FLUCAN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • FLUCAN 150 MG 2 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • FLUCAN 150 MG 2 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • flukonazol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699532151353
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 25-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

FLUCAN

150 mg kapsül

(1 Kapsül için)

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Etkin madde:

Flukonazol

150 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz

149.123 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Kapsül.

Mavi 1 numara kapsül içinde beyaz toz (Patent Blue V, titanium dioksit ve jelatin ihtiva eder).

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Vajinal kandidiyaz

Akut veya tekrarlayan vajinal kandidiyazda ve tekrarlayan vajinal kandidiyazın (yılda 3 kez

ya da daha fazla) insidansının azaltılmasında proflaktik olarak endikedir.

Kültür ve diğer laboratuvar çalışmalarının sonuçları beklenmeden tedavi başlatılabilir. Bu

sonuçların varlığında, anti-infektif tedavi gerektiği şekilde düzenlenmelidir.

Semptomatik

genital

kandidiyazis

başvuran

hastanı

eşinin/partnerinin

tedavisi

değerlendirilmelidir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Yetişkinlerde kullanımı

Flukonazolün günlük dozu hastalığın şiddetine göre belirlenmelidir. Doktor tarafından başka

şekilde önerilmediği takdirde, FLUCAN 150 mg' lık tek bir oral doz uygulanmalıdır.

Rekürren vajinal kandidiyaz insidansını azaltmak için, ayda bir kez 150 mg’lık bir doz

kullanılabilir. Tedavi süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte, 4-12 ay arasında olmalıdır.

Bazı hastalara daha sık aralarla verilmesi gerekebilir.

Uygulama şekli:

FLUCAN kapsül ağızdan alınır.

Kapsüller bütün olarak yutulmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği:

Flukonazol, çok büyük

oranda idrarla

değişmeden

idrarla

atılır. Tek doz tedavide doz

ayarlaması gerekmemektedir. Multipl flukonazol dozları alacak olan, çocuklar da dahil olmak

üzere renal fonksiyonu bozulmuş hastalarda, 50 mg ila 400 mg’lık bir başlangıç yükleme

dozu

(endikasyona

uygun

olarak)verilmelidir.

Yükleme

dozundan

sonra,

günlük

(endikasyona uygun olarak) aşağıdaki tabloya göre düzenlenmelidir:

Kreatinin Klerensi (ml/dak)

Önerilen doz yüzdesi

>50

%100

<

50 (diyalize girmeyen)

Düzenli diyalize giren hastalar

Her diyaliz seansı sonrası %100

Düzenli diyalize giren hastalar her diyalizin ardından önerilen dozun %100’ünü, diyalizin

olmadığı günlerde kreatinin klerenslerine göre azaltılmış doz almalıdırlar.

Karaciğer yetmezliği:

Mevcut değil.

Pediyatrik popülasyon:

yaşından

küçük

çocuk

hastalarda

flukonazolün,

doktor

gözetimi

haricinde

kullanımı önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Renal bozukluk belirtilerinin olmadığı hallerde, normal doz tavsiyesi benimsenmelidir. Renal

bozukluğu

olan

hastalarda

(kreatinin

klerensi

<

ml/dak)

dozaj

böbrek

yetmezliği

bölümünde tarif edildiği gibi ayarlanmalıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Flukonazol, ilacın kendisine, bileşenlerinden herhangi birisine veya benzer azol bileşiklerine

hassas olduğu bilinen hastalarda kullanılmamalıdır.

Multipl

etkileşim

çalışmaları

sonuçlarına

göre

günde

veya

daha

yüksek

miktarlarda multipl doz flukonazol alan hastalarda flukonazol ile beraber kullanılan terfenadin

kontrendikedir. QT aralığın

ı uzattığı bilinen ve CYP3 A4 enzimi aracılığıyla metabolize edilen

sisaprid, astemizol, eritromisin, pimozid ve kinidin gibi diğer ilaçların birlikte uygulanması,

flukonazol

alan

hastalarda

kontrendikedir.

(bkz.bölüm

Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri ve 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri ).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Flukonazol, karaciğer disfonksiyonu olan hastalara dikkatli biçimde uygulanmalıdır.

Özellikle AİDS ve kanser gibi ciddi, altta yatan hastalıkları olan bazı hastalarda, FLUCAN ile

tedavi

sırasında

hematolojik,

hepatik,

renal

diğer

biyokimyasal

fonksiyon

testi

sonuçlarında anormallikler gözlenmiştir; fakat klinik anlamlılık ve tedaviyle ilişki belirsizdir.

Çok nadiren, altta yatan ciddi hastalık nedeniyle ölen ve FLUCAN’ın çoklu dozlarını alan

hastalarda hepatik nekroz dahil ölüm sonrası bulgular bulunmuştur. Bu hastalar, bazılarının

potansiyel olarak hepatotoksik olduğu bilinen birden fazla eşzamanlı ilaç almış ve/veya

hepatik nekroza yol açabilecek altta yatan hastalıkları olmuştur. Flukonazol alan özellikle ağır

tıbbi sorunları olan hastalarda nadir olarak, ölüm dahil, ciddi hepatik toksisite gözlenmiştir.

Flukonazole bağlı hepatoksisite durumlarında; hastanın yaşı ya da cinsiyetiyle, tedavinin

süresiyle

toplam

günlük

dozla

ilgili

açık

ilişki

gözlenmemiştir.

Flukonazol

hepatotoksisitesi, genellikle tedavinin kesilmesiyle reversibl olmuştur. Flukonazol tedavisi

boyunca anormal karaciğer fonksiyon testleri saptanan hastalar, daha ciddi hepatik hasar

gelişme riskine karşı takip edilmelidir. Flukonazol kullanımına bağlı olabilecek karaciğer

hastalığı ile uyumlu klinik bulgu ya da semptomlar gelişirse flukonazol kesilmelidir.

Flukonazol ile tedavi sırasında hastalarda nadiren toksik epidermal nekroliz ve Stevens-

Johnson sendromu gibi döküntülü deri reaksiyonları gelişmiştir. AİDS’li hastalarda pek çok

ilaca

karşı

şiddetli

deri

reaksiyonları

görülme

eğilimi

daha

yüksektir.

Yüzeysel

fungal

enfeksiyon için tedavi edilen bir hastada flukonazole bağlı olabileceği düşünülen bir deri

döküntüsü oluşursa, bu ajanla tedavi kesilmelidir. İnvaziv/sistemik fungal enfeksiyonu olan

hastalarda deri döküntüsü oluşursa, bunlar yakından takip edilmeli ve büllöz lezyonlar veya

eritema multiforme gelişecek olursa flukonazol kesilmelidir.

Günde 400 mg’dan az flukonazol dozları ile beraber terfenadin kullanılan hastalar dikkatlice

izlenmelidir (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar ve 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve

diğer etkileşim şekilleri ).

Ender vakalarda, diğer azollerde görüldüğü gibi anaflaksi bildirilmiştir.

