DIVINA

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DIVINA 21 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DIVINA 21 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • medroksiprogesteron ve östrojen

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699514016717
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/15

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DİVİNA tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Etkin madde :

DİVİNA ambalajı içindeki beher beyaz tablet, 2 mg östrodiol valerat; beher mavi tablet ise 2 mg

östradiol valerat ve 10 mg medroksiprogesteron asetat içerir.

Yardımcı maddeler :

Mavi tablette 72 mg, beyaz tablette ise 86.62 mg Laktoz bulunur.

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORMU

Tablet.

Beyaz Tablet: Beyaz veya hemen hemen beyaz, 7 mm çapında, yuvarlak ve konveks tablettir.

Mavi Tablet: Açık mavi, 7 mm çapında, düz ve konik kenarlı tablettir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

DİVİNA tablet;

Postmenopozal kadınlarda östrojen eksikliğinin neden olduğu semptomların hormon

replasman tedavisi olarak.

Yüksek kırık riski olan postmenopozal kadınlarda osteoporozun önlenmesi için endike

diğer ilaçların kontrendike veya uygunsuz olduğu durumlarda, osteoporoz profilaksisi

için. Ayrıca bölüm 5.1'e de bakınız.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

DİVİNA; çift fazlı insan menstrüel siklusunu taklit eden bir preparat olduğundan; 11 gün beyaz

tablet, günde bir kez olmak üzere (östrojen fazı) ve 10 gün mavi tablet, günde bir kez olmak

üzere (kombine östrojen ve progestin fazı) uygulanır.

21 günlük bir tedaviden sonra 7 gün ara verilir ( ilaçsız devre).

Daha önce hormon replasman tedavisi kullanmamış veya sürekli kombinasyon tedavisinden

DİVİNA'ya geçen kadınlar DİVİNA tedavisine herhangi bir günde başlayabilirler. Ardışık veya

diğer siklik hormon replasman tedavisinden DİVİNA'ya geçenler son tedavi periyodunun

sonundan (28-gün) sonra DİVİNA tedavisine başlayabilirler.

2/15

Postmenopozal

semptomların

başlangıç

sürdürme

tedavisinde

düşük

etkin

kullanılmalıdır ve tedavi süresi mümkün olduğu kadar kısa olmalıdır (ayrıca bölüm 4.4'e

bakınız).

Hastalar bir tableti almayı unuttukları takdirde unutulan tablet bir sonraki gün alınmamalıdır.

Atlanan tablet ara kanama ve nokta şeklinde kanama gözlenmesini artırabilir.

Uygulama şekli :

İlk gün

Blisterlerin Kontrolü

Mavi Tabletler

Blister folyonun baskılı yüzünün, en üst bölümünde haftanın günlerini gösteren küçük

daireler bulunmaktadır. İlaca başlanan ilk gün o güne ait küçük daire delinir. Bu işlem

gerektiğinde ilaca başlanan günü hatırlamak içindir.

Menstrüasyon (adet kanaması) mevcut değilse DİVİNA’ya hemen başlanır. Eğer mevcutsa

ilk tablet menstrüasyonun beşinci günü (kanamanın başlangıcından sonraki beşinci gün)

alınarak tedaviye başlanır.

Bunu izleyen tabletler baskılı blister folyonun üzerinde gösterilen sırayla alınır. Önce ilk 11

gün beyaz tablet; daha sonra 10 gün mavi tablet kullanılıp, bitiminde 7 günlük bir ara verilir.

Çoğunlukla, bu ara verme döneminde menstrüasyona benzer bir kanama görülebilir.

İkinci kutuya, birinci kutuya başlanan gün başlanır.

DİVİNA tercihen akşam alınır. Unutulduğu takdirde ertesi sabah alınır ve aynı gün akşamı

normal doz ile tedavi sürdürülür. Eğer hem akşam hem sabah alınması unutulursa tedaviye

normal doz ile devam edilir ancak hafif bir kanama görülebilir.

7 günlük ara sırasında kanama görülebilir.

3/15

Kutu içerisinde bulunacak olan izleme kartı doldurulup hekime her ziyarette gösterilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği

Eğer

karaciğer

fonksiyon

değerlerinde,

anormal

yükselmeler,

kolestatik

ikter

tromboembolik işaretler görülürse, tedaviye son verilmelidir.

Böbrek fonksiyon bozukluklarında, östrojen negatif etki göstereceğinden kullanılmamalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda kullanımı yoktur.

Geriyatrik popülasyon:

65 yaşın üstü kadınlardaki tedavi deneyimi sınırlıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Bilinen, şüphelenilen veya geçmişteki meme kanseri

Bilinen veya şüphelenilen östrojene bağımlı malign tümörler (örneğin, endometrium

kanseri)

Tanı konmamış genital kanama

Tedavi edilmemiş endometriyal hiperplazi

Önceki idiyopatik veya mevcut venöz tromboemboli [derin ven trombozu (DVT),

pulmoner emboli]

Aktif veya yakın zamandaki arteriyel tromboembolik hastalık (ör, angina, miyokard

infarktüsü)

Bilinen trombofilik bozukluklar (protein C, protein S veya antitrombin eksikliği, bkz

bölüm 4.4)

Akut ve kronik karaciğer hastalıkları, karaciğer fonksiyon değerleri normale gelene kadar

Etkin maddelere veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlık

Porfiri

Hamilelik

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Hormon replasman tedavisi (HRT), yalnızca, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen postmenopozal

semptomların tedavisinde kullanılmalıdır. Her iki endikasyon için, en azından yılda bir kez

dikkatli bir yarar-zarar oranı değerlendirmesi yapılmalı ve hormon replasman tedavisi yalnızca

faydası risklerine ağır bastığı müddetçe sürdürülmelidir.

