CLIMEN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • CLIMEN 21 DRAJE
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • CLIMEN 21 DRAJE
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • siproteron ve östrojen

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699546124435
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

CLIMEN

draje

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin maddeler:

Beyaz renkli her bir draje 2.0 mg estradiol valerat içerir.

Pembe renkli her bir draje ise, 2.0 mg estradiol valerat ve 1.0 mg siproteron asetat içerir.

Yardımcı maddeler:

Pembe renkli her bir draje,

laktoz monohidrat

45.100-45.250 mg,

gliserol

0.206 mg,

sukroz

33.551 mg içerir.

Beyaz renkli her bir draje,

laktoz monohidrat

46.100-46.250 mg,

sukroz

33.980 mg içerir.

Yardımcı maddelerin tam listesi için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Draje.

11 adet beyaz renkli film kaplı draje ve 10 adet pembe renkli film kaplı draje.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

Klimakterik şikayetler için hormonal replasman tedavisi, deri ve ürogenital traktüsün

involusyon bulgularının varlığı, klimakterik depresif ruh halleri, uterusu olan kadınlarda

doğal menopoz veya hipogonadizme bağlı eksiklik semptomları, kastrasyon veya primer

ovaryan yetmezlik;

Postmenopozal osteoporozun önlenmesi;

Düzensiz menstrüel siklüslerin kontrolü;

Primer veya sekonder amenore tedavisi.

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

İlk 11 gün boyunca hergün bir adet beyaz draje alınır. Sonraki 10 gün boyunca ise hergün bir

adet pembe draje alınır. 21 günlük draje alımını takiben 7 gün draje alınmaz.

Uygulama şekli:

CLIMEN tedavisine başlarken:

Eğer hasta halen adet görmekteyse, tedavi siklusun beşinci gününde başlamalıdır (kanamanın

ilk günü=siklusun ilk günü).

Amenoreik olanlar veya çok nadir kanamaları olanlar ile postmenopozal hastalar gebelik

ekarte edildikten sonra tedaviye herhangi bir zamanda başlayabilirler (bkz 4.6 Gebelik ve

Laktasyon).

Uygulama:

Her pakette 21 günlük tedavi bulunmaktadır. Yeni bir paket CLIMEN’e, 7 günlük draje

alınmayan dönemi takiben, bir öncekinin başlandığı günde başlanmalıdır.

Drajeler bütün olarak bir miktar su ile yutulur.

Hastanın drajeyi günün hangi saatinde aldığı önem taşımaz, ancak belli bir zaman seçildikten

sonra buna hergün uyulması gerekir.

Unutulan tabletler:

Draje unutulduğunda olabildiğince çabuk alınmalıdır. 24 saatten fazla bir süre geçmiş ise

ekstra tablet alınmasına gerek yoktur. Birden çok tablet unutulmuşsa kanama yaşanabilir.

Kanama sıklıkla 7 günlük ilaç alınmayan dönem sırasında, son drajenin alınmasını takiben

birkaç gün içinde ortaya çıkar.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek

yetmezliği:

CLIMEN’in

böbrek

bozukluğu

olan

hastalardaki

kullanımına

dair

spesifik bir çalışma

yoktur. Eldeki veriler bu hasta popülasyonu için dozaj ayarlaması

yapılması gerektiğine ilişkin bir sonuç ortaya koymamaktadır.

Karaciğer yetmezliği:

CLIMEN’in karaciğer bozukluğu olan hastalardaki kullanımına dair

spesifik

çalışma

yoktur.

CLIMEN

ağır

karaciğer

hastalığı

bulunan

kadınlarda

kontrendikedir (bkz. 4.3 Kontrendikasyonlar).

Pediyatrik popülasyon:

CLIMEN’in çocuklarda ve adolesanlarda kullanımı endike değildir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda dozaj ayarlamasına ihtiyaç olduğuna dair bilgi

bulunmamaktadır. 65 yaş ve üzeri kadın hastalardaki kullanımı için 4.4 Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri kısmına bakınız.

4.3

Kontrendikasyonlar

Aşağıdaki koşulların varlığında Hormon Replasman Tedavisi (HRT)’ye başlanmamalıdır.

