GALARA

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • GALARA 300 MG 28 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • GALARA 300 MG 28 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • sonuç

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8680199153330
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 01-11-2016
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1

1

.

.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

GALARA

300 mg kapsül

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etk

i

n madde: Pregabalin

300 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bak

3.

FARMASÖTİK FORM

Oral kullanım için kapsül.

Beyaz beyazımsı toz içeren beyaz opak gövde, kiremit kırmızı opak kapaklı kapsül.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik end

i

kasyonlar

Nöropatik ağr

ı

GALARA (pregabalin) periferik nöropatik ağrıda endikedir.

Epileps

i

GALARA (pregabalin) sekonder jeneralize konvülsiyonların eşlik ettiği ya da etmediği parsiyel

konvülsiyonlu yetişkin hastalarda ek tedavi olarak endikedir.

Yaygın anksiyete bozukluğu

GALARA (pregabalin) yaygın anksiyete bozukluğunda endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şek

li

Pozoloji:

Günlük doz aralığı 150–600 mg aç ya da tok karnına

alı

Uygulama sıklığı ve süres

i

:

Nöropatik ağr

ı

GALARA (pregabalin) tedavisinin önerilen başlangıç dozu, aç ya da tok karnına günde iki kez 75

mg’dır (150 mg

gün).

Her bir hastanın yanıtına ve tolere edilebilirliğine göre doz, 3 ila 7 günlük bir aralıktan sonra

günde

mg’a

gerekirse, ek

haftadan

sonra

günde

mg’

maksimum doza ç

tıl

Ep

il

eps

i

GALARA (pregabalin) tedavisinin önerilen başlangıç dozu, aç ya da tok karnına günde iki kez 75

mg’dır (150 mg/gün). Her bir hastanın yanıtına ve tolere edilebilirliğine göre doz, 1 haftadan sonra

günde iki kez 150 mg’a ve gerekirse, ek bir haftadan sonra günde iki kez 300 mg’lık maksimum

doza ç

labilir.

Yaygın anksiyete bozukluğu

aralığı

ikiye

bölünmüş

dozlar

halinde,

günlük

mg’dır.

Tedaviye

devam

edilmesinin gerekliliği düzenli olarak tekrar değerlendirilmelidir.

GALARA (pregabalin) tedavisi günlük 150 mg dozunda başlatılabilir. Hastaların tedaviye bireys

yanıtına ve tolere edebilirliklerine göre 1 hafta sonra doz günlük 300 mg’a çıkartılabilir. Bu haftayı

takip eden, ilave 1 hafta sonrasında günlük doz 450 mg’a artırılabilir ve ek 1 haftadan sonra 600

mg’lık maksimum günlük doza ulaş

ıla

Uygulama şekli:

Ağızdan

alı

Pregabalin tedavisine son verilmes

Nöropatik ağrı, epilepsi veya yaygın anksiyete bozukluğu için uygulanan pregabalin tedavisinin sona

erdirilmesi gerekirse, en az bir haftaya yayılarak, kademeli şeki

de sonlandırılması tavsiye ed

Özel popülasyonlara ilişkin ek bi

l

g

il

er:

Böbrek yetm

ezli

ği:

Pregabalin sistemik dolaşımdan başlıca

renal

yolla değişmemiş

ilaç şeklinde a

tılı

r. Pregabalin

klerensi kreatinin klerensi ile doğru orantılı olduğundan (bkz. Farmakokinetik Özellikleri), renal

fonksiyonları yetersiz hastalarda doz, Tablo 1’de gösterildiği şekilde, aşağ

daki formül kullanılarak

kreatinin klerensine (CL

) (bkz. Bölüm 5.2 Farmakokinetik Özell

kler, Hastalardaki karakteristik

özellikler, Böbrek yetmez

ği) göre b

reyse

ştirilmelidir.

1.23 [140 - yaş (yıl)] x ağırlık (kg)

CLcr(ml/dak = –––––––––––––––––––––––––– x 0.85 kadın hastalar için)

serum kreatinin (μmol/L)

Pregabalin hemodiyaliz yoluyla etkin şekilde plazmadan uzaklaştırılır (4 saat içinde

n %50’si).

Hemodiyaliz gören hastalarda, pregabalinin günlük dozu renal fonks

yonlara göre ayarlanmalıdır.

Günlük doza ek olarak, her bir 4 saatlik hemodiyaliz tedavisinin hemen sonrasında ek bir doz

verilmelidir (bkz. Tablo 1).

Tablo 1. Renal Fonksiyonlara Bağlı Olarak Pregabalin Dozunun Ayarlanmas

Kreatinin

Klirensi

(ml/dak)

Toplam

Pregabalin

Günlük

Dozu

Doz Rejimi

Başlangıç

Dozu

(mg/gün)

Maksimum

Doz (mg/gün)

BID veya TID

30 -<60

BID veya TID

15 - <30

25 – 50

QD veya BID

< 15

Hemodiyaliz sonrası ek doz (mg)

Tek doz

TID = Günde üç doz

BID = Günde iki doz

QD = Günde tek doz

Toplam

günlük

/gün)

mg/doz

sağlayacak

şekilde

rejimiyle

belirtildiği

gibi

bölünm

Ek doz, tek bir ilave dozdur

Karaciğer yetmez

li

ği:

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda herhangi bir doz ayarlamasına gerek yoktur (bkz. Bölüm 5.2

Farmakokinetik Özellikler, Hastalardaki Karakteristik Özellikler, Karac

ğer yetmezliği).

Pediyatrik popülasyon:

GALARA’nın 12 yaş altı pediyatrik hastalarda ve adolesanlarda (12-17 yaş arası) güvenlilik ve

etkililiği belirlenmemiştir. Mevcut verilere Bölüm 4.8, 5.1 ve 5.2’de yer verilmiştir ancak pozoloji

tavsiyesinde bulunmak mümkün değildir.

Geriyatrik popülasyon (≥65yaş):

Böbrek fonksiyonları normal olan yaşlı hastalarda herhangi bir doz ayarlamasına gerek yoktur

(Bkz. Tablo 1). Böbrek

fonksiyonları azalan yaşlı hastalarda

pregabalinin dozunun azaltılması

gerekebilir

(bkz.

