KARVEA

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • KARVEA 150 MG 28 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • KARVEA 150 MG 28 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • bu ilacı

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699809098008
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 |14

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

KARVEA

75 mg film kaplı tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir film kaplı tablet 75 mg irbesartan içermektedir.

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat 25.50 mg

Kroskarmelloz sodyum ..6.00 mg

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1‟e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet

Beyaz, beyazımsı, bikonveks, oval biçimli bir yüzüne kalp biçimi, diğer yüzüne <2871> kod

numarası basılmış film kaplı tabletler,

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

KARVEA esansiyel hipertansiyon tedavisinde kullanılır. Hipertansiyonlu ve Tip 2 diabetes

mellituslu hastalardaki böbrek hastalığının tedavisinde antihipertansif tedavinin bir parçası

olarak kullanılır (Bkz. bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi

KARVEA

'nın tavsiye edilen başlangıç ve idame dozu günde bir defa aç veya tok alınabilen

150 mg‟dır. Günde tek doz 150 mg ile elde edilen 24 saatlik kan basıncı kontrolü, 75 mg‟lık

dozdan daha iyidir. Bununla birlikte, özellikle hemodiyaliz hastaları ve 75 yaşın üzerindeki

hastalarda tedaviye 75 mg‟lık doz ile başlanması düşünülmelidir.

Günde tek doz 150 mg ile kan basıncı yeterli oranda kontrol altında tutulamayan hastalarda,

mg‟a

yükseltilebilir

başka

antihipertansif

ajan

eklenebilir.

Özellikle,

hidroklorotiyazid gibi bir diüretik ilavesinin KARVEA ile aditif etkisi gösterilmiştir (Bkz.

bölüm 4.5).

Hipertansif tip 2 diyabetik hastalarda tedavi 150 mg, günde tek doz irbesartan ile başlatılmalı

ve renal hastalığın tedavisinde tercih edilen idame dozu olan günde tek doz 300 mg‟a titre

edilmelidir. Hipertansif tip 2 diyabetik hastalarda KARVEA‟nın böbrek üzerine olan olumlu

etkisinin gösterilmesi irbesartanın hedeflenen kan basıncına ulaşmak için ihtiyaç duyulan diğer

antihipertansif ajanlara ek olarak kullanıldığı klinik çalışmalara dayanmaktadır (Bkz. Bölüm

4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).

Uygulama şekli:

KARVEA tabletler oral kullanım içindir. Yemekler ile veya yemeklerden bağımsız olarak

kullanılabilir.

2 |14

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği: Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doz ayarlaması gerekmez.

Hemodiyaliz hastalarında tedaviye daha düşük bir dozla başlanması (75 mg) düşünülmelidir

(bkz. bölüm 4.4).

Karaciğer

yetmezliği:

Hafif

orta

derecede

karaciğer

bozukluğu

olan

hastalarda

ayarlaması gerekmez. Ciddi karaciğer yetersizliği olan hastalarda klinik deneyim yoktur.

Pediyatrik popülasyon: Güvenliliği ve etkinliği ile ilgili yeterince veri bulunmadığı için

irbesartanın çocuklarda ve adolesanlarda kullanılması tavsiye edilmemektedir.(Bkz. Bölüm 4.8,

5.1 ve Bölüm 5.2 )

Geriyatrik popülasyon: 75 yaşın üzerindeki hastalarda tedaviye 75 mg‟lık doz ile başlanması

düşünülmesine rağmen yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.

Diğer:

Intravasküler volüm eksikliği: Yoğun diüretik tedavisi veya hemodiyaliz uygulanan hastalar

gibi ciddi sodyum/hacim eksikliği olan hastalarda, KARVEA tedavisine başlamadan önce sıvı

ve/veya sodyum kaybı düzeltilmeli veya daha düşük bir başlangıç dozu uygulanmalıdır. Kan

basıncında yeterli kontrolün sağlanamaması halinde, doz artırılabilir.

4.3.

Kontrendikasyonlar

KARVEA‟nın bileşimindeki herhangi bir maddeye aşırı duyarlılığı olanlarda (Bkz. Bölüm

6.1)

Gebelikte kullanımı kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.4 ve 4.6).

Laktasyon (Bkz. Bölüm 4.6)

KARVEA ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı diyabetes mellitus veya böbrek

yetmezliği (GFR <60 ml/dak/1.73 m

) olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1).

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Hipotansiyon: Hacim eksikliği olan hastalar: KARVEA diğer bir eşzamanlı hastalığı olmayan

hipertansif hastalarda nadiren hipotansiyon ile ilişkilidir. Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim

(ADE) inhibitörlerinde olduğu gibi, diüretik tedavisi gören ve/veya diyette tuz kısıtlaması

yapılan veya hemodiyaliz uygulanan hastalar gibi sodyum/hacim eksikliği

olan hastalarda,

diyare ve kusma olan hastalarda özellikle ilk dozdan sonra, semptomatik hipotansiyon

görülebilir. Bu gibi durumlar KARVEA tedavisine başlamadan önce düzeltilmelidir.

Fetal/neonatal morbidite ve mortalite: Gebe kadınlarda KARVEA ile deneyim olmamakla

birlikte gebeliğin ikinci ve üçüncü trimestrinde in utero ADE inhibitörlerine maruz kalan

gebelerde gelişmekte olan fötusta hasar ve ölüm bildirilmiştir. Bu nedenle, renin-anjiyotensin-

aldosteron sistemini doğrudan etkileyen tüm ilaçlarda olduğu gibi, KARVEA gebelik sırasında

kullanılmamalıdır.

Tedavi

sırasında

gebelik

saptandığında

KARVEA

tedavisi

hemen

kesilmelidir.

3 |14

Renovasküler hipertansiyon

Bilateral böbrek arterlerinde daralma olan ya da çalışan tek böbrek arterinde daralma bulunan

hastalarda

renin-anjiyotensin-aldosteron

sistemini

etkileyen

ilaçların

kullanılması,

ciddi

hipotansiyon ve böbrek yetersizliği riskini artırır. KARVEA kullanan hastalarda böyle bir

etkinin görüldüğü bildirilmemekle birlikte, anjiyotensin II reseptör antagonistleri ile de benzer

etki beklenmektedir.

Böbrek yetersizliği ve böbrek transplantasyonu

KARVEA‟nın böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanılması durumunda, serum

potasyum ve kreatinin düzeylerinin periyodik olarak izlenmesi önerilmektedir. KARVEA‟nın

yakın

dönemde

böbrek

transplantasyonu

yapılan

hastalarda

kullanımına

ilişkin

deneyim

bulunmamaktadır.

