LAMICTAL

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • LAMICTAL DC 5 MG COZUNUR 30 CIGNEME TABLETI
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • LAMICTAL DC 5 MG COZUNUR 30 CIGNEME TABLETI
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • karbamazepin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699522072569
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

LAMICTAL DC 5 mg çözünür / çiğneme tableti

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her tablet 5 mg lamotrijin içerir.

Yardımcı maddeler:

Sodyum nişasta glikolat

3 mg

Sakarin sodyum

1 mg

Diğer yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Çözünür çiğneme tableti.

Frenk üzümü kokulu, beyaz ile beyaza yakın tablet. İnce uzun, bikonveks tabletler. Tabletin

bir tarafında “GSCL2” baskısı, diğer tarafında “5” yazısı vardır. Tabletler hafif benekli

olabilir.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik endikasyonlar

Epilepsi

Çocuklarda (2 - 12 yaş arası)

LAMICTAL epilepsi tedavisinde, parsiyel nöbetlerde ve tonik-klonik nöbetleri ve Lennox-

Gastaut Sendromu ile ilişkili nöbetleri de içeren generalize nöbetlerde, ek-tedavi olarak

endikedir.

Ek tedavi sırasında epileptik kontrol sağlandıktan sonra beraberinde kullanılan antiepileptik

ilaçlar (AEİ’lar) bırakılabilir ve hastalar LAMICTAL monoterapisine devam edebilir.

LAMICTAL tipik absans nöbetlerinin tedavisinde monoterapi olarak endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Hesaplanan lamotrijin dozu çocuklarda (sadece epileptik) veya karaciğer yetmezliği olan

hastalarda kullanım için tam tablet sayısına eşdeğer değilse uygulanacak doz daha düşük

miktarda ilaç içeren tam tablet sayısına eşitlenir.

Tedaviye yeniden başlama

Hekimler, daha önce herhangi bir nedenden dolayı LAMICTAL’i kesen hastalarda yeniden

LAMICTAL’e başlayacakları zaman idame doza kadar doz artırımına gerek olup olmadığını

değerlendirmelidir, çünkü ciddi döküntü riski yüksek başlangıç dozlarıyla ve LAMICTAL

için önerilen doz artırımının atlanmasıyla ilişkilidir (bk

z.

Bölüm 4.4). Bir önceki dozdan

sonra geçen süre ne kadar uzunsa, idame doza ulaşmak için gereken doz artırımı konusunda o

kadar fazla dikkat gereklidir. LAMICTAL’in kesilmesinden sonra geçen süre 5 yarı ömrü

geçerse ilaç miktarı uygun program doğrultusunda idame dozuna kadar artırılmalıdır (bkz

.

Bölüm 5.2).

Daha önceki LAMICTAL tedavisi döküntü nedeniyle kesilen hastalarda, potansiyel yararı,

riskinden açıkça daha fazla değilse, LAMICTAL’in yeniden başlanması önerilmemektedir.

Epilepsi

2 ila 12 yaş arasındaki adölesanslar ve çocuklarda önerilen doz arttırımı ve idame dozlar

Tablo 1’de verilmektedir.

LAMICTAL

monoterapisine

geçmek

için

beraberinde

kullanılan

antiepileptik

ilaçlar

bırakıldığında veya lamotrijin içeren tedavi rejimlerine diğer antiepileptik ilaçlar eklendiğinde

lamotrijin farmakokinetiği üzerine olabilecek etkiler dikkate alınmalıdır (bkz.

Bölüm 4.5).

Tipik absans nöbetinde monoterapi olarak lamotrijin başlanmasında başlangıç dozu ilk iki

hafta için günde bir ya da iki kez uygulanmak üzere toplam 0.3 mg/kg/gün olup sonraki 2

hafta günde bir ya da iki kez uygulanmak üzere toplam 0.6 mg/kg/gün doz ile sürdürülür.

Ardından doz her 1-2 haftada olmak üzere en fazla 0.6 mg/kg artırılarak optimal doza ulaşılır.

Genellikle optimal yanıtın alındığı idame dozu günde 1 ya da iki kez olmak üzere toplam 1-

10 mg/kg/gün olmaktadır; tipik absans nöbeti olan bazı hastalarda istenen yanıtın alınması

için daha yüksek dozlar gerekebilir.

Valproatı tek başına veya başka herhangi bir antiepileptik ilaçla birlikte alan hastalarda,

LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir kez 0.15 mg/kg/gün, sonraki iki hafta

için günde bir kez 0.3 mg/kg/gün'dür. Daha sonra optimal cevabı alana kadar doz her 1 - 2

haftada

maksimum

mg/kg

artırılmalıdır.

Optimal

cevabı

almak

için

idame

dozu

maksimum 200 mg/gün olmak üzere günde bir kez veya iki doza bölünmüş olarak 1-5

mg/kg/gün'dür.

Diğer antiepileptik ilaçlarla (valproat hariç) veya antiepileptik ilaçlar olmaksızın lamotrijin

glukuronidasyonunu indükleyen antiepileptik ilaçları veya diğer ilaçları (bkz

.

Bölüm 4.5)

birlikte alan hastalarda, LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için iki doza bölünmüş

olarak 0.6 mg/kg/gün, sonraki iki hafta için iki doza bölünmüş olarak 1.2 mg/kg/gün'dür.

Daha sonra, optimal

cevabı alana kadar doz

her 1

- 2 haftada maksimum 1.2 mg/kg

artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu maksimum 400 mg/gün olmak üzere iki

doza bölünmüş olarak 5 - 15 mg/kg/gün'dür.

Lamotrijin glukuronidasyonunu belirgin olarak indüklemeyen veya inhibe etmeyen ilaçları

alan hastalarda, LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir kez veya iki doza

bölünmüş olarak 0.3 mg/kg/gün, sonraki iki hafta için günde bir kez veya iki doza bölünmüş

olarak 0.6 mg/kg/gün’dür. Daha sonra optimal cevabı alana kadar doz her 1 - 2 haftada

maksimum 0.6 mg/kg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu maksimum 200

mg/gün olmak üzere günde bir kez veya iki doza bölünmüş olarak 1 - 10 mg/kg/gün’dür.

Terapötik dozun devam ettiğinden emin olmak için çocuğun ağırlığı izlenmeli ve ağırlık

değiştikçe doz gözden geçirilmelidir.

Tablo 1: Epilepsi tedavisi gören 2-12 yaş arası çocuklar için kombine ilaç tedavisinde önerilen

tedavi rejimi (mg/kg vücut ağırlığı/gün olarak toplam günlük doz)

Tedavi rejimi

Hafta 1 - 2

Hafta 3 - 4

İdame Dozu

Tipik absans nöbetinde

monoterapi

0.3 mg/kg

(günde bir kez

ya da iki doza

bölünmüş)

0.6 mg/kg

(günde bir kez

ya da iki doza

bölünmüş)

1 - 15 mg/kg

(günde bir kez ya da iki doz

bölünmüş)

İdame duruma ulaşmak doz için

optimal yanıt alınana kadar doz, her 1

- 2 haftada maksimum 0.6 mg/kg/gün

artışlarla; maksimum idame doz

200 mg/gün olmak üzere arttırılabilir.

Valproat ile ek tedavi

(lamotrijin glukuronidasyon inhibitörü – bkz. Bölüm 4.5)

Bu doz rejimi, birlikte alınan

diğer ilaçlara bakılmaksızın

valproat ile kullanılmalıdır

0.15 mg/kg*

(günde bir

kez)

0.3 mg/kg

(günde bir

kez)

1 - 5 mg/kg

(günde bir kez veya iki doza

bölünmüş)

İdame duruma ulaşmak için optimal

yanıt alınana kadar doz, her 1 - 2

haftada maksimum 0.3 mg/kg/gün

artışlarla ; maksimum idame doz

200 mg/gün olmak üzere arttırılabilir.

Valproat olmadan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri ile ek tedavi

(bkz. Bölüm 4.5)

Bu doz rejimi valproat olmadan

aşağıdakilerle kullanılmalıdır:

Fenitoin

Karbamazepin

Fenobarbiton

Primidon

Rifampisin

Lopinavir/ritonavir

0.6 mg/kg/gün

(iki doza

bölünmüş)

1.2 mg/kg/gün

(iki doza

bölünmüş )

5 - 15 mg/kg

(Günde bir kez veya iki doza

bölünmüş)

İdame duruma ulaşmak için optimal

yanıt alınana kadar doz, her 1 - 2

haftada maksimum 1.2 mg/kg/gün

artışlarla ; maksimum idame doz

400 mg/gün olmak üzere arttırılabilir.

Valproat olmadan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri olmadan ek tedavi

(bkz. Bölüm 4.5)

Bu doz rejimi lamotrijinin

glukuronidasyonu-nu anlamlı

derecede inhibe etmeyen veya

indüklemeyen diğer ilaçlarla

birlikte uygulanmalıdır

0.3 mg/kg

(günde bir kez

veya iki doza

bölünmüş)

0.6 mg/kg

(günde bir kez

veya iki doza

bölünmüş)

1-10 mg/kg

(günde bir kez veya iki doza

bölünmüş)

İdame duruma ulaşmak için optimal

yanıt alınana kadar doz, her 1 - 2

haftada maksimum 0.6 mg/kg/gün

artışlarla ; maksimum idame doz

200 mg/gün olmak üzere arttırılabilir.

Lamotrijin ile farmakokinetik etkileşimi henüz bilinmeyen AEİ’ları alan hastalarda (bkz

.

Bölüm 4.5)

lamotrijin ile valproat birlikte alınırken önerilen tedavi rejimi uygulanmalıdır.

* Eğer valproat kullanan hastalarda hesaplanan günlük doz 1 mg veya fazla ama 2 mg’dan daha az ise, ilk iki

haftada iki günde bir Lamictal 2 mg tablet alınabilir. Eğer valproat kullanan hastalarda hesaplanan günlük doz

1 mg’ın altında ise Lamictal verilmemelidir.

