IBURAMIN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • IBURAMIN COLD 24 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • IBURAMIN COLD 24 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • diğer soğuk hazırlıkları

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699591090099
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 25-07-2014
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 17

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

İBURAMİN ZERO film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Her tablet;

Etkin maddeler:

İbuprofen

200 mg

Klorfeniramin maleat

2 mg

içerir.

Yardımcı maddeler:

Kroskarmelloz Sodyum

34.70 mg

Laktoz Monohidrat 271.87 mg

Gün batımı sarısı (E110) 1.04 mg

Sodyum lauril sülfat 0.4 mg

Yardımcı maddeler için, 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film tablet

Turuncu renkte, oblong, çentiksiz, film kaplı tabletler.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Genel soğuk algınlığı, grip ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları ile birlikte görülen ateş, baş

ağrısı, burun akıntısı, vücut kırıklığı ve ağrılarını içeren semptomların giderilmesinde kullanılır.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkin ve 12 yaşın üstündekiler için her 4 veya 6 saatte 1 veya 2 tablet, 24 saatte maksimum 6

tablet kullanılır.

Özel popülasyonlara iliskin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü ibuprofen gibi

NSAİİ’lerin

kullanımı

renal

fonksiyonlarda

bozulmayla

sonuçlanabilir.

hastalarda

mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Ağır karaciğer

hastalığında

istenmeyen

sedasyona

neden

olur.

Hepatik

yetmezliği

olan

hastalarda

kullanılmamalıdır.

Pediyatrik popülasyon

12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz.

Geriyatrik popülasyon

Bu hasta grubunda NSAİİ kullanımıyla ölümcül olabilecek gastrointestinal (Gİ) kanama ve

perforasyon gibi istenmeyen etki sıklığı artmaktadır.

2 / 17

Eğer yaşlı hastalarda NSAİİ kullanılması gerekiyor ise mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve

en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir.

65 yaş ve üzeri bireylerde doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu bireyler nörolojik antikolinerjik

etkilere daha duyarlıdır. Günlük maksimum doz 12 mg klorfeniramin maleatı aşmamalıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Aşağıdaki durumlarda İBURAMİN ZERO kullanımı kontrendikedir:

İbuprofene, klorfeniramine ya da ilacın içindeki yardımcı maddelerin herhangi birine karşı

aşırı duyarlılığı olan hastalarda,

Daha önce, aspirin veya diğer NSAİİ’lere karşı astım, ürtiker gibi aşırı duyarlılık reaksiyonu

gelişen hastalarda,

Aynı zamanda, geçmişlerinde önceki bir NSAİİ tedavisine bağlı gastrointestinal kanama ya da

perforasyon öyküsü bulunan hastalarda,

Önceden geçirilmiş veya halen aktif ülseratif kolit, crohn hastalığı, rekürran peptik ülser veya

gastrointestinal kanama (iki ya da daha fazla kanıtlanmış, belirgin ülserasyon ya da kanama

episodu şeklinde tanımlanan) olan hastalarda,

Kanama eğilimi olanlarda,

Şiddetli kalp yetmezliğinde,

Şiddetli karaciğer yetmezliğinde,

Şiddetli böbrek yetmezliğinde (glomeruler filtrasyon < 30 ml/dk),

Koroner arter bypass cerrahisi öncesi veya sonrası dönemde,

Hamileliğin 3. trimesterinde kontrendikedir.

Son 14 gün içerisinde monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) kullandıysa İBURAMİN ZERO

kullanılmamalıdır.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Kardiyovasküler (KV) risk

-NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde

artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya

KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

- İBURAMİN ZERO, koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir.

Gastrointestinal (GI) riskler

NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek

ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı

bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalarda ciddi GI etkiler

bakımından

daha yüksek risk taşımaktadırlar.

3 / 17

İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken, etkili en düşük doz, en kısa

süreyle

kullanılarak,

indirilebilir

(bölüm

4.2'

aşağıdaki

gastrointestinal

kardiyovasküler risklere bakınız).

İBURAMİN ZERO bronşiyal astımı olan, veya önceden bronşiyal astım geçirmiş olan hastalara

uygulanırken dikkatli olunmalıdır, çünkü bu gibi hastalarda ibuprofenin bronkospazma neden

olduğu bildirilmiştir.

İBURAMİN ZERO geçmişlerinde peptik ülserasyon ve başka gastrointestinal hastalık öyküsü

bulunan hastalara dikkatli bir şekilde verilmelidir; çünkü bu tablolarda alevlenme olabilir.

Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü NSAİİ'lerin

kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan

en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

İBURAMİN

ZERO

kalp

yetmezliği

veya

hipertansiyon

öyküsüne

sahip

hastalara

dikkatle

verilmelidir, çünkü ibuprofen uygulamasıyla ödem olguları bildirilmiştir.

Diğer NSAİİ'lerde olduğu gibi İBURAMİN ZERO enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir.

Kardiyovasküler etkiler

Kardiyovasküler trombotik olaylar:

Birçok Cox-2 selektif ve selektif olmayan NSAİİ'lerle süresi 3 yılı bulan klinik çalışmalar, fatal

olabilecek ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artış

olabileceğini göstermiştir. Cox-2 selektif veya selektif olmayan tüm NSAİİ'lerin benzer riski

olabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan ya da kardiyovasküler hastalık risk faktörü olan hastalar

daha yüksek risk altında olabilirler. NSAİİ'lerle tedavi gören hastalarda kardiyovasküler advers

olay riskini azaltmak için, mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve en kısa tedavi süresi tercih

edilmelidir. Önceden herhangi bir kardiyovasküler semptom görülmemiş olsa bile, doktor ve

hastalar bu tarz advers olayların ortaya çıkmasına karşın alarmda olmalıdır. Hastalar ciddi

kardiyovasküler

olayların

işaretleri

ve/veya

semptomları

tarz

advers

olaylar

gerçekleştiğinde izlenecek adımlar hakkında bilgilendirilmelidir.

NSAİİ'lerle

beraber

aspirin

kullanımının,

NSAİİ

kullanımı

ilintili

ciddi

kardiyovasküler

trombotik olayların riskini hafifleteceğine dair tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. Aspirin ve

NSAİİ'nin beraber kullanılması, ciddi gastrointestinal yan etkilerin riskini arttırır.

