DROFLU

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DROFLU COLD PLUS SURUP 100 ML
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DROFLU COLD PLUS SURUP 100 ML
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • diğer soğuk hazırlıkları

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699580570106
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 25-03-2014
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/28

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DROFLU COLD PLUS şurup, 100 ml

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Her 5 ml (1 ölçek) şurup,

Etkin madde:

İbuprofen

100 mg

Psödoefedrin hidroklorür

15 mg

Klorfeniramin maleat

1 mg

Yardımcı maddeler:

Sorbitol

250 mg

Sukroz

3000 mg

Karmelloz sodyum

3.5 mg

Sodyum siklamat

118 mg

Sodyum hidrojen karbonat

43.75 mg

Sodyum benzoat 20 mg

Sodyum hidroksit

y.m.

Yardımcı maddeler için Bölüm 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Şurup

Hafif sarı renkli berrak çözelti.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Soğuk algınlığı, grip, sinüzit ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları ile birlikte

görülen ateş, burun akıntısı ve nazal konjesyon içeren semptomların giderilmesinde

kullanılır.

2/28

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Ateş tedavisi

: Antipiretik etkisi yaklaşık 6-8 saat kadar devam eder. Daha yüksek

dozların

kullanılması

süreyi

uzatmaz.

miktarları

aşağıdaki

tabloya

göre

ayarlanmalıdır. En

fazla 5 gün kullanılmalıdır.

5 mg/kg

Ateş ≤ 39.2 ˚C

10 mg/kg

ateş > 39.2 ˚C

YAŞ

mg

Ölçek

mg

Ölçek

6-8 yaş

125

1 1/4

2 1/2

9-10 yaş

1 1/2

11-12 yaş

12 yaşından büyük çocuklarda ve yetişkinlerde günde 3-4 kez 1-2 ölçek kullanılır.

6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer ve böbrek fonksiyonu bozuk olan kişilerde kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon

60 yaş üzerindeki bireylerde ibuprofene bağlı mide kanaması riski artmaktadır.

4.3.

Kontrendikasyonlar

Aşağıdaki durumlarda

DROFLU COLD PLUS şurup kullanımı kontrendikedir:

Etkin maddelere, ilacın diğer bileşenlerine veya diğer adrenerjik ilaçlara karşı aşırı

duyarlılığı olanlarda

Şiddetli hipertansiyon ya da şiddetli koroner arter hastalığı olanlarda

Monoamino oksidaz inhibitörleri ile tedavi olanlarda (DROFLU COLD PLUS

şurup

kullanımından

önceki

gün

içinde

MAOİ

(bir

antibakteriyel

olan

furazolidon

dahil)/RIMA

almış

ve/veya

almaya

devam

eden

hastalarda)

kontrendikedir. Psödoefedrin ve bu tip bir ilacın aynı zamanda kullanılması kan

basıncında yükselmeye neden olabilir.

3/28

Diğer

sempatomimetik

ilaçlar

(dekonjestanlar,

iştah

bastırıcı

ilaçlar

amfetamin benzeri psikostimülanlar) ve beta-blokörlerle birlikte kullanım

6 yaş altı çocuklarda

Hamileliğin son 3 ayında

Ağır karaciğer yetmezliği olanlarda

Kanama eğiliminde artış olanlarda

Daha önce aspirin veya diğer NSAİİ’ler ile astım, rinit, ürtiker gibi aşırı duyarlılık

reaksiyonu gelişmiş olanlarda

Önceki bir NSAİİ tedavisine bağlı gastrointestinal kanama ya da perforasyon

öyküsü bulunanlarda

Önceden geçirilmiş veya halen aktif ülseratif kolit, Crohn hastalığı, rekürran peptik

ülser veya gastrointestinal kanaması (iki ya da daha fazla kanıtlanmış, belirgin

ülserasyon ya da kanama episodu şeklinde tanımlanan) olanlarda

Şiddetli kalp yetmezliği olanlarda

Koroner arter bypass cerrahisi öncesi veya sonrası dönemde

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

İbuprofen:

Kardiyovasküler (KV) risk

- NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde

artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya

KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

- DROFLU COLD PLUS şurup koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde

kontrendikedir.

Gastrointestinal (GI) riskler

NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek

ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı

bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalarda ciddi GI etkiler

bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.

4/28

İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken, etkili en düşük doz, en kısa

süreyle

kullanılarak,

indirilebilir

(bölüm

4.2'ye

aşağıdaki

gastrointestinal

kardiyovasküler risklere bakınız).

DROFLU COLD PLUS şurup bronşiyal astımı olan, veya önceden bronşiyal astım geçirmiş

olan

hastalara

uygulanırken

dikkatli

olunmalıdır,

çünkü

gibi

hastalarda

ibuprofenin

bronkospazma neden olduğu bildirilmiştir.

DROFLU COLD PLUS şurup geçmişlerinde peptik ülserasyon ve başka gastrointestinal

hastalık öyküsü bulunan hastalara dikkatli bir şekilde verilmelidir; çünkü bu tablolarda

alevlenme olabilir.

Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü NSAİİ'lerin

kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan

en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

DROFLU COLD PLUS şurup kalp yetmezliği veya hipertansiyon öyküsüne sahip hastalara

dikkatle verilmelidir, çünkü ibuprofen uygulamasıyla ödem olguları bildirilmiştir.

Diğer

NSAİİ'lerde

olduğu

gibi

DROFLU

COLD

PLUS

şurup

enfeksiyon

belirtilerini

maskeleyebilir.

Kardiyovasküler etkiler

Kardiyovasküler trombotik olaylar:

Birçok Cox-2 selektif ve selektif olmayan NSAİİ'lerle süresi 3 yılı bulan klinik çalışmalar,

fatal

olabilecek

ciddi

kardiyovasküler

trombotik

olaylar,

miyokard

enfarktüsü

inme

riskinde artış olabileceğini göstermiştir. Cox-2 selektif veya selektif olmayan tüm NSAİİ'lerin

benzer riski olabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan ya da kardiyovasküler hastalık risk

faktörü olan hastalar daha yüksek risk altında olabilirler. NSAİİ'lerle tedavi gören hastalarda

kardiyovasküler advers olay riskini azaltmak için, mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve

en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir. Önceden herhangi bir kardiyovasküler semptom

görülmemiş olsa bile, doktor ve hastalar bu tarz advers olayların ortaya çıkmasına karşın

alarmda olmalıdır. Hastalar ciddi kardiyovasküler olayların işaretleri ve/veya semptomları ve

bu tarz advers olaylar gerçekleştiğinde izlenecek adımlar hakkında bilgilendirilmelidir.

5/28

NSAİİ'lerle beraber aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilintili ciddi kardiyovasküler

trombotik olayların riskini hafifleteceğine dair tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. Aspirin ve

NSAİİ'nin beraber kullanılması, ciddi gastrointestinal yan etkilerin riskini arttırır.

Koroner arter bypass cerrahisi ardından ilk 10-14 gün boyunca ağrı tedavisinde Cox-2 selektif

NSAİİ'nin kullanıldığı iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard enfarktüsü ve inme

görülme sıklığında artış olduğu tespit edilmiştir.

Hipertansiyon:

DROFLU COLD PLUS şurup dahil NSAİİ'ler hipertansiyon hastalığının başlamasına ya da

önceden bulunan hipertansiyon hastalığının kötüleşmesine yol açabilir. Her iki şekilde de

kardiyovasküler olayların görülme sıklığının artmasına yol açabilirler. Tiazid ya da loop

diüretikleri alan hastalar NSAİİ kullanırken bu tedavilere cevap verme oranları düşebilir.

