ölüm

Olanzapinle yapılan pazarlama sonrası raporlarda, olanzapin kullanan hastalarda ani kardiyak

ölüm vakası bildirilmiştir. Retrospektif gözlemsel kohort çalışmasında, olanzapinle tedavi

edilen hastalardaki tahmini ani kardiyak ölüm riski antipsikotik kullanmayan hastalarda

görülen riske göre yaklaşık iki katına kadar yüksek bulunmuştur. Çalışmada, olanzapinin riski

toplu analizde atipik antipsikotiklerle olan riskle kıyaslanabilir.

Pediyatrik popülasyon

Olanzapin, 13 yaşın altındaki çocukların tedavisinde kullanılmak için endike değildir. 13-17

yaş aralığındaki hastalarda yapılan çalışmalar, kilo alımı, metabolik parametrelerde değişimler

ve prolaktin düzeylerinde artışlar dahil, çeşitli istenmeyen etkiler göstermiştir. Bu etkiler ile

ilişkili uzun dönem sonuçları çalışılmamıştır ve halen bilinmemektedir (bkz. bölüm 4.8 ve

5.1).

7/19

Laktoz

OLFREX tabletleri laktoz içermektedirler. Galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği ya da

glukoz-galaktoz malabsorpsiyonu

gibi nadir herediter problemleri olan hastalar bu ilacı

kullanmamalıdırlar.

Böbrek hastalığı ve prolaktine bağlı meme kanseri olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde yapılmıştır.

Olanzapini etkileyen potansiyel etkileşimler

Olanzapin CYP1A2 ile metabolize olduğundan, bu izoenzimi özellikle indükleyen veya

inhibe eden maddeler olanzapinin farmakokinetiğini etkileyebilir.

CYP1A2'nin indüksiyonu

Olanzapin

metabolizması

sigara

içme

karbamazepinle

indüklenip

olanzapin

konsantrasyonlarında azalmaya yol açabilir. Olanzapin klerensinde yalnızca hafiften orta

dereceye kadar artış gözlenmiştir. Klinik sonuçlar sınırlı olmakla birlikte monitorizasyon

tavsiye edilir ve eğer gerekirse olanzapin dozunda artış düşünülebilir (bkz. bölüm 4.2).

CYP1A2'nin inhibisyonu

Spesifik CYP1A2 inhibitörü olan fluvoksaminin, olanzapinin metabolizmasını belirgin bir

şekilde

inhibe

ettiği

kanıtlanmıştır.

Fluvoksamini

takiben

alınan

olanzapinin

maksimum

konsantrasyonundaki ortalama artış sigara içmeyen kadınlarda %54 ve sigara içen erkeklerde

%77 olmuştur. Olanzapinin ortalama eğri altındaki alan (EAA) artışı, sırasıyla %52 ve %108

olmuştur.

Fluvoksamin

veya

siprofloksasin

gibi

herhangi

CYP1A2

inhibitörü

kullanımında

daha

düşük

olanzapin

başlangıç

dozu

düşünülmelidir.

CYP1A2

inhibitörü ile tedavi başlatılmışsa, olanzapin dozunun azaltılması düşünülmelidir.

Azalmış bivovararlanım

Aktif kömür oral olanzapin biyoyararlanımını %50-60 azalttığı için, olanzapinden en az 2 saat

önce veya sonra alınmalıdır.

Fluoksetin (CYP2D6 inhibitörü), tek doz olarak kullanılan antasit (alüminyum, magnezyum)

veva simetidinin olanzapinin farmakokinetiğini anlamlı olarak etkilemediği bulunmuştur.

Olanzapinin diğer ilaçları etkileme potansiyeli

Olanzapin, dopamin agonistlerin direkt ve indirekt etkilerini antagonize edebilir.

Olanzapin, in vitro olarak ana CYP450 izoenzimlerini inhibe etmez (ör. 1A2, 2D6, 2C9,

2C19, 3A4). Böylece, in vivo çalışmalarda doğrulandığı gibi, belirtilen etkin maddelerde

herhangi bir metabolizma inhibisyonu olmadığından özel bir etkileşim beklenmez: trisiklik

antidepresan

(çoğunlukla CYP2D6

yolu), varfarin (CYP2C9), teofilin (CYP1A2)

ya da

diazepam (CYP3A4 ve 2C19).

Lityum veya biperidenle birlikte uygulandığında olanzapin etkileşim göstermemiştir.

Valproatın plazma seviyelerinin terapötik olarak izlenmesi, eş zamanlı olanzapin kullanımına

başlandıktan sonra valproat dozunun ayarlanması gerekmediğini göstermiştir.

8/19

Genel SSS etkisi

Alkol ve santral sinir sistemi depresyonuna neden olan ilaçları kullanan hastalarda dikkatli

olunmalıdır.

Olanzapinin Parkinson hastası ve demansı olan hastalarda anti-Parkinson ilaçları ile birlikte

kullanımı önerilmez (bkz. bölüm 4.4).

QTc aralığı

Olanzapinin, QTc aralığını artırdığı bilinen ilaçlar ile beraber kullanımı sırasında dikkatli

olunmalıdır (bkz. bölüm 4.4).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

OLFREX pediyatrik popülasyon üzerinde çalışılmamıştır.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C.

