MAJEZIK

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • MAJEZIK DUO 100 MG/8 MG 15 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • MAJEZIK DUO 100 MG/8 MG 15 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • intramuskuler, kombinasyonları

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Pasif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699536092157
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 02-05-2017
  • Son Güncelleme:
  • 19-01-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BĐLGĐSĐ

BEŞERĐ TIBBĐ ÜRÜNÜN ADI

MAJEZĐK ODT 100 mg ağızda dağılan tablet

KALĐTATĐF VE KANTĐTATĐF BĐLEŞĐM

Etkin madde:

Flurbiprofen 100.00 mg

Yardımcı maddeler:

Sodyum stearil fumarat

6.00 mg

Mannitol (60)

121.00 mg

Mannitol (DC 400) 35.00 mg

Sukraloz 3.00 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

FARMASÖTĐK FORM

Ağızda dağılan tablet

Beyaz renkli, bir yüzünde ODT baskılı dikdörtgen tabletler

KLĐNĐK ÖZELLĐKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit, bursit, tendinit, yumuşak doku yaralanmaları

ve dismenore tedavisinde endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/Uygulama sıklığı ve süresi:

Diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlarda (NSAĐĐ) olduğu gibi, istenmeyen etkileri en aza

indirebilmek için, her hastaya en düşük doz verilmeye çalışılmalıdır. Bu nedenle, MAJEZĐK

ODT ağızda dağılan tabletle yapılan başlangıç tedavisi gözlenerek doz ve sıklığı her bir

hastanın ihtiyaçlarına uyacak şekilde ayarlanmalıdır.

Tavsiye edilen günlük doz, bölünmüş dozlar halinde 150 mg - 200 mg’dır.

Semptomların şiddetine göre günlük doz toplam 300 mg’a çıkarılabilir.

Romatoid artrit veya osteoartrit bulgu ve semptomlarının giderilmesi için MAJEZĐK ODT’nin

tavsiye edilen dozu, günde iki, üç veya dört defaya bölünerek uygulanmak üzere günde

200 - 300 mg’dır.

Adet sancılarında, semptomların başlangıcında 100 mg, bunu takiben 4-6 saatte bir 50 mg -

100 mg uygulanır. Günlük maksimum doz 300 mg’dır.

Çoklu doz uygulamalarında tavsiye edilen en yüksek tek doz 100 mg’dır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda kullanımına dair veri mevcut değildir.

Geriyatrik popülasyon:

65 yaş üzeri hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Diğer NSAĐĐ ilaçlarda olduğu gibi yaşlı

hastalarda ülser, kanama, flatulans ve karın ağrısı gibi gastrointestinal komplikasyonlar genç

hastalara göre daha fazla görülmektedir.

4.3. Kontrendikasyonlar

MAJEZĐK

ağızda

dağılan

tablet,

flurbiprofene

hipersensitivitesi

olduğu

bilinen

hastalarda kontrendikedir.

MAJEZĐK ODT astım, ürtiker veya aspirin veya başka bir NSAĐĐ kullanımı sonrasında alerjik

tipte reaksiyonlar geçirmiş hastalarda kullanılmamalıdır. Bu gibi hastalarda NSAĐĐ’lere karşı

şiddetli, nadiren fatal, anafilaktik benzeri reaksiyonlar bildirilmiştir (bkz. Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri-Anafilaktoid reaksiyonlar ve önceden var olan astım).

MAJEZĐK ODT, aspirin triadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik

olarak, aspirin veya diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçları aldıktan sonra nazal polipli veya

polipsiz rinit veya şiddetli, potansiyel olarak fatal bronkospazm geçiren astımlı hastalarda

meydana gelir.

Aktif peptik ülser, ülseratif kolit ve Crohn’s hastalığı olan veya daha önce bu hastalıkları

geçirmiş hastalarda flurbiprofenin kullanımı kontrendikedir.

Şiddetli kalp yetmezliği, hepatik yetmezlik ve renal yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir.

Koroner

arter

by-pass

greft

operasyonu

geçirenlerde

ameliyat

öncesi

ağrı

kesici

olarak

kullanılması kontrendikedir.

Hamileliğin son trimesterinde kontrendikedir.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

MAJEZĐK

ODT’nin

COX-2

inhibitörleri

dahil

diğer

NSAĐĐ’lerle

birlikte

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Kardiyovasküler (KV) trombotik etkiler:

Bazı selektif COX-2 inhibitörü ya da non-selektif nonsteroid antiinflamatuvarlarla, 3 yıla

varan

klinik

araştırmalar,

ölümcül

olabilecek

derecede

ciddi

kardiyovasküler

trombotik

olaylarda, miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabileceğini göstermiştir.

Bilinen kardiyovasküler hastalığı olan hastalar daha büyük risk altında olabilir. MAJEZĐK

ODT ile tedavi edilen hastalarda kardiyovasküler advers olay riskini en aza indirmek için,

mümkün olan en kısa süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Daha önce kardiyovasküler

semptomlar yaşanmamış olsa bile, hekimler ve hastalar bu tür olayların ortaya çıkmasına karşı

tetikte

olmalıdır.

