KLAMER

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • KLAMER 500 MG 14 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • KLAMER 500 MG 14 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • klaritromisin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699717090125
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

KLAMER

250 mg film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Etkin madde :

Klaritromisin 250.0 mg

Yardımcı madde(ler):

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORMU

Film Tablet

Oval şeklinde, açık sarı renkli film tabletler.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik Endikasyonlar

KLAMER film tablet yetişkinlerde ve 12 yaşından büyük çocuklarda aşağıdaki durumlarda

belirtilen mikroorganizmaların duyarlı suşlarının sebep olduğu, hafiften orta dereceye kadar

olan enfeksiyonların tedavisinde endikedir.

1)

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları: Streptococcus pyogenes'in sebep olduğu

farenjit/tonsilit;

Haemophilus

influenzae,

Moraxella

catarrhalis

veya

Streptococcus

pneumoniae'nin sebep olduğu akut maksiller sinüzit.

2)

Alt

Solunum

Yolu

Enfeksiyonları:

Haemophilus

influenzae,

Haemophilus

parainfluenzae,

Moraxella

catarrhalis

veya

Streptococcus

pneumoniae'nin

sebep

olduğu

kronik

bronşitin

akut

bakteriyel

alevlenmeleri;

Haemophilus

influenzae,

Mycoplasma

pneumoniae,

Streptococcus

pneumoniae

veya

Chlamydia

pneumoniae

(TWAR)'nın

sebep

olduğu toplumdan kazanılmış pnömoni.

3)

Deri

ve

yumuşak

doku

enfeksiyonları:

Staphylococcus

aureus

veya

Streptococcus

pyogenes'e bağlı komplike olmayan deri ve yumuşak doku enfeksiyonları. Abseler genellikle

cerrahi drenaj gerektirir.

4) Mycobacterium avium veya Mycobacterium intracellulare'ye bağlı yaygın veya lokal

mikobakteriyel enfeksiyonların ve Mycobacterium chelonae, Mycobacterium fortuitum ve

Mycobacterium kansasii'ye bağlı lokal enfeksiyonlar.

5) Klaritromisin CD4 lenfosit sayıları 100/mm

'e eşit veya daha az olan HIV enfeksiyonlu

hastalarda, yaygın Mycobacterium avium complex enfeksiyonu profilaksisinde kullanılır.

6) Klaritromisin asit süpresyonunda duodenum ülserinin nüksünün azaltılmasında H. pylori

eradikasyonu için endikedir.

4.2. Pozoloji ve Uygulama Şekli

Pozoloji:

Yetişkinler İçin Doz Rehberi

ENFEKSİYON

12 saatte bir doz

Normal Süre (gün)

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları

250 mg

Ciddi enfeksiyonlarda 500 mg

6 - 14

- Farenjit/Tonsilitis

- Akut maksiller sinüzit

250 mg

Ciddi enfeksiyonlarda 500 mg

6 - 14

Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları

250 mg

Ciddi enfeksiyonlarda 500 mg

6 - 14

Aşağıdaki suşlara bağlı kronik

bronşitin akut alevlenmelerinde

- s. pneumoniae

- m. catarrhalis

- h. influenzae

250 mg

250 mg

500 mg

7 - 14

7 - 14

7 - 14

Aşağıdakilere bağlı Pnömoni'de

- s. pneumoniae

- m. pneumoniae

250 mg

250 mg

7 - 14

7 - 14

Komplike olmayan deri ve yumuşak

doku enfeksiyonları

250 mg

6 - 14

Mikobakteriyel Enfeksiyonlar: Mikobakteriyel enfeksiyonlu yetişkin hastalarda önerilen

başlangıç dozu günde 2 defa 500 mg'dır. Eğer 3 ila 4 hafta içinde klinik veya bakteriyolojik

yanıt elde edilmezse, doz günde 2 defa 1000 mg’a çıkartılabilir. Yaygın Mycobacterium

avium

complex

(MAC)

enfeksiyonlarının

tedavisine,

klinik

mikrobiyolojik

yarar

sağlanıncaya

kadar

devam

edilmelidir.

Klaritromisin

diğer

antimikobakteriyel

ilaçlarla

kombinasyon halinde uygulanmalıdır.

Tüberküloz olmayan mikobakteriyel enfeksiyonların tedavisi doktorun kararına göre devam

etmelidir.

MAC profilaksisi: Yetişkinler için tavsiye edilen klaritromisin dozu günde 2 defa 500

mg'dır.

H.pylori eradikasyonunda doz: H.pylori eradikasyonu için şu doz rejimleri önerilmektedir.

Üçlü tedavi rejimi:

Günde 2 defa 500 mg klaritromisin, günde 2 defa 1000 mg amoksisilin ve günde 2 defa 30

mg lansoprazol ile birlikte 10 gün uygulanır.

Günde 2 defa 500 mg klaritromisin, günde 2 defa 1000 mg amoksisilin ve günde 2 defa 20

mg omeprazol ile birlikte 10 gün uygulanır.

Uygulama sıklığı ve süresi:

Üst solunum yolu ve komplike olmayan deri enfeksiyonları için gereken 6 - 14 günlük

tedavinin dışında, normal tedavi süresi 7 - 14 gündür.

Uygulama şekli:

Tabletler aç ya da tok karnına ve her gün aynı saatte yutulmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği:

Orta derecede böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi 30 – 60 ml/dakika) olan hastalarda doz

ayarlamasına gerek yoktur.

Ciddi böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi 30 ml/dakikadan az) olan hastalarda günlük doz

yarı yarıya azaltılmalıdır. Ciddi böbrek yetmezliği olan hastalar için günlük maksimum doz

500 mg’dır.

Günlük 500 mg’dan daha az doz ile sonuçlanan doz azaltımları için, diğer klaritromisin

formülleri

(örneğin

klaritromisin

oral

süspansiyonlar)

hasta

popülasyonlarında

kullanılabilir. Bu hastalarda tedaviye 14 günden uzun süre devam edilmemelidir.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer fonksiyonu bozuk hastalara KLAMER uygulanırken dikkatli olunmalıdır

Pediyatrik popülasyon:

KLAMER

12 yaşından küçük çocuklarda çalışılmadığından çocuklara verilmemelidir.

Geriyatrik popülasyon:

Şiddetli renal bozukluğu olan yaşlı hastalarda, doz ayarı düşünülmelidir.

4.3. Kontrendikasyonları

KLAMER

, makrolid antibiyotiklere ya da içindeki herhangi bir maddeye karşı bilinen aşırı

duyarlığı olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 6.1).

Klaritromisinin şu ilaçlardan biri ile beraber kullanılması QT uzaması ve ventriküler

taşikardi,

ventriküler

fibrilasyon

Torsades

Pointes

gibi

kardiyak

aritmilere

neden

olabileceğinden kontrendikedir: Astemizol, sisaprid, pimozid ve terfenadin.

Klaritromisinin

ergot

alkaloidleri

(örn.

ergotamin

dihidroergotamin)

beraber

kullanılması ergot toksisitesine neden olabileceğinden kontrendikedir.

Klaritromisinin oral midazolam ile eş zamanlı kullanımı kontrendikedir.

Klaritromisin QT uzaması ya da Torsades de Pointes dahil ventriküler kardiyak aritmi öyküsü

olan hastalara verilmemelidir (bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve

Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

Hipokalemi (QT aralık uzaması riski) olan hastalara klaritromisin verilmemelidir.

Böbrek bozukluğu ile

birlikte

şiddetli karaciğer

yetmezliği olan hastalarda klaritromisin

kullanılmamalıdır.

Klaritromisin, rabdomiyolizi de içeren miyopati artışı riski sebebiyle, CYP3A4 ile büyük

ölçüde

metabolize

olan

HMG-CoA

redüktaz

inhibitörleri

(statinler;

lovastatin

veya

simvastatin) ile eş zamanlı olarak kullanılmamalıdır.

Kolşisinin renal ya da hepatik yetmezliği olan hastalarda, klaritromisin (ve diğer güçlü

CYP3A4 inhibitörleri) ile eş zamanlı kullanımı kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.4. Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri ve Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer

etkileşim şekilleri).

4.4. Özel kullanım uyarları ve önlemleri

H. pylori enfeksiyonunun tedavi edilmesi için klaritromisin gibi herhangi bir antimikrobiyal

tedavinin kullanılması, ilaca dirençli organizmaların artışına neden olabilir.

Klaritromisin, diğer alternatif tedavilerden hiçbirinin uygun olmadığı klinik durumlar hariç,

gebe kadınlarda kullanılmamalıdır. Eğer bu ilaç alımı esnasında gebelik oluşursa hasta

fetusun

uğrayacağı

potansiyel

zararlar

konusunda

bilgilendirilmelidir.

Tavsiye

edilen

maksimum insan dozları ile tedavi edilen insanlardan elde edilen serum seviyelerinin 2 - 17

katı plazma seviyelerini oluşturan dozlar uygulanan maymun, sıçan, fare ve tavşanlarda

klaritromisinin hamilelik ürününde ve/veya embriyo-fetal gelişiminde advers etkileri tespit

edilmiştir (bkz. Bölüm 4.6. Gebelik ve laktasyon).