Döküntü riski nedeniyle başlangıç dozu ve sonraki doz artırımı aşılmamalıdır (bkz.

Bölüm

4.4).

Terapötik dozun idame edildiğinden emin olmak için, çocuğun ağırlığı izlenmeli ve ağırlık

değişimi olması durumunda doz değerlendirilmelidir. 2 - 6 yaş arasındaki hastaların önerilen

en yüksek idame dozuna ihtiyaç duymaları beklenir.

Ek tedavi sırasında epileptik kontrol sağlandıktan sonra beraberinde kullanılan antiepileptik

ilaçlar (AEİ’lar) bırakılabilir ve hastalar LAMICTAL monoterapisine devam edebilir.

2 yaşın altındaki çocuklar:

Lamotrijin, 2 yaşın altındaki çocuklarda monoterapi veya 1 aylıktan daha küçük çocuklarda

ek tedavi olarak incelenmemiştir. Lamotrijinin 1 aylık ila 2 yaş arasındaki çocuklarda parsiyel

nöbetlerin ek tedavisinde güvenilirlik ve etkinliği gösterilmemiştir (bkz

.

Klinik Çalışmalar).

Bu nedenle, LAMICTAL’in 2 yaşın altındaki çocuklarda kullanılması önerilmemektedir

.

Uygulama sıklığı ve süresi:

Uygulama

sıklığı

süresi

hastaların

durumuna,

tedaviye

vereceği

yanıta

ilacın

monoterapi şeklinde veya başka ilaçlarla birlikte alınıp alınmayacağına bağlı olarak değişir.

Daha ayrıntılı bilgi için Tablo 1 ve 2’ ye bakınız.

Uygulama şekli:

LAMICTAL çözünür çiğneme tabletleri çiğnenebilir, az miktar su içinde (en az tableti

kaplayacak kadar) çözündürülebilir veya az miktar su ile bütün olarak yutulabilir.

Özel hasta popülasyonlarına ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

LAMICTAL böbrek yetmezliği olan hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır. Son aşamada

böbrek yetmezliği olan hastalar için, LAMICTAL başlangıç dozları, hastaların eş zamanlı

kullandığı ilaçlara dayandırılmalıdır; azaltılmış idame dozları, belirgin böbrek fonksiyon

bozukluğu olan hastalar için etkili olabilir (bkz

.

bölüm 4.4 ve 5.2).

Karaciğer yetmezliği:

Başlangıç, artırma ve idame dozları, genel olarak karaciğer bozukluğu orta derecede (Child-

Pugh derecesi B) olan hastalarda yaklaşık % 50 ve şiddetli (Child-Pugh derecesi C) olanlarda

yaklaşık % 75 azaltılmalıdır. Artırma ve idame dozları, klinik cevaba göre ayarlanmalıdır

(bkz

.

Bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon:

Epilepsi tedavisinde:

2 yaşın altındaki çocuklar:

2 yaşın altındaki çocuklarda LAMICTAL kullanımıyla ilgili henüz

yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Geriyatrik popülasyon (65 yaş üstü):

Önerilen şemadan farklı doz ayarlaması gerekmemektedir. Bu yaş grubunda lamotrijinin

farmakokinetiği,

yaşlı

olmayan

yetişkin

popülasyonundan

anlamlı

derecede

farklılık

göstermemektedir. (bkz. Bölüm 5.2).

Diğer:

Hormonal kontraseptif alan kadınlar:

Etinil östradiol/levonorgestrel (30 mikrogram/150mikrogram) kombinasyonunun kullanımı

lamotrijinin klerensini yaklaşık iki misli artırarak lamotrijin düzeylerinin azalmasına yol

açmaktadır. Titrasyonu takiben, maksimal bir terapötik yanıt için lamotrijinin daha yüksek

idame dozları (2 misli kadar) gerekebilir. İlaçsız haftada, lamotrijin düzeylerinde iki misli

artış gözlenmiştir. Dozla ilişkili advers olaylar göz ardı edilemez. Bu sebeple, ilk seçenek

tedavi

olarak,

ilaçsız

hafta

içermeyen

kontrasepsiyon

kullanılması

(örneğin

sürekli

hormonal konstraseptifler veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir (bkz Bölüm

4.4 ve 4.5).

a) Halen hormonal kontraseptifleri alan hastalarda LAMICTAL’e başlanması:

Oral kontraseptifin lamotrijinin klerensini artırdığı gösterilmişse de (bkz

.

Bölüm 4.4 ) sadece

hormonal

kontraseptif

kullanımına

dayanarak

LAMICTAL

için

önerilen

artırım

kılavuzunda ayarlama tavsiye edilmez. Doz değişimi LAMICTAL’in valproata (lamotrijin

glukuronidasyon

inhibitörü)

veya

lamotrijin

glukuronidasyon

indükleyicisine

eklenip

eklenmediğine

veya

LAMICTAL’in

valproat

veya

lamotrijin

glukuronidasyon

indükleyicisi

olmaksızın

eklenip

eklenmediğine

dayanarak

önerilen

kılavuzlara

göre

yapılmalıdır.

b) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicilerini

ALMAYAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin başlanması:

Çoğu durumda LAMICTAL idame dozunun iki misli kadar artırılması gerekecektir. (bkz

.

Bölüm

Bölüm

Hormonal

kontraseptif

kullanımına

başlanmasından

sonra

lamotrijin

dozunun

bireysel

klinik

yanıta

göre

hafta

artırılması

önerilmektedir.

Klinik

yanıt

daha

yüksek

artırımlarını

desteklemediği

sürece

artırımları bu hızı aşmamalıdır. Bazal lamotrijin konsantrasyonunun korunduğunu teyit etmek

açısından, hormonal kontraseptiflere başlamadan önce ve başladıktan sonra, serum lamotrijin

konsantrasyonlarının ölçülmesi düşünülmelidir. Gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır. Bir

haftalık inaktif tedavi ("ilaçsız hafta") içeren hormonal bir kontraseptif kullanan kadınlarda,

aktif tedavinin 3. haftasında, yani hap döngüsünün 15. günü 21. günü arasında, serum

lamotrijin düzeyi izlenmelidir. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak, ilaçsız hafta içermeyen

bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler veya hormonal

olmayan metotlar) değerlendirilmelidir (bkz Bölüm 4.4 ve 4.5).

c) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri

ALMAYAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin kesilmesi:

Çoğu durumda LAMICTAL idame dozunun %50 kadar azaltılması gerekecektir (bkz.

Bölüm

4.4 ve Bölüm 4.5). Klinik yanıt aksini gerektirmedikçe, günlük lamotrijin dozunun 3 haftalık

bir periyotta kademeli şekilde her hafta 50 ila 100 mg (bir haftada en fazla toplam günlük

dozun

%25’i

oranında)

düşürülmesi

önerilmektedir.

Bazal

lamotrijin

konsantrasyonunun

korunduğunu

teyit

etmek

açısından,

hormonal

kontraseptiflere

başlamadan

önce

başladıktan

sonra,

serum

lamotrijin

konsantrasyonlarının

ölçülmesi

düşünülmelidir.

haftalık inaktif tedavi ("ilaçsız hafta") içeren hormonal bir kontraseptif kullanmayı bırakmak

isteyen kadınlarda, aktif tedavinin 3. haftasında, yani hap döngüsünün 15. günü 21. günü

arasında, serum lamotrijin düzeyi izlenmelidir.

d) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri

ALAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin başlanması ve kesilmesi:

Lamotrijin için önerilen idame dozunda değişiklik yapılması gerekmeyebilir.

Atazanavir/ritonavir ile kullanım:

Lamotrijin mevcut atazanavir/ritonavir tedavisine eklendiğinde, lamotrijinin önerilen doz

artırma şemasında değişiklik yapılması gerekmemektedir.

İdame dozunda lamotrijin kullanırken glukuronidasyon indükleyici kullanmayan hastalarda

lamotrijin dozunun atazanavir/ritonavir eklendiğinde artırılması ya da kesildiğinde azaltılması

gerekebilir.

Lamotrijin

ayarlamasının

gerekliliğini

görmek

için,

atazanavir/ritonavir

tedavisinin başlamasından veya bırakılmasından önce ve 2 hafta içinde plazma lamotrijin

izlemesi yapılmalıdır (bkz. Bölüm 4.5).

Lopinavir/ritonavir ile kullanım:

Lamotrijin

mevcut

lopinavir/ritonavir

tedavisine

eklendiğinde,

lamotrijinin

önerilen

artırma şemasında değişiklik yapılması gerekmez.

İdame dozunda lamotrijin kullanırken glukuronidasyon indükleyici kullanmayan hastalarda

lamotrijin dozunun lopinavir /ritonavir eklendiğinde artırılması ya da kesildiğinde azaltılması

gerekebilir. Lamotrijin doz ayarlamasının gerekliliğini görmek için, lopinavir/ritonavir

tedavisinin başlamasından veya bırakılmasından önce ve 2 hafta içinde plazma lamotrijin

izlemesi yapılmalıdır (bkz. Bölüm 4.5).

4.3

Kontrendikasyonlar

LAMICTAL, lamotrijine veya ilacın bileşimindeki diğer maddelerden (bkz

.

Bölüm 6.1)

herhangi birine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Deri döküntüsü

LAMICTAL tedavisi başlangıcından sonra genellikle ilk 8 hafta içinde oluşan advers deri

reaksiyonları bildirilmiştir. Bu döküntülerin büyük kısmı hafif ve sınırlıdır, ancak hastaneye

yatırmayı ve LAMICTAL tedavisinin kesilmesini gerektiren ciddi döküntüler de bildirilmiştir.

