DOSTINEX

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DOSTINEX 0,5 MG 2 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DOSTINEX 0,5 MG 2 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • cabergoline

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699759010013
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

Sayfa 1

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DOSTINEX 0.5 mg tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Kabergolin 0.5 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz (anhidrus) 75.9 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Tablet.

DOSTINEX 0.5 mg çentikli tablet; beyaz, düz, kapsül şeklinde tablettir. Bir yüzünde “PU”

yazısı çentik ile ikiye bölünmektedir. Diğer tarafında ise “700” yazısı ve ortadaki “0”

üzerinde hafif bir çentik vardır.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Fizyolojik laktasyon inhibisyonu/supresyonu

DOSTINEX, doğumdan hemen sonra fizyolojik laktasyonun inhibisyonu için ve emzirme

devam ediyorsa emzirmenin baskılanması amacıyla kullanılmaktadır:

Doğum sonrası anne bebeğini emzirmek istemezse veya anneye veya bebeğe bağlı tıbbi

nedenlerden ötürü emzirmesi kontrendike ise.

Ölü doğum veya düşük sonrası

DOSTINEX, prolaktin sekresyonunu inhibe ederek fizyolojik emzirmeyi engeller/baskılar.

Kontrollü klinik çalışmalarda, doğum sonrası ilk gün DOSTINEX tek 1 mg uygulaması

kadınların %70-90 kadarında süt üretiminin, meme şişmesinin ve meme ağrısının inhibisyonu

açısından etkilidir. %5’ten daha az kadında meme belirtileri doğum sonrası 3.haftada yeniden

başlar (genellikle hafif şiddettedir).

Süt üretiminin baskılanması ve meme ağrısının ve şişliğinin azalması emziren kadınların

%85 kadarında 1 mg DOSTINEX sayesinde başarılır, toplam doz iki günde dörde bölünmüş

doz halinde uygulanır. 10 gün sonra meme belirtilerinin geri dönmesi pek yaygın değildir

(yaklaşık %2 vaka).

Hiperprolaktinemik bozuklukların tedavisi

DOSTINEX, amenore, oligomenore, anovülasyon ve galaktore gibi hiperprolaktinemi ile

ilişkili disfonksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır. DOSTINEX, prolaktin sekrete eden

hipofizer adenomalı hastalarda (mikro ve makroprolaktinoma), yukarıdaki klinik belirtilere

katkıda

bulunan

temel

patolojileri

temsil

eden

idiyopatik

hiperprolaktinemide

veya

hiperprolaktinemiyle ilişkili boş sella sendromunda kullanılmaktadır.

Sayfa 2

Kronik tedavide, DOSTINEX haftada 1 - 2 mg dozda uygulandığında, hiperprolaktinemili

hastaların %84 kadarında serum prolaktin seviyelerini normal hale getirmek için etkilidir.

Daha önce amenoresi olan kadınların %83 kadarında düzenli regl döngüleri başlamıştır.

Luteal

fazda

progesteron

seviyeleri

izlenen

kadınların

kadarında

ovülasyon

düzenlenmiştir. Tedavi öncesi galaktoresi olan vakaların %90 kadarında bu belirti ortadan

kaybolmuştur. Mikro veya makroprolaktinoması olan kadın ve erkeklerin %50-90 kadarında

tümör boyu küçülmüştür.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Fizyolojik laktasyon inhibisyonu/supresyonu

Laktasyon inhibisyonu için kabergolin doğum sonrası ilk gün uygulanmalıdır. Önerilen

terapötik doz 1 mg (iki adet 0.5 mg tablet) tek dozdur.

Devam etmekte olan emzirmenin baskılanması için önerilen terapötik dozaj rejimi iki gün

boyunca 12 saatte bir 0.25 mg (yarım 0.5 mg tablet) uygulamadır (1 mg toplam doz).

Kanıtlara göre, laktasyonu baskılamak isteyen kadınlarda, advers olayların, özellikle de

hipotansif belirtilerin insidansı daha düşük olduğundan bu dozaj rejimi, tek doz rejiminden

daha iyi tolere edilmektedir.

Hiperprolaktinemik bozuklukların tedavisi

Kabergolin önerilen başlangıç dozu, bir hafta için toplam 0.5 mg'dır. Bu doz, haftada bir defa

tek doz olarak ya da haftada iki defa (örn. Pazartesi ve Perşembe) (0.5 mg'lık tabletin yarısı)

olarak verilebilir. Optimal bir terapötik yanıt elde edilene kadar, tercihen bir aylık zaman

aralıklarında, her hafta 0.5 mg ilave edilerek haftalık doz yükseltilmelidir. Terapötik doz,

çoğunlukla haftada 1 mg'dır ancak bu haftalık doz 0.25 mg ile 2 mg arasında değişir.