DROFLU

COLD

PLUS

şurup

dahil

NSAİİ'ler

hipertansiyon

hastalarında

dikkatli

kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından

takip edilmelidir.

Konjestif kalp yetmezliği ve ödem:

NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir. Sıvı retansiyonu ya da

kalp yetmezliği olan hastalarda DROFLU COLD PLUS şurup dikkatli kullanılmalıdır.

Kontrol

altında

olmayan

hipertansiyon,

konjestif

kalp

yetmezliği,

bilinen

iskemik

kalp

hastalığı, periferik

arter

hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar sadece

dikkatli

değerlendirmeden

sonra

ibuprofen

tedavi

edilmelidir.

Benzeri

değerlendirme,

kardiyovasküler

olaylara

yönelik

risk

faktörleri

(örn.

hipertansiyon,

hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) olan hastalarda uzun dönemli bir tedaviyi başlatırken

de yapılmalıdır.

Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski

DROFLU COLD PLUS şurup da dahil NSAİİ'ler enflamasyon, kanama, ülserasyon ve mide,

ince veya kalın bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilecek ciddi gastrointestinal advers

6/28

etkilere yol açabilirler. Bu advers olaylar NSAİİ tedavisi gören hastalarda herhangi bir

zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek ya da herhangi bir semptom vermeksizin

ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde ciddi üst gastrointestinal advers etki görülen beş hastadan

sadece birinde semptomlar kendini gösterir. 3-6 ay NSAİİ tedavisi gören hastaların yaklaşık

%1'inde, bir yıl tedavi gören hastaların ise %2-4'ünde üst gastrointestinal ülser, kanama ya da

perforasyon

görülür.

oranlar

daha

uzun

kullanım

süresi

devam

ederken,

tedavi

süresince herhangi bir zamanda ciddi bir gastrointestinal advers etki görülme olasılığı artar.

Ancak kısa süreli tedavi de risksiz değildir.

Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanaması olan hastalarda NSAİİ'ler çok dikkatli

yazılmalıdır. Önceden peptik ülser hastalığı ve/veya gastrointestinal kanaması olan NSAİİ

kullanan hastalarda gastrointestinal kanama görülme riski, bu risk faktörlerinden hiçbiri

olmayan hastalara göre 10 kattan daha fazladır. NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal

kanama riskini arttıran diğer faktörler, beraberinde oral kortikosteroid ya da antikoagülan

kullanımı, NSAİİ tedavi süresinin uzun olması, sigara, alkol kullanımı, ileri yaş, genel sağlık

durumunun zayıf olmasıdır. Ani fatal gastrointestinal olaylar en çok yaşlı veya güçten düşmüş

hastalarda

görüldüğünden,

hasta

popülasyonuna

tedavi

süresince

özellikle

dikkat

edilmelidir.

NSAİİ tedavisi gören hastalarda olası bir gastrointestinal advers etki riskini minimize etmek

için, en küçük etkin doz mümkün olabilecek en kısa süre boyunca kullanılmalıdır. Hasta ve

doktorlar

NSAİİ

tedavisi

boyunca

gastrointestinal

ülserasyon

kanama

belirti

semptomları bakımından dikkatli olmalıdır ve herhangi bir gastrointestinal advers etki şüphesi

durumunda

derhal

ilave

değerlendirme

tedavi

başlatılmalıdır.

Hatta

ciddi

gastrointestinal advers etki olasılığı ortadan kalkana kadar NSAİİ tedavisi sonlandırılmalıdır.

Yüksek riskli hastalarda NSAİİ tedavisi dışında başka alternatif tedaviler uygulanmalıdır.

Gastrointestinal kanama riski, ülserasyon ya da perforasyon riski, ülser öyküsüne sahip

hastalarda (özellikle kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ise) ve yaşlılarda, artan

ibuprofen dozlarıyla birlikte daha yüksektir. Bu hastalarda tedaviye mümkün olan en düşük

doz ile başlanmalıdır. Bu hastalarda ve düşük doz kombine aspirin, veya gastrointestinal riski

arttırması olası diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması gereken hastalarda koruyucu ajanlar

(misoprostol

veya

proton

pompası

inhibitörleri

gibi)

kombine

tedavi

üzerinde

düşünülmelidir.

7/28

Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar, özellikle de yaşlı hastalar, tedavinin başlangıç

dönemlerinde,

olağandışı

herhangi

abdominal

semptomu

(özellikle

gastrointestinal

kanama) bildirmelidir.

İbuprofen

alan

hastalarda

gastrointestinal

kanama

veya

ülserasyon

gelişirse

tedavi

kesilmelidir.

Yaşlı hastalarda NSAİİ ilaçlara karşı artan sıklıkta advers reaksiyon (özellikle ölümcül

olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur.

Böbrekler üzerindeki etkiler

Önemli

ölçüde

dehidratasyonu

olan

hastalarda

ibuprofen

tedavisi

başlatılırken

dikkatli

olunmalıdır.

Diğer NSAİİ'ler ile olduğu gibi, uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller nekroz ve

başka

patolojik

renal

değişiklikler

sonuçlanmıştır.

Renal

toksisite

ayrıca

renal

prostaglandinlerin

renal

perfüzyonunun

sürdürülmesini

destekleyici

rolü

bulunduğu

hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumunda doza

bağlı bir azalmaya, ve ikincil olarak böbrek yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında

azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek fonksiyonları

bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE inhibitörleri

alanlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesi genellikle tedavi öncesi duruma geri

dönülmesini sağlar.

İleri böbrek yetmezliği

Kontrollü klinik çalışmalarda DROFLU COLD PLUS şurup’un ileri böbrek yetmezliği olan

hastalarda kullanımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla ileri böbrek

yetmezliği olan hastalarda DROFLU kullanımı önerilmez. Eğer DROFLU COLD PLUS

şurup tedavisine başlanmalıysa, hastanın böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir.

Anafilaktoid reaksiyonlar

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, DROFLU COLD PLUS şurup’a karşı daha önceden maruz

kaldığı bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabilir. DROFLU COLD PLUS

şurup aspirin triyadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak nazal

polipi olan veya olmayan, rinit geçiren astım hastalarında veya aspirin veya diğer NSAİİ alımı

sonrasında potansiyel olarak ölümcül, ciddi bronkospazm sergileyen hastalarda gelişir.

8/28

Oküler etkiler

Çalışmalarda,

ibuprofen

uygulamasına

dayandırılabilecek

oküler

değişiklikler

gösterilmemiştir.

Nadir

olgularda,

papillit,

retrobulbar

optik

nörit

papilödem

gibi

istenmeyen öküler bozukluklar, ibuprofen dahil olmak üzere NSAİ ilaç kullananlar tarafından

bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla ibuprofen tedavisi

sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara oftalmolojik muayene yapılmalıdır.

Hematolojik etkiler

DROFLU

COLD

PLUS

şurup dahil olmak

üzere, NSAİİ alan

hastalarda

bazen anemi

gözlenebilir. Bunun nedeni sıvı retansiyonu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya eritropoez

üzerindeki tam olarak tanımlanmamış etkilerdir. DROFLU COLD PLUS şurup dahil olmak

üzere, uzun süreli NSAİİ alan hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu gözlenirse

hemoglobin ve hematokrit değerleri kontrol edilmelidir.

NSAİİ’lerin trombosit agregasyonunu inhibe ettiği ve bazı hastalarda kanama zamanını

uzattığı gösterilmiştir. Aspirinden farklı olarak, trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri

kantitatif olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bozuklukları olan veya

anti-koagülan

alan

hastalarda

olduğu

gibi,

trombosit

fonksiyonundaki

değişikliklerden

olumsuz şekilde etkilenen ve DROFLU COLD PLUS şurup alan hastalar, dikkatlice takip

edilmelidir.