Diğer antibiyotik kullanımlarında görüldüğü gibi uzun dönem kullanımı duyarlı olmayan

bakteri ve mantarların sayısında artışa yol açar. Eğer süperenfeksiyon meydana gelirse, uygun

tedaviye başlanmalıdır.

Klaritromisin ile triazolam ve intravenöz midazolam gibi triazolobenzodiazepinlerin

zamanlı

kullanımında

dikkatli

olunmalıdır

(bkz.

Bölüm

4.5.

Diğer

tibbi

ürünler

etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

QT uzaması riski nedeniyle, klaritromisin koroner arter hastalığı, şiddetli kalp yetmezliği,

hipomagnezemi, bradikardi (<50 vuru/dk) durumunda ya da QT uzaması ile ilişkili diğer tıbbi

ürünler ile eş zamanlı kullanımında dikkatli olunmalıdır (bkz. Bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler

ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

Klaritromisin konjenital ya da belgelenmiş kazanılmış QT uzaması ya da ventriküler aritmi

öyküsü olan hastalarda kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Psödomembranöz kolit

Makrolidler dahil olmak üzere hemen hemen bütün antibakteriyel ajanlarla psödomembranöz

kolit görülmüştür ve şiddeti hafiften hayatı tehdit eden dereceye kadar uzanabilir.

Dolayısıyla, antibakteriyel ajanların uygulanmasından önce, diyaresi bulunan hastalarda bu

teşhisin değerlendirmeye alınması önem taşır.

Clostridium difficile ile ilişkili diyare (CDAD) klaritromisin de dahil olmak üzere hemen

hemen tüm antibakteriyel ajanların kullanımında bildirilmiştir ve diyarenin şiddeti hafiften

ölümcül

kolite

kadar

değişmektedir.

Antibakteriyel

ajanların

tedavisi

C.

difficile’nin

çoğalmasına yol açabilecek olan kolonun normal florasında değişikliğe yol açar.

CDAD antibiyotik kullanımını takiben gelişen diyare olan tüm hastalarda dikkate alınmalıdır.

Antibakteriyel

ajanların

uygulanmasını

takiben

aydan

uzun

süre

sonra

bile

CDAD

oluşumunun rapor edilmesi dikkatli bir medikal öykü alınmasını gerektirir.

Antibakteriyel ajanlarla tedavi, kalın bağırsağın normal florasını değiştirir ve klostridyumların

aşırı

üremesine

sebep

olabilir.

Çalışmalar,

Clostridium

difficile’nin

ürettiği

toksinin

antibiyotiğe bağlı kolitin esas nedeni olduğunu göstermiştir.

Psödomembranöz kolit teşhisi konulduktan sonra tedaviye yönelik önlemler başlatılmalıdır.

Hafif derecede psödomembranöz kolit vakaları genellikle sadece ilacın kesilmesine yanıt

verirler. Orta ile şiddetli durumlarda sıvı, elektrolit tedavisi, protein desteği ve Clostridium

difficile kolitine karşı etkili bir antibakteriyel ilaçla tedavi uygulanmalıdır.

Klaritromisin

tedavisi

alan

hastalarda

myastenia

gravis

belirtilerinin

şiddetlendiği

bildirilmiştir.

Böbrek ve karaciğer yetmezliği

Klaritromisin başlıca karaciğer tarafından atılır. Dolayısıyla bozuk karaciğer fonksiyonlu

hastalara

klaritromisin

uygulanırken

dikkatli

olunmalıdır.

Klaritromisin

karaciğer

enzimlerinde artış ve sarılık ile ya da tek başına hepatosellüler ve/veya kolestatik hepatiti de

içeren hepatik disfonksiyon bildirilmiştir. Bu hepatik disfonksiyon şiddetli olabilir ve

genellikle geri dönüşümlüdür. Bazı olgularda, ölümcül hepatik yetmezlik bildirilmiştir ve

genellikle altta yatan şiddetli hastalık ve/veya eş zamanlı ilaç kullanımı ile ilişkilidir.

Anoreksi, sarılık, koyu renkli idrar, kaşıntı ya da karında hassasiyet gibi hepatit belirti ve

semptomları ortaya çıktığında klaritromisin hemen kesilmelidir.

Orta dereceden şiddetli dereceye kadar böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli

olunmalıdır. Bununla birlikte, şiddetli böbrek yetmezliği durumlarında, beraberinde karaciğer

yetmezliği olsun veya

olmasın,

dozun

azaltılması

veya doz aralarının uzatılması

uygun

olabilir.

Kolşisin toksisitesi

Klaritromisin ve kolşisin birlikte kullanıldığında, özellikle yaşlılarda olmak üzere ve bazıları

böbrek yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkan kolşisin toksisitesi bildirimleri bulunmaktadır.

Bu hastaların bazılarında ölümler bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile

etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri). Klaritromisin ve kolşisinin birlikte uygulanması

gereken durumlarda hastalar kolşisin toksisitesi klinik belirtileri açısından gözlenmelidir.

Kolşisin

dozu,

kolşisin

klaritromisini

birlikte

alan

tüm

hastalarda

azaltılmalıdır.

Klaritromisin ve kolşisinin birlikte uygulanması, böbrek veya karaciğer

yetmezliği olan

hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Makrolid Antibiyotikler

Klaritromisin ile linkomisin ve klindamisinde olduğu gibi diğer makrolid antibiyotiklerle

çapraz rezistans olasılığı da düşünülmelidir.

Klaritromisin ile diğer ototoksik ilaçlar ve özellikle aminoglikozitlerin eş zamanlı

kullanımında dikkatli olunmalıdır. Tedavi sırasında ve sonrasında vestibular ve işitme

işlevleri izlenmelidir.

Oral Hipoglisemik Ajanlar/İnsülin

Klaritromisinin ve oral hipoglisemik ajanların ve/veya insülinin eş zamanlı kullanımı, önemli

ölçüde hipoglisemiye neden olabilir. Nateglinid, pioglitazon, repaglinid ve rosiglitazon gibi

belirli hipoglisemik ilaçlarla eş zamanlı olarak kullanıldığında, klaritromisin CYP3A

enziminin inhibisyonuna ve sonuç olarak da hipoglisemiye neden olabilir. Bu gibi

durumlarda glikoz seviyesinin dikkatle izlenmesi tavsiye edilir.

Oral Antikoagülanlar

Klaritromisin varfarin ile birlikte uygulandığında, ciddi bir hemoraji riski ve INR, protrombin

zamanında önemli artış riski vardır. Hastalar eş zamanlı olarak klaritromisin ve antikoagülan

kullanırken, INR ve protrombin zamanları sık sık kontrol edilmelidir.

HMG-CoA Redüktaz İnhibitörleri (Statinler)

Klaritromisinin lovastatin ya da simvastatin ile eş zamanlı kullanımı, bu statinlerin büyük

ölçüde CYP3A4 tarafından metabolize edilmesi ve klaritromisin ile eş zamanlı tedavinin

plazma konsantrasyonlarını arttırarak rabdomiyaliz dahil miyopati riskini arttırması nedeniyle

kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar). Bu statinler ile eş zamanlı olarak

klaritromisin alan hastalarda rabdomiyoliz raporlanmıştır. Klaritromisin ile tedavi kaçınılmaz

ise tedavi sırasında lovastatin veya simvastatin ile terapiye ara verilmelidir.

Klaritromisini statinler ile birlikte reçetelerken dikkatli olunmalıdır. Klaritromisinin statinler

ile eş zamanlı kullanımının kaçınılmaz olduğu durumlarda, statinin kayıtlı olan en düşük

dozunun yazılması önerilmektedir. CYP3A metabolizmasına bağımlı olmayan statinlerin

(örn. fluvastatin) kullanımı değerlendirilebilir.

Klaritromisin, sitokrom CYP3A4 enzimini indükleyen ilaçlarla eş zamanlı kullanıldığında

dikkatli olunmalıdır (bkz. Bölüm 4.5. Diğer tibbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim

şekilleri).

Pnömoni

Streptococcus

pneumoniae

makrolidlere

karşı

direnç

geliştirmesi

açısından,

toplumda

kazanılmış pnömoni için klaritromisin verilmeden önce duyarlılık testi yapılması önemlidir.

Hastanede kazanılmış pnömonide klaritromisin uygun ek antibiyotiklerle kombinasyon

halinde kullanılmalıdır.

Hafif ve orta şiddette deri ve yumuşak doku enfeksiyonları

Bu enfeksiyonlara sıklıkla makrolidlere direnç geliştirebilen Staphylococcus aureus ve

Streptococcus pyogenes ya da her ikisi birlikte neden olur. Bu nedenle duyarlılık testinin

yapılması önemlidir.

Beta–laktam antibiyotiklerin kullanılamadığı (örn. allerji nedeniyle)

olgularda,

klindamisin

gibi

diğer

antibiyotikler

seçenek

ilaç

olabilir.

