DEMEPRAZOL

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • DEMEPRAZOL 20 MG 14 KAPSUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • DEMEPRAZOL 20 MG 14 KAPSUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • Celebrex

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699525151513
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 17

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DEMEPRAZOL 20 mg kapsül

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Omeprazol

20 mg

Yardımcı madde(ler):

Sakaroz

137.43 mg

Laktoz

8.00 mg

Sodyum lauril sülfat

0.41 mg

3.

FARMASÖTİK FORM

Sert jelatin kapsül

Mavi renkli sert jelatin kapsüller (1 no’lu) içinde, kremimsi beyaz-krem renkli enterik kaplı

pelletler.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik endikasyonlar

DEMEPRAZOL,

Yetişkinlerde

Duodenum ülserinin tedavisinde

Tekrarlayan duodenum ülserinin önlenmesinde

Gastrik ülserlerin tedavisinde

Tekrarlayan gastrik ülserlerin önlenmesinde

Uygun antibiyotikler ile kombinasyonu peptik ülser hastalığındaki Helicobacter pylori (H.

pylori) eradikasyonunda

Nonsteroidal antienflamatuar ilaçların (NSAİİ) kullanımı ile ilişkili gastrik ve duodenum

ülserlerinin tedavisinde

Risk altındaki hastalarda NSAİİ kullanımı ile ilişkili gastrik ve duodenum ülserlerinin

önlenmesinde

Reflü özofajit tedavisinde

İyileşmiş reflü özofajiti olan hastaların uzun süreli idame tedavisinde

Gastro-özofajiyal reflü hastalığının (GÖRH) semptomatik tedavisinde

Zollinger-Ellison sendromunun tedavisinde

Çocuklarda

1 yaşından büyük ve ≥ 10 kg olan çocuklarda

Reflü özofajit tedavisinde

GÖRH’de mide yanması ve asit regürjitasyonunun semptomatik tedavisinde

2 / 17

4 yaşından büyük çocuklar ve adölesanlarda

Antibiyotiklerle

kombinasyonu

H.

pylori

ilişkili

duodenum

ülserinin

tedavisinde

endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinlerdeki pozoloji

Duodenum ülserlerinin tedavisi

Aktif duodenum ülseri olan hastalarda önerilen doz günde bir defa 20 mg’dır. Çoğu hastada

iyileşme iki hafta içerisinde gerçekleşir. İlk doz rejiminden sonra tamamen iyileşmeyen

hastalar için, iyileşme genellikle bir sonraki iki haftalık tedavi periyodundan sonra meydana

gelir.

Tedaviye

zayıf

yanıt

veren

duodenum

ülserli

hastalarda

günde

defa

DEMEPRAZOL önerilmektedir ve iyileşme genellikle dört hafta içerisinde olur.

Tekrarlayan duodenum ülserlerinin önlenmesi

H. pylori negatif hastalarda nüks eden duodenum ülserinin önlenmesinde veya H. Pylori

eradikasyonunun

mümkün

olmadığında

önerilen

doz,

günde

defa

mg’dır.

Bazı

hastalarda günde bir defa l0 mg

yeterli olabilir. Tedavi başarısız olursa, doz 40 mg’a

artırılabilir.

Gastrik ülserlerinin tedavisi

Önerilen günlük doz günde bir defa 20 mg’dır. Çoğu hastada iyileşme dört hafta içerisinde

gerçekleşir. İlk doz rejiminden sonra tamamen iyileşmeyen hastalar için, iyileşme genellikle

bir sonraki dört haftalık tedavi periyodundan sonra meydana gelir. Tedaviye zayıf yanıt veren

gastrik ülserli hastalarda günde bir defa 40 mg DEMEPRAZOL önerilmektedir ve iyileşme

genellikle sekiz hafta içerisinde olur.

Tekrarlayan gastrik ülserlerin önlenmesi

Tedaviye zayıf yanıt veren gastrik ülserli hastalarda nüksün önlenmesi için önerilen doz

günde bir defa 20 mg’dır. Gerekirse doz günde bir defa 40 mg’a artırılabilir.

Peptik ülser hastalığında H. pylori eradikasyonu

H. pylorinin eradikasyonu için antibiyotik seçiminde hastanın ilaç toleransı göz önünde

bulundurulmalıdır ve ulusal, bölgesel ve lokal direnç verileri ve tedavi kılavuzları dikkate

alınmalıdır.

20 mg DEMEPRAZOL + 500 mg klaritromisin + 1.000 mg amoksisilin, bir hafta boyunca

her biri günde iki defa veya

20 mg DEMEPRAZOL + 250 mg klaritromisin (alternatif olarak 500 mg) + 400 mg

metronidazol (veya 500 mg metronidazol veya 500 mg tinidazol), bir hafta boyunca her

biri günde iki defa veya

Günde bir defa 40 mg DEMEPRAZOL ile birlikte bir hafta boyunca her biri günde üç defa

500 mg amoksisilin ve 400 mg metronidazol (veya 500 mg metronidazol veya 500 mg

tinidazol).

3 / 17

Her bir tedavi rejiminde eğer hasta yine H. pylori pozitif ise, tedavi tekrarlanabilir.

NSAİİ kullanımı ile ilişkili gastrik ve duodenum ülserlerinin tedavisi

NSAİİ kullanımı ile ilişkili gastrik ve duodenum ülserlerinin tedavisi için, önerilen doz günde

bir defa 20 mg’dır. Çoğu hastada iyileşme dört hafta içerisinde gerçekleşir. İlk tedaviden

sonra tamamen iyileşmemiş olan hastalar için, iyileşme genellikle bir sonraki dört haftalık

tedavi periyodunda olur.

