IGNIS 30 MG 28 TABLET

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • IGNIS 30 MG 28 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • IGNIS 30 MG 28 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • alınız

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8680833010098
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 16-02-2016
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/19

KISA ÜRÜN BĐLGĐSĐ

BEŞERĐ TIBBĐ ÜRÜNÜN ADI

ĐGNĐS 30 mg tablet

KALĐTATĐF VE KANTĐTATĐF BĐLEŞĐM

Etkin madde:

Aripiprazol monohidrat

31.23 mg

(30 mg aripiprazole eşdeğer)

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat

49.92 mg

Sodyum nişasta glikolat

15.0 mg

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

FARMASÖTĐK FORM

Tablet

Pembe renkli yuvarlak tabletler

KLĐNĐK ÖZELLĐKLER

Terapötik endikasyonlar

ĐGNĐS

yetişkin

ergenlerde

(13-17

yaş)

şizofreni

tedavisinde

(akut

şizofreni

epizodlarının

tedavisinde

idame

tedavisi

sırasında

klinik

düzelmenin

devamlılığında) endikedir.

ĐGNĐS yetişkinlerde Bipolar I Bozuklukla ilişkili akut manik epizodların tedavisinde

ve son epizodu manik ya da karma olan bipolar I hastalarında stabilitenin sağlanması

ve reküransın önlenmesinde endikedir.

ĐGNĐS

majör

depresif

epizodların

tedavisinde,

antidepresan

tedaviye

cevap

alınamayan hastalarda tedaviye eklenebilir.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerde:

Şizofrenide

ĐGNĐS’in önerilen başlangıç dozu, öğünlerin zamanı dikkate alınmaksızın günde tek

doz olarak verilen 10 veya 15 mg/gün’dür. ĐGNĐS’in idame dozu günde 15 mg’dır.

Klinik

çalışmalarda

ĐGNĐS’in

10-30

mg/gün

aralığında

etkili

olduğu

gösterilmiştir. Günlük maksimum doz 30 mg’ı aşmamalıdır.

Bipolar Manide

ĐGNĐS, öğünlerin zamanı dikkate alınmaksızın günde tek doz olarak verilmelidir,

başlangıç dozu genellikle günde 15 veya 30 mg’dır. Eğer gerekliyse, doz ayarlaması

24 saatten daha kısa sürede yapılmamalıdır. Antimanik etkililiği (3-12 hafta) 15-30

mg/gün doz aralığı için klinik çalışmalarla ispatlanmıştır. 30 mg/gün’ün üzerindeki

dozların güvenliliği klinik çalışmalar ile değerlendirilmiş değildir.

2/19

Bipolar I Bozuklukta yeni mani epizodların önlenmesi

Aripiprazol kullanan hastalarda manik epizodların tekrarlanmasını engellemek için,

tedaviye

aynı

dozla

devam

edilmelidir.

azaltılmasını

içeren

günlük

ayarlamalarında, klinik durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Majör depresif epizodlarda

ĐGNĐS’in anti depresanlara ilave tedavi olarak önerilen. başlangıç dozu öğünlerin

zamanı

dikkate

alınmaksızın

günde

olarak

mg/gün’dür.

ĐGNĐS

anti

depresanlarla kombine olarak uygulandığında 5 ila 15 mg/gün dozlarında etkilidir.

Günlük doz ayarlaması en az 1 haftalık aralıklarla kademelendirilerek yapılmalıdır.

Maksimum günlük doz l5 mg’ı aşmamalıdır. Tolerabilite nedeni ile gerektiğinde

dozun 2 mg’a azaltımı göz önüne alınabilir.

Aripiprazol ilavesi ile devam eden tedavisinde hastanın düzenli olarak izlenmesi

gerekmektedir.

Pediatrik popülasyon:

Ergenlerde (13-17 yaş) şizofreni

Önerilen

doz,

öğünlerin

zamanı

dikkate

alınmaksızın

günde

olarak

10 mg/gün’dür. Tedavi ilk 2 gün, 2 mg doz ile başlatılmalı ve sonraki 2 gün 5 mg’a

titre edilerek önerilen günlük doz 10 mg’a ulaşılmalıdır. Uygun olduğunda, birbirini

takip eden doz artışları, günlük maksimum doz 30 mg’ı geçmeyecek şekilde, 5 mg’lık

dozlarla uygulanmalıdır.

ĐGNĐS,

10-30

mg/gün

aralığında

etkilidir.

Günlük

mg’ı

aşan

dozlardaki

etkinliği,

ergenlerde

çalışılmamıştır

ancak

bazı

hastalar

yüksek

dozdan

fayda

görebilirler.

Uygulama şekli:

Ağız yoluyla alınır.

ĐGNĐS tablet, aç veya tok karnına ve yeterli miktarda (örneğin, bir bardak) su ile alınır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği: Böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekmez.

Karaciğer yetmezliği: Hafif-orta şiddette karaciğer bozukluğu olan hastalar için doz

ayarlaması önerilmemektedir. Şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda mevcut

veriler, tavsiyede bulunmak için

yetersizdir. Bu hastalarda, dozlama

dikkatli bir

şekilde düzenlenmelidir. Buna ek olarak, 30 mg’lık maksimum günlük doz, şiddetli

karaciğer bozukluğu olan hastalarda dikkatlice kullanılmalıdır (bkz; bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon: Aripiprazolün 6 yaşın altındaki çocuklarda güvenliliği ve

etkililiği belirlenmediğinden kullanılması önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon: 65 yaş ve üzerindeki hastalarda ĐGNĐS’in şizofreni, Bipolar I

bozukluk veya majör depresif epizodların tedavisindeki etkililiği belirlenmemiştir. Bu

popülasyonun yüksek hassasiyetinden dolayı, klinik faktörler uygun olduğu zaman

daha düşük başlangıç dozu düşünülmelidir (bkz; bölüm 4.4).

Cinsiyet: Kadın hastalarda erkek hastalardan daha farklı bir doz ayarı gerekmez.

3/19

CYP2D6

veya

CYP3A4’ü

inhibe

eden

veya

CYP3A4’ü

indükleyen

ilaçları

kullanan hastalarda (bkz; bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer

etkileşim şekilleri):

Güçlü CYP3A4 veya CYP2D6 inhibitörleri ile eş zamanlı olarak aripiprazol alan

hastalarda dozun ayarlanması: Aripiprazolün

güçlü bir CYP3A4 veya CYP2D6

inhibitörü ile eş zamanlı olarak uygulanması durumunda, aripiprazol dozu alışılmış

olan dozun yarısına indirilmelidir. CYP3A4 veya CYP2D6 inhibitörü ile kombine

tedaviye son verildiğinde, aripiprazol dozu tekrar yükseltilmelidir (bkz. bölüm 4.5).

Güçlü CYP3A4 indükleyicileri kullanan hastalarda dozun ayarlanması: Aripiprazol

tedavisine güçlü bir CYP3A4 indükleyicisi ilave edildiğinde, aripiprazol dozu iki

katına

çıkarılmalıdır.

Aripiprazolün

ilave

artırımları

klinik

değerlendirme

doğrultusunda

yapılmalıdır.

CYP3A4

indükleyicisi

kombinasyon

tedavisinden

çıkarıldığında aripiprazol dozu önerilen doza azaltılmalıdır (bkz. bölüm 4.5.).

CYP3A4 ve CYP2D6 enzimlerini inhibe eden çok sayıda ilaçla eş zamanlı olarak

tedavi gören hastalarda günlük dozun normal dozun %25’ine kadar azaltılması göz

önünde bulundurulmalıdır.

CYP2D6’yı iyi metabolize edemediği bilinen hastalarda aripiprazol dozu başlangıçta

normal dozun yarısına (%50) indirilmeli, daha sonra iyi bir klinik yanıt alabilecek

şekilde ayarlanmalıdır. Bir CYP3A4 inhibitörü uygulanan, iyi metabolize edemeyen

hastalarda aripiprazol dozu, normal dozun çeyreği kadar (%25) olmalıdır.

Kontrendikasyonlar

Aripiprazole veya diğer bileşenlerine karşı alerjisi olanlarda kontrendikedir.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Antipsikotik tedavi sırasında, hastanın klinik durumunun düzelmesi birkaç günden

birkaç haftaya kadar sürebilir. Bu dönem boyunca hastalar yakından gözlenmelidir.

