NOVONORM

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • NOVONORM 0,5 MG 90 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • NOVONORM 0,5 MG 90 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • bu ilacı

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699676010516
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

NovoNorm

0.5 mg Tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Repaglinid……………………………0.5 mg

Yardımcı maddeler:

Gliserol %85………………………….1.4 mg

Polakrilin potasyum…………………..4.0 mg

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Tablet

Repaglinid tabletler beyaz, yuvarlak, dışbükey şekillidir ve üzerinde Novo Nordisk logosu

(Apis öküzü) bulunmaktadır.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

NovoNorm

, hiperglisemisi diyet, kilo kaybı ve egzersizle yeterli düzeyde kontrol altında

tutulamayan, yetişkin Tip 2 Diabetes Mellitus hastalarında endikedir. NovoNorm

, tek başına

metformin ile yeterli kontrolün sağlanamadığı yetişkin Tip 2 Diabetes Mellitus hastalarında

da, metformin ile kombine kullanılır.

NovoNorm

tedavisine, yemeklere bağlı kan glukozunu düşürmede, diyet ve egzersiz ile

birlikte başlanmalıdır.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Repaglinid

preprandiyal

olarak

kullanılmalı

glisemik

kontrolün

şekilde

düzenlenmesi için doz kişiye göre ayarlanmalıdır. Hastaların, alıştıkları ve uyguladıkları

biçimde kan ve/veya idrar glukoz seviyelerini sürekli monitorize etmelerinin yanı sıra, bu

hastalarda her hastaya özgü minimum efektif dozun tespiti amacıyla hekimler tarafından da

periyodik

aralıklarla

glukoz

seviyeleri

ölçülmelidir.

Hastaların

tedaviye

cevabının

monitorizasyonunda,

glikozillenmiş

hemoglobin

seviyelerinin

ölçümü

değerlidir.

amaçla önerilen maksimum dozda kan glukozunun yetersiz düzeylerde düşmesinin (primer

tedavi başarısızlığı) ve/veya etkili bir kontrolün sağlandığı başlangıç döneminden sonra kan

glukoz düzeylerinin yeterli düzeylerde düşürülme cevabında kaybolmanın (sekonder tedavi

başarısızlığı) ölçülebilmesi için düzenli aralıklarla monitorizasyon şarttır.

Diyet ayarlaması ile genellikle yeterli düzeyde kontrol edilebilen Tip 2 diyabetlilerde, glukoz

kontrolünün geçici olarak bozulması durumunda, kısa süreli repaglinid uygulaması yeterli

olabilir.

Uygulama şekli:

NovoNorm

ana öğünlerden hemen önce alınmalıdır (preprandiyal kullanım).

Dozlar genellikle öğünden 15 dakika önce alınabilir ancak zamanlama öğünün hemen öncesi

ile öğünden 30 dakika önceye kadar değişebilir (ör. öğün öncesi olarak 2, 3 veya 4 öğünün

öncesinde). Öğün atlayan hastalara (veya bir ekstra öğün daha alanlara), bu öğün için dozu

atlaması (veya eklemesi) gerektiği söylenmelidir.

Diğer etkin maddelerle birlikte kullanım durumunda dozun ayarlanması için bölüm 4.4 ve

4.5’e bakınız.

Başlangıç dozu

Bu doz, daima hastanın gereksinimlerine göre hekim tarafından düzenlenmelidir.

Önerilen başlangıç dozu 0.5 mg’dır. Doz ayarlaması basamakları arasında bir veya iki haftalık

aralar (bu süre kan glukozu yanıtına göre belirlenmelidir) bulunmalıdır. Eğer hastalar başka

bir oral hipoglisemik tıbbi üründen transfer edilmişlerse, önerilen başlangıç dozu 1 mg’dır.

İdame tedavisi

Önerilen maksimum doz ana öğünlerle 4 mg’dır.

Günlük maksimum toplam doz 16 mg’ı geçmemelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği:

Repaglinid böbrek hastalıklarından etkilenmez (Bkz. bölüm 5.2).