Koroner arter bypass cerrahisi ardından ilk 10-14 gün boyunca ağrı tedavisinde Cox-2 selektif

NSAİİ'nin kullanıldığı iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard enfarktüsü ve inme görülme

sıklığında artış olduğu tespit edilmiştir.

Hipertansiyon:

İBURAMİN

ZERO

dahil

NSAİİ'ler

hipertansiyon

hastalığının

başlamasına

önceden

bulunan hipertansiyon hastalığının kötüleşmesine yol açabilir. Her iki şekilde de kardiyovasküler

olayların görülme sıklığının artmasına yol açabilirler. Tiazid ya da loop diüretikleri alan hastalar

NSAİİ kullanırken bu tedavilere cevap verme oranları düşebilir.

İBURAMİN ZERO da dahil NSAİİ'ler hipertansiyon hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ

tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından takip edilmelidir.

4 / 17

Konjestif kalp yetmezliği ve ödem:

NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir. Sıvı retansiyonu ya da

kalp yetmezliği olan hastalarda İBURAMİN ZERO dikkatli kullanılmalıdır.

Kontrol altında olmayan hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, bilinen iskemik kalp hastalığı,

periferik

arter

hastalığı

ve/veya

serebrovasküler

hastalığı

olan

hastalar

sadece

dikkatli

değerlendirmeden

sonra

ibuprofen

tedavi

edilmelidir.

Benzeri

değerlendirme,

kardiyovasküler

olaylara

yönelik

risk

faktörleri

(örn.

hipertansiyon,

hiperlipidemi,

diabetes

mellitus, sigara) olan hastalarda uzun dönemli bir tedaviyi başlatırken de yapılmalıdır.

Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski

İBURAMİN ZERO da dahil NSAİİ'ler enflamasyon, kanama, ülserasyon ve mide, ince veya kalın

bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilecek ciddi gastrointestinal advers etkilere yol açabilirler. Bu

advers olaylar NSAİİ tedavisi gören hastalarda herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir

semptom vererek ya da herhangi bir semptom vermeksizin ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde

ciddi üst gastrointestinal advers etki görülen beş hastadan sadece birinde semptomlar kendini

gösterir. 3-6 ay NSAİİ tedavisi gören hastaların yaklaşık %1'inde, bir yıl tedavi gören hastaların

ise %2-4'ünde üst gastrointestinal ülser, kanama ya da perforasyon görülür. Bu oranlar daha uzun

kullanım

süresi

devam

ederken,

tedavi

süresince

herhangi

zamanda

ciddi

gastrointestinal advers etki görülme olasılığı artar. Ancak kısa süreli tedavi de risksiz değildir.

Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanaması olan hastalarda NSAİİ'ler çok dikkatli

yazılmalıdır.

Önceden

peptik

ülser

hastalığı

ve/veya

gastrointestinal

kanaması

olan

NSAİİ

kullanan hastalarda gastrointestinal kanama görülme riski, bu risk faktörlerinden hiçbiri olmayan

hastalara göre 10 kattan daha fazladır. NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama riskini

arttıran diğer faktörler, beraberinde oral kortikosteroid ya da antikoagülan kullanımı, NSAİİ

tedavi süresinin uzun olması, sigara, alkol kullanımı, ileri yaş, genel sağlık durumunun zayıf

olmasıdır.

fatal

gastrointestinal

olaylar

çok

yaşlı

veya

güçten

düşmüş

hastalarda

görüldüğünden, bu hasta popülasyonuna tedavi süresince özellikle dikkat edilmelidir.

NSAİİ tedavisi gören hastalarda olası bir gastrointestinal advers etki riskini minimize etmek

için, en küçük etkin doz mümkün olabilecek en kısa süre boyunca kullanılmalıdır. Hasta ve

doktorlar NSAİİ tedavisi boyunca gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirti ve semptomları

bakımından dikkatli olmalıdır ve herhangi bir gastrointestinal advers etki şüphesi durumunda

derhal ilave değerlendirme ve tedavi başlatılmalıdır. Hatta ciddi bir gastrointestinal advers etki

olasılığı ortadan kalkana kadar NSAİİ tedavisi sonlandırılmalıdır. Yüksek riskli hastalarda

NSAİİ tedavisi dışında başka alternatif tedaviler uygulanmalıdır.

Gastrointestinal

kanama

riski,

ülserasyon

perforasyon

riski,

ülser

öyküsüne

sahip

hastalarda (özellikle kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ise) ve yaşlılarda, artan

ibuprofen dozlarıyla birlikte daha yüksektir. Bu hastalarda tedaviye mümkün olan en düşük

doz ile başlanmalıdır. Bu hastalarda ve düşük doz kombine aspirin, veya gastrointestinal riski

arttırması olası diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması gereken hastalarda koruyucu ajanlar

(misoprostol

veya

proton

pompası

inhibitörleri

gibi)

kombine

tedavi

üzerinde

düşünülmelidir.

Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar, özellikle de yaşlı hastalar, tedavinin başlangıç

dönemlerinde,

olağandışı

herhangi

abdominal

semptomu

(özellikle

gastrointestinal

kanama) bildirmelidir.

5 / 17

İbuprofen alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon gelişirse tedavi kesilmelidir.

Yaşlı

hastalarda

NSAİİ

ilaçlara

karşı

artan

sıklıkta

advers

reaksiyon

(özellikle

ölümcül

olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur.

Böbrekler üzerindeki etkiler

Önemli

ölçüde

dehidratasyonu

olan

hastalarda

ibuprofen

tedavisi

başlatılırken

dikkatli

olunmalıdır.

Diğer NSAİİ'ler ile olduğu gibi, uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller nekroz ve

başka

patolojik

renal

değişiklikler

sonuçlanmıştır.

Renal

toksisite

ayrıca

renal

prostaglandinlerin

renal

perfüzyonunun

sürdürülmesini

destekleyici

rolü

bulunduğu

hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumunda doza

bağlı bir azalmaya, ve ikincil olarak böbrek yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında

azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek fonksiyonları

bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE inhibitörleri

alanlar

yaşlılardır.