HRT kullanımı sırasında bu koşullardan herhangi birisinin ortaya çıkması durumunda tedavi

derhal kesilmelidir:

Gebelik ve laktasyon

Tanı konmamış vajinal kanama

Meme kanseri ya da şüphesi

Seks

hormonlarından

etkileniyorsa

pre-malign

durumlar

veya

maligniteler

şüphesi

Karaciğer tümörü varlığı (benign veya malign) (veya geçmişte olduysa)

Şiddetli karaciğer hastalığı

Akut arteriyel tromboembolizm (ör. Miyokard enfarktüsü, inme)

Aktif

derin

trombozu,

tromboembolik

bozukluklar

veya

bunlara

ilişkin

belgelendirilmiş öykü

Şiddetli hipertrigliseridemi

Etkin ya da yardımcı maddelere karşı allerjik durumlar.

Yüksek venöz veya arteriyel tromboz riski

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

CLIMEN kontraseptif olarak kullanılamaz.

Tedaviye

başlanmadan

önce,

hastaya

yönelik

tedavinin

bireysel

yarar/risk

durumu

belirlenirken

aşağıda

ifade

edilen

tüm

durumların/risk

faktörlerinin

göz

önünde

bulundurulması gerekir.

HRT kullanımı sırasında, bir kontrendikasyon saptandığında ve aşağıdaki durumlarda, tedavi

ivedilikle bırakılmalıdır:

Migren

tipinde

yaşanan

sık

sıra

dışı

şiddetli

baş

ağrıları

veya

serebrovasküler oklüzyonun olası ön belirtileri olan diğer semptomlar

İlk olarak gebelikte ya da daha önceden seks steroidleri kullanımı sırasında ortaya çıkan

kolestatik sarılığın veya kolestatik prüritin rekürensi

Trombotik bir olaya ilişkin semptomlar ya da şüphesi

Aşağıdaki durumların ya da risk faktörlerinin ilk kez ortaya çıktığı ya da kötüleşdiği durumda,

bireysel

yarar/risk analizi tekrar

yapılmalı, tedavinin bırakılması gerekliliği göz önünde

bulundurulmalıdır.

Kombine risk faktörleri veya şiddetli bireysel risk faktörüne sahip kadınlarda sinerjistik

tromboz riskinin artış potansiyeli göz önünde tutulmalıdır. Bu yöndeki risk artışı, diğer

faktörlerin

basit

kümülatif

riskinden

daha

büyük

olabilir.

Negatif

risk

yarar

değerlendirmesi durumunda HRT tedavisi uygulanmamalıdır.

Estragenler tek başına ya da progestin ile birlikte hedeflenen amaçlar için mümkün olan en

düşük dozda ve en kısa sürede kullanılmalıdır.

Venöz tromboembolizm

Randomize

kontrollü

çalışmalar

epidemiyolojik

çalışmalar,

artmış

venöz

tromboembolizm (VTE; derin ven trombozu veya pulmoner emboli) relatif riskine işaret

etmektedir.

Venöz

tromboembolizm

riski

taşıyan

kadınlarda

tedavisi

uygulaması

reçetelenmeden önce, yarar-risk oranı dikkatle değerlendirilmelidir.

VTE için genellikle tanımlanan risk faktörleri, aile öyküsü (yakın akrabada nisbeten erken

yaşlarda

ortaya

çıkan

VTE,

genetik

dispozisyona

işaret

edebilmektedir)

aşırı

şişmanlıktır. VTE riski yaşla birlikte de artmaktadır. VTE'de variköz venlerin olası rolü ile

ilgili bir görüş bulunmamaktadır.

VTE riski uzun süreli immobilizasyon, majör elektif veya travma sonrası cerrahi girişim ya da

majör travma ile geçici olarak artabilir. Olayın niteliğine ve immobilizasyonun süresine bağlı

olarak HRT uygulamasına geçici olarak ara verilebilir.

