DOLVEN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DOLVEN 600 MG 20 FİLM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DOLVEN 600 MG 20 FİLM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • ibuprofen

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699809098565
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 31-01-2017
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 14

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DOLVEN

600 mg film tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin

m

a

dd

e

:

Her bir film tablet, 600 mg ibuprofen içerir.

Yardımcı m

a

dd

e

l

e

r

:

Laktoz hidrus

37.5 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film tablet

Beyaz, iki yüzü bombeli oval film tablet.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilitin belirti ve bulgularının tedavisi ile akut gut

artriti, akut kas-iskelet sistemi ağrıları, postoperatif ağrı ve dismenore tedavisinde endikedir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama

sıklığı ve s

ü

r

es

i

:

Yetişkinler

Önerilen doz, bölünmüş dozlar halinde günde 1200-1800 mg’dır. Bazı hastalarda 600-1200

mg/gün dozunda idame edilebilir. Şiddetli ve akut olgularda dozun akut faz geçene kadar

artırılması

avantajlı

olabilir.

Günlük

doz,

bölünmüş

dozlar

halinde

verilen

2400

mg’ı

geçmemelidir.

Ancak

gerektiğinde,

3200

mg’a

yükseltilebilir.

durumda

hasta

yakından izlenmelidir.

İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken, etkili en düşük doz, en

kısa süreyle kullanılarak, en aza indirilebilir (Bkz. Bölüm 4.4.).

Uygulama şekli:

Tabletler

miktarda

suyla

birlikte

yutulmalıdır.

Oral

rahatsızlık

veya

boğaz

iritasyonunun engellenmesi için tabletler, çiğnenmeden, kırılmadan veya ezilmeden bütün

olarak yutulmalıdır.

2 / 14

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/karaciğer/kalp yetmezliği:

Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü ibuprofen

gibi NSAİİ’lerin kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda

doz mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

Pediyatrik popülasyon:

DOLVEN’in tablet formlarının 12 yaşından küçük çocuklarda kullanılması önerilmez. 12

yaşından küçük çocuklar için aynı etkin maddeyi içeren likit formların kullanılması tavsiye

edilmektedir.

Jüvenil romatoid artritte, bölünmüş dozlar halinde vücut ağırlığı başına 40 mg/kg dozuna

kadar alınabilir.

Geriyatrik p

o

l

a

syo

n

:

Bu hasta grubunda NSAİİ kullanımıyla ölümcül olabilecek gastrointestinal (Gİ) kanama ve

perforasyon gibi istenmeyen etki sıklığı artmaktadır.

Eğer yaşlı hastalarda NSAİİ kullanılması gerekiyorsa mümkün olabilecek en küçük etkin doz

ve en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir.

4.3.

K

o

n

t

r

e

nd

i

k

a

syo

n

l

a

r

DOLVEN, ibuprofene ya da ilacın içindeki yardımcı maddelerin herhangi birine karşı

aşırı

duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.

DOLVEN, daha önce, aspirin veya diğer NSAİİ’lere karşı astım, rinit, ürtiker gibi aşırı

duyarlılık reaksiyonu gelişen hastalarda kontrendikedir.

DOLVEN aynı zamanda, geçmişlerinde önceki bir NSAİİ tedavisine bağlı gastrointestinal

kanama ya da perforasyon öyküsü bulunan hastalarda kontrendikedir. Böyle hastalarda NSAİİ

ciddi, nadiren ölümcül olabilen anaflaksi benzeri reaksiyonlara neden olabilir.

İbuprofen

önceden geçirilmiş veya halen aktif ülseratif kolit, Crohn hastalığı, rekürran peptik ülser veya

gastrointestinal kanama (iki ya da daha fazla kanıtlanmış, belirgin ülserasyon ya da kanama

episodu şeklinde tanımlanan) olan hastalarda kullanılmamalıdır.

DOLVEN, şiddetli kalp yetmezliğinde kontrendikedir.

DOLVEN, şiddetli karaciğer yetmezliğinde kontrendikedir.

DOLVEN, şiddetli böbrek yetmezliğinde (glomerular filtrasyon <30mL/dak.) kontrendikedir.

DOLVEN,

koroner

arter

bypass

cerrahisi

öncesi

veya

sonrası

ağrı

tedavisinde

kullanılmamalıdır.

DOLVEN, hamileliğin 3. trimesterinde kontrendikedir.

3 / 14

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Kardiyovasküler

(KV)

r

i

s

k

NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme

riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı

olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

İbuprofen koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir.

Gastrointestinal

(Gİ)

r

i

s

k

l

e

r

NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek

ciddi Gİ advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı

bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi GI etkiler

bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.

İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken, etkili en düşük doz, en kısa

süreyle

kullanılarak,

indirilebilir

(Bölüm

4.2.’ye

aşağıdaki

gastrointestinal

kardiyovasküler risklere bakınız).

