FOSAVANCE

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • FOSAVANCE 70 MG/2800 IU 4 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • FOSAVANCE 70 MG/2800 IU 4 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • alendronic acid ve colecalciferol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699636010785
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

FOSAVANCE

70 mg/2800 IU Tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Alendronik asit:...........................70 mg (sodyum trihidrat olarak)

vitamini (kolekalsiferol):.......2800 IU (70 mikrogram)

Yardımcı maddeler:

Laktoz anhidroz:...........................62 mg

Sukroz:...........................................8 mg

Kroskarmelloz sodyum................. 9.740 mg

Sodyum aluminyum silikat............0.0720 mg

Yardımcı maddeler için 6.1'e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Tablet

Kapsül şeklinde, beyaz/beyazımtrak renkte, bir yüzünde kemik şekli, diğer yüzünde ''710''

basılı tabletlerdir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

FOSAVANCE kalça ve vertebra kırıkları (vertebral kompresyon kırıkları) dahil olmak üzere

kırıkların

önlenmesi

için

postmenopozal

osteoporozlu

kadınlarda

osteoporoz

tedavisinde

endikedir.

FOSAVANCE kırıkların önlenmesi için erkeklerdeki osteoporozun tedavisinde endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi

Önerilen doz haftada bir kez olmak üzere bir tablettir. Osteoporozda bifosfonat tedavisinin

optimal süresi belirlenmemiştir. Tedaviyi sürdürme ihtiyacı, özellikle 5 yıl veya daha uzun

süreli kullanımın ardından, FOSAVANCE’ın yarar ve potansiyel risklerine göre bireysel

hasta bazında periyodik olarak yeniden değerlendirilmelidir.

Haftada bir kez alınan FOSAVANCE

dozunu atlayan hastaların, hatırladıkları günün ertesi

sabahı bir tablet almaları bildirilmelidir. Hastalar aynı gün içinde iki tablet almamalıdır ve

belirlemiş oldukları gün ilacı almak kaydıyla haftada bir kullanmaya devam etmelidirler.

Osteoporozda hastalık sürecinin doğal gelişimi uzun sürdüğünden, FOSAVANCE uzun süreli

kullanım için amaçlanmıştır.

Uygulama şekli

Oral yoldan uygulanır.

Alendronatın daha iyi emilmesi için:

FOSAVANCE, ilacın alındığı gündeki ilk besin, içecek veya ilaçtan (antasid, kalsiyum

katkıları ve vitaminler dahil) en az yarım saat önce yalnızca su ile (maden suyu değil) birlikte

alınmalıdır.

Diğer

içecekler

(maden

suyu

dahil),

besin

bazı

ilaçların

alendronat

absorpsiyonunu azaltması olasıdır (bkz. bölüm 4.5).

İlacın

özofagus

iritasyonu

ilişkili

diğer

advers

reaksiyonların

riskini

azaltmak

için,

aşağıdaki talimatlara sırasıyla uyulmalıdır (bkz. bölüm 4.4):

FOSAVANCE

yalnızca,

sabah

kalktıktan

sonra

dolu

bardak

birlikte

yutulmalıdır (200 ml'den az olmamak kaydıyla).

Hastalar FOSAVANCE'ı sadece bütün olarak yutmalıdırlar. Hastalar tableti kırmamalı

veya

çiğnememeli

veya

ağızlarında

eritmemelidirler,

çünkü

potansiyel

orofarenjiyal

ülserasyon oluşabilir.

Hastalar günün ilk öğününü yedikten sonraki süreye kadar uzanmamalıdırlar.

Hastalar FOSAVANCE aldıktan sonra en az 30 dakika uzanmamalıdırlar.

FOSAVANCE

gece yatmadan ya da sabah yataktan kalkmadan önce alınmamalıdır.

Öğünlerle alınan kalsiyum yeterli değilse, hastaların ek kalsiyum almaları gerekir (bkz. bölüm

4.4). Ek olarak alınan diğer vitamin ve besin destek ürünlerindeki D vitamini miktarı göz

önünde bulundurularak, D vitamini desteği alınmalıdır. FOSAVANCE ile haftada 1 kez 2800

IU D

vitamini alımının, günlük 400 IU D vitamini alımına eşdeğer olup olmadığı hakkında

çalışma yapılmamıştır.

Özel popülasyona ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği

Glomerüler filtrasyon oranı (GFR) 35 ml/dk'dan küçük olan hastalar için sınırlı deneyim

olduğundan FOSAVANCE önerilmez. Glomerüler filtrasyon oranı (GFR) 35 ml/dk'dan büyük

olan hastalar için doz ayarlaması gerekmez.

Pediyatrik popülasyon

FOSAVANCE'ın güvenliği ve etkinliği 18 yaşından küçük olan

çocuklarda çalışılmamıştır.

FOSAVANCE

yaşından

küçük

olan

çocuklarda

yeterli

veri

olmadığından

kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon

Klinik çalışmalarda, alendronatın etkililik ve güvenlilik profillerinde yaşla ilgili herhangi bir

farklılık görülmemiştir. Bundan dolayı yaşlılarda dozaj ayarlamasına gerek yoktur.

4.3. Kontrendikasyonlar

Etkin madde ya da ilacın içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı alerji.

Özofagus anomalileri ve akalazya veya daralma gibi özofagusun boşalmasını geciktiren

diğer faktörler.

En az 30 dakika dik oturamamak ya da ayakta duramamak.