NSAİİ

tedavisinin

kesilmesi

genellikle

tedavi

öncesi

duruma

geri

dönülmesini sağlar.

leri böbrek yetmezliği

Kontrollü klinik çalışmalarda İBURAMİN ZERO’nun ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda

kullanımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla ileri böbrek yetmezliği olan

hastalarda

İBURAMİN

ZERO

kullanımı

önerilmez.

Eğer

İBURAMİN

ZERO

tedavisine

başlanmalıysa, hastanın böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir.

Anafilaktoid reaksiyonlar

Diğer

NSAİİ’lerde

olduğu

gibi,

İBURAMİN

ZERO’ya

karşı

daha

önceden

maruz

kaldığı

bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabilir. İBURAMİN ZERO aspirin triyadı olan

hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak nazal polipi olan veya olmayan,

rinit geçiren astım hastalarında veya aspirin veya diğer NSAİİ alımı sonrasında potansiyel olarak

ölümcül, ciddi bronkospazm sergileyen hastalarda gelişir.

Oküler etkiler

Çalışmalarda, ibuprofen uygulamasına dayandırılabilecek oküler değişiklikler gösterilmemiştir.

Nadir olgularda, papillit, retrobulbar optik nörit ve papilödem gibi istenmeyen öküler bozukluklar,

ibuprofen dahil olmak üzere NSAİ ilaç kullananlar tarafından bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki

ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla ibuprofen tedavisi sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara

oftalmolojik muayene yapılmalıdır.

Hepatik etkiler

İBURAMİN ZERO da dahil olmak üzere NSAİİ alan hastaların %15 kadarında bir veya daha

fazla karaciğer testinde üst sınıra kadar yükselmeler meydana gelebilir. Bu laboratuvar anomalileri

ilerleyebilir,

değişmeden

kalabilir

veya

tedaviye

devam

edildiğinde

kendiliğinden

geçebilir.

NSAİİ’ler ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %1’inde ALT ve AST

aktivitelerinde ciddi artışlar (normal düzeyin üst limitinin üç katı veya daha fazla) bildirilmiştir.

Ayrıca,

seyrek olarak, sarılık ve

ölümcül fulminan

hepatit,

karaciğer nekrozu ve

karaciğer

yetmezliği gibi, bazıları ölümle sonuçlanmış şiddetli hepatik reaksiyon vakaları da bildirilmiştir.

6 / 17

Karaciğer

yetmezliğine

işaret

eden

belirti

ve/veya

semptomlar

gösteren

veya

karaciğer

test

değerleri anormal olan bir hasta, İBURAMİN ZERO tedavisi sırasında daha şiddetli bir karaciğer

reaksiyonun gelişmesine karşı değerlendirilmelidir. Karaciğer hastalığına işaret eden klinik belirti

ve semptomların gelişmesi veya sistemik belirtilerin (örneğin, eozinofili, döküntü, vb.) meydana

gelmesi halinde, İBURAMİN ZERO tedavisi kesilmelidir.

Hematolojik etkiler

İBURAMİN ZERO dahil olmak üzere, NSAİİ alan hastalarda bazen anemi gözlenebilir. Bunun

nedeni sıvı retansiyonu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya eritropoez üzerindeki tam olarak

tanımlanmamış

etkilerdir.

İBURAMİN

ZERO

dahil

olmak

üzere,

uzun

süreli

NSAİİ

alan

hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu gözlenirse hemoglobin ve hematokrit değerleri

kontrol edilmelidir.

NSAİİ’lerin trombosit agregasyonunu inhibe ettiği ve bazı hastalarda kanama zamanını uzattığı

gösterilmiştir.

Aspirinden

farklı

olarak,

trombosit

fonksiyonları

üzerindeki

etkileri

kantitatif

olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bozuklukları olan veya anti-koagülan

alan

hastalarda

olduğu

gibi,

trombosit

fonksiyonundaki

değişikliklerden

olumsuz

şekilde

etkilenen ve İBURAMİN ZERO alan hastalar, dikkatlice takip edilmelidir.

Önceden mevcut astım

Astımı olan hastalarda, aspirine duyarlı astım olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan hastalarda

aspirin kullanımı, ölümcül olabilen ciddi bronkospazm ile ilişkilendirilmiştir. Bu tür aspirine

duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar arasında, bronkospazm

dahil, çapraz reaksiyon bildirilmiş olduğundan, bu hastalarda İBURAMİN ZERO uygulanmamalı

ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Aseptik menenjit

İbuprofen

tedavisindeki

hastalarda

nadiren

aseptik

menenjit

gözlenmiştir.

Sistemik

lupus

eritematosus ve ilişkin bağ dokusu hastalıklarında daha büyük bir olasılıkla oluşmasına rağmen

altta yatan kronik hastalığı olmayanlarda da aseptik menenjit bildirilmiştir.

Deri reaksiyonları

Çok ender durumlarda NSAİİ'lerin kullanımıyla ilişkili olarak, eksfolyatif dermatit, Stevens-

Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil olmak üzere, bazıları ölümcül olan ağır deri

reaksiyonları bildirilmiştir. Hastalarda bu tür reaksiyon riskinin, tedavinin erken dönemlerinde en

yüksek olduğu görünmektedir. Olguların büyük bir çoğunluğunda reaksiyonun ortaya çıkışı,

tedavinin ilk ayı içinde olmuştur. Deri döküntüleri, mukozal lezyonlar ya da diğer aşırı duyarlılık

bulguları belirir belirmez ibuprofen kesilmelidir.

Ayrıca;

Aritmiler

Ciddi hipertansiyon

Kardiyovasküler hastalıklar

Epilepsi

Prostat hipertrofisi

Karaciğer yetmezliği

7 / 17

Glokom

Bronşit, bronşiektazi, astım

Aşırı aktif tiroid fonksiyon bozukluklarında kullanımından kaçınılmalıdır.

Çocuklar ve yaşlılar nörolojik antikolinerjik yan etkilere ve paradoksal eksitasyona daha duyarlıdır

(enerji artışı, huzursuzluk, sinirlilik gibi).

