DIENILLE

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DIENILLE 2 MG/0,03 MG 21 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DIENILLE 2 MG/0,03 MG 21 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • dienogest ve östradiol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8681026050068
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 15-09-2015
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DİENİLLE 2 mg/0.03 mg film kaplı tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir film kaplı tablet

2 mg dienogest ve 0.03 mg etinilestradiol içerir.

Yardımcı madde(ler):

Her bir film kaplı tablet;

Laktoz (Sığır sütünden elde edilen şeker) monohidrat.......54.6 mg

Glukoz monohidrat............................................................0.085 mg

Soya lesitini.......................................................................0.031 mg

içerir.

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet.

Beyaz ya da beyazımsı, yuvarlak, bikonveks film kaplı tabletler.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Oral kontrasepsiyon

Uygun topikal tedavilerin ve oral antibiyotik tedavilerinin başarısız olduğu orta

derece akne tedavisinde oral kontraseptif kullanmayı seçen kadın hastalarda

DİENİLLE’in reçete edilmesi için karar verilirken, kadınlardaki mevcut risk faktörleri

özellikle de venöz tromboembolizmi (VTE) olanlar için DİENİLLE ile diğer kombine

hormonal kontraseptifler (KHK) ile karşılaştırıldığında nasıl bir VTE riskinin bulunduğu

bireysel olarak göz önünde bulundurulmalıdır (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Film kaplı tabletler blister üzerinde basılı sıraya göre, her gün aynı zamanda (gerekirse bir

miktar sıvı ile) alınır. Günde bir film kaplı tablet birbirini izleyen 21 gün boyunca alınır. Her

bir sonraki pakete 7 günlük tabletsiz aradan sonra devam edilir; genellikle ara kanama bu

dönemde meydana gelir. Tipik olarak, kanama son hapı aldıktan 2-3 gün sonra başlar ve bir

sonraki paketten ilk film-kaplı tablet alınana kadar devam edebilir.

Akne tedavisi için kullanımda, sivilcenin görünür şekilde düzelmesi genellikle en az üç ay

sürer. Altı aylık tedavi sonrasında iyileşme bildirilmiştir.

Kadınlar, akne tedavisi için DİENİLLE kullanmaya başladıktan 3-6 ay sonra ve tedavinin

devam etme ihtiyacını gözden geçirmek için periyodik olarak değerlendirilmelidir.

Uygulama şekli:

Bir önceki ayda hormonal kontrasepsiyon tedavisi olmadan (son ay içerisinde)

Adet kanamasının ilk gününde bir film kaplı tablet alınır (adet kanamasının ilk günü 1.gün

olarak sayılır).

Bir kombine doğum kontrol tedavisinden (kombine oral kontraseptif, vajinal halka, flaster)

oral kontraseptif tedaviye geçiş

Kullanıcı,

önceki

kombine

oral

kontraseptifin

tabletsiz

döneminin

veya

hormon

içermeyen tablet döneminin ertesi gününde veya bir önceki kombine oral kontraseptifin son

aktif tabletinin (hormon içeren) alımından sonra DİENİLLE’ye başlamalıdır. Vajinal halka

ya da flaster kullanılıyorsa, DİENİLLE alımına bunların çıkarıldığı gün ya da en geç yeni

uygulamanın yapılacağı gün başlanmalıdır.

Sadece

progestajen

içeren

yöntemden

(minipil,

enjeksiyon,

implant)

progestajen salımlı rahim içi sistemden (RİS) geçiş

Minipilden herhangi bir günde, (implant veya RİS’in çıkarıldığı gün, enjeksiyonda ise bir

sonraki enjeksiyonun yapılması gereken gün) geçiş yapılabilir. Ancak tüm bu koşullarda

tablet alımının ilk 7 günü ek bir bariyer yöntemi kullanılması önerilir.

İlk trimester düşüğünden sonra

Hemen başlanabilir. Bu durumda ek kontraseptif yöntemlere gerek duyulmaz.

Doğumdan ya da ikinci trimester düşüğünden sonra

(Emziren

kadınlar

için

bkz.

Gebelik

laktasyon)

Emzirmeyen

kullanıcı

doğum

veya

ikinci

trimester

düşüğünü

takip

eden

21.-28.

günlerde

başlaması

konusunda

uyarılmalıdır. Eğer daha geç başlanacaksa tablet kullanımının ilk yedi gününde ek bir

bariyer yöntemi önerilir. Ancak daha önce bir cinsel birleşme olduysa, oral kontraseptife

başlamadan önce gebelik ekarte edilmeli ya da kullanıcı bir sonraki kanama dönemini

beklemelidir.

Tablet alımı unutulduğunda

Eğer kullanıcı tabletini almakta 12 saatten daha az geç kalmışsa, kontraseptif koruyuculuk

azalmaz. Hatırlanır hatırlanmaz tablet alınmalı ve bir sonraki tabletler de her zamanki gibi

alınmaya devam edilmelidir. Eğer 12 saatten daha fazla gecikme olmuşsa kontraseptif

koruyuculuk azalmış olabilir. Bu durumda 2 temel kural uygulanır:

1. Tablet alımına hiç bir zaman 7 günden fazla ara verilmez.

2. Hipotalamus-hipofiz-over aksının düzgün şekilde baskılanması için 7 gün boyunca ara

vermeden tablet alınması gereklidir.

Buna bağlı olarak günlük uygulamada şu öneriler verilebilir:

1. Hafta: Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, kullanıcı son unuttuğu tableti

hatırlar

hatırlamaz

içmelidir.

Kalan

tabletlerini

normal

zamanında

kullanmaya

devam

edebilir. Takip eden 7 gün boyunca

kondom gibi ek bir bariyer yöntemi kullanılmalıdır.

Tablet alımının unutulduğu günden önceki 7 gün içinde cinsel birleşme olmuşsa gebelik

olasılığı göz önüne alınmalıdır. Ne kadar çok tablet unutulursa ve bu tabletlerin unutulduğu

gün tabletsiz döneme ne kadar yakınsa gebelik riski o kadar yüksektir.

2. Hafta: Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, kullanıcı son unuttuğu tableti

hatırlar

hatırlamaz

içmelidir.

Kalan

tabletlerini

normal

zamanında

kullanmaya

devam

edebilir. Eğer ilk unutulan tablete kadar 7 gün boyunca tabletler doğru olarak alınmışsa ek

yöntem kullanmaya gerek yoktur. Aksi takdirde kadın birden fazla tablet unutmuşsa veya

tabletleri düzenli olarak almamışsa sonraki 7 gün boyunca ek önlemler alınmalıdır.

