NEURONTIN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • NEURONTIN 100 MG 20 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • NEURONTIN 100 MG 20 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • gabapentin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699756154390
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

NEURONTIN

100 mg kapsül

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Gabapentin

100 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı) 14,25 mg

Sodyum lauril sülfat

< % 0,2 (ağırlık/ağırlık)

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Mavi baskı ile kapak üzerinde “Neurontin 100 mg” ve gövde üzerinde “PD”

yazılı beyaz opak sert jelatin kapsül

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Epilepsi

Sekonder jeneralize konvülsiyonların eşlik ettiği ya da etmediği, basit ya da

kompleks parsiyel konvülsiyonlu

yetişkin ve 12

yaş üstü

çocuk hastaların

tedavisinde

monoterapi

(yeni tanı konulan konvülsiyonlu hastaların tedavisi

dahil) ya da

ek tedavi

olarak kullanılır.

Not:

12 yaşından küçük çocuklarda monoterapi ile ilgili olarak yeterli deneyim

yoktur.

Sekonder

jeneralize

konvülsiyonların

eşlik

ettiği

etmediği,

parsiyel

konvülsiyonlu 6 yaş ve daha büyük çocukların

ek tedavisinde

kullanılır.

Yetişkinlerde nöropatik ağrı

Ağrılı

diyabetik

nöropati,

postherpetik

nevralji,

spinal

kord

hasarı

sonrası

gelişen nöropatik ağrıda endikedir. Lomber disk hernisi veya lomber spinal

stenoza

bağlı

radikülopati

gibi

kronik

dönemdeki

ağrıların

semptomatik

tedavisinde klasik analjezik tedavilere yanıt alamayan hastalarda kullanılır.

Ayrıca; kanser infiltrasyonuna bağlı olmayan kanserle ilişkili nöropatik ağrılar

(postherpetik nevralji, postmastektomi ağrısı, multipl mononevrit, kemoterapi

sonrası polinöropati) ve kanser invazyonuna sekonder (lumbosakral ve brakial

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

pleksopati)

nöropatik

ağrıları

olan

analjezik

yaklaşımlara

entegre

edilerek

kullanılır.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Hastaya özel başlangıç dozu için, 100 mg’lık, 300 mg’lık ve 400 mg’lık

gabapentin kapsül formları mevcuttur. Ayrıca NEURONTİN

diğer formları

olan 600 mg ve 800 mg çentikli tablet, çentikli olmasından dolayı başlangıç

dozu olarak kırılarak kullanılabilir.

İdame safhasında, 600 mg çentikli film tablet ve 800 mg çentikli film tablet

mevcuttur. Ayrıca diyalize giren hastalar için 100 mg kapsül mevcuttur.

NEURONTIN’in 100, 300, 400 mg’lık dozlarının kapsül formuyla, 600 mg ve

800 mg’lık dozlarının çentikli film tablet formuyla mevcut olduğuna dikkat

edilmelidir. Terapötik tedavi için her iki farmasötik formu da eşit olarak

uygundur.

Doz,

hastanın

ilacı

tolere

edebilmesine

etkiye

göre

hekim

tarafından

belirlenir.

Magnezyum

veya

alüminyum

içeren

antasitlerle

beraber

kullanılması

durumunda,

NEURONTIN

antasit

uygulamasından

saat

sonra

alınmalıdır.

gabapentin

biyoyararlanımının

azalmasını

büyük

ölçüde

engeller (bkz.Bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim

şekilleri).

Tedavi süresi klinik duruma bağlıdır. Epilepsi tedavisi normal olarak, uzun

süreli tedavi gerektirir. NEURONTIN tedavisine son verilmesi veya alternatif

başka bir ilaç eklenmesi istenirse, “rebound fenomeni” (gabapentin tedavisinin

aniden kesilmesi durumunda epileptik nöbetlerin sıklaşması) olduğunu gösterir

bir belirti olmamakla birlikte, bu işlem bir haftadan kısa sürede olmamak

kaydıyla yavaş yavaş yapılmalıdır.

Bütün endikasyonlar için yetişkin ile 12 yaş ve üstü adölesanlarda tedavinin

başlangıcındaki titrasyon şeması Tablo 1’de tanımlanmıştır. 12 yaş altındaki

çocuklar için doz bilgileri ayrı olarak açıklanmıştır.

Tablo 1

Doz Tablosu- Başlangıç titrasyonu

1. gün

2.gün

3.gün

Günde bir kez 300 mg

Günde iki kez 300 mg

Günde üç kez 300 mg

Epilepsi

Epilepside genel anlamda uzun süreli tedavi gereklidir. Dozaj, tedavi eden

hekim tarafından bireysel tolerans ve etkililiğe göre belirlenir.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Yetişkin ve 12 yaş üzerindeki adölesan hastalarda

Klinik çalışmalarda, gabapentinin etkin doz aralığı günde 900-3600 mg’dır.

Tedavi, Tablo 1’de açıklandığı gibi dozu titre ederek veya 1. günde, günde üç

kez (TID) 300 mg uygulayarak başlatılabilir. Daha sonra doz, hasta cevabı ve

tolere

edilebilirliğe

dayanarak,

günde

mg/gün

artışıyla,

maksimum 3600 mg/gün doza artırılabilir. NEURONTIN dozajının daha yavaş

titrasyonu, her bir hasta için uygun olabilir. 1800 mg/gün dozuna ulaşmak için

minimum süre bir hafta; 2400 mg/gün dozu için toplam 2 hafta; 3600 mg/gün

dozu için ise toplam 3 haftadır. Uzun süreli açık etiketli klinik çalışmalarda

4800 mg/güne kadar olan dozlar iyi tolere edilmiştir. Toplam günlük doz, üç

doza bölünmelidir; yeni gelişen konvülsiyonları önlemek için dozlar arasındaki

maksimum zaman aralığı 12 saati aşmamalıdır.

Gereken idame dozunun ayarlanması ve gerektiğinde doz yükseltilmesi hızla

yapılabilir.

Yetişkinlerde nöropatik ağrı

Başlangıç dozu 900 mg/gün’dür,bu doz üç eşit doza bölünerek verilmelidir.

Gerekli

olduğu

durumlarda

maksimum

3600

mg/gün’e

kadar

yükseltilebilir.

Tedavi, Tablo 1’de açıklandığı gibi dozu titre ederek başlatılabilir. Daha sonra

doz hasta cevabı ve tolere edilebilirliğe dayanarak, 2-3 günde bir 300 mg/gün

doz artışıyla, maksimum 3600 mg/gün doza artırılabilir. Gabapentin dozajının

daha yavaş titrasyonu, her bir hasta için uygun olabilir. 1800 mg/gün dozuna

ulaşmak için minimum süre bir hafta; 2400 mg/gün dozu için toplam 2 hafta;

3600 mg/gün dozu için ise toplam 3 haftadır.

