FERRIPROX

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • FERRIPROX 500 MG 100 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • FERRIPROX 500 MG 100 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • ruhsat

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699822090287
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

FERRİPROX 500 mg film kaplı tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir tablet 500 mg deferipron içerir.

Yardımcı maddeler:

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet

Bir yüzünde çentiğin bir tarafında “APO” diğer tarafında “500” yazısı, diğer yüzü düz olan

beyaz veya soluk beyaz, kapsül şekilli film kaplı tablet. Tabletler çentiklidir ve ikiye

bölünebilir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

FERRİPROX monoterapisi, uygulanan şelasyon tedavisinin kontrendike olduğu veya

yetersiz kaldığı talasemi major gözlemlenen hastalarda, aşırı demir yükünün tedavisi

için kullanılmaktadır.

Bir demir şelatörü kullanımının etkisiz olduğu veya başta kalp ile ilişkili olmak üzere

hayatı tehdit eden durumların hızlı bir şekilde önlenmesi veya tedavisi için demir

azaltımının gerekli olduğu durumlarda kombine kullanımda endikedir.

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/ Uygulama sıklığı ve süresi

Deferipron

tedavisi,

talasemi

hastalarının

tedavisinde

deneyimli

hekim

tarafından

başlatılmalı ve sürdürülmelidir.

Deferipron genellikle vücut ağırlığına göre 25 mg/kg olmak üzere oral yolla, günde üç kez,

günlük toplam 75 mg/kg doz olarak verilir. Kg başına verilecek doz miktarı, hesaplamaya

en yakın birim olan yarım tablete göre ayarlanmalıdır. Aşağıdaki tabloda 10 kg’lık artışlar

halinde, vücut ağırlığına göre önerilen dozlar verilmektedir.

Vücut ağırlığı

(kg)

Toplam

günlük doz

(mg)

Doz

(mg, üç

kez/gün)

Tablet sayısı

(üç kez/gün)

1500

2250

3000

1000

3750

1250

4500

1500

5250

1750

6000

2000

6750

2250

Günlük 100 mg/kg üzerinde günlük toplam doz, advers etkilerin potansiyel olarak artma

riski nedeniyle tavsiye edilmemektedir (Bkz. Bölüm 4.4, 4.8 ve 4.9)

Önerilen

maksimum

dozun

katından

fazlasının

kronik

kullanımı

nörolojik

bozukluklarla ilişkilendirilmiştir.

Doz ayarlaması

FERRİPROX'un vücuttaki demir miktarını düşürme etkisi, doz ve demir yüklemesinin

derecesine

bağlıdır.

FERRİPROX

tedavisine

başlandıktan

sonra,

serum

ferritin

konsantrasyonları veya vücut demir yüküne işaret eden diğer indikatörler; 2-3 ayda bir

vücut

demir

yükünün

kontrolündeki

şelasyon

rejiminin

uzun

süreli

etkinliğini

değerlendirmek üzere takip edilmelidir. Doz ayarlaması, tedavi hedeflerine ve hastanın

tedaviye

yanıtına

göre

düzenlenmelidir

(vücuttaki

demir

yükünün

idamesi

veya

düşürülmesi). Eğer serum ferritin ölçümleri 500 µg/l’nin altına düşerse deferipron ile

tedavinin kesilmesi düşünülmelidir.

Diğer demir şelatörleriyle kullanıldığı durumlarda doz ayarlaması

Monoterapinin yetersiz olduğu hastalarda; FERRİPROX standart dozda (75 mg/kg/gün)

deferoksamin

birlikte

kullanılabilir.

Ancak,

kullanılan

günde

mg/kg’ı

aşmamalıdır.

Demirin

sebep

olduğu

kalp

yetmezliği

vakalarında,

deferoksamin

tedavisine,

75-100

mg/kg/gün

dozunda

FERRİPROX

eklenmelidir.

Deferoksaminin

ürün

bilgisine

bakılmalıdır.

Aşırı demir azalması riski nedeniyle, serum ferritin seviyeleri

500 µg/l altına düşen

hastalarda demir şelatörlerinin eş zamanlı kullanımı önerilmemektedir.

Uygulama şekli:

Oral kullanım içindir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

deferipron

kullanımına

ilişkin

herhangi

veri

yoktur

.

Deferipron karaciğerde metabolize olduğu için, bu gruptaki hastalara deferipron

tedavisi uygulanırken dikkatli olunmalı ve karaciğer fonksiyonu takip edilmelidir.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği olan hastalarda deferipron kullanımına ilişkin herhangi bir veri yoktur.

Deferipron esas olarak böbrekler yoluyla atıldığı için, böbrek yetmezliği bulunan hastalarda

komplikasyon

riskinin

daha

yüksek

olduğu

kabul

edilebilir.

gruptaki

hastalara

deferipron tedavisi uygulanırken dikkatli olunmalı ve böbrek fonksiyonu takip edilmelidir.

Pediyatrik popülasyon:

6 ile 10 yaş arasındaki çocuklarda deferipron kullanımına ilişkin sınırlı veri bulunmaktadır.