Arteriyel tromboembolizm

Sürekli, kombine konjuge kısrak estragenleri (CEE) ve medroksiprogesteron asetat (MPA)

uygulamasını konu alan randomize kontrollü çalışmalarda, tedavinin ilk yılında koroner kalp

hastalığına (KKH) ilişkin olası bir risk artışı izlenmiş, peşi sıra kardiyovasküler bir yarar

gösterilememiştir. Tek başına CEE’nin kullanıldığı kapsamlı bir çalışmada, 50-59 yaşları

arasındaki kadınlarda KKH oranlarında potansiyel bir azalma görülmüş, toplam çalışma

popülasyonunda genel bir yarar izlenmemiştir. İkincil bir sonuç olarak, tek başına CEE ya da

MPA ile kombine CEE’yi konu alan kapsamlı iki klinik çalışmada inme riskinin %30-%40

arttığı saptanmıştır. Bu bulguların diğer HRT ürünleri ya da oral olmayan uygulama yolları

için geçerli olup olmadığı bilinmemektedir.

Estragenler tek başına ya da progestin ile birlikte koroner kalp hastalığından korunmak

için kullanılmamalıdır.

Randomize kontrollü çalışmalarda kombine estragen-progestagen

veya

yalnızca

estragen

HRT kullanan mevcut KKH’si olan veya olmayan kadınlarda miyokart enfarktüsüne karşı

korumaya ilişkin kanıt elde edilmemiştir.

Safra kesesi hastalığı

Estragenlerin safranın litojenitesini artırdığı bilinmektedir. Bazı kadınlar estragen tedavisi

sırasında safra kesesi hastalığına predispozedir.

Demans

CEE içeren preparatların kullanıldığı klinik çalışmalardan elde edilmiş, 65 yaş ve üzerindeki

kadınlarda

hormonal

tedavinin

olası

demans

riskini

artırabileceğine

dair

bulgular

bulunmaktadır. Bazı çalışmalarda gözlemlendiği üzere, tedavinin erken menopoz döneminde

başlatıldığı durumda söz konusu risk azalabilir. Bu bulguların diğer HRT ürünleri için de

geçerli olup olmadığı bilinmemektedir.

Tümörler

Meme kanseri

Klinik ve gözlemsel çalışmalarda, yıllardır HRT kullanan kadınlarda, meme kanseri tanısı

riskinin artmış olduğu bildirilmiştir.

50’den fazla epidemiyolojik çalışmada verilen meme kanseri tanısına ilişkin genel relatif risk

öngörüsü çalışmalarının büyük çoğunluğunda 1 ila 2 arasındadır.

Relatif risk tedavi süresine paralel olarak artar ve yalnızca estragen içeren ürünlerde daha

düşük ya da olasılıkla nötr olabilir.

Tek başına CEE veya MPA ile kombine sürekli CEE’yi konu alan iki büyük randomize

çalışmada, 6 yıl süreli HRT kullanımını takiben risk kestirimleri 0.77 (%95 GA: 0.59-1.01) ya

da 1.24’tür (%95 GA: 1.01-1.54). Söz konusu risk artışının diğer HRT ürünleri için de geçerli

olup olmadığı kesin değildir.

Aşırı risk HRT kesildikten sonra birkaç yıl içinde ortadan kaybolmaktadır.

HRT mamografik görüntülerde yoğunluk artışına yol açarak, meme kanserinin radyolojik

bulgularını olumsuz etkileyebilmektedir.

Over kanseri

Over kanseri, meme kanserinden daha nadir görülür.

Geniş bir meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya

kombine östrojen- projestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde

belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir.

WHI (Woman Health Initiative) çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT

kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir

(bkz. Bölüm 4.8).

Endometrial kanser

Uzun süre karşılanmamış estragen etkisi, endometriyal hiperplazi veya karsinom gelişmesi

riskini artırır.

Karaciğer tümörü

ürünlerinin

içerdiğine

benzer

hormonal

etkili

maddelerin

kullanımı

sonucu

nadir

olgularda iyi huylu, çok nadiren de habis karaciğer tümörleri gözlemlenmiştir. Sınırlı olguda

bu tümörler yaşamı tehdit eden batın içi kanamalara yol açar.

Diğer durumlar

HRT kullanımı ve klinik hipertansiyon gelişimi arasında genel bir ilişki gösterilmemiştir.

HRT alan kadınlarda kan basıncında küçük artışlar bildirilmiştir, klinikle ilişkili artışlar

nadirdir. Ancak HRT kullanımı sırasında klinik olarak anlamlı uzamış hipertansiyon görülen

olgularda HRT’nin kesilmesi göz önüne alınmalıdır.