Tip 2 diyabeti ve böbrek hastalığı olan hipertansif hastalar

İrbesartanın böbrek ve kardiyovasküler olaylar üzerindeki etkisi ilerlemiş böbrek hastalığı olan

hastalarda yapılmış bir analize göre tüm alt gruplarda aynı değildir. Özellikle bu etkiler

kadınlarda ve beyaz ırktan olmayanlarda daha zayıftır (Bkz. Bölüm 5.1)

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı:

ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması

durumunda

hipotansiyon,

senkop,

hiperkalemi

riskinin

arttığı

böbrek

fonksiyonunun

azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil)dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS‟ın dual blokajına

yol açtığından ADE inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte

kullanılması önerilmez (bkz. bölüm 4.5 ve 5.1).

Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve

böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir.

Diyabetik

nefropatisi

bulunan

hastalarda

ADE-inhibitörleri

anjiyotensin

reseptör

blokerleri birlikte kullanılmamalıdır.

Hiperkalemi

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen diğer ilaçlarda olduğu gibi KARVEA ile

tedavi

sırasında

özellikle

böbrek

yetersizliği,

diyabetik

böbrek

hastalığına

bağlı

aşikar

proteinüri ve/veya kalp yetmezliği durumunda hiperkalemi görülebilir. Riskli hastalarda serum

potasyumunun yakın takibi önerilmektedir. (Bkz. Bölüm 4.5)

Lityum:

KARVEA ile lityumun kombine kullanımı tavsiye edilmez (bkz. bölüm 4.5)

Aort ve mitral kapak daralması, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati

Diğer vazodilatör ilaçlarda olduğu gibi, KARVEA kullanırken de aort veya mitral kapak

daralması

obstrüktif

hipertrofik

kardiyomiyopatisi

olan

hastalarda

özel

dikkat

gösterilmelidir.

Primer aldosteronizm

Primer aldosteronizmi olan hastalarda, renin-anjiyotensin sistemini baskılayarak etki gösteren

antihipertansif ilaçlara genel olarak cevap alınmaz. Bu nedenle, bu tip hastalarda KARVEA

kullanımı önerilmemektedir.

4 |14

Genel

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi inhibisyonunun bir sonucu olarak, hassas bireylerde

böbrek fonksiyonu değişiklikleri görülebilir. Damar tonüsü ve böbrek fonksiyonları esas olarak

renin-anjiyotensin-aldosteron

sistemine

bağlı

olan

hastalarda

(örn.

ciddi

konjestif

kalp

yetersizliği ya da renal arter stenozu dahil böbrek hastalığı olan hastalar), bu sistemi etkileyen

Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim İnhibitörleri veya Anjiyotensin II Reseptör antagonistlerinin

kullanılması

durumunda

akut

hipotansiyon,

azotemi,

oligüri

veya

nadiren

akut

böbrek

yetersizliği ve/veya ölüm ile karşılaşılabilir. Herhangi bir antihipertansif ajanda olduğu gibi,

iskemik kardiyopati ya da iskemik kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda kan basıncının

aşırı derecede düşmesi miyokard enfarktüsü ya da inme ile sonuçlanabilir.

Hipertansif siyah ırk popülasyonundaki düşük renin düzeylerinin daha sık görülmesinden

dolayı Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim inhibitörlerinde de gözlendiği gibi İrbesartan ve diğer

anjiyotensin antagonistleri, kan basıncını düşürmede siyah ırkta siyah olmayanlara göre daha az

etkilidir. (Bkz. Bölüm 5.1)

Gebelik

Anjiyotensin II reseptör antagonistleri (AIIRA) gebelikte kontrendikedir. AIIRA tedavisinin

devamı gerekli ise, planlanan gebeliklerde önceden, gebelikte kullanım için güvenlik profili

kanıtlanmış, uygun alternatif bir tedaviye geçilmelidir. Gebelik tanısı konulur ise, AIIRA ile

tedavi hemen durdurulmalı ve uygunsa, alternatif tedaviye başlanılmalıdır (bkz. Bölüm 4.3 ve

4.6)

Laktoz

İçeriğinde laktoz vardır. Bu nedenle galaktoz intoleransı, özel laktaz eksikliği formu (Lapp

lactase deficiency) veya glukoz-galaktoz malabsorbsiyonu gibi nadir kalıtsal problemleri olan

hastalarda kullanılmamalıdır.

Bu tıbbi ürün her mg‟ında 1 mmol (23 mg)‟dan daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda sodyuma

bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

Pediatrik hastalar

İrbesartan yaşları 6 ile 16 arasında değişen çocuklarda araştırılmıştır, ancak eldeki mevcut

veriler irbesartanın çocuklarda kullanılmasının önerilmesi için henüz yeterli değildir (Bkz.

Bölüm 4.8, 5.1 ve 5.2).

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşim ve diğer etkileşim şekilleri

Diüretikler ve diğer antihipertansif ajanlar:

Diğer

antihipertansif

ajanlar,

irbesartanın

hipotansif

etkisini

artırabilir.

Bununla

birlikte

KARVEA, tiyazid diüretikleri, uzun etkili kalsiyum kanal blokerleri, beta blokerler gibi diğer

antihipertansif

ajanlarla

birlikte

güvenle

kullanılmaktadır.

Daha

önce

yüksek

dozda

diüretiklerle yapılan tedavi volüm azalmasına yol açabilir. Bu durumda KARVEA ile tedaviye

başlandığında hipotansiyon riski gelişebilir. ( Bkz. Bölüm 4.4)

Aliskiren ile kullanım:

veya

inhibitörlerinin

aliskirenle

kullanımı

diyabetes

mellitus

veya

böbrek

yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1.73 m

) olan hastalarda kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

5 |14

Potasyum takviyesi ve potasyum tutucu diüretikler:

Renin-anjiyotensin

sistemini

etkileyen

diğer

ilaçların

kullanımına

dayanan

deneyimler,

potasyum

tutucu

diüretikler,

potasyum

takviye

edici

ajanlar,

potasyum

içeren

yapay

preparatları ya da serum potasyum seviyesini artıran diğer ilaçlarla (örneğin heparin) birlikte

kullanımının serum potasyumunda artışa yol açabileceğini göstermiştir ve bundan dolayı

tavsiye edilmemektedir. (Bkz. Bölüm 4.4 )

Lityum:

Lityumla birlikte anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörlerinin kullanılması durumunda,

serum lityum konsantrasyonunun geri dönüşümlü bir biçimde arttığı ve toksisite geliştiği

bildirilmiştir. Benzer etkiler irbesartan ile bu zamana kadar nadiren bildirilmiştir. Bu yüzden bu

kombinasyon tavsiye edilmemektedir (Bkz. Bölüm 4.4). Eğer kombinasyon yarar sağlayacaksa

serum lityum düzeylerinin dikkatli takibi önerilmektedir.