6 yaşın altındaki çocuklarda kullanmayınız.

Geriyatrik popülasyon:

Geriyatrik hastalar için önerilen farklı bir pozoloji yoktur.

4.3 Kontrendikasyonlar

Etkin madde ya da yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık

Tekrarlayan nötropeni öyküsü

Agranülositoz öyküsü

Gebelik (Bkz. Bölüm 4.6)

Emzirme (Bkz. Bölüm 4.6)

Deferipronun neden olduğu nötropeninin mekanizması tam olarak bilinmediği için,

hastalar nötropeni ile ilişkili olduğu bilinen ya da agranülositoza neden olabilen

ilaçları kullanmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.5).

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Nötropeni / Agranülositoz

Deferipronun,

agranülositoz

da

dahil

nötropeniye

neden

olduğu

bilinmektedir.

Hastanın nötrofil sayımı her hafta yapılmalıdır.

Klinik

çalışmalarda,

haftalık

olarak

nötrofil

sayısının

izlenmesinin,

nötropeni

agranülositoz

vakalarının

saptanmasında

etkili

olduğu

görülmüştür.

Tedavinin

durdurulması ile nötropeni ve agranülositoz da ortadan kalkmaktadır. Hastada, deferipron

tedavisi gördüğü sırada bir enfeksiyon gelişmesi halinde, tedaviye ara verilerek nötrofil

sayımı daha sık aralıklarla yapılmalı ve takip edilmelidir. Hastalar; ateş, boğaz ağrısı, grip

gibi enfeksiyona işaret eden semptomların ortaya çıkması halinde derhal doktorlarını

bilgilendirmeleri konusunda uyarılmalıdır.

Nötropeni

vakalarının

tedavisi

ilgili

öneriler

aşağıda

almaktadır.

Deferipron

tedavisine başlamadan önce tedavi yönetimi amacıyla hasta için protokol hazırlanması

önerilmektedir.

Hasta nötropenik ise deferipron tedavisine başlanmamalıdır. Başlangıçtaki mutlak nötrofil

sayımı (ANC) 1.5 x 10

/1’den düşükse, agranülositoz ve nötropeni riski daha yüksektir.

Nötropeni vakası görülmesi halinde

Hastanın

derhal

deferipron

nötropeniye

neden

olabilecek

diğer

tıbbi

ürünlerin

kullanımını durdurması istenir. Mutlak nötrofil sayısı 500-1500/ml olan hastalarda ilaç

kesilmeli

düzelmeye

kadar

izlenmelidir.

Daha

sonra

potansiyel

yararın

potansiyel

riskten daha fazla olması durumunda yeniden başlanabilir. Mutlak nötrofil sayısı <500/ml

tedavi

kesilmesine

olarak

hospitalizasyon

düşünülmelidir.

Enfeksiyon

riskini

azaltmak

için

hastanın

diğer

kişilerle

teması

sınırlandırılır.

Tanı

konulur

konulmaz,

çekirdekli alyuvar hücrelerinin varlığına göre düzeltilmiş beyaz kan hücre sayımı (WBC),

nötrofil sayımı ve platelet sayımını da içeren tam kan sayımı (CBC) yapılır ve bu işlem her

gün tekrarlanır. Nötropeninin iyileşmesinden sonra hastanın tamamen iyileştiğinden emin

olmak için, takip eden üç hafta boyunca CBC, WBC, nötrofil ve platelet sayımlarının

sürdürülmesi tavsiye edilir. Nötropeniyle aynı zamanda bir enfeksiyon geliştiğine dair kanıt

olması halinde, gerekli kültür ve teşhis prosedürleri uygulanarak, uygun bir tedaviye

başlanır.

Ağır nötropeni veya agranülositoz vakalarının görülmesi halinde

Yukarıdaki verilen talimatlara uyulur ve olayın tanımlandığı gün, granülosit koloni uyarıcı

faktörü tedavisi gibi uygun bir tedaviye başlanır ve bu tedavi hastanın durumu düzelene

kadar her gün sürdürülür. Hasta koruyucu karantinaya alınır ve klinik endikasyon varsa

hastaneye yatırılır.

Tekrar deneme (rechallenge) konusundaki bilgiler çok sınırlıdır. Bu nedenle, nötropeni

durumunda, yeniden deneme önerilmez. Agranülositoz durumunda ise yeniden deneme

kontrendikedir.

Karsinojenisite / mutajenisite / fertilite üzerindeki etkileri

Genotoksisite

çalışmalarından

elde

edilen

sonuçlar,

deferipronun

karsinojenik

potansiyelinin göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir (Bkz. Bölüm 5.3).

Deferipronun

fertilite

üzerindeki

etkisini

inceleyen

herhangi

hayvan

deneyi

bulunmamaktadır.

Plazma çinko konsantrasyonu

Plazma çinko konsantrasyonunun izlenmesi ve düşük olması halinde destekleyici önlem

alınması önerilir.