Bunlar; Stevens Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) veya Eozinofili

ve Sistemik Semptomlarla Görülen İlaç Reaksiyonu (DRESS) gibi potansiyel olarak yaşamı

tehdit edici döküntüleri de içermekte olup, aşırı duyarlılık sendromu olarak bilinir. (bkz

.

Bölüm 4.8).

Tavsiye edilen mevcut LAMICTAL dozlarının kullanıldığı çalışmalara katılan yetişkinlerde

ciddi deri döküntüleri insidansı 500 epilepsi hastasında 1’dir. Bu vakaların yaklaşık yarısı

Stevens Johnson sendromu (1/1000).

Bipolar

bozukluğu

olan

hastalarda

yapılan

klinik

çalışmalarda,

ciddi

döküntü

insidansı

yaklaşık 1/1000’dir.

Çocuklarda ciddi deri döküntüleri riski yetişkinlerdekinden yüksektir.

Bazı çalışmalardan elde edilen mevcut veriler epileptik çocuklarda hastaneye yatma ile ilişkili

döküntü insidansının 1/300 ile 1/100 arasında olduğunu göstermektedir.

Çocuklarda, döküntünün ilk oluşumu enfeksiyon ile karıştırılabilir. Hekim, tedavinin ilk 8

haftasında döküntü semptomları ve ateş gelişen çocuklarda ilaç reaksiyonu olasılığını göz

önünde bulundurmalıdır.

Ayrıca genel döküntü riskinin aşağıdakilerle güçlü ilişkisi olduğu gösterilmiştir.

Yüksek

LAMICTAL

başlangıç

dozları

LAMICTAL

tedavisinde

önerilen

artırımının aşılması (bkz

.

Bölüm 4.2)

Beraberinde valproat kullanımı (bkz

.

Bölüm 4.2)

Diğer antiepileptik ilaçlara karşı allerji veya döküntü öyküsü olan hastaların tedavisinde de

dikkatli olmak gerekir. Zira LAMICTAL tedavisi sırasında ciddi olmayan döküntü sıklığı bu

hastalarda bu tür öyküsü bulunmayanlara göre yaklaşık üç kat daha sıktır.

Döküntü gelişen tüm hastalar (yetişkin ve çocuk) derhal değerlendirilmeli ve döküntünün

LAMICTAL’e

bağlı

olmadığı

açık

değilse

kullanımı

hemen

kesilmelidir.

Daha

önce

LAMICTAL

tedaviye

bağlı

döküntü

nedeniyle

tedavisi

kesilen

hastalarda

beklenen

yararları

riskinden

açık

olarak

fazla

değilse

tekrar

LAMICTAL

tedavisine

başlanması

önerilmez.

Eğer

hastada

LAMICTAL

kullanımı

birlikte

SJS,

veya

DRESS

gelişmişse, bu hastalarda hiçbir zaman LAMICTAL tedavisine yeniden başlanmamalıdır.

Döküntü; ateş, lenfadenopati, yüz ödemi ve kan ve karaciğer anormallikleri

ve aseptik

meninjit dahil çeşitli sistemik semptomlarla birlikte görülen aşırı duyarlılık sendromunun bir

parçası olarak da bildirilmektedir (bkz

.

Bölüm 4.8). Sendrom, klinik şiddet açısından geniş

bir yayılım gösterebilir ve nadiren dissemine intravasküler koagülasyona ve çoklu organ

yetmezliğine

neden

olabilir.

Dikkat

edilmesi

gereken

nokta,

döküntü

olmasa

dahi

aşırı

duyarlılığın erken belirtilerinin (örneğin ateş, lenfadenopati) olabileceğidir. Eğer bu gibi

belirtiler ve bulgular varsa hasta hemen değerlendirilmelidir ve eğer alternatif bir etiyoloji

mevcut değilse LAMICTAL kesilmelidir.

Aseptik menenjit olguların çoğunda ilaç kesildiğinde geri dönüşlüdür fakat bazı olgularda

tekrar lamotrijin başlandığında tekrarlamıştır. Tekrar lamotrijin başlanması semptomların

hızla ve sıklıkla daha şiddetli olarak tekrarlamasına yol açmıştır. Lamotrijin önceden aseptik

menenjit nedeniyle lamotrijin tedavisi kesilen hastalarda tekrar başlanmamalıdır.

Klinik olarak Kötüleşme ve İntihar riski

Epilepsi hastalarında depresyon ve/veya bipolar bozukluk semptomları meydana gelebilir;

epilepsi ve bipolar bozukluk hastalarında intihar riskinin arttığına ilişkin kanıt mevcuttur

.

Bipolar bozukluğu olan hastaların % 25 - 50’si en az bir kez intihar girişiminde bulunmuştur

ve bipolar bozukluk için LAMICTAL dahil ilaç alsın veya almasın depresif belirtilerin

kötüleşmesi ve/veya intihar düşüncesi ve davranışı (intihar eğilimi) ortaya çıkabilir. Epilepsi

hastalarının da intihar riskinin artmış olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır.

Anti epileptik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı bildirilmiştir.

Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi ve davranışı açısından yakından izlenmelidir. İntihar

düşüncesi

davranışı

ortaya

çıktığında,

hasta

hasta

yakınının

tıbbi

destek

alması

önerilmelidir.

Antiepileptik ilaçların (lamotrijin dahil) randomize plasebo kontrollü bir meta-analizi, ayrıca

intihar düşüncesi ve davranışında küçük ölçekli bir artış göstermiştir. Bu riskin mekanizması

bilinmemekte olup mevcut veriler lamotrijin için risk artışı olasılığını elimine etmemektedir.

Klinik

olarak

kötüleşme

(yeni

semptomların

gelişmesi

dahil)

ve/veya

intihar

düşüncesi/davranışı

oluşumu

görülen

hastalarda,

özellikle

semptomlar

şiddetliyse,

başlangıçta aniden oluştuysa veya hastanın gösterdiği semptomlardan biri değilse, tedavinin

kesilmesi ihtimali de dahil terapötik rejimin değiştirilmesi değerlendirilmelidir.

Hormonal kontraseptifler

Hormonal kontraseptiflerin LAMICTAL etkinliğine etkisi:

Etinil östradiol/levonorgestrel (30 mikrogram/150 mikrogram) kombinasyonunun lamotrijinin

klerensini

yaklaşık

misli

artırarak

lamotrijin

düzeylerinin

azalmasına

açtığı

gösterilmiştir (bkz

.

Bölüm 4.5 Lamotrijin düzeylerinde azalma, nöbet kontrolündeki kayıpla

ilişkilendirilmiştir. Titrasyonu takiben, maksimal bir terapötik yanıt için çoğu durumda daha

yüksek idame dozları (2 misli kadar) gerekecektir. Hormonal kontraseptifler bırakıldığında,

lamotrijin klerensi

yarılanabilir.

Lamotrajin konsantrasyonundaki

artışlar, doz ile ilişkili

advers reaksiyonlarla ilgili olabilir. Hastalar buna göre izlenmelidir.

Lamotrijin glukuronidasyon indükleyicisi almayan ve bir haftalık inaktif ilaç içeren (ör.

ilaçsız hafta) bir hormonal kontraseptif alan kadınlarda, inaktif ilaç haftasında lamotrijin

düzeylerinde kademeli olarak geçici artışlar meydana gelebilir (bkz Bölüm 4.2). Bu düzendeki

lamotrijin seviyelerindeki artışlar, advers etkiler ile ilişkili olabilir. Bu sebeple, ilk seçenek

tedavi

olarak,

ilaçsız

hafta

içermeyen

kontrasepsiyon

kullanılması

(örneğin

sürekli

hormonal konstraseptifler veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.

Klinisyenler

LAMICTAL

tedavisi

sırasında

hormonal

kontraseptiflere

başlayan

veya

durduran kadınların klinik tedavisini uygun şekilde yönetmelidir ve çoğu durumda lamotrijin

doz ayarlaması gerekecektir.

Diğer oral kontraseptifler ve hormon replasman tedavileri (HRT) çalışılmamıştır, ancak

bunlar da lamotrijinin farmakokinetiğini benzer şekilde etkileyebilir.

LAMICTAL’in hormonal kontraseptif etkinliğine etkisi:

16 sağlıklı gönüllüde yapılan bir etkileşim çalışması lamotrijin ve hormonal kontraseptif

(etinilöstradiol/levonorgestrel

kombinasyonu)

birlikte

uygulandığında,

levonorgestrel

klerensinde önemsiz artışlar ve serum FSH ve LH’da değişiklikler olduğunu göstermiştir

(bkz

.

Bölüm 4.5). Bu değişikliklerin overlerin ovülasyon aktivitesine etkisi bilinmemektedir.

Ancak, hormonal preparatlarla birlikte LAMICTAL alan bazı hastalarda bu değişikliklerin

kontraseptif etkinliğin azalmasına yol açma olasılığı göz ardı edilemez. Bu nedenle hastalar

beklenmeyen

kanamalar

gibi

menstrual

düzendeki

değişiklikleri

hemen

bildirmeleri

konusunda uyarılmalıdır.

Lamotrijinin organik katyonik taşıyıcı 2 (OCT 2) maddelerine etkisi

Lamotrijin OCT 2 proteinleri aracılığıyla bir renal tübüler sekresyon inhibitörüdür (bkz.

Bölüm 4.5). Bu nedenle esas olarak bu yol ile atılan bazı ilaçların plazma düzeylerinde artışa

yol açabilir. Lamotrijinin dofetilid gibi dar terapötik indekse sahip OCT 2 maddeleri ile

eşzamanlı kullanımı önerilmez.

Dihidrofolat redüktaz

Lamotrijin dihidrofolat redüktazın zayıf bir inhibitörüdür, bu nedenle uzun süreli tedavide

folat

metabolizmasıyla

etkileşim

gösterme

olasılığı

vardır.

