MINAFEN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • MINAFEN 120 MG 150 CC SURUP
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • MINAFEN 120 MG 150 CC SURUP
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • parasetamol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699580570014
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-11-2016
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 15

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

MİNAFEN

120mg/5ml Şurup

2.

KALİTATİF ve KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Bir ölçek (5 ml), 120 mg parasetamol içerir.

Yardımcı maddeler:

Karboksimetil selüloz sodyum……….. 37.5 mg/5 ml

Sodyum benzoat………………………...10 mg/5 ml

Sorbitol………………………………….1000 mg/5ml

Gliserin………………………………….1250 mg/5ml

Sodyum sitrat dihidrat…………………..75 mg/5ml

Diğer yardımcı maddeler için (bkz: bölüm 6.1)

3.

FARMASÖTİK FORM

Şurup

Berrak, pembe-kırmızı renkli, meyve aromalı, çözelti

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Çocuklarda hafif ve orta şiddetli ağrılar ile ateşin semptomatik tedavisinde endikedir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Ay

Doz

Kullanım

3-6 ay

2.5 ml

6 saatte bir

6-24 ay

5 ml

6 saatte bir

2-4 yaş

7.5 ml

6 saatte bir

4-6 yaş

10 ml

6 saatte bir

2 / 15

3 ayın altındaki bebekler: 2. ayda aşı sonrası ateş görülen bebeklere 2.5 ml (1/2

ölçek)’lik bir doz uygundur. İki ayın altındaki bebeklerde kullanılmamalıdır.

Bu pediatrik dozlar, her doz arasında 4 saat veya daha uzun aralık bırakılarak günde 4

kez tekrarlanabilir.

Maksimum günlük doz 10-15 mg/kg bölünmüş dozlar halinde 60 mg/kg’dır.

Alkol alan kişilerde hepatoksisite riski nedeniyle günlük alınan parasetamol dozunun 2

gramı aşmaması gerekir.

Hekim önerisi olmadan 3 ardışık günden daha uzun kullanılmamalıdır.

Uygulama şekli:

Oral olarak uygulanır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Şiddetli karaciğer yetmezliği (Child Pugh kategorisi > 9) olan hastalarda kontrendikedir.

Hafif ve orta şiddette karaciğer yetmezliği olan hastalarda doktor önerisi ile dikkatli

kullanılmalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

Bkz: Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi

Geriyatrik popülasyon:

Farmasötik form itibariyle bu yaş grubuna ait veri bulunmamaktadır.

Parasetamol zinde-hareketli yaşlılarda erişkinlerdeki dozlam şeması ile uygulanabilir.

Düşkün, hareketsiz yaşlılarda ise doz azaltılmalı, dozlam aralığı uzatılmalıdır.

4.3.

Kontrendikasyonlar

Parasetamol veya bileşenlerinden herhangi birine aşırı duyarlılık

Şiddetli karaciğer (Child Pugh kategorisi > 9) ve böbrek yetmezliği

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Anemisi olanlar, akciğer hastaları, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan

hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır. Önceden mevcut hepatik

hastalığı bulunan hastalar için, yüksek dozda veya uzun süreli tedaviler esnasında

3 / 15

periyodik

aralıklarla

karaciğer

fonksiyon

tetkikleri

yapmak

gerekebilir.

Böbrek

yetmezliği

(kreatinin

klerensi

<

ml/dakika)

halinde,

doktorun

parasetamol

kullanımının yarar/ risk oranını dikkatle değerlendirmesi gerekir.

Parasetamolü ilk kullananlarda veya daha önce kullanım hikayesi olanlarda, kullanımın

dozunda

veya

tekrarlayan

dozlarında

deride

kızarıklık,

döküntü

veya

deri

reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktor ile irtibata geçilerek ilacın kullanımın

bırakılması ve alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekmektedir. Parasetamol ile deri

reaksiyonu gözlenen kişi bir daha bu ilacı veya parasetamol içeren başka bir ilacı

kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Steven Johnson Sendromu

(SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstüloz

(AGEP) dahil cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir.

Doz ayarlaması yapılmalı ve hasta kesintisiz izlenmelidir.