HIV pozitif ya da bağışıklık sistemi zayıf diğer hastalar

HIV pozitif ya bağışıklık sistemi zayıf diğer hastalarda deferipron kullanımına ilişkin

herhangi

veri

yoktur.

Deferipronun

nötropeni

agranülositozla

ilişkili

olduğu

düşünülecek olursa, bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda tedaviye başlamadan önce

risk/yarar hesabının iyi yapılması gerekir.

Böbrek ya da karaciğer yetmezliği ve karaciğer fibrozu olan hastalar

Böbrek ya da karaciğer yetmezliği olan hastalarda deferipron kullanımına ilişkin herhangi

bir veri yoktur. Deferipron esas olarak böbrekler yoluyla atıldığı için , böbrek yetmezliği

bulunan hastalarda komplikasyon riskinin daha yüksek olduğu kabul edilebilir. Benzer

şekilde,

deferipron

karaciğerde

metabolize

olduğu

için,

karaciğer

fonksiyonlarında

bozukluk olan hastalarda dikkatli hareket etmek gerekir. Deferipron tedavisi sırasında, bu

hastalarda böbrek ve karaciğer fonksiyonları izlenmelidir. Serum alanin aminotransferazda

(ALT) ısrarlı bir yükselme varsa, deferipron tedavisine ara verilmesi düşünülmelidir.

Talasemi hastalarında, karaciğer fibrozisi ile aşırı demir yüklenmesi ve/veya Hepatit C

arasında bir ilişki vardır. Hepatit C hastalarında demir şelasyonunun optimal düzeyde

olmasına

dikkat

edilmelidir.

hastalarda

karaciğer

histolojisinin

dikkatle

izlenmesi

önerilir.

İdrarda renk değişikliği

Hastalar,

demir-deferipron

kompleksinin

atılması

nedeniyle

idrarlarında

kırmızımsı/kahverengi bir renk değişikliği olabileceği konusunda uyarılmalıdır.

Nörolojik bozukluklar

Önerilen maksimum dozun 2.5-3 katı bir dozla bir kaç

yıl tedavi gören çocuklarda

nörolojik bozukluklar gözlenmiştir, ancak standart deferipron dozu kullanımı ile de bu

etkiler gözlenmiştir. Deferipron tedavisi verilirken, 100 mg/kg/gün üzerindeki dozların

önerilmediği unutulmamalıdır. Nörolojik bozukluklar görülürse deferipron kullanımına

devam edilmemelidir (Bkz. Bölüm 4.2, Bölüm 4.8 ve Bölüm 4.9)

Diğer demir şelatörleri ile birlikte kullanım

Kombinasyon tedavisinin kullanımı, vakaya göre değerlendirilmelidir. Tedaviye verilen

yanıt,

düzenli

aralıklarla

değerlendirilmeli

etkilerin

oluşumu

yakından

takip

edilmelidir. Deferipron ve deferoksaminin kombine kullanımı esnasında, ölümcül olaylar

yaşamı tehdit eden durumlar (agranülositoz nedeniyle) bildirilmiştir. Herhangi bir

şelatör ile monoterapinin yeterli olduğu veya serum ferritin seviyelerinin 500 µg/l altına

düştüğü durumlarda, deferoksamin ile kombine tedavi önerilmemektedir. FERRİPROX ve

deferasiroksun kombine kullanımı ile ilgili sınırlı veri bulunmaktadır ve bu tür kombine

kullanımının düşünülmesi durumunda dikkat edilmelidir.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Deferipronun

neden

olduğu

nötropeninin

mekanizması

olarak

bilinmediği

için,

deferipron tedavisi gören hastalar nötropeniyle ilişkili olduğu bilinen ya da agranülositoza

neden olabilen ilaçları kullanmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.3).

Deferipronun metalik katyonlara bağlanma özelliği nedeniyle, alüminyum bazlı antiasitler

gibi

trivalan

katyona-bağlı

ilaçlarla

deferipron

arasında

etkileşim

potansiyeli

bulunmaktadır.

nedenle,

alüminyum

bazlı

antiasitler

deferipronun

zamanlı

kullanımı önerilmemektedir.

Deferipronun, C vitamini ile birlikte kullanılmasının güvenliliği konusunda resmi bir

çalışma yoktur. Bildirilen advers etkiler göz önüne alındığında, deferipronla C vitamini

birlikte kullanıldığında dikkatli olmak gerekmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin etkileşim çalışması yapılmamıştır.

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: X (kontrendike)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

İlacın klastojenik ve teratojenik özellikleri nedeniyle, deferipron tedavisi gören doğurgan

yaştaki kadınların gebe kalmamaya dikkat etmeleri ve gebeliği önleyici tedbirler almaları

önerilmektedir. Gebe olduğunu fark eden ya da gebe olmayı planlayan kadınlar deferipron

tedavisini derhal bırakmalıdırlar (Bkz. Bölüm 4.3).