Ağrılı diyabetik nöropati ve post-herpetik nevralji gibi periferik nöropatik

ağrının tedavisinde, etkililik ve güvenlilik, klinik çalışmalarda 5 aydan uzun

süreli tedavi süresi için araştırılmamıştır. Hastanın periferik nöropatik ağrısı

için

aydan

fazla

süreyle

tedavi

alması

gerektiği

durumlarda,

tedaviyi

uygulayan

hekim,

hastanın

klinik

durumunu

değerlendirmeli

tedavi

gereksinimini belirlemelidir.

Uygulama şekli:

Ağızdan alınır.

NEURONTIN

kapsül,

yeterli

miktarda

içecekle

birlikte

çiğnemeden

yutulmalıdır. Yemeklerle birlikte ya da yemekler arasında kullanılabilir. Günde

üç doz olarak kullanılırken, iki doz arasındaki sürenin 12 saati aşmamasına

dikkat edilmelidir.

Bir dozun alınmasının unutulması (son dozun alınmasından sonra 12 saatten

fazla bir sürenin geçmesi) durumunda ek bir NEURONTIN dozunun daha geç

alınma veya alınmama kararı hekim tarafından verilmelidir.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Böbrek fonksiyonları bozuk hastalarda ve hemodiyaliz uygulananlarda doz

aşağıdaki tabloya göre ayarlanmalıdır.

Böbrek yetmezliği olan hastalarda aşağıdaki doz tablosuna göre 100 mg kapsül

formu kullanılabilir.

Tablo 2

Böbrek fonksiyonu

kreatinin klirensi

(ml/dakika)

Gabapentin

toplam günlük doz sınırları

(mg/gün)

≥80

900-3600

50-79

600-1800

30-49

300-900

15-29

-600

<15

-300

Toplam

günlük

üç

bölünmüş

olarak

kullanılmalıdır.

Böbrek

yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klirensi < 79 mL/ dak) doz azaltılmalıdır.

Gün aşırı 300 mg gabapentin şeklinde uygulanmalıdır.

Kreatinin klirensi <15 mL/dak olan hastalar için günlük doz, kreatinin klirensi

orantılı

olarak

azaltılmalıdır

(örn.

kreatinin

klirensi

mL/dak

olan

hastalar, kreatinin klirensi 15 mL/dak olan hastaların aldığı günlük dozun yarısı

kadar almalıdır).

Hemodiyaliz gören hastalarda kullanım:

Daha

önce

hiç

NEURONTIN

kullanmamış

hemodiyaliz

gören

anürik

hastalarda yükleme dozu olarak 300-400 mg gabapentin önerilir. Daha sonra,

dört saatlik her hemodiyalizden sonra 200-300 mg gabapentin verilir. Diyaliz

uygulanmayan günlerde NEURONTIN kullanılmamalıdır.

Hemodiyaliz uygulanan, böbrek yetmezliği olan hastalarda, gabapentinin idame

dozu, Tablo 2’de bulunan dozlama önerilerine dayanmalıdır. İdame dozuna ek

olarak, her 4 saatlik hemodiyaliz tedavisinden sonra 200 ila 300 mg’lık bir ek

doz önerilir.

Karaciğer yetmezliği:

Gabapentin

metabolize

olmadığından,

karaciğer

hasarı

olanlarda

çalışma

yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

6 yaşından küçük çocuklarda ek tedavi ile ilgili olarak yeterli deneyim yoktur.

6-12 yaşlarındaki çocuklarda:

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

NEURONTIN başlangıç dozu günde üç defa üç eşit doza bölünerek verilen 10-

15 mg/kg’dır ve etkin doza yaklaşık üç günlük bir titrasyon ile ulaşılır. 6 yaş

ve üzeri çocuk hasta grubunda etkili gabapentin dozu günde üç defa üç eşit

doza bölünerek verilen 25-35 mg/kg’dır. Uzun süreli bir klinik çalışmada 50

mg/kg/gün’e kadar olan dozlar iyi tolere edilmiştir. İki doz arasındaki süre 12

saati aşmamalıdır.

Gabapentin

tedavisinin

optimizasyonu

için,

gabapentin

plazma

konsantrasyonunun

izlenmesi

gerekli

değildir.

Ayrıca,

gabapentin

diğer

antiepileptik

ilaçlarla

birlikte

kullanılırken,

gabapentinin

plazma

konsantrasyonlarında

değişme

veya

diğer

antiepileptik

ilaçların

serum

konsantrasyonlarında değişme olacağına dair endişe duyulması gerekmez.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşla birlikte böbrek fonksiyonunda bozulma nedeniyle, 65 yaşın üzerindeki

yaşlı hastalar için doz ayarlaması gerekebilir (bkz. Tablo 2). Yaşlı hastalarda,

somnolans, periferik ödem ve asteni daha sık görülebilir.

Endikasyonun tüm alanlarına ilişkin talimat

Genel sağlık durumu kötü olan hastalarda (vücut ağırlığının düşük olması veya

organ transplantasyon sonrası gibi) doz, dozaj artışları arasında daha uzun

aralıklar veya daha küçük dozlar kullanılarak, daha yavaş titre edilmelidir.

4.3.

Kontrendikasyonlar

Etkin madde gabapentin ile NEURONTIN, bileşimindeki herhangi bir maddeye

karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

NEURONTIN akut pankreatitli hastalarda kontrendikedir.

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Eozinofili

birlikte

ilaç

döküntüsü

sistemik

semptomlar

(DRESS

sendromu):

Gabapentin içeren antiepileptik ilaç kullanımı sırasında, ciddi, yaşamı tehdit

edici,

eozinofili

sistemik

semptomlu

ilaç

döküntüsü

gibi

sistemik

hipersensitivite sendromları görülmüştür (bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler).

Ateş

veya

lenfadenopati

gibi,

döküntü

olmadan

oluşabilen

erken

hipersensitivite belirtileri mevcut olabilir. Bu belirtileri fark etmek önemlidir.

belirti

semptomlar

mevcut

ise,

hasta

hemen

değerlendirme

altına

alınmalıdır.

Semptom

veya

belirtiler

için

alternatif

etiyoloji

tespit

edilemediği takdirde gabapentin tedavisine devam edilmemelidir.