Bölüm

Farmakokinetik

Özellikler,

Hastalardaki

Karakteristik

Özellikler,

Geriyatrik Popülasyon).

4.3

Kontrend

i

kasyonlar

Etken maddeye veya

içeriğindeki herhangi

bir maddeye karşı

aşırı

duyarlılığı olan hasta

arda

kontrendikedir.

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemler

i

Antiepileptik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davran

bildirilmiştir. Bu nedenle

hastalar

intihar

düşüncesi

davranışı

açısından

ndan

izlenmelidir.

İntihar

düşüncesi

davranışı ortaya çıktığında, hasta ve hasta yakınının

bbi destek alması öneri

mektedir.

Klinik

deneyimlere

bağlı

olarak,

pregabalin

tedavisi

nedeniyle

kilo

artışı

görülen

yabe

hastalarında, hipoglisemik ilaçların dozu tekrar gözden geçirilmelidir.

Pazarlama sonrasında anjiyoödemi de içeren aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Yüzde,

ağız içinde veya üst solunum yolunda şişme gibi anjiyoödem belirtileri ortaya çıkarsa pregaba

derhal kesilm

Pregabalin tedavisi, somnolans (uyku hali) ve baş dönmesine neden olabileceğinden, yaş

hastalarda

kaza sonucu yaralanmaların (düşme) oranını artırabilir. Pazarlama sonrası raporlarda bilinç kaybı,

konfüzyon ve zihinsel bozukluk bildirilmiştir. Dolayısıyla hastalar, ilacın

üm potansiyel etkileri

konusunda yeterli deneyime sahip oluncaya kadar dikkatli olmaları konusunda uyar

alı

Kontrollü

klinik

çalışmalarda,

pregabalin

tedavi

gören

hastalarda

plasebo

tedavi

gören

hastalara kıyasla bulanık görme daha yüksek oranda bildirilmiştir. Ancak tedaviye devam edilmesi ile

bu yan etki hastaların büyük bir kısmında ortadan kalkmıştır. Oftalmolojik testlerin değerlendirildiği

kontrollü klinik çalışmalarda, görüş keskinliğinde azalma ve görme alanında değişiklikler, pregabalin

tedavi

grubunda

plasebo

grubuna

göre

daha

sık

bildirilmiştir.

Plasebo

tedavi

grubunda

ise,

fundoskopik değişiklikler daha fazla bildirilmiştir.

Pazarlama sonrası deneyimde, pregabalin ile tedavi gören hastalarda geçici olarak, görme kaybı,

görmede bulanıklık ve görme netliğinde başka değişiklikler bildirilmiştir. Pregabalinin kesilmesi

ile bu semptomlar iyileşebilir veya sona ereb

Antiepileptik

ilaç

tedavisine

pregabalin

eklenmesi

nöbet

kontrolü

sağlandıktan

sonra,

pregabalin ile monoterapiye geçilirken eş zamanlı kullanılan an

eptiklerin çekilmesine ilişkin

yeterli bilgi bulunmamaktad

Pregabalinle

kısa

veya

uzun

dönem

tedavinin

kesilmesinden

sonra,

bazı

hastalarda

çekilme

semptomları görülmüştür. Aşağıdaki olaylar bildirilmiştir

Uykusuzluk, baş ağrısı, bulantı, ishal, grip benzeri semptomlar, anksiyete, sinirl

k, depresyon, ağrı,

hiperhidroz, baş dönmesi ve anlamlı fiziksel bağımlılık. Tedaviye başlarken hasta bunlar hakk

bilg

ndirilmelidir.

Pregabalin tedavisi süresince veya tedavinin kesilmesinden kısa bir süre sonra, status epileptikus ve

grand mal nöbetleri de dahil olmak üzere, konvülsiyonlar meydana gelebilir.

Uzun süreli pregabalin tedavisinin sonlandırılması ile ilgili olarak veriler, çekilme semptomlarının

sıklığı

şiddetinin

pregabalin

dozuyla

ilişkili

olabileceğini

göstermektedir.

Ancak

tüm

antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi, pregabalin de tedricen, en hızlı bir hafta

çinde kes

lmelidir.

Pregabalin tedavisine son verilmesinin, böbrek yetmezliğinin geri dönüşümüne etkileri ile ilgili bir

çalışma yapılmamış olmakla birlikte, tedaviye son verilmesini veya dozun azalt

lmas

takiben

böbrek fonksiyonunda iyileşme bildirilmiş

Sebep-sonuç

ilişkisi belirlenmemiş

olsa da, pazarlama sonrası raporlarda, pregabalin alan baz

hastalarda konjestif kalp yetmezliğinin geliştiği rapor edilmiştir. Bu etkilere nöropatik ağrılara karşı

pregabalin kullanan yaşlı hastalarda daha sık rastlanmaktadır. Klinik olarak anlamlı bir kalp veya

periferik

vasküler

hastalığı

olmayan

hastalarla

yapılmış

kısa

süreli

klinik

şma

arda,

hipertansiyon

veya

konjestif kalp

yetmezliği gibi

kardiyovasküler komplikasyonlar ve per

ferik

ödemle belirgin bir ilişki gösterilmemiştir. Şiddetli konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda s

veri olduğu için, bu hastalarda pregabalin dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen

er). Pregabalinin kesilmesi ile semptomlar iyileşebilir.

Spinal kord hasarına bağlı santral nöropatik ağrı tedavisinde, özellikle somnolans olmak üzere

merkezi sinir sisteminde görülen advers reaksiyonların görülme sıklığı artmıştır. Bu artış

edav

birlikte kullanılan diğer ilaçların (anti-spastik ajanlar gibi) ilave etkisi ile oluşabilir. Spinal kord

hasarına bağlı santral nöropatik ağrı tedavisinde pregabalin reçetelendirilirken bu durum göz önüne

alı

alı

Pazarlama

sonrası

deneyimlerde,

pregabalinin

opioid

analjezikler

gibi

konstipasyon

yapma

potansiyelleri olan ilaçlar ile birlikte kullanımı sonucunda alt gastrointestinal kana

fonksiyonlarında

azalma (intestinal tıkanma, paralitik ileus, konstipasyon gibi) bildirilmiştir. Pregabalin ve opioidler

birlikte kullanılacak ise, konstipasyonu önleyici tedbirler

alı

nmas

düşünülmelidir. (özellikle kadın

hastalarda ve yaşlı hastalarda)

İlaç suistimali, kötüye kullanım ve bağımlılık bildirilmiştir. Daha önce ilaç kötüye kullanım hikayesi

olan

hastalar

pregabalinin

suistimali,

kötüye

kullanımı

bağımlılık

belirtilerine

karşı

gözlenmelidir.