Hiperprolaktinemik hastalarda haftada 4.5 mg'a varan kabergolin dozları uygulanabilir.

Maksimum doz günde 3 mg’ı aşmamalıdır.

Haftalık doz uygulaması, hastanın tolerabilitesine göre, haftada bir defa tek doz olarak ya da

iki veya daha fazla dozlara bölünerek uygulanabilir. Şimdiye kadar, 1 mg'dan daha yüksek

haftalık tek dozun tolerabilitesi sadece bir kaç hastada incelenmiş olduğundan, haftada 1

mg'dan daha yüksek dozların alınması durumunda, haftalık dozun birkaç defalık dozlara

bölünerek verilmesi tavsiye edilir.

Hastalar, terapötik yanıt veren en düşük dozu belirlemek amacıyla, doz artırımı süresince

değerlendirmeye alınmalıdır. Etkili terapötik doz tespit edildikten sonra, serum prolaktin

düzeyinin normal değerlere ulaşması, çoğunlukla 2 ile 4 haftalık bir süre aldığından, serum

prolaktin düzeylerinin, aylık dönemler halinde kontrol edilmesi tavsiye edilir.

Kabergolin

kullanımı

bırakıldıktan

sonra,

hiperprolaktineminin

genellikle

tekrarladığı

gözlenmiştir. Ancak, bazı hastaların prolaktin düzeylerinde bir kaç ay süreklilik gösteren

baskılanma gözlenmiştir. Takip edilen çoğu kadında, ilaç sonlandırıldıktan sonra, ovulatuar

sikluslar en az 6 ay daha devam etmiştir.

Uygulama şekli:

DOSTINEX

oral

yolla

uygulanır.

Klinik

çalışmalarda

DOSTINEX

genellikle

yemekle

uygulandığından ve bu bileşik sınıfının tolerabilitesi yemeklerle arttığından dolayı, tüm

terapötik endikasyonlarda DOSTINEX’in yemeklerle birlikte uygulanması önerilmektedir.

Sayfa 3

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/ Karaciğer yetmezliği:

DOSTINEX ile uzun süreli tedavi gören ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda düşük

dozlar kullanılmalıdır. Normal gönüllüler ve daha düşük derecede hepatik yetmezliği olan

gönüllülere kıyasla, tek 1 mg doz alan, şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh Sınıf C)

olan hastalarda EAA' da artış görülmüştür.

Böbrek yetmezliğinde DOSTINEX farmakokinetiği değişmez, bu sebeple doz ayarlamasına

gerek yoktur.

Pediyatrik popülasyon:

DOSTINEX’in güvenlik ve etkililiği 16 yaşından küçük hastalarda saptanmamıştır.

Geriyatrik popülasyon:

Mevcut önerilen kabergolin endikasyonları nedeniyle yaşlılarda deneyim kısıtlıdır. Mevcut

veriler herhangi bir özel riske işaret etmemektedir.

4.3. Kontrendikasyonlar

Herhangi bir ergot alkaloidine, kabergoline ya da bölüm 6.1 kısmında listelenen yardımcı

maddelere karşı aşırı duyarlılık.

Geçmişinde pulmoner, perikardiyal ya da retroperitoneal fibrotik hastalık öyküsü.

Kabergolin,

karaciğer

yetmezliği

gebelik

toksemisi

olan

hastalarda

kontrendikedir.

Kabergolin, antipsikotik ilaçlarla birlikte uygulanmamalı veya lohusa psikozu öyküsü olan

kadınlarda kullanılmamalıdır.

Uzun süreli tedavide; tedavi öncesi ekokardiyogramda kardiyak valvülopati kanıtı varsa

(bakınız bölüm 4.4).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Genel:

Kabergolinin böbrek ve karaciğer hastalığı olan hastalarda güvenliliği ve etkililiği henüz

kanıtlanmamıştır.

Diğer

ergot

türevlerinde

olduğu

gibi;

ciddi

kardiyovasküler

hastalığı,

Raynaud sendromu, renal yetmezliği, peptik ülseri ya da gastrointestinal kanaması olan veya

özellikle

ciddi

psikotik,

mental

bozukluk

hikayesi

olan

kişilerde

kabergolin

dikkatle

kullanılmalıdır. Hastalar eş zamanlı psikoaktif ilaç alırken, özel dikkat gösterilmelidir.

Semptomatik

hipotansiyon,

herhangi

endikasyonda

kabergolin

uygulaması

sırasında

gözlenebilir. Kan basıncını düşürdüğü bilinen diğer ilaçlarla birlikte kabergolin uygulanırken

dikkatli olunmalıdır.

Kabergolinin genel tolerabilitesi üzerine alkolün etkileri henüz bilinmemektedir.

Kabergolin

kullanmaya

başlamadan

önce

hamilelik

söz

konusu

olmamalı

tedavi

bitiminden sonra da en az bir ay hamile kalınmaması gerekmektedir.