3. Hafta: Tabletsiz dönemin yaklaşıyor olması nedeniyle güvenlilikte azalma riski yüksektir.

Yine

tablet

alımında

ayarlamalar

yapılarak

kontraseptif

korumada

azalma

önlenebilir. Eğer unutulan tabletten önceki 7 gün boyunca tabletler doğru olarak alındıysa,

aşağıdaki iki seçenekten birinin uygulanmasıyla ek bir kontraseptif yönteme gerek kalmaz

aksi takdirde bu seçeneklerden ilki seçilip, ayrıca 7 gün boyunca ek önlemler alınması

gerekir.

1. Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, kullanıcı son unuttuğu tableti hatırlar

hatırlamaz içmelidir. Kalan tabletlerini normal zamanda kullanmaya devam edebilir. Bir

sonraki

kutuya,

gün

vermeden

mevcut

kutu

biter

bitmez

başlanmalıdır.

Kullanıcıda ikinci kutunun sonuna kadar bir çekilme kanaması beklenmez. Ancak tablet

alındığı günlerde lekelenme veya ara kanama görülebilir.

Kullanmakta olduğu kutuyu bırakması önerilebilir. 7 günlük (hapı unuttuğu günler

dahil) aradan sonra yeni kutuya başlanır.

Tablet

almayı

unutan

kullanıcıda

tabletsiz

dönemde

beklenen

çekilme

kanaması

görülmezse gebelik olasılığı göz önüne alınmalıdır.

Mide-bağırsak bozuklukları durumunda

Eğer tablet alımını takiben 3-4 saat içinde kusma ya da diyare görülürse, film-kaplı tabletin

vücutta emilimi tam olmayabilir. Bu gibi durumda ilave bir tablet olabildiğince çabuk olarak

alınmalıdır.

Eğer üzerinden 12 saatten fazla bir süre geçmiş ise “4.2. Tablet alımı unutulduğunda”

bölümünde unutulan tabletler için verilen öneriler geçerlidir. Eğer normal tablet alma

programı değiştirilmek istenmezse, gereken ekstra tabletler başka bir kutudan alınmalıdır.

Menstruasyonun öne alınması ya da ertelenmesi

Menstruasyonu ertelemek için DİENİLLE

almaya 7 günlük ara verilmeden devam edilir. Bu

uzatma 2. paket bitinceye kadar istenildiği kadar sürdürülebilir. Bu süre içinde, ara kanama

ya da lekelenme meydana gelebilir. Daha sonra olağan 7 günlük aradan sonra, DİENİLLE

alımına düzenli şekilde devam edilir.

Menstruasyonu haftanın başka bir gününe kaydırmak için, tabletsiz dönem istenildiği kadar

kısaltılabilir.

Aralık

kısaldıkça,

çekilme

kanaması

meydana

gelmeme

ikinci

paket

kullanılırken

kanama

lekelenme

olması

riski

(menstruasyonu

ertelemede

olduğu gibi) artar.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

DİENİLLE, ağır böbrek yetmezliğinde ya da akut böbrek yetmezliğinde kullanılmamalıdır.

Ayrıca ‘4.3 Kontrendikasyonlar’ bölümüne bakınız.

Karaciğer yetmezliği:

DİENİLLE,

ağır

karaciğer

hastalığı

durumunda

kullanılmamalıdır.

Ayrıca

‘4.3

Kontrendikasyonlar’ bölümüne bakınız.

Pediyatrik popülasyon:

DİENİLLE, yalnızca menarştan sonra endikedir.

Geriyatrik popülasyon:

Geriyatrik popülasyonda kullanımı yoktur. DİENİLLE, menopozdan sonra endike değildir.

4.3.

Kontrendikasyonlar

Kombine

oral

kontraseptifler

aşağıdaki

koşulların

varlığında

kullanılmamalıdır

kez kombine oral kontraseptif kullanımı sırasında bunlardan herhangi biri ortaya çıkacak

olursa, tedavi hemen kesilmelidir.

Etkin ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık,

DİENİLLE, yardımcı madde olarak soya lesitini içerir. Eğer soyaya alerjiniz varsa

DİENİLLE’i kullanmayınız.

Venöz tromboz (derin ven trombozu, pulmoner embolizm) varsa veya pozitif hasta

öyküsü,

Arteriyel tromboz (serebrovasküler, kalp krizi) varsa veya pozitif hasta öyküsü veya

prodromal olayların varlığında (örneğin angina pektoris ve geçici iskemik atak),

Arteriyel tromboz için ciddi ya da bir çok risk faktörünün varlığı:

Damarların da tutulduğu diyabet hastalığı

Şiddetli hipertansiyon

Şiddetli dislipoproteinemi

Venöz

veya

arteriyel

trombozun

kalıtsal

veya

edinilen

yatkınlığının

göstergesi

olabilecek

biyokimyasal

faktörler;

aktif

protein

(APC)

direnci,

hiperhomosisteinemi,

antitrombin

eksikliği,

protein

eksikliği,

protein

eksikliği,

antifosfolipid

antikorları

(antikardiyolipin

antikorlar,

lupus

antikoagülanlar)

Sigara kullanımı (bkz. Bölüm 4.4)

Ağır karaciğer hastalığı veya pozitif hasta öyküsü (karaciğer fonksiyon değerleri normale

dönmemişse),

Karaciğer tümörü (iyi veya kötü huylu) veya pozitif hasta öyküsü

Bilinen veya şüphelenilen steroid bağımlı tümörler (genital organların veya memenin

tümörleri),

Tanı konulmamış vajinal kanama,

Fokal nörolojik belirtili migren öyküsü

Pankreatit veya

ağır hipertrigliseridemi ile ilişkili bir geçmişi olması;

Ağır veya akut böbrek yetmezliği,

Uzun süreli immobilizasyon gerektiren önemli ameliyat (bkz. Bölüm 4.4)

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Özel kullanım uyarıları

Aşağıda

belirtilen

durumlardan

herhangi

birinin

bulunması

durumunda

bireysel

olarak

kombine oral kontraseptiflerin kullanımına ait yararlar olası risklere karşı tartılmalı ve

tedaviye

başlamadan

önce

kadınla

birlikte

tartışılmalıdır.

Risk

faktörlerinin

veya

durumlardan herhangi birinin ilk kez ortaya çıkması ya da olayların şiddetlenmesi, artması

halinde hemen doktora başvurulmalıdır. Tedavinin sürdürülüp sürdürülmemesi hakkındaki

kararı doktor vermelidir.

