NORODOL

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • NORODOL DEKANOAT 50 MG/ML IM ENJ. ICIN COZELTI 3 ML 1 AMPUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • NORODOL DEKANOAT 50 MG/ML IM ENJ. ICIN COZELTI 3 ML 1 AMPUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • haloperidol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699543750101
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 25-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

NORODOL

DEKANOAT 50 mg/ml i.m. enjeksiyon için çözelti, 1ml

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Haloperidol dekanoat

70,52 mg/ml

(50 mg Haloperidole eşdeğer)

Yardımcı madde(ler):

Benzil alkol

12,0 mg/ml

Susam yağı

1 ml

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

İntramusküler enjeksiyon için çözelti.

Sarı renkli, berrak çözelti.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

NORODOL

DEKANOAT, antipsikotiklerle uzun dönemli idame tedavisinin gerektiği

örneğin şizofreni grubu psikotik bozukluklar gibi durumlarda endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/ Uygulama sıklığı ve süresi:

NORODOL

DEKANOAT, sadece yetişkinlerin kullanımı içindir. Çoğu hastada gluteal

bölgeye derin kas içi enjeksiyon şeklinde uygulanarak bir aylık tedaviyi sağlamak amacıyla

formüle edilmiştir. Ürün, intravenöz yolla uygulanmamalıdır.

Nöroleptik ilaçlara bireysel yanıtların farklı olması sebebiyle, dozlama bireye uygun olarak

belirlenmelidir. Hatta, en uygunu dozlamaya yakın klinik gözetim altında başlanmalı ve doz

ayarlanması bu şekilde yapılmalıdır.

Başlangıç dozunun miktarı, hem semptomların şiddetine hem de hastanın depo tedaviye

başlamadan önce gereken oral tedavisinin miktarına bağlıdır. NORODOL

DEKANOAT,

klinik olarak etkili olan minimum dozda kullanılmalıdır.

Başlangıç dozu olarak, her dört hafta için 50 mg önerilmektedir. Gerekli olduğunda doz her

dört hafta 50 mg’lık artışlarla 300 mg’a kadar çıkarılabilir. Eğer klinik sebeplerle, 2 haftada

bir kullanılan tedavi tercih edilmiş ise, bu dozlar yarıya düşürülmelidir.

Şiddetli semptomlar görülen veya idame tedavisinde büyük oral dozlara ihtiyaç duyulan

hastalarda, NORODOL

DEKANOAT’ın yüksek dozda kullanımı gerekmektedir. Bununla

birlikte, aylık 300 mg’dan fazla dozlardaki klinik deneyimler sınırlıdır.

Tek enjeksiyonda 3 ml’den fazla hacimlerdeki rutin uygulamalar, hasta için rahatsızlık

verici olduğundan önerilmemektedir.

NORODOL

DEKANOAT, kas içine derin bir şekilde tercihen 5-6 cm uzunluğunda ve en

az 21 gaugelik enjeksiyon iğnesi yardımıyla enjekte edilir. Z-track yöntemi gibi iyi bir

1/14

enjeksiyon yöntemi uygulanarak, lokal reaksiyonlar ve enjeksiyon bölgesinden ilaç sızıntısı

gibi durumlar azaltılabilir. Diğer tüm yağlı enjeksiyonlarda olduğu gibi enjeksiyondan önce

aspirasyon ile intravenöz girişimin önlenmesini sağlamak önemlidir.

Daha önce oral nöroleptik ile tedavisini sürdüren hastalar için, başlangıç dozu ortalama şu

şekilde

belirlenir:

Günde

kloropromazin

ayda

NORODOL

DEKANOAT’a eşittir.

Daha önce flufenazin dekanoat veya flupentiksol dekanoat ile tedavi edilen hastaların geçişi

için ortalama eşitlik şu şekildedir; iki haftada bir 25 mg flufenazin dekanoat veya 2 haftada

bir 40 mg flupentiksol dekanoat ayda 100 mg haloperidol dekanoat’a eşittir. Bu doz her bir

hastanın tedaviye yanıtına uygun olacak şekilde ayarlanmalıdır.

Uygulama şekli:

Gluteal bölgeye derin intramusküler enjeksiyon yoluyla uygulanır.

Kullanmadan önce ellerinizde ampulü içeriğin geri çekilmesine ve dışarı taşmamasına

yardımcı olmak için ısıtın.

Ampulün büyük kısmını nokta işareti size dönük olacak şekilde başparmağınız ile işaret

parmağınız arasında tutun.

Diğer

elinizin

işaret

parmağını

ampulün

boynuna

destek

olmak

için

yerleştirin.

Başparmağınızı aşağıda gösterildiği gibi nokta işaretini kapatacak biçimde yerleştirin.

İşaret parmaklarınızı birbirine yakın tutun, nokta işaretinin üzerinde aşağı doğru sıkıca

basınç uygulayıp ampulü açın.

