KADCYLA

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • KADCYLA 100 MG IV INF. COZELTI KONSANTRESI ICIN TOZ ICEREN FLAKON
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • KADCYLA 100 MG IV INF. COZELTI KONSANTRESI ICIN TOZ ICEREN FLAKON
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • oldukça emtansine

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699505792088
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 02-08-2016
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

Bu ilaç ek izlemeye tabidir. Bu üçgen yeni güvenlilik bilgisinin hızlı olarak belirlenmesini

sağlayacaktır.

Sağlık

mesleği

mensuplarının

şüpheli

advers

reaksiyonları

TÜFAM’a

bildirmeleri beklenmektedir. Bakınız Bölüm 4.8 Advers reaksiyonlar nasıl raporlanır?

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

KADCYLA 100 mg infüzyonluk çözelti konsantresi için toz

Steril, sitotoksik

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde: Her bir flakon 100 mg trastuzumab emtansin içerir.

İnfüzyonluk çözelti konsantresi tozu içeren 100 mg tek kullanımlık flakon, sulandırıldıktan

sonra 20 mg/mL trastuzumab emtansinden 5 mL sağlamaktadır (bkz. Bölüm 6.6).

Trastuzumab emtansin bir antikor ilaç konjugatıdır ve bir mikrotübül inhibitörü olan DM1’e

stabil bir tiyoeter bağlayıcı MCC (4-[N-maleimidometil] siklohekzan-1-karboksilat) yoluyla

kovalent olarak bağlanan, memeli (Çin hamster yumurtalığı) hücre süspansiyon kültüründen

üretilmiş bir hümanize IgG1 monoklonal antikor olan trastuzumabı içerir.

Yardımcı maddeler:

Sodyum Hidroksit 0,45mg/mL

Yardımcı maddelerin tam listesi için bakınız Bölüm 6.1.

3.

FARMASÖTİK FORM

İnfüzyonluk çözelti konsantresi için toz.

Beyaz ila kırık beyaz liyofilize toz.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

KADCYLA, daha önce metastatik meme kanseri için trastuzumab ve bir taksan tedavisi almış

ve hastalığı sonrasında progresyon göstermiş, HER-2/neu testi immunhistokimyasal olarak 3+

(+++) veya FISH/SISH/CISH pozitif olan metastatik meme kanseri hastalarında kurtarma

tedavisinde tek ajan olarak progresyona kadar kullanımında endikedir. Progresyon sonrası tek

ajan veya kombinasyon tedavisinin bir parçası olarak kullanılamaz. Daha önce herhangi bir

sebeple pertuzumab kullanmış hastalarda endike değildir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

KADCYLA, yalnızca bir hekim tarafından reçete edilmeli ve kanserli hastaların tedavisinde

deneyimli bir sağlık mesleği mensubunun gözetimi altında uygulanmalıdır.

KADCYLA ile tedavi edilen hastalarda, CE işaretli bir In Vitro Tanı (IVD) cihazı ile

değerlendirilmiş olan immünohistokimya (IHK) yoluyla 3+ skor veya in situ hibridizasyon

(ISH)

yoluyla

≥2,0’lık

oran

şeklinde

tanımlanan

HER2

pozitif

tümör

durumu

bulunmalıdır.

işaretli

bulunmadığı

takdirde

HER2-durumu,

valide

edilmiş

alternatif bir test ile değerlendirilmelidir.

Medikasyon

hatalarını

önlemek

amacıyla,

hazırlanan

ve

uygulanan

tıbbi

ürünün

trastuzumab değil KADCYLA (trastuzumab emtansin) olduğundan emin olmak için

flakon etiketlerinin kontrol edilmesi önemlidir.

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

KADCYLA’nın önerilen dozu 3 haftada bir (21 günlük siklus) intravenöz infüzyon olarak

uygulanan 3,6 mg/kg vücut ağırlığıdır. Hastalık ilerleyene kadar veya kabul edilemez toksisite

gelişene kadar hastalara tedavi uygulanmalıdır.

Başlangıç

dozu,

dakikalık

intravenöz

infüzyon

olarak

uygulanmalıdır.

Hastalar

infüzyon

sırasında

infüzyondan

sonra

dakika

boyunca

ateş,

üşüme

veya

infüzyonla ilişkili diğer reaksiyonlar açısından gözlenmelidir. İnfüzyon bölgesi, uygulama

sırasındaki olası subkutan infiltrasyon açısından yakından izlenmelidir (bkz. bölüm 4.8).

Eğer önceki infüzyonlar iyi tolere edilmişse, KADCYLA’nın sonraki dozları 30 dakikalık

infüzyonlar şeklinde uygulanabilir. Hastalar infüzyonlar sırasında ve infüzyondan sonra en az

30 dakika boyunca gözlenmelidir.

Hastada infüzyonla ilişkili semptomlar gelişmesi durumunda KADCYLA’nın infüzyon hızı

yavaşlatılmalı veya infüzyona ara verilmelidir (bkz. bölüm 4.4 ve 4.8). Yaşamı tehdit eden

infüzyon reaksiyonlarında KADCYLA sonlandırılmalıdır.

Alerjik/anafilaktoid

infüzyon

reaksiyonlarının

tedavisi

için

ilaçların

yanı

sıra

hemen

kullanılmak üzere acil durum ekipmanları mevcut olmalıdır (bkz. bölüm 4.4).

Geciken veya Atlanan Doz

Eğer planlanmış bir doz atlanırsa, bu doz mümkün olan en kısa sürede uygulanmalıdır;

planlanmış bir sonraki siklusa kadar beklemeyiniz. Uygulama planı, dozlar arasında 3 hafta

olacak

şekilde

ayarlanmalıdır.

Sonraki

doz,

uygulama

tavsiyelerine

uygun

olarak

yapılmalıdır (bkz. bölüm 4.2, Pozoloji).

Doz modifikasyonu

Semptomatik advers reaksiyonların tedavisi, metinde ve Tablo 1 ila 5’te sunulan kılavuzlar

uyarınca KADCYLA tedavisine geçici olarak

ara verilmesini, dozun azaltılmasını veya

tedavinin sonlandırılmasını gerektirebilir.

KADCYLA dozu, doz azaltıldıktan sonra yeniden yükseltilmemelidir.

Tablo 1 Doz azaltma planı

Doz azaltma planı

(Başlangıç dozu 3,6 mg/kg’dır)

Uygulanması gereken doz

İlk doz azaltması

3 mg/kg

İkinci doz azaltması

2,4 mg/kg

Daha fazla doz azaltması gereksinimi

Tedaviyi sonlandırınız

Tablo 2 Transaminaz (AST/ALT) artışı için doz modifikasyon kılavuzu

Derece 2

(>2,5 ila ≤5 ×NÜS)

Derece 3

(>5 ila ≤20 ×NÜS)

Derece 4

(>20 ×NÜS)

Doz modifikasyonu gerekli

değildir.

AST/ALT Derece ≤2 (>2,5

ila ≤5 x NÜS) olana kadar

KADCYLA uygulamayınız

ve daha sonra dozu azaltınız

(bkz. tablo 1)

KADCYLA tedavisini

sonlandırınız.

ALT = alanin transaminaz; AST = aspartat transaminaz; NÜS= normalin üst limiti.

Tablo 3

Hiperbilirubinemi için doz modifikasyon kılavuzu

Derece 2

(>1,5 ila ≤3 × NÜS)

Derece 3

(>3 ila ≤10 × NÜS)

Derece 4

(>10 × NÜS)

Total bilirubin Derece ≤1

(>NÜS ila 1,5 x) olana kadar

KADCYLA uygulamayınız.

Doz modifikasyonu gerekli

değildir.

Total bilirubin Derece ≤1

(>NÜS ila 1,5 x NÜS) olana

kadar KADCYLA

uygulamayınız ve daha sonra

dozu azaltınız (bkz. Tablo 1)

KADCYLA tedavisini

sonlandırınız.

NÜS= normalin üst limiti.

Tablo 4 Trombositopeni için doz modifikasyon kılavuzu

Derece 3

(Trombosit: 25.000 ila

<50.000/mm

)

Derece 4

(Trombosit: <25.000/mm

)

Trombosit sayısı Derece ≤1 (yani

≥75.000/mm

trombosit) olana

kadar KADCYLA uygulamayınız.

Doz modifikasyonu gerekli

değildir.

Trombosit sayısı Derece ≤1 (yani

≥75.000/mm

trombosit) olana kadar

KADCYLA uygulamayınız ve daha

sonra dozu azaltınız (bkz. tablo 1)

Tablo 5 Sol ventrikül disfonksiyonu için doz modifikasyon kılavuzu

SVEF<%40

SVEF >%45

SVEF %40 ila

≤%45 ve başlangıca

göre azalma <%10

puan

SVEF %40 ila

≤%45 ve

başlangıca göre

azalma ≥%10

puan

Semptomatik

KKY

KADCYLA

uygulamayınız.

SVEF

değerlendirmesi

ni 3 hafta içinde

tekrarlayınız.

SVEF’in <%40

olduğu

doğrulanırsa,

KADCYLA

tedavisine devam

ediniz.

KADCYLA

tedavisine devam

ediniz.

SVEF

değerlendirmesini 3

hafta içinde

tekrarlayınız.

KADCYLA

uygulamayınız.