Önceden mevcut astım

Astımı olan hastalarda, aspirine duyarlı astım olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan hastalarda

aspirin kullanımı, ölümcül olabilen ciddi bronkospazm ile ilişkilendirilmiştir. Bu tür aspirine

duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar arasında, bronkospazm

dahil, çapraz reaksiyon bildirilmiş olduğundan, bu hastalarda DROFLU COLD PLUS şurup

uygulanmamalı ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır

Aseptik menenjit

İbuprofen tedavisindeki hastalarda nadiren aseptik menenjit gözlenmiştir. Sistemik lupus

eritematosus ve ilişkin bağ dokusu hastalıklarında daha büyük bir olasılıkla oluşmasına

rağmen altta yatan kronik hastalığı olmayanlarda da aseptik menenjit bildirilmiştir.

Deri reaksiyonları

9/28

Çok ender durumlarda NSAİİ'lerin kullanımıyla ilişkili olarak, eksfolyatif dermatit, Stevens-

Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil olmak üzere, bazıları ölümcül olan ağır

deri

reaksiyonları

bildirilmiştir.

Hastalarda

tür

reaksiyon

riskinin,

tedavinin

erken

dönemlerinde

yüksek

olduğu

görünmektedir.

Olguların

büyük

çoğunluğunda

reaksiyonun ortaya çıkışı, tedavinin ilk ayı içinde olmuştur. Deri döküntüleri, mukozal

lezyonlar ya da diğer aşırı duyarlılık bulguları belirir belirmez ibuprofen kesilmelidir.

Ayrıca;

Aritmiler

Epilepsi

Prostat hipertrofisi

Karaciğer yetmezliği

Glokom

Bronşit, bronşiektazi, astım

Ciddi hipertansiyon

Kardiyavasküler hastalığı olanlarda

Aşırı aktif tiroid fonksiyon bozukluklarında kullanımından kaçınılmalıdır.

Çocuklar ve yaşlılar nörolojik antikolinerjik yan etkilere ve paradoksal eksitasyona daha

duyarlıdır (enerji artışı, huzursuzluk, sinirlilik gibi).

Psödoefedrin:

Aritmisi olanlarda

Kardiyovasküler hastalığı olanlarda

İskemik kalp hastalığı olanlarda

Diabetes mellitus olanlarda

Hipertiroidizm olanlarda

Glokomu olanlarda

Şiddetli böbrek yetmezliği olanlarda

Feokromositoma olanlarda

Hipertansiyonu olanlarda

Normotansif

hastalarda

psödoefedrinin

görünür

hiç

presör

etkisi

olmamakla

beraber,

DROFLU

COLD

PLUS

şurup

hafif-orta

şiddette

hipertansiyonu

olan

10/28

hastalarda dikkatle kullanılmalıdır

(bkz.

Kontrendikasyonlar, Diğer tıbbi ürünler ile

etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri). Kontrol edilemeyen hipertansiyonu olan

hastalarda

DROFLU

COLD

PLUS

şurup’un

basıncı

üzerindeki

etkisi

gözlenmelidir.

Prostat hipertrofisi (hiperplazisi) olanlarda ve mesane fonksiyon bozukluğu olanlarda

Halüsinasyonlar, huzursuzluk, uyku düzensizliği oluştuğunda kesilmelidir.

Şiddetli

derecede

karaciğer

yetmezliği

olanlarda

böbrek

yetmezliği

olanlarda,

özellikle birlikte kardiyovasküler bir hastalığı olanlarda dikkatli olunmalıdır.

60 yaş üzerindeki hastalarda

Seyrek olarak psödoefedrin dahil olmak üzere sempatomimetik ilaçlarla posterior geri

dönüşlü

ansefalopati

(PRES)/

geri

dönüşlü

serebral

vazokonstriksiyon

sendromu

(RCVS) bildirilmiştir. Bildirilen semptomlar ani başlangıçlı şiddetli baş ağrısı, bulantı,

kusma

görme

bozukluğudur.

Olguların

çoğu

uygun

tedavi

birkaç

günde

düzelmiştir. PRES/RCVS belirti ve semptomları gelişmesi halinde psödoefedrin hemen

kesilmelidir.

5 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır.

Tanısı konmuş veya şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsades de Pointes

hastalarında kullanımından kaçınılmalıdır.

Klorfeniramin maleat:

Epilepsi

Prostat hipertrofisi

Glokom

Bronşit, bronşiektazi, astım

Hipertansiyonu olanlarda

Kardiyovasküler hastalığı olanlarda

Aşırı aktif tiroid fonksiyon bozukluklarında kullanımından kaçınılmalıdır.

Çocuklar ve yaşlılar nörolojik antikolinerjik yan etkilere ve paradoksal eksitasyona daha

duyarlıdır (enerji artışı, huzursuzluk, sinirlilik gibi).

Bu ürün her bir ölçeğinde (5 mL) 3.0 g sukroz içerir. Bu durum, diabetes mellitus hastalarında

göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz

11/28

yetmezliği, glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi, nadir kalıtımsal früktoz intoleransı ya

da sükraz-izomaltaz yetmezliği olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

İçeriğinde bulunan sorbitol nedeniyle, nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı problemi olan

hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Bu tıbbi ürün her 5 ml’sinde yaklaşık 1,26 milimol (29 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum

kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.

4.5. Diğer Tıbbi Ürünler ile Etkileşim ve Diğer Etkileşim Şekilleri

İbuprofen:

DROFLU COLD PLUS şurup ile aşağıdaki ajanların kombinasyonundan kaçınılmalıdır:

Antikoagülanlar (dikumarol grup, warfarin): Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, warfarinin

kanama süresine olan etkilerini güçlendirdiğini göstermektedir. NSAİİ’ler ve dikumarol grubu

aynı

enzim

yani

metabolize

olmaktadır.

NSAİİ’ler

warfarin

gibi

antikoagülanların etkisini artırabilir.

Tiklopidin:

NSAİİ’ler,

trombosit

fonksiyonunun

inhibisyonundan

dolayı

tiklopidin

kombinasyon halinde kullanılmamalıdır.

Metotreksat: Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda metotreksat ile yapılan düşük dozlu

tedavi ile ilişkili olarak NSAİİ’ler ve metotreksat arasındaki potansiyel etkileşim riski göz

önüne

alınmalıdır.

Kombinasyon

tedavinin

uygulanması

halinde

böbrek

fonksiyonu

izlenmelidir. Metotreksatın plazma seviyelerindeki artışın sonucu olarak toksisite meydana

gelebileceği için, 24 saat içinde hem NSAİİ hem de metotreksat verilmesi halinde dikkatli

olunmalıdır.

Aspirin (Asetilsalisilik asit): NSAİİ içeren başka ürünlerde olduğu gibi, artan advers etki

potansiyeli

nedeniyle,

birlikte

verilmemesi

gerekmektedir

.

Deneysel

veriler

zamanlı

kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit agregasyonu üzerindeki etkisini

engelleyebildiğini göstermektedir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve

ex vivo

verilerin

klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı konusunda

kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve arasıra kullanılan ibuprofen ile klinik

olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir (bkz. Bölüm 5.1).

12/28

Kardiyak glikozidler (örn: digoksin): NSAİİ’ler kalp yetmezliğini alevlendirebilir, glomerüler

filtrasyon hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini arttırabilirler.