İbuprofen, bronşiyal astımı olan, veya önceden geçirmiş olan hastalara uygulanırken dikkatli

olunmalıdır, çünkü bu gibi hastalarda ibuprofenin bronkospazma neden olduğu bildirilmiştir.

İbuprofen, geçmişlerinde peptik ülserasyon ve başka gastrointestinal hastalık öyküsü bulunan

hastalara dikkatli bir şekilde verilmelidir; çünkü bu tablolarda alevlenme olabilir.

Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü NSAİİ’lerin

kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan en

düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

İbuprofen, kalp yetmezliği veya hipertansiyon öyküsüne sahip hastalara dikkatle verilmelidir,

çünkü ibuprofen uygulamasıyla ödem olguları bildirilmiştir.

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi ibuprofen enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir.

Kardiyovasküler

ve

serebrovasküler e

t

k

il

e

r

Hipertansiyon ve/veya hafif ile orta derecede konjestif kalp yetmezliği hikâyesi olan hastaların

uygun şekilde izlenmesi ve kendilerine durumlarına ilişkin önerilerde bulunulması gereklidir,

çünkü NSAİİ tedavisiyle ilişkili olarak sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir.

K

a

r

d

i

yov

a

s

l

e

r

e

t

k

il

e

r

Kardiyovasküler trombotik o

l

a

y

l

a

r

:

Birçok Cox-2 selektif ve selektif olmayan NSAİİ’lerle süresi 3 yılı bulan klinik çalışmalar,

fatal olabilecek ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard enfarktüsü ve inme riskinde

artış olabileceğini göstermiştir. Cox-2 selektif veya selektif olmayan tüm NSAİİ’lerin benzer

riski olabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan ya da kardiyovasküler hastalık risk faktörü olan

hastalar

daha

yüksek

risk

altında

olabilirler.

NSAİİ’lerle

tedavi

gören

hastalarda

4 / 14

kardiyovasküler advers olay riskini azaltmak için, mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve

kısa

tedavi

süresi tercih

edilmelidir. Önceden herhangi bir kardiyovasküler semptom

görülmemiş olsa bile, doktor ve hastalar bu tarz advers olayların ortaya çıkmasına karşın

alarmda olmalıdır. Hastalar ciddi kardiyovasküler olayların işaretleri ve/veya semptomları ve

bu tarz advers olaylar gerçekleştiğinde izlenecek adımlar hakkında bilgilendirilmelidir.

NSAİİ’lerle beraber aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilintili ciddi kardiyovasküler

trombotik olayların riskini hafifleteceğine dair tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. Aspirin ve

NSAİİ’nin beraber kullanılması, ciddi gastrointestinal etkilerin riskini arttırır.

Koroner arter bypass cerrahisi ardından ilk 10-14 gün boyunca ağrı tedavisinde Cox-2 selektif

NSAİİ’nin kullanıldığı iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard enfarktüsü ve inme

görülme sıklığında artış olduğu tespit edilmiştir.

Hipertansiyon:

İbuprofen dâhil NSAİİ’ler hipertansiyon hastalığının başlamasına ya da önceden bulunan

hipertansiyon hastalığının kötüleşmesine

açabilir. Her iki şekilde

de kardiyovasküler

olayların görülme sıklığının artmasına yol açabilirler. Tiazid ya da loop diüretikleri alan

hastalar NSAİİ kullanırken bu tedavilere cevap verme oranları düşebilir.

İbuprofen

dâhil

NSAİİ’ler

hipertansiyon

hastalarında

dikkatli

kullanılmalıdır.

NSAİİ

tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından takip edilmelidir.

Konjestif kalp yetmezliği ve ö

d

e

m

:

NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir. Sıvı retansiyonu ya da

kalp yetmezliği olan hastalarda ibuprofen dikkatli kullanılmalıdır.

Kontrol

altında

olmayan

hipertansiyon,

konjestif

kalp

yetmezliği,

bilinen

iskemik

kalp

hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar sadece dikkatli

değerlendirmeden

sonra

ibuprofen

tedavi

edilmelidir.

Benzeri

değerlendirme,

kardiyovasküler olaylara yönelik risk faktörleri (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes

mellitus, sigara) olan hastalarda uzun dönemli bir tedaviyi başlatırken de yapılmalıdır.

Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski

İbuprofen de dâhil NSAİİ’ler enflamasyon, kanama, ülserasyon ve mide, ince veya kalın

bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilecek ciddi gastrointestinal advers etkilere yol açabilirler.

