EFEXOR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • EFEXOR XR 37,5 MG 14 MIKROPELLET KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • EFEXOR XR 37,5 MG 14 MIKROPELLET KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • Celexa

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699572170079
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

EFEXOR

XR 150 mg Mikropellet Kapsül

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her mikropellet kapsül uzatılmış salım formülasyonu 150 mg venlafaksine eşdeğer 169.7

mg venlafaksin HCl (hidroklorür tuzu) içerir.

Yardımcı madde(ler):

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Mikropellet kapsül. Opak, hafif gri renkte kapağı, opak şeftali tonunda gövdesi olan,

kırmızı mürekkeple kapakta “W” ve gövdede “37.5” baskılı, çapı yaklaşık 1 mm beyaz

ile kirli beyaz renkte kürecikler içeren # 3 sert jelatin kapsüldür.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

EFEXOR XR,

- Majör depresyonun tedavisinde,

Majör depresyonun nüksünün ve yeni episodların engellenmesinde,

Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) tedavisinde,

Sosyal fobi tedavisinde,

Agorafobi ile birlikte veya agorafobi olmaksızın görülen panik bozukluğu tedavisinde

endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Majör depresyonda tavsiye edilen başlangıç dozu günlük 75 mg EFEXOR XR’dır. 75

mg’lık günlük başlangıç dozuna cevap vermeyen hastalar, günde en fazla 375 mg’lık

dozdan yarar görebilirler. Yaygın anksiyete bozukluğunda tavsiye edilen başlangıç dozu

günlük 75 mg EFEXOR XR’dır. 75 mg’lık günlük başlangıç dozuna cevap vermeyen

hastalar, günde en fazla 225 mg’lık dozdan yarar görebilirler. Sosyal fobide tavsiye

edilen doz günlük 75 mg EFEXOR XR’dır. Daha yüksek dozların ilave yarar sağladığına

dair bir kanıt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 75 mg’lık günlük başlangıç dozuna

cevap vermeyen hastalarda dozun günde en fazla 225 mg’a çıkarılması düşünülebilir.

Panik bozukluğunda tavsiye edilen doz 7 gün, günde 1 kez 37.5 mg EFEXOR XR’dır.

Daha sonra doz günde 75 mg’a yükseltilmelidir. Günde 75 mg’lık doza cevap vermeyen

hastalar, günde en fazla 225 mg’lık dozdan yarar görebilirler.

Doz artışları yaklaşık 2 haftalık veya daha fazla aralıklarla yapılmalıdır, ancak 4 günden

kısa aralıklarla yapılmamalıdır.

Tedavi

hastada

ayrı

ayrı

(veya

hasta

bazında)

düzenli

olarak

tekrar

değerlendirilmelidir. En düşük etkin doz saptanarak tedaviye devam edilmelidir.

Uygulama şekli:

EFEXOR XR’ın yemek ile birlikte alınması tavsiye edilir. Her kapsül bütün olarak

sıvıyla

yutulmalıdır.

Kapsül

bölünmemeli,

ezilmemeli,

çiğnenmemeli

veya

suya

karıştırılmamalıdır. EFEXOR XR günde bir kez ve aşağı yukarı aynı saatlerde (sabah ya

da akşam) alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/karaciğer yetmezliği:

Böbrek ve/veya karaciğer yetmezliği olan hastaların düşük dozda venlafaksin almaları

gerekir.

Glomerüler filtrasyon hızı 30-70 ml/dakika olan hastalarda doz ayarlamasına gerek

olmamakla birlikte dikkatli olunmalıdır. Klirens hastadan hastaya değişebileceğinden

kişiye göre doz ayarlaması gerekebilir.

Hemodiyaliz gereken, glomerüler filtrasyon hızı <30 ml/dakika olan şiddetli böbrek

yetmezliği olan hastalarda doz %50 oranında azaltılmalıdır.

Hafif ile orta derecede karaciğer yetmezliği olan hastalarda venlafaksinin toplam günlük

dozu % 50 oranında azaltılmalıdır. Bazı hastalar için % 50’den fazla doz azaltılması

uygun olabilir. Klirens hastadan hastaya değişebileceğinden kişiye göre doz ayarlaması

gerekebilir.

Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda sınırlı veri mevcuttur. Dikkatli olunmalı ve

doz %50’den

fazla azaltılmalıdır. Şiddetli karaciğer

yetmezliğinde

yarar risk oranı

karşılaştırması yapılmalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

18 yaşın altındaki çocuklarda venlafaksinin kullanımına bağlı yeterli deneyim yoktur,

venlafaksin

kullanımı

önerilmez

(bkz.

“Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri”,

“Pediyatrik Kullanım”).

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda, yalnızca yaşlarından dolayı mutad dozda ayarlama yapılması tavsiye

edilmez. Ancak yaşlıların tedavisi sırasında dikkatli olunmalıdır. (Böbrek yetmezliği

olasılığı,

nörotransmitter

duyarlılığıve

afinitesindeki

olası

değişiklikler

göz

önüne

alınmalıdır.) Her zaman en düşük etkin doz kullanılmalıdır. Doz artışı gerektiğinde

hastalar yakından takip edilmelidir.

Devam tedavisi

Depresyonun nüksünün ve yeni episodların engellenmesi için gerekli doz, başlangıç

tedavisinde olduğu gibi günde 1 kez 75 mg EFEXOR XR’dır.

Doktor,

hastada

uzun-dönem

venlafaksin

tedavisinin

yararını

periyodik

olarak

değerlendirmelidir. Akut majör depresyon vakalarının, birkaç ay veya daha uzun süre ile

farmakolojik tedavi gerektirdiği genellikle kabul edilmektedir. Venlafaksinin uzun süreli

(12 aya kadar) depresyon tedavisinde etkinliği gösterilmiştir. Anksiyete, Sosyal Fobi ve

Panik Bozukluğu tedavisinde 6 aya kadar etkinliği gösterilmiştir.

Venlafaksinin kesilmesi

İlacın aniden kesilmesinden kaçınılmalıdır. Kesilme reaksiyonları riskini azaltmak için,

venlafaksin tedavisi kesilirken doz en az 1 – 2 haftalık periyodlarla kademeli olarak

azaltılmalıdır. Dozun azaltılması veya tedavinin kesilmesi sonrası kesilme reaksiyonları

meydana gelirse, daha önce reçetelenmiş doza dönülmesi düşünülebilir. Ardından doz

azaltılmasının daha yavaş şekilde yapılması tavsiye edilir.

4.3. Kontrendikasyonlar

EFEXOR

venlafaksine

veya

formülasyondaki

maddelerin

herhangi

birine

aşırı

hassasiyeti olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI) ile birlikte kullanımı kontrendikedir (bkz. “Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri”). Birlikte kullanımında ajitasyon, tremor, hipertermi gibi

serotonin sendromu belirtilerinin görülme riski ortaya çıkar.

MAOI tedavisinin kesilmesinden sonra en az 14 gün geçmeden venlafaksin tedavisine

başlanmamalıdır.

Herhangi

MAOI

kullanımına

başlamadan

gün

önce

venlafaksin kullanımına son verilmelidir (bkz. “Özel kullanım uyarıları ve önlemleri” ve

“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri”).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

İntihar/intihar düşüncesi veya klinik kötüleşme

Majör Depresyon ve diğer psikiyatrik bozuklukları olan çocuk ve gençlerde yapılan kısa-

dönemli klinik çalışmalarda antidepresanlar intihar düşünce ve davranışlarının (intihara

yatkınlık) riskini arttırmıştır. Çocuk veya gençte EFEXOR XR veya herhangi diğer bir

antidepresan

kullanılması

düşünüldüğünde,

tanımlanan

risk

klinik

ihtiyaç

dengelenmelidir. İntihar ile ilgili uyarıya bakınız.

Antidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının

intihar düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle

tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme

dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik

davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse

tedavi ediciler tarafından yakinen izlenmesi gereklidir.

EFEXOR XR pediyatrik hastalarda (18 yaş altı) kullanım için onaylı değildir.

Depresyon, kişide intihar düşüncesi, kendine zarar verme ve intihar (intiharla ilişkili

olaylar) riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. Bu risk, anlamlı bir remisyon gerçekleşinceye

kadar

devam

etmektedir.

Klinik

iyileşme

tedavinin

birkaç

haftasında

gerçekleşmeyebileceğinden,

hastalar

iyileşme

olana

kadar

yakından

izlenmelidirler.

Genel

klinik

deneyim,

iyileşme

döneminin

başında

intihar

riskinin

artabileceği

yönündedir.

Aynı şekilde venlafaksin reçete edildiği diğer psikiyatrik hastalıklarda intiharla ilgili

olaylarda artışla ilişkilendirilebilmektedir. Buna ek olarak bu hastalıklar, majör depresif

bozuklukla komorbid olabilir. Bu nedenle, majör depresif bozukluğu bulunan hastaların

tedavisinde uygulanan önlemlerin aynısı diğer psikiyatrik hastalıkları bulunan hastaların

tedavisi sırasında da uygulanmalıdır.

Geçmişlerinde intihar ilişkili olaylar bulunan ya da tedavinin başlangıcından önce ciddi

şekilde

intihar

düşünceleri

olan

hastaların

intihar

düşüncesi

intihar

girişimi

açısından daha yüksek risk taşıdığı bilinmektedir ve tedavi sırasında yakın takipleri

gereklidir.

Plasebo

kontrollü

klinik

çalışmaların

meta

analizinde,

plasebo

karşılaştırıldığında,

psikiyatrik

rahatsızlık

nedeniyle

antidepresan

ilaç

kullanan

yetişkinlerde, 25 yaşın altındaki hastalarda intihar davranışlarının arttığı gözlemlenmiştir.

Yüksek

risk

altındaki

hastalarda,

özellikle

tedavinin

başlangıcı

ilaç

dozunun

değiştirildiği dönemlerde tedaviye yakın takip eşlik etmelidir. Hastalar ve hasta yakınları

klinik durumun kötüleşmesi, intihar düşünce veya davranışının ortaya çıkması ya da

davranışlarında anormal değişiklik olmasının takip edilmesi gerektiği ve bu semptomlar

görüldüğünde derhal tıbbi yardım almaları konusunda uyarılmalıdırlar.

Çocuklarda ve 18 yaşın altındaki gençlerde kullanımı:

EFEXOR

XR’ın

yaşın

altındaki

çocuklar

gençlerin

tedavisinde

endikasyonu

yoktur. Klinik çalışmalarda antidepresanlarla tedavi edilen çocuk ve gençlerde plaseboyla

tedavi edilenlere oranla intiharla ilgili davranışlar (intihar girişimi ve düşüncesi) ve

saldırganlık (ağırlıklı olarak agresyon, karşıt davranış ve öfke) daha yüksek sıklıkta

gözlenmiştir. Yine de klinik ihtiyaç doğrultusunda tedaviye karar verildiği takdirde

intihar semptomları açısından dikkatle takip edilmelidir. Bunun yanı sıra çocuk ve

adölesanların büyüme, ergenlik, bilişsel ve davranışsal gelişimine ilişkin uzun süreli

güvenlilik verileri bulunmamaktadır.

Kemik kırığı:

Epidemiyolojik çalışmalarda, venlafaksinin de dahil olduğu serotonin geri alım

inhibitörlerini kullanan hastalarda kemik kırığı riskinde artış gözlenmiştir. Bu riske yol

açan mekanizma tam olarak anlaşılamamıştır.

Serotonin sendromu:

Diğer serotonerjik ajanlarla olduğu gibi, venlafaksinin özellikle serotonerjik ilaçlarla

(SSRI’lar, selektif noradrenalin geri alım inhibitörleri (SNRI) ve 5- hidroksitriptamin

reseptör

agonistleri

(triptanlar),

fentanil,

dekstrometorfan,

tramadol,

tapentadol,

meperidin,

metadon,

pentazosin

dahil),

serotonin

metabolizmasını

etkileyen

ilaçlarla

(MAOI’ler

ör.

metilen

mavisi

dahil)

veya

antipsikotikler

diğer

dopamin

antagonistleri ile birlikte uygulanması durumunda potansiyel olarak yaşamı tehdit edici

serotonin

sendromu

veya

Nöroleptik

Malign

Sendrom

(NMS)

benzeri

reaksiyonlar

meydana gelebilir. (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.5)

Serotonin sendromu semptomları arasında mental durum değişiklikleri (ör. ajitasyon,

halüsinasyonlar

koma),

otonom

dengesizlikler

(ör.

taşikardi,

basıncında

dalgalanmalar ve hipertermi), nöromüsküler değişiklikler (ör. hiperrefleksi, koordinasyon

bozukluğu), ve/veya gastrointestinal semptomlar (ör. bulantı, kusma ve diyare) sayılabilir.

Serotonin

sendromu,

şiddetli

şekilde,

potansiyel

olarak

vital

bulgularda

hızlı

dalgalanma

mental

durum

değişiklikleri

birlikte

hipertermi,

kaslarda

rijidite,

otonom dengesizlikle karakterize olan NMS’ye benzer şekilde ortaya çıkabilir.

Venlafaksinin serotonerjik ve/veya dopaminerjik nörotransmiter sistemlerini etkileyebilen

diğer ajanlarla birlikte kullanılmasının klinik olarak gerekli olması halinde hastanın,

özellikle tedavinin başlatılması ve doz artırımları sırasında dikkatle izlenmesi önerilir.

Venlafaksinin

serotonin

öncülleri

(triptofan

ürünleri

gibi)

birlikte

kullanılması

önerilmemektedir.

EFEXOR XR, MAOI ile birlikte veya MAOI tedavisinin kesilmesini takip eden 14 gün

içinde kullanılmamalıdır. EFEXOR XR kullanımına son verildikten sonra bir MAOI’ne

başlamadan önce en az 7 gün geçmelidir (bkz Bölüm 4.5).

MAOI kullanımının kesilmesi ile EFEXOR XR tedavisine başlanması arasındaki zaman

aralığıyla ilgili yukarıda bahsedilen öneriler irreversibl MAOI düşünülerek yapılmıştır.

Reversibl MAOI olan moklobemid kullanımının kesilmesi ve EFEXOR XR tedavisine

başlanması arasında geçmesi gereken zaman 14 günden az olabilir. Ancak, MAOI ile

ilgili

yukarıda

bahsedilen

advers

reaksiyonların

riskinden

dolayı

moklobemidden

EFEXOR XR tedavisine geçerken yeterli bir zaman aralığı verilmesi sağlanmalıdır.

Moklobemidin farmakolojik özellikleri ve hastanın kişisel değerlendirmesi göz önünde

tutularak uygun bir arındırma dönemi uygulanmalıdır.

MAOI

selektif

serotonin

geri

alım

inhibitörleri

(SSRI’lar)

veya

trisiklik

antidepresanların birlikte kullanılması ile de benzer etkileşim ve advers reaksiyonlar

bildirilmiştir

Konvülsiyonlar:

Venlafaksin tedavisi ile konvülsiyonlar görülebilir. Tüm antidepresanlar gibi EFEXOR

XR, daha önce konvülsiyonlar görülmüş hastalarda dikkatli kullanılmalıdır ve ilgili

hastalar

yakinen

izlenmelidir.

Herhangi

hastada

nöbet

gelişirse

tedaviye

verilmelidir.

Hiponatremi:

Dehidrate veya sıvı kaybı olan hastalarda venlafaksin kullanımı ile hiponatremi ve/veya

uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması sendromu (SIADH) görülebilir. Yaşlı hastalar,

diüretik kullanan hastalar ve başka bir nedenle sıvı kaybı olan hastalar bu durum için daha

büyük risk altında olabilirler.

İlaç suistimali ve bağımlılığı:

Klinik çalışmalarda ilaç arama davranışı, tolerans gelişimi veya doz arttırımı ile ilgili

kanıt gözlenmemiştir.

İn vitro

çalışmalar venlafaksinin opioid, benzodiazepin, fensiklidin (PCD) veya N-metil-

D-aspartik asit reseptörlerine hemen hemen hiç afinitesinin olmadığını göstermiştir.

Sıçanlarda venlafaksinin merkezi sinir sistemini uyarıcı hiçbir aktivitesi bulunmamıştır.

Primatlarda yürütülen ilaç ayırt etme çalışmalarında, venlafaksin uyarıcı veya baskılayıcı

ilaç

kötüye

kullanımı

yatkınlığı

göstermemiştir.

Kendine

uygulama

çalışmalarında,

makak

maymunlarının

venlafaksini

intravenöz

olarak

kendilerine

uyguladıkları

gözlenmiştir.

Kalp hastalığı ve aritmi riski:

Venlafaksin, geçmişinde miyokard enfarktüsü veya stabil olmayan kalp hastalığı olan

hastalarda

değerlendirilmemiştir.

nedenle

sözü

edilen

hasta

grubunda

dikkatli

kullanılmalıdır.

Pazarlama sonrası deneyimlerde, venlafaksin ile özellikle doz aşımı kullanımda veya

uzaması/Torsades de Pointes (TdP) için diğer risk faktörlerini taşıyan hastalarda,

uzaması, TdP, ventriküler taşikardi ve fatal kardiyak aritmi vakaları bildirilmiştir.

Ciddi kardiyak aritmi veya QTc

uzaması riski yüksek hastalarda venlafaksin verilmeden

önce risk ve fayda dengesi değerlendirilmelidir.

Kan basıncı:

Venlafaksin

tedavi

edilen

bazı

hastalarda

basıncında

doza

bağlı

artışlar

gözlenmiştir. Pazarlama sonrası kullanımda acil tedavi gerektiren kan basıncı artışları

gözlemlenmiştir.. Tedavi edilmiş hipertansiyon veya başlangıçta yükselmiş kan basıncı

olan hastalarda venlafaksin tedavisi ile daha fazla artış eğilimi görülmemektedir. Rutin

kan basıncı kontrolleri önerilebilir.Kan basıncı artışı ile durumu tehlikeye girebilecek

hastalarda (kalp fonksiyonları bozulmuş hastalar gibi) dikkatli

olunmalıdır.

Kalp atım hızı:

Özellikle yüksek dozlar ile kalp atım hızında artmalar oluşabilir. Buna bağlı olarak

olumsuz etkilenebilecek hastalığı olanlarda ilaç dikkatli kullanılmalıdır.

Dar açılı glokom:

Venlafaksin ile bağlantılı olarak midriyazis oluşabilir. Göz içi tansiyonu artmış olan veya

akut

açılı

glokom

(açı

kapanması

glokomu)

riski

taşıyan

hastaların

yakından

izlenmesi tavsiye edilir.

Mani/Hipomani

Venlafaksin dahil antidepresan kullanan ruhsal bozukluğu olan hastaların küçük bir

kısmında mani/hipomani oluşabilir. Diğer antidepresanlarda olduğu gibi venlafaksin,

geçmişinde bipolar bozukluk hikayesi bulunan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Agresyon:

Venlafaksin dahil antidepresan kullanan hastaların ufak bir kısmında, doz azaltımı, doz

değişimi

veya

tedavinin

kesilmesi

sırasında,

agresyon

görülebilir.

Diğer

antidepresanlarda olduğu gibi venlafaksin, agresyon hikayesi olan hastalarda dikkatli

kullanılmalıdır.

Anormal kanama:

Serotonin geri alımını inhibe eden ilaçlar trombosit fonksiyonlarını azaltabilir. SSRI ve

SNRI

kullanımına

bağlı

kanama;

ekimoz,

hematom,

epistaksis

peteşiden

gastrointestinal hemoraji ve yaşamı tehdit edici hemorajiye kadar çeşitlilik gösterebilir.

Hemoraji

riski

venlafaksin

kullanan

hastalarda

artabilir.

Diğer

serotonin

geri

alım

inhibitörleri gibi venlafaksin de, antikoagülan ve trombosit inhibitörü alanlar da dahil

olmak üzere, kanamaya eğilimi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Zayıflatıcı ajanlarla eş zamanlı kullanımı:

Venlafaksin

tedavisinin

fentermin

dahil,

zayıflatıcı

ajanlarla

kombine

kullanımında

güvenirliliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır. Venlafaksininzayıflatıcı ajanlar ile beraber

kullanımı

önerilmemektedir.

Venlafaksin

başına

veya

diğer

ürünlerle

kombine

kullanımda zayıflatmada endike değildir.

Serum kolesterol:

Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, en az 3 ay venlafaksin ile tedavi edilen hastaların

% 5.3’ünde serum kolesterol düzeylerinde artış izlenirken, plasebo alanlarda artış % 0.0’

dır. Uzun süreli tedavi sırasında serum kolesterol düzeylerinin takibi düşünülmelidir.

Tedavinin kesilmesi:

Tedavinin kesilmesi ile özellikle tedaviye aniden son verilmesi sonucu kesilme belirtileri

yaygındır. Klinik çalışmalarda, tedavinin sonlandırılması ile (dozun azaltılarak kesilmesi

ya da azaltılmaksızın kesilmesi ile) venlafaksin ile tedavi gören hastaların %31’inde ve

plasebo alan hastaların %17’sinde advers reaksiyonlar gözlenmiştir.

Kesilme belirtilerinin görülme riski, tedavi süresi, tedavi dozu ve dozun azaltılma hızı

gibi çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Sersemlik, duyusal bozukluklar (parestezi dahil),

uyku bozuklukları (uykusuzluk ve yoğun rüyalar dahil), ajitasyon veya anksiyete, bulantı

ve/veya kusma, titreme ve baş ağrısı en sık bildirilen reaksiyonlardır. Genel olarak

semptomlar hafif ila orta şiddettedir; ancak bazı hastalarda şiddetli olabilir. Semptomlar

çoğunlukla

tedavinin

sonlanmasını

takiben

birkaç

gün

içerisinde

oluşur.

Ancak

bilmeyerek

dozu

kaçıran

hastalarda

çok

nadir

olarak

benzer

semptomlar

bildirilmiştir. Genellikle semptomlar kendiliğinden ve 2 hafta içerisinde çözümlenir. Bazı

hastalarda

süre

uzayabilir

(2-3

daha

fazla).

nedenle

tedavi

sonlandırılacağı zaman venlafaksin; hastanın ihtiyacına göre birkaç hafta ya da ay olacak

şekilde belirli bir süre kademeli olarak azaltılmalıdır (bkz bölüm 4.2).

Akatizi/psikomotor huzursuzluk:

Venlafaksin kullanımı akatizi ile ilişkilendirilmiştir. Akatizi subjektif olarak hoş olmayan

veya sıkıntı veren huzursuzluk hissi ve çoğunlukla oturamama ya da kıpırdamadan

duramama ile birlikte hareket etme ihtiyacı ile karakterizedir. Bu durum genellikle

tedavinin ilk birkaç haftasında meydana gelir. Bu semptomları gösteren hastalarda doz

artışı yapmak zararlı olabilir.

Ağız kuruluğu:

Venlafaksin ile tedavi gören hastaların %10’unda ağız kuruluğu bildirilmiştir. Bu durum

diş

çürümesi

riskini

arttırabilir

hastalar

dental

hijyenin

önemi

konusunda

bilgilendirilmelidir.

Diyabet:

Diyabeti olan hastalarda herhangi bir SSRI veya venlafaksin ile tedavi glisemik kontrolü

değiştirebilir.

İnsülin

ve/veya

oral

antidiyabetik

ilaçların

dozunun

düzenlenmesi

gerekebilir.

İlaç - Laboratuar test etkileşimleri:

Venlafaksin kullanan hastaların idrarlarında fensiklidin (PCP) ve amfetamin için yapılan

immünolojik tarama testlerinde hatalı pozitif sonuçlar bildirilmiştir. Bu sonuçlar, tarama

testlerinin spesifitesinin olmamasına bağlıdır. Hatalı pozitif test sonuçları, venlafaksin

tedavisi sonlandırıldıktan sonraki birkaç gün süreyle de gözlenebilir. Gaz kromatografisi/

kütle spektrometrisi gibi doğrulayıcı testler venlafaksini PCP ve amfetaminden ayırt eder.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Monoamin Oksidaz İnhibitörleri (MAOI)

Geri dönüşümsüz seçici olmayan MAOI’ler

Venlafaksin geri dönüşümsüz seçici olmayan MAOI’lerle birlikte kullanılmamalıdır.

Venlafaksin, geri dönüşümsüz seçici olmayan MAOI tedavisi kesildikten sonra en az 14

gün

süreyle

başlanmamalıdır.

Geri

dönüşümsüz

seçici

olmayan

MAOI

tedavisine

başlanmadan en az 7 gün önce venlafaksin tedavisine son verilmiş olmalıdır (bkz. bölüm

4.3 ve 4.4).

Geri dönüşümlü, seçici MAO-A inhibitörü (moklobemid)

Serotonin sendromu riski sebebiyle, venlafaksinin moklobemid gibi bir geri dönüşümlü

ve seçici MAO inhibitörüyle birlikte kullanılması önerilmez. Geri dönüşümlü MAO-

inhibitör tedavisinin ardından; 14 günden daha kısa bir ilaç kesilme süresinde venlafaksin

tedavisine

başlanabilir.

Venlafaksin

tedavisinin

geri

dönüşümlü

MAOI

tedavisine

başlanmadan en az 7 gün önce sonlandırılmış olması önerilmektedir (bkz. bölüm 4.4).

Geri dönüşümlü, seçici olmayan - MAOI (linezolid)

Antibiyotik

linezolid,

zayıf

geri

dönüşümlü

seçici

olmayan

MAOI’dir

venlafaksinle tedavi edilen hastalara verilmemelidir (bkz. bölüm 4.4).

Yakın geçmişte MAOI tedavisi kesilen ve venlafaksin başlanan veya yakın dönemde

MAOI tedavisine başlanmadan önce venlafaksin tedavisi kesilmiş olan hastalarda şiddetli

advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, tremor, miyoklonus, terleme, bulantı,

kusma, ateş basması, baş dönmesi ile nöroleptik malign sendrom benzeri özelliklere sahip

hipotermi ve ölümü içermektedir.

Merkezi sinir sistemi üzerine etkili ilaçlar

Venlafaksinin

merkezi

sinir

sistemi

üzerinde

etkili

olan

diğer

ilaçlar

birlikte

kullanımının

neden

olabileceği

riskler

sistematik

olarak

değerlendirilmemiştir.

nedenle, venlafaksin merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olan diğer ilaçlar ile birlikte

kullanıldığında dikkatli olunması tavsiye edilmektedir.

Serotonin sendromu

Diğer serotonerjik ajanlarla olduğu gibi, venlafaksin ile birlikte özellikle serotonerjik

nörotransmitter sistemi etkileyebilen diğer ajanların (triptanlar, SSRI’lar, diğer SNRI’lar,

lityum,

sibutramin,

fentanil

analogları,

tramadol,

dekstrometorfan,

tapentadol,

meperidin, metadon, pentazosin veya St. John’s Wort [

Hypericum perforatum

] dahil),

serotonin metabolizmasını zayıflatan ilaçların (MAOI’lar, linezolid ve metilen mavisi

gibi)

veya

serotonin

öncüllerinin

(triptofan

ürünleri

gibi)

uygulanması

durumunda

potansiyel

olarak

yaşamı

tehdit

edici

serotonin

sendromu

meydana

gelebilir

(bkz.

“Kontrendikasyonlar” ve “Özel kullanım uyarıları ve önlemleri”).

Venlafaksin

SSRI,

SNRI

veya

triptanın

birlikte

uygulanması

klinik

olarak

destekleniyor ise, özellikle tedavinin başlangıcında veya dozun yükseltilmesi durumunda

hastanın dikkatle gözlenmesi önerilmektedir. Venlafaksinin serotonin öncülleri (triptofan

ürünleri

gibi)

birlikte

kullanılması

tavsiye

edilmemektedir

(bkz.

“Özel

kullanım

uyarıları ve önlemleri”).

Etanol

Venlafaksinin,

etanolün

mental

motor

davranışlara

verdiği

zararı

arttırmadığı

gözlenmiştir. Ancak, hastalar, bütün santral sinir sistemi üzerinde etkisi olan ilaçlarda

olduğu gibi, venlafaksin kullanırken alkol almamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

QT aralığını uzatan ilaçlarla kullanımı

aralığını

uzatan

diğer

ilaçlar

zamanlı

kullanımı,

uzaması

ve/veya

ventriküler

aritmiler

(TdP

gibi)

için

riski

arttırmaktadır.

ilaçlar

birlikte

kullanımından kaçınılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4).

İlgili ilaç sınıfları şunları içerir:

sınıf IA ve III antiaritmik ilaçlar (kinidin, amiodaron, sotalol ve dofetilid gibi)

bazı antipsikotik ilaçlar (tiyoridazin gibi)

bazı makrolidler (eritromisin gibi)

bazı antihistaminik ilaçlar (terfenadin gibi)

bazı kinolon grubu antibiyotikler (moksifloksasin gibi)

Bu liste çok kapsamlı bir liste değildir. Bu nedenle QT aralığında anlamlı uzamaya neden

olduğu bilinen diğer ilaçların da kullanımından kaçınılmalıdır.

Venlafaksinin diğer tıbbi ürünler üzerindeki etkisi

Lityum

Venlafaksin ve lityumun eşzamanlı kullanımı sırasında serotonin sendromu meydana

gelebilir (bkz. serotonin sendromu).

Diazepam

Venlafaksin,

diazepam

etkin

metaboliti

desmetildiazepamin

farmakokinetik

farmakodinamiğini etkilemez. Diazepamin, venlafaksin veya O-desmetilvenlafaksinin

farmakokinetiğini

etkilediği

düşünülmemektedir.

Diğer

benzodiazepinlerle

farmakokinetik ve/veya farmakodinamik etkileşimin var olup olmadığı bilinmemektedir.

İmipramin

Venlafaksin

imipramin

2-OH-imipraminin

farmakokinetiğini

etkilememiştir.

Venlafaksin

75 mg

150 mg/gün

şeklinde

uygulandığında

2-OH-desipramine

AUC’sinde doza bağımlı olarak 2,5 ila 4,5-kat artış meydana gelmiştir. İmipramin,

venlafaksin ve O-desmetilvenlafaksinin farmakokinetiğini etkilememiştir. Bu etkileşimin

klinik

önemi

bilinmemektedir.

Venlafaksin

imipraminin

eşzamanlı

kullanımında

dikkatli olunmalıdır.

Haloperidol

Haloperidol ile bir farmakokinetik çalışması, toplam oral klirenste %42 azalma, EAA’da

artış,

maks

’ta

artış

görülmüş,

ancak

haloperidolün

yarılanma

ömründe

değişiklik ortaya çıkmamıştır. Bu durum, eşzamanlı olarak haloperidol ve venlafaksin

tedavisi uygulanan hastalarda göz önünde bulundurulmalıdır. Bu etkileşimin klinik önemi

bilinmemektedir.

Risperidon

Venlafaksin,

risperidon

EAA’sını

arttırmasına

karşın,

toplam

aktif

maddenin

(risperidon

9-hydroksirisperidon)

farmakokinetik

profilini

önemli

oranda

değiştirmemiştir. Bu etkileşimin klinik önemi bilinmemektedir.

Metoprolol

Venlafaksin ve metoprololün sağlıklı gönüllüler üzerinde uygulanan, her iki tıbbi ürüne

yönelik

farmakokinetik

etkileşim

çalışmasında

eşzamanlı

kullanım,

plazma

metoprolol

konsantrasyonlarında,

aktif

metabolit

α-hidroksimetoprololün

plazma

konsantrasyonlarını değiştirmeksizin yaklaşık %30 ila 40 oranında artışla sonuçlanmıştır.

Bu bulgunun hipertansif hastalara ilişkin klinik önemi bilinmemektedir. Metoprolol,

venlafaksinin

veya

aktif

metaboliti

O-desmetilvenlafaksinin

farmakokinetik

profilini

değiştirmemiştir.

Venlafaksin

metoprololün

eşzamanlı

kullanımında

dikkatli

olunmalıdır.

İndinavir

Indinavir ile yapılmış bir farmakokinetik çalışmada, indinavirin EAA değerinde %28,

maks

değerinde

azalma

görülmüştür.

İndinavir,

venlafaksin

desmetilvenlafaksinin

farmakokinetiğini

etkilemez.

etkileşimin

klinik

önemi

bilinmemektedir.

Simetidin:

Kararlı plazma konsantrasyonunda, simetidinin venlafaksinin ilk geçiş metabolizmasını

inhibe ettiği gösterilmiştir; ancak, simetidinin O-desmetilvenlafaksinin farmakokinetiği

üzerinde

etkisi

bulunmamıştır.

Venlafaksin

O-desmetilvenlafaksinin

genel

farmakolojik aktivitesinde hastaların çoğunda sadece hafif derecede artış olması beklenir.

Yaşlılarda ve karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda bu etkileşim daha sıktır.

Ketokonazol:

CYP2D6’ın zayıf ve güçlü metabolizörlerinde ketokonazol ile yapılan bir farmakokinetik

çalışması,

deneklerde

ketokonazol

alımını

takiben

venlafaksin

desmetilvenlafaksinin yüksek plazma konsantrasyonlarıyla sonuçlanmıştır.

Sitokrom

P450

izoenzimleri

metabolize

olan

ilaçlar:Çalışmalar

venlafaksinin,

CYP2D6’nın görece zayıf bir inhibitörü olduğunu göstermektedir. Venlafaksin

in-vitro

olarak

CYP3A4,

CYP1A2

CYP2C9’u

inhibe

etmemiştir.

durum,

aşağıdaki

ürünlerle yapılan

in vivo

çalışmalar ile doğrulanmıştır: alprazolam (CYP3A4), kafein

(CYP1A2), karbamazepin (CYP3A4), diazepam, (CYP3A4 ve CYP2C19) ve tolbutamid

(CYP2C9).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

18 yaşın altındaki çocuklarda venlafaksinin kullanımına bağlı yeterli deneyim yoktur

(bkz.

“Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri”,

“Çocuklarda

yaşın

altındaki

gençlerde kullanımı”).

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik Kategorisi: C’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü

(Kontrasepsiyon)

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlarda

uygun

doğum

kontrol

yöntemi

kullanımı değerlendirilmelidir.

Gebelik dönemi

Venlafaksinin hamile kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri yoktur

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesini göstermiştir (bkz. bölüm

5.3).

İnsanlarda

potansiyel

risk

bilinmemektedir.

Gerekli

olmadıkça

gebelikte

kullanılmamalıdır.

Venlafaksin,

hamile

kadınlarda

yalnızca,

beklenen

yarar

olası

risklerden daha yüksek ise kullanılmalıdır.

Diğer serotonin geri alım inhibitörlerinde (SSRI’ler/SNRI’ler) olduğu gibi, venlafaksinin

doğuma veya doğumdan kısa süre öncesine kadar kullanılması halinde yeni doğanlarda

kesilme belirtileri görülebilir. Gebeliğin üçüncü trimesterinde venlafaksine maruz kalan

bazı yeni doğanlarda tüple beslenmeyi, solunum desteğini veya hastanede daha uzun süre

kalmayı gerektiren komplikasyonlar ortaya çıkmıştır. Bu komplikasyonlar doğumdan

hemen sonra görülebilmektedir.

Epidemiyolojik veriler, özellikle de gebeliğin sonlarına doğru olmak üzere hamilelik

sırasında

SSRI

kullanımının

yeni

doğanda

persistan

pulmoner

hipertansiyon

(PPH)

riskini

yükseltebileceğini

öne

sürmektedir.

SNRI

tedavisinin

ilişkisi

hiçbir

çalışmada araştırılmamış olmasına rağmen venlafaksinin taşıdığı bu potansiyel risk, etki

mekanizması

(serotonin

geri

alım

inhibisyonu)

dikkate

alındığında

göz

ardı

edilememektedir.

Anne adayının gebeliğin son döneminde bir SSRI/SNRI kullanmış olan yeni doğanlarda

şu semptomlar görülebilir: irritabilite, tremor, hipotoni, sürekli ağlama ve emme ya da

uyuma güçlüğü. Bu belirtiler serotonerjik etkiler veya maruz kalma semptomlarından

kaynaklanabilir. Vakaların birçoğunda bu komplikasyonlar doğumdan hemen sonra veya

ilk 24 saat içerisinde gözlenmiştir.

Laktasyon dönemi

Venlafaksin

O-desmetilvenlafaksin

anne

sütüne

geçmektedir.

Pazarlama

sonrası

deneyimlerde, anne sütüyle beslenen infantlarda, ağlama, irritabilite ve uyku düzeni

bozuklukları

raporlanmıştır.

Anne

sütü

beslenme

kesildiği

zaman

venlafaksinin

kesilmesi ile ilişkili semptomlar raporlanmıştır. Emzirilen bebeklere yönelik risk göz ardı

edilemez. Bu nedenle, emzirmenin veya EFEXOR XR tedavisinin devamı/kesilmesi

yönündeki karar, emzirmenin bebeğe, EFEXOR XR tedavisinin ise anneye sağladığı

yarar göz önünde bulundurularak alınmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

Hem erkek hem dişi sıçanların venlafaksin metaboliti O-DV’ye maruz kaldıkları bir

çalışmada fertilitede azalma gözlenmiştir. Bu O-DV maruziyeti 375 mg günlük insan

venlafaksin dozunun yaklaşık olarak 1 – 2 - katı idi. Bu bulgunun insanlarla ilgisi

bilinmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Tüm psikoaktif ilaçlar, düşünme, karar verme ve motor becerilerini etkileyebilir. Bu

nedenle venlafaksin tedavisi alan hastalar araç ve diğer tehlikeli makineleri kullanırken

dikkatli olmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

4.8. İstenmeyen etkiler

Güvenlilik profili özeti

Klinik

çalışmalarda

çok

yaygın

(≥1/10)

olarak

raporlanan

etkiler

bulantı,

ağız

kuruluğu, baş ağrısı ve uykuda terleme de dahil olmak üzere terlemedir.

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100);

seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden

hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Seyrek:

Agranülositoz*, aplastik anemi*,

pansitopeni*, nötropeni*

Çok seyrek:

Trombositopeni*

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek:

Anafilaktik reaksiyon*

Endokrin hastalıkları

Seyrek:

Uygunsuz antidiüretik hormon salınımı*

Çok seyrek:

Kan prolaktin seviyesinde artış*

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın:

İştah kaybı

Seyrek:

Hiponatremi*

Psikiyatrik hastalıklar

Çok yaygın:

İnsomni

Yaygın:

Konfüzyonel durum*, depersonalizasyon*, anormal

rüya görme, sinirlilik, libido azalması, ajitasyon*,

anorgazmi

Yaygın olmayan:

Mani,

hipomani,

halüsinasyon,

derealizasyon,

anormal orgazm diş gıcırdatma*, apati,

Seyrek:

Deliryum*

Bilinmiyor:

İntihar düşüncesi ve intihara yatkınlık

, agresyon

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın:

Baş ağrısı

c***

, baş dönmesi, sedasyon

Yaygın:

Akatizi*, tremor, parestezi, disguzi

Yaygın olmayan:

Senkop, miyoklonus, denge bozukluğu*, anormal

koordinasyon*, diskinezi*

Seyrek:

Nöroleptik

Malign

Sendrom

(NMS)*,

serotonin

sendromu*, konvülsiyon, distoni*

Çok seyrek:

Tardif diskinezi*

Göz hastalıkları

Yaygın:

Bulanık

görme

dahil

olmak

üzere

görme

bozukluğu, uyum bozukluğu,, midriyazis

Seyrek:

Dar açılı glokom*

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın:

Tinnitus*

Bilinmiyor:

Vertigo

Kardiyak hastalıklar

Yaygın:

Taşikardi*, palpitasyon*

Seyrek:

Torsade

Pointes*,

ventriküler

taşikardi*,

ventriküler fibrilasyon, , elektrokardiyogramda QT

uzaması*

Vasküler hastalıklar

Yaygın:

Hipertansiyon, sıcak basması

Yaygın olmayan:

Ortostatik hipotansiyon, hipotansiyon*

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın:

Dispne*, esneme

Seyrek:

İnterstisyel akciğer hastalığı*, pulmoner eozinofili*

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygın:

Bulantı, ağız kuruluğu, konstipasyon

Yaygın:

Diyare*, kusma

Yaygın olmayan:

Gastrointestinal hemoraji

Seyrek:

Pankreatit*

Hepatobiliyer hastalıklar

Yaygın olmayan:

Anormal karaciğer fonksiyon testi*

Seyrek:

Hepatit*

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Çok yaygın:

Hiperhidroz* (gece terlemeleri dahil)*

Yaygın:

Döküntü, pruritus*

Yaygın olmayan:

Ürtiker*,

alopesi*,

ekimoz,

anjiyoödem*,

fotosensitivite reaksiyonu

Seyrek:

Stevens-Johnson

sendromu*,

toksik

epidermal

nekroliz*, eritema multiforme*

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın:

Hipertoni

Seyrek:

Rabdomiyoliz*

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın:

İdrar

yapmada

duraksama,

idrar

retansiyonu,

pollakiüri*

Yaygın olmayan:

Üriner inkontinans*

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın:

Menoraji*,

metroraji*,

erektil

disfonksiyon,

ejakülasyon bozukluğu

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın:

Halsizlik*, asteni, ürperti*

Çok seyrek:

Mukozal hemoraji*

Araştırmalar:

Yaygın:

Kilo artışı, kilo kaybı, kan kolesterol oranında artış

Çok seyrek:

Kanama zamanı uzaması*

*Pazarlama sonrası tespit edilen yan etkiler

a* Venlafaksin terapisi sırasında veya tedavinin kesilmesini takip eden erken dönemde intihar

düşüncesi ve intihara yatkınlık vakaları bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.4).

b** Bkz. Bölüm 4.4

c*** Havuzlanmış klinik çalışmalara göre baş ağrısı insidansı venlafaksin ve plasebo için benzer

bulunmuştur.

Tedavinin kesilmesi için gereken zaman, doz, tedavi süresine ve hastaya bağlı olabilir

(bkz.

“Pozoloji

uygulama

şekli”).

Tedavinin

aniden

kesilmesi,

dozun

birden

azaltılması veya kademe kademe azaltılması ile ilgili semptomlar hipomania, anksiyete,

ajitasyon, sinirlilik, konfüzyon, uykusuzluk veya diğer uyku bozuklukları, yorgunluk,

uyuşukluk,

parestezi,

baş

dönmesi,

konvülsiyon,

vertigo,

baş

ağrısı,

grip

benzeri

semptomlar, kulak çınlaması, bozulmuş koordinasyon ve denge, tremor, terleme, ağız

kuruluğu, anoreksi, diyare, mide bulantısı ve kusmadır. Pazarlama öncesi çalışmalarda,

kesilme reaksiyonlarının çoğunluğu hafifti ve tedaviye gerek olmadan geçti.

Pediyatrik popülasyon

Genellikle, çocuklar ve adölesanlardaki (6-17 yaş) (plasebo kontrollü klinik çalışmalarda)

venlafaksinin

istenmeyen

etki

profili

yetişkinlerde

görülene

benzerdi.

Yetişkinlerde

olduğu gibi, azalmış tat duyusu, kilo kaybı, kan basıncında artış ve serum kolesterol

seviyesinde artış gözlenmiştir (bkz “ Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri”).

Pediyatrik klinik denemelerde, istenmeyen etki olarak intihar fikri gözlenmiştir. Aynı

zamanda düşmanlık ve özellikle de majör depresif bozukluklarda kendine zarar verme

raporlarında artış da vardır.

Özellikle,

istenmeyen

etkiler

pediyatrik

hastalarda

gözlenmiştir:

abdominal

ağrı,

ajitasyon, dispepsi, ekimoz, epistaksi ve miyalji.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar

risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers

reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi’ne (TÜFAM) bildirmeleri gerekmektedir

(www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Pazarlama sonrası çalışmalarda özellikle diğer ilaçlar ve/veya alkol ile beraber yüksek

dozda EFEXOR XR alımı bildirilmiştir. Doz aşımında en çok bildirilen olaylar taşikardi,

uyuşukluk

koma

arasında

herhangi

derecede

olmak

üzere

bilinç

düzeyinde

değişiklikler, midriyazis, konvülsiyon ve kusmadır. Bildirilen diğer olaylar arasında

değişiklikleri

aralığının

uzaması,

bloğu,

uzaması),

ventriküler

taşikardi, bradikardi, hipotansiyon, vertigo ve ölüm yer almaktadır.

Geriye dönük yayımlanmış çalışmalar, venlafaksinin SSRI'lara oranla daha fazla, trisiklik

antidepresanlara oranla ise daha az sayıda aşırı doza bağlı ölüme yol açtığına işaret

etmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar, venlafaksinle tedavi edilen hastaların SSRI'larla

tedavi edilenlere oranla intihar risklerinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Aşırı doza

bağlı ölümlerin ne kadarının venlafaksin toksisitesine, ne kadarının venlafaksin alan

hastaların diğer özelliklerine bağlı olduğu açık değildir. Aşırı doz riskini azaltmak için,

venlafaksin,

hekimlik

uygulamasına

uygun

biçimde,

mümkün

olan

düşük

miktarlarda reçete edilmelidir.

Doz aşımı tedavisi

Yeterli hava

yolu, oksijenizasyon ve ventilasyon sağlanır. Kardiyak ritm ve hayati

bulguların izlenmesi tavsiye edilir. Genel destekleyici ve semptomatik ölçümler de

tavsiye edilir.

Aspirasyon riski varsa kusturma önerilmez.

Gastrik lavaj, semptomatik hastalarda veya yüksek dozda EFEXOR XR alımının hemen

arkasından yapılmak üzere önerilebilir.

Aktif kömür kullanımı ilaç absorpsiyonunu kısıtlayabilir.

Venlafaksinin bilinen spesifik antidotu yoktur.

Zorlu

diürez,

diyaliz,

hemoperfüzyon

transfüzyonun

yararlı

olmadığı

düşünülmektedir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapotik grup: Diğer antidepresanlar

ATC kodu: NO6A X16

Venlafaksinin insanlardaki antidepresan etki mekanizmasının, merkezi sinir sistemindeki

nörotransmitter faaliyetini güçlendirmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Preklinik

çalışmalar, venlafaksin ve ana metaboliti O-desmetilvenlafaksinin (ODV) serotonin ve

noradrenalin geri alım inhibitörleri olduklarını göstermiştir. Venlafaksin ayrıca dopamin

alımını da zayıf oranda inhibe etmektedir. Venlafaksin ve O-DV, sadece kronik olarak bu

etkiyi gösteren trisiklik ajanların aksine, hem akut (tek doz), hem de kronik uygulamadan

sonra

-adrenerjik duyarlılığı azaltır. Bu özellik, venlafaksinin antidepresan etkisinin

daha hızlı başlamasına neden olabilir. Venlafaksin ve ODV, nörotransmitter geri alımı ve

reseptör bağlanımına ilişkin genel etkileri bakımından son derece benzerdir.

Venlafaksin sıçan beyninde muskarinik, kolinerjik, H

-histaminerjik veya α

-adrenerjik

reseptörleri için

in vitro

gerçek anlamda hiçbir etkiye sahip değildir. Bu reseptörler

üzerindeki farmakolojik etki, antikolinerjik, sedatif ve kardiyovasküler yan etkiler gibi

diğer antidepresan tıbbi ürünlerinde görülen çeşitli yan etkilerle ilişkili olabilir.

Venlafaksin monoamin oksidaz (MAO) inhibitör aktivitesine sahip değildir.

İn vitro

çalışmalar, venlafaksinin opiat veya benzodiazepine duyarlı reseptörlere gerçek

anlamda hiçbir etkiye sahip olmadığını göstermiştir.

Majör depresif epizotlar

Venlafaksin hızlı salımın majör depresif epizotların tedavisine yönelik etkililiği, 375

mg/güne kadar olan dozlar için süresi 4 ila 6 hafta arasında değişen beş randomize, çift

kör, plasebo kontrollü, kısa süreli çalışmalarda gösterilmiştir. Venlafaksin yavaş salımın

majör depresif epizotların tedavisine yönelik etkililiği ise, 75 ila 225 mg/gün aralığındaki

dozları içeren 8 ila 12 haftalık, kısa süreli, plasebo kontrollü iki çalışma kapsamında

kanıtlanmıştır.

Uzun süreli bir çalışmada, 8 haftalık açık etiketli çalışmada ayakta tedavi gören ve

venlafaksin yavaş salıma (75, 150 veya 225 mg) yanıt veren erişkin hastalar, aynı

venlafaksin yavaş salım dozlarına veya plaseboya tekrarlama (relaps) gözlemi için 26

haftaya kadar randomize edilmiştir.

İkinci uzun süreli çalışmada venlafaksinin 12 ay

süreyle tekrarlayan majör depresif

epizotların

önlenmesine

ilişkin

etkililiği,

depresyon

epizodunda

venlafaksin

tedavisine (BID) rejiminde günde 100 ila 200 mg) yanıt vermiş olan ve ayakta tedavi alan

erişkin hastalar üzerinde uygulanan plasebo kontrollü çift kör klinik çalışma kapsamında

kanıtlanmıştır.

Yaygın anksiyete bozukluğu

Venlafaksin yavaş salım kapsüllerinin yaygın anksiyete bozukluğunun (GAD) tedavisine

yönelik etkililiği, ayakta tedavi gören erişkin hastalar üzerinde iki 8 haftalık, plasebo

kontrollü, sabit doz çalışması (75 ila 225 mg/gün), bir 6 aylık, plasebo kontrollü, sabit

doz çalışması (75 ila 225 mg/gün) ve bir 6 aylık, plasebo kontrollü, esnek doz (37,5, 75

ve 150 mg/gün) çalışması kapsamında kanıtlanmıştır.

37,5 mg/gün dozunun plaseboya karşı üstünlüğü kanıtlanmış olmasına karşın, bu doz,

daha yüksek dozlar kadar tutarlı bir etki göstermemiştir.

Sosyal anksiyete bozukluğu

Venlafaksin yavaş salım kapsüllerinin sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisine yönelik

etkililiği, ayakta tedavi alan erişkin hastalar üzerinde dört çift kör, paralel grup, 12 hafta

süreli, çok merkezli, plasebo kontrollü, esnek doz çalışması ve bir çift kör, paralel grup, 6

süreli,

plasebo

kontrollü,

sabit/esnek

çalışması

kapsamında

kanıtlanmıştır.

Hastalara 75 ila 225 mg/gün aralığında dozlar verilmiştir. 6 aylık çalışmada 75 mg/gün

grubuna kıyasla 150 ila 225 mg/gün grubunda daha yüksek etkililiğe dair kanıt elde

edilmemiştir.

Panik bozukluk

Venlafaksin uzatılmış salım kapsüllerinin panik bozukluk tedavisindeki etkililiği, ayakta

tedavi

alan

agorafobi

birlikte

veya

agorafobi

olmaksızın

görülen,

erişkin

panik

bozukluğu hastaları üzerinde iki çift kör, 12 haftalık, çok merkezli, plasebo kontrollü

çalışma aracılığıyla kanıtlanmıştır. Panik bozukluğu çalışmalarında uygulanan başlangıç

dozu 7 gün süreyle 37,5 mg/gündür. Hastalara ardından bir çalışmada 75 veya 150

mg/gün veya diğer çalışmada 75 veya 225 mg/gün sabit doz uygulanmıştır.

Etkililik aynı zamanda, açık etiketli tedaviye yanıt veren ve ayakta tedavi alan erişkin

hastalarda uzun süreli güvenlilik, etkililik ve tekrarlamayı önlemeye yönelik bir uzun

süreli, çift kör, plasebo kontrollü, paralel grup çalışması aracılığıyla da kanıtlanmıştır.

Hastalar, açık etiketli fazın sonunda almış oldukları venlafaksin yavaş salım dozunu (75,

150 veya 225 mg) almayı sürdürmüştür.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Venlafaksin, ağırlıklı olarak aktif metaboliti O-desmetilvenlafaksine (ODV) sayesinde

yaygın şekilde metabolize edilmektedir. Venlafaksinin ve ODV’in ortalama ± SD plazma

yarılanma ömürleri sırasıyla 5±2 saat ve 11±2 saattir. Venlafaksinin ve ODV’in kararlı

durum konsantrasyonları, oral çoklu doz terapisinden itibaren 3 gün içerisinde elde

edilmektedir. Venlafaksin ve ODV, 75 mg/gün ila 450 mg/gün doz aralığında doğrusal

kinetik özellik göstermektedir.

Emilim:

Oral

uygulanan

hızlı

salımlı

venlafaksinin

%92’si

emilir.

Mutlak

biyoyararlanımı presistemik metabolizması nedeniyle %40 ila %45 arasıdır. Hızlı salım

venlafaksinin

uygulanmasını

takiben,

venlafaksin

ODV’nin

plazma

konsantrasyonu sırasıyla 2 ve 3 saatte oluşur. Venlafaksin uzatılmış salımlı kapsüllerin

uygulanmasını takiben venlafaksin ve ODV pik plazma konsantrasyonuna sırasıyla 5.5

ve 9 saat içerisinde ulaşılır. Hızlı salımlı tablet ve uzatılmış salımlı kapsül formlarında

eşit dozda venlafaksin uygulandığında; uzatılmış salımlı kapsüller hızlı salımlı tabletlere

kıyasla daha yavaş ancak eşit miktarda emilim sağlar. Besinlerle birlikte alınmasının

venlafaksinin veya ODV’nin biyoyararlanımı üzerine etkisi yoktur.

Dağılım:

Terapötik

konsantrasyonlarında

venlafaksin

insan

plazma

proteinlerine

minimum düzeyde (sırasıyla %27 ve %30) bağlanır. Bu yüzden protein bağlanmasına

bağlı

ilaç

etkileşimi

beklenmez.

Kararlı

durumdaki

venlafaksinin

dağılım

hacmi

intravenöz uygulamayı takiben 4,4±1,6 L/kg’dır.

Biyotransformasyon:

Venlafaksin yaygın hepatik metabolizmaya uğramaktadır.

İn vitro

in vivo

çalışmalar,

venlafaksinin

CYP2D6

tarafından

aktif

metaboliti

ODV’ye

biyotransformasyon

geçirdiğini göstermektedir.

İn vitro

in vivo

çalışmalar ayrıca venlafaksinin CYP3A4

tarafından minör, daha az aktif bir metabolit olan N-desmetilvenlafaksine metabolize

olduğunu göstermektedir.

İn vitro

in vivo

çalışmalar venlafaksinin CYP2D6’nın zayıf

inhibitörü

olduğunu

ortaya

koymuştur.

Venlafaksin,

CYP1A2,

CYP2C9

veya

CYP3A4’ü inhibe etmemiştir.

Eliminasyon:

Venlafaksin ve metabolitleri ağırlıklı olarak böbreklerden atılmaktadır. Bir venlafaksin

dozunun

yaklaşık %87’si 48 saat içerisinde değişmemiş venlafaksin (%5), konjüge

olmayan ODV (%29), konjüge ODV (%26) veya diğer minör inaktif metabolitler (%27)

şeklinde idrarda bulunur. Venlafaksin ve ODV’nin ortalama ± SD plazma kararlı durum

klirensleri sırasıyla 1,3±0,6 L/saat/kg ve 0,4±0,2 L/saat/kg’dır.

Doğrusallık /Doğrusal Olmayan Durum:

Bilgi bulunmamaktadır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Yaş ve Cinsiyet

Yaş

cinsiyet

venlafaksin

ODV’nin

farmakokinetiğini

önemli

derecede

etkilememektedir.

CYP2D6 yaygın/zayıf metabolizörleri

CYP2D6 zayıf metabolizörlerde venlafaksinin konsantrasyonları güçlü metabolizörlere

kıyasla daha yüksektir. Venlafaksin ve ODV’nin EAA’sı zayıf ve güçlü metabolizörlerde

benzer olduğundan, bu iki grup için farklı venlafaksin doz rejimi gerekmemektedir.

Karaciğer bozukluğu bulunan hastalar

Child-Pugh A (hafif karaciğer bozukluğu) ve Child-Pugh B (orta şiddette karaciğer

bozukluğu)

hastalarında

venlafaksin

yarılanma

ömürleri

normal

hastalara

kıyasla

uzamıştır.

Gerek

venlafaksinin,

gerekse

ODV’nin

oral

klirensi

azalmıştır.

Hastalar arasında büyük oranda değişkenlik gözlenmiştir. Şiddetli karaciğer bozukluğu

bulunan hastalarla ilgili veriler sınırlıdır (bkz. bölüm 4.2).

Böbrek yetmezliği bulunan hastalar

Normal hastalarla karşılaştırıldığında diyaliz hastalarının venlafaksin atılım yarılanma

ömrü yaklaşık %180 oranında uzamış, klirens ise yaklaşık %57 oranında azalmıştır, ODV

atılım yarılanma ömrü yaklaşık %142 oranında uzamış ve klirensi yaklaşık %56 oranında

azalmıştır. Ağır böbrek yetmezliği bulunan hastalar ve hemodiyalize ihtiyaç duyulan

hastalar için doz ayarlaması gereklidir (bkz. bölüm 4.2).

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçan ve farelerde venlafaksin ile yapılan çalışmalarda karsinojenisite ile ilgili herhangi

bir bulguya rastlanmamıştır. Venlafaksin; geniş çaplı

in vitro

in vivo

çalışmalarında

mutajenik bulunmamıştır.

Üreme toksisitesi ile ilgili hayvan çalışmalarında sıçanlarda

yeni doğan

ağırlığında

azalma, ölü doğum, emzirmenin ilk 5 günü içerisinde yeni doğan ölümlerinde artış

gözlenmiştir. Ölümlerin sebebi bilinmemektedir. İnsan dozunun 1.3 katına kadar olan

dozlarda

herhangi

etki

karşılaşılmamıştır.

İnsanlardaki

potansiyel

risk

bilinmemektedir.

ODV’ye maruz kalan erkek ve dişi sıçanlarda yapılan bir çalışmada fertilitede azalma

gözlenmiştir. Bu ODV maruziyeti 375 günlük insan venlafaksin dozunun yaklaşık olarak

1 – 2 - katı idi. Bu bulgunun insanlarla ilgisi bilinmemektedir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mikrokristallin selüloz

Hidroksipropilmetil selüloz 2208, 3 cps

Hidroksipropilmetil selüloz 2910, 6 cps

Etil selüloz 50 cps

Talk

Kırmızı demir oksit (E 172ii)

Sarı demir oksit (E 172iii)

Titanyum dioksit (E 171)

Jelatin (Ürün, sığır kaynaklı jelatin hammaddesi içermektedir.)

Mürekkep

6.2. Geçimsizlikler

Bilinen geçimsizliği yoktur.

6.3. Raf Ömrü

36 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C altındaki oda sıcaklıklarında ve kuru bir yerde saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Alüminyum folyo blister ambalajda 14 ve 28 mikropellet kapsül.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun

olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Pfizer İlaçları Ltd. Şti. Muallim Naci Cad. No:55 34347 Ortaköy-İSTANBUL

Telefon no: (212) 310 70 00 - Faks no: (212) 310 70 58

8. RUHSAT NUMARASI

13.04.1999 – 105/85

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 13.04.1999

Ruhsat yenileme tarihi: 13.04.2004

10. KÜB’ün YENİLENME TARİHİ

20-3-2018

Medicines Safety Update, Volume 9, Number 1, February-March 2018

Medicines Safety Update, Volume 9, Number 1, February-March 2018

First-generation oral sedating antihistamines – use in children, Suvorexant (Belsomra) – next day effects, Desvenlafaxine (Pristiq) recommended dose, Miconazole and potential interaction with warfarin

Therapeutic Goods Administration - Australia

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.