EPANUTIN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • EPANUTIN 100 MG 100 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • EPANUTIN 100 MG 100 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • fenitoin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699756150309
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

EPANUTIN 100 mg kapsül

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Fenitoin sodyum

100 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz (hidrus)

96 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Kapsül.

Beyaz renkte toz içeren, No: 3 opak beyaz-oranj renkli kapsüller.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Fenitoin,

jeneralize

tonik-klonik

(grand

epilepsi)

kompleks

parsiyel

konvülsiyonların (psikomotor, temporal lob dahil fokal) kontrol altına alınmasında ve

beyin

cerrahisi

sırasında

sonrasında

ve/veya

ciddi

baş

yaralanmalarında

konvülsiyonların

önlenmesi

tedavisinde

endikedir.

Fenitoin

trigeminal

nevralji

tedavisinde

kullanılır

fakat

karbamazepinin

etkili

olamadığı

hallerde

veya

karbamazepine intoleransı olan hastalarda sadece ikinci basamak tedavi olarak kullanılır.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Genel

EPANUTIN

kapsül

bölünemediğinden

sadece

kapsül

sayısı

ayarlaması

yapılabilen

hastalarda kullanılmalıdır.

Fenitoin kapsül, fenitoinin sodyum tuzu ile formüle edilmiştir.

Sodyum

tuzundan

serbest

asit

formuna

geçerken

ilaç

içeriğinde

yaklaşık

artma

olduğundan serbest asit ile formüle edilmiş üründen sodyum tuzu ile formüle edilmiş ürüne

geçildiği zaman (veya tam tersi) doz ayarlanmalı ve serum düzeyi izlenmelidir.

Azami yarar sağlanması için her hastada doz ayrı ayrı belirlenmelidir. Bazı vakalarda

optimal doz ayarlaması yapılabilmesi için serumdaki ilaç düzeyinin belirlenmesi gerekebilir.

Klinikte toksisite belirtisi olmadan, 10-20 mcg/ml’lik serum fenitoin düzeyleriyle optimum

kontrol sağlanabilirse de, bazı hafif tonik-klonik (grand mal) epilepsi vakalarında daha

düşük fenitoin serum düzeyleriyle kontrol sağlanabilir. Tavsiye edilen dozlarla fenitoinin

kararlı durum serum düzeylerinin sağlanması için 7-10 günlük bir süre gerekebilir ve doz

değişiklikleri (artırma ya da azaltma) 7-10 günden kısa sürede yapılmamalıdır. Nöbetlerin

kontrolü düşük tedavi dozları ile sürdürülmelidir.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

Erişkinlerde

Bölünmüş günlük doz:

Başlangıçta günde 3-4 mg/kg’dır, gerekli ise sonradan doz ayarlaması yapılır. Bir çok

erişkinde günde tek veya bölünmüş 200- 500 mg idame dozu yeterli olacaktır. Dozaj,

miktar belirleme olanağı mevcut olan yerlerde serum düzeyine göre ayarlanır.

Daha önce hiç tedavi uygulanmamış hastalarda üç eşit doza bölünerek günde 300 mg doz ile

başlanabilir ve daha sonra hastanın gereksinimlerine göre doz ayarlanabilir. Çoğu yetişkinde

uygun idame dozu üç eşit doza bölünmüş günde 300 mg veya dört eşit doza bölünmüş 400

mg’dır. Gerekli durumlarda doz günde 600 mg’a çıkarılabilir.

Yetişkin hastalarda acil olmayan yükleme dozu:

Hızla kararlı durum serum düzeyleri gereken ve intravenöz uygulamanın tercih edilmediği

erişkinlerde acil olmayan durum tedavisini başlatmada oral yükleme dozu kullanılmasını

tavsiye eder. Bu doz rejimi yalnız fenitoin serum düzeylerinin yakından izlenebileceği bir

klinik ya da hastane ortamında bulunan hastalarda kullanılmalıdır. Başlangıçta tavsiye

edilen doz bir gramlık fenitoin kapsülün üç doza bölünmesi (400 mg, 300 mg, 300 mg) ve

iki saatte bir uygulanmasıdır. Daha sonra yükleme dozundan 24 saat sonra normal idame

dozuna geçilir ve serum düzeyi sık sık takip edilir.

Trigeminal

nevraljide

yetişkin

dozu:

Klinik

olarak

etkili

klinik

çalışmalarda

belirlenmemiştir.

Yetişkinlerde

300-500

bölünmüş

günlük

dozlar

literatürlerde

raporlanmıştır.

Doz,

klinik

cevaba

göre

ayarlanmalıdır.

Serum

fenitoin

seviyesinin

belirlenmesi önerilmektedir. Toplam fenitoin seviyesi 20 mcg/ml’yi geçmemelidir.

Uygulama şekli:

Sadece ağızdan kullanım içindir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Böbrek hastalığı olan hastalara oral yükleme dozu verilmemelidir.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer hastalığı olan hastalara oral yükleme dozu verilmemelidir.

Pediyatrik popülasyon:

Başlangıçta günde 5 mg/kg iki ya da üç eşit doza bölünerek verilir, daha sonra doz her

hastada ayrı ayrı, günde en fazla 300 mg olmak üzere ayarlanır. Tavsiye edilen günlük

idame dozu genellikle 4-8 mg/kg’dır. Altı yaşından büyük çocuklar ve genç erişkinlerde

minimum yetişkin dozu (günde 300 mg) gerekebilir. Günlük doz eşit olarak bölünemiyorsa

daha yüksek olan doz gece yatarken verilmelidir.

Yeni doğan bebeklerde fenitoinin oral kullanımını takiben absorpsiyonu önceden bilinmez.

Ayrıca, fenitoinin metabolizması düşüktür. Bu nedenle, özellikle yeni doğanlarda serum

düzeyinin izlenmesi önemlidir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda fenitoin klirensi kısmen azalmıştır ve daha düşük veya az sıklıklarda

dozlama gerekebilir (Bkz. Bölüm 5.2).

EPANUTIN’in

yetişkin

dozunda

olduğu

gibi

aynı

kılavuzlar

kullanılarak

hastanın

bireysel gerekliliklerine göre titre edilir. Yaşlı hastalar çoklu ilaç terapilerine eğilimli

olduklarından, ilaç etkileşimleri olasılığı akılda tutulmalıdır.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Fenitoin, EPANUTIN içindeki diğer bileşenlere ya da diğer hidantoinlere aşırı duyarlılığı

olan hastalarda kontrendikedir.

EPANUTIN ile delavirdinin birlikte kullanımı, delavirdine virolojik cevap alınamama

potansiyeli

veya

diğer

nükleozid

olmayan

revers

transkriptaz

inhibitörlerine

olası

rezistans durumlarından dolayı kontrendikedir.

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Genel

Fenitoin absans (petit mal) konvülsiyonlarında etkili değildir. Tonik-klonik (grand mal) ve

absans (petit mal) nöbetleri bir arada bulunuyorsa kombine ilaç tedavisi gerekir.

EPANUTIN hipoglisemi veya diğer metabolik kaynaklı nöbetlerde kullanım için uygun

değildir.

Epilepsili hastalarda fenitoin status epileptikus oluşumunu da içeren nöbet sıklıklarını

hızlandırabileceğinden

aniden

kesilmemelidir.

Hekim

dozun

azaltılmasını,

ilacın

kesilmesini ya da yerine alternatif antiepileptik ilaç verilmesini uygun görüyorsa bunun

aşamalı

olarak

yapılması

gerekir.

Ancak,

alerjik

reaksiyon

aşırı

duyarlılık

reaksiyonu durumunda hızla alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekebilir. Bu durumda

alternatif tedavi hidantoin kimyasal sınıfında olmayan bir antikonvülzan ilaç olmalıdır.