Hepatik yetmezlik:

Kabergolin ile uzun süreli tedavi gören ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda düşük

dozlar kullanılmalıdır. Normal gönüllüler ve daha düşük derecede hepatik yetmezliği olan

Sayfa 4

gönüllülere kıyasla, tek 1 mg doz alan, şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh Sınıf C)

olan hastalarda EAA' da artış görülmüştür.

Postüral hipotansiyon:

Postüral hipotansiyon, kabergolin uygulamasını takiben görülebilir. Kan basıncını düşürdüğü

bilinen diğer ilaçlarla birlikte kabergolin uygulanırken dikkatli olunmalıdır.

Somnolans /Ani uyku başlangıcı:

Kabergolin somnolansa yol açmaktadır. Dopamin agonistleri Parkinson hastalarında ani uyku

başlangıcı

ilişkili

olabilir.

Günlük

aktiviteler

sırasındaki

uyku

başlangıcı,

bazı

durumlarda hiçbir uyarı belirtisi veya farkındalık olmadan, yaygın olmayan şekilde rapor

edilmiştir.

Hastalar, bu durum hakkında bilgilendirilmeli ve onlara, kabergolin ile tedavi sırasında araç

veya

makine

kullanırken

dikkat

etmeleri

önerilmelidir.

Somnolans

ve/veya

uyku

başlangıcı epizodu yaşayan hastalar, araç veya makine kullanmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca,

dozaj azaltımı veya tedavinin sonlandırılması da düşünülebilir (bakınız bölüm 4.7).

Dürtü kontrol bozuklukları:

Hastalar

dürtü

kontrol

bozukluklarının

gelişimi

açısından

düzenli

takip

edilmelidir.

DOSTINEX'in de dahil olduğu dopamin agonistleri ile tedavi edilen hastalarda patolojik

kumar oynama, libido artışı, hiperseksüalite, kompülsif harcama veya satın alma, aşırı ve

kompülsif yemek yemeyi içeren dürtü kontrol bozukluklarının davranışsal semptomlarının

oluşabileceği

konusunda hastalar ve hasta yakınları bilgilendirilmelidir. Bu semptomlar

gelişirse doz azaltılması / dozu azaltarak tedavinin kesilmesi düşünülmelidir.

Ölü

doğum

veya

emzirmenin

kontrendike

olduğu

durumlarda

fizyolojik

laktasyon

inhibisyonu/supresyonu:

Diğer ergot türevleriyle olduğu gibi, potansiyel fayda olası riskten daha fazla olmadığı

takdirde, gebelik kaynaklı hipertansiyon, mesela preeklampsi veya post-partum hipertansiyon

durumunda kabergolin kullanılmamalıdır.

Kabergolin

yapılan

post-partum

çalışmalarda,

basıncındaki

düşüşler

çoğunlukla

asemptomatiktir ve sıklıkla bir kez, tedaviden sonraki 2-4 gün içinde gözlenmiştir. Lohusa

döneminde ilaç tedavisinden bağımsız olarak kan basıncı düşüşleri sıklıkla görüldüğünden,

kabergolin uygulaması sonrasında gözlenen kan basıncındaki düşüşlerin çoğunun ilaçtan

kaynaklanmadığı

düşünülmektedir.

Ancak,

özellikle

kabergolin

kullanmaya

başladıktan

sonraki ilk günlerde kan basıncının periyodik olarak izlenmesi önerilir.

Emziren

kadınlarda

emzirmenin

baskılanması

amacıyla

kullanıldığında

olası

postüral

hipotansiyonun önlenmesi için tek doz 0.25 mg kabergolin dozu aşılmamalıdır. (bakınız

bölüm

4.2).

Emzirmenin

baskılanması

için

kabergolinin

etkinlik

tolerabilitesini inceleyen bir klinik çalışmaya göre, 0.5 mg tek doz uygulandığında yan etki

riski bu endikasyonda yaklaşık ikiye katlamaktadır.

Hiperprolaktinemik bozuklukların tedavisi:

Amenore/galaktore

hiperprolaktinemi

infertilite,

hipofiz

tümörleri

ilişkili

olabileceğinden, kabergolin tedavisi başlatılmadan önce hipofiz iyice incelenmelidir.

Kabergolin hiperprolaktinemik hipogonadizmli kadınlarda ovülasyonu ve fertiliteyi onarır.

Menstrüasyon

yeniden

başlamadan

önce

gebelik

oluşabileceğinden,

amenoreik

dönem

sırasında en azından her dört haftada bir gebelik testinin yapılması önerilir ve menstrüasyon

yeniden başladığında her bir menstrüasyon süresi en az üç gün gecikir. Gebe kalmak

Sayfa 5

istemeyen

kadınlara,

tedavi

süresince

kabergolin

kullanımı

bırakıldıktan

sonra,

anovülasyon yeniden oluşana kadar mekanik kontrasepsiyon yöntemleri kullanmaları önerilir.