Dolaşım bozuklukları

Ciddi sağlık hasarı riskleri içermesinden ötürü (bkz. 4.8 İstenmeyen etkiler) DİENİLLE

kullanımından

önce

olası

risklere

(örneğin

varis,

ileri

evre

flebit

tromboz,

kalp

rahatsızlığı, şişmanlık, kan pıhtılaşma bozuklukları) karşı kombine oral kontraseptif tedavisi

dikkatlice tartılmalıdır.

Herhangi

kombine

oral

kontraseptif

(KOK)

kullanımı;

kullanılmadığı

durum

karşılaştırıldığında venöz tromboemboli (VTE) için artmış risk taşır. VTE riski bir kadının

kombine oral kontraseptif kullanmaya başladığı ilk yıl içinde en yüksektir. Bu artan risk 100 000

gebelikte 60 olarak tahmin edilmekle birlikte, hamilelik ile ilişkili VTE riskinden daha azdır.

olgularının

1-2’si

ölümcül

olabilir.

Diğer

kombine

oral

kontraseptifler

karşılaştırıldığında DİENİLLE kullanımının VTE riskini nasıl etkilediği bilinmemektedir.

Epidemiyolojik çalışmalar, düşük östrojen dozlu (<50 µg etinilestradiol) oral kontraseptif

kullanıcılarında

insidansının

100.000

kadın

için

yılda

vaka

arasında

değişmekte

olduğunu,

ancak

risk

tahmininin

progestojene

göre

değişir

olduğunu

göstermiştir. Bu sayının, oral kontraseptif kullanmayanlarda 100.000 kadın için yılda 5 ila

10 olgu olduğu anlaşılmıştır.

Epidemiyolojik çalışmalar, kombine oral kontraseptif kullanımının arteriyel tromboemboli

(miyokard enfarktüsü, geçici iskemik atak) riskindeki artış ile bağlantılı olduğunu ortaya

çıkartmaktadır.

30 µg etinilestradiol ve levonorgestrel ile oral kontraseptif kullanıcılarında VTE insidansı,

100.000 kadın için yılda 20 vakadır. Çalışmalar; levonorgestrel içeren kontraseptifler ile

karşılaştırıldığında dienogest / etinilestradiol kullanımı ile ilişkili farklı riskler hakkında

herhangi bir veri göstermemektedir.

kullanıcılarında

trombozun

derece

nadir

olarak,

hepatik,

mezenterik,

renal,

serebral veya retinal ven ve arterler gibi diğer damarlarda da görülebildiği bildirilmiştir. Bu

olayların ortaya çıkışının KOK kullanımıyla ilişkili olup olmadığı konusunda bir görüş

birliği mevcut değildir.

Toplam 2,400 kadında (çoğunlukla orta derece akne) yapılan iki faz III çalışmalarından

(çalışma no A07062 ve A28501) elde edilen veriler, dienogest / etinilestradiol’ün plaseboya

göre daha etkili olduğunu ve inflamatuar lezyon sayımındaki değişiklikler, total lezyon

sayımı ve IGA'ya (Araştırmacının Küresel Değerlendirmesi) göre yüzde gelişen aknenin

tedavisinde en az etinilestradiol / norgestimat ve etinilestradiol / siproteron kadar etkili

olduğunu ortaya koymuştur.

Dienogest / etinilestradiolün etkinliğinin, diğer akne tedavileri, örneğin topikal tedaviler ve

sistemik antibiyotiklerle karşılaştırıldığında nasıl olduğu bilinmemektedir.

Arteriyel veya venöz tromboz belirtileri şunlardır:

Bacaklarda alışılmadık ağrı ya da şişmeler;

Sol kola ulaşan veya ulaşmayan göğüste ani şiddetli ağrı;

Ani nefes darlığı;

Ani öksürük;

Herhangi bir olağandışı şiddetli, uzun süreli baş ağrısı;

Ani kısmi veya tam görme kaybı;

Diplopi;

Konuşmada bulanıklık veya konuşma zorluğu;

Vertigo;

Fokal epilepsi etkisiyle veya etki olmadan kolaps;

Aniden

tarafı

veya

vücudun

kısmını

etkileyen

zayıflık

veya

çok

belirgin

uyuşukluk;

Motor bozuklukları;

‘Akut’ batın;

Kombine

oral

kontraseptif

alan

kadınlarda

aşağıdaki

durumların

varlığında

venöz

tromboembolik komplikasyonların meydana gelme riski artmaktadır:

Yaş

Venöz tromboemboli için pozitif

aile

öyküsü

(örn.

ebeveynlerde

kardeşlerde

özellikle

göreceli

olarak

erken yaşlarda ortaya çıkan venöz/arteriyel tromboemboli).

Eğer kalıtsal bir yatkınlıktan şüphe ediliyorsa, herhangi bir kombine oral kontraseptif

kullanımına karar vermeden önce ilgili uzmana danışılmalıdır.

Uzun süreli immobilizasyon, majör cerrahi girişimler, bacağa uygulanan herhangi bir

cerrahi müdahale ya da büyük travmalar. Bu durumlarda, kombine oral kontraseptif

kullanımının kesilmesi (elektif cerrahi

girişim

yapılacağı durumlarda

en az 4 hafta

önceden) ve tam olarak yeniden mobilize olduktan iki hafta sonraya kadar yeniden söz

konusu edilmemesi önerilmektedir. Eğer kombine oral kontraseptif kullanımının doğru

zamanda bırakılması mümkün değilse tromboz profilaksi’ ye dikkat edilmelidir.

Obezite (vücut kütle indeksi 30 kg/m

’den fazla olanlar)

Derin venöz tromboz gelişiminde variköz venler ile yüzeyel tromboflebitlerin olası rolüyle

ilgili olarak görüş birliği bulunmamaktadır.

Kombine

oral

kontraseptif

alan

kadınlarda

aşağıdaki

durumların

varlığında

arteriyel

tromboembolik komplikasyonların meydana gelme riski artmaktadır:

Yaş

Dislipoproteinemi

Hipertansiyon

Kalp kapak hastalığı

Atriyal fibrilasyon

Migren

Pozitif aile öyküsü (ebeveynlerde

ya da kardeşlerde özellikle göreceli olarak erken

yaşlarda

ortaya

çıkan

arteriyel

tromboemboli).

