NEOTIGASON

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • NEOTIGASON 10 MG 100 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • NEOTIGASON 10 MG 100 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • kaşıntı

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699517150562
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/12

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

NEOTİGASON 10 mg Kapsül

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Her bir kapsülde;

Etkin madde:

Asitretin

10.00 mg

Yardımcı maddeler:

Glukoz

16.40 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Kapsül

Gövdesi beyaz, kapağı kahverengi, üzerinde siyah baskı mürekkebi ile 10 ve “actavis” yazan

sert jelatin kapsül

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Diğer tedavilere dirençli olan ciddi yaygın psöriyazis

Palmo-plantar püstüler psöriyazis

Ciddi konjenital iktiyoz

Ciddi Darier hastalığı (keratoz folikülaris)

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Asitretin,

sistemik

retinoidlerin

kullanımında

deneyimli

asitretin

tedavisiyle

ilişkili

teratojenite riski konusunda bilgi sahibi hekimler tarafından reçete edilmelidir (bkz. Bölüm

4.6).

Asitretinin absorpsiyon ve metabolizma hızı kişiden kişiye farklılıklar göstermesi nedeniyle,

doz kişiye göre ayarlanmalıdır.

Kombinasyon tedavisi: Asitretin uygulamasından önce, özellikle keratolitikler olmak üzere

diğer dermatolojik tedaviler genel olarak kesilmelidir Eğer endike ise topikal kortikosteroidler

ya da tahriş etmeyen deriyi yumuşatan kremlerle tedaviye devam edilebilir.

Asitretin,

başka

tedavi

şekilleriyle

kombine

olarak

kullanıldığı

takdirde,

hastanın

kendi

cevabına bağlı olarak asitretin dozu azaltılabilir.

Uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerde başlangıç dozu, 2 ila 4 hafta boyunca 25 mg ya da 30 mg olmalıdır. Bu

başlangıç tedavi süresinin ardından ciltteki ilgili bölgelerde kayda değer bir yanıt görülmeli

ve/veya

etkiler

belirgin

olmalıdır.

Başlangıç

tedavi

süresinin

ardından

yapılan

değerlendirme ile en az yan etki ile istenen terapötik yanıtı elde etmek için doz titrasyonu

gerekli olabilir. Genelde, 6 ile 8 hafta daha günde 25 ila 50 mg arasında günlük bir dozun

2/12

alınması, optimal terapötik sonuçlar sağlamaktadır. Bazı vakalarda, dozun maksimum 75

mg/gün’e artırılması gerekebilir.

Darier

hastalığı

için

başlangıç

dozu

olarak

uygundur.

İzomorfik

reaksiyonlar

olabileceği için doz dikkatli artırılmalıdır.

Lezyonları yeterli miktarda gerileyen psöriyazis hastalarında tedavi bırakılabilir. Hastalığı

nükseden hastalar yukarıda tanımlandığı şekilde tedavi edilmelidir.

Konjenital iktiyoz ve ciddi Darier hastalığı olan hastalarda tedavi süresi 3 ayı geçebilir. 50

mg/gün’ü geçmeyen en düşük etkin doz verilmelidir.

6 aylık tedavi süresini geçen tedavilerle ilgili yeterli klinik veri sınırlı olduğu için asitretin ile

6 aydan uzun süren tedavi kontrendikedir.

Uygulama şekli:

Kapsüller, tercihen günde bir kez oral olarak yemek veya sütle alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/karaciğer yetmezliği:

NEOTİGASON, karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır. (Bakınız;

Bölüm 4.3. Kontrendikasyonlar)

Pediyatrik popülasyon:

Uzun süreli tedaviye bağlı muhtemel ciddi yan etkiler dikkate alınarak, risk terapötik yarara

göre

dikkatle

tartılmalıdır.

Asitretin,

ancak

bütün

alternatif

tedavilerin

yararlı

olmadığı

durumlarda kullanılmalıdır.

Doz,

vücut

ağırlığına

göre

tespit

edilmelidir.

Günlük

yaklaşık

mg/kg'dır.