Kronik kullanımda rutin günlük dozlarda ve akut yüksek dozlarda karaciğer hasarına

neden olabilir.

Hepatotoksisite riskinden ötürü, parasetamol, tavsiye edilenden daha yüksek dozlarda

ya da daha uzun süreli alınmamalıdır. Hafif veya orta şiddette karaciğer yetmezliği

(Child-Pugh kategorisi <9) olan hastalar parasetamolü dikkatli kullanmalıdırlar.

Terapötik dozlarda parasetamol uygulaması sırasında serum alanin aminotransferaz

(ALT) düzeyi yükselebilir.

Terapötik dozlarda parasetamol ile hepatik oksidatif stresi artıran ve hepatik glutatyon

rezervini azaltan ilaçların eşzamanlı kullanımı, alkolizm, sepsis veya diabetes mellitus

gibi çeşitli durumlar hepatik toksisite riskinde artışa yol açabilir.

Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Seyrek olarak

hemoliz vakaları görülebilir.

Yüksek dozlarda parasetamolün uzun süreli kullanılması böbrek hasarına neden olabilir.

4 / 15

Genelde,

özellikle

diğer

analjeziklerle

kombinasyon

halinde

kesintisiz

parasetamol

kullanılması, kalıcı böbrek hasarına ve böbrek yetmezliği riskine (analjezik nefropatisi)

yol açabilir.

Gilbert

sendromu

olan

hastaların

parasetamol

kullanması,

sarılık

gibi

klinik

semptomlara ve daha belirgin hiperbilirubinemiye neden olabilir. Bundan dolayı, bu

hastalar parasetamolü dikkatli kullanmalıdırlar.

Orta düzeyde alkol ile birlikte eşzamanlı parasetamol alınması, karaciğer toksisitesi

riskinde bir artışa yol açabilir. Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır.

Parasetamol

içeren

diğer

ilaçların

MİNAFEN

eşzamanlı

kullanımından

kaçınılmalıdır.

3 – 5 gün içinde yeni semptomların oluşması ya da ağrının ve/veya ateşin azalmaması

halinde,

hastaların

parasetamol

kullanmaya

vermesi

doktora

danışması

önerilir.

İçeriğindeki gliserin nedeniyle, baş ağrısı, mide bulantısı ve ishale sebebiyet verebilir.

İçeriğindeki

sorbitol

nedeniyle,

nadir

kalıtımsal

früktoz

intolerans

problemi

olan

hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Bu tıbbi ürün her 5 ml’sinde 1 mmol’den (ya da 23 mg) az sodyum ihtiva eder; yani

esasında “sodyum içermez”.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Propantelin gibi mide boşalmasını yavaşlatan ilaçlar, parasetamolün yavaş emilmesine

ve dolayısıyla parasetamolün etkisinin daha geç ortaya çıkmasına neden olabilir.

Metoklopramid gibi mide boşalmasını hızlandıran ilaçlar, parasetamolün daha hızlı

emilmesine

dolayısıyla

parasetamolün

etkisinin

daha

hızlı

başlamasına

neden

olabilir.

5 / 15

Bazı

hipnotikler

antiepileptik

ilaçlar

(glutetimid,

fenobarbital,

fenitoin,

karbamazepin,

vb.)

veya

rifampisin

gibi

karaciğerde

hepatik

mikrozomal

enzim

indüksiyonuna sebep olan ilaçların tek başına kullanıldığında zararsız olan parasetamol

dozlarıyla eşzamanlı kullanımı karaciğer hasarına yol açabilir. Aşırı alkol tüketimi

halinde, terapötik dozlarda bile

parasetamol alınması da karaciğer hasarına neden

olabilir.

Parasetamolün kloramfenikol ile kombinasyon halinde kullanılması, kloramfenikolün

yarılanma ömrünü uzatabilir ve dolayısıyla bu ilacın toksisite riskini artırabilir.

Parasetamol (veya metabolitleri), K vitamine bağımlı koagülasyon faktörü sentezinde

rol oynayan enzimler ile etkileşir. Parasetamol ile varfarin veya kumarin türevleri

arasındaki etkileşimler, “uluslararası normalleştirilmiş oran” (International Normalized

Ratio, INR) değerinde bir artışa ve kanama riskinde bir artışa neden olabilir. Bundan

dolayı, oral antikoagulan kullanan hastalar, tıbbi denetim ve kontrol olmadan uzun

süreli parasetamol kullanmamalıdır.