Risk

altındaki

hastalarda

NSAİİ

kullanımı

ile

ilişkili

gastrik

ve

duodenum

ülserlerinin

önlenmesi

Risk altındaki hastalarda (yaş > 60, gastrik ve duodenum ülser geçmişinin olması, üst GI

kanama geçmişinin olması) NSAİİ kullanımı ile ilişkili gastrik veya duodenum ülserlerinin

önlenmesi için, önerilen doz günde bir defa 20 mg’dır.

Reflü özofajit tedavisi

Önerilen

günde

defa

mg’dır.

Çoğu

hastada

iyileşme

dört

hafta

içerisinde

gerçekleşir. İlk tedaviden sonra tamamen iyileşmemiş olan hastalar için, iyileşme genellikle

bir sonraki dört haftalık tedavi periyodunda olur.

Şiddetli özofajiti olan hastalarda günde bir defa 40 mg önerilmektedir ve iyileşme genellikle

sekiz hafta içerisinde gerçekleşir.

İyileşmiş reflü özofajiti olan hastaların uzun süreli idame tedavisi

İyileşmiş reflü özofajiti olan hastaların uzun süreli idame tedavisi için önerilen doz günde bir

defa 10 mg 'dır. Gerekirse, doz günde bir defa 20-40 mg’a artırılabilir.

GÖRH’nin semptomatik tedaisi

Önerilen doz günlük 20 mg’dır. Hastalar günlük 10 mg dozuna da yeterince yanıt verebilir ve

bu nedenle bireysel doz ayarlaması değerlendirilmelidir.

Günlük 20 mg DEMEPRAZOL dozu ile dört haftalık tedavi sonrasında semptom kontrolü

yapılamaz ise tekrar bir inceleme önerilmektedir.

Zollinger-Ellison sendromunun tedavisi

Zollinger-Ellison sendromlu hastalarda doz hastaya göre ayarlanmalıdır ve tedaviye klinik

olarak endike olduğu sürece devam edilmelidir. Önerilen başlangıç dozu günlük 60 mg’dır.

Şiddetli ve diğer tedavilere yeterli yanıt vermeyen tüm hastalar etkili bir şekilde kontrol

edilmiştir ve % 90'dan fazla hasta günlük 20-120 mg 'da tutulmuştur. Dozlar günlük 80 mg’ı

aşarsa doz bölünmeli ve günde iki defa olarak verilmelidir.

Uygulama şekli:

DEMEPRAZOL kapsüllerin sabah, tercihen aç karnına ve bütün olarak yarım bardak su ile

alınması önerilmektedir. Kapsüller çiğnenmemeli veya ezilmemelidir.

4 / 17

Yutma güçlüğü olan hastalar ve yarı katı gıda içebilen veya yutabilen çocuklar için

Hastalar, kapsülü açıp içeriğini yarım bardak su ile yutabilir veya içeriği kısmen asidik bir

sıvıya (örneğin meyve suyu, elma suyu veya gazsız su) ya da elma püresi içine karıştırarak da

alabilirler. Hastaların bu dispersiyonu hemen (veya 30 dakika içerisinde) içmeleri ve ilacı

içmeden hemen önce karıştırmaları ve yarım bardak su ile çalkalanarak tekrar içmeleri

önerilmektedir.

Alternatif olarak hastalar kapsülü emebilir ve yarım bardak su ile pelletleri yutabilir. Enterik

kaplı pelletler çiğnenmemelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekmez (bkz. Bölüm 5.2).

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda günlük 10-20 mg doz yeterli olabilir (bkz. Bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon:

1 yaşından büyük ve ≥ 10 kg olan çocuklarda

Reflü özofajit tedavisi

GÖRH’de mide yanması ve asit regürjitasyonunun semptomatik tedavisi

Önerilen pozoloji aşağıdaki gibidir:

Yaş

Ağırlık

Pozoloji

≥ 1 yaş

10-20 kg

Günde bir defa 10 mg. Gerekirse doz günde bir defa 20 mg’a

artırılabilir.

≥ 2 yaş

>20 kg

Günde bir defa 20 mg. Gerekirse doz günde bir defa 40 mg’a

artırılabilir.

Reflü özofajit: Tedavi süresi 4-8 haftadır.

GÖRH’de mide yanması ve asit regürjitasyonunun semptomatik tedavisi: Tedavi süresi 2-4

haftadır. Eğer semptom kontrolü 2-4 haftalık tedavi sonrasında yapılamamış ise hasta tekrar

incelenmelidir.

4 vaşından büyük çocuklar ve adölesanlarda

H. pylori ile ilişkili duodenum ülserinin tedavisi

Uygun kombinasyon tedavisi seçerken, bakteriyel direnç, tedavi süresi (en yaygın olarak 7

gün olup bazen 14 güne kadar sürebilir) ve antibakteriyel ajanların uygun kullanımı ile ilgili

ulusal, bölgesel ve lokal kılavuzlar dikkate alınmalıdır.

Tedavi bir uzman tarafından uygulanmalıdır.

Önerilen pozoloji aşağıdaki gibidir:

Ağırlık

Pozoloji

15-30 kg

İki antibiyotik ile kombinasyon: Bir hafta boyunca günde iki defa beraber

5 / 17

alınan 10 mg, DEMEPRAZOL amoksisilin 25 mg/kg vücut ağırlığı ve

klaritromisin 7.5 mg/kg vücut ağırlığı

31-40 kg

İki antibiyotik ile kombinasyon: Bir hafta boyunca günde iki defa beraber

alınan 20 mg DEMEPRAZOL 750 mg amoksisilin ve klaritromisin 7.5

mg/kg vücut ağırlığı

>40 kg

İki antibiyotik ile kombinasyon: Bir hafta boyunca günde iki defa beraber

alınan 20 mg DEMEPRAZOL 1 g amoksisilin ve 500 mg klaritromisin

Geriyatrik popülasyon (˃ 65 yaş):

Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez (bkz. Bölüm 5.2).