Gebelik dönemi

Deferipronun,

gebelik

döneminde

uygulandığı

takdirde

ciddi

doğum

kusurlarına

açtığından şüphelenilmektedir.

Hayvanlarda yapılan çalışmalarda üreme toksisitesi gözlenmiştir. Gebelik döneminde

kullanımına ilişkin yeterli veri bulunmamaktadır.

FERRİPROX gebelik döneminde kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3).

Laktasyon dönemi

Deferipronun insan sütünde salgılanıp salgılanmadığı bilinmemektedir. Hayvanlar üzerinde

yapılmış herhangi bir prenatal veya postnatal üreme çalışması bulunmamaktadır. Emziren

kadınların

deferipron

kullanmamaları

gerekir.

Deferipron

tedavisinin

zorunlu

olduğu

durumlarda emzirmeye son verilmelidir.

Üreme yeteneği/fertilite

Hayvanlarda fertilite veya erken embriyonik gelişime dair herhangi bir etki görülmemiştir

(Bkz. Bölüm 5.3).

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler:

Araç

makine

kullanımı

üzerindeki

etkilere

ilişkin

herhangi

çalışma

bulunmamaktadır.

4.8

İstenmeyen etkiler

Deferipronla

yapılan

klinik

çalışmalarda

yaygın

bildirilen

etkiler

hastaların

%10’undan fazlasında bildirilmiş olan mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve kromatüridir.

Deferipronla yapılan klinik çalışmalarda bildirilen en şiddetli advers reaksiyon hastaların

yaklaşık

%1’inde

bildirilmiş

nötröfil

sayısının

0.5x10

/1’den

düşük

olduğu

agranülositozdur.

Hastaların

yaklaşık

%5’inde

daha

şiddetli

nötropeni

epizodları

bildirilmiştir.

Deferipronla yapılan klinik çalışmalarda bildirilen en ciddi advers etki, % 1.1 (100 hasta-

tedavi yılı başına 0.6 vaka)insidans gösteren agranülositozdur (nötrofiller < 0.5x10

(Bkz. Bölüm 4.4) . Daha az şiddetli nötropeninin gözlenen insidansı (nötrofil<1.5x10

ise %4.9’dur (100 hasta-yılı için 2.5 vaka). Bu oran; altta yatan nötropeni insidansı yüksek

talasemi hastalarında, özellikle de hipersplenizmi olan hastalarda dikkate alınmalıdır.

Deferipron

tedavisi

gören

hastalarda,

genellikle

hafif

geçici

özellikte

diyare

bildirilmiştir. Gastrointestinal etkiler genellikle tedavinin başlangıç evresinde daha sık

görülmekte ve hastaların çoğunda tedavinin kesilmesine neden olmadan bir kaç hafta içinde

düzelmektedir. Bazı hastalarda, deferipron dozunu önce azaltmak ve daha sonra kademeli

olarak arttırmak yararlı olabilir. Deferipron tedavisi gören hastalarda, bir ya da daha fazla

eklemde kendini belli eden hafif ağrılardan, efüzyon ve belirgin sakatlığa yol açabilecek

kadar

ağır

seyreden

artrite

kadar

uzanan

artropati

olayları

bildirilmiştir.

Hafif

artropatiler çoğunlukla geçicidir.

Deferipron alan hastalarda, serumdaki karaciğer enzimlerinde yükselme bildirilmiştir. Bu

hastaların büyük kısmında artış, asemptomatik ve geçici olup dozun azaltılmasına ya da

tedavinin kesilmesine gerek kalmadan başlangıç değerlerine dönmüştür (Bkz. Bölüm 4.4)

Bazı

hastalarda,

demir

yüklenmesinde

artış

veya

hepatit

C'ye

bağlı

olarak

hastanın

fibrozunda ilerleme görülmüştür.

Hastaların çok az bir kısmında, deferiprona bağlı olarak plazmada çinko düzeyi düşük

bulunmuştur. Oral çinko desteğiyle düzey normale dönmüştür.

100 mg/kg/gün olan maksimum önerilen dozun 2.5 katından yüksek bir dozla gönüllü

olarak birkaç yıl tedavi gören çocuklarda, serebellar semptomlar, diplopi, lateral nistagmus,

psikomotor

yavaşlama,

hareketleri

aksiyel

hipotoni

gibi

nörolojik

bozukluklar

görülmüştür. Pazarlama sonrası deneyimlerde

standart deferipron dozu ile tedavi gören

çocuklarda;

hipotoni

vakası,

dengesizlik,

yürüyememe

hipotoni

beraber

uzuv

hareketi yapamama raporlanmıştır. Bu nörolojik bozukluklar, deferipronun kesilmesiyle

kademeli olarak gerilemiştir. (Bkz. Bölüm 4.2, Bölüm 4.4 ve Bölüm 4.9).

Deferoksamin ile kombinasyon tedavisinin klinik çalışmalar, pazarlama sonrası deneyimler

ve yayımlanan literatürlerde gözlemlenen güvenlilik profili, monoterapi için karakterize

edilenle uyumlu bulunmuştur.