5-hidroksitriptamin

(serotonin)

reseptör

antagonistleri

olan

tropisetron

granisetron, farmakodinamik etkileşim ile parasetamolün analjezik etkisini tamamen

baskılayabilir.

Parasetamol

azidotimidin

(AZT

zidovudin)

eşzamanlı

kullanılması

nötropeni

eğilimini artırır. Bu nedenle tıbbi tavsiye olmadıkça, parasetamol AZT ile birlikte

alınmamalıdır.

Birden

fazla

ağrı

kesiciyle

kombinasyon

tedavisinden

kaçınılması

önerilmektedir.

Bunun hastaya ekstra bir fayda sağladığını gösteren çok az kanıt vardır ve genelde

istenmeyen etkilerde artışa yol açmaktadır.

Parasetamol emilim hızı metoklopramid ya da domperidon ile artabilir ve kolestiramin

ile azalabilir.

St. John’s Wort (Hypericum perforatum –sarı kantaron) parasetamolün kan düzeylerini

azaltabilir.

Besinler ile birlikte alındığında parasetamolün emilim hızı azalabilir.

6 / 15

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: B

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Parasetamolün doğurganlık üzerine etkisi olduğuna dair kanıt bulunmamaktadır.

Yine de çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır.

Gebelik dönemi

MİNAFEN’in gebelikte kullanım güvenliliği belirlenmemiştir. Parasetamol plasentadan

geçer ve maternal konsantrasyona benzer bir fötal konsantrasyona ulaşır. Bununla

beraber, parasetamolün insan gebeliğindeki güvenliliği ile ilgili epidemiyolojik kanıtlar

bulunmaktadır. Örneğin anne adayının kısa süreli parasetamol kullanması teratojenik

etki oluşturmamıştır.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik / embriyonal / fötal gelişim / doğum ya

doğum

sonrası

gelişim

ilgili

olarak

doğrudan

dolaylı

zararlı

etkiler

olduğunu göstermemektedir.

Parasetamol için, gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin yeterli klinik veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik / embriyonal/ fötal gelişim / doğum ya

doğum

sonrası

gelişim

ilgili

olarak

doğrudan

dolaylı

zararlı

etkiler

olduğunu göstermemektedir.

Laktasyon dönemi:

Parasetamol anne sütüne geçer (650 mg oral dozun %1’inden daha azı). Ancak, emziren

anne

tarafından

terapötik

dozlarda

kullanılmasının

bebekte

risk

oluşturması

beklenmez.

Üreme yeteneği / Fertilite

Hayvanlarda yapılan kronik toksisite araştırmalarında parasetamolün testiküler atrofiye

neden

olduğu

spermatogenezi

inhibe

ettiği

bildirilmiştir.

İnsanlarda

fertilite

üzerindeki etkisini araştıran çalışma bulunmamaktadır.

7 / 15

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Bazı hastalarda parasetamol kullanımına bağlı olarak baş dönmesi veya somnolans

görülebilir. Parasetamol kullanan hastaların uyanık kalmalarını gerektiren faaliyetler

sırasında dikkatli olmaları gerekmektedir.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası yapılan araştırmalarda rapor edilen advers

etkiler aşağıdaki sıklık derecelerine göre listelenmiştir.

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100);

seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); Çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden

hareketle tahmin edilemiyor)

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın: Enfeksiyon (%2.9)

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Agranülositoz, trombositopeni (izole bildirimler)

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek: Erupsiyon, ürtiker

Sıklık

bilinmiyor:

Bronkospazm*,

anafilaktik

şok,

alerji

testi

pozitif**,

immun

trombositopeni***

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş ağrısı (%5.1), baş dönmesi (% 3.58), uyuklama (%6.97), parestezi (%5.4)

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın olmayan: Denge bozukluğu (%1)

Vasküler hastalıklar

Çok seyrek: Purpura

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar

Yaygın: Üst solunum yolu enfeksiyonu (%2.7)