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlar/Doğum

kontrolü

(Kontrasepsiyon)

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

çalışmalar,

gebelik

/ve-veya/

embriyonal/fetal

gelişim

/ve-

veya/doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz.

bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Gebe kadınlarda yeterli ve iyi kontrol edilmiş çalışma bulunmamaktadır. Hastalar olanzapin

tedavisi

sırasında

gebe

kalırlarsa

veya

gebe

kalmaya

niyetleri

varsa

doktorlarını

bilgilendirmeleri gerektiği konusunda uyarılmalıdırlar.

Gebelik dönemi

Olanzapin'in gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Gebeliğin üçüncü trimesterinde antipsikotik ilaçlara maruz kalan yeni doğanlar, doğumu

takiben şiddeti değişebilen, anormal kas hareketleri (ekstrapiramidal işaretler/ekstrapiramidal

semptomlar) ve/veya ilaç kesilme semptomları açısından risk altındadırlar. Bu semptomlar,

ajitasyon,

hipertoni,

hipotoni,

tremor,

somnolans,

solunum

güçlüğü

veya

beslenme

bozukluklarını içermektedir. Bu nedenle, yeni doğanlar dikkatli bir şekilde izlenmelidir.

OLFREX, gerekli olmadıkça (yalnızca fetüse olabilecek potansiyel riskine karşın potansiyel

yararları düşünülerek) gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Emziren sağlıklı annelerde gerçekleştirilen bir oral olanzapin çalışmasında, olanzapinin anne

sütüne geçtiği saptanmıştır. Kararlı durumda ortalama yeni doğan maruziyetinin (mg/kg),

anneye uygulanan olanzapin dozunun (mg/kg) %1.8'i olduğu tahmin edilmektedir. Hastalar

eğer olanzapin kullanıyorsa emzirmemeleri konusunda uyarılmalıdır.

9/19

Üreme yeteneği/Fertilite

İnsanlar

üzerinde

klinik

dışı

üreyebilirlik

çalışmalarından

elde

edilmiş

veri

bulunmamaktadır.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanma yeteneği üzerindeki etkilere yönelik bir çalışma yapılmamıştır.

Olanzapin somnolans ve baş dönmesine neden olabileceğinden, hastalar motorlu araçlar da

dahil makine kullanımı sırasında dikkatli olmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

4.8. İstenmeyen etkiler

Yetişkinler

Klinik çalışmalarda, olanzapin kullanımı ile ilişkili olarak en sık (hastaların ≥ %1’i) olarak

görülen istenmeyen etkiler somnolans ve kilo alımı, eozinofili, prolaktin, kolesterol, glukoz ve

trigliserit düzeylerinde artış (bkz. bölüm 4.4), glukozüri, iştah artışı, baş dönmesi, akatizi,

Parkinsonizm,

lökopeni,

nötropeni

(bkz.

bölüm

4.4),

diskinezi,

ortostatik

hipotansiyon,

antikolinerjik etkiler, hepatik aminotransferazlarda geçici asemptomatik artışlar (bkz. bölüm

4.4),

döküntü,

asteni,

yorgunluk,

ateş,

artralji,

artmış

alkalen

fosfataz,

yüksek

gama

glutamiltransferaz, yüksek ürik asit, yüksek kreatin fosfokinaz ve ödemdir.

Aşağıda spontan bildirim ve klinik çalışmalarda gözlenen laboratuvar incelemeleri ve advers

reaksiyonlar

listelenmiştir.

Tüm

sıklık

gruplarında,

advers

reaksiyonlar

azalan

ciddiyet

sırasıyla sunulmuştur. Sıklık ifadeleri şu şekilde tanımlanmıştır: Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın

(≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1,000 ila < 1/100); seyrek (≥ 1/10,000 ila <

1/1,000); çok seyrek (< 1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın : Eozinofili, lökopeni

, nötropeni

Seyrek: Trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Çok yaygın: Kilo artışı

Yaygın: Yükselmiş kolesterol düzeyleri

, yükselmiş glukoz düzeyleri

, yükselmiş trigliserit

düzeyleri

, glukozüri, iştahta artış

Yaygın olmayan: Bazı ölümcül vakalar da dahil olmak üzere çok seyrek olarak ketoasidoz ya

da koma ile ilişkili diyabetin alevlenmesi veya gelişmesi (bkz. bölüm 4.4)

Seyrek: Hipotermi

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın: Somnolans

Yaygın: Baş dönmesi, akatizi

, parkinsonizm

, diskinezi

Yaygın olmayan: Nöbet geçmişi ya da nöbet risk faktörü taşıyan birçok vakada nöbetler

bildirilmiştir, distoni (okülojirasyon dahil)

, tardif diskinezi

, amnezi

, dizartri

Seyrek: Nöroleptik malign sendrom (bkz. bölüm 4.4)

, ilacın kesilmesinden sonra gelişen

semptomlar

7,12

10/19

Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın olmayan: Epistaksis

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan: Bradikardi, QTc uzaması (bkz. bölüm 4.4)

Seyrek: Ventriküler taşikardi /fibrilasyon, ani ölüm (bkz. bölüm 4.4)

Vasküler hastalıklar

Çok yaygın: Ortostatik hipotansiyon

Yaygın olmayan: Tromboembolizm (pulmoner embolizm ve derin ven trombozu dahil) (bkz.

bölüm 4.4)

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Kabızlık ve ağız kuruluğu dahil olmak üzere hafif, geçici antikolinerjik etkiler

