ELEPSI

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • ELEPSI 100 MG 56 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • ELEPSI 100 MG 56 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • misol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699527090216
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 22-11-2016
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/16

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

ELEPSİ

200 mg film kaplı tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir film kaplı tablette;

Lakozamid

200 mg

Yardımcı maddeler:

Lesitin (soya)

0.35 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film-kaplı tablet.

Bikonveks, oval, mavi renkli, çentikli (eşit yarımlara bölünebilir) film kaplı tabletlerdir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

ELEPSİ

16 yaş ve üstündeki epilepsili hastalarda ikincil jeneralize olan veya olmayan

parsiyel başlangıçlı nöbetlerin tedavisinde ek tedavi olarak endikedir.

ELEPSİ

yaş

üstündeki

hastalarda

parsiyel

başlangıçlı

nöbetlerin

tedavisinde

monoterapi olarak endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli:

Pozoloji:

Monoterapi

ELEPSİ

için önerilen başlangıç dozu günde iki kez 100 mg’ dır (200 mg/gün); bu doz,

hastanın her hafta günde iki kez 50 mg’ lık artışlarla (100mg/gün), günde iki kez 150 mg ila

200 mg olan idame dozuna (300mg/gün ila 400 mg/gün) kadar arttırılmalıdır.

Halihazırda tek bir antiepileptik ilaç kullanmakta olan ve ELEPSİ

monoterapi tedavisine

geçecek hastalarda, günde iki kez 150 mg ila 200 mg’lık (300 mg/gün ila 400 mg/gün) terapötik

doz, eşzamanlı kullanılan antiepileptik ilacın kesilmesine başlanmadan önce en az 3 gün

boyunca devam ettirilmelidir. Eşzamanlı kullanılan antiepileptik ilacın en az 6 hafta boyunca

kademeli olarak kesilmesi önerilmektedir.

Ek tedavi

Önerilen başlangıç dozu günde iki kez 50 mg’ dır. Bu doz, bir hafta sonra günde iki kez 100

mg’ lık bir başlangıç terapötik doza arttırılmalıdır.

2/16

Hastanın bireysel yanıtı ve tolerabilitesine göre, idame dozu, haftada bir günde iki kez 50 mg’

lık artışlarla, maksimum önerilen 400 mg/gün’ lük (günde iki kez 200 mg) doza çıkartılabilir.

Yükleme dozu

Lakozamid tedavisi (monoterapi ile başlama, monoterapiye geçiş ve ek tedavi) ayrıca 200

mg’lık tek bir yükleme dozunu takiben yaklaşık 12 saat sonra günde 2 kez 100 mg’lık idame

rejimi

(200

mg/gün)

başlatılabilir.

Yükleme

dozu,

hekimin

kararlı

durum

konsantrasyonuna hızla ulaşılması ve terapötik etkinin temin edilmesinin gerektiğine karar

verdiği durumdaki hastalarda başlatılabilir. Yükleme dozu, tıbbi gözlem altında ve santral sinir

sistemi advers etki insidansının potansiyel olarak artma olasılığı göz önünde bulundurularak

uygulanmalıdır (bkz. Bölüm 4.8). Status epileptikus gibi akut durumlarda yükleme dozu

uygulaması çalışılmamıştır.

Tedavinin kesilmesi

Mevcut klinik uygulamalara göre, eğer ELEPSİ

ile tedavinin kesilmesi gerekiyorsa, bunun

kademeli yapılması önerilir (örneğin günlük dozun haftada bir 200 mg azaltılması).

Uygulama sıklığı ve süresi:

Günlük doz iki eşit doza bölünerek verilmelidir.

Uygulama şekli:

Oral yoldan uygulanır. ELEPSİ

, yemeklerle birlikte ya da ayrı alınabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği:

Hafif ve orta şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi > 30 ml/dak)

herhangi bir doz ayarlamasına gerek yoktur. Hafif veya orta şiddette böbrek yetmezliği olan

hastalarda 200 mg’lık yükleme dozu düşünülebilir ancak daha sonraki doz titrasyonu (günlük

200 mg’dan fazla) dikkatle uygulanmalıdır. Ağır böbrek yetmezliği olan (kreatinin klerensi ≤

30 ml/dak) ve son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda 250 mg/gün’lük bir maksimum

idame dozu önerilir. Bu hastalarda doz titrasyonu dikkatli yapılmalıdır. Eğer yükleme dozu

gerekliyse, 100 mg’lık başlangıç dozu ve bunu takiben ilk hafta için günde 2 kez 50 mg’lık doz

rejimi kullanılmalıdır.

Hemodiyaliz gerektiren hastalarda, hemodiyaliz bitiminden sonra, doğrudan, bölünmüş günlük

dozun %50’ sine kadar bir ek doz önerilir.

Son dönem böbrek yetmezliği olan hastaların tedavisi, klinik deneyimin az olması ve bir

metabolitin

(bilinen

farmakolojik

aktivitesi

olmayan)

birikmesi

sebebi

dikkatle

yapılmalıdır.

Karaciğer yetmezliği:

Hafif – orta şiddette karaciğer yetmezliği olan hastalarda herhangi bir doz ayarlanmasına gerek

yoktur. Bu hastalarda doz titrasyonu, böbrek yetmezliğinin eşlik etmesi göz önüne alınarak

dikkatle

yapılmalıdır. 200

mg’lık

yükleme

dozu

düşünülebilir

ancak

daha

sonraki

3/16

titrasyonu (günlük 200 mg’dan fazla) dikkatle uygulanmalıdır. Lakozamidin farmakokinetiği

ağır karaciğer yetmezliği olan hastalarda değerlendirilmemiştir (bkz. Bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon:

16 yaşın altındaki popülasyonda güvenlilik ve etkililik ile ilgili verilerin olmaması nedeniyle

ELEPSİ

’nin çocuk ve ergenlerde kullanılması önerilmez.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda, dozun azaltılmasına gerek yoktur.