Erken menopozda hormon replasman tedavisi ile ilişkili advers etkiler hakkındaki bilgiler

sınırlıdır. Bununla birlikte, daha genç kadınlardaki düşük mutlak advers etki riski nedeniyle, bu

kadınlar için yarar-zarar oranı, daha yaşlı kadınlardakinden daha elverişli olabilir.

Tıbbi değerlendirme/izleme

HRT’ye başlanması ya da tedaviye devam kararından önce hastanın kişisel ve ailesel tıbbi

hikayesi alınmalıdır. Bu bilgiler, kontredikasyonlar ve önlemler, fizik muayeneye (pelvis ve

memeyi de kapsayan) yön vermelidir.

4/15

Tedavi sırasında, peiryodik kontrollerin sıklık ve kapsamı hastaya göre belirlenir. Hastalara

memelerde fark edecekleri hangi değişiklikleri doktor ya da hemşireye bildirmeleri gerektiği

açıklanmalıdır (Bkz. Meme kanseri). Bireysel klinik gereksinime göre, mamografiyi de içeren

incelemeler geçerli yöntemler uyarınca yapılmalıdır.

Yakın gözetim gerektiren durumlar:

Aşağıdaki hastalık durumlarına sahip veya geçmişte sahip olan ya da gebelikte veya önceki

hormon tedavisi sırasında söz konusu durumunda alevlenme olan hastalar tedavi sırasında özel

bir dikkatle izlenmelidir. Bu hastalık durumları nadir durumlarda DİVİNA ile tedavi sırasında

nüksedebilir veya alevlenebilir; bu durumlar şunlardır:

Leiomyoma (uterus fibroidi) veya endometriozis

Tromboembolik bozukluk risk faktörü veya hikayesi

Östrojene bağımlı tümör risk faktörü, örneğin birinci derece akrabada meme kanseri

Hipertansiyon

Karaciğer bozuklukları (ör, adenom)

Vasküler tutulumu olan veya olmayan diabetes mellitus

Kolelitiazis

Migren veya (şiddetli) baş ağrısı

Sistemik lupus eritematozus

Endometriyal hiperplazi hikayesi

Epilepsi

Astım

Otoskleroz

Herediter anjioödem

Tedavinin acilen kesilmesini gerektiren durumlar:

Herhangi bir kontrendikasyon durumunda ve aşağıdakilerin varlığında tedavi kesilmelidir:

sarılık veya karaciğer fonksiyonunda bozulma

kan basıncında anlamlı artış

yeni başlayan migren tipi başağrısı

gebelik

Endometriyal hiperplazi ve kanser:

Uterusu olan kadınlarda östrojenin tek başına uzun süre kullanılmasıyla endometriyal

hiperplazi

karsinom

riski

artmaktadır.

başına

östrojen

kullananlarda,

kullanmayanlara göre, östrojen dozu ve tedavi süresine bağlı olarak endometriyal kanser

riski 2-12 kat arasında artış göstermektedir (bakınız kısım 4.8). Tedaviyi sonlandırdıktan

sonra bu risk en az 10 yıl daha artmış olarak kalabilir.

Histerektomi yapılmamış kadınlarda ayda veya 28 günlük sürede en az 12 gün boyunca

progesteron veya sürekli kombine östrojen-progesteron tedavisi eklenmesi tek başına

östrojen içeren HRT ile oluşan artan riski azaltmaktadır.

Tedavinin başlangıcında ara kanama ve nokta şeklinde kanama oluşabilir. Ara kanama

veya nokta şeklinde kanama, tedaviden bir süre sonra oluşuyorsa veya tedavi kesildikten

sonra devam ediyorsa, endometriyal kanser riskini ortadan kaldırmak için endometriyal

biyopsi yapılmalıdır.

Meme Kanseri

Tüm kanıtlar, kombine östrojen-progesteron veya tek başına östrojen içeren HRT alan kadınlarda

bile HRT alım süresine bağlı olarak meme kanseri riskinde artış olduğunu belirtmektedir.

5/15

Kombine östrojen-progesteron tedavisi

Randomize

plasebo

kontrollü

(Kadın

Sağlığı

Girişimi)

çalışmasında

epidemiyolojik

çalışmalarda,

tedavisi

olarak

kombine

östrojen-progesteron

kombinasyonu alan kadınların yüksek meme kanseri gelişme riskine sahip olduklarını

göstermiştir. Etki yaklaşık üç yıl sonra belirgin hale gelir (bkz bölüm 4.8).

Tek başına östrojen tedavisi

çalışmasında,

başına

östrojen

tedavisi

uygulanan

histerektomi

yapılmış

kadınlarda meme kanseri riskinde bir artış gözlenmemiştir. Gözlemsel çalışmalar meme

kanseri riskinde genellikle hafif bir artış bulmuştur, ancak bu artış östrojen-projestojen

kombinasyonları kullananlarda bulunandan açıkça daha küçüktür (bakınız bölüm 4.8).

