KEMOSET

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • KEMOSET 8 MG/4 ML IM/IV ENJEKSIYONLUK COZELTI ICEREN 1 AMPUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • KEMOSET 8 MG/4 ML IM/IV ENJEKSIYONLUK COZELTI ICEREN 1 AMPUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • ondansetron

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699525755452
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 13-05-2014
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 15

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

KEMOSET 8 mg / 4 ml im/iv enjeksiyonluk çözelti içeren ampul

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Her ampul (4 ml);

Etkin madde:

Ondansetron (hidroklorür dihidrat olarak)

8 mg

Yardımcı madde(ler):

Sodyum sitrat

1.0 mg

Sodyum klorür

36.0 mg

Diğer yardımcı maddeler için, 6.1’ e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Enjeksiyonluk çözelti

Enjeksiyon veya infüzyon için partikül içermeyen, renksiz, berrak, kokusuz çözelti

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

KEMOSET, sitotoksik kemoterapi ve radyoterapinin neden olduğu bulantı ve kusmaların

tedavisinde, ayrıca post-operatif bulantı ve kusmanın önlenmesi ve tedavisinde de endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerde:

Kemoterapi ve radyoterapi sonucu oluşan bulantı ve kusma: Kanser tedavisinin emetojenik

potansiyeli, uygulanan kemoterapi kombinasyonlarının dozlarına ve kullanılan radyoterapi

rejimlerine göre değişir. KEMOSET’in aynı zamanda uygulama ve dozaj esnekliği sağlayan

oral tablet formları da mevcuttur. Kemoterapi ile indüklenmiş bulantı ve kusması olan

yetişkinlerde düşük IV doz rejimi (4 saat aralıklarla üç kere 0,15 mg/kg) kullanılabilir. Fakat

QT uzama riskinden dolayı tek doz IV ondansetron dozu 16 mg’ı aşmamalıdır.

Emetojenik kemoterapi ve radyoterapi: Emetojenik kemoterapi ve radyoterapi alan hastalara

KEMOSET oral veya intravenöz enjeksiyon şeklinde verilebilir. Düşük IV doz rejimi (4 saat

aralıklarla üç kere 0,15 mg/kg) kullanılabilir; 30 saniyeden az olmamak üzere tedaviden

hemen önce yavaş intravenöz enjeksiyon şeklindedir. Fakat QT uzama riskinden dolayı tek

doz IV ondansetron dozu 16 mg’ı aşmamalıdır. İlk 24 saatten sonraki gecikmiş veya uzamış

emezisten korunmak için, ilk gün uygulanan tedaviyi takiben, oral KEMOSET tedavisi

önerilir.

Yüksek

derecede

emetojenik

kemoterapi:

Yüksek

dozda

sisplatin

gibi

aşırı

emetojenik

kemoterapi uygulanan hastalara KEMOSET kemoterapiden hemen önce düşük IV doz rejimi

(4 saat aralıklarla üç kere 0,15 mg/kg) kullanılabilir. Fakat QT uzama riskinden dolayı tek doz

2 / 15

IV ondansetron dozu 16 mg’ı aşmamalıdır. 8 mg’dan yüksek dozlar verilecekse 50-100 ml

serum fizyolojik veya diğer geçimli olduğu infüzyon sıvıları ile seyreltilmeli ve 15 dakikadan

az olmamak üzere infüzyon şeklinde verilmelidir.

Yüksek derecede emetojenik kemoterapinin yönetimi için, 30 saniyeden az olmamak üzere

kemoterapiden

hemen

önce

uygulanan

mg’lık

yavaş

intravenöz

enjeksiyonu

veya

intramüsküler enjeksiyonu takiben 2 ila 4 saat ara ile ilave iki 8 mg’lık intravenöz doz veya

24 saate kadar 1 mg/saat devamlı infüzyon şeklinde verilebilir. Dozaj rejiminin seçimi

uygulanan tedavinin emetojenik potansiyeline (kusma ve bulantı meydana getirme şiddetine)

göre

yapılmalıdır.

Aşırı

derecede

emetojenik

kemoterapide,

KEMOSET’in

etkisi

kemoterapiden önce 20 mg’lık tek bir intravenöz deksametazon sodyum fosfat dozunun

ilavesiyle artırılabilir. İlk 24 saatten sonraki gecikmiş veya uzamış emezisten korunmak için,

ilk gün uygulanan tedaviyi takiben oral KEMOSET tedavisi önerilir.

Postoperatif bulantı ve kusma: Post-operatif bulantı ve kusmayı önlemek için KEMOSET

oral,

intramüsküler

veya

yavaş

intravenöz

enjeksiyon

şeklinde

verilebilir.

Önerilen

KEMOSET enjeksiyon dozu anestezi indüksiyonunda intramüsküler veya yavaş intravenöz

enjeksiyon şeklinde tek doz 4 mg’dır. Başlamış post-operatif bulantı ve kusmanın tedavisinde

tek doz 4 mg intramüsküler veya yavaş intravenöz enjeksiyon şeklinde uygulanır.

Tüm yetişkin hastalarda (yaşlılar dahil) tekrarlayan dozlarda:

Tekrarlayan intravenöz ondansetron dozları en az 4 saat arayla uygulanmalıdır.

75 yaşından küçük yetişkin hastalar:

Yetişkinlerde (75 yaşından küçük) kemoterapi ile indüklenen mide bulantısı ve kusmanın

engellenmesi için verilen tek bir intravenöz ondansetron dozu 16 mg’ı geçmemelidir (en az 15

dakika boyunca infüzyonla).