Nonsteroid antienflamatuar ilaçlar:

Anjiyotensin

antagonistleri,

nonsteroid

antienflamatuar

ilaçlarla

(selektif

COX-2

inhibitörleri,

asetilsalisilik

asit

(>3

g/gün)ve

selektif

olmayan

NSAİİ

gibi)

aynı

anda

kullanıldıklarında, antihipertansif etkileri azalabilir.

Anjiyotensin II antagonistleri ile NSAİ ilaçların birlikte kullanılması, ADE

(anjiyotensin

dönüştürücü

enzim)

inhibitörleriyle

olduğu

gibi,

olası

akut

böbrek

yetmezliği

özellikle daha önce renal fonksiyonu bozuk olan hastalarda, serum potasyumunun yükselmesi

de dahil olmak üzere, böbrek fonksiyonlarında kötüleşme riskinin artmasına neden olabilir.

Kombinasyon, özellikle yaşlı ve hacim eksikliği olan (diüretik tedavisi gören hastalar dahil)

hastalarda dikkatli uygulanmalıdır. Hastalar yeterli miktarda su içmeli ve kombine kullanıma

başlanmasını takiben ve daha sonra da periyodik olarak, böbrek fonksiyonlarının izlenmesine

dikkat edilmelidir.

İrbesartan etkileşimleri için ilave bilgi:

Klinik

çalışmalarda,

irbesartanın

farmakokinetiği

hidroklorotiyazidden

etkilenmemiştir.

İrbesartan, esas olarak CYP2C9 tarafından, daha az olarak da glukuronidasyonla metabolize

olur.

İrbesartan

CYP2C9

tarafından

metabolize

edilen

ilaç

olan

varfarin

birlikte

kullanıldığında, anlamlı bir farmakokinetik ya da farmakodinamik etkileşim gözlenmemiştir.

Rifampisin

gibi

CYP2C9

indüktörlerinin

irbesartanın

farmakokinetiği

üzerindeki

etkileri

değerlendirilmemiştir. İrbesartanın digoksin ile birlikte kullanımı, digoksinin farmakokinetiğini

değiştirmemiştir.

Klinik çalışma verileri, renin-aldosteron sisteminin (RAAS), ADE-inhibitörleri, anyijotensin II

reseptör blokerleri ya da aliskirenin kombine kullanımıyla ikili blokajının, tekli RAAS-etkili

ajanın

kullanımına

kıyasla

daha

yüksek

sıklıkta

hipotansiyon,

hiperkalemi

böbrek

fonksiyonunda azalma (akut böbrek yetmezliği dahil) gibi advers olaylarla ilişkili olduğunu

göstermiştir (bkz. Bölüm 4.3, 4.4 ve 5.1)

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: D

6 |14

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

İrbesartanın

gebelik

ve/veya

fetus/yeni

doğan

üzerinde

zararlı

farmakolojik

etkileri

bulunmaktadır. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar KARVEA‟yı kullanırken etkin bir

doğum kontrol yöntemi uygulamalıdır.

Gebelik dönemi

KARVEA

gebelikte

kontrendikedir.

Planlanan

gebeliklerde

önceden

uygun

alternatif

tedaviye geçilmelidir.

Gebeliğin 2. ve 3. trimesterlerinde renin-anjiyotensin sistemine direk etki eden maddeler fötal

ve neonatal böbrek yetersizliğine, fötal kafatası hipoplazisine ve hatta fötal ölümlere sebep

olabilir.

Uzun dönemli tedavi sırasında gebelik tanısı konulur ise İrbesartan en kısa sürede kesilmeli,

kafatası ve böbrek fonksiyonları ekografi ile kontrol edilmelidir.

Laktasyon dönemi

KARVEA laktasyon döneminde kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3). İrbesartanın insan sütüne

geçip geçmediği bilinmemektedir. İrbesartan emziren sıçanlarda süte geçer. Emziren anneler

KARVEA kullanmamalıdır.

Üreme yeteneği /Fertilite

İrbesartanla yapılan hayvan çalışmalarında, sıçan fetüslarında doğumdan sonra kaybolan geçici

toksik

etkiler

(böbreğin

pelvis

kavitasyonunda

artış,

hidroüreter

cilt

altı

ödemi)

gözlenmiştir. Tavşanlarda, ölüm dahil, önemli maternal toksik etkilere sebep olan dozlarda

düşük

erken

resorpsiyon

bildirilmiştir.

Sıçan

veya

tavşanlarda

teratojenik

etki

gözlenmemiştir.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanma yeterliliği üzerine etkilerine dair bir çalışma bulunmamaktadır.

Farmakodinamik özellikleri göz önüne alındığında irbesartanın bu yeteneği etkilemesi olası

değildir. Taşıt ya da makine kullanımı söz konusu olduğunda

bazen görülebilen baş dönmesi ya

da yorgunluk durumları göz önünde bulundurulmalıdır.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Hipertansiyon: Hipertansiyonlu hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, toplam

advers olay insidansı açısından, irbesartan ve plasebo grupları arasında fark gözlenmemiştir

(sırasıyla % 56.2 ve % 56.5). Klinik ya da laboratuvarda ortaya çıkan advers olaya bağlı ilacın

bırakılma sıklığı, irbesartanla tedavi edilen hasta grubunda (%3.3), plasebo ile tedavi edilen

hasta grubundan (%4.5) azdır. Advers olay insidansı doza (önerilen doz aralığında), cinsiyete,

yaşa, ırka ya da tedavi süresine bağlı değildir.

Hipertansiyon ve renal hastalıkla birlikte tip 2 diyabet:

Hipertansiyonu, tip 2 diyabeti, mikroalbüminürisi ve normal renal fonksiyonu olan hastalarda,

hipertansiyon başlığı altında bildirilen advers reaksiyonlara ek olarak, ortostatik baş dönmesi

7 |14

ve ortostatik hipotansiyon, hastaların %0.5‟inde (seyrek olarak) ve plaseboya kıyasla daha

yüksek oranda bildirilmiştir.