Mifepriston: Asetilsalisilik asit dahil NSAİİ’lerin antiprostaglandin özelliklerinden dolayı

teorik olarak tıbbi ürünün etkililiğinde azalma meydana gelebilir. Sınırlı miktardaki kanıt,

prostaglandin ile aynı gün uygulanan NSAİİ’ lerin, mifepriston veya prostaglandinin servikal

olgunlaşmaya

olan

etkilerini

olumsuz

şekilde

etkilemediğini

gebeliğin

tıbben

sonlandırılmasının klinik etkililiğini azaltmadığını göstermektedir.

Sülfonilüre:

NSAİİ’ler

sülfonilüre

grubu

ilaçların

etkilerini

potansiyalize

edebilirler.

Sülfonilüre tedavisi görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi

rapor edilmiştir.

Zidovudin: NSAİİ’ler zidovudin ile beraber verildiğinde hematolojik toksisite riskinde artış

olabilir. Eş zamanlı zidovudin ve ibuprofen tedavisi alan HIV (+) hemofili hastalarında

hematoma ve hemartroz riskinde artış bildirilmiştir.

Alkol: Kanama gibi önemli gastrointestinal yan etki riskleri artabileceğinden dolayı ibuprofen

ve alkolun birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.

Diğer analjezikler: İki veya daha fazla NSAİİ’nin beraber kullanımı önlenmelidir.

İbuprofenin aşağıdaki ajanlar ile kullanılması durumunda doz ayarlaması gerekebilir:

Anti-hipertansifler

(ADE

inhibitörleri,

anjiyotensin

reseptör

blokerleri,

beta-blokerler,

diüretikler ve pulmoner hipertansiyonda kullanılan ilaçlar (endotelin reseptör antagonistleri,

bosentan)) : NSAİİ’ler, antihipertansif etkiyi azaltabilir (Bkz. Bölüm 4.4). Seçici COX-2

inhibitörleri dâhil olmak üzere NSAİİ’ ler ile aynı zamanda ADE inhibitörleri ve anjiyotensin-

II antagonistleri uygulandığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda (örn. dehidrate veya yaşlı

hastalar) genellikle reversibl olmak üzere akut böbrek yetmezliği için artan bir risk söz

konusudur. Bu nedenle, özellikle yaşlı hastalar olmak üzere böbrek yetmezliği olan hastalara

bu kombinasyon dikkatli uygulanmalıdır. Kombinasyon tedavisi başladıktan sonra ve tedavi

sırasında düzenli aralıklarla hastalar yeterli şekilde hidrate edilmeli ve böbrek fonksiyonu

kontrol edilmelidir (bkz. bölüm 4.4).

Diüretikler (tiyazid, tiyazid benzeri diüretikler ve kıvrım diüretikleri) ayrıca, NSAİİ’lerin

nefrotoksisite

riskini

arttırabilir.

NSAİİ’ler,

muhtemelen

prostaglandin

sentezinin

inhibisyonundan dolayı furosemid ve bumetanidin diüretik etkisini giderebilmektedir. Ayrıca

tiyazidlerin antihipertansif etkisini de azaltabilmektedir.

13/28

Aminoglikozitler:

NSAİİ’ler

aminoglikozitlerin

atılımını

azaltabilir

(özellikle

preterm

bebeklerde).

Lityum: İbuprofen, lityum serum seviyelerinin azalması sonucunda lityumun renal klerensini

düşürmektedir. Serum lityum seviyeleri sık şekilde kontrol edilmedikçe ve lityum dozunda

olası

azaltma

yapılmadıkça

kombinasyonun

uygulanmasından

kaçınılmalıdır.

NSAİİ’ler, lityum eliminasyonunu azaltabilirler.

Selektif

serotonin

geri-alım

inhibitörleri,

SSRI

(örn:

paroksetin,

fluoksetin,

sertralin):

SSRI’ler ve NSAİİ’ lerin her ikisi de, örneğin gastrointestinal kanaldan kaynaklanan, kanama

riskinde artışa neden olmaktadır. Bu risk kombinasyon tedavi durumunda artmaktadır. Söz

konusu

mekanizma

muhtemelen,

serotonin

trombositlerdeki

geri

alımının

azalması

ilişkilendirilebilir (bkz. bölüm 4.4).

Siklosporin: Prostasiklinin böbrekteki azalan sentezinden dolayı, NSAİİ’ ler ve siklosporinin

eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu

nedenle, böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenmelidir.

Kaptopril: Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, kaptoprilin sodyum atılımına olan etkisine ters

yönde etki ettiğini göstermektedir.

Kolestiramin: İbuprofen ile kolestiraminin eşzamanlı uygulaması, ibuprofen absorpsiyonunu

geciktirmekte ve azaltmaktadır (%25 oranında). Bu ilaçlar en az 2 saat arayla alınmalıdır.

Takrolimus: NSAİİ’ler takrolimus ile beraber verildiğinde nefrotoksisite riskinde olası bir

artış

beklenebilir.

Prostasiklinin

böbrekteki

azalan

senezinden

dolayı,

NSAİİ’

takrolimusun

eşzamanlı

uygulamasının

artan

nefrotoksisite

riskine

neden

olduğu

düşünülmektedir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın

şekilde izlenmelidir.

Kortikosteroidler: NSAİİ’ler ile gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artış.

Antitrombositik ajanlar (örn. klopidogrel): NSAİİ’ler ile gastrointestinal kanama riskinde artış

görülebilir.

CYP2C9 İnhibitörleri: Ibuprofenin, CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması, ibuprofene

(CYP2C9 sübstratı) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (CYP2C9 inhibitörleri)

ile yapılan bir çalışmada, yaklaşık %80-100 oranında artmış bir S(+)-ibuprofen maruziyeti

14/28

gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazol gibi potent

CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması durumunda, ibuprofen dozunun düşürülmesi

düşünülmelidir.

Bitkisel ekstreler: Ginkgo biloba, NSAİİ kullanımına bağlı kanama riskini potansiyalize

edebilir.

Kinolon türevi antibiyotikler: Deney hayvanlarından elde edilen veriler, NSAİİ’lerin, kinolon

antibiyotikleriyle ilişkili konvülsiyon riskini artırabileceğine işaret etmektedir. NSAİİ ve

kinolonları birlikte alan hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir. Etkileşim çalışmaları

yalnızca erişkinlerde yapılmıştır.

Psödoefedrin:

DROFLU

COLD

PLUS

şurup,

MAOI/RIMA

alanlarda

kullanılmamalıdır.

Trisiklik

antidepresanlar,

iştah

bastırıcı

ilaçlar,

sempatomimetik

ajanlar

(dekonjestanlar,

iştah

bastırıcılar

amfetamin

benzeri

psikostimülanlar

gibi)

sempatomimetik

aminlerin

katabolizmasını etkileyen monoamin oksidaz inhibitörleri (furazolidon dahil) ile beraber

kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden olabilir.

(bkz.

Kontrendikasyonlar)

Moklobemid ve oksitosin ile birlikte kullanımı tansiyon yükselmesine sebebiyet verebilir.

Psödoefedrin

içermesinden

dolayı

DROFLU

COLD

PLUS

şurup,

bretilyum,

betanidin,

guanetidin debrizokin, metildopa ve alfa ve beta adrenerjik blokör ilaçlar gibi sempatik

aktiviteyi engelleyen hipotansif ilaçların etkisini kısmen tersine çevirir.

(bkz.

Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri). Kardiyak glikozidler disritmi riskine, ergot alkaloidleri ise ergotism

riskine sebep olabilir.

Klorfeniramin maleat:

Alkol ve klasik antihistaminikler (sedatif etkili) birlikte kullanıldığında sedatif etki artar.