Uygulama şekli:

İntramüsküler veya intravenöz yoluyla verilir (Ayrıca bkz. Bölüm 6.6).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Günlük dozaj, dozaj sıklığı ve uygulama yolunda değişiklik yapmaya gerek yoktur.

Karaciğer yetmezliği:

Orta

derecede

şiddetli

veya

şiddetli

karaciğer

fonksiyon

bozukluğu

olan

hastalarda

KEMOSET klerensi önemli derecede azalır ve serum yarılanma ömrü önemli derecede uzar.

Böyle hastalarda günlük toplam doz 8 mg’ı aşmamalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

KNBK (sitotoksik kemoterapinin neden olduğu bulantı ve kusma- 6 aydan 17 yaşa kadar) için

doz,

vücut

yüzey

alanı

(VYA)

ağırlığa

göre

hesaplanabilir.

Pediatrik

klinik

3 / 15

çalışmalarda, ondansetron 25-50 ml serum fizyolojik ya da diğer geçimli infüzyon sıvılarında

seyreltilerek infüzyon ile verilmiş ve infüzyon en az 15 dakikada yapılmıştır.

VYA ile dozlama

Ondansetron 5 mg/m

i.v. tek doz olarak kemoterapiden hemen önce uygulanmalıdır. i.v. doz

8 mg’ı geçmemelidir. Oral doz 12 saat sonra başlatılabilir ve 5 güne kadar sürdürülebilir

(Tablo 1). Yetişkin dozları aşılmamalıdır.

Tablo 1. VYA’na göre KNBK doz belirleme (6 aydan 17 yaşa kadar)

VYA

1. Gün

2 – 6. Günler

< 0.6 m

5 mg/m

i.v. + 12 saat sonra 2

mg şurup

Her 12 saatte bir 2 mg şurup

≥ 0.6 m

ila ≤ 1.2 m

5 mg/m

i.v. + 12 saat sonra 4

mg şurup veya tablet

Her 12 saatte bir 4 mg şurup veya

tablet

> 1.2 m

5 mg/m

i.v. veya 8 mg i.v. + 12

saat

sonra

şurup

veya

tablet

Her 12 saatte bir 8 mg şurup veya

tablet

Vücut ağırlığına göre doz hesaplama

Ondansetron 0,15 mg/kg i.v. tek doz olarak kemoterapiden hemen önce uygulanmalıdır. i.v.

doz 8 mg’ı aşmamalıdır. Birinci gün, dozu 4 saatlik ara ile 2 i.v. doz verilebilir. Oral doz 12

saat

sonra

başlatılabilir

güne

kadar

sürdürülebilir

(Tablo

Yetişkin

dozları

aşılmamalıdır.

Tablo 2. Vücut ağırlığına göre KNBK doz belirleme (6 aydan 17 yaşa kadar)

Vücut ağırlığı

1. Gün

2 – 6. Günler

≤ 10 kg

Her dört saatte bir, 3 doza kadar

0.15 mg/kg i.v.

Her 12 saatte bir 2 mg şurup

> 10 kg

Her dört saatte bir, 3 doza kadar

0.15 mg/kg i.v.

Her 12 saatte bir 4 mg şurup ya da tablet

Postoperatif bulantı ve kusma (1 aydan 17 yaşa kadar):

İki yaşın altındaki çocuklarda post-operatif bulantı ve kusmanın tedavisinde KEMOSET’in

kullanımı ile ilgili bir veri bulunmamaktadır.

Pediyatrik hastalarda post-operatif bulantı ve kusmanın önlenmesinde genel anestezi altındaki

cerrahi uygulamalarda, ondansetron yavaş i.v. enjeksiyonu olarak (30 saniyeden az değil)

maksimum 4 mg’a kadar 0.1 mg/kg dozunda anestezi başlangıcından önce ya da sonra veya

cerrahi operasyon sonrasında uygulanabilir.

4 / 15

Geriyatrik popülasyon:

Emetojenik kemoterapi ve radyoterapi:

65 yaş ve üzerindeki yaşlı hastalarda dilüsyon hazırlanması ve uygulanması:

Tüm intravenöz dozlar 50-100 mL serum fizyolojik veya başka bir geçimli sıvı içinde

seyreltilmeli ve en az 15 dakika boyunca infüzyonla uygulanmalıdır.

75 yaş ve üzerindeki yaşlı hastalar:

Kemoterapi ile indüklenen mide bulantısı ve kusmanın engellenmesi için verilen tek bir

intravenöz ondansetron dozu 8 mg’ı geçmemelidir (en az 15 dakika boyunca infüzyonla).

Postoperatif bulantı ve kusma:

Yaşlılarda, post-operatif bulantı ve kusmanın önlenmesinde ve tedavisinde ondansetronun

kullanımı ile ilgili sınırlı sayıda çalışma vardır.

Diğer:

Zayıf

spartein/debrisokin

metabolizması

olan

hastalar:

Ondansetronun

eliminasyon

yarılanma

ömrü

spartein

debrisokini

zayıf

metabolize

edenlerde

değişmez.

Böyle

hastalarda tekrarlanan dozlar genel popülasyondan farklı olmayan ilaç düzeyleri verecektir.

Günlük dozajda değişiklik gerekmez.

4.3. Kontrendikasyonlar

İlacın

bileşimindeki

maddelerden

herhangi

birine

aşırı

duyarlılık

durumunda

kullanılmamalıdır.

