FLUCAN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • FLUCAN 150 MG 1 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • FLUCAN 150 MG 1 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • flukonazol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699532151407
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

FLUCAN

150 mg kapsül

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Flukonazol

150 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz

149.123 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Kapsül.

Mavi 1 numara kapsül içinde beyaz toz (Patent Blue V, titanium dioksit ve jelatin ihtiva eder).

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Tinea pedis, tinea korporis, tinea kruris, tinea versicolor, deri ve mukozaların kandida

enfeksiyonları dahil olmak üzere dermatomikozlar ve onikomikozlarda endikedir.

Vajinal kandidiyazis

Lokal tedavinin uygun olmadığı durumlarda akut veya tekrarlayan vajinal kandidiyazisde ve

tekrarlayan vajinal kandidiyazisin (yılda 4 kez ya da daha fazla) insidansının azaltılmasında

profilaktik olarak endikedir.

Semptomatik

genital

kandidiyazis

başvuran

hastanın

eşinin/partnerinin

tedavisi

değerlendirilmelidir.

Kültür ve diğer laboratuvar çalışmalarının sonuçları beklenmeden önce tedavi başlatılabilir.

Bu sonuçların varlığında, tedavi gerektiği şekilde düzenlenmelidir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerde kullanımı

Doktor tarafından başka şekilde önerilmediği takdirde:

Endikasyonlar

Pozoloji

Tedavinin süresi

Genital

kandidiyazis

Vajinal kandidiyazis

150 mg

Tek doz

- Tekrarlayan vajinal

kandidiyazis

tedavisinde ve

profilaksisi

1., 4., 7. günlerde

toplam 3 doz

alınmasını

takiben haftada

bir kez tek doz

150 mg

kullanılabilir.

6 ay

Dermatomikozlar

- tinea pedis,

- tinea corporis,

- tinea cruris,

- candida

enfeksiyonları

Haftada bir kez

150 mg

2 ila 4 haftadır. Tinea

pedis 6 haftaya varan

tedavi gerektirebilir.

- tinea versicolor

Haftada bir kez

300 mg

Kimi hastalarda

üçüncü hafta 300

mg flukonazol

gerekirken kimi

hastalarda tek

doz 300-400 mg

yeterli

olabilmektedir.

1-3 hafta

Günde 50 mg

2 ila 4 hafta boyunca

- tinea unguium

(onikomikoz)

Haftada 150 mg

Tedavi, enfekte olmamış

tırnağın uzayıp enfekte

tırnağın yerini almasına

kadar devam

ettirilmelidir. Normal

olarak el tırnaklarının

tekrar çıkması için 3-6

ay, ayak tırnakları için 6-

12 aylık bir süre

gerekmektedir. Bununla

birlikte tırnağın uzama

süresi kişiye ve yaşa

bağlı olarak

değişebilmektedir. Uzun

süreli kronik

enfeksiyonların başarılı

bir şekilde tedavisinin

ardından, bazen tırnakta

şekil bozuklukları

kalabilir.

Uygulama şekli:

FLUCAN kapsül ağızdan alınır.

Kapsüller bütün olarak yutulmalıdır ve yiyeceklerden bağımsız olarak alınabilir

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Flukonazol, çok büyük oranda değişmeden idrarla atılır. Tek doz tedavide doz ayarlaması

gerekmemektedir. Multipl flukonazol dozları alacak olan, çocuklar da dahil olmak üzere renal

fonksiyonu

bozulmuş

hastalarda,

mg’lık

başlangıç

yükleme

dozu

(endikasyona uygun olarak) verilmelidir. Yükleme dozundan sonra, günlük doz (endikasyona

uygun olarak) aşağıdaki tabloya göre düzenlenmelidir:

Kreatinin Klirensi (ml/dak)

Önerilen doz yüzdesi

>50

%100

≤50 (diyalize girmeyen)

Düzenli diyalize giren hastalar

Her diyaliz seansı sonrası %100

Düzenli diyalize giren hastalar her diyalizin ardından önerilen dozun %100’ünü, diyalizin

olmadığı günlerde kreatinin klirenslerine göre azaltılmış doz almalıdırlar.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanımı ile ilgili bilgi sınırlıdır. Bu yüzden flukonazol,

karaciğer disfonksiyonu olan hastalara dikkatli biçimde uygulanmalıdır. (Bkz. Bölüm 4.4 ve

4.8)

Pediyatrik popülasyon:

yaşından

küçük

çocuklarda

flukonazolün,

doktor

gözetimi

haricinde

kullanımı

önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Renal bozukluk belirtilerinin olmadığı hallerde, normal doz tavsiyesi benimsenmelidir. Renal

bozukluğu olan hastalarda (kreatinin klirensi < 50 ml/dak) dozaj böbrek yetmezliği bölümünde

tarif edildiği gibi ayarlanmalıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

- Flukonazol, ilacın kendisine, bileşenlerinden herhangi birisine veya benzer azol bileşiklerine

hassas olduğu bilinen hastalarda kullanılmamalıdır.

Multipl

etkileşim

çalışmaları

sonuçlarına

göre

günde

veya

daha

yüksek

miktarlarda multipl doz flukonazol alan hastalarda flukonazol ile beraber kullanılan terfenadin

kontrendikedir.

- QT aralığını uzattığı bilinen ve CYP3 A4 enzimi aracılığıyla metabolize edilen sisaprid,

astemizol, eritromisin, pimozid ve kinidin gibi diğer ilaçların birlikte uygulanması, flukonazol

alan hastalarda kontrendikedir. (bkz. Bölüm 4.4 ve 4.5)

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Tinea kapitis

Çocuklarda, tinea kapitis tedavisinde flukonazol çalışılmıştır. Flukonazol griseofulvine üstün

değildir

geniş

kapsamlı

başarı

oranı

%20’

altındadır.

yüzden,

tinea

kapitis

tedavisinde kullanılmamalıdır.

Kriptokokkozis

Flukonazolün pulmoner kriptokokkozis ve kütanoz kriptokokkozis gibi diğer bölgelerdeki

kriptokokkozis tedavisindeki etkililiğine ilişkin kanıtlar yeterli değildir. Bu durum dozlama

tavsiyelerine engel olur.

Derin endemik mikozlar

Flukonazolün paracoccidioidomycosis, lymphocutaneous sporotrichosis ve histoplasmosis

gibi diğer endemik mikozların tedavisindeki etkililiğine ilişkin kanıtlar yeterli değildir. Bu

durum dozlama tavsiyelerine engel olur.

Renal sistem

FLUCAN, renal disfonksiyonu olan hastalara dikkatli biçimde uygulanmalıdır (bkz. Bölüm

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Adrenal yetmezlik

Ketokonazolün adrenal yetmezliğe sebep olduğu bilinmektedir ve bu aynı zamanda seyrek de

olsa flukonazol için de geçerlidir. Prednizon ile beraber tedavi alınmasıyla bağlantılı olan

adrenal yetmezlik için bkz. Bölüm 4.5.

Hepatobiliyer sistem

FLUCAN, karaciğer disfonksiyonu olan hastalara dikkatli biçimde uygulanmalıdır.

Özellikle altta yatan ciddi tıbbi durumları olan hastalarda FLUCAN kullanımı nadiren ölüm

dahil

ciddi

hepatik

toksisite

ilişkilendirilmiştir.