2/14

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek / Karaciğer yetmezliği

Böbrek/karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

yeterli

veri

bulunmadığından

kullanımı

önerilmez.

Pediyatrik popülasyon:

NORODOL

DEKANOAT, sadece yetişkinlerin kullanımı içindir.

Geriyatrik popülasyon:

Her 4 haftada bir 12,5 mg-25 mg gibi düşük dozlarda başlanması önerilir. Doz, sadece

hastanın bireysel tedavi yanıtına göre artırılır.

4.3 Kontrendikasyonlar

Koma durumlarında, santral sinir sisteminin deprese olduğu (baskılandığı) durumlarda,

Parkinson hastalığında,

haloperidole

veya

içindeki

maddelerden

birine

(susam

yağı

içermektedir),

hipersensitivitesi

olduğu

bilinen

kişilerde,

bazal

gangliyon

lezyonlarında kontrendikedir.

Yaygın

olarak,

diğer

nöroleptiklerle

birlikte,

haloperidol

nadir

olarak

süresinin

uzamasına neden olabilir. Haloperidol kullanımı bu nedenle klinik olarak belirgin kardiyak

sorunları örneğin yakın zamanlı akut miyokart enfaktüsü geçirmiş, kalp yetmezliği bulunan,

sınıf IA ve sınıf III antiaritmik ilaçlarla tedavi edilen aritmisi bulunan, QTc intervali uzamış,

ventriküler aritmi hikayesi veya Torsades de pointes klinik olarak belirgin bradikardisi olan,

ikinci veya üçüncü derece kalp bloğu ve düzeltilmemiş hipokalemisi olan hastalarda

kontrendikedir.

Haloperidol diğer QT uzatıcı ilaçlarla eşzamanlı olarak kullanılmamalıdır.

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Haloperidol de dahil antipsikotik ilaç alan psikiyatri hastalarında ani ölüm vakaları olduğu

bildirilmiştir.

17 plasebo kontrollü çalışmada (ortalama 10 haftalık), atipik antipsikotik ilaçları alan

hastaların büyük kısmında, ölüm riskinin, plasebo alan hastalardan 1.6 ila 1.7 arasında daha

fazla olduğu ortaya çıkarılmıştır. 10 haftalık bir kontrollü çalışma süresince, ölüm oranları

karşılaştırıldığında, bu oran ilaç verilen hastalarda %4.5 iken plasebo grubunda %2.6

olmuştur.

Her ne kadar ölüm nedenleri çeşitli ise de; çoğu ölümlerin kardiyovasküler (örn. kalp

yetmezliği, ani ölüm) veya doğal enfeksiyon kökenli (pnömoni) olduğu görülmektedir.

Gözlemsel çalışmalar, atipik antipsikotik ilaçlara benzer olarak geleneksel antipsikotik

ilaçlarla tedavinin de ölüm oranını artırdığını göstermektedir. Gözlemsel çalışmalarda

artmış mortalite bulguları hastaların bazı özelliklerinin aksine antipsikotik ilaca bağlı

olabilir, hangi ölçüde olduğu belli değildir.

Haloperidol

dekanoat

demansla

ilişkili

davranış

bozukluklarının

tedavisi

için

onaylanmamıştır.

3/14

Kardiyovasküler etki

Haloperidol kullanımında ani ölümlere ilişkin nadir raporlara ek olarak QT uzaması ve/veya

ventriküler aritmi bildirilmiştir. Bu meyilli hastalarda ve yüksek dozlarda daha sıklıkla

ortaya çıkar.

Haloperidol

tedavisinin

risk

faydaları

tedaviye

başlamadan

dikkatlice

değerlendirilmelidir ve kalp hastalığı gibi ventrikül aritmisi olanların, aile hikâyesinde ani

ölüm ve/veya uzamış QT’si olanların, düzeltilmemiş elektrolit rahatsızlığı, subaraknoid

kanaması, beslenme yetersizliği olanların, fazla alkol kullananların, özellikle tedavinin

başlangıç safhasında plazma seviyelerini sabitlemek için EKG ve potasyum seviyeleri

dikkatlice izlenmelidir.

NORODOL

®

DEKANOAT intravenöz olarak uygulanmamalıdır.

Haloperidol, CYP2D6’yi yavaş metabolize ettiği bilinen hastalarda ve sitokrom P450

inhibitörleri’nin kullanımı süresince, dikkatli kullanılmalıdır. Antipsikotikler ile birlikte

kullanımından kaçınılmalıdır.

Tüm hastalarda, özellikle yaşlılarda ve kendinde veya aile hikayesinde kalp hastalığı veya

anormal kardiyak klinik bulgular olan hastalarda EKG öncelikli olarak önerilmektedir.