Flukonazol

dahil

bazı

azoller,

elektrokardiyografide

aralığının

uzaması

ilişkilendirilmiştir. Pazarlama sonrası gözlem sırasında, flukonazol alan hastalarda çok nadir

olarak QT aralığının uzaması ve torsade de pointes vakaları görülmüş

tür. Bu vakaların yapısal

kalp hastalığı, elektrolit bozuklukları ve birlikte ilaç kullanımı gibi duruma katkısı olabilecek

risk faktörleri taşıyan ciddi hastalıkları olan hastalar olduğu raporlanmıştır.

Flukonazol ve QT uzaması arasındaki ilişki tam olarak belirlenmediği halde, flukonazol,

aşağıdaki

gibi

potansiyel

olarak

proaritmik

durumları

olan

hastalarda

dikkatli

biçimde

kullanılmalıdır:

Konjenital veya belgelenmiş, edinilmiş QT uzaması

Kardiyomiyopati - özellikle kalp yetmezliği var olduğunda

Sinüs bradikardi

Mevcut semptomatik aritmiler

CY3A4 tarafından metabolize edilmeyen, fakat QT aralığını uzattığı bilinen eşzamanlı ilaç

Hipokalemi, hipomagnezemi gibi elektrolit bozukluklar

Flukonazol, renal disfonksiyonu olan hastalara dikkatli biçimde uygulanmalıdır (ayrıca bkz.

bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Flukonazol, potent CYP2C9 inhibitörü

orta CYP3A4 inhibitörüdür. Flukonazolle ve

CYP2C9 ve CYP3A4 aracılığıyla metabolize edilen dar terapötik penceresi olan ilaçlarla

eşzamanlı olarak tedavi edilen hastalar izlenmelidir (bkz. Bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile

etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri)

Bu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği

ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları

gerekir.

Hastalar için bilgi

Kalp,

karaciğer ve

renal hastalığı

olan

hastalar

flukonazol

tedavisine

başlamadan

önce

doktoruna danışmalıdır.

Hastalar

semptomlarında

düzelmenin

genelde

saatten

sonra

başlayacağı

konusunda

bilgilendirilmelidirler. Bununla birlikte semptomların tamamen ortadan kaybolması günler

alabilir. Eğer ilk birkaç gün içinde semptomlarda düzelme olmazsa hastalar doktorlarına

başvurmalıdır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Flukonazol vajinal kandidiyazis tedavisinde tek doz olarak önerilmektedir. Aşağıda bildirilen

ilaç etkileşimleri çoklu doz flukonazol kullanımı ile ilişkili olup tek doz flukonazol kullanımı

ile olan etkileşim bilinmemektedir. Farklı ilaç tedavisi alan hastalar flukonazol tedavisine

başlamadan önce doktor veya eczacılarına başvurmalıdır.

Aşağıdaki diğ

er tıbbi ürünler ile kullanımı kontrendikedir:

Sisaprid:

Flukonazol ile birlikte sisaprid uygulanan hastalarda torsade de pointes de dahil olmak üzere

bazı kardiyak olaylar bildirilmiştir. Kontrollü bir çalışmada, günde bir kez 200 mg flukonazol

ve günde dört kez 20 mg sisapridin birlikte uygulanmasının, sisaprid plazma düzeylerinde

artışa

aralığının

uzamasına

neden

olduğu

gösterilmiştir.

vakaların

çoğunda,

hastaların

aritmilere

yatkın

olduğu

veya

altta

yatan

ciddi

rahatsızlıkları

bulunduğu

görülmektedir; ayrıca, rapor edilen olaylar ile olası bir flukonazol-sisaprid ilaç etkileşimi

arasındaki ilişki belirsizdir. Bu tip etkileşimlerin potansiyel ciddiyetinden dolayı flukonazol

alan hastalarda sisaprid ile birlikte tedavi kontrendikedir (bkz bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Terfenadin:

Terfenadin ile birlikte azol grubu antifungal ilaçları alan hastalarda QTc aralığının uzamasına

sekonder olarak ciddi kardiyak disritmilerin ortaya çıkması nedeniyle etkileşim çalışmaları

yapılmıştır. QTc aralığının uzadığını göstermek için günlük 200 mg’lık flukonazol dozuyla

yapılan bir çalışma başarılı olmamıştır. Günde 400 mg ve 800 mg flukonazol ile yapılan bir

başka çalışmada, günlük 400mg veya daha fazla dozlarda flukonazol, beraber uygulanan

terfenadinin plazma seviyelerini önemli ölçüde yükseltmiştir. Terfenadin ile beraber 400 mg

veya

daha

fazla

dozlarda

flukonazol

kullanımı

kontrendikedir

(bkz.

bölüm

Kontrendikasyonlar).

Günde

mg’dan

flukonazol

dozları

beraber

terfenadin

kullanılan hastalar ise dikkatlice izlenmelidir.

Eşzamanlı olarak flukonazol ve terfenadin alan hastalarda, spontan olarak rapor edilmiş

palpitasyonlar, taşikardi, baş dönmesi ve göğüs ağrısı vakaları mevcuttur; bu vakalarda rapor

edilen advers olaylar ile ilaç tedavisi veya altta yatan tıbbi rahatsızlıklar arasındaki ilişki

belirsizdir. Bu tür bir etkileşimin potansiyel ciddiyeti nedeniyle, terfenadinin flukonazol ile

kombinasyon halinde alı

nmaması önerilmektedir (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Astemizol:

Flukonazolün astemizolle eşzamanlı uygulaması, astemizol klerensini azaltabilir. Astemizolün

plazma konsantrasyonlarında elde edilen artış, QT uzamasına ve nadiren torsade de pointes

oluşumuna neden olabilir. Flukonazol ve astemizolün birlikte uygulanması kontrendikedir

(bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Pimozid:

İn

vitro

veya

in

vivo

olarak

incelenmediği

halde,

flukonazolün

pimozid

birlikte

uygulanması,

pimozid

metabolizmasında

inhibisyona

açabilir.

Pimozidin

plazma

konsantrasyonlarındaki artış, QT uzamasına ve nadiren torsades de pointes oluşumuna neden

olabilir.

Flukonazolün

pimozidle

birlikte

uygulanması

kontrendikedir

(bkz.

bölüm

Kontrendikasyonlar).

Kinidin:

İn

vitro

veya

in

vivo

çalışılmamış

olmasına

rağmen,

flukonazolün

kinidin

birlikte

uygulanması, kinidin metabolizmasında inhibisyona neden olabilir. Kinidin kullanımı, QT

uzaması ve nadir olarak torsades de pointes vakaları ile ilişkilendirilmiştir. Flukonazolün

kinidin ile birlikte uygulanması kontrendikedir (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Eritromisin:

Flukonazol

eritromisinin

eşzamanlı

kullanımı,

kardiyotoksisite

(uzamış

aralığı,

torsades de pointes) ve sonuç olarak ani kalp ölümü riskini artırma potansiyeline sahiptir.