Bu advers olaylar NSAİİ tedavisi gören hastalarda herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir

semptom vererek ya da herhangi bir semptom vermeksizin ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde

ciddi üst gastrointestinal advers etki görülen beş hastadan sadece birinde semptomlar kendini

gösterir. 3-6 ay

NSAİİ tedavisi

gören hastaların

yaklaşık %1’inde, bir

yıl tedavi

gören

hastaların ise %2-4’ünde üst gastrointestinal ülser, kanama ya da perforasyon görülür. Bu

oranlar daha uzun kullanım süresi ile devam ederken, tedavi süresince herhangi bir zamanda

ciddi bir gastrointestinal advers etki görülme olasılığı artar. Ancak kısa süreli tedavi de risksiz

değildir.

Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanaması olan hastalarda NSAİİ’ler çok dikkatli

yazılmalıdır. Önceden peptik ülser hastalığı ve/veya gastrointestinal kanaması olan NSAİİ

5 / 14

kullanan

hastalarda

gastrointestinal

kanama

görülme

riski,

risk

faktörlerinden

hiçbiri

olmayan hastalara göre 10 kattan daha fazladır. NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal

kanama riskini arttıran diğer faktörler, beraberinde oral kortikosteroid ya da antikoagülan

kullanımı, NSAİİ tedavi süresinin uzun olması, sigara, alkol kullanımı, ileri yaş, genel sağlık

durumunun zayıf olmasıdır. Ani fatal gastrointestinal olaylar en çok yaşlı veya güçten düşmüş

hastalarda

görüldüğünden,

hasta

popülasyonuna

tedavi

süresince

özellikle

dikkat

edilmelidir.

NSAİİ tedavisi gören hastalarda olası bir gastrointestinal advers etki riskini minimize etmek

için, en küçük etkin doz mümkün olabilecek en kısa süre boyunca kullanılmalıdır. Hasta ve

doktorlar NSAİİ tedavisi boyunca gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirti ve semptomları

bakımından dikkatli olmalıdır ve herhangi bir gastrointestinal advers etki şüphesi durumunda

derhal ilave değerlendirme ve tedavi başlatılmalıdır. Hatta ciddi bir gastrointestinal advers etki

olasılığı ortadan kalkana kadar NSAİİ tedavisi sonlandırılmalıdır. Yüksek riskli hastalarda

NSAİİ tedavisi dışında başka alternatif tedaviler uygulanmalıdır.

Gastrointestinal kanama riski, ülserasyon ya da perforasyon, ülser öyküsüne sahip hastalarda

(özellikle kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ise) ve yaşlılarda, artan ibuprofen

dozlarıyla birlikte daha yüksektir. Bu hastalarda tedaviye mümkün olan en düşük doz ile

başlanmalıdır.

hastalarda

düşük

kombine

aspirin,

veya

gastrointestinal

riski

arttırması olası diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması gereken hastalarda koruyucu ajanlar

(misoprostol

veya

proton

pompası

inhibitörleri

gibi)

kombine

tedavi

üzerinde

düşünülmelidir.

Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar, özellikle de yaşlı hastalar, tedavinin başlangıç

dönemlerinde, olağandışı herhangi bir abdominal semptomu (özellikle gastrointestinal kanama)

bildirmelidir.

İbuprofen alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon gelişirse tedavi kesilmelidir.

Yaşlı hastalarda NSAİİ ilaçlara karşı artan sıklıkta advers reaksiyon (özellikle ölümcül olabilen

gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur.

Böbrek

er üzer

ndek

etkiler

Önemli

ölçüde

dehidratasyonu

olan

hastalarda

ibuprofen

tedavisi

başlatılırken

dikkatli

olunmalıdır.

Diğer NSAİİ’ler ile olduğu gibi, uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller nekroz ve

başka

patolojik

renal

değişiklikler

sonuçlanmıştır.

Renal

toksisite

ayrıca

renal

prostaglandinlerin

renal

perfüzyonunun

sürdürülmesini

destekleyici

rolü

bulunduğu

hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumunda doza bağlı

bir azalmaya ve ikincil olarak böbrek

yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında

azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek fonksiyonları

bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE inhibitörleri

6 / 14

alanlar

yaşlılardır.

NSAİİ

tedavisinin

kesilmesi

genellikle

tedavi

öncesi

duruma

geri

dönülmesini sağlar.

İleri böbrek yetmezliği

Kontrollü klinik çalışmalarda ibuprofenin ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanımına

dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda

ibuprofen kullanımı önerilmez. Eğer ibuprofen tedavisine başlanmalıysa, hastanın böbrek

fonksiyonunun yakından takibi önerilir.

Hematolojik etkiler

İbuprofen, diğer NSAİİ’ler gibi, trombosit agregasyonunu inhibe edebilir ve kanama zamanını

uzatabilir.

Aseptik menenjit

İbuprofen

tedavisindeki

hastalarda

nadiren

aseptik

menenjit

gözlenmiştir.