8 / 15

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Bulantı (%2.3), diyare (% 4.7), dispepsi (%2.3), flatulans (%2.3), karın ağrısı

(%3.9), konstipasyon (%3.9), kusma (%7.8)

Yaygın olmayan: Gastrointestinal kanama (%0.13)

Hepatobiliyer hastalıklar

Çok yaygın: ALT üst sınırın üstünde (%17.4)

Yaygın: ALT üst sınırın 1.5 katı (%4.2)

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Seyrek: Deri döküntüsü, kaşıntı,ürtiker, alerjik ödem ve anjiyoödem, akut generalize

eksantematöz

püstülozis,

eritema

multiform,

Stevens-Johnson

sendromu

toksik

epidermal nekroliz (fatal sonuçlar dahil)

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Bilinmiyor:

Parasetamolün

terapötik

dozlarını

takiben

nefrotoksik

etkileri

yaygın

değildir.

Uzun süreli uygulamada papiller nekroz bildirilmiştir.

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Yüz ödemi (%4.5)

Yaygın olmayan: Periferik ödem (%1)

Çok seyrek: Ateş, asteni

Cerrahi ve tıbbi prosedürler

Yaygın olmayan: Post-tonsillektomi kanaması (%0.5)

Yaygın: Post-ekstraksiyon kanaması (%3.3).

*Bronkospazm: Asetilsalisilik aside duyarlı astımlı hastaların %20’sinde görülür

**Parasetamol ile oral provokasyon testi: Parasetamolle ilişkili alerjik semptomları

(erüpsiyon, ürtiker, anafilaksi) olan hastaların %15.5’ unda pozitiftir.

***İmmun trombositopeni: Parasetamol ve parasetamol sülfat varlığında antikorlar

trombositlerin GPIIb/IIIa ve GPIb/IX/V reseptörlerine bağlanır. Parasetamol tedavisinin

kesilmesi

parasetamolün

plasebo

nonsteroidal

antiinflamatuvar

ilaçlar

karşılaştırıldığı 2000 hastayı kapsayan bir literatür taramasında parasetamol ile plasebo

9 / 15

arasında

istenmeyen

etkilerin

sıklığı

tedaviyi

bırakma

yönünden

fark

görülmemiştir. Parasetamol ile nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçların karşılaştırıldığı

2100 hastayı kapsayan ikinci bir literatür taramasında parasetamol grubunda ilacın

etkisinin yetersiz olması nedeniyle tedaviyi bırakma daha sık gözlenmiştir. Parasetamol

tedavisi gören her 10 hastadan biri tedaviyi yarıda kesmiş, ayrıca her 15 hastadan biri

ilacın etkisini yetersiz bulduğu için tedaviyi kesmiştir. NSAİİ’lar ile karşılaştırıldığında

istenmeyen etkiler nedeni ile tedaviyi bırakma oranı daha düşüktür. Klinik laboratuvar

değerlendirmeleri

klinik

araştırmalarda

terapötik

dozlarda

kullanılan

parasetamolün

istenmeyen etkileri ve laboratuvar değerlerindeki değişmeler plasebonunkilerden farksız

bulunmuştur.

Karaciğer

fonksiyonu

ilgili

biyokimyasal

değerlerdeki

değişmeler

ilacın

toksik

dozlarda

alındığını

gösterir.

İlaç

toksik

dozlarda

alınmışsa

aspartat

aminotransferaz (AST) ve alanin aminotrasferaz (ALT) 24 saat içinde yükselmeye

başlar ve 72 saat sonra doruğa erişir. Bunlardan herhangi birinin 1000 ünitenin üstüne

yükselmesi hepatotoksisite için tanımlayıcıdır. Bunların yanı sıra bilirubin ve kreatinin

yükselir,

glukoz

düşer.

Arteriyel

pH’nın

7.30

altına

düşmesi,

kreatininin

mg/dL’nin üstüne çıkması, protrombin zamanının 100 saniyeden fazla uzaması ve

serum laktat düzeyinin 3.5 milimol/L’nin üstüne çıkması prognozun iyi olmadığını

gösteren belirtilerdir. Parasetamolun advers ve toksik etkilerine karşı cinsiyet, ırk, boy,

ağırlık, vücut yapısı, yaşam şekli ve yerine bağlı duyarlılık farkları bildirilmemiştir.