Tedavi sırasında EKG izlenmesi (örn.doz artırımında); hastanın durumuna göre gerekli

olabilir. Tedavi sürerken eğer QT süresi uzamış ise doz azaltılmalı ve eğer QTc 500 ms’yi

geçerse haloperidol kesilmelidir.

Periyodik olarak elektrolitlerin izlenmesi özellikle diüretik alan hastalarda veya ilave başka

hastalıklar için önerilmektedir.

Bazı atipik antipsikotiklerle demanslı popülasyonda yapılan randomize plasebo kontrollü

klinik çalışmalarda, yaklaşık olarak 3 kat yüksek serebrovasküler yan etki görülmüştür.

Bu yüksek riskin mekanizması bilinmemektedir. Yüksek risk diğer antipsikotikler ve diğer

hasta toplulukları için göz ardı edilemez. Haloperidol inme riski bulunan hastalarda dikkatli

kullanılmalıdır.

Nöroleptik Malign Sendrom (NMS)

Diğer antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi NORODOL

DEKANOAT’da Nöroleptik Malign

Sendrom (NMS) ile ilişkilidir: Seyrek olarak kendine özgü bir yanıt ile hipertermi,

genelleşmiş

sertleşmesi,

otonom

instabilite,

bilinç

düzeyinde

değişim

şeklinde

tanımlanır. Hipertermi genel olarak bu sendromun erken işaretidir. Antipsikotik tedavi

hemen durdurulmalı, uygun destekleyici bir tedavi

uygulanmalı

hasta

dikkatlice

gözlenmelidir.

Tardif diskinezi

Tüm

antipsikotik

ajanlarda

olduğu

gibi,

uzun

dönemli

tedavi

gören

veya

tedavisi

sonlandırılan bazı hastalarda tardif diskinezi görülebilir. Bu sendrom genel olarak dilin,

yüzün, ağız veya çenenin ritmik olarak istemsiz hareketleriyle tanımlanır. Bu belirtiler bazı

hastalarda kalıcı olabilir. Sendrom, tedaviye yeniden başlandığında, doz artırıldığında veya

farklı bir antipsikotik ilaca geçiş yapıldığında maskelenebilir. Tedavi en kısa zamanda

durdurulmalıdır.

4/14

Ekstrapiramidal semptomlar

Tüm nöroleptiklerde ortak olarak tremor, kas katılığı, hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi,

akut distoni gibi ekstrapiramidal semptomlar görülebilir.

Gerekli olduğunda antikolinerjik tipteki antiparkinson ilaçlar reçete edilebilir ancak bu

ilaçlar önleyici amaçla rutin olarak reçete edilmemelidir. Eş zamanlı antiparkinson tedavisi

gerekli olduğunda, antiparkinson tedavisinde kullanılan ilacın atılımı haloperidole göre

daha hızlı ise, ekstrapiramidal semptomların gelişimi ve şiddetlenmesinden kaçınmak

amacıyla, tedaviye NORODOL DEKANOAT’ın kesilmesinden sonra da devam etmek

zorunda kalınabilir. Doktorların, haloperidol dekanoat ve antiparkinson ilaçlar da dahil,

antikolinerjik ilaçların eşzamanlı kullanılması durumunda, göz içi basıncının artış ihtimalini

düşünmeleri gerekmektedir.

Nöbet/ Konvülsiyon

İnmenin NORODOL

DEKANOAT tarafından tetiklenebileceği bildirilmiştir. Epilepsisi

olan hastalarda ve havaleye zemin hazırlayabilecek durumlarda (örn.alkol yoksunluğu ve

beyin sarsıntısı) dikkatli olunmalıdır.

Hepatobiliyer hastalık

NORODOL

DEKANOAT

karaciğer

tarafından

metabolize

edildiğinden

karaciğer

hastalığı

olanlarda

dikkatli

olunmalıdır.

İstisnai

vakalarda

karaciğer

fonksiyon

anormallikleri veya çoğu kez kolestatik olmak üzere hepatit bildirilmiştir.

Endokrin sistem hastalığı

Tiroksin, NORODOL

DEKANOAT toksisitesini kolaylaştırabilir. Dolayısıyla hipertiroidi

hastalarında ancak çok dikkatli bir şekilde kullanılabilir. Bu tip hastalarda tedavi çok

dikkatli

şekilde

yürütülmeli

daima

ötiroid

sağlayıcı

tedaviyle

beraber

yürütülmelidir. Antipsikotik nöroleptik ilaçların hormonal etkileri galoktere, jinekomasti ve

oligo veya amonereye neden olabilen hiperprolaktinemi şeklindedir. Çok seyrek vakalarda

hipoglisemi ve uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması bildirilmiştir.