Tek doz repaglinidin yalnız %8'i böbrekler yoluyla itrah edilir ve böbrek yetmezliği olan

hastalarda ilacın toplam plazma klerensi azalır. Böbrek yetmezliği olan diyabetik hastalarda

insülin duyarlılığı arttığından, bu hastalarda doz ayarlaması dikkatli yapılmalıdır.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda klinik çalışmalar yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

Repaglinidin 18 yaşın altındaki çocuklarda etkililiği ve güvenliliği değerlendirilmemiştir. Veri

bulunmamaktadır.

Geriyatrik popülasyon:

75 yaşından büyük hastalarda klinik çalışmalar yapılmamıştır (Bkz. bölüm

4.4).

Halsiz veya beslenme bozukluğu olan hastalar:

Halsiz veya beslenme bozukluğu olan hastalarda başlangıç ve idame dozları ölçülü olmalıdır

ve hipoglisemik reaksiyonların önlenebilmesi için dikkatli doz ayarlaması yapılmalıdır.

Diğer oral hipoglisemik tıbbi ürünler ile tedavi edilmekte olan hastalar:

Hastalar,

uygulanmakta

olan

diğer

oral

hipoglisemik

tıbbi

ürünlerden

NovoNorm

’a

doğrudan geçebilirler. Bununla birlikte, repaglinid ile diğer oral hipoglisemik tıbbi ürünler

arasında

kesin

ilişkisi

bildirilmemiştir.

Repaglinid

tedavisine

transfer

edilmiş

hastalarda önerilen en yüksek başlangıç dozu, ana öğünlerden önce, 1 mg’dır.

Repaglinid, tek başına metformin tedavisi ile yeterli kan glukoz kontrolünün sağlanamadığı

durumlarda

metformin

birlikte

uygulanabilir.

Böyle

durumlarda

kullanılmakta

olan

metformin dozuna devam edilmeli ve repaglinid bu tedaviye eklenmelidir. Repaglinidin

başlangıç

dozu

öğünlerden

önce

alınmak

üzere

mg'dır

ayarlaması

monoterapide olduğu gibi kan glukoz düzeylerinde alınan yanıta göre yapılır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Repaglinid

veya

NovoNorm

’un

içermekte

olduğu

yardımcı

maddelerden

(bölüm

6.1’de listelenmiş) herhangi birine aşırı duyarlılık

C-peptid negatif Tip 1 Diabetes Mellitus

Koma ile birlikte olan veya olmayan diyabetik ketoasidoz

Ağır karaciğer fonksiyon bozuklukları

Gemfibrozil ile birlikte kullanılması (Bkz. bölüm 4.5).

Klopidogrel ile birlikte kullanılması (Bkz. bölüm 4.5).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Genel

Repaglinid sadece, diyet, egzersiz veya kilo verme gibi önlemlere rağmen yeterli kan glukoz

kontrolünün sağlanamadığı ve diyabet semptomlarının sürdüğü durumlarda uygulanmalıdır.

Herhangi bir oral hipoglisemik

tıbbi ürünle stabilize edilmiş bir hastanın ateş, travma,

enfeksiyon veya cerrahi girişim gibi streslere maruz kalması durumunda, glisemik kontrolde

bozulma görülebilir. Bu durumlarda, repaglinid tedavisinin kesilmesi ve tedaviye geçici

olarak insülin ile devam edilmesi gerekebilir.

Hipoglisemi

Diğer insülin salgılattırıcı tıbbi ürünlerde olduğu gibi, repaglinidin de hipoglisemi oluşturma

potansiyeli vardır.

İnsülin salgılattırıcılar ile kombine kullanım

Birçok hastada, zamanla, oral hipoglisemik tıbbi ürünlerin kan glukozunu düşürücü etkisi

azalmaktadır. Bu durum, diyabetin şiddetinin artışına bağlı olabileceği gibi, tıbbi ürüne karşı

alınan cevabın azalmasına da bağlı olabilmektedir. Bu durum hastada

tıbbi ürünün ilk

uygulamasından itibaren ortaya çıkan primer tedavi başarısızlığından ayırt edilmesi gereken

sekonder tedavi başarısızlığı olarak bilinmektedir. Herhangi bir vakanın sekonder tedavi

başarısızlığı olarak sınıflandırılmasından önce, hastanın doz ayarlaması, diyet ve egzersize

sıkı sıkıya uyup uymadığı değerlendirilmelidir.