Yaygın olmayan: Abdominal distensiyon

Seyrek: Pankreatit

Hepato-bilier hastalıklar

Yaygın: Özellikle tedavinin ilk dönemlerinde karaciğer aminotransferazlarında (ALT, AST)

geçici, asemptomatik yükselmeler (bkz. bölüm 4.4)

Seyrek: Hepatit (hepatoselüler, kolestatik veya mikst karaciğer hasarı dahil)

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Döküntü

Yaygın olmayan: Işığa duyarlılık reaksiyonu, alopesi

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın: Artralji

Seyrek: Rabdomiyoliz

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın olmayan: Üriner inkontinans, üriner retansiyon, idrar yapmada zorlanma

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın: Erkeklerde erektil disfonksiyon, kadınlarda ve erkeklerde azalmış libido

Yaygın olmayan: Amenore, göğüs büyümesi, kadınlarda galaktore, jinekomasti/erkeklerde

göğüs büyümesi

Seyrek: Priapizm

Bilinmiyor: Yeni doğanlarda ilaç yoksunluk sendromu (bkz. bölüm 4.6)

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Asteni, yorgunluk, ödem, pireksi

Yaygın olmayan: Titreme, yüzde ödem, intihar girişimi

Seyrek: Titreme ve ateş, sersemlik hissi, ani ölüm

Araştırmalar

Çok yaygın: Yükselmiş plazma prolaktin düzeyleri

Yaygın:

Artmış

alkalen

fosfataz

yüksek

kreatin

fosfokinaz

yüksek

gama

Glutamiltransferaz

, yüksek ürik asit

Yaygın olmayan: Artmış total bilirubin

-----------------------------------------

11/19

Bütün başlangıç Vücut Kitle İndeksi (BMI) kategorilerinde klinik olarak anlamlı kilo artışı

görülmüştür. Kısa süreli tedaviyi takiben (ortalama süre 47 gün) başlangıç vücut ağırlığına

göre ≥ %7 kilo artışı çok yaygın (%22.2), ≥ %15 kilo artışı yaygın (%4.2) ve ≥%25 yaygın

olmayan (%0.8) şekilde görülmüştür. Uzun süreli maruziyette (en az 48 hafta), başlangıç

vücut ağırlığına göre ≥%7, ≥%15 ve ≥ %25 kilo artışı çok yaygındır (sırasıyla %64.4, %31.7

ve %12.3).

Başlangıçta lipid disregülasyonu bulgusu bulunmayan hastaların açlık lipid değerlerindeki

(toplam kolesterol, LDL kolesterol ve trigliseritler) ortalama artışlar daha yüksek olmuştur.

Sonradan yüksek seviyelere çıkan (≥ 6.2 mmol/L) başlangıçtaki açlık normal seviyeleri (<

5.17

mmol/L)

için

izlenmiştir.

Açlık

toplam

kolesterol

değerinin

başlangıçtaki

sınır

değerlerden (≥ 5.17 - < 6.2 mmol/L), yüksek değerlere (≥ 6.2 mmol/L) kadar değişimi çok

yaygındır.

Sonradan yüksek seviyelere çıkan (≥ 7 mmol/L) başlangıçtaki açlık normal seviyeleri (<

5.56 mmol/L) için izlenmiştir. Açlık glukoz değerinin başlangıçtaki sınır değerlerden (≥ 5.56 -

< 7 mmol/L), yüksek değerlere (≥ 7 mmol/L) kadar değişimi çok yaygındır.

Sonradan yüksek seviyelere çıkan (≥ 2.26 mmol/L) başlangıçtaki açlık normal seviyeleri (<

1.69 mmol/L) için izlenmiştir. Açlık trigliserid değerinin başlangıçtaki sınır değerlerden (≥

1.69 - < 2.26 mmol/L), yüksek değerlere (≥ 2.26 mmol/L) kadar değişimi çok yaygındır.

Klinik çalışmalarda, olanzapin ile tedavi edilen hastalarda Parkinsonizm ve distoni insidansı

sayısal

olarak

plasebo

verilenlere

göre

daha

fazladır

ancak

istatistiksel

olarak

anlamlı

derecede farklı değildir. Olanzapin ile tedavi edilen hastalarda Parkinsonizm, akatizi ve

distoni insidansı, titre edilmiş haloperidol dozları alan hastalardan daha azdır. Bireylerin

önceden var olan akut ve tardif ekstrapiramidal hareketleri geçmişi hakkında detaylı bilgi

olmadığı durumda, olanzapinin daha az tardif diskinezi ve/veya diğer tardif ekstrapiramidal

sendromlar yarattığı sonucuna varılamaz.

Olanzapin aniden kesildiğinde terleme, insomnia, tremor, anksiyete, bulantı veya kusma gibi

akut semptomlar bildirilmiştir.

12 haftaya kadar olan klinik çalışmalarda olanzapinle tedavi edilen hastalarda plazma

prolaktin konsantrasyonları normal taban çizgisinde olan prolaktin değerininin üst sınırını

yaklaşık %30 aşmıştır. Bu hastaların büyük çoğunluğunda bu yükselmeler genellikle hafif ve

normal değerin üst sınırının 2 katı kadar altında kalmıştır.