Bu artmış risk birkaç yıl içinde belirgin olmakta fakat tedaviyi sonlandırdırmayı takiben

birkaç yıl içinde (beş yıldan daha kısa) başlangıç düzeyine geri dönmektedir.

Özellikle östrojen progesteron kombine tedavisi içeren HRT, meme kanserinin radyolojik

tanısını olumsuz etkileyecek şekilde mamografik görüntülerde yoğunluğu artırır.

Over kanseri

Over kanseri meme kanserinden daha nadir görülür.

Geniş bir meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine

östrojen-projestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale

gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir.

(Woman

Health

İnitiative)

çalışması

dahil

diğer

bazı

çalışmalar,

kombine

kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir

(bakınız Bölüm 4.8).

Venöz tromboembolizm

Hormon

replasman

tedavisi

1,3-3

yüksek

venöz

tromboembolizm

(VTE)

(derin

trombozu veya pulmoner embolizm) gelişimi riski ile ilişkilidir. Hastalığın gelişimi hormon

replasman tedavisinin ilk yılında, daha sonraki dönemine nazaran daha olasıdır (bakınız bölüm

4.8).

Venöz tromboembolizm öyküsü veya bilinen trombofilik durumları olan hastalarda

artmış VTE riski vardır ve HRT bu riski artırabilir. Bu yüzden, bu hastalarda HRT

kontrendikedir (bakınız bölüm 4.3)

Venöz tromboembolizm için genellikle tanımlanmış risk faktörleri, östrojen kullanımı,

ileri

yaş,

major

cerrahi,

uzun

süre

hareketsizlik,

obezite

(VKİ>30

kg/m

gebelik/postpartum

dönem,

sistemik

lupus

eritematozus

kanserdir.

Venöz

tromboembolizmde variköz venlerin muhtemel rolü üzerinde konsensus yoktur.

Tüm postoperatif hastalarda, cerrahi sonrası venöz tromboembolizmi önlemek için

profilaktik yöntemlerin uygulanmasına azami dikkat edilmelidir. Cerrahi sonrası uzamış

hareketsizliğin olabileceği durumlarda, mümkünse 4-6 hafta öncesinde geçici olarak

tedavinin kesilmesi düşünülmeli ve hasta hareket edene kadar tedavi başlatılmamalıdır.

Kendisinde VTE hikayesi olmayıp, fakat birinci derece akrabalarında genç yaşta tromboz

hikayesi olan kadınlarda dikkatli bir danışma sonrası tarama önerilebilir (trombofilik

bozuklukların yalnızca belli bir kısmı tarama ile belirlenmektedir).

6/15

Aile bireylerinde tromboz ile seyreden bir trombofilik bozukluk varsa veya bozukluk

şiddetli

(örn.

antitrombin,

protein

protein

eksiklikleri

veya

bunların

kombinasyonu), HRT kontrendikedir.

Uzun süreli antikoagülan tedavisi alan kadınlarda HRT tedavisinin yarar-riski açısından

dikkatli bir değerlendirme yapılması gerekir.

Tedavi başlamasını takiben venöz tromboembolizm gelişirse tedavi sonlandırılmalıdır. Hastalar

potansiyel

tromboembolik

semptomları

(bacakta

ağrılı

şişlik,

göğüste

ağrı,

dispne)

gözlemlerse hemen doktoruna başvurmalıdır.

Koroner kalp hastalığı

Randomize klinik çalışmalarda, koroner kalp hastalığı (KKH) olan veya olmayan

kadınlarda sürekli kombine östrojen-progesteron veya tek başına östrojen kullanımının

koruyucu etkisi gösterilmemiştir.

Kombine östrojen-progesteron tedavisi

Kombine östrojen- progesteron HRT kullanımı sırasında koroner kalp hastalığı relatif riski

hafifçe artmaktadır. Koroner kalp hastalığı başlangıç mutlak riski, yüksek oranda yaşa bağlı

olduğundan, menopoza yakın sağlıklı kadınlarda östrojen-progesteron kullanımına bağlı KKH

ekstra vaka sayısı çok düşük olup ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır.

Tek başına östrojen

Randomize kontrollü çalışmalar, tek başına östrojen kullanan histerektomi olmuş kadınlarda

KKH riskinde herhangi bir artış saptamamıştır.

İskemik inme

Kombine östrojen-progesteron tedavisi ve tek başına östrojen tedavisi ile iskemik inme

riskinin 1,5 kata varan oranda arttığı gösterilmiştir. Relatif risk, menopozu takiben yaş

veya süre ile değişmemektedir. İnme riski yüksek oranda yaşa bağlı olduğundan, HRT

kullanan kadınlarda tüm risk yaşla birlikte artmaktadır (bakınız bölüm 4.8)

Diğer durumlar

Östrojen sıvı tutulmasına neden olabilir, bu nedenle kalp veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan

hastalar dikkatlice gözlenmelidir.