Epilepsili yaşlı hastalarda, lakozamid ile deneyim sınırlıdır. Yaşlı hastalarda, yaşla birlikte

azalan renal klerens ve eğri altında kalan alan (EAA) düzeylerinde artış dikkate alınmalıdır

(bkz. bölüm “Böbrek yetmezliği” ve Bölüm 5.2).

4.3. Kontrendikasyonlar

ELEPSİ

- Etkin madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda,

Bilinen

ikinci

veya

üçüncü

derece

atriyoventriküler

(AV)

bloğu

olan

hastalarda

kontrendikedir.

ELEPSİ

, lesitin (soya) ihtiva eder. Fıstık ya da soyaya alerjisi olan hastalar bu tıbbi ürünü

kullanmamalıdır.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Sersemlik hissi:

ELEPSİ

ile tedaviye sersemlik hissi eşlik edebilir, bu da kazara yaralanma veya düşmelerin

oluşmasını arttırabilir.

Bu nedenle, hastaların, tedavinin potansiyel etkilerine alışıncaya dek dikkat etmeleri önerilir

(bkz. Bölüm 4.8).

Kardiyak ritim ve iletim:

Klinik çalışmalarda, lakozamid

ile PR aralığında uzamalar gözlemlenmiştir.

ELEPSİ

, bilinen ileti problemleri veya miyokart enfarktüsü veya kalp yetmezliği gibi ağır

kardiyak

hastalığı

olan

hastalarda

dikkatle

kullanılmalıdır.

Yaşlı

hastalarda

kardiyak

hastalıkların görülme riski artabileceğinden bu hastaları tedavi ederken veya PR uzamasına

eşlik ettiği bilinen ilaçlar ile birlikte ELEPSİ

kullanıldığında özellikle dikkat edilmelidir.

Pazarlama sonrası deneyimde ikinci derece veya daha yüksek derecede AV blok bildirilmiştir.

Epilepsi hastalarında lakozamidin plasebo-kontrollü çalışmalarında, atriyal fibrilasyon veya

çarpıntı bildirilmemiştir, ancak her ikisi de açık-etiketli epilepsi çalışmalarında ve pazarlama

sonrası deneyimde bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.8).

Hastalar ikinci-derece veya daha yüksek derecede AV blok (örn. yavaş veya düzensiz nabız,

bayılacak gibi hissetme) ve atriyal fibrilasyon ve çarpıntının belirtileri (örn. palpitasyonlar,

hızlı veya düzensiz nabız, nefesin kesilmesi) konusunda bilgilendirilmelidir. Hastalar, bu

belirtiler meydana geldiği zaman tıbbi açıdan tavsiye almaları konusunda bilgilendirilmelidir.

İntihar düşüncesi ve davranışı:

Birçok endikasyon için antiepileptik ajanlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve

davranışı bildirilmiştir. Antiepileptik ilaçların randomize, plasebo kontrollü çalışmalarının bir

4/16

meta-analizi, intihar düşüncesi ve davranışı riskinde küçük bir artış olduğunu göstermiştir. Bu

riskin mekanizması bilinmemektedir ve mevcut veri, ELEPSİ

için artan bir risk olasılığını göz

ardı etmemektedir. Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi ve davranışı açısından yakından

izlenmelidir ve uygun tedavi verilmesi düşünülmelidir. İntihar düşüncesi ve davranışı ortaya

çıktığında hasta ve hasta yakınının tıbbi destek alması önerilmelidir (bkz. Bölüm 4.8).

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

ELEPSİ

, PR uzamasına eşlik ettiği bilinen tıbbi ürünler (örn. karbamazepin, lamotrijin,

pregabalin) ile ve sınıf I antiaritmik ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Bununla birlikte, lakozamid ile karbamazepin veya lamotrijinin birlikte kullanıldığı hastalarda

yapılan

klinik

çalışmaların

grup

analizinde

uzama

miktarında

artış

tespit

edilmemiştir.

İn vitro veriler:

Veriler genellikle lakozamidin düşük bir ilaç-ilaç etkileşim potansiyeline sahip olduğunu

göstermektedir.

İn

vitro

çalışmalar,

klinik

çalışmalarda

gözlemlenen

plazma

konsantrasyonlarındaki lakozamid ile CYP1A2, 2B6 ve 2C9 enzimlerinin indüklenmediğini ve

CYP1A1, 1A2, 2A6, 2B6, 2C8, 2C9, 2D6 ve 2E1’ in inhibe edilmediğini göstermiştir. Bir

in

vitro

çalışma, lakozamidin bağırsakta P-glikoprotein ile taşınmadığını göstermiştir.

İn vitro

veriler; CYP2C9, CYP2C19 ve CYP3A4’ün O-desmetil metabolitinin oluşumunu

katalizleyebildiğini göstermektedir.

İn vivo veriler:

Lakozamid

in vivo

olarak CYP2C19 ve CYP3A4 enzimlerini klinik açıdan anlamlı bir ölçüde

inhibe etmez veya indüklemez.

Lakozamid, midazolamın (CYP3A4 tarafından metabolize olan, 200 mg b.i.d lakozamid

verildiğinde) EAA’sını etkilememiştir ancak midazolamın C

maks

’ı biraz artmıştır (%30).