Hipokalsemi.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Alendronat

Üst gastrointestinal advers reaksiyonlar

Oral bifosfonat kullanımı ile özofagus

kanseri

riskinin

artabilece

ini bildiren bazı

çalışmalar

bulunmakla

birlikte

bu

ilişki

net

olarak

kanıtlanmamıştır.

Bu

nedenle

Barrett özofagusu veya gastroözofageal reflü zemininde artmı

özofagus kanser riski

olan hastalarda bu ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

Alendronat, üst gastrointestinal mukozada lokal iritasyona neden olabilir. Disfaji, özofajiyal

hastalık,

gastrit,

duodenit,

ülser

veya

geçmiş

yıl

içerisinde;

peptik

ülser,

aktif

gastrointestinal kanama veya piloroplasti hariç üst gastrointestinal kanal cerrahisi gibi büyük

mide-barsak

problemi

geçirmiş

olmak

gibi

aktif

gastrointestinal

problemi

olan

hastalara alendronat verildiğinde altta yatan hastalık nedeninin kötüleşme olasılığından dolayı

dikkatli olunmalıdır (bkz. bölüm 4.3). Hekimler, Barrett özofagusu olan hastalarda, hastanın

bireysel

durumuna

göre

alendronatın

faydalarını

potansiyel

risklerini

göz

önünde

bulundurmalıdırlar.

Alendronat alan hastalarda, özofajit, özofagus ülserleri ve özofagus erozyonları ve bunları

nadiren izleyen özofagus darlığı gibi özofajiyal reaksiyonlar bildirilmiştir. Bazı olgularda bu

reaksiyonlar

ağır

olmuş

hastanın

hastaneye

yatırılışını

gerektirmiştir.

Dolayısıyla,

hekimler

olası

özofajiyal

reaksiyonu

düşündürecek

semptom

bulgular

açısından

dikkatli olmalıdır ve hastalara disfaji, yutkunmada güçlük veya retrosternal ağrı veya yeni ya

da kötüleşen mide yanması halinde alendronatı kesip, hekime başvurmaları bildirilmelidir

(bkz. bölüm 4.8).

Ciddi özofajiyal istenmeyen olay riski, alendronat aldıktan sonra uzanan ve/veya özofagus

iritasyonunu düşündüren semptomları oluştuktan sonra ilacı almaya devam eden hastalarda

daha

fazla

görülmektedir.

İlacın

nasıl

kullanılacağının

hastaya

anlatılması

hastanın

anlamasının sağlanması çok önemlidir (bkz. bölüm 4.2). Hastalara bu talimatlara uymadıkları

takdirde özofagus problemleri yaşama risklerinin artabileceği söylenmelidir.

Alendronat ile kapsamlı klinik çalışmalarda risk artışı görülmemekle birlikte ender olarak

(pazara sunulduktan sonra) mide ve duodenum ülserleri bildirilmiştir; bunların bazısı şiddetli

ve komplikasyonludur (bkz. bölüm 4.8).

Çene osteonekrozu

Genellikle diş çekimi ve/veya lokal enfeksiyon (osteomiyelit dahil) ile birlikte iyileşmede

gecikme ile ilişkili çene osteonekrozu, primer olarak intravenöz bifosfonatlar ile tedavi edilen

kanserli

hastalarda

rapor

edilmiştir.

hastaların

çoğu

aynı

zamanda

kemoterapi

kortikosteroid

almaktadır.

Çene

osteonekrozu

oral

bifosfonat

kullanan

osteoporozlu

hastalarda da rapor edilmiştir.

Çene osteonekrozu gelişiminde bireysel risk değerlendirilirken, aşağıdaki risk faktörleri göz

önünde bulundurulmalıdır:

bifosfanatın gücü (zoledronik asit için en yüksektir), uygulama yolu (yukarıya bakınız) ve

kümülatif doz

kanser, kemoterapi, radyoterapi, kortikosteroidler, anjiyogenez inhibitörleri, sigara içmek

dental hastalık öyküsü, zayıf oral hijyen, periodontal hastalık, invaziv dental prosedürler

ve zayıf bağlantılı protezler.

Hastalarda zayıf dental durum olduğunda, oral bifosfonatlarla tedaviden önce, diş muayenesi

yapılmalı ve dişler için uygun koruyucu önlemler alınmalıdır.

hastalara

tedavi

sırasında

inavazif

dental

prosedürler

uygulanmasından

mümkün

olduğunca kaçınılmalıdır. Bifosfonat tedavisi sırasında çene osteonekrozu gelişen hastalarda

dental operasyon yapılması, durumu daha da kötüleştirebilir. Dental uygulama gerektiren

hastalarda

bifosfonat

tedavisine

verilmesinin

çene

osteonekrozu

riskini

düşürüp

düşürmediğine ait veri bulunmamaktadır. Tedaviyi yapan hekim her bir birey için fayda/zarar

değerlendirmesini yaparak tedavi planı hazırlamalıdır.

Bifosfanat tedavisi süresince, tüm hastalar iyi ağız hijyeninin idamesi, rutin dental kontroller

ve dental mobilite, ağrı veya şişme gibi herhangi bir oral semptomun bildirilmesi konusunda

desteklenmelidirler.