Dubin-Johnson sendromu veya Rotor sendromu gibi hiperbilirübinemiler dahil olmak üzere

karaciğer

fonksiyonlarının

şiddetli

olmayan

bozukluklarında,

yakın

takip

karaciğer

fonksiyonlarının

periyodik

olarak

kontrol

edilmesi

gerekmektedir.

Karaciğer

fonksiyon

testlerinin kötüleşmesi durumunda HRT kullanımı durdurulmalıdır.

Trigliserid düzeyleri orta derecede yüksek kadınlarda yakın takip gerekir. Bu kadınlarda HRT,

trigliserid düzeylerinin akut pankreatit riskine neden olabilecek yükselmeler göstermesine yol

açabilir.

HRT’nin periferik insülin direnci ve glukoz toleransı üzerinde etkisi olabilirse de, HRT

kullanan

diabetiklerde

genellikle

tedavi

tablosunda

değişikliğe

gerek

yoktur.

Ancak

diabetik kadınlar HRT kullanımı sırasında dikkatle izlenmelidir.

HRT kullanımı sırasında bazı hastalarda estragenik stimülasyonun anormal uterus kanaması

gibi istenmeyen belirtileri gelişebilir. Tedavi sırasında sık tekrarlayan ya da inatçı anormal

uterus kanamaları endometriyal değerlendirme için bir endikasyondur.

Düzensiz kanamaların tedavisi başarısız olursa, uygun tanısal yöntemlerle organik hastalıklar

ekarte edilmelidir.

Estragen etkisi altında uterus miyomları büyüyebilir. Bu gözlemlenirse tedavi kesilmelidir.

Tedavi sırasında endometriozisin reaktive olması durumunda tedavinin kesilmesi önerilir.

Hastada

prolaktinoma

olması

durumunda

yakın

tıbbi

gözetim

(prolaktin

düzeylerinin

periyodik ölçümü dahil) şarttır.

Özellikle kloazma gravidarum öyküsü olan kadınlarda kloazma bazen gelişebilir. Kloazmaya

eğilimi olan kadınlar HRT kullanımı sırasında güneş ışığından veya ultraviyole ışınlarından

sakınmalıdır.

Aşağıda

belirtilen

durumların

kullanımı

sırasında

ortaya

çıktığı

kötüleştiği

bildirilmiştir.

kullanımı

ilişkisi

hakkında

herhangi

kanıt

olmasa

yakınmaları olan ve HRT alan kadınlar dikkatle izlenmelidir:

Epilepsi

Benign meme hastalığı

Astım

Migren

Porfiri

Otoskleroz

Sistemik lupus eritematozus

Korea minör

Kalıtımsal

anjiyödemi

olan

kadınlarda,

eksojen

estragenler

anjiyödem

semptomlarını

indükleyebilir ya da alevlendirebilir.

Laktoz:

Pembe renkli tabletler

45.100-45.250 mg laktoz monohidrat içermektedir.

Beyaz

renkli

tabletler ise 46.100-46.250 mg laktoz monohidrat içerir.Galaktozemi gibi ender bir kalıtsal

tablo olan galaktoz intoleranslı hastalar bu ilacı kullanmamalıdır. Nadir kalıtımsal galaktoz

intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glukoz galaktoz malabsorpsiyon problemi olan

hastaların bu ilacı kullanmaması gerekir.

Sukroz:

Pembe renkli tabletler 33.551 mg, beyaz renkli tabletler ise 33.980 mg sukroz içerir.

Nadir kalıtımsal früktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsorpsiyon veya sükraz-izomaltaz

yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

HRT başlandığında hormonal kontrosepsiyon bırakılmalıdır ve hastaya gerekiyorsa hormonal

olmayan kontrasepsiyon yöntemleri önerilmelidir.

İlaçlarla etkileşim

Karaciğer enzimleri ile etkileşen ilaçlarla (birçok antikonvülzan ve antibiyotikler) uzun süreli

tedavi seks hormonlarının klirensini artırabilir ve klinik etkinliğini azaltabilir. Karaciğer

enzimi

indüksiyonu

özelliği

hidantoinler,

barbitüratlar,

primidon,

karbamazepin

rifampisinde gösterilmiştir ve okskarbazepin, topiramat, felbamat ve griseofulvin için de

kuşkular vardır. Maksimal enzim indüksiyonu genellikle 2-3 haftadan önce görülmez ancak

tedavi kesildikten sonra en az 4 hafta sürebilir.

