HIPERSAR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • HIPERSAR PLUS 20 MG/12,5 MG 84 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • HIPERSAR PLUS 20 MG/12,5 MG 84 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • olmesartan medoksomil ve diüretikler

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699832090239
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 19-01-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/26

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

HİPERSAR

PLUS 40 mg/12.5 mg film tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin maddeler:

Olmesartan medoksomil

40 mg

Hidroklorotiyazid

12.5 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat

233.90 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet.

Bir yüzünde C23 yazılı, kırmızımsı sarı, 15x7 mm oval film tablet.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Esansiyel hipertansiyon tedavisi (bkz. Bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).

HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg sabit doz kombinasyonu kan basıncı tek başına olmesartan

medoksomil 40 mg ile yeterince kontrol altına alınamayan yetişkin hastalarda endikedir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi

Yetişkinlerde

HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg, kan basıncı tek başına olmesartan medoksomil 40 mg ile

yeterli düzeyde kontrol edilemeyen hastalarda kullanılabilir (bkz. Bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).

HİPERSAR PLUS 40 mg/25 mg, kan basıncı HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg sabit doz

kombinasyonu ile yeterli ölçüde kontrol edilemeyen hastalara uygulanabilir.

Uygunluk açısından, ayrı tabletlerden olmesartan medoksomil ve hidroklorotiyazid alan hastalar

aynı bileşik dozlarını içeren tek tablet HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg tablete

geçirilebilir.

HİPERSAR Plus 40 mg/12.5 mg veya 40 mg/25 mg için tavsiye edilen doz günde 1 tablettir.

2/26

Uygulama şekli:

Sadece ağızdan kullanım içindir.

HİPERSAR PLUS, yemeklerle birlikte veya öğünler arasında, yeterli miktarda sıvı (örneğin 1

bardak su) ile yutularak alınır. Tablet çiğnenmemelidir ve her gün aynı saatte alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği:

HİPERSAR PLUS şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir (kreatin klerensi <

30 ml/dk).

Hafif ile orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda maksimum olmesartan medoksomil

dozu, bu hasta gruplarında daha yüksek dozların limitli deneyimleri bulunduğundan, günde tek

doz 20 mg olmesartan medoksomildir ve periyodik izleme tavsiye edilir. Bu yüzden, HİPERSAR

PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg böbrek yetmezliğinin her evresinde kontrendikedir (bkz.

Bölüm 4.3, 4.4, 5.2).

Karaciğer yetmezliği:

HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg hafif karaciğer yetmezliği olan hastalarda

dikkatli kullanılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4, 5.2). Karaciğer yetmezliği olan, diüretik ve/veya diğer

antihipertansif ajanları alan hastalarda kan basıncı ve böbrek fonksiyonunun yakından izlenmesi

önerilmektedir.

Orta

derecede

karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

günde

olmesartan medoksomil başlangıç dozu önerilmektedir ve maksimum doz günde tek doz 20 mg’ı

aşmamalıdır. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda olmesartan medoksomil deneyimi

bulunmamaktadır. Bu yüzden, HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg orta dereceli

ve şiddetli karaciğer yetmezliği (bkz. Bölüm 4.3, 5.2), ayrıca kolestaz ve safra tıkanıklığı olan

hastalarda kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm 4.3).

Pediyatrik popülasyon:

HİPERSAR

PLUS

mg/12.5

mg/25

mg’ın

çocuklar

yaşın

altındaki

adolesanlarda güvenliliği ve etkililiği kanıtlanmamıştır. Konu ile ilgili veri bulunmamaktadır.

Geriyatrik popülasyon (65 yaş ve üstü):

Yaşlı hastalara, erişkinler ile aynı kombinasyon dozu önerilir. Kan basıncı yakından izlenmelidir.

4.3. Kontrendikasyonlar

- Etkin maddelere, bölüm 6.1’de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine veya diğer

sülfonamid

türevli

maddelere

(hidroklorotiyazid

sülfonamid

türevi

tıbbi

üründür)

aşırı

duyarlılık.

- Böbrek yetmezliği (bkz. Bölüm 4.4 ve 5.2).

3/26

- Tedavisi güç hipokalemi, hiperkalsemi, hiponatremi ve semptomatik hiperürisemi.

- Orta ve şiddetli karaciğer yetmezliği, kolestaz ve safra kanal tıkanıklığı bozuklukları (bkz.

Bölüm 5.2).

- Gebelik (bkz. Bölüm 4.4 ve 4.6)

- HİPERSAR PLUS ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diyabetes mellitus veya

böbrek yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1.73 m

) olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.5 ve

5.1).

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

İntravasküler hacim azalması:

Yoğun diüretik tedavi, diyet tuzu sınırlaması, diyare veya kusma nedeniyle hacim ve/veya

sodyum azalması olan hastalarda özellikle ilk dozdan sonra semptomatik hipotansiyon olabilir.

Bu gibi koşullar HİPERSAR PLUS uygulamasından önce düzeltilmelidir.

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin uyarıldığı diğer koşullar:

Vasküler tonus ve renal fonksiyonu büyük ölçüde renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine bağlı

olan hastalarda (örneğin, şiddetli kalp yetmezliği bulunan veya temelinde, renal arter stenozu da

dahil böbrek hastalığı bulunan hastalarda), bu sistemi etkileyen tıbbi ürünlerle tedavi, akut

hipotansiyon, azotemi, oligüri veya seyrek olarak akut böbrek yetmezliğiyle bağlantılı olmuştur.

Renovasküler hipertansiyon:

Bilateral renal arter stenozu veya çalışan tek böbreği kanlandıran arterde stenoz bulunan hastalar,

renin-anjiyotensin-aldosteron

sistemini

etkileyen

tıbbi

ürünlerle

tedavi

edildiğinde

şiddetli

hipotansiyon ve böbrek yetmezliği riski yüksektir.

Böbrek yetmezliği ve böbrek transplantasyonu:

HİPERSAR

PLUS

şiddetli

böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda

kullanılmamalıdır

(kreatinin

klerensi < 30 ml/dk).

Hafif ile orta derecede böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi 30 – 60 ml/dk) olan hastalarda

maksimum olmesartan medoksomil dozu günde tek doz 20 mg olmesartan medoksomildir.

Ancak, bu tür hastalarda dikkatlice HİPERSAR PLUS 20 mg/12.5 mg ve 20 mg/25 mg dikkatle

uygulanmalıdır

serum

potasyum,

kreatinin

ürik

asit

seviyelerinin

periyodik

olarak

izlenmesi tavsiye edilir. Böbrek fonksiyonu bozulmuş hastalarda tiazid diüretikle ilişkili azotemi

meydana gelebilir. Eğer ilerleyici böbrek yetmezliği belirgin hale gelirse, diüretik tedavisinin

sona erdirilmeside düşünülerek tedavinin dikkatle yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Bu yüzden, HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg and 40 mg/25 mg böbrek yetmezliğinin her

evresinde kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Yakın geçmişte böbrek transplantasyonu geçiren hastalara HİPERSAR PLUS uygulanması ile

ilgili hiçbir deneyim bulunmamaktadır.

4/26

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı:

ADE-inhibitörleri, anjiyotensin

reseptör blokerleri

ya da aliskirenin birlikte kullanılması

durumunda

hipotansiyon,

senkop,

hiperkalemi

riskinin

arttığı

böbrek

fonksiyonunun

azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın dual blokajına

yol açtığından ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte

kullanılması önerilmez (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1).

Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse, sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve

böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir.

Diyabetik nefropatisi olan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri

birlikte kullanılmamalıdır.

Karaciğer yetmezliği:

Şu anda şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarla olmesartan medoksomil deneyimi yoktur.

Orta

dereceli

karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

maksimum

olmesartan

medoksomildir.

Ayrıca, karaciğer yetmezliği ve progresif karaciğer hastalığı olan hastalarda tiyazid tedavisi

sırasında sıvı ve elektrolit dengesindeki minör değişiklikler hepatik komayı hızlandırabilir.

Bu nedenle orta dereceli ve şiddetli karaciğer yetmezliği, kolestaz ve safra tıkanıklığı olan

hastalarda HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 ve 40 mg/25 mg kullanımı kontrendikedir (bkz. Bölüm

4.3, 5.2). Hafif yetmezliği olan hastalarda kullanım sırasında dikkat edilmelidir (bkz. Bölüm 4.2)

Aortik ve mitral kapak stenozu, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati:

Diğer

vazodilatörlerde

olduğu

gibi,

aortik

veya

mitral

stenoz

obstrüktif

hipertrofik

kardiyomiyopati hastalarında özel dikkat gösterilmelidir.

Primer aldosteronizm:

Primer aldosteronizm bulunan hastalar genelde renin-anjiyotensin sisteminin inhibisyonuyla etki

eden anti-hipertansif tıbbi ürünlere cevap vermez. Bu nedenle, bu gibi hastalarda HİPERSAR

PLUS kullanımı tavsiye edilmez.