Çoğunlukla ensefalopatiye zemin hazırlayan koşullar altındaki hastalarda, ensefalopati raporlar

ştir.

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şek

ill

er

i

Pregabalin çoğunlukla idrarla değişmeden atıldığı, önemsiz derecede metabolize olduğu (dozun

<%2’si metabolit şeklinde idrarla atılır), in vitro olarak ilaç metabolizmasını inhibe etmediği ve

plazma

proteinlerine

bağlanmadığı

için

farmakokinetik

etkileşim

yaratma

veya

farmakokinetik

etkileşime uğrama olasılığı düşüktür.

Buna göre, in vivo çalışmalarda pregabalin ile fenitoin, karbamazepin, valproik as

motrijin,

gabapentin, lorazepam, oksikodon veya etanol arasında klinik açıdan önemli bir farmakokinetik

etkileşim gözlenmemiştir. Buna ek olarak, popülasyon farmakokinetik analizi ora

antidiyabetikler,

diüretikler, insülin,

fenobarbital,

tiagabin

topiramat

gibi sık

kullan

ıla

n ilaçların

pregabalin

klerensi üzerinde klinik olarak anlamlı bir etkisi olmad

göstermiştir.

Pregabalinin noretisteron ve/veya etinil östradiol içeren oral kontraseptifler ile birlikte

alı

nmas

her iki ilacın da kararlı durum farmakokinetiğini

emez.

Pregabalin

etanol

lorazepamın

etkilerini

güçlendirebilir.

Kontrollü

klinik

çal

şma

arda,

pregabalinin oksikodon,

lorazepam veya etanolle birlikte kullanılan çoklu

oral

dozları solunum

üzerinde klinik açıdan

önemli etkilere yol açmamıştır. Pazarlama sonrası edinilen deneyimlerde,

pregabalin ve diğer merkezi sinir sistemini baskılayan ilaçları alan hasta

arda so

unum yetmezliği

koma

rapor

edilmiştir.

Pregabalin,

kognitif

gros motor fonks

yonlarda oksikodonun yol

açtığı bozukluğa katkı sağlar gibi görünmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bi

l

g

il

er: Pediyatrik popü

l

asyon:

Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde gerçek

Geriyatrik popü

l

asyon:

Yaşlı gönüllülerde spesifik bir farmakodinamik etkileşim çalışması yürü

ülmem

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik Kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontraseps

i

yon)

Bu konuda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kad

nlar GALARA

tedavisi

almakta iken uygun bir doğum

kontrol yöntemi (kontrasepsiyon) kullanma konusunda

hekimine dan

şmal

Gebelik dönemi

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

araştırmalar

üreme

toksisitesinin

bulunduğunu

gös

ştir (bkz.

Bölüm 5.3 Klinik Öncesi Güvenlilik Verileri). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Pregabalinin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değ

dir.

Anneye sağlayacağı yarar fetüse gelebilecek risk potansiyelinden fazla olmadıkça, gebelik sırasında

pregabalin kullan

lmama

Laktasyon dönem

i

Pregabalin

insanlarda

anne

sütüne

geçmektedir

(bkz

Bölüm

5.2).

Pregabalinin

yeni

doğanlar

/infantlar üzerine etkisi bilinmemektedir. Emzirmeye mi yoksa tedaviye mi son verileceği kararı,

emzirmenin bebek için faydası ile tedavinin emziren kadın için faydası arasında değerlendirme

yapılarak verilmelidir.

Üreme yeteneği/ Fert

i

lite

Pregabalinin kadın fertilitesi üzerine etkisi ile ilgili klinik veri bulunmamaktadır. Pregabalinin sperm

hareketliliği üzerine etkisini değerlendirmek için yürütülen bir klinik çalışmada, sağlıklı erkek

deneklere 600 mg/gün dozunda pregabalin verilmiştir. 3 aylık tedavi sonrası sperm hareketliliği

üzerinde bir etkisi olmamıştır.

Dişi sıçanlarda yürütülen fertilite çalışmasında üreme üzerine advers etkiler gözlenmiştir. Erkek

sıçanlardaki

fertilite

çalışmalarında

üreme

gelişme

üzerine

advers

etkiler

gözlenmiştir.

bulgulardaki klinik ilişki bilinmemektedir (bkz. Bölüm 5.3).

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etk

ile

r

Pregabalin

baş

dönmesi ve uyku haline neden olabilir.

Bu nedenle,

ilacın

bi aktiviteleri

etkileyip

etkilemediği

bilinene

kadar,

hastalara

araba

kullanmaları,

karmaş

makineler

çalıştırmaları veya tehlike potansiyeli barındıran başka ak

itel

erde bulunmaları tavsiye edilmez.

4.8

İstenmeyen etk

ile

r

Pregabalin klinik programına, plasebo kontrollü çift kör çalışmalardaki 5600’den fazla hasta dah

olmak

üzere

toplam

8900’den

fazla

hasta

katılmıştır.

yaygın

şekilde

bildirilen

advers

reaksiyonlar baş dönmesi ve uyku halidir. Advers etkiler genelde hafif ve orta şiddettedir. Bütün

kontrollü

çalışmalarda,

advers

etkiler

yüzünden

çalışmadan

ayrılma

oranı

pregabalin

hastalarda % 12 iken, bu oran plasebo

alan

alarda

%5’tir.

Pregabalin

tedavi

gruplarında

çalışmadan ayrılmaya neden olan en yaygın advers reaksiyonlar baş dönmesi ve uyku halidir.

Klinik

çalışmaların

toplu

analizinde

tedavi

ilişkili

olan

istenmeyen

etkiler

aşağ

daki

kategorilere göre listelenmiştir:

çok yaygın ≥1/10; yaygın ≥ 1/100 ila <1/10; yaygın olmayan

≥1/1.000

<1/100;

seyrek ≥1/10.000

<1/1.000; çok

seyrek

<1/10.000;

bilinmiyor: eldeki

verilerden hareketle tahmin edilemiyor.