Venöz tromboembolizm

Antipsikotik ilaçlarda venöz tromboembolizm (VTE) vakaları bildirilmiştir. Çoğunlukla

kazanılmış

risk

faktörlerine

sahip

antipsikotikler

tedavi

edilen

hastalarda,

NORODOL

DEKANOAT ile tedaviye başlamadan önce ve tedavi sırasında mümkün

olabilecek tüm VTE riskleri belirlenmeli ve koruyucu tedbirler alınmalıdır.

İlave değerlendirmeler

Şizofrenide

antipsikotik

ilaç

tedavisine

olan

yanıt

gecikebilir.

Eğer

ilaç

kullanımı

bırakılırsa, semptomlar birkaç hafta veya ay süresince ortaya çıkmayabilir.

Tüm antipsikotik ajanlar gibi haloperidol depresyonun baskın olduğu durumlarda tek başına

kullanılmamalıdır. Depresyon ve psikozun birlikte görüldüğü durumlarda antidepresanlar

kombine

edilebilir.

Haloperidol

trisiklik

antidepresanların

metabolizmasını

bozabilmektedir (klinik önemi bilinmemektedir).

Renal yetmezliği ve feokromasitoması olan hastalarda dikkatli olunması önerilir.

5/14

NORODOL

DEKANOAT her bir ml’sinde 12 mg benzil alkol içerir. Bebeklerde ve 3

yaşına kadar olan çocuklarda toksik reaksiyonlara ve anafilaktoid reaksiyonlara sebebiyet

verebilir.

NORODOL

DEKANOAT içeriğinde susam yağı bulunmaktadır. Bu madde nadir olarak

ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Haloperidolün QT aralığını uzattığı bilinen ilaçlarla eş zamanlı kullanılması Torsades de

pointes de dahil, ventrikül aritmi riskini artırabilir, dolayısıyla bu ürünlerin eş zamanlı

kullanılması önerilmemektedir. Örnekler: anti-aritmikler Sınıf 1A (kinidin, dizopiramid ve

prokainamid gibi) ve Sınıf III (amiodaron, sotalol ve dofetilid gibi), belirli antimikrobiyaller

(sparfloksasin, moksifloksasin, eritromisin IV gibi), trisiklik antidepresanlar (amitriptilin

gibi),

belirli

tetrasiklik

antidepresanlar

(maprotilin

gibi),

diğer

nöroleptikler

(örn.

Fenotiyazinler, pimozid ve sertindol), belirli antihistaminikler (terfenadin gibi), sisaprid,

bretilyum ve belirli antimalaryaller (kinin ve meflokin gibi).

Elektrolit dengesizliğine neden olan ilaçların eş zamanlı kullanımı, ventriküler aritmi riskini

artırabilir ve bu nedenle önerilmemektedir. Özellikle hipokalemiye neden olan diüretiklerin

kullanımından

kaçınılmalıdır

fakat

gerekli

potasyum

tutucu

diüretikler

tercih

edilmelidir.

Haloperidol glukoronidasyon ve sitokrom P450 enzim sistemi (özellikle CYP 3A4 veya

CYP 2D6) de dahil olmak üzere çeşitli yollardan metabolize olur. Bu metabolizma

yollarının başka bir ilaçla inhibisyonu veya azalan CYP 2D6 enzim aktivitesi, yükselen

haloperidol konsantrasyonları ve QT uzamasının da dahil olduğu artan yan etki riski ile

sonuçlanabilir.

Farmakokinetik

çalışmalarda,

haloperidolün

itrakanazol,

buspiron,

venlafaksin,

alprazolam,

fluvoksamin,

kinidin,

fluoksetin,

sertalin,

klorpromazin

prometazin gibi CYP 3A4 substratları veya inhibitörleri veya CYP 2D6 izoenzimleri ile eş

zamanlı verildiğinde, yükselmiş haloperidol seviyeleri rapor edilmiştir. CYP 2D6 ezim

aktivitesininin azalması haloperidol konsantrasyonunun artmasıyla sonuçlanabilir.

Haloperidol, paroksetin (20 mg/gün) ve ketakonazolun metabolik inhibitörlerinin (400

mg/gün)

kombinasyonuyla

verildiğinde,

ekstrapiramidal

semptomlarda

artış

gözlenmiştir. Haloperidol dozunun düşürülmesi gerekebilir.

Diğer ilaçların haloperidol üzerindeki etkileri

Karbamazepin, fenobarbital ve rifampisin gibi enzim indükleyici ilaçlarla uzun süreli

tedavilerin,

NORODOL

DEKANOAT

tedavisine

eklenmesi

haloperidol

plazma

seviyesinde belirgin bir düşüşe neden olur. Dolayısıyla kombine tedavilerde, gerekli

olduğunda

NORODOL

DEKANOAT

dozunun

veya

aralığının

ayarlanması

gerekebilir. Bu tür ilaçların kullanımı sonlandırıldıktan sonra haloperidolün dozunun

düşürülmesi gerekebilir.