Metabolik ve endokrin etkileri:

Tiyazid grubu ilaç tedavisi glukoz toleransını bozabilir. Diyabetik hastalarda insülin veya oral

hipoglisemik ajanların dozaj ayarlaması gerekli olabilir (bkz. Bölüm 4.5). Gizli diyabet, tiyazid

grubu ilaç tedavisi sırasında açığa çıkabilir.

Kolesterol ve trigliserid seviyelerinin artması, tiyazid diüretik tedavisiyle bağlantılı olduğu

bilinen istenmeyen etkilerdir.

Tiyazid grubu ilaç tedavisi uygulanan bazı hastalarda hiperürisemi olabilir veya ani gut ortaya

çıkabilir.

5/26

Elektrolit dengesizliği:

Diüretik tedavi uygulanan herhangi bir hasta için uygun aralıklarla serum elektrolitleri periyodik

olarak tayin edilmelidir.

Hidroklorotiyazid de dahil olmak üzere tiyazidler sıvı veya elektrolit dengesizliğine (hipokalemi,

hiponatremi ve hipokloremik alkaloz) sebep olabilirler. Sıvı veya elektrolit dengesizliği uyarısı

niteliği taşıyan belirtiler, ağız kuruluğu, susama, zayıflık, letarji, uyuşukluk, huzursuzluk, kas

ağrısı veya krampları, kas yorgunluğu, hipotansiyon, oligüri, taşikardi ve bulantı, kusma gibi

gastrointestinal bozukluklardır (bkz. Bölüm 4.8).

Karaciğer sirozu bulunan hastalarda, şiddetli diürez bulunan hastalarda, yetersiz oral elektrolit

alan hastalarda ve aynı anda kortikosteroid veya ACTH tedavisi uygulanan hastalarda hipokalemi

riski yüksektir (bkz. Bölüm 4.5). Tersine, HİPERSAR PLUS’ın olmesartan medoksomil bileşeni

yoluyla

anjiyotensin-II

reseptörlerindeki

antagonizmadan

dolayı,

özellikle

böbrek

yetmezliği ve/veya kalp yetersizliği ve diyabet varlığında hiperkalemi olabilir. Risk altındaki

hastalarda

serum

potasyumunun

yeterli

düzeyde

izlenmesi

tavsiye

edilir.

Potasyum

tutucu

diüretikler,

potasyum

takviyeleri

veya

potasyum

içeren

ikameleri

serum

potasyum

seviyesini artıran diğer tıbbi ürünler (örneğin heparin) HİPERSAR PLUS’la birlikte kullanılırken

dikkatli olunmalıdır (bkz. Bölüm 4.5).

Olmesartan medoksomilin diüretiklerin indüklediği hiponatremiyi azalttığına veya engellediğine

dair

kanıt

bulunmamaktadır.

Klorür

eksikliği

genelde

hafiftir

çoğu

zaman

tedavi

gerektirmez.

Tiyazidler

üriner

kalsiyum

atılımını

azaltabilir

bilinen

kalsiyum

metabolizması

bozukluklarının bulunmadığı durumlarda serum kalsiyumunu aralıklı olarak ve hafif düzeyde

artırabilir. Hiperkalsemi, gizli hiperparatiroidizm kanıtı olabilir. Paratiroid fonksiyon testleri

yapılmadan önce tiyazidler kesilmelidir.

Tiyazidlerin, hipomagnezemi ile sonuçlanabilecek şekilde idrarla magnezyum atılımını arttırdığı

gösterilmiştir.

Sıcak havalarda ödemli hastalarda dilüsyonel hiponatremi oluşabilir.

Lityum:

Diğer anjiyotensin II reseptör antagonistleri gibi, HİPERSAR PLUS ve lityumun eş zamanlı

uygulanması önerilmemektedir (bkz. Bölüm 4.5).

Sprue-benzeri enteropati:

Nadir

durumlarda,

olmesartan

alan

hastalarda

ilaca

başlandıktan

sonra

birkaç

yıllar

arasında, muhtemelen lokalize gecikmiş hipersensitivite nedeniyle şiddetli, kronik diyare ile kilo

kaybı bildirilmiştir. Hastaların intestinal biyopsisi genellikle villöz atrofi gösterir. Bir hasta

olmesartan ile tedavi sırasında bu semptomları geliştirirse ve başka belirgin bir etiyoloji yoksa

olmesartan tedavisi hemen kesilmelidir ve yeniden başlanmamalıdır. Olmesartanı bıraktıktan

sonraki haftada diyarede bir iyileşme olmazsa başka bir uzmanın da (örn. gastroenterolog)

görüşünün alınması düşünülmelidir.

6/26

Akut miyop ve sekonder dar açılı glokom:

Bir sülfonamid türü olan hidroklorotiyazid, kısa süreli akut miyop ve akut dar açılı glokom ile

sonuçlanan idiyosinkratik bir reaksiyona yol açabilir. Semptomlar, görüş keskinliğinin azalmaya

başlaması veya oküler ağrı içerir ve bu sempomlar tipik olarak ilaca başladıktan saatler veya

haftalar içinde ortaya çıkar. Akut dar açılı glokom tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol

açabilir. Primer tedavi, hidroklorotiyazidin mümkün olan en kısa süre içerisinde kesilmesidir.

İntraoküler

basınç

kontrol

altına

alınamazsa

acil

tıbbi

cerrahi

tedavileri

başvurulması

düşünülebilir. Sülfonamid ve penisilin alerjisi geçmişi, akut dar açılı glokom gelişimine yönelik

bir risk faktörü olabilir.

Etnik farklılıklar:

Bütün diğer anjiyotensin II reseptör antagonistleri içeren ürünlerde olduğu gibi, HİPERSAR

PLUS’ın kan basıncını düşürme etkisi siyahi hastalarda siyahi olmayan hastalara göre biraz daha

düşüktür; bunun muhtemel sebebi de hipertansiyonlu siyahi popülasyonda düşük renin durumu

prevelansının daha yüksek oranda görülmesidir.

Anti-doping test:

Bu ürünün hidroklorotiyazid içermesinden dolayı anti-doping testlerinin pozitif çıkmasına neden

olabilir.

Gebelik:

Gebelik

sırasında

anjiyotensin

reseptör

antagonistlerinin

kullanımı

başlatılmamalıdır.

Anjiyotensin

reseptör

antagonistleri

tedavisinin

devamı

gerekli

olduğu

düşünülmedikçe,

gebeliği düşünen hastalar, gebelikte kullanımda kanıtlanmış bir güvenilirlik profili bulunan

alternatif anti-hipertansif tedavilere yönlendirilmelidir. Gebelik tespit edildiğinde anjiyotensin II

reseptör antagonistleriyle tedavi hemen kesilmelidir ve uygun olması durumunda alternatif tedavi

başlatılmalıdır (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.6).

Diğerleri:

Tüm antihipertansif ajanlarla olduğu gibi, iskemik kalp hastalığı veya iskemik serebrovasküler

hastalığı olan hastalarda kan basıncının aşırı düşmesi bir miyokardiyal enfarktüs veya inme ile

sonuçlanabilir.

Alerji veya bronşiyal astım öyküsü bulunan ya da bulunmayan hastalarda hidroklorotiyazide aşırı

duyarlılık

reaksiyonları

olabilir,

fakat

öyküsü

bulunan

hastalarda

olasılık

daha

yüksektir.

Tiyazid

grubu

diüretiklerin

kullanımında,

sistemik

lupus

eritematoz

şiddetlenmesi

veya

aktivasyonu rapor edilmiştir.

Bu tıbbi ürün laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp-laktaz eksikliği veya

glukoz-galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

HİPERSAR PLUS kombinasyonu ile bağlantılı potansiyel etkileşimler:

7/26

Birlikte kullanımı tavsiye edilmez

Lityum:

Lityumun

anjiyotensin

dönüştürücü

enzim

inhibitörleriyle

nadiren

anjiyotensin

antagonistleriyle birlikte uygulanması esnasında, serum lityum konsantrasyonlarında geri dönüşlü

artışlar ve toksisite bildirilmiştir. Ayrıca, tiyazidler lityumun renal klerensini azaltır ve bunun

sonucu olarak lityum toksisitesi riski artabilir. Bu nedenle, HİPERSAR PLUS’ın ve lityumun

birlikte kullanılması önerilmez (bkz. Bölüm 4.4). Bu kombinasyonun kullanılması mutlaka

gerekliyse, serum lityum düzeylerinin dikkatle izlenmesi önerilir.

Birlikte kullanımı dikkat gerektirir

Baklofen:

Antihipertansif etki potansiyelize olabilir.

Non-steroidal antiinflamatuar ilaçlar:

NSAİİ’ler (yani asetilsalisilik asit (> 3 g/gün), COX-2 inhibitörleri ve non-selektif NSAİİ’ler)

tiyazid grubu diüretiklerin ve anjiyotensin II antagonistlerinin antihipertansif etkilerini azaltabilir.