Bazı

vakalarda sınırlı süreler için daha yüksek dozlar (günde maksimum 1 mg/kg) gerekli olabilir,

ancak bu dozlar azami 35 mg/gün’ü aşmamalıdır. İdame dozu, muhtemel uzun süreli yan

etkiler nedeniyle mümkün olduğu kadar düşük tutulmalıdır.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlılarda kullanımı yetişkinlerle aynıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Asitretine, başka retinoidlere veya ilacın bileşenlerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı

olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

Asitretin

yüksek

derecede

teratojeniktir,

hamile

kadınlarda

kullanılmamalıdır.

Aynı

durum, tedaviden önce 4 hafta süreyle, tedavi sırasında ve tedaviden sonraki 3 yıl boyunca

katı bir kontrasepsiyon uygulanmadığı sürece, çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar

için de geçerlidir.

Emziren kadınlarda,

Karaciğer fonksiyonunda şiddetli bozukluğu olan hastalarda,

Böbrek fonksiyonunda şiddetli bozukluğu olan hastalarda,

Kan lipit değerlerinde kronik anormal yükseklik olan hastalarda kontrendikedir.

3/12

Hem asitretin hem de tetrasiklinler intrakraniyal basıncı arttırabildiklerinden, kombine halde

kullanımları

kontrendikedir.

nedenle

tetrasiklin

gibi

antibiyotikler

ilave

tedavi

uygulanması kontrendikedir. (bakınız bölüm 4.5)

Metotreksat ve etretinat kombine kullanımı sonucunda artan hepatit riski kaydedilmiştir. Bu

nedenle, metotreksat ile asitretinin kombinasyonu da kontrendikedir. (bakınız bölüm 4.5)

Hipervitaminoz A riski nedeniyle, asitretin ile A vitamini veya başka retinoidlerin aynı

zamanda verilmesi kontrendikedir. (bakınız bölüm 4.5)

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Teratojenik riske ve katı gebelik önleme tedbirlerine ilişkin tam hasta bilgisi, hekimler

tarafından, hem erkek hem de kadın bütün hastalara verilmelidir.

Klinik kanıtlar, asitretin ve alkolün aynı zamanda alınması sonucunda etretinat oluşabileceğini

göstermiştir.

Etretinat,

yüksek

derecede

teratojeniktir

asitretine

göre

daha

uzun

yarılanma ömrüne (yaklaşık 120 gün) sahiptir. Bu nedenle, çocuk doğurma yaşındaki kadınlar,

asitretin tedavisi sırasında ve asitretin terapisinin kesilmesinden sonraki 2 ay boyunca alkol

almamalıdır

(içeceklerde,

yemeklerde

veya

ilaçlarda).

Ayrıca,

asitretin

tedavisinin

tamamlanmasından sonra 3 yıl boyunca da kontraseptif tedbirler alınmalıdır ve gebelik testleri

gerçekleştirilmelidir.

Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar, asitretin ile tedavi edilmekte olan hastalardan

kan almamalıdır. Bu nedenle, asitretin ile tedavi edilmekte olan bir hastanın kan bağışlaması,

asitretin tedavisi sırasında ve asitretin terapisinin tamamlanmasından sonraki 3 yıl boyunca

yasaktır.

Fetusta malformasyon riskinden dolayı, ilaç, diğer kişilere verilmemelidir. Kullanılmamış

veya son kullanım tarihi geçmiş ürünler, imha için bir eczaneye iade edilmelidir.

Hepatik fonksiyon, asitretin ile tedaviye başlamadan önce, başlanmasından sonraki ilk 2 ay

boyunca 1-2 haftada bir ve daha sonra, tedavi sırasında 3 ayda bir kontrol edilmelidir.

Anormal

sonuçların

elde

edilmesi

halinde,

haftalık

kontroller

başlatılmalıdır.

Hepatik

fonksiyonun normale dönememesi veya daha da kötüleşmesi halinde, asitretin kesilmelidir.

Bu tür durumlarda, hepatik fonksiyonun izlenmesine en az 3 ay süreyle daha devam edilmesi

tavsiye edilmektedir (bakınız, bölüm 4.8).

Serum

kolesterol

serum

trigliseritleri

(açlık

değerleri),

tedaviye

başlamadan

önce,

başlanmasından bir ay sonra, ve daha sonra, tedavi sırasında 3 ayda bir kontrol edilmelidir.

Asitretin tedavisi ile gece görüşünde azalma bildirilmiştir. Hastalar, bu potansiyel problem

konusunda

bilgilendirilmelidir

gece

araba

veya

herhangi

makine

kullanmaları

durumunda dikkatli olmaları hususunda uyarılmalıdır. Görsel problemler, dikkatli bir şekilde

izlenmelidir (bakınız, bölüm 4.8).