SVEF

değerlendirmesini 3

hafta içinde

tekrarlayınız. SVEF

başlangıca göre

%10 puan içerisinde

düzelmemişse

KADCYLA

tedavisini

sonlandırınız.

KADCYLA

tedavisini

sonlandırınız.

KADCYLA

tedavisini

sonlandırınız.

SVEF = Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu; KKY= Konjestif kalp yetmezliği

Uygulama şekli:

KADCYLA, bir sağlık mesleği mensubu tarafından sulandırılmalı, seyreltilmeli ve intravenöz

infüzyon olarak uygulanmalıdır. İntravenöz yükleme veya bolus olarak uygulanmamalıdır.

Uygulama öncesi sulandırma ve seyreltme talimatları için bkz. bölüm 6.6.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Geriyatrik popülasyon:

≥65

yaşındaki

hastalarda

ayarlaması

gerekli

değildir.

grupta

veriler

sınırlı

olduğundan ≥75 yaşındaki hastalarda güvenliliği ve etkililiği belirlemek için yeterli veri

bulunmamaktadır.

Popülasyon

farmakokinetik

analizi

yaşın

trastuzumab

emtansin

farmakokinetikleri üzerinde klinik olarak anlamlı bir etkisi olmadığını göstermektedir (bkz.

bölüm 5.1 ve 5.2)

Böbrek yetmezliği:

Hafif

orta

şiddette

böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda

başlangıç

dozunda

ayarlama

yapılması

gerekli

değildir

(bkz.

bölüm

5.2).

Yetersiz

veri

nedeniyle,

şiddetli

böbrek

yetmezliği olan hastalarda doz ayarlamasına ilişkin potansiyel gereklilik saptanamamaktadır;

bu yüzden şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalar dikkatlice izlenmelidir.

Karaciğer yetmezliği:

Hafif ila orta düzeyde karaciğer yetmezliği olan hastalarda başlangıç dozu ayarlanması gerekli

değildir. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda trastuzumab emtansin incelenmemiştir.

Karaciğer yetmezliği olan hastaların tedavisinde trastuzumab emtansin ile gözlenen bilinen

hepatotoksisite nedeniyle dikkatli olunmalıdır (bkz. bölüm 4.4 ve 5.2).

Pediyatrik popülasyon:

Pediatrik popülasyonda metastatik meme kanseri (MMK) endikasyonu için ilgili kullanım

olmadığından,

çocuklarda

yaşın

altındaki

adolesanlarda

güvenlilik

etkililik

belirlenmemiştir.

Periferik nöropati

Derece 3 veya 4 periferik nöropati olan hastalarda Derece ≤2’ye düzelene kadar KADCYLA

tedavisi geçici olarak sonlandırılmalıdır. Tekrar tedaviye başlandığında doz azaltma planına

göre dozun azaltılması düşünülebilir (bkz. Tablo 1).

4.3.

Kontrendikasyonlar

Etkin maddeye veya bölüm 6.1’de listelenmiş yardımcı maddelerden herhangi birine karşı

aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Biyolojik tıbbi ürünlerin daha iyi takip edilebilmesi için uygulanan ürünün marka adı ve seri

numarası açık olarak hasta dosyasına kayıt edilmelidir (veya belirtilmelidir).

İlaç

tedavisi

hatalarını

önlemek

amacıyla,

hazırlanan

ve

uygulanan

tıbbi

ürünün

trastuzumab değil KADCYLA (trastuzumab emtansin) olduğundan emin olmak için

flakon etiketlerinin kontrol edilmesi önemlidir.

Pulmoner toksisite

KADCYLA klinik çalışmalarında, bazıları akut solunum güçlüğü sendromuna veya fatal

sonuçlara neden olan, pnömoninin de dahil olduğu interstisyel akciğer hastalığı (ILD) vakaları

bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.8). Belirti ve bulgular arasında dispne, öksürük, halsizlik ve

pulmoner infiltratlar vardır.

veya

pnömoni

tanısı

konulan

hastalarda

KADCYLA

tedavisinin

süresiz

olarak

sonlandırılması önerilir.

İlerlemiş malignite komplikasyonları veya komorbiditeler nedeniyle istirahat halinde dispnesi

olan hastalar, pulmoner olaylar açısından yüksek risk altında olabilirler.

Hepatotoksisite

Klinik çalışmalarda KADCYLA tedavisi sırasında, ağırlıklı olarak serum transaminazların

konsantrasyonlarında asemptomatik artışlar şeklinde (Derece 1-4 transaminaz toksisitesi)

hepatotoksisite

gözlenmiştir

(bkz.

bölüm

4.8).

Transaminaz

yükselmeleri,

tedavi

uygulamasından sonraki 8. günde pik yükselmesi ile genelde geçici olmuş ve ardından bir

sonraki siklustan önce Derece 1 veya altına gerileyerek düzelmiştir. Transaminazlar üzerinde

kümülatif bir etki de gözlenmiştir (Derece 1-2 ALT/AST anormallikleri olan hastaların oranı

birbirini takip eden sikluslar ile artar).

Transaminaz düzeyleri yükselmiş hastalar, vakaların büyük bir kısmında KADCYLA’nın son

dozundan sonraki 30 gün içerisinde Derece 1’e veya normal düzeylere iyileşmiştir (bkz.

bölüm 4.8).

KADCYLA ile tedavi edilen hastalarda karaciğerin nodüler rejeneratif hiperplazisi (NRH)

dahil ve bazıları ilacın neden olduğu karaciğer hasarına bağlı olarak ölümcül bir sonuca neden

olan

ciddi

hepatobiliyer

bozukluklar

gözlenmiştir.

Gözlenen

vakalar,

komorbiditelerden

ve/veya hepatotoksik potansiyeli olduğu bilinen eş zamanlı tıbbi ürünlerden de kaynaklanıyor

olabilir.

Tedaviye başlamadan ve her dozdan önce, karaciğer fonksiyonu izlenmelidir. Başlangıçta

ALT yükselmesi (örneğin karaciğer metastazından dolayı) olan hastalar, Derece 3-5 hepatik

olay veya karaciğer fonksiyon testi artışı açısından daha yüksek riskli karaciğer hasarına

yatkın olabilirler. Serum transaminazlarında ve total bilirubinde artış için doz azaltılması veya

sonlandırılması bölüm 4.2’de belirtilmektedir.

KADCYLA ile tedavi edilen hastalarda karaciğer biyopsilerinde, karaciğer nodüler rejeneratif

hiperplazisi (NRH) olan vakalar tespit edilmiştir. NRH nadir görülen, hepatik parankimin

küçük rejeneratif nodüllere yaygın benign dönüşümüyle karakterize bir karaciğer hastalığıdır;

NRH, sirotik olmayan portal hipertansiyona yol açabilir. NRH tanısı yalnızca histopatoloji

yoluyla doğrulanabilir. NRH, portal hipertansiyon klinik semptomları ve/veya karaciğerin

bilgisayarlı tomografi (BT) taramasında görülen siroz benzeri yapıları olan ancak transaminaz

düzeyleri normal ve diğer siroz belirtileri bulunmayan tüm hastalarda düşünülmelidir. NRH

tanısı konulursa KADCYLA tedavisi süresiz olarak sonlandırılmalıdır.

KADCYLA, tedaviye başlanmadan önce serum transaminazları >2,5 x NÜS veya total

bilirubin >1,5 x NÜS olan hastalarda incelenmemiştir. Serum transaminazları >3 x NÜS veya

eş zamanlı total bilirubini >2 x NÜS olan hastalarda tedavi süresiz olarak sonlandırılmalıdır.

Karaciğer yetmezliği olan hastaların tedavisinde dikkatli olunmalıdır. (bkz. bölüm 4.2 ve 5.2).

Sol Ventrikül Disfonksiyonu

KADCYLA

tedavisi

uygulanan

hastalar,

ventrikül

disfonksiyonu

gelişimi

açısından

yüksek risk altındadır. KADCYLA tedavisi uygulanan hastalarda sol ventrikül ejeksiyon

fraksiyonu (SVEF) <%40 olarak gözlenmiştir ve bu nedenle semptomatik konjestif kalp

yetmezliği

(KKY)

potansiyel

risktir

(bkz.

bölüm

4.8).

kardiyak

olay

için

trastuzumab tedavisinin uygulandığı adjuvan meme kanseri çalışmalarında tanımlanan genel

risk faktörleri arasında ileri yaş (>50 yaş), düşük başlangıç SVEF değerleri (<%55), adjuvan

ortamda paklitaksel kullanımından önce veya sonra düşük SVEF düzeyleri, önceden veya eş

zamanlı olarak antihipertansif ilaç kullanımı, önceden bir antrasiklin ile yapılan tedavi ve

yüksek BMI (vücut kitle indeksi) (>25 kg/m

) yer almaktadır.

Tedaviye başlanmadan önce ve tedavi boyunca düzenli aralıklarla (örn. üç ayda bir) standart

kardiyak

fonksiyon

testi

(ekokardiyogram

veya

MUGA

(multigated

acquisition))

yapılmalıdır.

Klinik

çalışmalarda

hastaların

başlangıçtaki

SVEF

düzeyi

≥%50

şeklinde

olmuştur. Konjestif kalp yetmezliği (KKY), tedavi gerektiren ciddi kardiyak aritmi, 6 aylık

randomizasyon içerisinde miyokard enfarktüsü veya stabil olmayan anjina ya da ilerlemiş

maligniteye bağlı istirahat halinde mevcut dispne öyküsü olan hastalar klinik çalışmalara

dahil

edilmemiştir.

ventrikül

disfonksiyonu

vakalarında,

gerekli

olduğunda

geciktirilmeli veya tedavi sonlandırılmalıdır (bkz. bölüm 4.2).