Önemli advers ilaç reaksiyonları:

Đntihar:

Psikotik

hastalıklarda

duygudurum

bozukluklarında

intihar

eğilimi

görülmesi doğaldır ve bazı durumlarda, aripiprazolü de içeren antipsikotik tedaviye

başlanmasından ya da tedavinin kesilmesinden hemen sonra intihar eğilimi görüldüğü

bildirilmiştir

(bölüm

4.8’e

bakınız).

Yüksek

risk

altındaki

hastaların

yakından

gözlenmesi

antipsikotik

tedaviye

eşlik

etmelidir.

Epidemiyolojik

çalışmaların

sonuçları, bipolar bozukluğu ve şizofrenisi olan hastalarda, diğer antipsikotiklerle

karşılaştırıldığında

aripiprazol

daha

yüksek

intihar

eğilimi

riski

olmadığını

göstermiştir. Aripiprazol iyi hasta uygulamasına uyumlu olacak şekilde, doz aşım

riskini azaltmak için, en düşük miktarda reçete edilmelidir.

Tardif diskinezi: 1 yıllık ya da daha az süreli olan klinik çalışmalarda, aripiprazol ile

tedavi sırasında aniden ortaya çıkan diskinezi ile ilgili seyrek raporlar yer almıştır.

Antipsikotik tedavi süresi uzadığında tardif diskinezi riski arttığı için, aripiprazol alan

hastalarda tardif diskinezi belirti ve bulguları görülürse dozun azaltılması ya da ilacın

kesilmesi

düşünülmelidir.

bulgular

geçici

olarak

kötüleşebilir

veya

tedavi

kesildikten sonra dahi ortaya çıkabilir (bkz; bölüm 4.8).

4/19

Nöroleptik

malign

sendrom:

NMS,

antipsikotik

tıbbi

ürünlerle

bağlantılı

olan

potansiyel olarak ölümcül bir bulgu kompleksidir. Klinik çalışmalarda, aripiprazol ile

tedavi

sırasında

nadir

vakaları

bildirilmiştir.

NMS’nin

klinik

belirtileri

hiperpireksi,

gerginliği,

mental

durumda

değişiklikler

otonom

instabilite

belirtileridir (düzensiz nabız ya da kan basıncı, taşikardi, aşırı terleme ve kardiyak

disritmi). Ayrıca kesin olarak NMS ile ilişkili olmamakla birlikte, kreatin fosfokinazda

artış, miyoglobinüri (rabdomiyoliz) ve akut böbrek yetmezliği de görülebilir. Eğer bir

hasta NMS belirti ve bulguları geliştirirse ya da NMS’nin diğer klinik belirtileri

olmadan açıklanamayan yüksek ateş gözlenirse, aripiprazol dahil bütün antipsikotik

ilaçlar kesilmelidir (bkz; bölüm 4.8).

Nöbet:

Klinik

çalışmalarda,

aripiprazol

tedavi

sırasında

nadir

nöbet

vakaları

raporlanmıştır. Bu sebeple, nöbet bozukluğu hikayesi ya da nöbetle ilişkilendirilen

durumları olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır (bkz; bölüm 4.8).

Yaşlı hastalarda demansla ilişkili psikoz:

Konvansiyonel ve atipik antipisikotik ilaçlar demansa bağlı psikozu olan

yaşlı

hastaların tedavisinde kullanıldığında ölüm riskinde artışa neden olmaktadır.

Mortalitede

artış:

Alzheimer

hastalığı

ilişkili

psikozu

olan

yaşlı

hastalarda

gerçekleştirilen üç adet plasebo kontrollü aripiprozol çalışmasında (n= 938; ortalama

yaş: 82.4; aralık: 56-99 yaş), aripiprazol ile tedavi edilen hastalarda, plasebo ile

karşılaştırıldığında ölüm riski daha yüksek bulunmuştur. Aripiprazol ile tedavi edilen

hastaların

ölüm

oranı,

oranın

%1.7

olduğu

plasebo

grubu

karşılaştırıldığında

%3.5’tur.

Ölüm

nedenleri

çeşitli

olmakla

birlikte,

ölümlerin

büyük

kısmının

kardiyovasküler (ör.kalp yetmezliği, ani ölüm) veya enfeksiyon (ör. pnömoni) gibi

nedenlerle olduğu görülmüştür.

Serebrovasküler

advers

olaylar:

Aynı

çalışmalarda,

hastalarda

ölümler

dahil

serebrovasküler advers olaylar (ör. inme, geçici iskemik atak) bildirilmiştir (ortalama

yaş: 84 yaş; aralık: 78-88 yaş). Toplamda, bu çalışmalar boyunca plasebo ile tedavi

edilen hastaların %0.6’lık kısmına karşılık aripiprazol ile tedavi edilen hastaların

%1.3’ünde serebrovasküler advers olaylar bildirilmiştir. Bu fark istatistiksel olarak

anlamlı değildir. Bununla birlikte, bu çalışmalardan biri olan sabit doz çalışmasında,

aripiprazol ile tedavi gören hastalarda görülen serebrovasküler advers olaylar için

istatistiksel olarak anlamlı bir doz yanıt ilişkisi vardır. Aripiprazol, demansla ilişkili

psikozu olan hastaların tedavisinde onaylı değildir.

Hiperglisemi ve diabetes mellitus: Aripiprazol dahil atipik antipsikotikler ile tedavi

edilen hastalarda hiperglisemi ve diyabet bildirilmiş, bazı vakalarda hipergliseminin

aşırı derecede olduğu ve ketoasidoz, hiperosmolar koma veya ölüm ile ilişkili olduğu

bildirilmiştir.

Hastaların

şiddetli

komplikasyonlara

eğilimine

sebep

olabilen

risk

faktörleri obezite ve ailesinde diyabet hikâyesi olan hastaları kapsar. Aripiprazol ile

gerçekleştirilmiş klinik çalışmalarda, hiperglisemi bağlantılı advers olayların (diabeti

içeren)

insidans

oranlarında

anormal

glisemi

laboratuvar

değerlerinde

plasebo ile karşılaştırıldığında anlamlı farklılıklar gözlenmemiştir. Aripiprazol ile

ya da diğer atipik antipsikotik ajanlarla tedavi edilen hastalarda hiperglisemi bağlantılı

advers

olaylar

için

doğrudan

karşılaştırmalara

izin

verecek

kesin

risk

tahminleri

mevcut değildir. Aripiprazolü de içeren diğer atipik antipsikotiklerle tedavi edilen

hastalar hipergliseminin belirti ve bulgularına karşı (polidipsi, poliüri, polifaj ve

5/19

zayıflık) ve diabetes mellitus teşhisi konmuş ya da diabetes mellitus risk faktörleri

olan

hastalar

glikoz

kontrolünün

kötüleşmesi

ihtimaline

karşı

düzenli

olarak

izlenmelidir.

Kilo

artışı:

Kilo

artışı

genellikle

şizofrenik

bipolar

manik

hastalarda,

morbiditelere, kilo artışına

sebep

olduğu

bilinen

antipsikotiklerin

kullanımına,

düzensiz yaşam şekline bağlı olarak görülür ve şiddetli komplikasyonlara neden

olabilir.

Aripiprazol

reçetelenmiş

hastalarda,

pazarlama

sonrası

kilo

artışı

bildirilmiştir. Tespit edildiği zaman genellikle diyabet hikâyesi, tiroid bozukluğu ya

da pituiter adenom bulunanlar gibi yüksek risk faktörü taşıyan hastalardadır. Klinik

çalışmalarda

aripiprazolün

klinik

olarak

anlamlı

kilo

artışına

sebep

olduğu

gösterilmemiştir (bkz; bölüm 5.1).

Kardiyovasküler

advers

olaylar:

Aripiprazol,

bilinen

kardiyovasküler

hastalığı

(miyokard infarktüsü ya da iskemik kalp hastalığı hikayesi, kalp yetmezliği ya da

iletim anormallikleri), serebrovasküler hastalığı ya da hipotansiyona neden olabilecek

durumları (dehidratasyon, hipovolemi ve antihipertansif ilaçlarla tedavi) ya da akselere

veya malign dahil olmak üzere hipertansiyonu olduğu bilinen hastalarda dikkatli

kullanılmalıdır.

Antipsikotik ilaçlar ile tedavide venöz tromboemboli (VTE) vakaları rapor edilmiştir.

Antipsikotikler

tedavi

edilen

hastalarda

riski

oluşabileceğinden,

olabileceğinden, aripiprazol ile tedavi sırasında ve öncesinde VTE için tüm olası

risk faktörleri belirlenmeli ve koruyucu önlemler alınmalıdır.

