HIPERSAR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • HIPERSAR 40 MG 28 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • HIPERSAR 40 MG 28 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • olmesartan medoksomil

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699832090116
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/16

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

HİPERSAR

40 mg film tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Olmesartan medoksomil

40 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat

246.40 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet

Bir yüzünde “C15” basılı, beyaz, oval film kaplı tabletler.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Esansiyel hipertansiyon tedavisi (bkz. Bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerde

HİPERSAR’ın önerilen başlangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Kan basıncı bu dozla yeterli

ölçüde kontrol edilemeyen hastalarda HİPERSAR dozu, optimal bir doz olarak günde bir kez

20 mg’a yükseltilebilir. Kan basıncında ek bir azaltma gerekiyorsa HİPERSAR dozu günde

maksimum 40 mg’a artırılabilir veya hidroklorotiazid tedavisi eklenebilir (bkz. Bölüm 4.3,

4.4, 4.5 ve 5.1).

HİPERSAR’ın antihipertansif etkisi esas olarak tedavinin başlangıcından itibaren iki hafta

içinde ortaya çıkar ve tedavinin başlangıcından itibaren 8 haftada maksimuma ulaşır. Bu

durum, bir hastanın doz rejimi değiştirilmeden önce göz önünde bulundurulmalıdır.

Uygulama şekli:

Sadece ağızdan kullanım içindir.

Film kaplı tabletin, gıdayla birlikte veya gıda olmaksızın her gün aynı zamanda, örneğin

sabah kahvaltısında alınması önerilir. Tablet yeterli miktarda sıvı ile yutularak alınmalıdır

(örneğin 1 bardak su). Tablet çiğnenmemelidir.

2/16

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Hafif-orta böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 20-60 mL/dak), daha yüksek

dozajlara ilişkin sınırlı deneyim olması nedeniyle maksimum doz, her gün 20 mg olmesartan

medoksomildir. Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 20 mL/dak),

sadece sınırlı deneyim olduğu için olmesartan medoksomil kullanımı önerilmemektedir (bkz.

Bölüm 4.4 ve 5.2).

Karaciğer yetmezliği:

Hafif karaciğer yetmezliği olan hastalar için tavsiye edilen dozun ayarlanmasına gerek yoktur.

Orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda, başlangıç dozu olarak günde bir kez 10

mg olmesartan medoksomil önerilmektedir ve günlük maksimum doz 20 mg’ı aşmamalıdır.

Diüretik ve/veya diğer antihipertansif maddeler alan karaciğer yetmezliği olan hastalarda kan

basıncının

böbrek

fonksiyonunun

yakından

takibi

önerilir.

İleri

derecede

karaciğer

yetmezliği olan hastalarda olmesartan medoksomil ile ilgili bir deneyim bulunmamaktadır, bu

nedenle

hasta

grubunda

kullanılması

önerilmemektedir

(bkz.

Bölüm

5.2).

Olmesartan

medoksomil

safra

kesesi

tıkanıklığı

olan

hastalarda

kullanılmamalıdır

(bkz.

Bölüm 4.3).

Pediyatrik popülasyon:

Olmesartan

medoksomilin,

yaşın

altıntaki

çocuklarda

güvenlilik

etkililiği

kanıtlanmamıştır. Mevcut güncel veriler Bölüm 4.8, 5.1 ve 5.2’de sunulmaktadır. Ancak bu

veriler ışığında, pozolojiye yönelik herhangi bir öneri yapılamamaktadır.

Olmesartan medoksomil, güvenlilik ve etkililik verilerinin yeterli olmayışı nedeniyle 1 yaş

altı çocuklarda kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda genel olarak doz ayarlaması gerekmez (renal yetmezlikteki doz önerileri için

bkz.

Bölüm

4.2).

Dozun

günlük

maksimum

olan

mg’a

yükseltilmesi

gereken

durumlarda, kan basıncı yakından izlenmelidir.

4.3.

Kontrendikasyonlar

- Etkin maddeye veya ilacın diğer bileşenlerinden birine aşırı duyarlılık.

- Gebelik.

- Safra kanalı obstrüksiyonu.

- HİPERSAR ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diyabetes mellitus veya böbrek

yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1.73 m

) olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1).

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

İntravasküler hacmin azalması:

Kuvvetli diüretik tedavi, gıdayla alınan tuzda kısıtlama, diyare veya kusma nedeniyle hacim

ve/veya

sodyumda

azalma

olan

hastalarda,

özellikle

dozdan

sonra

semptomatik

hipotansiyon

meydana

gelebilir.

Olmesartan

medoksomil

uygulanmadan

önce

gibi

durumlar düzeltilmelidir.

3/16

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin stimülasyonuyla ilgili diğer hastalıklar:

Vasküler

tonüs

renal

fonksiyonun

ağırlıkla

renin-anjiyotensin-aldosteron

sisteminin

aktivitesine bağlı olduğu hastalarda (örn. şiddetli konjestif kalp yetmezliği veya renal arter

stenozu dahil, altta daha önceden renal hastalığı var olan hastalarda), bu sistemi etkileyen

diğer ilaçlarla tedavi, hipotansiyon, azotemi, oligüri veya nadiren akut renal yetmezlik ile

ilişkilendirilmiştir. Benzer etkilerin olasılığı, anjiyotensin II reseptör antagonistleri için hariç

bırakılamaz.

Renovasküler hipertansiyon:

Bilateral renal arter stenozlu hastalar veya çalışan tek böbreğinde arter stenozu olan hastalar,

renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen tıbbi ürünlerle tedavi edildiklerinde artan

şiddetli bir hipotansiyon ve renal yetmezlik riski vardır.

Böbrek yetmezliği ve böbrek transplantasyonu:

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda olmesartan medoksomil kullanıldığında serum

potasyum ve kreatinin seviyelerinin periyodik olarak izlenmesi önerilir. Şiddetli böbrek

bozukluğu olan hastalarda (kreatinin klerensi < 20 mL/dak) olmesartan medoksomil kullanımı

önerilmez (bkz. Bölüm 4.2 ve 5.2). Kısa bir süre önce böbrek transplantasyonu yapılmış

hastalarda veya son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda (yani, kreatinin klerensi < 12

mg/dak) olmesartan medoksomil uygulanmasına ilişkin hiçbir deneyim yoktur.