Hipertrigliseridemisi

olan

kadınlar

östrojen

tedavisi

diğer

hormon

replasman

tedavisi

sırasında sırasında yakından izlenmelidir. Zira bu durumda östrojen tedavisinin nadiren de olsa

pankreatite yol açan aşırı trigliserid yükselmesi olguları bildirilmiştir.

Östrojenler tiroksin bağlayan globulin (TBG) konsantrasyonunu ve buna bağlı olarak kanda

toplam tiroksin hormonu miktarını artırır. Bu durum

proteine bağlı iyodür (PBI), T4 düzeyleri

(kolon- veya radio-immunoassay ile) veya T3 düzeylerine (radio-immunoassay ile) dayalı olarak

gösterilebilir. Yükselmiş TBG konsantrasyonları T

resin uptake'inde azalma olarak görülür.

Serbest T

ve T

konsantrasyonları değişmemiş kalır. Kortikosteroid bağlayan globulin (CBG)

ve seks hormonu bağlayan globulin (SHBG) gibi diğer bağlayıcı proteinlerin konsantrasyonları

yükselebilir, dolaşımdaki kortikosteroidlerin ve seks steroidlerinin düzeylerini artırır. Serbest

veya biyolojik olarak aktif hormon düzeyleri değişmemektedir. Diğer plazma proteinlerinin

(anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-1-antitripsin, serüloplazmin) konsantrasyonları artabilir.

7/15

Özellikle hastada gebelik sırasında kloazma gelişmişse, nadiren kloazma oluşabilir. Kloazmaya

yatkınlığı

olan

hormon

replasman

tedavisi

kullanan

kadınlar

güneşe

ışığına

maruziyetlerini en aza indirmelidir.

Hormon replasman tedavisi bilişsel fonksiyonu artırmaz. Sürekli kombinasyon veya östrojen

tedavisine başlayan 65 yaş üzeri kadınlarda demans riskinin artmış olabileceğine dair bazı

kanıtlar mevcuttur.

Bir mavi tablet 72.00 mg Laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz

yetmezliği

glikoz-galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların

ilacı

kullanmamaları gerekir.

Bir beyaz tablet 86.62 mg Laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz

yetmezliği

glikoz-galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların

ilacı

kullanmamaları gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Karaciğer enzimlerini, özellikle tıbbi ajanları metabolize eden sitokrom P450 enzimlerini

indükleyen ajanlarla birlikte kullanılmaları durumunda östrojen ve progestojen metabolizması

artabilir. Bu ajanlar antikonvülsanlar (örneğin fenobarbital, fenitoin, karbamazepin) ve anti

enfeksiyon ilaçlarını (örneğin rifampisin, rifabutin, neviparin, efavirenz) içermektedir.

Güçlü

inhibitörler

olarak

bilinen

ritonavir

nelfinavir

steroid

hormonlarla

birlikte

kullanıldıklarında indükleyici olarak etki ederler.

Sarı kantaron (Hypericum perforatum) içeren bitkisel preparatlar östrojen ve progestojen

metabolizmasını indükleyebilir.

Artmış östrojen ve progestojen metabolizması, klinik etkinliklerini olumsuz etkileyebilir ve

kanama profilinde değişikliğe neden olabilir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi X’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Kontraseptif amaçla kullanımı yoktur. Bugüne kadar yapılmış epidemiyolojik çalışmaların

çoğunda; östrodiol valerat ve medroksiprogesteron asetat ile oluşan istem dışı fetal maruziyet,

teratojenik

veya

fetotoksik

etkiye

açmıştır.

İnsanlara

yönelik

potansiyel

risk

bilinmemektedir.

DİVİNA gebelik döneminde kontrendikedir (bkz. kısım 4.3).

Gebelik dönemi

Gebelik döneminde kullanılmamalıdır. DİVİNA kullanımı sırasında gebelik oluşursa tedavi

hemen

kesilmelidir.

Sınırlı

sayıda

gebelik

maruziyetinden

elde

edilen

sonuçlar

medroksiprogesteron

asetatın

(MPA)

fetuste

herhangi

advers

etkiye

neden

olduğunu

göstermemektedir

8/15

Laktasyon dönemi

Östradiol valerat ve medroksiprogesteron asetatın insan ya da hayvan sütü ile atıldığına ilişkin

yetersiz/sınırlı

bilgi

mevcuttur.

Östradiol

valerat

medroksiprogesteron

asetatın

süt

atılmasına yönelik fizikokimyasal ve eldeki farmakodinamik/toksikolojik veriler nedeniyle

memedeki çocuk açısından bir risk olduğu göz ardı edilemez. DİVİNA emzirme döneminde

kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği /Fertilite

İnsanda üreme yeteneği/fertiliteye etkisi bildirilmemiştir. Hayvan çalışmalarında reproduktif

toksisite gözlenmiştir. İnsanlardaki potansiyel risk bilinmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir etki gözlenmemiştir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Advers etkiler en sık tedavinin birinci ayında oluşur. Genellikle hafiftir ve tedaviye devam

etmekle genellikle ortadan kaybolurlar.

Aşağıda belirtilen advers etkiler klinik çalışmalarda görülen ve pazarlama sonrası bildirilen

advers etkileri sunmaktadır. Hastaların %76'sında hormon replasman tedavisi sırasında advers

etki gelişmesi beklenmektedir. Advers etkiler üç klinik faz III çalışmadan (n=611) toplanmıştır.