Gabapentin

tedavisine

başlamadan

önce,

hasta,

döküntü

veya

ateş

lenfadenopati gibi hipersensitivite belirtisi olabilecek semptom ve bulguların

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

ciddi bir medikal olay habercisi olabileceği ve bu gibi olayları acilen doktoruna

bildirmesi gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir.

Anaflaksi:

Gabapentin anaflaksiye sebep olabilir. Raporlanan vakalarda nefes almada

zorluk;

dudaklarda,

boğazda

dilde

şişme;

acil

müdahale

gerektiren

hipotansiyon

gibi

semptom

bulgular

bildirilmiştir.

Hastalar,

anaflaksi

belirtileri yaşanması durumunda gabapentin kullanmayı bırakmaları ve acil

tıbbi

yardım

almaları

konusunda

bilgilendirilmelidir

(bkz.

Bölüm

İstenmeyen etkiler).

İntihar düşüncesi ve davranışı:

Antiepileptik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı

bildirilmiştir. Ayrıca, antiepileptik ilaçlar ile gerçekleştirilen plasebo kontrollü

randomize klinik çalışmaların meta analizinde, bu ilaçların intihar düşüncesi ve

davranışı

riskinde

ufak

artışa

neden

olduğu

gösterilmektedir.

Riskin

mekanizması

bilinmemektedir

mevcut

bilgi

gabapentin

için

risk

artışı

ihtimalini dışlamamaktadır.

nedenle

hastalar

intihar

düşüncesi

davranışı

açısından

yakından

izlenmelidir. İntihar düşüncesi ve davranışı ortaya çıktığında, hasta ve hasta

yakınının tıbbi destek alması önerilmelidir.

Nöbetler:

Epileptik hastalarda antikonvülsan tedavinin ani kesilmesi status epileptikus

durumunu tetikleyebilir ancak gabapentin tedavisinin ani kesilmesi sonucu

rebound

nöbetler

(epileptik

nöbetlerin

sıklaşması)

olduğuna

dair

delil

bulunmamaktadır (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Diğer antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi, gabapentin ile bazı hastalarda nöbet

sıklıklarında artma veya yeni nöbet tiplerinin başlangıcı görülmüştür.

Diğer antiepileptiklerde olduğu gibi, birden fazla antiepileptik alan, tedaviye

refrakter

hastalarda,

eşlik

eden

antiepileptikleri

keserek,

gabapentin

monoterapisine ulaşma girişimlerinin başarı oranı düşüktür.

Gabapentin absans gibi primer jeneralize nöbetlerde etkili değildir ve bazı

hastalarda bu nöbetleri şiddetlendirebilir. Bu nedenle, absanslar dahil olmak

üzere miks nöbetlerin tedavisinde dikkatle kullanılmalıdır.

Gabapentin

tedavisi,

somnolans

(uyku

hali)

baş

dönmesine

neden

olabileceğinden,

kaza

sonucu

yaralanmaların

(düşme)

oranını

artırabilir.

Pazarlama sonrası raporlarda bilinç kaybı, konfüzyon ve kognitif bozukluk

bildirilmiştir. Dolayısıyla hastalar, ilacın tüm potansiyel etkileri konusunda

yeterli deneyime sahip oluncaya dek dikkatli olmaları konusunda uyarılmalıdır.

Geriyatrik hastalarda kullanımı (65 yaş üstü)

yaş

üzerindeki

hastalarda,

gabapentinle

sistematik

çalışmalar

yapılmamıştır. Nöropatik ağrısı olan hastalarda yapılan bir çift kör çalışmada,

genç hastalara oranla 65 yaş ve üzerindeki hastalarda somnolans, periferik

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

ödem ve asteni daha yüksek bir oranda ortaya çıkmıştır. Bu bulguların dışında,

bu yaş grubundaki klinik gözlemler, daha genç hastalarda gözlenen yan etki

profilinden farklı bulunmamıştır.

Pediyatrik hastalarda kullanımı:

Uzun

dönem

gabapentin

tedavisinin

haftadan

uzun

süreli)

çocuk

adölesanlarda

öğrenme,

zeka

gelişme

üzerine

etkileri

yeterince

araştırılmamıştır.

nedenle,

uzun

dönem

tedavinin

faydaları,

potansiyel

riskleri açısından değerlendirilmelidir.

İlaç suistimali ve bağımlılık:

Pazarlama sonrası verilerde ilaç suistimali ve bağımlılık vakaları bildirilmiştir.

Daha

önce

ilaç

kötüye

kullanım

hikayesi

olan

hastalar

dikkatlice

değerlendirilmeli ve ilaç kullanma isteği, doz arttırımı, tolerans gelişmesi gibi

olası gabapentin suistimali belirtilerine karşı gözlenmelidir.

Opioidlerle birlikte kullanım:

Ek morfin tedavisi alan hastalar somnolans, sedasyon ve solunum baskılanması

gibi santral sinir sistemi depresyonu belirtileri açısından dikkatle izlenmelidir.

Gabapentin

morfin

tedavisini

zamanlı

alan

hastalarda

gabapentin

konsantrasyonunda artış olabilir. Gabapentin veya morfinin dozu uygun şekilde

azaltılmalıdır

(bkz.

Bölüm

Diğer

tıbbi

ürünlerle

etkileşimler

diğer

etkileşim şekilleri).

Klinik

çalışmalar,

gabapentinin

güvenli

kullanımı

için

klinik

laboratuvar

parametrelerinin

düzenli

izlenmesi

gerekmediğini

ortaya

koymuştur.

Gabapentinin

konsantrasyonlarının

izlenmesinin

önemi

ortaya

konmamıştır.

Gabapentin

diğer

antiepileptik

ilaçlarla

beraber

kullanılırken,

gabapentinin

veya

diğer

antiepileptik

ilaçların

konsantrasyonlarında

değişme olacağına dair endişe duyulması gerekmez.

Böbrek fonksiyonları bozuk hastalarda gabapentin dozu azaltılmalıdır (bkz.

Bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Akut pankreatit:

Bir hastada gabapentin tedavisi sırasında akut pankreatit gelişirse, gabapentin

tedavisinin

sonlandırılması

düşünülmelidir

(bkz.

Bölüm

İstenmeyen

etkiler).

Gabapentin tedavisi sırasında hemorajik pankreatit bildirilmiştir. Bu nedenle,

pankreatitin ilk klinik belirtileri (persistan üst karın şikayetleri, bulantı ve

tekrarlayan kusmalar) ortaya çıkar çıkmaz gabapentin tedavisine derhal son

verilmelidir. Titiz bir klinik muayeneye ek olarak, pankreatitin erken tanısı için

klinik araştırmalar ve uygun laboratuvar çalışmaları yapılmalıdır.