Nadir

benign

intrakraniyal

hipertansiyon

rapor

edilmiştir.

Şiddetli

baş

ağrısı,

bulantısı,

kusması

görme

bozuklukları

olan

hastalar,

asitretini

hemen

kesmelidir

nörolojik

değerlendirme ve bakım için hastaneye sevk edilmelidir (bakınız, bölüm 4.8).

4/12

Asitretin

uzun

süreli

tedavi

almakta

olan

yetişkinlerde,

özellikle

yaşlılarda,

olası

ossifikasyon

anormallikleri

açısından,

periyodik

olarak

uygun

muayeneler

gerçekleştirilmelidir

(bakınız,

bölüm

4.8).

Asitretin

tedavide

atipik

kas-iskelet

semptomlarından

yakınan

hastalar,

olası

asitretin

indüklenen

kemik

değişikliklerini

dışlamak için derhal ve ayrıntılı olarak araştırılmalıdır. Klinik olarak anlamlı kemik veya

eklem değişiklikleri bulunursa, asitretin tedavisi kesilmelidir.

Pediyatrik popülasyon

Çocuklarda, etretinat ile uzun süreli tedavinin ardından, nadiren, erken epifiz kapanmasını,

iskelet

hiperostozisini

kemik-dışı

kalsifikasyonu

içeren

kemik

değişiklikleri

bildirilmiştir, bu etkiler, asitretin ile de beklenebilir. Bu nedenle, çocuklarda asitretin tedavisi

önerilmemektedir. İstisnai durumlarda, böyle bir tedavi uygulanırsa, çocuğun kas-iskelet

gelişimindeki herhangi bir anormallik ve büyüme parametreleri için dikkatle izlenmesi ve

kemik gelişiminin yakından takip edilmesi gerekir.

Halihazırda

asitretinin

yaşam

boyu

uygulanmasının

bütün

sonuçlarının

bilinmediği

vurgulanmalıdır.

UV ışığın etkileri, retinoid terapisi ile artmaktadır; bu nedenle, hastalar güneş ışığına aşırı

ölçüde

maruz

kalmaktan

güneş

lambalarının

denetimsiz

kullanımından

kaçınmalıdır.

Gerekli olduğunda, en az SPF 15 yüksek koruma faktörlü bir güneşten korunma ürünü

kullanılmalıdır.

Yüksek

dozda

retinoidler

tedavi,

irritabiliteyi,

agresyonu

depresyonu

içeren

duygudurum değişikliklerine neden olabilir.

Yüksek riskli hastalar:

Asitretin ile tedavi almakta olan diyabet, alkolizm, obezite, kardiyovasküler risk faktörleri

veya bir lipit metabolizması bozukluğu olan hastalarda, lipit, ve/veya glisemi için serum

değerlerinin ve diğer kardiyovasküler risk belirteçlerinin, örn., kan basıncı, daha sık kontrol

edilmesi gereklidir.

Diyabette, retinoidler, glukoz toleransını düzeltebilir veya kötüleştirebilir. Bu nedenle, kan

şekeri değerleri, tedavinin erken aşamalarında, olağandan daha sık kontrol edilmelidir.

Kardiyovasküler risk belirteçlerinin normale dönmediği veya daha da kötüleştiği bütün yüksek

riskli hastalar için, dozun azaltılması veya asitretinin kesilmesi düşünülmelidir.

Dünya çapındaki pazarlama sonrası deneyimde, çok nadir Kapiller Sızıntı Sendromu / retinoik

asit sendromu olguları rapor edilmiştir.

Dünya çapındaki pazarlama sonrası deneyimde, çok nadir eksfolyatif dermatit olguları rapor

edilmiştir.

Asitretin, yalnızca sistemik retinoidlerin kullanımında tecrübeli ve asitretin tedavisine bağlı

teratojenisite riskini iyi bilen hekimler tarafından reçetelenmelidir.

Asitretin yüksek oranda teratojeniktir. Asitretinin, uygulanan süre ve dozajdan bağımsız

olarak hamilelik öncesinde veya sırasında kullanımının doğumsal kusura sebep olma riski son

5/12

derece yüksektir. Fetusun asitretine maruziyeti her zaman konjenital malformasyon riski taşır.