Östradiol tedavisi ile en azından bir mümkün nedensellik ilişkisine sahip olan advers etkiler

aşağıdaki tabloya dahil edilmiştir.

Östrodiol valerat ve medroksiprogesteron asetat ile gözlenen yan etkiler, vücut sistemlerinde

aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır, çok yaygın (

1/10); yaygın (

1/100 ila <1/10); yaygın olmayan

1/1000 ila <1/100); seyrek (

1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor

(eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)

İyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar

Yaygın olmayan: İyi huylu meme tümörü, iyi huylu endometrial tümör

Bilinmiyor: Uterin fibroid

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Hipersensitivite reaksiyonu

Bilinmiyor: Herediter anjioödemin alevlenmesi

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın: Ödem, kilo artışı/azalması

Yaygın olmayan: İştah artması, hiperkolesterolemi

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın: Depresyon, sinirlilik, letarji

Yaygın olmayan: Anksiyete, uykusuzluk, apati, mizaçta dalgalanmalar, konsantre olamama,

mizaç veya libido değişiklikleri, öfori

, ajitasyon

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi

9/15

Yaygın olmayan: Migren, paresteziler, tremor

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan: Görme bozuklukları, kuru göz

Yaygın olmayan: Kontakt lensi yeterince tolere edememe

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan: Çarpıntı

Vasküler hastalıklar

Yaygın:Sıcak basmaları

Yaygın olmayan: Kan basıncı artışı

, yüzeysel flebit

, purpura

Seyrek: Venöz tromboemboli (bir bacağın derin veninde veya pelvik vende ya da pulmoner

embolizm)

Bilinmiyor: Serebral iskemi

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın olmayan: Nefes darlığı

, rinit

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Bulantı, kusma, abdominal kramplar, flatulans

Yaygın olmayan: Konstipasyon, dispepsi

, diyare

, rektal bozukluklar

Bilinmiyor: Abdominal ağrı, şişkinlik

Hepato-biliyer hastalıklar

Seyrek: Karaciğer fonksiyonunda ve biliyer akışta değişiklikler

Bilinmiyor: Kolestatik sarılık

Deri ve derialtı doku hastalıkları

Yaygın olmayan: Akne, saç kaybı, kuru cilt, tırnak bozuklukları

, deri nodülleri, hirsutizm

eritema nodozum, ürtiker

Seyrek: Döküntü

Bilinmiyor: Egzema

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan: Eklem bozuklukları, bacak krampları

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın olmayan: İdrar sıklığında artış, üriner inkontinans

, sistit, idrar renginin değişmesi,

hematüri

Üreme sistemi ve meme hastalıkları:

Yaygın: Meme ağrısı/gerginliği, düzensiz vajinal kanama veya lekelenme, vajinal akıntı,

vulva/vajina bozuklukları, menstrüel bozukluklar

Yaygın

olmayan:

Memede

büyüme,

meme

hassasiyeti,

endometriyal

hiperplazi,

uterus

bozuklukları

Seyrek: Dismenore, PMS benzeri sendrom

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları

Yaygın: Artmış terleme

10/15

Yaygın

olmayan:

Yorgunluk,

anormal

laboratuar

değerleri

asteni

ateş

grip-benzeri

semptomlar

, halsizlik

Klinik çalışmalarda izole olgular bildirilmiştir. Çalışma popülasyonunun küçük olması

nedeniyle (n = 611), advers etkinin yaygın olmayan veya nadir olup olmadığı

belirlenemez.

Bölüm 4.3 ve 4.4'e bakınız.

Östrojen-projestojen tedavisi ile bağlantılı olarak bildirilen diğer advers etkiler:

Miyokard enfarktüsü

Safra kesesi bozukluğu

Deri ve deri altı doku bozuklukları: kloazma, eritema multiforme

65 yaşın üzerinde olası demans (bölüm 4.4'e bakınız)

Pankeratit (bölüm 4.4'e bakınız)

Meme kanseri riski

Östrojen ve projestojen kombinasyonunu beş yıldan daha uzun süre kullanan kadınlarda

meme kanseri riskinin iki kata kadar yükseldiği bildirilmiştir.

Artmış risk tek başına östrojen kullananlarda, östrojen-projestojen kombinasyonlarını

kullananlardakinden açıkça daha küçüktür.

Riskin büyüklüğü tedavi süresine bağlıdır (bölüm 4.4'e bakınız).

En büyük randomize, plasebo kontrollü KSG çalışmasının ve en büyük epidemiyolojik

çalışmanın Milyon Kadın Çalışmasının (MKÇ) sonuçları aşağıda sunulmaktadır.

Milyon Kadın Çalışması – beş yıllık kullanımdan sonra meme kanseri riskinde tahmini

artış

Yaş dağılımı (yıl)

Hiç HRT

kullanmamış her bin

kişi başına 5 yıllık

bir periyottaki ekstra

olgular*

Risk oranı (%95

güven aralığı)#

5 yıllık bir periyotta

her bin HRT

kullanıcısı başına

ekstra olgular (%95

güven aralığı)

Tek başına östrojen

50–65

9–12

1–2 (0–3)

Östrojen-projestojen kombinasyonu

50–65

9–12

6 (5–7)

#Genel risk oranı – risk oranı sabit değildir, ancak tedavi süresiyle artar.