Bu tıbbi ürün her bir tablette 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; ancak içerdiği dozu

nedeni ile sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

İçeriğinde bulunan laktoz nedeniyle nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği

ya da glikoz galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

İçeriğinde bulunan gün batımı sarısı nedeniyle alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Bazı hastalarda etkileşimler bildirildiği için, aşağıdaki ilaçların herhangi birisiyle tedavi edilmekte

olan

hastalarda

dikkatli

olunmalıdır.

İBURAMİN

ZERO

aşağıdaki

ajanların

kombinasyonundan kaçınılmalıdır. Aşağıdaki ajanlar ile kullanılması durumunda doz ayarlaması

gerekebilir.

İbuprofen:

İBURAMİN ZERO ile aşağıdaki ajanların kombinasyonundan kaçınılmalıdır:

Antikoagülanlar (dikumarol grup, varfarin): Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, varfarinin kanama

süresine olan etkilerini güçlendirdiğini göstermektedir. NSAİİ’ ler ve dikumarol grubu aynı enzim

yani CYP 2C9 ile metabolize olmaktadır. NSAİİ’ ler varfarin gibi antikoagülanların etkisini

artırabilir.

Tiklopidin:

NSAİİ’ler,

trombosit

fonksiyonunun

inhibisyonundan

dolayı

tiklopidin

kombinasyon halinde kullanılmamalıdır.

Metotreksat: Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda metotreksat ile yapılan düşük dozlu

tedavi ile ilişkili olarak NSAİİ’ler ve metotreksat arasındaki potansiyel etkileşim riski göz önüne

alınmalıdır.

Kombinasyon

tedavinin

uygulanması

halinde

böbrek

fonksiyonu

izlenmelidir.

Metotreksatın plazma seviyelerindeki artışın sonucu olarak toksisite meydana gelebileceği için, 24

saat içinde hem NSAİİ hem de metotreksat verilmesi halinde dikkatli olunmalıdır.

Aspirin

(Asetilsalisilik

asit):

NSAİİ

içeren

başka

ürünlerde

olduğu

gibi,

artan

advers

etki

potansiyeli

nedeniyle,

birlikte

verilmemesi

gerekmektedir

.

Deneysel

veriler

zamanlı

kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit agregasyonu üzerindeki etkisini

engelleyebildiğini göstermektedir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve

ex vivo

verilerin klinik

durumları

değerlendirmedeki

belirsizlikleri,

düzenli

ibuprofen

kullanımı

konusunda

kesin

sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve ara sıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak

anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir (bkz. Bölüm 5.1).

Kardiyak glikozidler (örn: digoksin): NSAİİ’ler kalp yetmezliğini alevlendirebilir, glomerüler

filtrasyon hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini arttırabilirler.

Mifepriston: Asetilsalisilik asit dahil NSAİİ’lerin antiprostaglandin özelliklerinden dolayı teorik

olarak tıbbi ürünün etkililiğinde azalma meydana gelebilir. Sınırlı miktardaki kanıt, prostaglandin

8 / 17

ile aynı gün uygulanan NSAİİ’ lerin, mifepriston veya prostaglandinin servikal olgunlaşmaya olan

etkilerini olumsuz şekilde etkilemediğini ve gebeliğin tıbben sonlandırılmasının klinik etkililiğini

azaltmadığını göstermektedir.

Sülfonilüre: NSAİİ’ler sülfonilüre grubu ilaçların etkilerini potansiyalize edebilirler. Sülfonilüre

tedavisi görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi rapor edilmiştir.

Zidovudin: NSAİİ’ler zidovudin ile beraber verildiğinde hematolojik toksisite

riskinde artış

olabilir. Eş zamanlı zidovudin ve ibuprofen tedavisi alan HIV (+) hemofili hastalarında hematoma

ve hemartroz riskinde artış bildirilmiştir.

Alkol: Kanama gibi önemli gastrointestinal yan etki riskleri artabileceğinden dolayı ibuprofen ve

alkolün birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.

Diğer analjezikler: İki veya daha fazla NSAİİ’nin beraber kullanımı önlenmelidir

İbuprofenin aşağıdaki ajanlar ile kullanılması durumunda doz ayarlaması gerekebilir:

Anti-hipertansifler (ADE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri, beta-blokerler, diüretikler

ve pulmoner hipertansiyonda kullanılan ilaçlar (endotelin reseptör antagonistleri, bosentan)) :

NSAİİ’ler, antihipertansif etkiyi azaltabilir (Bkz. Bölüm 4.4). Seçici COX-2 inhibitörleri dâhil

olmak üzere NSAİİ’ ler ile aynı zamanda ADE inhibitörleri ve anjiyotensin-II antagonistleri

uygulandığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda (örn. dehidrate veya yaşlı hastalar) genellikle

reversibl olmak üzere akut böbrek yetmezliği için artan bir risk söz konusudur. Bu nedenle,

özellikle yaşlı hastalar olmak üzere böbrek yetmezliği olan hastalara bu kombinasyon dikkatli

uygulanmalıdır. Kombinasyon tedavisi başladıktan sonra ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla

hastalar yeterli şekilde hidrate edilmeli ve böbrek fonksiyonu kontrol edilmelidir (bkz. bölüm 4.4).

Diüretikler

(tiyazid,

tiyazid

benzeri

diüretikler

kıvrım

diüretikleri)

ayrıca,

NSAİİ’lerin

nefrotoksisite riskini arttırabilir. NSAİİ’ler, muhtemelen prostaglandin sentezinin inhibisyonundan

dolayı

furosemid

bumetanidin

diüretik

etkisini

giderebilmektedir.

Ayrıca

tiyazidlerin

antihipertansif etkisini de azaltabilmektedir.

Aminoglikozitler:

NSAİİ’ler

aminoglikozitlerin

atılımını

azaltabilir

(özellikle

preterm

bebeklerde).

Lityum: İbuprofen, lityum serum seviyelerinin azalması sonucunda lityumun renal klerensini

düşürmektedir. Serum lityum seviyeleri sık şekilde kontrol edilmedikçe ve lityum dozunda olası

bir azaltma yapılmadıkça bu kombinasyonun uygulanmasından kaçınılmalıdır. NSAİİ’ler, lityum

eliminasyonunu azaltabilirler.