Güncel

olarak

makrolidlerin yalnızca Corynebacterium minutissimum (eritrazma) kaynaklı enfeksiyonlar,

akne vulgaris ve erizipel gibi bazı deri ve

yumuşak doku enfeksiyonlarda ve penisilin

tedavisinin kullanılamadığı durumlarda rol oynadığı düşünülmektedir.

Anafilaksi,

Stevens-Johnson

Sendromu,

toksik

epidermal

nekroliz,

DRESS

Henoch-

Schonlein

purpurası

gibi

şiddetli

akut

hipersensitivite

reaksiyonları

durumunda,

hemen

klaritromisin tedavisi kesilmeli ve uygun tedaviye başlanmalıdır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Aşağıda yer alan ilaçların kullanımı ciddi ilaç etkileşimleri dolayısıyla kontrendikedir.

Sisaprid, pimozid, astemizol ve terfenadin :

Klaritromisin

birlikte

sisaprid

kullanan

hastalarda,

yükselmiş

sisaprid

seviyeleri

görülmüştür. Bu, özellikle kalp hastalarında QT aralığı genişlemesi ve ventriküler taşikardi,

ventriküler

fibrilasyon

Torsades

Pointes

dahil

kardiyak

aritmilerle

sonuçlanabilir.

Klaritromisin ve pimozidi birlikte kullanan hastalarda benzer etkiler görülmüştür (bkz. Bölüm

4.3. Kontrendikasyonları).

Makrolidlerin, terfenadin metabolizmasını etkileyerek terfenadin seviyelerini artırdıkları ve

artışın kalp

hastalarında

zaman

zaman

aralığı

genişlemesi, ventriküler taşikardi,

ventriküler

fibrilasyon

Torsades

Pointes

gibi

kardiyak

aritmilerle

sonuçlandığı

bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.3.Kontrendikasyonları). 14 gönüllü ile yapılan bir çalışmada,

klaritromisin ve terfenadinin birlikte uygulanması, terfenadinin asit metabolitinin kandaki

seviyesinin 2/3 kat artması ve tespit edilebilir hiçbir klinik etkiye sebep olmayan QT aralık

uzaması ile sonuçlanmıştır. Astemizol ve diğer makrolidlerin birlikte uygulanmasıyla benzer

etkiler görülmüştür.

Ergot alkaloidleri:

Pazarlama

sonrası

raporlar

klaritromisinin

ergotamin

veya

dihidroergotaminin

birlikte

uygulanmasının kol ve bacaklarda ve merkezi sinir sistemi dahil diğer dokularda vazospazm

iskemiyle

karakterize

akut

ergot

toksisitesiyle

ilişkili

olduğunu

göstermektedir.

Klaritromisin ve ergot alkaloidlerinin eş zamanlı verilmesi kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3

Kontrendikasyonlar).

Etravirin:

Klaritromisin maruziyeti etravirin ile azalmıştır; bununla birlikte aktif metabolit 14-OH-

klaritromisin konsantrasyonu artmıştır. 14-OH-klaritromisin Mycobacterium avium

complex’e (MAC) karşı etkinliği azalttığından, bu patojene karşı toplam aktivite

değişebilir; bu nedenle MAC tedavisi için klaritromisinin alternatifleri düşünülmelidir.

Diğer İlaçların Klaritromisin Üzerindeki Etkileri

CYP3A indükleyici ilaçlar:

CYP3A (örn. rifampisin, fenitoin, karbamazepin, fenobarbital, St John’s wort (sarı kantaron))

indükleyicisi

ilaçlar

klaritromisin

metabolizmasını

artırabilir.

durum

etkinliğinin

azalmasına

açan subterapötik

klaritromisin

düzeylerine

neden

olabilir.

Ayrıca,

CYP3A

indükleyicisinin plazma düzeyinin de izlenmesi gerekebilir; klaritromisinin

CYP3A inhibisyonuna bağlı olarak bu ilacın düzeyi artabilir (bkz. kullanılan CYP3A4

indükleyicisi ürün bilgisi). Rifabutin ve klaritromisinin eş zamanlı kullanımında, rifabutin

serum düzeyi artarken klaritromisin serum düzeyi azalarak üveit riski artışına yol açar.

Aşağıdaki ilaçlar dolaşımdaki klaritromisin konsantrasyonları üzerinde bilinen veya şüpheli

etki gösterir; klaritromisin doz ayarlaması veya alternatif tedaviye geçiş gerekli olabilir.

Efavirenz, nevirapin, rifampisin, rifabutin ve rifapentin:

Sitokrom P450 metabolizma sisteminin kuvvetli uyaranları, örneğin efavirenz, nevirapin,

rifampisin, rifabutin ve rifapentin klaritromisinin metabolizmasını hızlandırabilir ve böylece

mikrobiyolojik

olarak

aktif

olan

14(R)-hidroksi-klaritromisini

(14-OH-klaritromisini)

arttırarak klaritromisinin plazma seviyelerini düşürür. Klaritromisin ve 14-OH-klaritromisinin

mikrobiyolojik aktiviteleri farklı bakteriler için farklılık gösterir. Klaritromisin ile birlikte

enzim uyaranlarının verilmesiyle amaçlanan terapötik aktivite bozulabilir.

Flukonazol: Sağlıklı gönüllülerde günde 200 mg flukonazol ve günde iki kere klaritromisin

500 mg’ın birlikte uygulandığında, klaritromisin ortalama kararlı durum C

ve EAA

artmış; sırasıyla %33 ve %18 olarak elde edilmiştir. 14-OH klaritromisin kararlı durum

konsantrasyonları, flukonazol ile birlikte uygulanımından önemli derecede etkilenmez.

21 sağlıklı gönüllüye flukonazol 200 mg/gün ile birlikte klaritromisin 500 mg/günde 2 kez

verilmiştir. Klaritromisinin ortalama sabit durum minimum konsantrasyonu (C

) ve eğri

altındaki alan (EAA) sırası ile %33 ve %18 olarak ölçülmüştür. Flukonazol ile eş zamanlı

verilmesinden aktif metabolit 14-OH-klaritromisinin sabit durum konsantrasyonları anlamlı

derecede etkilenmemiştir. Klaritromisin için doz ayarlaması yapılmasına gerek yoktur.

Ritonavir: 8 saatte bir 200 mg ritonavir ile 12 saatte bir 500 mg klaritromisinin birlikte

uygulandıkları

farmakokinetik

çalışma,

klaritromisin

metabolizmasında

belirgin

inhibisyon ile sonuçlanmıştır. Ritonavir ile birlikte uygulanması ile klaritromisin C

maks

’ı %31,

’i %182 ve EAA %77 artmıştır. 14-[R]-hidroksiklaritromisin oluşumunun tamamen

inhibe

olduğu

görülmüştür.

Klaritromisinin

geniş

tedavi

penceresi

nedeniyle

böbrek

fonksiyonu normal olan hastalarda dozun azaltılmasına gerek yoktur. Bununla birlikte,

böbrek bozukluğu olan hastalarda şu doz ayarı yapılmalıdır: Kreatinin klerensi (CL

ml/dak.

olan hastalarda klaritromisin dozu %50 azaltılmalıdır. CL

<30 ml/dak. olan

hastalarda, doz %75 azaltılmalıdır. Günde 1g'dan daha yüksek klaritromisin dozları

ritonavir ile uygulanmamalıdır. (bkz. Bölüm 4.2. Pozoloji ve Uygulama Şekli).

Renal işlevleri azalmış hastalarda farmakolojik bir artırıcı olarak ritonavir, atazanavir ve

sakinavir

gibi

diğer

proteaz

inhibitörleri

birlikte

kullanıldığında

benzer

ayarlamaları düşünülmelidir (bkz. Bölüm 4.5 Çift-yönlü İlaç Etkileşimleri).

Klaritromisinin Diğer İlaçlar Üzerindeki Etkileri

Antiaritmikler

Klaritromisin ile kinidin veya disopiramid ile birlikte kullanımıyla oluşan Torsades de

Pointes

bildiren

pazarlama

sonrası

raporları

vardır.

Hastaların,

ilaçlar

birlikte

klaritromisin verilmesi sırasında QTc uzaması açısından elektrokardiyografiler ile izlenmesi

gereklidir. Bu ilaçların serum düzeyleri klaritromisin tedavisi sırasında izlenmelidir.

CYP3A-kaynaklı Etkileşimler

CYP3A’yı inhibe ettiği bilinen klaritromisin ile öncelikli olarak CYP3A tarafından

metabolize edilen bir ilacın birlikte verilmesi bu ilaçların konsantrasyonlarında hem terapötik

ve hem de advers etkilerin artışına veya uzamasına yol açabilecek artışlara neden olabilir.