Birleşik Olanzapin Veritabanındaki klinik çalışmalardan tespit edilen advers etkiler

Birleşik

Olanzapin

Veritabanında

alan

klinik

çalışmalarda

ölçülen

değerlerin

incelenmesine göre

Birleşik Olanzapin Veritabanını kullanarak tespit edilen sıklık ile pazarlama sonrası spontan

bildirimlerden belirlenen advers etkiler.

Birleşik Olanzapin Veritabanını kullanarak %95 güven aralığının en üst limitindeki tahmini

sıklık ile pazarlama sonrası spontan bildirimlerden tespit edilen advers etkiler.

*

Bu terimler ciddi advers olayları ifade eder fakat advers ilaç reaksiyonları tanımını

karşılamazlar.

Ciddiyetleri nedeniyle burda bahsedilmiştir.

Uzun süreli maruziyet (en az 48 hafta)

Kilo artışı, glukoz, toplam/LDL/HDL kolesterol veya trigliseritlerinde, klinik olarak anlamlı

değişiklikler olan hastaların oranı zaman içinde artmıştır. 9-12 aylık tedaviyi tamamlayan

yetişkin hastalarda ortalama kan glukozu artış hızı yaklaşık 6 ay sonra yavaşlamıştır.

12/19

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Demansı

olan

yaşlı

hastalarda

yapılan

klinik

çalışmalarda

olanzapin

tedavisi,

ölüm

serebrovasküler

advers

reaksiyonların

plaseboya

göre

daha

yüksek

insidansı

ilişkilendirilmiştir

(bkz.

bölüm

4.4).

hasta

grubunda,

olanzapin

kullanımı

ilişkilendirilen

çok

yaygın

görülen

istenmeyen

etkiler

yürümede

anormallik

düşmelerdir. Pnömoni, vücut sıcaklığında artış, letarji, eritem, görsel halüsinasyonlar ve

üriner inkontinans yaygın olarak görülmüştür.

Parkinsonla ilişkili ilaca bağlı (dopamin agonistleri) psikozu bulunan hastaların katıldığı

klinik çalışmalarda, Parkinson semptomlarında kötüleşme ve halüsinasyonlar çok yaygın

olarak ve plaseboya göre daha sık bildirilmiştir.

Bipolar

mani

hastalarında

yapılan

klinik

çalışmada,

olanzapinin

valproatla

birlikte

kullanımı, %4.1 oranında nötropeniye neden olmuştur; bu duruma katkıda bulunan olası bir

faktör yüksek plazma valproat düzeyleri olabilir. Olanzapinin lityum veya valproatla birlikte

kullanımı tremor, ağız kuruluğu, iştah artışı ve kilo alımı seviyelerinde artışa (≥ %10) neden

olmuştur. Konuşma bozukluğu da

yaygın olarak bildirilmiştir. Olanzapinin lityum veya

divalproeksle birlikte kullanıldığı tedaviler boyunca hastaların %17.4'ünde, akut tedavi (6

haftaya kadar) boyunca başlangıç kilosuna göre ≥ %7 artış gözlenmiştir. Bipolar bozukluğu

olan hastalarda reküransın önlenmesi için uzun süreli olanzapin tedavisi (12 aya kadar),

hastaların %39.9'unun kilosunda başlangıç kilolarına göre ≥ %7 artış ile ilişkilendirilmiştir.

Pediyatrik popülasyon

Olanzapin, 13 yaşın altındaki çocuk hastaların tedavisi için endike değildir. Ergenler ve

yetişkinlerin

karşılaştırılması

için

hiçbir

çalışma

tasarlanmamış

olmasına

rağmen,

ergen

çalışmalarından

elde

edilen

veriler,

yetişkin

çalışmalarından

elde

edilenler

karşılaştırılmıştır.

Aşağıda, yetişkin hastalara kıyasla ergen hastalarda (13-17 yaş) daha fazla sıklıkta rapor

edilen veya sadece ergen hastalar ile yapılan kısa süreli klinik çalışmalarda bildirilen advers

etkiler

özetlenmektedir.

Klinik

olarak

anlamlı

kilo

artışının

(≥

ergen

hasta

popülasyonunda benzer maruziyete tabi kalan yetişkinlere kıyasla daha sık meydana geldiği

görülmüştür. Kilo artışının ve klinik olarak anlamlı kilo artışı yaşayan ergen hastaların oranı,

kısa süreli maruziyete kıyasla uzun süreli maruziyette (en az 24 hafta) daha büyük olmuştur.

Her sıklık grubu içinde belirtilen advers reaksiyonlar azalan ciddiyete göre sıralanmıştır.

Sıklık terimleri: Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10).

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Çok yaygın: Kilo alımı

, trigliserit düzeylerinde artış

, iştah artışı

Yaygın: Kolesterol düzeylerinde artış

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın: Sedasyon (hipersomnia, letarji, somnolans dahil)

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Ağız kuruluğu

Hepato-bilier hastalıklar

Çok yaygın: Karaciğer aminotransferazlarında (ALT / AST; bkz. bölüm 4.4) yükselmeler

13/19

Araştırmalar

Çok yaygın: Toplam bilirubin düzeyinde düşüş, GGT düzeyinde artış, plazma prolaktin

düzeylerinde artış

-----------------------------------

Kısa süreli tedavi sonrası (ortalama süre 22 gün) başlangıç vücut ağırlığına (kg) göre ≥ %7

kilo artışı çok yaygın (%40.6), ≥ %15 kilo artışı yaygın (%7.1) ve ≥ %25 kilo artışı da yaygın

(%2.5) olarak görülmüştür. Uzun süreli maruziyette (en az 24 hafta),hastaların %89.4'ünde

başlangıç vücut ağırlığına göre ≥ %7, %55.3'ünde ≥ %15 ve %29.1 'inde ≥ %25 kilo artışı

olmuştur.