Đletim anormallikleri: Aripiprazolün klinik deneylerinde, QT uzamasının görülme

sıklığının plasebo ile karşılaştırılabilir olduğu görülmüştür. Diğer antipsikotiklerle

olduğu

gibi,

ailesinde

uzaması

hikâyesi

olan

hastalarda

aripiprazol

dikkatle

kullanılmalıdır.

Ortostatik hipotansiyon: Potansiyel olarak

-adrenerjik reseptör antagonist aktivitesi

nedeniyle,

aripiprazol

ortostatik

hipotansiyon

bağlantılı

bulunabilir.

Yetişkin

hastalarda

(n=2467)

yapılan

plasebo-kontrollü

kısa

süreli

çalışmalarda

ortostatik

hipotansiyon

ilişkilendirilen

advers

etkilerin

insidansı

şöyledir:

ortostatik

hipotansiyon (plasebo, %0.3; aripiprazol, %1); ortostatik sersemlik (plasebo, %0.3;

aripiprazol,

%0.5)

senkop

(plasebo,

%0.4;

aripiprazol,

%0.5).

6-17

yaşları

arasındaki pediyatrik hastalarda (n=611) ise ortostatik hipotansiyon ile ilişkilendirilen

advers etkilerin insidansı; ortostatik hipotansiyon (plasebo, %0; aripiprazol, %0.5);

ortostatik

sersemlik

(plasebo,

aripiprazol,

%0.3)

senkop

(plasebo,

aripiprazol, %0.2) olarak görülmüştür. Klinik çalışmalarda oral aripiprazol ile tedavi

edilen hastaların %0.8’inde (112/13,543) ortostatik hipotansiyon görülmüştür.

Vücut

sıcaklığı

ayarı:

Aripiprazol

dahil,

antipsikotik

ilaçların

vücudun

vücut

sıcaklığını düşürme

yeteneğini bozdukları düşünülmektedir. Aripiprazol, iç vücut

sıcaklığında bir artışa neden olabilecek yoğun egzersiz, aşırı sıcağa maruz kalma,

antikolinerjik aktivitesi olan ilaçlarla birlikte alımı ya da dehidratasyona maruz kalma

gibi

durumların

söz

konusu

olabileceği

hastalarda

gereken

özen

gösterilerek

reçetelenmelidir.

6/19

Disfaji:

Antipsikotik

ilaç

kullanımı

özofagus

dismotilitesi

aspirasyon

ilişkilendirilmiştir. Aspirasyon pnömonisi riski olan hastalarda aripiprazol ve diğer

antipsikotik ilaçlar dikkatli kullanılmalıdır.

Hipersensitivite: Alerjik bulgularla karakterize edilen hipersensitivite reaksiyonları

diğer ilaçlarla olduğu gibi aripiprazol ile de ortaya çıkabilir (bkz; bölüm 4.8).

Laktoz: içeriğinde bulunan laktoz nedeniyle, nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı,

Lapp

laktaz

yetmezliği,

glikoz-galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Sodyum: Her bir tablet, 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva etmektedir; bu

dozda sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Aripiprazolün santral sinir sistemi üzerindeki sedasyon gibi istenmeyen etkilere sebep

olan (bkz; bölüm 4.8) birincil etkileri göz önüne alındığında, aripiprazol santral etki

gösteren diğer ilaçlarla veya alkolle birlikte alındığı zaman dikkatli olunmalıdır.

Aripiprazol,

-adrenerjik reseptör antagonist aktivitesi nedeniyle bazı antihipertansif

bileşiklerin etkisini artırma potansiyeline sahiptir.

Eğer aripiprazol QT uzaması ya da elektrolit dengesinin bozulmasına sebep olduğu

bilinen ilaçlarla birlikte kullanırsa, dikkatli bir şekilde kullanmalıdır.

Başka ilaçların aripiprazol üzerindeki etkisi:

Gastrik asit blokörü ve H

antagonisti olan famotidin, aripiprazolün emilim hızını

düşürmektedir fakat bu etkinin klinik bağlantılı olduğu kabul edilmemektedir.

Aripiprazol, CYP1A enziminden bağımsız ancak CYP2D6 ve CYP3A4 enzimleri

sorumluluğunda birden fazla yol ile metabolize edilir. Bu sebeple, sigara kullananlar

için dozaj ayarlaması gerekmemektedir.

Sağlıklı gönüllülerde gerçekleştirilen klinik çalışmada, kuvvetli CYP2D6 inhibitörü

(kinidin), C

maks

değişmeden kalırken aripiprazol EAA’sını %107 oranında arttırmıştır.

Aktif metabolit olan dehidro-aripiprazolün EAA’sı ve C

maks

’ı sırasıyla %32 ve %47

oranında

azalmıştır.

Kinidinle

birlikte

uygulanması

durumunda

aripiprazol

dozu,

normal dozun yaklaşık yarısına indirilmelidir. Fluoksetin ve paroksetin gibi diğer

kuvvetli CYP2D6 (kinidin) inhibitörlerinin de benzer etkiler göstermesi beklenir ve bu

yüzden benzer doz azaltması uygulanmalıdır.

ĐGNĐS, majör depresif epizodlarda fluoksetine veya paroksetine ilave tedavi olarak

uygulandığında tedaviye başlangıçta herhangi bir doz ayarlaması gerektirmemektedir

ve ĐGNĐS günlük dozu 15 mg’ı aşmamalıdır.

Sağlıklı

gönüllülerde

gerçekleştirilen

klinik

çalışmada,

kuvvetli

CYP3A4

(ketokonazol) inhibitörü, aripiprazolün EAA’sını ve C

maks

’ını sırasıyla %63 ve %37

oranında arttırmıştır. Dehidro-aripiprazolün EAA’sı ve C

maks

’ı sırasıyla %77 ve %43

oranında azalmıştır. Yavaş CYP2D6 metabolizörleri, kuvvetli CYP3A4 inbitörü ile

birlikte

uygulandığında,

hızlı

CYP2D6

metabolizörlerine

kıyasla,

aripiprazolün

yüksek plazma konsantrasyonları ile sonuçlanır. Aripiprazolün ketakonazol ya da

diğer

kuvvetli

CYP3A4

inhibitörleri

birlikte

uygulandığı

göz

önüne

alındığında,

7/19

hastaya

olan

potansiyel

yararı

potansiyel

risklerinden

daha

fazla

olmalıdır.

Ketokonazol ile birlikte uygulanması durumunda aripiprazol dozu, normal dozun

yaklaşık yarısına indirilmelidir. Đtrakonazol ve HIV proteaz inhibitörleri gibi diğer

kuvvetli CYP3A4 inhibitörlerinin de benzer etkiler göstermesi beklenir ve bu yüzden

benzer doz azaltması uygulanmalıdır.

CYP2D6 ya da 3A4 inhibitorleri kombinasyon tedavisinden çekildiğinde, aripiprazol

dozu eş zamanlı tedaviye başlanmadan önceki seviyeye kadar arttırılmalıdır.

Zayıf

CYP3A4

(ör.

diltiazem

essitalopram)

CYP2D6

inhibitörleri,

aripiprazol ile birlikte uygulandığı zaman, aripiprazol konsantrasyonlarında bir miktar

artış görülmesi beklenebilir.

Kuvvetli bir CYP3A4 indükleyicisi olan karbamazepin ile birlikte kullanılmasını

takiben, aripiprazolün tek başına (30 mg) uygulanmasına kıyasla aripiprazolün C

maks

ve EAA’sı geometrik ortası sırasıyla %68 ve %73 daha düşüktür. Benzeri şekilde

dehidro-aripiprazolün C

maks

ve EAA’sının karbamazepin ile eş kullanımından sonra

geometrik ortası sırasıyla tek başına aripiprazol tedavisi görenlere göre %69 ve %71

daha düşüktür.

ĐGNĐS karbamazepin ile birlikte kullanıldığında, ĐGNĐS dozu iki katına çıkartılmalıdır.

Diğer kuvvetli CYP3A4 indükleyicilerinin (rifampisin, rifabutin, fentoin, fenobarbital,

primidon, efavirenz, nevirafin ve St. John's Wort gibi) de benzer etkiler göstermesi

beklenir ve bu yüzden benzer doz artırılması uygulanmalıdır. Kuvvetli CYP3A4

indükleyicileri tedaviden çekildiğinde, aripiprazol dozu önerilen doza indirilmelidir.

Famotidin,

valproat

veya

lityumun

aripiprazolün

farmakokinetiği

üzerinde

klinik

bakımdan anlamlı bir etkisi olmamıştır.