1965 hastanın irbesartan ile tedavi edildiği plasebo-kontrollü çalışmalarda, aşağıdaki advers

olaylar bildirilmiştir: Kronik böbrek yetmezliği ve aşikar proteinürisi olan diyabetik hipertansif

hastalarda, hastaların %2‟sinden fazlasında ve plaseboya kıyasla daha yüksek oranda bildirilen

advers reaksiyonlar yıldız (*) ile işaretlenmiştir.

Aşağıda listelenen advers etkilerin sıklığı şu şekilde tanımlanmıştır:

Çok yaygın (

1/10); yaygın (

1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (

1/1000 ila <1/100); seyrek

1/10000 ila <1/1000); çok seyrek (<1/10000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin

edilemiyor).

Bunlara

olarak,

irbesartanın

piyasaya

çıkmasından

bugüne

kadar

bildirilen

advers

reaksiyonlar da listelenmiştir. Bu advers reaksiyonlar spontan raporlardan elde edilmiştir:

Kan ve lenf sistemi hastalıkları:

Bilinmiyor: Trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Bilinmiyor: Döküntü, ürtiker, anjiyoödem gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları.

Metabolizma ve beslenme hastalıkları:

Bilinmiyor: Hiperkalemi

Sinir sistemi hastalıkları:

Yaygın: Baş dönmesi, ortostatik baş dönmesi*

Bilinmiyor: Vertigo, baş ağrısı

Kulak ve iç kulak hastalıkları:

Bilinmiyor:

Tinnitus

Kardiyak hastalıklar:

Yaygın olmayan: Taşikardi

Vasküler hastalıklar:

Yaygın: Ortostatik hipotansiyon*

Yaygın olmayan: Yüzde kızarma

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Yaygın olmayan: Öksürük

Gastrointestinal hastalıklar:

Yaygın: Bulantı/kusma

Yaygın olmayan: İshal, dispepsi/mide yanması

Bilinmiyor: Tat değişikliği

Hepato-biliyer hastalıklar:

Yaygın olmayan: Sarılık

8 |14

Bilinmiyor:

Hepatit, anormal karaciğer fonksiyonu

Deri ve deri altı doku hastalıkları:

Bilinmiyor:

Lökositoklastik vaskülit

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları:

Yaygın: Kas-iskelet ağrısı*

Bilinmiyor: Artralji, miyalji, (bazı vakalarda artmış plazma kinaz seviyeleri ile birlikte), kas

krampları

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları:

Bilinmiyor: Böbrek yetmezliği de dahil olmak üzere risk altındaki hastalarda görülen böbrek

fonksiyon bozuklukları (Bkz. Bölüm 4.4)

Üreme sistemi ve meme ile ilgili bozukluklar:

Yaygın olmayan: Cinsel disfonksiyon

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:

Yaygın: Yorgunluk

Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı

Araştırmalar:

Çok Yaygın:

Hiperkalemi*, irbesartanla tedavi edilen hastalarda, plasebo grubuna kıyasla daha

sık

ortaya

çıkmıştır.

Mikroalbüminürisi

normal

böbrek

fonksiyonu

olan

diyabetik,

hipertansiyonlu hastalarda, hiperkalemi (

5.5 mEq/l), 300 mg irbesartan grubunda %29.4 ve

plasebo grubunda %22 oranında görülmüştür. Kronik böbrek yetmezliği ve aşikar proteinürisi

olan diyabetik, hipertansiyonlu hastalarda, hiperkalemi (

5.5 mEq/l) irbesartan grubundaki

hastaların %46.3‟ünde (çok sık) ve plasebo grubundaki hastaların %26.3‟ünde görülmüştür.

Yaygın: İrbesartan ile tedavi edilen hastalarda sıklıkla plazmadaki kreatin kinaz değerlerinde

anlamlı artışlar gözlenmiştir (%1.7). Bu artışların hiçbiri, klinik olarak tanı konulabilen kas

iskelet sistemi olayları ile bağlantılı bulunmamıştır.

İrbesartanla tedavi edilen ve ilerlemiş diyabetik böbrek hastalığı bulunan hipertansiyonlu

hastaların %1.7‟sinde (sık), hemoglobin* düzeyinde klinik açıdan anlamlı olmayan bir düşme

gözlenmiştir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediatrik popülasyon:

Yaşları 6 ile 16 arasında değişen, 318 hipertansiyonlu çocuk ve adolesanda yapılan randomize

bir çalışmada, araştırmanın 3 hafta süreli çift-kör fazında aşağıdaki advers etkiler meydana

gelmiştir:

Baş ağrısı (%7.9), baş dönmesi (%1.9) , öksürük ( %0.9)

araştırmanın

haftalık

açık-etiketli

döneminde

yaygın

gözlenen

laboratuar

anormallikleri, ilacı kullanan çocukların % 2 sinde ortaya çıkan yüksek CK düzeyleri ve

kreatinin yükselmeleri (%6.5) olmuştur.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

9 |14

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)‟ne bildirilmesi gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

8 hafta boyunca günlük 900 mg‟a kadar olan dozlarda KARVEA alan yetişkinlerde toksisite

görülmemiştir. Doz aşımının en sık rastlanan belirtilerinin hipotansiyon ve taşikardi olacağı

tahmin edilmektedir. Ayrıca doz aşımına bağlı bradikardi de görülebilir. İrbesartan ile doz

aşımının tedavisine yönelik özel bir bilgi yoktur. Hasta yakından izlenerek, semptomatik ve

destekleyici tedavi yapılmalıdır. Hastanın kusturulması ve/veya mide lavajı önerilir. Doz

aşımının

tedavisinde

aktif

kömür

yararlı

olabilir.

İrbesartan

hemodiyalizle

vücuttan

uzaklaştırılamaz.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

5.1.

Farmakodinamik özellikleri

Farmakoterapötik grubu: Anjiyotensin-II antagonistleri

ATC kodu: C09CA04

Etki mekanizması:

İrbesartan anjiyotensin-II reseptörlerinin AT

alt tipinin güçlü, oral olarak aktif ve selektif

antagonistidir.

İrbesartanın,

kaynağı

sentez

yolundan

bağımsız

olarak

reseptörlerinin aracılık ettiği anjiyotensin-II etkilerinin hepsini bloke etmesi beklenmektedir.

Anjiyotensin-II (AT

) reseptörlerinin selektif olarak antagonize edilmesi, plazma renin ve

anjiyotensin-II düzeylerinin yükselmesine ve plazma aldosteron konsantrasyonunun azalmasına

neden olur. Önerilen dozlarda tek başına irbesartan, serum potasyum düzeyi üzerinde önemli

bir etki göstermez. İrbesartan, anjiyotensin-II‟yi oluşturan ve bradikinini inaktif metabolitlerine

parçalayan

enzim

olan

(anjiyotensin

dönüştürücü

enzim)

(kininaz

enzimini

baskılamaz. İrbesartan aktivitesi için metabolik yoldan aktivasyona gerek yoktur.