Nadir

olguda,

zamanlı

olarak

belli

antibiyotiklerin

(örn.

penisilinler

tetrasiklin)

kullanılması durumunda estradiol düzeylerinde düşme gözlenmiştir.

Konjugasyona

uğrayan

maddeler

(örneğin

parasetamol)

emilim

sırasında

konjugasyon

sisteminin kompetetif inhibisyonu ile estradiolun biyoyararlılığının artmasına yol açabilirler.

Belli olgularda glukoz toleransı üzerindeki etkinin sonucu olarak oral antidiyabetiklere ve

insuline gereksinim değişebilir.

Alkolle etkileşim

HRT kullanımı sırasında akut alkol alınması dolaşımdaki estradiol düzeylerinde yükselmelere

yolaçabilir.

Laboratuvar Testleri

Seks

steroidlerinin

kullanılması,

karaciğer,

tiroid,

adrenal

renal

fonksiyonların

biyokimyasal

parametrelerini,

kortikosteroid

bağlayıcı

protein

lipid/lipoprotein

fraksiyonları gibi taşıyıcı proteinlerin plazma düzeylerini ve karbonhidrat metabolizması,

koagülasyon ve

fibrinoliz parametrelerini içeren bir grup laboratuar testinin sonuçlarını

etkileyebilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik

popülasyon:

Pediyatrik

popülasyonda

yapılmış

etkileşim

çalışması

bulunmamaktadır.

CLIMEN çocuklarda ve ergenlerde endike değildir.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye:

Gebelik kategorisi X’dir

.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

CLIMEN gebelik döneminde kontrendikedir. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar,

tedavi süresince hormonal olmayan etkili kontrasepsiyon yöntemi kullanmalıdır.

Gebelik dönemi:

Gebelik süresince HRT kullanılması kontrendikedir. CLIMEN kullanımı sırasında gebelik

oluşursa tedavi hemen kesilmelidir.

Laktasyon dönemi:

Laktasyon süresince HRT kullanılması kontrendikedir. Düşük miktarlarda seks hormonu

insan sütüne geçebilmektedir.

Üreme yeteneği / Fertilite:

Genital organların (gebeliğin yaklaşık 45. gününden sonra) hormon sensitiv diferansiyasyon

fazı

boyunca

siproteron

asetat

uygulaması

yüksek

dozları

takiben

erkek

fetüslerde

feminizasyon belirtilerine yol açabilir. İntrauterin siproteron asetata maruz kalmış yeni doğan

erkek

çocuklarda

feminizasyona

ilişkin

bulguya

rastlanmamıştır.

Yine

gebelikte

CLIMEN kullanımı kontrendikedir.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir etki gözlenmemiştir.

4.8 İstenmeyen etkiler

Advers

reaksiyonlar,

aşağıda

sistem-organ

sınıfı

(MedDRA)

sıklık

derecesine

göre

listelenmektedir. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır; çok yaygın (≥1/10), yaygın

(≥1/100, <1/10), yaygın olmayan (≥1/1.000, <1/100), seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000), çok

seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Hormon replasman tedavisi kullanımı ile ilişkilendirilen en ciddi istenmeyen etkiler kısım 4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri’nde sıralanmıştır.

Hormon

replasman

tedavisi

kullananlarda

bildirilen

(pazarlama

sonrası

veriler)

ancak

CLIMEN

le ilişkisi doğrulanmayan ya da dışlanmayan diğer istenmeyen etkiler şunlardır:

Bağışıklık sistemi bozuklukları

Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık reaksiyonu*

Metabolizma ve beslenme bozuklukları

Yaygın: Kilo artışı ve kilo azalması

Psikiyatrik bozukluklar

Yaygın olmayan: Depresif duygu durum

Seyrek: Anksiyete, libidoda azalma ya da libidoda artış

Sinir sistemi bozuklukları

Yaygın: Baş ağrısı

Yaygın olmayan: Baş dönmesi

Seyrek: Migren

Göz bozuklukları

Yaygın olmayan: Görme bozuklukları

Seyrek: Kontakt lens intoleransı

Kardiyak bozukluklar

Yaygın olmayan: Palpitasyonlar

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın: Karın ağrısı, bulantı

Yaygın olmayan: Dispepsi

Seyrek: Şişkinlik, kusma

Deri ve subkutan doku bozuklukları

Yaygın: Döküntü*, kaşıntı*

Yaygın olmayan: Erythema nodosum, ürtiker

Seyrek: Hirsuitizm, akne

Kas-iskeletsel ve bağ doku bozuklukları

Seyrek: Kas krampları

Üreme sistemi ve meme bozuklukları

Yaygın: Lekelenme de dahil olmak üzere uterin /vajinal kanama (kanama düzensizlikleri

devam eden tedavi sırasında azalır)

Yaygın olmayan: Meme ağrısı, memede hassasiyet

Seyrek: Dismenore, vajinal akıntı, premenstrual sendromu benzer sendrom, memede büyüme

Genel bozukluklar ve uygulama yeri durumları

Yaygın olmayan: Ödem

Seyrek: Bitkinlik

*Kaşıntı ve döküntüyü de içeren alerjik reaksiyonlar şiddetli olabilir.

Belli

reaksiyonu

tanımlamaya

yönelik

uygun

MedDRA

terimi

(versiyon

8.0)

sıralanmıştır.

Eşanlamlılar

ilişkili

durumlar

gösterilmemiştir

ancak

göz

önünde

bulundurulmalıdır.

Kalıtımsal

anjiyödemi

olan

kadınlarda

eksojen

estragenler

anjiyödem

semptomlarını

tetikleyebilir ya da alevlendirebilir (bkz. 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)

Over kanseri

Tek başına östrojen veya kombine östrojen- projestojen içeren HRT kullanımı, over kanseri

tanısı alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4). 52 epidemiyolojik

çalışmadan elde edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla HRT’yi hiç

kullanmamış kadınlar (RR 1.43, 95 % CI 1.31-1.56) karşılaştırıldığında over kanser riskinde

artış bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı her

2000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 50-54

yaş

aralığındaki

kadınlarda,

yıllık

süreçte

2000

kadından

2’sine

over

kanseri

teşhisi

konulması beklenmektedir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırna

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr;

e-posta: tufam@titck.gov.tr ; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Akut toksisite çalışmaları, günlük terapötik dozun yanlışlıkla bir kaç kez alınması halinde

dahi akut toksisite riskinin beklenmediğini göstermiştir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Antiandrojenler ve estragenler

ATC kodu: G03HB01

CLIMEN’in estragen içeriği estradiol valerat, doğal insan 17

-estradiolun ön ilaç şeklidir.

İçeriğindeki diğer bileşen ise, progestagenik, antigonadotropik ve antiandrogenik özelliklere

sahip bir sentetik hidroksiprogesteron türevi olan siproteron asetattır.

Kullanımı

süresince

günlük

monofazik

estragen,

günlük

estragen

progestagen

kombinasyonu alımına ve 7 günlük tedavisiz döneme uyulduğu taktirde CLIMEN içeriği ve

siklik yapısıyla uterusu olan kadınlarda menstrüel kanamayı sağlar.

CLIMEN kullanımı sırasında ovulasyon inhibe olmaz ve endogen hormon üretimi pek az

etkilenir.

Preparatın

siklik

kompozisyonu,

perimenopozal

kadınlardaki

düzensiz

uterin

kanamaları tedavi etmek amacıyla olduğu gibi, genç kadınlarda siklusun oluşturulması ve

düzenlenmesi amacıyla da kullanılabilmesini sağlar.

Klimakterik

dönemde

ovaryum

kökenli

estradiolün

azalması

sonuçta

kesilmesi

termoregülasyonun instabilitesine yol açar ve bu da uyku düzensizliği ve aşırı terleme ile

birlikte görülen sıcak basmalarına neden olur. Özellikle ürogenital bölgedeki deri ve müköz

membranların

involusyon

belirtilerinde

belirgin

şekilde

iyileşme

gözlenir.

Anjinal

yakınmalar, çarpıntı, irritabilite, sinirlilik, enerji ve konsantrasyon yetersizliği, unutkanlık,

libido kaybı ve eklem- kas ağrıları gibi semptomlar daha az spesifik olmakla beraber sıklıkla

klimakterik

sendromun

içinde

tanımlanmaktadır.