Hastalara,

ciddi

kardiyovasküler

toksisite

belirti

ve/veya

semptomları

hakkında ve meydana geldikleri takdirde yapılması gerekenler hakkında bilgi verilmelidir

(bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar)

Eşzamanlı aspirin kullanımının NSAĐĐ kullanımıyla ilişkili artmış ciddi KV trombotik olay

riskini

azalttığını

gösteren

tutarlı

kanıt

yoktur.

Aspirin

flurbiprofenin

eşzamanlı

kullanımı ciddi gastrointestinal olay riskini artırmaktadır (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri, Gastrointestinal (GĐ) etkiler – GĐ ülserasyon, kanama ve perforasyon

riski)

Yapılan iki büyük kontrollü klinik araştırma sonucuna göre, koroner arter bypass greft

uygulamasını takiben 10-14 gün arasında ağrı tedavisi için bir COX-2 selektif nonsteroid

antiinflamatuvar kullanımının miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artışa neden olduğu

gözlemlenmiştir (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Hipertansiyon:

Diğer tüm NSAĐĐ’lerde olduğu gibi, flurbiprofen de hipertansiyon oluşumuna veya daha önce

mevcut hipertansiyonun kötüleşmesine ve bu iki durum da kardiyovasküler olaylar riskinin

artmasına neden olabilir. Flurbiprofen de dahil, NSAĐĐ’ler hipertansiyonlu hastalarda dikkatli

kullanılmalıdır. Flurbiprofen tedavisi başlangıcında ve tedavi seyri boyunca kan basıncı

yakından izlenmelidir.

Gastrointestinal (GĐ) etkiler - GĐ ülserasyon, kanama veya perforasyon riski:

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar uygulanan hastalarda, semptomları olsun veya olmasın

herhangi bir zamanda mide, ince barsak veya kalın barsakta inflamasyon, kanama, ülserasyon

veya perforasyon gibi fatal olabilen ciddi GĐ toksisite meydana gelebilir. Dispepsi gibi hafif

üst GĐ sorunlar yaygındır ve tedavi sırasında herhangi bir zamanda yaşanabilir. Bu yüzden,

önceden GĐ semptomlar yaşanmamış olsa bile hekim ve hastalar ülserasyon veya kanama

durumuna karşı tetikte olmalıdır. Hastalara, ciddi GĐ toksisitesinin belirti ve/veya semptomları

ve meydana geldikleri takdirde yapmaları gerekenler hakkında bilgi verilmelidir. Periyodik

laboratuvar

gözlemlerinin

yararı

henüz

kanıtlanmamış

olmakla

birlikte

yeteri

kadar

değerlendirme de yapılmamıştır. Nonsteroid antiinflamatuvar bir ilaçla tedavi sırasında ciddi

bir GĐ advers olay geliştiren her beş hastadan yalnızca biri semptomatiktir. Nonsteroid

antiinflamatuvar ilaçlar nedeniyle üst GĐ ülser, büyük kanama veya perforasyonların, 3 ila 6

ay süreyle tedavi edilen hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl tedavi gören hastalarınsa yaklaşık

%2 ila %4’u arasında meydana geldiği görülmektedir. Bu eğilimlerin zaman içinde sürmesi,

hastanın

tedavinin

herhangi

safhasında

ciddi

olay

geliştirme

olasılığını

artırmaktadır. Ne var ki, kısa süreli tedavi dahi risksiz değildir.

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, önceden ülser hastalığı veya GĐ kanaması hikayesine

sahip hastalara reçetelenirken son derece dikkatli olunmalıdır.

Fatal

olaylar

hakkındaki

spontan

raporların

çoğu

yaşlı

zayıf

bünyeli

hastalarda

görülmektedir; bu nedenle bu popülasyonda tedavi yaparken özellikle dikkatli olmak gerekir.

Advers bir GĐ olayın potansiyel riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa

süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Yüksek risk grubundaki hastalarda, nonsteroid

antiinflamatuvar ilaçlar içermeyen alternatif tedaviler dikkate alınmalıdır.

Yapılan çalışmalar, nonsteroid antiinflamatuvar ilaç kullanan, önceden peptik ülser ve/veya

GĐ kanama hikayesine sahip hastaların, bu risk faktörlerine sahip olmayan hastalara kıyasla

GĐ kanama geliştirme riskinin 10 kat fazla olduğunu göstermiştir. Ülser hikayesine

olarak,

yapılan

farmakoepidemiyolojik

çalışmalarda,

kanama

riskini

artırabilecek

aşağıdakiler gibi çok sayıda başka birlikte

tedavi ve komorbiditeye

yol açabilecek durum

tanımlanmıştır:

oral

kortikosteroidlerle

tedavi,

antikoagülanlarla

tedavi,

nonsteroid

antiinflamatuvar ilaçlarla tedavinin uzaması, sigara içmek, alkol bağımlılığı, ilerlemiş yaş

ve genel sağlık durumunun kötü olması.

Anafilaktoid reaksiyonlar:

Diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi, flurbiprofen ağızda dağılan tablete

önceden bilinen bir

maruziyeti

olmayan

hastalarda

anafilaktoid

reaksiyonlar

meydana

gelebilir.

Aspirin

triadı

olan

hastalara

flurbiprofen

verilmemelidir.

semptom

kompleksi tipik olarak, nazal polipli ya da polipsiz rinit geçiren veya aspirin ya da diğer

NSAĐ

ilaçları

aldıktan

sonra

şiddetli

potansiyel

olarak

fatal

olabilen

bronkospazm

sergileyen astımlı hastalarda ortaya çıkar. (bkz. Kontrendikasyonları, Özel kullanım uyarıları

ve önlemleri - Önceden

olan

astım).