Selektif serotonin geri-alım inhibitörleri, SSRI (örn: paroksetin, fluoksetin, sertralin): SSRI’ ler ve

NSAİİ’ lerin her ikisi de, örneğin gastrointestinal kanaldan kaynaklanan, kanama riskinde artışa

neden olmaktadır. Bu risk kombinasyon tedavi durumunda artmaktadır. Söz konusu mekanizma

muhtemelen, serotonin trombositlerdeki geri alımının azalması ile ilişkilendirilebilir (bkz. bölüm

4.4).

Siklosporin: Prostasiklinin böbrekteki azalan sentezinden dolayı, NSAİİ’ ler ve siklosporinin

eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle,

böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenmelidir.

9 / 17

Kaptopril: Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, kaptoprilin sodyum atılımına olan etkisine ters yönde

etki ettiğini göstermektedir.

Kolestiramin:

İbuprofen

kolestiraminin

eşzamanlı

uygulaması,

ibuprofen

absorpsiyonunu

geciktirmekte ve azaltmaktadır (%25 oranında). Bu ilaçlar en az 2 saat arayla alınmalıdır.

Takrolimus: NSAİİ’ler takrolimus ile beraber verildiğinde nefrotoksisite riskinde olası bir artış

beklenebilir. Prostasiklinin böbrekteki azalan senezinden dolayı, NSAİİ’ ler ve takrolimusun

eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle,

böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenmelidir.

Kortikosteroidler: NSAİİ’ler ile gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artış.

Antitrombositik ajanlar (örn. klopidogrel): NSAİİ’ler ile gastrointestinal kanama riskinde artış

görülebilir.

CYP2C9 İnhibitörleri: İbuprofenin, CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması, ibuprofene

(CYP2C9 sübstratı) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (CYP2C9 inhibitörleri) ile

yapılan

çalışmada,

yaklaşık

%80-100

oranında

artmış

S(+)-ibuprofen

maruziyeti

gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazol gibi potent

CYP2C9

inhibitörleri

birlikte

uygulanması

durumunda,

ibuprofen

dozunun

düşürülmesi

düşünülmelidir.

Bitkisel ekstreler: Ginkgo biloba, NSAİİ kullanımına bağlı kanama riskini potansiyalize edebilir.

Kinolon türevi antibiyotikler: Deney hayvanlarından elde edilen veriler, NSAİİ’lerin, kinolon

antibiyotikleriyle

ilişkili

konvülsiyon

riskini

artırabileceğine

işaret

etmektedir.

NSAİİ

kinolonları birlikte alan hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir. Etkileşim çalışmaları

yalnızca erişkinlerde yapılmıştır.

Klorfeniramin maleat:

Alkol ve klasik antihistaminikler (sedatif etkili) birlikte kullanıldığında sedatif etki artar. Sedatif

etkileşmeler

sedasyon

yapmayan

antihistaminiklerle

daha

sınırlı

olarak

görülür.

Topikal

uygulanan antihistaminikler (inhalasyonla uygulananlar dahil) bu tür etkileşme göstermezler.

Fenitoin içeren epilepsi ilaçlarıyla, anksiyete tedavisinde veya uyku düzenleyici ilaçlarla dikkatli

kullanılmalıdır.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C dir (3. trimestrde D’dir).

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Gebe

kalmayı

düşünen

kadınlarda

veya

gebeliğinin

birinci

veya

ikinci

trimestrinde

olan

kadınlarda ibuprofen kullanılması durumunda, uygulanacak dozun mümkün olduğunca düşük ve

tedavi süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerekmektedir.

Gebe kadınlarda klorfeniramin kullanımı konusunda yeterli veri yoktur, insanlardaki potansiyel

risk bilinmemektedir. Üçüncü trimestr dönemindeki kullanım yenidoğanlarda veya prematüre

10 / 17

doğanlarda reaksiyona sebep olabilir. Bu yüzden doktor tarafından gerekli görülmedikçe gebelik

sırasında kullanılmamalıdır.

Gebelik dönemi

Prostoglandin

sentezinin

inhibisyonu,

gebeliği

ve/veya

embriyo/fetal

gelişimi

olumsuz

etkileyebilir.

Epidemiyolojik

çalışmalardan

elde

edilen

veriler,

gebeliğin

erken

döneminde

prostaglandin sentez inhibitörü kullanımından sonra düşük ve kardiyak malformasyon gastroşizis

riskinde bir artışı göstermektedir. Kardiyovasküler malformasyonun mutlak riski %1'den daha

düşük

düzeylerden

yaklaşık

olarak

%1,5'e

yükselmiştir.

Riskin

tedavi

dozu

süresi

yükseldiğine inanılmaktadır. Hayvanlarda, prostaglandin sentez inhibitörü uygulanmasının pre ve

post-implantasyon

kayıplarında

artış

embriyo/fetal

ölümlerle

sonuçlandığı

gösterilmiştir.

Ayrıca,

organogenez

döneminde

prostaglandin

sentez

inhibitörü

verilen

hayvanlarda

kardiyovasküler malformasyonlar da dahil olmak üzere çeşitli

malformasyonların

sıklığında

artışlar bildirilmiştir. Gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde, kesin olarak gerekli olmadıkça

İBURAMİN ZERO verilmemelidir. İBURAMİN ZERO, gebe kalmaya çalışan veya gebeliğin

birinci ve ikinci trimesterinde bulunan bir kadına verilirse, doz mümkün olduğu kadar düşük ve

tedavi süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır.

Üçüncü trimester esnasında bütün prostaglandin sentez inhibitörleri fetüsü aşağıdakilere maruz

bırakabilir:

Kardiyopulmoner toksisite (duktus arteriozusun erken kapanması ve pulmoner

hipertansiyon),

Oligohidramniyoz ile birlikte böbrek yetmezliğine ilerleyebilecek böbrek disfonksiyonu

Anne ve yenidoğanda gebeliğin sonunda aşağıdakilere neden olabilir:

Kanama zamanında uzama

Doğumun

gecikmesine

uzun

süremesine

neden

olan

uterus

kontraksiyonlarının

inhibisyonu

Sonuç olarak, İBURAMİN ZERO gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.

Laktasyon dönemi

Sınırlı sayıdaki klinik çalışmadan elde edilen verilere dayanılarak, tüm NSAİİ olduğu gibi

ibuprofen de çok az miktarda anne sütüne geçer. Klorfeniramin maleat anne sütüne önemli

miktarda geçer. Klorfeniramin maleat ve diğer antihistaminikler laktasyonu inhibe edebilir.