Not: Meme kanseri insidensi AB ülkeleri arasında değişken olduğundan, ekstra olguların sayısı

da orantılı olarak değişkenlik gösterir.

*Gelişmekte olan ülkelerdeki normal sıklık.

KSG çalışmaları (ABD) – beş yıllık kullanımdan sonra meme kanseri riskinde artış

Yaş dağılımı (yıl)

5 yıl içinde her 1.000

kadın başına plasebo

grubundaki insidens

Risk oranı (%95

güven aralığı)

5 yıllık bir periyotta

her bin HRT

kullanıcısı başına

ekstra olgular (%95

güven aralığı)

Tek başına östrojen (CEE)

50–79

0,8 (0,7–1,0)

−4 (−6–0)*

Östrojen (CEE) + medroksiprojesteron asetat‡

50–79

1,2 (1,0–1,5)

+4 (0–9)

11/15

‡Analiz çalışma öncesinde HRT kullanmamış kadınlarla sınırlı tutulduğunda, ilk 5 yılda açıkça

bir risk artışı yoktu; 5 yıldan sonra, risk, kullanmayanlardakinden daha yüksekti.

*Histerektomi yapılmış kadınlarda KSG çalışması meme kanseri riskinde bir artış göstermedi.

Endometriyal kanser riski

Uterusu olan postmenopozal kadınlar

Endometriyal kanser riski, hormon replasman tedavisi kullanmayan, uterusu olan her 1.000

kadında yaklaşık 5'tir.

Endometriyal kanser riskini artırdığı için, tek başına östrojen, uterusu olan kadınlarda hormon

replasman tedavisi için önerilmemektedir (bölüm 4.4'e bakınız). Epidemiyolojik çalışmalarda,

tek başına östrojen tedavisinin süresi ve östrojen dozuna göre endometriyal kanser riskinde artış

50 ile 65 yaş arası her bin kadın başına 5 ile 55 ekstra olguydu.

Tek başına östrojen tedavisine her periyotta en az 12 gün süreyle projestojenin eklenmesi bu risk

artışını önleyebilir. Milyon Kadın Çalışmasında, beş yıllık kombinasyon hormon replasman

tedavisi (siklik veya sürekli) endometriyal kanser riskini artırmamıştır (risk oranı 1, [0,8; 1,2]).

Over kanseri

Tek başına östrojen veya kombine östrojen-projestojen içeren HRT kullanımı, over kanseri tanısı

alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir (bkz Bölüm 4.4)

52 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla

HRT’yi hiç kullanmamış kadınlar (RR 1.43, %95 CI 1.31-1.56) karşılaştırıldığında over kanser

riskinde artış bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı

her 2000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 50-

54 yaş aralığındaki kadınlarda, 5 yıllık süreçte 2000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi

konulması beklenmektedir.

Venöz tromboembolizm riski

Hormon

replasman

tedavisi

venöz

tromboembolizm

(örneğin

derin

venöz

tromboz

veya

pulmoner embolizm) gelişme riskinde göreceli 1,3-3-kat artışla ilişkilendirilmiştir. Hastalığın

gelişimi hormon replasman tedavisinin ilk yılında daha sonraki döneme nazaran daha olasıdır

(bölüm 4.4'e bakınız). KSG çalışmalarının sonuçları aşağıda sunulmaktadır:

KSG çalışmaları – beş yıllık kullanım sırasında venöz tromboembolizm riskinde artış

Yaş dağılımı (yıl)

5 yıl içinde her 1.000

kadın başına plasebo

grubundaki insidens

Risk oranı (%95

güven aralığı)

Her bin HRT

kullanıcısı başına

ekstra olgular

Tek başına östrojen*

50–59

1,2 (0,6–2,4)

1 (−3–10)

Oral östrojen-projestojen kombinasyonu

50–59

2,3 (1,2–4,3)

5 (1–13)

*Çalışmaya katılanlar histerektomili kadınlardır.

Koroner kalp hastalığı riski

Hormon

replasman

tedavisi

için

kombine

östrojen

projestojen

kullanan

yaş

12/15

üzerindeki hastalarda koroner kalp hastalığı riski hafifçe

yükselmiştir (bölüm 4.4'e

bakınız).

İskemik inme riski

Tek başına östrojen tedavisi ve östrojen-projestojen kombinasyonu kullanan kadınlarda

iskemik inme göreceli riski 1,5 katına kadar yükselebilir. Hemorajik inme riski hormon

replasman tedavisi sırasında yükselmez.

Göreceli risk yaşa veya tedavi süresine bağlı değildir, ancak bu risk açıkça yaşa-bağlıdır,

hormon replasman tedavisi kullananlarda toplam inme riski yükselir (bölüm 4.4'e bakınız).