Anaflaktoid

reaksiyon

meydana

geldiği

takdirde, hastaya derhal acil tedavi uygulanmalıdır.

Hepatik etkiler:

Flurbiprofen de dahil olmak üzere nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaç

alan

hastaların

kadarında

veya

daha

fazla

karaciğer

testinde

sınır

seviyede

yükselmeler

meydana

gelebilir. Bu laboratuvar anomalileri ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya tedaviye devam

edildiğinde

kendiliğinden

geçebilir.

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlarla

yapılan klinik

çalışmalarda, hastaların yaklaşık %1’inde ALT ve AST’de anlamlı yükselmeler (normalin

üst limitinin yaklaşık üç veya daha fazla katında) bildirilmiştir. Ayrıca, bazıları ölümle

sonuçlanmak üzere sarılık, fulminant hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliği de

dahil şiddetli karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir.

Karaciğer

yetmezliğine

işaret

eden

belirti

ve/veya semptomlar

gösteren

veya karaciğer

test değerleri anormal olan bir hasta, MAJEZĐK ODT tedavisi sırasında daha şiddetli bir

karaciğer reaksiyonun gelişmesine karşı değerlendirilmelidir. Karaciğer hastalığına işaret

eden klinik belirti ve semptomların gelişmesi veya sistemik belirtilerin (örneğin, eozinofili,

döküntü, vb.) meydana gelmesi halinde, MAJEZĐK ODT tedavisi kesilmelidir.

Renal etkiler:

NSAĐ

ilaçların

uzun

süreli

kullanımı

renal

papiller

nekroz

diğer

renal

hasarlarla

sonuçlanmıştır. Diğer

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlarda

olduğu

gibi,

flurbiprofenin

uzun süreli uygulanması renal papiller nekroz ve renal medullada diğer değişikliklere yol

açmıştır.

Renal

prostaglandinlerin

renal

perfüzyonun

korunmasında

telafi

edici

oynadığı hastalarda ikinci bir renal toksisite şekli görülmüştür. Bu hastalarda bir nonsteroid

antiinflamatuvar ilacın uygulanması, prostaglandin oluşumunda ve ikincil olarak renal kan

akımında açık renal dekompansasyonu tetikleyebilecek doza bağımlı bir düşmeye

neden

olabilir. Bu reaksiyon açısından en büyük risk altında bulunan hastalar böbrek yetmezliği,

kalp

yetmezliği

veya

karaciğer

yetmezliği

olanların

yanısıra

diüretik

veya

inhibitörleri

kullananlar

yaşlılardır.

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaç

tedavisinin

kesilmesinden sonra, genelde tedavi öncesindeki duruma geri dönülür.

Klinik çalışmalarda, böbrek

yetmezliği olan

hastalarda

flurbiprofen eliminasyonun

yarı

ömründe

değişiklik

olmamıştır.

Flurbiprofen

metabolitlerinin

başlıca

eliminasyon

yolu

böbreklerdir. Orta ila şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda 4’-hidroksi-flurbiprofenin

eliminasyonunda azalma meydana gelmiştir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonlarında önemli

derecede azalma olan hastalarda, flurbiprofen metabolitlerinin birikmesini önlemek için

doz azaltımı gerekebilir. Bu gibi hastalar yakından izlenmelidir.

Đler

ş böbrek hastalığı:

Đler

ş böbrek hastalığına sahip hastalarda MAJEZĐK ODT tedavisi önerilmez. Ancak,

nonsteroid antiinflamatuvar

bir ilaçla

tedaviye

başlamak zorunluysa, hastanın

böbrek

fonksiyonlarının

yakından

takip

edilmesi

tavsiye

edilir

(bkz.

Özel

Uyarılar

Özel

Kullanım Tedbirleri- Renal Etkiler).

Hematolojik etkiler:

Flurbiprofen de dahil olmak üzere nonsteroid antiinflamatuvar ilaç alan hastalarda bazen

anemi görülür. Bunun nedeni sıvı retansiyonu, GĐ kan kaybı veya eritropoez üzerindeki

olarak

tanımlanamayan

etki

olabilir.

MAJEZĐK ODT

dahil

olmak

üzere

nonsteroid antiinflamatuvar

ilaçlarla

uzun

süreli

tedavi

gören

hastalar,

herhangi

anemi

belirti veya semptomu göstermeseler bile hemoglobin ve hematokrit seviyelerini

düzenli olarak kontrol ettirmelidirler.

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların bazı hastalarda trombosit agregasyonunu inhibe eden

kanama süresini uzattıkları gösterilmiştir.

Aspirinin tersine, bunların trombosit fonksiyonu

üzerindeki

etkileri

kalitatif

açıdan

daha

daha

kısa

süreli

geri dönüşümlüdür.

Flurbiprofen

genel

olarak

trombosit

sayısı,

protrombin

zamanı

(PT)

veya

parsiyel

tromboplastin zamanını

(PTT)

etkilemez. Önceden

koagülasyon bozukluğu olan ya

antikoagülan

kullanan

trombosit

fonksiyon

değişikliklerinden

advers

şekilde

etkilenebilecek hastalar MAJEZĐK ODT kullanımında dikkatle izlenmelidir.