Birincil kontraseptif yöntem olarak hormonal kontraseptif ürün veya intrauterin bir cihaz ile

prezervatif veya diyaframın (kapak) kombinasyonu olarak tavsiye edilir. Sadece düşük doz

progesteron içeren ürünlerin (minipiller) kullanımı, kontraseptif etki üzerine asitretinin olası

etkileşimi nedeniyle tavsiye edilmez.

Asitretinin, insanda önerilen dozdan daha yüksek dozlarda hayvanlarda kullanımında, kemiğin

diyafiz ve süngerimsi bölümlerini olumsuz olarak etkilediği gösterilmiştir. İnsanlarda etretinat

ile uzun süreli tedavide iskelet hiperostozu ve ekstraosseöz kalsifikasyon bildirildiğinden, bu

etkinin asitretin tedavisi ile de beklenmesi düşünülmelidir.

Hastalar

alopesi

oluşma

ihtimali

konusunda

uyarılmalıdır

(bkz.

Bölüm

İstenmeyen

etkiler).

Bu tıbbi ürün glukoz içerir. Nadir glukoz-galaktoz malabsorpsiyon hastalığı olan hastaların bu

ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Metotreksatın, tetrasiklinlerin veya vitamin A’nın ve diğer retinoidlerin asitretin ile eşzamanlı

uygulaması

kontrendikedir,

bakınız,

bölüm

4.3.

Metotreksat

etretinatın

zamanlı

kullanımı sonrasında hepatit riskinde artış olduğu bildirilmiştir.

Yalnızca progesteron içeren ürünler (minipil) düşük dozu, asitretin terapisi sırasında yetersiz

bir kontrasepsiyon yöntemi olabilir (bakınız, bölüm 4.6). Kombine östrojen/progestogen oral

kontraseptifler ile etkileşim gözlemlenmemiştir.

Sağlıklı gönüllüler ile gerçekleştirilen bir çalışmada, tek bir asitretin dozunun, alkol ile aynı

zamanda alınması, yüksek derecede teratojenik olan etretinatın oluşmasına yol açmıştır. Bu

metabolik prosesin mekanizması henüz tanımlanmamıştır, bu nedenle, etkileşime giren diğer

ajanlar ile de mümkün olup olmadığı bilinmemektedir. Çocuk doğurma potansiyeli olan

kadınlar

asitretin

tedavi

edilirken

tedavi

bittikten

sonrasına

kadar

alkol

tüketmemelidir. (bakınız, bölüm 4.4 ve 5.2).

Fenitoin ile aynı zamanda verilmesi halinde, asitretinin, fenitoinin protein bağlanmasını

kısmen azalttığı hatırlanmalıdır. Bu durumun klinik önemi henüz bilinmemektedir.

Şu ana kadar, asitretin ile diğer maddeler (örn., digoksin, simetidin) ile başka etkileşimler

gözlemlenmemiştir.

Asitretinin, kumarin tipi antikoagülanların (varfarin) protein bağlanması üzerindeki etkisine

yönelik incelemeler, herhangi bir etkileşimi göstermemiştir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Özel popülasyonlara ilişkin etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin etkileşim çalışması yapılmamıştır.

6/12

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: X

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Asitretin

yüksek

derecede

teratojeniktir.

Tedavi

sırasında

veya

tedavinin

kesilmesinden

sonraki 3 yıl içerisinde hamile kalabilecek kadınlarda kullanımı kontrendikedir. Asitretinin,

ne kadar süre ile veya hangi dozajda olursa olsun, gebelik öncesinde veya gebelik sırasında

alınması halinde, deforme bir çocuk doğurma riski son derece yüksektir.

Asitretinin, çocuk doğurma potansiyeline sahip her kadında kullanımı, aşağıdaki koşulların

her birinin karşılanmaması halinde kontrendikedir:

Hasta, standart terapilere dirençli olan şiddetli bir keratinizasyon bozukluğu yaşamaktadır.

Hekim, hastanın talimatları anlayabileceğinden ve bunlara uyacağından emin olmalıdır.

Hasta,

belirtilen

gebeliği

önleyici

doğum

kontrol

yöntemini

güvenilir

biçimde

aksatmadan uygulayabilecek durumda olmalıdır.