Flukonazole

bağlı

hepatotoksisite

durumlarında; hastanın yaşı ya da cinsiyetiyle, tedavinin süresiyle ve toplam günlük dozla

açık bir ilişki gözlenmemiştir. Flukonazol hepatotoksisitesi, genellikle tedavinin kesilmesiyle

geri dönüşlü olmuştur.

Flukonazol tedavisi boyunca anormal karaciğer fonksiyon testleri saptanan hastalar, daha

ciddi hepatik hasar gelişme riskine karşın takip edilmelidir.

Ciddi hepatik etkilere karşı (ciddi asteni, anoreksi, sürekli bulantı, kusma, sarılık) hastalar

bilgilendirilmelidir. Flukonazole bağlı olabilecek karaciğer hastalığı ile uyumlu klinik bulgu

ya da semptomlar gelişirse flukonazol hemen kesilmeli ve bir doktora danışılmalıdır.

Kardiyovasküler sistem

Flukonazol

dahil

bazı

azoller,

elektrokardiyografide

aralığının

uzaması

ilişkilendirilmiştir.

Flukonazol,

rektifiye

edici

potasyum

kanalının

akımını

önleme

yoluyla QT aralığının uzamasına sebep olur. Diğer tıbbi ürünlerin (amiodaron gibi) neden

olduğu

aralığının

uzaması,

sitokrom

P450

(CYP)

3A4’ün

inhibisyonu

yoluyla

arttırılabilir. Pazarlama sonrası gözlem sırasında, FLUCAN alan hastalarda çok nadir olarak

QT aralığının uzaması ve torsades de pointes vakaları görülmüştür. Bunlar yapısal kalp

hastalığı, elektrolit bozuklukları ve birlikte ilaç kullanımı gibi duruma katkısı olabilecek risk

faktörleri taşıyan ciddi hastalıkları olan vakalardır. Hipokalemisi ve ileri derecede kardiyak

yetmezliği olan hastalar hayatı tehdit edici ventriküler aritmi ve torsades de pointes geçirme

konusunda yüksek risk altındadır.

Flukonazol ve QT uzaması arasındaki ilişki tam olarak belirlenmediği halde, flukonazol,

aşağıdaki

gibi

potansiyel

olarak

proaritmik

durumları

olan

hastalarda

dikkatli

biçimde

kullanılmalıdır:

QT aralığını uzattığı bilinen ve sitokrom P450 CYP3A4 ile metabolize olan ilaçlarla birlikte

kullanımı kontrendikedir. (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.5)

Halofantrin

Halofantrinin

tavsiye

edilen

terapötik

dozlarda

aralığını

uzattığı

gösterilmiştir

halofantrin CYP 3A4 substratıdır. Bu yüzden flukonazol ile birlikte kullanımı tavsiye

edilmez (bkz. Bölüm 4.5)

Dermatolojik reaksiyonlar

Flukonazol ile tedavi sırasında hastalarda nadiren toksik epidermal nekroliz ve Stevens-

Johnson sendromu gibi döküntülü deri reaksiyonları gelişmiştir. AİDS hastalarında pek çok

ilaca karşı şiddetli deri reaksiyonları gösterme eğilimi daha yüksektir. Yüzeysel fungal

enfeksiyon için tedavi edilen bir hastada flukonazole bağlı olabileceği düşünülen bir deri

döküntüsü görülürse, bu ajanla tedavi kesilmelidir. İnvaziv/sistemik fungal enfeksiyonu olan

hastalarda deri döküntüsü oluşursa, bunlar yakından takip edilmeli ve büllöz lezyonlar veya

eritema multiforme gelişecek olursa flukonazol kesilmelidir.

Hipersensitivite

Ender vakalarda, diğer azollerde görüldüğü gibi anaflaksi bildirilmiştir. (bkz Bölüm 4.3)

Sitokrom P450

Flukonazol, potent CYP2C9 inhibitörü ve orta CYP3A4 inhibitörüdür. Flukonazol ayrıca

CYP2C19

inhibitörüdür.

Flukonazolle

CYP2C9,

CYP3A4,

CYP2C19

aracılığıyla

metabolize edilen dar terapötik penceresi olan ilaçlarla eşzamanlı olarak tedavi edilen hastalar

izlenmelidir (bkz. Bölüm 4. 5)

Terfenadin

Günde 400 mg’dan az flukonazol dozları ile beraber terfenadin kullanılan hastalar dikkatlice

izlenmelidir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.5).

Yardımcı maddeler

Bu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği

ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları

gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Aşağıdaki diğer tıbbi ürünler ile kullanımı kontrendikedir:

Sisaprid:

Flukonazol ile birlikte sisaprid uygulanan hastalarda torsades de pointes de dahil olmak üzere

bazı kardiyak olaylar bildirilmiştir. Kontrollü bir çalışmada, günde bir kez 200 mg flukonazol

ve günde dört kez 20 mg sisapridin birlikte uygulanmasının, sisaprid plazma düzeylerinde

artışa ve QT aralığının uzamasına neden olduğu gösterilmiştir. Flukonazol ve sisapridinin

birlikte kullanımı kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Terfenadin:

Terfenadin ile birlikte azol grubu antifungal ilaçları alan hastalarda QTc aralığının uzamasına

sekonder olarak ciddi kardiyak disritmilerin ortaya çıkması nedeniyle etkileşim çalışmaları

yapılmıştır.

Günde

200mg

flukonazol

kullanılan

çalışmada

aralığında

uzama

gözlenmemiştir. Günde 400 mg ve 800 mg flukonazol ile yapılan bir başka çalışmada, günlük

400mg

veya

daha

fazla

dozlarda

flukonazol,

beraber

uygulanan

terfenadinin

plazma

seviyelerini önemli ölçüde yükseltmiştir. Terfenadin ile beraber 400 mg veya daha fazla

dozlarda flukonazol kullanımı kontrendikedir (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar). Günde 400

mg’dan

flukonazol

dozları

beraber

terfenadin

kullanılan

hastalar

dikkatlice

izlenmelidir.

Astemizol:

Flukonazolün astemizolle eşzamanlı uygulaması, astemizol klirensini azaltabilir. Astemizolün

plazma konsantrasyonlarında ortaya çıkan artış, QT uzamasına ve nadiren torsades de pointes

oluşumuna neden olabilir. Flukonazol ve astemizolün birlikte uygulanması kontrendikedir (bkz.

Bölüm 4.3).

Pimozid:

İn vitro veya in vivo olarak incelenmediği halde, flukonazolün pimozid ile birlikte uygulanması,

pimozid metabolizmasında inhibisyona yol açabilir. Pimozidin plazma konsantrasyonlarındaki

artış, QT uzamasına ve nadiren torsades de pointes oluşumuna neden olabilir. Flukonazolün

pimozidle birlikte uygulanması kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Kinidin:

İn

vitro

veya

in

vivo

çalışılmamış

olmasına

rağmen,

flukonazolün

kinidin

birlikte

uygulanması, kinidin metabolizmasında inhibisyona neden olabilir. Kinidin kullanımı, QT

uzaması ve nadir olarak torsades de pointes vakaları ile ilişkilendirilmiştir. Flukonazolün

kinidin ile birlikte uygulanması kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Eritromisin:

Flukonazol

eritromisinin

eşzamanlı

kullanımı,

kardiyotoksisite

(uzamış

aralığı,

torsades de pointes) ve sonuç olarak ani kalp ölümü riskini artırma potansiyeline sahiptir.