Önleyici tedbir olarak, gebe kalan kadınlar hipofiz büyümesi belirtileri açısından takip

edilmelidir zira gestasyon sırasında önceden mevcut hipofiz tümörleri genişleyebilir.

Kabergolin uygulanmadan önce gebelik olasılığı ortadan kaldırılmalıdır. Klinik deneyim

henüz kısıtlı olduğundan ve ürünün yarı ömrü uzun olduğundan, önleyici tedbir olarak

önerildiği üzere, gebelik planlandığı takdirde, kabergolin tedavisi bitiminden sonra düzenli

ovulatuar döngü başladığında

en az

bir ay hamile

kalınmaması gerekmektedir. Tedavi

sırasında gebelik oluştuğunda kabergolin uygulaması kesilmelidir. Önleyici tedbir olarak,

gebe kalan kadınlar hipofiz büyümesi belirtileri açısından takip edilmelidir zira gestasyon

sırasında önceden mevcut hipofiz tümörleri genişleyebilir.

Uzun süreli olarak kabergolin alan hastalar için servikal ve endometriyal sitoloji dahil,

düzenli jinekolojik değerlendirme önerilmektedir.

Fibroz ve kardiyak valvülopati ve ilişkili olması muhtemel klinik fenomenler

Kabergolin

gibi

serotonin

5HT2B

reseptör

agonisti

ergot

türevlerinin

uzun

süreli

kullanımından sonra plörezi, plevral efüzyon, plevral fibroz, pulmoner fibroz, perikardit,

perikardiyal efüzyon, bir veya birden fazla kapağı (aortik, mitral, triküspid) içeren kardiyak

valvülopati veya retroperitoneal fibroz gibi fibrotik ve serozal enflamatuvar bozukluklar

ortaya çıkmıştır. Bazı vakalarda, kabergolinin kesilmesinden sonra kardiyak valvülopatinin

semptomları veya belirtileri iyileşmiştir.

Plevral efüzyon/fibrozisle ilişkili olarak eritrosit sedimantasyon hızında (ESR) anormal bir

artış görülmektedir. Eğer ESR değerlerinde açıklanamayan bir artış mevcutsa, bir göğüs

röntgeni çekilmesi önerilir.

Valvülopati, kümülatif dozlarla ilişkilendirildiği için hastalar etkili en düşük doz ile tedavi

edilmelidir. Her vizitte, hastanın kabergolin tedavisine devamının uygunluğu için, kabergolin

tedavisinin risk-yarar profili yeniden değerlendirilmelidir.

Uzun süreli tedaviye başlamadan önce:

Tüm

hastalar

potansiyel

asemptomatik

valvüler

hastalık

olasılığını

saptamak

için

ekokardiyogram dahil kardiyovasküler değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Ayrıca, tedaviye

başlamadan önce eritrosit sedimantasyon hızı veya diğer enflamatuvar markerler, akciğer

fonksiyonu/göğüs röntgeni ve böbrek fonksiyonlarının bazal değerlendirmesini yapmak da

uygundur. Valvüler regürjitasyonu olan hastalarda, kabergolin tedavisinin altta yatan hastalığı

kötüleştirip kötüleştirmeyeceği bilinmemektedir. Fibrotik valvüler hastalığın tespit edilmesi

durumunda, hasta kabergolin ile tedavi edilmemelidir (bakınız bölüm 4.3).

Uzun süreli tedavi sırasında:

Fibrotik bozukluklarda sinsi başlangıç bulunabilir ve hastalar, progresif

fibrozisin olası

belirtileri açısından düzenli olarak izlenmelidir. Bu nedenle, tedavi sırasında aşağıdakilerin

belirti ve semptomlarına dikkat edilmelidir:

Dispne, nefes darlığı, sürekli öksürük veya göğüs ağrısı gibi pleuro-pulmoner hastalık.

Bel/böğürde ağrı ve alt ekstremitede ödem ile ortaya çıkabilen böbrek yetmezliği veya

üretral/abdominal vasküler obstrüksiyonun yanı sıra retroperitoneal fibrozise işaret edebilen

her tür olası abdominal kitle veya hassasiyet.

Kalp yetmezliği: Valvüler ve perikardiyal fibroz, genelde kalp yetmezliği olarak kendini

göstermiştir.

nedenle,

tür

semptomların

oluşması

halinde,

valvüler

fibroz

konstriktif perikardit) dışlanmalıdır.

Sayfa 6

Fibrotik

bozuklukların

gelişimi

açısından

klinik

tanısal

takip

gereklidir.

Tedaviye

başlandıktan

sonra

ekokardiyogram

içinde

gerçekleştirilmelidir.