Solunum depresyonu:

Gabapentin

ciddi

solunum

depresyonu

ilişkilendirilmiştir.

Solunum

fonksiyonu sıkıntılı olanlar, solunum veya nörolojik hastalığı olanlar, böbrek

yetmezliği olanlar, eş zamanlı olarak santral sinir sistemi depresanı kullananlar

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

ve yaşlılar bu ciddi advers reaksiyon açısından daha yüksek risk taşıyabilir. Bu

hastalarda doz ayarlaması gerekebilir.

Laboratuvar testleri:

Basit test stikleri ile toplam idrar proteinin semi kantitatif değerlendirilmesinde,

yalancı pozitif sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle, basit test stikleriyle alınan

pozitif sonucun Biuret metodu, turbidimetrik veya boya-bağlanma gibi başka

analitik prensiplere dayanan metodlarla doğrulanması veya baştan itibaren bu

alternatif metodların kullanılması önerilir.

NEURONTIN laktoz içerdiği için, nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp

laktoz

yetmezliği

glikoz

galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Bu tıbbi ürün her bir 100 mg kapsülde 0.008 mg veya 0.008 mg’dan daha az

sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için

göz önünde bulundurulmalıdır.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Morfin:

Gabapentin ve opioid kullanımına bağlı solunum baskılanması ve/veya

sedasyon

ilgili

spontan

literatür

vaka

raporları

bulunmaktadır.

raporların bazılarında, özellikle yaşlı hastalarda gabapentin ve opioidlerin eş

zamanlı kullanımı ile ilgili endişeler belirtilmiştir.

Sağlıklı

gönüllülerde

yapılan

çalışmada

(N=12),

gabapentin

kapsülün verilişinden 2 saat önce, 60 mg kontrollü salınımlı morfin kapsül

verildiğinde, tek başına gabapentin uygulamasına oranla ortalama gabapentin

EAA’ı (Eğri Altındaki Alan) %44 oranında artmıştır. Bu nedenle morfin ile eş

zamanlı

gabapentin

kullanması

gereken

hastalar

somnolans,

sedasyon

solunum depresyonu gibi merkezi sinir sistemi (MSS) depresyon belirtileri için

dikkatlice gözlemlenmelidir ve gabapentin veya morfin dozu uygun olarak

azaltılmalıdır.

Fenitoin, valproik asit, karbamazepin ve fenobarbital ile gabapentin arasında

farmakokinetik etkileşim gözlenmemiştir. Karbamazepin, fenitoin, valproik asit

fenobarbital

gibi

ilaçları

kullanan

hastalarda

tedaviye

gabapentin

eklendiğinde,

ilaçların

başlangıçtaki

plazma

düzeylerinde

anlamlı

değişiklik meydana gelmemiştir. Bu antiepileptik ajanları kullanan epilepsili

hastalar ve sağlıklı gönüllülerde kararlı durum farmakokinetikleri benzerdir.

Gabapentin, noretindron ve/veya etinil estradiol içeren oral kontraseptiflerin

birlikte kullanımı her ikisinin de kararlı durum farmakokinetiğini bozmaz.

Gabapentinin mide asidini nötralize eden magnezyum ya da alüminyum içeren

ilaçlarla (antasit) birlikte kullanılması, gabapentinin biyoyararlanımını %24

oranında azaltabilir.

Gabapentin, antasit kulllanılmasının ardından en az 2 saat geçmeden önce

kullanılmamalıdır.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Gabapentinin renal atılımı probenesid ile değişmemektedir.

Simetidin ile birlikte kullanıldığında, gabapentinin renal atılımı hafifçe azalır.

Bunun klinik öneminin olmadığı düşünülmektedir.

Alkol ya da merkezi etkili ilaçlar, gabapentinin merkezi sinir sistemiyle ilgili

bazı yan etkilerini (somnolans ve ataksi gibi) şiddetlendirebilir.

Gabapentinin bitkisel ürünler olan kediotu, sarı kantaron, kava biberi ve gotu

kola ile birlikte alımı santral sinir sistemi depresyonlarını arttırabileceği için

birlikte kullanılmamalıdır.

Gabapentinin bitkisel ürün olan çuha çiçeği ile birlikte kullanımı nöbet eşiğini

düşürebileceğinden birlikte alınmamalıdır.

Laboratuvar testleri

Gabapentine diğer antikonvülsan ilaçlar eklendiğinde Ames N- Multistix SG

ile yalancı pozitif bulgu gözlemlenmiştir. Üriner proteinin belirlenmesi için

daha spesifik sülfosalisilik asit çökeltme prosedürü önerilir.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlar/Doğum

kontrolü

(Kontrasepsiyon)

Çocuk sahibi olma potansiyelindeki kadınlar için iyi ve etkili bir kontrasepsiyon

metodunun verilmesi uygundur.

Gebelik dönemi

Epilepsi ve antiepileptik ilaçların riskleri hakkında genel bilgi:

Antiepileptik ilaçlar ile tedavi gören annelerin bebeklerinde defekt görülme

riski 2-3 kat artmaktadır. En sık bildirilenler; yarık dudak, kardiyovasküler

malformasyonlar

nöral

tüp

defektleridir.

Birden

çok

antiepileptik

ilaç

kullanımı,

monoterapiye

göre

konjenital

malformasyon

bakımından

daha

yüksek risk ile ilişkili olabilir. Bu nedenle mümkünse monoterapinin tercih

edilmesi önem taşımaktadır. Hamile kalma veya çocuk doğurma ihtimali

bulunan

kadınlara

doktor

tavsiyesi

verilmeli

hamile

kalmayı

planlayan

kadınların

antiepileptik

ilaç

kullanma

gereksinimleri

değerlendirilmelidir.

Antiepileptik ilaçların birdenbire kesilmesinden kaçınılmalıdır çünkü çocuk ve

anne

açısından

ciddi sonuçlar doğurabilecek

ani nöbet görülmesine neden

olabilir.

Epilepsi

hastası

annelerin

çocuklarında

büyüme

geriliği

nadiren

gözlenmiştir. Büyüme geriliğinin sebebinin (genetik fakörler, sosyal faktörler,

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

annede epilepsi varlığı ya da antiepileptik ilaç kullanımı) ayrıştırılabilmesi

mümkün değildir.

Gabapentin ile ilişkili risk:

Gabapentinin gebelerde kullanımı ile ilgili yeterli bilgi yoktur.

Hayvan

çalışmalarında

üreme

toksisitesi

gösterilmiştir

(bkz.

Bölüm

5.3).