Asitretin ile tedavi görmekte olan, çocuk doğurma potansiyeline sahip her kadının,

asitretin ile tedaviden önceki dört hafta boyunca, asitretin ile tedavi sırasında ve asitretin

ile tedavinin kesilmesinden sonraki 3 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde etkili doğum

kontrol (tercihen 2 gebeliği önleyici yöntem) kullanması son derece önemlidir. Hasta,

gebelik

şüphesi

durumunda

hemen

doktor

görüşmesi

konusunda

bilgilendirilmelidir.

İnfertilite

geçmişi

sebebiyle

normalde

doğum

kontrol

yöntemi

kullanmayan

kadın

hastalara da asitretin kullandıkları süre boyunca doğum kontrol yöntemi kullanmaları

tavsiye edilmelidir.

Tedaviye, hastanın bir sonraki normal adet döneminin ikinci veya üçüncü gününden önce

başlanmamalıdır.

Tedavinin başlangıcında, ilk dozun verilmesinden önceki üçüncü güne kadar bir negatif

gebelik testi sonucu (minimum hassasiyet 25mIU/mL) elde edilmelidir. Tedavi sırasında,

günlük

aralıklar

gebelik

testleri

düzenlenmelidir.

vizitlerde,

reçete

etme

öncesindeki 3 günden daha erkene ait olmayan bir negatif gebelik testi sonucu zorunludur.

Tedavinin durdurulmasının ardından, gebelik testleri, son dozun verilmesinden sonraki 3

yıllık bir periyot boyunca, 1-3 aylık aralıklar ile gerçekleştirilmelidir.

Asitretin tedavisinin başlatılmasından önce, hekimler, çocuk doğurma potansiyeli olan

hastalara, alınması gereken tedbirlere, çok şiddetli fötal malformasyon riskine ve asitretin

ile tedavi süreci boyunca veya tedavinin kesilmesinden sonraki 3 yıl içerisinde gebelik

meydana gelmesinin olası sonuçları hakkında detaylı bilgi vermelidir.

Araya giren zaman ne kadar uzun olursa olsun, tedavinin tekrarlandığı her durumda, aynı

etkili

kesintisiz

kontraseptif

tedbirler

alınmalıdır

sonrasında

yıl

boyunca

sürdürülmelidir.

Bu tedbirlere karşın gebelik meydana gelmesi durumunda, fetüsta şiddetli malformasyon

(örn., kraniyofasiyal defektler, kardiyak ve vasküler veya MSS malformasyonları, iskelet

ve timüs defektleri) riski çok yüksektir ve spontan düşük riski artar. Risk, özellikle,

asitretin ile tedavi sırasında ve tedaviden 2 ay sonra geçerlidir. Asitretinin kesilmesinden

sonra

yıla

kadar

süreyle,

risk

daha

düşüktür

(özellikle,

alkol

tüketmemiş

olan

kadınlarda), ancak tamamiyle dışlanamaz (olası etretinat oluşumu nedeniyle). Bu nedenle,

asitretin

tedavisine

başlamadan

önce,

tedaviyi

yürüten

doktor,

önlemlerin

alınması

gereken konuları açıkça ve detaylı olarak açıklamalıdır. Bu açıklama, ilacın kullanımı

sırasındaki olası riskleri ve asitretin tedavisi sırasında ya da tedaviyi bıraktıktan sonraki 3

7/12

yıl içinde ortaya çıkabilecek gebeliğe ilişkin riskleri içermelidir.

Tedavi sırasında ve tedavinin durdurulmasından sonra 2 ay süreyle alkol (içecek, yiyecek

veya ilaçların içinde) tüketmekten kaçınmalıdır (bakınız, bölüm 4.4 ve 4.5).

Birincil

kontraseptif

yöntem,

kombine

hormonal

kontraseptif

veya

rahim-içi

araç

kullanılmasıdır.

Buna

olarak

kondom

veya

diyafram

kullanılması

önerilmektedir.

Kontraseptif

etkisinde

olası

azalma

nedeniyle,

yalnızca

progesteron

içeren

ürünlerin

kullanılması önerilmemektedir.

Asitretin ile tedavi edilen erkek hastalar için mevcut veriler semenden ve seminal sıvıdan

maternal maruziyetin düzeyine göre, herhangi bir teratojenik etkinin, olması durumunda,

minimal olacağını göstermektedir.