Glukoronidasyonu

inhibe

ettiği

bilinen

sodyum

valproat

haloperidol

plazma

konsantrasyonlarını etkilemez.

6/14

Haloperidol’ün diğer ilaçlar üzerindeki etkileri

Diğer tüm nöroleptiklerde olduğu gibi NORODOL

DEKANOAT, santral sinir sistemini

(SSS) deprese eden ilaçların (alkol, hipnotikler, sedatifler veya güçlü analjezikler) neden

olduğu SSS depresyonunu artırabilir. SSS etkilerinin metildopa ile birlikte kombine

edildiğinde arttığı rapor edilmiştir.

Haloperidol adrenalin ve diğer semptomatik ajanların etkisini antagonize edebilir ve

guanetidin

gibi

adrenerjik

blokör

ajanların

basıncını

düşürücü

etkisini

tersine

çevirebilir.

Haloperidol

trisiklik

antidepresanların

metabolizmasını

levodopanın

antiparkinson

etkilerini bozabilir.

Haloperidol CYP 2D6 inhibitörüdür. NORODOL

DEKANOAT trisiklik antidepresanların

metabolizmasını inhibe eder, böylece bu ilaçların plazma seviyelerini yükseltir.

Diğer etkileşme şekilleri

Seyrek vakalarda, lityum ve NORODOL

DEKANOAT’ın kombinasyonunda ensefalopati

benzeri sendrom rapor edilmiştir. Bu vakaların, belirgin bir klinik durum mu yoksa NMS

ve/veya lityum zehirlenme vakası mı olduğu tartışmalıdır. Ensefalopati benzeri sendrom

konfüzyon, zaman ve yer kavramının kaybı, baş ağrısı, denge bozukluğu ve uyuşukluğu

kapsar. Kombinasyon üzerine semptomsuz EEG anormalliklerini gösteren bir rapor, EEG

izlemenin

makul

olabileceğini

göstermektedir.

Lityum

haloperidol

birlikte

kullanıldığında, haloperidol en düşük etkili dozda verilmeli, lityum seviyeleri izlenmeli ve

1 mmol/l altında tutulmalıdır. Eğer ensefalopati-benzeri sendrom meydana gelirse, tedavi

acilen durdurulmalıdır.

Fenindionun antagonist etkisi rapor edilmiştir.

Düşen

inme

eşiği

seviyesini

hesaba

katma

için

antikolvüzanların

dozunu

artırmak

gerekebilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksitesisinin bulunduğunu göstermiştir

(bkz. Bölüm 5.3.). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

NORODOL DEKANOAT

’ın doğum kontrol yöntemlerine etkisine ilişkin yeterli veri

mevcut değildir.

7/14

Gebelik dönemi

Haloperidolün gebelerde güvenli kullanımına ilişkin bir çalışma bildirilmemiştir. Hayvan

çalışmalarının tamamında değil, bir kısmında, zarar verici etkileri olduğuna dair kanıtlar

vardır.

NORODOL

DEKANOAT gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Gebeliğin üçüncü trimesterinde antipsikotik ilaçlara (haloperidol de dahil) maruz kalan

yenidoğanlar,

doğumu

takiben,

ciddiyet

süre

bakımından

çeşitlilik

gösterebilen

ekstrapiramidal ve/veya geri çekilme semptomları da dahil çeşitli advers etki risklerine

sahiptir.

Ajitasyon,

hipertoni,

hipotoni,

tremor,

somnolans,

solunum

distresi

veya

beslenme

bozuklukları rapor edilmiştir. Bu nedenle yenidoğanlar dikkatlice gözlenmelidir.

Haloperidole fetal maruziyeti takiben doğum defektleri olduğuna dair bir takım raporlar

mevcuttur ki burada haloperidolün rolü göz ardı edilemez.

NORODOL

DEKANOAT, gebelikte yalnızca yarar risk değerlendirilmesi yapıldıktan

sonra kullanılmalıdır. Uygulanan doz mümkün olan en düşük doz olmalı ve uygulama süresi

mümkün olan en kısa süre olmalıdır.

Laktasyon dönemi

Haloperidol anne sütüyle atılmaktadır. Anne sütüyle emzirilen çocuklarda ekstrapramidal

semptomlara

münferit

vakalar

mevcuttur.

Eğer

haloperidol

dekanoat

kullanımı

gerekliyse, emzirmenin faydalarına karşılık potansiyel riskler dengelenmelidir.

Üreme yeteneği/Fertilite

Sınırlı sayıdaki verilere göre, kemirgenlerde görülen embriyo toksik etkiler gibi düşük

fertilite, sınırlı teratojenite dışında belirgin bir tehlike göstermemiştir.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Tedavinin başlangıcında ve özellikle yüksek dozlarda sedasyonun bazı dereceleri veya

uyanık olma durumunda bozukluk meydana gelebilir. Alkol veya diğer santral sinir sistemi

depresanlarıyla

birlikte

etkiler

artmaktadır.