Aripiprazolün başka ilaçlar üzerindeki etkisi:

Klinik

çalışmalarda,

10-30

mg/gün

dozlarında

aripiprazol,

CYP2D6

(dekstrometorfan), CYP2C9 (varfarin), CYP2C19 (omeprazol, varfarin), ve CYP3A4

(dekstrometorfan)

substratlarının

metabolizması

üzerinde

hiç

önemli

etki

göstermemiştir. Ayrıca, aripiprazol ve dehidro-aripiprazol, CYP1A2’nin aracılığındaki

metabolizmayı

vitro

olarak

değiştirebilecek

potansiyel

göstermemiştir.

nedenle, aripiprazolün klinik olarak önemli bir tıbbi ürünle bu enzimlerin aracılık

ettiği bir etkileşime girmesi düşük bir ihtimaldir.

Aripiprazol valproat, lityum veya lamotirijin ile beraber kullanıldığında, valproat,

lityum

veya

lamotirijin

konsantrasyonlarında

klinik

olarak

önemli

değişiklik

meydana gelmemiştir.

Aripiprazol essitalopram veya venlafaksin ile eşzamanlı uygulandığında, essitalopram

veya

venlafaksin

plazma

konsantrasyonlarında

klinik

olarak

önemli

herhangi

değişiklik olmamıştır.

Majör

depresif

epizodlu

hastalardaki

popülasyon

farmakokinetiği

analizinde,

fluoksetin, paroksetin veya sertralinin, aripiprazol bu antidepresanlara ilave tedavi

olarak

eklendiğinde,

kararlı

durum

dozlarındaki

plazma

konsantrasyonlarında

değişiklik gözlenmemiştir.

8/19

Alkol: Birçok psikoaktif tedavilerde olduğu gibi hastalara ĐGNĐS kullanımı sırasında

alkol alımından kaçınmaları bildirilmelidir.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik Kategorisi: C.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

Hastalar

aripiprazol

tedavisi

sırasında

hamile

kalırlarsa

hamile

kalmayı

planlıyorlarsa doktorlarına haber vermelidirler. Đnsanlarda sınırlı deneyim olduğu için,

aripiprazol hamilelikte yalnızca eğer beklenen yarar fetusa olan potansiyel zarardan

daha fazlaysa kullanılmalıdır.

Gebelik dönemi:

Aripiprazolün gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar

mevcut değildir. Konjenital anomaliler rapor edilmiştir, ancak aripiprazol ile ilgili

nedensel ilişkisi saptanamamıştır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar da, gebelik,

embriyonal/fötal gelişim, doğum ya da doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler

bakımından yetersizdir. Đnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Gebeliğin

üçüncü

trimesterinde

antipsikotik

ilaçlara

maruz

kalan

yeni

doğanlar,

doğumu

takiben

şiddeti

değişebilen,

anormal

hareketleri

(ekstrapiramidal

işaretler/ekstrapiramidal semptomlar) ve/veya ilaç kesilme semptomları açısından risk

altındadırlar.

semptomlar,

ajitasyon,

hipertoni,

hipotoni,

tremor,

somnolans,

respiratuar distres veya beslenme bozukluklarını içermektedir. Bu komplikasyonlar

farklı şiddetlerde seyretmiş, bazı vakalarda semptomlar kendiliğinden düzelmiş, bazı

vakalarda

yeni

doğanların

yoğun

bakıma

yatırılması

gerekmiştir.

Aripiprazol

maruziyetine bağlı olarak bu olaylar çok nadiren bildirilmiştir.

ĐGNĐS gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi:

Sıçanlar üzerinde

yapılan çalışmalar

aripiprazolün sütle atıldığını göstermektedir.

Đnsanlarda aripiprazolün süte geçişi ile ilgili iki bireysel vaka raporu yayımlanmıştır.

Bu vakalardan birinde aripiprazol, saptanamayacak kadar az ve diğerinde de maternal

plazma konsantrasyonunun yaklaşık %20’sinde bulunmuştur. Emzirmenin durdurulup

durdurulmayacağına

ya da aripiprazol tedavisinin durdurulup durdurulmayacağına

ilişkin karar verilirken, emzirmenin çocuk açısından faydası ve aripiprazol tedavisinin

emziren anne açısından faydası dikkate alınmalıdır.

Üreme yeteneği /Fertilite:

Aripiprazol hayvanlardaki üreme toksisitesi çalışmalarında fertiliteyi azaltmamıştır

(bkz. bölüm 5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri).

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Diğer

antipsikotik

ilaçlarda

olduğu

gibi,

aripiprazolün

kendilerini

olumsuz

etkilemediğinden

emin olana kadar motorlu araçlar da dahil tehlikeli makinaları

kullanmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

9/19

Đstenmeyen etkiler

Plasebo-kontrollü çalışmalarda yaygın olarak raporlanan advers reaksiyonlar; akatizi

ve bulantıdır: herbiri oral aripiprazol ile tedavi gören hastaların %3’ünden daha

fazlasında ortaya çıkmıştır.

Aşağıdaki sıklık grupları kullanılmıştır:

Çok yaygın (

1/10); yaygın (

1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (

1/1,000 ila <1/100);

seyrek (

1/10,000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden

hareketle tahmin edilemiyor).

Aşağıdaki yan etkiler plaseboya göre daha sıklıkla (≥ 1/100) görülen veya medikal

açıdan olası yan etkilerdir (*).

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın:

Ekstrapiramidal

bozukluk,

akatizi,

tremor,

sersemlik,

uykululuk

hali,

sedasyon, baş ağrısı

Göz hastalıkları

Yaygın: Görmede bulanıklık

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan: Taşikardi*

Vasküler hastalıklar

Yaygın olmayan: Ortostatik hipotansiyon*

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Dispepsi, bulantı, kusma, kabızlık, hazımsızlık, aşırı tükürük salgılanması

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Yorgunluk

Psikiyatrik bozukluklar

Yaygın: huzursuzluk, uykusuzluk, endişe

Yaygın olmayan: depresyon*

Aşağıdaki

etkiler,

aripiprazolü

antidepresanlarla

ilave

tedavi

olarak

alan

hastalarda plaseboya göre daha sıklıkla (≥1/100) görülen veya medikal açıdan olası

yan etkilerdir (*).

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın:

Akatizi,

uykululuk

hali,

sedasyon,

sersemlik,

dikkat

dağınıklığı,

ekstrapiramidal bozukluk

Solunum, toraks ve mediasten hastalıkları

Yaygın: Dispne

Göz hastalıkları

Yaygın: Görmede bulanıklık

10/19

Vasküler hastalıklar

Yaygın olmayan: Ortostatik hipotansiyon*

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Kabızlık, dispepsi

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Yorgunluk, sinirlilik hali

Psikiyatrik bozukluklar

Yaygın: Huzursuzluk, uykusuzluk

Ekstrapiramidal bulgular (EPS): Şizofreni – uzun süreli 52 haftalık kontrollü bir

çalışmada,

aripiprazol

tedavi

edilen

hastalarda,

Parkinson,

akatizi,

distoni

diskinezi dahil olmak üzere, haloperidol ile tedavi edilenlere (57.3%) oranla daha

düşük ortalama (25.8%) EPS görülme sıklığı tespit edilmiştir. 26 haftalık uzun süreli

kontrollü bir çalışmada, aripiprazol ile tedavi gören hastalar için EPS’nin görülme

sıklığı %19 ve plasebo ile tedavi gören hastalar için ise %13.1 olarak bulunmuştur.

Diğer bir 26 haftalık uzun süreli kontrollü çalışmada, aripiprazol ile tedavi gören

hastalar için EPS’nin görülme sıklığı %14.8 ve olanzapin ile tedavi gören hastalar için

ise %15.1 olarak bulunmuştur.

Bipolar I Bozuklukta Manik Epizodlar - 12 haftalık kontrollü çalışmada aripiprazol ile

tedavi gören hastalar için EPS’nin görülme sıklığı %23.5 ve haloperidol ile tedavi

gören

hastalar

için

%53.3

olarak

bulunmuştur.

Diğer

haftalık

kontrollü

çalışmada aripiprazol ile tedavi gören hastalar için EPS’nin görülme sıklığı %26.6 ve

lityum ile tedavi gören hastalar için ise %17.6 olarak bulunmuştur. Uzun süreli 26

haftalık idame fazının plasebo kontrollü çalışmasında, aripiprazol ile tedavi gören

hastalar için EPS’nin görülme sıklığı %18.2 ve plasebo ile tedavi gören hastalar için

%15.7 olarak bulunmuştur.