Sedatif

etkileşmeler

sedasyon

yapmayan

antihistaminiklerle

daha

sınırlı

olarak

görülür.

Topikal

uygulanan

antihistaminikler

(inhalasyonla

uygulananlar

dahil)

tür

etkileşme

göstermezler.

Fenitoin içeren epilepsi ilaçlarıyla, anksiyete tedavisinde veya uyku düzenleyici ilaçlarla

dikkatli kullanılmalıdır.

15/28

4.6. Gebelik ve Laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C dir. (3. trimesterde D’dir.)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Gebe kalmayı düşünen kadınlarda veya gebeliğinin birinci veya ikinci trimestrinde olan

kadınlarda ibuprofen kullanılması durumunda, uygulanacak dozun mümkün olduğunca düşük

ve tedavi süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerekmektedir.

Psödoefedrin için yeterli veri mevcut değildir.

Gebe

kadınlarda

klorfeniramin

kullanımı

konusunda

yeterli

veri

yoktur,

insanlardaki

potansiyel risk bilinmemektedir. Üçüncü trimestr dönemindeki kullanım yenidoğanlarda veya

prematüre

doğanlarda

reaksiyona

sebep

olabilir.

yüzden

doktor

tarafından

gerekli

görülmedikçe gebelik sırasında kullanılmamalıdır.

Gebelik dönemi

Prostoglandin

sentezinin

inhibisyonu,

gebeliği

ve/veya

embriyo/fetal

gelişimi

olumsuz

etkileyebilir. Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen veriler, gebeliğin erken döneminde

prostaglandin

sentez

inhibitörü

kullanımından

sonra

düşük

kardiyak

malformasyon

gastroşizis riskinde bir artışı göstermektedir. Kardiyovasküler malformasyonun mutlak riski

%1'den daha düşük düzeylerden yaklaşık olarak %1,5'e yükselmiştir. Riskin tedavi dozu ve

süresi

yükseldiğine

inanılmaktadır.

Hayvanlarda,

prostaglandin

sentez

inhibitörü

uygulanmasının

post-implantasyon

kayıplarında

artış

embriyo/fetal

ölümlerle

sonuçlandığı gösterilmiştir. Ayrıca, organogenez döneminde prostaglandin sentez inhibitörü

verilen

hayvanlarda

kardiyovasküler

malformasyonlar

dahil

olmak

üzere

çeşitli

malformasyonların sıklığında artışlar bildirilmiştir. Gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde,

kesin olarak gerekli olmadıkça DROFLU COLD PLUS şurup verilmemelidir. DROFLU

COLD PLUS şurup, gebe kalmaya çalışan veya gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde

bulunan bir kadına verilirse, doz mümkün olduğu kadar düşük ve tedavi süresi mümkün

olduğu kadar kısa tutulmalıdır.

Üçüncü trimester esnasında bütün prostaglandin sentez inhibitörleri fetüsü aşağıdakilere

maruz bırakabilir:

16/28

Kardiyopulmoner

toksisite

(duktus

arteriozusun

erken

kapanması

pulmoner

hipertansiyon)

Oligohidramniyoz

birlikte

böbrek

yetmezliğine

ilerleyebilecek

böbrek

disfonksiyonu

Anne ve yenidoğanda gebeliğin sonunda aşağıdakilere neden olabilir:

Kanama zamanında uzama

Doğumun gecikmesine ve uzun sürmesine neden olan uterus kontraksiyonlarının

inhibisyonu

Sonuç olarak, DROFLU COLD PLUS şurup gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.

Laktasyon dönemi

Mevcut kısıtlı çalışmalarda, ibuprofen süte çok düşük konsantrasyonlarda geçmiştir ve süt

emen bebeği olumsuz etkileme olasılığı düşüktür. Yine de, ibuprofenin emziren annelerde

kullanılması önerilmemektedir.

Psödoefedrin anne sütüne az miktarda geçer, fakat bunun emzirilen bebeklerdeki etki derecesi

bilinmemektedir. Ağız yoluyla tek doz psödoefedrin verilen annenin sütüyle 24 saat içinde

bunun %0.5-0.7'sinin atılacağı tahmin edilmektedir. DROFLU COLD PLUS şurup, eğer

hekim ilacın emziren anneye sağlayacağı yararın, emzirilen bebek üzerindeki riskini haklı

göstereceğine inanıyorsa dikkatle kullanılmalıdır.

Klorfeniramin maleat anne sütüne önemli miktarda geçer; bu düzeyde ilacın bebek için zararlı

etki oluşturduğu bilinmemekle beraber kullanılmaması önerilir. Klorfeniramin maleat ve diğer

antihistaminikler laktasyonu inhibe edebilir.

Bu nedenle emzirme döneminde DROFLU COLD PLUS şurup kullanılmaması önerilir.

Üreme yeteneği / Fertilite

Özellikle psödoefedrinin üreme yeteneği üzerindeki etkisi konusunda bilgi bulunmadığı için

hekim tarafından yarar/risk oranı değerlendirilerek kullanılmasına karar verilmelidir.

İbuprofen kullanımı fertiliteyi olumsuz yönde etkileyebilir, bu nedenle gebe kalmayı düşünen

kadınların kullanması önerilmez. Gebe kalma zorluğu yaşayan veya kısırlık incelemesinden

geçen kadınlarda ibuprofen alımının durdurulması düşünülmelidir.

17/28

Klorfeniramin sıçan ve tavşanlarda mg/m

bazında insanlarda önerilen maksimum dozun 20-

25 katı kullanıldığında fertiliteyi etkilememiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkileri

DROFLU COLD PLUS şurup, sersemlik, rehavet, yorgunluk ve görme bozuklukları gibi

istenmeyen etkilere neden olabilir. Eğer bu istenmeyen etkiler görülürse, hastalar araç ve

makine kullanmamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

4.8. İstenmeyen etkiler

Rapor edilen istenmeyen etkiler aşağıdaki sıklık derecesine göre listelenmiştir:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek

(≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar:

Yaygın olmayan: Rinit

Seyrek: Aseptik menejit (özellikle sistemik lupus eritematozus ve karma bağ dokusu hastalığı

gibi otoimmün hastalığı olan hastalarda) boyun sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, yön

duygusunu yitirme gibi semptomlarla birlikte

Kan ve lenfatik sistem hastalıkları:

Seyrek: Lökopeni, trombositopeni, nötropeni, agranülositoz, aplastik anemi, ve hemolitik

anemi

Bilinmiyor: Hemolitik anemi, kan diskrazileri

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Seyrek: Anafilaktik reaksiyon

Bilinmiyor: Alerjik reaksiyon, anjiyoödem

Psikiyatrik hastalıklar:

Yaygın: Sinirlilik, uykusuzluk

Yaygın olmayan: Yorgunluk, telaş hali, ajitasyon (huzursuzluk)

18/28

Seyrek: Halusinasyon (özellikle çocuklarda) paranoid delüsyon, huzursuzluk, eksitabilite

Sinir sistemi hastalıkları:

Yaygın: Sersemlik, baş ağrısı, baş dönmesi

Yaygın olmayan: Parestezi

Seyrek: Optik nevrit, somnolans

Bilinmiyor: İrritabilite, anksiyete

Göz hastalıkları:

Yaygın: Bulanık görme

Yaygın olmayan: Görme bozukluğu

Seyrek: Toksik optik nöropati

Kulak ve iç kulak hastalıkları:

Yaygın olmayan: Duyma bozukluğu

Seyrek: Tinnitus, vertigo

Kardiyak hastalıklar:

Seyrek: Taşikardi, diğer kardiyak disritmiler

Çok seyrek: Arteriyel trombotik olaylar (günde 2400 mg ibuprofen alımı gibi yüksek

dozlarda)

Vasküler hastalıklar:

Seyrek: Kan basıncı artışı*

*Sistolik kan basıncı artışı gözlenmiştir. Terapötik dozlarda psödoefedrinin kan basıncı

üzerindeki etkisi klinik olarak anlamlı değildir.