4.3

Kontrendikasyonlar

Omeprazole, benzimidazol türevlerine veya formüldeki herhangi bir maddeye aşırı duyarlılığı

olanlarda kontrendikedir.

Diğer

proton

pompası

inhibitörleri

(PPİ’ler)

gibi

omeprazol

nelfinavir

birlikte

kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm 4.5).

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Herhangi bir alarm belirtisinde (örn. önemli derecede istenmeyen kilo kaybı, tekrarlayan

kusma, disfaji, hematemez veya melena) ve şüphelenilen ya da tanısı konmuş gastrik ülser

vakalarında

kötü

huylu

olması

bertaraf

edilmiş

olmalıdır

çünkü

tedavi,

semptomları

hafifleterek tanıyı geciktirebilir.

Atazanavirin PPİ’ler ile beraber kullanımı önerilmez (bkz. Bölüm 4.5). Atazanavirin bir PPİ

ile kombinasyonunun kaçınılmaz olduğuna karar verilirse, atazanavirin 400 mg’a kadar olan

artan dozu ile 100 mg ritonavir kombinasyonunda yakın klinik izleme (örn. virüs yükü)

önerilmektedir ve omeprazol 20 mg’ı aşmamalıdır.

Tüm asit bloke eden tıbbi ürünlerde olduğu gibi omeprazol, hipo- veya aklorhidri nedeniyle

vitamini

(siyanokobalamin)

emilimini

azaltabilir.

durum

uzun

süreli

tedavide

vücutlarındaki B

vitamin deposu azalmış veya B

vitamini emiliminde azalma riski olan

hastalarda dikkate alınmalıdır.

Omeprazol bir CYP2C19 inhibit6rüdür. Omeprazol ile tedaviye başlarken veya tedaviyi

sonlandırırken,

CYP2C19

yoluyla

metabolize

olan

ilaçlar

olası

etkileşimler

değerlendirilmelidir. Klopidogrel ve omeprazol arasında bir etkileşim gözlenmiştir (bkz.

Bölüm

4.5).

etkileşimin

klinik

ilişkisi

belirsizdir.

önlem

olarak,

omeprazol

klopidogrelin eşzamanlı kullanımından kaçınılmalıdır.

Hipomagnezemi:

PPİ’ler ile en az 3 ay süreyle tedavi edilen hastalarda ve çoğu olguda da bir yıl tedaviden

sonra nadiren semptomatik ve asemptomatik hipomagnezemi bildirilmiştir. Ciddi advers

olaylar tetani, aritmiler ve nöbetleri içermektedir. Çoğu hastada hipomagnezemi tedavisi

magnezyum replasmanını ve PPİ tedavisinin kesilmesini gerektirmektedir. Uzun süre tedavi

6 / 17

alması beklenen yada PPİ’leri digoksin gibi ilaçlar yada hipomagnezemiye neden olabilecek

ilaçlarla (örn: diüretikler) birlikte alan hastalar için sağlık mesleği mensupları PPİ tedavisine

başlamadan önce ve daha sonra periyodik olarak magnezyum düzeylerini takip edebilirler.

Kemik kırığı:

Yayımlanmamış çeşitli gözlemsel çalışmalar, PPİ tedavisinin kalça, el bileği ya da omurgada

osteoporoza bağlı kırık riskinde bir artışla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Çoklu

günlük dozlar ve uzun süreli PPİ tedavisi (bir yıl ya da daha fazla) şeklinde tanımlanan

yüksek doz alan hastalarda kırık riski artmıştır. Hastalar tedavi edildikleri durum için uygun

olan en düşük dozda ve en kısa süreli PPİ tedavisini almalıdırlar.

Gözlemsel

çalışmalar,

PPİ

'lerin

genel

kırık

riskini

%10-40

oranında

artırabileceğini

önermektedir. Bu artışın bir kısmı, diğer risk faktörlerinden olabilir. Osteoporoz riski olan

hastalar, güncel klinik kılavuzlara göre tedavi edilmeli ve yeterli düzeyde D vitamini ve

kalsiyum almalıdır.

Subakut kütanöz lupus eritematozus

Proton pompa inhibitörleri çok seyrek olarak subakut kütanöz lupus eritematozus vakaları ile

ilişkilendirilmiştir. Özellikle derinin güneşe maruz kalan alanlarında olmak üzere lezyonların

ortaya çıkması ve artraljinin eşlik etmesi durumlarında hasta acilen tıbbi yardım almalı ve

sağlık mesleği mensubu DEMEPRAZOL tedavisinin kesilmesini değerlendirmelidir. Daha

önce

proton

pompa

inhibitörü

tedavisi

sonrası

subakut

kütanöz

lupus

eritematozus

gelişmiş olması, aynı durumun diğer proton pompa inhibitörleri ile de görülme riskini arttırır.

Nöroendokrin tümörler için yapılan incelemelerle etkileşimler:

Gastrik asit düzeyindeki ilaç kaynaklı azalmalara sekonder olarak serum kromogranin A

(CgA) düzeyleri artmaktadır. Artmış CgA düzeyi nöroendokrin tümörler için yapılan tanı

incelemelerinde

yanlış

pozitif

sonuçlara

açabilir.

Uygulayıcılar

düzeylerini

değerlendirmeden önce geçici olarak PPİ tedavisine ara vermeli ve eğer başlangıçtaki CgA

düzeyleri yüksek ise testi tekrar etmelidirler. Eğer seri testler yapılıyorsa (örn. monitorizasyon

için)

testler

arasındaki

referans

aralıkları

değişebileceği

için

testler

aynı

laboratuarda

yapılmalıdır.

Kronik hastalığı olan bazı çocukların, her ne kadar önerilmese de uzun süreli tedaviye

ihtiyaçları olabilir.

PPİ’ler ile tedavi, Salmonella ve Campylobacter gibi gastrointestinal enfeksiyon riskinde az

da olsa bir artışa neden olabilir (bkz. Bölüm 5.1).