Plasebo kontrollü çalışmalarda, aripiprazol ile tedavi gören bipolar bozukluğu olan

hastalarda

akatizinin

görülme

sıklığı

%12.1

plasebo

tedavi

gören

bipolar

bozukluğu

olan

hastalar

için

%3.2

olarak

bulunmuştur.

Şizofrenik

hastalarda,

akatizinin görülme sıklığı aripiprazol ile tedavi görenler için %6.2 ve plasebo ile

tedavi görenlerde %3.0’dır.

Distoni: Klas Etkisi: Tedavinin ilk günlerinde yatkın bireylerde; distoni semptomları,

kas grubunun uzatılmış anormal kasılması ortaya çıkabilir. Distonik semptomlar:

boyun

kaslarında

spazm,

bazen

boğazda

daralma,

yutma

güçlüğü,

nefes

almada

güçlük, ve/veya dilde şişkinlik. Bu semptomlar düşük dozlarda ortaya çıkabilirken, ilk

jenerasyon antipsikotik ilaçların daha yüksek dozlarında daha ciddi ve yüksek potenste

daha

sıklıkla

oluşabilir.

Akut

distoni

riskinin

erkeklerde

daha

genç

yaş

gruplarında arttığı gözlemlenmiştir.

Rutin

laboratuvar

parametrelerinde

lipid

parametrelerinde

(bkz;

bölüm

5.1)

potansiyel

klinik

olarak

anlamlı

değişiklikler

meydana

gelen

hastaların

oranlanmasıyla

gerçekleştirilen

aripiprazol

plasebo

arasındaki

karşılaştırmalar

medikal

olarak

anlamlı

farklılıklar

olmadığını

göstermiştir.

Genellikle

geçici

asemptomatik olan CPK (Kreatin Fosfokinaz) seviyesindeki artışlar, aripiprazol ile

11/19

tedavi görenler için plasebo alanlarla karşılaştırıldığında %3.5 ve plasebo alanlarda

% 2.0’dır.

Diğer bulgular:

Antipsikotik

tedaviyle

ilişkili

olduğu

bilinen

aripiprazol

tedavi

sırasında

bildirilmiş istenmeyen etkiler, nöroleptik malign sendromu, tardif diskineziyi, nöbet

vakalarını,

serebrovasküler

advers

olayları

yaşlı

demanslı

hastalarda

ölüm

oranındaki artışı, hiperglisemi ve diyabeti içermektedir (bkz; bölüm 4.4).

Pediyatrik popülasyon:

Ergenlerde (13-17 yaş) Şizofreni:

Şizofrenisi olan 302 ergenin (13-17 yaş) dahil olduğu kısa dönem plasebo kontrollü

klinik çalışmalarda yan etki sıklık ve tipleri yetişkinler ile benzerdir; ancak sadece

aşağıdaki durumlar aripiprazol alan ergenlerde, aripiprazol alan yetişkinlere göre (ve

plaseboya göre) daha sıklıkla rapor edilmiştir:

somnolans/sedasyon

ekstrapramidal

bozukluklar

çok

sıklıkla

(≥1/10),

ağız

kuruluğu, iştah artışı ve ortostatik tansiyon sıklıkla (> 1/100, < 1/10) rapor edilmiştir.

Pazarlama sonrası bildirilen yan etkiler

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Bilinmiyor: Lökopeni, nötropeni, trombositopeni

Bağışıklık sistemi bozuklukları

Bilinmiyor: Alerjik reaksiyonlar (örn; anafilaktik reaksiyonlar, dilde şişkinlik, dilde

ödem, yüzde şişlik, pruritus veya ürtiker dahil anjiyoödem)

Endokrin hastalıkları

Bilinmiyor:

Hiperglisemi,

diabetes

mellitus,

diabetik

ketoasidoz,

diabetik

hiperosmolar koma

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Bilinmiyor: Kiloda artış, kiloda düşüş, anoreksi, hiponatremi

Psikiyatrik hastalıklar

Bilinmiyor: Ajitasyon, sinirlilik, intihar girişimi, intihar düşüncesi ve intihar vakaları

(bkz; bölüm 4.4)

Sinir sistemi hastalıkları

Bilinmiyor: Konuşma güçlüğü, NMS (nöroleptik malignant sendrom), grand mal

konvülziyon

Kardiyak hastalıklar

Çok seyrek: Uzun QT sendromu, ventriküler aritmi, ani ölüm, kalp durması, torsades

de pointes, bradikardi

Vasküler hastalıklar

Bilinmiyor: Senkop, hipertansiyon, venöz tromboemboli (pulmoner emboli ve derin

ven trombozunu içerir.)

12/19

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Bilinmiyor: Orofaringeal spazm, laringospazm, aspirasyon pnömonisi

Gastrointestinal hastalıklar

Bilinmiyor: Pankreatit, disfaji, karın rahatsızlığı, mide rahatsızlığı, diyare

Hepato-bilier bozukluklar

Bilinmiyor: Hepatit, sarılık, Alanin Aminotransferaz seviyelerinde (ALT) yükselme,

Aspartat

Aminotransferaz

seviyelerinde

(AST)

yükselme,

Gama

Glutamil

Transferaz (GGT) seviyelerinde yükselme, alkalin fosfataz seviyelerinde yükselme

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Bilinmiyor: Döküntü, fotosensitive reaksiyonlar, alopesi, hiperhidröz

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Bilinmiyor: Rabdomiyoliz, miyalji, kas-iskelet sertliği

Böbrek ve idrar hastalıkları

Bilinmiyor: Üriner inkontinans, üriner retansiyon

Genito-üriner sistem bozuklukları

Bilinmiyor: Priapizm

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Bilinmiyor: Vücut ısısında

bozukluk

(hipotermi,

pireksi

gibi),

göğüs

ağrısı,

periferal ödem

Araştırmalar

Bilinmiyor: Kreatinin Fosfokinaz seviyelerinde yükselme, kan glukozunda yükselme,

kan glukozunda değişiklikler, glikozile hemoglobinde yükselme

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar/risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers

reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir

(www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218

35 99).

Doz aşımı ve tedavisi

Đnsanlardaki deneyim:

Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası deneyimde, kazara veya kasti, tek başına

aripiprazol ile yetişkinlerde görülen tahmini olarak 1260 mg’a kadarki akut doz

aşımında ölümcül bir durumla karşılaşılmamıştır. Aripiprazol doz aşımına bağlı olarak

bildirilmiş belirti ve bulgular arasında letarji, yüksek tansiyon, uyku hali, taşikardi ve

kusma bulunmaktadır. Ayrıca, çocuklarda tek başına aripiprazol ile 195 mg’a kadarki

kazara doz aşımında ölümcül bir durumla karşılaşılmamıştır. Tıbbi açıdan ciddi olan

belirti ve semptom olarak somnolans ve geçici bilinç kaybı bildirilmiştir. Hastane

ortamında değerlendirilen hastalarda vital bulgular, laboratuvar değerlendirmeleri veya

EKG açısından klinik olarak ciddi advers değişiklikler gözlenmemiştir.

13/19

Tedavi:

Doz aşımı tedavisi destekleyici tedavi üzerinde yoğunlaşmalıdır; yeterli bir havayolu,

oksijenasyon ve ventilasyon sağlanmalı ve belirtiler tedavi edilmelidir. Çoklu ilaç

alımı

ihtimali

göz

önünde

bulundurulmalıdır.

Dolayısıyla

kardiyovasküler

izleme

hemen

başlatılmalı

muhtemel

aritmileri

tespit

etmek

için

sürekli

elektrokardiyografik monitörizasyon yapılmalıdır. Kesinleştirilen ya da şüphelenilen

herhangi bir aripiprazol doz aşımı sonrası, yakın medikal gözetim ve izleme hasta

iyileşene kadar devam etmelidir.

Aripiprazolden bir saat sonra uygulanan aktif kömür (50 g) aripiprazolün EAA’sını

% 51 ve C

maks

’ını % 41 oranlarında düşürmüştür ki, bu da kömürün doz aşımı

tedavisinde etkin olabileceğini gösterir.

Her ne kadar aripiprazol doz aşımının tedavisinde hemodiyalizin etkisi hakkında hiç

bir bilgi yoksa da, aripiprazolün böbreklerden değişmeden atılmaması ve plazma

proteinlerine yüksek oranda bağlanması nedeniyle hemodiyalizin yarar sağlaması olası

değildir.

FARMAKOLOJĐK ÖZELLĐKLER

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Antipsikotikler

ATC kodu: N05AX12

Etki mekanizması:

Aripiprazolün

şizofrenideki

etkililiğinin,

dopamin

serotonin

reseptörlerindeki parsiyel agonist etki ile serotonin 5HT

reseptöründeki antagonist

etkinin

bileşimi

başlatıldığı

düşünülmektedir.