İnfüzyon ile ilişkili Reaksiyonlar

KADCYLA tedavisi, infüzyonla ilişkili reaksiyonlar (IRR) nedeniyle trastuzumabın süresiz

olarak

sonlandırıldığı

hastalarda

incelenmemiştir;

hastalar

için

KADCYLA

tedavisi

önerilmez. Hastalar, özellikle ilk infüzyon sırasında, infüzyonla ilişkili reaksiyonlar açısından

yakından gözlenmelidir.

Aşağıda belirtilen semptomların biri veya daha fazlası ile karakterize infüzyonla ilişkili

reaksiyonlar (sitokin salınımına bağlı) bildirilmiştir: yüzde kızarıklık, üşüme, pireksi, dispne,

hipotansiyon, hırıltı, bronkospazm ve taşikardi. Genelde bu semptomlar şiddetli olmamıştır

(bkz. bölüm 4.8). Pek çok hastada bu reaksiyonlar infüzyon sonlandırıldıktan sonra birkaç

saat ile bir gün arasında düzelmiştir. Şiddetli bir IRR görülen hastalarda bulgu ve belirtiler

düzelene kadar tedavi kesilmelidir. Tekrar tedaviye başlama kararı, reaksiyonların şiddetinin

klinik değerlendirmesine dayanılarak verilmelidir. İnfüzyon ile ilişkili yaşamsal tehlikeli bir

reaksiyon durumunda tedavi süresiz olarak sonlandırılmalıdır (bkz. bölüm 4.2).

Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları

KADCYLA tedavisi, aşırı duyarlılık nedeniyle trastuzumabın süresiz olarak sonlandırıldığı

hastalarda incelenmemiştir; bu hastalar için KADCYLA tedavisi önerilmez.

Hastalar, IRR ile aynı klinik tabloyu gösterebilen aşırı duyarlılık/alerjik reaksiyonlar için

yakından

gözlenmelidir.

KADCYLA

yapılan

klinik

çalışmalarda

ciddi,

anafilaktik

reaksiyonlar

gözlenmiştir.

tür

reaksiyonların

tedavisi

için

ilaçların

yanı

sıra

hemen

kullanılmak üzere acil durum ekipmanları mevcut olmalıdır. Gerçek bir aşırı duyarlılık

reaksiyonu durumunda (reaksiyon şiddetinin izleyen infüzyonlarla arttığı durum) KADCYLA

tedavisi süresiz olarak sonlandırılmalıdır.

Hemoraji

KADCYLA

tedavi

sırasında,

merkezi

sinir

sistemi,

solunum

gastrointestinal

hemorajiler dâhil olmak üzere vakalar bildirilmiştir. Bu kanamaların bazıları fatal sonuçlara

neden olmuştur. Gözlemlenen vakaların bazılarında hastalarda trombositopeni görüldüğü;

bazılarının

eşzamanlı

olarak

anti-koagülan

veya

antiplatelet

tedavi

aldıkları

diğer

hastalarda bilinen ek risk faktörü bulunmadığı bildirilmiştir. Bu tür ilaçlarla birlikte kullanım

medikal

olarak

gerekliyse,

kullanım

sırasında

dikkat

edilmeli

gözlem

yapılması

düşünülmelidir.

Trombositopeni

KADCYLA ile trombositopeni veya trombosit sayısında azalma yaygın olarak bildirilmiş ve

bunlar tedavinin kesilmesine yol açan en yaygın advers reaksiyonlar olmuştur (bkz. bölüm

4.8). Klinik çalışmalarda Asyalı hastalarda trombositopeni insidansının ve şiddetinin daha

yüksek olduğu görülmüştür (bkz. bölüm 4.8)

Her KADCYLA dozundan önce trombosit sayısının izlenmesi önerilir. Trombositopenisi olan

hastalar (≤100.000/mm

) ve antikoagülan tedavi (örn. varfarin, heparin, düşük moleküler

ağırlıklı heparinler) alan hastalar KADCYLA tedavisi uygulanırken yakından izlenmelidir.

KADCYLA tedaviye başlanmadan önce trombosit sayısı ≤100.000/mm

olan hastalarda

incelenmemiştir.

Trombosit

sayısı

Derece

3’e

veya

daha

fazla

(<50.000/mm

azalmış

vakalarda trombosit sayısı Derece 1’e (≥75.000/mm

) düzelmeden KADCYLA uygulanmaz

(bkz. bölüm 4.2).

Nörotoksisite

KADCYLA ile yapılan klinik çalışmalarda, esasen Derece 1 ve başlıca duyusal olmak üzere,

periferik nöropati bildirilmiştir. Başlangıçta Derece ≥3 periferik nöropatisi olan hastalar klinik

çalışmalara

dahil

edilmemiştir.

Derece

veya

periferik

nöropatisi

olan

hastalarda,

semptomlar geçene kadar veya Derece ≤2’ye düzelene kadar, KADCYLA tedavisi geçici

olarak sonlandırılmalıdır. Hastalar, nörotoksisite belirtileri/semptomları açısından düzenli

şekilde klinik olarak izlenmelidir.

Yardımcı maddeler

KADCYLA her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında

“sodyum içermediği” kabul edilir.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Formal etkileşim çalışmaları yapılmamıştır.

İnsan

karaciğer

mikrozomlarında

yapılan

in

vitro

metabolizma

çalışmaları;

trastuzumab

emtansinin bir bileşeni olan DM1’in, temel olarak CYP3A4 ve daha düşük oranda CYP3A5

tarafından metabolize edildiğini öne sürmektedir. DM1 maruziyetinde bir artış ve toksisite

potansiyelinden

dolayı

güçlü

CYP3A4

inhibitörlerinin

(örn.

ketokonazol,

itrakonazol,

klaritromisin, atazanavir, indinavir, nefazodon, nelfinavir, ritonavir, sakuinavir, telitromisin

ve vorikonazol) trastuzumab emtansin ile birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. CYP3A4’ü

inhibe etme potansiyeli olmayan veya çok az olan alternatif tıbbi ürünler düşünülmelidir.

Güçlü

CYP3A4

inhibitörlerinin

kullanımı

kaçınılmazsa,

güçlü

CYP3A4

inhibitörleri

dolaşımdan

temizlenene

kadar

(inhibitörlerin

yaklaşık

eliminasyon

yarılanma

ömrü)

trastuzumab emtansin tedavisinin geciktirilmesi düşünülebilir. Güçlü bir CYP3A4 inhibitörü

birlikte uygulandıysa ve trastuzumab emtansin tedavisi geciktirilemediyse, hastalar advers

reaksiyonlar açısından yakından izlenmelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

Çocuk

doğurma

potansiyeline

sahip

kadınlar

KADCYLA

tedavisi

sırasında

KADCYLA dozunu izleyen 7 ay boyunca etkili bir kontrasepsiyon yöntemi kullanmalıdır.

Erkek

hastaların

veya

kadın

partnerlerinin

etkili

kontrasepsiyon

uygulamaları

gerekmektedir.

Gebelik dönemi

Gebe kadınlarda KADCYLA kullanımına ilişkin veriler bulunmamaktadır. KADCYLA’nın

bir bileşeni olan trastuzumab gebe kadınlara uygulandığında, fetüsün zarar görmesine veya

ölümüne yol açabilir. Pazarlama sonrası koşullarda trastuzumab alan gebe kadınlarda, bazıları

fatal pulmoner hipoplaziyle ilişkili oligohidramniyoz vakaları bildirilmiştir. DM1 ile aynı

maytansinoid sınıfıyla yakından ilişkili bir kimyasal eleman olan maytansin ile yapılan

hayvan çalışmaları; KADCYLA’nın mikrotübül inhibe edici sitotoksik bileşeni DM1’in,

teratojenik ve potansiyelde embriyotoksik olmasının beklenebileceğini ileri sürmektedir (bkz.

bölüm 5.3).

KADCYLA’nın gebe kadınlara uygulanması önerilmemektedir ve kadınlar gebe kalmadan

önce fetüsün zarar görme potansiyeli hakkında bilgilendirilmelidir. Gebe kalan kadınlar

hemen doktorları ile temasa geçmelidir. Eğer gebe bir kadın KADCYLA ile tedavi ediliyorsa,

multidisipliner bir ekip tarafından yakın izlem yapılması önerilir.

Laktasyon dönemi

KADCYLA’nın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Birçok tıbbi ürün anne sütüne

geçtiğinden ve anne sütüyle beslenen bebeklerde ciddi advers reaksiyonlar oluşabilmesi

nedeniyle, KADCYLA tedavisine başlanmadan önce kadınlar emzirmeyi sonlandırmalıdır.

Kadınlar, tedaviyi tamamladıktan 7 ay sonra emzirmeye başlayabilirler.

Üreme yeteneği/Fertilite:

KADCYLA’nın ile üreme ve gelişimsel toksikoloji çalışmaları yapılmamıştır.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

KADCYLA’nın araç ve makine kullanma kapasitesi üzerinde ya hiç etkisi yoktur ya da ihmal

edilebilir bir etkisi vardır.

Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve bulanık görme gibi bildirilen advers reaksiyonların araç

ve makine kullanma kapasitesi üzerindeki anlamlılığı bilinmemektedir. İnfüzyon ile ilişkili

reaksiyonlar

oluşan

hastaların,

semptomları

ortadan

kalkana

kadar

araç

makine

kullanmamaları önerilmelidir.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Güvenlilik profilinin özeti

KADCYLA’nın

güvenliliği

klinik

çalışmalarda,

1871

meme

kanseri

hastasında

değerlendirilmiştir. Bu hasta popülasyonunda:

En yaygın ciddi advers ilaç reaksiyonları (AİR, hastaların %0,5’inden fazla) hemoraji,

pireksi, dispne, kas-iskelet ağrısı, trombositopeni, kusma ve karın ağrısıdır.

KADCYLA ile en yaygın AİR’ler (≥%25) bulantı, halsizlik ve baş ağrısı olmuştur.

Bildirilen AİR’lerin çoğu Derece 1 veya 2 şiddetinde olmuştur.

En yaygın Ulusal Kanser Enstitüsü - Advers Olaylar için Ortak Terminoloji Kriterleri

(NCI-CTCAE)

Derece

veya

AİR’ler

(>%2)

trombositopeni,

halsizlik,

transaminazlarda

artış,

anemi,

hipokalemi,

kas-iskelet

ağrısı,

nötropeni

hemoraji

olmuştur.

Advers reaksiyonların tablo şeklinde listesi

KADCYLA

tedavisi

uygulanan

1871

hastadaki

AİR’ler

Tablo

6’da

sunulmaktadır.

AİR’ler

MedDRA

sistem

organ

sınıfına

(SOS)

sıklık

kategorilerine

göre

aşağıda

listelenmiştir. Sıklık kategorileri çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın

olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000) ve

bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor) şeklinde tanımlanmıştır. Her sıklık

grubunda ve SOS’de advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasıyla sunulmaktadır. AİR’ler,

toksisite değerlendirmesi için NCI-CTCAE kullanılarak bildirilmiştir.

Tablo 6 KADCYLA tedavisi uygulanan hastalarda AİR’lerin tablo şeklinde listesi

Sistem Organ Sınıfı

Çok Yaygın

(≥ 1/10)

Yaygın

(≥ 1/100 ila < 1/10)

Yaygın Olmayan

(≥ 1/1.000 ila <

1/100)

Enfeksiyonlar ve

enfestasyonlar

İdrar yolu

enfeksiyonu

Kan ve Lenf Sistemi

Hastalıkları

Trombositopeni

Anemi

Nötropeni

Lökopeni

Bağışıklık Sistemi

Hastalıkları

İlaç aşırı duyarlılığı

Metabolizma ve

Beslenme Hastalıkları

Hipokalemi

Psikiyatrik Hastalıklar

İnsomnia

Sinir Sistemi Hastalıkları

Periferik nöropati

Baş ağrısı

Baş dönmesi

Tat alamama

Bellek zayıflığı

Göz Hastalıkları

Kuru göz

Konjonktivit

Bulanık görme

Lakrimasyon artışı

Kardiyak Hastalıklar

Sol ventrikül

disfonksiyonu

Vasküler Hastalıklar

Hemoraji

Hipertansiyon

Solunum, Göğüs

Bozuklukları ve

Mediastinal Hastalıklar

Epistaksis

Öksürük

Dispne

Pnömoni (ILD)

Gastrointestinal

Hastalıklar

Stomatit

Diyare

Kusma

Bulantı

Konstipasyon

Ağız kuruluğu

Karın ağrısı

Dispepsi

Diş eti kanaması

Hepato-biliyer

Hastalıklar

Hepatotoksisite

Hepatik yetmezlik

Nodüler rejeneratif

hiperplazi

Portal hipertansiyon

Deri ve Deri Altı Doku

Hastalıkları

Döküntü

Kaşıntı

Alopesi

Tırnak bozukluğu

Palmar-plantar

eritrodisestezi

sendromu

Ürtiker

Kas-iskelet

Bozuklukları, Bağ Doku

ve Kemik Hastalıkları

Kas-iskelet ağrısı

Artralji

Miyalji

Genel Bozukluklar ve

Uygulama Bölgesine

İlişkin Hastalıklar

Halsizlik

Pireksi

Asteni

Üşüme

Periferik ödem

Enjeksiyon yerinde

ekstravazasyon

Araştırmalar

Transaminazlarda

artma

Kan alkali

fosfatazda artma

Yaralanma, Zehirlenme

ve Prosedüre bağlı

Komplikasyonlar

İnfüzyon ile ilişkili

reaksiyonlar

Seçilmiş advers reaksiyonların açıklanması

Transaminazlarda (AST/ALT) artma

Klinik çalışmalarda KADCYLA tedavisi sırasında serum transaminazlarda artma (Derece 1-4)

gözlenmiştir

(bkz.

bölüm

4.4).

Transaminaz

artışları

genellikle

geçici

olmuştur.

KADCYLA’nın transaminazlar üzerinde kümülatif bir etkisi gözlenmiştir ve genellikle tedavi

sonlandırıldığında düzelmiştir. Klinik çalışmalarda hastaların %24,2’sinde transaminaz artışı

bildirilmiştir. Hastaların %4,2 ve %2,7’sinde sırasıyla Derece 3 veya 4 AST ve ALT artışı

bildirilmiştir ve genellikle ilk tedavi sikluslarında oluşmuştur (1-6). Genellikle Derece ≥3

hepatik olaylar kötü klinik sonuç ile ilişkili olmamıştır; sonraki takip değerleri, hastanın

çalışmada kalmasına ve çalışma tedavisini aynı veya daha düşük dozda almaya devam

etmesine

olanak

veren

aralıklara

düzelme

eğiliminde

olmuştur.

KADCYLA

maruziyeti

(EAA),

KADCYLA

maksimum

serum

konsantrasyonu

maks

toplam

trastuzumab

maruziyeti (EAA) veya DM1 C

maks

’ı ve transaminazlarda artış arasında ilişki gözlenmemiştir.

Transaminaz artışı durumunda doz modifikasyonları için bkz. bölüm 4.2 ve 4.4.

Sol Ventrikül Disfonksiyonu

KADCYLA

yapılan

klinik

çalışmalardaki

hastaların

%2,2’sinde

ventrikül

disfonksiyonu

bildirilmiştir.

Olayların

çoğu,

SVEF’de

asemptomatik

Derece

veya

azalmalar olmuştur. Derece 3 veya 4 olaylar, hastaların %0,4’ünde bildirilmiştir. Yaygın

olmayan Derece 3 veya 4 olaylar, genellikle ilk tedavi sikluslarında oluşmuştur (1-2). SVEF

≤%45 olan hastalar için ilave SVEF izlemi önerilmektedir (spesifik doz modifikasyonları için

bkz. bölüm 4.2 Tablo 5).

İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar

İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar aşağıdaki semptomlardan biri veya birkaçı ile karakterizedir:

yüzde kızarıklık, üşüme, pireksi, dispne, hipotansiyon, hırıltı, bronkospazm ve taşikardi.

İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar, KADCYLA ile yapılan klinik çalışmalardaki hastaların

%4’ünde bildirilmiş, altı Derece 3 olay bildirilirken Derece 4 olay görülmemiştir. İnfüzyon ile

ilişkili reaksiyonlar, infüzyon bittikten sonra birkaç saatten, bir güne kadar olan sürede

düzelmiştir.

Klinik

çalışmalarda

ilişkisi

gözlenmemiştir.

İnfüzyon

ilişkili

reaksiyonların varlığında doz modifikasyonları için bkz. bölüm 4.2 ve 4.4.

Aşırı duyarlılık reaksiyonları

Aşırı duyarlılık, KADCYLA ile yapılan klinik çalışmalarda hastaların %2,6’sında bildirilmiş,

bir Derece 3 ve bir Derece 4 olay bildirilmiştir. Genel olarak, aşırı duyarlılık reaksiyonlarının

çoğu hafif veya orta şiddette olmuş ve tedaviyle düzelmiştir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları

varlığında doz modifikasyonları için bkz. bölüm 4.2 ve 4.4.

Hemoraji

Ciddi

hemoraji

(Derece

≥3),

KADCYLA

yapılan

klinik

çalışmalardaki

hastaların

%2,2’sinde meydana gelmiştir. Gözlemlenen vakaların bazılarında hastalarda trombositopeni

görüldüğü; bazılarının eşzamanlı olarak anti-koagülan veya antiplatelet tedavi aldıkları ve

diğer hastalarda bilinen ek risk faktörü bulunmadığı bildirilmiştir. Bu kanamaların bazıları

fatal sonuçlara neden olmuştur.

Trombositopeni

Trombositopeni

veya

trombosit

sayısında

azalma,

KADCYLA

yapılan

klinik

çalışmalardaki hastaların %24,9’unda bildirilmiş ve bu tedavi kesilmesine yol açan en yaygın

advers

reaksiyon

olmuştur

(%2,6).

hastaların

çoğunda

Derece

veya

olay

(≥50.000/mm

) oluşmuştur; en düşük düzey 8. gün itibariyle oluşmuş ve genellikle, bir

sonraki planlanmış dozda Derece 0 veya 1’e (≥75.000/mm

) iyileşmiştir. Klinik çalışmalarda

trombositopeni insidansı ve şiddeti Asyalı hastalarda daha yüksek olmuştur. Irktan bağımsız

olarak Derece 3 veya 4 olayların (<50.000/mm

) insidansı KADCYLA tedavisi uygulanan

hastalarda %8,7 olmuştur. Trombositopeniye ilişkin doz modifikasyonları için bkz. bölüm 4.2

ve 4.4.