Özellikle bir yıldan fazla olanlar olmak üzere tüm uzun süreli tüm tedavilerde olduğu gibi

hastalar düzenli olarak kontrol altında tutulmalıdır.

7 / 17

DEMEPRAZOL

laktoz

içermektedir.

Nadir

kalıtımsal

galaktoz

intoleransı,

Lapp

laktaz

yetmezliği

glukoz-galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların

ilacı

kullanmamaları gerekir.

Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda

sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Omeprazolün diğer ilaçların farmakokinetiğine etkisi

pH’ya bağımlı absorpsiyona sahip ilaçlar

Omeprazol ile tedavi süresince intragastrik asiditedeki azalma pH’ya bağımlı absorpsiyona

Sahip ilaçların emilimini arttırabilir veya azaltabilir.

Nelfinavir, atazanavir

Nelfinavir ve atazanavirin plazma seviyeleri, omeprazol ile eşzamanlı kullanımla azalır.

Omeprazolün

nelfinavir

eşzamanlı

kullanımı

kontendikedir

(bkz.

Bölüm

4.3).

Omeprazolün (günde bir defa 40 mg) eşzamanlı kullanımı, ortalama nelfinavir maruziyetini

yaklaşık % 40 oranında azaltmış ve farmakolojik olarak aktif metaboliti olan M8’in ortalama

maruziyeti

yaklaşık

75-90

oranında

azalmıştır.

Etkileşim

ayrıca

CYP2C19

inhibisyonunu da içerebilir.

Omeprazolün

atazanavir

eşzamanlı

kullanımı

önerilmez

(bkz.

Bölüm

4.4).

Sağlıklı

kişilerde omeprazolün (günde bir defa 40 mg) 300 mg atazanavir/100 mg ritonavir ile

eşzamanlı kullanımı, atazanavir maruziyetinin % 75 oranında azalmasına neden olmuştur.

Atazanavir dozunu 400 mg’a arttırmak da omeprazolün atazanavir maruziyeti üzerindeki

etkisini ortadan kaldırmamıştır. Sağlıklı kişilerde omeprazolün (günde bir defa 20 mg) 400

mg atazanavir/100 mg ritonavir ile eşzamanlı kullanımı, günde bir kez 300 mg atazanavir/100

mg ritonavir ile karşılaştırıldığında atazanavir maruziyetinde yaklaşık % 30’luk bir azalma ile

sonuçlanmıştır.

Digoksin

Sağlıklı kişilerde omeprazol (günlük 20 mg) ile digoksinin birlikte kullanılması digoksinin

biyoyararlanımını %10 oranında artırmıştır. Digoksin toksisitesi nadiren raporlanmıştır. Fakat

yaşlı hastalara yüksek dozla omeprazol verileceği zaman dikkat edilmelidir. Digoksinin

terapötik ilaç izlemesi bu nedenle desteklenmelidir.

Klopidogrel

Sağlıklı kişilerde yapılan çalışma sonuçları, klopidogrel (300 mg yükleme dozu/75 mg günlük

idame

dozu)

omeprazol

(günlük

ağızdan

alınan

arasında

farmakokinetik/farmakodinamik etkileşim göstermiştir ve bu, klopidogrelin aktif metabolitine

maruziyette

ortalama

46’lık

azalma

maksimum

trombosit

agregasyonu

inhibisyonunda (ADP ile uyarılan) ortalama %16’lık bir azalma ile sonuçlanmıştır.

8 / 17

Önemli kardiyovasküler olaylar bakımından omeprazolün farmakokinetik/farmakodinamik

etkileşiminin klinik uygulamaları ile ilgili tutarsız veriler, hem gözlemsel hem de klinik

araştırmalarda

raporlanmıştır.

önlem

olarak,

omeprazolün

klopidogrel

eşzamanlı

kullanımından kaçınılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Diğer ilaçlar

Posakonazol, erlotinib, ketokonazol ve itakonazol emilimi

önemli ölçüde azalmıştır, bu

nedenle

klinik

etkinlik

bozulabilir.

Posakonazol

erlotinibin

eşzamanlı

kullanımından

kaçınılmalıdır.

CYP2C19 ile metabolize olan ilaçlar

Omeprazol,

omeprazolü

metabolize

eden

enzim

CYP2C19

'nin

orta

dereceli

inhibitörüdür. Bu nedenle CYP2C19 ile de metabolize olan eşzamanlı alınan etkin maddelerin

metabolizması azalabilir ve bu ilaçlara olan sistemik maruziyet artar. Bu gibi ilaçlara örnek R-

varfarin ve diğer K vitamini antagonistleri, silostazol, diazepam ve fenitoindir.

Silostazol

Omeprazolün,

dozda

sağlıklı

gönüllülere

verildiği

çapraz

geçişli

çalışmada,

silostazolün C

maks

ve plazma-konsantasyon zaman eğrisi altında kalan alan (EAA) seviyelerini

sırasıyla % 18 ve % 26 ve aktif metabolitlerinden birinin C

maks

ve EAA seviyelerini sırayla

%29 ve %69 arttırdığı görülmüştür.

Fenitoin

Omeprazol tedavisine başladıktan sonra ilk iki hafta fenitoin plazma konsantrasyonunun

izlenmesi önerilmektedir ve eğer fenitoin doz ayarlaması yapılmış ise, omeprazol tedavisi

izlenmeli ve sonunda bir kez daha doz ayarlaması gereklidir.

Bilinmeyen mekanizma

Sakinavir

Omeprazolün sakinavir/ritonavir ile eşzamanlı

kullanımı, sakinavir plazma seviyelerinde

yaklaşık %70’lik bir artışa neden olmuştur. HIV enfekte hastalarda bu durum iyi tolerabilite

ile ilişkilidir.

Takrolimus

Omeprazolün eşzamanlı kullanımı, takrolimusun serum seviyelerini artırdığı raporlanmıştır.