Bunların dışında parasetamolün toksik etkilerine karşı duyarlılığı arttıran risk faktörleri

ilaç etkileşimleri bölümünde yer almaktadır (Bkz. 4.5).

6 yaşından küçük çocuklar, parasetamolün toksik etkilerine daha az duyarlıdır. Bunda

glutatyon rezervlerinin ve detoksifikasyon hızının yüksek olmasının rolü olduğu ileri

sürülmüştür.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar/risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir advers reaksiyonu

Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35

99).

10 / 15

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

Yetişkinlerde 10 gram üzerinde kullanılması halinde toksisite gelişme olasılığı vardır.

Dahası, aşırı dozun zararı sirotik olmayan alkolik karaciğer hastalığı olanlarda daha

büyüktür. Çocuklarda aşırı dozu takiben gelişen karaciğer hasarı göreceli olarak daha

seyrektir.

Karaciğer

hücre

hasarı

birlikte

parasetamol

aşırı

dozajında

normal

erişkinlerde 2 saat civarında olan parasetamol yarılanma ömrü genellikle 4 saate veya

daha

uzun

sürelere

uzar.

C-aminopirinden

sonra

atılımında

azalma

bildirilmiştir.

plazma

parasetamol

konsantrasyonu

veya

yarılanma

ömrü

veya

konvansiyonel karaciğer fonksiyon testi ölçümlerine nazaran parasetamol aşırı dozajı ile

karaciğer hücre hasarı arasındaki ilişkiyi daha iyi gösterir.

Parasetamole

bağlı

fulminant

karaciğer

yetmezliğini

takiben

gelişen

akut

tübüler

nekrozdan dolayı böbrek yetmezliği oluşabilir. Bununla beraber, bunun insidansı başka

nedenlerden dolayı fulminant karaciğer yetmezliği olan hastalarla karşılaştırıldığında bu

grup hastalarda daha sık değildir. Seyrek olarak, ilaç aldıktan 2-10 gün sonra, sadece

minimal karaciğer toksisitesine karşın renal tübüler nekroz oluşabilir. Aşırı dozda

parasetamol almış bir hastada kronik alkol alımının akut pankreatit gelişmesine katkıda

bulunduğu

bildirilmiştir.

Akut

aşırı

doza

ilaveten,

parasetamolün

günlük

aşırı

miktarlarda alımından sonra karaciğer hasarı ve nefrotoksik etkiler bildirilmiştir.

Semptom ve belirtiler:

Solgunluk, anoreksi, bulantı ve kusma parasetamol doz aşımının sık görülen erken

semptomlarıdır.

Hepatik

nekroz

parasetamol

aşımının,

dozla

ilişkili

komplikasyonudur.

Hepatik enzimler yükselebilir ve protrombin zamanı 12 ila 48 saat içinde uzar, fakat

klinik semptomlar ilacın alımını takiben 1 ila 6 gün içinde belirgin olmayabilir.

Tedavi:

Hastayı gecikmiş hepatoksisiteye karşı korumak için parasetamol aşırı dozajı hemen

tedavi edilmelidir. Bunun için, absorbsiyonu azaltmayı (gastrik lavaj veya aktif kömür)

takiben

intravenöz

N-asetilsistein

veya

oral

metionin

vermek

gerekir.

Eğer

hasta

kusuyorsa veya aktif kömür ile konjugasyon yapılmışsa metionin kullanılmamalıdır.

Doruk

plazma

parasetamol

konsantrasyonları

aşırı

dozu

takiben

saate

kadar

gecikebilir.

nedenle,

hepatoksisite

riskini

belirlemek

için

plazma

parasetamol

düzeyleri ilaç alımından en az 4 saat sonrasına kadar ölçülmelidir. Ek tedavi (ilave oral

metionin veya intravenöz N-asetilsistein) kan parasetamol içeriği ve ilaç alımından beri

geçen süre ışığı altında değerlendirilmelidir.