Böbrek

fonksiyonu

zayıf

olan

bazı

hastalarda

(örneğin

dehidrate

hastalar

böbrek

fonksiyonu

zayıf

olan

yaşlı

hastalar),

siklo-oksijenaz

enzimini

inhibe

eden

ajanların

anjiyotensin II antagonistlerinin birlikte uygulanması böbrek fonksiyonunun daha da bozulmasına

(genellikle geri dönüşlü olan akut böbrek yetmezliği olasılığı da dahil olmak üzere) neden

olabilir. Bu nedenle, bu kombinasyon özellikle yaşlılarda dikkatle uygulanmalıdır. Hastalar

yeterince hidrate edilmeli ve eşlik eden tedavinin başlatılmasını takiben periyodik olarak böbrek

fonksiyonu dikkatle izlenmelidir.

Birlikte kullanımı dikkate alınması gerekenler

Amifostin:

Antihipertansif etki potansiyelize olabilir.

Diğer antihipertansif ajanlar:

Diğer antihipertansif tıbbi ürünlerle birlikte kullanıldığı takdirde HİPERSAR PLUS’ın kan

basıncı düşürücü etkisi artabilir.

Alkol, barbitüratlar, narkotik ajanlar ya da antidepresanlar

Ortostatik hipotansiyon potansiyelize olabilir.

Olmesartan medoksomil ile bağlantılı etkileşimler:

Birlikte kullanımı tavsiye edilmez

ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II-reseptör blokerleri veya aliskiren:

Klinik

çalışma

verileri,

renin-anjiyotensin-aldosteron

sisteminin

(RAAS),

ADE-inhibitörleri,

anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin kombine kullanımıyla ikili blokajının, tekli

RAAS-etkili ajanın kullanımına kıyasla daha yüksek sıklıkta hipotansiyon, hiperkalemi ve böbrek

8/26

fonksiyonunda

azalma

(akut

böbrek

yetmezliği)

gibi

advers

olaylarla

ilişkili

olduğunu

göstermiştir (bkz. bölümler 4.3, 4.4 ve 5.1).

Potasyum düzeylerini etkileyen tıbbi ürünler:

Renin-anjiyotensin

sistemini

etkileyen

diğer

tıbbi

ürünlerin

kullanımıyla

ilgili

deneyimler,

potasyum

tutucu

diüretiklerin,

potasyum

destekleyici

ajanların,

potasyum

içeren

ikame

ürünlerinin

serum

potasyum

düzeylerini

artırabilecek

başka

tıbbi

ürünlerin

(örneğin

heparin, ADE-inhibitörleri) eşlik eden kullanımının serum potasyum düzeylerinde artışlara yol

açabileceğini

göstermiştir

(bkz.

Bölüm

4.4).

Potasyum

düzeylerini

etkileyen

tıbbi

ürünler

HİPERSAR PLUS ile birlikte verilecekse, plazma potasyum düzeylerinin izlenmesi önerilir.

Safra asidi ayırıcı madde kolesevelam:

Safra

asidi ayırıcı madde kolesevelam hidroklorürün eş zamanlı uygulanması olmesartanın

sistemik etkisini ve doruk plazma konsantrasyonunu düşürür ve t½ süresini düşürür. Kolesevelam

hidroklorürden en az 4 saat önce olmesartan medoksomil uygulanması ilaç etkileşim etkisini

düşürmüştür. Koleveselam hidroklorür dozundan en az 4 saat önce olmesartan medoksomil

uygulanması düşünülmelidir (bkz. Bölüm 5.2).

Ek bilgiler:

Antasitle (alüminyum magnezyum hidroksit) tedaviden sonra Olmesartanın biyoyararlanımının

bir miktar azaldığı gözlenmiştir.

Olmesartan medoksomilin, varfarinin farmakokinetiği ya da farmakodinamiği ve digoksinin

farmakokinetiği üzerinde anlamlı bir etkisi olmamıştır.

Olmesartan medoksomilin pravastatin ile birlikte uygulanması sağlıklı deneklerde bu bileşenlerin

farmakokinetiği üzerinde klinik açıdan anlamlı herhangi bir etkiye yol açmamıştır.

Olmesartan, insan sitokrom P450 enzimleri 1A1/2, 2A6, 2C8/9, 2C19, 2D6, 2E1 ve 3A4 üzerinde

klinik açıdan anlamlı herhangi bir

in vitro

inhibitör etkiye yol açmamıştır. Sıçan sitokrom P450

aktiviteleri üzerinde indükleyici hiçbir etkiye yol açmamış ya da indükleyici etkisi minimal

düzeyde olmuştur. Olmesartan ile yukarıdaki sitokrom P450 enzimler tarafından metabolize

edilen tıbbi ürünler arasında klinik açıdan anlamlı herhangi bir etkileşim beklenmez.

Hidroklorotiyazid ile bağlantılı etkileşimler:

Birlikte kullanımı tavsiye edilmez

Potasyum düzeylerini etkileyen tıbbi ürünler:

Potasyum kaybıyla ve hipokalemiyle ilişkili diğer ilaçlarla (örneğin diğer kaliüretik diüretikler,

laksatifler, kortikosteroidler, ACTH, amfoterisin, karbenoksolon, penisilin G sodyum ya da

salisilik asit türevleri) birlikte kullanıldığında hidroklorotiyazidin potasyum atılımını artırıcı

etkisi

(bkz.

Bölüm

4.4)

potansiyelize

olabilir.

nedenle,

bunların

birlikte

kullanılması

önerilmez.

Birlikte kullanımı dikkat gerektirir

9/26

Kalsiyum tuzları:

Tiyazid

grubu

diüretikleri,

atılımın

azalması

nedeniyle

serum

kalsiyum

düzeylerinin

yükselmesine neden olabilir. Eğer kalsiyum destekleyici ajanların verilmesi gerekiyorsa, serum

kalsiyum düzeyleri izlenmeli ve kalsiyum dozajı uygun şekilde ayarlanmalıdır.

Kolestiramin ve kolestipol reçineleri:

Anyon değiştirici reçinelerin varlığı hidroklorotiyazidin emilimini azaltır.

Dijital glikozidleri:

Tiyazidle

indüklenen

hipokalemi

hipomagnezemi,

dijitalisle

indüklenen

kardiyak

aritmilerin başlamasını kolaylaştırabilir.

Serum potasyum bozukluklarından etkilenen tıbbi ürünler:

HİPERSAR PLUS serum potasyum bozukluklarından etkilenen tıbbi ürünlerle (örneğin dijital

glikozidler ve antiaritmikler) ve aşağıda belirtilen torsades de pointes (ventriküler taşikardi)

indükleyici tıbbi ürünlerle (bazı antiaritmikler de dahil olmak üzere) birlikte uygulandığında,

serum

potasyum

düzeylerinin

EKG’nin

periyodik

olarak

izlenmesi

önerilir;

hipokalemi

torsades de pointes için (ventriküler taşikardi) predispozan bir faktördür:

- Sınıf Ia antiaritmikler (örneğin kinidin, hidrokinidin, disopiramid).

- Sınıf III antiaritmikler (örneğin amiodaron, sotalol, dofetilid, ibutilid).

Bazı

antipsikotikler

(örneğin

tiyoridazin,

klorpromazin,

levomepromazin,

trifluoperazin,

siyamemazin, sulpirid, sultoprid, amisulprid, tiyaprid, pimozid, haloperidol, droperidol).

Diğerleri

(örneğin

bepridil,

sisaprid,

difemanil,

eritromisin

halofantrin,

mizolastin,

pentamidin, sparfloksasin, terfenadin, vinsamin IV).

Non-depolarizan iskelet kası gevşeticiler (örneğin tübokürarin):

Hidroklorotiyazid, non-depolarizan iskelet kası gevşeticilerin

etkisini potansiyelize edebilir.

Antikolinerjik ajanlar (örneğin atropin, biperiden):

Gastrointestinal

motiliteyi

mide

boşaltım

hızını

azaltarak

tiyazid

grubu

diüretiklerin

biyoyararlanımını artırır.

Antidiyabetik tıbbi ürünler (oral ajanlar ve insülin):

Tiyazid tedavisi glukoz toleransını etkileyebilir. Antidiyabetik tıbbi ürünün dozajının ayarlanması

gerekebilir (bkz. Bölüm 4.4).

Metformin:

Hidroklorotiyazide bağlı olası fonksiyonel renal yetmezliğin indüklediği laktik asidoz riski

nedeniyle metformin dikkatle kullanılmalıdır.

Beta-blokerler ve diazoksit:

Tiyazidler beta-blokerlerin ve diazoksidin hiperglisemik etkisini artırabilir.

Vazopresör aminler (örneğin noradrenalin):

Vazopresör aminlerin etkisi azalabilir.

10/26

Gut hastalığının tedavisinde kullanılan tıbbi ürünler (probenesid, sulfinpirazon ve allopurinol):

Hidroklorotiyazid

serum

ürik

asit

düzeyini

yükseltebildiğinden,

ürikozürik

tıbbi

ürünlerin

dozajının

ayarlanması

gerekebilir.

Probenesid

sulfinpirazonun

dozajının

artırılması

gerekebilir. Bir tiyazidle birlikte uygulanması, allopurinole karşı hipersensitivite reaksiyonlarının

insidansını artırabilir.

Amantadin:

Tiyazidler amantadinin neden olduğu advers etkilerin riskini artırabilir.

Sitotoksik ajanlar (örneğin siklofosfamid, metotreksat):

Tiyazidler

sitotoksik

tıbbi

ürünlerin

böbrekler

yoluyla

atılımını

azaltabilir

bunların

miyelosüpresif etkilerini potansiyelize edebilir.