Böbrek fonksiyonu (kreatinin klirensi) ile birlikte takrolimus konsantrasyonlarını da yakından

izlenmeli, gerekirse takrolimus dozu ayarlanmalıdır.

Metotreksat

PPİ’ler

beraber

verildiği

zaman

metotreksat

seviyelerinin

bazı

hastalarda

arttığı

raporlanmıştır.

Yüksek

dozda

metotreksat

uygulamasında

geçici

olarak

omeprazole

verilmesi düşünülmelidir.

Diğer ilaçların omeprazol farmakokinetiği üzerine etkisi

9 / 17

CYP2C19 ve/veya CYP3A4 inhibitörleri

Omeprazol CYP2C19 ve CYP3A4 ile metabolize olduğundan CYP2C19 veya CYP3A4 'ü

inhibe ettikleri bilinen ilaçlar (klaritromisin ve vorikonazol gibi) omeprazolün metabolizma

hızını azaltarak omeprazol serum seviyelerinde artışa neden olabilir. Eşzamanlı vorikonazol

tedavisi, omeprazol etkisini iki kattan fazla arttırmıştır. Omeprazolün yüksek dozları iyi tolere

edildiğinden genellikle omeprazol dozunun ayarlanması gerekmemektedir. Fakat şiddetli

karaciğer

yetmezliği olan hastalarda ve uzun

süreli tedavi durumunda doz ayarlanması

değerlendirilmelidir.

CYP2C19 ve/veya CYP3A4 indükleyicileri

CYP2C19 veya CYP3A4 veya her ikisini indüklediği bilinen ilaçlar (rifampisin ve St John's

wort

gibi),

omeprazolün

metabolizmasını

artırarak

omeprazolün

serum

düzeylerinin

azalmasına neden olabilir.

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C ’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda ve doğum kontrolü uygulayanlarda ilacın

kullanımı yönünden özel bir öneri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Üç prospektif epidemiyolojik çalışma (1000'den fazla maruz kalma) sonuçları omeprazolün

gebelik

fetüs/yenidoğanın

sağlığı

üzerinde

zararlı

etkisinin

olmadığını

göstermektedir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik ve/veya embriyonal/fetal gelişim ve/veya

doğum ve/veya doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz. Bölüm

5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

DEMEPRAZOL gebelikte ancak anneye sağlayacağı faydalar fetüs için potansiyel risklere

üstünse kullanılmalıdır.

Laktasyon dönemi

Omeprazol anne sütüne geçer, ancak terapötik dozlarda kullanıldığında çocuk üzerine etkisi

olması beklenmez.

Üreme yeteneği/Fertilite

Rasemik karışımla yapılan hayvan çalışmalarında oral olarak verilen omeprazolün fertilite

üzerinde bir etkisi olmadığı belirtmiştir.

10 / 17

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

DEMEPRAZOL’ün

araç

makine

kullanma

üzerinde

herhangi

etkisinin

olması

beklenmemektedir. Sersemleme ve görme bozuklukları gibi yan etkiler olabilir (bkz. Bölüm

4.8). Bu etkilerin görüldüğü hastalar araç ve makine kullanmamalıdır.

4.8

İstenmeyen etkiler

En yaygın yan etkiler (hastaların % 1-10 'unda), baş ağrısı, abdominal ağrı, konstipasyon,

diyare, şişkinlik ve bulantı/kusmadır.

Omeprazol ile yapılan klinik araştırmalarda ve pazarlama sonrası çalışmalarda aşağıdaki

advers ilaç reaksiyonlarının görülebildiği bildirilmiş veya bunlardan şüphelenilmiştir. Ancak

hiçbiri doz ile bağlantılı bulunmamıştır. İstenmeyen etkiler, görülme sıklığı ve Sistem Organ

Sınıfına göre sınıflandırılmıştır. Sıklıklar şu şekilde tanımlanmaktadır:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100, < 1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000, < 1/100); seyrek

(≥1/10.000, < 1/1.000), çok seyrek (< 1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Seyrek:

Lökopeni, trombositopeni

Çok seyrek:

Agranülositoz, pansitopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek:

Hipersensitivite

reaksiyonları

örn.

ateş,

anjiyoödem,

anafilaktik

reaksiyon/şok

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Seyrek:

Hiponatremi

Bilinmiyor:

Hipomagnezemi; şiddetli hipomagnezemi hipokalsemiye neden olabilir.

Hipomagnezemi ayrıca hipokalemiyle de ilgili olabilir.

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın olmayan:

Uykusuzluk

Seyrek:

Ajitasyon, konfüzyon, depresyon, indispozisyon

Çok seyrek:

Agresyon, halüsinasyonlar,yorgunluk

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın:

Baş ağrısı

Yaygın olmayan:

Sersemleme, parestezi, somnolans

Seyrek:

Tat alma bozukluğu

Çok seyrek:

Geri dönüşümlü oryantasyon bozukluğu

Göz hastalıkları

Seyrek:

Bulanık görme

11 / 17

Çok seyrek:

Geri

dönüşümü

olmayan

görme

bozukluğu

(intravenöz

omeprazol

enjeksiyonu uygulanan kritik hastaların izole olgularında görülmüş olup

nedensellik ilişkisi belirlenmemiştir)

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın olmayan:

Vertigo

Kardiyak hastalıklar

Çok seyrek:

Göğüs ağrısı (anjina pektorise benzeyebilir)

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Seyrek:

Bronkospazm

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın:

Abdominal ağrı, konstipasyon, diyare, şişkinlik, bulantı/kusma, fundik

bez polipleri (benign)

Seyrek:

Ağız kuruluğu, stomatit, gastrointestinal kandidiyazis

Çok seyrek:

Gastrik mukoz membranın çok kromozomlu hipertrofisi, çoğu olguda

histolojik olarak, benign ve geri dönüşümlü olan beze benzeri kistler

olarak adlandırılmıştır.