Eğer

kalıtsal

yatkınlıktan

şüphe

ediliyorsa, herhangi bir kombine oral kontraseptif kullanımına karar vermeden önce ilgili

uzmana danışılmalıdır

Obezite (vücut kütle indeksi 30 kg/m

’den fazla olanlar)

Sigara:

Sigara

kullanımı, oral kontraseptif

alanlarda

ciddi

kardiyovasküler reaksiyon

(örneğin kalp krizi, beyin kanaması) riskini arttırır. İlerleyen yaş ve artan sigara kullanımı

ile bu risk daha da artar.

Dolaşım bozuklukları ile ilgili advers etkilerin ortaya çıkma riski özellikle 35 yaş üzeri

sigara içen kadınlarda yüksektir.

Oral kontraseptif kullanan ve yaşı 35’ten büyük olan kadınlarda, sigara kullanımına son

verilmelidir. Eğer sigara kullanımına son verilmiyorsa ve diğer risk faktörleri de mevcutsa

diğer doğum kontrol yöntemleri uygulanmalıdır.

Venöz

veya

arteriyel

hastalıkların

gelişimine

açan

ciddi

risk

faktörlerin

varlığı

DİENİLLE uygulamasında kontrendike olabilir. Anti-koagülatör tedavinin uygulanabilirliği

de dikkate alınmalıdır. Kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınlar, muhtemel tromboz

belirtileri

görüldüğünde

vakit

kaybetmeden

tıbbi

yardım

almaları

konusunda

uyarılmalıdırlar.

Tromboz

şüphesi

veya

tanısı

durumunda

kombine

oral

kontraseptif

kullanımına

hemen

verilmeli

antikoagülanların

(kumarin

türevleri)

teratojenik

etkisine karşı alternatif kontraseptif metotlar uygulanmalıdır.

Tromboemboli riskinin (bkz. 4.6 Gebelik ve Laktasyon) doğum sonrası dönemde arttığı da

dikkate alınmalıdır.

İstenmeyen

dolaşım

sorunlarıyla

birlikte

görülebilen

diğer

tıbbi

durumlar

ise,

diyabet

hastalığı, sistemik lupus eritematozus, hemolitik üremik sendrom ve kronik inflamatuvar

bağırsak hastalığıdır (Crohn hastalığı veya ülseratif kolit).

Kombine oral kontraseptiflerin kullanılması sırasında, migrenin sıklığında ve şiddetinde artış

ortaya çıkması (bir serebrovasküler olayın habercisi olabilir) ilacın derhal kesilmesi için bir

neden olabilir.

Tümörler

Bazı epidemiyolojik çalışmalarda uzun süre kombine oral kontraseptif kullanımının servikal

kanser riskinde artışa neden olabileceği bildirilmiştir ancak bu bulguların kombine oral

kontraseptif

kullanımının

hangi

etkilerine

bağlı

olabileceği

(örneğin

seksüel

davranış,

human papilloma virüs enfeksiyonu insidansı, vb.) halen tartışılmaktadır.

epidemiyolojik

çalışmayı

kapsayan

meta-analiz

sonuçlarına

göre

halen

oral

kontraseptif kullanan kadınlarda meme kanserine rastlanma oranında ( RR=1.24) hafif

artış

olduğu

bildirilmiştir. Bu risk artışı oral kontraseptif kullanımının kesilmesiyle

birlikte 10 yıl içinde göreceli olarak ortadan kalkar (bkz. 4.8 İstenmeyen etkiler).

Meme kanseri hormon bağımlı tümörlere dahildir. Erken menarş, geç menapoz (52 yaş

sonrası), hiç doğum yapmamış olma, anovulatuvar siklusları vb. olmak gibi bazı koşullar

uzun zamandan beri meme kanseri gelişiminde risk faktörleri olarak kabul edilmiştir. Bu

risk faktörleri meme kanseri oluşumunda hormonal etkilerin olasılığını yükseltmektedir.

Hormon reseptörleri, meme kanserinin tümör biyolojisinde merkezi bir rol oynamaktadır.

Bazıları büyüme faktörlerini (örneğin dönüştürücü büyüme faktörü-alfa (TGF-alfa)) de

tetiklemektedir.

Östrojenler ve gestajenler, meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını etkiler. Diğerlerinin

arasında

reseptör

pozitif

postmenopozal

meme

kanserinin

farmasötik

tedavisi

için

tümörün biyolojik gerekçesidir.

Kombine oral kontraseptif kullanımı ile meme kanseri arasındaki bağlantıyı araştıran birçok

epidemiyolojik çalışmalar göstermiştir ki meme kanseri gelişiminin, orta yaş kadınlarda

kombine oral kontraseptif kullanımına erken başlanılması ve yaygın olarak uygulaması ile

ilgili olduğu kabul edilmektedir. Ancak, bu sadece olası diğer faktörlerden biridir.

Oral kontraseptiflerin uzun süreli kullanımı sonucunda çok nadiren habis karaciğer tümörleri

bildirilmiştir. Sınırlı olguda bu tümörler yaşamı tehdit eden batın içi kanamalara yol açar.

Kombine oral kontraseptif kullanan kadınlarda, şiddetli üst batın ağrısı, karaciğerde büyüme

ya da batın içi kanama bulguları ortaya çıkması durumunda ayırıcı tanıda bir karaciğer

tümörü göz önüne alınmalıdır.

Diğer koşullar

Hipertrigliseridemisi olan ya da bu şekilde bir aile öyküsüne sahip bulunan kadınlarda,

kombine oral kontraseptif kullanımıyla pankreatit gelişimi riskinde artış ortaya çıkabilir.

Kombine oral kontraseptif alan kadınların çoğunda kan basıncında hafif artış görüldüğü

bildirilmesine rağmen, klinik olarak anlamlı artış enderdir. Bununla beraber, kombine oral

kontraseptif

kullanımı

sırasında

ortaya

çıkan

klinik

olarak

belirgin

hipertansiyon

gelişiminde,

hekimin

kombine

oral

kontraseptif

kullanımını

kesmesi

hipertansiyon

tedavisine

başlaması

gerekir.

Antihipertansif

tedavi

sırasında

normal

tansiyon

değerlerinin elde edilmesi durumunda, kombine oral kontraseptif kullanımı tekrar gözden

geçirilebilir.

Ancak mevcut hipertansiyonda kombine oral kontraseptif kullanımı sırasında eğer sürekli

yükselen kan basıncı değerleri veya kan basıncında önemli artış antihipertansif tedavisine

tam olarak cevap vermiyorsa kombine oral kontraseptif kullanımı bırakılmalıdır.