Klinik

araştırmaların

birleştirilmiş

güvenlilik

veritabanından

elde

edilen

veriler

(FERRİPROX

monoterapisi

için

1343

hasta-yıl

maruziyeti

FERRİPROX

deferoksamin için 244 hasta-yıl maruziyeti), "kalp hastalıkları”, “kas-iskelet sistemi ve bağ

dokusu hastalıkları” ile “renal ve üriner hastalıklar” için Sistem Organ Sınıflandırması

kapsamında görülen advers reaksiyonların sıklığında istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05)

farklılıklar göstermiştir. “Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları” ile “renal ve

üriner

hastalıkların”

insidansı,

monoterapiye

kıyasla

kombinasyon

tedavisinde

daha

düşükken; "kalp hastalıklarının" insidansı, monoterapiye kıyasla kombinasyon tedavisinde

daha yüksektir.

Monoterapiye kıyasla kombinasyon tedavisi esnasında bildirilen daha yüksek orandaki

"kalp hastalıkları", büyük olasılıkla, kombinasyon tedavisi uygulanan hastalarda daha

önceden

olan

kalp

rahatsızlıklarının

insidansının

yüksek

olması

ilişkilidir.

Kombinasyon

tedavisi

uygulanan

hastalarda

kardiyak

olayların

dikkatli

olarak

takip

edilmesi gerekmektedir (bkz. bölüm 4.4).

Kombinasyon tedavisi uygulanan 18 çocuk ve 97 yetişkin tarafından deneyimlenen advers

reaksiyonların insidansı, artropati haricinde, iki yaş grubu arasında anlamlı olarak farklı

bulunmamıştır (çocukların %11.1'ine karşın, yetişkinlerin hiçbirinde p=0.02). 100 hasta-

maruziyet

yılı

başına

reaksiyonların

oran

değerlendirmesi,

yalnızca

ishal

oranının,

yetişkinlere (2.01, p=0.01) kıyasla çocuklarda (11.05) anlamlı olarak yüksek olduğunu

göstermiştir.

Advers olayların sıklığı: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan

(≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (

1/10.000), bilinmiyor

(eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın

: Nötropeni, agranülositoz

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Bilinmiyor

: Aşırı duyarlılık reaksiyonları

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın

: İştah artışı

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın

: Başağrısı

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygın

: Bulantı, karın ağrısı, kusma

Yaygın

: Diyare

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Bilinmiyor

: Kaşıntı, ürtiker

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın

: Artralji

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Çok yaygın

: Kromatüri

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın

: Yorgunluk

Araştırmalar

Yaygın

: Karaciğer enzimlerinde artış

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak

sağlar.

Sağlık

mesleği

mensuplarının

herhangi

şüpheli

advers

reaksiyonu

Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr; eposta;tufam@titck.gov.tr;tel:0 800 314 00 08; faks:0 312 218 35 99)

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Akut doz aşımı vakası bildirilmemiştir. Bununla birlikte, 100 mg/kg/gün olan önerilen

maksimum dozun 2.5 katından yüksek bir dozla gönüllü olarak birkaç yıl tedavi gören

çocuklarda serebellar semptomlar, diplopi, lateral nistagmus, psikomotor yavaşlama, el

hareketleri

aksiyel

hipotoni

gibi

nörolojik

bozukluklar

görülmüştür.

nörolojik

bozukluklar, deferipronun kesilmesiyle kademeli olarak gerilemiştir.

Doz aşımı durumunda, hastanın klinik durumunun yakından izlenmesi gerekir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Demir şelasyon ajanı

ATC kodu V03AC02

Etki mekanizması:

Etkin madde demire 3:1 molar oranda bağlanan bir bidentat ligand olan deferiprondur (3

hidroksi- 1 ,2-dimetilpiridin-4-on).

Farmakodinamik etkiler:

Klinik çalışmalar deferipronun, transfüzyona bağımlı talasemi hastalarında demir atılımını

teşvik etmede ve günde 3 kez 25 mg/kg dozda uygulandığında, serum ferritin miktarına

göre belirlenen demir birikimindeki artışı önlemede etkili olduğunu göstermiştir.

Majör talasemili hastalarda demir dengesi üzerine yayımlanmış literatürden elde edilen

veriler; FERRİPROX ile deferoksaminin eşzamanlı kullanımının (her iki şelatörün de aynı

gün içerinde, eşzamanlı veya sıralı olarak uygulanması, ör. FERRİPROX’un gündüz,

deferoksaminin gece verilmesi) ilaçların tek başlarına kullanıldıkları durumdan daha fazla

demir atılıma neden olduğunu göstermiştir. Bahsi geçen araştırmalardaki FERRİPROX

dozları, 50 ila 100 mg/kg/gün arasında değişmekte olup; deferoksamin dozları, 40 ila 60

mg/kg/gün arasında değişmektedir. Bununla birlikte, şelasyon tedavisi, her zaman demirin

sebep olduğu organ hasarına karşı koruma sağlamamaktadır.