Dış kulak yolunda osteonekroz

Çoğunlukla uzun süreli tedaviyle ilişkili olarak, bifosfonat kullanımı ile dış kulak yolunda

osteonekroz vakaları bildirilmiştir. Dış kulak yolundaki osteonekroz için olası risk faktörleri

steroid kullanımı, kemoterapi ve/veya enfeksiyon ve travma

gibi lokal risk faktörlerini

içermektedir. Ağrı veya akıntı veya kronik kulak enfeksiyonları gibi kulak semptomları

görülen bifosfonat alan hastalarda dış kulak yolunda osteonekroz olasılığı düşünülmelidir.

Kas-iskelet ağrısı

Bifosfonatları kullanan hastalarda, kemik, eklem ve/veya kas ağrısı bildirilmiştir. Pazarlama

sonrası deneyimde, bu semptomlar nadiren şiddetli ve/veya güçsüzleştirici (bkz. bölüm 4.8)

olmuştur. Semptomların başlama zamanı, tedaviye başladıktan bir gün sonrası ile aylar

sonrasına kadar değişebilmektedir. Tedavi kesildikten sonra birçok hastada semptomlar

düzelmiştir. Aynı ilaç ya da bir başka bifosfonat uygulandığında semptomların bazıları tekrar

ortaya çıkabilir.

Atipik bölgelerde kırıklar

Bifosfonat

tedavi

edilen

hastalarda

atipik

bölgelerde

(subtrokanterik

femur

saft)

kırıklar, öncelikle uzun süreli osteoporoz tedavisi gören hastalarda rapor edilmiştir. Bu çapraz

ya da kısa eğimli kırıklar küçük trokanterin tam altından suprakondiler işaretinin tam altına

kadar her yerde olabilir. Bu kırıkların genellikle stres kırıkları ile birleştiği görülür ve ufak

travmalardan sonra ya da travma olmaksızın ve bazı hastalarda uyluk ve kasık acısı ile,

uylukla ilişkili bütün bir kırık oluşmadan aylar ya da haftalar öncesinden oluşur. Kırıklar

çoğunlukla bilateraldir, dolayısıyla bifosfonatla tedavi gören ve femur şaft kırığı görülen

hastalarda kontralateral femur muayane edilmelidir. Bu kırıkların yetersiz iyileştiği de rapor

edilmiştir.

Atipik

femur

kırığından

şüphelenilen

hastalarda,

bireysel

yarar-risk

değerlendirmesine

dayanılarak,

hastanın

değerlendirmesi

devam

ederken

bifosfonat

tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir.

Bifosfonat tedavisi süresince hastalara her türlü uyluk, kalça veya kasık ağrısını bildirmeleri

tavsiye edilmeli ve bu belirtilerle gelen her hasta tam olmayan bir femur kırığı açısından

değerlendirilmelidir.

Böbrek yetmezliği

FOSAVANCE

glomerüler filtrasyon oranı < 35 ml/dak. olan böbrek yetmezliği hastalarında

önerilmemektedir (bkz. bölüm 4.2).

Kemik ve mineral metabolizması

Östrojen eksikliği ve yaşlanma dışında kalan osteoporoz nedenleri dikkate alınmalıdır.

FOSAVANCE

tedaviye

başlamadan

önce

hipokalsemi

durumu

düzeltilmelidir

(bkz.

bölüm

4.3).

FOSAVANCE

tedavisine

başlanmadan

önce

diğer

mineral

metabolizması

bozuklukları da (D vitamini eksikliği ve hipoparatiroidizm gibi) etkin olacak şekilde tedavi

edilmelidir. FOSAVANCE'ın içerisindeki D vitamini miktarı, D vitamini yetersizliğinin

düzeltilmesi için yeterli değildir. Bu durumdaki hastalarda, serum kalsiyumu ve hipokalsemi

semptomları, FOSAVANCE

ile tedavi boyunca izlenmelidir (Bkz. Bölüm 4.8).

Özellikle kalsiyum emilimi azalabilen glukokortikoidler alan hastalarda, kemik mineralini

artırmada,

alendronatın

pozitif

etkilerine

bağlı

olarak,

serum

kalsiyum

fosfatında

azalmalar ortaya çıkabilir. Bunlar genellikle küçük ve asemptomatiktir. Ancak nadiren de

olsa

semptomatik

hipokalsemi

rapor

edilmiştir

genellikle

predispozan

faktörlü

(örn;

hipoparatiroidizm, D vitamini yetersizliği ve kalsiyum malabsorbsiyonu) hastalarda ortaya

çıkar ve bazen şiddetlidir (bkz. bölüm 4.8).

Kolekalsiferol

vitamini,

düzensiz

aşırı

kalsitriol

üretimiyle

ilişkili

hastalıkları

olan

(örn.

lösemi,

lenfoma,

sarkoidozis)

hastalara

verildiğinde

hiperkalseminin

ve/veya

hiperkalsiürinin

şiddetini artırabilir. Bu hastalarda idrar ve serum kalsiyumu izlenmelidir.

Malabsorbsiyonlu hastalar, D

vitaminini yeterli olarak absorbe edemeyebilirler.

Yardımcı maddeler:

Laktoz:

Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz

malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Sukroz:

Nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsorpsiyon veya sukraz-

izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Sodyum:

Bu ürün 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder, yani esasında “sodyum

içermez”.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşim ve diğer etkileşim şekilleri

Alendronat

Birlikte alındığında,

yiyecekler

içecekler

(maden

suyu

dahil),

kalsiyum preparatları,

antasitler ve diğer oral ilaçlar alendronatın emilimini etkileyebilir. Bu nedenle, alendronattan

sonra başka bir oral ilaç almadan önce, en az yarım saat beklenmelidir (bkz. bölüm 4.2 ve

5.2).