Flukonazolün eritromisin ile birlikte uygulanması kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).

Aşağıdaki diğer tıbbi ürünler ile kullanımı tavsiye edilmez:

Halofantrin:

Flukonazol,

CYP3A4

üzerinde

inhibisyon

etkisi

nedeniyle

halofantrinin

plazma

konsantrasyonunu

artırabilir.

Flukonazol

halofantrinin

eşzamanlı

kullanımı,

kardiyotoksisite (uzamış QT aralığı, torsades de pointes) ve sonuç olarak ani kalp ölümü

riskini artırma potansiyeline sahiptir. Bu kombinasyondan kaçınılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Aşağıdaki diğer tıbbi ürünler ile kullanımı dikkatle uygulanmalıdır:

Amiodaron: Flukonazolün amiodaron ile beraber verilmesi QT aralığı uzamasını artırabilir.

Flukonazol ile amiodaronun beraber verilmesi gerekli ise, özellikle yüksek doz flukonazolde

(800 mg), dikkatle uygulanmalıdır.

Aşağıdaki diğer tıbbi ürünler ile birlikte kullanımı önlem ve doz ayarlaması gerektirir:

Diğer tıbbi ürünlerin flukonazol üzerine etkisi

Rifampisin :

Flukonazol ile birlikte uygulanan rifampisin, flukonazolun eğri altı alanında (EAA) %25 ve

yarı-ömründe %20 azalmaya yol açmıştır. Birlikte rifampisin verilen hastalarda flukonazol

dozunun artırılması düşünülmelidir.

Etkileşim çalışmaları, flukonazol ile birlikte alınan gıdaların simetidinin, antiasitlerin veya

kemik iliği naklini takiben yapılan tüm vücut ışınlamasının, flukonazolun emiliminde klinik

olarak anlamlı bir azalmaya neden olmadığını göstermiştir.

Hidroklorotiyazid:

Bir farmakokinetik etkileşim çalışmasında flukonazol alan sağlıklı gönüllülere çoklu dozda

hidroklorotiyazidin birlikte verilmesi flukonazolün plazma konsantrasyonunu %40 artırmıştır.

Bu şekilde bir büyüklük, eşzamanlı olarak diüretik alan hastalardaki flukonazol doz rejiminde

bir değişimi gerekli kılmaz.

Flukonazolün diğer tıbbi ürünler üzerine etkisi

Flukonazol, sitokrom P450 (CYP) 2C9 izoenziminin potent inhibitörü ve CYP3A4’ün orta

düzeyde inhibitörüdür. Aşağıda açıklanan gözlenmiş/belgelenmiş etkileşimlere ek olarak,

flukonazolle birlikte uygulanan ve CYP2C9, CYP2C19 ve CYP3A4 tarafından metabolize

edilen diğer bileşiklerin plazma konsantrasyonunda artış riski mevcuttur. Bu nedenle, bu

kombinasyonları

kullanırken

dikkatli

olunmalı

hastalar

dikkatlice

izlenmelidir.

Flukonazolün enzimi inhibe etme etkisi, flukonazolün uzun yarı ömrü nedeniyle flukonazol

tedavisinin kesilmesinden sonra 4-5 gün devam eder (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Alfentanil:

Flukonazol

(400

intravenöz

alfentanilin

(20µg/kg)

sağlıklı

gönüllülerde

birlikte

kullanıldığı bir çalışmada, alfentanilin EAA

’sı 2 kat artmıştır. Olası etki mekanizması,

flukonazolün CYP3A4’ü inhibe etmesidir. Alfentanilin dozunun ayarlanması gerekebilir.

Amitriptilin, nortriptilin:

Flukonazol, amitriptilin ve nortriptilinin etkisini artırır. 5-nortriptilin ve/veya S-amitriptilin,

kombinasyon tedavisinin başlangıcında ve bir hafta sonra ölçülebilir. Amitriptilin/nortriptilin

dozajı gerekirse ayarlanmalıdır.

Amfoterisin B:

Flukonazol

amfoterisin

B’nin

enfekte,

normal

bağışıklığı

zayıflatılmış

farelerde

eşzamanlı uygulaması, şu sonuçları göstermiştir: Sistemik C. albicans enfeksiyonunda küçük

aditif

antifungal

etki,,

Cryptococcus

neoformans

intrakranial

enfeksiyonda

etkileşim

olmaması ve A. Fumigatus ile sistemik enfeksiyonda iki ilacın antagonizmi. Bu çalışmalarda

elde edilen sonuçların klinik anlamlılığı bilinmemektedir.

Antikoagulanlar:

Pazarlama

sonrası

deneyimde,

diğer

azol

antifungallerinde

olduğu

gibi,

flukonazol

varfarinin birlikte kullanımında, protrombin zamanının uzamasıyla ilişkili olarak kanama

olayları (çürükler, epistaksis, gastrointestinal kanama, hematüri ve melena) bildirilmiştir.

Flukonazol

varfarinin

beraber

kullanıldığı

durumlarda

muhtemelen

varfarin

metabolizmasının CYP2C9 ile inhibisyonundan dolayı, protrombin zamanı 2 kata kadar

artmıştır. Kumarin tipi veya indandion antikoagulanları alan hastalarda protrombin zamanı

dikkatlice takip edilmelidir. Antikoagülanın dozunun ayarlanması gerekli olabilir.

Benzodiazepinler (Kısa etkili):

Midazolamın

oral

uygulamasını

takiben,

flukonazol,

midazolam

konsantrasyonunda

psikomotor etkilerinde belirgin bir artışa yol açmıştır. Oral olarak flukonazol 200 mg ve

midazolam 7.5 mg’in birlikte alınması EAA ve yarılanma ömrünü sırasıyla 3.7 kat ve 2.2 kat

arttırmıştır. Günlük olarak 200 mg Flukonazol ve 0.25 mg triazolamın oral yoldan eş zamanlı

verilmesi EAA ve yarılanma ömrünü sırasıyla 4.4 kat ve 2.3 kat artırmıştır. Flukonazol ile

birlikte uygulandığında triazolam etkisinde uzama ve artış görülmüştür. Flukonazol ile tedavi

edilen hastalarda, beraberinde benzodiazepin tedavisi gerekliyse, benzodiazepin dozunun

azaltılması düşünülmeli ve hastalar uygun şekilde izlenmelidir.

Karbamazepin:

Flukonazol, karbamazepinin metabolizmasını inhibe eder; serum karbamazepininde %30’luk

artış

gözlenmiştir.

Karbamazepin

toksisitesi

oluşma

riski

vardır.

Konsantrasyon

ölçümleri/etkisine bağlı olarak karbamazepinin dozaj ayarlaması gerekebilir.

Kalsiyum kanal blokörleri:

Bazı kalsiyum kanal antagonistleri (nifepidin, isradipin, amlodipin, verapamil ve felodipin)

CYP3A4 tarafından metabolize edilir. Flukonazol, kalsiyum kanal antagonistlerinin sistemik

maruziyetini artırma potansiyeline sahiptir. Advers olaylar için sık izleme önerilmektedir.