Klinik etkililik ve güvenlilik

LA16-0102,

LA-01

LA08-9701çalışmaları,

transfüzyon

hastalarında

serum

ferritini

kontrol

etmek

açısından

FERRİPROX

deferoksamin

etkilerini

karşılaştırmıştır.

FERRİPROX ve deferoksamin, bu hastalarda sürekli transfüzyonla demir uygulanmasına

karşın vücut demir yükünü azaltma veya net stabilizasyon oluşturma açısından eşdeğer etki

göstermiştir. (regresyon analizine göre, serum ferritinde negatif bir eğilim olan hasta oranı

açısından iki tedavi grubu arasında fark yoktur; p >0.05).

Miyokardiyal demir yükünü ölçmek için manyetik rezonans görüntülemesi (MRI), T2* de

kullanılmıştır. Aşırı demir yükü, konsantrasyona bağlı MRI T2*sinyal kaybı yaratmıştır.

Böylece,

artmış

miyokardiyal

demir,

miyokardiyal

değerlerini

azaltmıştır.

Miyokardiyal MRI T2* değerleri 20 milisaniyeden azsa, kalpte aşırı demir birikimine

işarettir. Tedavi sırasında MRI T2* artışı, demirin kalpten atıldığına işarettir. MRI T2*

değerleri ve kalp fonksiyonu arasında pozitif bir ilişki vardır (Sol ventrikül ejeksiyon

fraksiyonu (LVEF)) ile ölçülerek gösterilmiştir).

Çalışma

LA16-0102,

transfüzyon

bağımlı

talasemi

hastalarında

kardiyak

demir

yükü

azaltma ve kalp fonksiyonunu iyileştirme etkisi açısından FERRİPROX ve deferoksamin

etkilerini karşılaştırmıştır (LVEF ile ölçülür). Kalbinde aşırı demir yükü olan 61 hasta önce

deferoksamin

tedavi

edilerek

deferoksamine

devam

etmek

(ortalama

mg/kg/gün; N=31) veya FERRİPROX ilacına geçmek için (ortalama doz 92 mg/kg/gün

N=29) randomize edilmiştir. 12 aylık çalışma süresince, FERRİPROX kalpteki demir

yükünü azaltmak açısından deferoksaminden üstün olmuştur. FERRİPROX ile tedavi edilen

hastalarda kardiyak T2*3 milisaniyeden daha fazla iyileşmiştir, deferoksamin ile tedavi

edilen hastalarda bu değişim 1 milisaniye civarında olmuştur. Aynı zaman noktasında,

FERRİPROX grubunda LVEF başlangıca göre, 3.07 ± 3.58 mutlak birim (%) artmıştır,

deferoksamin grubunda 0.32 ± 3.38 mutlak birim (%) artmıştır. (gruplar arası değişim;

p=0.003).

Çalışma LA12-9907, son 4 yıldır FERRİPROX (N=54) veya deferoksamine (N=75) ile

tedavi edilen 129 talasemi majör hastasında sağkalımı, kalp hastalığı insidansını ve kalp

hastalığını

ilerlemesini

karşılaştırmıştır.

Kardiyak

noktalar,

ekokardiyogram,

elektrokardiyogram, New York Kalp Vakfı sınıflaması ve kardiyak nedenli ölüm açısından

değerlendirilmiştir.

İlk

değerlendirmede

kalp

fonksiyon

bozukluğu

olan

hasta

yüzdesi

açısından

anlamlı

fark

yoktur.

(%13

FERRİPROX

-deferoksamin).

İlk

değerlendirmede kalbinde fonksiyon bozukluğu olan hastalardan deferipron

tedavi

edilenlerden

hiçbirinde

kardiyak

durumu

kötüleşmemiştir

ancak

deferoksamin

alan

hastalardan dördünde kardiyak durum kötüleşmiştir (%33). (p=0.245). İlk muayenede hiç

kalp hastalığı olmadığı halde, deferoksamin ile tedavi edilen hastalardan 13 tanesinde

(%20.6) yeni teşhis edilen kardiyak disfonksiyon oluşmuşken, bu rakam FERRİPROX

grubunda ikidir (%4.3). (p=0.013). Sonuç olarak, ilk muayeneden itibaren deferoksamin ile

karşılaştırıldığında,

FERRİPROX

alan

daha

sayıda

hastada

kardiyak

disfonksiyon

kötüleşmiştir. (%4 ve %20, p=0.007).

Yayımlanmış

literatür

verileri,

Apotex

çalışmasının

bulgularıyla

uyumludur

deferoksamin

karşılaştırıldığında,

FERRİPROX

tedavi

edilen

hastalarda

kalp

hastalığının daha az görüldüğünü ve/veya sağkalımın artmış olduğunu ortaya koymaktadır.