Hormon

replasman

tedavisi

(HRT)

menopozal kadınlardaki bu semptomların çoğuna etki gösterir.

CLIMEN ile HRT uygulanması kemik rezorpsiyonunu azaltır ve postmenopozal kemik

kaybını

yavaşlatır

veya

durdurur.

CLIMEN’le

uzun

dönem

tedavinin,

postmenopozal

kadınlarda periferik kırık riskini azalttığı gösterilmiştir. HRT kesildiğinde kemik kitlesi

postmenopozal dönemdeki ile karşılaştırılabilir bir hızla azalır. HRT’nin kemik kitlesini

premenopozal devredeki düzeylere getirdiği yolunda bir kanıt yoktur. HRT’nin aynı zamanda

deri kolajen içeriği ve deri kalınlığı üzerinde olumlu etkileri vardır ve derinin kırışma sürecini

yavaşlatabilir. Ek olarak, siproteron asetatın antiandrogenik özellikleri, CLIMEN’in androgen

ile ilişkili bozukluklara (akne, sebore, androgenik alopesi) yönelik sağlayacağı yararları

destekleyebilir.

CLIMEN ile HRT uygulanması lipid profilini değiştirir. Total kolesterol ve LDL-kolesterolü

azaltır

HDL-kolesterol ve trigliserid düzeylerini

yükseltebilir. Androgenik etkilerinin

olmamasına

bağlı

olarak,

siproteron

asetat

CLIMEN

içeriğindeki

estragenin

metabolik

etkilerine hiç ya da çok az etkisi bulunur. CLIMEN’in yararlı etkileri özellikle anlamlı

aterojenik lipoprotein paterni bulunan kadınlarda belirgin bulunmuştur.

CLIMEN’de olduğu gibi estragen replasmanına siklus başına en az 10 gün progestagen

eklenmesi uterusu olan kadınlarda endometriyal hiperplazi ve adenokarsinom riskini azaltır.

Estragen

replasman

tedavisine

eklenen

progestagenin,

estragenin

onaylanmış

endikasyonlarına ilişkin etkinliği ile etkileştiği gösterilememiştir.

Konjuge

kısrak

estragenleri

medroksi

progesteron

asetat

yapılmış

gözlemsel

çalışmalarda ve geniş kapsamlı bir klinik çalışmada, HRT alan postmenopozal kadınlarda

kolon kanseri morbiditesinde azalma gösterilmiştir. Bu bulguların diğer HRT ürünleri ile

ilişkisi bilinmemektedir.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Estradiol valerat

Genel özellikler

Emilim:

Estradiol valerat, hızla ve tümüyle absorbe edilir. Estradiol valerat, absorbsiyon ve ilk

karaciğer geçişi esnasında, doğal bir madde olan estradiole dönüşür. Aynı zamanda, estradiol,

örneğin estron, estriol ve estron sülfata dönüşerek daha kapsamlı bir metabolizasyona uğrar.

Estradiol valeratın oral uygulaması sonrasında estradiolün biyoyararlanımı sadece % 3’dür.

Gıda ile birlikte alımı estradiolün biyoyararlanımını etkilemez.

Dağılım:

Estradiol, yaklaşık 30 pg/ml olan, maksimal plazma düzeylerine tablet alımından 4-9 saat

sonra ulaşır. Bu değerler, 24 saat içinde yaklaşık 15 pg/ml’ye düşer.

Estradiol albumin ve seks hormon bağlayıcı globuline (SHBG) bağlanır. Bağlanmayan kısım

%1-1.5 ve SHBG’ye bağlı kısım %30-40 oranındadır.

Tek doz uygulamadan sonra estradiolün dağılım hacmi yaklaşık 1 l/kg’dır.

Biyotransformasyon:

Estradiol

valeratın

metabolizması,

ester

ayrışmasını

takiben

endojen

estradiolün

biyotransformasyon yolaklarını takip eder. Estradiol büyük oranda karaciğerde olmak üzere

bunun yanında bağırsak, böbrek, iskelet kasları ve hedef organlarda metabolize olur. Bu

proseslerde daha az ya da hiç estragenik olmayan estron, estriol, katekolestragenler ve

bunların sülfat ve glukuronat konjugatları oluşur.