Ardından,

ekokardiyografik izleme sıklığı, yukarıdaki belirti ve semptomlar özellikle göz önünde

bulundurularak, uygun ayrı ayrı klinik değerlendirmelerle belirlenmeli, fakat bu, en az 6 ila

12 ayda bir gerçekleştirilmelidir.

Ekokardiyogramda, yeni veya kötüleşen valvüler regürjitasyon, valvüler restriksiyon veya

kapak yaprakçığında kalınlaşma ortaya çıkması halinde, kabergolin kesilmelidir (bakınız

bölüm 4.3).

Diğer klinik takibe (örn. kardiyak oskültasyon, röntgen, BT taraması dahil fizik muayene)

ilişkin gereksinim, kişiye göre belirlenmelidir.

Eritrosit sedimantasyon hızı gibi ek uygun tetkikler ve serum kreatinin ölçümleri, bir fibrotik

bozukluğun tanısını desteklemek için gerekliyse gerçekleştirilmelidir.

Nadir

kalıtımsal

galaktoz

intoleransı,

Lapp

laktoz

yetmezliği

glikoz

galaktoz

malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Erken lohusalık döneminde diğer ilaçlarla, özellikle de ergot alkoloitleriyle birlikte kullanımı,

kabergolinin

etkililiğini

güvenliliğini

değiştirecek

tespit

edilebilir

etkileşimlerle

ilişkilendirilmemiştir.

Kabergolin ve diğer ergot alkaloitleri arasında olası etkileşimlere ilişkin herhangi bir bilgi

mevcut

değildir.

nedenle,

ilaçların

uzun

süreli

tedavide

kabergolin

birlikte

kullanımı önerilmez.

Kabergolin,

terapötik etkisini

dopamin

reseptörlerini

doğrudan

uyararak

gösterdiğinden,

prolaktin

düşürücü

etkisini

azaltabilecek

dopamin

antagonisti

etkinliği

olan

ilaçlarla

(fenotiazinler, butirofenonlar, tioksantenler, metoklopramid) birlikte kullanılmamalıdır.

Diğer

ergot

türevleriyle

olduğu

gibi,

kabergolinin

sistemik

biyoyararlanımını

artabileceğinden, makrolit antibiyotiklerle (örn. eritromisin) birlikte kullanılmamalıdır.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: B

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/ Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

İlacı kullanma döneminde ve tedaviden sonraki bir ay süresinde, etkili doğum kontrolü

uygulanmalıdır.

Gebelik dönemi:

Kabergolin için gebelik sırasında kullanıma ilişkin yeterli ve iyi-kontrollü çalışma yoktur.

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

çalışmalar

teratojenik

etki

göstermemiştir,

ancak

farmakodinamik

etkinlikle

ilişkili

fertilite

azalması

embriyo-toksisite

gözlenmiştir

(Bakınız bölüm 5.3).Gebelik sonuçları üzerinde kabergolin etkisini inceleyen on iki yıllık

gözlemsel bir çalışmada, 256 gebelikten bilgi edinilmiştir. 256 gebelikten 17 tanesinde

(yüzde 6.6) majör konjenital malformasyonlar veya düşük oluşmuştur. 258 bebekten 23

Sayfa 7

tanesinde

majör

minör

toplam

neonatal

anormallik

vardır.

iskelet

malformasyonları en yaygın neonatal anormalliktir (10), bunu kardiyopulmoner anormallikler

takip etmektedir (5). İntrauterin kabergoline maruz kalan bebeklerin uzun vadeli gelişimi

veya perinatal bozukluklar üzerine bilgi yoktur. Yakın dönemde yayınlanan literatüre göre,

genel popülasyonda majör konjenital malformasyon prevalansı yüzde 6,9 veya daha fazladır.

Konjenital

anormallik

oranları

farklı

popülasyonlarda

değişiklikler

göstermektedir.

Hiç

kontrol grubu bulunmadığından riskin artıp artmadığını tam olarak belirlemek mümkün

değildir.

Kabergolin

gebelikte

eğer

sadece

gerçekten

gerekiyorsa,

dikkatli

fayda/risk

değerlendirmesinden sonra kullanılmalıdır (bakınız bölüm 4.4).

Laktasyon dönemi

Sıçanlarda,

kabergolin

ve/veya

metabolitleri

süte

geçmektedir.

İnsanlarda

anne

sütüne

geçişiyle

ilgili

bilgi

bulunmamakla

birlikte,

kabergolin

laktasyonun

inhibisyonunda/baskılanmasında

başarısız

olunması

durumunda

lohusa

kadınların

emzirmemeleri

önerilmelidir.

Emzirmeyi

önlediğinden,

bebeklerini

emzirmek

isteyen

hiperprolaktinemik bozukluklu annelere kabergolin verilmemelidir.