Fenitoin verilmiş olan bireylerin küçük bir bölümünde ilacı yavaş metabolize ettikleri

gösterilmiştir. Yavaş metabolizma enzim etkinliğinin sınırlı oluşuna, indüksiyon eksikliğine

bağlı olabilir ve genetik faktörlerle (polimorfizm) belirlendiği anlaşılmaktadır.

Kronik alkol kullanımı serum düzeylerini düşürebilirken, akut alkol kullanımı fenitoinin

serum düzeylerini yükseltebilir.

Serbest fenitoinin artmış fraksiyonu nedeniyle renal veya hepatik hastalığı olan ya da

hipoalbuminemi görülen hastalarda; total fenitoin plazma konsantrasyonu yorumlaması

dikkatle yapılmalıdır. Hiperbilirubinemi olan hastalarda fenitoinin serbest konsantrasyonu

yükselmiş olabilir. Bu hasta populasyonlarında serbest fenitoin konsantrasyonu daha faydalı

olabilir.

John’s

wort

Hypericum

perforatum

içeren

bitkisel

preparatlar,

plazma

konsantrasyonlarında azalma riskinden dolayı ve fenitoinin klinik etkisini azaltacağından

fenitoin alırken kullanılmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.5).

Fenitoin

absans

miyoklonik

nöbetlere

zemin

hazırlayabilir

nöbetleri

kötüleştirebilir.

İntihar:

Çeşitli

endikasyonlarda

antiepileptik

ilaç

kullanan

hastalarda

intihar

düşüncesi

davranışları bildirilmiştir. Antiepileptik ilaçlar ile yapılmış randomize plasebo kontrollü bir

meta analiz çalışmasında, intihar düşüncesi ve davranışlarında ufak bir artış görülmüştür.

Fenitoin

için

muhtemel

risk

bilinmemekte

olup,

mevcut

veriler

intihar

düşünce

davranışlarında artış ile ilgili riski dışlamamaktadır. Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

davranışı

açısından

yakından

izlenmelidir.

İntihar

düşüncesi

davranışı

ortaya

çıktığında, hasta ve hasta yakınının tıbbi destek alması önerilmelidir.

Hipersensitivite

Sendrom

HSS/

Eozinofili

birlikte

ilaç

döküntüsü

Sistemik

Semptomlar (HSS/DRESS)

Hipersensitivite sendromu (HSS) veya eozinofil ile birlikte ilaç döküntüsü ve sistemik

semptomlar (DRESS) fenitoinin de dahil olduğu antikonvülzan ilaç alan bazı hastalarda

bildirilmiştir. Bu olayların bazıları ölümcül veya hayatı tehdit edici boyutta olmuştur.

HSS/DRESS

genellikle

ateş,

deride

kızarıklık,

lenfadenopati

ortaya

çıkar.

Fakat

belirtileri

sadece

bunlarla

sınırlı

değildir.

Hepatit,

nefrit,

hematolojik

anormallikler,

miyokardit, miyozit veya pnömoni gibi diğer organ sistemi tutulumu ile birlikte görülür.

Başlangıç semptomları akut viral enfeksiyonu çağrıştırır. Diğer yaygın belirtileri artralji,

sarılık,

hepatomegali,

lökositoz

eozinofilidir.

Mekanizma

bilinmemektedir.

İlk

ilaç

maruziyeti ile belirtiler arasında geçen zaman genellikle 2-4 haftadır fakat antikonvülzan

alan bireylerde 3 veya daha fazla ay sonra rapor edilmiştir. Bu bulgu ve belirtiler ortaya

çıkarsa

hasta

hemen

değerlendirilmelidir.

Bulgu

belirtiler

için

alternatif

neden

belirlenemez ise fenitoin hemen bırakılmalıdır.

Siyahi

hastalar,

daha

önceden

sendromu

yaşamış

(fenitoin

veya

diğer

başka

antikonvülzan ilaç ile) hastalar, ailesinde bu sendrom öyküsü olan hastalar ve bağışıklık

sistemi baskılanmış olan hastalar HSS/DRESS gelişimi konusunda risk altındadırlar.

Ciddi deri reaksiyonları

EPANUTIN kullanımı ile Stevens-Johnson Sendrom (SJS) ve toksik epidermal nekroliz

(TEN) gibi hayatı tehdit edici deri reaksiyonları bildirilmiştir. Ciddi deri reaksiyonları uyarı

olmadığı halde oluşabiliyor olsa bile, hastalar HSS/DRESS belirti ve bulgularına (Bkz.

Bölüm

4.4-

HSS/DRESS)

döküntü

oluşma

ihtimaline

karşı

uyarılmalı

cilt

reaksiyonları açısından yakından izlenmelidir. Hastalar herhangi bir bulgu ve belirti ile

karşılaştıklarında doktorlarından hemen yardım almalıdırlar. SJS ve TEN’in en yüksek

görülme riski tedavinin ilk haftasıdır.

SJS ve TEN bulgu ve belirtileri (örn. su dolu kabarcık veya mukozal lezyon ile seyreden

ilerleyen deri döküntüsü) varsa EPANUTIN bırakılmalıdır. SJS ve TEN kontrolünde en iyi

sonuçlar erken teşhis ve şüpheli ilacın hemen bırakılması ile elde edilmiştir. İlacı erken

bırakma, daha iyi bir prognoz ile ilişkilidir. Eğer hastada EPANUTIN kullanımı ile SJS ve

TEN geliştiyse bu hastalarda hiçbir zaman tekrar EPANUTIN’e başlanmamalıdır.

Döküntü

daha

hafif

tipteyse

(kızamık benzeri ya da skarlatiniform) döküntü tümüyle

kaybolduktan sonra tedaviye geri dönülebilir. Tedaviye tekrar başladıktan sonra döküntü

yeniden ortaya çıkarsa bir daha fenitoin tedavisi uygulanması kontrendikedir. Fenitoin ile

görülebilen

ciddi

deri

reaksiyonları

diğer

hipersensitivite

reaksiyonları

riski

siyahi

hastalarda daha yüksek olabilir.

Çin ırkından olan hastalarda yapılmış olan çalışmalarda, diğer karbamazepin kullanan

hastalarda kalıtım yolu ile alınan HLA B geninin allelik varyantı olan HLA-B* 1502’nin

varlığı ve SJS/TEN geliştirme riski arasında güçlü bir bağlantı olduğu bulunmuştur.

Fenitoin dahil SJS/TEN ile ilgili ilaç kullanan Asya ırkından olan hastalarda HLA-B*

1502’nin

SJS/TEN’in

gelişmesi

için

risk

faktörü

olduğuna

dair

sınırlı

sayıda

kanıt

bulunmaktadır. HLA-B* 1502 pozitif olan hastalarda alternatif tedaviler eşit olarak mevcut

olmayacağından fenitoin dahil, SJS/TEN ile ilgili ilaç kullanımından kaçınırken gerekli

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

önem gösterilmelidir. Bu hastalarda HLA-B* 1502 pozitif olduğu biliniyorsa, fenitoinin

kullanımı faydalarının, risklerini aştığı durumlarda düşünülmelidir.

Kafkas ve Japon popülasyonunda HLA-B * 1502 aleli sıklığı son derece düşüktür ve bu

nedenle risk konusunda sonuca varmak mümkün değildir. Diğer etnik kökenlerde de risk

ilişkisi ile ilgili yeterli bilgi mevcut değildir.

Karaciğer hasarı

Fenitoinin biyotransformasyonu başlıca karaciğerde olur.

Toksik hepatit ve karaciğer hasarı bildirilmiştir ve ender olarak ölüme neden olabilir. Bu

nedenle, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda birikim ve toksisiteyi önlemek için

daha düşük dozlama gerekebilir.

Proteine bağlanmanın azaldığı yerlerde, üremi azaldığından total serum fenitoin seviyeleri

benzer

şekilde

düşürülecektir.