Aripiprazol,

dopaminerjik

hiperaktivitenin

hayvan

modellerinde

antagonist

özellikler

dopaminerjik

hipoaktivitenin hayvan modellerinde agonist özellikler göstermiştir.

Farmakodinamik etkiler:

In vitro, aripiprazol, dopamin D

ve D

, serotonin 5HT

ve 5HT

reseptörlerine

yüksek afinite ile ve dopamin D

, serotonin 5HT

ve 5HT

, alfa

-adrenerjik ve

histamin H

-reseptörlerine ise orta derecede afinite ile bağlanır. Aripiprazol ayrıca

serotonin

geri

alım

bölgesinde

orta

derecede

bağlanma

afinitesi

göstermiştir;

muskarinik reseptörlere karşı kayda değer bir afinitesi yoktur. Dopamin ve serotonin

alt tipleri dışındaki reseptörlerle olan etkileşimi aripiprazolün diğer klinik etkilerini

açıklayabilir.

2 haftalık süre boyunca günde 1 defa 0.5 ila 30 mg arasında değişen Aripiprazol

dozları

alan

sağlıklı

gönüllülerde,

D2/D3

reseptor

ligandı

olan

11C-raklopridin

pozitron emisyon tomografisi ile tespit edilen caudata ve putamene bağlanmasında

dozdan bağımsız olarak yavaşlama meydana gelmiştir.

Klinik Çalışma Bilgisi

Yetişkinlerde şizofreni:

Pozitif ya da negatif bulgular gösteren 1,228 şizofrenisi olan hastanın yer aldığı kısa

süreli (4 ila 6 hafta) plasebo kontrollü üç çalışmada, aripiprazol plaseboya oranla

psikotik bulgularda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla iyileşme meydana

getirmiştir.

14/19

Aripiprazol, ilk tedaviye yanıt veren hastalarda tedavi sırasında klinik iyileşmenin

sürdürülmesinde etkilidir. Haloperidol kontrollü çalışmalarda, 52 haftada tıbbi ürüne

yanıt veren hastaların oranı her iki grupta da benzerdir (aripiprazol %77 ve haloperidol

%73). Aripiprazol grubunda toplam tedaviyi tamamlama oranı (%43) haloperidole

oranla

(%30)

önemli

ölçüde

daha

yüksektir.

PANSS

Montgomery-Asberg

Depresyon

Ölçeğini

içeren

ikincil

sonlanım

olarak

kullanılan

değerlendirme

ölçeklerindeki

mevcut

skorlar

haloperidolden

daha

fazla

iyileşme

sağladığını

göstermiştir.

26 haftalık plasebo kontrollü çalışmada aripiprazol, relaps oranında önemli ölçüde

daha yüksek düşüşe sebep olmuştur, bu oran aripiprazol grubunda %34 ve plasebo

grubunda %57 olarak bulunmuştur.

Ergenlerde şizofreni (13-17 yaş):

Pozitif ve negatif semptomlu 302 şizofreni ergen hastanın dahil olduğu 6 haftalık

plasebo kontrollü çalışmada, aripiprazol, plaseboya oranla, psikotik semptomların

istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha yüksek iyileştirilmesi ile ilişkilendirilmiştir.

Kilo artışı: klinik çalışmalarda aripiprazolün klinik olarak anlamlı kilo artışı ile ilişkili

olmadığı gösterilmiştir.

hastanın

katıldığı

primer

sonlanım

noktası

kilo

kaybı

olan

haftalık,

olanzapin

kontrollü,

çift

körlü,

çok

uluslu

şizofreni

çalışmasında,

olanzapinle

karşılaştırıldığında (N= 45, ya da hesaplanabilir hastaların %33’üdür) aripiprazol

grubunda (N= 18, ya da hesaplanabilir hastaların %13’üdür) anlamlı derecede daha az

sayıda hastada başlangıca göre en az %7 oranında kilo artışı olmuştur (ör. Başlangıç

vücut ağırlığı ortalama 80.5 kg için en az 5.6 kg artış).

Lipid

parametreleri:

Yetişkinlerde

plasebo

kontrollü

klinik

çalışmalardan

lipid

parametresi üzerindeki havuz analizinde, aripiprazolün total kolestrol, trigliserit, HDL

ve LDL düzeylerinde klinik olarak ilişkili değişiklikleri etkilediği gösterilmemiştir.

Total kolestrol: Normal düzeyden (<5,18 mmol/l); yüksek düzeye (≥ 6,22 mmol/l)

değişikliğin insidansı aripiprazol için % 2,5 ve plasebo için % 2,8 ve aripiprazol için

temel düzeyden ortalama değişiklik -0.15 mmol/l (95% CI: -0.182, -0.115) ve plasebo

için -0.11 mmol/l (95% CI: -0.148, -0.066)’dır.

Açlık Trigliserit: Normal düzeyden (<1,69 mmol/l); yüksek düzeye (≥ 2,26 mmol/l)

değişikliğin insidansı aripiprazol için % 7,4 ve plasebo için % 7,0 ve aripiprazol için

temel düzeyden ortalama değişiklik -0.11mmol/l (95% CI: -0.182, -0.046) ve plasebo

için -0.07 mmol/l (95% CI: -0.148, 0.007)’dir.

HDL: Normal düzeyden (≥ 1,04 mmol/l); düşük düzeye (< 1,04 mmol/l) değişikliğin

insidansı aripiprazol için % 11,4 ve plasebo için % 12,5 ve aripiprazol için temel

düzeyden ortalama değişiklik -0.03 mmol/l (95% CI: -0.046, -0.017) ve plasebo için -

0.04 mmol/l (95% CI: 0.056, -0.022)’dir.

Açlık

LDL:

Normal

düzeyden

(<2,59

mmol/l);

yüksek

düzeye

(≥4,14

mmol/l)

değişikliğin insidansı aripiprazol için % 0,6 ve plasebo için % 0,7 ve aripiprazol için

temel düzeyden ortalama değişiklik -0.09 mmol/l (95% CI: -0.139, -0.047) ve plasebo

için -0.06 mmol/l (95% CI: -0.116, -0.012)’dir.

15/19

Bipolar I Bozuklukta Manik Epizodlar:

Manik ya da karma epizodlu Bipolar I Bozukluğu olan hastalarla gerçekleştirilen, 3

haftalık, değişken dozlu, plasebo kontrollü monoterapi çalışmaları, 3 haftalık sürede

aripiprazolün manik bulguların azaltılmasında plaseboya oranla daha üstün etkinliğe

sahip olduğunu göstermiştir. Bu çalışmalar psikotik özellikli ve hızlı döngülü seyri

olan ya da olmayan hastaları kapsamaktadır.

Manik ya da karma epizodlu Bipolar I Bozukluğu olan hastalarla gerçekleştirilen 3

haftalık, sabit dozlu, plasebo kontrollü monoterapi çalışmasında, aripiprazol plaseboya

göre daha üstün etkinlik göstermemiştir.

Psikotik

özellikli

olan

olmayan

manik

karma

epizodlu

Bipolar

Bozukluğu olan hastalarla gerçekleştirilen 12 haftalık plasebo ve aktif madde kontrollü

monoterapi çalışmalarında, aripiprazol 3. haftada plaseboya göre daha üstün etkinlik

göstermiştir

etkinin

sürekliliği

haftada

lityum

haloperidol

karşılaştırılabilirdir.

Ayrıca

aripiprazol

grubunda

manik

epizoddan

semptomatik

remisyona giren hasta oranlan 12 haftada lityum ve haloperidol ile karşılaştırılabilir

oranlardadır.

Psikotik

özellikli

olan

olmayan

manik

karma

epizodlu

Bipolar

Bozukluğu olan ve 2

hafta boyunca terapötik serum seviyelerinde

Lityum veya

valproat monoterapisine kısmen yanıt vermeyen hastalarla gerçekleştirilen 6 haftalık,

plasebo kontrollü çalışmada aripiprazolün ilave tedavi olarak eklenmesiyle manik

semptomların

azalmasında

lityum

veya

valproat

monoterapisine

göre

üstünlük

sağlanmıştır.