Bu nedenle eğer mümkünse emzirme döneminde İBURAMİN ZERO kullanılmaması önerilir.

Üreme yeteneği/Fertilite

İbuprofen kullanımı fertiliteyi olumsuz yönde etkileyebilir, bu nedenle gebe kalmayı düşünen

kadınların kullanması önerilmez. Gebe kalma zorluğu yaşayan veya kısırlık incelemesinden geçen

kadınlarda ibuprofen alımının durdurulması düşünülmelidir.

Klorfeniramin sıçan ve tavşanlarda mg/m

bazında insanlarda önerilen maksimum dozun 20-25

katı kullanıldığında fertiliteyi etkilememiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkileri

İBURAMİN ZERO, sersemlik, rehavet, yorgunluk ve görme bozuklukları gibi istenmeyen etkilere

neden olabilir. Eğer bu istenmeyen etkiler görülürse, hastalar araç ve makine kullanmamaları

konusunda uyarılmalıdırlar.

11 / 17

4.8. İstenmeyen etkiler

Rapor edilen istenmeyen etkiler aşağıdaki sıklık derecesine göre listelenmiştir:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek

(≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin

edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar:

Yaygın olmayan: Rinit

Seyrek: Aseptik menenjit (özellikle sistemik lupus eritematozus ve karma bağ dokusu hastalığı

gibi otoimmün hastalığı olan hastalarda) boyun sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, yön

duygusunu yitirme gibi semptomlarla birlikte

Kan ve lenf sistemi hastalıkları:

Seyrek: Lökopeni, trombositopeni, agranülositoz, aplastik anemi, hemolitik anemi ve kan

diskrazileri

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Seyrek: Anaflaktik reaksiyon

Bilinmiyor: Allerjik reaksiyon ve anjiyoödem

Sinir sistemi hastalıkları:

Çok yaygın: Sedasyon ve somnolans

Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı ve anormal koordinasyon

Yaygın olmayan: Parestezi

Seyrek: Optik nevrit

Çok seyrek: Nöbet

Bilinmiyor: Tremor

Göz hastalıkları:

Yaygın: Bulanık görme

Yaygın olmayan: Görme bozukluğu

Seyrek: Toksik optik nöropati

Kulak ve iç kulak hastalıkları:

Yaygın olmayan: Duyma bozukluğu

Seyrek: Tinnitus, vertigo

Kardiyak hastalıkları:

Çok seyrek: Arteriyel trombotik olaylar

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Yaygın olmayan: Astım, bronkospazm, dispne

Bilinmiyor: Bronş sekresyonunda koyulaşma

Gastrointestinal hastalıklar:

Yaygın: Dispepsi, diyare, bulantı, kusma, abdominal ağrı, flatulans, konstipasyon, melana,

hematemez, gastrointestinal hemoraji

12 / 17

Yaygın olmayan: Gastrit, duodenal ülser, gastrik ülser, oral ülserasyon, gastrointestinal

perforasyon

Seyrek: Ağız kuruluğu

Çok seyrek: Pankreatit

Bilinmeyen: Kolit ve Crohn hastalığı

Hepato-bilier hastalıklar:

Yaygın olmayan: Hepatit, sarılık, hepatik fonksiyon bozukluğu

Seyrek: Hepatik hasar

Çok seyrek: Hepatik yetmezlik

Deri ve deri altı doku hastalıkları:

Yaygın: Deri döküntüsü

Yaygın olmayan: Ürtiker, kaşıntı, purpura, anjiyoödem, ışığa duyarlılık reaksiyonu

Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu dahil büllöz deri iltihabı, toksik epidermal nekroliz ve

eritema multiforme

Bilinmiyor: Eksfolyatif dermatit

Böbrek ve idrar hastalıkları:

Yaygın olmayan: Tubulo-interstisyel nefrit, nefrotik sendrom ve renal yetmezlik

Seyrek: Üriner retansiyon

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:

Yaygın: Yorgunluk

Seyrek: Ödem

Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları:

Bilinmiyor: Kas seyirmeleri, kas güçsüzlüğü

Nonsteroid antienflamatuar tedavisi ile ilişkili olarak ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği

bildirilmiştir.

Klinik

çalışmalar

epidemiyolojik

veriler,

özellikle

yüksek

dozlarda

(2400

mg/gün)

uzun

süreli

tedavide

ibuprofen

kullanımının,

arteryal

trombotik

olayların

(ör.

miyokard infarktüsü veya felç gibi, bkz bölüm 4.4) riskinde küçük bir artışa neden olabileceğini

göstermektedir.

En sık olan yan etkiler GI sistemde görülür. Özellikle yaşlı hastalarda gastrointestinal ülserler,

perforasyon veya kanama zaman zaman ölümcül olabilmektedir. İbuprofen uygulamasını takiben

bulantı, kusma, diyare, hazımsızlık, konstipasyon, dispepsi, abdominal ağrı, melena, hematemez,

hipertansiyon ve kalp yetmezliğinin yanı sıra ülseratif stomatit, kolitin şiddetlenmesi ve Crohn

hastalığı rapor edilmiştir. Daha az sıklıkla gastrit görülmüştür.

Aseptik menenjitin bildirildiği vakaların çoğunda, altta yatan bazı otoimmün hastalık formları

(özellikle sistemik lupus eritematoz ve benzer bağ doku hastalıkları) görülmektedir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları: NSAİİ ile tedaviyi takiben hipersensivite reaksiyonları rapor

edilmiştir. Bunlar; spesifik olmayan alerjik reaksiyon ve anafilaksi, astım, kötüleşmiş astım,

bronkospazm veya dispneyi içeren solunum yolu reaktivitesi veya döküntü (çeşitli tiplerde),

kaşıntı, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfolyatif ve bülöz dermatozları

(Stevens-Johnson Sendromu, toksik epidermal nekrozis ve ertema multiforma dahil) içeren deri

bozukluklarıdır.

13 / 17

İstisna

olarak,

varisella

ilişkili

olarak

deri

bağ

dokunun

ciddi

enfeksiyöz

komplikasyonlarının meydana geldiği bildirilmiştir.