Bilinmiyor:

Mikroskopik kolit, omeprazol ile tedavinin ilk iki haftasında serum

gastrin düzeyleri artmış olup tedavinin sonlandırılmasında sonra normal

değerlere dönmüştür.

Hepatobiliyer hastalıklar

Yaygın olmayan:

Karaciğer enzimlerinde yükselme

Seyrek:

Sarılık eşlik eden veya etmeyen hepatit

Çok seyrek:

Karaciğer yetmezliği, daha önce karaciğer hastalığı olan hastalarda

ensefalopati

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın olmayan:

Dermatit, kaşıntı, döküntü, ürtiker

Seyrek:

Alopesi, fotosensitivite

Çok seyrek:

Eritema

multiforme,

Stevens-Johnson

sendromu,

toksik

epidermal

nekroliz (TEN)Bilinmiyor: Subakut kütanöz lupus eritematozus (bkz.

Bölüm 4.4)

Kas, iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan:

Kalça, bilek veya omurga kırığı

Seyrek

Artralji, miyalji

Çok seyrek:

Kas zayıflığı,rabdomiyoliz

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Seyrek:

İnterstisyel nefrit

12 / 17

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Çok seyrek:

JinekomastiBilinmiyor: Cinsel güçte yaşanan rahatsızlıklar

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın olmayan:

Halsizlik, periferal ödem

Seyrek:

Aşırı terleme

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Omeprazolün güvenliliği, 0 ila 16 yaşlarındaki asitle ilişkili hastalığı olan toplam 310 çocukta

değerlendirilmiştir. 749 güne kadar şiddetli erozif özofajit için yapılan bir klinik araştırmada

omeprazolün idame tedavisini alan 46 çocuktan elde edilen uzun süreli güvenlilik verileri

kısıtlıdır. Advers etki profili genel olarak kısa ve uzun süreli tedavideki yetişkinlerde olduğu

gibidir. Ergenlik ve gelişme döneminde omeprazol tedavisinin etkileri hakkında uzun süreli

veriler bulunmamaktadır.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0800 314 0008; faks: 03122183599)

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

İnsanlarda omeprazolün doz aşımı etkileri hakkında bilgi kısıtlıdır. Literatürde, 560 mg’a

kadar olan dozlar tarif edilmiş ve 2.400 mg omeprazole (önerilen klinik dozun 120 katı) varan

oral

dozlarla

ilgili

nadir

bildirimler

bulunmaktadır.

Bulantı,

kusma,

sersemleme,

abdominal ağrı, diyare ve baş ağrısı bildirilmiştir. Ayrıca apati, depresyon ve konfüzyonun tek

başına tarif edildiği vakalar da vardır.

Tanımlanan semptomlar geçicidir ve ciddi bir sonlanım bildirilmemiştir. Eliminasyon hızı

(birinci derece kinetiği) doz artışı ile değişmemiştir. Tedavi gerekirse semptomatiktir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Proton pompası inhibitörleri

ATC kodu: A02BC01

Etki mekanizması

İki enantiyomerin rasemik bir karışımı olan omeprazol, mide asidi sekresyonunu yüksek

oranda hedeflenmiş bir etki mekanizması yoluyla azaltır. Pariyetal hücredeki asit pompasının

spesifik bir inhibitörüdür, hızlı bir şekilde etki gösterir ve günde bir defa alınan doz ile mide

asit sekresyonunun tersinebilir inhibisyonu üzerinden kontrol sağlar.

13 / 17

Omeprazol, zayıf bir baz olup pariyetal hücre içerisinde intrasellüler kanaliküllerin yüksek

oranda asidik olan ortamında aktif formuna çevrilir ve H

-ATPaz enzimini (asit pompası)

inhibe eder. Mide asidi oluşum prosesinin son basamağındaki bu etki doza bağımlıdır ve

uyarıdan bağımsız olarak hem bazal asit sekresyonu hem de uyarılmış asit sekresyonunun

inhibisyonunu oldukça etkin biçimde sağlamaktadır.

Farmakodinamik etkiler

Gözlenen tüm farmakodinamik etkiler, omeprazolün asit sekresyonu üzerindeki etkisi ile

açıklanabilir.

Mide asidi sekresyonuna etkisi

Günde bir defa oral yoldan alınan omeprazol ile 4 günlük tedaviyle maksimum etkisine

ulaşarak gündüz ve gece gerçekleşen mide asidi sekresyonunun hızlı ve etkin inhibisyonu

sağlanır. 20 mg omeprazol ile duodenum ülserli hastalarda 24 saatlik intragastik asiditesinde

en az %80’lik ortalama bir azalma korunur ve pentagastin stimülasyonundan sonra asit tepe

değerindeki ortalama azalma, uygulanan dozdan 24 saat sonra yaklaşık %70’dir.

Oral olarak alınan 20 mg omeprazol duodenum ülserli hastalarda 24 saatlik sürede ortalama

17 saat süreyle intragastrik pH’ı > 3’de tutar.

Omeprazol azalan asit sekresyonu ve intragastrik asiditenin bir sonucu olarak GÖRH olan

hastalarda yemek borusunun asit maruziyetini doza bağlı olarak azaltır/normalize eder.

Asit sekresyonunun inhibisyonu, omeprazolün EAA 'sı ile ilişkilidir ve belirtilen zamanda

gerçek plazma konsantasyonu değildir.

Omeprazol ile tedavi sırasında taşifilaksi gözlenmemiştir.

H. pylori üzerindeki etkisi

H. pylori duodenum ve mide ülser hastalığı dahil peptik ülser hastalığı ile ilişkilidir. H. Pylori

gastritin gelişmesinde en önemli faktördür. Gastrik asit ile birlikte H. pylori peptik ülser

hastalığının gelişmesindeki en önemli faktörlerdir. H. pylori, mide kanserinin gelişmesinde

artan bir riskle ilişkili olan atrofik gastritin gelişmesinde en önemli faktördür.