Lakozamid

omeprazolün (CYP2C19 ve 3A4 ile metabolize olan, 300 mg b.i.d lakozamid

verildiğinde) farmakokinetiğini etkilememiştir.

CYP2C19 inhibitörü omeprazol (40 mg q.d.) lakozamid maruziyetinde klinik açıdan anlamlı

bir değişikliğe neden olmamıştır. Bu nedenle CYP2C19 inhibitörlerinin sistemik lakozamid

maruziyetini klinik açıdan anlamlı ölçüde etkileyeceği beklenmez.

CYP2C9’un güçlü inhibitörleri (örn: flukonazol) ve CYP3A4’ün güçlü inhibitörleri (örn:

itrakonazol, ketokonazol, ritonavir, klaritromisin) ile eşzamanlı tedavi, lakozamid sistemik

maruziyetinde artışa neden olabileceğinden dikkat edilmesi önerilmektedir. Bu tür etkileşimler

in vivo

olarak tespit edilmemiştir ancak

in vitro

verilere bakıldığında olasılık mevcuttur.

Rifampisin veya St John’s wort (sarı kantaron,

Hypericum perforatum

) gibi kuvvetli enzim

indükleyicileri, ELEPSİ

’nin sistemik maruziyetini orta derecede azaltabilir. Bu nedenle, bu

enzim indükleyicileri ile tedavinin başlatılması veya sonlandırılması dikkatle yapılmalıdır.

Antiepileptik ilaçlar:

İlaç-ilaç

etkileşim

çalışmalarında

lakozamid,

karbamazepin

valproik

asidin

plazma

konsantrasyonlarını anlamlı ölçüde etkilememiştir ve lakozamid plazma konsantrasyonları

valproik

asitten

karbamazepinden

etkilenmemiştir.

popülasyon

farmakokinetik

analizinde, enzim indükleyicileri olarak bilinen diğer antiepileptik ilaçlar (değişik dozlarda

5/16

karbamazepin, fenitoin, fenobarbital) ile eşzamanlı tedavinin lakozamid’in genel sistemik

maruziyetini %25 azalttığı hesaplanmıştır.

Oral kontraseptifler:

Bir ilaç-ilaç

etkileşim

çalışmasında, lakozamid

oral kontraseptifler etinilestradiol ve

levonorgestrel

arasında

klinik

açıdan

anlamlı

etkileşim

bulunmamıştır.

Progesteron

konsantrasyonları bu tıbbi ürünler ile birlikte uygulandığında etkilenmemiştir.

Diğer:

Etkileşim çalışmaları, lakozamidin digoksinin farmakokinetiği üzerine bir etkisinin olmadığını

lakozamid

metformin

arasında

klinik

olarak

anlamlı

etkileşim

olmadığını

göstermiştir.

Lakozamid

varfarinin

birlikte

kullanılması,

varfarinin

farmakokinetik

farmakodinamiğinde klinik olarak anlamlı bir değişikliğe yol açmamıştır.

ELEPSİ

’nin

alkol

etkileşimine

farmakokinetik

veri

bulunmamasına

rağmen

farmakodinamik etki dışlanamaz.

Lakozamidin proteine bağlanma oranı %15’ten düşüktür. Bu nedenle, protein bağlanma

bölgeleri için yarışan ilaçlarla klinik açıdan önemli bir etkileşim olmadığı düşünülmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler mevcut değildir.

Pediyatrik popülasyon:

Bölüm 4.2’ de “Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler” bölümüne

bakınız.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda ELEPSİ

ile tedavi öncesinde etkin doğum

kontrol yöntemi hekim tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Lakozamid

ile oral kontraseptifler etinilestradiol ve levonorgestrel arasında klinik açıdan

anlamlı bir etkileşim bulunmadığı klinik çalışmalar ile gösterilmiştir (bkz. Bölüm 4.5).

Tüm antiepileptik ilaçlar için, epilepsi tedavisi gören kadınların çocuklarında malformasyon

prevalansı, genel popülasyondaki yaklaşık %3 olan orandan 2-3 kat daha yüksektir. Tedavi

edilen popülasyonda, politerapi ile malformasyonlarda bir artış gösterilmiştir, ancak bu artışta

tedavinin ve/veya hastalığın ne kadar sorumlu olduğu aydınlatılmamıştır.

Hastalığın şiddetlenmesi hem anneye hem fetusa zarar verebileceğinden gebelik sırasında etkili

anti-epileptik terapi kesilmemelidir.

Gebelik dönemi

ELEPSİ

’nin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir. Hayvanlar

üzerinde

yapılan

araştırmalar,

sıçanlarda

veya

tavşanlarda

herhangi

teratojenik

etki

6/16

göstermemiştir, fakat materno-toksik dozlarda sıçanlarda ve tavşanlarda embriyo-toksisite

gözlemlenmiştir

(bkz.

Bölüm

5.3).

İnsanlara

yönelik

potansiyel

risk

bilinmemektedir.

ELEPSİ

gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. (ELEPSİ

’nin anne için

olası yararları, fetus üzerindeki olası zararlarına göre üstünse kullanılabilir). Hasta, hamile

kaldığında veya hamilelik kararı alındığında doktorunu bilgilendirmesi gerektiği konusunda

uyarılmalıdır.

Laktasyon dönemi

ELEPSİ

’nin insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan

çalışmalar lakozamidin sütle atıldığını göstermektedir.

ELEPSİ

ile tedavi boyunca, tedbir amaçlı olarak emzirme kesilmelidir.