Bununla birlikte, farmakolojik olarak etkin serbest ilaç

konsantrasyonunun değişme ihtimali yoktur. Bu nedenle, bu koşullar altında terapötik

kontrol

total

fenitoin

seviyeleri

10-20 mg/L (40-80

mikromol/L)

olan

normal

oranın

altındaki düzeylerde elde edilir.

Fenitoin ile seyrek de olsa akut karaciğer yetmezliği vakaları da dahil akut hepatotoksisite

vakaları bildirilmiştir. Bu olaylar HSS/DRESS (Bkz Bölüm 4.4) ile ilişkilendirilmiş olup,

genellikle tedavinin ilk 2 ayı içinde ortaya çıkar. Karaciğer işlevi bozulmuş hastalar, yaşlı

hastalar ya da ciddi hastalık tablosundakilerde erken toksisite belirtileri ortaya çıkabilir.

Akut fenitoin hepatotoksisitesinin klinik seyri hızla iyileşmeden ölüme kadar uzanır. Akut

hepatotoksisiteli bu hastalarda fenitoin derhal kesilmeli ve bir daha kullanılmamalıdır.

Siyahi hastalarda hepatotoksisite ve diğer hipersensitivite reaksiyonlarının görülme riski

daha yüksek olabilir.

Merkezi Sinir Sistemine etkisi

Serum fenitoin düzeyleri optimal aralığın üstünde kalırsa “delirium”, “psikoz”, “serebral

atrofi” ya da “ensefalopati” olarak adlandırılan konfüzyon tabloları ya da ender olarak geri

dönüşsüz serebellum işlev bozukluğu meydana gelebilir. Bu nedenle, ilk akut toksisite

belirtisinde serumdaki ilaç düzeyinin belirlenmesi tavsiye edilir. Serum düzeyleri çok

yüksekse fenitoin tedavisinde dozun azaltılması gerekir; semptomlar devam ederse fenitoin

tedavisinin kesilmesi tavsiye edilir.

Hematopoetik etki

Fenitoin

kullanımı

ilişkili,

hematopoietik

komplikasyonlar

nadiren

bildirilmiştir;

bunların bazıları ölümcüldür. Trombositopeni, lökopeni, granülositopeni, agranülositoz,

kemik iliği baskılanmış olsun olmasın pansitopeni dahildir.

Fenitoin ile benign lenf düğümü hiperplazisi, psödolenfoma, lenfoma ve Hodgkin hastalığı

dahil lenfadenopati (lokal ya da yaygın) gelişmesi arasında bir ilişki olduğunu düşündüren

bazı vakalar bildirilmiştir. Bir neden ve sonuç ilişkisi saptanmış olmasa da, lenfadenopati

meydana gelmesi bu tablonun başka lenf düğümü patolojisi tiplerinden ayırt edilmesi

gerektiğini

gösterir.

Lenf

düğümü

tutulumu,

serum

hastalığını

andıran

belirtiler

semptomlar (örn; ateş, döküntü, karaciğer tutulumu) ile birlikte ya da olmadan ortaya

çıkabilir. Bütün lenfadenopati vakalarında uzun bir süre gözlem yaparak takip gerekir ve

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

konvülsiyonların alternatif antikonvülzan ilaçlar ile kontrol altına alınabilmesi için gereken

her şey yapılmalıdır.

Makrositoz ve megaloblastik anemi meydana gelmiş olsa da, bu durumlar genellikle folik

asit tedavisine yanıt verir. Fenitoin tedavisine folik asit eklenirse konvülsiyon kontrolü

azalabilir.

Metabolik etki

Fenitoin ile porfiride alevlenme arasında bir bağlantı kuran izole vaka raporları göz önünde

tutulursa,

söz

konusu

hastalıktan

şikayetçi

hastalara

fenitoin

uygulanırken

dikkat

edilmelidir.

Porfiri ile fenitoin kullanımı ilişkilendirilmiş birkaç izole rapora göre, bu hastalığı olan

kişilerde bu ilacın kullanımında uyarı yapılmalıdır.

İlacın insülin salıverilmesi üzerindeki baskılayıcı etkisine bağlı hiperglisemi bildirilmiştir.

Ayrıca fenitoin diyabetli hastalarda serum glukoz düzeylerini de artırabilir.

Kas-İskelet sistemi etkisi

CYP450 enzim indükleyici olarak gösterilen fenitoin ve diğer antikolvülsanların Vitamin

’ün metabolizmasını artırarak indirek olarak kemik mineral metabolizmasını etkilediği

düşünülür. Bu, kronik olarak tedavi edilen epileptik hastalarda Vitamin D eksikliği veya

güneş

ışığına

maruz

kalmama,

raşitizm,

osteomalasi,

kemik

kırılması,

osteoporoz,

hipokalsemi ve hipofosfatemi riskinin yükselmesine neden olur.

Endokrin bozukluklar

Fenitoin kullanımı ile ilişkili sekonder hiperparatiroidizm bildirilmiştir.

Oral fenitoin formülasyonları kullanan hastalar için bilgi

Fenitoin, kan serumu folik asit seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Kan serum folat

konsantrasyonlarının her 6 ayda en az bir kez kontol edilmesi ve gerekiyorsa folik asit

takviyeleri verilmesi önerilir.

Fenitoin alan hastalara reçetelenen doz rejimine sıkıca uymanın önemi ve ilacı reçetelendiği

gibi oral yolla almalarını engelleyen bütün klinik tabloları (örn. ameliyat) hekimlerine

bildirmeleri söylenmelidir.

Hastalar hekimlerine danışmadan önce başka ilaçlar ya da alkollü içecekler almamaları

konusunda uyarılmalıdır.

Hastalara deride döküntü meydana gelirse hekimlerine danışmaları söylenmelidir.

Gingiva

hiperplazisi

komplikasyonlarının

gelişmesini

indirmek için iyi diş

bakımının önemi vurgulanmalıdır.

Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz

malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

İlaç Etkileşimleri

Fenitoin

serum

plazma

proteinlerine

kapsamlı

şekilde

bağlanır

kompetitif

değiştirmeye yatkındır. Fenitoin hepatik kromozom (CYP) P450 enzimleri olan CYP2C9 ve

CYP2C19 ile metabolize edilir ve doymalı metabolizmaya maruz kaldığı için özellikle

inhibitör

ilaç

etkileşimlerine

duyarlıdır.

Metabolizmanın

inhibisyonu

dolaşan

fenitoin

konsantrasyonunda belirgin bir artışa yol açabilir ve ilaç toksisitesi riskini arttırır.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

Fenitoin,

hepatik

ilaç

metabolizasyonundaki

enzimlerin

güçlü

uyarıcısıdır

enzimlerle metabolize edilen ilaçların seviyelerini düşürebilir.

Serum fenitoin düzeylerini artıran ya da azaltan ya da fenitoinin etkileyebileceği pek çok

ilaç

vardır.

Serum

fenitoin

konsantrasyonlarının

belirlenmesi

özellikle

olası

ilaç

etkileşimlerinden

şüphelenildiğinde

önem

taşır.

Çok

yaygın

meydana

gelen

ilaç

etkileşimleri aşağıda belirtilmiştir.

Fenitoin serum düzeylerini arttırabilecek ilaçlar

Tablo

fenitoin

serum

düzeylerini

potansiyel

olarak

artırabilecek

ilaç

sınıflarını

özetlemektedir.