Klinik etkinlik:

Hipertansiyon:

İrbesartan,

kalp

atım

hızını

minimum

düzeyde

etkileyerek

basıncını

düşürür.

basıncındaki düşme, günde tek dozluk uygulamalar için 300 mg‟ın üzerindeki dozlarda plato

yapmaya eğilim ile birlikte doza bağlıdır. Günlük tek doz 150 mg ve 300 mg‟lık uygulamalar

ile elde edilen oturur ya da yatar pozisyondaki kan basıncı değerlerindeki düşme (uygulamadan

24 saat sonra) ortalama 8-13/5-8 mmHg (sistolik/diyastolik) olup, bu değerler plasebo ile elde

edilenden daha yüksektir. Kan basıncındaki maksimum düşüşe, uygulamayı takiben 3-6 saat

içinde ulaşılır ve en az 24 saat boyunca kan basıncı düşürücü etki korunur. 24 saatteki kan

basıncı düşüşü, önerilen dozlarda alınan diyastolik ve sistolik cevapların doruk değerlerinin %

60-70‟dir. Tek doz 150 mg ile 24 saatte elde edilen ortalama ve kan basıncı değerleri, aynı

toplam dozun günde 2 defada uygulanması ile elde edilen değerlerle eşdeğerdir.

İrbesartanın kan basıncını düşürücü etkisi, tedavinin başlangıcından sonra 1-2 hafta içinde

belirgin hale gelir ve 4-6 hafta içinde maksimum etkisine ulaşır. Antihipertansif etki uzun

10 |14

süreli tedavi boyunca devam eder. İrbesartan tedavisi kesildikten sonra, kan basıncı yavaş

yavaş başlangıçtaki değerine döner. Rebound hipertansiyon görülmemiştir.

İrbesartanın tiyazid tipi bir diüretikle birlikte kullanımı sonucu kan basıncını düşürücü etkisi

artar. Tek başına irbesartan ile yeterli oranda kontrol altına alınamayan hastalarda, günde tek

irbesartan

tedavisine

düşük

hidroklorotiyazid

(12.5

ilavesi

basıncı

değerlerinde 7-10/3-6 mmHg (sistolik/diyastolik) ek düşme sağlanır.

KARVEA‟nın etkinliği yaş veya cinsiyetten etkilenmez. Diğer renin-anjiyotensin sistemini

etkileyen ilaçlarda olduğu gibi, siyah ırkta hipertansif hastalar irbesartan monoterapisine daha

az cevap verirler. İrbesartanın düşük doz hidroklorotiyazid (örneğin günde 12.5 mg) ile birlikte

uygulanması

siyah

ırka

hastalardaki

antihipertansif

cevabı

beyaz

ırk

hastalarınkine

yaklaştırır. Serum ürik asit veya üriner ürik asit sekresyonlarına klinik olarak önemli etkisi

yoktur.

Yaşları 6 ile 16 arasında değişen, risk altındaki 318 (diyabetli, ailesinde hipertansiyon öyküsü

bulunan) hipertansiyonlu çocuk ve adolesanda, irbesartanın düşük (0.5 mg/kg), orta (1,5

mg/kg) ve yüksek (4,5 mg/kg) hedef titrasyon dozlarıyla kan basıncındaki düşüş, üç haftalık bir

dönem boyunca incelenmiştir. Üç haftanın sonunda primer etkililik değişkeninde başlangıca

nazaran görülen ortalama düşüş, oturur konumdaki sistolik kan basıncı için düşük doz ile, 11.7

mmHg; orta doz ile 9.3 mmHg ve yüksek doz ile 13.2 mmHg seviyesinde bulunmuştur. Bu

dozlar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Oturur konumdaki diyastolik kan basıncı

için ayarlanmış ortalama değişiklik sırasıyla düşük doz ile, 3.8 mmHg; orta doz ile 3.2 mmHg

ve yüksek doz ile 5.6 mmHg seviyesinde bulunmuştur. Bunu takiben hastaların aktif ilaç veya

plasebo alacakları şekilde yeniden randomize edildikleri iki haftalık ilave bir dönem boyunca

plasebo alan hastalarda oturur durumdaki sistolik kan basıncında 2.4, diyastolik kan basıncında

2.0 mmHg düzeyinde bir artış görülmüştür. İrbesartan alan hastalarda ise bütün dozlarda oturur

durumdaki sistolik kan basıncında +0.1 ve diyastolik kan basıncında – 0.3 mmHg düzeyinde

bir değişiklik tespit edilmiştir. (Bkz. Bölüm 4.2. Pozoloji ve uygulama şekli)

Hipertansiyon ve renal hastalıkla birlikte tip 2 diyabet:

“İrbesartan Diyabetik Nefropati Çalışması” (IDNT) irbesartanın kronik böbrek yetmezliği ve

aşikar proteinürisi olan hastalardaki böbrek hastalığının ilerlemesini azalttığını göstermektedir.

Irbesartan diyabetik nefropati çalışması (IDNT) KARVEA, amplodipin ve plasebo arasında

karşılaştırmalı

olarak

yapılmış

çift

kör,

kontrollü,

morbidite

mortalite

çalışmasıdır.

Proteinüri

900 mg/gün ve serum kreatinin aralığı 1.0-3.0 mg/dl olan 1715 tip 2 diyabetik

hipertansif

hastada

KARVEA‟nın

böbrek

hastalığının

ilerleyişi

tüm

nedenlere

bağlı

mortalite üzerine uzun dönemdeki etkileri (ortalama 2.6 yıl) incelenmiştir. KARVEA 75

mg‟dan idame dozu olan 300 mg‟a kadar, amlodipin 2.5 mg‟dan 10 mg‟a kadar titre edilmiştir

ve plasebo tolere edildiği gibi kullanılmıştır. Başlangıç sistolik kan basıncı 160 mmHg‟nin

üstünde olduğunda, önceden tanımlanan hedef kan basıncı olan

135/85 mmHg veya sistolik

basınçta 10 mmHg‟lık azalmaya ulaşabilmek için tüm tedavi gruplarındaki hastalar tipik olarak