Karaciğer yetmezliği:

İleri derecede karaciğer yetmezliği olan hastalarda hiçbir deneyim bulunmamaktadır, bu

nedenle bu hasta grubunda olmesartan medoksomilin kullanılması önerilmemektedir (hafif ile

orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz önerileri için Bölüm 4.2’ye bakınız).

Hiperkalemi:

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen ilaçların kullanımı hiperkalemiye neden

olabilir.

Yaşlılarda, böbrek yetmezliği ve diyabeti olan hastalarda, potasyum seviyelerini yükselten

diğer tıbbi ürünlerle eş zamanlı olarak tedavi olan ve/veya araya başka hastalıklar giren

hastalarda bazen ölümcül olabilen risk artış göstermektedir.

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen tıbbi ürünlerin eşzamanlı kullanımına karar

vermeden

önce,

fayda-risk

oranı

değerlendirilmeli

diğer

alternatifler

göz

önünde

bulundurulmalıdır

(ayrıca

bkz.

"Renin-anjiyotensin-aldosteron

sisteminin

çift

blokajı

(RRAS)").

Hiperkalemi için göz önünde bulundurulması gereken ana risk faktörleri şunlardır:

Diyabet, böbrek yetmezliği, yaş (> 70 yaş)

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen bir veya birden fazla ilaçla ve/veya

potasyum takviyeleri ile birlikte kullanılması. Bazı tıbbi ürünler veya tıbbi ürünlerin

ait olduğu terapötik sınıf hiperkalemiyi tetikleyebilir: potasyum içeren tuz ikame

ürünleri,

potasyum

tutucu

diüretikler,

inhibitörleri,

anjiyotensin

reseptör

antagonistleri,

NSAİİ’lar

(selektif

COX-2

inhibitörleri

dahil),

heparin,

immünosüpresör olarak siklosporin, takrolimus veya trimetoprim.

Başta

dehidratasyon,

akut

kardiyak

dekompansasyon,

metabolik

asidoz,

böbrek

yetmezliğinin ağırlaşması, böbrek fonksiyonunun aniden kötüleşmesi (örn. enfeksiyon

hastalıkları), hücresel liziz (örn. akut ekstremite iskemisi, rabdomiyoliz, uzun süreli

4/16

travma) olmak üzere araya giren başka hastalıklar. Riskli hastalarda serum potasyum

seviyesinin yakından takip edilmesi önerilir (bkz. Bölüm 4.5).

Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı:

ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması

durumunda

hipotansiyon,

senkop,

hiperkalemi

riskinin

arttığı

böbrek

fonksiyonunun

azaldığına

(akut

böbrek

yetmezliği

dahil)

dair

kanıtlar

bulunmaktadır.

RAAS’ın

dual

blokajına

açtığından

ADE-inhibitörleri,

anjiyotensin

reseptör

blokerleri

aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1).

Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı

ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir.

Diyabetik

nefropatisi

bulunan

hastalarda

ADE-inhibitörleri

anjiyotensin

reseptör

blokerleri birlikte kullanılmamalıdır.

Lityum:

Diğer anjiyotensin-II reseptör antagonistleriyle olduğu gibi lityum ve olmesartan medoksomil

kombinasyonu önerilmez (bkz. Bölüm 4.5).

Aort veya mitral kapak stenozu; obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati:

Diğer vazodilatörlerle olduğu gibi aort veya mitral kapak stenozu veya obstrüktif hipertrofik

kardiyomiyopati hastalarında özel dikkat gösterilmelidir.

Primer aldosteronizm:

Primer aldosteronizm hastaları, renin-anjiyotensin sisteminin inhibisyonu yoluyla etkili olan

antihipertansif ilaçlara genellikle cevap vermeyeceklerdir. Bu nedenle bu gibi hastalarda

olmesartan medoksomil kullanımı önerilmemektedir.

Sprue-benzeri enteropati:

Nadir durumlarda, olmesartan alan hastalarda ilaca başlandıktan sonra birkaç ay ila yıllar

arasında, muhtemelen lokalize gecikmiş hipersensitivite nedeniyle şiddetli, kronik diyare ile

kilo kaybı bildirilmiştir. Hastaların intestinal biyopsisi genellikle villöz atropi göstermiştir.

Bir hasta olmesartan ile tedavi sırasında bu semptomları geliştirirse ve başka belirgin bir

etiyoloji

yoksa

olmesartan

tedavisi

hemen

kesilmelidir

yeniden

başlanmamalıdır.

Olmesartanı bıraktıktan sonraki haftada diyarede bir iyileşme olmazsa başka bir uzmanın da

(örn. gastroenterolog) görüşünün alınması düşünülmelidir.

Etnik farklılıklar:

Diğer anjiyotensin II antagonistleriyle olduğu gibi, muhtemelen, düşük renin seviyelerinin

siyah hipertansif popülasyonda daha yüksek bir prevalansı olması nedeniyle siyah olmayan

hastalara nazaran siyah hastalarda olmesartan medoksomilin kan basıncını düşürme etkisi bir

miktar daha azdır.

Gebelik:

Gebelik esnasında anjiyotensin II antagonistlerine başlanmamalıdır. Sürekli anjiyotensin II

antagonist tedavisinin gerekli olduğu düşünülmedikçe, hamile kalmayı planlayan hastalarda,

gebelikte

kullanım

ilgili

olarak

sağlam

güvenlilik

profiline

sahip

alternatif

antihipertansif

tedavilere

geçilmelidir.

Gebelik

teşhis

edildiğinde,

anjiyotensin

antagonistleri ile yapılan tedavi hemen kesilmeli ve uygun olduğu durumlarda alternatif

tedaviye başlanmalıdır (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.6).