Üreme yeteneği / Fertilite

Hayvanlarda yapılan çalışmalarda, özellikle sıçanlarda erkek veya dişi üreme yeteneği veya

fertilitesi üzerine, insanlarda önerilen en yüksek doz plazma EAA’sının yaklaşık 2 katına çıkan

plazma maruziyeti (EAA) gösteren dozlarda, hiçbir advers etki gözlemlenmemiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

ELEPSİ

, araç ve makine kullanma yeteneğini hafif ila orta derecede etkileyebilir. ELEPSİ

tedavisine, sersemlik hissi veya bulanık görme eşlik etmiştir. Bu nedenle, bu tür aktiviteleri

gerçekleştirecek hastaların, ELEPSİ

’nin bu beceriler üzerindeki etkilerine alışana kadar araç

veya potansiyel tehlike yaratabilecek makine kullanmaları önerilmez.

4.8. İstenmeyen etkiler

Monoterapi geliştirme programı 425 hastayı içermiştir; bu hastaların 310’u 6 aydan fazla ve

254’ü 12 aydan fazla süreyle tedavi edilmiştir.

Monoterapi çalışmasında, 300 mg/gün ve 400 mg/gün önerilen dozlarda Lakozamid almak

üzere randomize edilen

hastaların %16’sı

advers

olay

nedeniyle çalışmadan

alınmıştır.

Tedavinin kesilmesine yol açan en yaygın advers reaksiyon (Lakozamid ile ≥%1) sersemlik

hissi olmuştur.

Bu çalışmada gözlemlenen advers reaksiyonlar genellikle ek tedavideki plasebo kontrollü

çalışmalarda gözlemlenen ve ilaca bağlı bulunan reaksiyonlara benzer olmuştur. Bir advers

reaksiyon

(insomnia),

≥%2

oranında

gözlenmiş

önceki

çalışmalarda

benzer

oranda

bildirilmemiştir. Bu advers reaksiyon ayrıca pazarlama sonrası deneyimlerde de gözlenmiştir.

Bu çalışma bir plasebo kontrol grubu içermediğinden, nedensellik belirlenememiştir.

Sersemlik hissi, baş ağrısı, bulantı, somnolans ve yorgunluk, Titrasyon Fazına kıyasla AEİ

Kesilme Fazı ve Monoterapi Fazı sırasında daha düşük insidanslarda bildirilmiştir.

Parsiyel başlangıçlı nöbeti olan 1308 hasta ile ek tedavide yapılan toplu plasebo-kontrollü

klinik çalışmaların analizine dayanarak, lakozamid’e randomize edilmiş hastaların toplam

%61.9’unda ve plaseboya randomize edilmiş hastaların %35.2’sinde en az 1 advers reaksiyon

bildirilmiştir.

ELEPSİ

tedavisi ile en sık bildirilen advers ilaç reaksiyonları, sersemlik hissi, baş ağrısı, çift

görme ve bulantıdır. Bunlar genel olarak hafif-orta şiddetlidir. Bazıları doza bağlıdır ve dozun

7/16

azaltılması

hafifletilebilir.

gastrointestinal

(GI)

sistem

ilgili

advers

ilaç

reaksiyonlarının sıklığı ve şiddeti genellikle zamanla azalır.

Tüm kontrollü çalışmalar üzerinden, lakozamid’e randomize edilen hastalar için advers

reaksiyonlar nedeniyle tedaviden kesilme oranı %12.2, plaseboya randomize edilen hastalar

için tedaviden kesilme oranı %1.6’dır. ELEPSİ

ile tedavinin kesilmesine yol açan en yaygın

advers ilaç reaksiyonu sersemlik hissidir.

Yükleme dozunu takiben, sersemlik hissi gibi santral sinir sistemi advers reaksiyonlarının

insidansında artış görülebilir.

Aşağıdaki

liste,

klinik

çalışmalarda

pazarlama

sonrası

deneyimde

bildirilen

advers

reaksiyonları göstermektedir.

Bu sıklıklar aşağıda tanımlanmıştır: Çok yaygın (≥ 1/10), yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10), yaygın

olmayan (≥ 1/1.000 ila <1/100), seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000) ve çok seyrek (<1/10.000),

bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

sıklık

grubundaki

istenmeyen

etkiler,

ciddiyet

derecesi

gittikçe

azalacak

şekilde

sıralanmıştır.

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Bilinmiyor:

- Agranülositoz

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan:

- İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonları

Bilinmiyor:

Eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS)

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın:

- Depresyon

- Konfüzyonel durum

- Uykusuzluk

Yaygın olmayan:

- Agresyon

- Ajitasyon

- Öfori ile belirgin ruh hali

- Psikotik bozukluk

- İntihar girişimi ve intihar düşüncesi

- Halüsinasyon

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın:

- Sersemlik hissi

- Baş ağrısı

8/16

Yaygın:

- Denge bozukluğu

- Koordinasyon anormalliği

- Hafıza bozukluğu

- Kognitif bozukluk

- Somnolans (Uyuklama)

- Tremor (Titreme)

- Nistagmus (Göz seğirmesi)

- Hipoestezi

- Dizartri

- Dikkat dağınıklığı

- Parestezi

Göz hastalıkları

Çok yaygın:

- Çift görme

Yaygın:

- Bulanık görme

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın:

- Vertigo

- Tinnitus (Kulak çınlaması)

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan:

- Atriyoventriküler blok

- Bradikardi

- Atriyal fibrilasyon

- Atriyal flutter

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygın:

- Bulantı

Yaygın:

- Kusma

- Konstipasyon (Kabızlık)

- Dispepsi (Hazımsızlık)

- Flatulans (Gaz)

- Ağız kuruluğu

- Diyare

Hepatobiliyer hastalıklar

Yaygın olmayan:

- Karaciğer fonksiyon testinde anormallik

9/16

Deri ve derialtı doku hastalıkları

Yaygın:

- Kaşıntı

- Döküntü

Yaygın olmayan:

- Anjiyoödem

- Ürtiker

Bilinmiyor:

- Stevens-Johnson sendromu

- Toksik epidermal nekroliz

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın:

- Kas spazmları

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın:

- Yürüyüş bozukluğu

- Asteni (Takatsizlik)

- Halsizlik

- İrritabilite

- Sarhoşluk hissi

Yaralanma, zehirlenme ve prosedüre ait komplikasyonlar

Yaygın:

- Düşme

- Cilt yaraları

- Kontüzyon

Pazarlama sonrası deneyimde raporlanan advers reaksiyonlardır.