Orta

kulaktaki

otoskleroza

bağlı

işitme

kaybı,

gestasyonel

herpes,

Sydenham

koresi,

hemolitik

üremik

sendrom,

sistemik

lupus

eritematozus,

porfiri,

safra

taşı

oluşumu,

kolestaza

bağlı

sarılık

ve/veya

kaşıntı

gibi

durumların

gebelik

kombine

oral

kontraseptif

kullanımı

sırasında ortaya çıktığı ya da kötüleştiği bildirilmişse de, bunların

kombine oral kontraseptiflerle olan ilişkisi kesinlik kazanmamıştır.

Karaciğer fonksiyonlarında görülen akut ve kronik değişiklikler, kombine oral kontraseptif

kullanımının

karaciğer

fonksiyon

testi

değerleri

normale

dönene

kesilmesini

gerektirebilmektedir. Gebelik sırasında ya da steroidlerin kullanıldığı sırada sarılık ortaya

çıkarsa ya da kolestatik pruritus gelişirse hormonal kontraseptif kullanımının durdurulması

gerekebilir.

Kombine

oral

kontraseptifler

glukoz

toleransını

azaltıp,

periferal

dokulardaki

insülin

gereksinimini artırabilirlerse de, kombine oral kontraseptif kullanan bir diyabetik hastada

tedavi rejiminde değişiklikler yapma gerekliliğini gösteren bir kanıt yoktur. Ancak, kombine

oral kontraseptif kullanan diyabetik kadınlar dikkatle gözlenmelidir.

Crohn hastalığı ve ülseratif kolit kombine oral kontraseptif kullanımı ile ilişkilendirilmiştir.

Özellikle gebelik maskesi öyküsü olan kadınlarda daha belirgin olmak üzere kloazma ortaya

çıkabilir. Kloazma eğilimi olan kadınlar kombine oral kontraseptif kullanımı esnasında

güneşe çıkmaktan ya da ultraviyole ışınlarına maruz kalmaktan kaçınmalıdır.

Ailesel

anjiyoödemi

olan

kadınlarda,

ekzojen

östrojen

anjiyoödem

semptomlarını

uyarabilir ya da şiddetlendirebilir.

Endojen depresyon veya epilepsi kötüleşmesi kombine oral kontraseptif kullanımı sırasında

bildirilmiştir.

Kızlarda erken dönem östrojen kullanımı epifiz bezinin erken kapanarak, ileriki dönemde

boyun kısa kalması sonucunu doğurabilmektedir.

Progestin

içeren

bileşiklerin,

potasyum

seviyeleri

üzerinde

önemli

etkiler

yaratan

aldosteron antagonist özellikleri olabilir.

Tıbbi muayene / konsültasyon

DİENİLLE kullanımına başlayan veya yeniden başlayan kadınların ayrıntılı olarak kişisel (ve

aile) tıbbi geçmişi incelenmelidir. Hamilelik hariç tutulmalıdır. Kan basıncı ölçülmeli ve fiziksel

inceleme bu bölüm ve bölüm “4.3 Kontrendikasyonlar” ve “4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri” ile yönlendirilmelidir. DİENİLLE kullanan kadınların kullanma talimatını dikkatli bir

şekilde okumaları ve oradaki önerileri uygulamaları teşvik edilmelidir. Bu değerlendirmelerin

sıklığı ve doğası, ilgili yönergelere dayalı olmalıdır ve her bir kadın için adapte edilmelidir.

Oral kontraseptiflerin HIV enfeksiyonu (AIDS) ve diğer cinsel yolla geçen hastalıklara karşı

koruyucu olmadığı bilgisi kullanıcılara verilmelidir.

Düzenli tıbbi değerlendirme, bazı kontrendikasyonların veya risk faktörlerinin, ilk kombine

oral kontraseptif kullanımının başlarında görülebilmesinden ötürü önemlidir.

Azalmış etkinlik

Kombine oral kontraseptiflerin etkinliği tablet alımı unutulduğunda (bkz. 4.2 Pozoloji ve

uygulama

şekli

Tablet

alımı

unutulduğunda),

mide-bağırsak

bozuklukları

olması

halinde (bkz. 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli / Mide-bağırsak bozuklukları durumunda),

ya da eş zamanlı ilaç tedavilerinde (bkz. 4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer

etkileşim şekilleri) azalabilir.

Azalmış siklus kontrolü

Tüm kombine oral kontraseptiflerde, özellikle kullanımın ilk aylarında düzensiz kanamalar

(lekelenme veya ara kanama) gelişebilir. Bu nedenle herhangi bir düzensiz kanamanın

değerlendirilmesi yaklaşık 3 siklusluk bir hormonal adaptasyon süresinden sonra anlamlıdır.

Eğer kanama düzensizliği devam eder veya kanamalar düzenliyken ortaya çıkarsa non-

hormonal etkenler göz önüne alınmalı ve malignite veya gebeliğin ekarte edilmesi için

kürtajın da dahil olabileceği uygun tanısal girişimlerde bulunulmalıdır.

Bazı

kadınlarda

tablet

alınmayan

dönemde

çekilme

kanaması

oluşmayabilir.

Eğer

kombine oral kontraseptif, “4.2 Pozoloji ve uygulama şekli” bölümünde belirtilen şekilde

kullanıldıysa kadının gebe olması beklenmemektedir. Ancak kombine oral kontraseptif,

kullanım

kurallarına

uygun

kullanılmadıysa

çekilme

kanaması

gerçekleşmediyse

kombine oral

kontraseptif kullanımına devam

etmeden önce

gebelik

ekarte edilmelidir.

Seks steroidlerinin klerensini artıran metabolik etkileşimler, ara kanama veya kontraseptif

potansiyelin düşmesine neden olabilmektedir (bkz. 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve

diğer etkileşim şekilleri).

Bitkisel tedavide kullanılan sarı kantaron otu (Hypericum perforatum), kontraseptif etki

kaybına yol açabildiğinden kombine oral kontraseptiflerle birlikte kullanılmamalıdır (bkz.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

Laktoz:

DİENİLLE, her bir film kaplı tablette 54.6 mg laktoz monohidrat ve 0.085 mg glukoz

monohidrat içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da

glikoz galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Soya:

DİENİLLE soya ihtiva eder. Eğer soyaya alerjiniz varsa bu tıbbi ürünü kullanmayınız.

4.5.

Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimleri

Oral kontraseptifler ve diğer ilaçlar (enzim indükleyiciler ve antibiyotikler gibi) arasındaki

etkileşmeler ara kanamaya ve/veya kontraseptif potansiyel kaybına yol açabilirler. Bu etkiler

hidantoin, barbitüratlar, primidon, karbamazepin ve rifampisin durumunda gösterilmiştir. Bu

etkiler

rifabutin,

efavirenz,

nevirapin,

okskarbazepin,

topiramat,

felbamat,

ritonavir,

nelvinafir, griseofulvin ve St. John’s wort içeren (Hypericum perforatum) bitkisel ilaçlar için

geçerlidir. Bu ilaçlar karaciğer enzim indüksiyonunu arttırır.