Steroid

olmayan

antiinflamatuar

ilaçların

kullanımı

gastrointestinal

iritasyon

ilişkili

olduğundan, bu ilaçlar alendronat ile birlikte kullanılırken dikkat edilmelidir.

Kolekalsiferol

Olestra, mineral yağlar, orlistat ve safra asidi sekestranları (örn., kolestiramin, kolestipol), D

vitamininin

emilimini

azaltabilir.

Antikonvülzanlar,

simetidin

tiyazidler

vitamini

katabolizmasını artırabilir. Kişiye özel D vitamini takviyesi düşünülebilir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel Tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

FOSAVANCE çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda kullanılmamalıdır.

Gebelik dönemi

FOSAVANCE'ın yalnızca menopoz sonrası kadınlarda kullanımı amaçlanmıştır ve bundan

dolayı gebelik sırasında kullanılmamalıdır.

Gebe

kadınlarda

FOSAVANCE

kullanımı

ilgili

yeterli

veri

yoktur

veya

sınırlıdır.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar reprodüktif toksisite göstermiştir . Gebe sıçanlara

verilen alendronat, hipokalsemi ile ilişkili olarak güç doğuma neden olmuştur (bkz. bölüm

5.3). Hayvanlarda yapılan çalışmalarda yüksek doz D vitamini ile birlikte hiperkalsemi ve

reprodüktif toksisite gösterilmiştir (bkz. bölüm 5.3).

Laktasyon dönemi

FOSAVANCE'ın yalnızca menapoz sonrası kadınlarda kullanımı amaçlanmıştır ve bundan

dolayı emziren kadınlarda kullanılmamalıdır.

Alendronatın/metabolitlerin

anne

sütüne

geçip

geçmediği

bilinmemektedir.

Yeni

doğanlar/bebekler için risk harici tutulamaz. Alendronat emzirme sırasında kullanılmamalıdır.

Kolekalsiferol ve bazı aktif metabolitleri anne sütüne geçmektedir.

Üreme yeteneği /Fertilite

Bisfosfonatlar kemik matriksinin yapısına girer ve daha sonra da buradan, yıllar boyunca

yavaş

yavaş

serbest

kalır.

Erişkin

insan

kemiğinin

yapısına

giren

bisfosfonat

miktarı,

dolayısıyla sistemik dolaşıma geri dönen miktar, doğrudan doğruya bisfosfonat tedavisinin

süresine ve kullanılan doza bağlıdır (bkz bölüm 5.2). İnsanlardaki fötal riskler hakkında hiçbir

veri yoktur. Ancak bir bisfosfonat tedavisi tamamladıktan sonra gebe kalan bir kadında,

özellikle iskelet üzerinde zararlı olması şeklinde teorik bir risk vardır. Bisfosfonat tadavisinin

kesilmesinden, kadının gebe kalmasına kadar geçen süre, kullanılan bisfosfonatın hangisi

olduğu ve kullanılma yolu (oral ya da intravenöz) gibi değişkenlerin böyle bir risk üzerindeki

etkileri incelenmemiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

FOSAVANCE’ın, bazı yan etkileri yaşayan (örneğin bulanık görme, baş dönmesi ve şiddetli

kemik, kas veya eklem ağrısı (bkz. Bölüm 4.8)) hastalarda araç ve makine kullanımı üzerinde

orta derecede etkisi olabilir.

4.8 İstenmeyen etkiler

Yaygın olarak bildirilen advers reaksiyonlar; karın ağrısı, dispepsi, özofajiyal ülser, disfaji,

abdominal

distansiyon

asit

rejürjitasyonunu

içeren

üst

gastrointestinal

advers

reaksiyonlardır (≥1/100 ila <1/10)

Aşağıdaki advers reaksiyonlar alendronatın pazarlama sonrası kullanımında ve/veya klinik

çalışmalarda rapor edilmiştir.

FOSAVANCE ile ek advers reaksiyonlar rapor edilmemiştir.

Sıklıklar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

Çok yaygın (≥1/10)

Yaygın (≥1/100 ila <1/10)

Yaygın olmayan (> 1/1,000 ila <1/100)

Seyrek (> 1/10,000 ila < 1/1,000)

Çok seyrek (< 1/10,000)

Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Bağışıklık sistemi

hastalıkları

Seyrek:

Ürtiker

anjiyoödem

dahil

aşırı

duyarlılık

reaksiyonları

Metabolizma ve beslenme

hastalıkları

Seyrek:

Genellikle predispozan durumlarla ilişkili semptomatik

hipokalsemi

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın:

Baş ağrısı, baş dönmesi

Yaygın olmayan:

Disguzi

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan:

Göz iltihabı (üveit, sklerit veya episklerit)

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

Yaygın:

Vertigo

Çok seyrek:

Dış kulak yolunda osteonekroz (bifosfonat sınıfı

advers reaksiyon)

Gastrointestinal

hastalıkları

Yaygın:

Karın

ağrısı,

dispepsi,

kabızlık,

ishal,

flatulans,

özofajiyal

ülser*,

disfaji*,

abdominal

distansiyon,

asit

rejürjitasyonu

Yaygın olmayan:

Bulantı, kusma, gastrit, özofajit*, özofajiyal

erozyon*, melena†.