5/16

Diğer:

Herhangi

antihipertansif

ajanla

olduğu

gibi

iskemik

kalp

hastalığı

veya

iskemik

serebrovasküler hastalığı olanlarda aşırı kan basıncı düşmesi miyokard enfarktüsü veya felçle

sonuçlanabilir.

Bu ilaç laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya

da glukoz galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Yalnızca yetişkinlerde etkileşim çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Diğer tıbbi ürünlerin olmesartan medoksomil üzerindeki etkileri:

Diğer antihipertansif ilaçlar:

Olmesartan

medoksomilin

basıncını

azaltıcı

etkisi

diğer

antihipertansif

ilaçların

kullanımıyla artırılabilir.

ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II-reseptör blokerleri veya aliskiren:

Klinik çalışma verileri, renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS), ADE-inhibitörleri,

anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin kombine kullanımıyla ikili blokajının, tekli

RAAS-etkili ajanın kullanımına kıyasla daha yüksek sıklıkta hipotansiyon, hiperkalemi ve

böbrek fonksiyonunda azalma (akut böbrek yetmezliği dahil) gibi advers olaylarla ilişkili

olduğunu göstermiştir (bkz. Bölüm 4.3, 4.4 ve 5.1).

Potasyum takviyeleri veya potasyum tutucu diüretikler:

Renin-anjiyotensin

sistemini

etkileyen

diğer

ilaçların

kullanımıyla

elde

edilen

deneyim

bazında

potasyum

tutucu

diüretikler,

potasyum

takviyeleri,

potasyum

içeren

ikame

ürünleri veya serum potasyum seviyelerini artırabilen diğer ilaçlarla (örn. heparin) birlikte

kullanım, serum potasyumunda artışlara yol açabilir ( bkz. Bölüm 4.4). Bu nedenle bu gibi

ilaçların birlikte kullanımı önerilmez.

Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’lar):

Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’lar) (>3 g/gün dozlarında asetilsalisilik asit ve

COX-2 inhibitörleri dahil) ve anjiyotensin-II reseptör antagonistleri, glomerüler filtrasyonu

azaltarak sinerjistik olarak hareket edebilirler. NSAİİ’lar ve anjiyotensin II antagonistlerinin

birlikte kullanımıyla, akut böbrek yetmezliği riski meydana gelir. Tedavinin başlangıcında

hastanın böbrek fonksiyonunun izlenmesi kadar hastanın düzenli hidrasyonu da önerilmelidir.

Ayrıca birlikte uygulanmaları, anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin etkinliğinde kısmi bir

kayba yol açarak bunların antihipertansif etkisini azaltabilir.

Safra asidi ayırıcı madde kolesevelam:

Safra asidi bağlayıcı kolesevelam hidroklorürün olmesartan ile eş zamanlı uygulanması,

olmesartanın sistemik maruziyetini ve doruk

plazma konsantrasyonunu azaltır ve t

’yi

düşürür.

Olmesartan

medoksomilin

kolesevelam

hidroklorürden

saat

önce

uygulanması

ilaç

etkileşim

etkisini

azaltmıştır.

Olmesartan

medoksomilin

kolesevelam

hidroklorür dozundan en az 4 saat önce uygulanması düşünülmelidir (bkz. Bölüm 5.2)

6/16

Diğer bileşikler:

Antasitle

(alüminyum

magnezyum

hidroksit)

tedaviden

sonra

olmesartanın

biyoyararlanımında

makul

azalma

gözlenmiştir.

Varfarin

digoksinle

birlikte

uygulanmasının olmesartanın farmakokinetiği üzerine hiçbir etkisi yoktur.

Olmesartan medoksomilin diğer tıbbi ürünler üzerindeki etkileri:

Lityum:

Lityum ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve anjiyotensin II antagonistlerinin

birlikte

kullanımı

sırasında

serum

lityum

konsantrasyonlarında

geri

döndürülebilir

yükselmeler ve toksisite bildirilmiştir. Bu nedenle olmesartan medoksomil ve lityumun

kombinasyon

halinde

kullanılması

önerilmez.

(bkz.

Bölüm

4.4).

Kombinasyonun

kullanılmasının

gerekli

olduğu

kanıtlanırsa

serum

lityum

seviyesinin

dikkatle

izlenmesi

önerilir.

Diğer bileşikler:

Sağlıklı deneklerdeki spesifik klinik çalışmalarda araştırılmış bileşikler arasında varfarin,

digoksin, bir antasit (magnezyum alüminyum hidroksit), hidroklorotiyazid ve pravastatin

bulunmaktadır. Klinik olarak önemli hiçbir etkileşim gözlenmemiştir ve özellikle varfarinin

farmakodinamiği ve digoksinin farmakokinetiği üzerine olmesartan medoksomilin anlamlı

hiçbir etkisinin olmadığı gözlenmiştir.

Olmesartanın

in vitro

olarak insan sitokrom P450 enzimleri 1A 1/2, 2A6, 2C8/9, 2C19, 2D6,

2E1 ve 3A4 üzerinde klinik olarak anlamlı hiçbir inhibitör etkisi olmamış ve sıçan sitokrom

P450 aktiviteleri üzerinde minimum indükleyici etkisi olmuş veya hiç etkisi olmamıştır. Bu

nedenle bilinen sitokrom P450 enzimi inhibitörleri ve indükleyicileriyle

in vivo

etkileşim

araştırmaları

yapılmamıştır

olmesartanla

yukarıdaki

sitokrom

P450

enzimleriyle

metabolize olan ilaçlar arasında klinik olarak anlamlı hiçbir etkileşim beklenmemektedir.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Planlı bir hamilelikten önce, uygun bir alternatif tedaviye geçilmelidir.

Gebelik dönemi

Anjiyotensin

reseptör

antagonistlerinin

gebeliğin

trimesteri

süresince

kullanımı

önerilmez (bkz. Bölüm 4.4). Anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin kullanımı, gebeliğin 2.

ve 3. trimesterleri süresince kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

Gebeliğin ilk trimesteri esnasında teratojenisite riski ve ardından ADE inhibitörlerine maruz

kalmayla ilgili epidemiyolojik belirti kati olmamakla birlikte az oranda bir risk artışı göz ardı

edilemez.