Bazı antibiyotiklerin (örneğin ampisilin veya tetrasiklin gibi) kombine oral kontraseptiflerin

etkinliğini azalttığından şüphe edilmiştir. Bu yan etkinin nedeni henüz bilinmemektedir.

Yukarıdaki ürünlerin kısa süreli (en fazla bir hafta) kullanımları durumunda, eşzamanlı ilaç

zamanında ve 7 gün sonrasına kadar, ek kontraseptif önlemler (örneğin bariyer yöntemi)

alınmalıdır.

Rifampisin

kullanan

kadınlar,

zamanlı

kullanım

süresince

rifampisin

tedavisi

bitiminden

4 hafta

sonrasına

kadar

KOK’a

ek olarak bariyer yöntemi kullanmalıdırlar.

Eğer diğer ilaçların alımı kutunun bitiminden sonra da devam ediyorsa, bir sonraki kutuya

ara vermeden devam edilmelidir.

Kontraseptif steroidlerin dozu karaciğer enzim sistemini indükleyen ilaçlar ile uzun süreli

tedavi

sırasında

arttırılmalıdır.

İstenmeyen

etkiler

(örneğin

düzensiz

kanamalar)

gözlenmesi ya da etkisiz olması durumunda, diğer non-hormonal kontraseptif metodlar

uygulanmalıdır.

Oral kontraseptifler diğer bazı ilaçların metabolizmasını etkileyebilir. Buna bağlı olarak

plazma ve doku konsantrasyonları artabilir (örn. siklosporin) ya da azalabilir (ör. lamotrijin).

Progestin bileşiği; ACE inhibitörleri, anjiotensin II reseptör antagonistleri, potasyum tutucu

diüretikler,

aldosteron

antagonistleri

steroid

olmayan

anti-inflamatuar

ilaçlar

etkileşime girebilir.

In vitro çalışmalar; dienogest’in uygulandığı dozda enzim sistemindeki sitokrom-P450’yi

inhibe

etmediğini

dolayısıyla

diğer

tıbbi

ürünler

herhangi

etkileşiminin

beklenmediğini ortaya koymuştur.

Laboratuvar testleri

Kontraseptif

steroidlerin

kullanılması

karaciğer,

tiroid,

adrenal

renal

fonksiyonların

biyokimyasal

parametreleri,

kortikosteroid

bağlayıcı

globulin

gibi

proteinlerin

plazma

düzeyleri ve lipid/lipoprotein fraksiyonları, karbonhidrat metabolizması, koagülasyon ve

fibrinoliz

parametreleri

gibi

bazı

laboratuvar

testlerinin

sonuçlarını

etkileyebilir.

Değişiklikler genellikle normal laboratuvar düzeyleri içinde kalmaktadır.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: X

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

DİENİLLE oral bir kontraseptiftir ve gebelik önleyici etkisi bulunmaktadır.

Gebelik dönemi

DİENİLLE gebelik döneminde kontrendikedir. DİENİLLE gebelik döneminde uygulandığı

taktirde ciddi doğum kusurlarına yol açmaktadır/yol açtığından şüphelenilmektedir.

DİENİLLE

kullanımı

sırasında

gebelik

meydana

gelmesi

durumunda

kullanım

durdurulmalıdır. Ancak, yaygın epidemiyolojik çalışmalar ne gebeliğinden önce kombine

oral

kontraseptif

kullanmış

olan

kadınların

çocuklarında

doğumsal

kusur

riskinde

herhangi

bir artışı ne de erken gebeliği süresince yanlışlıkla kombine oral kontraseptif

kullanıldığında oluşan bir teratojenik etkiyi göstermiştir. Bu tür çalışmalar DİENİLLE ile

yürütülmemiştir.

DİENİLLE’nin gebelikte kullanımına ilişkin veriler, DİENİLLE’nin gebelik, fetüs ya da

yeni

doğanın

sağlığı

üzerindeki

olumsuz

etkileri

hakkında

sonuçlara

varılmasına

izin

veremeyecek kadar kısıtlıdır. Konu hakkında epidemiyolojik veri henüz mevcut değildir.

Hayvan

çalışmaları

(bkz.

Bölüm

5.3)

gebelik

emzirme

sırasında

üreme

toksisitesi

göstermiştir.

İnsanlar üzerinde etkileri bilinmemektedir. Yapılan

çalışmalara dayanarak

gebelik sırasında kombine doğum kontrol hapı kullanımının teratojenik etkilere yol açtığı

söylenemez.

Laktasyon dönemi

Kombine oral kontraseptiflerin kullanımı süt miktarında azalmaya ve sütün bileşiminde

değişikliğe yol açabileceğinden dolayı laktasyon etkilenebilir. Aktif maddeler ve / veya

yardımcı maddeler süte geçerek yeni doğanı etkileyebilir. Emziren annelerin DİENİLLE

kullanmamaları tavsiye edilir.

Üreme yeteneği / Fertilite:

DİENİLLE oral bir kontraseptiftir. Kullanıldığı sürece fertiliteyi engeller.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanımı üzerinde etkisi bulunmamaktadır.

4.8.

İstenmeyen etkiler

Kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda venöz ve arteriyel tromboemboli (örn.

venöz tromboz, pulmoner emboli, inme, kalp krizi) riski vardır. Sigara, hipertansiyon, kan

pıhtılaşması ve lipid metabolizması bozuklukları, ağır obezite, varis, gelişmiş flebit ile

tromboz gibi bazı faktörler venöz ve arteriyel tromboemboli riskini artırabilir. Kombine oral

kontraseptif kullanan kadınlarda en ciddi yan etkileri için “4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri” bölümüne bakınız.

Aşağıdaki tabloda dienogest 2 mg / etinilestradiol 0,03 mg tabletin istenmeyen etkileri sıklık

sırasına göre listelenmiştir. Bunlar, dienogest 2 mg / etinilestradiol 0.03 mg tabletlerin (bu

çalışmalara toplam 3590 kadın katılmıştır) klinik testler sırasında gözlenen yan etkilerinin

frekansları olup bu yan etkilerin ortaya çıkması DİENİLLE kullanımı ile bağlantılı olabilir.