CYP3A enzim substratları olarak bilinen, özellikle eğer CYP3A substratı dar güvenlik

sınırına sahipse (örneğin karbamezapin) ve/veya substrat bu enzim tarafından geniş çaplı

olarak metabolize ediliyorsa, diğer ilaç tedavileri alan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Eğer

mümkünse,

CYP3A

tarafından

öncelikli

olarak

metabolize

edilen

ilaçların

serum

konsantrasyonları klaritromisin alan hastalarda yakından izlenmeli ve doz ayarlaması

düşünülmelidir. Aşağıdaki ilaçların veya ilaç sınıflarının aynı CYP3A izozimi tarafından

metabolize edildiği bilinmekte veya bundan kuşkulanılmaktadır:

Alfentanil,

bromokriptin,

alprazolam,

astemizol,

karbamazepin,

silostazol,

sisaprid,

siklosporin,

disopiramid,

ergot

alkaloidleri,

lovastatin,

metilprednizolon,

midazolam,

omeprazol, oral antikoagülanlar (örneğin varfarin), pimozid, kinidin, rifabutin, sildenafil,

simvastatin, sirolimus, takrolimus, terfenadin, triazolam, vinblastin, fenitoin, heksobarbital,

teofilin ve valproat. Bu liste daha kapsamlı olabilir.

Teofilin, Karbamazepin

Klinik çalışmalar, teofilin ve karbamazepinin klaritromisinle birlikte uygulanması sonucunda,

kanda bu ilaçların seviyelerinde orta derecede ama istatistiki olarak anlamlı (fosfor (P) ≤

0.05) bir artış olduğunu göstermiştir. Dozun azaltılması gerekebilir.

Omeprazol

Sağlıklı yetişkinlerde, 500 mg klaritromisin ve 40 mg omeprazol her 8 saatte bir birlikte

uygulandığında, omeprazol kararlı durum plazma konsantrasyonlarında (C

maks

, EAA

sırasıyla

%30,

%34)

artış

görülmüştür.

Omeprazolün

başına

verildiği

durumda ortalama 24 saatlik gastrik pH 5,2 olarak bulunurken klaritromisin ile eş zamanlı

verilmesinde ise 5,7 olarak tespit edilmiştir.

Ranitidin bizmut sitrat

Klinik olarak önemsiz olmakla birlikte, ranitidin bizmut sitrat ile klaritromisinin birlikte

uygulanması

ranitidin,

bizmut

14-hidroksiklaritromisinin

plazma

konsantrasyonlarının

artışı ile sonuçlanmıştır.

Sildenafil, tadalafil ve vardenafil:

Fosfodiesteraz

inhibitörlerin

herbiri,

azından

kısmi

olarak,

CYP3A

metabolize

edilmektedir

CYP3A

klaritromisinin

zamanlı

verilmesi

inhibe

edilebilir.

Klaritromisinin sildenafil, tadalafil veya vardenafil ile birlikte verilmesi artmış fosfodiesteraz

inhibitor maruziyetine yol açabilir. Sildenafil, tadalafil ve vardenafil ile birlikte klaritromisin

verildiği zaman bu ilaçların dozlarının azaltılması düşünülmelidir.

Tolterodin

Tolterodin’in

öncelikli

metabolizma

yolu

sitokrom

P450’nin

izoformu

(CYP2D6)

aracılığı iledir. Fakat, CYP2D6’si bulunmayan bir alt grup topluluk için tespit edilmiş olan

metabolizma yolu CYP3A aracılığı iledir. Bu topluluk alt grubunda CYP3A’nın inhibisyonu

anlamlı

derecede

yüksek

serum

tolterodin

konsantrasyonlarına

açar.

Tolterodin

dozajındaki

düşüş

CYP3A

inhibitörleri,

örneğin

CYP2D6’yı

zayıf

metabolize

eden

toplulukta klaritromisin kullanımı, varlığında gerekli olabilir.

Triazolobenzodiazepinler (örneğin, alprazolam, midazolam, triazolam)

Midazolam klaritromisin tablet (500 mg/günde 2 kez) ile birlikte verildiğinde, midazolamın

AUC değeri intravenöz uygulamadan sonra 2,7 kat ve oral verilmesinden sonra ise 7 kat

artmıştır. Oral midazolam ile klaritromisinin eş zamanlı olarak verilmesinden kaçınılmalıdır.

Eğer klaritromisin ile birlikte intravenöz midazolam veriliyorsa, hasta doz ayarlaması için

yakından

izlenmelidir.

Aynı

önlemler

CYP3A

tarafından

metabolize

edilen

diğer

benzodiazepinler

için

uygulanmalıdır.

Eliminasyon

için

CYP3A’ya

bağımlı

olmayan

benzodiazepinler (temazepam, nitrazepam, lorazepam) için klaritromisin ile klinik olarak

önemli etkileşim söz konusu değildir. Pazarlama sonrası klaritromisin ve triazolamın eş

zamanlı kullanımında ilaç etkileşimleri ve merkezi sinir sistemi (MSS) etkileri (örneğin

uykululuk hali ve konfüzyon) bildirilmiştir. Hastaların artmış MSS farmakolojik etkileri

açısından izlenmeleri önerilmektedir.

Diğer İlaç Etkileşimleri

Kolşisin: Kolşisin hem CYP3A’nın hem de dışarıya-akış taşıyıcısı olan P-glikoprotein’in

(Pgp) bir substratıdır. Klaritromisin ve diğer makrolidlerin CYP3A ve Pgp’yi inhibe ettikleri

bilinmektedir. Klaritromisin ve kolşisin birlikte uygulandıklarında Pgp ve/veya CYP3A’nın

klaritromisin tarafından inhibisyonu, kolşisine maruziyette artışa öncülük edebilir. Hastalar

kolşisin toksisitesinin klinik semptomları yönüyle izlenmelidir. Kolşisin, böbrek ve karaciğer

fonksiyonu normal olan hastalarda klaritromisin ile birlikte uygulandığında kolşisin dozu

azaltılmalıdır.

Klaritromisin

kolşisinin

birlikte

uygulanması,

böbrek

veya

karaciğer

yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar ve 4.4. Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri).

Digoksin: Digoksinin dışarı akış taşıyıcısı (efflux transporter) olan P-glikoprotein (Pgp) için

substrat

olduğu

düşünülmektedir.

Klaritromisinin

Pgp’yi

inhibe

ettiği

bilinmektedir.

Klaritromisin ile digoksin birlikte verildikleri zaman Pgp’nin klaritromisin tarafından inhibe

edilmesi digoksin maruziyetinde artışa yol açar. Klaritromisin ile eş zamanlı olarak digoksin

alan

hastalarda

artmış

serum

digoksin

konsantrasyonları

pazarlama

sonrası

gözlem

çalışmalarında

bildirilmiştir.

Bazı

hastalarda

potansiyel

ölümcül

aritmileri

kapsayan

digoksin toksisitesi ile uyumlu klinik bulgular gözlenmiştir. Hastalar digoksin ve

klaritromisini birlikte kullanırlarken serum digoksin konsantrasyonları dikkatli izlenmelidir.

Zidovudin: HIV-enfeksiyonlu yetişkinlere sürekli olarak oral klaritromisin ve zidovudin

uygulanması, zidovudinin kararlı durum seviyelerinde düşüşe sebep olabilir. Klaritromisin

eşzamanlı uygulanan oral zidovudin emilimini engellediğinden, bu etkileşim klaritromisin ve

zidovudin

dozlarının

saatlik

aralarla

kullanılması

sonucu

önlenebilir.

etkileşim,

klaritromisin süspansiyon ile birlikte zidovudin veya dideoksinozin alan pediyatrik HIV-

enfekte

hastalarda

gözlenmemiştir.

etkileşim

klaritromisin,

intravenöz

infüzyon

uygulandığında muhtemel değildir.

Fenitoin ve Valproat: Klaritromisin dahil olmak üzere CYP3A inhibitörleri ile CYP3A ile

metabolize olduğu düşünülmeyen ilaçlar (örn. fenitoin ve valproat) arasındaki etkileşime

ilişkin spontan ya da yayınlanmış bildirimler mevcuttur. Bu ilaçlar klaritromisin ile eş zamanlı

kullanıldığında serum düzeylerinin saptanması önerilir. Serum düzeylerinin artışı

bildirilmiştir.

Klaritromisinin, aşağıdaki ilaçlarla etkileşimine dair in-vivo insan verisi bulunmamaktadır;

aprepitant, eletriptan, halofantrine ve ziprasidon. Fakat, in-vitro verilerin bu ilaçların CYP3A

sübstratları olduğunu önermesi sebebiyle klaritromisinin bu ilaçlarla birlikte uygulanmasında

dikkatli

olunmalıdır. Eletriptan, klaritromisin gibi CYP3A inhibitörleri ile birlikte

uygulanmamalıdır.

Klaritromisin

dahil

CYP3A

inhibitörleri

siklosporin,

takrolimus,

metilprednisolon,

vinblastin ve silostazol etkileşimlerine dair spontane veya yayınlanmış raporlar olmuştur.