Hastalar,

tedavileri

süresince

dikkat

gerektiren

araç

makine

kullanımı

gibi

aktivitelerden

uzak

durmaları

konusunda

uyarılmalıdır.

4.8 İstenmeyen etkiler

Haloperidol

dekanoat’a

bağlı

istenmeyen

etkiler

sıklık

sıralamasına

göre

aşağıda

almaktadır:

Çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100);

seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden

hareketle tahmin edilemiyor)

8/14

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Lökopeni

Bilinmiyor: Agranülositoz, nötropeni, pansitopeni, trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Hipersensitivite

Bilinmiyor: Anafilaktik reaksiyon

Endokrin hastalıkları

Seyrek: Hiperprolaktinemi

Bilinmiyor: Uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Bilinmiyor: Hipoglisemi

Psikiyatrik hastalıkları

Çok yaygın: Ajitasyon, insomnia

Yaygın: Depresyon, psikotik hastalıklar

Yaygın olmayan: Zihin karışıklığı hali, libido azalması, libido kaybı, durmadan hareket

etme

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın: Ekstrapramidal bozukluk, hiperkinezi, baş ağrısı

Yaygın: Tardif diskinezi, distoni, diskinezi, akatizi, bradikinezi,

hipokinezi,

hipertoni,

maske yüz ifadesi, somnolans, tremor, sersemlik

Yaygın

olmayan:

Konvülsiyon,

parkinson,

akinezi,

dişli

çark

rijiditesi,

istemsiz

kasılması, sedasyon

Seyrek: Nöroleptik malign sendrom, motor fonksiyon bozukluğu, nistagmus

Göz hastalıkları

Yaygın: Görme bozukluğu, okulojirik kriz

Yaygın olmayan: Görmede bulanıklık

Kardiyak hastalıkları

Yaygın olmayan: Taşikardi

Bilinmiyor: Ventrikül fibrilasyon, Torsades de pointes, ventrikül taşikardi, ekstrasistol

Vasküler hastalıkları

Yaygın: Ortostatik hipotansiyon, hipotansiyon

Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıkları

Yaygın olmayan: Dispne

Seyrek: Bronkospazm

Bilinmiyor: Larinks ödemi, laringospazm

9/14

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın: Konstipasyon, ağız kuruluğu, aşırı tükürük salgılanması, bulantı, kusma

Hepato-bilier hastalıkları

Yaygın: Karaciğer testlerinde anormallik

Yaygın olmayan: Hepatit, sarılık

Bilinmiyor: Akut karaciğer yetmezliği, kolestaz

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Döküntü

Yaygın olmayan: Fotosensitivite, ürtiker, kaşıntı, aşırı terleme

Bilinmiyor: Lökostoklastik vaskülit, eksfoliyatif dermatit

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan: Boyun tutulması, kas katılığı, kas spazmı, kas-iskelet sertliği

Seyrek: Çene kitlenmesi, kas seyirmesi

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın: İdrar retansiyonu

Gebelik, Lohusalık ve Perinatal dönem ile ilgili durumlar

Neonatal ilaç geri çekilme sendromu (Bkz. Bölüm 4.6 Gebelik ve laktasyon)

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın: Erektil disfonksiyon

Yaygın olmayan: Amenore, dismenore, meme ağrısı, memede rahatsızlık hissi, galaktore

Seyrek: Menoraji, menstrüel düzensizlik, cinsel işlev bozukluğu

Bilinmiyor: Jinekomasti, priapizm

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Enjeksiyon yerinde oluşan reaksiyonlar

Yaygın olmayan: Yürüme bozukluğu, hipertermi, ödem

Bilinmiyor: Ani ölüm, yüzde ödem, hipotermi, enjeksiyon yerinde apse

Araştırmalar

Yaygın: Kilo alımı, kilo kaybı

Seyrek: Elektrokardiyogram QT süresinin uzaması

İlave bilgiler

QT aralığı uzaması, Torsades de pointes, ventriküler fibrilasyon ve ventriküler taşikardiyi

kapsayan ventriküler aritmi ve kardiyak arrest gibi kardiyak etkiler bildirilmiştir. Bu etkiler

yüksek dozlarda ve yatkınlığı olan hastalarda daha sık ortaya çıkmaktadır.

Haloperidol alan hastalarda toksik epidermal nekroliz ve Stevens-Johnson sendromu

bildirilmiştir, bu bildirilerin gerçek insidansı bilinmemektedir.

10/14

Antipsikotik ilaç kullanımına bağlı, pulmoner embolizm ve derin damar trombozisini de

içeren venöz tromboembolizm vakaları bildirilmiştir, sıklığı bilinmemektedir.