Sonradan yüksek seviyelere çıkan (≥ 1.467 mmol/L) başlangıçtaki açlık normal seviyeleri

(< 1.016 mmol/L) için izlenmiştir. Açlık trigliserit değeri başlangıçtaki sınır değerlerden (≥

1.016 - < 1.467mmol/L),yüksek değerlere (≥ 1.467 mmol/L) kadar değişmiştir.

Sonradan

yüksek

seviyelere

çıkan

(≥

5.17

mmol/L)

başlangıçtaki

açlık

normal

seviyelerindeki

değişiklikler

(<

4.39

mmol/L)

yaygın

olarak

izlenmiştir.

Açlık

toplam

kolesterol

değerinin

başlangıçtaki

sınır

değerlerden

(≥

4.39

<

5.17

mmol/L),

yüksek

değerlere (≥ 5.17 mmol/L) kadar değişimi çok yaygındır.

Plazma prolaktin düzeylerindeki artış yetişkin hastaların %47.4'ünde rapor edilmiştir.

≥2,5

mg/gün

dozlarında

olanzapinle

tedavi

edilen

ergen

hastalarda

(13-17

yaş)

üzerinde ve plasebodan 2 kat daha sık olarak gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir;

Sedasyon

, kilo artışı, baş ağrısı, iştah artışı, baş dönmesi, karın ağrısı

, ekstremitelerde ağrı,

halsizlik, ağız kuruluğu.

---------------------------

hipersomnia, letarji, sedasyon ve somnolansı içerir.

alt ve üst karın ağrısını içerir.

≥ 2,5 mg/gün dozlarında olanzapinle tedavi edilen ergen hastalarda (13-17 yaş) %2 ve

üzerinde ve plasebodan 2 kat daha sık olarak gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir;

Sedasyon

, kilo artışı, baş ağrısı, iştah artışı, baş dönmesi, ekstremitelerde ağrı, halsizlik, ağız

kuruluğu, kabızlık, nazofarenjit, ishal, huzursuzluk, karaciğer enzimlerinde (ALT, AST)

yükselme

, dispepsi, burun kanaması, solunum yolu enfeksiyonu

, sinüzit, artralji, kas-iskelet

sertliği.

----------------------------

hipersomnia, letarji, sedasyon ve somnolansı içerir.

alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST) ve hepatik enzim karaciğer

enzimlerini içerir.

solunum

yolları

enfeksiyonu,

solunum

yolları

enfeksiyonu,

viral

solunum

yolları

enfeksiyonu, üst solunum yolları enfeksiyonu, viral üst solunum yolları enfeksiyonunu içerir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

e-posta: tufam@titck.gov.tr; Tel: 0 800 314 00 08; Faks: 0 312 218 35 99).

14/19

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Belirti ve semptomlar:

Doz aşımına ilişkin çok yaygın semptomlar (> %10 insidans) taşikardi, ajitasyon/saldırganlık,

konuşma

bozukluğu,

çeşitli

ekstrapiramidal

semptomlar

sedasyondan

komaya

kadar

değişen azalmış bilinç seviyesidir.

Tıbbi bakımdan anlamlı doz sekelleri arasında deliryum, konvülziyon, koma, olası nöroleptik

malign sendrom, solunum depresyonu, aspirasyon, hipertansiyon veya hipotansiyon, kardiyak

aritmi (aşırı doz vakalarının < %2'sinde) ve kalp durması bulunmaktadır. 450 mg gibi düşük

akut doz aşımı durumunda ölümcül sonuçlar bildirilmesine karşın, yaklaşık 2g oral olanzapin

kullanımını takiben sağ kalım da bildirilmiştir.

Doz aşımı tedavisi

Olanzapin için özel bir antidot bulunmamaktadır. Kusmaya zorlanma önerilmez. Doz aşımı

tedavisinin standart prosedürleri önerilebilir (ör. gastrik lavaj, aktif kömür uygulaması). Aktif

kömürün

birlikte

uygulaması

olanzapinin

oral

biyoyararlanımı

%50-60

oranında

azalmıştır.

Hipotansiyonun

dolaşım

yetersizliğinin

sebep

olduğu

kollapsın

tedavisi

solunum

fonksiyonunun

desteği

dahil

olmak

üzere,

klinik

tabloya

göre

semptomatik

tedavi

uygulanmalı ve hayati organ fonksiyonları izlenmelidir. Beta stimülasyon hipotansiyonu

kötüleştireceği

için,

epinefrin,

dopamin

beta

agonist

aktivitesi

olan

diğer

sempatomimetik ilaçlar kullanılmamalıdır. Olası aritmilerin saptanması için kardiyovasküler

izlem gereklidir. Hasta iyileşene kadar yakın tıbbi gözlem ve izleme sürdürülmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Diazepinler, oksazepinler ve tiazepinler

ATC kodu: N05A H03

Etki mekanizması:

Olanzapin, bir seri reseptör sistemi üzerinde geniş farmakolojik profil sergileyen, antipsikotik,

antimanik ve duygudurum dengeleyici bir ajandır.