Selekoksib:

Flukonazol

(günde

selekoksibin

(200

eşzamanlı

tedavisi

sırasında,

selekoksibin C

maks

ve EAA düzeyleri sırasıyla %68 ve %134 oranında artmıştır. Flukonazol ile

birleştirildiğinde, selekoksib dozunun yarısı gerekebilir.

Siklofosfamid:

Siklofosfamid ve flukonazolün kombinasyon tedavisi, serum bilirubin ve serum kreatininde

artışa neden olur. Kombinasyon, serum bilirubin ve serum kreatinindeki artış riskine daha

fazla dikkat ederek kullanılabilir.

Fentanil:

Olası fentanil flukonazol etkileşimiyle ilgili bir ölüm vakası rapor edilmiştir. Buna ek olarak,

on iki sağlıklı gönüllüden oluşan randomize, çapraz bir çalışmada, flukonazolün, fentanil

eliminasyonunu

anlamlı

düzeyde

geciktirdiği

ortaya

konmuştur.

Fentanil

konsantrasyonundaki artış, solunum depresyonuna neden olabilir. Fentanil için doz ayarlaması

gerekebilir.

HMG-CoA redüktaz inhibitörleri:

Flukonazol, atorvastatin ve simvastatin gibi CYP3A4 ile veya fluvastatin gibi CYP2C9 ile

metabolize edilen HMG-Co A redüktaz inhibitörleriyle birlikte uygulandığında miyopati ve

rabdomiyoliz

riski

artar.

Eşzamanlı

tedavi

gerekmesi

durumunda,

hasta,

miyopati

rabdomiyoliz semptomları açısından gözlenmeli ve kreatinin kinaz izlenmelidir. Kreatinin

kinazda belirgin bir artış gözlenmesi veya miyopati/rabdomiyoliz tanısı konması ya da

bunlardan şüphelenilmesi durumunda, HMG-Co A redüktaz inhibitörleri kesilmelidir.

İmmünosüpresörler (siklosporin, everolimus, sirolimus, takrolimus gibi):

Siklosporin:

Flukonazol siklosporinin EAA değerini ve konsantrasyonunu anlamlı şekilde arttırır. Günlük

200 mg flukonazol ile 2.7 mg/ kg siklosporin kullanımında siklosporinin EAA değerinde 1.8

katlık

artış

olmuştur.

kombinasyon,

siklosporin

konsantrasyonuna

bağlı

olarak,

siklosporin dozajı azaltılarak kullanılabilir.

Everolimus:

İn

vivo

in

vitro

olarak

çalışılmamıştır

ancak

flukonazol

inhibisyonuyla

everolimusun serum konsantrasyonlarını artırabilir.

Sirolimus:

Flukonazol, muhtemelen sirolimus metabolizmasını CYP3A4 ve P-glikoprotein aracılığıyla

inhibe

ederek

sirolimusun

plazma

konsantrasyonlarını

artırır.

kombinasyon,

etki/konsantrasyon ölçümlerine bağlı olarak, sirolimusun dozunun ayarlanmasıyla kullanılabilir.

Takrolimus:

Flukonazol, takrolimus metabolizmasının barsaklarda CYP3A4 aracılığıyla inhibe edilmesi

nedeniyle,

oral

olarak

uygulanan

takrolimusun

serum

konsantrasyonlarını

katına

kadar

artırabilir. Takrolimus intravenöz olarak verildiğinde, anlamlı hiçbir farmakokinetik değişiklik

gözlenmemiştir. Takrolimus düzeylerindeki artış, nefrotoksisite ile ilişkilendirilmiştir. Oral

olarak uygulanan takrolimus dozajı, takrolimus konsantrasyonuna bağlı olarak azaltılmalıdır.

Flukonazol ve takrolimusu beraber kullanan hastalar dikkatle izlenmelidir.

Losartan:

Flukonazol, losartan ile tedavi sırasında oluşan anjiyotensin II-reseptör üzerindeki antagonist

etkinin çoğundan sorumlu olan aktif metabolitine (E-31 74) losartan dönüşümünü inhibe eder.

Hastalar, kan basınçlarını sürekli olarak izletmelidir.

Metadon:

Flukonazol, metadonun serum konsantrasyonunu artırabilir. Metadonun dozaj ayarlaması

gerekebilir.

Non-steroidal anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAİİ):

Flurbiprofenin

Cmaks

düzeyi,

başına

flurbiprofen

uygulamasına

kıyasla,

flukonazol ile birlikte uygulandığında sırasıyla % 23 ve % 81 oranında artmıştır. Benzer

şekilde, tek başına rasemik ibuprofen uygulamasına kıyasla, flukonazol, rasemik ibuprofen

(400 mg) ile birlikte uygulandığında, farmakolojik olarak aktif izomerin [S-(+)-ibuprofen]

maks

ve EAA düzeyi sırasıyla % 15 ve % 82 oranında artmıştır.

Özel olarak araştırılmadığı halde, flukonazol, CYP2C9 ile metabolize edilen diğer NSAİİ’lerin

(örn.

naproksen,

lornoksikam,

meloksikam,

diklofenak)

sistemik

maruziyetini

artırma

potansiyeline

sahiptir.

NSAİİ’lerin

advers

olaylar

toksisite

açısından

sık

izlenmesi

önerilmektedir. NSAİİ’lerin dozaj ayarlaması gerekebilir.

Fenitoin:

Flukonazol fenitoinin hepatik metabolizmasını inhibe eder.

200 mg

Flukonazol ve 250 mg

fenitoinin intravenöz olarak birlikte kullanılması fenitoinin EAA24 düzeyinde %75’lik C

düzeyinde ise %128’lik bir artışa neden olur. Eğer bu iki ilacın birlikte kullanımı gerekiyorsa,

fenitoin toksisitesini önlemek için serum

fenitoin düzeyleri takip edilmelidir.

Prednizon:

Prednizon ile tedavi edilen karaciğer nakli yapılmış bir hastanın, flukonazol ile üç aylık tedavi

kesildiğinde akut adrenal korteks yetmezliği geliştirdiğine dair bir vaka raporu mevcuttur.

Flukonazolün kesilmesi, muhtemelen CYP3A4 aktivitesinde artışa neden olmuş ve bu da

prednizon metabolizmasında artışa yol açmıştır. Flukonazol ve prednizon ile uzun süreli tedavi

alan

hastalar,

flukonazol

kesildiğinde

adrenal

korteks

yetmezliği

açısından

dikkatlice

izlenmelidir.

Rifabutin:

Flukonazol, rifabutin ile birlikte uygulandığında, rifabutinin serum konsantrasyonlarında

%80’e kadar artışa sebep olan bir etkileşim oluştuğu bildirilmiştir. Flukonazol ile rifabutinin

beraber

uygulandığı

hastalarda

uveit

raporları

mevcuttur.

Kombinasyon

tedavilerinde

rifabutin toksisitesi göz önünde bulundurulmalıdır.

Sakinavir:

Flukonazol, sakinavirin EAA düzeyini yaklaşık %50, C

maks

düzeyini ise yaklaşık %55 artırır.

Bunun nedeni sakinavirin hepatik metabolizmasının CYP3A4 tarafından inhibe edilmesi ve

P-glikoprotein

inhibisyonudur.

Sakinavir/ritonavir

etkileşim

çalışılmamıştır

daha

belirgin olabilir. Sakinavir dozunun ayarlanması gerekebilir.