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Yaygın olmayan: Astım, bronkospazm, dispne

Bilinmiyor: Bronş sekresyonunda koyulaşma

Gastrointestinal hastalıklar:

Yaygın: Dispepsi, diyare, bulantı, kusma, abdominal ağrı, flatulans, konstipasyon, melana,

hematemez, gastrointestinal hemoraji

Yaygın olmayan: Gastrit, duodenal ülser, gastrik ülser, oral ülserasyon

19/28

Seyrek: Gastrointestinal perforasyon, ağız kuruluğu

Çok seyrek: Pankreatit

Bilinmeyen: Kolit ve Crohn hastalığı

Hepato-bilier hastalıklar:

Yaygın olmayan: Hepatit, sarılık, hepatik fonksiyon bozukluğu

Seyrek: Hepatik hasar

Çok seyrek: Hepatik yetmezlik

Metabolizma ve beslenme bozuklukları:

Bilinmiyor: İştahsızlık

Deri ve derialtı doku hastalıkları:

Yaygın: Deri döküntüsü

Yaygın olmayan: Ürtiker, kaşıntı, purpura, anjioödem, ışığa duyarlı reaksiyon

Seyrek: İritasyonlu veya iritasyonsuz deri doküntüleri, hipersensitivite reaksiyonları, diğer

sempatomimetiklerle çapraz reaksiyon, alerjik dermatit*

Çok Seyrek: Stevens-Johnson sendromu dahil büllöz deri iltihabı, toksik epidermal nekroliz

ve eritema multiforme

Bilinmiyor: Eksfolyatif dermatit

*Psödoefedrin kullanımı ardından bronkospazm, anjiyoodem gibi sistemik belirtileri

olan/olmayan çeşitli alerjik deri reaksiyonları bildirilmiştir.

Böbrek ve idrar hastalıkları:

Yaygın olmayan: Dizuri, erkek hastalarda üriner retansiyon (önceden mevcut bir prostatik

büyüme bu durumu hazırlayıcı bir faktör olabilir), tubulo interstisyel nefrit, nefrotik sendrom

ve renal yetmezlik

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:

Yaygın olmayan: Yorgunluk

Seyrek: Ödem

Nonsteroid antienflamatuar tedavisi ile ilişkili olarak ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği

bildirilmiştir. Klinik çalışmalar ve epidemiyolojik veriler, özellikle yüksek dozlarda (2400

mg/gün) ve uzun süreli tedavide ibuprofen kullanımının, arteryal trombotik olayların (ör.

20/28

miyokard

infarktüsü

veya

felç

gibi,

bölüm

4.4)

riskinde

küçük

artışa

neden

olabileceğini göstermektedir.

En sık olan yan etkiler GI sistemde görülür. Özellikle yaşlı hastalarda gastrointestinal ülserler,

perforasyon veya kanama zaman zaman ölümcül olabilmektedir. İbuprofen uygulamasını

takiben bulantı, kusma, diyare, hazımsızlık, konstipasyon, dispepsi, abdominal ağrı, melena,

hematemez,

hipertansiyon

kalp

yetmezliğinin

yanı

sıra

ülseratif

stomatit,

kolitin

şiddetlenmesi ve Crohn hastalığı rapor edilmiştir. Daha az sıklıkla gastrit görülmüştür.

Aseptik menenjitin bildirildiği vakaların çoğunda, altta yatan bazı otoimmün hastalık formları

(özellikle sistemik lupus eritematoz ve benzer bağ doku hastalıkları) görülmektedir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları: NSAİİ ile tedaviyi takiben hipersensivite reaksiyonları rapor

edilmiştir. Bunlar; spesifik olmayan alerjik reaksiyon ve anafilaksi, astım, kötüleşmiş astım,

bronkospazm veya dispneyi içeren solunum yolu reaktivitesi veya döküntü (çeşitli tiplerde),

kaşıntı, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfolyatif ve bülöz dermatozları

(Steven-Johnson Sendromu, topik epidermal nekrozis ve ertema multiforma dahil) içeren deri

bozukluklarıdır.

İstisna

olarak,

varisella

ilişkili

olarak

deri

bağ

dokunun

ciddi

enfeksiyöz

komplikasyonlarının meydana geldiği bildirilmiştir.

İbuprofen trombosit agregasyonunda reversibl inhibisyon yaparak kanama süresini uzamasına

neden olabilir.

4.9. Doz Aşımı ve Tedavisi

İbuprofen Toksisitesi

80-100 mg/kg üzerindeki dozlarda semptomların ortaya çıkma riski vardır. 200 mg/kg'ın

üzerindeki dozlarda kişiden kişiye oldukça değişken olsa da ciddi semptom riski vardır. 15

aylık bir çocukta 560 mg/kg'lık bir doz ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 6 yaşında bir

çocukta 3,2 gram hafif- orta derece intoksikasyona yol açmıştır. 1,5 yaşında bir çocukta 2,8-4

gram ve 6 yaşında bir çocukta 6 gram ciddi intoksikasyona, bir erişkinde 8 gram orta derece

intoksikasyona ve bir erişkinde 20 gramdan fazla bir doz çok ciddi intoksikasyona yol

açmıştır. 16 yaşındaki bir gençte uygulanan 8 gram böbreği etkilemiştir ve bir gence alkolle

birlikte verilen 12 gram akut tübüler nekroz ile sonuçlanmıştır.

Semptomlar

21/28

planda

görülen

semptomlar

bulantı,

karın

ağrıları

kusma

(kanlı

olabilir)

gibi

gastrointestinal

sistem

semptomları

baş

ağrısı,

kulak

çınlaması,

konfüzyon

nistagmustur. Yüksek dozlarda bilinç kaybı, konvülsyonlar (esasen çocuklarda). Bradikardi,

basıncında

düşüş.

Metabolik

asidoz,

hipernatremi,

böbrek

etkileri,

hematüri.

Olası

karaciğer etkileri. Hipotermi ve erişkin respiratuar distres sendromu nadir olarak bildirilmiştir.

Tedavi

Gerekli ise mide yıkanır, karbon verilir. Gastrointestinal problemler varsa antiasidler verilir.

Hipotansiyon varsa, intravenöz sıvı ve gerekirse inotropik destek. Yeterli diürezi sağlayınız.

Asid-baz ve elektrolit bozukluklarını düzeltiniz. Sık veya uzayan konvülsiyonlar intravenöz

diyazepam ile tedavi edilmelidir. Diğer semptomatik tedavileri uygulayınız.

Psödoefedrin hidroklorür Toksisitesi

Semptomlar

Akut aşırı dozajında, önerilen dozlarında görülen yan etkilere ilaveten titreme,konvülsiyonlar,

iritabilite, aşırı huzursuzluk, palpitasyonlar, hipertansiyon görülebilir.

Tedavi

Solunum destekleyici ve koruyucu ve konvülsiyonları kontrol edici önlemler alınmalıdır.

Endike olduğu taktirde gastrik lavaj uygulanmalıdır. Mesane kateterizasyonu gerekebilir.

İstenirse,

psödoefedrin

atılımının

hızlandırılması

için

asit

diürezi

yapılabilir.

Ancak

prosedürün

sağlayacağı

terapötik

yarar

açık

değildir.