11 / 15

Hepatik enzim indükleyici ilaçlar alan hastalarda, uzun süredir alkol bağımlısı olanlarda

veya kronik olarak beslenme eksikliği olanlarda N-asetilsistein ile tedavi eşiğinin %30-

50 düşürülmesi önerilir, çünkü bu hastalar parasetamolün toksik etkilerine karşı daha

duyarlı olabilirler. Parasetamol doz aşımını takiben gelişebilecek fulminant karaciğer

yetmezliği tedavisi uzmanlık gerektirir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Analjezikler

ATC kodu: N02BE01

Parasetamol, analjezik ve antipiretik bir ajandır. Parasetamolün terapötik etkilerinin,

siklooksijenaz enziminin inhibisyonu sonucu prostaglandin sentezinin inhibisyonuna

bağlı olduğu düşünülmektedir. Parasetamolün periferik siklooksijenaza oranla santral

siklooksijenaz

üzerine

daha

etkili

inhibitör

olduğunu

gösteren

kanıtlar

vardır.

Parasetamolün

analjezik

antipiretik

özellikleri

vardır

fakat

sadece

zayıf

anti-

enflamatuvar özellik gösterir. Bu durum, enflamatuvar dokuların diğer dokulara oranla

daha yüksek seviyelerde hücresel peroksidler içermesi ve bu hücresel peroksidlerin

parasetamolün siklooksijenaz inhibisyonunu önlemesiyle açıklanabilir.

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Emilim:

Parasetamolün absorpsiyonu başlıca ince barsaklardan pasif transfer ile olur. Gastrik

boşalma, oral uygulanan parasetamol absorpsiyonu için hız sınırlayıcı bir basamaktır.

Doruk plazma parasetamol konsantrasyonu formülasyona bağlı olarak genellikle oral

uygulamadan sonra 30 ila 90 dakika arasında meydana gelir. Parasetamol değişken bir

oranda

geçiş

metabolizmasına

uğradığı

için

oral

uygulamadan

sonra

sistemik

dolasımda

olarak

bulunmaz.

Erişkinlerdeki

oral

biyoyararlanımının

uygulanan

parasetamol miktarına bağlı olduğu görülmektedir. Oral biyoyararlanımı 500 mg’lık

dozdan sonra %63 iken, 1 veya 2 g (tablet formu) dozundan sonra yaklaşık %90’a

yükselir.

Dağılım:

Parasetamol birçok vücut sıvısına eşit miktarda dağılır; tahmini dağılım hacmi 0.95

l/kg’dır. Terapötik dozları takiben parasetamol plazma proteinlerine önemli oranda

bağlanmaz.

12 / 15

Çocuklardaki dağılım kinetiği (Vd/F) erişkinlerdekine benzerdir.

Biyotransformasyon:

Terapötik

dozlardan

sonra

parasetamolün

plazma

yarılanma

ömrü

1.5-2.5

saattir.

Parasetamol karaciğerde metabolize olur. İdrarla atılan majör metaboliti glukuronid ve

sülfat konjugatıdır. Uygulanan parasetamolün %10 kadarı minör bir yolla sitokrom P-

450 karma fonksiyonlu oksidaz sistemi (başlıca CYP2E1 ve CYP3A4) ile reaktif bir

metabolit olan asetamidokinona dönüşür. Bu metabolit hızla indirgenmiş glutatyon ile

konjuge

olur

sistein

merkaptürik

asit

konjugatları

şeklinde

atılır.

Büyük

miktarlarda parasetamol alındığında hepatik glutatyon azalabilir ve vital hepatoselüler

makromoleküllerine

kovalan

olarak

bağlanan

hepatosit

asetamidokinonun

aşırı

birikmesine yol açar. Bu da doz aşımı durumunda görülebilen hepatik nekroza yol açar.

Çocuklarda (3-10 yaş) ve yenidoğanlarda (0-2 gün) parasetamolün başlıca metaboliti

parasetamol sülfattır.

Eliminasyon:

dozu

(1000

i.v.)

takiben

parasetamolün

total

vücut

klerensi

yaklaşık

ml/dak/kg’dır. Parasetamolün renal klerensi idrar akış hızına bağlıdır, fakat pH’ya bağlı

değildir. Uygulanan ilacın %4’ten daha azı değişmemiş parasetamol halinde atılır.