Flukonazolün eritromisin ile birlikte uygulanması kontrendikedir

Aşağıdaki diğer tıbbi ürünler ile birlikte kullanımı önlem ve doz ayarlaması gerektirir:

Diğer tıbbi ürünlerin flukonazol üzerine etkisi

Hidroklorotiazid:

Kinetik

etkileşim

çalışmasında,

flukonazol

alan

sağlıklı

gönüllülerde

birlikte

çoklu

dozlarda

hidroklorotiazid

verilmesi,

flukonazol

plazma

seviyelerini

artırmıştır.

sınırlardaki

etki,

birlikte

diüretik

kullanan

hastalarda

flukonazol

rejiminde

değişiklik gerektirmez ise de, uygulayıcı hekim tarafından akılda bulundurulmalıdır.

Rifampisin :

Flukonazol ile birlikte uygulanan rifampisin, flukonazolun eğri altı alanında (EAA) %25 ve

yarı-ömründe %20 azalmaya yol açmıştır. Birlikte rifampisin verilen hastalarda flukonazol

dozunun artırılması düşünülmelidir.

Flukonazolün diğer t

ıbbi ürünler üzerine etkisi

Flukonazol,

sitokrom

P450

(CYP)

izoenziminin

potent

inhibitörü

orta

CYP3A4

inhibitörüdür. Aşağıda açıklanan gözlenmiş/belgelenmiş etkileşimlere ek olarak, flukonazolle

birlikte uygulanan ve CYP2C9 ve CYP3A4 tarafından metabolize edilen diğer bileşiklerin

plazma konsantrasyonunda artış riski mevcuttur. Bu nedenle, bu kombinasyonları kullanırken

dikkatli olunmalı ve hastalar dikkatlice izlenmelidir. Flukonazolün enzimi inhibe etme etkisi,

flukonazolün uzun yarı ömrü nedeniyle flukonazol tedavisinin kesilmesinden sonra 4-5 gün

devam eder (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Alfentanil:

Bir çalışmada, flukonazolle eşzamanlı tedavi sonrasında alfentanilde yarı ömür uzamasının

yanı

sıra

klerens

dağılım

hacminde

düşüş

gözlenmiştir.

Olası

etki

mekanizması,

flukonazolün CYP3A4’ü inhibe etmesidir. Alfentanilin dozunun ayarlanması gerekebilir.

Amitriptilin, nortriptilin:

Flukonazol, amitriptilin ve nortriptilinin etkisini artırır. 5-nortriptilin ve/veya S-amitriptilin,

kombinasyon tedavisinin başlangıcında ve bir hafta sonra ölçülebilir. Amitriptilin/nortriptilin

dozajı gerekirse ayarlanmalıdır.

Amfoterisin B:

Flukonazol

amfoterisin

B’nin

enfekte,

normal

bağışıklığı

zayıflatılmış

farelerde

eşzamanlı uygulaması, şu sonuçları göstermiştir: C. albicans ile sistemik enfeksiyonda küçük,

ek antifungal etki, Cryptococcus neoformans ile intrakranial enfeksiyonda etkileşim olmaması

ve A. Fumigatus ile sistemik enfeksiyonda iki ilacın antagonizmi. Bu çalışmalarda elde edilen

sonuçların klinik anlamlılığı bilinmemektedir.

Antikoagulanlar:

Etkileşim

çalışmasında,

sağlıklı

erkeklerin

varfarin

kullanımından

sonra

flukonazol

protrombin

zamanını

artırmıştır(%12).

Pazarlama

sonrası

deneyimde,

diğer

azol

antifungallerinde olduğu gibi, flukonazol ve varfarinin birlikte kullanımında, protrombin

zamanının uzamasıyla ilişkili olarak kanama olayları (çürükler, epistaksis, gastrointestinal

kanama,

hematüri

melena)

bildirilmiştir.

Kumarin

tipi

antikoagulan

alan

hastalarda

protrombin

zamanı

dikkatlice

takip

edilmelidir..

Varfarin

dozunun

ayarlanması

gerekli

olabilir.

Azitromisin:

18 sağlıklı bireyde gerçekleştirilen açık-etiketli, randomize, üç yönlü çapraz bir çalışmada,

1200 mg oral tek doz azitromisin ve 800 mg oral tek doz flukonazol kullanılarak, ilaçların

birbirlerinin

farmakokinetiği

üzerine

olan

etkileri

değerlendirilmiştir.

Flukonazol

azitromisin aras

ında anlamlı bir farmakokinetik etkileşime rastlanmamıştır.

A Vitamini:

All-trans-retinoid asit (A vitamininin asit formu) ve flukonazon ile kombinasyon tedavisi alan

bir hastayla ilgili vaka raporuna göre, MSS ile ilgili istenmeyen etkiler, psödotümör serebri

biçiminde gelişmiştir; bu etkiler, flukonazol tedavisi kesildikten sonra kaybolmuştur. Bu

kombinasyon

kullanılabilir,

ancak

ilgili

istenmeyen

etkilerin

insidansı

dikkate

alınmalıdır.

Benzodiazepinler (Kısa etkili):

Midazolamın

oral

uygulamasını

takiben,

flukonazol,

midazolam

konsantrasyonunda

psikomotor etkilerinde belirgin bir artışa yol açmıştır. Midazolam üzerine olan bu etki,

flukonazolun oral uygulanmasını takiben, intravenöz uygulanan flukonazole kıyasla daha

belirgin

olarak

görülmektedir.

Flukonazol

tedavi

edilen

hastalarda,

beraberinde

benzodiazepin tedavisi gerekliyse, benzodiazepin dozunun azaltılması düşünülmeli ve hastalar

uygun şekilde izlenmelidir.

Flukonazol, triazolam (tek doz) eğri altı alanı (EAA) düzeyini yaklaşık %50, Cmaks düzeyini

%20-32, t½ düzeyini ise triazolam metabolizmasının inhibisyonu nedeniyle %25-50 oranında

artırır. Triazolamın dozaj ayarlaması gerekebilir.

Endojen steroid:

Günde 50 mg flukonazol, kadınlarda endojen steroid düzeylerini etkilemez. Sağlıklı erkek

gönüllülerde,

günde

200-400

dozunun,

endojen

steroid

düzeyleri

veya

ACTH

(adrenokortikotropik hormon) tarafından stimüle edilmiş cevap üzerinde klinik açıdan anlamlı

bir etkisi yoktur.

Fenitoin:

Flukonazol fenitoinin hepatik metabolizmasını inhibe eder.

Flukonazol ve fenitoinin birlikte

kullanılması fenitoin düzeylerini klinik olarak anlamlı derecede yükseltir. Eğer bu iki ilacın

birlikte kullanımı gerekiyorsa, fenitoin toksisitesini önlemek için serum

fenitoin düzeyleri

takip edilmeli ve terapötik düzeyleri devam ettirecek şekilde fenitoin dozu ayarlanmalıdır.

Fentanil:

Olası fentanil flukonazol etkileşimiyle ilgili bir ölümcül vaka rapor edilmiştir. Buna ek olarak,

on iki sağlıklı gönüllüden oluşan randomize, çapraz bir çalışmada, flukonazolün, fentanil

eliminasyonunu

anlamlı

düzeyde

geciktirdiği

ortaya

konmuştur.