Üreme yeteneği/ Fertilite

İlacın uzun yarı ömrü ve rahim içi maruziyete dair bilgilerin kısıtlı olması nedeniyle, gebe

kalmayı planlayan kadınlar döllenmeden bir ay önce kabergolini kesmelidir. Eğer tedavi

sırasında

döllenme

gerçekleşirse,

ilacın

fetal

maruziyetinin

kısıtlanması

için

gebelik

doğrulanır doğrulanmaz tedavi kesilmelidir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Hastalar tedavi başlangıcında hızlı ve net reaksiyon gerektiren aktiviteler yaparken dikkatli

olmalıdır.

Kabergolin uygulamasının ilk günlerinde, hastalar, araç ya da makine kullanma gibi hızlı ve

titiz aktiviteler konusunda uyarılmalıdır.

Kabergolin ile tedavi edilen ve somnolans gösteren hastalar, bu tür nükseden epizotlar ve

uyku hali geçene kadar, dikkat azalmasının kendilerini ve başkalarını yaralanma veya ölüm

riskine atabileceği aktivitelerden (örn. makine kullanımı) veya araç kullanmaktan kaçınmaları

gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir (bakınız bölüm 4.4).

4.8. İstenmeyen etkiler

Advers olaylar genellikle dozla ilişkilidir. Dopaminerjik ilaçlara toleransı olmadığı bilinen

hastalarda,

DOSTINEX

tedaviye

düşük

dozlarda

(örn.

haftada

0.25

başladıktan sonra, terapötik aralığa ulaşana dek giderek dozu artırmak suretiyle yan etkiler

azaltılabilir. Sürekli ya da ciddi yan etkiler söz konusu olduğunda, dozun geçici olarak

azaltılmasını takiben, daha seyrek aralıklarla dozu artırma (örn. dozun iki haftada bir 0.25 mg

artırılması şeklinde) yoluyla tolerabilite artırılabilir.

DOSTINEX tedavisi sırasında aşağıdaki yan etkiler, aşağıdaki sıklık sırasıyla gözlenmiş ve

bildirilmiştir: çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 - <1/10); yaygın olmayan (≥1/1,000 -

≤1/100); seyrek (≥1/10,000 - ≤1/1,000); çok seyrek (≤1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden

tahmin edilemiyor).

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Sayfa 8

Yaygın olmayan

: Hipersensitivite reaksiyonu

Psikiyatrik hastalıklar:

Yaygın

: Depresyon

Yaygın olmayan

: Artmış libido

Bilinmiyor

: Agresyon, delüzyon, hiperseksüalite, patolojik kumar, psikotik bozukluk,

halüsinasyonlar

Sinir sistemi hastalıkları:

Çok yaygın

: Baş ağrısı*, baş dönmesi/vertigo*

Yaygın

: Somnolans

Yaygın olmayan

: Geçici hemianopsia, senkop, parestezi

Bilinmiyor

: Ani uyku başlangıcı, tremor

Göz hastalıkları:

Bilinmiyor

: Görme bozukluğu

Kardiyak hastalıklar:

Çok yaygın

: Valvülopati (regürjitasyon dahil) ve ilgili bozukluklar (perikardit ve

perikardiyal efüzyon)

Yaygın olmayan

: Çarpıntı

Bilinmiyor

: Angina pektoris

Vasküler hastalıklar:

Yaygın

: Kabergolin genellikle uzun vadede hipotansif etki yaratır; postüral

hipotansiyon, sıcak basmaları**

Yaygın olmayan

: Dijital vazospazm, bayılma

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Yaygın olmayan

: Dispne, plevral efüzyon, fibrozis, (pulmoner fibrozis dahil), epistaksis

Çok seyrek

: Plevral fibrozis

Bilinmiyor

: Solunum bozukluğu, solunum yetmezliği, plevrit, göğüs ağrısı

Gastrointestinal hastalıklar:

Çok yaygın

: Bulantı*, dispepsi, gastrit, karın ağrısı*

Yaygın

: Kabızlık, kusma**

Seyrek

: Epigastrik ağrı

Hepatobiliyer hastalıklar:

Bilinmiyor

: Hepatik fonksiyon anormalliği

Deri ve derialtı doku hastalıkları:

Yaygın olmayan

: Döküntü, alopesi

Kas- iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan

: Bacak krampları

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın

: Memede ağrı

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:

Çok yaygın

: Asteni***, halsizlik

Yaygın olmayan

: Ödem, periferik ödem

Sayfa 9

Araştırmalar:

Yaygın

: Kan basıncında asemptomatik düşüşler (sistolik ≥20 mmHg ve

diyastolik ≥10

Yaygın olmayan

: Amenoreli kadınlarda menstrüasyon sonrası ilk birkaç ayda

hemoglobin değerlerinde azalma gözlenmiştir.