Ondansetronun apomorfin hidroklorür ile eşzamanlı kullanımı şiddetli hipotansiyon ve bilinç

kaybı bildirimleri nedeniyle kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.5).

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Diğer selektif 5-HT

reseptör antagonistlerine karşı aşırı duyarlılık gösteren hastalarda aşırı

duyarlılık reaksiyonları rapor edilmiştir. Solunum reaksiyonları semptomatik olarak tedavi

edilmelidir ve klinisyenler bu reaksiyonlara hipersensitivite reaksiyonlarının öncüleri olarak

özellikle dikkat etmelidirler.

Ondansetron, doza bağlı bir şekilde QT aralığını uzatmaktadır (bkz. Klinik Farmakoloji)

Ayrıca, ondansetron kullanan hastalarda pazarlama sonrası Torsades de Pointes vakaları

bildirilmiştir. Konjenital uzun QT sendromu bulunan hastalarda ondansetron kullanımından

kaçınınız. Ondansetron, elektrolit anomalileri, konjestif kalp yetmezliği, bradiaritmisi bulunan

hastalarda, QT uzaması olan veya QT uzaması gelişebilecek hastalarda veya QT uzamasına ya

da elektrolit anomalilerine sebep olan diğer tıbbi ürünleri kullanan hastalarda dikkatli şekilde

uygulanmalıdır.

Hipokalemi ve hipomagnezemi, ondansetron uygulaması öncesinde düzeltilmelidir.

Ondansetron ve diğer serotonerjik ilaçların eşzamanlı kullanımını takiben serotonin sendromu

tarif edilmiştir (bkz. Etkileşimler). Ondansetron ve diğer serotonerjik ilaçlarla eşzamanlı

5 / 15

tedavi

klinik

olarak

gerekli

olduğunda,

hastaları

yakın

izlem

altına

almak

tavsiye

edilmektedir.

Ondansetronun

kalın

barsaktan

geçiş

süresini

uzattığı

bilindiğinden,

subakut

barsak

obstrüksiyonu belirtileri olan hastalar ondansetron uygulamasından sonra izlenmelidir.

Adenotonsillektomi ameliyatları olan hastalarda bulantı ve kusmaları ondansetron ile önlemek

gizli kanamaları maskeleyebilir. Bundan dolayı, böyle hastalar ondansetron sonrası dikkatle

takip edilmelidir.

Hepatotoksik

kemoterapi

gören

pediyatrik

hastalarda

ondansetron

kullanılırken

hepatik

işlevler yakından izlenmelidir.

Her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda sodyuma bağlı

herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Yaygın olarak birlikte uygulandığı ilaçların metabolizmasını artırdığına veya önlediğine dair

herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Spesifik çalışmalar ondansetronun alkol, temazepam,

furosemid,

tramadol,

alfentanil,

morfin,

lidokain,

tiyopental

propofol

birlikte

uygulandığında farmakokinetik olarak etkileşmediğini göstermektedir.

Ondansetron multipl hepatik sitokrom P-450 enzimleri CYP3A4, CYP2D6 ve CYP1A2

tarafından

metabolize

olur.

metabolik

enzimlerin

ondansetronu

metabolize

etmedeki

çeşitliliğinden dolayı, enzim inhibisyonu ya da bir enzimin düşük aktivitesi (örn, CYP2D6

genetik

bozukluğu)

normal

olarak

diğer

enzimler

tarafından

telafi

edilmektedir

ondansetron atılımında veya doz gereksiniminde çok az değişikliğe neden olmakta ya da

herhangi bir değişikliğe neden olmamaktadır.

Ondansetronun, QT aralığını uzatan ve/veya elektrolit anomalilerine sebep olan ilaçlarla eş

zamanlı olarak uygulanması sırasında dikkatli olunmalıdır (bkz. Uyarı ve Önlemler).

KEMOSET ile QT uzamasına yol açan ilaçların birlikte kullanılması QT uzamasına katkıda

bulunur. KEMOSET ile birlikte kardiyotoksik ilaçların (örn. doksurubisin ve daunorubisin

gibi antrasiklinler ya da trastuzumab), antibiyotiklerin (örn. eritromisin), antifungallerin (örn.

ketakonazol), antiaritmikler (örn. amiodaron) ve beta blokörler (örn. atenolol veya timolol)

kullanılması aritmi riskini artırabilir.

Serotonerjik İlaçlar (örn; SSRI’lar ve SNRI’lar)

Eşzamanlı ondansetron ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) ve serotonin

noradrenalin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar) dahil olmak üzere diğer serotonerjik ilaçları

takiben serotonin sendromu (değişmiş ruhsal durum, otonom instabilite ve nöromüsküler

anomaliler) tarif edilmiştir (bkz. Uyarılar ve Önlemler).

6 / 15

Apomorfin

Ondansetronun apomorfin hidroklorür ile eşzamanlı kullanımı şiddetli hipotansiyon ve bilinç

kaybı bildirimleri nedeniyle kontrendikedir.

Fenitoin, Karbamazepin ve Rifampisin

CYP3A4’ün potent indükleyicileri (örn, fenitoin, karbamazepin ve rifampisin) ile tedavi

edilen hastalarda, ondansetronun klerensi artmıştır ve ondansetronun

kan konsantrasyon

düzeyleri azalmıştır.