Anjiyotensin

antagonistleriyle

ilgili

kontrollü

epidemiyolojik

veri

bulunmamakla

birlikte

ilaç

sınıfı

için

benzer

riskler

söz

konusu

olabilir.

Sürekli

anjiyotensin reseptör blokör tedavisinin gerekli olduğu düşünülmedikçe, hamile kalmayı

planlayan hastalarda, gebelikte kullanım ile ilgili olarak sağlam bir güvenlilik profiline sahip

alternatif antihipertansif tedavilere geçilmelidir. Gebelik teşhis edildiğinde, anjiyotensin II

antagonistleri ile yapılan tedavi hemen kesilmeli ve uygun olduğu durumlarda alternatif

tedaviye başlanmalıdır.

7/16

Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesteri süresince anjiyotensin II reseptör antagonist tedavisi

maruziyetinin,

insan

fetotoksisitesine

(düşük

böbrek

fonksiyonu,

oligohidramniyoz

kafatası kemikleşmesinde gecikme) ve neonatal toksisiteye (böbrek yetmezliği, hipotansiyon,

hiperkalemi) sebep olduğu bilinmektedir (bkz. ayrıca Bölüm 5.3 “Klinik öncesi güvenlilik

verileri”).

Gebeliğin ikinci trimesteri ve sonrasında anjiyotensin II antagonistlerine maruz kalındığında,

fetal böbrek fonksiyonunun ve kafatasının ultrasonla kontrol edilmesi önerilmektedir.

Anneleri anjiyotensin II antagonistleri alan bebekler hipotansiyona karşı yakından takip

edilmelidir (bkz. Ayrıca Bölüm 4.3 ve 4.4).

Laktasyon dönemi

Olmesartan, emziren sıçanların sütüne geçmektedir; fakat insan sütüne geçip geçmediği

bilinmemektedir. Olmesartan kullanımı sırasında emzirmeyle ilgili bilgi bulunmadığından

olmesartan önerilmemektedir ve emzirme boyunca özellikle yenidoğan ya da preterm bebek

emziriliyorsa güvenlik profilinin daha iyi olduğu ispatlanmış bir alternatif tedavi tercih

edilmelidir.

Üreme yeteneği / Fertilite

Sıçanlarda üreme çalışmalarında olmesartan medoksomil fertiliteyi etkilememiştir.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

HİPERSAR’ın araba ve makine kullanımı üzerinde az veya orta derecede bir etkisi vardır.

Antihipertansif alarak tedavi gören hastalarda sersemlik ve bitkinlik hissi oluşabileceğinden

reaksiyon vermeyi zayıflatabilir.

4.8.

İstenmeyen etkiler

HİPERSAR tedavisi sırasında en yaygın bildirilen advers olaylar baş ağrısı (%7.7), influenza

benzeri semptomlar (%4.0) ve sersemlik hissidir (%3.7).

Plasebo-kontrollü

monoterapi

araştırmalarında

tedaviyle

kesin

olarak

ilgili

etki

sersemlik hissidir (bu durumda insidans olmesartan medoksomille %2.5 ve plaseboyla %0.9).

Olmesartan medoksomille izlenen hipertrigliseridemi (%2.0 vs. %1.1) ve yüksek kreatin

fosfokinaz

(%1.3

%0.7)

insidanslarının

plaseboya

kıyasla

daha

yüksek

olduğu

saptanmıştır.

Klinik araştırmalar, ruhsat sonrası güvenlilik çalışmaları ve spontan bildirimlerde HİPERSAR

ile izlenen advers reaksiyonlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Advers reaksiyonların sıklığının sınıflandırılması için aşağıdaki terminoloji kullanılmıştır:

Çok yaygın (≥ 1/10); Yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); Yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100);

Seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); Çok seyrek (< 1/10.000).

8/16

MedDRA

Sistem Organ Sınıfı

Advers

reaksiyonlar

Sıklık

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Trombositopeni

Yaygın olmayan

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Anaflaktik reaksiyon

Yaygın olmayan

Metabolizma

beslenme

hastalıkları

Hipertrigliseridemi

Yaygın

Hiperürisemi

Yaygın

Hiperkalemi

Seyrek

Sinir sistemi hastalıkları

Sersemlik hissi

Yaygın

Baş ağrısı

Yaygın

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Vertigo

Yaygın olmayan

Kardiyak hastalıklar

Anjina pektoris

Yaygın olmayan

Vasküler hastalıklar

Hipotansiyon

Seyrek

Solunum,

göğüs

hastalıkları

mediastinal hastalıklar

Bronşit

Yaygın

Farenjit

Yaygın

Öksürük

Yaygın

Rinit

Yaygın

Gastrointestinal hastalıklar

Gastroenterit

Yaygın

Diyare

Yaygın

Karın ağrısı

Yaygın

Bulantı

Yaygın

Dispepsi

Yaygın

Kusma

Yaygın olmayan

Sprue-benzeri

enteropati

(bkz. Bölüm 4.4)

Çok seyrek

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Egzantem

Yaygın

olmayan

Alerjik dermatit

Yaygın olmayan

Ürtiker

Yaygın olmayan

Döküntü

Yaygın olmayan

Pruritus (kaşıntı)

Yaygın olmayan

Anjiyoödem

Seyrek

Kas-iskelet

hastalıkları,

bağ

doku

ve kemik hastalıkları

Artrit

Yaygın

Sırt ağrısı

Yaygın

İskelet ağrısı

Yaygın

Miyalji (kas ağrısı)