Sağlıklı bireylerde terapötik dozun yaklaşık %85-95’i 24 saat içinde idrar ile atılır.

Parasetamolün total eliminasyon hızı açısından çocuklarla erişkinler arasında yaşla

ilişkili bir farklılık yoktur.

Doğrusallık ve Doğrusal Olmayan Durum:

Reaktif

parasetamol

metabolitlerinin

karaciğer

hücre

proteinlerine

bağlanması,

hepatoselüler

hasara

sebep

olur.

Terapötik

dozlarda,

metabolitler,

glutatyon

tarafından

bağlanır

nontoksik

konjugatlar

oluştururlar.

Ancak

masif

aşımı

halinde, karaciğerin (glutatyon oluşumunu kolaylaştıran ve teşvik eden) SH-donörleri

deposu

tükenir;

ilacın

toksik

metabolitleri

karaciğerde

birikir

karaciğer

hücre

nekrozu gelişir ve bu

da, karaciğer fonksiyonunda bozulmaya ve giderek hepatik

komaya kadar ilerler.

Pozolojiye uygun kullanıldığında farmakokinetiği doğrusaldır.

13 / 15

Hastalardaki karakteristik özellikler

Renal yetmezlikte farmakokinetik: 2-8 saatler arasında ortalama plazma yarılanma ömrü

normal ve böbrek yetmezliği olan hastalarda aynıdır, fakat 8-24 saatler arasında böbrek

yetmezliğinde eliminasyon hızı azalır. Kronik renal yetmezlikte glukuronid ve sülfat

konjugatlarında belirgin birikme olur. Ana bileşiğin kısıtlı rejenerasyonuyla kronik

böbrek yetmezliği olan hastalarda biriken parasetamol konjugatlarında bir miktar ekstra

eliminasyon

oluşabilir.

Kronik

böbrek

yetmezliğinde

parasetamol

aralıklarını

uzatmak tavsiye edilir. Hemodiyalizde parasetamol plazma düzeyleri azalabileceğinden

terapötik kan düzeylerini korumak için ilave parasetamol dozları gerekebilir.

Hepatik

yetmezlikte

farmakokinetik:

Hafif

karaciğer

hastalığı

olan

hastalardaki

ortalama plazma yarılanma ömrü normal bireylerdekine benzerdir, fakat ciddi karaciğer

yetmezliğinde

önemli

derecede

uzar

(yaklaşık

%75).

Bununla

beraber,

yarılanma

ömrünün

uzamasının

klinik

önemi

açık

değildir;

çünkü

karaciğer

hastalığı

olan

hastalarda

ilaç

birikmesi

hepatoksisite

olduğu

kanıtlanmamış

glutatyon

konjugasyonu azalmamıştır. Kronik stabil karaciğer hastalığı olan 20 hastaya 13 gün

günde 4 g parasetamol verilmesi karaciğer fonksiyonunda bozulmaya yol açmamıştır.

Hafif karaciğer hastalığında önerilen dozlarda alındığında parasetamolün zararlı olduğu

kanıtlanmamıştır. Bununla beraber, şiddetli karaciğer hastalığında, plazma parasetamol

yarılanma ömrü önemli derecede uzamıştır.

Yaşlılarda farmakokinetik: Genç ve yaşlı sağlıklı denekler arasında farmakokinetik

parametrelerde gözlenen farklılıkların klinik olarak önemli olduğu düşünülmemektedir.

Bununla beraber serum parasetamol yarılanma ömrünün belirgin derecede arttığını

(yaklaşık %84) ve parasetamol klerensinin zayıf, hareketsiz ve yaşlı hastalarda sağlıklı

genç kişilere nazaran azaldığını (yaklaşık %47) düşündüren kanıtlar vardır.

Çocuklarda farmakokinetik: Çalışmalar 0-2 gün arasındaki yeni doğanlarda ve 3-10 yaş

arasındaki çocuklarda parasetamol major metabolitinin parasetamol sülfat olduğunu

göstermiştir. Yetişkinlerdeki ve 12 yaş ve üzeri çocuklardaki veriler, major metabolitin

glukoronid konjugatı olduğunu göstermiştir. Bununla beraber, parasetamolün genel

eliminasyon hızında veya idrara geçen toplam ilaç miktarında yaşa ilişkin önemli

farklılıklar yoktur.