İmmünojenisite

Diğer bütün terapötik proteinlerde olduğu gibi, KADCYLA için de immün yanıt potansiyeli

mevcuttur. Altı klinik çalışmadan toplam 836 hasta, KADCYLA’ya karşı anti-terapötik

antikor (ATA) yanıtları için birden fazla zaman noktasında test edilmiştir. Doz uygulamasını

takiben, hastaların %5,3’ü (44/836) bir veya birden fazla doz sonrası zaman noktasında anti-

trastuzumab

emtansin

antikoru

açısından

pozitif

olmuştur.

Anti-trastuzumab

emtansin

antikorlarının klinik anlamlılığı henüz bilinmemektedir.

Ekstravazasyon

KADCYLA

yapılan

klinik

çalışmalarda,

ekstravazasyona

sekonder

reaksiyonlar

gözlenmiştir.

reaksiyonlar

genellikle

hafif

olmuş

infüzyon

bölgesinde

eritem,

hassasiyet, deri iritasyonu, ağrı veya şişme şeklinde görülmüştür. Bu reaksiyonlar en sık

olarak infüzyonun ilk 24 saati içinde gözlenmiştir. KADCYLA ekstravazasyonu için spesifik

tedavi henüz bilinmemektedir.

Laboratuar anormallikleri

Tablo

7’de,

klinik

çalışma

TDM4370g/BO21977’de

KADCYLA

tedavisi

uygulanan

hastalarda gözlenen laboratuar anormallikleri gösterilmektedir.

Tablo 7

TDM4370g/BO21977 çalışmasında KADCYLA tedavisi uygulanan hastalarda

gözlenen laboratuar anormallikleri

KADCYLA

Parametre

Bütün Dereceler %

Derece 3 (%)

Derece 4 (%)

Hepatik

Artmış bilirubin

<1

Artmış AST

<1

Artmış ALT

<1

Hematolojik

Azalmış trombosit

Azalmış hemoglobin

Azalmış nötrofil

<1

Potasyum

Azalmış potasyum

<1

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi’ne

(TÜFAM)

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks:0 312 218 35 99).

4.9.

Doz aşımı

KADCYLA

aşımı

için

bilinen

antidot

yoktur.

aşımında

hasta,

advers

reaksiyonların bulgu veya belirtileri açısından ve uygun semptomatik tedavinin uygulanması

için

yakından

izlenmelidir.

Büyük

bölümü

trombositopeni

ilişkili

olmak

üzere,

KADCYLA tedavisi ile doz aşımı vakaları bildirilmiştir ve bir ölüm meydana gelmiştir. Fatal

vakada hasta yanlışlıkla 6 mg/kg KADCYLA almış ve doz aşımından yaklaşık 3 hafta sonra

ölmüştür; KADCYLA ile nedensellik ilişkisi bulunmamıştır.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik

grup:

Antineoplastik

ajan,

diğer

antineoplastik

ajanlar,

monoklonal

antikorlar

ATC kodu: L01XC14

Etki mekanizması

KADCYLA, trastuzumab emtansin; mikrotübül inhibitörü DM1’e (bir maytansin türevi)

stabil

tiyoeter

bağlayıcı

(4-[N-maleimidometil]

siklohekzan-1-karboksilat)

yoluyla

kovalent olarak bağlanan hümanize anti-HER2 IgG1, trastuzumabı içeren HER2 hedefli bir

antikor-ilaç

konjugatıdır.

Emtansin,

MCC-DM1

kompleksini

belirtir.

trastuzumab

molekülüne, ortalama 3,5 DM1 molekülü konjugedir.

DM1’in

trastuzumaba

konjugasyonu,

HER2

aşırı

eksprese

eden

tümör

hücreleri

için

sitotoksik ajanın seçiciliğini sağlar, böylelikle DM1’in doğrudan malign hücrelere intraselüler

iletimini arttırır. HER2’ye bağlandıktan sonra trastuzumab emtansin, reseptör aracılı şekilde

hücre

içine

alınır

ardından

lizozomal

yıkıma

uğrar,

bunun

sonucunda

içeren

sitotoksik katabolitler (primer olarak lizin-MCC-DM1) serbest bırakılır.

KADCYLA hem trastuzumabın hem de DM1’in etki mekanizmalarına sahiptir:

KADCYLA, trastuzumab gibi, HER2 ekstraselüler alanında (ECD) IV alanına ve yanı sıra

Fcγ reseptörlerine ve kompleman C1q’ya bağlanır. Ek olarak KADCYLA, trastuzumab

gibi, HER2 aşırı eksprese eden insan meme kanseri hücrelerinde HER2 ECD dökülmesini

inhibe eder, fosfatidilinositol 3-kinaz (PI3-K) yolağından sinyal iletimini inhibe eder ve

antikora bağımlı hücre aracılı sitotoksisiteye (ADCC) aracılık eder.

KADCYLA’nın sitotoksik bileşeni DM1, tübüline bağlanır. Tübülin polimerizasyonunu

inhibe ederek hem DM1 hem de KADCYLA hücrelerin, hücre siklusunun G2/M fazında

kalmalarına yol açar ve sonunda apoptotik hücre ölümünü sağlar. İn vitro sitotoksik

tayinlerden elde edilen bulgular, DM1’in taksanlardan ve vinka alkaloidlerden 20-200 kat

daha güçlü olduğunu göstermektedir.

MCC bağlayıcı, plazmada çok düşük seviyelerde serbest DM1 saptanmasıyla gösterildiği

üzere,

sistemik

salınımı

sınırlamak

DM1’in

hedeflenmiş

iletimini

arttırmak

için

tasarlanmıştır.

Klinik etkililik

TDM4370g/BO21977

Adjuvan koşullarda trastuzumab ve bir taksan ile daha önce tedavi almış ve adjuvan tedavi

sırasında ve tamamlanmasından sonra altı ay içinde nüks oluşmuş hastalar dahil, önceden

taksan ve trastuzumab temelli tedavi almış HER2 pozitif rezeke edilemeyen, lokal ilerlemiş

meme kanseri

(LİMK) veya metastatik meme kanseri

(MMK) olan

hastalarda

III,

randomize, çok merkezli, uluslararası, açık etiketli bir klinik çalışma yapılmıştır. Çalışmaya

sadece Doğu Kooperatif Onkoloji Grubu (ECOG) Performans Durumu 0 veya 1 olan hastalar

kabul edilmiştir. Çalışmaya katılımdan önce meme tümörü örneklerinin, IHK yoluyla 3+ skor

veya ISH yoluyla gen amplifikasyonu şeklinde tanımlanan HER2 pozitif durum için merkezi

olarak doğrulanması gerekmiştir. Başlangıçtaki tümör ve hasta özellikleri, tedavi grupları

arasında iyi dengelenmiştir. Semptomların kontrolü için tedavi gerektirmedikleri takdirde

beyin metastazı tedavisi uygulanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. KADCYLA almak

üzere randomize edilen hastaların medyan yaşı 53 idi, hastaların çoğunluğu (%99,8) kadındı,

büyük bölümü beyaz ırktandı (%72) ve %57’sinde östrojen reseptörü ve/veya progesteron

reseptörü

pozitif

hastalık

vardı.

çalışmada,

KADCYLA’nın

güvenlilik

etkililiği

lapatinib artı kapesitabin ile karşılaştırılmıştır. Toplam 991 hasta KADCYLA veya lapatinib

artı kapesitabin almak üzere aşağıdaki gibi randomize edilmiştir:

KADCYLA kolu: 21 günlük siklusun 1. Gününde, 30-90 dakikada intravenöz uygulanan

3,6 mg/kg KADCYLA

Kontrol kolu (lapatinib artı kapesitabin): 21 günlük siklusun her günü, oral yolla bir kez

1250 mg/gün lapatinib artı 21 günlük siklusun 1.-14. Günlerinde, günde iki kez oral yolla

1000 mg/m

kapesitabin

Çalışmanın eş birincil etkililik sonlanım noktaları; bağımsız bir değerlendirme komitesi (IRC)

tarafından değerlendirilen progresyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalımdır (OS) (bkz.

Tablo 8 ve Şekil 1 ila 2).

Klinik

çalışma

sırasında,

Fonksiyonel

Kanser

Terapisi

Değerlendirmesi-Meme

Yaşam

Kalitesi

(FACT-B

QoL)

anketinin

Çalışma

Sonuçları

Göstergesi-Meme

(TOI-B)

ölçeğinden elde edilen skorda 5 puanlık azalma şeklinde tanımlanan semptom progresyonuna

kadar geçen süre de değerlendirilmiştir. TOI-B’deki 5 puanlık bir değişiklik klinik olarak

anlamlı kabul edilmiştir. KADCYLA, hastalar tarafından bildirilen semptom progresyonuna

kadar geçen süreyi 7,1 ay kısaltmış olup bu değer kontrol kolunda 4,6 ay olmuştur (Risk

Oranı

0,796

(0,667,

0,951);

değeri

0,0121).

veriler

açık

etiketli

çalışmadan

edinilmiştir ve kesin sonuçlar çıkarılamaz.