Seyrek:

Özofajiyal striksiyon*, orofarenjiyal ülserasyon*, üst

gastrointestinal PUK'lar (perforasyon, ülserler, kanama)

Deri ve deri altı doku

hastalıkları

Yaygın

: Alopesi

, prurit

Yaygın olmayan:

Döküntü, eritem

Seyrek:

Fotosensitivite ile birlikte döküntü, Stevens Johnson

sendromu

toksik

epidermal

nekroliz

dahil

şiddetli

deri

reaksiyonları

Kas-iskelet bozuklukları,

bağ doku ve kemik

hastalıkları

Çok yaygın:

Bazen şiddetlenen kas iskelet (kemik, kas veya

eklem) ağrısı

†§

Yaygın:

Eklemlerde şişme

Seyrek:

Çene osteonekrozu

‡§

atipik subtrokanterik ve diyafizer

femur kırıkları (bifosfonat sınıfı advers reaksiyon)

Genel bozukluklar ve

uygulama bölgesine

ilişkin hastalıklar

Yaygın:

Asteni

, periferik ödem

Yaygın olmayan:

Tipik olarak tedavinin başlangıcı ile ilişkili,

akut-faz

yanıtında

olduğu

gibi

geçici

semptomlar

(miyalji,

kırıklık ve nadiren ateş)

Bakınız bölüm 4.4

Klinik çalışmalardaki sıklık, ilaç ve plasebo grubuyla benzerdir.

*Bakınız bölüm 4.2 ve 4.4

Bu advers reaksiyon, pazarlama sonrası deneyimde tespit edilmiştir. Seyreğin sıklığı, klinik

çalışmalara göre değerlendirilmiştir.

Süpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)'ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta:tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Alendronat

Semptomlar

Oral doz aşımına bağlı olarak hipokalsemi, hipofosfatemi ve mide bulantısı, mide yanması,

özofajit, gastrit veya ülser gibi üst gastrointestinal sisteme ait istenmeyen olaylar görülebilir.

Tedavi yaklaşımı

Alendronat ile doz aşımının tedavisiyle ilgili spesifik bir bilgi yoktur. FOSAVANCE ile doz

aşımı

durumunda

alendronatı

bağlamak

için

süt

veya

antasitler

verilmelidir.

Özofagus

iritasyonu riski nedeniyle hasta kusturulmamalı ve dik tutulmalıdır.

Kolekalsiferol

Genellikle sağlıklı yetişkinlerde D vitamini toksisitesi 10.000 IU/gün’den az dozlarda kronik

tedavi süresince bildirilmemiştir. Sağlıklı yetişkinlerde gerçekleştirilen klinik bir çalışmada

vitamini günde 4000 IU dozda 5 aya kadar hiperkalsemi ya da hiperkalsiüri ile ilişkili

bulunmamıştır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Kemik hastalıklarının tedavisinde kullanılan bifosfonat ve kalsiyum

kombinasyonu

ATC kodu: M05BB03

FOSAVANCE iki ayrı etkin madde içeren (alendronat sodyum trihidrat ve kolekalsiferol

(vitamin D

)) bir bileşik tablettir.

Etki mekanizması

Alendronat

Alendronat sodyum bir bifosfonat olup kemik oluşumuna direkt etki etmeden osteoklastik

kemik rezorbsiyonunu inhibe eder. Klinik öncesi çalışmalar, alendronatın seçici olarak aktif

rezorpsiyon bölgelerine yerleştiğini göstermiştir. Osteoklast aktivitesi inhibe edilmiştir, fakat

osteoklastların bağlanması veya istihdamı etkilenmemektedir. Alendronat tedavisi sırasında

kemik yapılanması normal kalitesinde devam etmektedir.

Kolekalsiferol(D

3

vitamini)

vitamini deride, 7-dehidrokolesterolün ultraviyole ışınlarla vitamin D

’e dönüşümüyle

üretilir. Yeterli güneş ışığından yoksun olan durumlarda, D

vitamini esansiyel bir diyet

besinidir. D

vitamini, karaciğerde 25-hidroksivitamin D

’e dönüştürülür ve gerekli olana

kadar depo edilir. Böbreklerde aktif, kalsiyum mobilize eden hormon 1,25-dihidroksivitamin

’e (kalsitriol) dönüşüm sıkı bir şekilde düzenlenmiştir. 1,25-dihidroksivitamin D

’ün ana

etkisi,

kalsiyumun

fosfatın

barsaktan

emilimini

artırmak,

serum

kalsiyumu,

böbreklerden

kalsiyum

fosfat

atılımını,

kemik

yapımını

yıkımını

düzenlemektir.

vitamini normal kemik yapımı için gereklidir. D vitamini yetersizliği hem güneş ışığı

alımı hem de gıdalarla alım yetersiz olduğunda ortaya çıkar. Bu yetersizlik negatif kalsiyum

dengesi, kemik kaybı ve iskelet kırığı riskinde artışla ilişkilidir. Ciddi olgularda, D vitamini

eksikliği

sekonder

hiperparatiroidi,

hipofosfatemi,

proksimal

güçsüzlüğü

osteomalaziye yol açarak, osteoporozlu kişilerde düşme ve kırık riskini daha da artırır. D

vitamini katkısı bu riskleri ve sonuçlarını azaltır.