Pazarlama sonrası yan etki olarak rabdomiyaliz rapor edilmiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

eposta: tüfam@titck.gov.tr; tel:0 800 314 00 08; faks:0 312 218 35 99).

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

Genellikle, haloperidol dozaşımı göstergeleri onun farmakolojik etkilerinin uzamasıdır, en

belirgin şiddetli ekstrapiramidal belirtiler, hipotansiyon ve uykuya doğru geçiş gösteren

ruhsal

hissizliktir.

Muhtemel

uzamasına

eşlik

eden

ventrikül

aritmi

riski

düşünülmelidir.

Hasta solunum depresyonu ve şok durumu yaratacak kadar ciddi hipotansiyon ile birlikte

komada

gözükebilir.

Çelişkili

olarak

hipotansiyondan

ziyade

hipertansiyon

meydana

gelebilir. Ayrıca konvülsiyon da oluşabilir.

Haloperidolün belirgin bir antidotu yoktur. Hastanın solunum yolu açık tutulmalıdır ve eğer

gerekirse mekanik ventilasyon uygulanabilir. Çeşitli aritmi raporlarına göre, EKG’nin

izlenmesi şiddetle önerilir. Hipotansiyon ve kolaps, plazma hacmi genişlemesi ve diğer

uygun ölçülerle tedavi edilmelidir. Adrenalin kullanılmamalıdır. Hasta vücut ısısı izlenmeli

ve yeterli miktarda sıvı alımı sağlanmalıdır.

Ciddi ekstrapramidal semptom durumlarında, uygun antiparkinson tedavisi uygulanmalıdır.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Butirofenon Türevleri

ATC kodu: N05AD01

Haloperidolün

antipsikotik

etkinliği

özellikle

merkezi

dopamin

bloke

edici

etkisine

dayanmaktadır. Nöroadrenaline ve daha az olarak serotonine karşı etkisi vardır. Histamine

ve asetilkolin reseptörlerine karşı sadece çok az düzeyde etkisi vardır.

Haloperidol dekanoat, uzun zamandır iyi bilinen bir ilacın depo preparatı olduğundan,

haloperidolün prodrogu olarak kullanımını valide etmek üzere birçok deneysel hayvan

çalışması

yapılmadan

önce

klinik

olarak

kullanılmıştır

değerli

ilaç

olduğu

bulunmuştur). Bununla birlikte, ilacın farmakolojik aktivitesini ortaya çıkarmak için daha

sonra çalışmalar yapılmıştır.

Yapılan çalışmalarda; haloperidol dekanoat uygulamasından sonra köpeklerde apomorfin-

kaynaklı

emezis

antagonizmasına

paralel

haloperidol

plazma

konsantrasyonları

elde

edildiği bildirilmiştir. Haloperidol dekanoatın sıçan ve farelerde

antipsikotik benzeri

11/14

davranış modelinde herhangi bir intrinsik aktiviteye sahip olmadığını ve in vitro dopamin

reseptörüne bağlanmada haloperidol aktivitesinin yalnızca %2.5’lik bölümüne sahip olduğu

gösterilmiştir.

Haloperidol

haloperidol

dekanoatın,

intraserebroventriküler

enjeksiyonları

sonrasında

dopamin

metabolitlerinin

(homo-vanilik

asit

3,4-

dihidroksifenilasetik asit) artan birikimi gözlenmiştir, bu birikimdeki değişiklik haloperidol

dekanoat ile daha azdır. Haloperidol dekanoatın tekli enjeksiyonunu takiben, beynin

dopamin yönünden zengin bölümlerinde haloperidol konsantrasyonları (ön korteks, limbik

ön beyin, striatum) 2. günde pik düzeylere ulaşmış, 7 gün boyunca yüksek kalmış ve

ardından yavaş şekilde düşüş göstermiştir.

Kemirgenlerde intramüsküler haloperidol dekanoat enjeksiyonunu takiben davranışsal ve

biyokimyasal olayların gözlenmesine kadar geçen sürenin değişken olduğu tespit edilmiştir.

Haloperidol dekanoat, şartlı sakınma hızını uzun süreyle azaltmıştır. Bu etki enjeksiyondan

24 saat sonra pik düzeylere erişmiş, 9 güne kadar yüksek düzeylerde kalmış ve ardından

yavaş şekilde azalarak yirmi sekizinci günde uygulama öncesi düzeylere dönmüştür. Benzer

şekilde, ön kortekste homo-vanilik asit ve 3,4-dihidroksifenilasetik asit konsantrasyonları 8

saat sonra pik düzeylere erişmiş ve enjeksiyondan 21 gün sonra normalden anlamlı şekilde

daha yüksek düzeylerde kalmayı sürdürmüştür.

Haloperidol

dekanoatın

prolaktin-salım

aktivitesi

antiapomorfin

aktivitesi

uzun

sürmemiştir. Her iki etki de 24 saat içinde pik düzeylere ulaşmış ancak 7 gün içinde

uygulama öncesi düzeylere inmiştir.