Repaglinid ß hücreleri üzerinde farklı bir bağlanma bölgesine bağlanır ve etkisi kısa sürelidir.

İnsülin salgılattırıcı tıbbi ürünlere karşı gelişen sekonder tedavi başarısızlığında repaglinid

kullanımı klinik çalışmalarda araştırılmamıştır. Diğer insülin salgılattırıcı tıbbi ürünler ile

kombine kullanımı ile ilgili klinik çalışma yapılmamıştır.

Nötral Protamin Hagedorn (NPH) insülin veya tiyazolidindionlar ile kombinasyon

NPH insülin veya tiyazolidindionlarla kombinasyon çalışmaları yapılmıştır. Ancak, diğer

kombinasyon tedavileri ile kıyaslandığında risk yarar profilinin değerlendirilmesi gerekir.

Metformin ile kombinasyon

Repaglinidin metformin ile kombine kullanımında hipoglisemi riskinde artış söz konusudur.

Akut Koroner Sendrom

Repaglinid kullanımı artmış akut koroner sendrom insidansı (ör. miyokardiyal enfarktüs) ile

ilişkili olabilir (Bkz. bölüm 4.8 ve 5.1).

Eşlik eden tedavilerle kullanım

Repaglinid

metabolizmasını

etkileyen

ilaçlar

alan

hastalarda

repaglinid

kullanımından

kaçınılmalı veya dikkatli kullanılmalıdır (Bkz. bölüm 4.5). Birlikte kullanım gerekli ise,

hastanın kliniği yakından takip edilmeli ve kan şekeri dikkatle izlenmelidir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Birtakım

tıbbi

ürünlerin

repaglinid

metabolizmasıyla

etkileştiği

bilindiğinden,

olası

etkileşimler doktor tarafından dikkate alınmalıdır.

İn vitro veriler repaglinidin esas olarak CYP2C8 ile ve kısmen CYP3A4 ile metabolize

olduğunu

göstermektedir.

Sağlıklı

gönüllülerdeki

klinik

veriler

CYP2C8’in

repaglinid

metabolizmasına

katılan

önemli

enzim

olduğunu,

CYP3A4’ün

minör

oynadığını

desteklemektedir, ancak CYP2C8 inhibe edilirse CYP3A4’ün göreceli katkısı artabilmektedir.

Bu nedenle, repaglinidin metabolizması ve atılımı, sitokrom P-450 enzimlerini inhibisyon

veya indüksiyon yoluyla etkileyen bileşiklerle değişebilir. Repaglinid ile birlikte CYP2C8 ve

3A4 inhibitörlerinin uygulanması özel dikkat gerektirir.

İn vitro verilere göre repaglinid, aktif hepatik alımın (organik anyon transport proteini

OATP1B1) bir substratı olarak görünmektedir. OATP1B1’i inhibe eden bileşikler, siklosporin

gösterildiği

üzere,

repaglinidin

plazma

konsantrasyonlarını

artırma

potansiyeline

sahiptirler (aşağıya bakınız).

Aşağıda belirtilen maddeler repaglinidin hipoglisemik etkisini artırabilir ve/veya uzatabilirler:

Gemfibrozil, klaritromisin, itrakonazol, ketokonazol, trimetoprim, siklosporin, deferasiroks,

klopidogrel, diğer antidiyabetik bileşikler, monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ), selektif

olmayan beta blokörler, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörleri, salisilatlar,

steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ), oktreotid, alkol ve anabolik steroidler.

Sağlıklı gönüllülerde, repaglinidin (tek doz 0.25 mg) CYP2C8 inhibitörü olan gemfibrozil

(günde iki kez 600 mg) ile beraber kullanılması, repaglinidin eğri altında kalan alanını (EAA)

8.1 kat ve C

maks

’ı 2.4 kat artırmaktadır. Gemfibrozil nedeniyle repaglinidin yarılanma ömrü

1.3 ila 3.7 saate kadar uzamakta ve 7. saatteki plazma konsantrasyonu 28.6 kat artmaktadır.