Listede yer alan advers etkiler altta yatan bir hastalıktan veya birlikte kullanılan ilaçlardan da

kaynaklanıyor olabilir.

Spinal kord hasarına bağlı santral nöropatik ağrı tedavisinde, özellikle somnolans olmak üzere

merkezi sinir sisteminde görülen advers reaksiyonların görülme sıklığı artmıştır.

Pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilen advers reaksiyonlar italik olarak gösterilmiştir.

Vücut sistemi Advers ilaç reaks

i

yonlar

ı

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın

: Nazofarenj

Kan ve lenf sistemi

hastalıkları

Yaygın olmayan

Nötropeni

Bağışıklık sistemi

hastalıkları

Yaygın olmayan

:Aşırı duyarlılık

Seyrek

:Anjiyoödem , alerjik reaksiyon

Metabolizma ve beslenme

hastalıkları

Yaygın

:İştah artışı

Yaygın olmayan

:Anoreksi, Hipog

semi

Psikiyatrik

hastalıklar

Yaygın

:Öfori hali, konfüzyon, irritabilite, dezoryantasyon, insomnia, libidoda

azalma, anksiyete

Yaygın olmayan

:Depersonalizasyon,

anorgazm,

huzursuzluk,

depresyon,

ajitasyon,

duygu

durumu

değişiklikleri,

depresif

duygu

durumu,

kelime

bulmada

zorluk,

halüs

nasyon,

anormal

rüyalar,

libidoda

artış,

panik atak, ap

ati, yükselmiş duygu durumu, agresyon

Seyrek

:Disinhibisyon

Sinir sistemi

hastalıkları

Çok yaygın

:Baş dönmesi, uyku hali, baş ağrısı

Yaygın

:Ataksi,

koordinasyon

bozukluğu,

denge

bozukluğu,

amnezi,

dikkat

kaybı,

bozukluğu,

tremor,

dizartri,

parestezi,

sedasyon,

letarji,

hipoestezi

Yaygın olmayan

:Kognitif

bozukluk,

nistagmus, konuşma bozukluğu,

miyoklonus,

hiporefleksi, diskinezi, psikomotor hiperaktivite, postural baş dönmesi,

hiperestezi, tat alamama, yanma duygusu, amaçlı hareketlerde tremor,

sersemlik/uyuşukluk, senkop, bilinç kaybı, malaz (halsizlik, kırıklık),

zihinsel bozukluk

Seyrek

:Hipokinezi, parozmi, disgraf

i, konvülsiyon

Göz

hastalıkları

Yaygın

:Bulanık görme, diplopi

Yaygın olmayan

:Periferal

görme

kaybı,

görme

bozuklukları,

görme

alanında

bozukluklar, göz kuruluğu, gözlerde ş

şme, görsel keskinlikte azalma,

gözlerde ağrı, astenopi, gözyaşında ar

ma fotopsi, gözlerde irritasyon

Seyrek

:Midriyazis, osilopsi, görsel derinlik al g

nda değ

şme, görme kaybı,

şaşılık, görsel par

k, keratit

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

Yaygın

:Vertigo

Yaygın olmayan

:Hiperakuz

Kardiyak

hastalıklar

Yaygın olmayan

:Birinci derece AV blok,

şikardi, sinüs bradikardis

i, konjestif kalp

yetmezliği

Seyrek

:QT uzamas

, sinüs taşikardisi, sinüs aritmisi

Vasküler

hastalıklar

Yaygın olmayan

:Hipotansiyon,

hipertansiyon,

yüz

kızarması,

sıcak

basması,

perifera

soğukluk

Solunum, göğüs

hastalıkları

ve mediastinal

hastalıklar

Yaygın

:Göğüste ağrı, sinüzit, faringolaringeal ağrı

Yaygın olmayan

:Dispne, öksürük, burunda kuruluk, epistaksis, nazal konjesyon, rinit,

horlama

Seyrek

:Boğaz kuruluğu, pulmoner ödem

Gastrointestinal

hastalıklar

Yaygın

:Kusma, abdominal şişkinlik, konstipasyon, ağız kuruluğu, gaz bulantı,

diyare, ağız kuruluğu

Yayg

n olmayan

:Tükürük salgısında artma, gastroözofageal reflü, oral hipoestezi

Seyrek

:Asit, disfaji, pankr

eatit, dilde şişme

Deri ve deri altı doku

hastalıkları

Yaygın olmayan

:Terleme, papüler döküntü , ürtiker, kaşıntı

Seyrek

:Soğuk terleme, Stevens-Johnson sendromu,

Kas-iskelet, bağ doku ve kemik

hastalıkları

Yaygın

:Kas krampları, artralji, sırt ağrısı, kol veya bacaklarda

ağrı, servikal spazm,

Yaygın olmayan

:Kas seğirmesi, eklemlerde şişme, miyalji, kas sertliği,

boyunda ağrı

Seyrek

:Rabdomiyoliz

Böbrek ve idrar yolu

hastalıkları

Yaygın olmayan

:Dizüri, üriner

nkontinans

Seyrek

:Oligüri, böbrek yetmez

i, üriner retansiyon

Üreme sistemi ve meme

hastalıkları

Yaygın

:Erektil disfonksiyon

Yaygın olmayan

:Ejakülasyonda gecikme, cinsel disfonks

yon,

dismenore, meme ağrısı

Seyrek

:Amenore, memede akıntı, meme büyümes

i, jinekomasti

Genel ve uygulama bölgesine ilişkin

hastalıklar

Yaygın

:Periferik

ödem,

ödem,

yürüyüşte

anormallik,

sarhoşluk

hissi,

anormallik hissi, yorgunluk, düşme,

Yaygın olmayan

:Göğüste

sıkışma,

yaygın

ödem,

ağrı,

üşüme,

asteni,

yüz

ödemi,

susuz

uk, pireksi

Araşt

ı

rma

l

ar

Yaygın

:Kilo art

Yaygın olmayan

:Kan

Alanin

aminotransferazda

yükselme,

kreatinin

fosfokinazda

yükselme,

aspartat

aminotransferazda

yükselme,

trombosit

sayısında

glukozunda

yükselme,

kreatininde

artma,

potasyumunda düşme, kilo kaybı

Seyrek

:Lökosit sayısında aza

Kısa ve

uzun

süreli pregabalin

tedavisi

sonrası,

ilacın

kesilmesinin

ardından bazı hast

arda

kesilme semptomları görülmüştür. Bu semptomlar; insomnia, baş ağrısı, bulantı, anksiyete, diyare,

nezle sendromu, konvülsiyon, sinirlilik,

depresyon, ağrı, hiperhidroz, sersem

baş dönmesi ve

anlamlı

fiziksel

bağımlılıktır.