Klinik öncesi çalışmalarda, olanzapin, serotonin 5HT

2A/2C

, 5HT

, 5HT

; dopamin D

; kolinerjik muskarinik reseptörler M

; α

adrenerjik ve histamin H

reseptörleri için

geniş bir reseptör aralığına afinite (K

; < 100 nM) göstermiştir. Olanzapin ile hayvanlarda

gerçekleştirilen davranış çalışmaları reseptör bağlama profili ile uyumlu 5HT, dopamin ve

kolinerjik

antagonizma

ortaya

koymuştur.

Olanzapin,

in

vitro

olarak

dopamin

reseptörlerinden çok serotonin 5HT

'ye afinite ve in vivo olarak D

aktivitesinden çok daha

fazla 5HT

aktivitesi göstermiştir. Elektrofizyolojik çalışmalar, olanzapinin motor fonksiyonla

ilgili

striatal

(A9)

yolaklarda

etki

gösterirken,

selektif

olarak

mezolimbik

(A10)

dopaminerjik nöronların ateşlemesini azalttığını ortaya koymuştur. Olanzapin, motor yan

etkilerin göstergesi olan katalepsinin oluşması için gerekenin altındaki dozlarda, antipsikotik

aktivitenin bir belirteci olan şartlanmış kaçınma yanıtını azaltır. Diğer bazı antipsikotik

bileşiklerin aksine, olanzapin "anksiyolitik" teste verilen yanıtı artırır.

15/19

Farmakodinamik etkiler:

Sağlıklı gönüllülerde yapılan bir tek oral doz (10 mg) Pozitron Emisyon Tomografisi (PET)

çalışmasında

olanzapin,

reseptör

tutulumuna

göre

daha

yüksek

tutulumu

oluşturmuştur. İlave olarak, şizofreni hastalarında yapılan bir Tek Foton Emisyon Bilgisayarlı

Tomografisi (SPECT) görüntüleme çalışması, olanzapine yanıt veren hastaların, klozapine

yanıt veren hastalarla kıyaslandığında, başka diğer antipsikotiklere ve risperidona yanıt veren

hastalardan daha düşük striatal D

tutulumuna sahip olduklarını göstermiştir.

Klinik etkililik ve güvenlilik:

Olanzapin, pozitif ve negatif semptomları olan 2900'den fazla şizofreni hastasında yapılan iki

plasebo kontrollü çalışmanın ikisinde ve üç karşılaştırmalı kontrollü çalışmanın ikisinde,

pozitif

semptomlarda

olduğu

kadar,

negatif

semptomlarda

anlamlı

olarak

büyük

iyileşmeler sağlamıştır.

Farklı seviyelerde şizofreni, şizoafektif ve ilişkili depresif sendromlar (Montgomery-Asberg

Depresyon Değerlendirme Ölçeğinde başlangıç ortalaması 16.6) dahil alakalı bozuklukları

olan 1481 hastada yapılan bir çok uluslu, çift-kör, karşılaştırma çalışmasında, başlangıç ve

bitiş duygudurum skoru değişikliği amaçlı bir sekonder analiz, olanzapinin (-6.0) haloperidole

(-3.1) göre istatistiksel olarak anlamlı iyileşme (p=0.001) sağladığını göstermiştir.

Bipolar bozukluğun manik ve mikst dönemlerini geçiren hastalarda, manik semptomların

azaltılması

açısından

olanzapin,

haftadan

sonra

plasebo,

valproat

semisodyumdan (divalproeks) daha üstün etki göstermiştir. Olanzapinin haloperidole karşı

uygulandığı karşılaştırmalı bir çalışmada, 6 ve 12 haftada hastaların manik ve depresif

semptomlarının semptomatik remisyonunun gerçekleşme oranında benzer etkinliğe sahip

oldukları gösterilmiştir. En az 2 hafta boyunca lityum veya valproat tedavisi uygulanan

hastalarda,

tedaviye

olanzapin

eklenmesi,

haftadan

sonra

mani

depresyon

semptomlarında, valproat ve lityumun tek başlarına uygulanmasına göre çok daha fazla

azalma sağlamıştır.

Olanzapinle elde edilen remisyon ve sonrasında olanzapin ya da plaseboya randomize edilmiş

manik

dönemdeki

hastalarda

yapılan

aylık

reküransın

önlenmesi

çalışmasında

olanzapin, bipolar reküransın primer bitiş noktası için plaseboya göre istatistiksel olarak

anlamlı

üstünlük

göstermiştir.

Olanzapin

ayrıca,

mani

veya

depresyon

reküransının

önlenmesinde plaseboya göre istatistiksel olarak anlamlı bir avantaj sağlamıştır.

Olanzapin ile birlikte lityumla elde edilen remisyon ve daha sonra tek başına olanzapin ya da

lityuma randomize edilmiş manik dönemdeki hastalarda yapılan ikinci bir 12 aylık çalışmada

olanzapin, istatistiksel olarak bipolar reküransın primer bitiş noktasındaki lityumun altında

kalmamıştır (olanzapin %30, lityum %38.3, p=0.055).