Sistemik

lupus

eritematosus ve ilişkin bağ dokusu hastalıklarında daha büyük bir olasılıkla oluşmasına rağmen

altta yatan kronik hastalığı olmayanlarda da aseptik menenjit bildirilmiştir.

reaksiyonları

Çok ender durumlarda NSAİİ’lerin kullanımıyla ilişkili olarak, eksfolyatif dermatit, Stevens-

Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dâhil olmak üzere, bazıları ölümcül olan ağır

deri

reaksiyonları

bildirilmiştir.

Hastalarda

tür

reaksiyon

riskinin,

tedavinin

erken

dönemlerinde

yüksek

olduğu

görünmektedir.

Olguların

büyük

çoğunluğunda

reaksiyonun

ortaya

çıkışı,

tedavinin

ayı

içinde

olmuştur.

Deri

döküntüleri,

mukozal

lezyonlar ya da diğer aşırı duyarlılık bulguları belirir belirmez ibuprofen kesilmelidir.

Nadir

kalıtımsal

galaktoz

intoleransı,

Lapp

laktoz

yetmezliği

glukoz-galaktoz

malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5.

D

i

ğe

r

tıbbi

ürünler

ile e

t

k

il

i

m

l

e

r

ve

diğer

etkileşim şe

k

ill

e

r

i

Bazı

hastalarda

etkileşimler

bildirildiği

için,

aşağıdaki

ilaçların

herhangi

birisiyle

tedavi

edilmekte olan hastalarda dikkatli olunmalıdır:

Aminoglikozitler: NSAİİ’ler aminoglikozitlerin atılımını azaltabilir.

Anti-hipertansifler (Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE) inhibitörleri gibi): Antihipertansif

etkide azalma.

Antikoagülanlar (örn. varfarin): Varfarin ve NSAİİ’lerin gastrointestinal kanama üzerindeki

etkileri sinerjistiktir. Örn. antikoagülan etkide artış.

7 / 14

Antitrombositer

ajanlar

selektif

serotonin

geri-alım

inhibitörleri

(SSRI): NSAİİ’ler ile

gastrointestinal kanama riskinde artış.

Aspirin:

İbuprofen

aspirin

(asetil

salisilik

asit)

birlikte

kullanıldıklarında

ibuprofenin

proteinlere bağlanması azalır, ancak serbest ibuprofenin klerensi değişmez. Bu etkileşmenin

klinik önemi bilinmemektedir. Fakat diğer NSAİİ’ler ile de olduğu gibi ibuprofen ve aspirin

(asetil

salisilik

asit)’in

zamanlı

kullanımı,

etkilerde

artışa

neden

olabileceği

için

önerilmemektedir.

Bitkisel ekstreler: Ginkgo biloba, NSAİİ’lerdeki kanama riskini potansiyalize edebilir.

Diüretikler: Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası gözlemler, ibuprofenin furosemid ve tiazid

gibi bazı diüretiklerin natriüretik etkisini azalttığını göstermiştir. Bu etki, renal prostaglandin

sentezinin inhibisyonu ile ilişkilendirilmiştir. NSAİİ’ler ile eş zamanlı tedavi süresince hastalar,

böbrek yetmezliğinin işaretleri açısından dikkatle izlenmeli ve diüretik etkinliğin devam ettiği

konusunda emin olunmalıdır.

Kardiyak

glikozidler:

NSAİİ’ler kardiyak yetmezliği alevlendirebilir, glomerüler filtrasyon

hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini artırabilirler.

Kinolon türevi antibiyotikler: Hayvan verileri, NSAİİ’lerin, kinolon antibiyotikleriyle ilişkili

konvülsiyon

riskini

artırabileceğine

işaret

etmektedir.

NSAİİ

kinolonları

birlikte

alan

hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir.

Cox-2

inhibitörleri

diğer

NSAİİ’ler:

Potansiyel

aditif

etkiler

nedeniyle,

selektif

siklooksijenaz-2

selektif

inhibitörleri

dâhil

diğer

NSAİİ’ler

birlikte

kullanımdan

kaçınılmalıdır.

Kolestiramin: İbuprofenin, kolestiramin ile birlikte uygulanması, ibuprofenin gastrointestinal

yoldaki absorbsiyonunu azaltabilir. Fakat bu durumun klinik önemi bilinmemektedir.

Kortikosteroidler: NSAİİ’ler ile gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artış.

Lityum: NSAİİ, plazma lityum düzeyini arttırmış (%15) ve renal lityum klerensini azaltmıştır

(%20). Bu etki, renal prostaglandin sentezinin inhibisyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bu sebeple,

NSAİİ

lityum

birlikte

kullanıldıklarında

hastalar

lityum

toksisitesi

açısından

dikkatle

izlenmelidir.