Randomizasyon öncesi stabil fazda olan ve daha önce aripiprazol ile remisyona

ulaşmış manik hastalarda yapılan, 74 haftaya uzatılmış 26 haftalık plasebo kontrollü

çalışmada, aripiprazol, bipolar epizodlarının tekrarlanmasının önlenmesinde, öncelikle

de mani epizodlannın tekrarının önlenmesinde plaseboya göre üstünlük göstermiştir

ancak depresyon epizodlarının tekrarının önlenmesinde ise plaseboya göre üstünlük

göstermemiştir.

Major depresif epizodlar:

Aripiprazolün majör depresif epizodların tedavisinde antidepresanlara ilave tedavi

olarak

etkinliği

majör

depresif

epizodlar

için

DSM-N

kriterlerine

uyan

erişkin

hastalarda yapılan üç çift kör, kısa süreli (6 haftalık) plasebo kontrollü çalışmada

gösterildi. Çalışmaya alınan popülasyonda mevcut epizodda daha önceki antidepresan

tedaviye (l ila 3 kür) yetersiz yanıt öyküsü vardı, ayrıca terapötik dozda 8 haftalık

prospektif antidepresan tedaviye (paroksetin kontrollü salım, venlafaksin uzatılmış

salım, fluoksetin, essitalopram ya da sertralin) yetersiz yanıt alındığı da gösterilmişti.

Prospektif tedavi için yetersiz yanıt Hamilton Depresyon Skalası’nın 17 maddeli

versiyonunda (HAM-Dl7) düzelmenin %50’den az olması ve HAM-D17 skorunun

≥14 olması ve Klinik Global Đzlenim iyileşme puanının minimal düzelmeden daha iyi

olmamasıyla tanımlandı.

Üç

çalışmada

(n=381,

n=362,

n=349)

antidepresanlara

ilave

aripiprazol

kullanımıyla Montgomery-Asberg Depresyon Skalası’nda (MADRS) başlangıca göre

antidepresan

monoterapisiyle

karşılaştırıldığında

istatistik

açısından

anlamlı

ortalama düzelme görüldü; ayrıca, yanıt oranı (MADRS Toplam Skoru’nda başlangıca

göre

≥%50

azalma

olarak

tanımlandı)

remisyon

oranında

(MADRS

Toplam

16/19

Skoru’nun ≤10 olması ve MADRS Toplam Skoru'nda başlangıca göre ≥%50 azalma

olmasıyla tanımlandı) da anlamlı bir artış vardı.

çalışmalarda

hastalara

antidepresanlara

ilave

olarak

aripiprazol

günde

başlangıç dozuyla verildi.

Tolerabilite

etkinliğe

göre,

dozlar

birer

hafta

arayla

mg’lık

basamaklarla

ayarlanabiliyordu. Đzin verilen dozlar şöyleydi: 2 mg/gün, 5 mg/gün, 10 mg/gün, 15

mg/gün ve potent CYP2D6 inhibitörleri olan fluoksetin ve paroksetin almayan hastalar

için, 20 mg/gün. Üç çalışmada son noktada ortalama son doz 10.7 mg/gün, 11.4

mg/gün, ve 10.7 mg/gün’dü.

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Etkisini başlıca ana ilaç olan aripiprazol aracılığı ile gösterir. Aripiprazolün ortalama

eliminasyon

yarı

ömrü

yaklaşık

saattir.

Kararlı

durum

konsantrasyonlarına

günlük

uygulaması

sonunda

ulaşılır.

Tekrarlanan

dozlarda

alındığında

aripiprazolün

vücutta

birikmesi

beklenmelidir.

Aripiprazolün

aktif

metaboliti

dehidro-aripiprazolün dağılımı gün içinde herhangi bir değişiklik göstermez. Đnsan

plazmasındaki başlıca metabolit olan dehidroaripiprazolün, D

reseptörlerine olan

afinitesi temel bileşik olan aripiprazole benzer bulunmuştur.

Emilim:

Oral uygulamadan sonra aripiprazol iyi emilir; doruk plazma konsantrasyonlarına

dozun

verilişini

takip

eden

saat

içinde

ulaşılır.

Aripiprazolün

presistemik

metabolizması minimaldir. Tablet formunun mutlak oral biyoyararlanımı %87’dir.

Aripiprazolün biyoyararlanımı yemeklerle birlikte alındığında değişmez.

Dağılım:

Aripiprazol

bütün

vücutta

yaygın

şekilde

dağılır

görünen

dağılım

hacmi

4,9 L/kg’dır. Terapötik konsantrasyonlarda, aripiprazol başlıca albumin olmak üzere

serum proteinlerine %99’dan daha yüksek bir oranda bağlanır. Aripiprazol proteinlere

yüksek

oranda

bağlanan

varfarinin

farmakokinetiğini

farmakodinamiğini

değiştirmemiştir

aripiprazolün

varfarini

proteine

bağlandığı

yerden

uzaklaştırmadığını düşündürmektedir.

Biyotransformasyon:

Aripiprazolün sisteme girmeden önceki metabolizması minimaldir. Aripiprazol yaygın

olarak karaciğerde metabolize edilir ve başlıca üç adet biyotransformasyon yolağı

vardır: dehidrojenasyon, hidroksilasyon ve N-dealkilasyon. In vitro çalışmalara göre,

CYP3A4

CYP2D6

enzimleri

aripiprazolün

dehidrojenasyonundan

hidroksilasyonundan

sorumludur

N-dealkilasyon

CYP3A4

tarafından

katalize

edilir. Aripiprazol, sistemik dolaşımda baskın olan ilaç kısmını oluşturur. Kararlı

durumda, aktif metabolit olan dehidro-aripiprazol, plazmadaki aripiprazol EAA’sının

(Eğri Altı Alanının) yaklaşık %39’unu temsil etmektedir.

Eliminasyon :

Aripiprazolün ortalama eliminasyon yarı ömürleri, hızlı CYP2D6 metabolizörlerinde

yaklaşık 75 saattir ve yavaş CYP2D6 metabolizörlerinde yaklaşık 146 saattir.

Aripiprazolün

toplam

vucut

klerensi

mL/dak/kg’dır

başlıca

karaciğer

yoluyladır.

17/19

C] işaretli aripiprazol dozunu takiben uygulanan radyoaktivitenin yaklaşık %27’si

idrarda ve %60’ı feçeste bulunmuştur. Aripiprazolün %1’inden daha azı değişmeden

idrarla atılır ve oral dozun yaklaşık %18’i feçeste değişmemiş olarak bulunur.

Doğrusallık / Doğrusal Olmayan Durum:

Kararlı durumda, aripiprazolün farmakokinetiği doz ile doğru orantılıdır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Ergenlerde (13-17 yaş):

Aripiprazolün ve dehidro-aripiprazolün 13 ila 17 yaş ergenlerdeki farmakokinetiği,

vücut ağırlığındaki farklılıkların düzeltilmesinden sonra yetişkinler ile benzerdir.

Yaşlılarda:

Sağlıklı yaşlılar ve genç yetişkin gönüllülerde aripiprazolün farmakokinetiği açısından

ne bir fark vardır ne de şizofrenik hastaların farmakokinetik analizinin üzerinde,

popülasyonun yaşının ölçülebilir bir etkisi tespit edilmiştir.

Cinsiyet:

Sağlıklı erkek ve kadın gönüllülerde aripiprazolün farmakokinetiği açısından bir fark

yoktur. Şizofrenisi olan hastalarda popülasyon farmakokinetik analizinde cinsiyetin

ölçülebilir bir etkisi yoktur.

Sigara Kullanımı ve Irk:

Popülasyon

farmakokinetiği

değerlendirmesi,

klinik

olarak

ırkla

ilişkili

anlamlı

farklılıklar olmadığını ya da sigara içmenin aripiprazolün farmakokinetiği üzerinde

etkisi olmadığını göstermiştir.

Böbrek Hastalığı:

Genç sağlıklı deneklerle karşılaştırıldığında şiddetli böbrek hastalığı olan hastalarda

aripiprazol ve dehidro-aripiprazolün farmakokinetik özellikleri benzer bulunmuştur.

Karaciğer Hastalığı:

Değişik seviyelerde karaciğer sirozu olan gönüllülerdeki (Child-Pugh Kategorileri A,

çalışmaları,

karaciğer

bozukluğunun

aripiprazol

dehidro-

aripiprazolün farmakokinetiği üzerinde önemli bir etkisi olmadığını göstermiştir fakat

sadece Kategori C karaciğer sirozu olan 3 hasta ile yapılan bu çalışma hastaların

metabolik kapasiteleri ile ilgili değerlendirme yapmak için yetersizdir.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Klinik

öncesi

güvenlilik

verileri,

geleneksel

güvenlilik

farmakolojisi,

tekrar-doz

toksisitesi, genotoksisite, karsinojenik potansiyel veya üreme toksisitesi ve gelişim

çalışmalarına dayalı olan insanlara yönelik özel bir tehlike ortaya koymamaktadır.