Sülfonilüreler:

Flukanozolün sağlıklı gönüllülerde oral sülfonilüreler (klorpropamid, glibenklamid, glipizid,

tolbutamid) ile birlikte kullanıldığında serum yarı ömürlerini uzattığı gösterilmiştir. Birlikte

kullanım esnasında kan glukoz seviyelerinde sık sık izleme ve sulfonilüre dozajında uygun

azaltma önerilir.

Teofilin:

Plasebo kontrollü etkileşim çalışmasında, 14 gün süreyle 200 mg flukonazol kullanımı,

teofilinin ortalama plazma klirens hızında, %18 azalma meydana getirmiştir. Yüksek doz

teofilin kullanan veya artmış teofilin toksisite riski olan hastalarda flukonazol kullanımı

sırasında, teofilin toksisitesi belirtileri izlenmelidir ve toksisite belirtileri gelişirse tedavi

gerektiği gibi değiştirilmelidir

Vinka alkaloidleri:

Araştırılmadığı halde, flukonazol, vinka alkaloidlerinin (örn. vinkristin ve vinblastin) plazma

düzeylerini

artırabilir

muhtemelen

CYP3A4

üzerindeki

inhibe

edici

etki

nedeniyle

nörotoksisiteye yol açabilir.

A Vitamini:

All-trans-retinoid asit (A vitamininin asit formu) ve flukonazol kombinasyon tedavisi alan bir

hastayla ilgili vaka raporuna göre, MSS ile ilgili istenmeyen etkiler, psödotümör serebri

biçiminde gelişmiştir; bu etkiler, flukonazol tedavisi kesildikten sonra kaybolmuştur. Bu

kombinasyon

kullanılabilir,

ancak

ilgili

istenmeyen

etkilerin

insidansı

dikkate

alınmalıdır.

Vorikonazol (CYP 2C9, CYP2C19 ve CYP 3A4 inhibitörü):

Vorikonazol (1 gün 12 saatte bir 400 mg, sonrasında 2.5 gün 12 saatte bir 200 mg) ile

flukonazolün (1 gün 400 mg, sonrasında 4 gün 24 saatte bir 200 mg) oral olarak birlikte

uygulandığı 8 sağlıklı erkek bireyde, vorikonazolün C

maks

ve EAA değerleri sırasıyla %57

(%90 Cl: %20, %107) ve %79 (%90 Cl: %40, %128) artmıştır. Vorikonazol ve flukonazolün

bu etkiyi elimine edecek azaltılmış dozu ya da sıklığı belirlenmemiştir. Eğer flukonazolden

sonra vorikonazol uygulanırsa, vorikonazol kaynaklı yan etkilerin izlenmesi tavsiye edilir.

Zidovudin:

Zidovudinin, flukonazol ile birlikte kullanımda oral zidovudin klirensindeki yaklaşık %45’lik

azalma nedeniyle zidovudinin C

maks

EAA değerleri sırasıyla % 84 ve %74 artmıştır. Benzer

şekilde zidovudinin yarı ömrü, flukonazol ile kombinasyon tedavisinin ardından yaklaşık

%128

oranında

uzamıştır.

kombinasyonu

alan

hastalar

zidovudine

bağlı

advers

reaksiyonların

oluşma

riskine

karşı

takip

edilmelidir.

Zidovudin

dozunun

azaltılması

düşünülebilir.

Azitromisin:

18 sağlıklı bireyde gerçekleştirilen açık-etiketli, randomize, üç yönlü çapraz bir çalışmada,

1200 mg oral tek doz azitromisin ve 800 mg oral tek doz flukonazol kullanılarak, ilaçların

birbirlerinin

farmakokinetiği

üzerine

olan

etkileri

değerlendirilmiştir.

Flukonazol

azitromisin arasında anlamlı bir farmakokinetik etkileşime rastlanmamıştır.

Oral kontraseptifler:

Kombine oral kontraseptiflerle birlikte, çoklu dozlarda flukonazol kullanılarak, iki kinetik

çalışma gerçekleştirilmiştir. Günde 200 mg flukonazol ile etinil östradiol ve levonorgestrel

eğri altında kalan alanı (EAA) sırayla %40 ve %24 artarken 50 mg flukonazol çalışmasında

her iki hormon seviyesinde belirgin değişme olmamıştır. Bu nedenle, bu dozlarda, çoklu doz

flukonazol kullanımının, kombine oral kontraseptiflerin etkinliği üzerine bir etkisi olması

beklenmemektedir.

Ivakaftor:

Kistik fibroz transmembran kondüktör regülatör potansiyatörü olan ivakaftor ile birlikte

kullanımı ivakaftora maruz kalmayı 3 kat hidroksimetil-ivakaftor (M1) maruziyetini de 1.9

kat arttırmıştır. Flukonazol ve eritromisin gibi orta dereceli CYP3A inhibitörleri ile birlikte

kullanılacağı zaman günlük ivakaftor dozunun 150 mg’a düşürülmesi önerilmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

Mevcut değil.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Vajinal kandidiyazis endikasyonunda tek doz 150mg kapsül kullanımı için

Gebelik kategorisi: D

Diğer tüm endikasyonlar için

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlarda

doğum

kontrolü

(kontrasepsiyon)

uygulayanlarda ilacın kullanımı yönünden bir öneri bulunmamaktadır. (Bakınız bölüm 4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri)

Gebelik dönemi

Flukonazolün, ilk trimesterda 400-800 mg/gün dozda uzun süreli kullanımı konjenital anomali

riskini arttırabilir. Tek doz, düşük doz vajinal kandidiyazis enfeksiyonu tedavisi ile bu risk

gösterilmemiştir.

Koksidioidomikozis tedavisi sebebiyle 3 ay süresince veya daha uzun süre yüksek dozda (400-800

mg/gün) flukonazol kullanan annelerin çocuklarında çoklu konjenital anomaliler (brakisefali,

kulak displazisi, dev ön fontanel, femoral yayma ve radyo-humeral sinostoz dahil) bildirilmiştir.

Bu etkiler ile flukonazol arasındaki ilişki belirsizdir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz.

kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

İlk üç ayda tek veya tekrarlı dozaj halinde uygulanmış flukonazolün <200 mg/gün dozlarıyla

tedavi

edilen

yüzlerce

gebe

kadından

elde

edilen

veriler,

fetüste

istenmeyen

hiçbir

etki

göstermemiştir.

Flukonazol standart dozu ve kısa dönem tedavisi gerekli olmadıkça gebelik döneminde

kullanılmamalıdır

Flukonazol yüksek dozlarda ve/veya uzatılmış tedavi rejimi hayatı tehdit edici bir enfeksiyonun

varlığı dışında hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Flukonazol anne sütünde, plazmadan daha düşük konsantrasyonlarda bulunur. Tek doz 200 mg

ya da daha az flukonazol kullanımı sonrası emzirme sürdürülebilir. Ancak, daha yüksek

dozlarda ya da tekrarlı kullanımdan sonra emzirme önerilmemektedir.