Metotreksat:

NSAİİ’lerin

tavşan

böbrek

kesitlerinde

metotreksat

birikmesini

azalttıkları

bildirilmiştir.

NSAİİ’lerin

metotreksat

toksisitesini

arttırabileceğine

işaret

edebilir.

Metotreksat ve NSAİİ’ler birlikte kullanıldıklarında dikkatli olunmalıdır.

Mifepriston:

NSAİİ’lerin

antiprostaglandin

özellikleri

sebebiyle,

teorik

olarak

ilacın

etkinliğinde azalma olabilir. Sınırlı kanıt, prostaglandin ile NSAİİ’lerin aynı gün birlikte

uygulanmasının,

mifepriston

veya

prostaglandinin

servikal

olgunlaşma

veya

uterus

8 / 14

kontraktilitesi

üzerindeki

etkilerini

olumsuz

etkilemediğini

hamileliğin

medikal

terminasyonunun klinik etkinliğini düşürmediğini göstermektedir.

Siklosporin: NSAİİ’ler ile nefrotoksisite riskinde artış.

Sülfonilüre: NSAİİ’ler sülfonilüre tedavilerini potansiyalize edebilirler. Sülfonilüre tedavisi

görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi rapor edilmiştir.

Diğer analjezikler: İki veya daha fazla NSAİİ’nin beraber kullanımı önlenmelidir.

Takrolimus: NSAİİ’ler takrolimus ile beraber verildiğinde nefrotoksisite riskinde olası bir artış.

Zidovudin: NSAİİ’ler zidovudin ile beraber verildiğinde hematolojik toksisite riskinde artış. Eş

zamanlı zidovudin ve ibuprofen tedavisi alan HIV(+) hemofili hastalarında hematoma ve

hemartroz riskinde artışa ilişkin belirti bulunmaktadır.

CYP2C9 İnhibitörleri: İbuprofenin, CYP2C9 inhibitörler ile birlikte uygulanması, ibuprofene

(CYP2C9 sübstratı) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (CYP2C9 inhibitörleri)

ile yapılan bir çalışmada, yaklaşık %80-100 oranında artmış bir S(+)-ibuprofen maruziyeti

gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazol gibi potent

CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması durumunda, ibuprofen dozunun düşürülmesi

düşünülmelidir.

4.6.

Gebelik ve

l

a

k

t

a

syo

n

Genel

t

a

vs

i

ye

Gebelik kategorisi C/D (3. trimester).

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan kadınlar/doğum kontrolü (

K

o

n

t

r

a

se

p

s

i

yo

n

)

Gebe kalmayı düşünen

kadınlarda veya gebeliğinin birinci veya

ikinci

trimestrinde olan

kadınlarda ibuprofen kullanılması durumunda, uygulanacak dozun mümkün olduğunca düşük

ve tedavi süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerekmektedir.

Gebelik

d

ö

n

e

m

i

Prostoglandin

sentezinin

inhibisyonu,

gebeliği

ve/veya

embriyo/fetal

gelişimi

olumsuz

etkileyebilir. Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen veriler, gebeliğin erken döneminde

prostaglandin

sentez

inhibitörü

kullanımından

sonra

düşük

kardiyak

malformasyon

gastroşizis riskinde bir artışı göstermektedir. Kardiyovasküler malformasyonun mutlak riski

%1’den daha düşük düzeylerden yaklaşık olarak %1,5’e yükselmiştir. Riskin tedavi dozu ve

süresi

yükseldiğine

inanılmaktadır.

Hayvanlarda,

prostaglandin

sentez

inhibitörü

uygulanmasının

post-implantasyon

kayıplarında

artış

embriyo/fetal

ölümlerle

sonuçlandığı gösterilmiştir. Ayrıca, organogenez döneminde prostaglandin sentez inhibitörü

verilen

hayvanlarda

kardiyovasküler

malformasyonlar

dâhil

olmak

üzere

çeşitli

malformasyonların sıklığında artışlar bildirilmiştir. Gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde,

9 / 14

kesin olarak gerekli olmadıkça ibuprofen verilmemelidir. İbuprofen, gebe kalmaya çalışan veya

gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde bulunan bir kadına verilirse, doz mümkün olduğu

kadar düşük ve tedavi süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır.

Üçüncü trimester esnasında bütün prostaglandin sentez inhibitörleri fetüsü aşağıdakilere maruz

bırakabilir:

Kardiyopulmoner toksisite

(duktus

arteriozusun

erken

kapanması

pulmoner

hipertansiyon),

Oligohidramniyoz

birlikte

böbrek

yetmezliğine

ilerleyebilecek

böbrek

disfonksiyonu.

Anne ve yenidoğanda gebeliğin sonunda aşağıdakilere neden olabilir:

Kanama zamanında uzama

Doğumun gecikmesine

uzun süremesine neden olan

uterus

kontraksiyonlarının

inhibisyonu.