Tüm yan etkiler 1/10’dan daha az olması sebebiyle, istenmeyen etkilerin hiçbiri "çok yaygın"

olarak gözlenmemiştir.

Yan etki sıklığı aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır:

Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila <1/100);

seyrek (≥ 1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden

hareketle tahmin edilemiyor).

Aşağıdaki istenmeyen etkiler dienogest 2 mg / etinilestradiol 0.03 mg ile yapılan çalışmalar

sırasında bildirilmiştir:

Organ Sistemi

İstenmeyen Etkilerin Sıklığı

Yaygın

Yaygın olmayan

Seyrek

Enfeksiyonlar ve

enfestasyonlar

Vajinal kandidiyaz veya

diğer mantar

enfeksiyonları

Kan ve lenf sistemi

hastalıkları

Anemi

Endokrin

hastalıkları

Hipertrikoz, virilizm

Psikiyatrik

hastalıklar

Depresif ruh hali,

sinirlilik

Anoreksi, libido

azalması, agresif

tepkiler, kayıtsızlık

Sinir sistemi

hastalıkları

Baş ağrısı

Migren, bacaklarda

kramp

Göz hastalıkları

Oftalmolojik şikayetler

Görüş rahatsızlığı,

konjunktivit, kontakt

lens intoleransı

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

Duyma zorluğu

Kardiyak

hastalıklar

Yüksek veya düşük kan

basıncı

Taşikardi, kardiyak

sorunlar

Vasküler

hastalıklar

Damar bozuklukları

Tromboflebit,

tromboz/pulmoner

emboli, hematom,

serebrovasküler

rahatsızlıklar

Göğüs hastalıkları

ve mediastinal

hastalıklar

Sinüzit, astım, üst

solunum

enfeksiyonları

Gastrointestinal

Karın

Bulantı, kusma

İshal

hastalıklar

bölgesinde ağrı

Deri ve deri altı

doku hastalıkları

Akne/sivilce (dermatit

gibi), egzantem, egzama,

cilt bozuklukları,

kloazma, saç kaybı

Eritema multiforme,

kaşıntı

Böbrek ve idrar

yolu hastalıkları

İdrar yolu enfeksiyonları

Üreme sistemi ve

meme hastalıkları

Göğüslerde

hassasiyet veya

ağrı

Düzensiz kanamalar, ara

kanama eksikliği,

dismenore, göğüslerde

büyüme veya ağrı,

yumurtalık kistleri,

disparöni, vajinit/

vulvovajinit

Hipomenore, mastitis,

fibrokistik meme

hastalıkları, meme

salgıları, leyomiyom,

endometrit, salpenjit

Genel bozukluklar

ve uygulama

bölgesine ilişkin

hastalıklar

Sıcak basması,

yorgunluk/halsizlik,

isteksiz olma durumu,

sırt ağrıları, vücut

ağırlığının değişmesi,

iştah artışı, ödem

Alerjik reaksiyonlar,

grip benzeri

semptomlar

Kombine

doğum

kontrol

hapı

kullanan

kadınlarda

aşağıdaki

istenmeyen

etkiler

rapor

edilmiştir:

Venöz veya arteriyel tromboemboli;

Hipertansiyon;

Karaciğer tümörleri;

Kombine oral kontraseptif tedavisine başlanması ile birlikte Crohn rahatsızlığı, ülseratif

kolit, porfiri, sistemik lupus eritematozusu, herpes gestasyones, Sydenham koresi-,

hemolitik üremik sendromu ve kolestatik sarılık gibi rahatsızlıkların belirmesi veya

kötüleşmesi;

Kloazma

Kombine oral kontraseptif kullanmakta olan kadınlarda meme kanseri riski az miktarda artış

gösterir. Buna rağmen, 40 yaşın altındaki kadınlarda meme kanseri gelişme riski düşük

olduğundan, bu risk toplam riski ile karşılaştırıldığında küçüktür. Daha fazla bilgi için “4.3

Kontrendikasyonlar” ve “4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri” bölümlerine bakınız.

Kalıtsal

anjiyoödem

izlenen

kadınlarda

ekzojen

östrojenler

anjiyoödem

semptomlarını

uyarabilmekte veya şiddetlendirebilmektedir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

Dienogest ve etinilestradiolün akut oral toksisitesi düşüktür. DİENİLLE küçük bir çocuk

tarafından

önemli

miktarda

alındığı

zaman,

toksik

semptomların

gelişiminin

olasılığı

düşüktür. Doz aşımı mide bulantısı ve kusma ile genç kızlarda çekilme kanamasına neden

olabilir. Özel tedaviye gerek yoktur. Gerekirse semptomatik tedavi uygulanmalıdır.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Östrojenler ve progestajenler, fiks kombinasyonlar

ATC kodu: G03FA15.

DİENİLLE antiandrojenik etkisi ile kombine bir oral kontraseptif olup; progestojen olarak

dienogest, östrojen olarak ise etinilestradiol içermektedir.

DİENİLLE’nin kontraseptif etkisi ovülasyon inhibisyonu ve servikal salgıdaki değişiklikler

gibi birçok faktörün etkileşmesi ile ortaya çıkar.

Büyük ölçekli bir çalışmaya dayanarak Pearl Index ayarlanmamış olarak 0,14, ayarlanmış

değer olarak ise 0,09’dur.

Etinilestradiol

dienogest

kombinasyonunun

antiandrojenik

etkisi

diğerleri

arasında

androjen serum seviyelerini azaltmaya dayanır.

Dienogest,

nortestesteron

türevi

olmakla

birlikte

diğer

sentetik

progesteronlar

karşılaştırıldığında, in vitro olarak 10-30 kat daha düşük bir afiniteye sahiptir. Dienogest’in

in vivo anlamda; androjen, mineralokortikoid veya glukokortikoid etkisi yoktur.

Tek başına alındığında, dienogest, 1 mg / gün’lük bir dozda yumurtlamayı inhibe eder.

Daha yüksek dozlu etinilestradiol içeren kombine oral kontraseptiflerin (örn. 0.05 mg) diğer

kanser

türlerinin

gelişimine

karşı

önemli

koruma

sağladığı

gösterilmiştir

(örn.

yumurtalık, endometriyal).

Düşük doz kombine oral kontraseptiflerde de bu özelliğin geçerliliği henüz tam olarak

saptanmamıştır.

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Etinilestradiol

Emilim:

Oral olarak alınan etinilestradiol hızla ve tamamen emilir. Tek alımını takiben 1,5-4 saat

sonra yaklaşık 67 pg/ml olan en yüksek etkin madde düzeyine ulaşılmıştır. Emiliminin

ardından “ilk geçiş etkisi” ile etinilestradiol büyük ölçüde metabolize olur, böylece ortalama

oral biyoyararlanımı yaklaşık %44’tür.