Striatumda dopamin metabolitlerinin birikimi haloperidol dekanoat enjeksiyonundan 8 saat

sonra

düzeylere

erişmiş

ancak

gün

içinde

normale

dönmüştür.

Dopamin

metabolitlerinin

farklı

birikimi,

ekstrapiramidal

etkilerin

nigrostriatal

dopamin

sisteminde dopamin reseptör blokajından kaynaklandığı yaygın olarak kabul gördüğünden

dolayı, haloperidol dekanoatın neden uzun süreli antipsikotik klinik etkiye ancak daha kısa

süreli ekstrapiramidal etkiye sahip olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir.

İnsanlarda bilgisayarlı EEG farmakodinami çalışmaları, 75 ila 300 mg/ay dozunda verilen

haloperidol dekanoatın, enjeksiyondan sonra ilk haftada psikotik hastalarda teta spektrum

kuvvetini artırdığını ve artışın klinik iyileşme ile orantılı olduğunu göstermiştir.

Haloperidol dekanoatın diğer farmakodinamik etkileri haloperidolünkine benzerdir.

5.2

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Solüsyondaki haloperidol dekanoat, enjeksiyon yerinden yavaşça yayılır ve esteraz ile

haloperidole hidrolize olarak, sistemik dolaşıma girer.

Dağılım:

30-300 mg haloperidol dekanoat başlangıç dozundan sonra plazma konsantrasyonu dağılımı

0.8 ila 3.2 ng/ml olur. İkinci dozdan sonra kararlı doz 2.8 ng/ml’e ulaşır. Oral idame

tedavinin yaklaşık 20 katı aylık dozun klinik olarak eşdeğeri olduğu belirtilmiştir. Kan

seviyeleri hastalar arasında önemli ölçüde farklılık gösterir. Proteinlerine bağlanma oranı %

90’dır.

12/14

Biyotransformasyon:

Karaciğerde inaktif bileşenlerine ayrılır.

Eliminasyon:

Yarılanma ömrü yaklaşık 3 haftadır. İdrar (% 33 ila % 40 metabolit

olarak)

feçes

(%15) ile atılır. Klerensi 550 ± 133 ml/dk’dır.

Doğrusallık/ doğrusal olmayan durum: Haloperidol dekanoat dozu ile plazma haloperidol

konsantrasyonu

mg’ın

altındaki

dozlarda

yaklaşık

olarak

doğrusaldır.

Bununla

birlikte

intramusküler

enjeksiyon

olarak

uygulanan

haloperidol

dekanoatın

farmakokinetiği uygulanan kişiler arasında oldukça değişiklik gösterebilmektedir.

5.3

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sınırlı sayıda veri mevcuttur bununla birlikte bu veriler, kemirgenlerde görülen embriyo-

toksik etkiler gibi

düşük

fertilite,

sınırlı

teratojenite

dışında

belirgin

tehlike

göstermemiştir. Yayınlanmış olan birkaç in vitro çalışmada haloperidolün kardiyak

hERG kanallarını bloke ettiği gösterilmiştir. Birkaç in vivo çalışmada bazı hayvan

modellerine haloperidolün yaklaşık 0,3 mg/kg i.v. dozunda ve 4 ila 20 ng/ml olan etkili

insan plazma konsantrasyonundan 3 ila 7 kat yüksek Cmax plazma seviyesinde i.v.

uygulaması, QTc de kayda değer bir uzamaya neden olmuştur. QTc de uzamaya neden

olan bu i.v. dozlar aritmiye yol açmamıştır. 1 ila 5 mg/kg arasındaki bazı yüksek i.v.

dozları, etkili insan plazma konsantrasyonlarından 19 ila 68 kat yüksek Cmaks plazma

seviyesinde QTc de uzamaya ve/veya ventriküler aritmiye yol açmıştır.

6.FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1 Yardımcı Maddelerin Listesi

Her ampulde;

Benzil Alkol

Susam Yağı

6.2

Geçimsizlikler

Bilinmemektedir.

6.3 Raf ömrü

24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

30°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Buzdolabına koymayınız, dondurmayınız. Işıktan koruyunuz.

Reçete ile satılır.

13/14

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

1 ml’lik amber cam ampul, 1 ampul içeren paketlerde

1 ml’lik amber cam ampul, 5 ampul içeren paketlerde

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği”

“Ambalaj

Ambalaj

Atıklarının

Kontrolü

Yönetmeliği”ne

uygun

olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Ali Raif İlaç San. A.Ş.

Yeşilce Mahallesi

Doğa Sokak No:4

34418 Kağıthane/İstanbul

Tel: 0212 316 78 00

Faks: 0212 316 78 78

8.

RUHSAT NUMARASI

227/29

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 02.12.2010

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

14/14