Gebelik dönemi

Asitretin, hamile kadınlarda kontrendikedir (bakınız, bölüm 4.3).

Laktasyon dönemi

Asitretin, emziren kadınlara verilmemelidir (bakınız, bölüm 4.3).

Üreme yeteneği/Fertilite

Sıçanlar üzerinde yapılan araştırmalar, asitretinin üreme yeteneği üzerine herhangi bir etkisi

olmadığını göstermiş; ancak insanlar üzerinde herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Asitretin tedavisi sırasında bazı vakalarda gece görüşünde azalma görülmüştür. (bakınız,

bölüm 4.8). Hastalar bu potansiyel problem konusunda bilgilendirilmelidir ve gece araç

sürerken veya herhangi bir makine kullanırken dikkatli olmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

4.8. İstenmeyen etkiler

İstenmeyen etkiler, asitretin almakta olan hastaların çoğunda görülmektedir. Bununla birlikte,

asitretinin toksik dozu, terapötik doz aralığına yakındır ve çoğu hasta dozaj ayarlaması yapılan

ilk dönemde bazı yan etkilere maruz kalmaktadır. Ancak bunlar dozajın azaltılması veya

ilacın kesilmesi üzerine genellikle ortadan kalkmaktadır.

Cilt ve mukoz membranlar en sıklıkla etkilendiği için tedaviye başlamadan önce hastalara bu

konuda

önerilerde

bulunulması

gerekir.

Bazen,

tedavinin

başlangıcında,

psöriyazis

semptomları kötüleşebilmektedir.

En sık gözlemlenen istenmeyen etkiler, örneğin, yağlı bir merhem sürülerek giderilebilen

dudak kuruluğu gibi hipervitaminozis A semptomlarıdır.

Asitretin

için

klinik

denemelerde

veya

pazarlama

sonrası

olaylar

olarak

rapor

edilen

istenmeyen etkiler, aşağıda Sistem Organ Sınıfına ve sıklığa göre listelenmiştir. Sıklıklar

aşağıdaki gibi tanımlanmıştır:

Advers reaksiyonların sıklığı aşağıdaki gibi sıralanmıştır:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın ≥1/100 ile <1/10); yaygın olmayan (≥1/1000 ile < 1/100); seyrek

(≥1/10.000 ile <1/1000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

8/12

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Bilinmiyor: Candida albicans’a bağlı vulvovajinit

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Bilinmiyor: Tip I aşırı duyarlılık

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Başağrısı

Yaygın olmayan: Baş dönmesi

Seyrek: Periferal nöropati

Çok seyrek: Benign intrakraniyal hipertansiyon (bakınız, bölüm 4.4)

Göz hastalıkları

Çok yaygın: Mukoz membran kuruluğu ve inflamasyonu (örn., konjonktivit, kseroftalmi)*

Yaygın olmayan: Bulanık görüş

Çok seyrek: Gece körlüğü (bakınız, bölüm 4.4), ülseratif keratit

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Bilinmiyor: İşitme bozukluğu, tinnitus

Vasküler hastalıklar

Bilinmiyor: Cilt kızarması, Kapiller sızıntı sendromu/ Retinoik asit sendromu

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Çok yaygın: Mukoz membranların kuruluğu ve inflamasyonu (örn., epistaksis ve rinit)

Bilinmiyor: Disfoni

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygın:

Ağız kuruluğu, susuzluk

Yaygın:

Stomatit,

gastrointestinal bozukluklar (örn., abdominal ağrı, diyare,

bulantı, kusma)

Yaygın olmayan:

Dişeti iltihabı

Bilinmiyor:

Disguzi, rektal hemoraji

Hepato-bilier hastalıklar

Yaygın olmayan: Hepatit

Çok seyrek: Sarılık

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Çok yaygın:

Şilit,

pruritus,

alopesi,

ciltte

eksfoliyasyon

(vücudun

tamamında,

özellikle avuç içleri ve ayak tabanlarında)

Yaygın:

Ciltte

frajilite,

yapışkan

deri,

dermatit,

saç

dokusunda

anormallik,

tırnaklarda kırılganlık, paronişya, eritem

Yaygın olmayan:

Ragadlar, bullöz dermatit, fotosensitivite reaksiyonu

Bilinmiyor:

Piyojenik granüloma, madarozis, ciltte incelme, soyulma ile deride

kuruma, incelme, eritem (özellikle yüzde), saç zayıflaması ve frenk

alopesi**,

granulamatöz

lezyon,

terleme,

ağız

kenarında

ragad,

anjiyoödem, ürtiker, ekfoliyatif dermatit

9/12

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın: Artralji, miyalji

Çok

seyrek:

Kemik

ağrısı,

ekzostozis

(retinoidler

uzun

süreli

sistemik

tedavide

karşılaşıldığı

üzere,

idame

tedavisi,

mevcut

spinal

hiperostozisin

ilerlemesine,

yeni

hiperostotik lezyonların ortaya çıkmasına ve iskelet-dışı kalsifikasyona yol açabilir) (bakınız,

bölüm 4.4)

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Periferik ödem

Bilinmiyor: Halsizlik, baş dönmesi

Araştırmalar

Çok

yaygın:

Karaciğer

fonksiyon

testinde

anormallik

(transaminazlarda

alkalen

fosfatazlarda geçici, genellikle geri dönüşümlü yükselme) (bakınız, bölüm 4.4)

Lipitlerde anormallik (yüksek dozlarda asitretin ile tedavi sırasında, özellikle yüksek riskli

hastalarda ve uzun süreli tedavi sırasında, serum trigliseritlerinde ve serum kolesterolünde

geri dönüşümlü yükselme meydana gelmiştir (bakınız, bölüm 4.4). Bu durumun devam etmesi

halinde, ilişkili bir aterojenez riski dışlanamaz.

* Konjunktivalarda kuruluk hafif-orta konjonktivit veya kseroftalmiye neden olabilir ve

kontakt lens intoleransı ile sonuçlanabilir; yapay gözyaşı veya topikal antibiyotiklerle yağlama

ile bu durum hafifletilebilir.

** Genellikle tedaviye başladıktan 4 ila 8 hafta arasında kaydedildi ve takiben Asitretin

kesildiğinde geri dönüşümlüdür. Genellikle hastaların çoğunda tam iyileşme genellikle 6 ay

içerisinde gerçekleşmektedir.

Özel popülasyona ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon

Çocuklarda, etretinat ile uzun süreli tedavinin ardından, nadiren, erken epifiz kapanmasını,

iskelet

hiperostozisini

kemik-dışı

kalsifikasyonu

içeren

kemik

değişiklikleri

bildirilmiştir.

etkiler

asitretin

beklenebilir.

nedenle

çocuklarda

büyüme

parametreleri ve kemik gelişimi yakından izlenmelidir.

Diyabetikler

Retinoidler, glukoz toleransını düzeltebilir veya kötüleştirebilir (bakınız, bölüm 4.4).

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Akut

aşımı

durumunda,

asitretin

derhal

kesilmelidir.

aşımı

semptomları

akut

hipervitaminozis ile aynıdır; baş ağrısı, vertigo, bulantı veya kusma, sersemlik, irritabilite ve

pruritus. Preparatın düşük akut toksisitesinden dolayı spesifik tedavi gerekli değildir.

İlacın değişken emilimi sebebiyle, ilaç alındıktan sonraki birkaç saat içinde gastrik lavaj

10/12

uygulanması yararlı olabilir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLLİKLER

5.1. Farmakodinamik özelikler

Farmakoterapötik grubu: Antipsoriatikler, psoriyazis tedavisinde kullanılan retinoidler

ATC Kodu: D05BB02

Etki mekanizması

Her ne kadar bu etkinin yolu henüz tam olarak bulunamamışsa da retinolün (Vitamin A)

normal epitel büyümesi ve farklılaşması için önemli olduğu bilinmektedir. Hem retinol hem

de retinoik asit, hiperkerotik ve metaplastik deri değişikliklerini tersine çevirme yeteneğine

sahiptir. Bununla beraber, bu etkiler genellikle sadece oldukça yüksek lokal veya sistemik

toksisite ile ilişkilendirilmiş dozlarla elde edilmektedir. Retinoik asidin sentetik bir aromatik

türevi olan asitretin, psoriazis ve epitelyal keratinizasyon bozuklukları üzerinde daha yüksek

daha

spesifik

inhibitör

etki

olumlu

terapotik

orana

sahiptir.