Salisilatlar:

Salisilatlar yüksek dozlarda kullanıldığı takdirde, hidroklorotiyazid salisilatların santral sinir

sistemi üzerindeki toksik etkisini artırabilir.

Metildopa:

Hidroklorotiyazid ve metildopanın birlikte kullanımıyla ortaya çıkan hemolitik anemiyle ilgili

istisnai vakalar bildirilmiştir.

Siklosporin:

Siklosporinle

birlikte

uygulanan

tedavi,

hiperürisemi

tipi

komplikasyonların

riskini

artırabilir.

Tetrasiklinler:

Tetrasikliklerin ve tiyazidlerin birlikte uygulanması, tetrasiklinle indüklenen üre düzeylerinin

yükselmesi riskini artırır. Bu etkileşim muhtemelen doksisiklin için geçerli değildir.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik Kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Planlı bir hamilelikten önce, uygun bir alternatif tedaviye geçilmelidir.

Gebelik dönemi

Anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin gebeliğin ilk trimesteri süresince kullanımı önerilmez

(bkz.

Bölüm

4.4).

Anjiyotensin

reseptör

antagonistlerinin

kullanımı,

gebeliğin

trimesterleri süresince kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

Olmesartan medoksomil:

Anjiyotensin II antagonistlerinin gebeliğin ilk trimesteri boyunca kullanılmaması önerilir (bkz.

Bölüm 4.4). Anjiyotensin II antagonistleri kullanımı gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde

kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

11/26

Gebeliğin

trimesterinde

ADE-inhibitörlerine

maruziyet

ilgili

teratojenite

riskinin

epidemiyolojik kanıtı nihai olmamakla birlikte; az da olsa bir risk artışı göz ardı edilemez. Her ne

kadar

anjiyotensin

antagonistleriyle

ilişkili

risk

ilgili

kontrollü

epidemiyolojik

veri

bulunmasa da, bu ilaç sınıfı için benzer riskler söz konusu olabilir. Anjiyotensin reseptör bloker

tedavisine devam edilmesi gerekli görülmedikçe, hamile kalmayı planlayan hastalarda, gebelikte

kullanım ile ilgili olarak sağlam bir güvenlilik profiline sahip alternatif antihipertansif tedavilere

geçilmelidir. Gebelik teşhis edildiğinde, anjiyotensin II antagonistleri ile yapılan tedavi derhal

durdurulmalı ve uygun olduğu durumlarda alternatif tedaviye başlanmalıdır.

Gebeliğin

ikinci

üçüncü

trimesterinde

anjiyotensin

antagonist

tedavisinin,

insanlarda

fetotoksisiteye (azalmış böbrek fonksiyonu, oligohidramniyoz ve kafatası osifikasyon geriliği) ve

neonatal toksisiteye (böbrek yetmezliği, hipotansiyon, hiperkalemi) sebep olduğu bilinmektedir

(Ayrıca bkz. Bölüm 5.3).

Gebeliğin ikinci trimesterinde ve sonrasında anjiyotensin II antagonistlerine maruz kalındığında,

böbrek fonksiyonunun ve kafatasının ultrasonla kontrol edilmesi önerilmektedir.

Anneleri anjiyotensin II antagonisti ile tedavi gören bebekler hipotansiyona karşı yakından takip

edilmelidir (Ayrıca bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

Hidroklorotiyazid:

Gebelik

döneminde,

özellikle

trimesterde

hidroklorotiyazid

kullanımıyla

elde

edilen

deneyim sınırlıdır. Hayvan araştırmaları yeterli değildir.

Hidroklorotiyazid plasentayı geçmektedir. Farmakolojik etki mekanizması temel alındığında, 2.

ve 3. trimesterde hidroklorotiyazid kullanımı feto-plasental perfüzyona zarar verebilir: fetüs ve

yeni doğan üzerinde ikterus, elektrolit dengesi bozukluğu ve trombositopeni gibi etkilere neden

olabilir.

Plazma volümünde azalma ve plasenta hipoperfüzyonu riski nedeniyle, hastalığın seyri üzerinde

yararlı

etkisi

olmadığı

takdirde,

gestasyonel

ödem,

gestasyonel

hipertansiyon

preeklampsi için hidroklorotiyazid kullanılmamalıdır.

Diğer

tedavilerin

kullanılamadığı

nadir

durumlar

haricinde,

gebe

kadınlardaki

esansiyel

hipertansiyonun tedavisinde hidroklorotiyazid kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Olmesartan medoksomil:

HİPERSAR PLUS kullanımına ilişkin veri olmaması nedeniyle, emzirme döneminde HİPERSAR

PLUS

kullanımı

önerilmez.

Özellikle

yenidoğan

veya

prematüre

bebeklerin

emzirilmesi

sırasında,

laktasyon

döneminde

daha

güvenlilik

profiline

sahip,

alternatif

tedaviler

kullanılması önerilir.

Hidroklorotiyazid:

Hidroklorotiyazid, düşük miktarlarda insan sütüne geçer. Yoğun diüreze neden olan yüksek

tiyazid dozları süt üretimini inhibe edebilir.

12/26

Anne sütüyle beslenme sırasında HİPERSAR PLUS kullanımı önerilmez. Anne sütüyle beslenme

sırasında

HİPERSAR

PLUS

kullanılması

durumunda,

mümkün

olduğunca

düşük

tutulmalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Üreme yeteneği üzerinde yeterli veri yoktur.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

HİPERSAR PLUS’ın araç ve makine kullanımı üzerinde az veya orta derecede bir etkisi vardır.

Antihipertansif tedavi gören hastalarda sersemlik ve bitkinlik hissi oluşabilir, bu reaksiyon verme

kabiliyetini zayıflatabilir.

4.8.

İstenmeyen etkiler

HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg tedavisi sırasında en yaygın bildirilen advers

olaylar baş ağrısı (%2.9), sersemlik (%1.9) ve yorgunluk hissidir (%1.0).

Hidroklorotiyazid elektrolit dengesizliğine yol açabilecek volüm azalmasına neden olabilir veya

şiddetlendirebilir (bkz. Bölüm 4.4).

HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg’ın güvenilirliği, olmesartan medoksomil ile

birlikte hidroklorotiyazid alan 3709 hastanın katıldığı klinik çalışmalarda incelenmiştir.

mg/12.5

mg/25

mg’lık

düşük

yitiliklerindeki

sabit

kombinasyonlu

olmesartan medoksomil ve hidroklorotiyazid ile rapor edilen diğer advers olaylar, HİPERSAR

PLUS 40 mg/12.5 mg ve 40 mg/25 mg ile olası advers reaksiyonlar olabilir.

Aşağıdaki terimler advers reaksiyonları sınıflandırmak için kullanılmıştır: çok yaygın (≥ 1/10)

(yaygın (≥ 1/100 < 1/10 arası); yaygın olmayan (≥ 1/1.000 < 1/100 arası); seyrek (≥ 1/10.000 <

1/1.000

arası);

çok

seyrek

(<

1/10.000);

Bilinmiyor

(eldeki

verilerden

hareketle

tahmin

edilemiyor).

MedDRA

Sistem Organ Sınıfı

Advers reaksiyonlar

Sıklık

Hipersar Plus

Olmesartan

HCTZ

Enfeksiyon

enfestasyonlar

Tükürük bezi iltihabı

Seyrek

lenf

sistemi

hastalıkları

Aplastik anemi

Seyrek

Kemik iliği depresyonu

Seyrek

Hemolitik anemi

Seyrek

Lökopeni

Seyrek

Nötropeni/

Agranülositoz

Seyrek

Trombositopeni

Yaygın olmayan

Seyrek

Bağışıklık

sistemi

Anaflaktik reaksiyonlar

Yaygın olmayan

Yaygın

13/26

hastalıkları

olmayan

Metabolizma

beslenme hastalıkları

Anoreksi

Yaygın

olmayan

Glikozüri

Yaygın

Hiperkalsemi

Yaygın

Hiperkolesterolemi

Yaygın

olmayan

Çok yaygın

Hiperglisemi

Yaygın

Hiperkalemi

Seyrek

Hipertrigliseridemi

Yaygın

olmayan

Yaygın

Çok yaygın

Hiperürisemi

Yaygın

olmayan

Yaygın

Çok yaygın

Hipokloremi

Yaygın

Hipokloremik alkalosis

Çok seyrek

Hipokalemi

Yaygın

Hipomagnezemi

Yaygın

Hiponatremi

Yaygın

Hiperamilazemi

Yaygın

Psikiyatrik hastalıklar

Apati

Seyrek

Depresyon

Seyrek

Ajitasyon

Seyrek

Uyku bozuklukları

Seyrek

Sinir

sistemi

hastalıkları

Konfüzyon

Yaygın

Konvülsiyon

Seyrek

Bilinç

bozukluğu

(örneğin

bilinç

kaybı

gibi)