Olanzapin ile birlikte bir duygudurum dengeleyici ilaçla (lityum ya da valproat) stabilize olan

manik veya mikst dönemdeki hastalarda yapılan bir 18 aylık birlikte tedavi çalışmasında,

sendromik

(diagnostik)

kriterlere

göre

tanımlanan

bipolar

reküransın

geciktirilmesinde,

olanzapinin lityum veya valproat ile birlikte uzun süreli tedavi, tek başına lityum veya

valproata göre istatistiksel olarak anlamlı bir üstünlük sağlamamıştır.

Pediyatrik popülasyon

Ergenlerdeki (13-17 yaş) deneyim, 200'den az ergen hastada şizofrenide (6 hafta) ve mani ile

ilişkili bipolar I bozuklukta (3 hafta) olmak üzere kısa dönem etkililik verileri ile sınırlıdır.

Olanzapin günde 2.5 mg esnek doz ile kullanılmaya başlanmış ve 20 mg'a artırılmıştır.

16/19

Olanzapin ile tedavi sırasında, yetişkinler ile kıyaslandığında ergenler anlamlı oranda daha

fazla

kilo

almıştır.

Açlık

toplam

kolesterol,

kolesterol,

trigliseritler

prolaktin

düzeylerindeki (bkz. bölüm 4.4 ve 4.8) değişimlerin büyüklüğü yetişkinlere göre ergenlerde

daha fazla olmuştur. Bu etkilerin düzeltilmesine yönelik veri mevcut değildir ve uzun dönem

güvenlilik verileri sınırlıdır (bkz. bölüm 4.4 ve 4.8).

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Olanzapin, oral uygulamadan sonra iyi emilir, doruk plazma konsantrasyonlarına 5-8 saatte

ulaşır.

Emilimi

yiyeceklerden

etkilenmez.

İntravenöz

uygulamaya

oranla

mutlak

oral

biyoyararlanımı araştırılmamıştır.

Dağılım:

Olanzapinin kan proteinlerine bağlanma oranı 7 ile yaklaşık 1000 ng/ml arasında değişen bir

konsantrasyonda; yaklaşık %93'tür. Olanzapin özellikle albümine ve α

-asit-glikoproteine

bağlanmaktadır.

Biyotransformasyon:

Olanzapin, konjugatif ve oksidatif yollarla karaciğerde metabolize olur. Dolaşımdaki ana

metaboliti, kan beyin engelini aşamayan, 10-N-glukuroniddir. Sitokrom P450-CYP1A2 ve

P450-CYP2D6 N-desmetil ve 2-hidroksimetil metabolitlerinin oluşumuna katkıda bulunurlar,

ikisi

hayvan

deneylerinde

olanzapinden

daha

in

vivo

farmakolojik

aktivite

göstermiştir. Hakim olan farmakolojik aktivite, ana ilaç olanzapinden kaynaklanmaktadır.

Eliminasyon:

Oral uygulamadan sonra, sağlıklı vakalarda, olanzapinin ortalama eliminasyon yarılanma

ömrü yaşa ve cinsiyete göre değişmiştir.

Erkek hastalara karşın kadın hastalarda ortalama atılım yarı ömrü daha uzundur (32.3 saate

karşın 36.7 saat) ve klerens daha düşüktür (27.3 L/saate karşın 18.9 L/saat). Buna karşın,

olanzapin (5-20 mg) kadın hastalarda da (n=467) erkek hastalarda (n= 869) olduğu gibi bir

güvenlilik profili göstermiştir.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Veri yoktur.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı olmayan vakalara karşın sağlıklı yaşlılarda (65 ve üstü) ortalama eliminasyon yarılanma

ömrü uzamıştır (33.8 saate karşın 51.8 saat) ve klerens azalmıştır (18.2 L/saate karşın 17.5

L/saat).

Yaşlılarda

görülen

farmakokinetik

değişkenlik

gençlerdekinden

farklılık

göstermez. Şizofrenisi olan 65 yaşın üstündeki 44 hastada, günde 5 ile 20 mg arasında

uygulanan dozlar dikkat çekici hiçbir yan etki profili sergilememiştir.

Böbrek yetmezliği:

Sağlıklı vakalara karşın böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 10 mL/dak.)

ortalama atılım yarı ömründe (32.4 saate karşın 37.7 saat) veya ilacın klerensinde (25.0

L/saate

karşın

21.2

L/saat)

anlamlı

farklılık

bulunmamıştır.

Kütle

balans

çalışması

17/19

sonucunda radyoişaretli olanzapinin yaklaşık %57'si, idrarda esas olarak metabolitleri halinde

bulunmuştur.

Karaciğer yetmezliği:

Sigara içen ve hafif karaciğer yetmezliği olan hastalarda, ortalama atılım yarı ömrü (39.3 saat)

uzamış ve klerens (18.0 L/saat) sigara içmeyen sağlıklı vakalara benzer bir şekilde azalmıştır

(sırasıyla, 48.8 saat ve 14.1 L/saat).

Irk:

Beyaz, Japon ve Çinli gönüllüler ile yapılan bir klinik çalışmada, bu üç popülasyon arasında

farmakokinetik parametreler açısından bir farklılık görülmemiştir.

Pediyatrik popülasyon:

Ergenler (13-17 yaş): Olanzapinin ergenler ve yetişkinlerdeki farmakokinetiği benzerdir.