Seçilmiş advers ilaç reaksiyonlarıyla ilgili açıklamalar:

ELEPSİ

kullanımına, PR aralığında doza bağlı artış eşlik eder. PR aralığının uzamasına eşlik

eden advers reaksiyonlar (örn. atriyoventriküler blok, senkop, bradikardi) meydana gelebilir.

Epilepsi hastalarında yapılan klinik çalışmada bildirilen birinci derece AV blok için insidans

oranları; yaygın olmayan şekilde 200 mg, 400 mg, 600 mg lakozamid

ve plasebo için sırasıyla,

%0.7, %0, %0.5 ve %0’dır.

Bu çalışmalarda, ikinci derece veya daha yüksek derece AV blok görülmemiştir. Ancak

pazarlama sonrası deneyimde lakozamid

tedavisi ile ilişkili ikinci ve üçüncü derece AV blok

vakaları bildirilmiştir.

Klinik çalışmalarda, senkop insidans oranı yaygın değildir ve lakozamid

ile tedavi edilen

epilepsili hastalar (%0.1) ile plasebo alan hastalar (%0.3) arasında farklılık göstermez.

10/16

Kısa

dönem

klinik

çalışmalarında,

atriyal

fibrilasyon

veya

atriyal

flutter

vakasına

rastlanmamıştır ancak her iki advers reaksiyon da açık etiketli epilepsi çalışmalarında ve

pazarlama sonrası deneyimde rapor edilmiştir.

Laboratuvar anormallikleri:

Lakozamid

ile yapılan kontrollü çalışmalarda eşzamanlı 1 ila 3 antiepileptik ilaç alan erişkin

hastalarda

karaciğer

fonksiyon

testlerinde

anormallikler

gözlenmiştir.

Lakozamid

alan

hastaların %0.7 (7/935)’sinde ve plasebo alan hastaların %0 (0/356)’ında ALT seviyelerinde

normal değerin 3 katı veya daha fazla artışlar meydana gelmiştir.

Çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları:

Bazı antiepileptik ajanlar ile tedavi edilen hastalarda çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları

(ayrıca eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu, DRESS olarak bilinir)

bildirilmiştir. Bu reaksiyonların ortaya çıkış şekilleri değişkendir ancak tipik olarak ateş ve

döküntü ile kendini gösterir ve farklı organ sistemlerinin dahil olması ile ilişkilendirilir. Eğer

çoklu

organ

aşırı

duyarlılık

reaksiyonundan

şüpheleniliyor

lakozamid

tedavi

kesilmelidir.

Pediyatrik popülasyon

Advers reaksiyonların 16-18 yaş aralığındaki ergenlerdeki sıklığı, tipi ve şiddetinin erişkinler

aynı

olması

beklenir.

yaşın

altındaki

çocuklarda

lakozamidin

güvenliliği

gösterilmemiştir. Mevcut veri bulunmamaktadır.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Semptomlar

Klinik Araştırmalarda

Terapötik düzeyin üzerinde doza maruz kalmış hastalarda gelişen advers olayların tipleri,

lakozamid’i önerilen dozlarda kullanan hastalarınkinden klinik olarak farklı değildir. 1200

mg/gün’lük dozları takiben santral sinir sistemi (sersemlik hissi vb.) ve gastrointestinal sistem

(bulantı, kusma vb.) ile ilişkili belirtiler gözlenmiştir ve doz ayarlamaları ile düzelmiştir.

Lakozamid için bildirilen en yüksek doz aşımı, diğer çoklu antiepileptik ilaçların toksik

dozlarıyla aynı anda alınan 12,000 mg’dır. Denek başlangıçta AV blok ile koma halindedir,

ardından kalıcı bir sekel olmaksızın tamamen iyileşmiştir.

Pazarlama sonrası deneyim

1000 mg ila 12000 mg aralığında değişen akut tek doz aşımını takiben, nöbetler (jeneralize

tonik-klonik nöbetler, status epileptikus) ve kardiyak iletim bozuklukları gözlemlenmiştir.

Kardiyovasküler risk faktörleri taşıyan bir hastada, 7,000 mg’lık akut lakozamid doz aşımını

takiben, kardiyak iletim bozuklukları ve ölümcül kalp durması raporlanmıştır.

Tedavi

ELEPSİ

ile doz aşımı için spesifik bir antidot yoktur. ELEPSİ

doz aşımının tedavisi genel

destekleyici önlemleri ve eğer gerekirse hemodiyalizi içermelidir (bkz. Bölüm 5.2).

11/16

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Antiepileptikler ve antikonvülzanlar

ATC kodu: N03AX18

Aktif madde lakozamid (R-2-asetamido-N-benzil-3-metoksipropionamid), fonksiyonelize bir

amino asittir.

Etki mekanizması:

Lakozamidin insanlardaki antiepileptik etkileri ile ilgili etki mekanizması henüz tam olarak

açıklanamamaktadır.