Randomize,

placebo

kontrollü,

çift-kör

çalışmada,

daha

önce

standart

şelasyon

monoterapisi ile subkütanöz olarak deferoksamin alan ve hafif ve orta şiddette kardiyak

demir yüküne (8 ila 20 ms arasında miyokardiyal T2*) sahip talasemi majör hastalarında

FERRİPROX ve deferoksamin ile eşzamanlı terapinin etkisi değerlendirilmiştir. Devam

eden randomizasyonda, 32 hastaya deferoksamin (5 gün/hafta süresince 43.4 mg/kg/gün)

ve FERRİPROX (75 mg/kg/gün) terapisi ve 33 hastaya deferoksamin monoterapisi (5

gün/hafta süresince 34.9 mg/kg/gün) uygulanmıştır. Bir yıllık çalışma terapisinden sonra,

eş zamanlı şelasyon terapisi gören hastalarda serum ferritin düzeylerinde büyük oranda

azalması (Eş zamanlı tedavide 1574 µg/l ila 598 µg/l aralığında iken, deferoksamin

monoterapisi ile 1379 µg/l ila 1146 µg/l aralığında, p<0.001), MRI T2*'deki artışla

değerlendirildiğinde miyokardial demir yükünde anlamlı derecede daha fazla azalma (11.7

ms - 17.7 ms aralığındaki eş zamanlı tedavi, 12.4 ms - 15.7 ms aralığındaki deferoksamin

monoterapisi

karşılaştırıldığında,

0.02)

ayrıca

yine

T2*'deki

artışla

değerlendirildiğinde karaciğer demir konsantrasyonunda anlamlı derecede daha fazla düşüş

görülmüştür (4.9 ms - 10.7 ms aralığındaki eş zamanlı tedavi, 4.2 ms - 5.0 ms aralığındaki

deferoksamin monoterapisi ile karşılaştırıldığında, p <0.001)

Çalışma LA37-1111, sağlıklı gönüllülerde kardiyak QT aralığı süresinde deferipronun tekli

terapötik

mg/kg)

supraterapötik

mg/kg)

oral

etkisini

değerlendirmek

amacıyla yürütülmüştür. Terapötik dozun LS ortalamaları ile plasebo arasındaki maksimum

fark 3.01 milisaniye (%95 tek-taraflı UCL: 5.01 milisaniye) iken supraterapötik dozun LS

ortalamaları

plasebo

arasındaki

maksimum

fark

5.23

milisaniye

(%95

tek-taraflı

UCL:7.19 milisaniye) olarak bulunmuştur. FERRİPROX’un, QT aralığının önemli ölçüde

uzamasına sebep olmadığı sonucuna varılmıştır.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Deferipron gastrointestinal sistemin yukarı kısımlarından hızla absorbe edilir. Doruk serum

konsantrasyonunun

hastalarda

alımı

izleyen

45-60

dakikada

oluştuğu

bildirilmektedir. Bu süre, tok hastalarda 2 saate kadar uzayabilir.

Besinle birlikte alındığında absorbe edilen madde miktarında bir azalma olmamasına

rağmen 25 mg/kg lık bir dozu takiben doruk serum konsantrasyonu; tok hastalarda (85

µmol/l), aç hastalara (126 µmol/l) oranla daha düşük bulunmuştur.

Dağılım:

Deferipronun dağılım hacmi talasemili hastalarda 1.6 L/kg iken sağlıklı bireylerde yaklaşık

L/kg’dır.

İnsanlarda

deferipronun

plazma

proteinlerine

bağlanma

oranı

%10’nun

altındadır.

Biyotransformasyon

Deferipron

fazla

oranda

glukuronid

konjugatına

metabolize

olur.

metabolit,

deferipronun, 3-hidroksi grubunun inaktivasyonu nedeniyle demir bağlama kapasitesine

sahip değildir. Glukuronidin doruk serum konsantrasyonu deferipron alımından 2-3 saat

sonra görülür.

Eliminasyon

İnsanda, alınan deferipron dozunun büyük kısmı böbrekler yoluyla, %75-90’ı ilk 24 saat

içinde

olmak

üzere,

serbest

deferipron,

glukuronit

metaboliti

demir-deferipron

kompleksi formunda idrarla atılır. Feçesle eliminasyon bakımından farklı miktarlar rapor

edilmiştir. Hastaların çoğunda eliminasyon yarı ömrü 2-3 saattir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

deferipronun

biyoyararlanımı

incelenmemiştir.

Transfüzyona bağımlı

-talasemi ve karaciğer sirozu olan ancak karaciğer yetmezliği

belirtisi göstermeyen hastalarda deferipronun

emilimi, biyotransformasyonu ve idrarla

atılımının belirlenmesi için bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada deferipronun

farmakokinetiği,

sirozun

açık

belirtilerini

göstermeyen

kronik

tedavi

gören

talasemi

hastaları üzerinde gerçekleştirilen başka bir çalışmada elde edilen sonuçlara benzemektedir.