Dağılım:

Etinilestradiol yüksek oranda, fakat non-spesifik (yaklaşık %98) olarak serum albümine

bağlanır

steroid

hormonu

bağlayıcı

globulin

(SHBG)

serum

seviyelerini

yükseltir.

Etinilestradiol belirgin olarak yaklaşık 2,8-8,6 L/kg arasında dağılım hacmine sahiptir.

Biyotransformasyon:

Etinilestradiol

ince

bağırsak

mukozasında

karaciğerde

konjuge

olur.

Etinilestradiol,

aromatik

hidroksilasyon

yoluyla

metabolize

olur,

ancak

birçok

hidroksillenmiş ve metillenmiş türevleri oluşur ve bunlar serbest veya glukuronid veya sülfat

metabolitleri şeklinde bulunurlar. 2,3-7 ml/dak/kg 'lık bir metabolik klerens oranı tespit

edilmiştir.

Eliminasyon:

Etinilestradiol serum seviyelerinin düşüşü 1 saat ve 10-20 saat yarı ömürlü olmak üzere iki

fazda karakterize edilmektedir. Değişmemiş ilaç atılmaz. Etinilestradiol metabolitlerinin

yarılanma ömrü yaklaşık 1 gündür. Metabolitleri böbrek ve safradan 4:6 oranında atılırlar.

Kararlı durum:

Tekli dozun ardından plazmadaki serum seviyesi iki katına çıktığı anda, tedavi periyodunun

ikinci yarısında kararlı duruma ulaşılır.

Dienogest

Emilim:

Oral olarak alınan dienogest hızla ve hemen hemen tamamen emilir. DİENİLLE alımının

ardından

saat

sonunda

maksimum

ilaç

serum

düzeyi

pg/ml’ye

ulaşılır.

Etinilestradiol ile kombinasyonuyla, ortalama biyoyararlanım yaklaşık %96’dır.

Dağılım:

Dienogest

serum

albümine

bağlanır,

ancak

SHBG’ye

veya

kortikosteroid

bağlayıcı

globulin’e

(CBG)

bağlanmaz.

İlaç

düzeylerinin

%90’ı

non-spesifik

olarak

albumine

bağlanırken

%10’u

bağlanmayarak

serbest

kalır.

Dienogest

yaklaşık

37-45

dağılım

hacmine sahiptir.

Biyotransformasyon:

Dienogest

çoğunlukla

hidroksilasyon

metabolize

edilir;

ancak

konjugasyon

endokrinolojik inaktif metabolitler oluşturmak için önemli bir rol oynar. Bu metabolitler

plazmadan hızlı bir şekilde elimine edilir ve bunun yanında değişmemiş dienogest ve

metabolitleri insan plazmasında tespit edilemez. Tek bir doz sonrasında, toplam klerensi (Cl

/ F) 3.6 L/saattir.

Eliminasyon:

Dienogest

8,5-10,8

saatlik

yarılanma

ömrüne

sahiptir.

Dienogest’in

sadece

ihmal

edilebilir bir miktarı değişmeden böbrek yoluyla atılır. 0.1 mg / kg dozlamadan sonra,

böbrek ve feçes atılım oranı 3:1 olmuştur. Oral uygulamadan sonra dozun % 86’sı 6 gün

içinde elimine edilmekle birlikte, büyük bir kısmı esas olarak idrar ile ilk 24 saat içinde

atılır.

Kararlı durum:

Dienogest’in farmakokinetiği SHBG proteinlerinin serum düzeyinden etkilenmez. Günlük

uygulandığında Dienogest serum seviyesi 1,5 kat yükselir ve kararlı hal durumuna 4 gün

sonunda ulaşılır.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Hayvan çalışmalarında, etinilestradiolun ve dionegestin etkileri bilinen farmakolojik etkiyle

ilişkili olanlarla sınırlı kalmıştır.

Dienogest

yapılan

üreme

toksikoloji

testleri

sonucunda

tipik

gestojenik

etkiler

gözlenmiştir: implantasyon öncesi ve sonrası anormalliğin artışı, gebelik süresinin uzaması,

yeni doğan ölüm oranındaki artış. Yüksek doz Dienogest’in ileri fazdaki gebelik ve laktasyon

süresinde

hayvanlara

verilmesi

sonucu,

sonraki

nesilde

bozulmuş

doğurganlık

gözlenmiştir.

Etinilestradiol kombine oral kontraseptif ürünlerin çoğunda östrojen bileşenidir. Yüksek

dozlarda embriyotoksik olduğu ve ürogenital organların farklılaşması üzerine olumsuz etkisi

olduğu saptanmıştır.

zamana

kadar

yapılan

çalışmalar

neticesinde

hiçbir

preklinik

toksisite

verisi

elde

edilmemiş

olmakla

beraber;

genellikle

kombine

oral

kontraseptif

kullanımı

ilgili

gerçekler,

yukarıda

belirtilenlerin

yanı

sıra

ürünün

tekrarlanan

uygulama

sonucunda,

genotoksisite ve karsinojenisite için özel bir risk faktörü olabileceği belirtilmemiştir.

Cinsel

hormonların

spesifik

hormon-bağımlı

doku

tümörlerin

büyümesinde

etkili

olabileceği de gözardı edilmemelidir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Tablet çekirdeği

Laktoz monohidrat (Sığır sütünden elde edilen şeker)

Mısır nişastası

Povidon K-30

Talk

Magnezyum stearat

Film kaplama

Opaglos 2 şeffaf:

Karmelloz sodyum

Maltodekstrin

Glukoz monohidrat

Soya lesitini

Sodyum sitrat

6.2.

Geçimsizlikler

Herhangi bir geçimsizlik yoktur.

6.3.

Raf ömrü

36 ay.

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

Bir blisterde 21 adet film kaplı tablet içeren, 1, 3 veya 6 adet PVC / PVDC / Alüminyum

blisterde.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller, “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”

“Ambalaj

Ambalaj

Atıklarının

Kontrolü

Yönetmeliği”ne

uygun

olarak

imha

edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Exeltis İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Kültür Mah. Nisbetiye Cad. No: 56, Akmerkez

B Blok Kat: 6 D: 574 Etiler, Beşiktaş / İstanbul

8.

RUHSAT NUMARASI

2015/136

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 16.02.2015

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Bu ürünle ilgili güvenlik uyarısı bulunmamaktadır.