Fentanil

konsantrasyonundaki artış, solunum depresyonuna neden olabilir.

Halofantrin:

Flukonazol, CYP3A4 üzerinde inhibisyon etkisi nedeniyle halofantrin plazma konsantrasyonunu

artırabilir.

HMG-CoA redüktaz inhibitörleri:

Flukonazol, atorvastatin ve simvastatin gibi CYP3A4 ile veya fluvastatin gibi CYP2C9 ile

metabolize edilen HMG-Co A redüktaz inhibitörleriyle birlikte uygulandığında miyopati ve

rabdomiyoliz

riski

artar.

Eşzamanlı

tedavi

gerekmesi

durumunda,

hasta,

miyopati

rabdomiyoliz semptomları açısından gözlenmeli ve kreatinin kinaz izlenmelidir. Kreatinin

kinazda belirgin bir artış gözlenmesi veya miyopati/rabdomiyoliz tanısı konması ya da

bunlardan şüphelenilmesi durumunda, HMG-Co A redüktaz inhibitörleri kesilmelidir.

Karbamazepin:

Flukonazol, karbamazepinin metabolizmasını inhibe eder; serum karbamazepininde %30’luk

artış

gözlenmiştir.

Karbamazepin

toksisitesi

oluşma

riski

vardır.

Konsantrasyon

ölçümleri/etkisine bağlı olarak karbamazepinin dozaj ayarlaması gerekebilir.

Kalsiyum kanal blokerleri:

Bazı kalsiyum kanal antagonistleri (nifepidin, isradipin, amlodipin, verapamil ve felodipin)

CYP3A4 tarafından metabolize edilir. Flukonazol, kalsiyum kanal antagonistlerinin sistemik

maruziyetini artırma potansiyeline sahiptir. Advers olaylar için sık izleme önerilmektedir.

Losartan:

Flukonazol,

losartan

tedavi

sırasında

oluşan

anjiyotensin

II-reseptör

antagonizminin

çoğundan sorumlu olan aktif metabolitine (E-31 74) losartan metabolizmasını inhibe eder.

Hastalar, kan basınçlarını sürekli olarak izletmelidir.

Metadon:

Flukonazol, metadonun serum konsantrasyonunu artırabilir. Metadonun dozaj ayarlaması

gerekebilir.

Non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçlar:

Flurbiprofenin

Cmaks

düzeyi,

başına

flurbiprofen

uygulamasına

kıyasla,

flukonazol ile birlikte uygulandığında sırasıyla %23 ve %81 oranında artmıştır. Benzer

şekilde, tek başına rasemik ibuprofen uygulamasına kıyasla, flukonazol, rasemik ibuprofen

(400 mg) ile birlikte uygulandığında, farmakolojik olarak aktif izomerin [S-(+)-ibuprofen]

Cmax ve EAA düzeyi sırasıyla %15 ve %82 oranında artmıştır.

Özel

olarak

araştırılmadığı

halde,

flukonazol,

CYP2C9

metabolize

edilen

diğer

NSAİD’lerin (örn. naproksen, lornoksikam, meloksikam, diklofenak) sistemik maruziyetini

artırma potansiyeline sahiptir. NSAİD’ların advers olaylar ve toksisite açısından sık izlenmesi

önerilmektedir. NSAİD’ların dozaj ayarlaması gerekebilir.

Oral kontraseptifler:

Kombine oral kontraseptiflerle birlikte, çoklu dozlarda flukonazol kullanılarak, iki kinetik

çalışma gerçekleştirilmiştir. Günde 200 mg flukonazol ile etinil östradiol ve levonorgestrel

eğri altında kalan alanı (EAA) sırayla %40 ve %24 artarken 50 mg flukonazol çalışmasında

her iki hormon seviyesinde belirgin değişme olmamıştır. Haftada bir, 300 mg flukonazol

uygulanan bir çalışmada, etinil östradiol ve noretindron EAA sırasıyla % 24 ve % 13

oranlarında artmıştır. Bu nedenle, bu dozlarda, çoklu doz flukonazol kullanımının, kombine

oral kontraseptiflerin etkinliği üzerine bir etkisi olması beklenmemektedir.

Prednizon:

Prednizon ile tedavi edilen karaciğer nakli yapılmış bir hastanın, flukonazol ile üç aylık tedavi

kesildiğinde akut adrenal korteks yetmezliği geliştirdiğine dair bir vaka raporu mevcuttur.

Flukonazolün kesilmesi, muhtemelen CYP3A4 aktivitesinde artışa neden olmuş ve bu da

prednizon metabolizmasında artışa yol açmıştır. Flukonazol ve prednizon ile uzun süreli tedavi

alan

hastalar,

flukonazol

kesildiğinde

adrenal

korteks

yetmezliği

açısından

dikkatlice

izlenmelidir.

Rifabutin:

Flukonazol, rifabutin ile birlikte uygulandığında, rifabutinin serum konsantrasyonlarında

%80’e kadar artışa sebep olan bir etkileşim oluştuğu bildirilmiştir Flukonazol ile rifabutinin

beraber uygulandığı hastalarda uveit raporları mevcuttur. Flukonazol ve rifabutini beraber

kullanan hastalar dikkatlice izlenmelidir.

Selekoksib:

Flukonazol

(günde

selekoksibin

(200

eşzamanlı

tedavisi

sırasında,

selekoksibin Cmax ve EAA düzeyleri sırasıyla %68 ve %134 oranında artmıştır. Flukonazol

ile birleştirildiğinde, selekoksib dozunun yarısı gerekebilir.

Siklosporin:

Böbrek nakli geçirmiş hastalar ile yapılan bir kinetik çalışmada, 200 mg/gün flukonazolun

siklosporin seviyelerini yavaş bir şekilde artırdığı tespit edilmiştir. Bununla beraber, bir diğer

çoklu doz çalışmasında kemik iliği nakledilmiş hastalarda 100 mg/gün flukonazol siklosporin

düzeylerini etkilememiştir. Flukonazol kullanan hastalarda, siklosporin plazma düzeylerinin

izlenmesi tavsiye edilmektedir. Flukonazol, siklosporinin konsantrasyonunu ve EAA düzeyini

anlamlı

ölçüde

artırır.

kombinasyon,

siklosporin

konsantrasyonuna

bağlı

olarak,

siklosporin dozajı azaltılarak kullanılabilir.

Siklofosfamid:

Siklofosfamid ve flukonazolün kombinasyon tedavisi, serum bilirubin ve serum kreatininde

artışa neden olur. Kombinasyon, serum bilirubin ve serum kreatinindeki artış riskine daha

fazla dikkat ederek kullanılabilir.

Sakinavir:

Flukonazol, sakinavirin EAA düzeyini yaklaşık %50, Cmaks düzeyini ise yaklaşık %55 artırır

sakinavirin

hepatik

metabolizmasının

CYP3A4

tarafından

inhibe

edilmesi

glikoprotein

inhibisyonu

nedeniyle,

sakinavir

klerensini

yaklaşık

azaltır.