TABLO 1

İlaç sınıfları

Her sınıftaki ilaçlar (örnek)

Alkol (akut kullanım)

Analjezik / antiinflamatuvar ajanlar

azapropazon

fenilbutazon

salisilatlar

Anestezikler

halotan

Antibakteriyel ajanlar

kloramfenikol

eritromisin

izoniazid

sülfadiazin

sülfametizol

sülfametoksazol-trimetoprim

sülfafenazol

sülfisoksazol

sülfonamidler

Antikonvülzanlar

felbamat

okskarbazepinsodyum valproat

süksinimidler

topiramat

Antifungal ajanlar

amfoterisin B

flukonazol

ketokonazol

mikonazol

itrakonazol

vorikonazol

Antineoplastik ajanlar

kapesitabin

florourasil

Benzodiazepinler / psikotrop ajanlar

klordiazepoksit

diazepam

disulfiram

metilfenidat

trazodon

viloksazin

Kalsiyum kanal blokörleri /

kardiyovasküler ajanlar

amiodaron

dikumarol

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

diltiazem

nifedipin

tiklopidin

HMG-CoA redüktaz inhibitörleri

fluvastatin

-antagonistleri

simetidin

Hormonlar

östrojenler

İmmunosupresan ilaçlar

takrolimus

Oral hipoglisemik ajanlar

tolbutamid

Proton pompa inhibitörleri

omeprazol

Serotonin geri alım inhibitörleri

fluoksetin

fluvoksamin

sertralin

Fenitoinin serum düzeylerini azaltabilecek ilaçlar

Tablo

Fenitoin

plazma

düzeylerini

potansiyel

olarak

azaltabilecek

ilaç

sınıflarını

özetlemektedir.

TABLO 2

İlaç sınıfları

Her sınıftaki ilaçlar (örnek)

Alkol (kronik kullanım)

Antibakteriyel ajanlar

rifampin

siprofloksazin

Antineoplastik ajanlar

bleomisin

karboplatin

sisplatin

doksorubisin

metotreksat

Antikonvülzanlar

vigabatrin

Antiülser ajanlar

sukralfat

Antiretroviraller

fosamprenevir

nelfinavir

ritonavir

Bronkodilatörler

teofilin

Kardiyovasküler ajanlar

rezerpin

Folik asit

folik asit

Hiperglisemik ajanlar

diazoksit

St. John’s wort

St. John’s wort (Sarı kantaron)

Fenitoinin serum düzeyleri St. John’s Wort (

Hypericum perforatum

) içeren bitkisel preparatlar ile

birlikte kullanıldığında azalabilir. Bu etkileşim, ilaç metabolize edici enzimlerin St. John’s Wort ile

indüklenmesinden dolayıdır. Bu nedenle, St. John’s Wort içeren bitkisel preparatlar fenitoin ile

birlikte kullanılmamalıdır. St. John’s Wort ile tedavi sona erdirildikten sonra indükleme etkisi en az

2 hafta devam edebilir. Eğer hastalar son zamanlarda St. John’s Wort aldıysa, antikonvülzan düzey

kontrol

edilmeli

John’s

Wort

kesilmelidir.

Antikonvülzan

düzeyler

John’s

Wort

kesildikten sonra artabilir. Antikonvülzan dozunun ayarlanması gerekebilir.

Fenitoinin serum düzeylerini artırabilen ya da azaltabilen ilaçlar

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

Tablo

Fenitoinin

serum

düzeylerini

artırabilen

azaltabilen

ilaç

sınıflarını

özetlemektedir.

TABLO 3

İlaç sınıfları

Her sınıftaki ilaç (örnek)

Antibakteriyel ajanlar

siprofloksasin

Antikonvülzanlar

karbamazepin

fenobarbital

sodyum valproat

valproik asit

Antineoplastik ajanlar

Psikotropik ajanlar

klordiazepoksit

diazepam

fenotiyazinler

Kandaki düzeyleri ve/veya etkileri fenitoin tarafından değiştirilebilecek ilaçlar

Tablo

Kandaki

düzeyleri

ve/veya

etkileri

fenitoin

tarafından

değiştirilebilecek

ilaç

sınıflarını özetlemektedir.

TABLO 4

İlaç sınıfları

Her sınıftaki ilaçlar (örnek)

Antibakteriyel ajanlar

doksisiklin

rifampin

tetrasiklin

Antikonvülzanlar

karbamazepin

lamotrijin

fenobarbital

sodyum valproat

valproik asit

Antifungal ajanlar

azoller

posakonazol

vorikonazol

Antihelmintik ajanlar

albendazol

prazikuantel

Antineoplastik ajanlar

tenipozid

Antiretroviraller

delavirdin*

efavirenz

fosamprenavir

indinavir

lopinavir/ritonavir

nelfinavir

ritonavir

sakinavir

Bronkodilatörler

teofilin

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

Kalsiyum kanal blokörleri /

kardiyovasküler ajanlar

dijitoksin

digoksin

meksiketin

nikardipin

nimodipin

nisoldipin

kinidin

verapamil

Kortikosteroidler

Kumarin antikoagülanlar

varfarin

Siklosporin

Diüretikler

furosemid

HMG-CoA reduktaz inhibitörleri

atorvastatin

fluvastatin

simvastatin

Hormonlar

östrojenler

oral kontraseptifler

Hiperglisemik ajanlar

diazoksit

İmmünsüpresan ajanlar

Nöromüsküler blok yapan ajanlar

alkuronyum

sisatrakuryum

pankuronyum

rokuronyum

vekuronyum

Opioid analjezikler

metadon

Oral hipoglisemik ajanlar

klorpropamid

glibürid

tolbutamid

Psikotropik ajanlar/Antidepresanlar

klozapin

ketiapin

paroksetin

sertralin

Vitamin D

vitamin D

*Fenitoinin

delavirdin

birlikte

uygulanması

durumunda,

fenitoin

enzim

indüksiyonunun delavirdin plazma konsantrasyonunu azaltma potansiyeli, virolojik yanıt

kaybı ve delavirdin veya nükleozid olmayan ters transkriptaz inhibitörlerine karşı muhtemel

direnç oluşturacağı nedeniyle fenitoinin delavirdin ile birlikte kullanımı kontrendikedir

(Bkz. Bölüm 4.3) .

Gerçek bir farmakokinetik etkileşim olmasa bile trisiklik antidepresanlar ve fenotiyazinlerin

birlikte kullanımı duyarlı hastalarda nöbetlere zemin hazırlayabilirler ve fenitoin dozunun

ayarlanması gerekebilir.

İlaç-laboratuvar testi etkileşimleri

Fenitoin,

muhtemelen

periferal

metabolizmanın

artması

sonucunda

total

serbest

tiroksinin serum düzeylerinde kısmen azalmaya neden olabilir. Bu değişiklikler klinik

olarak hipotiroidizme neden olmaz ve dolaşımdaki TSH düzeylerini etkilemez. Bu

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

nedenle fenitoin kullanan hastalarda hipotiroidizm tanısı için kullanılabilir. Fenitoin,

hipotiroidizmin tanısında kullanılan alım ve süpresyon testlerini etkilemez.

Ayrıca deksametazon ya da metirapon testlerinde değerlerin normalden düşük çıkmasına da

yol açabilir. Fenitoin serum glukoz, alkali fosfataz ve gama glutamil transpeptidaz (GGT)

düzeylerinin yükselmesine, kalsiyum ve folik asit serum düzeylerinin azalmasına neden

olabilir. Serum folat konsantrasyonlarının 6 ayda bir ölçülmesi ve gerekli ise folik asit

takviyelerinin verilmesi tavsiye edilir. Fenitoin kan kalsiyumu ve kan şekeri metabolizma

testlerini etkileyebilir.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınların,

uygun

doğum

kontrol

yöntemi

uygulama konusunda doktora danışmaları tavsiye edilir.

Gebelik dönemi

Fenitoin plasentaya geçmektedir.

EPANUTIN’in

hamilelerde

status

epileptikus

idamesinde

kullanılması

düşünülüyorsa

aşağıdaki bilgilerin risk yarar değerlendirilmesi için göz önünde tutulması gerekmektedir.

Status epileptikusun fetüs üzerine potansiyel yan etkisi, özellikle de hipoksi, mümkün olan

en kısa zamanda durumu kontrol altına almayı zorunlu kılar.

İnsanda ilaçların teratojenitesine ilişkin yeterli veri elde etmede organizmanın kendisinden

gelen metodolojik sorunları vardır. Genetik faktörler ya da epileptik durumun kendisi

doğum defektlerine yol açmada ilaç tedavisinden daha önemli olabilir.