Seyrek

Sersemlik /baş dönmesi

Yaygın

Yaygın

Yaygın

Baş ağrısı

Yaygın

Yaygın

Seyrek

Anoreksi

Yaygın

olmayan

Parestezi

Seyrek

Postural sersemlik

Yaygın

olmayan

Somnolans

Yaygın

olmayan

Senkop

Yaygın

olmayan

Göz hastalıkları

Gözyaşı salgısı azalması

Seyrek

Geçici bulanık görme

Seyrek

Varolan

miyopun

kötüleşmesi

Yaygın

olmayan

14/26

Akut miyop ve sekonder

dar açılı glokom

Bilinmiyor

Ksantopsi

Seyrek

Kulak

kulak

hastalıkları

Vertigo

Yaygın

olmayan

Yaygın olmayan

Seyrek

Kardiyak hastalıklar

Anjina pektoris

Yaygın olmayan

Kardiyak aritmi

Seyrek

Palpitasyonlar

Yaygın

olmayan

Vasküler hastalıklar

Embolizm

Seyrek

Hipotansiyon

Yaygın

olmayan

Seyrek

Nekrotizan

damar

iltihabı

(vaskülit,

kütanöz vaskülit)

Seyrek

Ortostatik hipotansiyon

Yaygın

olmayan

Yaygın

olmayan

Tromboz

Seyrek

Solunum, göğüs

hsatalıkları ve

mediastinal hastalıklar

Bronşit

Yaygın

Öksürük

Yaygın

olmayan

Yaygın

Dispne

Seyrek

Interstisyel pnömoni

Seyrek

Farenjit

Yaygın

Pulmoner ödem

Seyrek

Respiratuvar distres

Yaygın

olmayan

Rinit

Yaygın

Gastrointestinal

hastalıklar

Abdominal ağrı

Yaygın

olmayan

Yaygın

Yaygın

Konstipasyon

Yaygın

Diyare

Yaygın

olmayan

Yaygın

Yaygın

Dispepsi

Yaygın

olmayan

Yaygın

Gastrik iritasyon

Yaygın

Gastroenterit

Yaygın

Meteorizm

Yaygın

Bulantı

Yaygın

olmayan

Yaygın

Yaygın

Pankreatit

Seyrek

Paralitik ileus

Çok seyrek

Kusma

Yaygın

olmayan

Yaygın olmayan

Yaygın

15/26

Sprue-benzeri enteropati

(bkz. Bölüm 4.4)

Çok seyrek

Hepato-bilier

hastalıklar

Akut kolesistit

Seyrek

Sarılık

(intrahepatik

kolestatik sarılık)

Seyrek

Deri ve deri altı doku

hastalıkları

Alerjik dermatit

Yaygın olmayan

Anaflaktik

cilt

reaksiyonları

Seyrek

Anjiyonörotik ödem

Seyrek

Seyrek

Kutanöz

lupus

eritematozus

benzeri

reaksiyonlar

Seyrek

Egzama

Yaygın

olmayan

Eritem

Yaygın

olmayan

Eksantem

Yaygın olmayan

Fotosensitivite

reaksiyonları

Yaygın

olmayan

Pruritus (kaşıntı)

Yaygın olmayan

Yaygın

olmayan

Purpura

Yaygın

olmayan

Döküntü

Yaygın

olmayan

Yaygın olmayan

Yaygın

olmayan

Lupus

eritematozus’un

tekrar aktivasyonu

Seyrek

Toksik

epidermal

nekroliz

Seyrek

Ürtiker

Seyrek

Yaygın olmayan

Yaygın

olmayan

Kas-iskelet

bozuklukları, bağ doku

ve kemik hastalıkları

Artralji

Yaygın

olmayan

Artrit

Yaygın

Sırt ağrısı

Yaygın

olmayan

Yaygın

Kas spazmı

Yaygın

olmayan

Seyrek

Kas zayıflığı

Seyrek

Miyalji

Yaygın

olmayan

Yaygın olmayan

Kol ve bacaklarda ağrı

Yaygın

olmayan

Parezi

Seyrek

İskelet ağrısı

Yaygın

Böbrek

idrar

yolu

hastalıkları

Akut böbrek yetmezliği

Seyrek

Seyrek

Hematüri

Yaygın

Yaygın

16/26

olmayan

İnterstisyel nefrit

Seyrek

Böbrek yetmezliği

Seyrek

Böbrek disfonksiyonu

Seyrek

İdrar yolu enfeksiyonu

Yaygın

Üreme

sistemi

meme hastalıkları

Erektil disfonksiyon

Yaygın

olmayan

Yaygın

olmayan

Genel

bozukluklar

uygulama

bölgesine

ilişkin hastalıklar

Asteni

Yaygın

Yaygın olmayan

Göğüs ağrısı

Yaygın

Yaygın

Yüzde ödem

Yaygın olmayan

Yorgunluk

Yaygın

Yaygın

Ateş

Seyrek

İnfluenza

benzeri

semptomlar

Yaygın

Letarji

Seyrek

Keyifsizlik

Seyrek

Yaygın olmayan

Ağrı

Yaygın

Periferal ödem

Yaygın

Yaygın

Güçsüzlük

Yaygın

olmayan

Araştırmalar

Alanin

aminotransferaz

artışı

Yaygın

olmayan

Aspartat aminotransferaz

artışı

Yaygın

olmayan

Kandaki

kalsiyum

düzeyinde artış

Yaygın

olmayan

Kandaki

kreatinin

düzeyinde artış

Yaygın

olmayan

Seyrek

Yaygın

Kandaki

kreatinin

fosfokinaz

düzeyinde

artış

Yaygın

Kandaki

glukoz

düzeyinde artış

Yaygın

olmayan

Kandaki

hematokrit

düzeyinde azalma

Seyrek

Kandaki

hemoglobin

düzeyinde azalma

Seyrek

Kandaki lipid düzeyinde

artış

Yaygın

olmayan

Kandaki

potasyum

düzeyinde azalma

Yaygın

olmayan

Kandaki

potasyum

düzeyinde artış

Yaygın

olmayan

Kandaki

üre

düzeyinde

artış

Yaygın

olmayan

Yaygın

Yaygın

17/26

Kan üresinde azot artışı

Seyrek

Kandaki

ürik

asit

düzeyinde artışı

Seyrek

Gama glutamil transferaz

düzeyinde artış

Yaygın

olmayan

Hepatik enzimlerde artış

Yaygın

Anjiyotensin

reseptör

blokerlerinin

kullanımıyla

(zamansal)

ilişkili

olan

sayıda

rabdomiyoliz vakaları bildirilmiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak

sağlar.

Sağlık

mesleği

mensuplarının

herhangi

şüpheli

advers

reaksiyonu

Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr

<http://www.titck.gov.tr/> ; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35

99).

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

HİPERSAR PLUS’ın doz aşımının tedavisiyle veya etkileriyle ilgili spesifik bilgiler mevcut

değildir. Hasta yakından izlenmeli ve tedavi belirtilere yönelik ve destekleyici olmalıdır. Tedavi

yönetimi,

yutmanın

başladığı

zamana

belirtilerin

şiddetine

bağlıdır.

Önerilen

önlemler

arasında kusturma ve/veya gastrik lavaj bulunur. Aşırı doz tedavisinde aktif kömür yararlı

olabilir. Serum elektrolitleri ve kreatinin sık sık izlenmelidir. Hipotansiyon meydana gelirse,

hasta sırt üstü yatırılmalı ve hemen tuz ve hacim takviyeleri yapılmalıdır.

En muhtemel olmesartan doz aşımı belirtilerinin hipotansiyon ve taşikardi olması beklenir, fakat

bradikardi

ortaya

çıkabilir.

Hidroklorotiyazidle

aşırı

doz,

aşırı

diürezden

kaynaklanan

elektrolit azalmasıyla (hipokalemi, hipokloremi) ve dehidratasyonla bağlantılıdır. En sık aşırı

dozaj belirtileri bulantı ve uyuklamadır. Hipokalemi kas spazmına sebep olabilir ve/veya dijital

glikozidlerinin veya belirli anti-aritmik tıbbi ürünlerin aynı zamanda kullanımına bağlı kardiyak

aritmileri şiddetlendirebilir.

Olmesartan veya hidroklorotiyazidin diyaliz edilebilirliği ile ilgili bir bilgi yoktur.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Anjiyotensin II antagonistleri ve diüretikler

ATC Kodu: C09DA08

18/26

Etki mekanizması / Farmakodinamik etkiler

HİPERSAR PLUS, bir anjiyotensin II reseptör antagonisti olan olmesartan medoksomil ile bir

tiyazid diüretik olan hidroklorotiyazidin bir kombinasyonudur. Bu bileşenlerin kombinasyonu,

ilave bir antihipertansif etkiye sahiptir ve kan basıncını, tek başına bileşenlere göre daha yüksek

derecede düşürür.

Günde tek doz HİPERSAR PLUS, 24 saatlik doz aralığında kan basıncının etkin ve düzgün bir

şekilde azaltılmasını sağlar.

Olmesartan

medoksomil

oral

olarak

aktif,

selektif

anjiyotensin

reseptörü

(tip

antagonistidir.