Tramadol

Küçük ölçekli çalışmalardan elde edilen veriler ondansetronun tramadolün analjezik etkisini

azalttığını belirtmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Veri yoktur.

Pediyatrik popülasyon

Veri yoktur.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: B

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır.

Gebelik dönemi

Ondansetronun insan gebeliğinde kullanımının güvenliliği saptanmamıştır. Deney hayvanı

çalışmaları üzerinde yapılan değerlendirme, embriyo veya fetüs gelişimi, gestasyonun gidişatı

perinatal/postnatal

gelişim

açısından

doğrudan

veya

dolaylı

zararlı

etkiler

göstermemektedir. Ancak hayvan çalışmaları her zaman insandaki yanıtı öngörücü nitelikte

olmadığından, ondansetronun gebelikte kullanımı önerilmemektedir.

Laktasyon dönemi

Araştırmalar ondansetronun emziren hayvanlarda süt ile atıldığını göstermiştir. Bu nedenle,

ondansetron alan annelerin bebeklerini emzirmemeleri tavsiye edilir.

Üreme yeteneği /Fertilite

Ondansetronun insan fertilitesi üzerindeki etkileri hakkında bilgi bulunmamaktadır.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Psikomotor testlerde ondansetron performansı etkilememiş ve sedasyona neden olmamıştır.

Bu tür aktivitelerde ondansetronun farmakolojisinden beklenen zararlı etkiler gözlenmemiştir.

7 / 15

4.8 İstenmeyen etkiler

Sıklık sınıflandırması aşağıdaki gibidir:

Çok yaygın: ≥1/10

Yaygın: ≥1/100 ve < 1/10

Yaygın olmayan: ≥1.000 ve < 1/100

Seyrek: ≥1/10.000 ve < 1/1.000

Çok seyrek: < 1/10.000

Bilinmiyor: (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)

Çok yaygın, yaygın ve yaygın olmayan olaylar genellikle klinik deney çalışmalarından

hesaplanmıştır. Plasebolardaki insidans hesaba katılmıştır. Seyrek ve çok seyrek olaylar

genellikle satış sonrası spontan verilerden hesaplanmıştır.

Aşağıdaki

sıklıklar,

endikasyon

formülasyona

göre

ondansetronun

önerilen

standart

dozlarında hesaplanmıştır. Çocuklarda ve yetişkinlerdeki advers olay profilleri yetişkinlerde

görülenlerle karşılaştırılabilirdir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek:

Bazen ağır olabilen ani aşırı duyarlılık reaksiyonları (anaflaksi dahil)

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın:

Baş ağrısı

Yaygın olmayan: Nöbetler

hareket

bozuklukları

(kalıcı

klinik

sekel

kanıtı

olmayan,

distonik reaksiyonlar, okülojirik krizler ve diskinezi gibi ekstrapiramidal

reaksiyonlar dahil)

Seyrek:

Hızlı i.v. uygulama boyunca görülen sersemlik (birçok durumda infüzyon

süresi uzatılarak önlenen veya düzelen)

Göz hastalıkları

Seyrek:

Ağırlıklı

olarak

i.v.

uygulaması

sırasında

görülen

geçici

görme

bozuklukları (Örn; bulanık görme)

Çok seyrek:

Ağırlıklı

olarak

intravenöz

ondansetron

uygulaması

sırasında

geçici

körlük

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan: Aritmiler, göğüs ağrısı (ST segment depresyonu ile birlikte olan veya

olmayan), bradikardi

Seyrek:

QT uzaması (Torsades de Pointes dahil)

Vasküler hastalıklar

Yaygın:

Hararet veya sıcak basması hissi

Yaygın olmayan: Hipotansiyon

8 / 15

Solunum, bozuklukları, göğüs ve mediastinal hastalıklar

Yaygın olmayan: Hıçkırık

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın:

Konstipasyon

Hepatobiliyer hastalıklar

Yaygın olmayan: Karaciğer fonksiyon testlerinde asemptomatik artışlar

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın:

Bölgesel i.v. enjeksiyon yeri reaksiyonları

1. Kalıcı klinik sekel yönünde istikrarlı kanıt olmaksızın gözlenmiştir.

2. Bildirilen körlük vakalarının büyük kısmı ilk 20 dakika içerisinde kaybolmuştur. Çoğu

hasta öncesinde sisplatin dahil kemoterapi ajanları almıştır. Bazı geçici körlük olgularının

kökende kortikal olduğu bildirilmiştir.

3. Bu olaylar yaygın olarak sisplatin ile kemoterapi gören hastalarda gözlemlenmiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Belirti ve semptomlar

Ondansetronun aşırı dozajı hakkında sınırlı bilgi vardır. Vakaların büyük çoğunluğundaki

belirtiler, önerilen dozları alan hastalarda bildirilen belirtilere benzerdir (bkz. İstenmeyen

etkiler). Görüş bozulması, şiddetli kabızlık, hipotansiyon ve geçici ikinci derece AV blok

vazovagal vaka içeren belirtiler rapor edilmiştir.

Ondansetron, doza bağlı bir şekilde QT aralığını uzatmaktadır. Doz aşımı halinde, EKG ile

izlenmesi önerilmektedir.

Tedavi

Ondansetron için spesifik bir antidot bulunmamaktadır, bu nedenle tüm şüpheli doz aşımı

durumlarında uygun olduğu şekilde semptomatik ve destekleyici tedavi verilmelidir.