Tablo 8 TDM4370g/BO21977 çalışmasının (EMILIA) etkililik özeti

Lapatinib +

Kapesitabin

n = 496

KADCYLA

n = 495

Birincil Sonlanım Noktaları

IRC tarafından değerlendirilmiş

Progresyonsuz Sağkalım (PFS)

Olay oluşan hastaların sayısı (%)

304 (%61,3)

265 (%53,5)

Medyan PFS süresi (ay)

Risk Oranı (katmanlaştırılmış*)

0.650

Risk Oranı için %95 GA

(0,549, 0,771)

p değeri (Log Sıra testi,

katmanlaştırılmış*)

<0,0001

Genel Sağkalım (OS)**

Ölen hastaların sayısı (%)

182 (%36,7)

149 (%30,1)

Medyan sağkalım süresi (ay)

25,1

30,9

Risk Oranı (katmanlaştırılmış*)

0,682

Risk Oranı için %95 GA

(0,548, 0,849)

p değeri (Log Sıra testi*)

0,0006

Önemli İkincil Sonlanım Noktaları

Araştırıcı tarafından değerlendirilmiş

PFS

Olay oluşan hastaların sayısı (%)

335 (%67,5)

287 (%58,0)

Medyan PFS süresi (ay)

Risk oranı (%95 GA)

0,658 (0,560, 0,774)

p değeri (Log Sıra testi*)

<0,0001

Objektif Yanıt Oranı (ORR)

Ölçülebilir hastalığı olan hastalar

OR olan hastaların sayısı (%)

120 (%30,8)

173 (%43,6)

Fark (%95 GA)

%12,7 (6,0, 19,4)

p değeri (Mantel-Haenszel ki kare

testi*)

0,0002

Objektif Yanıt Süresi (ay)

OR olan hastaların sayısı

Medyan %95 GA

6,5 (5,5, 7.2)

12,6 (8,4, 20,8)

OS: genel sağkalım; PFS: progresyonsuz sağkalım; ORR: objektif yanıt oranı; OR: objektif

yanıt; IRC: bağımsız değerlendirme kurulu; HR: risk oranları; GA: güven aralığı

* katmanlaştırılmış: dünya bölgesi (Amerika Birleşik Devletleri, Batı Avrupa, diğer), lokal

ilerlemiş veya metastatik hastalık için önceki kemoterapötik rejimlerin sayısı (0-1’e karşı >1)

ve viseral’e karşı viseral olmayan hastalık.

olay

gözlendiğinde

için

analiz

yapılmıştır.

analizde

etkililik

sınırı

geçildiğinden bu kesin analiz olarak değerlendirilmiştir.

Adjuvan tedavinin tamamlanmasını takiben 6 ay içerisinde hastalığı nüksetmiş ve metastatik

koşullarda önceden hiçbir sistemik antikanser tedavisi almamış hasta alt grubunda (n = 118)

bir tedavi yararı görülmüştür, PFS ve OS için risk oranları sırasıyla 0,51 (%95 GA: 0,30,

0,85) ve 0,61 (%95 GA: 0,32, 1,16) olmuştur. KADCYLA grubu için medyan PFS 10,8 ay

olurken OS’ye ulaşılmamıştır ve bu değerler lapatinib artı kapesitabin grubu için PFS ve OS

sırasıyla 5,7 ay ve 27,9 ay olmuştur.

Şekil 1

IRC tarafından değerlendirilmiş progresyonsuz sağkalım için Kaplan-meier

eğrisi

Lap+Kap

T-DM1

Medyan Süre (ay)

Risk oranı

0,650

(%95 GA)

(0,549-0,771)

Log-sıra p-değeri

<0,001

T-DM1: trastuzumab emtansin; Lap: lapatinib; Kap: kapesitabin; IRC: bağımsız inceleme komitesi

Risk oranı katmanlaştırılmış bir Cox modeline göre tahmin edilir; p değeri katmanlaştırılmış bir log sıra testine göre tahmin edilir.

Şekil 2

Genel sağkalım için kaplan-meier eğrisi

TDM4370g/BO21977

çalışmasında

KADCYLA’nın

uygun

tedavi

yararı,

genel

sonucun

sağlamlığını destekleyecek şekilde, değerlendirilen önceden belirlenmiş alt grupların büyük

bölümünde görülmüştür. Hormon reseptör-negatif hastalığı olan hasta alt grubunda (n=426)

PFS ve OS için risk oranları sırasıyla 0,56 (%95 GA: 0,44, 0,72) ve 0,75 (%95 GA: 0,54,

1,03) olmuştur. Hormon reseptör-pozitif hastalığı olan hasta alt grubunda (n=545) PFS ve OS

için risk oranları sırasıyla 0,72 (%95 GA: 0,58, 0,91) ve 0,62 (%95 GA: 0,46, 0,85) olmuştur.

IRC değerlendirmelerine göre ölçülebilir hastalığı olmayan hasta alt grubunda (n=205) PFS

ve OS için risk oranları sırasıyla 0,91 (%95 GA: 0,59, 1,42) ve 0,96 (%95 GA: 0,54, 1,68)

olmuştur. ≥ 65 yaşındaki hastalarda (her iki tedavi kolu boyunca n=138), progresyonsuz

sağkalım (PFS) ve Genel Sağkalım (OS) için risk oranları sırasıyla 1,06 (%95 GA: 0,68, 1.66)

ve 1,05 (%95 GA: 0,58, 1,91) olmuştur. 65-74 yaş arasındaki hastalarda (n=113) IRC

değerlendirmelerine göre PFS ve OS için risk oranları sırasıyla 0,88 (%95 GA: 0,53, 1,45) ve

0,74

(%95

0,37,

1,47)

olmuştur.

yaş

üzerindeki

hastalar

için

değerlendirmesine göre PFS ve OS’ye ilişkin risk oranları sırasıyla 3,51 (%95 GA: 1,22,

10,13) ve 3,45 (%95 GA: 0,94, 12,65) olmuştur. 75 yaş ve üzerindeki hasta alt grupları PFS

veya OS için bir yarar göstermemiştir ancak hasta sayısı herhangi bir kesin sonuç elde

edilmesi için çok azdır (n=25).

Tanımlayıcı genel sağkalım takip analizinde, risk oranı 0,75’tir (%95 GA: 0,64, 0,88). Genel

sağkalımın toplam süresi, KADCYLA kolunda 29,9 ve lapatinib artı kapesitabin kolunda 25,9

aydır. Tanımlayıcı genel sağkalım takip analizi sırasında, hastaların %27,4’ü labatinib artı

kapesitabin kolundan KADCYLA koluna geçiş yapmıştır. Geçiş anında hastaları sansürleyen

bir duyarlılık analizinde, risk oranları 0,69 (% 95 GA 0,59, 0,82) idir. Bu tanımlayıcı takip

analizinin sonuçları, doğrulayıcı OS analizi ile istikrarlıdır.

Lap+Kap

T-DM1

Medyan Süre (ay)

Risk oranı

0,650

(%95 GA)

(0,549-

0,771)

Log-sıra p-değeri

<0,001

T-DM1: trastuzumab emtansin; Lap: lapatinib; Kap: kapesitabin

Risk oranı katmanlaştırılmış bir Cox modeline göre tahmin edilir; p değeri katmanlaştırılmış bir log sıra testine göre tahmin edilir.

TDM4450g

Daha önce metastatik hastalık için kemoterapi almamış, HER2 pozitif metastatik meme

kanseri (MMK) olan hastalarda trastuzumab artı dosetaksele karşı KADCYLA’nın etkilerini

değerlendiren randomize, çok merkezli, açık etiketli bir faz II çalışmadır. Hastalar; 3 haftada

bir intravenöz yolla 3,6 mg/kg KADCYLA (n= 67) veya intravenöz 8 mg/kg trastuzumab

yükleme dozu ve ardından 3 haftada bir intravenöz 6 mg/kg trastuzumab artı 3 haftada bir

intravenöz 75-100 mg/m

dosetaksel (n= 70) almak üzere randomize edilmiştir.

Birincil sonlanım noktası araştırıcı tarafından değerlendirilen Progresyonsuz Sağkalım (PFS)

olmuştur. Her iki kolda medyan takip süresi yaklaşık 14 ay olmak üzere medyan PFS

trastuzumab artı dosetaksel kolunda 9,2 ay ve KADCYLA kolunda 14,2 ay (risk oranı, 0,59;

p=0,035) bulunmuştur. Objektif yanıt oranı (ORR), trastuzumab artı dosetaksel kolunda

%58,0 olurken, KADCYLA kolunda %64,2 olmuştur. Medyan yanıt süresine KADCYLA ile

ulaşılamazken, kontrol kolunda 9,5 ay olmuştur.

TDM4374g

HER2 pozitif, tedavi edilemez, LİMK

lokal ilerlemiş meme kanseri) veya MMK olan

hastalarda

KADCYLA’nın

etkilerini

değerlendiren

kollu,

açık

etiketli

çalışmadır. Bütün hastalara daha önce neoadjuvan, adjuvan, lokal ilerlemiş veya metastatik

koşullarda

HER2’ye

yönelik

tedavilerle

(trastuzumab

lapatinib)

kemoterapiyle

(antrasiklin,

taksan

kapesitabin)

tedavi

uygulanmıştır.