İnsanlara

yönelik

potansiyel

risk

bilinmemektedir.

Gabapentin,

anne

için

potansiyel yararı fetusa olan potansiyel riskten açıkça fazla olmadığı sürece

hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.

Gebelik

sırasında

alındığında,

konjenital

malformasyon

oluşma

riskinin

epilepsinin kendisine mi, gabapentin kullanımına mı yoksa eş zamanlı alınan

antiepileptik ilaçların varlığıyla mı ilişkili olup olmadığı konusunda kesin bir

sonuca varılamaz.

Laktasyon dönemi

Gabapentin insanlarda anne sütüne geçer. Gabapentinin anne sütü alan bebekte

yan etkiye

açıp açmayacağı bilinmediğinden, gabapentin emziren

annelerde

dikkatli

kullanılmalıdır.

Gabapentin

emziren

annelerde

beklenen

yarar risklerden kesinlikle daha fazlaysa kullanılmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

2000 mg/kg’a kadar olan dozlarda, sıçanların fertilite veya üremeleri üzerinde

hiçbir

advers

etki

gözlenmemiştir

(mg/m

’lik

vücut

yüzeyi

alanına

göre

maksimum günlük insan dozunun yaklaşık beş katı).

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Gabapentinin

araç

makine

kullanma

yeteneği

üzerine

hafif

veya

orta

derecede etkisi olabilir. Gabapentin, merkezi sinir sistemi üzerinde etkilidir ve

uyuşukluk, baş dönmesi ya da diğer ilişkili semptomlara yol açabilir. Bunlar

hafif veya orta derecede olsa bile, bu yan etkiler araç ve makine kullanan

hastalarda

potansiyel

olarak

tehlikeli

olabilir.

özellikle

tedavinin

başlangıcında ve dozun artırılmasından sonradır.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Epilepsi

(monoterapi

tedavi)

nöropatik

ağrıda

yürütülen

klinik

çalışmalarda gözlemlenen bütün advers etkiler sınıf ve sıklık açısından; çok

yaygın

(>1/10),

yaygın

(

>1/100

<1/10),

yaygın

olmayan

(>1/1000

<1/100), seyrek (> 1/10000 ile <1/1000) ve çok seyrek (<1/10000 ), bilinmiyor

(eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor) olarak aşağıda listelenmiştir.

Klinik çalışmalarda bir advers etki değişik sıklıkta belirtilmiş ise gözlemlenen

en yüksek sıklık olarak sıralamaya alınmıştır.

farklı

sıklık

grubunda,

advers

etkiler

azalan

ciddiyet

sırasında

listelenmiştir. Pazarlama sonrası deneyimlerde

bildirilmiş ilave

yan etkiler

“bilinmiyor” başlığı altında italik olarak belirtilmiştir.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Enfeksiyon ve enfestasyonlar

Çok yaygın

: Viral enfeksiyon

Yaygın

:Pnömoni,

solunum

yolu

enfeksiyonu,

idrar

yolu

enfeksiyonu, enfeksiyon, otitis media

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın

: Lökopeni

Bilinmiyor

Trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan

: Alerjik reaksiyonlar (örn.ürtiker)

Bilinmiyor

Hipersensivite

sendromu;

ateş,

döküntü,

hepatit,

lenfadenopati, eozinofili ve diğer belirti ve bulguları

içeren,

çeşitlilik

gösteren

sistemik

bir

reaksiyon,

anaflaksi (bkz. Bölüm 4.4)

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın

: Anoreksi, iştah artışı

Yaygın olmayan

: Hiperglisemi (genellikle diyabetli hastalarda gözlenir)

Seyrek

: Hipoglisemi (genellikle diyabetli hastalarda gözlenir)

Bilinmiyor

Hiponatremi

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın

:Saldırganlık, konfüzyon ve duygu durumda değişkenlik,

depresyon, anksiyete, sinirlilik, düşünce bozuklukları

Yaygın olmayan

: Ajitasyon

Bilinmiyor

Halusinasyonlar

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın

: Somnolans, baş dönmesi, ataksi

Yaygın

:Konvülsiyonlar,

hiperkinezi,

dizartri,

amnezi,

tremor,

insomnia, baş ağrısı, parestezi, hipoestezi gibi hisler,

koordinasyon

bozuklukları,

nistagmus,

reflekslerde

artma, azalma veya kaybolma

Yaygın olmayan

:Hipokinezi, mental bozukluk

Seyrek

: Bilinç kaybı

Bilinmiyor

Diğer hareket bozuklukları (örn; koreoatetoz, diskinezi,

distoni)

Göz hastalıkları

Yaygın

:Ambliyopi, diplopi gibi görme bozuklukları

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın

:Vertigo

Bilinmiyor

Tinnitus

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan

:Çarpıntı

Vasküler hastalıklar

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Yaygın

:Hipertansiyon, vazodilatasyon

Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın

: Dispne, bronşit, farenjit, öksürük, rinit

Seyrek

: Solunum depresyonu

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın

Kusma,

bulantı,

dişle

ilgili

bozukluklar,

gingivit,

diyare, karın ağrısı, dispepsi, konstipasyon, ağız veya

boğaz kuruluğu, gaz

Bilinmiyor

Pankreatit

Hepato-bilier hastalıklar

Bilinmiyor

Hepatit, sarılık

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın

:Yüzde ödem, çoğunlukla fiziksel travma sonucu oluşan

morarma olarak tanımlanan purpura, döküntü, kaşıntı,

akne

Bilinmiyor

Steven-Johnson

sendromu,

anjiyoödem,

eritem

multiforme,

alopesi,

eozinofili

ve

sistemik

semptomlu

ilaç kaynaklı döküntü (bkz. Bölüm 4.4)

Kas-iskelet sistemi hastalıkları , bağ dokusu ve kemik hastalıkları

Yaygın

: Artralji, miyalji, sırt ağrısı, tik

Bilinmiyor

Rabdomiyoliz, miyoklonus

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Bilinmiyor

Akut renal yetmezlik, inkontinans

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın

: İmpotans

Bilinmiyor

Meme

hipertrofisi,

jinekomasti,

seksüel

disfonksiyon

(libido

değişiklikleri,

boşalma

bozuklukları,

orgazm

olamama gibi)

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Çok yaygın

:Yorgunluk, ateş

Yaygın

:Periferal ödem, anormal yürüyüş, asteni, ağrı, kırıklık,

grip sendromu

Yaygın olmayan

: Jeneralize ödem

Bilinmiyor

Yoksunluk

reaksiyonları

(çoğunlukla

anksiyete,

insomnia,

bulantı,

ağrı,

terleme),

göğüs

ağrısı.