Sakinavir

dozunun ayarlanması gerekebilir.

Sirolimus:

Flukonazol, muhtemelen sirolimus metabolizmasını CYP3A4 ve P-glikoprotein aracılığıyla

inhibe

ederek

sirolimusun

plazma

konsantrasyonlarını

artırır.

kombinasyon,

etki/konsantrasyon ölçümlerine bağlı olarak, sirolimusun dozunun ayarlanmasıyla kullanılabilir.

Sülfonilüreler:

Flukanozolün sağlıklı gönüllülerde oral sülfonilüreler (klorpropamid, glibenklamid, glipizid,

tolbutamid)

birlikte

kullanıldığında

serum

yarı

ömürlerini

uzattığı

gösterilmiştir.

Flukonazol

diyabetik

hastalarda

oral

sülfonilüreler

birlikte

kullanılabilir,

fakat

hipoglisemik epizod ihtimali daima akılda tutulmalıdır.

Birlikte kullanım esnasında kan

glukoz seviyelerinde sık sık izleme ve sulfonilüre dozajında uygun azaltma önerilir.

Takrolimus:

Flukonazol, takrolimus metabolizmasının bağırsaklarda CYP3A4 aracılığıyla inhibe edilmesi

nedeniyle,

oral

olarak

uygulanan

takrolimusun

serum

konsantrasyonlarını

katına

kadar

artırabilir. Takrolimus intravenöz olarak verildiğinde, anlamlı hiçbir farmakokinetik değişiklik

gözlenmemiştir. Takrolimus düzeylerindeki artış, nefrotoksisite ile ilişkilendirilmiştir. Oral

olarak uygulanan takrolimus dozajı, takrolimus konsantrasyonuna bağlı olarak azaltılmalıdır.

Flukonazol ve takrolimusu beraber kullanan hastalar dikkatle izlenmelidir.

Teofilin:

Plasebo kontrollü etkileşim çalışmasında, 14 gün süreyle 200 mg flukonazol kullanımı,

teofilinin ortalama plazma klerens hızında, %18 azalma meydana getirmiştir. Yüksek doz

teofilin kullanan veya artmış teofilin toksisite riski olan hastalarda flukonazol kullanımı

rasında, teofilin toksisitesi belirtileri izlenmelidir ve toksisite belirtileri gelişirse tedavi

gerektiği gibi değiştirilmelidir

Vinka alkaloidleri:

Araştırılmadığı halde, flukonazol, vinka alkaloidlerinin (örn. vinkristin ve vinblastin) plazma

düzeylerini

artırabilir

muhtemelen

CYP3A4

üzerindeki

inhibe

edici

etki

nedeniyle

nörotoksisiteye yol açabilir.

Zidovudin:

Yapılan iki kinetik çalışma, büyük ihtimalle zidovudinin major metabolitlerine dönüşümünün

azalmasından dolayı artmış zidovudin seviyesi ile sonuçlanmıştır. Bir çalışmada; AİDS’li ya

da ARC’li (AİDS ilişkili kompleks) hastalarda, 15 gün boyunca günde 200 mg flukonazol

alınmasından önceki ve sonraki zidovudin seviyeleri saptanmıştır. Zidovudin eğri altı alanı

(EAA) değerlerinde % 20’lik anlamlı bir artış olmuştur. Randomize, 2 dönemli, 2 tedavili,

çapraz geçişli ikinci çalışmada HIV ile enfekte olmuş hastalardaki zidovudin seviyesine

bakılmıştır. İki durumda 21 gün ara ile, hastalar 7 gün boyunca, ya günde 400 mg flukonazol

ile birlikte ya da flukonazol almaksızın her 8 saatte bir 200 mg zidovudin almışlardır.

Flukonazol ile birlikte kullanımda zidovudinin C

maks

eğri altı alanı (EAA) değerlerini

sırasıyla % 84 ve %74 artmıştır.

Oral zidovudin klerensindeki yaklaşık %45’lik azalma

nedeniyle, benzer şekilde zidovudinin yarı ömrü, flukonazol ile kombinasyon tedavisinin

ardından yaklaşık %128 oranında uzamıştır. Bu kombinasyonu alan hastalar zidovudine bağlı

advers reaksiyonların oluşma riskine karşı takip edilmelidir. Zidovudin dozunun azaltılması

düşünülebilir.

Vorikonazol:

Oral vorikonazol (1 gün boyunca 12 saatte bir 400 mg, 2.5 gün boyunca 12 saatte bir 200 mg)

ile oral flukonazolün (1. günde 400 mg, 4 gün boyunca günde 200 mg) 6 sağlıklı erkek

hastada eşzamanlı kullanımı, C ve EAA’da %57 ve %79 artışla sonuçlanmıştır. 8 sağlıklı

erkek hasta ile yapılan takip klinik çalışmasında, vorikonazol ve flukonazolün azaltılmış dozu

ve/veya

sıklığı

etkiyi

gidermemiş

veya

azaltmamıştır.

Vorikonazol

flukonazolün

herhangi bir dozda eşzamanlı kullanımı önerilmemektedir.

Etkileşim çalışmaları, flukonazol ile birlikte alınan gıdaların, simetidinin, antiasitlerin veya

kemik iliği naklini takiben yapılan tüm vücut ışınlamasının, flukonazol emiliminde klinik

olarak anlamlı bir azalmaya neden olmadığı

nı göstermiştir.

Diğer ilaçlarla ilaç - ilaç etkileşim çalışmaları yapılmadığından, hekimler olası etkileşimler

konusunda dikkatli olmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

Mevcut değil.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlarda

doğum

kontrolü

(kontrasepsiyon)

uygulayanlarda ilacın kullanımı yönünden bir öneri bulunmamaktadır. (Bakınız 4.5 Diğer tıbbi

ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri)

Gebelik dönemi

FLUCAN gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz.

kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

FLUCAN gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır

İlk üç ayda tek veya tekrarlı dozaj halinde uygulanmış flukonazolün <200 mg/gün dozlarıyla

tedavi

edilen

yüzlerce

gebe

kadından

elde

edilen

veriler,

fetüste

istenmeyen

hiçbir

etki

göstermemiştir.

Hamilelerde yapılmış yeterli miktarda kontrollü çalışma mevcut değildir. Koksidioidomikozis

tedavisi sebebiyle 3 ay süresince veya daha uzun süre yüksek dozda (400-800 mg/gün)

flukonazol kullanan annelerin çocuklarında çoklu konjenital anomaliler bildirilmiştir. Bu

etkiler ile flukonazol arasındaki ilişki belirsizdir.