İn vitro

elektrofizyolojik çalışmalar, lakozamidin, seçici olarak voltaj-

kapılı sodyum kanallarının yavaş inaktivasyonunu arttırdığını göstermiştir, bunun sonucu

olarak yüksek derece uyarılabilir nöronal membranların stabilizasyonu meydana gelir.

Farmakodinamik etkiler:

Lakozamid, parsiyel ve primer jeneralize nöbetler için, geniş bir hayvan modeli aralığında,

nöbetlere karşı koruma göstermiştir ve nöronal ateşlenme gelişimini geciktirmiştir.

Klinik

olmayan

deneylerde,

levetirasetam,

karbamazepin,

fenitoin,

valproat,

lamotrijin,

topiramat veya gabapentin ile kombinasyonda lakozamid sinerjistik veya aditif antikonvülsan

etkiler göstermiştir.

Klinik etkililik ve güvenlilik:

Lakozamidin

monoterapi

olarak

etkililiği,

parsiyel

başlangıçlı

nöbetleri

olan

yaşlarındaki 425 hastayı içeren geçmiş-kontrollü, çok merkezli bir randomize çalışmada

belirlenmiştir. Bu çalışmaya dahil olabilmeleri için hastaların piyasada bulunan 1 veya 2

antiepileptik ilacı sabit dozlarda kullanıyor olması gerekmiştir. Bu tedavi, 8 haftalık başlangıç

dönemiyle devam etmiştir. Çalışmada kalmak için hastaların 8 haftalık başlangıç dönemi

sırasında, 28 günde en az 2 parsiyel başlangıçlı nöbet geçirmesi gerekmiştir. Başlangıç

dönemini 3 haftalık titrasyon dönemi izlemiş, bu dönemde devam eden antiepileptik tedavi

rejimine lakozamid eklenmiştir. Bunu, 16 haftalık idame dönemi izlemiştir (yani arka plan

antiepileptik ilaçlar için 6 haftalık kesilme dönemi ve ardından 10 haftalık monoterapi dönemi).

Hastalar, lakozamid 400 mg/gün veya lakozamid 300 mg/gün almak üzere 3:1 oranında

randomize edilmiştir. Tedavi atamaları körleştirilmiştir. Tedaviye yanıt; idame fazı sırasında

çalışmadan ayrılma kriterlerine uyan hastaların sayısı ile geçmiş kontrollerin karşılaştırılması

temelinde

belirlenmiştir.

Geçmiş

kontrol;

antiepileptik

ilacın

sub-terapötik

dozunun

kullanıldığı benzer tasarıma sahip 8 çalışmaya ait kontrol gruplarının toplu analizinden

oluşmuştur. Lakozamid alan hastalarda çalışmadan ayrılma kriterlerine uyan hastaların yüzdesi

için 2 yönlü %95 güven aralığı üst limitinin, geçmiş kontrol verilerinden elde edilen %65’lik

düşük %95 tahmin limiti altında kalması durumunda geçmiş kontrole göre istatistiksel

üstünlüğün gösterildiği kabul edilmiştir.

Çalışmadan ayrılma kriterleri aşağıdakilerin bir veya daha fazlasını içermiştir: (1) herhangi bir

ardışık 28 gün boyunca, ortalama aylık nöbet sıklığının iki katına çıkması, (2) en yüksek ardışık

2 günlük nöbet sıklığının iki katına çıkması, (3) tek jeneralize tonik-klonik nöbet oluşması, (4)

genel nöbet süresi, sıklığı, tipi veya düzeninde, araştırmacıya göre çalışmanın kesilmesini

gerektiren klinik anlamlı uzama veya kötüleşme, (5) status epileptikus veya yeni

başlangıçlı

seri/küme

nöbetler.

Çalışma

popülasyonunun

profili,

geçmiş

kontrol

popülasyonuna benzer olmuştur.

12/16

Lakozamid 400 mg/gün grubunda, en az 1 çalışmadan ayrılma kriterine uyan hastaların tahmini

yüzdesi %30 (%95 GA: %25, %36) olmuştur. 2 yönlü %95 GA (%36) üst limiti; geçmiş

kontrol verilerinden elde edilen %65’lik eşik değerin altında bulunmuş ve böylece önceden

belirlenen etkililik kriterini karşılamıştır. Lakozamid 300 mg/gün dozu da önceden belirlenen

etkililik kriterini karşılamıştır.

Lakozamid’in ek tedavi olarak etkililiği önerilen dozlarda (200 mg/gün, 400 mg/gün) 3 çok

merkezli, randomize, plasebo kontrollü klinik çalışmada, 12 haftalık idame periyodu ile birlikte

ispatlanmıştır.

Kontrollü ek tedavi çalışmalarında, lakozamid’in 600 mg/gün dozunun, 400 mg/gün doz ile

benzer etkililik göstermesine rağmen SSS ve gastrointestinal-ilişkili advers reaksiyonlardan

dolayı hastaların bu dozu daha az tolere edebiliyor gibi olduğu gözükmektedir. Bu nedenle,

lakozamid

600 mg/gün dozunda önerilmemektedir. Önerilen en yüksek doz 400 mg/gün’dür.

Bu çalışmalar, ortalama 23 yıllık parsiyel başlangıçlı nöbet geçmişi olan 1308 hastayı dahil

ederek, ikincil olarak jeneralize olan veya olmayan kontrolsüz parsiyel başlangıçlı nöbetleri

olan hastalarda eşzamanlı olarak 1-3 antiepileptik ilaç ile uygulanan lakozamidin etkililiğini ve

güvenliliğini

değerlendirmek

için

tasarlanmıştır.