KSG

çalışmalarının

toplam

sonuçları–

beş

yıllık

kullanım

sırasında

iskemik

inme

riskinde* artış

Yaş dağılımı (yıl)

5 yıl içinde her 1.000

kadın başına plasebo

grubundaki insidans

Risk oranı (%95

güven aralığı)

5 yıllık bir periyotta

her bin HRT

kullanıcısı başına

ekstra olgular

50–59

1,3 (1,1–1,6)

3 (1–5)

*Burada iskemik ve hemorajik inme ayırt edilmemiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta:tufam@titck.gov.tr; tel:0800 314 00 08; faks:0 312 21835 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Östrojenin aşırı dozu bulantı, baş ağrısı ve kanama yapabilir. Aşırı doz östrojen ve progesteronun

küçük çocuklarda kullanılması ile ilgili ciddi hasta etkileri belirtilmemiştir. Tedavi gerekirse

semptomatik olabilir. Kanser tedavisinde kullanılan yüksek dozda medroksiprogesteron asetatın

istenmeyen ciddi etkileri gözlenmemiştir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik Grup: Progestojenler ve östrojenler (sıralı preparatlar)

ATC Kodu: G03FB06

DİVİNA iki-fazlı bir östrojen-progestojen ürünüdür. Aktif madde östradiol valerat bir sentetik

östradiol'dür;

endojen

insan

östradiol'ü

kimyasal

biyolojik

olarak

aynıdır.

Postmenopozal kadınlarda, endojen östrojen üretimindeki azalmayı yerine koyar ve menopozal

semptomları giderir. Östrojenler menopoz ve ovariektomi sonrası osteoporozu önler.

Östrojenler

endometriyal

büyümeyi

destekler,

progesteron

olmaksızın

verilen

östrojen

endometriyal hiperplazi ve kanser riskini artırır. Progesteronun eklenmesi, sağlam uterusu olan

kadınlarda östrojenin neden olduğu endometriyal hiperplazi riskini belirgin derecede azaltır.

13/15

Medroksiprojesteron asetat (MPA), doğal projestojenin bir 17 alfa-hidroksi 6-metilprojesteron

türevi olup, noretisteron asetat gibi 19-norprojestojen türevlerinden daha az androjenik etkilidir.

MPA projestojen-spesifik reseptörlere bağlanır ve endometriyumda proliferatif fazdan sekretuar

faza doğru bir değişime neden olur.

Klinik çalışma sonuçları

Östrojen eksikliğinin neden olduğu semptomların azaltılması ve kanama profili

Tedavinin ilk haftalarında menopoz semptomları azalmıştır. Kadınların %86'sında ortalama 5

gün

süren

çekilme

kanaması

(düzenli

menstrüasyon-benzeri

kanama)

olmuştur.

Çekilme

kanaması genellikle son 2 mg E

V + 10 mg MPA kombinasyon tabletini aldıktan 2-3 gün sonra

başlamıştır.

Ara kanama ve/veya lekelenme tedavinin ilk üç ayında kadınların %24'ünde, 10-12 ay tedavi

alan kadınların %34'ünde gerçekleşmiştir. Tedavinin ilk yılında kadınların %10'unda amenore

gelişmiştir.

Osteoporozun önlenmesi

Menopoza bağlı östrojen eksikliği kemik yıkımında artmaya ve kemik kütlesinde azalmaya

neden olur. Kemik mineral yoğunluğu (KMY) üzerine östrojenlerin etkisi doz-bağımlıdır.

Koruma tedavi sürdürüldüğü müddetçe etkili görünmektedir.

Hormon replasman tedavisi kesildiğinde, kemik kütlesi hormon tedavisi kullanmayanlarda

olduğu gibi azalır.

KSG çalışması ve meta analizler sağlıklı kadınlarda hormon replasman tedavisinin (hem tek

başına östrojen hem de kombinasyon tedavisi) kalça ve lomber omurga kırıklarını ve diğer

osteoporotik kırıkları azalttığını göstermektedir. Hormon replasman tedavisi düşük kemik

mineral dansitesi veya osteoporozu olan kadınlardaki kemik kırıklarını da önleyebilir, ancak

şimdilik kanıtlar sınırlıdır.

Bir yıllık DİVİNA tedavisinden sonra lomber omurga kemik mineral yoğunluğu (KMY) %4,5

(± 2.9), 2 yıl sonra %6,5 (±3,1) artmıştır. Tedavi sırasında lomber omurga KMY düzeyi aynı

kalan veya artan kadın yüzdesi bir yıl sonra %95,8 ve iki yıl sonra %95,7 idi.

DİVİNA kalça KMY düzeyini de etkilemiştir. Femur boynunda artış bir yıl sonra %1,0 (±3,2)

ve 2 yıl sonra %1,8 (± 3,9) idi. Tedavi sırasında femur boynu KMY düzeyi aynı kalan veya artan

kadın yüzdesi bir yıl sonra %58,3 ve iki yıl sonra %60,9 idi. Ward üçgeni için karşılık gelen

değerler %4,7 (±5,9) ve %7,0 (±5,1) idi ve Ward üçgenindeki KMY düzeyinin tedavi sırasında

aynı kaldığı veya arttığı kadın yüzdesi %83,3 ve %100 idi.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Emilim: Östradiol valerat oral uygulama sonrası iyi emilir ve hızlı şekilde serbest östradiol’e

metabolize olur. DİVİNA ile yapılan farmakokinetik çalışmada, östradiolün maksimum plazma

düzeylerine 6,7±2,9 saat (t

maks

) ulaşmıştır. Bir çoklu-doz çalışmasında, 2 mg'lık bir dozu takiben

doruk plazma konsantrasyonu (C

maks

) yaklaşık 234 ± 99 pmol/L, ortalama düzey (C

ortalama

) 180

± 81 pmol/L ve vadi düzeyi (C

) 135 ± 75 pmol/L idi. Östradiolün metaboliti östron C

maks

14/15

değeri yaklaşık 1,660 ± 871 pmol/l, C

değeri 819 ± 519 pmol/L ve C

ortalama

1120 ± 674 pmol/L

idi.