Yaygın olmayan

Kas spazmı

Seyrek

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Hematüri

Yaygın

İdrar yolu enfeksiyonu

Yaygın

Akut böbrek yetmezliği

Seyrek

Böbrek yetmezliği

Seyrek

Genel

bozukluklar

uygulama

bölgesine ilişkin hastalıklar

Ağrı

Yaygın

Göğüs ağrısı

Yaygın

Periferik ödem

Yaygın

9/16

İnfluenza

benzeri

semptomlar

Yaygın

Bitkinlik

Yaygın

Yüzde ödem

Yaygın olmayan

Asteni

Yaygın olmayan

Keyifsizlik

Yaygın olmayan

Letarji

Seyrek

Araştırmalar

Hepatik enzimlerde artış

Yaygın

Kanda üre artışı

Yaygın

Kanda

kreatin

fosfokinaz

artışı

Yaygın

Kan kreatinininde artış

Seyrek

Anjiyotensin

reseptör

blokörlerinin

kullanımıyla

zamansal

ilişkili

olan

sayıda

rabdomiyoliz vakaları bildirilmiştir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Olmesartan medoksomilin güvenliliği, 1-17 yaş arası 361 çocuk ve adolesan ile yürütülen 2

klinik çalışma ile izlenmiştir. Advers olayların niteliği ve şiddeti, yetişkinlerde gözlenenler ile

benzer olmasına karşın, aşağıdakilerin sıklığı çocuklarda daha yüksektir.

Yetişkinlerde bildirilmeyen burun kanaması çocuklarda yaygın bir advers olaydır (>

1/100 - <1/10)

3 haftalık çift kör çalışma süresince, tedavi kaynaklı baş dönmesi ve baş ağrısının

insidansı,

yüksek

dozlu

olmesartan

medoksomil

grubundaki

6-17

yaş

arası

çocuklarda

yaklaşık iki katına çıkmıştır.

Olmesartan medoksomilin pediyatrik gruptaki genel güvenlilik profili, yetişkinlerdekinden

anlamlı olarak farklı değildir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda hipotansiyon sıklığı seyrekten yaygın olmayana doğru hafif artış göstermiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr

<http://www.titck.gov.tr/> ; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218

35 99)

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

İnsanlarda

aşımıyla

ilgili

sadece

sınırlı

bilgi

mevcuttur.

olası

aşımı

etkisi

hipotansiyondur. Doz aşımı durumunda hasta dikkatle izlenmelidir ve tedavi, semptomatik ve

destekleyici olmalıdır.

Olmesartanın diyaliz edilebilirliğine ilişkin bilgi yoktur.

10/16

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Anjiyotensin II antagonistleri

ATC kodu: C09CA08

Etki mekanizması / Farmakodinamik etkiler

Olmesartan medoksomil, kuvvetli, oral yoldan etkili, seçici bir anjiyotensin II reseptör (tip

) antagonistidir. Anjiyotensin

II’nin kaynağı veya sentez

yolundan bağımsız olarak

’in

aracılık

yaptığı

bütün

anjiyotensin

etkilerini

bloke

etmesi

beklenmektedir.

Anjiyotensin II (AT

) reseptörlerinin seçici olarak antagonizması plazma renin seviyelerinde

anjiyotensin

konsantrasyonlarında

yükselmelerle

plazma

aldosteron

konsantrasyonlarında bir miktar azalmayla sonuçlanmaktadır.

Anjiyotensin II, renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin primer vazoaktif hormonudur ve tip

1 (AT

) reseptörü yoluyla hipertansiyon patofizyolojisinde anlamlı bir rol oynamaktadır.

Klinik etkinlik ve güvenlilik

Hipertansiyonda, olmesartan medoksomil, arteriyel kan basıncında doza bağlı, uzun süre

devam

eden

azalmaya

neden

olmaktadır.

İlk-doz

hipotansiyonu,

uzun

süreli

tedavi

sırasında taşiflaksi veya tedavinin kesilmesinden sonra rebound hipertansiyon gelişmesine

ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamaktadır.

Olmesartan medoksomil günde tek doz ile, 24 saatlik doz aralığı boyunca kan basıncında

etkili ve düzgün bir azalma sağlamaktadır. Günde tek doz kullanım, aynı günlük dozun günde

iki kez kullanımı ile kan basıncında benzer azalma meydana getirir.

Sürekli tedaviyle, kan basıncını düşürme etkisinin önemli bir kısmı 2 hafta tedaviden sonra

zaten gözlenmekteyse de, kan basıncında maksimum azalmalara tedaviye başlandıktan 8 hafta

sonra

ulaşılmaktadır.

Hidroklorotiyazidle

birlikte

kullanıldığında

basıncında

azalma sağlanmaktadır ve birlikte kullanılmaları iyi tolere edilmektedir.

Olmesartanın mortalite ve morbidite üzerindeki etkisi henüz bilinmemektedir.

Randomize Olmesartan ve Diyabet Mikroalbüminüri Önleme (ROADMAP) çalışması tip 2

diyabet, normo-albüminüri ve en azından bir ilave kardiyovasküler risk faktörü olan 4447

hastada olmesartan ile tedavinin mikroalbüminüri başlangıcını geciktirip geciktirmeyeceği

araştırılmıştır. Ortalama 3.2 yıllık takip süresi sırasında hastalar, ADE inhibitörleri veya

ARB’ler hariç diğer antihipertansif maddelere ek olarak olmesartan veya plasebo almıştır.

Birincil son nokta için çalışma mikroalbüminüri başlangıcına kadar geçen sürede olmesartan

lehine anlamlı bir risk azalması göstermiştir. BP farklarının ayarlanmasından sonra bu risk

azalması artık istatistiki olarak anlamlı değildir. Olmesartan grubundaki hastaların %8.2’sinde

(2160 hastanın 178’i) ve plasebo grubundaki hastaların %9.8’inde (2139 hastanın 210’u)

mikroalbüminüri gelişmiştir.