Çift-yönlü İlaç Etkileşimleri

Atazanavir

Klaritromisin ve atazanavirin her ikisi de CYP3A’nın substrat ve inhibitörleridir ve çift yönlü

ilaç etkileşimine yol açtığı yönünde kanıt mevcuttur. Klaritromisinin (500 mg/günde 2 kez)

atazanavir (400 mg/günde 1 kez) ile birlikte verilmesi klaritromisine maruziyette 2 kat artışa

ve 14-OH-klaritromisin maruziyetinde %70 azalmaya ve atazanavirin AUC EAA değerinde

%28 artışa yol açar. Klaritromisinin geniş terapötik penceresi nedeni ile böbrek fonksiyonları

normal olan hastalarda doz düşürülmesi gerekmez. Orta dereceli böbrek fonksiyonu olan

hastalarda (kreatinin klirensi 30-60 mL/dak), klaritromisin dozu %50 azaltılmalıdır. Kreatinin

klirensi

<30

mL/dak

olan

hastalarda

uygun

klaritromisin

formülasyonu

kullanılarak

klaritromisin dozu %75 azaltılmalıdır. 1000 mg’dan yüksek günlük dozlarda klaritromisin

proteaz inhibitörleri ile birlikte verilmemelidir.

Kalsiyum Kanal Blokörleri

Hipotansiyon riskinden dolayı, klaritromisin ve CYP3A4 ile metabolize olan kalsiyum kanal

blokerleri (örn. verapamil, amlodipin, diltiazem) birlikte uygulanırken dikkatli olunmalıdır.

Etkileşimden dolayı klaritromisin ve kalsiyum kanal blokerlerinin plazma konsantrasyonları

artabilir. Klaritromisin ve verapamili birlikte alan hastalarda hipotansiyon, bradiaritmi ve

laktik asidoz gözlenmiştir.

İtrakonazol

Klaritromisin ve itrakonazolün her ikisi de CYP3A’nın substrat ve inhibitörleridir ve çift

yönlü

ilaç etkileşimine yol açar. Klaritromisin itrakonazolün plazma seviyelerini

yükseltebilirken itrakonazol klaritromisinin plazma seviyelerini yükseltebilir.

İtrakonazol ve klaritromisini eş zamanlı olarak alan hastalar artmış veya uzamış farmakolojik

etki belirtileri açısından yakından izlenmelidir.

Sakuinavir

Klaritromisin ve sakuinavirin her ikisi de CYP3A’nın substrat ve inhibitörleridir ve çift yönlü

ilaç etkileşimine yol açtıkları yönünde delil vardır.

Klaritromisin (500 mg/günde 2 kez) ve sakuinavir (yumuşak jel kapsüller, 1200 mg/günde 3

kez) eş zamanlı olarak 12 sağlıklı gönüllüye verilmiştir. Sakuinavirin ortalama sabit durum

eğri altındaki alan (EAA) ve minimum konsantrasyonu (C

) tek başına sakuinavir alımına

göre %177 ve % 187 olarak saptanmıştır. Klaritromisin EAA ve C

değerleri tek başına

klaritromisin alımına göre yaklaşık %40 daha yüksek olarak bulunmuştur. Her iki ilacın

çalışılmış olan dozlarda/formülasyonlarda sınırlı bir zaman için eş zamanlı olarak verilmesi

halinde doz ayarlamasına gerek yoktur. Yumuşak jelatin kapsül formülasyonu kullanımında

ilaç etkileşim çalışmalarının gözlemleri sakuinavir sert jelatin kapsül kullanımındaki etkileri

temsil etmeyebilir. Tek başına sakuinavir tedavisi ilaç etkileşim çalışmalarındaki gözlemler

sakuinavir/ritonavir tedavisindeki etkileri temsil etmeyebilir. Sakuinavir ritonavir ile birlikte

zamanlı

olarak

verildiğinde,

ritonavirin

klaritromisin

üzerindeki

potansiyel

etkileri

düşünülmelidir (bkz. Bölüm 4.5 Önlemler, İlaç Etkileşimleri).

Didanosin

enfekte

yetişkin

hastalarda,

klaritromisin

tabletlerinin

didanosin

zamanlı

uygulanması sonucu, didanosin farmakokinetiğinde istatistiksel olarak önemli bir değişiklik

tespit edilmemiştir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ait etkileşim çalışması bulunmamaktadır.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ait etkileşim çalışması bulunmamaktadır.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye:

Gebelik kategorisi C.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

Herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi:

Klaritromisinin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut olmadığından gebelik

sırasında kullanımının güvenilirliği saptanmamıştır. Bu nedenle, KLAMER’in Film Tabletin

dikkatli biçimde yarar risk değerlendirmesi yapılmadan kullanılması önerilmez.

Laktasyon dönemi:

Klaritromisinin emzirilen bebeklerdeki güvenilirliği saptanmamıştır. Klaritromisin anne

sütüne geçer.

Bu nedenle emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına ya da KLAMER

tedavisinin durdurulup

durdurulmayacağına/ tedaviden kaçınılıp kaçınılmayacağına ilişkin

karar verilirken, emzirmenin

çocuk açısından faydası ve KLAMER tedavisinin emziren anne

açısından faydası dikkate

alınmalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite:

Fertilite ve üreme çalışmalarında, 150-160 mg/kg/günlük dozlar erkek ve dişi sıçanların,

estrus siklusunda, fertilitede, doğumda ve yavruların sayı ve yaşamasında hiçbir advers etkiye

sebep olmamıştır (bkz. Bölüm 5.3. Klinik öncesi güvenlilik çalışmaları).

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Klaritromisinin araç ve makina kullanımı üzerine etkisi hakkında veri bulunmamaktadır. İlaç

ile baş dönmesi, vertigo, konfüzyon ve dezoryantasyon ortaya çıkma potansiyeli hastaların

araç ya da makine kullanması öncesinde dikkate alınmalıdır.

4.8. İstenmeyen Etkiler

Klaritromisin tedavisinin yetişkinlerde ve pediatrik popülasyonda en sık ve yaygın görülen

advers reaksiyonları karın ağrısı, diyare, bulantı, kusma ve tat değişiklikleridir. Bu advers

reaksiyonlar genellikle hafif şiddette olup makrolid antibiyotiklerinin bilinen güvenirlik

profili ile uyumludur.

Klinik çalışmalarda saptanan bu gastrointestinal advers reaksiyonların insidansı açısından

önceden mikobakteriyel enfeksiyon olan ve olmayan hasta popülasyonları arasında anlamlı

fark bulunmamıştır.

Klaritromisin ile en azından ilişkisi olası bulunan reaksiyonlar sistem organ sınıfına ve

aşağıdaki sıklığa göre gösterilmiştir: çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥ 1/100 ile < 1/10), yaygın

olmayan (≥1/1,000 ile < 1/100), seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000) ve

bilinmeyen (pazarlama sonrası deneyime ilişkin advers reaksiyonlar; mevcut veri ile sıklığı

hesaplanamayan). Her bir sıklık grubunda advers reaksiyonlar şiddet değerlendirmesine göre

azalan şiddete göre sunulmuştur.

Klaritromisin ile Bildirilen Advers Reaksiyonlar

Sistem Organ

Sınıfı

çok yaygın

yaygın

yaygın olmayan

Bilinmeyen*

Enfeksiyonlar ve

Enfestasyonlar

Kandidiazis,

vajinal enfeksiyon

Psödomembranöz

kolit,

erizipel, eritrazma

Kan ve lenf

sistemi

hastalıkları

Lökopeni, nötropeni,

eozinofili

Agranulositoz,

trombositopeni

Bağışıklık

sistemi

hastalıkları

Hipersensitivite

Anafilaktik

reaksiyon

Metabolizma

ve beslenme

hastalıkları

Anoreksi, iştah azalması

Hipoglisemi

Psikiyatrik

hastalıklar

İnsomni

Anksiyete

Psikotik bozukluk,

konfüzyon

durumu,

depersonalizasyon,

depresyon,

dezoryantasyon,

halüsinasyon,

anormal

rüyalar, mani

Sinir sistemi

hastalıkları

Disjözi,

baş ağrısı,

değişikliği

Baş dönmesi,

tremor

Konvülsiyon,

aguzi,

parosmi,

anosmi,

parestezi

Kulak ve iç

kulak

hastalıkları

Vertigo, duyma

bozukluğu,

Tinnitus

Sağırlık

Kardiyak

hastalıklar

Elektrokardiyogramda

uzamış

QT, palpitasyonlar

Torsade de pointes,

ventriküler

taşikardi

Vasküler

hastalıklar

Hemoraji

Gastrointestinal

hastalıklar

Diyare,

kusma,

dispepsi,

bulantı,

karın ağrısı

Gastrit, stomatit,

glossit, abdominal

distansiyon,

konstipasyon,

ağız kuruluğu,

erüktasyon,

flatulans

Akut pankreatit,

dilde

renk değişikliği,

dişte renk

değişikliği

Hepato-bilier

hastalıkları

Anormal

karaciğer

fonksiyon

testleri

Kolestaz, hepatit, alanin

aminotransferaz artışı,

aspartat

aminotransferaz artışı,

gama

glutamil transferaz artışı

Hepatik yetmezlik,

hepatosellüler

sarılık

Deri ve derialtı

doku

hastalıkları

Döküntü,

hiperhidroz

Pruritus,

ürtiker

Stevens-Johnson

sendromu, toksik

epidermal

nekroliz,

eozinofili ve

sistemik

semptomlu ilaç

döküntüsü

(DRESS), akne,

Henoch-Schonlein

purpurası

Kas iskelet

bozuklukları,

bağ doku ve

kemik

hastalıkları

Miyopati

Böbrek ve

idrar yolu

hastalıkları

Renal yetmezlik,

interstisyal nefrit

Genel

bozukluklar ve

uygulama

bölgesine

ilişkin

hastalıklar

Halsizlik, asteni, göğüs

ağrısı, titreme,

yorgunluk

Araştırmalar

Kanda alkalin fosfataz

artışı,

kan laktat

dehidrogenaz artışı

Uluslararası

normalleştirilmiş

oranı

artışı, protrombin

zamanında

uzama,

anormal renkte

idrar

*Bilinmeyen bir büyüklükteki popülasyonda gönüllü olarak bildirilen bu reaksiyonların

sıklıklarının ya da ilaç ile nedensel ilişkisinin saptanması her zaman mümkün olmamaktadır.