Antikonvülzan ilaç kullanan annelerin büyük çoğunluğunun doğurduğu bebekler normaldir.

Status epileptikusa bağlı hipoksiye neden olma ve yaşamı tehdit etme ihtimalinin yüksek

olması

sebebiyle

ilacın

majör

konvülsiyonları

önlemek

için

uygulandığı

hastalarda

antikonvülzan ilaçların kesilmemesi önem taşır. Konvülsiyon şiddeti ve sıklığının ilacın

kesilmesinde hasta açısından ciddi bir tehdit yaratmayacağı bireysel vakalarda gebelikten

önce ve gebelik sırasında ilacın kesilmesi düşünülebilir; ancak minör konvülsiyonların bile

gelişmekte olan embriyo ya da fetüs açısından tehlike yaratmayacağı güvenle söylenemez.

Fenitoinin

sayıdaki

epilektik

hastanın

fetüsünde

konjenital

anormalliklere

sebep

olabildiğine dair bazı kanıtlar vardır. Bu sebeple doktor potansiyel yararın riskin önüne

geçtiğine karar vermediyse hamilelik sırasında özellikle hamileliğin erken dönemlerinde

kullanılacak ilk ilaç olarak fenitoin seçilmemelidir.

Fenitoin

başka

antikonvülzan

ilaçlar

kullanan

kadınların

çocuklarında

yarık

dudak/damak ve kalp malformasyonları gibi konjenital malformasyonların insidansında

artış bildirilmesine ek olarak güncel raporlarda fetal hidantoin sendromu da bildirilmiştir.

Bu sendromda fenitoin, barbitürat, alkol ya da trimetadion kullanan annelerin çocuklarında

prenatal büyüme geriliği, mikrosefali ve mental gerilik görülür. Ancak, bu özelliklerin tümü

birbiriyle

ilişkilidir

sıklıkla

başka

nedenlere

bağlı

intrauterin

büyüme

geriliğiyle

bağlantılıdır.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

Anneleri gebelik boyunca fenitoin kullanmış olan çocuklarda nöroblastom dahil izole

malignite vakaları bildirilmiştir.

Fenitoinin

emilimi

metabolizmasının

değişmesi

nedeniyle

hastaların

büyük

bölümünde gebelik sırasında konvülsiyon sıklığında artış görülür.

Epilepsili gebe bir hastanın tedavisinde gereken doz ayarlamasına yol gösterebilmesi için

serum

fenitoin

düzeylerinin

periyodik

olarak

ölçülmesi

özellikle

önem

taşır.

Ancak,

muhtemelen doğumdan sonra orijinal doza yeniden dönülmesi gerekecektir. Fenitoin alan

epilepsili

annelerin

doğurduğu

bebeklerde

saat

içinde

yenidoğan

pıhtılaşma

bozuklukları

bildirilmiştir.

Vitamin

K’nın

bozukluğu

önlediği

düzelttiği

gösterilmiştir

doğumdan

önce

anneye

doğumdan

sonra

yenidoğana

verilmesi

tavsiye edilir.

Fenitoin, sıçanlarda, farelerde ve tavşanlarda teratojeniktir.

Fenitoinin

gebelik

ve/veya

fetus/yenidoğan

üzerinde

zararlı

farmakolojik

etkileri

bulunmaktadır.

Fenitoin, oral yolla alınan doğum kontrol ilaçları ile etkileşime geçmektedir. Bu nedenle,

tedavi

süresince

tedavinin

ardından

hekiminizin

karar

vereceği

süre

boyunca)

hekiminiz tarafından önerilen alternatif, etkili ve güvenilir bir doğum kontrol yöntemi

uygulanmalıdır.

Laktasyon dönemi

Fenitoinin düşük konsantrasyonlarda anne sütüne geçtiği anlaşıldığından bu ilacı kullanan

kadınların bebeklerini emzirmesi tavsiye edilmez.

Üreme yeteneği/Fertilite

Mevcut değildir.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Bu ilaçların araç ve makine kullanımını etkilemediği bilinene kadar hastalara araba

kullanmamaları veya potansiyel olarak tehlikeli makineler işletmemeleri önerilmelidir.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Klinik çalışmaların toplu analizinde tedavi ile ilişkili olan istenmeyen etkiler aşağıdaki

kategorilere göre listelenmiştir:

Aşağıda, görülme sıklığı plaseboya göre daha yüksek olan tüm yan etkiler organ sistemi

ve sıklık (çok yaygın(≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila

<1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000); bilinmiyor (eldeki

verilerden hareketle tahmin edilemiyor) açısından listelenmiştir.

Aşağıda sıralanmış tüm yan etkiler için sıklık bilinmemektedir.

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Fenitoin

uygulanmasıyla

zaman

zaman

bazıları

ölümcül

olabilen

hemotopoetik

komplikasyonlar

bildirilmiştir.

Bunlardan

bazıları

trombositopeni,

lökopeni,

granülositopeni,

agranülositoz,

kemik

iliği

baskılanması

beraber

başına

seyreden pansitopeni ve anaplastik anemidir. Makrositoz ve megaloblastik anemi meydana

geldiğinde, bu durumlar genellikle folik asit tedavisine yanıt verir.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

Fenitoin ile tedavi esnasında sık sık kan sayımı yapılmalıdır.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Anafilaksi benzeri reaksiyon ve anafilaksi, aşırı duyarlılık sendromu, eozinofili ile birlikte

ilaç döküntüsü ve sistemik semptomlar (DRESS) meydana gelebilir ve bazen ölümcül

olabilir (semptromlar artralji, eozinofili, ateş, karaciğer disfonksiyonu, lenfodenopati veya

döküntü

olabilir).

Ayrıca

sistemik

lupus

eritematosus,

periarteritis

nodosa

immün

globülin anormallikleri de ortaya çıkabilir (Bkz. Bölüm 4.4).

Bir kaç bireysel vaka bildirimi siyahi hastalarda deride döküntü ve hepatotoksisite dahil

aşırı duyarlılık reaksiyonlarının insidansının, halen seyrek olsa da, artmış olabileceğini

düşündürmektedir.

Endokrin hastalıkları

Sekonder hiperparatiroidizm

Sinir sistemi hastalıkları

Fenitoin

tedavisinde en sık karşılaşılan belirtiler merkezi sinir sistemi ile ilgilidir ve

genellikle

dozla

ilişkilidir.

Bunlardan

bazıları

nistagmus,

ataksi,

konuşmada

güçlük,

koordinasyon azalması ve mental konfüzyondur. Serebral atrofi bildirilmiş olup genellikle

kandaki fenitoin seviyesinin arttığında ve/veya uzun süreli fenitoin kullanımında ortaya

çıkmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4).

Baş dönmesi, uykusuzluk, geçici sinirlilik, motor seğirmeler,

tat duyusu bozulması, baş ağrısı,

paraestezi, somnolans da gözlemlenmiştir.

Ayrıca seyrek de olsa, fenotiazin ve diğer nöroleptik ilaçların neden oldukları kore, distoni,

tremor ve asteriksise benzer fenitoine bağlı diskinezi bildirilmiştir. Ciddi fenitoin doz aşımı

ile ilişkili nadir geri dönüşümsüz serebral disfonksiyon raporlar mevcuttur. Uzun süreli

fenitoin

tedavisi

uygulanan

hastalarda

baskın

duyusal

periferik

polinöropati

gözlemlenmiştir.

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Pnömoni ve solunum durması da dahil olmak üzere solunum fonksiyonlarında değişiklikler

olabilir.

Gastrointestinal hastalıklar

Akut karaciğer yetmezliği, bulantı, kusma, kabızlık, toksik hepatit ve karaciğer hasarı (Bkz.

Bölüm 4.4).