Sonuç olarak, ibuprofen gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.

Laktasyon

d

ö

n

e

m

i

Sınırlı sayıdaki klinik çalışmadan elde edilen verilere dayanılarak, tüm NSAİİ olduğu gibi

ibuprofen de çok

az miktarda anne sütüne geçer.

Bu nedenle eğer mümkünse emzirme

döneminde DOLVEN kullanımından kaçınılmalıdır.

Fertilite

İbuprofen kullanılması fertiliteyi bozabilir ve gebe kalmak isteyen kadınlarda önerilmez.

Gebe

kalma

zorluğu

yaşayan

veya

infertilite

araştırması

yapılan

kadınlarda,

ibuprofenin

kesilmesi düşünülmelidir.

4.7.

Araç

ve makine kullanımı

üzerindeki e

t

k

il

e

r

İbuprofen sersemlik, rehavet, yorgunluk ve görme bozuklukları gibi yan etkilere neden olabilir.

Eğer

etkiler

görülürse,

hastalar

araç

makine

kullanmamaları

konusunda

uyarılmalıdırlar.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Oral ibuprofen için bildirilen advers olayların ortaya çıkış şekli, diğer NSAİİ’ler ile bildirilenlere

benzer niteliktedir.

İbuprofen ile en azından ilişkisi olası bulunan yan etkiler, MedDRA sıklık konvensiyonu ve

sistem organ sınıfı ile aşağıdaki sıklığa göre gösterilmiştir: Çok yaygın (≥1/10), Yaygın (≥1/100

ile <1/10), Yaygın olmayan (≥1/1,000 ile <1/100), Seyrek (≥1/10,000 ile <1/1000), Çok Seyrek

(<1/10,000) ve bilinmeyen (mevcut veri ile sıklığı hesaplanamayan).

10 / 14

Sistem

Organ S

ı

n

ı

f

ı

S

ı

k

k

İstenmeyen Etki

Enfeksiyonlar ve

enfestasyonlar

Yaygın Olmayan

Rinit

Seyrek

Aseptik menenjit (özellikle sistemik lupus

eritematozus ve karma bağ dokusu hastalığı

gibi

otoimmün

hastalığı

olan

hastalarda)

boyun sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma,

ateş,

yön

duygusunu

yitirme

gibi

semptomlarla birlikte

Kan ve lenf sistemi

hastalıkları

Yaygın Olmayan

Lökopeni, trombositopeni, agranülositoz,

aplastik anemi ve hemolitik anemi

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek

Anaflaktik reaksiyon

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın Olmayan

İnsomn

a, anksiyete

Seyrek

Depresyon, konfüzyonal durum

halüsinasyon

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın

Baş ağrısı, baş dönmesi

Yaygın Olmayan

Parestezi, somnolans

Seyrek

Optik nevrit

Göz hastalıkları

Yaygın Olmayan

Görme bozukluğu

Seyrek

Toksik optik nöropati

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın Olmayan

Duyma bozukluğu

Seyrek

Tinnitus, vertigo

Solunum, göğüs bozuklukları

ve mediastinal hastalıklar

Yaygın Olmayan

Astım, bronkospazm, dispne

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın

Dispepsi, diyare, bulantı, kusma, abdominal

ağrı, flatulans, konstipasyon, melana,

hematemez, gastrointestinal hemoraji

Yaygın Olmayan

Gastrit, duodenal ülser, gastrik ülser, oral

ülserasyon, gastrointestinal perforasyon

Çok Seyrek

Pankreatit

Bilinmeyen

Kolit ve Crohn hastalığı

Hepato-bilier hastalıklar

Yaygın Olmayan

Hepatit, sarılık, hepatik fonksiyon

bozukluğu

Seyrek

Hepatik hasar

Çok Seyrek

Hepatik yetmezlik

Yaygın

Döküntü

11 / 14

Deri ve deri altı doku

hastalıkları

Yaygın Olmayan

Ürtiker, kaşıntı, purpura, anjiyoödem, ışığa

duyarlı reaksiyon

Çok Seyrek

Stevens-Johnson sendromu dahil büllöz deri

iltihabı, toksik epidermal nekroliz ve

eritema multiforme

Böbrek ve idrar hastalıkları

Yaygın Olmayan

Tubulo-interstisyel nefrit, nefrotik sendrom

ve renal yetmezlik

Genel bozukluklar ve

uygulama bölgesine ilişkin

hastalıklar

Yaygın

Yorgunluk

Seyrek

Ödem

Nonsteroid antienflamatuar tedavisi ile ilişkili olarak ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği

bildirilmiştir. Klinik çalışmalar ve epidemiyolojik veriler, bazı nonsteroid antienflamatuar

ilaçların (özellikle yüksek dozda ve uzun süreli tedavi ile) arteryal trombotik olayların (ör.