Omeprazol ve antimikrobiyaller ile H. pylori eradikasyonu, peptik ülserlerinin iyileşmesinde

yüksek hız ve uzun süreli gerileme ile ilişkilidir.

İkili tedaviler test edilmiş ve üçlü tedavilere göre daha az etkin bulunmuştur. Fakat bilinen

hipersensitivitenin herhangi bir üçlü kombinasyonun kullanımını imkansız kıldığı durumlarda

ikili tedavilerin kullanımı düşünülebilir.

14 / 17

Asit inhibisyonu ile ilişkili diğer etkiler

Uzun süreli tedaviler sırasında gastrik glandüler kistlerin görülme sıklığında bir miktar artış

raporlanmıştır. Bunlar asit sekresyonunun inhibisyonu sonucu ortaya çıkan selim ve geri

dönüşlü değişikliklerdir.

PPİ’ler dahil, herhangi bir sebepten dolayı azalan gastrik asidite, gastrointestinal sistemde

normal olarak var olan bakterilerin sayısında artışa neden olur. PPİ’ler ile tedavi Salmonella

ve Campylobacter ve muhtemelen ayrıca hastanede yatan hastalarda Clostridium difficile gibi

gastointestinal enfeksiyonların riskini az da olsa artırabilir.

Asit sekresyonunu inhibe eden ilaçlarla tedavi sırasında asit sekresyonunun azalmasına bağlı

olarak serum gastrin düzeyi yükselir. Aynı zamanda azalan gastrik asiditeden dolayı CgA

artar. Artan CgA düzeyi, nöroendokrin tümörler için araştırmaları engelleyebilir. Literatür

raporları, PPİ tedavisinin CgA ölçümlerinden en az 5 gün önce durdurulması gerektiğini

belirtmektedir. CgA ve gastrin düzeyleri 5 günden sonra normale dönmemiş ise ölçümler

omeprazol tedavisine ara verdikten 14 gün sonra tekrarlanmalıdır.

Omeprazol ile uzun süreli tedavide, muhtemelen serum gastrin düzeylerindeki artışa bağlı

olarak bazı hastalarda (çocuklar ve yetişkinler) enterokromafin-benzeri hücrelerde (ECL) artış

görülmüştür. Bu bulguların klinik önemi olmadığı düşünülmektedir.

Pediyatrik kullanım

Şiddetli reflü özofajiti olan çocuklarda (1-16 yaş) yapılmış kontrollü olmayan bir çalışmada

0,7 ila 1,4 mg/kg arasındaki dozlarda omeprazol, olguların % 90’nında özofajit düzeyini

iyileştirmiş ve önemli oranda reflü semptomlarını azaltmıştır. Tek-kör bir çalışmada, klinik

açıdan GÖRH tanılı 0-24 ay arasındaki çocuklar, 0,5 mg, 1,0 mg ve 1,5 mg omeprazol/kg ile

tedavi edilmiştir. Kusma/regürjitasyon epizodlarının sıklığı 8 haftalık tedavinin ardından

dozdan bağımsız olarak % 50 oranında azalmıştır.

Çocuklarda H. pylori eradikasyonu

Randomize, çift-kör bir klinik çalışma (Héliot çalışması), iki antibiyotik (amoksisilin ve

klaritromisin) ile omeprazol kombinasyonunun, gastritli, 4 yaş ve üzerindeki çocuklardaki

H.pylori enfeksiyonunun tedavisinde güvenilir ve etkin olduğu sonucuna varmıştır: H. Pylori

eradikasyon

oranı

omeprazol

amoksisilin

klaritomisin

74,2

(23/31

hasta),

amoksisitin + klaritromisin ile de % 9,4’dür (3/32 hasta). Fakat dispeptik semptomlara göre

herhangi kliniksel bir yarara dair kanıt bulunmamaktadır. Bu çalışma 4 yaşından küçük

çocuklar için herhangi bir bilgiyi desteklememektedir.

5.2

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Omeprazol ve omeprazol magnezyum aside dayanıksızdır ve bu nedenle ağız yolundan

kapsüller ve tabletlerde enterik kaplı granüller halinde alınır. Omeprazolün emilimi hızlı olup

doz alındıktan sonra pik plazma seviyelerine yaklaşık 1-2 saat sonra ulaşılır. Omeprazolün

15 / 17

emilimi ince bağırsakta olur ve genellikle 3-6 saat içerisinde tamamlanır. Yiyeceklerle birlikte

alınmasının biyoyararlanım üzerinde bir etkisi yoktur. Omeprazolün oral olarak tek doz

verilmesinden sonra sistemik yararlanım (biyoyararlanım) yaklaşık % 40’dır. Günde tek doz

olarak düzenli kullanıldığında biyoyararlanım yaklaşık % 60’a yükselir.

Dağılım:

Sağlıklı gönüllülerdeki görünür dağılım hacmi, yaklaşık 0.3 L/kg vücut ağırlığıdır. Omeprazol

plazma proteinlerine % 97 oranında bağlanır.

Biyotransformasyon:

Omeprazol

sitokrom

P450

sistemi

(CYP)

tamamen

metabolize

olur.

Omeprazol

metabolizmasının büyük bir bölümü polimorfik CYP2C19’a bağlıdır ve CYP2C19 hidroksi-

omeprazolün oluşumundan sorumlu olup plazmadaki en önemli metabolittir. Omeprazolün

metabolizmasının geri kalan başka bir spesifik izoform olan CYP3A4 'e bağlıdır ve CYP3A4

plazmadaki temel metabolit olan omeprazol sülfon oluşumundan sorumludur. Omeprazolün

CYP2C19’a olan yüksek eğiliminin bir sonucu olarak, CYP2C19 için diğer substratlar ile

kompetitif bir inhibisyon ve metabolik ilaç-ilaç etkileşim olasılığı vardır. Fakat CYP3A4'e

olan düşük eğilim nedeniyle, omeprazolün diğer CYP3A4 substatlarının metabolizmasını

inhibe etme potansiyeli yoktur. Buna ek olarak omeprazolün ana CYP enzimleri üzerinde

inhibitör etkisi yoktur.