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Skarlitiniform

veya

morbiliform

döküntüleri

içeren

bazen

ateşin

eşlik

ettiği

dermatolojik belirtiler. En sık morbiliform döküntü (kızamık benzeri) görülür, diğer tip

dermatitler daha seyrek görülür. Ölüme yol açabilecek daha ciddi diğer formlardan bazıları

büllöz, eksfolyatif ya da purpuralı dermatit, lupus eritematosus, Stevens-Johnson sendromu

ve toksik epidermal nekrolizdir (Bkz. Bölüm 4.4).

Kas – iskelet bozuklukları , bağ doku ve kemik hastalıkları

Poliartropati

,

yüz

hatlarında

kabalaşma,

dudaklarda

büyüme,

gingiva

hiperplazisi,

hirsutizm, hipertrikoz, Peyronie hastalığı ve Dupuytren kontraktür seyrek olarak olabilir.

Uzun dönem fenitoin tedavisi gören hastalarda, kemik mineral yoğunluğunda azalma,

osteopeni, osteoporoz ve kemikte kırılma bildirilmiştir. Fenitoinin, kemik metabolizması

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

üzerindeki etki mekanizması bilinmemektedir. Bununla birlikte, fenitoinin Vitamin D

metabolizmasını arttırarak dolaylı olarak kemik mineral metabolizmasını etkileyebilen

CYP450 enzimini indüklediği gösterilmiştir. Hipokalsemi, hipofosfatemi ve Vitamin D

metabolitlerinin

seviyesinde

azalma

gibi

diğer

kemik

metabolizma

bozuklukları

bildirilmiştir.

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

İnterstisyel nefrit

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Fenitoinin yetişkin ve pediyatrik hastalardaki advers olay profili genellikle benzerdir.

Gingiva hiperplazisi, oral hijyeni düşük pediyatrik hastalarda yetişkin hastalara oranla daha

sık bildirilmiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar

risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers

reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi’ne (TÜFAM) bildirmeleri gerekmektedir

(www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

Pediyatrik hastalarda letal doz bilinmemektedir. Yetişkinlerde letal dozun 2-5 gram

olduğu hesaplanmıştır. İlk semptomlar nistagmus, ataksi ve dizartridir. Diğer belirtiler

tremor, hiperfleksi, uyuklama, sersemlik, letarji, konuşmada güçlük, bulanık görme,

kusma ve bulantıdır. Hasta komaya girebilir, solunum depresyonu ve apneyi takiben kan

basıncı düşebilir. Ölüm, solunum ve dolaşımın baskılanmasına bağlıdır.

Toksisite

meydana

getirebilecek,

fenitoin

serum

düzeyleri

açısından

bireyler

arasında

belirgin farklılıklar vardır. Lateral bakışta oluşan nistagmus genellikle 20 mg/l’de ve ataksi

30 mg/l’de, dizartri ve letarji serum konsantrasyonu 40 mg/l’nin üstüne çıkınca ortaya çıkar,

ancak toksisite bulgusu olmadan 50 mg/l’lik bir konsantrasyona kadar çıkıldığı olmuştur.

Serum

konsantrasyonu

mg/l ‘a

ulaşacak şekilde

terapötik

dozun

katına

çıkıldığında tam iyileşme sağlandığı bildirilmiştir. Geri dönüşsüz serebral disfonksiyon ve

atrofi bildirilmiştir.

Tedavi

Bilinen bir antidot olmadığı için tedavi nonspesifiktir. Mideye alınmış ise, önceki 4 saat

mide boş olmalıdır. Öğürme refleksi yok ise solunum yolu desteklenmelidir. Merkezi sinir

sistemi, solunum ve kardiyovasküler baskılanma için oksijen ve solunum yolu desteği

gerekebilir.

Solunum

dolaşım

sistemlerinin

yeterliliği

dikkatle

gözlemlenmeli

gereken

destekleyici önlemler alınmalıdır. Fenitoin tümüyle plazma proteinlerine bağlanmadığı için

hemodiyaliz düşünülebilir. Pediyatrik hastalarda ağır entoksikasyon tedavisinde tam kan

değişimi uygulanmıştır. Akut doz aşımında alkol gibi başka MSS baskılayıcılarının varlığı

olasılığı akılda tutulmalıdır.

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Hidantoin türevi antiepileptik (Antikonvülzan)

ATC kodu: N03AB02

Fenitoin jeneralize konvulsif bozukluklarda değişik hayvan modellerinde etkindir, parsiyel

nöbetlerde oldukça etkindir fakat miyoklonik nöbetlerde kısmen etkisizdir.

Nöbet eşiğini arttırmak yerine eşiği stabilize eder ve nöbet deşarjının primer odağını

bozmak yerine nöbet aktivitesinin yayılmasını engeller.

Fenitoinin antikonvülzan etkisinin mekanizması tam olarak açığa kavuşmamıştır fakat olası

sorumlu etkiler aşağıdaki gibidir.

Sinaptik olmayan etki: Sodyum iletimini düşürerek aktif sodyum atılımını arttırmak,

tekrar eden alevlenmeyi engellemek ve post-tetanik potansiyasyonu azaltmak

Post-sinaptik aksiyon: GABA aracılı inhibisyonu arttırmak ve uyarıcı sinaptik iletimi

azaltmak

Pre-sinaptik

aksiyon:

Kalsiyum

girişini

azaltmak

nörotransmitterlerin

serbest

kalmasını engellemek

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Emilim:

Fenitoin,

oral

uygulamanın

ardından

ince

bağırsaktan

emilir.

Emilimin

gerçekte

tamamlandığını, lineer olmayan tekniklerle tahmin etmekle beraber çeşitli formülasyon

faktörleri

fenitoinin

biyoyararlanımını

etkileyebilir.

Fenitoin

emildikten

sonra

beyin

omurilik sıvısı (BOS) dahil vücut sıvısına dağılır. Dağılan miktarın 0.52 L/kg ile 1.19 L/kg

arasında olduğu tahmin edilmektedir ve yüksek derecede proteine bağlanır ( erişkinlerde

genellikle % 90 oranında).

Dağılım:

İnsanda fenitoinin plazma yarılanma süresi 7 ile 42 saat arasında olup, ortalama 22 saattir.

Tedaviye başladıktan sonra en az 7 - 10 gün sonra kararlı durum terapötik düzeylere ulaşılır.

Biyotransformasyon:

Fenitoin; karaciğerde doyurulabilir bir enzim sistemi tarafından hidroksillenir. Küçük artışlı

dozlamalar, terapötik konsantrasyonların üst sınırındaysa, serum seviyelerinde çok önemli

artışlar meydana getirebilir.

Eliminasyon:

Kararlı bir dozda tutulan çoğu hastada serumda sabit fenitoin düzeyleri sağlanır. Eşdeğer

dozlar uygulanan hastalar arasında fenitoin serum düzeyleri arasında büyük farklılıklar

olabilir. Serum düzeyleri alışılandan düşük olan hastalar tedaviye uyum sağlamıyor ya da

fenitoini çok yüksek oranda metabolize ediyor olabilir. Karaciğer hastalığı, konjenital enzim

eksikliği ya da fenitoinin metabolize edilmesine engel olan ilaçlarla etkileşim sonucunda

olağan

dışı

yüksek

düzeyler

görülür.