Osteoporoz;

kalça

veya

omurganın

kemik

mineral

yoğunluğunun

(KMY)

normal

genç

popülasyondaki ortalama değere göre 2.5 standart sapma (SS) aşağısında veya KMY'den

bağımsız olarak düşük enerjili kırık (stres kırığı) şeklinde tanımlanmaktadır.

Klinik etkililik ve güvenlilik

FOSAVANCE çalışmaları

682 osteoporotik postmenopozal kadının (başlangıçta serum 25-hidroksivitamin D: ortalama,

56 nmol/l [22.3 ng/ml]; aralık, 22.5-225 nmol/l [9-90 ng/ml]) dahil olduğu çok uluslu 15

haftalık bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada, FOSAVANCE'ın düşük dozu (alendronat 70

mg/Vitamin D

2800 IU) D vitamini durumuna etkisi kanıtlanmıştır. Haftada bir kez daha

düşük yitilikte FOSAVANCE (70 mg/2800 IU) (n=350) ya da FOSOMAX (alendronat 70

mg) (n=332) alan hastalarda ek olarak D vitamini desteği yapılması engellenmiştir. 15

haftalık tedaviden sonra ortalama serum 25-hidroksivitamin D seviyeleri FOSAVANCE (70

mg/2800 IU) grubunda (%26) belirgin bir şekilde daha yüksek olup (56 nmol/l [23 ng/ml]),

alendroat grubunda (46 nmol/l [18.2 ng/ml])'dir. D vitamini yetmezliği olan hastaların yüzdesi

15 hafta boyunca (serum 25-hidroksivitamin D<37.5 nmol/l [<15 ng/ml]), FOSAVANCE (70

mg/2800

grubunda

belirgin

şekilde

azalırken

(%62.5),

sadece

alendronat

karşılaştırıldığında sırasıyla %12'ye karşı %32'dir. D vitamini yetmezliği olan hastaların

yüzdesi (serum 25-hidroksivitamin D<22.5 nmol/l [<9 ng/ml]), FOSAVANCE (70 mg/2800

IU) grubunda belirgin bir şekilde azalırken (%92), sadece alendronat ile karşılaştırıldığında

(sırasıyla %1'e karşı %13)'tür. Bu çalışmada 15. haftada FOSAVANCE (70 mg/2800 IU)

grubunda

(n=75)

vitamini

yetmezliği

olan

hastalarda

ortalama

25-hidroksivitamin

seviyeleri 22.5 ile 37.5 nmol/l [9 ila <15 ng/ml ]'den 30 nmol/l (12.1 ng/ml) ile 40 nmol/l

(15.9 ng/ml)'ye artmıştır. 15. haftada yalnızca alendronat grubunda (n=70) tabandaki 30

nmol/l (12.0 ng/ml)'den 26 nmol/l (10.4 ng/ml)'ye düşmüştür. İki grup arasında ortalama

serum

kalsiyum,

fosfat

veya

saatlik

idrar

kalsiyumunda

herhangi

farklılık

görülmemiştir.

Alendronat çalışmaları

Osteoporozlu

menopoz

sonrası

kadınlarda

yapılan

yıllık

çok

merkezli

çalışmada

alendronat haftada bir kez 70 mg (n=519) ve alendronat 10 mg/gün (n=370)'in terapötik

olarak eşdeğer olduğu kanıtlanmıştır. Lumbar omurgalardaki başlangıçtan itibaren KMY'de

bir yıldaki ortalama artış; haftada bir kez 70 mg grubunda %5.1 (%95 GA: 4.8, %5.4) ve

günlük 10 mg grubunda %5.4 (%95 GA; %5.0-5.8)'tır. Ortalama KMY artışı ardışık olarak

haftada bir 70 mg grubunda ve günde birkez 10 mg grubunda, femur boynunda %2.3 ve

%2.9, kalçanın tümünde %2.9 ve %3.1'dir. Diğer iskelet kısımlarında da KMY artışı her iki

tedavi grubunda da benzerdir.

Menopoz sonrası kadınlarda alendronatın kemik kütlesi ve kırıklara etki etme insidansı iki

adet benzer şekilde dizayn edilmiş (N=994) başlangıç etkililik çalışmasında ve kırık müdahele

çalışmasında (Fracture Intervention Trial (FIT): N=6,459) araştırılmıştır.

Başlangıç etkililik çalışmasında alendronat 10 mg/gün ile ortalama KMY artışı plaseboya

göreceli olarak 3 yıl içerisinde omurga'da %8.8, femur boynunda %5.9 ve femur başında

%7.8'dir.

Aynı

zamanda

toplam

belirgin

şekilde

artmıştır.

Plaseboya

karşı

alendronatla tedavi edilen hastaların bir veya daha fazla kırık deneyimi olanlarında %48

oranında azalma (alendronat %3.2 ve plasebo %6.2) görülmüştür. Bu çalışmaların 2 yıllık

uzatmasında omurga ve femur başındaki KMY artmaya devam etmiş ve femur boynu ve

toplam vücut KMY'si aynı kalmıştır.

FIT çalışması günlük alendronat kullanılarak (iki yıl boyunca günde 5 mg ve ek olarak

çalışılan bir veya iki yılda günde 10 mg) yapılan iki plasebo-kontrollü çalışmadır:

FIT 1: En az başlangıç vertebral (kompresyon) kırığı olan 2,027 hastada 3 yıllık bir

çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada günlük verilen alendronat, 1 ve daha fazla yeni

vertebral kırık oluşma riskini %47 azaltmıştır (alendronat %7.9 ve plasebo %15.0). Ek

olarak

kalça

kırığı

(%1.1'e

karşı

%2.2)

insidansında

istatistiksel

azalma

(%51)

görülmüştür.