Bilinmiyor

: Kan kreatinin fosfokinaz artışı, karaciğer fonksiyon testlerinde

anormallik

*hiperprolaktinemin

bozuklukları

için

tedavi

gören

hastalarda

çok

yaygın;

emzirme

inhibisyonu/supresyonu için tedavi gören hastalarda yaygın

hiperprolaktinemin

bozuklukları

için

tedavi

gören

hastalarda

yaygın;

emzirme

inhibisyonu/supresyonu için tedavi gören hastalarda yaygın olmayan

*** hiperprolaktinemin

bozuklukları

için tedavi

gören hastalarda çok yaygın;

emzirme

inhibisyonu/supresyonu için tedavi gören hastalarda yaygın olmayan

Dürtü kontrol bozuklukları

DOSTINEX dahil dopamin agonistleriyle tedavi edilen hastalarda, patolojik düzeyde kumar

oynama, libido-artışı, hiperseksüalite, kompülsif harcama veya satın alma, aşırı ve kompülsif

yemek yeme oluşabilir (bakınız bölüm 4.4).

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TUFAM)'ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

aşımı

semptomları,

muhtemelen

dopamin

reseptörlerinin

aşırı

uyarılması

sonucu

oluşmaktadır.

Bu semptomlar; bulantı,

kusma, gastrik şikayetler,

postüral

hipotansiyon,

konfüzyon/ psikoz veya halüsinasyonlardır.

Emilmemiş ilacın vücuttan atılmasına ve gerekirse kan basıncının muhafaza edilmesine

yönelik destekleyici önlemler alınmalıdır. Ayrıca dopamin antagonisti ilaçların verilmesi

tavsiye edilebilir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Prolaktin inhibitörleri

ATC kodu: G02CB03

Kabergolin, güçlü ve uzun süreli bir prolaktin-düşürücü etkiye sahip bir dopaminerjik ergolin

türevidir. Hipofiz laktotroflarındaki D2-dopamin reseptörlerini doğrudan uyarmak suretiyle

prolaktin sekresyonunu inhibe ederek etkisini gösterir. Kabergolin, sıçanlarda, 3-25 mcg/kg

arasındaki oral

dozlarda

in

vitro

olarak 45

pg/ml'lik

konsantrasyonda prolaktin

sekresyonunu azaltır. Ayrıca, kabergolin serum prolaktin düzeylerini düşüren dozdan daha

yüksek oral dozlarda, D2 reseptörünü uyararak santral dopaminerjik etki de oluşturur.

Sayfa 10

Kabergolinin uzun süreli prolaktin düşürücü etkisi, sıçanlarda oral tek dozdan sonra (yaklaşık

60 saat) hipofizde görülen total radyoaktivitenin yavaş eliminasyonundan da anlaşıldığı

gibi, hedef organda uzun süre kalmasına bağlı olabilir.

Kabergolinin farmakodinamik etkisi, sağlıklı deneklerde, lohusa dönemdeki kadınlarda ve

hiperprolaktinemik

hastalarda

araştırılmıştır.

Oral

(0.3-1.5

kabergolin

uygulamasından sonra, araştırılan popülasyonların her birinde serum prolaktin düzeylerinde

önemli bir düşüş gözlenmiştir. Etki hızlı (uygulamadan 3 saat sonra) ve kalıcıdır (sağlıklı

deneklerde

hiperprolaktinemik

hastalarda

7-28

güne

kadar

lohusa

dönemindeki

kadınlarda 14-21 güne kadar). Prolaktin düşürücü etki, hem etki derecesi hem de etki süresi

bakımından dozla ilişkilidir.

Kabergolinin antiprolaktinemik

etkisinin dışında kalan diğer endokrin etkilerine ilişkin,

hayvan modellerindeki deneysel bulguları onaylayan insandaki mevcut veriler, ilacın, diğer

hipofiz

hormonları

kortizolün

bazal

sekresyonu

üzerinde

herhangi

etki

oluşturmadan, çok seçici bir etki gösterdiğini doğrulamıştır. Kabergolinin terapötik etkisiyle

ilişkisi olmayan farmakodinamik etkileri, yalnızca kan basıncı düşüşüyle ilgilidir. Tek dozun

kabergolinin maksimum hipotansif etkisi, çoğunlukla ilaç alımından sonraki ilk 6 saat içinde

meydana gelmektedir ve maksimal düşüş ve sıklığı bakımından dozla ilişkilidir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Kabergolinin farmakokinetik ve metabolik profilleri, her iki cinsten sağlıklı gönüllülerde ve

hiperprolaktinemik kadın hastalarda incelenmiştir.

Emilim:

Etiketlenmiş bileşimlerin oral olarak kullanılmasından sonra, radyoaktivite gastrointestinal

sistem tarafından hızla absorbe edilir ve plazmadaki radyoaktivite 0.5-4 saat arasında doruğa

ulaşır.