Hastalar

tedaviye

başlamadan

durum

konusunda

bilg

endirilme

dir.

Pregabalinin

uzun

süreli

kullanımında veriler,

kesilme

semptomlarının

sıklığının

şiddetinin

m dozuna bağlı olabileceğini göstermektedir.

Pediyatrik popülasyon:

Pregabalinin, 2 pediyatrik çalışmada (farmakokinetik ve tolerabilite çalışması n=65; 1 yıllık devam

eden açık etiketli güvenlilik çalışması n=54) gözlenen güvenlilik profili, yetişkin çalışmalarında

gözlenen profil ile benzerdir (bkz. Bölüm 4.2, 5.1 ve 5.2).

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır.

Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık

mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi

(TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800

314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9

Doz aşımı ve tedavis

i

15 g’a kadar olan doz aşımlarında, beklenmeyen bir advers etki bildirilmemiştir. Pazarlama sonras

edinilen deneyimde, pregabalinin aşırı dozda alındığında gözlenen en yaygın advers etkiler olarak,

somnolans, konfüzyon durumu, ajitasyon ve huzursuzluk bildirilm

r. Nadir olarak koma vakaları

bildirilmiştir.

Pregabalin doz aşımının tedavisinde genel destekleyici önlemler alınmalı, gerekirse hemodiyalize

de başvurulmalıdır (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli, Tablo 1).

5

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1

Farmakodinamik öz

el

lik

l

er

Farmakoterapötik grup: Antiepi

kler

ATC kodu: N03AX16

Etken madde pregabalin, bir gama-aminobütirik asit (GABA) analoğudur ((S)-3- (aminometil)-5-

metilheksanoik as

Etki mekanizmas

ı

:

Pregabalin santral sinir sistemindeki voltaja duyarlı kalsiyum kanallarının yardımcı a

ünitesine

-ô proteini) bağ

Elde edilen kanıtlar, hayvan modellerinde analjezik ve antikonvülzan aktivite için pregabalinin α

bölgesine bağlanması gerektiğini göstermektedir. Buna ek o

arak, pregabalin glutamat, noradrenalin

ve P maddesi dahil olmak üzere çok say

da nörotransmiterin salıverilmesini de

azaltmaktadır. Bu

etkilerin pregabalinin klinik farmakolojisi açısından önemi bil

nmemek

dir.

Pregabalin reseptör bölgelerine afinite göstermez veya konvülsiyon ya da ağrı

edavisinde kullanılan

birçok yaygın ilacın etkisine bağlı yanıtlarda

değişikliğe

yol açmaz. Pregabalin GABA

veya

GABA

reseptörleriyle etkileşime girmez;

direk olarak GABA

, GABA

veya benzodiazepin

reseptörlerine bağlanmaz, metabolik şekilde GABA’ya veya bir GABA agonistine dönüştürülmez;

GABA geri alınımı

veya yıkımının

inhibitörü değildir. Bununla b

rlikte, uzun süreli pregabalin

uygulaması GABA taşıyıcı proteinin yoğunluğunu ve fonksiyonel GABA transport hızını ar

Pregabalin, hiperaljezi ve allodini de dahil olmak üzere nöropatik ve cerrahi sonrası ağr

bulunan

hayvan modellerinde ağrıyla ilgili davranışları önler.

Pregabalin aynı zamanda fareler ve sıçanlarda maksimum elektroşok tonik ekstensör nöbet

eri,

pentilentetrazol kaynaklı eşik klonik nöbetler, hipokampal doğum yapmış s

çanlardaki davranışsal

ve elektrografik nöbetler ve DBA/2 odyojen farelerdeki tonik ve klonik nöbetler de dahil olmak

üzere hayvan nöbet modellerinde de etkilidir. Pregabalin Strazburg S

çanlar

nda genetik absans

nöbetlerindeki spontan absans nöbetlerinin meydana gelme sıklığını azaltmaz.

Klinik deneyim

Nöropatik ağr

ı

Etkinlik,

diyabetik

nöropati,

postherpetik

nevralji

omurilik

yaralanmalar

çalışmalarında

gösterilmiştir. Etkinlik nöropatik ağrının diğer mode

nde ça

lmam

Pregabalin, 10 kontrollü klinik araştırmada; 13 haftaya kadar günde iki kez (BID) ve 8 haftaya

kadar günde üç kez (TID) dozunda çalışılmıştır. BID ve TID doz rejimlerinin tümü, güvenlilik

ve etkinlik profilleri açısından benzer bulunmuştur.

Hem santral hem de periferik nöropatik ağrı için12 haftaya kadar yürütülen klinik çalışmaların

1.haftasında ağrıda azalma görülmüş ve bu düzelme tedavi süresince devam

miş

Periferik nöropatik ağrı için yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda pregabalin ile tedavi edi

hastaların %35’i ve plasebo ile tedavi edilen hastaların %18’i, %50’lik bir ağrı iyileşme puan

almıştır. Somnolans

gözlenmeyen

pregabalin

kullanan hastalarda ilgili iyileşme

asebo

kullananlarda ise %18 idi. Somnolans gözlenen hastalarda yanıt oranı pregabalin için %48 plasebo

için %16 olmuştur.

Santral nöropatik ağrı için yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda pregabalin kullanan has

%22’si ve plasebo kullananların %7’si %50’lik bir ağrı iyileşme puanı

Epileps

i

Pregabalinin ek tedavi olarak etkinliği, günde iki veya üç kez uygulanan 1052 hastanın yer a

üç adet 12 haftalık, randomize, çift kör, plasebo kontrollü, çok merkezli ça

şmada araştırılmıştır.