Klaritromisin için hasta kullanımı en az 1 milyar hasta tedavi günü olarak hesaplanmıştır.

Klaritromisin

kolşisin

birlikte

kullanıldığında,

özellikle

yaşlılarda

olmak

üzere

bazıları böbrek yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkan kolşisin toksisitesi bildirimleri

vardır. Bu hastaların bazılarında ölümler bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4. Uyarılar/Önlemler

ve Bölüm 4.5. İlaç etkileşimleri)

Bağışıklık Sistemi Bozulmuş Hastalar

Mikobakteriyel enfeksiyonlar için uzun süre yüksek doz klaritromisin ile tedavi edilen

AIDS hastaları veya bağışıklık sistemi bozuk diğer hastalarda, olasılıkla

klaritromisin uygulamasıyla ilişkili advers etkileri birlikte seyreden HIV hastalığının veya

diğer hastalıkların altta yatan belirtilerinden ayırt etmek genellikle zordur.

1000 mg ve 2000 mg klaritromisin toplam günlük dozu ile tedavi edilen yetişkin hastalar

tarafından en sık bildirilen advers reaksiyonlar: bulantı, kusma, tat değişiklikleri, karın

ağrısı, diyare, döküntü, gaz, baş ağrısı, konstipasyon, duyma bozukluğu, serum glutamik

oksaloasetik transaminaz (SGOT) ve serum glutamik pirüvik asit transaminaz (SGPT)

yükselmesidir.

Daha

düşük

sıklıkta

dispne,

insomnia

ağız

kuruluğu

bildirilmiştir.

İnsidans açısından 1000 mg ve 2000 mg tedavisi arasında fark saptanmazken, günlük 4000

mg klaritromisin tedavisinde insidans 3-4 kat artmıştır.

Bağışıklık

sistemi

bozulmuş

hastalarda

testin

yüksek

düşük

düzeyi

dışına çıkan laboratuvar değerleri analiz edilmiştir. Bu analize göre günlük toplam 1000

mg ya da 2000 mg klaritromisin kullanan hastaların yaklaşık %2-3’ünde SGOT ve SGPT

düzeyleri yüksek ve beyaz kan hücresi ile trombosit sayısı normalden düşük bulunmuştur.

Bu iki tedavi grubunda daha az oranda kan üre nitrojeninde yükselme saptanmıştır. Günlük

4000 mg doz grubunda beyaz kan hücresi dışındaki tüm paramatrelerde insidans biraz daha

yüksek olmuştur.

Laboratuar Bulgularında Değişiklikler

Klinik açıdan önemli olabilecek laboratuar bulgularındaki değişimler şunlardır:

Karaciğer: Yükselmiş SGPT (ALT) < %1, SGOT (AST) < %1, GGT < %1, alkalen

fosfataz < %1, LDH < %1 ve total billirubin < %1.

Hematoloji: Azalmış lökosit sayısı < %1 ve yüksek protromin zamanı %1.

Böbrek: Yüksek BUN %4 ve yüksek serum kreatinini < %1

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Aşırı miktarlarda klaritromisin alımının, gastrointestinal (mide – barsak bağırsak)

semptomları vermesi beklenebilir. Bipolar bozukluk öyküsü olan bir hasta 8 g klaritromisin

almış

mental

durumda

değişmeler,

paranoid

davranışlar,

hipokalemi

hipoksemi

görülmüştür. Aşırı doza eşlik eden advers reaksiyonlar, absorbe edilmemiş ilacın uygun

eliminasyonu ve destekleyici tedavi

kontrol

altına

alınmalıdır.

Diğer

makrolidlerle

olduğu

gibi,

klaritromisinin

serum

seviyeleri

hemodiyaliz

veya

peritoneal

diyalizden

etkilenmez.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik Özellikler

Farmakoterapötik grup: Sistemik kullanılan antibakteriyeller – Makrolidler

ATC kodu: J01FA09

KLAMER(Klaritromisin) bir semi-sentetik makrolid antibiyotiktir.

Kimyasal adı, 6-0-metileritromisin A'dır. Klaritromisin, duyarlı bakterinin 50S ribozom alt

birimlerine bağlanarak ve protein sentezini engelleyerek antibakteriyel etki gösterir. 14-OH

klaritromisin metaboliti de klinik açıdan anlamlı antimikrobiyal aktivite taşımaktadır.

Mikrobiyoloji

Klaritromisinin standart bakteri suşlarına ve klinik izolatlara karşı

mükemmel in vitro

aktivite gösterir. Geniş bir aerob ve anaerob Gram pozitif ve Gram negatif organizma

yelpazesine

karşı

yüksek

potansa

sahiptir.

Klaritromisinin

minimum

inhibisyon

konsantrasyonları (MİK) genellikle eritromisin MİK’lerinden bir log2 dilüsyonu kadar daha

güçlüdür.

İn vitro veriler klaritromisinin ayrıca, Legionella pneumophila ve Mycoplasma

pneumoniaeye

karşı

mükemmel

aktiviteye

sahip

olduğunu

göstermektedir.

Aynı

zamanda

Mycobacterium

avium

complex

(MAC)

organizmalarına

etkilidir.

Helicobacter pylori’ye karşı bakterisid etki gösterir. Klaritromisinin bu etkisi asit pH’ya

göre, nötr pH’da daha güçlüdür. İn vitro ve in vivo veriler bu antibiyotiğin klinik olarak

önem taşıyan mikobakteriyel türlere karşı aktivitesinin olduğunu göstermektedir. İn vitro

veriler Enterobacteriaceae, pseudomonas türleri ve laktozu fermente etmeyen diğer Gram

negatif basillerin klaritromisine duyarlı olmadığını göstermektedir.

Klaritromisinin aşağıdaki organizmaların çoğu suşlarına karşı, hem in vitro olarak, hem de

klinik enfeksiyonlarda etkili olduğu gösterilmiştir (bkz. Bölüm 4.1. Terapötik endikasyonları

ve Bölüm 4.3. Posoloji ve uygulama şekli):

Gram pozitif aeroblar: Staphylococcus aureus, Streptococcus pneumoniae, Streptococcus

pyogenes, Listeria monocytogenes.

Gram negatif aeroblar: Haemophilus influenzae, Haemophilus parainfluenzae, Moraxella

catarrhalis, Neisseria gonorrhoeae, Legionella pneumophila,

Diğer aeroblar: Mycoplasma pneumoniae, Chlamydia pneumoniae (TWAR)

Mikobakteriler Mycobacterium leprae, Mycobacterium kansasii, Mycobacterium chelonae,

Mycobacterium fortuitum, Mycobacterium avium complex (MAC): Mycobacterium avium

ve Mycobacterium intracellulare

Beta laktamaz üretiminin klaritromisin aktivitesi üzerinde bir etkisi yoktur.

NOT: Metisiline dirençli ve oksasiline dirençli stafilokokların çoğu suşları klaritromisine

dirençlidir.

Helicobacter: Helicobacter pylori

Helicobacter pylori ile peptik ülser hastalığı arasında güçlü bir bağlantı vardır. Duodenum

ülseri olan hastaların %90 ile %100’ü bu patojenle enfektedir. H. pylori eradikasyonunun

duodenum

ülser

nüksünü

azalttığı

dolayısıyla

antisekretuar

tedavinin

sürdürülmesi

gereksinimini azalttığı gösterilmiştir.

Klaritromisin

aşağıdaki

mikroorganizmaların

çoğu

suşuna

karşı

in

vitro

aktivite

göstermektedir;

ancak,

klaritromisinin

mikroorganizmaların

neden

olduğu

klinik

enfeksiyonların tedavisindeki güvenliği ve etkinliği yeterli ve iyi kontrollü klinik

çalışmalarda belirlenmiş değildir.

Gram pozitif aeroblar; Streptococcus agalactiae, Streptococci (Grup C.F.G), Viridans

grubu streptococci,

Gram negatif aeroblar; Bordetella pertussis, Pasteurella multocida,

Gram pozitif anaeroblar; Clostridium perfringens, Peptococcus niger, Propionibacterium

acnes.