Ek tedavi, klinik durum gerektirdiği ya da mevcut olduğu yerlerde ulusal zehir merkezi

tarafından önerildiği şekilde olmalıdır.

Ondansetron ile doz aşımında, ondansetronun anti-emetik etkisi nedeniyle hastaların yanıt

vermeleri olası olmadığından altınkökü kullanımı önerilmez.

9 / 15

Pediatrik popülasyon

Bebeklerde ve 12 ay ila 2 yaş arası çocuklarda kaza sonucu oral ondansetron doz aşımlarından

(4 mg/kg tahmini alımın üzerinde) sonra serotonin sendromu ile uyumlu pediatrik vakalar

bildirilmiştir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Selektif 5-HT

reseptör antagonisti

ATC kodu: A04AA01

Ondansetron;

güçlü,

yüksek

derecede

selektif

5-HT

reseptör

antagonistidir.

Kusma

bulantıyı kontrol altına almaktaki etki mekanizması tam olarak bilinmemektedir.

Kemoterapötik ajanlar ve radyoterapi incebağırsakta serotonin (5-HT) salıverilmesine neden

olarak 5-HT

reseptörleri yoluyla vagal afferentleri aktive etmek suretiyle kusma refleksini

başlatırlar. Ondansetron bu refleksin başlamasını bloke eder.

Vagal

afferentlerin

aktivasyonu,

dördüncü

ventrikül

tabanına

yerleşmiş

area

postrema

bölgesinde de 5-HT salıverilmesine neden olabilir ve bu da merkezi mekanizmayla bulantıyı

artırabilir. Bundan dolayı, ondansetronun sitotoksik kemoterapi ve radyoterapi nedeniyle

meydana gelen bulantı ve kusmayı kontrol altına almadaki etkisi muhtemelen periferik ve

merkezi sinir sisteminin her ikisinde de bulunan nöronlardaki 5-HT

reseptörlerini bloke

etmesinden ileri gelmektedir.

Post

operatif

kusma

bulantıdaki

etki

mekanizması

bilinmemektedir

fakat

sitotoksik

sitotoksik ajanlarla indüklenen bulantı ve kusma ile ortak bir yolu olabilir.

Ondansetron plazma prolaktin konsantrasyonlarını değiştirmez.

Ondansetronun, opiat kaynaklı emezdeki rolü henüz kesinleştirilmemiştir.

QT Uzaması

Ondansetronun QTc aralığı üzerindeki etkisi, 58 sağlıklı yetişkin erkek ve kadın üzerinde

gerçekleştirilen çift kör, randomize, plasebo ve pozitif (moksifloksasin) kontrollü bir çapraz

geçişli çalışmada değerlendirilmiştir. Ondansetron dozları, 15 dakikalık intravenöz infüzyonla

uygulanan 8 mg ve 32 mg şeklinde idi. Test edilen en yüksek dozda (32 mg), başlangıca göre

düzeltmenin ardından plaseboya kıyasla QTcF’de maksimum ortalama fark (%90 CI üst

sınırı) 19,6 (21,5) msn idi. Test edilen en düşük dozda (8 mg), başlangıca göre düzeltmenin

ardından plaseboya kıyasla QTcF’de maksimum ortalama fark (%90 CI üst sınırı) 5,8 (7,8)

msn idi. Bu çalışmada, 480 msn’den büyük bir QTcF ölçümü ve 60 msn’den büyük bir QTcF

uzaması oluşmamıştır.

10 / 15

Klinik Çalışmalar

Çocuklar ve ergenler (1 aylık yaş ila 17 yaş)

KNBK

Ondansetronun

kanser

kemoterapisi

indüklenen

kusma

bulantının

kontrolündeki

etkililiği,

yaşındaki

hastada

yürütülen

çift

kör,

randomize

çalışmada

değerlendirilmiştir (S3AB3006). Kemoterapi gününde, hastalar ya 5 mg/m

IV ondansetron

ve 8 ila 12 saat sonra oral yolla 4 mg ondansetron ya da 0.45 mg/kg IV ondansetron ve 8 ila

12 saat sonra oral yolla plasebo almıştır. Kemoterapi sonrası her iki grup da 3 gün boyunca

günde iki kez 4 mg ondansetron şurup kullanmıştır. Kemoterapinin en kötü gününde tam

kusma kontrolü %49 (5 mg/m

IV ve 4 mg oral ondansetron) ve %41’dir (0.45 mg/kg IV ve

oral plasebo). Kemoterapi sonrası her iki grup da 3 gün boyunca günde iki kez 4 mg

ondansetron şurup kullanmıştır. İki tedavi grubu arasında advers olayların genel insidansı

veya yapısı açısından bir fark yoktur.

1 ila 17 yaşındaki 438 hastada yürütülen çift kör randomize plasebo kontrollü bir çalışma

(S3AB4003)

kemoterapinin

kötü

gününde

aşağıdaki

oranlarda

kusma

kontrolü

göstermiştir:

Ondansetron 2 ila 4 mg oral deksametazon ile birlikte 5 mg/m

’lik IV dozda intravenöz

yolla uygulandığında hastaların %73’ü.

Ondansetron kemoterapi günlerinde 2 ila 4 mg’lık oral deksametazon ile birlikte 8 mg’lık

bir dozda şurup olarak uygulandığında hastaların %71’i.

Kemoterapi sonrasında her iki grup da 2 gün boyunca günde iki kez 4 mg ondansetron şurup

kullanmıştır. İki tedavi grubu arasında advers olayların insidansı veya yapısı açısından bir fark

yoktur.