Miyokard infarktüsü veya felç gibi, Bkz bölüm 4.4.) riskinde küçük bir artış ile ilişkili

olabileceğini göstermektedir.

En sık olan yan etkiler Gİ sistemde görülür. Peptik ülser, perforasyon ve Gİ kanama, bazen

ölümcül olabilir ve özellikle yaşlılarda görülebilir. İbuprofen uygulamasını takiben bulantı,

kusma,

diyare,

hazımsızlık,

konstipasyon,

dispepsi,

abdominal

ağrı,

melena,

hematemez,

ülseratif stomatit, kolitin şiddetlenmesi ve Crohn hastalığı rapor edilmiştir. Daha az sıklıkla

gastrit görülmüştür.

Bağışıklık sistemi hastalıkları: NSAİİ ile tedaviyi takiben hipersensivite reaksiyonları rapor

edilmiştir. Bunlar; spesifik olmayan alerjik reaksiyon ve anafilaksi, astım, kötüleşmiş astım,

bronkospazm veya dispneyi içeren solunum yolu reaktivitesi veya döküntü (çeşitli tiplerde),

kaşıntı, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfolyatif ve bülöz dermatozları

(Steven-Johnson Sendromu, topik epidermal nekrozis ve eritema multiforma dahil) içeren deri

bozukluklarıdır.

İbuprofen trombosit agregasyonunda reversibl inhibisyon yaparak kanama süresini uzatabilir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirilmesi gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

12 / 14

4.9.

Doz aşımı ve

t

e

d

a

v

i

s

i

T

o

k

s

i

s

i

t

e

80-100 mg/kg üzerindeki dozlarda semptomların ortaya çıkma riski vardır. 200 mg/kg’ın

üzerindeki dozlarda kişiden kişiye oldukça değişken olsa da ciddi semptom riski vardır. 15

aylık bir çocukta 560 mg/kg’lık bir doz ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 6 yaşında bir

çocukta 3,2 gram hafif- orta derece intoksikasyona yol açmıştır. 1,5 yaşında bir çocukta 2,8-4

gram ve 6 yaşında bir çocukta 6 gram ciddi intoksikasyona, bir erişkinde 8 gram orta derece

intoksikasyona ve bir erişkinde 20 gramdan fazla bir doz çok ciddi intoksikasyona yol açmıştır.

16 yaşındaki bir gençte uygulanan 8 gram böbreği etkilemiştir ve bir gence alkolle birlikte

verilen 12 gram akut tübüler nekroz ile sonuçlanmıştır.

Se

m

p

t

o

m

l

a

r

planda

görülen

semptomlar

bulantı,

karın

ağrıları

kusma

(kanlı

olabilir)

gibi

gastrointestinal

sistem

semptomları

baş

ağrısı,

kulak

çınlaması,

konfüzyon

nistagmustur. Yüksek dozlarda bilinç kaybı, konvülsyonlar (esasen çocuklarda). Bradikardi,

basıncında

düşüş.

Metabolik

asidoz,

hipernatremi,

böbrek

etkileri,

hematüri,

olası

karaciğer etkileri. Hipotermi ve erişkin respiratuar distres sendromu nadir olarak bildirilmiştir.

T

e

d

a

v

i

Gerekli ise mide yıkanır, karbon verilir. Gastrointestinal problemler varsa antiasidler verilir.

Hipotansiyon varsa, intravenöz sıvı ve gerekirse inotropik destek. Yeterli diürezi sağlayınız.

Asid-baz ve elektrolit bozukluklarını düzeltiniz. Diğer semptomatik tedavileri uygulayınız.

5.

F

A

R

M

A

KOLO

J

İ

K

ÖZELL

İ

KLER

5.1.

Farmakodinamik öze

lli

k

l

e

r

Farmakoterapötik grup: Non-steroidal antienflamatuar ilaçlar

ATC kodu: M01AE0

İbuprofen analjezik, anti-inflamatuar ve antipiretik aktiviteye sahip bir propiyonik asit türevidir.

İbuprofenin terapötik etkilerinin siklooksijenaz enzimi üzerindeki inhibitör etkisinin bir sonucu

olduğu düşünülmektedir. Bu inhibitör etki, prostaglandin sentezinde belirgin bir düşmeyle

sonuçlanmaktadır.

Deneysel

veriler

zamanlı

kullanıldıklarında

ibuprofenin

düşük

aspirinin

trombosit

agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Bir çalışmada, hızlı salımlı

aspirin dozundan (81 mg) önceki 8 saat içinde veya dozdan sonraki 30 dakika içinde tek doz

400 mg ibuprofen alındığında asetilsalisik asidin tromboksan oluşumunu azaltıcı ve trombosit

agregasyonunu azaltıcı etkisinin azaldığı gözlenmiştir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve ex

vivo verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı

konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve arasıra kullanılan ibuprofen ile

klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir.