Konjestif kalp yetmezliği ve ödem:

Prostaglandin sentezini inhibe ettiği bilinen diğer ilaçlarla olduğu gibi, flurbiprofen dahil

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlar

alan

bazı

hastalarda

sıvı

retansiyonu

ödem

gözlenmiştir.

nedenle,

MAJEZĐK

sıvı

retansiyonu,

hipertansiyon

veya

kalp

yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Önceden var olan astım:

Astım

hastalarının

aspirine

duyarlı

astımı

olabilir. Aspirine

duyarlı

astım

hastalarında

aspirin kullanımı, fatal olabilecek derecede şiddetli bronkospazma yol açabilir. Bu gibi

aspirine duyarlı hastalarda aspirin ve diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar arasında

bronkospazm da dahil olmak üzere çapraz reaksiyonlar bildirildiği için, aspirine bu çeşit bir

duyarlılığa sahip hastalar MAJEZĐK ODT kullanmamalı ve önceden var olan astımı olan

hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. ( bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar)

Görme değişiklikleri:

Flurbiprofen ve

diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların kullanımı sırasında görmede

bulanıklık ve/veya görmede azalma olan vakalar bildirilmiştir. Göz şikayetleri olan hastalar

göz muayenesinden geçmelidir.

Deri etkileri:

Flurbiprofen dahil nonsteroid antiinflamatuvarların kullanımına ilişkin çok seyrek olarak,

bazıları ölümcül olmak üzere, eksfoliyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu ve toksik

epidermal nekroliz gibi ciddi deri reaksiyonları rapor edilmiştir. Bu ciddi olaylar uyarı

olmaksızın oluşabilir. Hastalar ciddi deri reaksiyonlarının işaret ve semptomları konusunda

bilgilendirilmelidirler ve

deri

kızarıklığı

herhangi

aşırı

duyarlılık belirtisi ilk

meydana geldiğinde flurbiprofen kullanımı durdurulmalıdır.

Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve diğer bağ dokusu hastalıkları:

SLE ve karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda, aseptik menenjit riski artmıştır.

Laboratuvar testleri:

Ciddi

sistem

ülserasyonları

kanama,

uyarıcı

semptomlar

olmadan

ortaya

çıkabildiğinden,

hekimler

GĐ kanamanın

belirti

semptomları

açısından

hastaları

izlemelidirler.

Uzun dönemli

NSAĐ ilaç

tedavisi

gören hastaların

sayımı

biyokimya

profilleri

periyodik

olarak

kontrol

edilmelidir.

Eğer

karaciğer

renal

rahatsızlıkla uyumlu klinik belirti ve semptomlar gelişirse ya da sistemik belirtiler (ör.

eozinofili, döküntü, vb.) ortaya çıkarsa flurbiprofen kesilmelidir.

Bozulmuş kadın fertilitesi:

Flurbiprofen

kadın

fertilitesini

bozabilir.

nedenle

gebe

kalmak

isteyen

kadınlara

önerilmez.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda kullanımına dair veri yoktur.

Geriyatrik popülasyon:

Diğer nonsteroid inflamatuvarlarla olduğu gibi, yaşlıların (65 yaş ve üstü) tedavisi sırasında

dikkatli

olunmalıdır.

Yaşlı

hastalarda

ülserasyon,

kanama, gaz, şişkinlik

ve abdominal

ağrı gibi gastrointestinal şikayet daha fazladır. Gastrointestinal olayların potansiyel riskini

en aza indirmek için, mümkün olan en kısa süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır.

(bkz. bölüm 4.4- Özel kullanım uyarıları ve önlemleri- Gastrointestinal (GĐ) etkiler) Aynı

şekilde,

yaşlı

hastalar

renal

dekompansasyon

gelişme

riski

açısından daha

yüksek

risk

altındadırlar. (bkz. bölüm 4.4- Özel kullanım uyarıları ve önlemleri- Renal etkiler)

Böbrek ve karaciğer yetmezliğinde kullanım:

Veri mevcut değildir.

Bu tıbbi ürün her dozunda 23 mg’dan daha az sodyum ihtiva eder; içerdiği sodyum miktarı

göz önüne alındığında herhangi bir yan etki beklenmez.

Bu tıbbi ürün her dozunda 10 g’dan daha az mannitol içermektedir. Dozu nedeni ile herhangi

bir uyarı gerekmemektedir.

tıbbi

ürün

sukraloz

içerir.

Nadir

kalıtımsal

früktoz

intoleransı,

glikoz-galaktoz

malabsorpsiyon

veya

sükraz-izomaltaz

yetmezliği

problemi

olan

hastaların

ilacı

kullanmamaları gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

ADE-inhibitörleri ve ARB ler:

Mevcut

raporlarda,

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçların

ADE-inhibitörlerinin

antihipertansif

etkisini

azaltabileceği

belirtilmektedir.

etkileşim,

nonsteroid

antiinflamatuvar ilaçları

ADE-inhibitörleriyle

birlikte

almakta

olan hastalarda

dikkate

alınmalıdır. Renal bozukluğu olan hastalarda (örn. susuz kalan hastalar veya renal bozukluğu

olan

yaşlılar)

inhibitörü

anjiyotensin

antagonistleri

siklooksijenaz

inhibisyonuna neden olan ajanlarla birlikte uygulanması, genellikle geri dönüşümlü olan akut

böbrek yetmezliği de dahil olmak üzere,

renal

fonksiyonların

kötüye gitmesine

neden

olabilir. Bu etkileşimler flurbiprofeni ACE inhibitörleri ya da anjiyotensin II antagonistleri

ile beraber alan hastalar için dikkate alınmalıdır. Bu nedenle kombinasyon, özellikle yaşlı

hastalarda, dikkatle uygulanmalıdır. Hastalar yeterli derecede sıvı almalı ve kombinasyon

olarak

tedavinin

başlangıcında

daha

sonrasında

periyodik

olarak

renal

fonksiyonlar

izlenmelidir.