Ani,

açıklanamayan

ölümler

rapor

edilmiştir.

Ancak

bu

ölümlerin

gabapentin

tedavisiyle

ilişkisi

ispatlanmamıştır.

Araştırmalar

Yaygın

: Beyaz kan hücre sayısında azalma, kilo artışı

Yaygın olmayan

:Karaciğer

fonksiyon

testlerinde

(AST,

ALT)

bilirubinde yükselme

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Bilinmiyor

Kan kreatinin fosfokinaz seviyesinde artış

Yaralanma ve zehirlenme

Yaygın

: Kazara yaralanma, kırık, sıyrıklar

Yaygın olmayan

: Düşme

Gabapentin

tedavisi

sırasında

akut

pankreatit

vakaları

rapor

edilmiştir.

Gabapentinle ilişkisi bilinmemektedir (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları

ve önlemleri).

Böbrek yetmezliğinin son döneminde hemodiyaliz yapılan hastalarda miyopati

ile kreatinin kinaz seviyelerinde yükselme rapor edilmiştir.

Gabapentin tedavisi sırasında hemorajik pankreatit bildirilmiştir (bkz. Bölüm

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon

Solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak enfeksiyonu, konvülsiyon ve bronşit

yalnızca çocuklar ile yürütülen klinik çalışmalarda bildirilmiştir. Ek olarak,

çocuklarla

yürütülen klinik çalışmalarda agresif davranışlar ve hiperkinezi

yaygın olarak raporlanmıştır.

Geriyatrik popülasyon:

Gabapentin kullanan 65 yaş ve üzerindeki 59 bireyde yapılan pazarlama öncesi

klinik çalışmalara göre bu yapılmıştı. Bu hastalarda bildirilen yan etkiler genç

bireylerde gözlenenlerden farklı değildir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan

hastalar için doz ayarlanmalıdır (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine

olanak

sağlar.

Sağlık

mesleği

mensuplarının

herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi’ne

(TÜFAM)

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

Günde 49 grama varan gabapentin doz aşımlarında, akut, hayatı tehdit eden

toksisite

gözlenmemiştir.

aşımının

belirtileri

baş

dönmesi,

diplopi,

sözcükleri yuvarlama, uyuşukluk, bilinç kaybı, letarji

disartri, sedasyon ve

hafif diyaredir. Bütün hastalar tam destekleyici bakım ile değerlendirilmelidir.

Doz aşımında yüksek dozlarda gabapentinin absorpsiyonunun azalması ilaç

absorpsiyonunu sınırlayabilir ve bundan dolayı doz aşımında toksisite en aza

indirgenir.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Gabapentinin doz aşımında, özellikle diğer MSS depresan ilaçları ile birlikte

kullanımı koma ile sonuçlanabilir.

Gabapentin hemodiyalizle uzaklaştırılabilse bile, deneyimler normal olarak

diyalizin

gerekli

olmayacağını

göstermektedir.

Bununla

birlikte,

böbrek

yetmezliği olan hastalarda hemodiyaliz endike olabilir.

Gabapentinin oral letal dozları fare ve sıçanlarda 8000 mg/kg’a kadar verilen

yüksek

dozlarda

tespit

edilmemiştir.

Hayvanlarda

akut

toksisite

belirtileri

ataksi, hızlı nefes alma, organlarda aşağı sarkma (ptosis), hipoaktivite veya

eksitasyondur.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Diğer antiepileptikler

ATC kodu: N03AX12

Etki mekanizması:

Gabapentin kolaylıkla beyne girer ve bir takım epilepsi hayvan modellerinde

nöbetleri engeller. Gabapentin GABA

veya

GABA

reseptörlerine afinite

göstermez ve GABA metabolizmasını değiştirmez. Beynin diğer nörotransmiter

reseptörlerine

bağlanmaz

sodyum

kanalları

etkileşime

girmez.

Gabapentin,

beyinde

voltaja

duyarlı

kalsiyum

kanallarının

alfa

delta

üniteleri

ilişkili

bağlanma

bölgelerine

yüksek

afinite

bağlanır

alfa

delta

ünitelerine

olan

bağlanmanın

gabapentinin

hayvanlarda

antiepileptik

etkisinin

sebebi

olduğu

düşünülebilir.

Geniş

tarama

paneli

alfa

delta dışında herhangi bir ilaç hedefi önermez.

Çeşitli klinik öncesi modellerden elde edilen veriler, gabapentinin farmakolojik

aktivitesinin

alfa

delta’ya

bağlanma

aracılığıyla

merkezi

sinir

sistemindeki

uyarıcı nörotransmiterlerin salınmasındaki azalma ile meydana gelebileceği

konusunda

bilgi

verir.

durum

gabapentinin

antiepileptik

aktivitesinin

temelini oluşturur. Gabapentinin bu aktiviteleri ile insanlardaki antikonvülsan

etkileri arasındaki ilişki araştırma konusudur.

Gabapentin

ayrıca

birçok

klinik

öncesi

hayvan

ağrı

modellerinde

etkililik

gösterir. Gabapentinin alfa

delta alt ünitelerine spesifik olarak bağlanmasının

hayvan

modellerindeki

analjezik

aktiviteden

sorumlu

olabilecek

çeşitli

faaliyetler

sonuçlanabileceği

düşünülmektedir.

Gabapentinin

analjezik

aktivitesi, spinal kord ve beynin üst merkezindeki inen ağrı inhibitör yolakları

ile meydana gelir. Bu preklinik özelliklerin insanlardaki etkisi bilinmemektedir.

Klinik etkililik ve güvenlilik

Yaşları 3 ila 12 arasında değişen parsiyel konvülsiyonlu pediyatrik hastaların

ek tedavisi için yürütülen bir klinik çalışmada plasebo ile karşılaştırıldığında

gabapentin

lehine;

cevap

oranında

sayı

ifade

edilebilen

ancak

istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir fark göstermiştir. Yaşa bağlı yanıt

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

oranının ek post - hoc analizinde, hem devamlı veya hem de ikiye ayrılmış

değişkende ( 3-5 ve 6-12 yaş gruplarında) yaşın istatistiksel olarak anlamlı bir

etkisi ortaya çıkmamıştır. Ek post-hoc analizinden alınan veriler aşağıdaki

tabloda özetlenmiştir.