Dağılım:

In vitro deneyler, 0.1 ila 10 ng/ml'lik konsantrasyonlarda, ilacın %41 ila %42 oranında

plazma

proteinlere

bağlandığını

göstermiştir.

Gıdalar

birlikte

alınması,

kabergolinin

emilimini ve dağılımını etkilememiştir. Eliminasyon yarı ömrü esas alındığında, tek doz (37

± 8 pg/ml) ve 4 haftalık multipl doz rejimi (101 ± 43 pg/ml) sonrasında elde edilen ortalama

plazma

düzeylerinin

gösterdiği

gibi,

hafta

sonra

sabit

durum

koşullarına

ulaşılmalıdır.

Biyotransformasyon:

İdrarda tespit edilen ana metabolit, dozun %4 ila %6'sını oluşturan 6-alil-8(3-karboksi-

ergolindir.

Tamamı

dozun

%3'ünden

daha

düşük

oranda,

idrarda

metabolit

daha

saptanmıştır.

metabolitler,

prolaktin

sekresyonunu

in

vitro

olarak

önlemede,

kabergolinden

çok

daha

etkili

olmuştur.

Kabergolin

biyotransformasyonu,

kabergolinle

tedavi

edilen

sağlıklı

erkek

gönüllülerin

plazmasında

incelenmiştir:

kabergolin biyotransformasyonunun hızlı ve kapsamlı olduğu gösterilmiştir.

Eliminasyon:

Değişmemiş kabergolinin idrarla atılan miktarının düşük olması, radyoaktif olmayan haliyle

yapılan çalışmalar ile de doğrulanmıştır. Kabergolinin idrarla atılım oranlarından hesap

edilen eliminasyon yan ömrü çok uzundur (radyoimmün analizlerde sağlıklı denekler için 63-

68 saat ve HPLC metodu ile hiperprolaktinemik hastalar için 79-115 saat). Uygulamadan 10

Sayfa 11

gün sonra, uygulanan radyoaktif HC-kabergolin dozunun yaklaşık %18'si idrarda ve % 72'si

feçeste bulunmuştur, idrarda değişmemiş ilaç, dozun % 2 ila % 3'ü olarak bildirilmiştir.

5.3. Klinik öncesi güvenlik verileri

Organogenez periyodunda 8 mg/kg/gün (önerilen maksimum insan dozunun yaklaşık 55 katı)

dozuna kadar kabergolin uygulanan farelerde teratojenik etkiler görülmemiş; maternotoksik

etkiler gözlenmiştir.

Organogenez periyodu sırasında sıçanlarda 0.012 mg/kg/günlük (önerilen maksimum insan

dozunun yaklaşık 1/7'si) bir doz; implantasyon sonrası embriyofetal kayıplarda bir artışa

sebep olmuştur. Bu kayıplar, kabergolinin sıçanlarda prolaktin inhibe edici özelliklerine bağlı

olabilir.

Tavşanlarda

organogenez

periyodu

sırasında

mg/kg/gün

günlük

dozlarda

(önerilen maksimum insan dozunun yaklaşık 19 katı) kabergolin vücut ağırlığı kaybı ve

yiyecek

tüketiminin

azalması

karakterize

olan

maternotoksisiteye

neden

olmuştur.

Tavşanlarda organogenez periyodu sırasında 4 mg/kg/gün dozlar (önerilen maksimum insan

dozunun yaklaşık 150 katı) çeşitli malformasyonların oluşumunda bir artışa sebep olmuştur.

Ancak, tavşanlardaki başka bir çalışmada, 8 mg/kg/güne kadar olan dozlarda (önerilen

maksimum

insan

dozunun

yaklaşık

katı)

tedavi

ilişkili

malformasyonlar

veya

embriyotoksisite gözlenmemiştir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz (sığır kaynaklı)

Lösin

6.2. Geçimsizlikler

Bilinen bir geçimsizliği yoktur.

6.3. Raf ömrü

24 ay.

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25˚C altında saklayınız. Nemden korumak için şişenin ağzını sıkıca kapatınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Tabletler desikkant silika jel içeren sızdırmaz vidalı kapaklı, tip I amber camdan yapılmış

şişelerde bulunur. Her şişede 2veya 8 tablet bulunur ve karton dış ambalajla sunulur.

Tüm ambalaj boyutları piyasada bulunmayabilir.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

DOSTINEX şişeleri kapaklarında kurutucu içerir. Bu kurutucu çıkarılmamalıdır.

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Sayfa 12

Pfizer İlaçları Ltd. Şti.

Muallim Naci Cad. No:55

34347 Ortaköy/ İSTANBUL

Tel: 02123107000

Faks: 02123107058

8.

RUHSAT NUMARASI

110/80

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ.

İlk ruhsat tarihi: 14.09.2001

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