Toksikolojik olarak önemli etkiler yalnızca maksimum insan dozunun yeteri kadar katı

dozlarda gözlenmiştir ve klinik kullanımdaki anlamı ya sınırlıdır ya da hiç yoktur.

Bunlar şunlardır: sıçanlarda 104 hafta 20 ila 60 mg/kg/gün’den sonra (maksimum

önerilen insan dozundaki ortalama kararlı durum EAA değerinin 3-14 katı veya mg/m

bazında önerilen maksimum insan dozunun 6,5 ila 19,5 katı) doza bağlı adrenokortikal

toksisite (lipofüsin pigment akümülasyonu ve/veya parenkimal hücre kaybı) ve dişi

sıçanlarda 60 mg/kg/gün’de (maksimum önerilen insan dozundaki ortalama kararlı

18/19

durum

değerinin

katı

mg/m

bazında

önerilen

maksimum

insan

dozunun 19,5 katı) adrenokortikal karsinomlarda artış ve kombine adrenokortikal

adenomlar/karsinomlar. Ayrıca, tekrarlanan 25 ilâ 125 mg/kg/gün oral dozlarından

sonra (mg/m

bazında önerilen maksimum insan dozunun 16 ila 81 katı), aripiprazolün

hidroksi

metabolitlerinin

sülfat

konjügatlarının

çökmesinin

sonucu

olarak

maymunların safrasında safra taşları oluşmuştur. Đnsanlarda aripiprazolün presistemik

metabolizması maymunlara göre oldukça düşük olduğu için, günde 30 mg klinik

dozda

hidroksi

aripiprazolün

sülfat

konjügatlarının

insan

safrasındaki

konsantrasyonları, maymunlarda bulunan safra konsantrasyonlarının % 6’sından daha

yüksek değildir ve in vitro solubilite limitlerinin oldukça altındadır. Dişi sıçanlarda

tümorijenik olmayan en yüksek doz insanlarda önerilen dozun 7 katıdır.

DNA zararı ve onarımını, gen mutasyonlarını ve kromozom hasarını değerlendiren bir

dizi

standart

genotoksisite

testinden

elde

edilen

kanıtlara

dayanarak

aripiprazol

insanlar için genotoksik risk değildir.

Genç

sıçan

köpeklerde

yapılan

tekrarlanan

çalışmalarında,

aripiprazolün

toksisite profili, yetişkin hayvanlarda gözlenenler ile kıyaslanabilirdir ve nörotoksisite

veya gelişim üzerine yan etkiler gözlenmemiştir.

Tüm

standart

genotoksisite

deneylerine

dayanılarak,

aripiprazolün

genotoksik

olmadığı düşünülmektedir. Aripiprazol hayvanlardaki üreme toksisitesi çalışmalarında

fertiliteyi azaltmamıştır. Sıçanlarda sub-terapötik ve terapötik dozlarda (EAA’ya bağlı

olarak) ve önerilen en yüksek klinik dozdaki ortalama kararlı durum EAA’sının 3-11

katı maruziyete neden olan dozlarda olası teratojenik etkiler dahil, gelişim toksisitesi

gözlenmiştir.

Gelişim

toksisitesine

neden

olan

dozlara

benzer

dozlarda

maternal

toksisite gözlenmiştir.

FARMASÖTĐK ÖZELLĐKLER

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mısır nişastası

Sodyum nişasta glikolat

Mikrokristalin selüloz

Hidroksipropil selüloz

Magnezyum stearat

Demir oksit kırmızısı (E172)

Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

Raf ömrü

24 ay

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Ambalajın niteliği ve içeriği

28 ve 90 tablet içeren Al / Al folyo blister, karton kutu ambalaj

19/19

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun

olarak imha edilmelidir.

RUHSAT SAHĐBĐ

Adı

: ARVEN ĐLAÇ SAN. VE TĐC. A.Ş.

Adresi

: 34460 Đstinye - Đstanbul

: (212) 362 18 00

Faks

: (212) 362 17 38

RUHSAT NUMARASI

2015/423

ĐLK RUHSAT TARĐHĐ/RUHSAT YENĐLEME TARĐHĐ

Đlk ruhsat tarihi: 20.05.2015

Ruhsat yenileme tarihi:

KÜB’ÜN YENĐLENME TARĐHĐ

31-10-2018

Outcome of a public consultation on the draft guidance on the scientific requirements for health claims related to muscle function and physical performance

Outcome of a public consultation on the draft guidance on the scientific requirements for health claims related to muscle function and physical performance

Published on: Tue, 30 Oct 2018 00:00:00 +0100 The European Food Safety Authority (EFSA) carried out a public consultation to receive input from the scientific community and all interested parties on a draft guidance on the scientific requirements for health claims related to muscle function and physical performance, prepared by the EFSA Panel on Nutrition, Novel Foods and Food Allergens (NDA), supported by the Working Group on Claims. The draft guidance was endorsed by the Panel for public consultation ...

Europe - EFSA - European Food Safety Authority Publications

7-9-2018

Camber Pharmaceuticals, Inc. Issues Voluntary Nationwide Recall of Montelukast Tablets USP, 10mg 30Ct. due to Product/Label Mix-Up

Camber Pharmaceuticals, Inc. Issues Voluntary Nationwide Recall of Montelukast Tablets USP, 10mg 30Ct. due to Product/Label Mix-Up

Camber Pharmaceuticals, Inc. is voluntarily recalling one single lot of Montelukast Sodium Tablets, USP 10mg, to the consumer level. This recall of one batch of Montelukast Sodium Tablets, USP 10mg, lot# MON17384 Exp. 12/31/2019, was prompted because a complaint of a sealed bottle labeled as Montelukast 10mg 30 ct found to contain 90 tablets of Losartan Potassium Tablets, USP 50mg

FDA - U.S. Food and Drug Administration

10-8-2018

Westminster Pharmaceuticals, LLC. Issues Voluntary Nationwide Recall of Levothyroxine and Liothyronine (Thyroid Tablets, USP) Due to Risk of Adulteration

Westminster Pharmaceuticals, LLC. Issues Voluntary Nationwide Recall of Levothyroxine and Liothyronine (Thyroid Tablets, USP) Due to Risk of Adulteration

Westminster Pharmaceuticals, LLC is voluntarily recalling all lots, within expiry, of Levothyroxine and Liothyronine (Thyroid Tablets, USP) 15 mg, 30 mg, 60 mg, 90 mg, & 120 mg to the wholesale level. These products are being recalled as a precaution because they were manufactured using active pharmaceutical ingredients that were sourced prior to the FDA’s Import Alert of Sichuan Friendly Pharmaceutical Co., Ltd., which as a result of a 2017 inspection were found to have deficiencies with Current Good Ma...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

30-10-2018

EU/3/18/2076 (Orphan Europe S.A.R.L.)

EU/3/18/2076 (Orphan Europe S.A.R.L.)

EU/3/18/2076 (Active substance: Glycine, L-alanine, L-arginine, L-aspartic acid, L-cysteine, L-cystine, L-glutamic acid, L-histidine, L-lysine monohydrate, L-methionine, L-phenylalanine, L-proline, L-serine, L-threonine, L-tryptophan, L-tyrosine, taurine) - Orphan designation - Commission Decision (2018)7277 of Tue, 30 Oct 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMA/OD/100/18

Europe -DG Health and Food Safety

18-10-2018

ABILIFY MAINTENA (Otsuka Pharmaceutical Netherlands B.V.)

ABILIFY MAINTENA (Otsuka Pharmaceutical Netherlands B.V.)

ABILIFY MAINTENA (Active substance: Aripiprazole) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)6925 of Thu, 18 Oct 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/002755/T/0026

Europe -DG Health and Food Safety

29-8-2018

ABILIFY MAINTENA (Otsuka Pharmaceutical Europe Ltd)

ABILIFY MAINTENA (Otsuka Pharmaceutical Europe Ltd)

ABILIFY MAINTENA (Active substance: Aripiprazole) - Centralised - Renewal - Commission Decision (2018)5780 of Wed, 29 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/2755/R/25

Europe -DG Health and Food Safety

28-8-2018

Abilify (Otsuka Pharmaceutical Netherlands B.V.)

Abilify (Otsuka Pharmaceutical Netherlands B.V.)

Abilify (Active substance: aripiprazole) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)5681 of Tue, 28 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/471/T/131

Europe -DG Health and Food Safety