Asitretine

karşı

genellikle görülen terapotik cevap deskuamasyonu (eritremli veya eritremsiz) takiben daha

normal re-epitalizasyondur. Asitretin, etretinatın ana aktif metabolitidir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Asitretin,

ilacın

sindirilmesinden

sonra

saat

içinde

plazma

konsantrasyonlarına

ulaşmaktadır. Oral yoldan verilen asitretinin biyoyararlılığı yemekle birlikte alındığında en

yüksek düzeydedir. Tek dozun biyoyararlılığı yaklaşık %60'tır, ancak bu oran hastadan

hastaya önemli ölçüde değişebilir (%36-95).

Dağılım:

Asitretin

çok

lipofilik

olup

vücut

dokularına

kolayca

nüfuz

eder.

Asitretinin

proteine

bağlanma oranı %99'un üzerindedir. Hayvan araştırmalarında, fetal malformasyonlara neden

olabilecek

miktarlarda

plasentadan

geçtiği

gösterilmiştir.

lipofilik

yapısı

nedeniyle,

asitretinin, önemli miktarlarda anne sütüne ulaştığı varsayılabilir.

Biyotransformasyon:

Asitretin, izomerizasyonuyla yan zincirin glukuronidasyonu ve bölünmesiyle 13-cis izomerine

(cis asitretin) metabolize olur.

Eliminasyon:

21-70 yaşları arasındaki hastalarda çoklu doz araştırmalarında, asitretin için yaklaşık 50

saatlik ve yine teratojen olan plazmadaki esas metaboliti cis asitretin için 60 saatlik bir

eliminasyon yarılanma ömrü görülmüştür. Bu hastalarda gözlenen en uzun asitretin (96 saat)

ve cis asitretin (123 saat) eliminasyon yarılanma ömrü ve lineer kinetik göz önüne alınarak,

ilacın %99'undan fazlasının, uzun süreli tedavinin kesilmesinden sonra 36 gün içinde elimine

edildiği tahmin edilebilir. Ayrıca, asitretin ve cis asitretinin plazma konsantrasyonu, tedavinin

kesilmesinden sonra 36 gün içinde deneyin hassasiyet limitinin (< 6 ng/ml) altına düşmüştür.

Asitretin

böbrekler

safra

kesesi

tarafından

yaklaşık

eşit

miktarlarda

tamamen

metabolitleri şeklinde atılmaktadır.

NOT:

11/12

Sağlıklı gönüllülerde gerçekleştirilen bir çalışmada etanol ile aynı zamanda alınan asitretin

etretinat oluşumuna yol açmıştır. Bu in vitro olarak da gözlemlenmiştir. Son araştırmalarda

asitretin ile tedavi edilen belirli hastalarda da etretinat oluşumu gözlemlenmiştir. Bu olgu

tamamen

açıklanana

kadar

etretinatın

farmakokinetik

davranışı

dikkate

alınmalıdır.

nedenle

etretinatın

eliminasyon

yarılanma

ömrü

yaklaşık

gün

olduğundan

asitretin

tedavisinin tamamlanmasından sonraki 3 yıl boyunca kontraseptif tedbirler alınmalıdır.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Bildirilmemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Her bir kapsül içeriği:

Mikrokristalin selüloz

Jelatin (sığır kaynaklı)

Spreyle kurutulmuş sıvı glikoz

Sodyum askorbat

Kapsül kabuğu bileşimi:

Gövde:

Titanyum dioksit (E171)

Jelatin (sığır kaynaklı)

Kapak:

Demir oksit siyah (E172)

Demir oksit sarısı (E172)

Demir oksit kırmızı (E172)

Titanyum dioksit (E171)

Jelatin (sığır kaynaklı)

Baskı mürekkebinin terkibi:

Şellak

Propilen glikol

Amonyum hidroksit

Demir oksit siyah (E172)

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3. Raf ömrü

36 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25ºC altındaki oda sıcaklığında, nemden koruyarak, orijinal ambalajında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Neotigason 10 mg kapsül, 30 ve 100 adet, PVC/PVDC blisterde

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

12/12

Özel bir gereklilik yoktur.

Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği

Ambalaj

Ambalaj

Atıklarının

Kontrolü

Yönetmeliğine uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Teva İlaçları San. ve Tic. A.Ş.

Ümraniye/ İstanbul

8. RUHSAT NUMARASI

24.06.2008 - 124/82

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 24.06.2008

Ruhsat yenileme tarihi: 22.08.2011

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