Aşırı

dozajda

diyalizin

değeri

bilinmemektedir; ancak 60 mg psödoefedrin +8 mg akrivastin içeren preparatın 4 saatlik

hemodiyaliziyle toplam vücut psödoefedrin miktarının %20'si uzaklaştırılabilmiştir.

Klorfeniramin maleat Toksisitesi

Günlük dozun 3-5 katı oral yoldan alınırsa zehirlenmeye yol açar. Çocuklar, antihistaminik

ilaçların antikolinerjik toksik etkisine yetişkinlerden daha duyarlıdır. Belirti ve bulgular

arasında

sedasyon,

SSS’de

paradoksal

eksitasyon,

toksik

psikoz,

konvülsiyonlar,

apne,

antikolinerjik etkiler, distonik reaksiyonlar, aritmi ve kardiyovasküler kollaps bulunmaktadır.

Letal dozu 25-50 mg/kg arasındadır.

Gerekli ise temel ve ileri yaşam desteği verilmelidir. Nabızsız ventrikül fibrilasyonu varsa

defibrilasyon

uygulanır.

Antikolinerjik

etki

nedeniyle

zehirlenme

belirti

bulguları

22/28

gecikebileceğinden, bulgusu olmayan hastalar en az 6-8 saat izlenmelidir. Hipotansiyon ve

aritmiler agresif şekilde tedavi edilmelidir. Ortaya çıkabilecek koma, konvülsiyon, hipertermi

ve ventrikül taşikardisi durumları için izlem süresince hazırlıklı olunmalıdır.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

Farmakoterapötik grup:

Öksürük ve Soğuk Algınlığı Preparatları

ATC Kod:

R05X

5.1. Farmakodinamik Özellikler

İbuprofen

analjezik,

antiinflamatuvar

antipiretik

aktiviteye

sahip

propiyonik

asit

türevidir. İbuprofenin terapötik etkilerinin siklo-oksijenaz izo enzimleri (COX-1 ve COX-2)

üzerindeki non-selektif inhibitör etkisinin bir sonucu olduğu düşünülmektedir. İbuprofen, bu

inhibitör etkiye bağlı olarak, prostaglandin sentezinde belirgin bir düşme oluşturur.

Deneysel veriler eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit

agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Bir çalışmada, hızlı salımlı

aspirin dozundan (81 mg) önceki 8 saat içinde veya dozdan sonraki 30 dakika içinde tek doz

ibuprofen

alındığında

asetilsalisilik

asidin

tromboksan

veya

trombosit

agregasyonunun

oluşumunda

etkisinin

azaldığı

gözlenmiştir.

Ancak

verilerdeki

kısıtlamalar ve

ex vivo

verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli

ibuprofen kullanımı konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve arasıra

kullanılan

ibuprofen

klinik

olarak

anlamlı

etki

gözlenmesi

muhtemelen

beklenmemektedir.

Psödoefedrin,

direkt

veya

indirekt

sempatomimetik

aktiviteye

sahiptir

etkili

üst

solunum yolları dekonjestanıdır. Psödoefedrin, sistolik kan basıncının yükseltilmesinde ve

taşikardi

yaratılmasında

efedrinden

önemli

oranda

daha

etkilidir

merkezi

sinir

sisteminin uyarılmasında da etkisi daha düşüktür. Psödoefedrin, 4 saat süren dekonjestan

etkisine 30 dakika içinde ulaşır. 60 mg psödoefedrinin, soğuk algınlığı ve rinitli hastalarda ve

normal kişilerde ve alerjik rinitli hastalarda histamin uygulanmasından sonra nazal hava akımı

ile ölçüldüğü şekilde, etkili bir nazal dekonjestan olduğu gösterilmiştir.

Klorfeniramin maleat alkilamin türevi güçlü bir antihistaminiktir. Antikolinerjik aktiviteye de

sahiptir. H1 reseptör antagonisti özelliğinden dolayı üst solunum yolları alerjik hastalıklarının

burun akıntısı, göz sulanması, hapşırma gibi alerjik bulgularını geçici olarak ortadan kaldırır.

23/28

İyi terapötik etkili bir antihistaminiktir. Antihistaminikler semptomatik rahatlık verir, rahatlık

ilaç alımı devam ettiği sürece devam eder.

5.2. Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler

Emilim

İbuprofen,

%80-90

oranında

biyoyararlanım

gastrointestinal

kanaldan

hızlıca

emilir.

Uygulamadan sonra bir ila iki saat içerisinde doruk serum konsantrasyonlarına ulaşılır. Gıda

ile birlikte alındığında, aç karnına alındığı duruma göre doruk serum konsantrasyonları daha

düşük olur ve bu düzeye daha yavaş ulaşılır. Gıda, toplam biyoyararlanımı önemli ölçüde

etkilemez.

Psödoefedrin, oral uygulama sonrasında herhangi bir presistemik metabolizma olmadan,

gastrointestinal kanaldan hızlıca ve tamamen emilir. Sağlıklı yetişkin gönüllülerde, 60 mg

psödoefedrinin verilmesi yaklaşık 1.5 saat sonra (T maks) yaklaşık 180 ng/ml' lik bir doruk

plazma konsantrasyonu (Cmaks) yaratmıştır.

Klorfeniramin maleat ağız yoluyla iyi absorbe olur, etkisi 15-60 dakikada başlar, 3-6 saatte

maksimuma erişir.

Dağılım

İbuprofen, büyük oranda bağlanır (%99) ve erişkinlerdeki dağılım hacmi yaklaşık 0.12-0.2

L/kg olmak üzere küçüktür.

Psödoefedrinin görünen dağılım hacmi (Vd/F) yaklaşık 2.8 l/kg'dır.

Klorfeniramin maleat plazma proteinlerine yaklaşık %70 oranında bağlanır. Santral sinir

sistemi de dahil olmak üzere, vücuda geniş bir dağılım gösterir. Plasentayı aşar ve anne

sütüne geçer.

Biyotransformasyon

İbuprofen, tercihen CYP2C9 olmak üzere sitokrom P450 ile karaciğerde 2-hidroksiibuprofen

ve 3-karboksiibuprofen olarak iki primer inaktif metabolitine hızlıca metabolize olur. İlacın

oral yoldan alınmasını takiben, ibuprofenin oral dozunun %90’ından biraz daha az bir miktarı,

idrarda oksidatif metabolitler ve bunların gluküronik konjugatları halinde görülür. İbuprofenin

çok az miktarı değişmeden idrarda atılır.

24/28

Psödoefedrinin plazma yarılanma ömrü (t

) yaklaşık 5.5 saattir. Erkeklerde psödoefedrin çok

az metabolize olur, yaklaşık %90'ı değişmeden idrarla atılır. Yaklaşık %1 'i karaciğerde

metabolize olur, N-demetilasyon ile norpsödoefedrine dönüşür.

Klorfeniramin hızlı bir şeklide ve geniş ölçüde metabolize edilir. Önce gastrointestinal

mukozada

metabolize

olur,

ardından

karaciğerde

geçiş

metabolizmasına

uğrar.

dealkilasyon ile değişik metabolitleri oluşur.

Eliminasyon

İbuprofenin böbrekler yoluyla atılımı hızlı ve tamdır. Eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 2

saattir. İbuprofenin atılımı son dozdan sonra 24 saat içinde hemen hemen tamamlanır.