Deferipron

karaciğerde

metabolize

olduğundan,

karaciğer

yetmezliği

olan

hastalarda

dikkatli olunması gerekmektedir. FERRİPROX ile tedavi sırasında karaciğer fonksiyonu

takip edilmelidir.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği olan hastalarda deferipronun biyoyararlanımı incelenmemiştir. Böbrek

yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması için spesifik yol göstermeyi destekleyecek veri

olmasa

hastalarda

FERRİPROX

dozunun

azaltılmasında

dikkatli

olunmalıdır.

Deferipronun

farklı

formülasyonunun

kullanıldığı

çalışmada,

deferipron

glukuronidin

eliminasyon

yarı ömrünün, kreatinin klerensi ile ile

anlamlı korelasyon

gösterdiği, ancak deferipronun eliminasyon yarı ömrünün göstermediği görülmüştür. Bu

koşullar altında, farmakolojik olarak inaktif bir bileşik olan deferipron glukuronidin birikim

yapması mümkündür. Bu bilgiler ışığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda advers olay

riski

artabileceğinden

tür

hastalara

FERRİPROX

verilirken

dikkatli

olunmalıdır.

FERRİPROX’la tedavi sırasında böbrek fonksiyonu takip edilmelidir (Bkz. Bölüm 4.4.)

Pediyatrik popülasyon:

Deferipronun farmakokinetiği, pediyatrik popülasyon üzerinde incelenmemiştir.

Geriyatrik popülasyon:

Deferipronun farmakokinetiği, geriyatrik popülasyon üzerinde incelenmemiştir.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Fare,

sıçan,

tavşan,

köpek

maymunlar

üzerinde

klinik

öncesi

deneyler

gerçekleştirilmiştir.

Demir yüklenmesi yapılmamış hayvanlara 100 mg/kg/gün ve üzeri doz verildiğinde, en sık

rastlanan bulgular kemik iliği hiposelüliritesi ve periferal kanda beyaz kan hücreleri,

kırmızı kan hücreleri ve/veya trombosit sayımında azalmadır.

Demir yüklemesi yapılmamış hayvanlara 100 mg/kg/gün ve daha fazla doz verildiğinde,

timusda, lenfoid dokularda ve testiste atrofi, adrenalde hipertrofi bildirilmiştir.

Deferipronla

hayvanlarda

yapılan

karsinojenisite

çalışması

yoktur.

Deferipronun

genotoksik potansiyeli bir dizi

in vivo

ve in

vitro

testle değerlendirilmiştir. Deferipron

doğrudan bir mutajenik etki göstermemiştir. Bununla birilikte

in vitro

tayinlerde ve

in vivo

olarak hayvanlarda klastojenik etki göstermiştir.

Üreme ile ilgili çalışmalarda deferipron, demir yüklemesi yapılmamış sıçan ve tavşanlara

en az 25 mg/kg/gün kadar düşük dozlarda verildiğinde teratojenik ve embriyotoksik etki

göstermiştir.

Çiftleşmeden önce ve terminasyon (erkek) dönemine kadar veya erken gebelik sürecinde

(dişi), 28 gün (erkek) veya 2 hafta (dişi) boyunca oral yolla günde 2 kez 75 mg/kg

Deferipron

alan

demir

yüklenmemiş

dişi

erkek

sıçanlarda

fertilite

veya

erken

embriyonik gelişim belirtileri görülmemiştir. Test edilen tüm dozlarda, dişilerde, beklenen

çiftleşme zamanı sürecinde gecikme gözlenmiştir. Hayvanlar üzerinde yapılmış bir prenatal

ve postnatal üreme çalışması bulunmamaktadır.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Çekirdek tablet:

Mikrokristalin selüloz

Magnezyum stearat

Kolloidal silikon dioksit

Kaplama:

Hipromelloz (hidroksipropilmetil selüloz)

Makragol (polietilen glikol)

Titanyum dioksit (E171)

6.2 Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3

Raf ömrü

60 aydır.

6.4

Saklamaya yönelik özel uyarılar

25°C’ nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

Çocukların açamayacağı özellikte 100 tabletlik HDPE şişelerde sunulmaktadır.

6.6

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Apotex Inc. Toronto, Ontario/Kanada Lisansı ile Chiesi İlaç Tic. A.Ş

Büyükdere cad. No:122 Özsezen İş Merkezi

C Blok Kat:3 Esentepe/Şişli İstanbul

8.

RUHSAT NUMARASI

130/60

9.

İLK RUHSAT

TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsatlandırma tarihi: 31.12.2010

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB'ÜN YENİLENME TARİHİ

24-9-2018

Deferiprone Lipomed (Lipomed GmbH)

Deferiprone Lipomed (Lipomed GmbH)

Deferiprone Lipomed (Active substance: Deferiprone) - Centralised - Authorisation - Commission Decision (2018)6233 of Mon, 24 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4710

Europe -DG Health and Food Safety

29-6-2018

EU/3/18/2034 (Apotex Europe B.V.)

EU/3/18/2034 (Apotex Europe B.V.)

EU/3/18/2034 (Active substance: Deferiprone) - Orphan designation - Commission Decision (2018)4179 of Fri, 29 Jun 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMA/OD/006/18

Europe -DG Health and Food Safety