6 ila 48 aylık 75 çocukta ondansetronun etkililiği, açık etiketli, karşılaştırmalı olmayan, tek

kollu bir çalışmada araştırılmıştır (S3A40320). Tüm çocuklar kemoterapi başlatılmadan önce

30 dakikada ve ilk dozdan 4 ve 8 saat sonra yeniden IV yolla uygulanan 0.15 mg/kg’lık üç

doz ondansetron almıştır. Tam kusma kontrolü hastaların %56’sında elde edilmiştir.

Bir diğer açık etiketli, karşılaştırmalı olmayan, tek kollu çalışmada (S3A239) <12 yaşındaki

çocuklar için 4 mg ve ≥12 yaşındaki çocuklar için oral 8mg’lık iki doz ondansetron takiben

ettiği 0.15 mg/kg’lık bir IV ondansetron dozunun etkililiği araştırılmıştır (toplam çocuk sayısı

n = 28). Tam kusma kontrolü hastaların %42’sinde elde edilmiştir.

Postoperatif bulantı ve kusma

Ameliyat sonrası bulantı ve kusmanın önlenmesinde tek doz ondansetron etkililiği, 1 ila 24

aylık 670 çocukta yürütülen randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmada araştırılmıştır

(kavrama yeteneği elde edildikten sonraki yaş ≥44 hafta, kilo ≥3 kg). Dahil edilen gönüllülere

genel

anestezi

altında

elektif

ameliyat

randevusu

verilmiş

olup,

durumu

≤III’tür.

Anestezinin başlatılmasını takiben beş dakika içinde 0.1 mg/kg’lık tek bir doz ondansetron

uygulanmıştır. 24 saatlik değerlendirme periyodu sırasında (ITT) en az bir kusma epizodu

yaşayan gönüllü oranı, plasebo kullananlarda ondansetron kullananlardan daha yüksektir

(%11’e karşı %28, p<0.0001).

11 / 15

Genel anestezi yaptıran 1469 erkek ve kadın hastada (2 ila 12 yaş) dört çift kör, plasebo

kontrollü çalışma yürütülmüştür. Hastalar ya tekli ondansetron dozlarına (40 kg ya da daha

düşük ağırlıktaki pediatrik hastalar için 0.1 mg/kg, 40 kg’dan fazla pediatrik hastalar için 4

mg; hasta sayısı = 735) ya da plaseboya (hasta sayısı = 734) randomize edilmiştir. Çalışma

ilacı anestezinin başlatılmasından hemen önce ya da sonra en az 30 saniyede uygulanmıştır.

Ondansetron

bulantı

kusmanın

önlenmesinde

plasebodakinden

anlamlı

olarak

daha

etkilidir. Bu çalışmaların bulguları Tablo 3’te özetlenmektedir.

Tablo 3 Pediatrik hastalarda postoperatif bulantı ve kusmanın önlenmesi ve tedavisi –

24 saatte tedavi yanıtı

Çalışma

Sonlanım

noktası

Ondansetro

n (%)

Plasebo (%)

p değeri

S3A380

≤0.001

S3GT09

≤0.001

S3A381

≤0.001

S3GT11

bulantı yok

0.004

S3GT11

kusma yok

0.004

CR = kusma epizodu, kurtarma veya kesme yok

5.2 Farmakokinetik özellikler

Emilim:

Ondansetronun intramüsküler veya intravenöz uygulamasını takiben sistemik maruz kalma

düzeyleri eşdeğerdir.

Oral uygulama sonrasında ondansetron, gastrointestinal sistemden pasif bir şekilde ve tam

olarak absorbe olur ve ilk geçiş metabolizmasına tabidir. 8 mg’lık bir dozdan yaklaşık 1.5 saat

sonra yaklaşık 30 ng/mL pik plazma konsantrasyonları elde edilir. 8 mg’ın üzerindeki dozlar

için ondansetronun doz ile sistemik maruziyetindeki artış, oransaldan daha yüksektir; bu

durum daha yüksek oral dozlarda ilk geçiş metabolizmasında bir miktar azalma olduğunu

gösteriyor olabilir. Sağlıklı gönüllülerde 8 mg tabletlerin oral uygulamasını takiben ortalama

biyoyararlanım yaklaşık %55 ila %60’dır. Biyoyararlanım, oral uygulama sonrasında yiyecek

ile hafif artar fakat antiasit ilaçlardan etkilenmez. Sağlıklı yaşlı gönüllülerdeki çalışmalar

ondansetronun gerek biyoyararlanımında (%65) gerekse yarılanma ömründe (5 saat) hafif

fakat klinik açıdan anlamlı, yaşla ilişkili artışlar göstermiştir.

Dağılım:

Oral, intravenöz ve intramusküler dozlardan sonra ondansetronun dizpozisyonu, yaklaşık 3

saatlik terminal yarılanma ömrü ve yaklaşık 140 L’lik kararlı durum dağılım hacmi ile

benzerdir.

Ondansetronun

intramusküler

intravenöz

uygulanmasından

sonra

eşdeğer

sistemik maruziyet elde edilir.

Ondansetronun 5 dakika süreyle verilen 4 mg’lık intravenöz infüzyonu, yaklaşık 65 ng/ml’lik

plazma

konsantrasyonları

verir.

Ondansetronun

intramusküler

uygulamasını

takiben,

12 / 15

enjeksiyondan

sonraki

dakika

içerisinde

yaklaşık

ng/ml’lik

plazma

konsantrasyonları elde edilir.