2 –4 arasında değişen antihipertansif ajan (diüretikler, beta blokerler, alfa blokerler gibi)

kullanmıştır. Plasebo grubundaki hastaların % 60‟ı bu hedef kan basıncına ulaşırken irbesartan

ve amplodipin grubundaki hastaların sırasıyla % 76 ve % 78 „i bu hedef kan basıncına

ulaşmıştır. İrbesartan, serum kreatininin iki katına çıkması, son dönem böbrek hastalığı veya

tüm nedenlere bağlı mortaliteden oluşan birincil birleşik sonlanım noktasının relatif riskini

anlamlı olarak azaltmıştır. İrbesartan grubundaki hastaların yaklaşık % 33‟ü birincil renal

11 |14

birleşik sonlanım noktasına ulaşmıştır. Plasebo grubunda bu oran % 39, amlopidin grubunda %

41‟dir (plaseboya (p=0.024) karşı % 20 relatif risk azalması ve amplodipine (p=0.006) karşı %

23 relatif risk azalması). Birincil sonlanım noktasının birleşenleri tek tek değerlendirildiğinde

tüm nedenlere bağlı mortalitede etki görülmezken, son dönem böbrek hastalığının azalmasında

olumlu bir eğilim ve serum kreatininin iki katına çıkmasında anlamlı azalma gözlenmiştir.

Cinsiyet, ırk, yaş, diyabet süresi, başlangıç kan basıncı, serum kreatinini ve albümin atılımı

oranı alt gruplar arasında tedavi etkisi açısından değerlendirilmiştir. Tüm tedavi grubunun

sırasıyla % 32 ve % 26‟sını oluşturan kadın ve siyah ırkdan olanların oluşturduğu alt gruplarda

güven aralığının dışında kalmasa da böbrek yararlanımı açık olmamıştır. Plasebo grubuna karşı

İrbesartan grubundaki kadınlarda ölümcül olmayan miyokard enfarktüsü sıklığında artış ve

erkeklerde ölümcül olmayan miyokard enfarktüsü sıklığında azalma gözlenmiş olsa da ölümcül

olan ve ölümcül olmayan kardiyovasküler olayların oluşturduğu ikincil sonlanım noktasında

tüm

popülasyonu

oluşturan

üç

grup

arasında

fark

yoktur.

Amlodipin

tedavi

grubu

karşılaştırıldığında

irbesartan

tedavi

grubunda

kadınlarda

ölümcül

olmayan

miyokard

enfarktüsü ve inme sıklığı artmıştır. Tüm popülasyonda kalp yetmezliğine bağlı hastaneye

yatma ise azaltılmıştır. Kadınlardaki bu bulgular tam olarak açıklanmamıştır.

Irbesartan‟ın “Tip 2 Diyabetes Mellituslu Hipertansif Hastalarda Mikroalbüminüri Üzerine

Etkisi” Çalışması (IRMA 2), 300 mg dozunda irbesartanın, mikroalbüminürili hastalarda

aşikar

proteinüriye

ilerleyişi

geciktirdiğini

göstermiştir.

IRMA

diyabetli,

mikroalbüminürili (30-300 mg/gün) ve normal böbrek fonksiyonu olan (serum kreatinini

mg/dl erkeklerde ve < 1.1 mg/dl kadınlarda) 590 hastanın alındığı plasebo kontrollü, çift kör bir

morbidite çalışmasıdır. Çalışmada KARVEA‟nın klinik (aşikar) proteinüriye ilerleyişteki uzun

dönemli (2 yıl) etkileri araştırılmıştır (üriner albümin atılım hızı (UAER) > 300 mg/gün ve

UAER başlangıç değerlerinden en az % 30 artış). Önceden belirlenen hedef kan basıncı

135/85 mmHg‟dır. Hedef kan basıncına ulaşabilmek için başka hipertansif ajanlar da (ADE

inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör antagonistleri ve dihidropiridin grubu kalsiyum kanal

blokerleri

haricinde)

eklenmiştir.

Tüm

tedavi

gruplarında

benzer

basıncı

değerlerine

ulaşılırken, aşikar proteinüri olan sonlanım noktasına plasebo (% 14.9) veya 150 mg irbesartan

grubuna (% 9.7) kıyasla 300 mg irbesartan grubunda daha az hasta (% 5.2) ulaşmıştır. Plasebo

(p=0.0004) grubuyla karşılaştırılınca yüksek dozda relatif risk azalması % 70‟dir. Glomerüler

filtrasyon hızında (GFR) eşlik eden bir iyileşme tedavinin ilk üç ayında gözlenmemiştir. Klinik

proteinüriye ilerleyişteki yavaşlama en erken 3 ayda belirginleşmiş ve 2 yıllık süre boyunca

devam

etmiştir.

KARVEA

grubunda

normoalbüminüriye

gerileme

(<30

mg/gün) plasebo grubundan (% 21) daha sık olmuştur.

İki büyük randomize kontrollü çalışma (ONTARGET (ONgoing Telmisartan Alone and in

combination with Ramipril Global Endpoint Trial) ve VA NEPHRON-D (The Veterans Affairs

Nephropathy in Diabetes)) bir ADE-inhibitörünün bir anjiyotensin II reseptör blokerleriyle

kombine kullanımını incelemiştir.

ONTARGET çalışması, kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalık öyküsü olan ya da

kanıtlanmış

son-organ

hasarı

birlikte

seyreden

diyabetes

mellitus

hastalarında

yürütülmüştür. VA NEPHRON-D çalışması, tip 2 diyabetes mellitus hastalığı olan ve diyabetik

nefropatisi bulunan hastalarda yürütülmüştür.

Bu çalışmalar, renal ve/veya kardiyovasküler sonlanımlar ve mortalite üzerinde anlamlı yarar

göstermemiş,

monoterapiyle

kıyaslandığında

hiperkalemi,

akut

böbrek

hasarı

ve/veya

hipotansiyon

riskinin

arttığı

gözlenmiştir.

Benzer

farmakodinamik

özellikleri

dikkate

12 |14

alındığında, bu sonuçlar diğer ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri için de

anlamlıdır.

Bu nedenle, ADE inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri diyabetik nefropati bulunan

hastalarda birlikte kullanılmamalıdır.

ALTITUDE (Aliskiren Trial in Type 2 Diabetes using Cardiovascular and Renal Disease

Endpoints) çalışması, kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler hastalık ya da her ikisi bulunan

tip 2 diyabetes mellitus hastalarında standart bir ADE-inhibitörü ya da bir anjiyotensin II

reseptörü blokeri tedavisine aliskiren eklenmesinin yararını test etmek için tasarlanan bir

çalışma olmuştur. Advers sonuç riskinde artış olması nedeniyle çalışma erken sonlandırılmıştır.