FIT 2: Kemik kütlesi düşük olan, fakat başlangıçta vertebral kırığı olmayan 4,432 hastada

yıllık

çalışma

yapılmıştır.

çalışmada

osteoporotik

kadınların

(yukarıdaki

osteoporoz tanımlamasına karşılık gelen global popülasyonun %37'si) oluşturduğu alt

grubun analizinde kalça kırığı insidansında (alendronat %1.0 ve plasebo %2.2, azalma

oranı %56) belirgin bir farklılık gözlenmiştir. Ayrıca 1 ve daha fazla vertebral kırık

insidansında (%2.9'a karşı %5.8) azalma (%50) gözlenmiştir.

Laboratuvar test sonuçları

Klinik çalışmalarda günde 10 mg alendronat alan hastaların %18 ve %10'unda ve plasebo

alan hastaların %12 ve %3'ünde ardışık olarak serum kalsiyum ve fosfatında asemptomatik

geçici

azalmalar

gözlenmiştir.

Bununla

birlikte

tedavi

grubunda,

serum

kalsiyumunda

azalmaların

insidansı

[<8.0

mg/dl

(2.0

mmol/l)]

serum

fosfatında

azalmaların insidansı [≤ 2.0 mg /dl (0.65 mmol/l)] ile benzer olmuştur.

Pediyatrik popülasyon

Alendronat

sodyum

yaşın

altındaki

kemik

hastalığı

olan

sayıda

hasta

çalışılmıştır.

Sonuçlar

kemik

hastalı

olan

pediyatrik

hastalarda

alendronat

sodyum

kullanımını desteklemek için yeterli değildir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Alendronat

Emilim:

Alendronatın ortalama oral biyoyararlanımı 5 mg'dan 70 mg'a kadar olan doz aralığında, bir

gecelik açlıktan sonra ve standart bir kahvaltıdan iki saat önce alındığında, intravenöz (IV)

referans doza oranla kadınlarda %0.64 olmuştur. Erkeklerdeki oral biyoyararlanım (%0.6)

kadınlardakiyle benzer bulunmuştur. Standart bir kahvaltıdan bir saat veya yarım saat önce

alendronat uygulandığında biyoyararlanım benzer şekilde yaklaşık %0.46 ve %0.39 azalır.

Osteoporoz çalışmalarında, alendronat günün ilk öğününden (yiyecek veya içecek) en az 30

dakika önce uygulandığında etkilidir.

FOSAVANCE (70 mg/2800 IU) kombinasyon tabletlerdeki alendronat içeriği, alendronat 70

mg tabletler ile biyoeşdeğerdir.

Alendronat

standart

kahvaltı

veya

kahvaltıdan

saat

sonra

uygulandığında

biyoyararlanım

çok

düşüktür.

Alendronat

kahve

veya

portakal

suyu

uygulandığında

biyoyararlanım yaklaşık %60 düşer.

Sağlıklı kişilerde oral prednizon (20 mg günde üç kez, 5 gün boyunca) alendronatın oral

biyoyararlanımında klinik olarak anlamlı bir değişiklik meydana getirmemiştir (ortalama artış

oranı %20 ile %44).

Dağılım:

Sıçanlardaki

çalışmalar,

alendronatın

mg/kg

uygulamasını

takiben

geçici

olarak

yumuşak dokulara dağıldığını, sonra hızla tekrar kemiklere dağıldığını ya da idrarla atıldığını

göstermektedir. İnsanlarda kemik dışında ortalama kararlı durum dağılım hacmi en az 28

l’dir.

Analitik

incelemede,

terapötik

oral

dozları

takiben,

plazmada

alendronat

konsantrasyonları çok düşüktür (5 ng/ml’den düşük). İnsan plazmasında proteinlere bağlanma

oranı yaklaşık %78’dir.

Biyotransformasyon:

İnsanda ya da hayvanda alendronatın metabolize olduğunu gösteren hiç bir kanıt yoktur.

Eliminasyon:

C] alendronatın tek IV dozundan sonra radyoaktivitenin yaklaşık %50’si 72 saat içinde

idrarla

atılır

feçeste

çok

küçük

radyoaktivite

geri

kazanılır

hiç

geri

kazanılmaz. Alendronatın 10 mg IV tek dozunu takiben, renal klerensi 71 ml/dak. olmuş ve

sistemik klerensi 200 ml/dak.’yı aşmamıştır. IV uygulamayı takiben 6 saat içinde plazma

konsantrasyonları %95’ten daha fazla azalmıştır. İnsanlarda terminal yarılanma ömrünün 10

yılı

aştığı

hesaplanmıştır

alendronatın

iskeletten

serbest

bırakıldığını

ortaya

koymaktadır. Alendronat sıçanların böbreklerinde asidik veya bazik taşıma sistemi yoluyla

atılmaz ve bu nedenle insanlarda bu yolla atılan diğer ilaçlarla etkileşime geçmesi beklenmez.