Genel

olarak

nöbet

frekansında

azalmaya sahip hastaların yüzdesi; plasebo, 200 mg/gün lakozamid, 400 mg/gün lakozamid

için sırasıyla %23, %34 ve %40’dır.

İ.V. lakozamidin yükleme dozunun farmakokinetiği ve güvenliliği çok merkezli, açık etiketli

bir çalışma ile belirlenmiştir. Bu çalışmada, 16-60 yaş arası erişkin parsiyel başlangıçlı nöbeti

olan hastalarda tek bir i.v. yükleme dozu (200 mg’ı içeren) ve ardından günde iki kez oral

dozlama (i.v. doza eşdeğer) ile uygulanan lakozamidin hızlı başlatılmasının güvenliliği ve

tolerabilitesi değerlendirilmiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Emilim:

Lakozamid oral uygulamadan sonra hızla ve tamamen absorbe olur. ELEPSİ

film kaplı

tabletlerin oral biyoyararlanımı, %100’e yakındır. Oral uygulamayı takiben, değişmemiş

lakozamidin plazma konsantrasyonu, hızla artar ve doruk plazma konsantrasyonuna (C

maks

) doz

uygulanmasından yaklaşık 0.5-4 saat sonra ulaşılır. ELEPSİ

film kaplı

tabletler ve oral şurup

biyoeşdeğerdir. Gıdalar emilim hız ve miktarını etkilemez.

Dağılım:

Dağılım hacmi yaklaşık olarak 0,6 L/kg’dır. Lakozamid, %15’ten daha az oranda plazma

proteinlerine bağlanır.

Biyotransformasyon :

Dozun %95’i idrarla ilaç ve metabolitler olarak atılır. Lakozamidin metabolizması tam olarak

tanımlanmamıştır. İdrarla atılan majör bileşikler, değişmemiş lakozamid (dozun yaklaşık

%40’ı) ve %30’dan azı O-desmetil metabolitidir.

Serin türevleri olarak bilinen polar bir fraksiyon idrarda yaklaşık %20’yi oluşturur, fakat bazı

deneklerin

plazmasında

sadece

küçük

miktarlarda

(%0-2)

saptanmıştır.

İdrarda

metabolitlerin ufak miktarları (%0.5-2) bulunmuştur.

13/16

İn vitro

veriler; CYP2C9, CYP2C19 ve CYP3A4’ün, O-desmetil metabolitinin oluşmasını

katalizleyebildiğini göstermektedir fakat asıl katkı sağlayan izoenzim

in vivo

olarak henüz

doğrulanmamıştır. Lakozamidin, yaygın metabolizörler (EM) (fonksiyonel bir CYP2C19’u

olan)

zayıf

metabolizörlerdeki

(PM)

(fonksiyonel

CYP2C19’u

olmayan)

farmakokinetiği kıyaslandığında lakozamid maruziyetinde klinik olarak anlamlı bir fark

gözlemlenmemiştir.

Ayrıca

omeprazol

(CYP

2C19-inhibitörü)

yapılan

etkileşim

çalışmasında lakozamidin plazma konsantrasyonlarında klinik olarak anlamlı bir değişiklik

olmadığı gösterilmiş, bu da bu yolağın öneminin çok az olduğunu göstermiştir. O-desmetil-

lakozamid

plazma

konsantrasyonu,

plazmadaki

lakozamid

konsantrasyonunun

yaklaşık

%15’idir. Major metabolitin bilinen bir farmakolojik aktivitesi bulunmamaktadır.

Eliminasyon:

Lakozamid, başlıca, renal atılım ve biyotransformasyon ile sistemik dolaşımdan elimine olur.

Radyoaktif

işaretli

lakozamidin

oral

intravenöz

uygulanmasından

sonra,

uygulanan

radyoaktivitenin yaklaşık %95’i idrarda, %0.5’ten azı dışkıda saptanır. Değişmemiş ilacın

eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 13 saattir. Farmakokinetiği dozla orantılı ve zaman

boyunca sabit, bireysel ya da bireyler arası değişkenliği düşüktür. Günde iki kez uygulamayı

takiben, 3 günlük bir periyod sonrası, kararlı durum plazma konsantrasyonlarına ulaşılır.

Plazma konsantrasyonu, yaklaşık 2’lik bir birikim faktörü ile artar.

200 mg’lık tek bir yükleme dozunun yaklaşık kararlı durum konsantrasyonları, günde iki kez

100 mg’lık oral uygulamayla elde edilene benzerdir.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Lakozamidin farmakokinetiği dozla orantılıdır ve bireyler arası ve birey içi değişkenliğin düşük

olması ile birlikte zaman boyunca sabittir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Yaş:

Geriyatrik popülasyon: 75 yaş üstü 4 hastayı içeren yaşlı erkek ve kadınların olduğu bir

çalışmada, genç erkeklere kıyasla EAA, bu gruplarda sırasıyla %30 ve %50 artmıştır. Bu

kısmen vücut ağırlığının düşmesine bağlıdır. Normalize edilen vücut ağırlığı farkı sırasıyla

%26 ve %23’dür. Ayrıca maruziyette artan bir değişkenlik gözlenmiştir.

Lakozamidin

renal

klerensi,

çalışmada

yaşlı

deneklerde

kısmen

azalmıştır.

Böbrek

fonksiyonunun azalmasına bağlı olmadığı sürece genel bir doz azaltılması gerekli görülmez

(bkz. Bölüm 4.2).

Cinsiyet:

Klinik çalışmalar; cinsiyetin, lakozamidin plazma konsantrasyonları üzerine klinik olarak

anlamlı bir etkisi olmadığını göstermektedir.

Böbrek yetmezliği:

Lakozamidin EAA’sı, sağlıklı deneklere kıyasla, hafif ve orta derecede böbrek yetmezliği olan

hastalarda yaklaşık %30, ağır böbrek yetmezliği olanlarda ve hemodiyaliz gerektiren son evre

böbrek yetmezliği olan hastalarda ise %60 artmıştır, C

maks

ise etkilenmemiştir.

Lakozamid, plazmadan hemodiyaliz ile etkili bir şekilde uzaklaştırılır. 4 saatlik bir hemodiyaliz

tedavisini takiben lakozamidin EAA’sı yaklaşık %50 azalır. Bu nedenle, hemodiyaliz sonrası

doz ilavesi önerilir (bkz. Bölüm 4.2). O-desmetil metaboliti maruziyeti, orta ila ağır böbrek

yetmezliği olan hastalarda birkaç kat artmıştır. Son evre böbrek yetmezliği olan hastalarda

hemodiyaliz yokluğunda, düzeyler artmış ve 24 saatlik örnekleme boyunca devamlı bir şekilde

14/16

yükselmiştir. Son evre böbrek yetmezliği olan deneklerde artan metabolit maruziyetinin advers

etkileri artırıp arttırmayacağı bilinmemektedir fakat metabolitin herhangi bir farmakolojik

aktivitesi tanımlanmamıştır.

Karaciğer yetmezliği:

Orta şiddette karaciğer yetmezliği olan deneklerde (Child-Pugh B), daha yüksek plazma

lakozamid konsantrasyonları (yaklaşık %50 daha yüksek EAA

norm

) görülmüştür. Bu daha

yüksek maruziyet, kısmen çalışılan deneklerde azalan renal fonksiyona bağlıdır. Çalışmadaki

hastalarda non-renal klerensteki azalmanın lakozamidin EAA’sında %20’lik bir artışa neden

olduğu hesaplanmıştır. Lakozamidin farmakokinetiği ağır karaciğer yetmezliği olanlarda

değerlendirilmemiştir (bkz. Bölüm 4.2).

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Toksisite çalışmalarında, elde edilen lakozamid plazma konsantrasyonları, insan maruziyetine

düşük veya var olmayan bir aralık bırakacak şekilde, hastalarda gözlenenlere benzer düzeyde

veya sadece hafif daha yüksektir.

Anestezi altındaki köpeklerde lakozamidin intravenöz uygulandığı bir güvenlik farmakoloji

çalışması ile, daha çok olası bir kardiyodepresan etkiye bağlı olarak, PR aralığında ve QRS

kompleks süresinde geçici uzamalar ve kan basıncında düşmeler gösterilmiştir. Bu geçici

değişiklikler

maksimum

önerilen

klinik

dozun

üstüne

çıkıldığında

görüldüğü

gibi

aynı

konsantrasyon aralığında başlamıştır. Anestezi altındaki köpek ve Sinomolgus maymunlarda,

15-60

mg/kg

intravenöz

dozlarında,

atriyal

ventriküler

iletimin

yavaşlaması,

atriyoventriküler blok ve atriyoventriküler disosiasyon görülmüştür.

Sıçanlarda tekrarlı doz toksisite çalışmalarında, klinik maruziyetin yaklaşık 3 katı dozunda

başlayarak hafif geri dönüşümlü karaciğer değişiklikleri gözlenmiştir. Bu değişiklikler; organ

ağırlığının

artması,

hepatositlerin

hipertrofisi,

karaciğer

enzimlerinin

serum

konsantrasyonlarında

artışlar

toplam

kolestrol

trigliseritlerde

artışları

içerir.

Hepatositlerin hipertrofisinden ayrı olarak başka histopatolojik değişiklik gözlenmemiştir.

Kemirgenler ve tavşanlardaki üreme ve gelişimsel toksisite çalışmalarında, sıçanlarda maternal

toksik dozlarda (beklenen klinik maruziyete benzer olarak sistemik maruziyet seviyelerine

tekabül eden) teratojenik etki görülmemiş fakat peripartum döneminde yavruların ölümünde

ve ölü doğan yavruların sayısında bir artış, canlı doğum büyüklüğünde ve yavruların vücut

ağırlığında hafif bir azalma gözlemlenmiştir. Daha yüksek maruziyet seviyeleri hayvanlarda

maternal toksisiteye bağlı olarak test edilmediğinden veriler, lakozamidin embriyofetotoksik

ve teratojenik potansiyelini tam olarak karakterize etmede yetersizdir.

Sıçanlardaki çalışmalar, lakozamid ve/veya metabolitlerinin plasenta bariyerini geçtiğini

göstermiştir.

15/16

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristalin selüloz

Hidroksipropil selüloz

Hidroksipropil selüloz (düşük sübstitüyeli)

Prosolv HD90

Krospovidon

Kolloidal silisyum dioksit

Magnezyum stearat

Polivinil alkol-part. hidroliz

Talk

Titanyum dioksit

Polietilenglikol

İndigo karmin alüminyum tuzu

Lesitin (soya)

6.2. Geçimsizlikler

Bulunmamaktadır.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

56 film kaplı tablet, PVC/PE/PVDC/Al folyo blister ambalajda, karton kutuda kullanma

talimatı ile birlikte ambalajlanır.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”’ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Santa Farma İlaç San. A.Ş.

Okmeydanı, Boruçiçeği Sok. No: 16

34382 Şişli- İSTANBUL

0212 220 64 00

0212 222 57 59

8. RUHSAT NUMARASI (LARI)

2016/85

16/16

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi:

16.02.2016

Ruhsat yenileme tarihi: ---

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