14 / 15

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Parasetamol erişkin sıçanlarda oral uygulama ardından hafif toksisite saptanmıştır.

Yavru sıçanlarda ise hepatik enzim sisteminin olgunlaşmamış olması nedeniyle daha

toksik

bulunmuştur.

Akut

toksisite

belirtileri

kusmaya

neden

olmuştur.

Kronik

uygulamada kilo artışında azalma, diürez, asidüri ve dehidratasyon ve enfeksiyona

duyarlılık gibi etkiler gözlenmiştir.

Sıçanlarda, hepatotoksik doz düzeyinde potansiyel bir genotoksisite gözlenmiş ve bu

bulgu doğrudan bir DNA hasarı olarak değil, hepatotoksisite/miyelotoksisitenin dolaylı

bir sonucu olarak açıklanmıştır.

İnsanlarda kapsamlı kullanımdan sonra embriyotoksik veya teratojenik riskte bir artış

gözlenmemiştir. Parasetamol hamilelik dönemlerinde de sıklıkla alınmakta olup, gerek

hamileliğin

seyri

gerekse

doğmamış

çocuk

üzerinde

herhangi

olumsuz

etki

görülmemiştir.

Hayvanlarda yapılan kronik toksisite araştırmalarında parasetamolün testiküler atrofiye

neden olduğu ve spermatogenezi inhibe ettiği bildirilmiştir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı Maddelerin Listesi

Sorbitol (%70)

Gliserin %99.5

Polietilen glikol 400

Karboksimetilselüloz sodyum

Çilek aroması

Tutti frutti aroması

Sitrik asit monohidrat

Sukraloz

Sodyum benzoat

Sodyum sitrat dihidrat

Saf su

15 / 15

6.2.

Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3.

Raf ömrü

24 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C

altındaki

sıcaklığında,

ışıktan

korunarak

saklanmalıdır.

Buzdolabında

saklamayınız.

Kullanmadan önce çok iyi çalkalanmalıdır.

MİNAFEN Şurup sulandırılmadan kullanılır.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

100 ve 150 mL’lik renkli cam şişelerde, karton kutuda

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

veya

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun

olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Drogsan İlaçları San. ve Tic. A.Ş.

Oğuzlar Mah. 1370. Sok. 7/3

06520 Balgat-ANKARA

8.

RUHSAT NUMARASI

170/47

9.

İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi : 22.08.1994

Ruhsat yenileme tarihi :

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

…/…/…

16-1-2018

Yunnan Feng Shi Ling capsules – counterfeit

Yunnan Feng Shi Ling capsules – counterfeit

Yunnan Feng Shi Ling capsules contain the undeclared substance paracetamol.

Therapeutic Goods Administration - Australia

27-2-2014

Paracetamol use during pregnancy

Paracetamol use during pregnancy

A new Danish study suggests a possible connection between mothers' use of paracetamol painkillers during pregnancy and the risk of developing disorders like ADHD (attention deficit hyperactivity disorder) in children.

Danish Medicines Agency

3-8-2012

Danish Pharmacovigilance Update, 21 June 2012

Danish Pharmacovigilance Update, 21 June 2012

Among the topics covered in this issue of Danish Pharmacovigilance Update are: Decrease in the number of intoxications and suicide attempts using drugs containing acetylsalicylic acid or paracetamol.

Danish Medicines Agency

30-8-2018

Consultation: Referral of proposed amendment to the current Poisons Standard to the meeting of the ACMS, March 2019

Consultation: Referral of proposed amendment to the current Poisons Standard to the meeting of the ACMS, March 2019

Advisory Committee on Medicines Scheduling to consider upscheduling of modified release paracetamol to 'Pharmacist Only'. Closing date 31 October 2018

Therapeutic Goods Administration - Australia

30-8-2018

Modified release paracetamol

Modified release paracetamol

Advisory Committee on Medicines Scheduling to consider upscheduling of modified release paracetamol to 'Pharmacist Only'

Therapeutic Goods Administration - Australia