İkincil son noktalarda olmesartan alanlarda 96 (%4.3) hastada ve plasebo alanlarda 94 (%4.2)

hastada kardiyovasküler olay meydana gelmiştir. Kardiyovasküler mortalite insidansı plasebo

tedavisiyle karşılaştırıldığında olmesartan ile daha yüksekken (15 hasta (%0.7) - 3 hasta

(%0.1)), ölümcül olmayan inme (14 hasta (%0.6) - 8 hasta (%0.4)), ölümcül olmayan

11/16

miyokart enfarktüsü (17 hasta (%0.8) - 26 hasta (%1.2)), kardiyovasküler olmayan mortalite

(11 hasta (%0.5) - 12 hasta (%0.5)) için oranlar benzerdir. Olmesartan ile genel mortalite, esas

olarak daha yüksek ölümcül kardiyovasküler olayların nedeniyle sayısal olarak artmıştır (26

hasta (%1.2) - 15 hasta (%0.7).

Diyabetik

Nefropatide

Evre

Böbrek

Hastalığının

İnsidansını

Düşüren

Olmesartan

Çalışması (ORIENT) 577 randomize Japon ve Çin bariz nefropatisi olan tip 2 diyabet

hastalarında olmesartanın böbrek ve kardiyovasküler sonuçlar üzerindeki etkisini araştırmıştır.

Ortalama 3.1 yıllık takip süresi sırasında hastalar, ADE inhibitörleri dahil diğer antihipertansif

maddelere ek olarak olmesartan veya plasebo almıştır.

Olmesartan grubunda 116 hastada (%41.1) ve plasebo grubunda 129 hastada (%45.4) birincil

birleşik son nokta (Serum kreatinin düzeylerinin iki katına çıktığı ilk zamana kadar geçen

süre, son evre böbrek hastalığı, Tüm nedenlere bağlı ölüm) meydana gelmiştir (HR 0.97 (%95

CI 0.75 - 1.24); p=0.791). Birleşik ikincil kardiyovasküler son nokta olmesartan ile tedavi

edilen 40 hastada (%14.2) ve 53 plasebo ile tedavi edilen hastada (%18.7) meydana gelmiştir.

Birleşik kardiyovasküler son nokta, olmesartan alan 10 hastaya (%3.5) karşı 3 plasebo alan

(%1.1) hastada kardiyovasküler ölüm, 19’a (%6.7) karşı 20 (%7.0) hastada genel mortalite,

8’e

(%2.8)

karşı

(%3.9)

hastada

ölümcül

olmayan

inme

3’e

(%1.1)

karşı

(%2.5)hastada ölümcül olmayan miyokard enfarktüsünü kapsar.

Pediyatrik popülasyon:

HİPERSAR’ın

pediyatrik

popülasyon

üzerindeki

antihipertansif

etkileri,

yaş

aralığındaki 302 hipertansif hastada yürütülen randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir

çalışmada değerlendirilmiştir. Çalışma popülasyonu; tümünü siyahi hastaların oluşturduğu

112 hastalık bir çalışma kolundan ve 38’ini siyahi hastaların oluşturduğu 190 kişilik farklı

ırklara mensup hastalardan oluşmaktadır. Hipertansiyonun etiyolojisi ağırlıklı olarak esansiyel

hipertansiyondur (siyahi grubun %87’si ve farklı ırklara mensup hastalardan oluşan grubun

%67’si). 20 ile <35 kg aralığındaki ağırlığa sahip hastalar günde bir kez 2.5 mg’lik (düşük

doz) veya 20 mg’lik (yüksek doz) HİPERSAR’a randomize edilmiştir. ≥35 kg ağırlığındaki

hastalar günde bir kez 5 mg’lik (düşük doz) veya 40 mg’lik HİPERSAR’a randomize

edilmiştir. HİPERSAR vücut ağırlığına göre ve doza bağımlı olarak hem sistolik hem de

diyastolik kan basıncını anlamlı olarak düşürmüştür. HİPERSAR hem düşük hem de yüksek

dozlarda

sistolik

basıncını

başlangıç

düzeyine

göre

sırasıyla

11.9

mmHg

düşürmüştür. Bu etki; HİPERSAR grubuna kıyasla plasebo grubunda ortalama sistolik ve

diyastolik

basıncında

istatistiksel

anlamlı

rebound

etkinin

görüldüğü

haftalık

randomize tedaviyi bırakma fazında da gözlenmiştir. Tedavi hem primer hem de sekonder

hipertansiyonu olan pediyatrik hastalarda etkili olmuştur. Yetişkin hasta popülasyonlarında

gözlemlendiği gibi kan basıncı düşüşleri siyahi hastalarda daha azdır.

Aynı çalışmanın açık etiketli bir fazında, 1 ile 5 yaş arasında ve ≥5 kg ağırlığına sahip 59

hastaya üç hafta boyunca günde bir kez 0.3 mg/kg HİPERSAR uygulanmıştır; daha sonra

HİPERSAR veya plasebo aldıkları çift kör bir fazda randomize edilmişlerdir. Yoksunluk

fazının ikinci haftanın sonunda HİPERSAR grubuna randomize edilen hastaların ortalama

sistolik/diyastolik

basınçları,

mmHg

daha

düşüktür,

basıncındaki

fark

istatistiksel olarak anlamlı değildir (%95 C.I. -2 ila 7/-1 ila 7).

12/16

Diğer bilgiler:

İki büyük randomize kontrollü çalışma (ONTARGET (ONgoing Telmisartan Alone and in

combination with Ramipril Global Endpoint Trial) ve VA NEPHRON-D (The Veterans

Affairs

Nephropathy

Diabetes)

ADE-inhibitörünün

anjiyotensin

reseptör

blokeriyle kombine kullanımını incelemiştir.

ONTARGET çalışması, kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalık öyküsü olan ya da

kanıtlanmış

son-organ

hasarı

birlikte

seyreden

diyabetes

mellitus

hastalarında

yürütülmüştür.

NEPHRON-D

çalışması,

diyabetes

mellitus

hastalığı

olan

diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda yürütülmüştür.

Bu çalışmalar, renal ve/veya kardiyovasküler sonlanımlar ve mortalite üzerinde anlamlı yarar

göstermemiş,

monoterapiyle

kıyaslandığında

hiperkalemi,

akut

böbrek

hasarı

ve/veya

hipotansiyon

riskinin

arttığı

gözlenmiştir.