Antikoagülanlar:

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlarla birlikte varfarin alan hastalar, sadece her iki ilaçtan

birini kullananlara oranla daha büyük bir ciddi klinik kanama riski altındadır. Doktorlar,

varfarin veya diğer antikoagülanları kullanan hastalara MAJEZĐK ODT verirken dikkatli

olunmalıdır.

Aspirin:

Aspirinin

eşzamanlı

uygulanması,

serum

flurbiprofen

konsantrasyonlarını

düşürür.

etkileşimin klinik önemi bilinmemektedir; ancak, diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlarda

olduğu gibi, MAJEZĐK ODT ve aspirinin birlikte uygulanması önerilmemektedir.

Beta-adrenerjik blokör ajanlar:

Flurbiprofen propranololün hipotansif etkisini azaltmasına karşın atenololde böyle bir etki

görülmemiştir. Bu etkileşimin altında yatan mekanizma bilinmemektedir. Hem flurbiprofen

hem de bir beta-blokör alan hastalar, yeterli seviyede bir hipotansif etkinin elde edilmesi

açısından takip edilmelidir.

Diüretikler:

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar bazı hastalarda furosemid ve tiyazidlerin natriüretik

etkisini

azaltabilmektedir.

etki,

renal

prostaglandin

sentezinin

inhibisyonuna

dayandırılmıştır.

MAJEZĐK

birlikte

diüretik

ilaçlar

alan

hastalar,

böbrek

yetmezliği belirtileri açısından (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri -Renal etkiler) ve

istenen diüretik etkinin elde edildiğinden emin olmak amacıyla yakından izlenmelidir.

Lityum:

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlar

plazma

lityum

düzeylerinde

artışa,

renal

lityum

klirensinde ise azalmaya yol açmıştır. Minimum lityum konsantrasyonu %15 artmış ve

renal

klerens

oranında

azalmıştır.

etkiler,

renal

prostaglandin

sentezinin

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaç

tarafından

inhibisyonuna

dayandırılmıştır.

nedenle,

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlarla

lityum

birlikte

uygulandığında,

hastalar

lityum

toksisitesine karşı yakından izlenmelidir.

Metotreksat:

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçların,

tavşan

böbrek

kesitlerinde

metotreksat

birikimini

kompetetif

inhibe

ettikleri

rapor

edilmiştir.

durum,

ilaçların

metotreksatın

toksisitesini

artırabileceğine

işaret

ediyor

olabilir.

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlar

metotreksatla birlikte uygulandığında dikkatli olunmalıdır.

Kortikosteroidler:

Gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artma görülür.

Antiplatelet ajanlar ve selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’ler):

Gastrointestinal kanama riskinde artış

Simetidin, Ranitidin: Küçük fakat istatistiksel açıdan önemli bir artışın dışında, flurbiprofenin

farmakokinetiğini etkilememiştir.

Digoksin: Flurbiprofen ile digoksinin birlikte kullanılması her iki ilacın da kararlı durum

serum

konsantrasyonlarını

değiştirmemiştir.

Ancak

NSAĐĐ’

kalp

yetmezliğini

alevlendirebilir, GFR’nı azaltabilir ve glikozitlerin plazma düzeylerini arttırabilir.

Oral

hipoglisemik

ajanlar:

Flurbiprofen

hipoglisemik

ajanların

birlikte uygulanması

sırasında kan şekeri konsantrasyonlarında hafif bir düşme yaşanmış olsa da, hipoglisemiye

dair herhangi bir belirti veya semptoma rastlanmamıştır.

Kinolon

grubu

antibiyotikler:

Flurbiprofen

birlikte

alındığında

konvülziyon

riskini

arttırabilirler.

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar zidovudin, tiklopidin ve siklosporin ile birlikte

uygulandığında nefrotoksisite ve hematolojik toksisite riskinde artış izlenebilir.

Takrolimus: NSAĐ ilaçlarla takrolimus beraber kullanıldığında nefrotoksisite riskinde artış

izlenebilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

Veri mevcut değildir.

Geriyatrik popülasyon:

Veri mevcut değildir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi 1. ve 2. trimesterde C, 3. trimesterde ise, D’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (kontrasepsiyon)

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik / ve – veya / embriyonal/fetal gelişim/ve-veya

doğum/ ve-veya doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz. kısım

5.3). Đnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Gebelik dönemi

Fare

tavşanlarda

yapılan

üreme

çalışmalarında

herhangi

gelişimsel

anomaliye

rastlanmamıştır. Ancak, hayvan üreme çalışmaları insanlarda meydana gelecek etkilerin

önceden görülmesi için her zaman yeterli olmayabilir. Gebe kadınlar üzerinde yapılmış

yeterli

kontrollü

çalışma

bulunmamaktadır.