Hastalarda

sekonder

jeneralizasyonu

olan

veya

olmayan

refraktör

pars

nöbetler

olup,

başlangıç seviyesindeki ortalama nöbet oranları 28 gün başına 21-22, başlangıçtaki medyan nöbet

oranları ise 28 gün başına 10-12 nöbettir.

Pregabalinin

epilepsideki

etkinliği,

plaseboya

oranla

nöbetteki

azalmaya

dayanan

bütün

çalışmalarda

gösterilmiştir. Yanıt

verenlerin oranı,

tedavi sırasında

parsiyel nöbet sıklıklarında

başlangıca göre %50’lik bir azalma meydana gelen hastaların oranı olarak tanımlanmıştır. Yanıt

verenlerin oranı, günde 150 mg’da %14-31, günde 300 mg’da %40, günde 600 mg’da %43-51

iken bu oran plasebo için %6-14 olup, doz yan

ıtı

na işaret etmektedir.

Pregabalin, 3 kontrollü klinik araştırmada, 12 haftaya kadar günde iki kez veya günde üç kez

dozunda çalışılmıştır. BID ve TID doz rejimlerinin tümü, güvenlilik ve etkinlik prof

eri açısından

benzer bulunmuştur.

haftada

nöbet

sıklığında anlamlı

azalma

gözlenmiştir.

Genel

olarak, 12

haftalık

döneminde nöbet sıklığında anlamlı bir azalma meydana gelm

Pediyatrik popülasyon:

Pregabalinin epilepside 12 yaş altındaki pediyatrik hastalarda ve adölesanlarda ekleme tedavi olarak

kullanılmasına ilişkin etkililik ve güvenliliği belirlenmemiştir. 3 aylıktan 16 yaşına kadar olan

hastaların katıldığı (n=65) farmakokinetik ve tolerabilite çalışmasında gözlenen advers reaksiyonlar,

yetişkinlerinki ile benzer olmuştur. 3 aylık- 16 yaş aralığındaki 54 pediyatrik epilepsi hastasının

katıldığı bir yıllık açık etiketli güvenlilik çalışmasının sonucunda, advers olaylardan pireksi ve üst

solunum yolları enfeksiyonları pediyatrik hastalarda yetişkin hastalara göre daha sık gözlenmiştir

(bkz. Bölüm 4.2, 4.8 ve 5.2).

Yaygın anksiyete bozukluğu

Pregabalin 4 – 6 hafta süreli 6 kontrollü araştırmada, yaşlılarda yürütülen 8 haftalık bir çalışmada

ve 6 ay süreli bir çift-kör, uzun dönemde relaps önleme araş

rmas

nda ça

Yaygın anksiyete bozukluğu semptomlarında 1 hafta içinde düzelme olduğu Hamilton Anksiyete

Değerlendirme Skalasında (HAM-A) gözlenmiştir.

4-8 hafta süren kontrollü klinik araştırmalarda, pregabalin ile tedavi edilen has

alar

n %52’si ve

plasebo alan hastaların %38’i başlangıçtan çalışma sonuna kadar HAM-A toplam puanında en az

%50 iyileşme kayde

ştir.

Kontrollü klinik çalışmalarda pregabalin ile tedavi gören hastalarda plasebo ile tedavi görenlere göre

daha yüksek oranda bulanık görme bildirilmiş olup, vakaların çoğunluğunda devam eden dozlarda

son bulmuştur.

Kontrollü klinik çalışmalarda 3600’ü aşkın hastada oftalmolojik testler (görsel keskinlik, formal

görme alanı testi ve dilate funduskobik incelemeyi içerecek şekilde) değerlendirilmiştir. Pregabalin

ile tedavi gören hastaların %6.5’i ve plasebo ile tedavi gören hastaların %4.8’inde görsel keskinlik

azalmıştır. Pregabalin ile tedavi gören hastaların %12.4’ünde ve plasebo ile tedavi gören hastaların

%11.7’sinde

görme

alanı

değişiklikleri

belirlenmiştir.

Pregabalin

tedavi

gören

hastaların

%1.7’sinde ve plasebo ile tedavi gören hastaların %2.1’inde funduskobik değişiklikler gözlenmiştir.

5.2

Farmakokinetik öze

lli

kler

Genel öze

lli

kler

Pregabalinin kararlı durum farmakokinetiği sağlıklı gönüllülerde, antiepileptik ilaç alan epi

epsi

hastalarında ve kronik ağrısı olan hastalarda benzerdir.

Pregabalin aç olarak uygulandığı zaman süratle emilip, hem tek

hem de çoklu doz uygulama

sonrasında doruk plazma konsantrasyonlarına 1 saat içinde ulaş

ılı

r. Pregabalinin oral biyoyararlanımı

%90 olup dozdan bağımsızdır. Tekrarlanan uygulama sonras

nda, kararlı duruma 24 ila 48 saat

içinde ulaşılır. Pregabalinin emilim hızı g

rla birlikte alındığında düşer ve C

maks

’ta yaklaşık

%25-30

azalmaya,

maks

’ta

yaklaşık

saatlik

gecikmeye

açar.

Yine

pregabalinin gıdalarla birlikte alınmasının emilen pregabalin miktarı üzerinde klinik açıdan önemli

bir etkisi bulunmamaktad

Dağ

ılı

Preklinik çalışmalarda, pregabalinin fareler, sıçanlar ve maymunlarda kan beyin bariyerini geçtiği

gösterilmiştir.

Pregabalinin

sıçanlarda

plasentayı

geçtiği

laktasyon dönem

ndeki sıçanların

sütünde

var olduğu

gösterilmiştir.

İnsanlarda, pregabalinin oral uygulama sonras

ndaki görünen

dağılım hacmi yaklaşık 0.56 L/kg’dır. Pregabalin plazma proteinlerine bağ

nmaz.

Biyo

ransformasyon:

Pregabalin insanlarda göz ardı edilebilir bir metabolizmaya uğrar. Radyoaktif

şaretli pregab

dozu sonrasında, idrardaki radyoaktivitenin yaklaşık %98’i değ

şmem

ş pregabalindir. Pregabalinin

idrarda bulunan

metaboliti olan N-metillenmiş türevi, dozun %0.9’unu oluşturur. Preklinik

şmalarda, pregabalin (S-enantiomer) rasemizasyon

R-enantiomere dönüşmem

ştir.