Tedaviye cevap (≥ %50 iyileşme) ve yaş MITT* popülasyonu

Yaş kategorisi

Plasebo

Gabapentin

P değeri

< 6

4/21 (%19,0)

4/17 (%23,5)

0,7362

6 ila 12 yaş arası

17/99 (%17,2)

20/96 (%20,8)

0,5144

*Modifiye edilmiş tedavi yönelmeli popülasyon, hem başlangıçta hem de çift

kör fazda, 28 gün boyunca nöbet kayıt günlüğü tutulan ve çalışma ilacına

randomize edilmiş tüm hastalar olarak tanımlanmıştır.

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Emilim:

Gabapentin,

oral

yoldan

uygulandıktan

sonra,

plazma

gabapentin

konsantrasyonuna 2-3 saatte ulaşır. Doz arttıkça gabapentin biyoyararlanımı

(absorbe edilen dozun fraksiyonu) düşmektedir. Oral yoldan uygulanan 300

mg’lık gabapentinin mutlak biyoyararlanımı yaklaşık %60’tır. Yüksek yağ

içerikli diyet dahil olmak üzere yemeğin gabapentinin farmakokinetiği üzerine

etkisi yoktur.

Tekrarlanan doz uygulamalarında, gabapentinin farmakokinetiği değişmez.

Klinik

çalışmalarda

plazma

gabapentin

konsantrasyonları

genellikle

mikrogram/mL

mikrogram/mL

arasında

olmakla

birlikte,

konsantrasyonlar

güvenirlilik veya etkinlik açısından bir gösterge değildir.

Farmakokinetik parametreler aşağıda Tablo 3’te verilmiştir.

Tablo

saatte

uygulamanın

ardından

gabapentinin

ortalama

(%Varyasyon katsayısı) kararlı durum farmakokinetik parametreleri

Farmakokinetik

parametre

300 mg

(N=7)

400 mg

(N=14)

800 mg

(N=14)

Ortalama

Varyasyon

katsayısı

Ortalama

Varyasyon

katsayısı

Ortalama

Varyasyon

katsayısı

maks

(mikrogram/ml

4,02

(24)

5,74

(38)

8,71

(29)

maks

(saat)

(18)

(54)

(76)

(saat)

(12)

10,8

(89)

10,6

(41)

(mikrogram

saat/ml)

24,8

(24)

34,5

(34)

51,4

(27)

Ae (%)

47,2

(25)

34,4

(37)

maks

= En yüksek kararlı durum plazma konsantrasyonu

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

maks

= En yüksek plazma konsantrasyonuna ulaşma süresi

= Eliminasyon yarılanma ömrü

= 0-8 saatlerinde doz sonrası plazma konsantrasyonu/zaman eğri altı

alanı

Ae = 0- 8 saatlerinde doz sonrası idrarla değişmeden atılan gabapentin yüzdesi

* = Ölçülmemiştir

Dozların tekrarlanmasıyla, en yüksek plazma konsantrasyonuna ulaşma süresi

maks

), tek doza göre yaklaşık 1 saat kısalır.

Farmakokinetik çalışmalar, 300-4800 mg dozlarında yapılmıştır. En yüksek

plazma konsantrasyonu ve eğri altı alanı (EAA) ortalama değerleri, dozla

birlikte artış göstermiştir; ancak, bu artış doz artışının hafif altındadır. Her iki

parametre için de, 600 mg’a kadar olan dozlarda doğrusallıktan sapma çok

hafiftir.

Gabapentin

dozlarının

tekrarlanmasıyla,

kararlı

durum

plazma

düzeylerine

tekrarlanan doz başlangıcından itibaren 1-2 gün içinde ulaşılır ve bu düzey doz

rejimi süresince devam eder.

Gabapentin

tedavisinin

optimizasyonu

için,

aktif

maddenin

(gabapentin)

plazma konsantrasyonunun izlenmesi gerekli değildir.

Dağılım:

Gabapentin plazma proteinlerine bağlanmaz ve dağılım hacmi 57,7 litredir.

Epilepsili

hastalarda,

beyin–omurilik

sıvısındaki

konsantrasyonu,

kararlı

durumdaki

plazma

konsantrasyonlarının

yaklaşık

%20’sidir.

Gabapentin,

emziren kadınlarda anne sütünde bulunur.

Biyotransformasyon:

Gabapentinin insanlarda metabolize edilmesi ile ilgili kanıt yoktur. Gabapentin

ilaç

metabolizmasından

sorumlu

karışık

fonksiyonlu

hepatik

oksidaz

enzimlerini indüklemez.

Eliminasyon:

Gabapentin

değişmeden

renal

atılım

elimine

edilir.

Gabapentinin

eliminasyon

yarılanma

ömrü

saattir

doza

bağlı

değildir.

Gabapentin insanlarda saptanabilir ölçüde metabolize olmadığından, idrarda

saptanan

ilaç

miktarı,

gabapentinin

biyoyararlanımının

göstergesidir.

Oral

yoldan

işaretlenmiş

gabapentin

verildikten

sonra,

radyoaktivitenin yaklaşık %80’i idrarda ve % 20’si feçeste saptanmıştır.

Yaşlı hastalarda, böbrek fonksiyonlarında yaşa bağlı değişiklikler (kreatinin

klirensinin

azalması),

gabapentinin

plazma

klirensini

azaltır

yarılanma

süresini uzatır. Gabapentinin atılım hızı sabiti, plazma klirensi ve renal klirensi,

kreatinin klirensi ile orantılı olarak azalır.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Gabapentin, hemodiyaliz ile plazmadan uzaklaştırılabilir. Böbrek fonksiyonları

kısıtlanmış hastalarda veya hemodiyaliz tedavisi uygulananlarda gabapentin

dozunun ayarlanması önerilir (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Çocuklarda gabapentin farmakokinetiği, yaşları 1 ay – 12 yıl arasında değişen

50 sağlıklı gönüllü üzerinde çalışılmıştır. Genel olarak mg/kg temelinde doz

verildiğinde

yaşın

üzerindeki

çocuklarda

plazma

gabapentin

konsantrasyonları erişkinlerdekine benzer olmuştur.

olarak,

yaşları

4-12

arasında

olan

sağlıklı

çocuk

üzerinde

farmakokinetik

çalışmalar

yapılmıştır.

Çocuklardaki

plazma

gabapentin

konsantrasyonları, genel olarak erişkinlerdekine benzer bulunmuştur.

Yaşları 1 ay ile 48 ay arasında değişen 24 sağlıklı yenidoğan ve çocuk üzerinde

yapılan farmakokinetik bir çalışmada, 5 yaşından daha büyük çocuklara kıyasla

yaklaşık olarak %30 daha düşük maruziyet (EAA) elde edilmiş olup, C

maks

daha

düşük

ve vücut ağırlığı başına klirens daha yüksek gözlenmiştir.