Benzer

farmakodinamik

özellikleri

dikkate

alındığında, bu sonuçlar diğer ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri için de

anlamlıdır. Bu nedenle ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri diyabetik

nefropati bulunan hastalarda birlikte kullanılmamalıdır.

ALTITUDE (Aliskiren Trial in Type 2 Diabetes using Cardiovascular and Renal Disease

Endpoints) çalışması, kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler hastalık ya da her ikisi bulunan

tip 2 diyabetes mellitus hastalarında standart bir ADE-inhibitörü ya da bir anjiyotensin II

reseptörü blokeri tedavisine aliskiren eklenmesinin yararını test etmek için tasarlanan bir

çalışma

olmuştur.

Advers

sonuç

riskinde

artış

olması

nedeniyle

çalışma

erken

sonlandırılmıştır. Aliskiren grubunda, plasebo grubuna kıyasla, kardiyovasküler ölüm ve inme

vakalarının her ikisi de sayısal olarak daha sık görülmüş ve ilgili advers olaylar ve ciddi

advers olaylar (hiperkalemi, hipotansiyon ve renal disfonksiyon) aliskiren grubunda plasebo

grubuna göre daha sık bildirilmiştir.

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Olmesartan medoksomil bir önilaçtır.

Emilim:

Gastrointestinal kanaldan absorbsiyonu sırasında barsak mukozasında ve portal kan içinde

bulunan

esterazlar

tarafından

hızla

farmakolojik

olarak

aktif

metaboliti

olmesartana

dönüştürülmektedir.

Plazmada

veya

ifrazatta

hiçbir

bozulmamış

olmesartan

medoksomil

veya

bozulmamış

medoksomil grubu yan zinciri tespit edilmemiştir. Tablet formülasyonundaki olmesartanın

ortalama mutlak biyoyararlanımı %25.6’dır.

Olmesartan medoksomilin oral dozundan 2 saat kadar sonra olmesartanın ortalama pik plazma

konsantrasyonuna (C

maks

) ulaşılmaktadır ve olmesartanın plazma konsantrasyonları 80 mg’a

kadar artan tek oral dozlarla yaklaşık olarak lineer bir şekilde artmaktadır.

Olmesartanın

biyoyararlanımında

gıdanın

asgari

etkisi

vardır

nedenle

olmesartan

medoksomil, gıdayla birlikte veya gıda olmaksızın uygulanabilir.

13/16

Olmesartanın

farmakokinetiğinde

cinsiyetle

ilgili,

klinik

olarak

anlamlı

hiçbir

fark

gözlenmemektedir.

Dağılım:

Olmesartan plazma proteinine yüksek ölçüde bağlanmaktadır (%99.7) fakat, (varfarin ve

olmesartan medoksomil arasında klinik olarak anlamlı etkileşimin olmamasıyla teyit edildiği

gibi) olmesartan ile birlikte uygulanan ve proteine yüksek oranda bağlanan diğer ilaçlarla

arasında klinik olarak anlamlı, proteine bağlanmada yer değiştirme etkileşim potansiyeli

düşüktür.

Olmesartan

hücresine

ihmal

edilebilir

ölçüde

bağlanmaktadır.

İntravenöz

dozdan sonra ortalama dağılım hacmi düşüktür (16-29 L).

Biyotransformasyon:

Toplam plazma klerensi tipik olarak 1.3 L/h’tir (CV, %19) ve hepatik kan akımına (yaklaşık

90 L/h) göre nispeten yavaştır. 14C-işaretli tek bir olmesartan medoksomil oral dozunun

ardından,

uygulanan

radyoaktivitenin

%10-16’sı

idrarla

atılmış

(büyük

çoğunluğu

uygulamadan sonraki 24 saat içinde) ve radyoaktivitenin kalanı feçesle atılmıştır. %25.6’lık

biyoyararlanım bazında absorbe edilen olmesartanın hem

renal (yaklaşık %40) hem de

hepato-bilier(yaklaşık

%60)

yoldan

atıldığı

hesaplanabilir.

Atılan

bütün

radyoaktivitenin

olmesartan

olduğu

tespit

edilmiştir.

Önemli

diğer

metabolit

tespit

edilmemiştir.

Olmesartanın enterohepatik dolaşımı asgaridir. Olmesartanın büyük bir kısmı bilier yoldan

atıldığı için bilier obstrüksiyonlu hastalarda kullanımı kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3.).

Eliminasyon:

Birden fazla oral dozdan sonra olmesartanın terminal eliminasyon yarı ömrü 10-15 saat

arasında değişmiştir. Kararlı duruma ilk birkaç dozdan sonra ulaşılmış ve 14 gün tekrarlanan

dozdan sonra daha fazla bir birikim gözlenmemiştir. Renal klerens yaklaşık olarak 0.5-0.7

L/h’tir ve dozdan bağımsızdır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Pediyatrik popülasyon:

Olmesartanın farmakokinetiği, 1 ile 16 yaşları arasındaki pediyatrik hipertensif hastalarda

araştırılmıştır.

Olmesartanın

pediyatrik

hastalardaki

klirensi,

vücut

ağırlığına

göre

ayarlandığında yetişkin hastalarınki ile benzerdir. Böbrek yetmezliği olan pediyatrik bireyler

için mevcut farmakokinetik bilgi yoktur.

Yaşlılar:

Genç hipertansif hastalarla kıyaslandığında, yaşlı hipertansif hastalarda (65-75 yaş) kararlı

durumda gözlenen EAA yaklaşık olarak %35, çok yaşlı hastalarda (

75 yaş) yaklaşık %44

artmıştır. Bu durum, bu hasta grubunda renal fonksiyondaki ortalama azalma ile kısmen

ilişkilendirilebilir.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek

yetmezliği

olan

hastaların

kararlı

durumdaki

EAA’ları,

sağlıklı

kontrollerle

karşılaştırıldığında hafif, orta ve şiddetli böbrek yetmezliğinde sırasıyla %62, %82 ve %179

artmıştır (bkz. Bölüm 4.2 ve 4.4).