Bunun

sonucunda

repaglinidin

glukozu

düşürücü

etkisi

uzamakta

artmaktadır.

Gemfibrozil ile repaglinidin beraber kullanılması kontrendikedir (Bkz. bölüm 4.3).

Orta derecede CYP2C8 inhibitörü olan trimetoprim (günde iki kez 160 mg) ile repaglinidin

(tek doz 0.25 mg) beraber kullanılması, repaglinidin EAA, C

maks

ve yarılanma ömrünü (t

sırasıyla 1.6 kat, 1.4 kat ve 1.2 kat kan glukozu seviyeleri üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı

etkileri olmayacak oranda artırmaktadır. Bu farmakodinamik etkisizlik repaglinidin sub-

terapötik dozunda gözlenmiştir. Bu kombinasyonun güvenlilik profili, repaglinid için 0.25 mg

trimetoprim

için

üstündeki

dozlarla

tespit

edilmediğinden,

trimetoprim

repaglinidin

beraber

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Eğer

birlikte

kullanımı

gerekli

ise,

hastanın kliniği yakından takip edilmeli ve kan şekeri dikkatle izlenmelidir (Bkz. bölüm 4.4).

CYP3A4 ve aynı zamanda CYP2C8’in potent bir indükleyicisi olan rifampisin, repaglinidin

metabolizmasında

indükleyici

inhibitör

rolü

oynamaktadır.

Yedi

günlük

rifampisin tedavisini (600 mg) takiben, yedinci gün repaglinidin birlikte uygulanması (4 mg

tek doz) EAA’nın %50 azalmasıyla (kombine indüksiyon ve inhibisyon etkisi) sonuçlanmıştır.

Repaglinid son rifampisin dozundan 24 saat sonra verildiğinde ise repaglinid EAA’sında

%80’lik

azalma

(sadece

indüksiyon

etkisi)

gözlenmiştir.

Repaglinid

rifampisinin

birlikte kullanımının bu nedenle, kan

glukozu değerlerinin dikkatle

monitörize edilerek

repaglinid

dozunun,

rifampisin

tedavisinin

başlanmasıyla

(akut

inhibisyon),

rifampisin

tedavisine

eklenmesiyle

(inhibisyon

indüksiyon

karışımı),

tedaviye

verilmesiyle

(sadece indüksiyon)

ayarlanması ve bu doza rifampisin tedavisinin kesilmesini takiben,

rifampisinin indüksiyon etkisinin sona ereceği 2 hafta boyunca devam edilmesi gereklidir.

Diğer

indüktörler

olan

fenitoin,

karbamazepin,

fenobarbital,

John's

Wort

(Sarı

Kantaron)’in benzer etkileri olacağı göz ardı edilmemelidir.

CYP3A4’ün potent ve kompetitif inhibitörlerinin prototipi olan ketokonazolün repaglinidin

farmakokinetiği üzerindeki etkisi sağlıklı gönüllülerde araştırılmıştır. 200 mg ketokonazolün

repaglinid ile beraber uygulanması repaglinidin EAA ve C

maks

’ını 1.2 kat artırmış, birlikte

uygulandığında (4 mg tek doz repaglinid) kan glukoz konsantrasyon profilleri %8’den daha az

değişmiştir. CYP3A4 inhibitörü 100 mg itrakonazolün, repaglinid ile beraber kullanılması da

sağlıklı

gönüllülerde

araştırılmış

EAA’yı

artırdığı

görülmüştür.

Sağlıklı

gönüllülerde

glukoz

seviyeleri

üzerinde

anlamlı

etki

görülmemiştir.

Sağlıklı

gönüllüler

üzerinde

yapılan

etkileşim

çalışmasında,

CYP3A4’ün

potent

inhibitörü

olan

klaritromisinin 250 mg’ı ile repaglinidin birlikte kullanımı, repaglinid EAA’sını 1.4 kat ve

maks

’ı 1.7 kat artırmış olup, serum insülinin ortalama değişen EAA’sında 1.5 kat, maksimum

konsantrasyonda ise 1.6 kat artışa sebep olmuştur. Bu etkileşimin tam mekanizması açık

değildir.