İbuprofen trombosit agregasyonunda reversibl inhibisyon yaparak kanama süresinin uzamasına

neden olabilir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak

sağlar.

Sağlık

mesleği

mensuplarının

herhangi

şüpheli

advers

reaksiyonu

Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

İbuprofen Toksisitesi

80-100

mg/kg

üzerindeki

dozlarda

semptomların

ortaya

çıkma

riski

vardır.

mg/kg'ın

üzerindeki dozlarda kişiden kişiye oldukça değişken olsa da ciddi semptom riski vardır. 15 aylık

bir çocukta 560 mg/kg'lık bir doz ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 6 yaşında bir çocukta 3,2

gram hafif- orta derece intoksikasyona yol açmıştır. 1,5 yaşında bir çocukta 2,8-4 gram ve 6

yaşında bir çocukta 6 gram ciddi intoksikasyona, bir erişkinde 8 gram orta derece intoksikasyona

ve bir erişkinde 20 gramdan fazla bir doz çok ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 16 yaşındaki bir

gençte uygulanan 8 gram böbreği etkilemiştir ve bir gence alkolle birlikte verilen 12 gram akut

tübüler nekroz ile sonuçlanmıştır.

Semptomlar

planda

görülen

semptomlar

bulantı,

karın

ağrıları

kusma

(kanlı

olabilir)

gibi

gastrointestinal sistem semptomları ve baş ağrısı, kulak çınlaması, konfüzyon ve nistagmustur.

Yüksek dozlarda bilinç kaybı, konvülsyonlar (esasen çocuklarda). Bradikardi, kan basıncında

düşüş.

Metabolik

asidoz,

hipernatremi,

böbrek

etkileri,

hematüri.

Olası

karaciğer

etkileri.

Hipotermi ve erişkin respiratuar distres sendromu nadir olarak bildirilmiştir.

Tedavi

Gerekli ise mide yıkanır, karbon verilir. Gastrointestinal problemler varsa antiasidler verilir.

Hipotansiyon varsa, intravenöz sıvı ve gerekirse inotropik destek. Yeterli diürezi sağlayınız. Asid-

baz ve elektrolit bozukluklarını düzeltiniz. Sık veya uzayan konvülsiyonlar intravenöz diazepam

ile tedavi edilmelidir. Diğer semptomatik tedavileri uygulayınız.

Klorfeniramin maleat Toksisitesi

Günlük dozun 3-5 katı oral yoldan alınırsa zehirlenmeye yol açar. Çocuklar, antihistaminik

ilaçların antikolinerjik toksik etkisine yetişkinlerden daha duyarlıdır. Belirti ve bulgular arasında

sedasyon,

SSS’de

paradoksal

eksitasyon,

toksik

psikoz,

konvülsiyonlar,

apne,

antikolinerjik

etkiler, distonik reaksiyonlar, aritmi ve kardiyovasküler kollaps bulunmaktadır. Letal dozu 25-50

mg/kg arasındadır.

Gerekli ise temel ve ileri yaşam desteği verilmelidir. Nabızsız ventrikül fibrilasyonu varsa

defibrilasyon

uygulanır.

Antikolinerjik

etki

nedeniyle

zehirlenme

belirti

bulguları

gecikebileceğinden, bulgusu olmayan hastalar en

az 6-8 saat izlenmelidir. Hipotansiyon ve

aritmiler agresif şekilde tedavi edilmelidir. Ortaya çıkabilecek koma, konvülsiyon, hipertermi ve

ventrikül taşikardisi durumları için izlem süresince hazırlıklı olunmalıdır.

14 / 17

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup:

Soğuk Algınlığı Preparatları

ATC Kodu:

R05X

5.1. Farmakodinamik özellikler

İbuprofen analjezik, anti-inflamatuar ve antipiretik aktiviteye sahip bir propiyonik asit türevidir.

İbuprofenin terapötik etkilerinin siklooksijenaz enzimi üzerindeki inhibitör etkisinin bir sonucu

olduğu

düşünülmektedir.

inhibitör

etki,

prostaglandin

sentezinde

belirgin

düşmeyle

sonuçlanmaktadır.

Deneysel

veriler

zamanlı

kullanıldıklarında

ibuprofenin

düşük

aspirinin

trombosit

agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Bir çalışmada, hızlı salımlı

aspirin dozundan (81 mg) önceki 8 saat içinde veya dozdan sonraki 30 dakika içinde tek doz 400

ibuprofen

alındığında

asetilsalisik

asidin

tromboksan

oluşumunu

azaltıcı

trombosit

agregasyonunu azaltıcı etkisinin azaldığı gözlenmiştir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve ex

vivo verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı

konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve arasıra kullanılan ibuprofen ile

klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir.

Klorfeniramin maleat alkilamin türevi güçlü bir antihistaminiktir. Antikolinerjik aktiviteye de

sahiptir. H1 reseptör antagonisti özelliğinden dolayı üst solunum yolları alerjik hastalıklarının

burun akıntısı, göz sulanması, hapşırma gibi alerjik bulgularını geçici olarak ortadan kaldırır. İyi

terapötik etkili bir antihistaminiktir. Antihistaminikler semptomatik rahatlık verir, rahatlık ilaç

alımı devam ettiği sürece devam eder.

5.2. Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler

Emilim:

İbuprofen,

%80-90

oranında

biyoyararlanım

gastrointestinal

kanaldan

hızlıca

emilir.

Uygulamadan sonra bir ila iki saat içerisinde doruk serum konsantrasyonlarına ulaşır. Gıda ile

birlikte alındığında, aç karnına alındığı duruma göre doruk serum konsantrasyonları daha düşük

olur ve bu düzeye daha yavaş ulaşılır. Gıda, toplam biyoyararlanımı önemli ölçüde etkilemez.

Klorfeniramin maleat ağız yoluyla iyi absorbe olur, etkisi 15-60 dakikada başlar, 3-6 saatte

maksimuma erişir.

Dağılım:

İbuprofen, plazma proteine yüksek oranda (%99) bağlanır. Erişkinlerde dağılım hacmi yaklaşık

0.12-0.2 L/kg olmak üzere küçüktür.