Dozun

standart

olmasına

karşın

fenitoin

serum

düzeylerinde büyük değişkenlik olan hastalarda güç bir klinik sorunla karşılaşılır. Bu

hastalarda serum düzeyinin belirlenmesi özellikle yararlı olabilir. Bunların belirlenmesi

gerekli

olduğundan,

tedaviye

başladıktan,

değiştirildikten,

rejime

başka

ilaç

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

eklendikten ya da çıkarıldıktan en az 7-10 gün sonra yapılmalıdır, böylece kararlı durum

sağlanmış olacaktır. Hastanın programlı bir sonraki dozundan hemen önce alınan taban

düzeyleri, klinik olarak etkili serum düzeyi aralığına ilişkin bilgi sağlar ve hastanın tedaviye

uyumunu doğrular. Beklenen doruk konsantrasyon zamanında alınan doruk ilaç düzeyleri

bireyin dozla ilişkili yan etkilerin ortaya çıkması eşiğini gösterir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Farmakokinetik ilişkiler

Nelfinavir tabletler (günde iki kez 1250 mg) ile fenitoin kapsülün (günde 300 mg) birlikte

kullanımı nelfinavirin plazma konsantrasyonunu değiştirmedi. Bununla birlikte, nelfinavirin

birlikte kullanımı fenitoin (total) ve serbest fenitoin EAA değerini sırasıyla %29 ve %28

azalttı.

Özel popülasyonlar

Renal ya da hepatik bozukluğu olan hastalar (Bkz. Bölüm 4.4)

Yaş: Fenitoin klirensi artan yaşla azalma eğilimindedir (70 yaş üzeri hastalarda 20-30 yaş

hastalara göre %20 azalma). Fenitoin dozlama gereksinimleri oldukça değişkendir ve

bireyselleştirilmelidir (Bkz. Bölüm 4.2)

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenez

Transplasental ve erişkin bir kanserojenlik çalışmada, fenitoin diyetle 30 ile 600 ppm doz

aralığında

fareye

2400

aralığında

sıçana

uygulandı.

Hepatoselüler tümörler, fareler ve sıçanlarda daha yüksek dozlarda artış gösterdi. Ek

araştırmalarda, 2 yıl boyunca beslenmelerinde farelere 10 mg/kg, 25 mg/kg veya 45

mg/kg ve sıçanlara 25 mg/kg, 50 mg/kg veya 100 mg/kg verildi. Farelerde hepatoselüler

tümörler 45 mg/kg dozlamada yükselmiştir. Sıçanlarda tümör insidansında herhangi bir

artış gözlenmemiştir. Bu kemirgen tümörleri, belirsiz klinik önem taşımaktadır.

Genetik toksisite çalışmaları, fenitoin'in

in vitro

bakterilerde veya memeli hücrelerde

mutajenik olmadığını göstermiştir. Fenitoin,

in vitro

koşullarda klastojeniktir ancak

in

vivo

değildir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz (hidrus)

Magnezyum stearat

Titanyum dioksit

Jelatin

Eritrosin

Kinolin sarısı

6.2.

Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3.

Raf ömrü

15 Mart 2006 ve 17 Temmuz 2006 tarihli Bakanlık talepleri/ Haziran 2005 tarihli PDR / 16 Kasım 2005 tarihli CD referans alınmıştır.

36 ay.

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25 ºC’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Aclar/ aluminyum folyo blister ambalajlarda 100 adet kapsül

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun

olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Pfızer İlaçları Ltd. Şti.

34347 Ortaköy-İSTANBUL

Tel : 0 212 310 70 00

Faks : 0 212 310 70 58

8.

RUHSAT NUMARASI

181/85

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 17.02.1997

Ruhsat yenileme tarihi: 17.02.2007

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

21-11-2018

Fresenius Kabi Issues Voluntary Nationwide Recall of Sodium Chloride Injection, USP, 0.9% Due to Product Labeling Incorrectly Stating Stoppers Do Not Contain Latex

Fresenius Kabi Issues Voluntary Nationwide Recall of Sodium Chloride Injection, USP, 0.9% Due to Product Labeling Incorrectly Stating Stoppers Do Not Contain Latex

Fresenius Kabi USA is voluntarily recalling 163 lots of Sodium Chloride Injection, USP, 0.9%, 10 mL fill in a 10 mL vial and Sodium Chloride Injection, USP, 0.9%, 20 mL fill in a 20 mL vial to the user level. The product insert states that stoppers for both the 10mL and the 20mL vials do not contain natural rubber latex; the tray label for the two vial sizes and the vial label for the 20mL vial also state that the stoppers do not contain latex. The product is being recalled because the stoppers contain n...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

15-11-2018

Safety and efficacy of Monimax® (monensin sodium and nicarbazin) for chickens for fattening and chickens reared for laying

Safety and efficacy of Monimax® (monensin sodium and nicarbazin) for chickens for fattening and chickens reared for laying

Published on: Wed, 14 Nov 2018 The coccidiostat Monimax® (monensin sodium and nicarbazin) is considered safe for chickens for fattening and chickens reared for laying at the highest use level of 50 mg monensin and 50 mg nicarbazin/kg complete feed. This conclusion is extended to chickens reared for laying. For both active substances, the metabolic pathways in the chicken are similar to those in the turkey and rat. Nicarbazin, when ingested, is rapidly split in its two components dinitrocarbanilide (DNC)...

Europe - EFSA - European Food Safety Authority Publications

9-11-2018

Safety assessment of the active substance polyacrylic acid, sodium salt, cross‐linked, for use in active food contact materials

Safety assessment of the active substance polyacrylic acid, sodium salt, cross‐linked, for use in active food contact materials

Published on: Thu, 08 Nov 2018 00:00:00 +0100 The EFSA Panel on Food Contact Materials, Enzymes and Processing Aids (CEP) assessed the safety of polyacrylic acid, sodium salt, cross‐linked, FCM substance No 1015, which is intended to be used as a liquid absorber in the packaging of fresh or frozen foods such as meat, poultry and seafood as well as fresh fruits and vegetables. Specific migration tests were not performed due to the high absorption of liquids by the substance. The Panel noted that if polya...

Europe - EFSA - European Food Safety Authority Publications

5-11-2018

Products containing metam-sodium: ANSES announces the withdrawal of marketing authorisations

Products containing metam-sodium: ANSES announces the withdrawal of marketing authorisations

Plant protection products containing metam-sodium are used in market gardening and horticulture to disinfect the soil. Following the substance's approval at European level, ANSES reassessed the dossiers and notified the industrial companies concerned of its intention to withdraw all marketing authorisations for metam-sodium products. ANSES is also taking this opportunity to reiterate the importance of phytopharmacovigilance and the requirement for professionals to report any adverse effects on humans or ...

France - Agence Nationale du Médicament Vétérinaire

18-9-2018

Peer review of the pesticide risk assessment of the active substance sodium hydrogen carbonate

Peer review of the pesticide risk assessment of the active substance sodium hydrogen carbonate

Published on: Fri, 14 Sep 2018 00:00:00 +0200 The conclusions of EFSA following the peer review of the initial risk assessments carried out by the competent authority of the rapporteur Member State Austria for the pesticide active substance sodium hydrogen carbonate are reported. The context of the peer review was that required by Regulation (EC) No 1107/2009 of the European Parliament and of the Council. The conclusions were reached on the basis of the evaluation of the representative use of sodium hyd...