Gram negatif anaeroblar; Bacteroides melaninogenicus.

Spiroketler: Borrelia burgdorferi, Treponema pallidum

Kampilobakterler: Campylobacter jejuni

Klaritromisinin başlıca metaboliti, mikrobiyolojik aktiviteye sahip bir metabolit olan 14-OH

klaritromisindir. Bu metabolit, iki katı daha aktif olduğu H. influenzae dışında çoğu

organizma için ana bileşik kadar aktif veya ondan 1-2 kat daha az aktiftir. Ana bileşik ve 14-

OH-metaboliti,

H.

influenzae

üzerinde

bakteriyel

suşlara

bağlı

olarak

in

vitro

in

vivo olarak aditif veya sinerjik etki yapmaktadır. Bununla beraber, Mycobacterium avium

complex (MAC) izolatlarına karşı, 14-OH metaboliti klaritromisine nazaran 4 – 7 kat daha

etkilidir.

Mycobacterium

avium

complex’lerine

karşı,

etkinliğin

klinik

önemi

bilinmemektedir.

Duyarlılık Testleri

Zon çaplarının ölçüldüğü kantitatif yöntemler antibiyotik duyarlılığının en hassas

tahminlerini vermektedir. Önerilen bir işlemde duyarlılık testi için 15 mcg klaritromisin

emdirilmiş diskler kullanılmaktadır (Kirby-Bauer difüzyon testi); bu disk testindeki

inhibisyon zon çapları ile klaritromisinin MIK değerleri arasında korelasyon vardır. MIK

değerleri buyyon veya agar dilüsyon yöntemiyle belirlenmektedir.

Bu prosedürle, laboratuardan gelen bir rapordaki "duyarlı" ifadesi, enfeksiyon etkeni olan

organizmanın tedaviye yanıt verebileceğini göstermektedir. Rapordaki "dirençli" ifadesi,

enfeksiyon

etkeni

olan

organizmanın

tedaviye

yanıt

vermeyebileceğini

göstermektedir.

Rapordaki "ara duyarlılık" ifadesi ilacın terapötik etkisinin belirsiz olabileceğini veya yüksek

dozlar kullanıldığında organizmanın duyarlı olabileceğini göstermektedir. (Bu son ifade aynı

zamanda orta derecede duyarlı olarak da belirtilebilir).

Duyarlı, dirençli ve ara duyarlılık için mutlak sınırlarla ilgili olarak lütfen ülkeye

veya bölgeye özgü bilgilere başvurunuz.

5.2. Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler

Klaritromisin, antimikrobiyal etkiye sahip bir antibiyotiktir. Etanol, metanol ve asetonitrilde

biraz çözünür, suda çözünmez.

Emilim:

Klaritromisin, oral uygulamadan sonra, gastrointestinal (mide–bağırsak) kanaldan hızla

absorbe edilir. Klaritromisin tabletin mutlak biyoyararlanımı yaklaşık %50'dir. Dozdan

hemen

önce

besin

alımı

klaritromisinin

biyoyararlanımın

ortalama

artırmaktadır.

Toplamda bu artış minör bir artıştır ve önerilen doz rejimlerinde küçük bir klinik anlamlılık

taşır. Bu nedenle klaritromisin aç ya da tok karnına alınabilir.

Günde

defa

dozunda,

klaritromisin

hidroksillenmiş

metaboliti

için

kararlı durum C

maks

değerine beşinci dozda ulaşılır. Beşinci ve yedinci dozlardan sonra

klaritromisin için

kararlı

durum

maks

ortalama

mcg/ml

hidroksillenmiş

metaboliti için 0.88 ile 0.83 mcg/ml’dir. 500 mg doz düzeyinde yarılanma ömrü ana ilaç için

4.5 ile 4.8 saat iken, 14-hidroksiklaritromisin için 6.9 ile 8.7 saattir. Kararlı

durumda

14-hidroksiklaritromisin

düzeyleri

klaritromisin

dozuyla

orantılı

olarak

artmaz

klaritromisin ve hidroksillenmiş metabolitinin görünür yarılanma ömürleri daha yüksek

dozlarda daha uzun olma eğilimindedir.

Dağılım:

Klaritromisin ve metaboliti 14-OH klaritromisin vücut dokularına ve sıvılarına kolayca

dağılır. Az sayıda hastadan alınan sınırlı veriler, klaritromisinin oral dozlardan sonra beyin

omurilik

sıvısında

anlamlı

düzeylere

ulaşmadığını

düşündürmektedir.

Dokulardaki

konsantrasyonlar, serum konsantrasyonlarından birkaç kat daha yüksektir. Doku ve serum

konsantrasyonlarından örnekler aşağıda gösterilmektedir.

KONSANTRASYON (12 saatte bir 250 mg dozdan sonra)

Doku Tipi

Doku (mcg/g)

Serum (mcg/ml)

Bademcik

Akciğer

Biyotransformasyon:

Her 12 saatte bir 250 mg'lık bir doz ile, ana metaboliti 14-OH klaritromisin, yaklaşık 0.6

mcg/ml'lik kararlı durumda pik konsantrasyonunu verir ve eliminasyon

yarı ömrü 5 -

6 saattir. Her 12 saatte bir 500 mg'lık bir doz ile, 14-OH klaritromisinin kararlı-durumda pik

konsantrasyonları, biraz daha yüksektir (1mcg/ml'ye kadar) ve eliminasyon yarı ömrü

yaklaşık 7 saattir. Her iki dozda da, bu metabolitin kararlı-durum konsantrasyonlarına

genellikle 2 - 3 günde ulaşılır.

Eliminasyon:

Oral yoldan tek doz olarak 250 mg veya 1200 mg klaritromisin verilen erişkin insanlarda

idrarla

atılım,

düşük

dozlarda

atılımın

%37.9’undan

yüksek

dozlarda

%46.0’ından

sorumludur. Fekal eliminasyon bu dozların sırasıyla %40.2 ve %29.1’inden sorumludur

(bunlar

arasında

sadece

dışkı

örneğinde

atılım

oranı

%14.1

olan

kişi

bulunmaktadır).

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:

Klaritromisinin doğrusal olmayan bu farmakokinetik davranışı, daha yüksek dozlarda 14-

hidroksilasyon

N-demetilasyon

ürünlerinin

oluşumundaki

genel

azalmayla

beraber,

klaritromisinin doğrusal olmayan metabolizmasının daha yüksek dozlarda daha belirgin

olduğunu göstermektedir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Karaciğer Yetmezliği:

Sağlıklı bir insan grubunu karaciğer yetmezliği olan bir grubun karşılaştırıldığı bir çalışmada

günde iki defa 250 mg klaritromisin ve üçüncü gün tek doz 250 mg klaritromisin verildikten

sonra gruplar arasında kararlı durum plazma düzeyleri ve klaritromisinin sistemik klerensi

yönünden anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna karşılık, 14-OH metabolitinin kararlı durum

konsantrasyonları karaciğer yetmezliği olan olguların grubunda belirgin ölçüde daha

düşüktür. Ana bileşiğin 14-hidroksilasyon yoluyla metabolik klerensindeki bu azalma, ana

ilacın renal klerensindeki artışla kısmen dengelenmekte ve sonuçta ana ilaç için, karaciğer

yetmezliği

olan

sağlıklı

bireylerde

kıyaslanabilir

kararlı

durum

düzeyleri

ortaya

çıkmaktadır. Bu sonuçlar orta derecede veya şiddetli karaciğer yetmezliği olan ama böbrek

fonksiyonu normal bireylerde doz ayarlamasına gerek olmadığını göstermektedir.

Böbrek Yetmezliği:

Böbrek yetmezliği olanlarda, klaritromisin ve 14-OH metaboliti için plazma düzeyleri yarı

ömür, C

maks

ve C

daha yüksektir ve EAA daha büyüktür. K

elim

ve üriner atılım düşüktür.

Bu parametreler arasındaki farkın derecesi, böbrek bozukluğunun derecesi ile orantılıdır;

böbrek

yetmezliği

kadar

şiddetli

ise,

fark

derecede

anlamlıdır

(bkz.

Bölüm

4.3.

Pozoloji ve uygulama şekli).

Yaşlılarda:

Yaşlılarda, hem ana ilaç hem de 14-OH metaboliti için dolaşımdaki plazma düzeyleri daha

yüksek,

eliminasyon

daha

yavaştır.

Ancak,

klaritromisinin

renal

klerensi

kreatinin

klerensiyle korele edildiğinde iki grup arasında fark bulunmaz. Bu sonuçlara dayanarak

klaritromisinle ilgili etkilerin, bireyin yaşı değil böbrek fonksiyonuyla ilişkili olduğuna karar

verilmiştir.