Sonuçlar ortalama değer ± SD (standart sapma) olarak sunulmaktadır.

Medroksiprogesteron asetat, gastrointestinal kanaldan kolayca absorbe edilirek dolaşımdan

ekstravasküler

dokuya

dağılır.

DİVİNA

uygulanmasını

takiben

maksimum

plazma

konsantrasyonuna 2,9±1,8 saatte ulaşır. 10 mg'lık bir MPA dozundan sonra, C

maks

değeri

yaklaşık 720 ± 285 pg/mL, C

212 + 82 pg/mL ve C

ortalama

311 + 117 pg/mL idi. Sonuçlar

ortalama

değer

olarak

sunulmaktadır.Medroksiprogesteronun

metabolitlerinin

farmakolojik aktivitesi ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.

Dağılım:

Östradiol dolaşımda, seks hormonu bağlayıcı globulinlere ve albumine bağlı olarak bulunur.

Medroksiprogesteron asetat %70 oranında plazma proteinlerine bağlanır.

Biyotransformasyon:

Serbest östradiol karaciğerde metabolize edilerek, kısmen daha az aktif olan östron olan

östrojenlere çevrilir.

Medroksiprogesteron asetat karaciğerde metabolize edilir.

Eliminasyon:

Östron enterohepatik döngüye girer ve yarı ömrü 15 ila 20 saattir. Östrojenlerin çoğunluğu,

konjugatları

(sülfatlar

veya

glukuronitler)

olarak

böbrek

yoluyla

itrah

edilirler.

Medroksiprogesteron asetat eliminasyon yarı ömrü 50 – 60 saattir, glukuronit şeklinde idrar ve

safra yoluyla itrah edilir

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Hayvan çalışmaları, östradiol ve medroksiprojesteron asetatın beklenen östrojen ve projestojen

etkilere sahip olduğunu göstermiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Her bir Mavi Tablet;

Laktoz

Mısır Nişastası

İndigokarmin (E 132)

Jelatin

Polivinilpirolidon K 25

Saf Su

Talk

Magnezyum Stearat

Her bir Beyaz Tablet;

Laktoz

Mısır Nişastası

Jelatin

Saf Su

Talk

Magnezyum Stearat

15/15

6.2. Geçimsizlikler

Bildirilmemiştir.

6.3. Raf ömrü

36 ay.

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında, oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

21 tabletlik blister ambalajlarda sunulmaktadır.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Reşitpaşa Mah. Eski Büyükdere Cad. No.4

34467

Maslak / Sarıyer / İSTANBUL

Tel: 0212 366 84 00

Faks: 0212 276 20 20

8. RUHSAT NUMARASI

93/94

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 12.01.1994

Ruhsat yenileme tarihi: 12.01.2004

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

10-8-2018

FDA approves new vaginal ring for one year of birth control

FDA approves new vaginal ring for one year of birth control

FDA approved Annovera (segesterone acetate and ethinyl estradiol vaginal system), a combined hormonal contraceptive for women of reproductive age used to prevent pregnancy and is the first vaginal ring contraceptive that can be used for an entire year.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

29-5-2018

TAYTULLA (norethindrone acetate and ethinyl estradiol capsules and ferrous fumarate capsules) by Allergan: Recall - Due to Out of Sequence Capsules

TAYTULLA (norethindrone acetate and ethinyl estradiol capsules and ferrous fumarate capsules) by Allergan: Recall - Due to Out of Sequence Capsules

Allergan recently identified, through a physician report, that four placebo capsules were placed out of order in a sample pack of TAYTULLA. Specifically, the first four days of therapy had four non-hormonal placebo capsules instead of active capsules. As a result of this packaging error, oral contraceptive capsules, that are taken out of sequence, may place the user at risk for contraceptive failure and unintended pregnancy. The reversing of the order may not be apparent to either new users or previous ...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

29-5-2018

Allergan Issues Nationwide Voluntary Recall of TAYTULLA® Softgel Capsules 1mg/20mcg Sample Packs Due to Out of Sequence Capsules

Allergan Issues Nationwide Voluntary Recall of TAYTULLA® Softgel Capsules 1mg/20mcg Sample Packs Due to Out of Sequence Capsules

Allergan plc (NYSE:AGN) today issued a voluntary recall in the US market of one lot (Lot# 5620706, Expiry May-2019) of TAYTULLA® (norethindrone acetate and ethinyl estradiol capsules and ferrous fumarate capsules) 1mg/20mcg, 6x28 physicians sample pack, indicated for use by women to prevent pregnancy. Allergan recently identified, through a physician report, that four placebo capsules were placed out of order in a sample pack of TAYTULLA. Specifically, the first four days of therapy had four non-hormonal...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.