Beyaz ırk popülasyonunun yaklaşık % 3’ü ve Asyalı popülasyonun ise % 15-20’sinde

fonksiyonel

CYP2C19

enzimi

eksiktir,

bunlara

yavaş

metabolize

ediciler

denir.

tür

kişilerde omeprazol metabolizması muhtemelen temel olarak CYP3A4 ile katalize olur.

Günde

tekrarlayan

omeprazol

alımından

sonra,

ortalama

EAA,

yavaş

metabolize edicilerde fonksiyonel CYP2C19 enzimine sahip olanlardan (hızlı metabolize

ediciler) 5 ila 10 kat daha yüksektir. Ortalama pik plazma konsantrasyonları da 3 ila 5 kat

daha fazladır. Bu bulguların omeprazolün dozajına etkisi yoktur.

Eliminasyon:

Omeprazolün plazma eliminasyonu yan ömrü, hem tek doz hem günde bir defa oral olarak

alınan

tekrarlayan

için

genellikle

saatten

kısadır.

Omeprazol,

aralıklarında

tamamen plazmadan uzaklaştırılır ve günde tek doz uygulamasında birikim eğilimi göstermez.

Omeprazolün oral dozunun neredeyse % 80’i metabolitleri halinde idrarla atılır ve kalanı esas

olarak safra salgısından dolayı feçesle atılmaktadır.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Omeprazolün tekrarlanan kullanımı ile EAA artar. Bu artış doz ile bağlantılıdır ve tekrarlanan

dozlardan sonra EAA'da daha çok doz orantılı bir artışa neden olmaktadır. Zaman ve doz

bağımlılığı, omeprazol

ve/veya metabolitlerinin (örn. sülfon) CYP2C19 enzimini inhibe

etmesi nedeni ile ilk geçiş metabolizması ve sistemik klirensteki azalmaya bağlı olabilir.

Omeprazolün metabolitlerinden hiçbirinin mide asidi sekresyonuna etkisi yoktur.

16 / 17

Hastalardaki karakteristik özellikler

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda omeprazolün metabolizması bozulmuştur ve bunun

sonucu

olarak

artmıştır.

Günde

kullanım

omeprazol

birikim

eğilimi

göstermez.

Böbrek yetmezliği:

Böbrek

fonksiyonu

azalmış

hastalarda,

sistemik

biyoyararlanım

eliminasyon

hızı

dahil

omeprazolün farmakokinetiği değişmemiştir.

Yaşlı hastalar:

Omeprazolün metabolizma hızı, yaşlı hastalarda (75-79 yaş) kısmen azalmıştır.

Pediyatik hastalar:

yaşından

büyük

çocukların

önerilen

dozlar

tedavisi

sırasında,

yetişkinlerle

karşılaştırıldığında benzer plazma konsantrasyonları elde edilmiştir. 6 aydan daha küçük

çocuklarda, omeprazol klirensi omeprazolün metabolize edilmesi için kapasitenin düşük

olması nedeniyle azdır.

5.3

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Omeprazol

ömür

boyu

tedavi

edilen

sıçanlarda

gastrik

ECL-hücre

hiperplazisi

karsinoidler gözlenmiştir. Bu değişimlere asit salgısının uzun süreli baskılanmasına bağlı

olarak gelişen hipergastrinemi neden olur. H

-reseptör antagonistleri ve PPİ’ler ile tedavi ve

kısmi fundektomiden sonra da benzer bulgulara rastlanmıştır. Bu nedenle bu değişimler

kullanılan ilaçlardan hiçbirinin tek başına direkt etkisine bağlı değildir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Sakaroz

Mısır nişastası

Laktoz

Hidroksipropil selüloz

Sodyum lauril sülfat

Kristalize disodyum fosfat

Dietil ftalat

Hidroksipropil metil selüloz

Hidroksipropil metil selüloz ftalat

6.2

Geçimsizlikler

Mevcut değildir.

6.3

Raf ömrü

36 Ay

17 / 17

6.4

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C ’nin altındaki oda sıcaklığında ve kuru bir yerde saklayınız. Kapsüller ambalaj açıldıktan

sonra 1 ay içinde tüketilmeli, bu süre aşıldığında artan ilaç kullanılmamalıdır.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

14 Kapsül içeren;

30 ml’lik beyaz opak YDPE şişe, çocuk emniyetli beyaz opak polipropilen kapak

6.6

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller "Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği" ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri"ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

DEVA HOLDİNG A.Ş.

Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad. No:1

34303 Küçükçekmece-İSTANBUL

Tel: 0212 692 92 92

Fax: 0212 697 23 10

8.

RUHSAT NUMARASI(LARI)

155/57

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 22.03.1991

Ruhsat yenileme tarihi: 20.03.2013

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Bu ürünle ilgili güvenlik uyarısı bulunmamaktadır.

2-10-2018

Nexium Control (Pfizer Healthcare Ireland)

Nexium Control (Pfizer Healthcare Ireland)

Nexium Control (Active substance: esomeprazole) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)6474 of Tue, 02 Oct 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/002618/T/0023

Europe -DG Health and Food Safety

27-6-2018

Nexium Control (Pfizer Consumer Healthcare Limited)

Nexium Control (Pfizer Consumer Healthcare Limited)

Nexium Control (Active substance: esomeprazole) - Centralised - Renewal - Commission Decision (2018) 4111 of Wed, 27 Jun 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/2618/R/21

Europe -DG Health and Food Safety