Klinik

çalışmalarda,

ergenlerdeki

ortalama

olanzapin

maruziyeti

yaklaşık

daha

yüksektir. Ergenler ve yetişkinler arasındaki demografik farklara daha düşük ortalama vücut

ağırlığı

dahildir

ergenlerin

birkaç

tanesi

sigara

kullanmaktadır.

faktörlerin,

ergenlerde gözlenen daha yüksek ortalama maruziyete olası katkısı vardır.

Sigara içenler:

Sigara

içenlere

karşın

sigara

içmeyen

hastalarda

(kadınlar

erkekler)

ortalama

atılım

yarılanma ömrü uzamış (30.4 saate karşın 38.6 saat) ve klerens azalmıştır (27.7 L/saate karşın

18.6 L/saat).

Gençlere karşın yaşlı hastalarda, erkeklere karşın kadınlarda ve sigara içenlere karşın sigara

içmeyenlerde olanzapinin plazma klerensi daha düşüktür. Ancak, olanzapinin klerensinin ve

yarılanma ömrünün yaş, cinsiyet ve sigara içmenin etkisinin boyutu fertler arasındaki tüm

değişkenlikle karşılaştırınca küçüktür.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Akut (tek-doz) toksisite

Kemirgenlerdeki oral toksisite belirtileri, güçlü nöroleptik bileşiklerde gözlenen etkilerle

uyumludur: hipoaktivite, koma, tremor, klonik konvülziyonlar, salivasyon ve kilo alımında

baskılanma. Medyan letal dozlar yaklaşık 210 mg/kg (fareler) ve 175 mg/kg (sıçanlar) olarak

bulunmuştur. Köpekler, 100 mg/kg'a kadar olan dozları mortalite olmadan tolere edebilmiştir.

Klinik belirtiler arasında sedasyon, ataksi, tremor, kalp atım hızında artış, solunum güçlüğü,

miyozis ve anoreksi bulunmaktadır. Maymunlarda 100 mg/kg'a kadar olan oral dozlar aşırı

bitkinliğe ve daha yüksek dozlarda bilinç bulanıklığına neden olmuştur.

Tekrarlanan doz toksisitesi

Farelerde 3 aya ve sıçan ve köpeklerde 1 yıla kadar süren çalışmalarda gözlenen başlıca

etkiler SSS depresyonu, antikolinerjik etkiler ve periferik hematolojik bozukluklardır. SSS

depresyonuna karşı tolerans gelişmiştir. Yüksek dozlarda büyüme parametreleri azalmıştır.

Sıçanlarda prolaktin düzeyindeki artışla uyumlu reversibl etkiler arasında over ve rahim

ağırlıklarında

azalma

vajinal

epitel

meme

bezindeki

morfolojik

değişiklikler

bulunmaktadır.

Hematolojik toksisite

Her türde hematolojik parametreler üzerinde etkiler gözlenmiştir. Bunlar arasında farelerin

dolaşımdaki lökosit sayısında azalma ve sıçanların dolaşımlarındaki lökositlerde spesifik

18/19

olmayan azalmalar bulunmaktadır; ancak kemik iliği toksisitesini düşündüren herhangi bir

bulguyla karşılaşılmamıştır. Günde 8 ya da 10 mg/kg olanzapin ile tedavi edilen birkaç

köpekte reversibl nötropeni, trombositopeni ya da anemi gelişmiştir (maruz kalınan toplam

olanzapin miktarı [EAA] 12 mg'lık doz verilen bir erkek hasta ile karşılaştırıldığında 12-15

kez daha yüksektir). Sitopenik köpeklerde, kemik iliğindeki progenitör hücrelerde ya da

proliferasyon halindeki hücreler üzerinde olumsuz etki gözlenmemiştir.

Üreme toksisitesi

Olanzapin teratojenik etki göstermemiştir. Sedasyon erkek sıçanların çiftleşme becerisini

etkilemiştir. Sıçanlarda 1.1 mg/kg'lık dozlar (insandaki maksimum dozun 3 katı) östrojenle

ilgili siklusları etkilemiştir; 3 mg/kg'lık doz (insandaki maksimum dozun 9 katı) üreme

parametrelerini etkilemiştir. Olanzapin verilen sıçanların yavrularında fetal gelişimde gecikme

ve yavruların bedensel aktivite düzeylerinde geçici azalma saptanmıştır.

Mutajenite

Olanzapin hiç bir standart testte mutajenik ya da klastojenik etkiler göstermemiştir. Bu testler

arasında bakteriyel mutasyon testleri ve in vitro ve in vivo memeli testleri de bulunmaktadır.

Karsinojenite

Sıçan ve farelerde gerçekleştirilen çalışmaların sonuçlarına göre, olanzapinin karsinojenik

olmadığı sonucuna varılmıştır.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Hidroksi propil selüloz LF

Krospovidon

Mikrokristalin selüloz PH102

Magnezyum stearat

Opadry AMB White*

*Polivinil alkol, Titanyum dioksit, Talk, Lesitin ve Ksantan Gam’dan oluşan bir karışımdır.

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

Işık ve nemden korumak için orijinal ambalajında saklayınız.

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Karton kutuda, 28 adet film tablet içeren Al / Al Blister blister ambalajlarda

19/19

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş.

İnkılap Mah. Akçakoca Sok. No:10

Ümraniye 34768 İSTANBUL

Tel: (216) 633 60 00

Fax: (216) 633 60 01

8. RUHSAT NUMARASI

218/8

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 02.02.2009

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