MAJEZĐK

ODT’nin

sağlayacağı

potansiyel yarar, fetüs üzerindeki potansiyel riski karşılayabiliyor ise kullanılabilir.

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçların

fetal

kardiyovaskuler

sistem

(ductus

arteriosus’un

kapanması)

üzerindeki

kardiyopulmoner

toksisite,

renal

disfonksiyon

gibi

bilinen

etkilerinden dolayı, gebeliğin geç safhalarında (6.aydan itibaren) kullanımı kontrendikedir.

Üreme yeteneği/fertilite

Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlarla sıçanlar üzerinde yürütülen çalışmalarda, prostaglandin

sentezini inhibe ettiği bilinen diğer ilaçlarda olduğu gibi, distosi, doğumda gecikme

hayatta kalan yavru oranında düşme meydana gelmiştir. Flurbiprofenin gebe kadınlardaki

gebelik sonu ve doğum üzerindeki etkileri bilinmemektedir.

Laktasyon dönemi

Anne

sütü

plazmasındaki

flurbiprofen

konsantrasyonları,

flurbiprofen

mg/gün

kullanmakta

olan

annenin

sütünü

alan

bebeğin

günde

yaklaşık

olarak

0.10

flurbiprofen

alabileceğini

göstermektedir.

Prostaglandini

inhibe

eden

ilaçların

bebekler

üzerindeki olası advers etkileri nedeniyle, anneye olan yararı da hesaba katılarak emzirmeye

son verme veya ilacı kesme arasında bir karar verilmelidir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

NSAĐĐ kullananlarda

ilaç

alımından

sonra

halsizlik,

uyuklama,

huzursuzluk

görme

bozuklukları gibi yan tesirler görülebilir. Bu nedenle, bu tür etkiler oluştuğunda araç ve

makine kullanılmamalıdır.

4.8. Đstenmeyen etkiler

Đstenmeyen yan etkilerin sınıflandırılmasında aşağıdaki sistem kullanılmıştır:

Çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥1/100 ila <1/10), yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100), seyrek

(≥1/10.000 ila <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

Flurbiprofen

veya

diğer

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçları

kullanan

hastalarda

görülen

advers olaylar:

Yaygın†

Yaygın olmayan‡

Bilinmiyor‡

Kan ve lenf sistemi

hastalıkları

aplastik anemi

(agranülositoz ve

pansitopeni dahil)

hemoglobin ve

hematokrit değerlerinde

düşme

ekimoz/purpura

eozinofili

hemolitik anemi

demir eksikliği anemisi

lökopeni

trombositopeni

Lenfadenopati

Metabolizma ve

beslenme sistemi

hastalıkları

vücut ağırlığında

değişiklikler

hiperürisemi

Hiperkalemi

Sinir sistemi

hastalıkları

baş ağrısı

sinirlilik ve merkezi

sinir sisteminin (MSS)

uyarılmasının diğer

belirtileri (örneğin,

anksiyete, uykusuzluk,

reflekslerde artma,

tremor)

MSS inhibisyonundan

kaynaklanan

semptomlar (örneğin

amnezi, asteni,

depresyon, halsizlik,

somnolans)

baş dönmesi/vertigo

ataksi

serebrovasküler iskemi

konfüzyon

parestezi

seğirme

Konvülsiyon

serebrovasküler

olaylar

duygusal değişkenlik

hipertoni

menenjit

miyasteni

subaraknoid kanama

Göz hastalıkları

görmede değişiklikler

konjunktivit

korneal opasite

glokom

retinal kanama

retrobulbar norit

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

tinnitus

geçici işitme kaybı

Kardiyak

hastalıklar

konjestif kalp

yetmezliği

hipertansiyon

anjina pektoris

aritmi

miyokard enfarktüsü

Vasküler

hastalıklar

vasküler hastalıklar

vazodilatasyon

Solunum, göğüs

bozuklukları ve

mediastinal

hastalıklar

rinit

astım

epitaksis

parosmi

bronşit

dispne

hiperventilasyon

larenjit

pulmoner emboli

pulmoner enfarktüs

Gastrointestinal

hastalıklar

abdominal ağrı

kabızlık

ishal

dispepsi/mide

ekşimesi

karaciğer enzimlerinde

yükselme

mide gazı

GĐ kanama

bulantı

kusma

kanlı ishal

özofagus hastalığı

gastrik/peptik ülser

gastrit

sarılık (kolestatik ve

nonkolestatik)

hematemez

hepatit

stomatit/glossit

iştahta değişiklikler

kolesistit

kolit

ağızda kuruluk

inflamatuvar

barsak hastalıklarında

alevlenme

periodontal abse

ince barsakta kan ve

protein kaybına neden

olan inflamasyon

Deri ve deri altı

doku hastalıkları

döküntü

anjiyoödem

egzema

eksfoliyatif dermatit

fotosensitivite

kaşıntı

toksik epidermal

nekroliz

ürtiker

alopesi

ciltte kuruluk

herpes simpleks/

zoster

tırnak bozuklukları

terleme

Ürogenital sistem

hastalıkları

idrar yolu enfeksiyonu

belirti ve bulguları

hematüri

interstisyel nefrit

böbrek yetmezliği

menstrüel

düzensizlikler

prostat hastalığı

vajinal ve uterin

kanama

vulvovajinit

Genel bozukluklar

ödem

anafilaktik reaksiyon

ürperme

parozmi

ateş

tat almada

değişiklikler

† klinik çalışmalardan

‡ klinik çalışmalar, pazarlama sonrası deneyim veya literatürden

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlarla

akut

aşımı

sonrasında

beliren

semptomlar

genellikle letarji, uyuşukluk, bulantı, kusma ve epigastrik ağrıyla sınırlı olup, destekleyici

tedaviyle geri dönüşlüdür. Gastrointestinal kanama meydana gelebilir. Hipertansiyon, akut

böbrek yetmezliği, solunum depresyonu ve koma da meydana gelebilir, ancak nadirdir.

Nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçların

tedavide

kullanımı

sonrasında

anafilaktoid

reaksiyonlar bildirilmiş olup, bunlar doz aşımı sonrasında da meydana gelebilir.

Aşırı

dozda

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaç

alan

hastaya

semptomatik

destekleyici tedavi uygulanmalıdır. Spesifik antidotu yoktur. Semptomları olan veya çok

yüksek derecede bir doz alan (normal dozun 5 ila 10 katı) hastalarda, ilacın alımından

sonraki 4 saat içinde emezis ve/veya aktif kömür (yetişkinlerde 60 ila100 g arası, çocuklarda

g/kg)

ve/veya

ozmotik

katartik

endike

olabilir.

Proteinlere

yüksek bağlanma

oranı nedeniyle, zorlu diürez, idrar alkalileştirmesi, hemodiyaliz veya hemoperfüzyon yararlı

olmayabilir.

5. FARMAKOLOJĐK ÖZELLĐKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Non-selektif COX Đnhibitörleri

ATC kodu: M01AE09

MAJEZĐK

ağızda

dağılan

tablet,

antiinflamatuvar,

analjezik

antipiretik

etki

gösteren

nonsteroid

bir antiinflamatuvar ilaç olan flurbiprofen içerir. Flurbiprofenin etki

mekanizması,

diğer

nonsteroid

antiinflamatuvar

ilaçlarda

olduğu

gibi,

tamamen

anlaşılamamış olup, prostaglandin sentetaz inhibisyonuyla ilgili olduğu düşünülmektedir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Flurbiprofen’in

ağızda

dağılan

tablet

formu,

standart

tablet

form

biyoeşdeğer

kabul

edilmektedir. Benzer miktar ve hızda absorpsiyon oranına sahiptir.

Emilim:

MAJEZĐK ODT

ağızda dağılan tablet

mg’da

bulunan

flurbiprofenin

ortalama

oral

biyoyararlanımı

oral çözeltiye nazaran %96’dır. Flurbiprofen çabuk ve nonstereoselektif

olarak

absorbe

edilir

plazma

konsantrasyonlarına

yaklaşık

saatte

ulaşılır.

Flurbiprofenin

gıda

veya

antasitlerle

birlikte

alınması

flurbiprofenin

absorpsiyon

hızını

değiştirebilse de absorpsiyon oranını değiştirmez.

Dağılım:

Hem R- hem de S-flurbiprofenin sanal dağılım hacmi (Vz/F) yaklaşık 0.12 L/Kg’dır. Her iki

flurbiprofen

enantiomeri

%99’un

üzerinde

oranla

albümin

başta

olmak

üzere

plazma proteinlerine bağlanır. Plazma proteinlerine bağlanma, tavsiye edilen dozlarla elde

edilen tipik ortalama kararlı durum konsantrasyonlarında (≤10 Tg/ml) nispeten sabittir.

Biyotransformasyon:

Đnsan

plazması

idrarında

çok

sayıda

flurbiprofen

metaboliti

saptanmıştır.

metabolitler

arasında

4'-hidroksi-flurbiprofen,

3',4'-dihidroksi-flurbiprofen,

3'-hidroksi-4'-

metoksi-flurbiprofen, bunların konjugatları ve konjüge flurbiprofen yer almaktadır. Diğer

arilpropiyonik

asit

türevlerinin

(örneğin,

ibuprofen)

aksine,

R-flurbiprofenin

flurbiprofene

metabolize

olması

minimal

düzeyde

gerçekleşmektedir.

Yapılan

vitro

çalışmalar,

sitokrom

P450

2C9’un

flurbiprofenin

metaboliti

olan

4'-hidroksi-

flurbiprofen’in

metabolizmasında

önemli

oynadığını

göstermiştir.

4'-hidroksi-

flurbiprofen metaboliti, havyan inflamasyon

modellerinde çok az antiinflamatuvar aktivite

göstermiştir.

Flurbiprofen,

metabolizmasını

değiştiren

enzimleri

indüklememektedir.

Bağlanmamış

durumdaki

flurbiprofenin

toplam

plazma

klirensi

stereoselektif

olmayıp,

terapötik aralıkta kullanıldığında flurbiprofenin klirensi dozdan bağımsızdır.

Eliminasyon:

Flurbiprofen kullanımı sonrasında flurbiprofenin %3’ten azı değişmeden idrarla atılır ve

idrarda elimine olan dozun yaklaşık %70’ini ana ilaç ve metabolitleri oluşturur. Renal

eliminasyon flurbiprofen metabolitlerinin önemli bir eliminasyon yolu olduğu için, orta ila

şiddetli

böbrek

yetmezliği

bulunan

hastalarda,

flurbiprofen

metabolitlerinin

birikimini

önlemek

amacıyla

ayarlaması

yapmak

gerekebilir.