Eliminasyon:

Pregabalin sistemik dolaşımdan esas olarak renal eliminasyon yoluyla değişmemiş ilaç şeklinde

atılır. Pregabalinin ortalama eliminasyon yarı ömrü 6.3 saattir. Pregabalinin plazma klerensi ve renal

klerensi

kreatinin

klerensi

doğru

orantılıdır

(bkz.

Bölüm

5.2)

Farmakokinetik

Özellikler,

Hastalardaki Karakteristik Özellikler, Böbrek Yetm

ezli

ği).

Böbrek fonksiyonlarında azalma olan veya hemodiyaliz gören hastalarda doz ayar

gereklidir

(bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli, Tablo1)

Doğrusallık / Doğrusal Olmayan Durum:

Pregabalinin

farmakokinetiği,

tavsiye

edilen

günlük

aralığında

doğrusald

Pregabalinin

gönüllüler arasındaki farmakokinetik değişkenliği düşüktür (<20%). Çoklu doz farmakokinetiği tek

verilerinden

tahmin

edilebilir.

Dolayısıyla,

pregab

inin

plazma

konsantrasyonlarının

rutin

kontrolüne gerek yoktur.

Hastalardaki karakteristik öze

l

likler

Cinsiyet:

Klinik çalışmalar, cinsiyetin pregabalinin plazma konsantrasyonları üzerinde klinik aç

dan önemli

bir etkisinin bulunmadığını göstermek

Böbrek yetmezliği:

Pregabalinin

klerensi

kreatinin

klerensiyle

doğru

orantılıdır.

Buna

olarak,

pregabalin

plazmadan

hemodiyalizle

etkin

şekilde

uzaklaştırılmaktadır

saatlik

hemodiya

sonras

plazma

pregabalin konsantrasyonları

yaklaşık

olarak %50 düşmüştür).

Böbrek ana

atılı

m yolu

olduğu için, böbrek yetmezliği olan hastalarda dozun azaltılması ve hemodiyalizin ardından

ilavesi gereklidir (bkz. Bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli, Tablo 1).

Karaciğer ye

Karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

spesifik

farmakokinetik

çalışmalar

yürütülmemiş

Pregabalin önemli oranda metabolize edilmediği ve idrarla çoğunlukla değişmemiş ilaç şeklinde

atıldığı için karaciğer fonksiyon bozukluğunun pregabalin plazma konsantrasyonlarını önemli derecede

değiştirmesi bek

enmemek

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyondaki (yaş grupları: 1 ila 23 aylık, 2 ila 6 yaş, 7 ila 11 yaş ve 12 ila 16 yaş)

epilepsi

hastalarında

pregabalinin

farmakokinetiği,

farmakokinetik

tolerabilite

çalışmasında

değerlendirilmiştir.

Açlık durumunda pregabalinin oral alımını takiben plazma pik konsantrasyonuna ulaşma zamanı

pediyatrik hastalarda genellikle tüm yaş gruplarınınki ile benzer olmuştur ve 0.5 saat ila 2 saat

arasındadır.

Pregabalinin C maks ve eğri altı alan (EAA) parametreleri her yaş grubunda artan doz ile doğrusal

olarak artmıştır. 30 kg’ın altındaki pediyatrik hastalarda pregabalinin EAA’sı, artmış vücut ağırlığı

klerensi bu hastalar için %43’e ayarlandığından, ≥ 30 kg olan hastalara göre %30 daha düşük

olmuştur.

Pregabalinin terminal yarılanma ömrü 6 yaşına kadar olan çocuklarda ortalama 3 ila 4 saat arasında ,

7 ve daha büyük yaş grubundaki hastalarda ise 4 ila 6 saat arasında olmuştur.

Popülasyon farmakokinetiği analizleri; kreatinin klerensi ile pregabalinin oral klerensinin belirgin

şekilde eş değişken olduğunu, vücut ağırlığı ile de pregabalinin görünür oral dağılım hacmininin

belirgin şekilde eş değişken olduğunu göstermiştir ve bu ilişkiler pediyatrik ve yetişkin hastalar için

benzer olmuştur.

Pregabalinin farmakokinetiği 3 aydan küçük hastalar için çalışılmamıştır (bkz. Bölüm 4.2, 4.8 ve 5.1)

Geriyatrik popülasyon:

Pregabalin klerensi yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterir. Pregabalinin ora

klerensindeki azalma, yaş

ilerlemesine

bağlı

olarak

kreatinin

klerensinde

meydana

gelen

değişikliklerle

tutarlılık

göstermektedir.

Yaşa

bağlı

olarak

renal

fonksiyonları

azalan

hasta

arda

pregabalin

dozunun

azaltılması gerekebilir (bkz. bölüm 4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekl

o 1).

Emziren anneler:

Pregabalinin farmakokinetiği, en az 12 haftalık doğum sonrası dönemindeki 10 emziren annede, her

12 saatte bir 150 mg pregabalin (300 mg günlük doz) verilerek değerlendirilmiştir. Emzirmenin,

pregabalinin farmakokinetiği üzerine çok az etkisi olmuş ya da hiç etkisi olmamıştır. Pregabalin

maternal plazmada ortalama kararlı durum konsantrasyonları yaklaşık %76 olan hastalarda anne

sütüne geçmektedir. 300 mg/gün veya maksimum doz olan 600 mg/gün dozlarında pregabalin

kullanan hastaların anne sütünden (ortalama süt tüketiminin 150 ml/kg/gün olduğu varsayılmıştır)

geçen tahmini infant dozunun sırasıyla 0.31 veya 0.62 mg/kg/gün olması beklenmektedir. Bu tahmini

dozlar, mg/kg bazında toplam günlük maternal dozunun yaklaşık %7’sidir.