Meme

kanseri

tedavisi

için

kullanılan bütün ajanlar dahil, herhangi bir koşulda hastaların aldıkları anti-kanser ajanlarının

medyan sayısı 8,5 (aralık, 5-19) olmuş ve metastatik koşullarda bu sayı 7,0 (aralık, 3-17)

bulunmuştur.

Hastalar (n=110), hastalık progresyonuna veya kabul edilemez toksisite gelişene kadar 3

haftada bir intravenöz yolla 3,6 mg/kg KADCYLA tedavisi almıştır.

Kilit etkililik analizleri; bağımsız radyolojik değerlendirmeye dayalı ORR ve objektif yanıt

süresi olmuştur. IRC ve araştırıcı değerlendirmesine göre ORR, n=36 yanıt verenle %32,7

(%95 GA: 24,1, 42,1) olmuştur. IRC tarafından medyan yanıt süresine ulaşılamamıştır (%95

GA, 4,6 ay ila hesaplanamayan).

Pediatrik popülasyon

Meme

kanserinde

tüm

pediatrik

popülasyon

gruplarında

KADCYLA

yapılan

çalışmaların bulgularını sunma zorunluluğu bulunmamaktadır (pediatrik kullanım konusunda

bilgiler için bkz. bölüm 4.2).

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler:

Emilim:

KADCYLA

intravenöz

olarak

uygulanır.

Diğer

uygulama

yolları

ilişkili

çalışma

yapılmamıştır.

Dağılım:

TDM4370g/BO21977 çalışmasında 3 haftada bir intravenöz yolla 3,6 mg/kg KADCYLA alan

hastalarda KADCYLA için ortalama maksimum serum konsantrasyonu (C

maks

) 83,4 (±16,5)

mcg/mL

olmuştur.

Popülasyon

farmakokinetik

(PK)

analizi

temelinde,

intravenöz

uygulamadan sonra KADCYLA’nın santral dağılım hacmi 3,13 L olmuş ve plazma hacmine

yaklaşık bulunmuştur.

Biyotransformasyon (KADCYLA ve DM1):

KADCYLA’nın,

hücresel

lizozomlarda

proteoliz

yoluyla

dekonjugasyona

uğraması

katabolize olması beklenir.

İnsan karaciğer mikrozomlarında yapılan in vitro metabolizma çalışmaları, KADCYLA’nın

küçük bir molekül bileşeni olan DM1’in, temel olarak CYP3A4 ve daha düşük oranda

CYP3A5 tarafından metabolize edildiğini öne sürmektedir. DM1 majör CYP450 enzimlerini

in vitro inhibe etmemiştir. İnsan plazmasında KADCYLA katabolitleri MCC-DM1, Lys-

MCC-DM1 ve DM1 düşük seviyelerde saptanmıştır. İn vitro DM1, P-glikoproteinin (P-gp)

bir substratıdır.

Eliminasyon:

Popülasyon

analizi

temelinde,

HER2

pozitif

metastatik

meme

kanserli

hastalarda

KADCYLA’nın intravenöz uygulamasını takiben KADCYLA’nın klerensi 0,68 L/gün ve

eliminasyon

yarılanma

ömrü

yaklaşık

gün

olmuştur.

haftada

tekrarlanan

intravenöz infüzyon dozundan sonra KADCYLA birikimi gözlenmemiştir.

Popülasyon

analizi

temelinde;

vücut

ağırlığı,

albümin,

Solid

Tümörlerde

Yanıt

Değerlendirmesi Kriterlerine (RECIST) göre hedef lezyonların en uzun çapları toplamı,

HER2 döken ekstraselüler alan (ECD), başlangıç trastuzumab konsantrasyonları ve aspartat

aminotransferaz

(AST),

KADCYLA

parametreleri

açısından

istatistiksel

anlamlı

kovaryantlar olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte bu kovaryantların KADCYLA maruziyeti

üzerindeki etkisinin boyutu, bu kovaryantların KADCYLA maruziyeti üzerinde klinik açıdan

anlamlı herhangi bir etkiye sahip olma ihtimallerinin bulunmadığını ortaya koymaktadır. Ek

olarak araştırma analizi kovaryantların (yani renal fonksiyon, ırk ve yaş) toplam trastuzumab

ve DM1’in farmakokinetikleri üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu ve klinik açıdan bir anlam

taşımadığını göstermiştir. Klinik dışı çalışmalarda DM1, Lys-MCC-DM1 ve MCC-DM1 dahil

KADCYLA

katabolitlerinin

temel

olarak

safradan,

minimal

miktarda

idrardan

atıldığı

bulunmuştur.

Doğrusallık / Doğrusal olmayan durum:

KADCYLA, 3 haftada bir intravenöz olarak uygulandığında, 2,4 ila 4,8 mg/kg dozları

arasında

doğrusal

göstermiştir;

mg/kg

veya

daha

düşük

dozlar

alan

hastalarda

klerensdaha hızlı olmuştur.

Hastalardaki karakteristik özellikler:

Geriyatrik popülasyon:

Popülasyon PK analizi, yaşın KADCYLA PK’sını etkilemediğini göstermiştir. <65 yaşındaki

hastalar

(n=577),

65-75

yaşlarındaki

hastalar

(n=78)

>75

yaşındaki

hastalar

(n=16)

arasında KADCYLA PK’sı açısından anlamlı fark gözlenmemiştir.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği olan hastalarda resmi PK çalışması yapılmamıştır. Popülasyon PK analizi,

kreatinin

klerensinin

KADCYLA

PK’sını

etkilemediğini

göstermiştir.

Hafif

(kreatinin

klerensi (KrKl 60 ila 89 mL/dak, n=254) veya orta (KrKl 30 ila 59 mL/dak, n=53) şiddette

böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda

KADCYLA’nın

farmakokinetiği,

normal

böbrek

fonksiyonu olan hastalarınkine (KrKl ≥90 mL/dak, n=361) benzer bulunmuştur. Şiddetli

böbrek yetmezliği olan hastalara ilişkin farmakokinetik veriler (KrKl 15 ila 29 mL/dak)

sınırlıdır (n=1); bu nedenle doz önerileri yapılamamaktadır.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer, DM1 ve DM1 içeren katabolitlerin eliminasyonu açısından birincil organdır.

Karaciğer fonksiyonu normal olan (n=10), hafif (Child-Pugh A; n=10) ve orta düzeyde

(Child-Pugh B; n=8) karaciğer yetmezliği bulunan metastatik HER2+ meme kanserli hastalara

3,6 mg/kg trastuzumab emtansin uygulandıktan sonra trastuzumab emtansinin ve DM1 içeren

katabolitlerin farmakokinetik özellikleri değerlendirilmiştir.

Karaciğer

yetmezliği

olan

olmayan

hastalar

arasında,

içeren

katabolitlerin (Lys-MCC-DM1 ve MCC-DM1) plazma konsantrasyonları düşük düzeyde ve

benzer bulunmuştur.

Döngüde

trastuzumab

emtansinin

sistemik

maruziyetleri

(EAA);

karaciğer

fonksiyonu normal hastalara kıyasla hafif düzeyde karaciğer yetmezliği olan hastalarda %38,

orta düzeyde karaciğer yetmezliği olan hastalarda %67 daha düşük bulunmuştur. Hafif veya

orta düzeyde karaciğer disfonksiyonu olan hastalarda tekrarlı doz uygulamasından sonra 3.

Döngüde

trastuzumab

emtansinin

maruziyeti

(EAA),

karaciğer

fonksiyonu

normal

hastalardagözlemlenen aralık dahilindedir.

Şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh sınıf C) olan hastalarda trastuzumab emtansin

incelenmemiştir.

Diğer özel popülasyonlar:

Popülasyon PK analizi, ırkın KADCYLA PK’sını etkilemediğini göstermiştir. KADCYLA

klinik

çalışmalarındaki

hastaların

çoğu

kadın

olduğundan,

cinsiyetin

KADCYLA

PK’sı

üzerindeki etkisi resmi olarak değerlendirilmemiştir.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Hayvan toksikolojisi ve/veya farmakolojisi

KADCYLA uygulaması sıçan ve maymunlarda sırasıyla 20 ve 10 mg/kg’a kadar dozlarda iyi

tolere edilmiş olup bu her iki türde de hastalarda KADCYLA’nın klinik dozuna yaklaşık

olarak eşdeğer olan 2040 mcg DM1/m

’ye karşılık gelmektedir. GLP toksisite çalışmasında

geri dönüşümlü olmayan periferik aksonal toksisite (sadece ≥10 mg/kg’de maymunlarda

gözlenmiş) ve üreme organı toksisitesi (sadece 60 mg/kg’da sıçanlarda gözlenmiş) hariç her

hayvan

modelinde

kısmen

veya

tamamen

geri

dönüşümlü

doza

bağlı

toksisiteler

tanımlanmıştır. Başlıca toksisiteler sırasıyla sıçanlarda ve maymunlarda

20 mg/kg ve

mg/kg dozda karaciğer (karaciğer enzimlerinde yükselme) toksisitesi,

20 mg/kg ve

mg/kg dozda kemik iliği (trombosit ve beyaz kan hücreleri sayısında azalma)/hematolojik

toksisite ve

20 mg/kg ve

3 mg/kg dozda lenfoid organlarda toksisite şeklinde olmuştur.