Üreme yeteneği/Fertilite

Flukonazol erkek ve dişi sıçanların doğurganlığını etkilememiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

FLUCAN’ın araç ve makine kullanma üzerine etkilerine dair bir çalışma yapılmamıştır. Araç

veya makine kullanırken, ara sıra baş dönmesi veya nöbetlerin ortaya çıkabileceği konusunda

hastalar uyarılmalı ve bu semptomları kendilerinde görmeleri durumunda araç veya makine

kullanmamaları tavsiye edilmelidir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Flukonazol, genellikle iyi tolere edilir

En sık (>1/10) görülen yan etkiler baş ağrısı, karın ağrısı, diyare, bulantı, kusma, alanin

aminotransferaz düzeyinde artış, aspartat aminotransferaz düzeyinde artış, kan alkalin fosfotaz

düzeyinde artış ve döküntüdür.

Bazı

hastalarda,

özellikle

AİDS

kanser

gibi

ciddi

primer

hastalığı

olanlarda,

gerek

flukonazol gerekse karşılaştırma ilaçları ile tedavi sırasında renal ve hematolojik fonksiyon

testlerinde değişmeler ve hepatik anormallikler (bkz.bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri) gözlenmiştir, fakat bunların klinik anlamlılığı ve tedavi ile olan ilişkisi açık değildir.

İstenmeyen etkiler aşağıdaki kategorilere göre listelenmiştir:

Çok yaygın(

1/10), yaygın (

1/100 ve < 1/10), yaygın olmayan (

1/1000 ve <1/100), seyrek

1/10.000 ve <1/1000), çok seyrek (<1/10.000) ve bilinmiyor (mevcut olan verilere göre sıklık

tahmini yapılamayan) şeklindedir.

Kan ve lenf sistemi hastalıkları:

Yaygın olmayan : Anemi

Seyrek

:Agranulositoz, lökopeni, nötropeni, trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Seyrek

:Anaflaksi (anjioödem, yüzde ödem, prurit, ürtiker dahil olmak üzere)

Metabolizma ve beslenme hastalıkları:

Yaygın olmayan : İştah azalması

Seyrek

:Hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, hipokalemi

Psikiyatrik hastalıklar:

Yaygın olmayan

:Uykusuzluk, uykululuk hali

Sinir sistemi hastalıkları:

Yaygın

:Baş ağrısı

Yaygın olmayan

:Nöbetler, sersemlik, parestezi, tat bozukluğu

Seyrek

:Titreme

Kulak ve iç kulak hastalıkları:

Yaygın olmayan

:Vertigo

Kardiyak hastalıklar:

Seyrek

:QT uzaması, Torsade de pointes (bakınız bölüm 4.4)

Gastrointestinal hastalıklar:

Yaygın

:Karın ağrısı, diyare, bulantı, kusma

Yaygın olmayan

:Konstipasyon, dispepsi, gaz ve ağız kuruluğu

Hepato-biliyer hastalıklar:

Yaygın

:Alanin aminotransferazda artış, aspartat aminotransferazda artış, kan

alkalin fosfatazda artış (bakınız bölüm 4.4)

Yaygın olmayan

:Kolestaz, sarılık, bilirubinde artış (bakınız bölüm 4.4)

Seyrek

:Nadiren

ölümle

sonuçlanan

hepatik

toksisite,

hepatik

yetmezlik,

hepatit, hepatosellüler nekroz, hepatosellüler hasar (bakınız bölüm 4.4)

Deri ve deri altı doku hastalıkları:

Yaygın

:Döküntü

Yaygın olmayan

:Prurit, ürtiker, terlemede artış, ilaç erüpsiyonu (Fiks ilaç erüpsiyonu dahil

olacak şekilde) (bakınız bölüm 4.4)

Seyrek

:Toksik

epidermal

nekroliz,

Stevens-Johnson

sendromu

akut

yaygın

ekzantematöz

püstüloz,

eksfoliyatif deri

hastalıkları,

yüzde

ödem, saç

dökülmesi

Kas-iskelet hastalıkları, bağ doku ve kemik hastalıkları:

Yaygın olmayan

:Miyalji

Genel hastalıklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:

Yaygın olmayan

:Yorgunluk, keyifsizlik, asteni, ateş

Pediyatrik hastalar

Pediyatrik

klinik

araştırmalar

sırasında

kaydedilen

advers

olay

insidansı

modeli

laboratuvar anormallikleri, yetişkinlerde görülenlerle karşılaştırılabilir niteliktedir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi’ne

(TÜFAM)

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Flukonazol ile ilgili doz aşımı vakaları bildirilmiştir ve kişide halüsinasyonlar gelişmiş ve

paranoid davranışlar rapor edilmiştir.

Aşırı doz durumlarında semptomatik tedavi (destekleyici önlemler ve gerektiğinde mide lavajı

ile birlikte) yeterli olabilir.

Flukonazol, büyük oranda idrarla atılır; zorlu volüm diürezi, büyük bir olasılıkla eliminasyon

hızını artıracaktır. Üç saatlik bir hemodiyaliz seansı plazma düzeyini yaklaşık % 50 azaltır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Sistemik kullanılan antimikotikler, triazol türevleri, antifungal ilaçlar

ATC kodu: J02AC01.

Etki mekanizması

Flukonazol, triazol sınıfına dahil antifungal bir ajandır. Ana etki mekanizması fungal ergosterol

biyosentezinde önemli bir basamak olan 14-alfa-lanosterol demetilasyonunu sağlayan fungal

sitokrom P-450’nin inhibisyonudur. 14-alfa-metil sterol birikmesi sonrasındaki fungal hücre

membranındaki ergosterol kaybı ile ilişkili olup flukonazolün antifungal aktivitesinden sorumlu

olabilir. Flukonazolün memelilerdeki çeşitli sitokrom P450 enzim sistemlerinden ziyade fungal

sitokrom P450 enzimlerine karşı daha seçici olduğu gösterilmiştir.

Günde 50 mg olarak 28 güne kadar kullanılan flukonazolun erkeklerde plazma testosteron

konsantrasyonlarını

veya çocuk

doğurma

yaşındaki kadınlarda steroid

konsantrasyonlarını

etkilemediği

gösterilmiştir.

Günde

200-400

flukonazolün,

sağlıklı

erkek

gönüllülerde

endojen steroid seviyelerinde veya ACTH ile uyarılmış cevapta, klinik anlamlı etkisi yoktur.

Antipirin ile etkileşim çalışmaları flukonazolün 50 mg’lık tek veya tekrarlayan dozlarının bu

maddenin metabolizmasını etkilemediğini göstermiştir.

İn vitro duyarlılık

İn vitro ortamda flukonazol klinik olarak yaygın çoğu Candida (C. albicans, C. parapsilosis, C.

tropicalis) türüne karşı antifungal aktivite gösterir. C. krusei flukonazole direnç gösterirken C.

glabrata geniş bir duyarlılık aralığına sahiptir.

Ayrıca

flukonazol

Cryptococcus

neoformans'a

Cryptococcus

gattii'e

karşı

hatta

Blastomyces dermatiditis, Coccidioides immitis, Histoplasma capsulatum ve Paracoccidioides

brasiliensis gibi endemik küflere karşı in vitro etki sergiler.

Farmakokinetik/farmakodinamik (PK/PD) ilişki

Hayvan çalışmalarında Candida türünden kaynaklı deneysel mikoza karşı MİK değeri ile

etkililik arasında bir korelasyon vardır. Klinik çalışmalarda flukonazol dozu ile EAA değeri

arasında 1:1 lineer bir ilişki görülmüştür. “EAA veya doz ve oral kandidozda başarılı klinik

cevaptan daha az kandidemiye ve tedaviye kadar aralarında direkt fakat kusurlu bir ilişki

vardır.” Benzer şekilde yüksek flukonazol MİK’li suşların sebep olduğu enfeksiyonlar için

tedavi olasılığı daha azdır.