Anjiyotensin

renin-anjiyotensin-aldosteron

sisteminin

primer

vazoaktif

hormonudur ve hipertansiyonun patofizyolojisinde önemli bir rol oynar. Anjiyotensin II’nin

etkileri arasında vazokonstriksiyon, aldosteron

sentezinin ve salımının uyarılması, kardiyak

uyarım ve renal sodyum reabsorpsiyonu yer alır. Olmesartan, anjiyotensin II’nin, vasküler düz

adrenal

dahil

dokulardaki

reseptörüne

bağlanmasını

bloke

ederek

vazokonstriktör ve aldosteron salgılanmasını artırıcı etkisini bloke eder. Olmesartanın etkisi,

anjiyotensin

sentezinin

kaynağından

veya

yolundan

bağımsızdır.

Anjiyotensin

reseptörlerinin olmesartan tarafından selektif blokajı, plazma renin seviyelerinde ve anjiyotensin I

ve II konsantrasyonlarında artışlara ve plazma aldosteron konsantrasyonlarında bir miktar düşüşe

yol açar.

Hipertansiyonda, olmesartan medoksomil, arteriyel kan basıncında doza bağlı olarak uzun süreli

bir düşüşe sebep olur. Uzun süreli tedavide ilk doz hipotansiyonu ve taşifilaksiye dair veya

tedavinin aniden kesilmesinden sonra hipertansiyonun geri dönüşüne dair bir kanıt yoktur.

Günde tek doz olmesartan medoksomil, 24 saatlik doz aralığında kan basıncının etkin ve düzgün

bir şekilde azaltılmasını sağlar. Günde tek doz, aynı toplam günlük dozdaki günde iki doza

benzer kan basıncı azalması sağlamıştır.

Sürekli tedavide, kan basıncını azaltma etkisinin önemli bir kısmı 2 haftalık tedaviden sonra

gözlenmiş olmasına rağmen, kan basıncında maksimum azalmalar tedavinin başlamasından 8

hafta sonra elde edilmiştir.

Olmesartan medoksomilin mortalite ve morbidite üzerindeki etkisi henüz bilinmemektedir.

Randomize Olmesartan ve Diyabet Mikroalbüminüri Önleme (ROADMAP) çalışması tip 2

diyabet, normo-albüminüri ve en azından bir ilave kardiyovasküler risk faktörü olan 4447 hastada

olmesartan ile tedavinin mikroalbüminüri başlangıcını geciktirip geciktirmeyeceği araştırılmıştır.

Ortalama 3.2 yıllık takip süresi sırasında hastalar, ADE-inhibitörleri veya ARB’ler hariç diğer

antihipertansif maddelere ek olarak olmesartan veya plasebo almıştır.

Birincil son nokta için çalışma mikroalbüminüri başlangıcına kadar geçen sürede olmesartan

lehine anlamlı bir risk azalması göstermiştir. BP farklarının ayarlanmasından sonra bu risk

azalması artık istatistiki olarak anlamlı değildir. Olmesartan grubundaki hastaların %8.2’sinde

19/26

(2160

hastanın

178’i)

plasebo

grubundaki

hastaların

%9.8’inde

(2139

hastanın

210’u)

mikroalbüminüri gelişmiştir.

İkincil son noktalarda olmesartan alanlarda 96 (%4.3) hastada ve plasebo alanlarda 94 (%4.2)

hastada kardiyovasküler olay meydana gelmiştir. Kardiyovasküler mortalite insidansı plasebo

tedavisiyle karşılaştırıldığında olmesartan ile daha yüksekken (15 hasta (%0.7) - 3 hasta (%0.1)),

ölümcül olmayan inme (14 hasta (%0.6) - 8 hasta (%0.4)), ölümcül olmayan miyokart enfarktüsü

(17 hasta (%0.8) - 26 hasta (%1.2)), kardiyovasküler olmayan mortalite (11 hasta (%0.5) - 12

hasta (%0.5)) için oranlar benzerdir. Olmesartan ile genel mortalite, esas olarak daha yüksek

ölümcül kardiyovasküler olayların nedeniyle sayısal olarak artmıştır (26 hasta (%1.2) - 15 hasta

(%0.7).

Diyabetik Nefropatide Son Evre Böbrek Hastalığının İnsidansını Düşüren Olmesartan Çalışması

(ORIENT)

randomize

Japon

Çin

bariz

nefropatisi

olan

diyabet

hastalarında

olmesartanın böbrek ve kardiyovasküler sonuçlar üzerindeki etkisini araştırmıştır. Ortalama 3.1

yıllık takip süresi sırasında hastalar, ADE-inhibitörleri dahil diğer antihipertansif maddelere ek

olarak olmesartan veya plasebo almıştır.

Olmesartan grubunda 116 hastada (%41.1) ve plasebo grubunda 129 hastada (%45.4) birincil

birleşik son nokta (Serum kreatinin düzeyinin iki katına çıktığı ilk zamana kadar geçen süre , son

evre böbrek hastalığı, tüm nedenlere bağlı ölüm) meydana gelmiştir (HR 0.97 (%95 CI 0.75 –

1.24); p=0.791). Birleşik ikincil kardiyovasküler son nokta olmesartan ile tedavi edilen 40

hastada (%14.2) ve 53 plasebo ile tedavi edilen hastada (%18.7) meydana gelmiştir. Birleşik

kardiyovasküler son nokta, olmesartan alan 10 hastaya (%3.5) karşı 3 plasebo alan (%1.1)

hastada kardiyovasküler ölüm, 19’a (%6.7) karşı 20 (%7.0) hastada genel mortalite, 8’e (%2.8)

karşı 11 (%3.9) hastada ölümcül olmayan inme ve 3’e (%1.1) karşı 7 (%2.5) hastada ölümcül

olmayan miyokard enfarktüsünü kapsar.

Hidroklorotiyazid bir tiyazid diüretiktir. Tiyazid diüretiklerin antihipertansif etki mekanizması

tam olarak bilinmemektedir. Tiyazidler, doğrudan sodyum ve klorür atılım miktarlarını yaklaşık

eşdeğer miktarlarda

artırarak

renal tübüler elektrolit reabsorpsiyon mekanizmalarını etkiler.

Hidroklorotiyazidin diüretik etkisi plazma hacmini azaltır, plazma renin aktivitesini ve aldosteron

salgılamasını artırır ve bunun sonucunda da üriner potasyum ve bikarbonat kaybını artırır ve

serum potasyumunu düşürür. Renin-aldosteron ilişkisi anjiyotensin II’yle sağlanır ve bu nedenle

de bir anjiyotensin II reseptörü antagonistinin aynı zamanda uygulanması, tiyazid diüretiklerle

bağlantılı

potasyum

kaybını

tersine

çevirme

eğilimi

gösterir.

Hidroklorotiyazidle,

diürez

başlangıcı dozdan yaklaşık 2 saat sonra ve pik etkisi de yaklaşık 4 saat sonra olur, etki ise

yaklaşık 6-12 saat devam eder.

Epidemiyolojik araştırmalar göstermiştir ki, hidroklorotiyazid monoterapisi ile uzun süreli tedavi

kardiyovasküler mortalite ve morbidite riskini azaltmaktadır.

Klinik etkililik ve güvenlik

Olmesartan

medoksomil

hidroklorotiyazid

kombinasyonu,

basıncında

ilave

düşüşler

sağlar ve bu düşüşler de genelde her bir bileşenin dozuyla artar.

20/26

Havuzlanmış plasebo kontrollü araştırmalarda, 20 mg/12.5 mg ve 20 mg/25 mg olmesartan

medoksomil/hidroklorotiyazid kombinasyonları, plasebo çıkarıldıktan sonra sırasıyla 12/7 mm

Hg ve 16/9 mm Hg’lik ortalama diastolik/sistolik kan basıncı düşüşlerine sebep olmuştur. Yaşın

ve cinsiyetin, olmesartan medoksomil/hidroklorotiyazid kombinasyon tedavisine cevap üzerinde

klinik açıdan ilgili bir etkisi olmamıştır.

Olmesartan medoksomil 20 mg’lık monoterapi ile yeterince kontrol altına alınamayan hastalarda

12.5 ve 25 mg hidroklorotiyazid uygulaması, 24 saatlik diastolik/sistolik kan basınçlarında,

olmesartan medoksomil monoterapi taban çizgisine nazaran, ambülatör kan basıncı izlemesiyle

yapılan ölçümlere göre sırasıyla 7/5 mm Hg ve 12/7 mm Hg’lik ilave düşüşlere neden olmuştur.

Taban

çizgisine

nazaran,

geleneksel

yöntemle

yapılan

ölçümlere

göre

ilave

ortalama

sistolik/diastolik kan basıncı düşüşleri sırasıyla 11/10 mm Hg ve 16/11 mm Hg’ydi.

Olmesartan medoksomil/hidroklorotiyazid kombinasyon tedavisinin etkinliği uzun süreli (bir yıl)

tedavi boyunca korunmuştur. Eş zamanlı hidroklorotiyazid tedavisi varlığında veya yokluğunda

olmesartan medoksomil tedavisinin kesilmesi, hipertansiyonun geri dönmesine sebep olmamıştır.

Olmesartan

medoksomil

hidroklorotiyazid

mg/12.5

mg/25

sabit

kombinasyonu 1482 hipertansif hastayı içeren 3 klinik çalışmada incelenmiştir.

Esansiyel hipertansiyonlu birincil etkililik sonlanım noktası oturur haldeki diastolik kan basıncı

düşüşü olan çift kör bir çalışmada HİPERSAR PLUS 40 mg/12.5 mg kombinasyon tedavisi ile

olmesartan medoksomil 40 mg monoterapisinin (HİPERSAR) etkililiği değerlendirilmiştir. 8

haftalık tedavinin ardından, monoterapi grubundaki kan basıncı düşüşü 26.5/15.8 mmHg olurken

kombinasyon grubundaki düşüş 31.9/18.9 mmHg (p<0.0001) olmuştur.

İkinci bir çift kör, randomize, plasebo kontrollü çalışma ile 8 haftalık 40 mg Hipersar ile

tedavinin ardından yeterince kontrol altına alınamamış hastaların tedavisine hidroklorotiyazid

takviyesinin etkililiğini değerlendirildi. Hastalar ikinci bir 8 hafta boyunca 40 mg Hipersar

almaya devam etti ya da sırasıyla 12.5 mg veya 25 mg hidroklorotiyazid takviyesi aldı. Dördüncü

bir grup ise 20 mg/12.5 mg HİPERSAR PLUS almak üzere randomize edildi.

12.5 mg ya da 25 mg hidroklorotiyazid takviyesi, tek başına 40 mg HİPERSAR tedavisi ile

karşılaştırıldığında sistolik/diastolik kan basıncında sırasıyla 5.2/3.4 mmHg (p < 0.0001) ve

7.4/5.3 mmHg’lik (p < 0.0001) bir düşüş ile sonuçlandı.

20 mg/12.5 mg ve 40 mg/12.5 mg HİPERSAR PLUS alan hastalar karşılaştırıldığında diastolik

kan basıncı düşmesinde 0.9 mmHg’lik bir fark görülürken sistolik kan basıncının düşmesinde

yüksek doz kombinasyonunun lehine 2.6 mmHg’lik istatistiksel olarak anlamlı bir fark görüldü

(p=0.0255). Gündüz ve gece diastolik ve sistolik kan basıncı verilerindeki 24 saatteki ortalama

değişimlere dayanan ambulatuvar kan basıncı ölçümleri (ABPM) konvansiyonel kan basıncı

ölçümlerinin bulgularını doğruladı.

Başka bir çift kör, randomize çalışma 20 mg/25 mg ve 40 mg/25 mg HİPERSAR PLUS ile

kombinasyon tedavilerinin 8 haftalık 40 mg HİPERSAR tedavisinden sonra yeterince kontrol

altına alınamamış kan basıncı üzerinde etkililiklerini karşılaştırdı.

21/26

20 mg/25 mg HİPERSAR PLUS grubundaki 17.1/10.5 mmHg’lik ve 40 mg/25 mg HİPERSAR

PLUS grubundaki 17.4/11.2 mmHg’lik başlangıç düzeyleri ile karşılaştırıldığında 8 haftalık bir

kombinasyon

tedavisinden

sonra

sistolik/diastolik

basıncı

anlamlı

düzeyde

düşüktü.

Konvansiyonel kan basıncı ölçümünde iki tedavi grubundaki fark istatistiksel olarak anlamlı

değildi, bu da Olmesartan medoksomil gibi anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin bilinen sabit

doz etkisi ile açıklanabilir.

Ancak, 20 mg/25 mg HİPERSAR PLUS ile karşılaştırıldığında hem sistolik hem de diyastolik

kan basıncının ortalama 24 saat boyunca gündüz ve gece ABPM’lerinde klinik olarak anlamlı ve

istatiksel olarak önemli 40 mg/25 mg HİPERSAR PLUS’ın lehine olan bir fark görüldü.

HİPERSAR PLUS’ın antihipertansif etkisi yaş, cinsiyet ya da diyabet durumuna bakmaksızın

benzerdi.

Diğer bilgiler:

İki büyük randomize, kontrollü çalışma (ONTARGET (ONgoing Telmisartan Alone and in

combination with Ramipril Global Endpoint Trial) ve VA NEPHRON-D (The Veterans Affairs

Nephropathy in Diabetes) ADE-inhibitörünün bir anjiyotensin II-reseptör blokeriyle kombine

kullanımını incelemiştir.

ONTARGET çalışması, kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalık öyküsü olan ya da

kanıtlanmış

son-organ

hasarı

birlikte

seyreden

diyabetes

mellitus

hastalarında

yürütülmüştür. VA NEPHRON-D çalışması tip 2 diyabetes mellitus hastalığı olan ve diyabetik

nefropatisi bulunan hastalarda yürütülmüştür.

çalışmalar

renal

ve/veya

kardiyovasküler

sonuçlar

sonlanımlar

veya

mortalite

üzerinde

anlamlı

yarar

göstermemiş,

monoterapiyle

kıyaslandığında

hiperkalemi,

akut

böbrek

hasarı

ve/veya hipotansiyon riskinde artış gözlenmiştir. Benzer farmakodinamik özellikleri göz önüne

alındığında, bu sonuçlar diğer ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri için de

anlamlıdır.

Bu nedenle ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri, diyabetik nefropati bulunan

hastalarda birlikte kullanılmamalıdır.

ALTITUDE (Aliskiren

Trial in Type 2 Diabetes using Cardiovascular and Renal Disease

Endpoints) çalışması kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler hastalık ya da her ikisi bulunan tip

2 diyabetes mellitus hastalarında standart ADE- inhibitörü ya da bir anjiyotensin II reseptör

blokeri tedavisine aliskiren eklenmesinin yararını test etmek için tasarlanan bir çalışma olmuştur.

Aliskiren grubunda, plasebo grubuna kıyasla, kardiyovasküler ölüm ve inme vakalarının her ikisi

de sayısal olarak daha sık görülmüş ve ilgili advers olaylar ve ciddi advers olaylar (hiperkalemi,

hipotansiyon

renal

disfonksiyon)

aliskiren

grubunda

plasebo

grubuna

göre

daha

sık

bildirilmiştir.

22/26

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Olmesartan medoksomil bir ön ilaçtır.

Emilim:

Olmesartan

medoksomil:

Olmesartan

medoksomil

ilaçtır.

Olmesartan

medoksomil

gastrointestinal

kanaldan

absorpsiyon

sırasında

bağırsak

mukozasında

portal

kanda

esterazlarla hızla farmakolojik olarak aktif metabolit olan olmesartana dönüşür. Plazmada veya

atılım ürünlerinde değişikliğe uğramamış olmesartan medoksomil veya yan zincir medoksomil

kısmı

tespit

edilmemiştir.

tablet

formülasyonundan

olmesartanın

ortalama

mutlak

biyoyararlanımı %25.6 olmuştur.

Olmesartanın ortalama doruk plazma konsantrasyonuna (C

maks

), olmesartan medoksomil oral

dozundan sonra yaklaşık 2 saat içinde ulaşılır ve olmesartanın plazma konsantrasyonları 80 mg’a

kadar artan tek oral dozlarla yaklaşık olarak lineer bir şekilde artmaktadır.

Gıdaların

olmesartanın

biyoyararlanımı

üzerinde

minimum

etkisi

vardır

nedenle

olmesartan medoksomil gıdalarla birlikte veya gıdalar olmadan uygulanabilir.

Olmesartanın farmakokinetiğinde klinik açıdan ilgili, cinsiyete bağlı bir farklılık gözlenmemiştir.

Hidroklorotiyazid:

Olmesartan

medoksomil

hidroklorotiyazidin

kombinasyon

halinde

oral

dozundan

sonra

ortalama doruk plazma konsantrasyonuna (C

maks

), yaklaşık 1.5- 2 saat içinde ulaşılır.

Dağılım:

Olmesartan medoksomil:

Olmesartan

plazma

proteinine

yüksek

oranda

bağlanır

(%99.7),

fakat

olmesartan

aynı

zamanda uygulanan diğer yüksek oranda bağlanan etkin maddelerle arasında, klinik açıdan yer

değiştirme potansiyeli düşüktür (olmesartan medoksomil ile varfarin arasındaki, klinik açıdan

önemli bir etkileşimin olmaması ile doğrulanır). Olmesartanın kan hücrelerine bağlanması ihmal

edilebilirdir. İntravenöz doz uygulamasından sonra ortalama dağılım hacmi düşüktür (16 – 29 L).

Hidroklorotiyazid:

Hidroklorotiyazid, plazmada %68 oranında proteine bağlanır ve görünür dağılım hacmi 0.83–

1.14 L/kg’dir.

Biyotransformasyon:

Olmesartan medoksomil:

Olmesartanın toplam plazmadan temizlenmesi tipik olarak 1.3 L/saattir (CV, %19) ve karaciğer

kan akışına (yaklaşık 90 L/saat) nazaran yavaştır.

C-etiketli olmesartan medoksomilin tekli oral

dozunun ardından, uygulanan radyoaktivitenin %10-16’sı idrarla atılır (büyük çoğunluğu, doz

uygulamasından sonraki 24 saat içinde) ve radyoaktivitenin geri kalanı feçesle atılır. %25.6

sistemik biyoyararlanıma dayanarak, absorbe edilen olmesartanın hem böbrek (yaklaşık %40),

23/26

hem de karaciğer-safra yoluyla (yaklaşık %60) atılarak temizlendiği hesaplanabilir. Tüm geri

kazanılan

radyoaktivite

olmesartan

olarak

tanımlanmıştır.

Başka

önemli

metabolit

teşhis

edilmemiştir. Olmesartanın enterohepatik

geri

dönüşümü minimumdur. Olmesartanın büyük

kısmı safra yoluyla atıldığından, safra tıkanıklığı bulunan hastalarda kullanımı kontrendikedir

(bkz. Bölüm 4.3).

Hidroklorotiyazid:

Hidroklorotiyazid insanda metabolize olmaz ve tamamına yakını değişmeden idrarla atılır.

Eliminasyon:

Olmesartan Medoksomil:

Olmesartanın terminal eliminasyon yarı ömrü, çoklu oral doz uygulamasından sonra 10-15 saat

arasında değişmiştir. Kararlı duruma ilk birkaç dozdan sonra ulaşılmıştır ve 14 gün tekrarlanan

doz uygulamasından sonra başka bir akümülasyon görülmemiştir. Böbreklerden arınma yaklaşık

0.5-0.7 l/saattir ve dozdan bağımsızdır.

Hidroklorotiyazid:

Hidroklorotiyazidin oral dozunun yaklaşık %60’ı 48 saat içinde değişmemiş etkin madde halinde

elimine olur. Böbreklerden arınması yaklaşık 250 – 300 ml/dk.’dir. Hidroklorotiyazidin terminal

eliminasyon yarı ömrü 10–15 saattir, hidroklorotiyazid idrarla değişmemiş etkin madde halinde

hemen hemen tamamen atılır.

HİPERSAR PLUS: Hidroklorotiyazidin sistemik yararlılığı olmesartan ile birlikte kullanıldığında

%20 düşer. Ancak bu önemsiz düşüş herhangi bir klinik sonuca neden olmaz. Olmesartanın

kinetiği, hidroklorotiyazidle birlikte kullanılmaktan etkilenmez.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Yaşlılar (65 yaş ve üzeri):

Hipertansiyon hastalarında, kararlı durumda olmesartan EAA, daha genç yaş grubuna göre, yaşlı

hastalarda (65-75 yaş) yaklaşık %35, çok yaşlı hastalarda (≥ 75 yaş) yaklaşık %44 artmıştır (bkz.

Bölüm 4.2).

Sınırlı verilere göre hidroklorotiyazidin sistemik klerensi sağlıklı ve hipertansif yaşlılarda, genç

sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırıldığında düşüktür.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği bulunan hastalarda, kararlı durumda olmesartan EAA, sağlıklı kontrollere

nazaran hafif, orta ve şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda sırasıyla %62, %82 ve %179

artmıştır (bkz. Bölüm 4.2, 4.3, 4.4).

Hafif ile orta şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda (30 – 60 ml/dakikalık kreatinin klirensi)

maksimum olmesartan medoksomil dozu, günde bir kez 20 mg olmesartan medoksomildir.

Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (< 30 ml/dakikalık keratinin klirensi) olmesartan

medoksomil kullanımı önerilmemektedir.

24/26

Böbrek yetmezliği olan hastalarda hidroklorotiyazidin yarılanma ömrü uzar.

Karaciğer yetmezliği:

Tekli oral uygulamadan sonra, olmesartan EAA değerleri, hafif ve orta karaciğer yetmezliği

bulunan hastalarda karşılık gelen sağlıklı kontrollerine nazaran sırasıyla %6 ve %65 daha yüksek

olmuştur. Sağlıklı deneklerde, hafif karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda ve orta karaciğer

yetmezliği bulunan hastalarda dozdan 2 saat sonra bağlanmamış olmesartan fraksiyonu sırasıyla

%0.26, %0.34 ve %0.41 olmuştur.

Orta

dereceli

karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda,

tekrarlayan

dozun

ardından,

olmesartan

ortalama EAA’sı eşleşen sağlıklı kontrollerde yine yaklaşık %65 daha yüksektir. Karaciğer

yetmezliği olan ve inceleme grubundaki sağlıklı kişilerde olmesartan medoksomil ortalama C

maks

değerleri benzerdir.

Orta dereceli veya şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda, günde bir defa 10 mg’lık

başlangıç dozu önerilir ve maksimum doz günde bir defa 20 mg’ı aşmamalıdır. Şiddetli karaciğer

yetmezliği bulunan hastalarda olmesartan medoksomil değerlendirilmemiştir (bkz. Bölüm 4.2,

4.3, 4.4).

Karaciğer yetmezliği hidroklorotiyazidin farmakokinetiğini anlamlı derecede etkilemez.

İlaç etkileşimleri

Safra asidi ayırıcı madde kolesevelam:

40 mg olmesartan medoksomil ve 3750 mg kolesevelam hidroklorürün sağlıklı gönüllülerde

eşzamanlı uygulanması C

maks

değerinde %28 azalma ve olmesartanın EAA’sınde %39 azalma ile

sonuçlanmıştır. Olmesartan medoksomil kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce uygulandığında

maks

değerlerinde

sırasıyla

azalma

olmak

üzere

daha

etki

gözlemlenmiştir.

Olmesartanın

eliminasyon

yarı

ömrü

eşzamanlı

olarak

veya

kolesevelam

hidroklorürden 4 saat önce uygulanmasına bakılmaksızın %50 - 52 azaltılmıştır (bkz. Bölüm 4.5).

5.3.

Klinik öncesi güvenlik verileri

Olmesartan medoksomil/hidroklorotiyazid kombinasyonlarının toksik potansiyeli, sıçanlarda ve

köpeklerde tekrarlamalı doz oral toksisite araştırmaları ile 6 aya kadar değerlendirilmiştir. Bu

sınıftaki diğer tıbbi ürünlerde olduğu gibi, toksikolojik ana hedef organ böbrektir. Olmesartan

medoksomil / hidroklorotiyazid kombinasyonu fonksiyonel renal değişiklikleri (serum üre azotu

ve serum kreatininde artışlar) indüklemiştir. Yüksek dozajlar, muhtemelen bir renal hemodinamik

değişim vasıtasıyla (tübüler hipoksi ve tübüler hücre dejenerasyonuyla birlikte hipotansiyondan

kaynaklanan düşük renal perfüzyon) sıçanların ve köpeklerin böbreklerinde tübüler dejenerasyon

rejenerasyona

sebep

olmuştur.

olarak

olmesartan

medoksomil/hidroklorotiyazid

kombinasyonu

sıçanlarda,

kırmızı

hücreleri

parametrelerinde

(eritrosit,

hemoglobin

hematokrit) bir düşüşe ve kalp ağırlığında azalmaya sebep olmuştur.

Bu etkiler diğer AT

reseptörü antagonistleri ve ADE-inhibitörleri için de gözlenmiştir ve yüksek

olmesartan

medoksomil

dozajlarının

farmakolojik

etkisiyle

indüklendiği

tavsiye

edilen

terapötik dozlarda insanlarla ilgili olmadığı düşünülmektedir.

25/26

Kombine

olmesartan

medoksomil

hidroklorotiyazid

yanında

münferit

bileşenlerin

kullanıldığı genotoksisite araştırmaları, klinik açıdan ilgili genotoksik bir aktiviteye ait herhangi

bir belirti ortaya koymamıştır.

Olmesartan

medoksomil

hidroklorotiyazid

kombinasyonunun

karsinojenik

potansiyeli

araştırılmamıştır, çünkü klinik kullanım koşullarında iki münferit bileşen için ilgili karsinojenik

etkilere dair bir kanıt yoktur.

Olmesartan

medoksomil/hidroklorotiyazid

kombinasyonlarıyla

tedavi

edilen

farelerde

veya

sıçanlarda teratojeniteye dair kanıt yoktur. Bu sınıf bir tıbbi üründen beklendiği gibi, sıçanlar

gestasyon

sırasında

olmesartan

medoksomil/hidroklorotiyazid

kombinasyonlarıyla

tedavi

edildiklerinde

önemli

derecede

azalan

fetal

vücut

ağırlıklarıyla

kanıtlanan

fetal

toksisite

gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.6).

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz

Laktoz monohidrat

Düşük substitüe hidroksipropilselüloz

Hidroksipropilselüloz

Magnezyum stearat

Talk

Hidroksipropilmetilselüloz

Titanyum dioksit (E 171)

Demir (III) oksit sarısı (E172)

Demir (III) oksit kırmızısı (E172)

6.2.

Geçimsizlikler

İlgili değildir.

6.3.

Raf ömrü

60 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25 ºC’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

Kutuda, Al/Al laminat blisterde, 28 ve 84 tablet.

26/26

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Menarini International Operations Luxembourg S.A. adına

Ufsa İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4

Maslak Office Building Kat: 7-8

34485 Maslak, Sarıyer/İSTANBUL

Tel.: 0 212 467 11 11

Fax.: 0 212 467 12 12

8.

RUHSAT NUMARASI

2015/738

9.

İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 08.09.2015

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