Sağlıklı gönüllülerde yapılan bir çalışmada, repaglinid (tek doz 0.25 mg) ve siklosporinin

(100 mg tekrarlayan dozlarla) birlikte uygulanması, repaglinidin EAA ve C

maks

’ını sırasıyla

artırmıştır.

0.25

mg’dan

daha

yüksek

dozlardaki

etkileşim

belirlenmediğinden, siklosporinin repaglinid ile beraber kullanımından kaçınılmalıdır. Eğer

birlikte kullanımı gerekli ise, hastanın kliniği yakından takip edilmeli ve kan şekeri dikkatle

izlenmelidir (Bkz. bölüm 4.4).

Sağlıklı gönüllüler ile yapılan bir etkileşim çalışmasında, orta dereceli CYP2C8 ve CYP3A4

inhibitörü deferasiroks (30 mg/kg/gün, 4 gün) ve repaglinidin birlikte kullanımı (tek doz, 0.5

mg), repaglinid sistemik maruziyetinde (EAA) kontrol grubuna göre 2.3 kat (%90 güven

aralığı (GA) [2.03-2.63]) artış, C

maks

’ta 1.6 kat (%90 GA [1.42-1.84]) artış ve kan glukoz

düzeylerinde

küçük,

belirgin

düşüş

sonuçlanmıştır.

Repaglinid

için

mg’ın

üzerindeki

dozlar

etkileşim

araştırılmadığından,

deferasiroks

repaglinidin

birlikte

kullanımından kaçınılmalıdır. Eğer kombine kullanım gerekli olursa, dikkatli klinik ve kan

glukoz takibi yapılmalıdır (Bkz. bölüm 4.4).

Sağlıklı gönüllüler ile yapılan etkileşim çalışmasında, bir CYP2C8 inhibitörü olan klopidogrel

ile (300 mg yükleme dozu) repaglinidin birlikte kullanımı, repaglinid maruziyetinde (EAA-

∞)

artış

devam

eden

uygulamalar

gram

günlük

doz)

repaglinid

maruziyetinde (EAA-∞) 3.9 kat artış ile sonuçlanmıştır. Kan glukoz değerlerinde küçük,

anlamlı bir azalma gözlenmişir. Bu hastalarda kombine kullanımın güvenlilik profili tespit

edilmediğinden, klopidogrel ve repaglinidin birlikte kullanımı kontrendikedir. (Bakınız bölüm

4.3).

Beta blokör tıbbi ürünler hipoglisemi semptomlarını maskeleyebilmektedir.

Simetidin, nifedipin, östrojen ve simvastatin gibi CYP3A4 substratı olan ilaçların herhangi

birinin

repaglinid

tedavisiyle

birlikte

kullanılması

repaglinidin

farmakokinetik

parametrelerinde anlamlı bir değişikliğe sebep olmaz.

Sağlıklı gönüllülere uygulandığında, repaglinidin, digoksin, teofilin veya varfarinin kararlı

durumdaki farmakokinetik özelikleri üzerine klinik açıdan bir etkisi bulunmamaktadır. Bu

nedenle, repaglinid uygulaması sırasında bu bileşiklerde doz ayarlaması gerekmemektedir.

Aşağıdaki maddeler ise repaglinidin hipoglisemik etkisini azaltabilirler:

Oral

kontraseptifler,

rifampisin,

barbitüratlar,

karbamazepin,

tiyazidler,

kortikosteroidler,

danazol, tiroid hormonları ve sempatomimetikler.

Yukarıda belirtilen ilaçların uygulanması veya kesilmesi süreçlerinde repaglinid tedavisi

almakta olan hastalar glisemik kontroldeki değişiklikler yönünden yakın bir gözlem altında

tutulmalıdır.

Repaglinid kendisi gibi başlıca safra ile atılan diğer tıbbi ürünlerle birlikte kullanıldığında, bir

potansiyel etkileşim olabileceği düşünülmelidir.