Biyotransformasyon:

Ondansetron

sistemik

dolaşımdan,

çeşitli

enzimatik

yolaklar

aracılığıyla

başlıca

hepatik

metabolizma

uzaklaştırılır.

CYP2D6

enzimi

eksikliğinin

(debrisokin

polimorfizmi)

ondansetronun farmakokinetiğine etkisi yoktur.

Eliminasyon:

Ondansetron yüksek oranda (%70-76) proteine bağlanmaz. Ondansetron sistemik dolaşımdan

çoklu enzimatik yolak aracılığıyla ağırlıklı olarak hepatik metabolizma yoluyla temizlenir.

Emilen

dozun

%5’inden

azı

değişmeden

idrarla

atılır.

CYP2D6

enziminin

yokluğu

(debrisokuin

polimorfizmi),

ondansetronun

farmakokinetiğini

etkilemez.

Ondansetronun

farmakokinetik özellikleri tekrarlı dozlarla değişmez.

Hastalardaki karekteristik özellikler

Cinsiyet:

Ondansetronun dağılımında cinsiyet farklılıklar gösterilmiş olup, kadınlarda oral dozu takiben

emilim daha hızlı ve fazladır; sistemik klerens ve dağılım hacmi (ağırlık için ayarlanan) azdır.

Çocuklar ve Gençler (1 aydan 17 yaşa kadar):

1-4 aylık pediatrik hastalarda (n=19) yapılan cerrahi, ağırlığa bağlı klerens 5-24 aylık (n=22)

hastalardakinden,

yakşalık

daha

azdır

fakat

3-12

yaşlarındaki

hastalarla

karşılaştırılabilirdir. 1-4 aylık hasta popülasyonundaki yarı ömür 5-24 aylık hastalardaki 2.9

saat ve 3-12 yaş aralığı ile karşılaştırıldığında ortalama 6.7 saat olarak rapor edilmiştir. 1-4

aylık hasta popülasyonundaki farmakokinetik parameterelerdeki farklılıklar ve ondansetron

gibi suda çözünebilen ilaçlar için yüksek dağılım hacmi, yenidoğanlardaki ve bebeklerdeki

total vücut suyunun yüksek yüzdesi ile açıklanabilir.

Genel anestezi altında elektif cerrahi uygulanan 3-12 yaş arası hastalarda ondansetronun

klerensinin

dağılım

hacminin

mutlak

değerleri

yetişkin

hastalarla

karşılaştırıldığında

azalmıştır.

Kilo

yaş

paremetre

lineer

olarak

artmış,

değerler

genç

yetişkinlerinkine yaklaşmıştır. Klerens ve dağılım hacmi değerleri vücut ağırlığıyla normale

döndürüldüğünde, bu parametreler için değerler farklı yaş grubu popülasyonları arasında

benzer olmuştur. Yaşa bağlı değişiklikleri kiloya bağlı doz uygulaması kompanse eder ve

pediyatrik hastalarda sistemik maruziyeti normalize etmede etkilidir.

Popülasyon farmakokinetik analizleri ondansetronun i.v. uygulamasını takiben 1 ay-44 yaş

arası 428 kişide (kanser hastaları, cerrahi hastaları ve sağlıklı gönüllüler) uygulanmıştır. Bu

analize dayanarak, oral ya da i.v. dozu takiben 1-4 aylık bebekler hariç, çocuklarda ve

yetişkinlerdeki ondansetronun sistemik maruziyeti (AUC) yetişkinlerinkiyle kıyaslanabilirdir.

Dağılım hacmi yaşa bağlıdır ve yetişkinlerde bebeklere ve çocuklara oranla daha düşüktür.

Klerens kiloya bağlıdır fakat 1-4 aylık bebekler haricinde yaşa bağlı değildir. 1-4 aylık

bebeklerde yaşa bağlı klerenste ek bir azalma olup olmadığı veya kişi sayısının azlığına bağlı

13 / 15

doğal bir değişkenlik olduğu konusunda bir sonuca varmak zordur. 6 aydan küçük yaştaki

hastalar

CSBK

(Cerrahi

sonrası

bulantı

kusma)’da

sadece

ondansetron

alacağından, klinik olarak bağlantılı olan düşük klerens olası değildir.

Yaşlılar:

Sağlıklı yaşlı gönüllülerde yürütülen erken Faz I çalışmalar, klirenste bir miktar yaşla ilişkili

azalma

ondansetronun

yarılanma

ömründe

artış

göstermiştir.

Bununla

birlikte,

gönüllüler farklı yaş gruplarından seçilmiştir: Genç (<65 yaşındaki) ve yaşlı gönüllüler (≥65

yaş) arasında farmakokinetik parametrelerde dikkate değer bir çakışma ile sonuçlanmış olup,

KNBK klinik çalışmalarına kaydedilen genç ve yaşlı kanser hastaları arasında güvenlilik veya

etkililikte

yaşlılar

için

farklı

uygulama

önerisini

destekleyecek

genel

farklar

gözlenmemiştir.

Daha güncel ondansetron plazma konsantrasyonları ve maruziyet-yanıt modellemesine dayalı

olarak, genç yetişkinlere kıyasla ≥75 yaşındaki hastalarda QTcF üzerinde daha büyük bir etki

öngörülmektedir. 65 yaş ve 75 yaş üzerindeki hastalarda intravenöz dozlama için spesifik doz

uygulama bilgileri sunulmaktadır (bkz., Dozaj ve Uygulama – Kemoterapi ve Radyoterapi ile

İndüklenen Bulantı ve Kusma Bölümü – Yaşlılar).