Direnç mekanizması

Candida türleri azoller sınıfından antifungal ajanlara karşı çok sayıda direnç mekanizması

geliştirmektedir. Bir veya daha fazla direnç mekanizması geliştiren fungal suşların flukanazole

karşı yüksek MİK gösterdikleri bilinmektedir. Bu durum, in vivo ve klinik etkililiği olumsuz

etkilemektedir.

Doğası

gereği

sıklıkla

flukonazole

karşı

direnç

gösteren

C.

albicans

dışındaki

Candida

türlerinde (ör: Candida krusei) süperenfeksiyon oluşumu raporlanmıştır. Bu gibi durumlarda

alternatif antifungal tedavileri gerekebilir.

Kırılma noktaları (EUCAST’a göre)

Farmakokinetik /farmakodinamik verilerine, in vitro duyarlılığa ve klinik cevaba dayanarak

EUCAST-AFST (Avrupa antimikrobiyal duyarlılık test komitesi-Antifungal duyarlılık test alt

komitesi) Candida türleri (EUCAST flukonazol açıklayıcı dökümanı (2007)-versiyon 2) için

flukonazol kırılma noktalarını belirlemiştir. Bunlar PK/PD verilerine dayanarak belirlenmiş

olup türden bağımsız kırılma noktaları (belirli türlerin MIK dağılımından bağımsız olan) ve

türe bağlı kırılma noktaları (insan enfeksiyonları ile en sık ilişkili olan ) olarak bölünmüşlerdir.

Bu kırılma noktaları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Antifungal

Türe bağlı kırılma noktaları (S</R>)

Türden bağımsız kırılma

noktaları

S</R>

Candida

albicans

Candida

glabrata

Candida

krusei

Candida

parapsilosis

Candida

tropicalis

Flukonazol

S = Duyarlılık, R = Direnç

A = Türden bağımsız kırılma noktaları PK/PD verilerine dayanarak belirlenmiş olup belirli türlerin MİK

dağılımından bağımsızdır. Bunlar sadece belli bir kırılma noktaları olmayan organizmalar için kullanılır.

-- = Duyarlılık testi tür ilaç ile tedavi için zayıf bir hedef ise önerilmez.

IE = Türün ilaç ile tedavi için uygun bir hedef olduğuna dair kanıtlar yetersizdir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Flukonazolün

oral

veya

intravenöz

uygulamalarının

farmakokinetik

özellikleri

birbirine

benzemektedir. Flukonazol, oral uygulamayı takiben iyi absorbe olur ve plazma düzeyi (ve

sistemik

biyoyararlılık)

intravenöz

uygulamayı

takiben

erişilen

düzeylerin

%90'ından

yüksektir. Oral absorbsiyonu gıda ile birlikte alınmasından etkilenmez. Açlık halinde doruk

plazma

düzeyi,

uygulamadan

0.5-1.5

saat

sonra

oluşur.

Plazma

konsantrasyonları

dozla

orantılıdır. Günde bir defalık dozların tekrarlanan uygulamasıyla % 90 istikrarlı durum (steady

state) seviyelerine 4-5. günlerde erişilir. İlk gün, mutad günlük dozun iki misli olarak verilen

yükleme dozu, ikinci günde plazma düzeylerinin yaklaşık %90 istikrarlı durum seviyelerine

erişmesini sağlar.

Dağılım:

Görünür dağılım hacmi, yaklaşık olarak toplam vücut sıvısına eşittir. Plazma proteinlerine

bağlanma düşüktür (%11 - 12).

Flukonazol, incelenen tüm vücut sıvılarına iyi bir penetrasyon gösterir. Tükürük ve balgamdaki

flukonazol seviyeleri, plazma düzeyleri ile benzerlik gösterir. Fungal menenjitli hastalarda BOS

(beyin omurilik sıvısı)'daki flukonazol seviyeleri, plazma düzeylerinin yaklaşık %80'idir.

Flukonazol, stratum corneum, epidermis - dermis ve ter bezlerinde, serum konsantrasyonlarının

üzerinde, yüksek deri konsantrasyonlarına ulaşır. Flukonazol, stratum corneum’da birikir.

Günde bir kez 50 mg’ lık dozla, 12 gün sonra flukonazol konsantrasyonu 73 mikrogram/g,

olmuştur ve tedavinin kesilmesinden 7 gün sonra konsantrasyon hala 5.8 mikrogram/g’dır.

Haftada bir kez 150 mg’ lık dozla, flukonazolun stratum corneum’daki konsantrasyonu 7.

günde 23.4 mikrogram/g olmuştur ve 2. dozdan 7 gün sonra hala 7.1 mikrogram/g’dır.

Haftada bir kez, 150 mg dozundan 4 ay sonra, sağlıklı ve hasta tırnaklarda ölçülen flukonazol

konsantrasyonu sırasıyla 4.05 mikrogram/g ve 1.8 mikrogram/g olmuştur ve tedaviden 6 ay

sonra tırnak örneklerinde flukonazol hala ölçülebilir değerlerdeydi.

Biyotransformasyon:

Flukonazol çok az metabolize olur. Radyoaktif dozun sadece %11’i değişmiş şekilde idrar ile

atılmıştır. Flukonazol CYP2C9 ve CYP3A4 izoenzimlerinin (bakınız bölüm 4.5) selektif bir

inhibitörüdür. Flukonazol ayrıca CYP2C19 izoenziminin de inhibitörüdür.

Eliminasyon:

Flukonazolün plazma eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 30 saattir. Başlıca atılım yolu böbrek

olup, uygulanan dozun yaklaşık % 80' i idrarda değişmemiş ilaç halinde bulunur. Flukonazol

klirensi,

kreatinin

klirensi

orantılıdır.

Sirkülasyonda

olan

metabolitlere

kanıt

saptanmamıştır.

Uzun plazma eliminasyon yarı ömrü, tek bir dozla vajinal kandidiyazis tedavisinin ve endike

olduğu diğer bütün fungal enfeksiyonların günde tek doz ve haftada tek dozlarla tedavilerinin

esasını teşkil eder.

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:

Mevcut değil.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği olan hastalarda farmakokinetik

Ciddi böbrek yetmezliği (GFR < 20 ml/dak) olan hastalarda yarılanma ömrü 30 saatten 98 saate

çıkmıştır. Sonuç olarak dozun azaltılması gereklidir. Flukonazol hemodiyaliz ile ve daha az

miktarda

peritoneal

diyaliz

vücuttan

atılır.

saatlik

hemodiyaliz

seansı

sonrası

flukonazolün yaklaşık %50’si kandan elimine edilmiş olur.

Çocuklarda farmakokinetik :

Çocuklarda aşağıdaki farmakokinetik veriler bildirilmiştir;

Çalışılan

Yaş

Grubu

Doz (mg/kg)

Yarı ömür (saat)

EAA (mcg.saat/ml)

11 gün – 11 ay

doz-IV

3mg/kg

110.1

9 ay- 13 yaş

Tek doz-Oral

2mg/kg

25.0

94.7

9 ay- 13 yaş

Oral 8mg/kg

19.5

362.5

5 yaş – 15 yaş

Çok

doz-IV

2mg/kg

17.4*

67.4*

5 yaş – 15 yaş

Çok doz –IV

4mg/kg

15.2*

139.1*

5 yaş – 15 yaş

Çok doz -IV

8mg/kg

17.6*

196.7*

Ortalama 7 yaş

Çok

Oral 3mg/kg

15.5

41.6

* Son güne ait değerleri göstermektedir.