Klorfeniramin maleat plazma proteinlerine yaklaşık %70 oranında bağlanır. Santral sinir sistemi

de dahil olmak üzere, vücuda geniş bir dağılım gösterir. Plasentayı aşar ve anne sütüne geçer.

Biyotransformasyon:

İbuprofen karaciğerde iki inaktif metabolite metabolize olur.

15 / 17

Klorfeniramin hızlı bir şekilde ve geniş ölçüde metabolize edilir. Önce gastrointestinal mukozada

metabolize olur, ardından karaciğerde ilk geçiş metabolizmasına uğrar. N-dealkilasyon ile değişik

metabolitleri oluşur.

Eliminasyon:

İbuprofenin böbrekler yoluyla atılımı hızlı ve tamdır. Eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 2

saattir. İbuprofenin atılımı son dozdan sonra 24 saat içinde hemen hemen tamamlanır.

Klorfeniramin

maleat

saat

içinde

metabolitler

şeklinde

böbrek

yoluyla

atılıma

uğrar.

Böbreklerden atılım hızı idrar pH’ı ve idrar akımına bağımlılık gösterir; idrar pH’ının arttığı ve

üriner akımın azaldığı durumlarda eliminasyon hızı azalır.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

İbuprofenin ve klorfeniraminin kinetiği doğrusaldır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği:

Sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırıldığında hafif böbrek yetmezliği olan hastalarda bağlanmamış

(S)-ibuprofenin arttığı, (S)-ibuprofen için daha yüksek Eğri Altı Alan (EAA) değerlerinin olduğu

ve enantiyomerik EAA (S/R) oranlarının arttığı bildirilmiştir.

Diyaliz uygulanan son dönem böbrek hastalığı olan hastalarında, ibuprofenin ortalama serbest

fraksiyonu yaklaşık %3 iken sağlıklı gönüllülerde yaklaşık %1 olmuştur. Ağır böbrek yetmezliği

ibuprofen

metabolitlerinin

birikmesine

neden

olabilir.

etkinin

anlamı

bilinmemektedir.

Metabolitler hemodiyaliz ile uzaklaştırılabilir (bkz. Bölüm 4.2, 4.3 ve 4.4).

Karaciğer yetmezliği:

Orta derecede karaciğer yetmezliğinin eşlik ettiği alkolik karaciğer hastalığı, farmakokinetik

parametrelerde önemli bir değişikliğe neden olmamıştır. Rasemik ibuprofen ile tedavi edilen orta

dereceli karaciğer yetmezliği olan siroz hastalarında (Child Pugh skoru 6-10), yarılanma ömrünün

ortalama 2-kat uzadığı ve enantiyomerik AUC oranının (S/R) sağlıklı gönüllülere göre anlamlı

oranda

daha

düşük

olduğu

gözlenmiştir.

durum,

(R)-ibuprofenin

aktif

(S)-enantiyomere

metabolik çevrilmesinin azaldığını göstermektedir (bkz. bölüm 4.2, 4.3 ve 4.4).

Yaşlı hastalarda

Böbrek yetmezliğinin olmadığı durumda, genç ve yaşlı hastalar arasında farmakokinetik profil ve

üriner atılımda yalnızca minör, klinik olarak anlamlı olmayan farklar görülmektedir.

Çocuk hastalarda

Bir yaş ve üzerindeki çocuklarda ağırlığa göre ayarlanmış dozun (5 mg/kg ila 10 mg/kg vücut

ağırlığı) uygulanmasını takiben sistemik ibuprofen maruziyetinin erişkinlerdekine benzer olduğu

görülmektedir. Üç aylık ila 2.5 yaşındaki çocuklarda, 2.5 ila 12 yaşındaki çocuklardakinden daha

yüksek dağılım hacmi (L/kg) ve klerens (L/kg/sa) görülmüştür.

16 / 17

5.3. Klinik öncesi güvenlik verileri

Akut toksisite (ibuprofen):

Kronik toksisite (ibuprofen):

Tek sürekli patolojik bulgu olarak gastrointestinal sistem ülserasyonu gözlendi. Bu bulguya

rastlanan en düşük günlük dozlar: Farede: 300 mg/kg; sıçanda: 180 mg/kg; maymunda: 100

mg/kg; köpekte: 8 mg/kg. gastrointestinal hasar görülmeme düzeyi sıçanda 6 ay süre ile günde

60 mg/kg ve farede 90 gün süre ile günde 75 mg/kg olarak bulundu. Bir çalışmada 2 yılın

sonunda

sıçanda

renal

papilar

değişiklikler

bulundu.

bulgular,

non-steroidal

antienflamatuarlar için tipiktir ve insanlarda anlamlılığı şüphelidir.

Klorfeniramin maleat:

Geçerli değildir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz

Kolloidal Silikon Dioksit

Kroskarmelloz Sodyum

Laktoz Monohidrat

Magnezyum Stearat

PVP K30

Gün batımı sarısı E110

Kollicoat IR

Kollidon VA 64

Titanyum dioksit

Kaolin

Sodyum lauril

sülfat

Prejelatinize nişasta

Mısır nişastası

Povidon K-90

Stearik asit

Talk

6.2. Geçimsizikler

İBURAMİN ZERO’nun herhangi bir ilaç ya da madde ile geçimsizliği olduğuna dair bir kanıt

bulunmamaktadır.

Tür

Cinsi

aralığı

mg/kg

Etkisiz

mak. düzey

mg/kg

Bariz

etkili min.

mg/kg

Mak. non-

letal doz

mg/kg

Min. letal

mg/kg

Non-fetal

mak. doz

mg/kg

Fare (oral)

200-1600

Fare (ip)

100-1600

Sıçan

400-1600

1600

1600

(oral)

Sıçan (sc)

400-1600

1600

1600

1600

17 / 17

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

C altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

24 film kaplı tablet, şeffaf PVC Aclar/Aluminyum blister ile karton kutuda kullanma talimatı ile

beraber ambalajlanır.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Berko İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.

Yenişehir Mah. Özgür Sok. No: 16-18 Ataşehir/İstanbul

0 216 456 65 70 (Pbx)

0 216 456 65 79 (Faks)

info@berko.com.tr

8. RUHSAT NUMARASI

2017/607

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 22.08.2017

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