Aliskiren grubunda, plasebo grubuna kıyasla, kardiyovasküler ölüm ve inme vakalarının her

ikisi de sayısal olarak daha sık görülmüş ve ilgili advers olaylar ve ciddi advers olaylar

(hiperkalemi, hipotansiyon ve renal disfonksiyon) aliskiren grubunda plasebo grubuna göre

daha sık bildirilmiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Emilim:

İrbesartan,

oral

yoldan

uygulamayı

takiben

absorbe

edilir;

ortalama

mutlak

biyoyararlanımı yaklaşık % 60-80‟dir. İrbesartanın biyoyararlanımı yemeklerden etkilenmez.

Dağılım: Plazma proteinlerine yaklaşık % 96 oranında bağlanır, kanda bağlanma oranı ise

dikkate alınmayacak kadar düşüktür. Dağılım hacmi 53-93 litredir.

C işaretli irbesartanın oral

veya intravenöz uygulanmasını takiben plazmada dolaşan radyoaktif maddenin % 80-85„i

değişmemiş irbesartandır.

Biyotransformasyon:

İrbesartan,

karaciğerde

glukuronid

konjügasyonu

oksidasyon

yollarıyla metabolize edilir. Dolaşımdaki başlıca metaboliti irbesartan glukuronittir (yaklaşık %

6). Sitokrom P450 izoenzimleri ile yapılan in vitro oksidasyon çalışmalarında, irbesartanın esas

olarak CYP2C9 tarafından okside edildiği, CYP3A4 ile metabolizmasının önemsiz olduğu

kaydedilmiştir.

İrbesartan 10-600 mg terapötik doz aralığında doğrusal ve doz ile orantılı farmakokinetik

özellikler gösterir. Önerilen maksimum dozun iki katına karşılık gelen 600 mg dozunda, oral

emilimde

orantılı

olandan

daha

düşük

artış

gözlenmiştir;

bunun

mekanizması

bilinmemektedir.

Oral

yoldan

uygulamayı

takiben

1.5-2

saat

sonra

doruk

plazma

konsantrasyonlarına ulaşır.

Eliminasyon:

Total

plazma

böbrek

klerensleri

sırasıyla

157-176

3-3.5

ml/dakika

arasındadır. İrbesartanın terminal eliminasyon yarı ömrü ortalama 11-15 saattir. Günde tek doz

uygulamaya başlandıktan sonra, 3 gün içinde kararlı durum konsantrasyonlarına ulaşır. Günde

tek doz olarak tekrarlanan uygulamalarda irbesartanın plazmada sınırlı miktarda (< % 20)

biriktiği kaydedilmiştir. Bir çalışmada, hipertansif kadın hastalarda bir şekilde daha yüksek

irbesartan plazma konsantrasyonları gözlenmiştir. Bununla beraber, irbesartanın yarı-ömrü ve

birikme miktarında fark saptanmamıştır. Kadın hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur. Yaşlı

kişilerde (65 yaş ve üzeri) irbesartanın EAA ve C

maks

değerleri gençlerinkinden (18-40 yaş) bir

şekilde daha yüksektir. Ancak, terminal eliminasyon yarı ömrü önemli oranda değişmemiştir.

Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.

İrbesartan ve metabolitleri hem safra hem de böbrek yoluyla vücuttan atılırlar.

C işaretli

irbesartanın oral ya da intravenöz uygulanmasını takiben, radyoaktif maddenin yaklaşık %

20‟si idrarda ve kalanı feçeste bulunur. Dozun %2‟den daha az oranı idrar ile değişmeden atılır.

13 |14

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği:

İrbesartanın farmakokinetiği, böbrek bozukluğu olan ya da hemodiyalize giren hastalarda

anlamlı derecede değişmemiştir. İrbesartan hemodiyalizle vücuttan uzaklaştırılamaz.

Karaciğer yetmezliği:

Hafif ve orta derecede karaciğer sirozu olan hastalarda, irbesartanın farmakokinetiği anlamlı

derecede değişmez. Ciddi karaciğer sirozu olan hastalarda çalışma yapılmamıştır.

Pediatrik popülasyon:

İrbesartanın farmakokinetik özellikleri, 23 hipertansif çocuk üstünde yapılan bir çalışmayla

incelenmiştir. Hastalara 4 hafta süreyle (2 mg/kg) günde tek doz veya multipl doz şeklinde ve

maksimum günlük doz 150 mg olacak şekilde irbesartan verilmiştir. 23 çocuktan 21 tanesinin

(12 yaşın üstünde olan on iki çocuk ve yaşı 6 ile 12 arasında olan dokuz çocuk) erişkinlerle

farmakokinetik özellikler açısından kıyaslanabilir olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar

çocuklardaki C

maks

, Eğri altındaki alan ( EAA) ve klerens hızlarının, günde 150 mg irbesartan

alan erişkinlerle kıyaslanabilir olduğunu göstermiştir. Günde tek doz olarak tekrarlayıcı şekilde

uygulanmasıyla, irbesartanın plazmada sınırlı bir (% 18) birikime uğradığı gözlenmiştir.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Klinik

olarak

uygun

dozlarda

verilen

irbesartanın

anormal

sistemik

hedef

organ

toksisitesine yol açtığına dair veri yoktur. Klinik dışı güvenlilik çalışmalarında, yüksek doz

irbesartanın (sıçanlarda

250 mg/kg/gün ve makaklarda

100 mg/kg/gün) kırmızı kan hücresi

parametrelerini

(eritrosit,

hemoglobin,

hematokrit)

düşürdüğü

gözlenmiştir.

İrbesartan,

sıçanlarda ve makaklarda çok yüksek dozlarda (

500 mg/kg/gün) böbreklerde dejeneratif

değişikliklere (interstisyel nefrit, tübüler distansiyon, bazofilik tübüller, plazma üre ve kreatinin

konsantrasyonlarında artış gibi) sebep olur; bu etkilerin renal perfüzyonunun azalmasına yol

açan hipotansif etkilere bağlı olduğu düşünülmektedir. İrbesartan, ayrıca, jukstaglomerüler

hücrelerde hiperplazi/hipertrofi başlatmıştır (sıçanlarda

90 mg/kg/gün, makaklarda

mg/kg/gün). Bütün bu değişikliklerin irbesartanın farmakolojik etkinliğinden kaynaklandığı

düşünülmektedir.