İntravenöz yoldan uygulamanın ardından gabapentinin plazmadan atılımı en iyi

lineer farmakokinetik özellikler ile açıklanabilir.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Gabapentin biyoyararlanımı (absorbe edilen doz oranı), artan doz ile azalır; bu

biyoyararlanım

parametresini

(örn.

%Ae,

CL/F,

Vd/F)

içeren

farmakokinetik

parametrelerde

doğrusal

olmama

durumuna

neden

olur.

Eliminasyon farmakokinetiği (CLr ve t

gibi F’yi içermeyen farmakokinetik

parametreler), en iyi şekilde doğrusal farmakokinetikle açıklanır. Kararlı durum

plazma gabapentin konsantrasyonları, tek doz verilerinden öngörülebilir.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenez:

Gabapentinin karsinojenik etkileri, oral yoldan (diyetle birlikte) iki yıl boyunca

farelere 200, 600 ve 2000 mg/kg/gün dozunda, sıçanlara 250, 1000 ve 2000

mg/kg/gün

dozunda

uygulanarak

araştırılmıştır.

Sadece

yüksek

grubundaki erkek sıçanlarda, pankreas tümörlerinin (asiner hücre tümörleri)

sıklığında istatistiksel açıdan anlamlı bir artış gözlenmiştir. 2000 mg/kg/gün

dozunda

sıçanlarda

oluşan

doruk

plazma

konsantrasyonları,

günde

3600

mg/gün verilen insanlarda oluşan plazma konsantrasyonlarından 10 kat fazladır.

Erkek

sıçanlardaki

pankreas

asiner

hücre

tümörleri,

düşük-seviye

malignitelerdir, hayatta kalmayı etkilememiş, metastaz yapmamış veya komşu

dokulara

invazyon

göstermemiştir

zamanlı

kontrollerde

görülenlerle

benzer olmuştur. Erkek sıçanlardaki bu pankreas asiner hücre tümörlerinin

insanlarda karsinojenik risk ile ilgisi belirsizdir.

Mutajenez:

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Gabapentin

genotoksik

potansiyel

göstermemiştir.

İn

vitro

olarak

memeli

hücreleri veya bakteri kullanılarak yapılan standart miktar tayini testlerinde

gabapentin mutajenik olmamıştır.

Gabapentin memeli hücrelerinde

in vitro

veya

in vivo

olarak yapısal kromozom

bozukluklarına neden olmamıştır, hamsterlerde kemik iliğinde mikronukleus

oluşumunu tetiklememiştir.

Fertilite Bozukluğu:

2000 mg/kg’a kadar olan dozlarda, sıçanların fertilite veya üremeleri üzerinde

hiçbir

advers

etki

gözlenmemiştir

(mg/m

’lik

vücut

yüzeyi

alanına

göre

maksimum günlük insan dozunun yaklaşık beş katı).

Teratojenez:

Gabapentin

kontrollerle

karşılaştırıldığında,

fare,

sıçan

veya

tavşan

yavrularında, 3600 mg olan günlük insan dozunun sırasıyla 50, 30 ve 25 katı

dozlarda

malformasyon

insidansını

arttırmamıştır

(mg/m

insan

dozunun

sırasıyla 4, 5 veya 8 katı) .

Gabapentin kemirgenlerde; kafatası, vertebralar ile ön ve arka bacaklarda, fetal

büyüme geriliğine işaret eden gecikmiş kemikleşmeyi indüklemiştir. Bu etkiler,

gebe fareler organogenez sırasında 1000 veya 3000 mg/kg/gün oral dozlar

aldığında ve sıçanlara, çiftleşme öncesinde, çiftleşme süresince ve gebelik

boyunca 2000 mg/kg verildiğinde ortaya çıkmıştır. Bu dozlar, mg/m

esasına

göre 3600 mg’lık insan dozunun yaklaşık 1 ila 5 katıdır.

500 mg/kg/gün dozu verilen gebe farelerde hiçbir etki gözlenmemiştir (mg/m

esasına göre günlük insan dozunun yaklaşık yarısı).

Sıçanlara

2000

mg/kg/gün

dozun

verildiği

fertilite

genel

üreme

çalışmasında; 1500 mg/kg/gün dozun verildiği bir teratoloji çalışmasında; 500,

1000 ve 2000 mg/kg/gün dozların verildiği bir doğum öncesi ve doğum sonrası

çalışmasında hidroüreter ve/veya hidronefroz insidansında artış gözlenmiştir.

Bu bulguların önemi bilinmemektedir; fakat,

bunlar

gelişim gecikmesi ile

ilişkilendirilmiştir.

dozlar

mg/m

esasına

göre

3600

mg’lık

insan

dozunun yaklaşık 1 ila 5 katıdır.

Tavşanlarda yapılan bir teratoloji çalışmasında, organogenez sırasında verilen

1500

mg/kg/gün

dozlarında

implantasyon

sonrası

fetal

kayıp

insidansında artış ortaya çıkmıştır. Bu dozlar, mg/m

esasına göre 3600 mg’lık

günlük insan dozunun yaklaşık 1/4 ila 8 katıdır.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı)

Mısır nişastası

Talk (E553b)

Jelatin (sığır kaynaklı)

Titanyum dioksit (E171)

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans

alınmıştır.

Sodyum lauril sülfat (E487)

Şellak (E904)

İndigo karmin alüminyum tuzu (E132)

6.2.

Geçimsizlikler

Bilinmemektedir.

6.3.

Raf ömrü

36 ay.

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

30°C’nin altındaki oda sıcaklığında.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/PVDC aluminyum blister ambalajda.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne

uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Pfızer İlaçları Ltd. Şti.

34347 Ortaköy-İSTANBUL

Tel : 0 212 310 70 00

Faks : 0 212 310 70 58

8.

RUHSAT NUMARASI

110/56

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi:

01/08/2001

Ruhsat yenileme tarihi: 30/01/2014

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

15-5-2018

May 7, 2018: Abingdon Nurse Practitioner Pleads Guilty to Conspiring to Illegally Prescribe Buprenorphine, Clonazepam, and Gabapentin at Substance Abuse Treatment Program

May 7, 2018: Abingdon Nurse Practitioner Pleads Guilty to Conspiring to Illegally Prescribe Buprenorphine, Clonazepam, and Gabapentin at Substance Abuse Treatment Program

May 7, 2018: Abingdon Nurse Practitioner Pleads Guilty to Conspiring to Illegally Prescribe Buprenorphine, Clonazepam, and Gabapentin at Substance Abuse Treatment Program

FDA - U.S. Food and Drug Administration

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.