Repaglinidin SSRI, Bosentan ve LH analogları ile etkileşimi hakkında veri mevcut değildir.

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklar ve adolesanlarda etkileşim çalışması yapılmamıştır.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Gebe kadınlarda repaglinid ile ilgili veri yoktur. Gebelik süresince repaglinid kullanımından

kaçınılmalıdır.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik /ve-veya/ embriyonal/fetal gelişim /ve-veya/

doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz.

bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Laktasyon dönemi

Süte geçip geçmediği bilinmemektedir. Emziren kadınlarda repaglinid kullanılmamalıdır.

Embriyofetal gelişim ve yavru gelişiminin yanı sıra süte geçme üzerine etkilerin araştırıldığı

hayvan çalışmalarından elde edilen veriler bölüm 5.3 içeriğinde tanımlanmıştır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Üreme yeteneği/fertilitenin araştırıldığı hayvan çalışmalarında herhangi bir spesifik veriye

rastlanmamıştır. İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

NovoNorm

’un araç ve makine kullanımı üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır

ancak hipoglisemiye neden olabilir.

Hastalar araç kullanırken gelişebilecek hipoglisemiye karşı önlem almaları için uyarılmalıdır.

Bu, özellikle hipogliseminin uyarıcı belirtileri konusunda bilgi sahibi olmayan veya yetersiz

bilgi sahibi olan hastalar veya sık hipoglisemi atakları olan hastalar için önemlidir. Araç

kullanımının önerilmesi bu şartlar göz önüne alınarak değerlendirilmelidir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Güvenlilik profilinin özeti

En sık bildirilen yan etkiler kan glukoz seviyelerindeki değişikliklerdir; örneğin hipoglisemi.

Bu gibi reaksiyonların oluşumu beslenme alışkanlıkları, doz, egzersiz ve stres gibi bireysel

faktörlere bağlıdır.

Yan etkilerin listesi

Repaglinid ile yapılan klinik çalışmalardan elde edilen veriler ışığında aşağıda sıralanan yan

etkiler görülmüştür. Bu yan etkilerin görülme sıklığı şu şekilde sınıflandırılmıştır: Çok yaygın

(≥1/10); yaygın (

1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (

1/1.000 ila 1<100); seyrek (

1/10.000

<1/1.000),

çok

seyrek

(<1/10.000);

bilinmiyor

(eldeki

verilerden

hareketle

tahmin

edilemiyor).

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Alerji

Genel aşırı duyarlılık reaksiyonları (ör. anafilaktik reaksiyon) veya vaskülit gibi immünolojik

reaksiyonlar.

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın: Hipoglisemi

Bilinmiyor: Hipoglisemik koma ve hipoglisemik bilinç kaybı

Göz hastalıkları

Çok seyrek: Görmede değişiklikler

Kan glukoz düzeylerindeki değişimin geçici görme bozukluklarına yol açtığı bilinmektedir,

bu durum özellikle tedavi başlangıcında görülebilmektedir. Bu tür bozukluklar repaglinid

tedavisi başlangıcında az sayıda vakada bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda bu nedenle tedaviyi

bırakan vaka olmamıştır.

Kardiyak hastalıklar

Seyrek: Kardiyovasküler hastalıklar, akut koroner sendrom

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Abdominal ağrı ve diyare

Çok seyrek: Kusma ve kabızlık

Bilinmiyor: Bulantı

Hepatobiliyer hastalıklar

Çok seyrek: Hepatik fonksiyon bozukluğu, karaciğer enzimlerinde artış

Repaglinid

tedavisi

süresince

nadir

vakalarda

karaciğer

enzim

düzeylerinde

yükselme

bildirilmiştir. Bu yükselmeler genellikle hafif ve geçici nitelikte olup, çok az sayıda vakada

karaciğer

enzimlerindeki

artış

nedeniyle

tedavinin

bırakılması

gerekmiştir.

Çok

nadir

vakalarda, hepatik disfonksiyon bildirilmiştir.