Mycobacterium Avium Enfeksiyonları

HIV enfeksiyonlu yetişkin hastalara her 12 saatte bir uygulanan 500 mg klaritromisin dozunu

takiben gözlenen klaritromisin ve 14-OH klaritromisin kararlı durum konsantrasyonları,

sağlıklı gönüllülerden elde edilene benzerdir. Ancak Mycobacterium avium enfeksiyonlarını

tedavi etmek için gerekli olabilen daha yüksek dozlarda klaritromisin konsantrasyonları çok

daha yüksek olabilir. Günde iki doza bölünmüş olarak 1000 ve 2000 mg/gün alan erişkin

HIV enfeksiyonlu hastalarda kararlı durum klaritromisin C

değerleri sırasıyla 2 ile 4

mcg/ml ve 5 ile 10 mcg/ml arasındadır. Bu yüksek dozlarda eliminasyon yarı ömürleri,

normal

bireylerde

olağan

dozlarda

görülenlere

kıyasla

uzamış

gibi

görünmektedir.

dozlarda gözlenen daha yüksek plazma konsantrasyonları ve daha uzun eliminasyon yarı

ömürleri klaritromisinin doğrusal olmadığı bilinen farmakokinetiği ile uyumludur.

Birlikte Omeprazol Uygulaması

Omeprazol ile klaritromisin birlikte kullanıldığında, tek başına omeprazol kullanımına

kıyasla ortalama omeprazol EAA

0-24

%89 daha yüksek ve omeprazol T

için harmonik

ortalama

daha

yüksektir.

Klaritromisin

omeprazol

birlikte

uygulandığında klaritromisinin kararlı durum C

maks

ve EAA

değerleri,

klaritromisinin plaseboyla verilmesiyle elde edilen değerlere göre sırasıyla %10, %27 ve

%15 artış gösterir.

Kararlı durumda, gastrik mukoza klaritromisin konsantrasyonları tek başına klaritromisin

grubuyla karşılaştırıldığında klaritromisin/omeprazol grubunda dozdan altı saat

sonra yaklaşık 25 kat daha yüksektir.

Dozdan 6 saat sonra, klaritromisin omeprazol ile birlikte verildiğinde, klaritromisinin

ortalama gastrik doku konsantrasyonları, klaritromisin + plaseboya göre ortalama 2 kat daha

yüksektir.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Akut, Subkronik ve Kronik Toksisite: Oral olarak klaritromisin uygulanan fare, sıçan, köpek

ve/veya maymunlarda çalışmalar yapılmıştır. Uygulama süresi, 6 birbirine takip eden ay

süresince tek bir oral dozdan tekrarlanan günlük dozlara kadar uzanmıştır. Akut fare ve sıçan

çalışmalarında, 5 g/kg. vücut ağırlığındaki tek bir gavajı takiben, 1 sıçan ölmüş, ölen fare

olmamıştır. Dolayısıyla, medyan letal doz 5 g/kg'dan (uygulama için en yüksek fizibl doz)

daha büyüktür.

gün

süreyle

mg/kg/gün

dozunda

veya

süreyle

mg/kg/gün

dozunda

klaritromisine

maruz

kalan

primatlarda

klaritromisine

atfolunacak

hiç

advers

etki

görülmedi. Benzer şekilde 1 ay süreyle 75 mg/kg/gün dozuna; 3 ay süreyle 35 mg/kg/gün

dozuna veya 6 ay süreyle 8 mg/kg/gün dozuna maruz kalan sıçanlarda da hiç bir advers etki

görülmedi. 50 mg/kg/gün dozunu 14 gün, 10 mg/kg/gün dozunu 1 ve 3 ay ve 4 mg/kg/gün

dozunu 6 ay, advers etki görülmeksizin tolere eden köpekler, klaritromisine daha hassastılar.

Yukarıda bahsedilen bu klinik çalışmalarda, toksik dozlarda beliren önemli klinik belirtiler;

kusma, zayıflık, gıda tüketiminde düşüş ile kilo almada düşüş, salivasyon, dehidrasyon ve

hiperaktiviteyi içerir. 400 mg/kg/gün dozu uygulanan 10 maymundan ikisi 8'inci tedavi günü

ölmüştür; 28 gün boyunca 400 mg/kg/gün klaritromisin uygulanan bazı yaşayan

maymunlarda, bazı izole durumlarda sarı renkli feçes görülmüştür.

Bütün

türlerdeki

toksik

dozlarda,

primer

hedef

organı

karaciğerdi.

Bütün

türlerde

hepatotoksisite gelişimi, alkalin fosfataz, alanin ve aspartat amino transferaz, gamma-

glutamil

transferaz

ve/veya

laktik

dehidrogenazın

serum

konsantrasyonlarındaki

erken

artışlarıyla,

tespit

edilebilirdi.

İlacın

kesilmesi,

spesifik

parametrelerin

konsantrasyonlarının normale dönüşü ile sonuçlandı.

Çeşitli çalışmalarda daha az etkilenen organlar, mide, timus ile diğer lenf dokuları ve

böbreklerdi. Terapötik dozlara yakın dozları takiben, konjonktival enfeksiyon ve göz yaşı

akması sadece köpeklerde görüldü. 400 mg/kg/gün'lük

yoğun dozda, bazı köpekler ve

maymunlarda, korneal donukluk ve/veya ödem görüldü.

Fertilite, Üreme ve Teratojenite: Fertilite ve üreme çalışmalarında, 150-160 mg/kg/günlük

dozlar erkek ve dişi sıçanların, estrus siklusunda, fertilitede, doğumda ve yavruların sayı ve

yaşamasında hiç bir advers etkiye sebep olmamıştır.

Wistar (po) ve Spraque-Dawley (po ve IV) sıçanlarında iki teratojenite çalışması, Yeni

Zelanda tavşanlarında bir çalışma ve sinomolog maymunlarda bir çalışma, klaritromisinden

kaynaklanan

teratojenite

göstermemiştir.

Sadece,

benzer

dozlarda

benzer

koşullarda Sprague-Dawley sıçanlarda yapılan ilave bir çalışmada, istatiksel olarak önemsiz

ensidansta (yaklaşık %6) kardiyovasküler anomaliler oluşmuştur. Bu anomaliler, koloni

içindeki genetik değişimlerin spontan ifadesine bağlı görünmektedir. Sıçanlarda yapılan iki

çalışmada, insanlarda kullanılan günlük klinik dozun üst limitinin (500 mg BID) 70 katı

doz uygulanmasını takiben değişken insidansta (%3'den %30'a) konjenital damak yarığı

görülmüştür; günlük klinik dozun 35 katı uygulandığında bu anomalinin görülmemesi,

maternal ve fetal toksisite olduğunu, ama teratojenite olmadığını ifade eder.

Klaritromisin

günlük

insan

dozunun

(500

BID)

üst

limitinin

yaklaşık

katı

uygulandığında,

gebeliğin

20'inci

gününden

itibaren

maymunlarda

embriyonik

kayıba

(düşüğe)

sebep

olmuştur.

etki,

ilacın

çok

çok

yüksek

dozlardaki

maternal

toksisitesine bağlanmıştır. Maksimum günlük dozun yaklaşık 2.5 - 5 katı uygulanan gebe

maymunlardaki ek bir çalışmada, fetusa herhangi bir zarar gelmemiştir.

1000

mg/kg/gün

(maksimum

insan

günlük

klinik

dozunun

yaklaşık

katı)

dozunun

uygunlandığı farelerdeki dominant letal test, mutajenik aktivite açısından açıkça negatiftir

ve 80 gün boyunca günde kg başına 500 mg'a kadar doz (maksimum günlük insan

klinik

dozunun

yaklaşık

katı)

uygulanan

sıçanlardaki

segment

çalışmasında,

klaritromisinin bu çok yüksek dozlarına böylesine uzun süre maruz kalmaktan dolayı erkek

fertilitesinde fonksiyonel bir bozukluğa rastlanmadı.

Mutajenite:

Klaritromisinin

mutajenik

potansiyelini

değerlendirmek

için

aktivite

edilmemiş hem de sıçan-karaciğer-mikrozom aktivite edilmiş test sistemleri (Ames Testi)

kullanılarak çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların sonucunda, 25mcg/petri'lik veya daha az

ilaç

konsantasyonlarında

hiç

mutajenik

potansiyel

deliline

rastlanmadı.

mcg'lık

konsantrasyonda ilaç test edilen bütün suşlar için toksiktir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı Maddelerin Listesi

Kroskarmeloz sodyum

Mikrokristalin Selüloz

Silikon dioksit

Povidon K-30

Magnezyum stearat

Talk

Opadry yellow

Opadry clear

6.2. Geçimsizlikler

Mevcut değil.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

25ºC’nin altındaki oda sıcaklığında ve kutusunda muhafaza ediniz. Işıktan koruyunuz.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Alüminyum blister ambalajda ve bir kutuda 14 tablet olmak üzere satışa sunulmuştur.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”

ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

ATABAY KİMYA SAN. VE TİC. A. Ş.

Acıbadem, Köftüncü Sok. No:1

34718 Kadıköy/İSTANBUL

8. RUHSAT NUMARASI

218/16

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ:

İlk ruhsat tarihi: 06.02.2009

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ: