DROSETIL

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DROSETIL 3 MG/0,03 MG 21 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DROSETIL 3 MG/0,03 MG 21 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • boy ve östradiol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8681026050044
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 15-09-2015
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 23

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DROSETİL 3 mg / 0.03 mg film kaplı tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin maddeler: Her bir film kaplı tablet 3 mg drospirenon ve 0.03 mg etinilestradiol içerir.

Yardımcı maddeler: Her bir film kaplı tablet 62.0 mg laktoz monohidrat içerir.

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet.

Yuvarlak, düz, sarı film kaplı tablet

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Gebeliği

önleyici

etkisinin

yanı

sıra

antimineralokortikoid

antiandrojenik

etkileri

sayesinde, hormona bağlı su tutulması ve buna bağlı belirtilerle, akne ve seboreden yakınan

kadınlarda etkilidir.

DROSETİL reçete etme kararı, venöz tromboembolizmi (VTE) olan kadınlar başta olmak

üzere her kadının mevcut risk faktörleri ve DROSETİL ile ortaya çıkan VTE riskinin diğer

kombine

hormonal

kontraseptifler

(KHK)

karşılaştırması

(bkz.

Bölüm

Kontrendikasyonlar ve Bölüm 4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemler) dikkate alınarak

verilmelidir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Kombine oral kontraseptifler (KOK), doğru şekilde kullanıldıklarında yılda yaklaşık % 1

başarısızlık oranına sahiptir. İlaç unutulduğunda ya da yanlış kullanıldığında başarısızlık

oranı artabilir.

Tabletler

paketin

üstünde gösterildiği sırayla, her gün yaklaşık aynı zamanda bir miktar

suyla alınmalıdır. Birbirini izleyen 21 gün boyunca her gün bir tablet alınır. Her bir sonraki

pakete 7 günlük, sıklıkla çekilme kanamasının izlendiği, tablet alınmayan dönemi takiben

geçilir. Bu kanama genellikle son film kaplı tabletin alınmasını takiben 2.-3. gün başlar ve

bir sonraki pakete başlandığında kesilmemiş olabilir.

Uygulama şekli:

Oral kullanım

2 / 23

DROSETİL’e başlangıç

önceki

hormonal

kontraseptif

kullanımı

yoksa:

Tablet

alımına

kadının

normal

siklusunun ilk günü (kanamasının ilk günü) başlanmalıdır. Tabletlere 2. ile 5. günler

arasında başlanması da kabul edilebilir, ancak bu durumda ilk siklus için tablet alınmaya

başlanmasından itibaren yedi gün boyunca ilave olarak bir bariyer kontrasepsiyon yöntemi

kullanılmalıdır.

Bir KHK’dan geçiş (KOK, vajinal halka, transdermal flaster)

Kullanıcı tercihen, bir önceki KOK’un son tabletini (hormon içeren son tablet) aldığı günü

izleyen günde DROSETİL’e başlamalıdır. En geç, önceki KOK’un tabletsiz döneminin veya

hormon

içermeyen

tablet

döneminin

ertesi

gününde

başlayabilir.

Vajinal

halka

transdermal flaster kullanılması durumunda, kullanıcı halka ya da flasterin çıkarıldığı gün ya

da en geç bir sonraki uygulamanın yapılması gereken gün DROSETİL’e başlamalıdır.

Yalnız progestajen içeren bir yöntemden (minipil, enjeksiyon, implant) ya da progestajen

salımlı rahim içi sistemden (RİS) geçiş

Minipilden herhangi bir günde, (implant veya RİS’in çıkarıldığı gün, enjeksiyonda ise bir

sonraki

enjeksiyonun yapılması gereken gün) geçiş yapılabilir. Ancak tüm bu koşullarda

tablet alımının ilk 7 günü ek bir bariyer yöntemi kullanılması önerilir.

İlk trimester düşüğünden sonra

Hemen başlanabilir. Bu durumda ek kontraseptif yöntemlere ihtiyaç duyulmaz.

Doğumdan ya da ikinci trimester düşüğünden sonra

(Emziren kadınlar için bkz. 4.6 Gebelik ve laktasyon) Emzirmeyen kullanıcı doğum veya

ikinci trimester düşüğünü takip eden 21.-28. günlerde başlaması konusunda uyarılmalıdır.

Eğer daha geç başlanacaksa tablet kullanımının ilk yedi gününde ek bir bariyer yöntemi

önerilir. Ancak daha önce bir cinsel birleşme olduysa, oral kontraseptife başlamadan önce

gebelik ekarte edilmeli ya da kullanıcı bir sonraki kanama dönemini beklemelidir.

Tablet alımı unutulduğunda

Eğer kullanıcı tabletini almakta 12 saatten daha az geç kalmışsa, kontraseptif koruyuculuk

azalmaz. Hatırlanır hatırlanmaz tablet alınmalı ve bir sonraki tabletler de her zamanki gibi

alınmaya devam edilmelidir. Eğer 12 saatten daha fazla gecikme olmuşsa kontraseptif

koruyuculuk azalmış olabilir. Bu durumda 2 temel kural uygulanır:

1. Tablet alımına hiç bir zaman 7 günden fazla ara verilmez.

Hipotalamus-hipofiz-over aksının düzgün şekilde baskılanması için 7 gün boyunca ara

vermeden tablet alınması gereklidir.

3 / 23

Buna bağlı olarak günlük uygulamada şu öneriler verilebilir:

1.Hafta: Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, kullanıcı son unuttuğu tableti

hatırlar

hatırlamaz

içmelidir.

Kalan

tabletlerini

normal

zamanında

kullanmaya

devam

edebilir.

Takip eden 7 gün boyunca

kondom gibi ek bir bariyer yöntemi kullanılmalıdır.

Tablet alımının unutulduğu günden önceki 7 gün içinde cinsel birleşme olmuşsa gebelik

olasılığı göz önüne alınmalıdır. Ne kadar çok tablet unutulursa ve bu tabletlerin unutulduğu

gün tabletsiz döneme ne kadar yakınsa gebelik riski o kadar yüksektir.

Hafta: Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, kullanıcı son unuttuğu tableti

hatırlar

hatırlamaz

içmelidir.

Kalan

tabletlerini

normal

zamanında

kullanmaya

devam

edebilir. Eğer ilk unutulan tablete kadar 7 gün boyunca tabletler doğru olarak alınmışsa ek

yöntem kullanmaya gerek yoktur. Aksi takdirde kadın birden fazla tablet unutmuşsa sonraki

7 gün boyunca ek önlemler alınmalıdır.

3. Hafta: Tabletsiz dönemin yaklaşıyor olması nedeniyle güvenlilikte azalma riski yüksektir.

Yine de, tablet alımında ayarlamalar yapılarak kontraseptif korumada azalma önlenebilir.

Eğer unutulan tabletten önceki 7 gün boyunca tabletler doğru olarak alındıysa, aşağıdaki iki

seçenekten birinin uygulanmasıyla ek bir kontraseptif yönteme gerek kalmaz; aksi takdirde

bu seçeneklerden ilki seçilip, ayrıca 7 gün boyunca ek önlemler alınması gerekir.

Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, kullanıcı son unuttuğu tableti

hatırlar hatırlamaz içmelidir.

Kalan

tabletlerini

normal

zamanda

kullanmaya

devam

e d e b i l i r .

B i r

s o n r a k i

k u t u y a ,

g ü n

a r a

v e r m e d e n

m e v c u t

k u t u

b i t e r

b i t m e z

başlanmalıdır.

Kullanıcıda

ikinci

kutunun

sonuna

kadar

çekilme

kanaması

beklenmez. Ancak tablet alındığı günlerde lekelenme veya ara kanama görülebilir.

Kullanmakta olduğu kutuyu bırakması önerilebilir. 7 günlük (hapı unuttuğu günler

dahil) aradan sonra yeni kutuya başlanır.

Tablet

almayı

unutan

kullanıcıda

tabletsiz

dönemde

beklenen

çekilme

kanaması

görülmezse gebelik olasılığı göz önüne alınmalıdır.

Mide-bağırsak bozuklukları durumunda

Şiddetli mide-bağırsak bozukluklarının olması durumunda emilim tam olmayabilir ve ek

kontraseptif önlemler alınmalıdır.

Eğer tablet alımını takiben 3-4

s a a t

i ç i n d e

k u s m a

o l u r s a

‘Tablet alımı unutulduğunda’

bölümünde unutulan tabletler için verilen öneriler geçerlidir. Eğer kadın normal tablet alma

programını değiştirmek istemezse, gereken ekstra tabletleri başka bir kutudan almalıdır.

4 / 23

Menstruasyonun öne alınması ya da ertelenmesi

Menstruasyonu

ertelemek

için

DROSETİL almaya

günlük

verilmeden

devam

edilir.

Bu uzatma 2. paket bitinceye kadar istenildiği kadar sürdürülebilir. Bu süre içinde, ara

kanama

da lekelenme meydana gelebilir. Daha sonra olağan 7 günlük aradan sonra,

DROSETİL alımına düzenli şekilde devam edilir.

Menstruasyonu haftanın başka bir gününe kaydırmak için, tabletsiz dönem istenildiği kadar

kısaltılabilir.

Aralık

kısaldıkça,

çekilme

kanaması

meydana

gelmeme

ikinci

paket

kullanılırken ara kanama ya da lekelenme olması riski (menstruasyonu ertelemede olduğu

gibi) artar.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği

DROSETİL,

ciddi

böbrek

yetmezliğinde

akut

böbrek

yetmezliğinde

kullanılmamalıdır.

Ayrıca

Kontrendikasyonlar

F a r m a k o k i n e t i k

özellikler

bölümüne bakınız.

Karaciğer yetmezliği

DROSETİL

ağır

karaciğer

hastalığı

durumunda

kullanılmamalıdır.

Ayrıca

Kontrendikasyonlar ve 5.2 Farmakokinetik özellikler bölümüne bakınız.

Pediyatrik popülasyon

DROSETİL yalnızca menarştan sonra endikedir. Doz ayarlamasına gerek olduğunu öneren

herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Geriyatrik popülasyon

Uygulanabilir değildir. DROSETİL menopozdan sonra endike değildir.

4.3.

Kontrendikasyonlar

KOK’lar

aşağıdaki

koşulların

varlığında

k u l l a n ı l m a m a l ı d ı r

i l k

kullanımı

sırasında bunlardan herhangi biri ortaya çıkacak olursa, tedavi hemen kesilmelidir.

VTE varlığı veya riski

Venöz

tromboembolizm-mevcut

(antikoagülanlar

üzerinde)

ve ya

ö yküsü

(örn. derin ven trombozu [DVT] veya pulmoner embolizm [PE])

direnci

(Faktör

Leiden

dahil),

antitrombin

eksikliği,

protein

eksikliği, protein S eksikliği gibi VTE için bilinen kalıtsal veya kazanılmış

yatkınlık

Uzun süreli hareketsizliğe neden olan majör cerrahi müdahale (bkz. bölüm 4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)

Çoklu risk faktörlerinin varlığından kaynaklanan yüksek VTE riski (bkz. bölüm

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Arteriyel tromboembolizm (ATE) varlığı veya riski

A r t e r i y e l

t r o m b o e m b o l i z m i - m e v c u t

A T E ,

A T E

ö y k ü s ü

( ö r n .

miyokard

5 / 23

infarktüsü) veya prodromal durum (örn. anjina pektoris)

Serebrovasküler hastalık-mevcut inme, inme veya prodromal durum öyküsü (örn.

geçici iskemik atak, TIA)

H i p e r h o m o s i s t e i n e m i

a n t i f o s f o l i p i d

a n t i k o r l a r

( a n t i k a r d i y o l i p i n

a n t i k o r l a r ,

lupus antikoagülanı) gibi ATE için bilinen kalıtsal veya kazanılmış yatkınlık

Fokal nörolojik semptomlu migren öyküsü.

Çoklu

risk

faktörlerinden

kaynaklanan

yüksek

riski

(bkz.

bölüm

Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri) veya aşağıdaki gibi bir ciddi risk faktörü varlığı:

vasküler semptomlu diabetes mellitus

şiddetli hipertansiyon

şiddetli dislipoproteinaemi

Karaciğer fonksiyon değerleri normale dönmedikçe, ağır karaciğer hastalığı varlığı,

Ağır veya akut böbrek yetmezliği,

Karaciğer tümörü varlığı veya öyküsü (iyi veya kötü huylu),

Eğer seks steroidlerinden etkileniyorsa genital organların veya memenin bilinen ya

da şüpheli malign hastalıkları,

Tanı konulmamış vajinal kanama,

Bilinen gebelik veya gebelik şüphesi,

Etkin ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık.

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Uyarılar

Aşağıda belirtilen durum veya risk faktörlerinden herhangi biri varsa, DROSETİL'in uygun

olup olmadığı kadın ile tartışılmalıdır.

Bu durumlardan veya risk faktörlerinden herhangi birinin şiddetlenmesi veya ilk defa ortaya

çıkması

halinde,

kadının

DROSETİL

kullanımının

sonlandırılmasının

gerekli

olup

olmadığının belirlenmesi için doktoru ile iletişime geçmesi tavsiye edilmelidir.

Dolaşım bozuklukları

VTE riski

kullanan

k a d ı n l a r d a

V T E

r i s k i

k u l l a n m a y a n l a r a

g ö r e

a r t a r .

Levonorgestrel,

norgestimat

veya

noretisteron

içeren

ürünler

en

düşük

VTE

riski

ile

ilişkilendirilmiştir. Drospirenon/etinilestradiol

kombinasyonu

içeren diğer ürünlerde

ise

bu

riskin

iki

katına

kadar

çıkabilir.

En

düşük

VTE

riskine

sahip

olduğu

bilinenlerden farklı bir ürünün kullanılması kararı, ancak kadının KHK’lerle ilişkili

VTE riskini, mevcut risk faktörlerinin bu riski nasıl etkilediğini ve VTE riskinin

6 / 23

kullanımının

ilk

yılında

en

yüksek

olduğunu

a n l a d ı ğ ı n d a n

e m i n

o l d u k t a n

s o n r a

alınmalıdır. Ayrıca KHK kullanımına 4 hafta veya daha uzun süre ara verildikten

sonra tekrar başlandığında riskin arttığını gösteren bazı kanıtlar vardır.

KHK kullanmayan ve gebe olmayan kadınlarda, 10.000 kişiden yaklaşık 2’si bir yıllık süre

içinde VTE geliştirir. Bununla birlikte, herhangi bir kadında altta yatan risk faktörlerine

bağlı olarak söz konusu risk çok daha yüksek olabilir (aşağı bakınız).

Drospirenon içeren KHK kullanan 10.000 kadından 9 ila 12’sinin bir yıl içinde VTE

geliştireceği tahmin edilmektedir; bu oran levonorgestrel içeren KHK kullanan kadınlarda 6

civarındadır.

Düşük dozlu KHK’ler ile bir yıldaki VTE sayısı gebelikte veya postpartum dönemde

kadınlarda beklenen sayıdan düşüktür.

VTE, bu vakaların %1-2’sinde ölümcül olabilir.

Bir yıl içinde her 10.000 kadında görülen VTE vakası sayısı

Son derece nadir olarak, KHK kullanıcılarında diğer kan damarlarında (örn. hepatik,

mesenter, böbrek veya retinal toplardamarlar ve atardamarlar) tromboz meydana geldiği

rapor edilmiştir.

VTE risk faktörleri

Venöz

tromboembolik

komplikasyon

riski

kullanıcılarında

özellikle

çoklu

risk

7 / 23

faktörleri olduğunda, ilave risk faktörleri olan kadınlarda ciddi ölçüde artabilir (bkz. Tablo:

VTE Risk faktörleri).

Yüksek venöz tromboz riski oluşturan çoklu risk faktörleri mevcut olan kadında DROSETİL

kullanımı kontrendikedir (bkz. Bölüm

Kontrendikasyonlar). Bir kadın birden fazla risk

faktörüne sahipse risk artışı tüm

faktörlerin ayrı ayrı toplamından fazla olabilir ve bu

durumda toplam VTE riski dikkate alınmalıdır. Fayda ve risk dengesinin negatif olduğu

düşünülüyorsa KHK reçete edilmemelidir (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Tablo: VTE Risk faktörleri

Risk faktörü:

Açıklama

O b e z i t e

( v ü c u t

k i t l e

i n d e k s i

k g / m 2 ' n i n

üstündeyse)

Vücut kitle indeksi yükseldiğinde risk ciddi

ölçüde artar.

Diğer

risk

faktörleri

mevcutsa

özellikle

dikkate alınmalıdır.

U z u n

s ü r e l i

h a r e k e t s i z l i k ,

m a j ö r

c e r r a h i

m ü d a h a l e ,

b a c a k l a r a

p e l v i s e

cerrahi

müdahale, nörocerrahi, veya majör travma

Not: 4 saatten fazla hava yolu seyahati dahil

geçici hareketsizlik de özellikle diğer risk

faktörleri olan kadınlarda VTE için bir risk

faktörü olabilir.

durumlarda

ilacı

kesmek

(cerrahi

m ü d a h a l e

d u r u m u n d a

h a f t a )

tamamen

iyileştikten

hafta

sonrasına

kadar devam etmemek önerilir. İstenmeyen

gebeliği

önlemek

için

başka

kontrasepsiyon yöntemi kullanılmalıdır.

Önceden

DROSETİL

kesilmemişse,

antitrombotik tedavi düşünülmelidir.

Pozitif

aile

geçmişi (Hiçbir ebeveyn ya da

kardeşte erken yaşlarda (örn. 50 yaşından

genç) VTE görülmemişse)

Kalıtsal

eğilimden

şüpheleniliyorsa,

kullanımından

önce

mutlaka

uzmandan tavsiye alınmalıdır.

VTE ile ilişkili diğer tıbbi durumlar

Kanser, sistemik lupus eritematoz, hemolitik

ü r e m i k

s e n d r o m

k r o n i k

i n f l a m a t u a r

bağırsak hastalıkları (Crohn hastalığı veya

ülseratif kolit) ve orak hücre hastalığı.

İlerleyen yaş

Özellikle 35 yaş üstü

Variköz venlerin ve yüzeysel tromboflebitin venöz tromboembolideki olası rolü konusunda

görüş birliği yoktur.

Gebelikte ve özellikle 6 haftalık puerperium periyodunda tromboemboli riskindeki artış

dikkate alınmalıdır (bkz. bölüm 4.6 Gebelik ve laktasyon).

VTE semptomları (DVT ve PE)

Semptomlar olması halinde, kadınlara acil tıbbi yardım almaları ve sağlık çalışanlarını KHK

8 / 23

aldıkları konusunda bilgilendirmeleri tavsiye edilmelidir.

DVT semptomları aşağıdakileri kapsayabilir:

bacakta/ayakta tek taraflı ya da bacaktaki bir damar boyunca şişme;

bacakta yalnızca ayakta dururken ya da yürürken hissedilebilen ağrı ya da hassasiyet,

etkilenen bacakta sıcaklık artışı; bacakta ciltte kırmızılık ya da renk değişmesi.

Pulmoner embolizm (PE) semptomları aşağıdakileri kapsayabilir:

aniden ortaya çıkan, açıklanamayan nefes darlığı ya da hızlı soluma;

kanın söz konusu olabileceği ani öksürük;

keskin göğüs ağrısı;

şiddetli dengesizlik ya da baş dönmesi;

hızlı veya düzensiz kalp atışı.

Bu semptomlardan bazıları (ör, "nefes darlığı", "öksürük") özgün değildir ve daha yaygın ya

da daha az şiddetli olaylar (ör, solunum yolu enfeksiyonları) şeklinde yanlış yorumlanabilir.

Vasküler oklüzyona ilişkin diğer belirtiler; bir ekstremitedeki ani ağrı, şişme ya da mavi

tonda hafif renk değişikliği olabilir.

Gözde tıkanma meydana geldiği takdirde, semptomlar ağrısız bulanık görme ile başlayıp

görme kaybına kadar ilerleyebilir. Bazen, görme kaybı aniden meydana gelebilir.

ATE riski

Epidemiyolojik

çalışmalarda,

kullanımı

(miyokard

e n f a r k t ü s ü )

v e y a

serebrovasküler olay (ör. geçici iskemik atak, inme) riskinde artışla ilişkilendirilmiştir.

ATE ölümcül olabilir.

ATE risk faktörleri

Arteriyel tromboembolik komplikasyon veya serebrovaksüler olay riski, risk faktörleri olan

KHK kullanıcılarında artar (bkz. Tablo: ATE Risk faktörleri).

Yüksek arteriyel tromboz riskine maruz bırakan ciddi ya da çoklu ATE risk faktörleri

mevcut

olan

kadında

DROSETİL

kullanımı

kontrendikedir

(bkz.

b ö l ü m

4 . 3

Kontrendikasyonlar). Bir kadında birden fazla risk faktörü varsa, riskteki artışın ayrı ayrı

faktörlerin toplamından daha yüksek olması olasılığı vardır. Bu durumda VTE toplam riski

dikkate alınmalıdır. Fayda ve risk dengesinin negatif olduğu düşünülüyorsa, KHK reçete

edilmemelidir (bkz. bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

9 / 23

Tablo: ATE risk faktörleri

Risk faktörü:

Açıklama

İlerleyen yaş

Özellikle 35 yaş üstü

Sigara

Kadınlar

kullanıyorsa

sigara

içmemeleri

tavsiye

edilmelidir.

yaşın

ü z e r i n d e k i

s i g a r a

i ç m e y e

d e v a m

e d e n

kadınlarda

farklı

kontrasepsiyon

yönteminin

kullanılması

şiddetle

tavsiye

edilmelidir.

Hipertansiyon

O b e z i t e

( v ü c u t

k i t l e

i n d e k s i

30 kg/m2'nin

üstündeyse)

Vücut kitle indeksi arttığında risk ciddi

ölçüde artar

Diğer

risk

faktörleri

mevcutsa

özellikle

dikkate alınmalıdır

Pozitif aile geçmişi (Hiçbir ebeveyn

kardeşte erken yaşlarda (örn. 50 yaşından

genç) VTE görülmemişse.)

Kalıtsal

eğilimden

şüpheleniliyorsa,

kullanımından

önce

mutlaka

uzmandan tavsiye alınmalıdır.

Migren

kullanımı

sırasında

migrenin

şiddetinde

veya

sıklığında

artış

( s e r e b r o v a s k ü l e r

o l a y

i ç i n

b i r

ö n

b e l i r t i

olabilir)

ilacın

hemen

kesilmesi

i ç i n

b i r

neden olabilir.

Advers vasküler olaylarla ilişkili diğer tıbbi

durumlar

D i a b e t e s

m e l l i t u s ,

h i p e r h o m o s i s t e i n e m i ,

kalp kapak hastalığı ve atriyal fibrilasyon,

d i s l i p o p r o t e i n e m i a

s i s t e m i k

l u p u s

eritematoz.

ATE semptomları

Semptomlar

görüldüğünde,

kısa

sürede

tıbbi

yardıma

başvurmaları

kullandıklarını sağlık uzmanına bildirmek konusunda kadınlar bilgilendirilmelidir.

Serebrovasküler bir olaya ilişkin semptomlar şunlardır:

yüzde, bacak veya kolda, özellikle vücudun bir tarafında ani hissizlik ya da güçsüzlük;

ani yürümede güçlük, baş dönmesi, denge ya da koordinasyon kaybı;

ani konfüzyon, konuşma ya da kavramada güçlük;

bir ya da her iki gözde ani görme güçlüğü; ani yürüme güçlüğü,

bilinen nedeni olmayan ani, şiddetli veya uzun süren baş ağrısı;

bilinç kaybı ya da nöbetin eşlik ettiği ya da tek başına bayılma.

Geçici belirtiler olayın geçici iskemik atak olduğunu göstermektedir.

10 / 23

Miyokard enfarktüsü (MI) semptomları şunları kapsayabilir:

göğüs, kol ya da göğüs kemiği altında ağrı, rahatsızlık, basınç, ağırlık, sıkışma ya da

dolgunluk hissi;

sırt, çene, boğaz, kol ve mideye yayılan rahatsızlık;

dolgunluk, hazımsızlık ya da sıkıştırma hissi;

terleme, bulantı, kusma ya da baş dönmesi;

aşırı güçsüzlük, anksiyete, nefes darlığı;

hızlı veya düzensiz kalp atışı.

Tümörler

S e r v i k a l

k a n s e r

i ç i n

ö n e m l i

r i s k

f a k t ö r ü

s ü r e g e l e n

h u m a n

p a p i l l o m a

v i r u s

( H P V )

enfeksiyonudur. Bazı epidemiyolojik çalışmalarda uzun süre KOK kullanımının servikal

kanser riskinde artışa neden olabileceği bildirilmiştir ancak bu bulguların KOK kullanımının

hangi

etkilerine

bağlı

olabileceği

(servikal

inceleme,

hormonal

olmayan

kontraseptif

kullanımı dahil olmak üzere seksüel davranış) halen tartışılmaktadır.

epidemiyolojik

çalışmayı

kapsayan

meta-analiz

sonuçlarına

göre

h a l e n

o r a l

kontraseptif kullanan kadınlarda meme kanserine rastlanma oranında hafif bir artış olduğu

bildirilmiştir. Bu risk artışı oral kontraseptif kullanımının kesilmesiyle birlikte 10 yıl içinde

göreceli olarak ortadan kalkar. Meme kanseri görülme sıklığı 40 yaşın altındaki kadınlarda

düşük olduğundan, KOK kullanan ya da daha önce kullanmış olanlarda artmış meme kanseri

tanısı, tüm meme kanseri riskine göre düşüktür. Bu çalışmalar, nedensellikle ilgili veri

sağlamamaktadır. Bu artmış risk paterni, KOK kullanıcılarında meme kanserine erken tanı

konması

KOK’ların

biyolojik

etkileri

sonucu

ortaya

çıkabileceği

gibi,

ikisinin

birleşimi

oluşabilir.

Kullanıcılarda

saptanan

meme

kanserleri

klinik

olarak,

hiç

kullanmamışlarda görülenden daha az ilerlemiş olma eğilimindedir.

KOK kullanıcılarında nadir olarak iyi huylu, çok nadiren de habis karaciğer tümörleri

gözlemlenmiştir. Sınırlı olguda bu tümörler yaşamı tehdit eden batın içi kanamalara yol açar.

KOK kullanan kadınlarda, şiddetli üst batın ağrısı, karaciğerde büyüme ya da batın içi

kanama bulguları ortaya çıkması durumunda ayırıcı tanıda bir karaciğer tümörü göz önüne

alınmalıdır.

Maligniteler hayatı tehdit edebilir ya da ölümcül seyredebilir.

Diğerleri

Teorik

olarak

hiperkalemi

riski,

tedavi

öncesi serum potasyumu üst sınırda bulunan ve ek

olarak potasyum tutucu ilaçlar kullanan renal yetmezliği olan hastalar için söz konusu

olabilir.

11 / 23

Hipertrigliseridemisi olan ya da bu şekilde bir aile öyküsüne sahip bulunan kadınlarda, KOK

kullanımıyla pankreatit gelişimi riskinde artış ortaya çıkabilir.

KOK alan kadınların çoğunda kan basıncında hafif artış görüldüğü bildirilmesine rağmen,

klinik olarak anlamlı artış enderdir. Bununla beraber, KOK kullanımı sırasında ortaya çıkan

klinik

olarak

belirgin

hipertansiyon gelişiminde, hekimin KOK kullanımını kesmesi ve

hipertansiyon tedavisine başlaması gerekir. Antihipertansif tedavi sırasında normal tansiyon

değerlerinin elde edilmesi durumunda, KOK kullanımı tekrar gözden geçirilebilir.

Otoskleroza bağlı işitme kaybı, herpes gestationis, Sydenham koresı, hemolitik üremik

sendrom, sistemik lupus eritematozus, porfiri, safra taşı oluşumu, kolestaza bağlı sarılık

ve/veya kaşıntı gibi durumların gebelik ve KOK kullanımı sırasında ortaya çıktığı ya da

kötüleştiği bildirilmişse de, bunların KOK’larla olan ilişkisi kesinlik kazanmamıştır.

Ailesel anjiyoödemi olan kadınlarda, ekzojen östrojen anjiyoödem semptomlarını uyarabilir

ya da şiddetlendirebilir.

Karaciğer

fonksiyonlarında

görülen

akut

kronik

değişiklikler,

kullanımının

fonksiyon testi değerleri normale dönene dek kesilmesini gerektirebilmektedir. Gebelik

sırasında ilk kez ortaya çıkan

ya da daha önce seks steroidlerinin kullanıldığı sırada

görülmüş olan kolestatik sarılığın nüks etmesi KOK kullanımının kesilmesi gerekliliğini

göstermektedir.

KOK’lar periferik insülin direnci ve glukoz toleransı üzerinde etkili olabiliyorsa da, düşük

d o z l u

( < 0 . 0 5

e t i n i l e s t r a d i o l )

KOK kullanan

b i r

d i y a b e t i k

h a s t a d a

t e d a v i

r e j i m i n d e

değişiklikler yapma gerekliliğini gösteren bir kanıt yoktur. Ancak, KOK kullanan diyabetik

kadınlar dikkatle gözlenmelidir.

Crohn hastalığı ve ülseratif kolit KOK kullanımı ile ilişkilendirilmiştir.

Özellikle gebelik maskesi öyküsü olan kadınlarda daha belirgin olmak üzere kloazma ortaya

çıkabilir. Kloazma eğilimi olan kadınlar KOK kullanımı esnasında güneşe çıkmaktan ya da

ultraviyole ışınlarına maruz kalmaktan kaçınmalıdır.

Tıbbi muayene / konsültasyon

Hastanın oral kontraseptif kullanmaya başlamadan önce ve sonrasında düzenli aralıklarla

tıbbi öyküsü (aile öyküsünü de içerecek şekilde) değerlendirilmelidir ve gebelik ekarte

edilmelidir. Kan basıncı ölçülmeli ve fiziksel muayene kontrendikasyonlar (bkz. bölüm 4.3

Kontrendikasyonlar) ile uyarılar (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)

12 / 23

doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. VTE ve ATE semptomları, bilinen risk faktörleri ve

şüpheli tromboz durumunda ne yapılacağı, DROSETİL'in diğer KHK'lara kıyasla riski de

d a h i l

o l m a k

ü z e r e

venöz

arteriyel

tromboz

bilgilerine

kadının

dikkatini

çekmek

önemlidir.

Ayrıca kadın, kullanma talimatını dikkatle okuması ve yapılan tavsiyelere uyması gerektiği

konusunda bilgilendirilmelidir. Bu değerlendirmelerin içeriği ve sıklığı ilgili kılavuzlar

doğrultusunda olmalı ve kadına özgü şekilde uyarlanmalıdır.

Oral kontraseptiflerin HIV enfeksiyonu (AIDS) ve diğer cinsel yolla geçen hastalıklara karşı

koruyucu olmadığı bilgisi kullanıcılara verilmelidir.

Azalmış etkinlik

KOK’ların etkinliği tablet alımı unutulduğunda (bkz. 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli / Tablet

alımı unutulduğunda), mide-bağırsak bozuklukları olması halinde (bkz. 4.2 Pozoloji ve

uygulama şekli/Mide-bağırsak bozuklukları durumunda), ya da eş zamanlı ilaç tedavilerinde

(bkz. 4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri) azalabilir.

Azalmış siklus kontrolü

Tüm KOK’larda,

özellikle kullanımın ilk aylarında düzensiz kanamalar (lekelenme veya

kırılma

kanaması)

gelişebilir.

nedenle

herhangi

düzensiz

kanamanın

değerlendirilmesi yaklaşık 3 siklusluk bir adaptasyon süresinden sonra anlamlıdır.

Eğer kanama düzensizliği devam eder

v e ya

ka namalar

düzenliyken ortaya çıkarsa non-

hormonal etkenler göz önüne alınmalı ve malignite veya gebeliğin ekarte edilmesi için

kürtajın da dahil olabileceği uygun tanısal girişimlerde bulunulmalıdır.

Bazı kadınlarda tablet alınmayan dönemde çekilme kanaması oluşmayabilir. Eğer KOK,

“4.2 Pozoloji ve uygulama şekli” bölümünde belirtilen şekilde kullanıldıysa kadının gebe

olması beklenmemektedir. Ancak KOK, ilk gerçekleşmeyen çekilme kanamasından önce

kullanım

kurallarına

uygun

kullanılmadıysa

çekilme

kanaması

gerçekleşmediyse KOK kullanımına devam etmeden önce gebelik ekarte edilmelidir.

Laktoz:

DROSETİL tablet başına 62.0 mg laktoz monohidrat içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz

intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya

da glukoz galaktoz

malabsorpsiyon problemi

olan

hastaların bu ilacı kullanmaması gerekir.

13 / 23

4.5

Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Diğer tıbbi ürünlerin DROSETİL ile etkileşimleri:

Mikromozal

enzimleri

indükleyen

ilaçlar

arasındaki

etkileşimler

seks

hormonu

klirensinde

artışa

neden

olabilir,

durum

kanamaya

ve/veya

kontraseptif

başarısızlığa

açabilirler.

Aşağıdaki

etkileşmeler

literatürde

bildirilmiştir.

Yukarıda

belirtilen ilaçlardan herhangi biri ile kısa süreli tedavi edilmekte olan kadınlar, KOK dışında

geçici olarak bir bariyer

yöntemi kullanmalı

ya da başka bir kontrasepsiyon

yöntemi

seçmelidirler. İlaçlar ile birlikte kullanımları süresince ve tedavinin kesilmesini takiben 28

gün boyunca bariyer yöntemi kullanmalıdırlar. Eğer bariyer yöntemi kullanılan dönem KOK

kutusundaki

tabletlerin

bitiminden

sonra

devam

ediyorsa,

sonraki

kutuya

vermeden

devam edilmelidir.

KOK klirensini artıran maddeler (enzimlerin uyarılmasıyla KOK etkililiğinin azalması),

ö r n . :

F e n i t o i n ,

b a r b i t ü r a t l a r ,

p r i m i d o n ,

k a r b a m a z e p i n ,

r i f a m p i s i n

m u h t e m e l e n

oksakarbazepin, topiramat, felbamat, griseofulvin ve sarı kantaron (St John's wort) içeren

ürünler.

KOK klirensi üzerine değişken etkilere sahip maddeler; örn;

KOK ile birlikte uygulandığında birçok HIV/HCV proteaz inhibitörü ve nükleozid olmayan

ters

transkriptaz

inhibitörleri

plazma

östrojen

veya

progesteron

konsantrasyonlarını

azaltabilmekte ya da artırabilmektedir. Bu değişiklikler bazı olgularda klinik açıdan anlamlı

olabilir.

KOK klirensini azaltan maddeler (enzim inhibitörleri)

A z o l

a n t i f u n g a l l e r

( ö r .

i t r a k o n a z o l ,

v o r i k o n a z o l ,

f l u k o n a z o l ) ,

v e r a p a m i l ,

m a k r o l i d l e r

(ör.klaritromisin,

eritromisin),

di l ti az em

greyfurt

suyu

gi bi

kuvvet l i

orta

düzeyde

C Y P 3 A 4

i n h i b i t ö r l e r i

ö s t r o j e n

v e y a

p r o g e s t e r o n

v e y a

h e r

i k i s i n i n

p l a z m a

konsantrasyonunu artırabilir.

Drospirenon

mg/gün)/etinilestradiol

(0,02

m g/ gün)

kom bi nas yonunun

güçl ü

CYP3A4

inhibitörü

ketakonazol

gün

boyunca

birlikte

alımında

drospirenonun

etinilestradiolün EAA'sı (0-24 saat) sırasıyla 2,68 (90%CI: 2,44; 2,95) ve 1,40 kat (90%CI:

1,31, 1,49) artmıştır.

60-120 mg/gün etorikoksib dozlarının 0,035 mg etinilestradiol içeren KHK ile eş zamanlı

olarak alındığı takdirde etinilestradiolün plazma konsantrasyonlarını sırasıyla 1,4-1,6

arttırdığı görülmüştür.

14 / 23

KOK’ların diğer tıbbi ürünler üzerine etkisi:

Oral kontraseptifler diğer bazı ilaçların metabolizmasını etkileyebilir. Buna bağlı olarak

plazma

doku

konsantrasyonları

artabilir

(örn.

siklosporin)

a z a l a b i l i r

(ör.

lamotrigin).

İn vitro olarak,

drospirenon

P450

sitokrom

enzimleri

CYP1A1,

CYP2C9,

CYP2C19

CYP3A4'ü zayıf ila orta düzeyde inhibe edebilir.

Omeprazol simvastatin veya midazolam kullanan gönüllü kadınlarda yürütülen in

vivo

etkileşim çalışmasında elde edilen sonuçlara göre drospirenonun 3 mg'lık dozlarda diğer

ilaçların sitokrom P450 enzim aracılı metabolizmalarıyla klinik açıdan anlamlı bir etkileşim

sergileme olasılığı bulunmamaktadır.

İn

vitro

e t i n i l e s t r a d i o l

h e m

C Y P 2 C 1 9 ,

C Y P 1 A 1

C Y P 1 A 2 ' n i n

g e r i

d ö n d ü r ü l e b i l i r

inhibitörü,

CYP3A4/5,

CYP2C8,

CYP2J2'nin

mekanizma

temelli

inhibitörüdür.

Klinik çalışmalarda etinilestradiol içeren hormonal kontraseptifin uygulanması CYP3A4

substratlarının (ör. midazolam) plazma konsantrasyonlarında herhangi bir artışa yol açmaz

ya da sadece zayıf bir artışa yol açarken, CYP1A2 substratlarının plazma konsantrasyonları

hafif (ör. teofilin) veya orta düzeyde (ör. melatonin ve tizanidin) artabilmektedir.

Diğer etkileşmeler

Serum Potasyum:

D R O S E T İ L ’ i

s e r u m

p o t a s y u m

d ü z e y i n i

y ü k s e l t e b i l e c e k

i l a ç l a r

i l e

b i r l i k t e

k u l l a n a n

kadınlarda

teorik

olarak

serum

potasyumunun

yükselme

potansiyeli

vardır.

i l a ç l a r

arasında anjiyotensin-II-reseptör

antagonistleri,

potasyum

tutucu

diüretikler

aldosteron

antagonistleri sayılabilir.

A n c a k ,

d r o s p i r e n o n u n

( e s t r a d i o l

i l e

k o m b i n e

o l a r a k )

b i r

A C E

inhibitörü

veya

indometazin

etkileşiminin

değerlendirildiği

çalışmada

serum

potasyum düzeylerinde klinik ya da istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler gözlenmemiştir.

Laboratuvar testleri

Kontraseptif steroidlerin kullanılması bazı laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.

Drospirenon hafif derecedeki antimineralokortikoid etkinliğine bağlı olarak, plazma renin

etkinliğinde ve plazma aldosteronunda bir artışa neden olur.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği

DROSETİL,

ciddi

böbrek

yetmezliğinde

akut

böbrek

yetmezliğinde

kullanılmamalıdır.

Ayrıca

Kontrendikasyonlar

Farmakokinetik

özellikler

bölümüne bakınız.

15 / 23

Karaciğer yetmezliği

DROSETİL

ağır

karaciğer

hastalığı

durumunda

kullanılmamalıdır.

Ayrıca

Kontrendikasyonlar ve 5.2 Farmakokinetik özellikler bölümüne bakınız.

Pediyatrik popülasyon

DROSETİL yalnızca menarştan sonra endikedir. Doz ayarlamasına gerek olduğunu öneren

herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Geriyatrik popülasyon

Uygulanabilir değildir. DROSETİL menopozdan sonra endike değildir.

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye:

Gebelik kategorisi X’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

DROSETİL oral bir kontraseptiftir ve gebelik önleyici etkisi bulunmaktadır.

Gebelik dönemi:

DROSETİL gebelik döneminde kontrendikedir.

DROSETİL

kullanımı

sırasında

gebelik

meydana

gelmesi

durumunda

kullanım

durdurulmalıdır.

Ancak,

yaygın

epidemiyolojik

çalışmalar

gebeliğinden

önce

kullanmış olan kadınların çocuklarında doğumsal kusur riskinde herhangi bir artışı ne de

erken

gebeliği

süresince

yanlışlıkla

kullanıldığında

oluşan

t e r a t o j e n i k

e t k i y i

göstermemiştir.

DROSET İL’in

geb elikte

kullanımına ilişkin veriler, DROSETİL’in

geb elik,

fötus

yenidoğanın

sağlığı

üzerindeki

olumsuz

etkileri

hakkında

sonuçlara

varılmasına

izin

veremeyecek kadar kısıtlıdır. Konu hakkında epidemiyolojik veri henüz mevcut değildir.

DROSETİL kullanımına yeniden başlarken postpartum dönem sırasında artan VTE riski

dikkate alınmalıdır (bkz. bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli ve bölüm 4.4 Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri).

Laktasyon dönemi:

KOK’ların

kullanımı

süt

miktarında

azalmaya

sütün

bileşiminde

değişikliğe

açabileceğinden dolayı laktasyon etkilenebilir. Bu yüzden emziren anne bebeğini sütten

kesinceye

kadar

kullanımı

g e n e l l i k l e

ö n e r i l m e m e l i d i r .

K o n t r a s e p t i f

s t e r o i d l e r

metabolitleri küçük miktarlarda süte geçebilir.

Üreme yeteneği / Fertilite:

DROSETİL, bir oral kontraseptiftir. Kullanıldığı sürece fertiliteyi engeller.

16 / 23

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç

makine

kullanma

becerileri

üzerinde

etkisi

ilgili

herhangi

çalışma

yapılmamıştır. KOK kullanımının araç ve makine kullanma becerileri üzerinde herhangi bir

etkisi gözlenmemiştir.

4.8

İstenmeyen etkiler

Güvenlilik profilinin özeti

DROSETİL ile en sık bildirilen advers reaksiyonlar bulantı ve meme ağrısıdır. Kullanıcıların

%6’sından fazlasında görülür.

Ciddi advers reaksiyonlar ATE ve VTE’dir.

Advers reaksiyonların listesi

D r o s p i r e n o n

e t i n i l e s t r a d i o l

k o m b i n a s yo n u

ile yapılmış klinik çalışmalarda (n=4897)

bildirilen advers ilaç reaksiyonlarının sıklığı aşağıda özetlenmiştir. Her bir frekans grup

içinde, advers ilaç reaksiyonları azalan ciddiyete göre sunulmuştur. Advers reaksiyonlar,

aşağıda sistem-organ sınıfı (MedDRA) ve sıklık derecesine göre listelenmektedir. Sıklık

dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır; çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥1/100, <1/10), yaygın

olmayan (≥1/1.000, <1/100), seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000),

b i l i n m i y o r

( e l d e k i

v e r i l e r d e n

h a r e k e t l e

t a h m i n

e d i l e m i y o r ) .

Sadece

pazarlama

sonrası

gözlem sırasında tanımlanan ve sıklığı tahmin edilemeyen ilave advers ilaç reaksiyonları

“bilinmiyor” şeklinde listelenmiştir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek: Aşırı duyarlılık

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın: Duygu durum değişikliği, depresyon/depresif duygu durumu, libidonun azalması ya

da kaybı

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Migren

Vasküler hastalıklar

Seyrek: Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar*

17 / 23

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Bulantı

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Bilinmiyor: Eritema multiforme

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın: Meme ağrısı, ara kanama, lekelenme

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları

Yaygın: Kiloda artış

Seyrek: Kiloda azalma

Klinik çalışmalardaki advers olaylar MedDRA sözlüğü kullanılarak kodlanmıştır. Aynı tıbbi

fenomeni temsil eden farklı MedDRA terimleri, doğru etkiyi hafifletmekten ya da örtbas

etmekten kaçınmak amacıyla tek bir advers reaksiyon olarak birlikte gruplanmıştır.

- Epidemiyolojik çalışmalardan tahmin edilen sıklık, KOK’lar

grubunu

kapsamaktadır.

Sıklık “çok seyrek” sınırındadır.

- “Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar” şu tıbbi durumları özetlemektedir: Periferik

derin ven tıkanıklığı, tromboz ve embolizm/pulmoner vasküler tıkanıklık, tromboz,

embolizm ve enfarktüs/miyokard enfarktüsü/serebral enfarktüs ve hemorajik olarak

belirtilmeyen inme

Venöz

arteriyel

tromboembolik

olaylar

migren

için

“4.3

Kontrendikasyonlar”,

“4.4

Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri” bölümlerine de bakınız.

Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması

KHK kullanan kadınlarda 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri bölümünde daha ayrıntılı

olarak ele alınmış miyokard infarktüsü, inme, geçici iskemik ataklar, venöz tromboz ve

p u l m o n e r

e m b o l i

d a h i l

o l m a k

ü z e r e

a r t e r i y e l

v e n ö z

t r o m b o t i k

t r o m b o e m b o l i k

olaylarda artış riski gözlemlenmiştir.

KOK’lar grubu ile ilgili olduğu düşünülen, sıklığı çok düşük olan ya da geç semptom

başlangıcı olan advers reaksiyonlar aşağıda listelenmiştir. (“4.3 Kontrendikasyonlar”,

“4.4

Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri” bölümlerine de bakınız.)

Tümörler

Meme kanseri tanısının sıklığı OK (oral kontraseptif) kullananlar arasında hafifçe

artmıştır. 40 yaşın altındaki kadınlarda meme kanseri seyrek olduğundan, meme

18 / 23

kanserinin total riski ile ilgili ek sayı düşüktür. KOK kullanımının nedensellik ilişkisi

bilinmemektedir.

Karaciğer tümörleri (benign ve malign)

Diğer durumlar:

Eritema nodozum

Hipertrigliseridemi (KOK kullanırken artmış pankreatit riski)

Hipertansiyon

kullanımı

kesin

ilişkisi

olmayan

durumların

ortaya

çıkması

kötüleşmesi: kolestaza bağlı sarılık ve/veya kaşıntı; safra taşı oluşumu; porfiri;

sistemik

lupus

eritematozus;

hemolitik

üremik

sendrom;

Sydenham

koresi; herpes

gestationis; otoskleroza bağlı işitme kaybı

Ailesel anjiyoödemi olan kadınlarda eksojen östrojenler anjiyoödem belirtilerinin

ortaya çıkmasına veya alevlenmesine yol açabilirler.

Karaciğer fonksiyon bozukluğu

Glukoz toleransında değişiklik ya da periferik insülin direnci üzerine etki

Crohn hastalığı, ülseratif kolit

Kloazma

Hipersensitivite (döküntü, ürtiker gibi semptomlar dahil)

Epilepsi

Rahim miyomu

Etkileşimler

Ara kanamalar ve/veya kontraseptif başarısızlık oral kontraseptiflerin diğer ilaçlarla (enzim

indükleyiciler) etkileşiminin sonucu olabilir. (bkz. 4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve

diğer etkileşim şekilleri)

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

F a r m a k o v i j i l a n s

M e r k e z i

( T Ü F A M ) ’ n e

b i l d i r m e l e r i

g e r e k m e k t e d i r

( w w w . t i t c k . g o v . t r ;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

DROSETİL’in doz aşımı ile ilgili klinik deneyim yoktur. KOK’ların kullanımı sonucu elde

edilen deneyimlere göre KOK kullanımında görülebilecek belirtiler, bulantı, kusma ve

gençlerde hafif vajinal kanamadır. Antidotu yoktur ve tedavisi semptomatik olmalıdır.

19 / 23

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Östrojenler ve progestajenler, fiks kombinasyonlar

ATC kodu: G03AA12

KOK’ların kontraseptif etkisi ovülasyon inhibisyonu ve servikal salgıdaki değişiklikler gibi

birçok faktörün etkileşmesi ile ortaya çıkar.

Gebeliğe karşı koruma dışında, bazı olumsuz yönleri olmakla beraber (bkz. 4.4. Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri, 4.8 İstenmeyen etkiler) doğum kontrol yöntemine karar

vermede

yararlı olacak birçok olumlu yönü de vardır. Sikluslar daha düzenli, kanamalar

sıklıkla daha az ağrılı ve hafiftir. Kanamaların hafifliği, demir yetmezliği oluşmasında

azalmaya yol açar.

kullanımı

ilişkili

riski

östrojen

bileşeninden

kaynaklanır.

KOK'ların

progesteron bileşeni tarafından VTE riski üzerinde herhangi bir modüle etki ettiği halen

tartışılmaktadır. Etinilestradiol/drospirenon içeren KOK'ların levonorgestrel içeren KOK'lara

kıyasla VTE risk artışını gösteren epidemiyolojik çalışmalar VTE riskinin hiç artmadığını

veya 3 kata kadar arttırdığını gösteren farklı sonuçlar bildirmiştir. Çalışmaların çoğunda

drospirenon/etinilestradiol kombinasyonu incelenmiştir.

Drospirenon, kontrasepsiyon dışında bazı yararlar sağlar. Antimineralokortikoid özelliği

sayesinde, sıvı tutulması nedeniyle ortaya çıkan kilo artışı ve diğer belirtileri engeller.

Östrojenin

yol açtığı sodyum tutulmasını önleyerek, iyi bir toleransa ve premenstruel

sendrom üzerinde olumlu etkilere yol açar. Drospirenon, etinilestradiol ile birlikte HDL’de

artışa yol açarak lipid profilini olumlu etkiler. Antiandrojenik etkisi sayesinde deri üzerinde

olumlu etkilere ve akne lezyonlarında ve deri yağlanmasında azalmaya yol açar. Ek olarak,

drospirenon

etinilestradiole

bağlı

seks

hormonu

bağlayıcı

globulin

(SHBG)

artışını,

dolayısıyla endojen androjenlerin bağlanması ve inaktive edilmesini engellemez.

Drospirenonun androjenik, östrojenik, glukokortikoid ve antiglukokortikoid etkinliği yoktur.

d u r u m

a n t i m i n e r a l o k o r t i k o i d

a n t i a n d r o j e n i k

ö z e l l i k l e r i

i l e ,

d r o s p i r e n o n u n

biyokimyasal

farmakolojik

profilinin

doğal

progesterona

çok

benzemesini

sağlar.

Bunların dışında, endometriyum ile yumurtalık kanserlerinde azalma gösterilmiştir. Ayrıca,

daha

yüksek

dozlu

KOK’ların (0.05

etinilestradiol)

memenin

fibrokistik

tümörlerinde,

yumurtalık kistlerinde, pelvik inflamatuvar hastalık ve ektopik gebelik sıklıklarında azalma

sağladığı gösterilmiştir. Düşük doz KOK’larda da bu özelliğin geçerliliği henüz tam olarak

saptanmamıştır.

20 / 23

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Drospirenon

Emilim:

Ağızdan alınan drospirenon hızla ve hemen hemen tamamen emilir. Tek alımını takiben

yaklaşık 1-2 saat sonra yaklaşık 37 ng/ml olan en yüksek etkin madde düzeyine ulaşılmıştır.

Biyoyararlılığı yaklaşık % 76-85’dir. Gıdalarla birlikte alımı, biyoyararlanımı etkilemez.

Dağılım:

Drospirenon serum albuminine bağlanır. SHBG’e (seks hormonu bağlayıcı globulin) ya da

CBG’ye (kortikoid bağlayıcı globulin) bağlanmaz. % 95-97’si non-spesifik olarak albumine

bağlanırken, toplam serum konsantrasyonun yalnızca %

3-5’i bağlanmamış halde bulunur.

Etinilestradiole

bağlı

SHBG

yükselmesi

drospirenonun

serumda

proteine

bağlanmasını

etkilemez. Drospirenonun dağılım hacmi yaklaşık 3.7-4.2 l/kg’dır.

Biyotransformasyon:

Drospirenon

olarak

metabolizasyona

uğrar.

Plazmada

bulunan

metabolitleri

drospirenonun lakton halkasının açılmasıyla oluşturulan asit formu ve indirgenmenin

bunu takiben sülfatasyonun oluşturduğu 4,5-dihidro- drospirenon-3-sülfattır. Her ikisi de

P450 sistemi gerekmeden oluşurlar. Drospirenon, aynı zamanda CYP3A4 tarafından katalize

e d i l e n

o k s i d a t i f

m e t a b o l i z m a y a

t a b i d i r .

Plazmadan

klerens

hızı

yaklaşık

1.2-1.5

ml/dak./kg’dır.

Eliminasyon:

Drospirenon’un serum seviyeleri iki evrede azalır. Terminal dispozisyon evresi yaklaşık 31

saatlik

yarılanma

ömrü

karakterizedir.

Drospirenon

değişmemiş

olarak

atılmaz.

M e t a b o l i t l e r i

halinde

böbrek

safradan

1.4/1.2

oranıyla

atılır.

Böbrek

safrayla

metabolitlerinin atılım yarılanma ömrü yaklaşık 1.7 gündür.

Doğrusallık / doğrusal olmayan durum:

Drospirenon

farmakokinetiği,

SHBG

seviyelerinden

etkilenmez.

Günlük

uygulamayı

takiben, serum düzeyi, 2-3 kat artarak, tedavi siklusunun ikinci yarısı boyunca, sabit serum

düzeyine ulaşır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek bozukluğunun etkisi:

Hafif düzeyde böbrek bozukluğu (kreatinin klerensi 50-80 ml/dak) olan kadınlar ile böbrek

fonksiyonları normal olan

(kreatinin klerensi>80 ml/dak) kadınların kararlı durum serum

drospirenon düzeyleri karşılaştırılabilir sonuçlar vermiştir. Orta derecede böbrek bozukluğu

( k r e a t i n i n

k l e r e n s i

30-50

ml/dak)

olan

kadınların

serum

drospirenon

düzeyleri

böbrek

21 / 23

fonksiyonu normal olan kadınlar ile karşılaştırıldığında %37 daha yüksek bulunmuştur.

Drospirenon tedavisi tüm gruplar tarafından iyi tolere edilmiştir. Drospirenon tedavisi serum

potasyum konsantrasyonu üzerine klinik olarak anlamlı bir etki göstermemiştir.

Karaciğer bozukluğunun etkisi:

Orta derecede hepatik fonksiyon bozukluğu olan kadınlarda (Child-Pugh

hep atik

fonksiyonu

normal

olan

kadınlarda

ortalama

serum

drospirenon

konsantrasyon-zaman

profilleri

emilim/dağılım

fazları

süresince

benzer

maks

değerleri

elde

edilerek

karşılaştırılabilir

bulunmuştur.

Orta

derecede

hepatik

bozukluğu

olan

gönüllülerde

drospirenonun

ortalama

terminal

yarılanma

ömrü,

normal

hepatik

fonsiyona

sahip

gönüllülere kıyasla 1.8 kat daha yüksektir.

Görünen oral klerens (CL/f) orta derecede hepatik bozukluğu olan gönüllülerde normal

hepatik fonksiyona sahip gönüllüler ile karşılaştırıldığında %50 azalmıştır. Normal hepatik

fonksiyona sahip gönüllülerle karşılaştırıldığında orta derecede hepatik bozukluğu olan

gönüllülerde

gözlenen

drospirenon

klerensindeki

azalma

grupt a

serum

potas yum

konsantrasyonlarında belirgin bir farklılık yaratmamıştır. Diyabet varlığı ve spironolakton

tedavisi (hastanın hiperkalemi eğilimini artıran iki durum) de serum potasyum düzeylerini

normal sınırın üzerine çıkarmamıştır. Sonuç olarak drospirenonun hafif

orta

derecede

karaciğer bozukluğu olan hastalarda (Child-Pugh B) iyi tolere edildiği söylenebilir.

Etnik gruplar

Etnik

faktörlerin

drospirenon

etinil

estradiolün

farmakokinetikleri

üzerine

etkileri

genç,

sağlıklı

beyaz

Japon

kadınlarda

yinelenen

günlük

oral

uygulama

sonrası

araştırılmıştır. Sonuçlar, Japon ve beyaz kadınlar arasındaki etnik farklılıkların drospirenon

e t i n i l e s t r a d i o l ü n

f a r m a k o k i n e t i k l e r i

ü z e r i n e

klinik

olarak

anlamlı

etkisi

olmadığını

göstermiştir.

Etinilestradiol

Emilim:

Ağızdan alınan etinilestradiol hızla ve tamamen emilir. En yüksek plazma düzeyleri olan 54-

pg/ml’ye

saat

sonra

ulaşılır.

Emilim

karaciğerden

geçiş

esnasında

etinilestradiol yoğun bir metabolizasyona uğrar ve yaklaşık % 20-65 gibi kayda değer bir

ferdi değişkenlikle yaklaşık %45 ortalama oral biyoyararlılık ile sonuçlanır. Etinil estradiolle

zamanlı

gıda

alımı,

deneklerin

%25’inde

biyoyararlılıkta

azalmaya

açarken,

diğerlerinde herhangi bir değişiklik görülmemiştir.

Dağılım:

Etinilestradiol

serum

albuminine

yüksek

oranda

fakat non-spesifik olarak (yaklaşık %98)

bağlanır ve karaciğerde CBG ve SHBG sentezini artırır. Dağılım hacmi yaklaşık 2.8-8.6 l/kg

22 / 23

olarak bildirilmiştir.

Biyotransformasyon:

Etinilestradiol önemli gut ve hepatik ilk geçiş metabolizmasına tabidir, esas olarak aromatik

h i d r o k s i l a s y o n

i l e

m e t a b o l i z e

olur.

E t i n i l e s t r a d i o l

o k s i d a t i f

m e t a b o l i t l e r

ö n c e l i k l e ,

glukronid veya sülfat ile konjuge olurlar. Metabolik klerens hızı 2.3-7 ml/dk/kg’dır.

Eliminasyon:

Etinilestradiol serum düzeyleri, yarı ömürleri sırasıyla 1 ve 10-20

saat

olan,

dispozisyon

evresinde azalır. Etinilestradiol değişmemiş olarak atılmaz. Metabolitler halinde böbrek ve

safradan 4:6 oranında atılır. Metabolitlerin atılımının yarı ömrü yaklaşık 1 gündür.

Doğrusallık / doğrusal olmayan durum:

düzeye

tedavi

siklusunun

ikinci

yarısında,

serum

ilaç

seviyeleri,

dozla

karşılaştırıldığında, % 40-110 oranında daha yüksek olduğunda ulaşılır.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Laboratuvar hayvanlarında, drospirenon ve etinilestradiolün

etkileri

bilinen

farmakolojik

etkiyle ilişkili olanlarla sınırlı kalmıştır. Özellikle, üreme toksisitesi çalışmaları türe özgü

olarak değerlendirilen hayvanlarda embriyotoksik ve fetotoksik etkiler olduğunu ortaya

çıkarmıştır.

D r o s p i r e n o n

e t i n i l e s t r a d i o l

k o m b i n a s y o n u

kullanıcılarındaki

maruziyetin

aşılmasıyla sıçan fetuslarında cinsel farklılaşma üzerinde etkiler geliştiği, maymunlarda

bunun olmadığı gözlenmiştir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mısır nişastası

Prejelatinize nişasta

Krospovidon

Povidon K-30

Polisorbat 80

Magnezyum stearat

Opadry II sarı

Polivinil alkol

Titanyum dioksit

Makrogol

Talk

Demir oksit sarısı

23 / 23

6.2.

Geçimsizlikler

Herhangi bir geçimsizlik yoktur.

6.3.

Raf ömrü

36 ay.

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/PVDC-Alu blisterde 21 adet film kaplı tablet.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller, “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”

“Ambalaj

Ambalaj

Atıklarının

Kontrolü

Yönetmeliği”ne

uygun

olarak

imha

edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Exeltis İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Kültür Mah. Nisbetiye Cad. No:56 Akmerkez B Blok

Kat:6 D:574 Etiler, Beşiktaş/İstanbul

8.

RUHSAT NUMARASI

2015/205

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 24.02.2015

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Bu ürünle ilgili güvenlik uyarısı bulunmamaktadır.