Kolekalsiferol

Emilim:

Erkek ve kadın sağlıklı erişkin bireylerde FOSAVANCE'ın gece boyu açlığı sonrası standart

bir yemekten iki saat önce uygulanmasını takiben, D

vitamini (endojenöz D

vitamini

seviyeleri için ayarlanmayan) için serum-konsantrasyonu zaman eğrisinin altındaki ortalama

alan (EAA

0-120sa

) 296.4 ng.sa/ml olarak bulunmuştur. D

vitamininin ortalama maksimum

serum konsantrasyonu (C

maks

) 5.9 ng/ml ve maksimum serum konsantrasyonuna ulaşmak için

geçen medyan süre (T

maks

) ise 12 saat bulunmuştur. Tek başına uygulanan 2800 IU D

vitamininin biyoyararlanımı, FOSAVANCE'daki 2800 IU D

vitamininin biyoyararlanımı ile

benzerdir.

Dağılım:

Emilimi takiben D

vitamini

şilomikronların

bir parçası olarak kana geçer. D

vitamini

depolandığı başlıca form olan 25-hidroksivitamin D

’e metabolize olduğu karaciğere hızla,

dağılır.

Daha

miktarları,

daha

sonra

dolaşıma

salınmak

üzere

vitamini

şeklinde

depolandığı adipoz doku ve kas dokusuna dağılır. Dolaşımdaki D

vitamini, D vitamini

bağlayan

proteine bağlanır.

Biyotransformasyon:

vitamini

karaciğerde hızla hidroksilasyon ile 25-hidroksivitamin D

’e metabolize olur ve

sonra böbreklerde biyolojik olarak aktif formu olan 1,25-dihidroksivitamin D

’e metabolize

olur. Sonraki hidroksilasyon, eliminasyondan önce görülür. D

vitamininin az bir oranı

eliminasyondan önce glukuronidasyona uğrar.

Eliminasyon:

Radyoaktif

vitamininin

sağlıklı

gönüllülere

uygulandığında,

saat

sonra

radyoaktivitenin ortalama üriner atılımı %2.4 ve 4 gün sonra radyoaktivitenin ortalama fekal

atılımı %4.9 olmuştur. Her iki durumda da, atılan radyoaktivitenin hemen hepsi ana ilacın

metabolitleridir. FOSAVANCE (70 mg/2800 IU)’ın oral bir dozunu takiben serumdaki D

vitamininin ortalama yarılanma ömrü yaklaşık 24 saattir.

Hastalardaki karakteristik özellikler:

Böbrek Yetmezliği

Klinik

öncesi

çalışmalar,

kemikte

tutulan

alendronatın

hızlıca

idrarla

atıldığını

göstermektedir. Hayvanlarda 35 mg/kg’a kadar kümülatif IV dozları ile yapılan kronik doz

uygulamasından

sonra

kemikteki

tutulmanın

doygunluğuna

dair

herhangi

kanıt

bulunmamıştır. Klinik bilginin olmamasına rağmen, hayvanlarda olduğu gibi alendronatın

böbrek yoluyla atılımının, zayıf böbrek fonksiyonu olan hastalarda azaltılacağı olasıdır. Bu

nedenle, kemikteki alendronatın biraz daha fazla birikmesi, zayıf böbrek fonksiyonu olan

hastalarda beklenebilir (bkz. bölüm 4.2).

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Alendronat ve kolekalsiferol kombinasyonu ile herhangi bir klinik dışı çalışma yapılmamıştır.

Alendronat

Klinik dışı veriler, güvenlilik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite ve

karsinojenik potansiyelin değerlendirildiği geleneksel çalışmalara dayanarak insanlar için

herhangi bir tehlike ortaya koymamaktadır. Sıçanlarla yapılan çalışmalar, hamilelik sırasında

alendronat ile yapılan tedavinin, doğum sırasında dişilerde hipokalsemiye bağlı olan distosiye

neden olduğunu göstermiştir. Çalışmalarda yüksek dozlar verilen sıçanlarda, tamamlanmamış

fötal

kemikleşme

insidansında

artış

görülmüştür.

İnsanlara

olan

uygulanabilirliği

bilinmemektedir.

Kolekalsiferol

İnsan terapötik dozu aralığından daha yüksek dozlarla yapılan hayvan çalışmalarında üreme

toksisitesi gözlenmiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz

Susuz laktoz

Orta zincirli trigliseridler

Jelatin

Kroskarmelloz sodyum

Sukroz

Kolloidal silikon dioksid

Magnezyum stearat Butil hidroksitoluen

Modifiye mısır nişastası

Sodyum alüminyum silikat

6.2. Geçimsizlikler

Uygulanabilir değildir.

6.3. Raf ömrü

18 Ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Nemden ve ışıktan korunmalıdır. Tabletler kullanımına kadar orijinal blister ambalajlarında

saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

4 tabletlik kutularda alüminyum blister ambalajlarda

6.6. Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Özel bir gereklilik yoktur.

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıkların Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun olarak imha

edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd. Şti.

Esentepe Mah. Büyükdere Cad.

No:199 Levent 199 Ofis Blok Kat:13

Levent 34394 İstanbul

Tel: (0212) 336 10 00

Faks: (0212) 355 02 02

8. RUHSAT NUMARASI

121/6

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 09.11.2006

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

9-1-2018

Adding Folic Acid to Corn Masa Flour May Prevent Birth Defects

Adding Folic Acid to Corn Masa Flour May Prevent Birth Defects

When consumed by women before and during pregnancy, folic acid, a B vitamin, may help prevent neural tube defects (NTDs).

FDA - U.S. Food and Drug Administration

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.