Mutajenisite

DM1,

KADCYLA

uygulanan

insanlarda

ölçülen

ortalama

maksimum

konsantrasyonlarına benzer maruziyetlerde bir in vivo tek doz sıçan kemik iliği mikronükleus

tayininde anojenik veya klastojenik bulunmuştur. DM1, bir in vitro bakteriyel ters mutasyon

(Ames) tayininde mutajenik bulunmamıştır.

Fertilite bozukluğu veya teratojenisite

KADCYLA’ya

özel

fertilite

çalışmaları

yapılmamıştır.

Bununla

birlikte,

genel

hayvan

toksisite çalışmalarından elde edilen bulgular temelinde, fertilite üzerinde advers etkiler

beklenebilir.

Hayvanlarda, KADCYLA ile özel embriyo-fetal gelişim çalışmaları yapılmamıştır. Klinik dışı

programda

öngörülmemiş

olmasına

rağmen,

klinik

koşullarda

trastuzumabın

gelişimsel

toksisitesi saptanmıştır. Buna ek olarak, klinik dışı çalışmalarda maytansinin gelişimsel

toksisitesi

belirlenmiştir;

bulgu,

KADCYLA’nın

mikrotübül

inhibe

edici

sitotoksik

maytansinoid

bileşeni

olan

DM1’in

benzer

şekilde

teratojenik

potansiyel

olarak

embriyotoksik olacağını öne sürmektedir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Süksinik asit

Sodyum hidroksit (pH ayarlayıcısı)

Sukroz

Polisorbat 20

6.2.

Geçimsizlikler

Bu tıbbi ürün, bölüm 6.6’da belirtilenler dışındaki diğer tıbbi ürünlerle karıştırılmamalı veya

seyreltilmemelidir.

Glukoz

(%5)

çözeltisi,

proteinin

agregasyonuna

neden

olduğundan,

sulandırma

veya

seyreltme için kullanılmamalıdır.

6.3.

Raf ömrü

36 ay.

Sulandırılmış çözeltinin raf ömrü

Sulandırılmış çözeltinin kullanım sırasındaki kimyasal ve fiziksel stabilitesi, 2°C ila 8°C’de

24 saate kadar gösterilmiştir. Mikrobiyolojik açıdan, bu ürün hemen kullanılmalıdır. Hemen

kullanılmaması durumunda, kontrollü ve valide edilmiş aseptik koşullar altında sulandırılmış

olması şartıyla, sulandırılmış flakonlar 2°C ila 8°C’de 24 saate kadar saklanabilir, sonrasında

atılmalıdır.

Seyreltilmiş çözeltinin raf ömrü

Kontrollü ve valide edilmiş aseptik koşullar altında hazırlandığı takdirde sodyum klorür 9

mg/ml (%0,9) infüzyonluk çözelti veya sodyum klorür 4,5 mg/ml (%0,45) infüzyonluk çözelti

içeren infüzyon torbalarında seyreltilmiş, sulandırılmış KADCYLA çözeltisi 2°C ila 8°C’de

24 saate kadar stabildir. %0,9 sodyum klorürde seyreltilmesi halinde saklama sırasında

partiküller gözlenebilir (bkz. bölüm 6.6).

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

2°C ila 8°C’de buzdolabında saklayınız.

Sulandırıldıktan ve seyreltildikten sonra tıbbi ürünün saklama koşulları için bkz. bölüm 6.3.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

KADCYLA; fluoro-reçine lamineyle kaplı gri-bütil kauçuk tıpayla kapatılmış ve beyaz veya

mor plastik bir geçme kapağı olan alüminyum conta ile sızdırmazlık sağlanmış 15 mL (100

mg) Tip I cam flakonda sunulur.

1 flakon içeren ambalajda.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Uygun aseptik teknikler kullanılmalıdır. Kemoterapötik ilaçların hazırlanmasına ilişkin uygun

prosedürler kullanılmalıdır.

Sulandırılmış

KADCYLA

çözeltisi

polivinil

klorür

(PVC)

veya

latekssiz

bulundurmayan poliolefin infüzyon torbalarında seyreltilmelidir.

İnfüzyon konsantresi sodyum klorür 9 mg/ml (%0,9) infüzyonluk çözelti ile seyreltildiğinde,

infüzyon için 0,20 veya 0,22 mikron hat içi polietersülfon (PES) filtre kullanılması gerekir.

Medikasyon hatalarını önlemek amacıyla, hazırlanan tıbbi ürünün trastuzumab değil

KADCYLA (trastuzumab emtansin) olduğundan emin olmak için flakon etiketlerinin

kontrol edilmesi önemlidir.

Sulandırmaya yönelik talimatlar

100 mg KADCYLA flakonu: Steril bir enjektör kullanarak, 5 mL steril enjeksiyonluk su

yavaşça flakona enjekte edilir.

Tamamen çözünene kadar flakon nazikçe sallanır. Çalkalanmaz.

Sulandırılmış çözelti, uygulamadan önce partiküllü maddeler ve renk değişimi açısından

görsel olarak incelenmelidir. Sulandırılmış çözelti, görünür partikül içermemeli ve berrak ila

hafif

opak

görünmelidir.

Sulandırılmış

çözelti

renksiz

soluk

kahverengi

olmalıdır.

Sulandırılmış çözelti görünür partiküller içeriyorsa veya bulanıksa ya da farklı bir renkteyse

kullanmayınız.

Seyreltmeye yönelik talimatlar

Gerekli olan sulandırılmış çözelti hacmini, 3,6 mg trastuzumab emtansin/kg vücut ağırlığı

temelinde saptayınız (bkz. bölüm 4.2).

Hacim (mL) =

Uygulanacak toplam doz (vücut ağırlığı (kg) x doz (mg/kg))

20 (mg/mL, sulandırılmış çözeltinin konsantrasyonu)

Uygun çözelti miktarı, flakondan çekilmeli ve sodyum klorür 4,5 mg/ml (%0,45) infüzyonluk

çözelti ya da sodyum klorür 9 mg/ml (%0,9) infüzyonluk çözelti içeren 250 mL’lik bir

infüzyon torbasına eklenmelidir. Glukoz (%5) çözeltisi kullanılmamalıdır (bkz. bölüm 6.2).

Sodyum klorür 4,5 mg/ml (%0,45) infüzyonluk çözelti, polietersülfon (PES) 0,20 veya 0,22

µm hat içi filtre olmaksızın kullanılabilir. İnfüzyon için sodyum klorür 9 mg/ml (%0,9)

infüzyonluk çözelti kullanılması durumunda, 0,20 veya 0,22 mikron hat içi polietersülfon

(PES)

filtre

gereklidir.

İnfüzyon

hazırlandıktan

sonra

hemen

kullanılmalıdır.

Saklama

sırasında infüzyonu dondurmayınız veya çalkalamayınız.

İmha

Sulandırılmış ürün koruyucu içermez ve yalnızca tek kullanımlıktır. Kullanılmayan herhangi

bir kısım atılmalıdır.

Sitotoksik ve sitostatik beşeri tıbbi ürünlerin kullanımları sonucu boşalan iç ambalajlarının

atıkları TEHLİKELİ ATIKTIR ve bu atıkların yönetimi 2/4/2015 tarihli ve 29314 sayılı

Resmî Gazetede yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliğine göre yapılır.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Roche Müstahzarları Sanayi Anonim Şirketi,

Uniq İstanbul, Ayazağa Cad.

No:4 D/101 Maslak 34396

Sarıyer- İstanbul

Tel: (0212) 366 9000

Faks: (0212) 285 2200

8.

RUHSAT NUMARASI

2016/158

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

25.03.2016

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

1-6-2018

Pending EC decision:  Trazimera, trastuzumab, Opinion date: 31-May-2018

Pending EC decision: Trazimera, trastuzumab, Opinion date: 31-May-2018

Europe - EMA - European Medicines Agency

16-11-2018

Ontruzant (Samsung Bioepis NL B.V.)

Ontruzant (Samsung Bioepis NL B.V.)

Ontruzant (Active substance: trastuzumab) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)7553 of Fri, 16 Nov 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/004323/T/0012

Europe -DG Health and Food Safety

19-9-2018

Kadcyla (Roche Registration GmbH)

Kadcyla (Roche Registration GmbH)

Kadcyla (Active substance: Trastuzumab emtansine) - Centralised - Renewal - Commission Decision (2018)6100 of Wed, 19 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/2389/R/39

Europe -DG Health and Food Safety

30-7-2018

Trazimera (Pfizer Europe MA EEIG)

Trazimera (Pfizer Europe MA EEIG)

Trazimera (Active substance: trastuzumab) - Centralised - Authorisation - Commission Decision (2018)5095 of Mon, 30 Jul 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4463

Europe -DG Health and Food Safety

18-5-2018

KANJINTI (Amgen Europe B.V.)

KANJINTI (Amgen Europe B.V.)

KANJINTI (Active substance: trastuzumab) - Centralised - Authorisation - Commission Decision (2018)3156 of Fri, 18 May 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4361

Europe -DG Health and Food Safety

23-3-2018

Pending EC decision:  Kanjinti, trastuzumab, Opinion date: 22-Mar-2018

Pending EC decision: Kanjinti, trastuzumab, Opinion date: 22-Mar-2018

Europe - EMA - European Medicines Agency