Europe - EFSA - European Food Safety Authority Publications

7-9-2018

Camber Pharmaceuticals, Inc. Issues Voluntary Nationwide Recall of Montelukast Tablets USP, 10mg 30Ct. due to Product/Label Mix-Up

Camber Pharmaceuticals, Inc. Issues Voluntary Nationwide Recall of Montelukast Tablets USP, 10mg 30Ct. due to Product/Label Mix-Up

Camber Pharmaceuticals, Inc. is voluntarily recalling one single lot of Montelukast Sodium Tablets, USP 10mg, to the consumer level. This recall of one batch of Montelukast Sodium Tablets, USP 10mg, lot# MON17384 Exp. 12/31/2019, was prompted because a complaint of a sealed bottle labeled as Montelukast 10mg 30 ct found to contain 90 tablets of Losartan Potassium Tablets, USP 50mg

FDA - U.S. Food and Drug Administration

7-9-2018

SCA Pharmaceuticals LLC. Issues Voluntary Nationwide Recall of Furosemide 100 mg in 0.9% Sodium Chloride due to Presence of Precipitate

SCA Pharmaceuticals LLC. Issues Voluntary Nationwide Recall of Furosemide 100 mg in 0.9% Sodium Chloride due to Presence of Precipitate

, SCA Pharmaceuticals LLC (“SCA Pharma”) is voluntarily recalling 7 lots of the injectable product Furosemide 100 mg in 0.9% Sodium Chloride 100 mg bag to the consumer level. This product is being recalled for visible particulate matter believed to be furosemide precipitate.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

31-8-2018

FDA announces voluntary recall of Montelukast tablets by Camber Pharmaceuticals due to incorrect drug in bottles

FDA announces voluntary recall of Montelukast tablets by Camber Pharmaceuticals due to incorrect drug in bottles

FDA is warning the public about a voluntary recall of one lot of montelukast sodium tablets made by Camber Pharmaceuticals due to incorrect drug in bottles

FDA - U.S. Food and Drug Administration

29-8-2018

SGLT2(sodium-glucose cotransporter-2) Inhibitors for Diabetes: Drug Safety Communication - Regarding Rare Occurrences of a Serious Infection of the Genital Area

SGLT2(sodium-glucose cotransporter-2) Inhibitors for Diabetes: Drug Safety Communication - Regarding Rare Occurrences of a Serious Infection of the Genital Area

Requiring a new warning about this risk to be added to the prescribing information of all SGLT2 inhibitors and to the patient Medication Guide.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

31-7-2018

AuroMedics Pharma LLC Issues Voluntary Nationwide Recall of Piperacillin and Tazobactam for Injection 3.375 grams per vial, Due to Presence of Particulates Identified as Glass and Silicone Material

AuroMedics Pharma LLC Issues Voluntary Nationwide Recall of Piperacillin and Tazobactam for Injection 3.375 grams per vial, Due to Presence of Particulates Identified as Glass and Silicone Material

East Windsor, New Jersey, AuroMedics Pharma LLC is voluntarily recalling two lots of Piperacillin and Tazobactam for injection, USP 3.375 g (Piperacillin Sodium equivalent to 3 g of Piperacillin USP and Tazobactam Sodium equivalent to 0.375 g of Tazobactam USP. Each vial contains 7.05 mEq (162 mg) of Sodium) in a Single-Dose vial, to the hospital level. One vial from lot# PP0317012-A was found to contain particulate matter, identified as glass within the vial and another vial from lot# PP0317059-A was fo...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

18-7-2018

Sodium glucose co-transporter 2 inhibitors

Sodium glucose co-transporter 2 inhibitors

Safety advisory - diabetic ketoacidosis and surgical procedures

Therapeutic Goods Administration - Australia

25-5-2018

Orphan designation:  Treprostinil sodium,  for the: Treatment of chronic thromboembolic pulmonary hypertension

Orphan designation: Treprostinil sodium, for the: Treatment of chronic thromboembolic pulmonary hypertension

On 8 February 2013, orphan designation (EU/3/13/1103) was granted by the European Commission to SciPharm S.a.r.L, Luxembourg, for treprostinil sodium for the treatment of chronic thromboembolic pulmonary hypertension.

Europe - EMA - European Medicines Agency

24-6-2014

Focus on correct dose of Pro-Epanutin

Focus on correct dose of Pro-Epanutin

The Danish Health and Medicines Authority encourages hospitals to pay special attention to the risk of dose errors of the anticonvulsant medicine Pro-Epanutin.

Danish Medicines Agency

28-11-2018

PHEBURANE (Eurocept International BV)

PHEBURANE (Eurocept International BV)

PHEBURANE (Active substance: Sodium Phenylbutyrate) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)8043 of Wed, 28 Nov 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/2500/T/20

Europe -DG Health and Food Safety

26-9-2018

Kexxtone (Elanco GmbH)

Kexxtone (Elanco GmbH)

Kexxtone (Active substance: Monensin sodium) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)6324 of Wed, 26 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/V/C/2235/T/10

Europe -DG Health and Food Safety

24-9-2018

Inhixa (Techdow Europe AB)

Inhixa (Techdow Europe AB)

Inhixa (Active substance: enoxaparin sodium) - Centralised - Variation - Commission Decision (2018)6101 of Mon, 24 Sep 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4264/X/18, 26

Europe -DG Health and Food Safety

27-8-2018

Arixtra (Aspen Pharma Trading Limited)

Arixtra (Aspen Pharma Trading Limited)

Arixtra (Active substance: Fondaparinux sodium) - PSUSA - Modification - Commission Decision (2018)5708 of Mon, 27 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/403/PSUSA/1467-201712

Europe -DG Health and Food Safety

3-8-2018

Sodium oxybate

Sodium oxybate

Sodium oxybate (Active substance: Sodium oxybate) - Centralised - Art 28 - (PSUR - Commission Decision (2018)5381 of Fri, 03 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/PSUSA/10612/201710

Europe -DG Health and Food Safety

2-8-2018

EU/3/18/2043 (Dr Ulrich Granzer)

EU/3/18/2043 (Dr Ulrich Granzer)

EU/3/18/2043 (Active substance: Combination of carboplatin and sodium valproate) - Orphan designation - Commission Decision (2018)5275 of Thu, 02 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMA/OD/036/18

Europe -DG Health and Food Safety

11-7-2018

Fosavance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Fosavance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Fosavance (Active substance: Alendronate Sodium / Colecalciferol) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)4518 of Wed, 11 Jul 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/619/T/42

Europe -DG Health and Food Safety

10-7-2018

Adrovance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Adrovance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Adrovance (Active substance: Alendronate sodium / Colecalciferol) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)4477 of Tue, 10 Jul 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/759/T/39

Europe -DG Health and Food Safety

10-7-2018

Ammonaps (Swedish Orphan Biovitrum International AB)

Ammonaps (Swedish Orphan Biovitrum International AB)

Ammonaps (Active substance: Sodium phenylbutyrate) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)4483 of Tue, 10 Jul 2018

Europe -DG Health and Food Safety

5-7-2018

Withdrawn application:  Prohippur, sodium benzoate, Initial authorisation

Withdrawn application: Prohippur, sodium benzoate, Initial authorisation

Europe - EMA - European Medicines Agency

19-6-2018

Xyrem (UCB Pharma S.A.)

Xyrem (UCB Pharma S.A.)

Xyrem (Active substance: Sodium oxybate) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)3912 of Tue, 19 Jun 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/593/T/74

Europe -DG Health and Food Safety

1-6-2018

Valproate

Valproate

Valproate (Active substance: medicinal products containing substances related to valproate (sodium valproate, valproic acid, valproate semisodium, valpromide, valproate magnesium)) - Community Referrals - Art 31 - Commission Decision (2018)3623 of Fri, 01 Jun 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/A-31/1454

Europe -DG Health and Food Safety

28-3-2018

EU/3/17/1876 (FGK Representative Service GmbH)

EU/3/17/1876 (FGK Representative Service GmbH)

EU/3/17/1876 (Active substance: Sodium (1R,3R,4R,5S)-3-({2-N-acetylamino-2-deoxy-3-O-[(1S)-1-carboxylato-2-cyclohexylethyl]-beta-D-galactopyranosyl}oxy)-4-({6-deoxy-alpha-L-galactopyranosyl}oxy)-5-ethyl-cyclohexan-1-yl-(38-oxo-2,5,8,11,14,17,20,23,26,29,32,35-dodecaoxa-39-azahentetracontan-41-yl)carboxamide) - Transfer of orphan designation - Commission Decision (2018)2011 of Wed, 28 Mar 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMA/OD/010/17/T/01

Europe -DG Health and Food Safety

21-3-2018

EU/3/16/1711 (Akcea Therapeutics UK Ltd)

EU/3/16/1711 (Akcea Therapeutics UK Ltd)

EU/3/16/1711 (Active substance: Volanesorsen sodium) - Transfer of orphan designation - Commission Decision (2018)1822 of Wed, 21 Mar 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMA/OD/082/16/T/01

Europe -DG Health and Food Safety