S-flurbiprofenin

ortalama

terminal

yarı

ömürleri

(t½)

sırasıyla

saat

olup,

birbirleriyle

benzerdir.

Flurbiprofenin çoklu doz uygulaması sonrasında flurbiprofen birikimi çok az olmuştur.

Doğrusallık/ Doğrusal olmayan durum:

Doz oransallığı değerlendirilmemiştir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Karaciğer yetmezliği:

Flurbiprofen

eliminasyonunun

>%90

oranında

karaciğerden

metabolize

olarak

elimine

edilir, bu yüzden karaciğer hastalığı olan hastalarda karaciğer fonksiyonları normal olan

hastalara göre flurbiprofen dozlarının azaltılması gerekebilir. Ancak, R- ve S- flurbiprofenin

tek bir 200 mg flurbiprofen dozu uygulaması sonrasındaki farmakokinetiği, alkolik siroz

hastaları (N=8) ve genç sağlıklı gönüllülerde (N=8) benzer olmuştur.

Flurbiprofenin plazma proteinlerine bağlanışı, karaciğer hastalığı olan ve serum albümin

konsantrasyonları 3.1 g/dL’nin altında olan hastalarda azalabilir.

Böbrek yetmezliği:

Renal klerens flurbiprofen metabolitlerinin önemli bir atılım yolu olmasına rağmen,

değişmemiş

flurbiprofen

için

zayıf bir atılım

yoludur (toplam klerensin ≤%3’ü)

bağlanmamış R- ve S-flurbiprofenin klirensleri normal sağlıklı gönüllüler (N=6, 50 mg tek

doz)

böbrek

yetmezliği

olan

hastalar

(N=8,

insülin

klirensleri

mL/dak

arasında değişen, 50 mg çoklu doz) arasında önemli bir farklılık göstermemiştir.

Flurbiprofenin plazma proteinlerine bağlanışı, böbrek yetmezliği olan ve serum albümin

konsantrasyonları

g/dL’nin

altında

olan

hastalarda

azalabilir.

Flurbiprofen

metabolitlerinin eliminasyonu böbrek yetmezliği olan hastalarda azalabilir.

Flurbiprofen,

sürekli

ambülatuvar

peritoneal

diyalize

giren

hastalarda

kandan

ayrılarak

diyalizata önemli seviyede geçmez.

Pediyatrik popülasyon:

Flurbiprofen’in pediyatrik hastalardaki farmakokinetiği araştırılmamıştır.

Geriyatrik popülasyon:

çoklu

şeklinde

flurbiprofen

ağızda dağılan tablet

uygulanan

geriyatrik

artrit,

genç artrit hastaları ve sağlıklı bireylerde ilacın farmakokinetiği benzer

bulunmuştur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenisite,

reprodüktif

teratoloji

çalışmaları

yapılmıştır.

çalışmalarda

flurbiprofenin karsinojenik, teratojenik veya advers reprodüktif etkileri bulunmamıştır.

6. FARMASÖTĐK ÖZELLĐKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz

Mannitol

Kollidon

Nane aroması

Tutti furitti aroması

Sukraloz

Eudragit

Stearik asit

Kolloidal silikon dioksit

Sodyum stearil fumarat

6.2. Geçimsizlikler

Bilinen herhangi bir geçimsizliği bulunmamaktadır.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

15 ve 30 ağızda dağılan tablet içeren, soyulabilir Alüminyum folyo/PVC/PVDC blister ve

karton kutu ambalaj

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü” yönetmeliklerine uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHĐBĐ

Adı

: SANOVEL ĐLAÇ SAN. VE TĐC. A.Ş.

Adresi

: Đstinye Mahallesi, Balabandere Caddesi, No:14 34460 Sarıyer/Đstanbul

Tel No

: 0 212 362 18 00

Faks No

: 0 212 362 17 38

8. RUHSAT NUMARASI

2015/713

9. ĐLK RUHSAT TARĐHĐ/RUHSAT YENĐLEME TARĐHĐ

Đlk ruhsat tarihi: 08.09.2015

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENĐLENME TARĐHĐ

Bu ürünle ilgili güvenlik uyarısı bulunmamaktadır.

21-9-2018

Scientific guideline:  Reflection paper on the use of aminopenicillins and their beta-lactamase inhibitor combinations in animals in the European Union: development of resistance and impact on human and animal health, draft: consultation open

Scientific guideline: Reflection paper on the use of aminopenicillins and their beta-lactamase inhibitor combinations in animals in the European Union: development of resistance and impact on human and animal health, draft: consultation open

The objective of this document is to review available information on the use of aminopenicillins and their beta-lactamase inhibitor combinations in veterinary medicines in the EU, their effect on the emergence of antimicrobial resistance (AMR) and the potential impact of resistance on human and animal health. The document provides information for the risk profiling, as recommended by the Antimicrobial Advice ad hoc Expert Group (AMEG) of the EMA.

Europe - EMA - European Medicines Agency

21-5-2018

Prescription medicines: new or extended uses, or new combinations of registered medicines

Prescription medicines: new or extended uses, or new combinations of registered medicines

3 medicine registrations added

Therapeutic Goods Administration - Australia