Deri ve derialtı doku hastalıkları

Bilinmiyor: Aşırı duyarlılık

Ciltte görülen aşırı duyarlılık reaksiyonları kızarıklık, kaşıntı, döküntü veya ürtiker şeklinde

ortaya çıkabilir. Kimyasal yapı farklılığı nedeniyle sülfonilüre ile çapraz-reaksiyon görülmesi

beklenmemelidir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Repaglinid, haftalık artan dozlarda 6 hafta süreyle günde dört kez ve 4-20 mg dozlarında

uygulanmıştır. Herhangi bir güvenlilik sorunu ile karşılaşılmamıştır. Bu çalışmada ortaya

çıkabilecek bir hipoglisemi durumu kalori alımının artırılması ile önlenmiştir, ancak göreceli

aşırı doz, aşırı glukoz düşürücü etkisiyle hipoglisemik semptomları ortaya çıkarabilir (baş

dönmesi, terleme, tremor, baş ağrısı gibi). Bu semptomların ortaya çıkması halinde, düşmüş

kan glukoz seviyelerini düzeltmek için gerekli önlemler alınmalıdır (oral karbohidratlar).

Hastalık nöbeti, bilinç kaybı ya da komanın eşlik ettiği daha şiddetli hipoglisemi, intravenöz

glukoz ile tedavi edilmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar, diğer kan glukozunu düşürücü

ilaçlar, insülinler hariç

ATC kodu: A10BX02

Etki mekanizması

Repaglinid, kısa etki süreli oral bir insülin salgılattırıcıdır. Repaglinid, pankreastan insülin

salımını uyararak kan glukoz düzeylerini akut olarak düşürmektedir ve bu etki pankreas

adacıklarında işlev görebilen beta hücrelerine bağlıdır.

Repaglinid, beta hücrelerinin membranlarındaki ATP-bağımlı potasyum kanallarını diğer

salgılattırıcılardan

farklı

hedef

protein

aracılığı

kapatmaktadır.

durum

beta

hücrelerini

depolarize

etmekte

kalsiyum

kanallarının

açılmasına

neden

olmaktadır.

Hücreye

kalsiyum

akımının

artması

beta

hücrelerinden

insülin

salıverilmesini

indüklemektedir.

Farmakodinamik etkiler

Tip 2 diyabetli hastalarda, tek doz olarak oral yoldan alınan repaglinidden sonra yemeğe bağlı

olarak oluşan insülinotropik cevabın ortaya çıkışı ilk 30 dakika içinde gerçekleşmektedir.

Bunun sonucu yemek süresince kan glukozunu düşürücü etki oluşmaktadır. Yüksek insülin

seviyeleri yemek zamanı dışında devam etmemektedir. Plazma repaglinid seviyeleri hızla

düşmekte

uygulamadan

saat

sonra

diyabetik

hastaların

plazmasında

düşük

konsantrasyonlar görülmektedir.

Klinik etkililik ve güvenlilik

0.5 ila 4 mg dozlarda repaglinid uygulandığında, Tip 2 diyabetli hastaların kan glukozunda

doz-bağımlı bir düşme saptanmıştır.

Klinik çalışmaların sonuçları repaglinidin ana öğünlere bağlı olarak optimal dozlanabildiğini

göstermiştir (preprandial dozlama).

Dozlar genellikle yemeğin ilk 15 dakikası içinde alınmalıdır, ancak bu süre yemeğin alınışının

hemen öncesinden, yemekten 30 dakika öncesine kadar değişebilir.

Bir epidemiyolojik çalışma, repaglinid ile tedavi edilen hastalarda akut koroner sendrom

riskinin sülfonilüre ile tedavi edilen hastalarla karşılaştırıldığında arttığını ileri sürmüştür

(Bkz. bölüm 4.4 ve 4.8).

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Repaglinid

gastrointestinal

kanaldan

hızla

emilir,

etkin

maddenin

plazma

konsantrasyonunun hızla artmasına neden olur. Doruk plazma düzeylerine oral alımdan sonra

bir saat içinde ulaşılır. Maksimuma ulaştıktan sonra ise plazma düzeyleri hızla düşer.

Repaglinidin farmakokinetik özellikleri %63 (CV %11) ortalama mutlak biyoyararlanım ile

karakterize edilir.