5.3

Klinik öncesi güvenlilik ve

rile

r

i

Hayvanlardaki konvansiyonel güvenlilik farmakoloji çalışmalarında, pregabalin klinik o

arak ilgili

dozlarda iyi tolere edilmiştir. Sıçanlarda ve maymunlarda tekrarlanan doz

oksis

çalışmalarında

hipoaktivite,

hiperaktivite

ve ataksi

de dahil olmak

üzere

görülmüştür. İnsanlara

önerilen maksimum klinik doz uygulamasının ≥5 katı doza, yaş

bino sıçanların uzun dönem

maruziyeti sonrasında, retinal atrofi insidansında artış gene

olarak göz

Terato

enite:

Pregabalin

fareler, sıçanlar veya tavşanlarda

teratojen

değildir. Sıçanlarda ve tavşanlarda fe

toksisite

yalnızca

insan

maruziyetinin

üzerindeki

dozlarda

ortaya

Prenatal/postnatal

toksisite çalışmalarında, pregabalin tavsiye edilen maksimum insan maruz

seviyesinin

2 katı

maruz kalma seviyelerinde sıçanlarda yavru gelişim toksisitesine yol açm

Mutajenite:

Pregabalin bir dizi in vitro ve in vivo testlerin sonuçlarına göre genotoksik değ

dir.

Fertilite:

Erkek ve dişi sıçanlarda fertilite üzerine advers etki yalnızca terapötik maruziyeti aşan maruziyet ile

gözlenmiştir.

Erkek

üreme

organlarında

sperm

parametreleri

üzerine

advers

etkiler

geri

dönüşlüdür ve yalnızca terapötik maruziyeti aşan yeterli maruziyet sonrası oluşmuş veya sıçanda

erkek üreme organının spontan dejenaretif gelişimleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle etkinin çok

az olduğu ya da hiç olmadığı düşünülmüştür

Karsinogenez

Pregabalin

fareler

sıçanlar

üzerinde

yıllık

karsinogenez

şma

yürütülmüştür.

Önerilen maksimum

klinik

olan

mg/gün’deki

ortalama insan dozu maruziyetinin 24

katında

sıçanlarda

tümör

gözlenmemiştir.

Farelerde,

ortalama

insan

dozu

uygulaması

benzeri

maruziyetlerde tümör insidansında artış gözlenmemiştir, ancak artan maruziyette hemanjiosarkom

insidansında artış gözlenmiştir. Farelerde pregabalin ile

genotoksik olmayan tümör oluşma

mekanizması trombosit değişiklikleri ve endotel hücre proliferasyonunu içermektedir. Kısa dönem

ve sınırlı sayıda

uzun dönem klinik

veriler doğrultusunda bu trombosit değişiklikleri sıçanlarda

veya insanlarda bulunmamıştır. İnsanlarla ilgili bir risk olduğu izlenimini oluşturacak bir kanıt

bulunmamaktad

Genç sıçanlarda görülen toksisite tipleri kalitatif olarak yetişkin sıçanlarda

görülenlerden fark

olmamıştır.

Ancak

genç

sıçanlar

daha

hassastır.

Terapötik

dozlarda

klinik

rtileri

hiperaktivite

bruksizm

büyümede

bazı

değişiklikler

(kilo

almanın

geçici

olarak

bask

ıla

nmas

bulunmaktadır.

Çiftleşme

dönemlerine

olan

etkisi

insan

terapötik

uygulamasının 5 katında incelenmiştir. Genç sıçanlar üzerinde maruziyetten 1-2 hafta sonra insan

terapötik

dozlarının

>2

katında

(akustik

irkilme

yanıtı)

veya

>5

katında

(öğrenme/haf

nörodavranışsal/kognitif etkileri izlenmiştir. Genç sıçanlarda, insan terapötik dozlarının >2 katında

maruziyetten 1–2 hafta sonra gözlenen azalmış akustik irkilme yanıtı, maruziyetten 9 haf

sonra

artık gözlenmemiştir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1

Yardımcı maddelerin

li

stes

i

Mısır nişastas

Mikrokristalin selüloz tip 102

Magnezyum stearat

Talk

Sert Je

n kapsül

Sert Jelatin Kapsül İçeriği:

Kırmızı demir oksit (E172)

Titanyum dioksit (E171)

Jelatin (Sığır Jelatini)

6.2.

Geçims

izli

k

l

er

Geçerli değ

dir.

6.3.

Raf ömrü

24 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Son

kullanma

tarihi

geçmiş

veya

kullanılmayan

ilaçları

çöpe

atmayınız!

Çevre

ve

Şehircilik

Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriğ

i

Şeffaf PVC (polivinil klorür) / Alüminyum folyo blisterlerde, 14, 28 ve 56 kapsül

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlem

l

er

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

atıkların

kontrolü

yönetmeliği”

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmeliği”ne uygun olarak imha edi

dir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

World Medicine İlaç Sanayi ve Ticaret A. Ş.

Bağcılar/İSTANBUL

8.

RUHSAT NUMARASI

2014/916

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 19.12.2014

Ruhsat yenileme

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

7-10-2011

Changed reimbursement for medicines for depression and anxiety as of 5 March 2012

Changed reimbursement for medicines for depression and anxiety as of 5 March 2012

With effect from 5 March 2012, the reimbursement is changed for certain medicinal products for treatment of depression and anxiety (antidepressants and anxiolytics). Based on the Reimbursement Committee's recommendation, the Danish Medicines Agency has decided that in future the general rule is that treatment with inexpensive medicines (e.g. sertraline and citalopram) must be attempted before reimbursement can be granted for more expensive medicines (e.g. escitalopram, duloxetine, pregabalin and agomelat...

Danish Medicines Agency

30-11-2018

Pregabalin Zentiva k.s (Zentiva, k.s.)

Pregabalin Zentiva k.s (Zentiva, k.s.)

Pregabalin Zentiva k.s (Active substance: pregabalin) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)8149 of Fri, 30 Nov 2018

Europe -DG Health and Food Safety

19-9-2018

Pregabalin Mylan Pharma (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan Pharma (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan Pharma (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018) 6097 of Wed, 19 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/3962/T/08

Europe -DG Health and Food Safety

19-9-2018

Pregabalin Mylan (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan (Mylan S.A.S.)

Pregabalin Mylan (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018) 5971 of Wed, 19 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4078/T/10

Europe -DG Health and Food Safety

1-8-2018

Lyrica (Pfizer Europe MA EEIG)

Lyrica (Pfizer Europe MA EEIG)

Lyrica (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)5223 of Wed, 01 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/546/T/95

Europe -DG Health and Food Safety

1-8-2018

Pregabalin Pfizer (Pfizer Limited)

Pregabalin Pfizer (Pfizer Limited)

Pregabalin Pfizer (Active substance: pregabalin) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)5234 of Wed, 01 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/3880/T/24

Europe -DG Health and Food Safety