Böbrek Yetmezliği:

Böbrek bozukluğu (kreatinin klirensi 15-60 mL/dakika) olan hastalarda, ondansetronun i.v.

uygulanmasından

sonra

sistemik

klirens

dağılım

hacmi

azalmakta,

eliminasyon

yarılanma ömründe hafif fakat klinik açıdan anlamlı olmayan bir artış ile

sonuçlanmaktadır (5.4 saat). Düzenli hemodiyaliz gerektiren şiddetli böbrek bozukluğu olan

hastalar

gerçekleştirilen

çalışma

(diyalizler

arası

çalışma)

ondansetronun

farmakokinetiğinin intravenöz uygulama sonrasında temelde değişmediği göstermektedir.

Karaciğer Yetmezliği:

Şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda oral, intravenöz veya intramusküler uygulama

sonrasında ondansetronun sistemik klirensi, uzayan eliminasyon yarılanma ömürleri (15-32

saat) ve pre-sistemik metabolizma nedeniyle %100’e yaklaşan oral biyoyararlanım ile belirgin

şekilde azalır.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Kopyalanmış insan kardiyak iyon kanallarındaki bir çalışmada ondansetronun klinik olarak

ilgili konsantrasyonlarda hERG potasyum kanallarını bloke ederek kardiyak repolarizasyonu

etkileme

potansiyeli

olduğu

gösterilmiştir.

İnsan

gönüllülerde

yürütülen

kapsamlı

çalışmasında doza bağımlı QT uzaması gözlenmiştir (bkz., Klinik Farmakoloji – QT uzaması).

Sıçanlar ve fareler üzerindeki 2 yıl çalışmalarında, sırasıyla günde 10 mg/kg ve 30 mg/kg’a

kadar olan oral ondansetron dozları ile karsinojenik etkiler görülmemiştir. Ondansetron,

mutajenite standart testlerine göre mutajenik değildir. Ondansetronun günde 15mg/kg’a kadar

olan

oral

dozları

dişi

erkek

sıçanlarda

fertilite

veya

genel

reprodüktif

performansı

etkilememiştir.

14 / 15

Gebe sıçan ve tavşanlarda, sırasıyla günde 15 mg/kg ve 30 mg/kg oral dozlarda reprodüksiyon

çalışmaları yapılmıştır ve ondansetrona bağlı bozulmuş fertilite veya fetüs üzerinde zararlı bir

etkiye ilişkin bir işaret görülmemiştir. Fakat hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar insanlar

için

zaman

öngörü

sağlamadığı

için

ondansetronun

hamilelerde

kullanımı

tavsiye

edilmemektedir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Sitrik asit monohidrat

Sodyum sitrat

Sodyum klorür

Enjeksiyonluk su

6.2. Geçimsizlikler

Ondansetron enjeksiyonu başka herhangi bir ilaçla beraber aynı şırınga veya infüzyon ile

uygulanmamalıdır.

Ondansetron enjeksiyonu sadece tavsiye edilen solüsyonlarla karıştırılarak yapılmalıdır.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Hazırlanmış çözelti hemen kullanılmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Ambalaj materyalinin yapısı:

4 mL çözelti içeren amber renkli cam ampuller (Tip I)

Her bir karton kutu; 1 adet 4 mL çözelti içeren ampul içermektedir.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

Özel hazırlama talimatları

Ampul formülasyonları korumalı değildir ve sadece bir kez kullanılmalıdır, açtıktan hemen

sonra enjekte ya da dilüe edilmelidir, beklemiş çözeltiler dökülmelidir.

Ondansetron enjeksiyon ampulleri otoklav işlemine tabi tutulmamalıdır.

15 / 15

İntravenöz

sıvılarla

geçimliliği:

Ondansetron

enjeksiyon

ancak

tavsiye

edilen

infüzyon

sıvıları ile karıştırılmalıdır. İntravenöz çözeltiler "iyi farmasötik pratik" usullerine uygun

olarak infüzyon zamanında hazırlanıp bekletilmeden kullanılmalıdır:

Sodyum Klorür İntravenöz İnfüzyonu BP % 0.9 a/h,

Glukoz İntravenöz İnfüzyonu BP % 5 a/h,

Mannitol İntravenöz İnfüzyonu BP % 10 a/h,

Ringers İntravenöz İnfüzyonu,

Potasyum Klorür % 0.3 a/h ve Sodyum Klorür % 0.9 a/h İntravenöz İnfüzyonu BP, Potasyum

Klorür % 0.3 a/h ve Glukoz % 5 a/h İntravenöz İnfüzyonu BP.

7. RUHSAT SAHİBİ

Deva Holding A.Ş.

Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad. 34303 No:1

Küçükçekmece/İSTANBUL

Tel: 0212 692 92 92

Fax: 0212 697 00 24

8. RUHSAT NUMARASI

229/15

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

03.01.2011

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

6-9-2012

Danish Pharmacovigilance Update, 16 August 2012

Danish Pharmacovigilance Update, 16 August 2012

Among the topics covered in this issue of Danish Pharmacovigilance Update are: Maximum single dose of intravenous ondansetron (Zofran® and others) now restricted to 16 mg.

Danish Medicines Agency

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.