Karaciğer yetmezliği:

Oral yoldan tek uygulamadan sonra hafif ve orta ölçüde hepatik yetmezliği olan hastalarda

olmesartanın EAA değerleri, karşılaştırılan uygun sağlıklı kontrollerden, sırasıyla %6 ve %65

daha

fazladır.

Dozdan

saat

sonra

sağlıklı

deneklerde,

hafif

hepatik

yetmezliği

olan

14/16

hastalarda ve orta derecede hepatik yetmezliği olan hastalarda olmesartanın bağlanmamış

fraksiyonu sırasıyla %0.26, %0.34 ve %0.41’dir. Orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan

hastalarda tekrarlı dozlamanın ardından, olmesartan ortalama EAA değeri, sağlıklı kontrol

grubuna göre yaklaşık olarak %65 daha yüksektir. Olmesartan ortalama C

maks

değerleri,

karaciğer yetmezliği olan bireylerde ve sağlıklı bireylerde benzerdir. Olmesartan medoksomil

şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda değerlendirilmemiştir (bkz. Bölüm 4.2, 4.4).

İlaç etkileşimleri

Safra asidi ayırıcı madde kolesevelam:

40 mg olmesartan medoksomil ve 3750 mg kolesevelam hidroklorürün sağlıklı gönüllülerde

eşzamanlı uygulanması C

maks

değerinde %28 azalma ve olmesartanın AUC’sinde %39 azalma

sonuçlanmıştır.

Olmesartan

medoksomil

kolesevelam

hidroklorürden

saat

önce

uygulandığında C

maks

ve AUC değerlerinde sırasıyla %4 ve %15 azalma olmak üzere daha az

etki

gözlemlenmiştir.

Olmesartanın

eliminasyon

yarı

ömrü

eşzamanlı

olarak

veya

kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce uygulanmasına bakılmaksızın %50 - 52 azaltılmıştır

(bkz. Bölüm 4.5).

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçanlar ve köpeklerde kronik toksisite çalışmalarında olmesartan medoksomil, diğer AT

reseptör antagonistleri ve ADE inhibitörlerine benzer etkiler göstermiştir: kan üre (BUN) ve

kreatinin yükselmesi: (bloke edici AT

reseptörlerinin böbreklerde neden olduğu fonksiyonel

değişiklikler

yoluyla);

kalp

ağırlığının

azalması;

kırmızı

hücreleri

(eritrositler,

hemoglobin, hematokrit) parametrelerinde azalma; renal hasarın histolojik belirtileri (renal

epitelyumda rejeneratif lezyonlar, bazal membranın kalınlaşması, tübüllerin genişlemesi).

Olmesartan medoksomilin farmakolojik etkisinin neden olduğu bu yan etkiler, diğer AT

reseptör antagonistleri ve ADE inhibitörleri üzerindeki pre-klinik araştırmalarda da meydana

gelmiştir ve birlikte oral sodyum klorür uygulamasıyla azaltılabilmektedir.

Her iki türde de artan plazma renin aktivitesi ve böbreklerin jukstaglomerüler hücrelerinde

hipertrofi/hiperplazi gözlenmiştir. ADE inhibitörleri ve diğer AT

reseptör antagonistleri için

tipik etkiler olan bu değişikliklerin klinik bir öneminin olmadığı görülebilir.

Diğer AT

reseptör antagonistleri gibi olmesartan medoksomilin,

in vitro

hücre kültürlerinde

kromozom kopmaları insidansını artırdığı bulunmuştur. 2000 mg/kg’a kadar çok yüksek oral

dozlarda olmesartan medoksomilin kullanıldığı farklı

in vivo

araştırmalarda ilgili hiçbir etki

gözlenmemiştir. Kapsamlı bir genotoksisite testinin genel verileri, klinik kullanım koşulları

altında

olmesartanın

genotoksik

etkiler

meydana

getirmesinin

olası

olmadığını

göstermektedir.

Olmesartan

medoksomil,

transgenik

modellerin

kullanıldığı

aylık

karsinojenite

araştırmasında test edildiğinde farelerde ve 2 yıllık bir araştırmada sıçanlarda karsinojenik

değildir.

Sıçanlarda

üreme

çalışmalarında

olmesartan

medoksomil

fertiliteyi

etkilememiştir

teratojenik bir etkiye ilişkin hiçbir delil yoktur. Diğer anjiyotensin II antagonistlerle olduğu

gibi olmesartan medoksomile maruz bırakmanın ardından yavruların hayatta kalması azalmış

ve gebeliğin geç dönemlerinde ve emzirmede ana hayvanlarda maruz bırakmadan sonra

böbreklerde

pelvik

dilatasyon

görülmüştür.

Diğer

antihipertansif

ajanlarla

olduğu

gibi

olmesartan

medoksomilin,

gebe

tavşanlarda

gebe

sıçanlara

nazaran

daha

toksik

olduğu

gösterilmiştir; bununla birlikte fetotoksik bir etkiye ilişkin hiçbir belirti yoktur.

15/16

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalize selüloz

Laktoz monohidrat

Hidroksipropilselüloz

Düşük sübstitüye hidroksipropil selüloz

Magnezyum stearat

Titanyum dioksit (E 171)

Talk

Hidroksipropilmetilselüloz

6.2.

Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3.

Raf ömrü

36 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

Poliamid/alüminyum/PVC/alüminyum blister.

28 ve 84 film kaplı tabletli ambalajlar.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Ufsa İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4

Maslak Office Building Kat: 7-8

34485 Maslak, Sarıyer/İSTANBUL

Tel.: 0 212 467 11 11

Faks: 0 212 467 12 12

8.

RUHSAT NUMARASI

118/24

16/16

9.

İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 28.07.2005

Ruhsat yenileme tarihi: 12.01.2015

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.