Buna

rağmen,

LAMICTAL,

insanda

uzun

süreli

uygulama

sırasında,

hemoglobin

konsantrasyonunda,

ortalama

korpüsküler hacim (MCV) veya serum veya eritrosit folat konsantrasyonlarında bir yıla kadar

veya eritrosit folat konsantrasyonlarında beş yıla kadar belirgin değişiklikler oluşturmamıştır.

Böbrek yetmezliği

Son dönem böbrek yetmezliği olan bireylerde yapılan tek doz çalışmalarında lamotrijin

plazma konsantrasyonları anlamlı derecede değişmemiştir. Ancak, glukuronid metabolitinin

birikmesi

beklenebileceğinden,

böbrek

yetmezliği

olan

hastalar

tedavi

edilirken

dikkatli

olunmalıdır.

Lamotrijin içeren başka preparatları alan hastalar

LAMICTAL,

lamotrijin

içeren

başka

preparatla

tedavi

edilen

hastalara

doktora

danışmadan verilmemelidir.

Çocuklarda gelişim

Lamotrijinin çocuklarda büyüme, cinsel olgunlaşma ile bilişsel, duygusal ve davranışsal

gelişim üzerindeki etkisine dair veri bulunmamaktadır.

Epilepsi ile ilgili önlemler:

Diğer antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi LAMICTAL'in aniden kesilmesi nöbetlerin geri

dönmesini tetikleyebilir. Eğer güvenilirliği ilgilendiren bir nedenle (örneğin döküntü) ani ilaç

kesilmesi

gerekmiyorsa,

LAMICTAL

dozu

haftalık

sürede

kademeli

olarak

azaltılmalıdır.

Literatürde, status epileptikus dahil çok şiddetli konvülzif nöbetlerin rabdomiyolizis, çoklu

organ yetmezliği ve dissemine intravasküler koagülasyona neden olabileceğine dair raporlar

bulunmaktadır. Bunlar bazen ölümle sonuçlanabilir. Benzer vakalar LAMICTAL kullanımı

ile de oluşabilir.

Nöbet sıklığında düzelme yerine klinik olarak anlamlı bir kötüleşme görülebilir. Birden fazla

nöbet tipinin söz konusu olduğu hastalarda, bir nöbet tipindeki kontrolün gözlenen faydası,

başka bir nöbet tipinde gözlenen kötüleşme karşısında değerlendirilmelidir.

Myoklonik nöbetlerde lamotrijin ile kötüleşme olabilir.

Veriler, enzim indükleyicileri ile kombinasyondan alınan cevapların enzim indükleyiciler

hariç antiepileptik ilaçlar ile kombinasyona göre daha az olduğunu göstermektedir. Nedeni

bilinmemektedir.

Tipik

absans

nöbetleri

için

lamotrijin

kullanan

çocuklarda

ekililik

tüm

hastalarda

sürdürülemeyebilir.

Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında

“sodyum içermediği kabul edilebilir.”

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde yürütülmüştür.

UDP-glukuronil

transferazlar

lamotrijin

metabolizmasından

sorumlu

enzimler

olarak

belirlenmiştir. Lamotrijinin hepatik oksidatif ilaç metabolize edici enzimleri klinikte belirgin

olarak

inhibe

ettiğine

veya

indüklediğine

dair

herhangi

kanıt

bulunmamaktadır

lamotrijin

sitokrom

P450

enzimleri

tarafından

metabolize

olan

ilaçlar

arasında

etkileşme beklenmez. Lamotrijin kendi metabolizmasını indükleyebilirse de, bu etki önemli

oranda değildir ve belirgin klinik sonuçlara neden olması beklenmez.

Tablo 2. Diğer ilaçların lamotrijin glukuronidasyonu üzerine etkileri

Lamotrijin

glukuronidasyonunu

önemli

derecede inhibe eden ilaçlar

Lamotrijin glukuronidasyonunu önemli

derecede indükleyen ilaçlar

Lamotrijin glukuronidasyonunu

önemli derecede inhibe etmeyen

veya indüklemeyen ilaçlar

Valproat

Karbamazepin

Fenitoin

Primidon

Fenobarbiton

Rifampisin

Lopinavir/ritonavir

Atazanavir/ritonavir*

Etinilöstradiol/levonorgestrel

kombinasyonu**

Lityum

Bupropiyon

Olanzapin

Okskarbazepin

Felbamat

Gabapentin

Levetirasetam

Pregabalin

Topiramat

Zonisamid

Aripiprazol

Doz şeması için bkz. Bölüm 4.2 — Özel hasta popülasyonlarına ilişkin ek bilgiler

**Diğer oral kontraseptifler ve HRT tedavileri çalışılmamıştır, ancak bunlar lamotrijin

farmakokinetik parametrelerini benzer şekilde etkileyebilirler (bkz. Bölüm 4.2 - Özel

Hasta Popülasyonlarında LAMICTAL İçin Genel Doz Önerileri (Hormonal kontraseptif

kullanan kadınlarda dozlama); Bölüm 4.4 – Hormonal kontraseptifler).

Antiepileptik ilaçlarla etkileşim (bkz

.

Bölüm 4.2)

Lamotrijinin glukuronidasyonunu inhibe eden valproat, lamotrijin metabolizmasını azaltır ve

lamotrijinin ortalama yarı ömrünü yaklaşık iki kat artırır. Valproat ile eş zamanlı tedavi gören

hastalarda, uygun tedavi rejimi kullanılmalıdır (bkz.

Bölüm 4.2).

Hepatik ilaç metabolize edici enzimleri indükleyen belirli antiepileptik ilaçlar (örneğin

fenitoin,

karbamazepin,

fenobarbiton

primidon)

lamotrijinin

glukuronidasyon

metabolizmasını

indükler

lamotrijin

metabolizmasını

artırır.

Fenitoin,

karbamazepin,

feonbarbiton veya primidon ile eş zamanlı tedavi gören hastalarda, uygun tedavi rejimi

kullanılmalıdır (bkz

.

Bölüm 4.2).

Karbamazepin almakta olan hastalarda LAMICTAL tedavisinin başlangıcını takiben baş

dönmesi, ataksi, diplopi, bulanık görme ve bulantı gibi merkezi sinir sistemine ait bulgular

kaydedilmiştir. Bu bulgular genellikle, karbamazepin dozunun azaltılması ile ortadan kalkar.

Benzer bir etki lamotrijin ve okskarbazepin alan sağlıklı yetişkin gönüllülerdeki bir çalışmada

da görülmüştür, fakat doz azaltımı araştırılmamıştır.

Lamotrijinin

okskarbazepin

birlikte

verilmesi

durumunda,

lamotrijin

seviyelerinde

azalmayı gösteren literatür raporları bulunmaktadır. Ancak, sağlıklı yetişkin gönüllülerde 200

mg lamotrijin ve 1200 mg okskarbazepin kullanılan prospektif bir çalışmada, okskarbazepin

lamotrijin metabolizmasını ve lamotrijin de okskarbazepin metabolizmasını değiştirmemiştir.

Bu sebeple, okskarbazepin ile eş zamanlı tedavi gören hastalarda, valproat olmadan ve

lamotrijin glukronidasyonunun indükleyici olmadan lamotrijin ek tedavisi için tedavi rejimi

kullanılmalıdır (bkz

.

Bölüm 4.2).

Sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan bir çalışmada birlikte uygulanan felbamat (günde 2 kez

1.200

LAMICTAL’in

gün

boyunca

günde

lamotrijinin

farmakokinetiği üzerinde klinik olarak ilişkili bir etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır.

LAMICTAL’i tek başına veya gabapentin ile birlikte alan hastaların plazma seviyelerinin

retrospektif

analizlerine

dayanarak,

gabapentinin

lamotrijinin

görünen

klerensini

değiştirmediği görülmektedir.

Plasebo kontrollü klinik çalışmalar sırasında levetirasetam ve lamotrijin arasındaki olası ilaç

etkileşimi her iki ajanın da serum konsantrasyonlarının değerlendirilmesiyle belirlenmiştir. Bu

veriler

lamotrijinin

levetirasetamın

farmakokinetiğini

levetirasetamın

lamotrijinin

farmakokinetiğini etkilemediğini göstermiştir.

Lamotrijinin kararlı durum plazma konsantrasyonları pregabalinin birlikte uygulanmasından

(günde 3 kez 200 mg) etkilenmemiştir. Lamotrijin ve pregabalin arasında farmakokinetik

etkileşim bulunmamaktadır.

Topiramat

lamotrijinin

plazma

konsantrasyonlarında

değişime

açmamıştır.

LAMICTAL’in uygulanması topiramat konsantrasyonlarında % 15 artış ile sonuçlanmıştır.

Epilepsi hastalarında yapılan bir çalışmada 35 gün boyunca zonisamidin (200 – 400 mg/gün)

LAMICTAL (150 – 500 mg/gün) ile birlikte uygulanması, lamotrijinin farmakokinetiğini

anlamlı düzeyde etkilememiştir.

Diğer antiepileptik ilaçların plazma konsantrasyonlarında değişiklikler bildirilmiş olmasına

rağmen kontrollü çalışmalarda lamotrijinin birlikte uygulandığı antiepileptik ilaçların plazma

konsantrasyonlarını etkilediğine dair bir kanıta rastlanmamıştır.

İn vitro

çalışmalardan elde

edilen kanıtlar lamotrijinin protein bağlanma noktalarından diğer antiepileptik ilaçların yerine

geçmediğini göstermiştir.

Diğer psikoaktif ajanlarla etkileşmeler

20 sağlıklı deneğe altı gün süreyle günde iki kez verilen 2 g anhidröz lityum glukonattan

sonra

lityum

farmakokinetiği,

mg/gün

LAMICTAL’in

birlikte

verilmesiyle

değişmemiştir.

12 denekte çoklu oral bupropiyon dozları, tek doz LAMICTAL’in farmakokinetiği üzerine

istatistiksel olarak anlamlı etkilere yol açmamıştır ve sadece lamotrijin glukuronide ait eğri

altında kalan alanda hafif bir artışa neden olmuştur.

Sağlıklı yetişkin gönüllülerdeki bir çalışmada 15 mg olanzapin lamotrijinin C

maks

ve EAA

değerlerini sırasıyla % 20 ve % 24 azaltmıştır. Bu büyüklükte bir etkinin klinik olarak anlamlı

olması beklenmez. 200 mg Lamotrijin olanzapinin farmakokinetiğini etkilemez.

Günde 400 mg LAMICTAL’in çoklu oral dozlar halinde uygulanması 14 sağlıklı yetişkin

gönüllüde 2 mg risperidonun tek doz farmakokinetiği üzerinde klinik olarak anlamlı etki

göstermemiştir.

risperidonun

lamotrijin

birlikte

uygulanmasını

takiben

gönüllünün

12’sinde

somnolans

bildirilmiştir.

Buna

karşın

risperidon

başına

uygulandığında

hastanın

1’inde

somnolans

bildirilirken,

LAMICTAL

başına

uygulandığında bu etki bildirilmemiştir.

Bipolar I bozukluğu olan ve belirlenmiş lamotrijin (100 - 400 mg/gün) tedavisi gören 18

yetişkin içeren bir çalışmada 10 mg/gün olan aripiprazol dozu 7 günde hedef doza (30

mg/gün) çıkarılmış ve 7 gün daha tedaviye devam edilmiştir. Lamotrijinin ortalama C

maks

EEA değerlerinde yaklaşık %10 azalma gözlenmiştir. Bu etki büyüklüğünün klinik bir sonuca

yol açması beklenmemektedir.

In

vitro

inhibisyon

deneyleri,

lamotrijinin

primer

metaboliti

olan

2-N-glukuronidin

oluşumunun,

amitriptilin,

bupropiyon,

klonazepam,

haloperidol

veya

lorazepamla

enkübasyonu

minimal

olarak

etkilendiğini

göstermiştir.

İnsan

karaciğeri

mikrozomu

kullanılarak

yapılan çalışmalardan

elde

edilen

bufuralol metabolizması ile ilgili veriler,

lamotrijinin başlıca CYP2D6 tarafından elimine edilen ilaçların klerensini azaltmadığını

düşündürmüştür.

In vitro

deneylerin sonuçları, lamotrijin klerensinin, klozapin, fluoksetin,

fenelzin,

risperidon,

sertralin

veya

trazodon

tarafından

etkilenmesinin

olası

olmadığını

göstermektedir.

Hormonal kontraseptiflerle etkileşim

Hormonal kontraseptiflerin lamotrijin farmakokinetiği üzerine etkisi:

kadın

gönüllüdeki

çalışmada

mikrogram

etinilöstradiol/150

mikrogram

levonorgestrel

içeren

oral

kontraseptif

kombinasyonu,

lamotrijinin

oral

klerensinde

yaklaşık iki misli artışa neden olarak lamotrijin EAA ve C

maks

değerlerinde sırasıyla ortalama

% 52 ve % 39 azalmaya neden olmuştur. Serum lamotrijin konsantrasyonları inaktif ilaç

haftası süresince (“ilaçsız hafta”yı da içeren) yükselmiştir; inaktif tedavi haftası sonunda doz

öncesi konsantrasyonlara göre, kombine tedavi sırasındakinden yaklaşık iki misli yüksek

olmuştur (bkz

.

bölüm 4.4). Yalnızca hormonal kontraseptiflerin kullanımına dayalı olarak

lamotrijin için önerilen doz yükseltme kılavuzlarında ayarlamalar gerekli değildir; fakat çoğu

vakada hormonal kontraseptifler başlatılırken ya da kesilirken lamotrijinin idame dozunun

arttırılması ya da azaltılması gerekecektir (bkz. bölüm 4.2).

Lamotrijinin hormonal kontraseptif farmakokinetiğine etkisi:

16 kadın gönüllüdeki bir çalışmada, 300 mg lamotrijin kararlı durum dozunun kombine oral

kontraseptifin

etinilöstradiol

komponentinin

farmakokinetiğine

hiçbir

etkisi

olmamıştır.

Levonorgestrel komponentinin oral klerensinde, levonorgestrel EAA ve Cmaks değerlerinde

sırasıyla ortalama % 19 ve % 12 azalmaya yol açan önemsiz bir artış gözlenmiştir. Çalışma

sırasında

serum

FSH,

östradiol

ölçümleri

bazı

kadınlarda

overlerin

hormonal

aktivitesinde bir miktar baskılanmaya işaret etmişse de serum progesteron ölçümü 16 deneğin

hiçbirinde

ovülasyona

hormonal

kanıt

göstermemiştir.

Levonorgestrel

klerensinin

miktarda artışının ve serum FSH ve LH değişikliklerinin overlerin ovülasyon aktivitesi

üzerindeki

etkisi

bilinmemektedir

(bkz.

Bölüm

4.4).

mg/gün

dışındaki

lamotrijin

dozlarının

etkisi

çalışılmamıştır

diğer

kadın

hormon

preparatları

çalışmalar

yapılmamıştır.

Diğer ilaçlarla etkileşmeler

erkek

gönüllüdeki

çalışmada,

rifampisin

lamotrijinin

klerensini

artırmış

glukuronidasyondan

sorumlu

hepatik

enzimlerin

indüksiyonuna

bağlı

olarak

lamotrijin

yarılanma

ömrünü

azaltmıştır.

Birlikte

rifampisin

alan

hastalarda,

uygun

tedavi

rejimi

kullanılmalıdır (bkz

.

Bölüm 4.2)

Sağlıklı

gönüllülerde

yapılan

çalışmada

lopinavir/ritonavir

büyük

ihtimalle

glukuronidasyonu

indükleyerek

lamotrijinin

plazma

konsantrasyonlarını

yaklaşık

olarak

yarıya indirmiştir. Lopinavir/ritonavir ile birlikte tedavi gören hastalarda uygun tedavi rejimi

uygulanmalıdır (bkz

.

Bölüm 4.2).

Sağlıklı gönüllülerle yapılan bir çalışmada atazanavir/ritonavir (300 mg/100 mg) lamotrijinin

(tek 100 mg doz) plazma EAA ve Cmaks değerlerini sırasıyla yaklaşık %32 ve %6 oranında

düşürmüştür. Atazanavir/ritonavir ile birlikte tedavi gören hastalarda, uygun tedavi rejimi

kullanılmalıdır (bkz

.

Bölüm 4.2).

Lamotrijinin OCT 2 üzerindeki etkisini değerlendiren in vitro veriler lamotrijinin (N(2)-

glukuronid metabolitinin değil) klinik olarak anlamlı konsantrasyonlarda OCT 2 inhibisyon

potansiyelini

göstermiştir.

veriler

lamotrijinin

inhibitörü

olduğunu

göstermektedir (IC50 değeri 53.8 μM) (bkz. bölüm 4.4). Lamotrijinin, OCT2 substratı olan,

renal yolla atılan ürünlerle (metformin, gabapentin ve vareniklin gibi) birlikte kullanılması, bu

tıbbi ürünlerin plazma seviyelerinde artışa neden olabilir. Bunun klinik önemi tam olarak

tanımlanmamıştır, ancak bu tıbbi ürünleri birlikte kullanan hastalarda dikkatli olunmalıdır.

Laboratuvar testlerinde etkileşim

Lamotrijinin

özellikle

fensiklidin

(PCP)

olmak

üzere

bazı

idrarda

hızlı

ilaç

taraması

tayinlerinde yalancı pozitif sonuca yol açabildiği bildirilmiştir. Pozitif sonucun doğrulanması

için daha spesifik bir alternatif kimyasal yöntem kullanılmalıdır.

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik Kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar uzman tavsiyesi almalıdır. Bir kadın gebe

kalmayı planlarken antiepileptik tedavisi gözden geçirilmelidir. Epilepsi için tedavi edilen

kadınlarda, kadın ve doğmamış çocuk için ciddi sonuçlara sahip nöbet alevlenmelerine yol

açabileceğinden antiepileptik ilaç tedavisinin aniden kesilmesinden kaçınılmalıdır. Kombine

preparatlar

ilgili

antiepileptiklere

bağlı

olarak

monoterapiden

daha

yüksek

konjenital

malformasyon

riski

ilişkili

olabileceğinden

mümkün

olduğunda

monoterapi

tercih

edilmelidir.

Gebelik dönemi

Lamotrijinin

gebe

kadınlarda

kullanımına

ilişkin

yeterli

veri

mevcut

değildir.

İnsanlara

yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

LAMICTAL gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Gebeliğin ilk trimestri sırasında lamotrijin monoterapisine maruz kalan gebe kadınlara ilişkin

verilerin büyük kısmı (8700’den fazla), oral yarık dahil majör konjenital malformasyonlar

açısından riskte önemli bir artışı düşündürmemektedir. Hayvan çalışmaları gelişimsel toksisite

göstermiştir (bkz. bölüm 5.3).

LAMİCTAL ile tedavinin gebelik sırasında gerekli olduğu düşünülüyorsa, en düşük olası

terapötik doz önerilir.

Lamotrijin

dihidrofolik

asit

redüktaz

üzerinde

miktar

inhibe

edici

etkiye

sahip

olabileceğinden teoride folik asit düzeylerini azaltarak artmış embriyofötal hasar riskine yol

açabilir (bkz. bölüm 4.4). Gebelik planlanırken ve erken gebelik sırasında folik asit alımı

düşünülebilir.

Gebelik

sırasında

fizyolojik

değişiklikler

lamotrijin

düzeylerini

ve/veya

terapötik

etkiyi

bozabilir. Gebelik sırasında potansiyel nöbet kontrolü kaybı riski ile azalmış lamotrijin

plazma düzeylerine dair raporlar alınmıştır. Doğumdan sonra lamotrijin düzeyleri dozla

ilişkili advers olaylar açısından bir risk ile birlikte hızla artabilir. Bu nedenle, lamotrijin serum

konsantrasyonları gebelikten sonra, gebelik sırasında ve sonrasında, yine doğumdan hemen

sonra

izlenmelidir.

Gerekli

olduğunda

doz,

lamotrijin

serum

konsantrasyonu

gebelikten

önceki

aynı

düzeyde

tutulacak

şekilde

ayarlanmalı

veya

klinik

yanıta

göre

adapte

edilmelidir. Ayrıca, doğumdan sonra dozla ilişkili istenmeyen etkiler izlenmelidir.

Laktasyon dönemi

Lamotrijinin

anne

sütüne

oldukça

değişken

konsantrasyonlarda

geçtiği

bebeklerde

annedeki

düzeyin

yaklaşık

%50’sine

varan

total

lamotrijin

düzeylerine

neden

olduğu

bildirilmiştir.

nedenle

emzirilen

bazı

bebeklerde

lamotrijin

serum

konsantrasyonları

farmakolojik etkilerin meydana geldiği düzeylere erişebilir. Maruz kalan sınırlı bir grup

bebekte, advers etki gözlenmemiştir.

Emzirmenin potansiyel faydaları, bebekte oluşabilecek potansiyel advers etki riski karşısında

değerlendirilmelidir. Bir kadın lamotrijin ile tedavi sırasında emzirmeye karar verirse, bebek

advers etkiler için izlenmelidir.

Üreme yeteneği / Fertilite

Hayvan deneyleri, lamotrijin ile fertilite bozukluğu göstermemiştir (bkz Bölüm 5.3).

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler hakkında herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Gönüllülerle yapılan iki çalışmada LAMICTAL’in ince görsel motor koordinasyonu, göz

hareketleri, vücut sallanması ve subjektif sedatif etkiler üzerine olan etkilerinin plasebodan

farksız olduğu gösterilmiştir. LAMICTAL ile yapılan klinik çalışmalarda, baş dönmesi ve

diplopi gibi nörolojik özellik taşıyan advers olaylar bildirilmiştir. Bu nedenle, hastalar, araç

veya

makine

kullanmadan

önce

LAMICTAL

tedavisinin

kendilerini

nasıl

etkilediğini

görmelidir.

Epilepsi

Tüm antiepileptik ilaç tedavilerinin

kişilere göre değişkenlik gösteren cevabından dolayı,

hastalar araç kullanma ve epilepsi konusunu kendi hekimine danışmalıdır.

4.8

İstenmeyen etkiler

Epilepsi ve bipolar endikasyonlar için istenmeyen etkiler kontrollü klinik çalışmalar ve diğer

klinik deneyimlerle elde edilmiş verileri temel alır ve aşağıda listelenmiştir. Sıklık kategorileri

kontrollü klinik çalışmalardan elde edilir (epilepsi monoterapisi (

ile tanımlanan) ve bipolar

bozukluk (

ile tanımlanan)). Sıklık kategorilerinin epilepsi ve bipolar bozukluktan klinik

veriler arasında farklı olduğu durumlarda, en konservatif sıklık gösterilmektedir. Bununla

birlikte kontrollü klinik çalışma verilerinin mevcut olmadığı durumlarda, sıklık kategorileri

diğer klinik deneyimleri temel almıştır.

İstenmeyen etkilerin sınıflandırılmasında şu sistem kullanılmıştır: Çok yaygın (≥1/10), yaygın

(≥1/100, <1/10), yaygın olmayan (≥1/1000, <1/100), seyrek (≥1/10,000, <1/1000), çok seyrek

(<1/10,000). bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Çok seyrek:

Nötropeni, lökopeni, anemi, trombositopeni, pansitopeni, aplastik

anemi, agranülositoz dahil hematolojik anomaliler

Bilinmiyor:

Lenfadenopati

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek:

Aşırı duyarlılık sendromu

(ateş, lenfadenopati, yüz ödemi, kan ve

karaciğer

anomalileri,

dissemine

intravasküler

koagülasyon,

çoklu

organ yetmezliği gibi semptomlar dahil).

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın:

Agresyon, iritabilite

Çok seyrek:

Tik, halüsinasyon, konfüzyon.

Bilinmiyor:

Kabus görme (klinik deneyim sırasında gözlenmiştir.)

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın:

Baş ağrısı.

Yaygın

:

Somnolans

†§

, baş dönmesi

†§

, titreme

, uykusuzluk

, ajitasyon

Yaygın olmayan:

Ataksi

Seyrek:

Göz titremesi

†,

Aseptik menenjit (bkz. Bölüm 4.4)

Çok seyrek:

Kararsızlık, hareket bozuklukları, Parkinson hastalığında kötüleşme

ekstrapiramidal etkiler, koreoatetoz

, nöbet sıklığında artış

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan:

Çift görme

, bulanık görme

Seyrek:

Konjunktivit.

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın:

Bulantı

, kusma

, diyare

, ağız kuruluğu

Hepato-biliyer hastalıklar

Çok seyrek:

Hepatik yetmezlik, hepatik fonksiyon bozukluğu

, karaciğer fonksiyon

testlerinde yükselme

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Çok yaygın:

Deri döküntüsü

5†§

Yaygın olmayan

Alopesi

Seyrek:

Stevens-Johnson Sendromu

Çok seyrek:

Toksik epidermal nekroliz, eozinofili ve sistemik semptomlarla

görülen ilaç reaksiyonu

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın:

Eklem ağrısı

Çok seyrek:

Lupus-benzeri reaksiyonlar

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın:

Yorgunluk

, ağrı

, sırt ağrısı

Seçili advers reaksiyonların açıklaması

Hematolojik anomaliler ve lenfadenopati aşırı duyarlılık sendromu ile ilişkili olabilir ya da

olmayabilir (bkz. Bağışıklık sistemi bozuklukları).

Döküntü ateş, lenfadenopati, yüz ödemi ve kan ve karaciğer anomalileri dahil değişken

sistemik

semptomlar

paterni

ilişkili

aşırı

duyarlılık

sendromunun

parçası

olarak

bildirilmiştir.

Sendrom

geniş

klinik

şiddet

spektrumu

gösterir

nadiren

dissemine

intravasküler

koagülasyon ve çoklu organ yetmezliğine yol açabilir. Döküntü belirgin olmasa da erken aşırı

duyarlılık göstergelerinin (ateş, lenfadenopati) mevcut olabileceğine dikkat edilmelidir. Bu tip

belirti

semptomlar

mevcutsa,

hasta

derhal

değerlendirilmeli

alternatif

etiyoloji

belirlenemezse LAMICTAL bırakılmalıdır.

Bu etkiler diğer klinik deneyimler sırasında bildirilmiştir. Lamotrijinin önceden Parkinson

hastalığı mevcut olan hastalarda parkinsonian semptomları kötüleştirebileceğine dair raporlar

ve bu altta yatan rahatsızlığın görüldüğü hastalarda ekstrapiramidal etkiler ve koreoatetoza

ilişkin izole raporlar alınmıştır.

Hepatik

fonksiyon

bozukluğu

genellikle

aşırı

duyarlılık

reaksiyonları

ilişkili

olarak

meydana gelmekle birlikte, aşikar aşırı duyarlılık belirtileri yokluğunda da izole vakalar

bildirilmiştir.

Yetişkinlerde yürütülen klinik çalışmalarda, deri döküntüleri lamotrijin kullanan hastaların

%8-12’sine

kadarında

plasebo

alan

hastaların

%5-6’sında

meydana

gelmiştir.

Deri

döküntüleri hastaların %2’sinde lamotrijin tedavisinin kesilmesine yol açmıştır. Genellikle

makulopapüler görüntüde döküntü tedavi başlatıldıktan sonraki sekiz hafta içinde ortaya çıkar

ve lamotrijinin kesilmesi ile düzelir (bkz. bölüm 4.4).

Nadiren, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendormu) dahil

olmak üzere ciddi potansiyel olarak yaşamı tehdit eden deri döküntüleri ve eozinofili ile

sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) bildirilmiştir. Her ne kadar çoğu

ilaç kesildiğinde düzelse de, bazı hastalarda geri dönüşümsüz skarlaşma görülmüş ve nadir

ilişkili ölüm vakaları bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.4).

Genel döküntü riski aşağıdakilerle güçlü ilişki göstermektedir:

Lamotrijinden

yüksek

başlangıç

dozları

lamotrijin

tedavisi

için

önerilen

artırımının aşılması (bkz. bölüm 4.2)

Eşzamanlı valproat kullanımı (bkz. bölüm 4.2)

Döküntü ayrıca değişken sistemik semptomlar paterni ile ilişkili aşırı duyarlılık sendromunun

bir parçası olarak bildirilmiştir (bkz. İmmün sistem bozuklukları).

Lamotrijin ile uzun vadeli tedavi gören hastalarda kemik mineral yoğunluğunda azalma,

osteopeni,

osteoporoz

kırık

raporları

alınmıştır.

Lamotrijinin

kemik

metabolizmasını

etkilediği metabolizma belirlenmemiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

Maksimum terapötik dozu 10 - 20 kat aşan dozların akut olarak alımı bildirilmiş olup, ölümle

sonuçlanan olgular da buna dahildir. Doz aşımı sonucunda meydana gelen semptomlar

arasında nistagmus, ataksi, bilinç bozukluğu, grand mal konvülsiyon ve koma yer almaktadır.

Doz aşımı hastalarında QRS genişlemesi (intraventriküler ileti gecikmesi) de gözlenmiştir.

QRS süresinin 100 ms’den daha fazla uzaması, daha şiddetli toksisite ile ilişkilendirilebilir.

aşımı

durumunda,

hasta

hastaneye

yatırılmalı

uygun

destekleyici

tedavi

uygulanmalıdır. Eğer gösterilmişse, absorpsiyonda azalmayı hedefleyen tedavi (aktif kömür)

uygulanmalıdır. Diğer yönetim klinik olarak belirtildiği gibi olmalıdır. Doz aşımı tedavisinde

hemodiyaliz deneyimi bulunmamaktadır. Böbrek yetmezliği olan 6 gönüllüde, 4 seanslık bir

hemodiyaliz seansında lamotrijinin %20’si uzaklaştırılmıştır (bkz

Bölüm 5.2

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Antiepileptikler / Diğer Antiepileptikler

ATC kodu:

N03AX09

Etki mekanizması:

Farmakolojik

araştırmaların

sonuçları,

lamotrijinin,

voltaj

kapılı

sodyum

kanalları

için

kullanıma

bağlı

voltaja

bağlı

bloker

olduğunu

ortaya

koymaktadır.

Lamotrijin,

nöronların

uzun

süreli

tekrarlayan

ateşlenmesini

inhibe

eder

glutamatın

(epileptik

nöbetlerin ortaya çıkmasında rolü olan bir aminoasit) patolojik salımını inhibe etmenin

yanında, glutamatın meydana getirdiği aksiyon potansiyeli deşarjlarını da inhibe eder.

Farmakodinamik etkiler:

İlaçların merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için tasarlanmış testlerde,

sağlıklı gönüllülere 240 mg lamotrijin kullanımının sonuçları, plasebodan farklı olmamış;

ancak gerek 1000 mg fenitoin, gerekse 10 mg diazepam ince görsel motor koordinasyonu ve

göz hareketlerini anlamlı ölçüde bozmuş, vücut sallanmasını artırmış ve sübjektif sedatif

etkiler yaratmıştır.

Başka bir çalışmada, 600 mg tek doz oral karbamazepin ince görsel motor koordinasyonu ve

göz hareketlerini anlamlı ölçüde bozarken, vücut sallanmasını ve kalp atım hızını da artırmış,

ancak 150 mg ve 300 mg dozlarındaki lamotrijinle elde edilen sonuçlar plasebodan farklı

olmamıştır.

Klinik Çalışmalar

1-24 aylık çocuklarda klinik etkililik ve güvenlilik

1 ila 24 aylık hastalardaki parsiyal nöbetlerin ek tedavisinin etkililik ve güvenliliği, küçük

ölçekli, çift kör, plasebo kontrollü bir geri çekme çalışmasında incelenmiştir. 177 denekte

tedavi başlatılmıştır ve 2 ila 12 yaşındaki çocuklarınkine benzer bir titrasyon programı

uygulanmıştır. Lamotrijin 2 mg tabletleri mevcut olan en düşük dozdur; bu nedenle, titrasyon

fazı sırasında bazı olgularda standart doz programı adapte edilmiştir (örneğin, hesaplanan doz

2 mg'ın altında olduğunda, iki günde bir 2 mg tabl uygulaması yapılmıştır). Titrasyonun 2.

haftasının sonunda serum düzeyleri ölçülmüştür ve konsantrasyon bu noktada erişkinlerde

beklenen konsantrasyon olan 0.41 mikrogram/mL değerini aşıyorsa, doz azaltılmış ya da

yükseltilmemiştir.

haftanın

sonunda

bazı

hastalarda

dozun

%90'a

kadar

oranlarda

düşürülmesi gerekmiştir. Yanıt veren 38 hasta (nöbet sıklığında >%40 düşüş), plaseboya ya

da lamotrijin tedavisinin devamına randomize edilmiştir. Tedavisi başarısız olan deneklerin

oranı, plasebo kolunda %84 (16/19 denek), lamotrijin kolunda %58'dir (11/19 denek). Fark

istatistik açıdan anlamlı değildir: %26.3, %95 GA -%2.6 <> %50.2, p=0.07.

1 ila 24 aylık toplam 256 denek, 72 haftaya kadar sürelerde 1 ila 15 mg/kg/gün aralığında

lamotrijin dozuna maruz kalmıştır. Lamotrijinin 1 aylık ila 2 yaşındaki çocuklarda güvenlilik

profili daha büyük çocuklara benzerdir; yalnızca, daha büyük çocuklarla karşılaştırıldığında

(%14) 2 yaşından küçük çocuklardaki (%26) nöbetlerin klinik belirgin kötüleşmesi daha sık

olarak (>=%50) bildirilmiştir.

Lennox-Gastaut Sendromu’nda klinik etkililik ve güvenlilik:

Lennox-Gastaut Sendromu ile ilişkili nöbetlerde monoterapi için veri bulunmamaktadır.

Lamotrijinin kardiyak iletimine etkisi çalışması

Sağlıklı yetişkin gönüllülerdeki bir çalışma, lamotrijinin tekrarlı dozlarının (400 mg/gün’e

kadar) kardiyak iletimi üzerine olan etkisini, 12 derivasyonlu EKG ile değerlendirerek,

incelemiştir. Plasebo ile kıyaslandığında, lamotrijinin QT aralığı üzerinde anlamlı bir etkisi

bulunmamaktadır.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Lamotrijin feniltriazin sınıfına dahildir, beyazdan açık krem rengine değişen renklerde bir

tozdur ve suda az oranda çözünür.

Emilim:

Lamotrijin önemli bir ilk geçiş metabolizması olmaksızın barsaktan hızla ve tamamen emilir.

Doruk plazma konsantrasyonlarına ilacın oral yoldan alınmasından yaklaşık 2.5 saat sonra

ulaşılır. Maksimum konsantrasyona ulaşma süresi yemekten sonra alındığında hafif gecikirse

de, emilim derecesi besinlerden etkilenmez. Kararlı durum maksimum konsantrasyonu,

kişiler arasında fazla değişkenlik gösterirse de aynı kişide konsantrasyon nadiren değişir.

Besinlerin etkisi:

Maksimum konsantrasyona ulaşma süresi yemekten sonra alındığında hafif gecikirse de,

emilim derecesi besinlerden etkilenmez.

Dağılım:

Plazma proteinlerine bağlanma oranı yaklaşık % 55’tir. Plazma proteinlerinden ayrılmanın

toksisiteyle sonuçlanma olasılığı hemen hiç yoktur.

Dağılım hacmi 0.92 ile 1.22 L/kg arasında değişir.

Biyotransformasyon:

UDP-glukuronil

transferazlar

lamotrijinin

metabolizmasından

sorumlu

enzimler

olarak

tanımlanmıştır.

Lamotrijin kendi metabolizmasını doza bağlı olarak çok az indükler. Ancak, lamotrijinin diğer

antiepileptik ilaçların farmakokinetiğini etkilediğine ilişkin kanıt olmayıp, eldeki veriler

lamotrijin

P450

enzimleri

tarafından

metabolize

edilen

ilaçlar

arasında

etkileşim

olasılığının pek bulunmadığını göstermektedir.

Eliminasyon:

Sağlıklı yetişkinlerde ortalama kararlı durum klerensi yaklaşık 30 mL/dak’dır. Lamotrijinin

klerensi esas olarak metaboliktir ve glukuronid ile konjüge olmuş materyalin ardından idrarla

eliminasyonu şeklindedir. İlacın % 10’undan azı değişmemiş olarak idrarla atılır. İlaçla ilgili

maddenin sadece % 2 kadarı feçesle atılır. Klerensi ve yarı ömrü dozdan bağımsızdır. Sağlıklı

yetişkinlerdeki ortalama eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 33 saattir (14 ila 103 saat arasında)

Gilbert Sendromu olan hastalarda yapılan bir çalışmada, görünür ortalama klerens normal

kontrol grubuyla karşılaştırıldığında % 32 oranında azalmıştır, ancak bu değerler genel

popülasyon için geçerli olan yayılım aralığı içindedir.

Lamotrijinin yarı ömrü beraberinde kullanılan ilaçlardan büyük ölçüde etkilenir. Ortalama

yarı

ömrü

karbamazepin

fenitoin

gibi

glukuronidasyon

indükleyici

ilaçlarla

birlikte

verildiğinde yaklaşık 14 saate düşmekte, tek başına valproat ile birlikte verildiğinde ortalama

yaklaşık 70 saate çıkmaktadır (bkz

.

Bölüm 4.2).

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:

İlacın farmakokinetik özellikleri, test edilen en yüksek tek doz olan 450 mg’a kadar lineerdir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği olan hastalarda

Kronik böbrek yetmezliği olan 12 gönüllüye ve hemodiyalize giren başka 6 bireye tek doz

100 mg lamotrijin verilmiştir. Ortalama klerensler sağlıklı gönüllülerdeki 0.58 mL/dak/kg’a

kıyasla 0.42 mL/dak/kg (kronik böbrek yetmezliği), 0.33 mL/dak/kg (hemodiyaliz arasında)

ve 1.57 mL/dak/kg (hemodiyaliz sırasında) olarak gerçekleşmiştir. Ortalama plazma yarı

ömürleri ise sağlıklı gönüllülerdeki 26.2 saate kıyasla 42.9 saat (kronik böbrek yetmezliği),

57.4 saat (hemodiyaliz arasında) ve 13.0 saat (hemodiyaliz sırasında) olarak gerçekleşmiştir.

Ortalama olarak, vücutta mevcut olan lamotrijin miktarının yaklaşık % 20’si (yayılım aralığı

= 5.6 - 35.1) 4 saatlik bir hemodiyaliz sırasında elimine olmuştur. Bu hasta popülasyonu için,

başlangıç

LAMICTAL

dozları

için

hastaların

antiepileptik

ilaç

rejimi

esas

alınmalıdır.

Azaltılmış idame dozları, anlamlı böbrek fonksiyon bozukluğu bulunan hastalarda etkili

olabilir (bkz bölüm 4.2 ve 4.4).

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda

Çeşitli derecelerde karaciğer bozukluğu olan 24 gönüllü ve kontrol grubu olarak 12 sağlıklı

gönüllü üzerinde tek dozluk bir farmakokinetik çalışma gerçekleştirilmiştir. Lamotrijinin

medyan

görünür

klerensi

Derece

veya

(Child-Pugh

Sınıflandırması)

karaciğer

bozukluğu olan hastalarda sırasıyla 0.31, 0.24 veya 0.10 mL/dak/kg iken, sağlıklı kontrollerde

0.34 mL/dak/kg olmuştur. Başlangıç, artırım ve idame dozları genellikle orta (Child-Pugh

Derece B) veya şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda yaklaşık % 50, ağır (Child-Pugh

Derece C) karaciğer bozukluğu olan hastalarda ise yaklaşık % 75 azaltılmalıdır (bkz bölüm

4.2). Artırım ve idame dozları klinik yanıta göre ayarlanmalıdır.

Pediyatrik hastalarda kullanım

Vücut ağırlığına göre ayarlanmış klerens, çocuklarda yetişkinlerde olduğundan daha yüksek

olup, en yüksek değerlere beş yaş altı çocuklarda ulaşılmaktadır. Lamotrijinin yarı ömrü

çocuklarda yetişkinlerde olduğundan daha kısa olup karbamazepin ve fenitoin gibi enzim

indükleyici ilaçlarla birlikte verildiğinde ortalama değeri yaklaşık 7 saat olmakta, tek başına

sodyum valproat ile birlikte uygulandığında ise ortalama 45 ile 50 saat arası değerlere

ulaşmaktadır (bkz

.

Bölüm 4.2).

2 ila 26 aylık bebeklerde kullanım

Vücut ağırlıkları 3 ila 16 kg arasında değişen, 2 ila 26 aylık 143 pediatrik hastada, aynı vücut

ağırlığına sahip, kg vücut ağırlığı başına 2 yaşından daha büyük çocuklarla benzer oral dozlar

alan daha büyük çocuklarla karşılaştırıldığında klirens azalmıştır. Ortalama yarı ömrün, enzim

indükleyici

tedavi

gören

aylıktan

küçük

bebeklerde

saat,

valproat

eşzamanlı

uygulama durumunda 136 saat ve enzim indükleyicileri/inhibitörleri olmadan tedavi edilmiş

gönüllülerde 38 saat olduğu hesaplanmıştır. Oral klirens için bireyler arası değişkenlik, 2 ila

26 aylık pediatrik hastalardan oluşan grupta yüksektir (%47). 2 ila 26 aylık çocuklarda

öngörülen serum konsantrasyon düzeyleri, genel olarak daha büyük çocuklardakiyle aynı

aralıktadır; fakat büyük olasılıkla 10 kg’ın altında vücut ağırlığına sahip bazı çocuklarda daha

yüksek Cmax düzeyleri gözlenecektir.

Geriyatrik hastalarda kullanım

Aynı çalışmalara katılan epilepsi hastası gençlerin ve yaşlıların dahil edildiği farmakokinetik

analizden elde edilen klinik sonuçlar, lamotrijin klerensinin klinik açıdan önemli derecede

değişmediğini göstermiştir. Tek dozdan sonra görünür klerens 20 yaşlarında 35 mL/dak’dan

70 yaşlarında 31 mL/dak’ya %12 oranında azalmıştır. 48 haftalık tedaviden sonraki azalma,

genç ve yaşlı gruplar arasında 41 mL/dak’dan 37 mL/dak’ya olmak üzere % 10 olarak

gerçekleşmiştir. Buna ilaveten, lamotrijinin farmakokinetik özellikleri 150 mg’lık tek dozu

takiben

sağlıklı

yaşlı

gönüllüde

incelenmiştir.

Yaşlılardaki

ortalama

klerens

(0.39

mL/dak/kg), 30 ile 450 mg arası tek dozlar sonrası yaşlı olmayan yetişkinlerle yapılan 9

çalışmadan elde edilen ortalama klerens (0.31 - 0.65 mL/dak/kg) değerleri yayılım aralığında

bulunmaktadır.

5.3

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Güvenlilik farmakolojisi, yinelenen doz toksisitesi, genotoksisite ve karsinojenik potansiyelle

ilgili çalışmalara göre, klinik dışı veriler insanlarda özel bir tehlike ortaya koymamaktadır.

Kemirgenler

tavşanlarda

gerçekleştirilen

üreme

gelişim

toksisitesi

çalışmalarında,

beklenen klinik maruziyetin altındaki ya da benzer maruziyet düzeylerinde teratojenik etki

görülmemiştir

fetüs

ağırlığında

düşüş

iskelet

kemikleşmesinde

gerilik

gözlemlenmiştir. Maternal toksisite şiddeti nedeniyle hayvanlarda daha yüksek maruziyet

düzeyleri test edilemediği için, lamotrijinin teratojenik potansiyeli klinik maruziyet düzeyinin

üzerinde karakterize edilmemiştir.

Sıçanlarda, gebeliğin geç döneminde ve erken postnatal dönemde lamotrijin uygulandığında,

fetal

postnatal

mortalitede

artış

görülmüştür.

etkiler,

beklenen

klinik

maruziyet

düzeyinde gözlemlenmiştir.

Jüvenil sıçanlarda, erişkin insanlardaki terapötik maruziyetlerden yaklaşık iki hat daha yüksek

maruziyet düzeylerindeki F1 hayvanlarında, Biel labirent testindeki öğrenme üzerinde etki,

balanoprepusiyal ayrılmada ve vajina açılmasında hafif bir gecikme, postnatal vücut ağırlığı

artışında düşüş görülmüştür.

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

deneklerde,

lamotrijin

için

doğurganlık

bozukluğu

etkisi

görülmemişti.

Sıçanlarda

lamotrijin

fetal

folik

asit

düzeylerini

düşürmüştür.

Folik

asit

yetmezliğinin, hayvanlarda ve insanlardaki konjenital malformasyon riski artışıyla ilişkili

olduğu varsayılmaktadır.

Lamotrijin, insan embriyonik böbrek hücrelerinde hERG kanalı kuyruk akışının dozla ilişkili

inhibisyonuna yol açmıştır. IC

değeri maksimum terapötik serbest konsantrasyonun yaklaşık

dokuz

katı

üzerindedir.

Lamotrijin,

hayvanlarda

maksimum

terapötik

serbest

konsantrasyonunun yaklaşık iki katına kadar maruziyetlerde QT uzamasına yol açmamıştır.

Klinik bir çalışmada, sağlıklı erişkin gönüllülerin QT aralığı üzerinde lamotrijinin klinik

açıdan anlamlı bir etkisi olmamıştır (bkz. Bölüm 5.1).

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Kalsiyum karbonat

Hidroksipropil selüloz

Alüminyum magnezyum silikat

Sodyum nişasta glikolat

Povidon K30

Sakarin sodyum

Frenk üzümü aroması 502.009/AP 0551

Magnezyum stearat

Saf su.

6.2

Geçimsizlikler

Bilinen bir geçimsizliği bulunmamaktadır.

6.3

Raf ömrü

36 ay

6.4

Saklamaya yönelik özel tedbirler

30º C’nin altındaki oda sıcaklığında, kuru bir yerde ve ışıktan korunarak saklanmalıdır.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

Her kutuda çocuk korumalı blisterler içerisinde 30 tablet bulunmaktadır.

6.6

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Özel bir gereksinim yoktur.

Çocuk korumalı blisterli tabletlerin kullanma talimatı:

Çocuk korumalı blisterin arka yüzünün görünüşü:

Şekil 1

Şekil 2

1 nolu oklar ile gösterilen tırtıklı çizgi boyunca koparılarak

tableti içeren blister yuvası ayrılır.

Şekil 3

Blister yuvası altındaki kağıt, 2 nolu ok ile gösterilen renkli

üçgenin olduğu köşeden çekilerek çıkarılır. Kağıdın altında

yer alan alüminyum folyo görünür hale gelir.

Şekil 4

Blister yuvasının üstünden bastırılarak tablet çıkarılır.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Adı:

GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.

Adresi:

Büyükdere Cad. No.173, 1.Levent Plaza

B Blok 34394 1.Levent/İstanbul

Tel. no:

212 – 339 44 00

Faks no:

212 – 339 45 00

8.

RUHSAT NUMARASI (LARI)

03.09.1996 – 100/35

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsatlandırma tarihi: 03.09.1996

Son yenileme tarihi: 06.05.2002

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

3-5-2018

FDA Drug Safety Communication: FDA warns of serious immune system reaction with seizure and mental health medicine lamotrigine (Lamictal)

FDA Drug Safety Communication: FDA warns of serious immune system reaction with seizure and mental health medicine lamotrigine (Lamictal)

The Food and Drug Administration (FDA) is warning that the medicine lamotrigine (Lamictal) for seizures and bipolar disorder can cause a rare but very serious reaction that excessively activates the body’s infection-fighting immune system.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

25-4-2018

Lamictal (lamotrigine): Drug Safety Communication - Serious Immune System Reaction

Lamictal (lamotrigine): Drug Safety Communication - Serious Immune System Reaction

The FDA is warning that the medicine lamotrigine (Lamictal) for seizures and bipolar disorder can cause a rare but very serious reaction that excessively activates the body’s infection-fighting immune system. This can cause severe inflammation throughout the body and lead to hospitalization and death, especially if the reaction is not diagnosed and treated quickly. As a result, we are requiring a new warning about this risk be added to the prescribing information in the lamotrigine drug labels. The immun...

FDA - U.S. Food and Drug Administration