Psödoefedrin ve metaboliti idrar ile atılır; dozun % 55 ile % 90' ı herhangi bir değişikliğe

uğramadan atılır. Psödoefedrinin görünen total vücut klerensi (Cl/F) 7.5 ml/dak/kg'dır. Sabit

eliminasyon hızı yaklaşık 0.13 sa

' dir, idrar asitlendiğinde psödoefedrinin idrar ile dışarı

atılma hızı artar. Bunun tersine, idrar pH'ı arttıkça, idrar ile dışarı atılma hızı azalır. Böbrek

yetmezliği psödoefedrinin plazma düzeylerini artıracaktır. Zayıf bir temelde, böbrekten atılım

düzeyi idrarın pH'ına bağlıdır. Düşük idrar pH'ında, tübüler geri emilim minimaldir ve idrar

akış hızı ilacın klerensini etkilemez. Yüksek pH'da (>7.0), psödoefedrin yaygın şekilde renal

tülbülde geri emilir ve renal klerens idrar akış hızına bağlıdır.

Klorfeniramin maleat 24 saat içinde metabolitler şeklinde böbrek yoluyla atılıma uğrar.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum

İbuprofen, psödoefedrin ve klorfeniraminin kinetiği doğrusaldır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği:

Sağlıklı

gönüllüler

karşılaştırıldığında

hafif

böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda

bağlanmamış (S)-ibuprofenin arttığı, (S)-ibuprofen için daha yüksek Eğri Altı Alan (EAA)

değerlerinin olduğu ve enantiyomerik EAA (S/R) oranlarının arttığı bildirilmiştir.

Diyaliz uygulanan son dönem böbrek hastalığı olan hastalarında, ibuprofenin ortalama serbest

fraksiyonu

yaklaşık

iken

sağlıklı

gönüllülerde

yaklaşık

olmuştur.

Ağır

böbrek

yetmezliği

ibuprofen

metabolitlerinin

birikmesine

neden

olabilir.

etkinin

anlamı

bilinmemektedir. Metabolitler hemodiyaliz ile uzaklaştırılabilir (bkz. bölüm 4.2, 4.3 ve 4.4).

25/28

Psödoefedrin, böbrek yetmezliği artmış plazma düzeylerine yol açar. DROFLU COLD PLUS

şurup ile böbrek yetmezliğinde yapılmış spesifik çalışma yoktur. Ancak çeşitli derecelerde

böbrek yetmezliği olan hastalarda 60 mg psödoefedrin + 8 mg akrivastin kapsüllerinin tek doz

uygulamasını takiben orta şiddetli ve şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda sağlıklı

gönüllülere nazaran psödoefedrin C max değeri 1.5 misli artmıştır. T max değeri böbrek

hastalarında değişmemiştir. Yarılanma ömrü, sağlıklı gönüllülere nazaran hafif ve şiddetli

böbrek yetmezliğinde sırasıyla 3-12 misli artmıştır.

Karaciğer yetmezliği:

Orta derecede karaciğer yetmezliğinin eşlik ettiği alkolik karaciğer hastalığı, farmakokinetik

parametrelerde önemli bir değişikliğe neden olmamıştır. Rasemik ibuprofen ile tedavi edilen

orta dereceli karaciğer yetmezliği olan siroz hastalarında (Child Pugh skoru 6-10), yarılanma

ömrünün ortalama 2-kat uzadığı ve enantiyomerik AUC oranının (S/R) sağlıklı gönüllülere

göre anlamlı oranda daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu durum, (R)-ibuprofenin aktif (S)-

enantiyomere metabolik çevrilmesinin azaldığını göstermektedir (bkz. bölüm 4.2, 4.3 ve 4.4).

Yaşlı hastalarda:

Böbrek yetmezliğinin olmadığı durumda, genç ve yaşlı hastalar arasında farmakokinetik profil

ve üriner atılımda yalnızca minör, klinik olarak anlamlı olmayan farklar görülmektedir.

Yaşlı hastalarda 60 mg psödoefedrin + 8 mg akrivastin uygulanmasını takiben psödoefedrin

için

görülen

sağlıklı

gönüllülerdekinin

katı

olmuştur.

Görünen

Cl/F

sağlıklı

gönüllülerdekinin 0.8 katı olmuştur ve Vd/F değişmemiştir. DROFLU COLD PLUS şurup ile

yapılmış spesifik bir çalışma yoktur.

Çocuk hastalarda:

Bir yaş ve üzerindeki çocuklarda ağırlığa göre ayarlanmış dozun (5 mg/kg ila 10 mg/kg vücut

ağırlığı) uygulanmasını takiben sistemik ibuprofen maruziyetinin erişkinlerdekine benzer

olduğu

görülmektedir.

Üç

aylık

yaşındaki

çocuklarda,

yaşındaki

çocuklardakinden daha yüksek dağılım hacmi (L/kg) ve klerens (L/kg/sa) görülmüştür.

5.3. Klinik öncesi güvenlik verileri

İbuprofen:

26/28

Akut toksisite:

Tür

Seks

aralığı

mg/kg

Etkisiz

mak.

düzey

mg/kg

Bariz

etkili

min. doz

mg/kg

Mak.

non-

letal doz

mg/kg

Min.

letal

mg/kg

Non-fetal

mak. doz

mg/kg

Fare

(oral)

Fare (ip)

Sıçan

(oral)

Sıçan

(sc)

200-1600

100-1600

400-1600

400-1600

1600

1600

1600

1600

1600

Kronik toksisite:

Tek sürekli patolojik bulgu olarak gastrointestinal sistem ülserasyonu gözlendi. Bu bulguya

rastlanan en düşük günlük dozlar: Farede 300 mg/kg; sıçanda: 180 mg/kg; maymunda: 100

mg/kg; köpekte: 8 mg/kg. gastrointestinal hasar görülmeme düzeyi sıçanda 6 ay süre ile

günde 60 mg/kgve farede 90 gün süre ile günde 75 mg/kg olarak bulundu. Bir çalışmada 2

yılın

sonunda

sıçanda

renal

papiler

değişiklikler

bulundu.

bulgular,

non-steroidal

antienflamatuvarlar için tipiktir ve insanlarda anlamlılığı şüphelidir.

Psödoefedrin:

Mutajenite:

Bakteri ve memelilere yapılan

in vivo

in vitro

tahlillerinde psödoefedrinin

genotoksik olmadığı saptanmıştır.

Karsinojenite:

Psödoefedrinin karsinojenik potansiyeli olup olmadığı hakkında yeterli bilgi

yoktur.

Teratojenite:

Psödoefedrin,

sıçanlarda

mg/kg/gün

oral

doza

veya

tavşanlarda

mg/kg/gün oral doza kadar teratojenik etki göstermemiştir.

Klorfeniramin maleat:

Geçerli değildir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLERİ

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

27/28

Sorbitol

Makrogolgliserolhidroksi stearat

Sukroz

Sodyum hidroksit

Hidroklorik asit

Karmelloz sodyum

Sodyum siklomat

Sodyum hidrojen karbonat

Sodyum benzoat

Karışık meyve aroması

Saf su

6.2

Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3

Raf ömrü

24 ay.

6.4

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

DROFLU COLD PLUS şurup, 100 ml polipropilen kapak ile kapatılmış amber renkli

cam şişede pazarlanmaktadır.

Her bir karton kutu; 1 adet şişe, 1 adet 5 ml’lik kaşık içermektedir.

6.6

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmayan ürün veya atık maddeler “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

Ambalaj Atıkları Yönetmeliği’ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Drogsan İlaçları San. ve Tic. A.Ş.

28/28

Oğuzlar Mah. 1370. sok. 7/3

Balgat-ANKARA

Tel: 0 312 287 74 10

Faks: 0 312 287 61 15

8.

RUHSAT NUMARASI

2014/45

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 08.02.2014

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLEME TARİHİ