Advers fetal etkiler, hayvanlarda yalnızca

maternal toksisite ile ilişkili yüksek doz düzeylerinde görülmüştür. 5 veya 10 mg/kg’de hiçbir

fetal etki görülmemiştir; fetal anatomik varyantlarda (normalden fazla sayıda kaburga, renal

pelviste dilasyon) artışlar ve kemikleşmede gecikmeler, 25, 50 mg/kg ve üzeri dozlarda

gözlenmiştir. Sıçanlarda embriyo letalite 80 mg/kg (önerilen insan dozunun yaklaşık 20-60

katı) ila 320 mg/kg arasında değişen dozlarda artmıştır; fetal anormallikler arasında dalgalı

kaburgalar, yarık damak ve anormal kranyofasiyal kemikleşme yer almıştır. Bu etkiler,

sıçanlarda östrojen sentezinin inhibisyonuyla tutarlıdır ve gebelik, organogenez ve doğum

sırasında östrojen azalmasının bilinen etkilerinin sonucu olabilir. Şiddetli veya potansiyel

olarak hayatı tehdit

edici ve beklenen faydanın fetüse muhtemel riskden daha ağır bastığı

fungal enfeksiyonlar dışında hamilelikte kullanımdan kaçınmalıdır.

Birkaç vaka raporu, hamileliğinin ilk üç trimesterinin tamamında veya çoğu bölümünde

yüksek dozda flukonazol (400-800 mg/gün) alan annelerin bebeklerinde farklı ve seyrek

doğum kusurları tanımlamıştır. Bu bebeklerde görülen özellikler brakisefali, anormal beniz,

anormal kalvarial gelişme, yarı

k damak, femoral eğrilik, ince kaburgalar ve uzun kemikler,

artrogripozis ve konjenital kalp hastalığıdır.

Laktasyon dönemi

Flukonazol anne sütünde, plazmaya benzer konsantrasyonlarda bulunur. Dolayısıyla emziren

annelerde kullanımı önerilmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç veya makine kullanırken, ara sıra baş dönmesi veya nöbetlerin ortaya çıkabileceği dikkate

alınmalıdır.

4.8. İstenmeyen etkiler

Flukonazol, genellikle iyi tolere edilir.

Bazı

hastalarda,

özellikle

kanser

gibi

ciddi

primer

hastalığı

olanlarda,

gerek

flukonazol gerekse mukayese ilaçları ile tedavi sırasında renal ve hematolojik fonksiyon

testlerinde değişmeler ve hepatik anormallikler (bkz.bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri) gözlenmiştir, fakat bunların klinik anlamı ve tedavi ile olan ilişkisi açık değildir.

İstenmeyen etkiler aşağıdaki kategorilere göre listelenmiştir:

Çok yaygın(

1/10), yaygın (

1/100 ve < 1/10), yaygın olmayan (

1/1000 ve <1/100), seyrek

1/10.000 ve <1/1000), çok seyrek (<1/10.000) ve bilinmeyen (mevcut olan verilere göre

sıklık tahmini yapılamayan) şeklindedir.

Kan ve lenfatik sistem bozuklukları:

Seyrek

:Agranulositoz, lökopeni, nötropeni trombositopeni

Bağışıklık sistemi bozuklukları:

Seyrek

:Anaflaksi (anjioödem, yüzde ödem, prurit, ürtiker dahil olmak üzere)

Metabolizma ve beslenme bozuklukları:

Seyrek

:Hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, hipokalemi

Psikiyatrik bozuklukları

Yaygın olmayan

:Uykusuzluk, uykululuk hali

Sinir sistemi hastalıkları:

Yaygın

:Başağrısı,

Yaygın olmayan

:Nöbetler, sersemlik, parestezi, tat bozukluğu

Seyrek

:Titreme

Kulak ve iç kulak bozuklukları:

Yaygın olmayan

:Vertigo

Kardiyak bozuklukları:

Seyrek

:QT uzaması, torsade de pointes

Gastrointestinal bozuklukları:

Yaygın

:Karın ağrısı, diyare, bulantı ve

kusma

Yaygın olmayan

:Dispepsi, gaz ve ağız kuruluğu.

Hepato-bilier bozuklukları:

Yaygın

:Yüksek alkalen fosfataz düzeyleri, aspartat aminotransferazda artış, kan

alkalin fosfatazda artış

Yaygın olmayan

:Kolestaz, sarılık, bilirubinde artış

Seyrek

:Nadiren

ölümle

sonuçlanan

hepatik

toksisite,

hepatik

yetmezlik,

hepatit, hepatosellüler nekroz, hepatosellüler hasar, sarılık

Deri ve deri altı doku bozuklukları:

Yaygın

:Döküntü

Yaygın olmayan

:Prurit, ürtiker, terlemede artış, ilaç erüpsiyonu

Seyrek

:Toksik

epidermal

nekroliz,

Stevens-Johnson

sendromu

akut

yaygın

ekzantematöz

püstüloz

eksfoliyatif

deri

hastalıkları,

yüzde

ödem,

saç

dökülmesi ,

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik bozuklukları

Yaygın olmayan

:Miyalji

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin bozuklukları

Yaygın olmayan

:Yorgunluk, keyifsizlik, asteni, ateş

Pediyatrik hastalar

Pediyatrik

klinik

araştırmalar

sırasında

kaydedilen

advers

olay

insidansı

modeli

laboratuar anormallikleri, yetişkinlerde görülenlerle karşılaştırılabilir niteliktedir.

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Flukonazol ile ilgili doz aşımı vakaları bildirilmiştir ve bir vakada 42 yaşında HIV ile enfekte

bir hastanın 8200 mg flukonazol aldığı söylendikten sonra, kişide halüsinasyonlar gelişmiş ve

paranoid davranışlar göstermiştir. Hasta hastaneye kaldırılmış ve durumu 48 saat içinde eski

haline dönmüştür.

Aşırı doz durumlarında semptomatik tedavi (destekleyici önlemler ve gerektiğ

inde mide lavajı

ile birlikte) yeterli olabilir.

Flukonazol, büyük oranda idrarla atılır; zorlu volüm diürezi, büyük bir olasıkla eliminasyon

hızını artıracaktır. Üç saatlik bir hemodiyaliz seansı plazma düzeyini yaklaşık % 50 azaltır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Triazol türevleri, Antifungal ilaçlar

ATC kodu: J02AC01.

Flukonazol, triazol sınıfına dahil antifungal ajanların bir üyesi olup, fungal sterol sentezinin

güçlü ve spesifik bir inhibitörüdür.

Flukonazol, çok çeşitli hayvan çalışmalarında çok az farmakolojik aktivite göstermektedir.

Farelerde, pentobarbital uyku süresinde bir miktar uzama (p.o.) ve anestezi uygulanmış (IV)

kedilerde ise ortalama arteriyel ve sol ventriküler kan basıncında ve kalp atışında artış

meydana gelmiştir. Sıçanın yumurtalık aromatazında yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon

gözlenmiştir.

Oral veya intravenöz yolla uygulanan flukonazol, hayvanlardaki çeşitli fungal enfeksiyon

modellerinde aktiftir. Aktivitesi fırsatçı mikozlarda gösterilmiştir ki, bunlar arasında immün

sistemi

yetersiz

hayvanlarda

sistemik

kandidiyazis;

intrakraniyal

enfeksiyonlar

dahil

Cryptococcus neoformans' a bağlı enfeksiyonlar; Microsporum ve Trichophyton türlerine

bağlı enfeksiyonlar bulunmaktadır. Flukonazolun bunlardan başka endemik mikoz hayvan

modellerinde

aktivitesi

gösterilmiştir,

bunlar

arasında

Blastomyces

dermatitides;

intrakraniyal

enfeksiyonlar

dahil

Coccidioides

immitis;

normal

immünosupresif hayvanlarda Histoplasma capsulatum enfeksiyonları vardır.