Premature yeni doğanlarda (gestasyon yaşı yaklaşık 28 hafta ) intravenöz flukonazol, 6 mg/kg

dozda, premature yenidoğanlar yoğun bakım ünitesindeyken, her üç günde bir, maksimum beş

gün süreyle verilmiştir. Ortalama yarı ömür 1.gün 74 saat (44-185 aralığında) olup, zamanla

azalarak

7.günde

ortalama

saate

30-131

aralığında)

13.günde

saate

27-68

aralığında) düşmüştür.

EAA 1.gün 271 mcg.saat/ml olup ( 173-385 aralığında), 7.günde artarak ortalama 490

mcg.saat/ml olmuştur ( 292-734 aralığında) ve 13.günde azalarak ortalama 360 mcg.saat/ml (

167 – 566 aralığında) olmuştur.

Dağılım hacmi 1.gün 1183 ml/kg ( 1070 – 1470 aralığında) olup, zamanla artarak 7.gün

ortalama 1184 ml/kg (510 – 2130 aralığında) ve 13.günde 1328 ml/kg (1040-1680 aralığında)

olmuştur.

Yaşlılarda Farmakokinetik:

22 katılımcıyla yürütülen farmakokinetik bir çalışmada, 65 yaş ve üzerindeki hastalarda 50 mg

tek bir oral doz flukonazol uygulanmıştır. Bu hastalardan 10’ u aynı zamanda diüretik de

kullanmaktaydı. C

maks

değeri 1.54 mikrogram/ml olup, C

maks

’a uygulamadan 1.3 saat sonra

erişilmiştir. Ortalama EAA 76.4 ± 20.3 mikrogram.saat/ml, ortalama terminal yarı ömrü 46.2

saattir. Bu farmakokinetik parametre değerleri, sağlıklı genç erkek gönüllülerde bildirilen

karşılaştırılabilir değerlerden daha yüksektir. Diüretiklerin birlikte uygulanması EAA ve C

maks

değerlerini anlamlı ölçüde değiştirmemiştir. Ayrıca, yaşlılardaki kreatinin klirensi (74 ml/dak),

idrarda bulunan değişmemiş ilaç yüzdesi (0-24 saat, %22) ve tahmin edilen flukonazol renal

klirensi

değerleri

(0.124

ml/dak/kg)

genel

olarak

genç

gönüllülere

oranla

daha

düşük

bulunmuştur. Bu nedenle yaşlılardaki flukonazol atılımındaki değişiklik, bu gruptaki düşük

renal fonksiyon özellikleri ile ilişkilidir.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenez

Flukonazol 24 ay boyunca 2.5, 5 veya 10 mg/kg/gün (önerilen insan dozunun yaklaşık 2-7 katı)

dozlarda fare ve sıçanlarda karsinojenik potansiyele ait hiçbir kanıt göstermemiştir. 5 ve 10

mg/kg/gün flukonazol uygulanan erkek sıçanlarda hepatoselüler adenom insidansı artmıştır.

Mutajenez

Flukonazol, metabolik olarak aktif olsun veya olmasın, S.typhimurium ’a ait 4 suşta ve fare

lenfoma L5178Y sisteminde yapılan mutajenite testlerinde, negatif sonuç vermiştir. İn vivo

(flukonazolün oral uygulanmasını takiben kemirgenlerin kemik iliği hücreleri) ve in vitro (1000

mikrogram/ml flukonazole maruz kalan insan lenfositleri) sitojenetik çalışmalar kromozomal

mutasyona ait hiçbir kanıt göstermemiştir.

Üreme toksisitesi

Oral 5,10 veya 20 mg/kg/gün flukonazol dozları veya parenteral 5,25 veya 75 mg/kg/gün

flukonazol dozları uygulanan dişi ve erkek sıçanların fertilitesi etkilenmemiştir.

5 veya 10 mg/kg’de hiçbir fetal etki görülmemiştir; fetal anatomik varyantlarda (normalden

fazla sayıda kaburga, renal pelviste dilasyon) artışlar ve kemikleşmede gecikmeler, 25, 50

mg/kg ve üzeri dozlarda gözlenmiştir. Sıçanlarda embriyo letalite 80 mg/kg (önerilen insan

dozunun

yaklaşık

20-60

katı)

mg/kg

arasında

değişen

dozlarda

artmıştır;

fetal

anormallikler arasında dalgalı kaburgalar, yarık damak ve anormal kranyofasiyal kemikleşme

yer almıştır.

mg/kg

oral

yoldan

flukonazol

uygulanması

sonucu

doğum

başlangıcı

kısa

süre

gecikmiştir ve 20 mg/kg ve 40 mg/kg intravenöz dozlarda birkaç vakada distosi ve doğum

süresinde uzama görülmüştür. Doğumdaki bozukluklar bu doz seviyelerinde ölü doğmuş

yavruların sayısındaki artış ile ve doğum sonrası sağkalımdaki azalma ile kendini göstermiştir.

Doğumdaki bu etkiler yüksek dozdaki flukonazol ile oluşturulan östrojen düşürücü özelliğe

spesifik

türler

uyumludur.

Buna

benzer

hormon

değişikliği

flukonazol

uygulanan

kadınlarda gözlenmemiştir (bkz. Bölüm 5.1).

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz (Ürün, sığır kaynaklı laktoz hammaddesini içermektedir.)

Mısır nişastası

Koloidal silikon dioksit

Magnezyum stearat

Sodyum lauril sülfat

Jelatin (Ürün, sığır kaynaklı jelatin hammaddesini içermektedir.)

Patent mavisi V(E131)

Titanyum dioksit (E171).

6.2. Geçimsizlikler

Yoktur.

6.3. Raf Ömrü

60 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

C ve altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/ aluminyum blister ambalajdadır. Her kutu 1,2,6,8,12 kapsül içerir.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

PFIZER İLAÇLARI Ltd.Şti.

34347 Ortaköy-İSTANBUL

Tel : (0-212) 310 70 00

Faks : (0-212) 310 70 58

8. RUHSAT NUMARASI

160/23

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsatlandırma tarihi: 20/04/1992

Son yenileme tarihi: 15/10/2009

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

2-8-2018

"Jian Pai Natural Skin Care Cream" contains antifungal drugs not listed on the label, which may pose serious health risks

"Jian Pai Natural Skin Care Cream" contains antifungal drugs not listed on the label, which may pose serious health risks

Health Canada testing of “Jian Pai Natural Skin Care Cream,” also called ‘’Yikangshuang,” found that it contains two antifungal drugs (fluconazole and miconazole) that are not listed on the product label, and may pose serious health risks.

Health Canada

24-5-2018

Consultation:  miconazole and fluconazole: proposed advisory statements for medicines

Consultation: miconazole and fluconazole: proposed advisory statements for medicines

The TGA is seeking comments on the proposed RASML statements for OTC medicines containing miconazole or fluconazole. Closing date: 21 June 2018

Therapeutic Goods Administration - Australia