Yemeklerden

veya

dakika

önce

veya

açlık

döneminde

alınan

repaglinidin

farmakokinetik özelliklerinde klinik olarak belirgin değişiklikler gözlenmemiştir.

Klinik çalışmalarda, repaglinidin plazma konsantrasyonlarının kişiler arasında oldukça yüksek

oranda değişkenlik gösterdiği (%60) belirlenmiştir. Aynı kişideki değişkenlik ise düşük veya

orta derecede olup (%35) repaglinid dozu klinik yanıta göre ayarlanırken, etkililiği kişiler

arası değişkenliklerden etkilenmez.

Dağılım:

Repaglinidin

farmakokinetik

özellikleri

düşük

dağılım

hacmi,

(intraselüler

sıvıya

dağılımı

tutarlı)

insanlarda

plazma

proteinlerine

yüksek

oranda

bağlanması

karakterizedir (%98’in üzerinde).

Biyotransformasyon:

Repaglinid neredeyse tamamen metabolize olur ve klinik açıdan geçerli hipoglisemik etkili

metabolitler tespit edilmemiştir.

Eliminasyon:

Repaglinid 4-6 saat içerisinde kandan atılır. Plazma eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 1 saattir.

Repaglinid metabolitleri primer olarak safra ile itrah edilmektedir. Uygulanan dozun çok

küçük bir kısmı (%8’den az) ve temel olarak metabolitleri idrarda görülmektedir. Ana ürünün

% 1’den azı feçes ile atılmaktadır.

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:

Repaglinid, 0.5-4 mg doz aralığında farmakokinetik doğrusallık göstermiştir.

Hastalardaki karekteristik özelikler

Repaglinidin maruziyeti karaciğer yetmezliği olan hastalar ve yaşlı Tip 2 diyabetik hastalarda

artmıştır. 2 mg tek doz uygulamasından sonra (karaciğer yetmezliği olan hastalarda 4 mg)

elde edilen EAA, sağlıklı gönüllülerde 31.4 ng/ml x saat (28.3), karaciğer yetmezliği olan

hastalarda 304.9 ng/ml x saat (228.0) ve yaşlı Tip 2 diyabetli hastalarda 117.9 ng/ml x saat

(83.8) bulunmuştur.

Ciddi renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda (kreatinin klerensi: 20-39 ml/dak) repaglinid

(2 mg x 3/gün) ile 5 günlük bir tedaviden sonra sonuçlar, normal renal fonksiyonlu hastalara

oranla EAA ve t

’nin 2 kat daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Pediyatrik popülasyon:

Veri bulunmamaktadır.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Güvenlilik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite ve karsinojenik potansiyel

ile ilgili konvansiyonel çalışmalardan elde edilen preklinik veriler insanlarda hiçbir özel

tehlike göstermemiştir.

Hayvan

çalışmalarında

repaglinidin

teratojenik

olmadığı

gösterilmiştir.

Gebeliğin

döneminde

laktasyon

süresince

yüksek

dozlara

maruz

kalan

dişi

sıçanlarda

embriyotoksisite,

sıçan

fetüsleri

yeni

doğan

yavrularında

anormal

uzuv

gelişimi

gözlenmiştir. Repaglinid hayvan sütünde tespit edilmiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz (E460)

Kalsiyum hidrojen fosfat, anhidr

Mısır nişastası

Polakrilin potasyum

Povidon (polividon)

Gliserol %85

Magnezyum stearat

Meglumin

Poloksamer

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3. Raf ömrü

60 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

Nemden korumak için orijinal ambalajında saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

90 tabletlik alüminyum/alüminyum blister ambalajda.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Özel bir gereklilik yoktur.

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“ Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Novo Nordisk Sağlık Ürünleri Tic. Ltd. Şti.

Nispetiye Cad. Akmerkez E3 Blok Kat:7

34335 Etiler-İstanbul

Tel: 0 212 385 40 40

Faks:0 212 282 21 20

8. RUHSAT NUMARASI

108/65

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 25.09.2000

Ruhsat yenileme tarihi: 25.09.2005

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.