Candida albicans’ dan başka, genelde kalıtsal olarak flukonazole duyarlı olmayan diğer

Candida

türleri

(örneğin

Candida

krusei)

meydana

gelen

süperenfeksiyon

vakaları

bildirilmiştir. Bu vakalar alternatif antifungal tedavi gerektirebilir.

Flukonazol, yüksek oranda fungal sitokrom P-450' ye bağımlı enzimler için çok spesifiktir.

Günde 50 mg olarak 28 güne kadar kullanılan flukonazolun erkeklerde plazma testosteron

konsantrasyonlarını veya çocuk doğurma yaşındaki kadınlarda steroid konsantrasyonlarını

etkilemediği gösterilmiş

tir. Günde 200-400 mg flukonazolun, sağlıklı erkek gönüllülerde

endojen steroid seviyelerinde veya ACTH ile uyarılmış cevapta, klinik anlamlı etkisi yoktur.

Antipirin ile etkileşim çalışmaları flukonazolun 50 mg’lık tek veya tekrarlayan dozlarının bu

maddenin metabolizmasını etkilemediğini göstermiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler:

Emilim:

Flukonazolün

oral

veya

intravenöz

uygulamalarının

farmakokinetik

özellikleri

birbirine

benzemektedir. Flukonazol, oral uygulamayı takiben iyi absorbe olur ve plazma düzeyi (ve

sistemik

bioyararlılık)

intravenöz

uygulamayı

takiben

erişilen

düzeylerin

%90'ından

yüksektir. Oral absorbsiyonu gıda ile birlikte alınmasından etkilenmez. Açlık halinde doruk

plazma düzeyi, uygulamadan 0.5-1.5 saat sonra oluşur ve plazma eliminasyon yarı ömrü

yaklaşık 30 saattir. Plazma konsantrasyonları dozla orantılıdır. Günde bir defalık dozların

tekrarlanan uygulamasıyla % 90 istikrarlı durum (steady state) seviyelerine 4-5. günlerde

erişilir. İlk gün, mutad günlük dozun iki misli olarak verilen yükleme dozu, ikinci günde

plazma düzeylerinin yaklaşık %90 istikrarlı durum seviyelerine erişmesini sağlar.

Dağılım:

Görünür dağılım hacmi, yaklaşık olarak toplam vücut sıvısına eşittir. Plazma proteinlerine

bağlanma düşüktür (%11 - 12).

Flukonazol,

incelenen

tüm

vücut

sıvılarına

penetrasyon

gösterir.

Tükürük

balgamdaki flukonazol seviyeleri, plazma düzeyleri ile benzerlik gösterir. Fungal menenjitli

hastalarda BOS (beyin omurilik sıvısı)'daki flukonazol seviyeleri, buna tekabül eden plazma

düzeylerinin takriben %80'idir.

Flukonazol,

stratum

corneum,

epidermis

dermis

bezlerinde,

serum

konsantrasyonlarının üzerinde, yüksek deri konsantrasyonlarına ulaşır. Flukonazol, stratum

corneum’da birikir. Günde bir kez 50 mg’ lık dozla,12 gün sonra flukonazol konsantrasyonu

73 mikrogram/g, olmuştur ve tedavinin kesilmesinden 7 gün sonra konsantrasyon hala 5.8

mikrogram/g’dır. Haftada bir kez 150 mg’ lık dozla, flukonazolun stratum corneum’daki

konsantrasyonu 7. günde 23.4 mikrogram/g olmuştur ve 2. dozdan 7 gün sonra hala 7.1

mikrogram/g’dır.

Haftada bir kez, 150 mg dozundan 4 ay sonra, sağlıklı ve hasta tırnaklarda ölçülen flukonazol

konsantrasyonu sırasıyla 4.05 mikrogram/g ve 1.8 mikrogram/g olmuştur; ve tedaviden 6 ay

sonra tırnak örneklerinde flukonazol hala ölçülebilir değerlerdeydi.

Biyotransformasyon:

Sirküle eden metabolitlere ait bir kanıt saptanmamıştır.

Eliminasyon:

Başlıca atılım yolu böbrek olup, uygulanan dozun yaklaşık % 80' i idrarda değişmemiş ilaç

halinde bulunur. Flukonazol klerensi, kreatinin klerensi ile orantılıdır.

Uzun plazma eliminasyon yarı ömrü, tek bir dozla vajinal kandidiyaz tedavisinin ve endike

olduğu diğer bütün fungal enfeksiyonların günde tek doz ve haftada tek dozlarla tedavilerinin

esasını teşkil eder.

Bir çalışmada 100 mg tek doz uygulanan bir kapsülün ve 2 dakika boyunca ağızda tutularak

çalkalanarak

uygulanan

oral

süspansiyonun,

tükürük

plazma

konsantrasyonları

karşılaştırılmıştır.

Dozun yutulmasından 5 dakika sonra süspansiyon için flukonazolün maksimum tükürük

konsantrasyonu,

kapsülün

yutulmasından

saat

sonra

görülen

maksimum

tükürük

konsantrasyonun

katı

olarak

bulunmuştur.

saat

kadar

sonra

ölçülen

tükürük

konsantrasyonları benzerdir. Tükürükteki ortalama EAA (0-96) süspansiyon için, kapsüle

kıyasla, anlamlı şekilde daha büyüktü. İki formülasyonun tükürükten eliminasyonu veya

plazma farmakokinetik parametreleri arasında anlamlı bir fark yoktu.

Doğ

rusallık/Doğrusal olmayan durum:

Mevcut değil.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Çocuklarda farmakokinetik:

Çocuklarda aşağıdaki farmakokinetik veriler bildirilmiştir;

Çalışılan Yaş

Grubu

Doz

(mg/kg)

Yarı

ömür

(saat)

EAA (mcg.saat/ml)

gün

doz-IV

3mg/kg

110.1

9 ay- 13 yaş

doz-

Oral

2mg/kg

25.0

94.7

9 ay- 13 yaş

Oral

8mg/kg

19.5

362.5

5 yaş – 15 yaş

Çok doz-IV

2mg/kg

17.4*

67.4*

5 yaş – 15 yaş

Çok

IV 4mg/kg

15.2*

139.1*

5 yaş – 15 yaş

Çok

IV 8mg/kg

17.6*

196.7*

Ortalama

yaş

Çok

Oral

3mg/kg

15.5

41.6

* Son güne ait değerleri göstermektedir.