13 / 14

5.2.

Farmakokinetik öze

lli

k

l

e

r

Genel öze

lli

k

l

e

r

Emilim:

İbuprofen gastrointestinal kanaldan kolaylıkla emilerek kullanımdan bir iki saat sonra doruk

serum konsantrasyonlarına ulaşılır.

Dağılım:

İbuprofen, plazma proteine yüksek oranda bağlanır.

Biyotransformasyon ve eliminasyon:

İbuprofen karaciğerde iki inaktif metabolite metabolize olur. Bu metabolitler değişmemiş

ibuprofen ile birlikte böbreklerden bu şekilde veya konjugatları şeklinde atılır. Böbreklerden

atılım hızlı ve tamdır. Eliminasyon yarı ömrü ortalama iki saattir.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Veri yoktur.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

toksisite:

Tür

Seks

Etkisiz

mak.

düzey

mg/kg

etkili m

Mak.

non-

mg/kg

Min.

Non-fetal

mak. doz

mg/kg

Fare (oral)

Fare (ip)

Sıçan

(oral)

Sıçan (sc)

200-

1600

100-

1600

400-

1600

400-

1600

1600

1600

1600

1600

1600

Kron

k toksisite:

Tek sürekli patolojik bulgu olarak gastrointestinal sistem ülserasyonu gözlendi. Bu bulguya

rastlanan en düşük günlük dozlar: Farede 300 mg/kg; sıçanda: 180 mg/kg; maymunda: 100

mg/kg; köpekte: 8 mg/kg. Gastrointestinal hasar görülmeme düzeyi sıçanda 6 ay süre ile günde

60 mg/kg ve farede 90 gün süre ile günde 75 mg/kg olarak bulundu. Bir çalışmada 2 yılın

sonunda

sıçanda

renal

papilar

değişiklikler

bulundu.

bulgular,

non-steroidal

antienflamatuarlar için tipiktir ve insanlarda anlamlılığı şüphelidir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin

li

s

t

es

i

Nişasta

Laktoz hidrus

14 / 14

Povidon (K30)

Mikrokristalin selüloz

Magnezyum stearat

Hidroksipropil metil selüloz 15 cps

Titanyum dioksit (E171)

Talk

6.2.

G

i

m

s

i

z

li

k

l

e

r

Bulunmamaktadır.

6.3.

Raf ö

m

r

ü

36 ay

6.4.

Saklamaya

yönelik özel

t

e

db

i

r

l

e

r

C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5.

Ambalajın

niteliği ve

i

çe

r

i

ğ

i

Kutuda, PVC/Al blisterde 20 tabletlik ambalajlarda.

6.6.

Beşe

r

i

tıbbi

üründen arta

kalan

maddelerin

imhası ve

diğer

özel ö

n

l

e

m

l

e

r

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Sanofi aventis İlaçları Ltd. Şti.

Büyükdere Cad. No:193 Levent

34394 Şişli-İstanbul

Tel : (0212) 339 10 00

Faks: (0212) 339 10 89

8.

RUHSAT NUMARASI

2014/331

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 17.04.2014

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

6-12-2018

Tris Pharma Issues Voluntary Nationwide Recall of Infants’ Ibuprofen Concentrated Oral Suspension, USP (NSAID) 50 mg per 1.25 mL, Due to Potential Higher Concentrations of Ibuprofen

Tris Pharma Issues Voluntary Nationwide Recall of Infants’ Ibuprofen Concentrated Oral Suspension, USP (NSAID) 50 mg per 1.25 mL, Due to Potential Higher Concentrations of Ibuprofen

Tris Pharma, Inc. has voluntarily recalled three (3) lots of Infants’ Ibuprofen Concentrated Oral Suspension, USP (NSAID) 50 mg per 1.25 mL, to the retail level. The recalled lots of the product have been found to potentially have higher concentrations of ibuprofen.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

21-2-2017

Takeda Pharma A/S recalls batch of Pamol® in packs of 300 film-coated tablets

Takeda Pharma A/S recalls batch of Pamol® in packs of 300 film-coated tablets

Takeda Pharma A/S recalls a batch of Pamol® in packs of 300 film-coated tablets after the discovery of Ibumetin 600 mg containing ibuprofen in some packs. Both types of medicine are used for the treatment of mild pain, but they work in different ways and may cause different adverse reactions.

Danish Medicines Agency

24-5-2018

Pedea (Orphan Europe S.A.R.L.)

Pedea (Orphan Europe S.A.R.L.)

Pedea (Active substance: Ibuprofen) - PSUSA - Modification - Commission Decision (2018)3257 of Thu, 24 May 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/PSUSA/1712/201707

Europe -DG Health and Food Safety