Renal

jukstaglomerüler

hücrelerin

hiperplazi/

hipertrofisi,

insanlara

uygulanan terapötik dozlardaki irbesartanla ilişkili gibi görünmemektedir.

Mutajenite, klastojenite ya da karsinojeniteyi gösteren herhangi bir veri bulunmamaktadır.

İrbesartanla yapılan hayvan çalışmalarında, sıçan fetüslarında doğumdan sonra kaybolan geçici

toksik

etkiler

(böbreğin

pelvis

kavitasyonunda

artış,

hidroüreter

cilt

altı

ödemi)

gözlenmiştir. Tavşanlarda, ölüm dahil, önemli maternal toksik etkilere sebep olan dozlarda

düşük

erken

resorpsiyon

bildirilmiştir.

Sıçan

veya

tavşanlarda

teratojenik

etki

gözlenmemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mikrokristalize selüloz

Kroskarmelloz sodyum

Hipromelloz

Silikon dioksit

14 |14

Magnezyum stearat

Opadry II white 32F38977*

Karnauba mumu

*Opadry II white 32F38977 laktoz monohidrat (Av.Far.), hipromelloz (Av.Far.), titan dioksit

(E 171, Av.Far.) ve makrogol 3000 (Av.Far.) içerir.

6.2.

Geçimsizlikler

Belirtilmemiştir.

6.3.

Raf ömrü

36 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel uyarılar

Oda sıcaklığında ( 30

C altında ) ve kuru yerde saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

28 ve 90 film tabletlik opak PVC/PVDC Al blister

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller „Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği‟ ve

„Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmelikleri‟ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Sanofi Sağlık Ürünleri Ltd. Şti.

Büyükdere Cad. No: 193

Levent-Şişli İstanbul

Tel: (212) 339 10 00

Faks: (212) 339 10 89

8. RUHSAT NUMARASI

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi:

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

03.05.2017

30-10-2018

Sciegen Pharmaceuticals, Inc. Issues Voluntary Nationwide Recall of Irbesartan Tablets, USP  75 Mg, 150 Mg, and 300 Mg Due to The Detection of Trace Amounts of NDEA (N-Nitrosodiethylamine) Impurity Found in The Active Pharmaceutical Ingredient (API)

Sciegen Pharmaceuticals, Inc. Issues Voluntary Nationwide Recall of Irbesartan Tablets, USP 75 Mg, 150 Mg, and 300 Mg Due to The Detection of Trace Amounts of NDEA (N-Nitrosodiethylamine) Impurity Found in The Active Pharmaceutical Ingredient (API)

ScieGen Pharmaceuticals, Inc. is voluntarily recalling listed lots, within expiry, of Irbesartan Tablets, USP 75 mg, 150 mg, and 300 mg dosage forms to the consumer level. These products are being recalled due to the presence of an impurity, N-nitrosodiethylamine (NDEA) contained in the API Irbesartan, USP manufactured by Aurobindo Pharma Limited. This impurity, which is a substance that occurs naturally in certain foods, drinking water, air pollution, and industrial processes, has been classified as a...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

29-10-2018

Aurobindo Pharma Limited Issues Voluntary Recall of Irbesartan Drug Substance due to the Detection of Trace Amounts of NDEA (NNitrosodiethylamine) Impurity Found in the Active Pharmaceutical Ingredient (API)

Aurobindo Pharma Limited Issues Voluntary Recall of Irbesartan Drug Substance due to the Detection of Trace Amounts of NDEA (NNitrosodiethylamine) Impurity Found in the Active Pharmaceutical Ingredient (API)

Aurobindo Pharma Limited is voluntarily recalling 22 Batches of the drug substance Irbesartan due to the presence of an impurity, N-nitrosodiethylamine (NDEA). The impurity, which is a substance that occurs naturally in certain foods, drinking water, air pollution, and industrial processes, has been classified as a probable human carcinogen as per International Agency for Research on Cancer (IARC).

FDA - U.S. Food and Drug Administration

12-11-2018

Irbesartan HCT Zentiva (Zentiva k.s.)

Irbesartan HCT Zentiva (Zentiva k.s.)

Irbesartan HCT Zentiva (Active substance: irbesartan / hydrochlorothiazide) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)7555 of Mon, 12 Nov 2018

Europe -DG Health and Food Safety

22-10-2018

Irbesartan / Hydrochlorothiazide Teva (Teva B.V.)

Irbesartan / Hydrochlorothiazide Teva (Teva B.V.)

Irbesartan / Hydrochlorothiazide Teva (Active substance: irbesartan / hydrochlorothiazide) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018) 6974 of Mon, 22 Oct 2018

Europe -DG Health and Food Safety

12-10-2018

Irbesartan Zentiva (Zentiva k.s.)

Irbesartan Zentiva (Zentiva k.s.)

Irbesartan Zentiva (Active substance: Irbesartan) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)6772 of Fri, 12 Oct 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/785T/79

Europe -DG Health and Food Safety

2-10-2018

CoAprovel (Sanofi Clir SNC)

CoAprovel (Sanofi Clir SNC)

CoAprovel (Active substance: Irbesartan / hydrochlorothiazide) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)6465 of Tue, 02 Oct 2018

Europe -DG Health and Food Safety

24-9-2018

Karvezide (Sanofi-Aventis groupe)

Karvezide (Sanofi-Aventis groupe)

Karvezide (Active substance: Irbesartan / hydrochlorothiazide) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)6222 of Mon, 24 Sep 2018

Europe -DG Health and Food Safety

1-8-2018

Aprovel (Sanofi Clir SNC)

Aprovel (Sanofi Clir SNC)

Aprovel (Active substance: Irbesartan) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)5198 of Wed, 01 Aug 2018

Europe -DG Health and Food Safety

23-7-2018

Irbesartan Zentiva (Sanofi-Aventis groupe)

Irbesartan Zentiva (Sanofi-Aventis groupe)

Irbesartan Zentiva (Active substance: Irbesartan) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)4892 of Mon, 23 Jul 2018

Europe -DG Health and Food Safety

17-7-2018

Karvea (Sanofi-Aventis groupe)

Karvea (Sanofi-Aventis groupe)

Karvea (Active substance: Irbesartan) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)4781 of Tue, 17 Jul 2018

Europe -DG Health and Food Safety

4-7-2018

Ifirmacombi (Krka d. d., Novo mesto)

Ifirmacombi (Krka d. d., Novo mesto)

Ifirmacombi (Active substance: Irbesartan / hydrochlorothiazide) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)4340 of Wed, 04 Jul 2018

Europe -DG Health and Food Safety