Premature yeni doğanlarda (gestasyon yaşı yaklaşık 28 hafta) intravenöz flukonazol, 6 mg/kg

dozda, premature yenidoğanlar yoğun bakım ünitesindeyken, her üç günde bir, maksimum beş

gün süreyle verilmiştir. Ortalama yarı ömür 1.gün 74 saat (44-185 aralığında) olup, zamanla

azalarak 7.günde ortalama 53 saate ( 30-131 aralığında) ve 13.günde 47 saate ( 27-68

aralığında) düşmüştür.

Eğri altındaki alan 1.gün 271 mcg.saat/ml olup ( 173-385 aralığında), 7.günde artarak

ortalama 490 mcg.saat/ml olmuştur ( 292-734 aralığında) ve 13.günde azalarak ortalama 360

mcg.saat/ml ( 167 – 566 aralığında) olmuştur.

Dağılım hacmi 1.gün 1183 ml/kg ( 1070 – 1470 aralığında) olup, zamanla artarak 7.gün

ortalama 1184 ml/kg (510 – 2130 aralığında) ve 13.günde 1328 ml/kg(1040-1680 aralığında)

olmuştur.

Yaşlılarda Farmakokinetik:

22 katılımcıyla yürütülen farmakokinetik bir çalışmada, 65 yaş ve üzerindeki hastalarda 50

mg tek bir oral doz flukonazol uygulanmıştır. Bu hastalardan 10’ u aynı zamanda diüretik de

kullanmaktaydı. C

maks

değeri 1.54 mikrogram/ml olup, C

maks

’a uygulamadan 1.3 saat sonra

erişilmiştir. Ortalama EAA 76.4 ± 20.3 mikrogram.saat/ml, ortalama terminal yarı ömrü 46.2

saattir. Bu farmakokinetik parametre değerleri, sağlıklı genç erkek gönüllülerde bildirilen

karşılaştırılabilir değerlerden daha yüksektir. Diüretiklerin birlikte uygulanması EAA ve C

maks

değerlerini

anlamlı

ölçüde

değiştirmemiştir.

Ayrıca,

yaşlılardaki

kreatinin

klerensi

ml/dak),

idrarda

bulunan

değişmemiş

ilaç

yüzdesi

(0-24

saat,

%22)

tahmin

edilen

flukonazol renal klerensi değerleri (0.124 ml/dak/kg) genel olarak genç gönüllülere oranla

daha düşük bulunmuştur. Bu nedenle yaşlılardaki flukonazol atılımındaki değişiklik, bu

gruptaki düşük renal fonksiyon özellikleri ile ilişkilidir.

Her katılımcının terminal eliminasyon yarı ömrüne karşı, kreatinin klerensini gösteren bir

grafikle, sağlıklı katılımcılar ve değişik seviyelerde böbrek yetmezliği olan hastalardan elde

edilen tahmini yarı ömür-kreatinin klerensi eğrisi karşılaştırıldığında, 22 katılımcının 21’ inin

tahmini yarı ömür-kreatinin klerensi eğrisi %95 güven sınırı içinde bulunmuştur. Bu sonuçlar,

yaşlılarda görülen farmakokinetik parametre değerlerinin sağlıklı genç erkek gönüllülere göre

yüksek olmasının, yaşlılarda beklenen, böbrek fonksiyonlarındaki azalmaya bağlı olduğ

belirten hipotezle uyumludur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenez

Flukonazol 24 ay boyunca 2.5, 5 veya 10 mg/kg/gün (önerilen insan dozunun yaklaşık 2-7

katı) dozlarda fare ve sıçanlarda karsinojenik potansiyele ait hiçbir kanıt göstermemiştir. 5 ve

mg/kg/gün

flukonazol

uygulanan

erkek

sıçanlarda

hepatoselüler

adenom

insidansı

artmıştır.

Mutajenez

Flukonazol, metabolik olarak aktif olsun veya olmasın, S.typhimurium ’a ait 4 suşta ve fare

lenfoma L5178Y sisteminde yapılan mutajenite testlerinde, negatif sonuç vermiştir. İn vivo

(flukonazolün oral uygulanmasını takiben sıçangillerin kemik iliği hücreleri) ve in vitro (1000

mikrogram/ml flukonazole maruz kalan insan lenfositleri) sitojenetik çalışmalar kromozomal

mutasyona ait hiçbir kanıt göstermemiştir.

Üreme yeteneği/Fertilite

Fertilitede bozukluk

20 mg/kg oral yoldan flukonazol uygulanması sonucu doğum olayı kısa bir süre gecikmişse

de, oral 5,10 veya 20 mg/kg/gün dozlar veya parenteral 5,25 veya 75 mg/kg/gün dozlar

uygulanan dişi ve erkek sıçanların fertilitesi etkilenmemiştir. Sıçanlarda 5, 20 ve 40 mg/kg

dozlarda

yapılan

intravenöz

perinatal

çalışmada

mg/kg

(önerilen

insan

dozunun

yaklaşık 5-15 misli) ve 40 mg/kg dozlarda birkaç vakada distosi ve doğum süresinde uzama

görülmüştür. Bu etkiler 5 mg/kg dozda görülmemiştir. Doğumdaki bozukluklar bu doz

seviyelerinde ölü doğmuş yavruların sayısındaki artış ile ve doğum sonrası sağkalımdaki

azalma

kendini

göstermiştir.

Doğumdaki

etkiler

yüksek

dozdaki

flukonazol

oluşturulan östrojen düşürücü özelliğe spesifik türler ile uyumludur. Buna benzer bir hormon

değişikliği flukonazol uygulanan kadınlarda gözlenmemiştir (bkz. bölüm 5.1 Farmakodinamik

özellikler).

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLERİ

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz

Mısır nişastası

Koloidal silikon dioksit

Magnezyum stearat

Sodyum lauril sülfat

6.2 Geçimsizlikler

Yoktur.

6.3

Raf ömrü

60 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

C ve altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.4

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/ aluminyum blister ambalajdadır. Her kutu 1 kapsül içerir.

6.6 Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

PFIZER İLAÇLARI Ltd.Şti.

34347 Ortaköy-İSTANBUL

Tel : (0-212) 310 70 00

Faks : (0-212) 310 70 58

8. RUHSAT NUMARASI

160/23

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

lk ruhsatlandırma tarihi: 20/04/1992

Son yenileme tarihi: 15/10/2009

10. KÜB’ün YENİLENME TARİHİ

2-8-2018

"Jian Pai Natural Skin Care Cream" contains antifungal drugs not listed on the label, which may pose serious health risks

"Jian Pai Natural Skin Care Cream" contains antifungal drugs not listed on the label, which may pose serious health risks

Health Canada testing of “Jian Pai Natural Skin Care Cream,” also called ‘’Yikangshuang,” found that it contains two antifungal drugs (fluconazole and miconazole) that are not listed on the product label, and may pose serious health risks.

Health Canada

24-5-2018

Consultation:  miconazole and fluconazole: proposed advisory statements for medicines

Consultation: miconazole and fluconazole: proposed advisory statements for medicines

The TGA is seeking comments on the proposed RASML statements for OTC medicines containing miconazole or fluconazole. Closing date: 21 June 2018

Therapeutic Goods Administration - Australia