Eliminasyon:

Estradiolün tek doz i.v. uygulanmasını takiben toplam serum klirensi, 10-30 ml/dk/kg’dır.

Estradiol

metabolitlerinin

kısmı,

safra

atılır

enterohepatik

dolaşıma

girer.

Metabolitlerin büyük bir kısmı sülfat ve glukuronatları şeklinde idrarla atılır.

Kararlı durum koşulları:

Estradiolün, tek dozla bağlantılı olarak, çok doz uygulamasından sonra, yaklaşık 2 kat yüksek

serum seviyeleri görülmüştür. Ortalama estradiol konsantrasyonu 30 – 60 pg/ml arasında

değişir. Daha az estragenik metaboliti olan estron serumda yaklaşık 8 kat yüksek seviyelere,

estron sülfat yaklaşık 150 kat yüksek seviyelere ulaşır. Tedaviye son verildikten sonra 2-3 gün

içinde, estradiol ve estron tedavi öncesi seviyelerine döner.

Siproteron asetat

Genel özellikler

Emilim:

Oral uygulamadan sonra, hızla ve tamamen geniş bir doz aralığında absorbe edilir. Siproteron

asetatın

oral uygulamadan sonra mutlak biyoyararlanımı uygulanan dozun

yaklaşık %

88’idir.

Dağılım:

Maksimum plazma konsantrasyonları olan yaklaşık 8 ng/ml’ye 1 mg siproteron asetatın tek

doz uygulamasından 1-2 saat sonra ulaşılır. Bunu takiben siproteron asetat plazma düzeyleri

iki fazda 0.8 saat ve 2.3 günlük yarılanma ömürleri ile düşer.

Siproteron asetat hemen hemen tamamiyle serum albuminine bağlanır. Serumdaki toplam

siproteron asetat konsantrasyonunun

yaklaşık % 3.5-4’ü proteine bağlı değildir. Plazma

proteinlerine bağlanma spesifik değildir, sadece küçük miktarları, SHBG ve CBG gibi ısıya

dayanıksız

proteinlere

bağlanır,

SHBG’deki

değişikliklerin

siproteron

asetatın

farmakokinetiğini değiştirmeyeceğini gösterir.

Biyotransformasyon:

Siproteron asetat, hidroksilasyon ve konjugasyonlar gibi pek çok farklı yoldan metabolize

olur. Serumdaki ana metaboliti 15

-hidroksi türevidir.

Eliminasyon:

Siproteron asetatın plazmadan klirensi 3.6 ml/dak/kg’dır. Bir kısım değişmeden safra ile atılır.

Alınan dozun büyük bir kısmı metabolitleri şeklinde yaklaşık 1.9 günlük bir yarılanma ömrü

ile ve böbrekler ve safra yolu ile 3:7 oranıyla atılır. Serumdaki metabolitler 1.7 gün yarılanma

ömrü ile atılır.

Kararlı durum koşulları:

Siproteron asetatın serumdaki uzun yarılanma ömrü nedeniyle, bir tedavi siklusunda, 2-2.5

faktörü ile siproteron asetat akümülasyonu beklenebilir.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Estradiol valerat

Estradiol valeratın toksisite profili iyi bilinmektedir. Tedaviyi reçete eden hekim açısından,

günümüz bilgilerine ilave edilecek ek bir güvenlilik bilgisi bulunmamaktadır.

Sistemik toksisite

Siproteron asetata ilişkin klinik öncesi güvenlilik verileri, klasik tekrarlı doz toksisitesi

çalışmalarına göre insanlar açısından özel bir risk göstermemektedir.

Genotoksisite ve karsinogenisite

Siproteron asetatla yürütülen, bilinen birinci basamak genotoksisite testleri negatif sonuçlar

vermiştir.

Ancak,

diğer

testler

siproteron

asetatın

sıçan

maymunların

karaciğer

hücrelerinde ve yeni izole edilen insan hepatositlerinde DNA eklentileri (ve DNA onarım

aktivitesinde artış) üretebileceğini göstermiştir. Köpek karaciğer hücrelerinde DNA eklentisi

düzeyi son derece düşüktür.

Siproteron asetatın önerilen doz rejiminde oluşması beklenebilen DNA eklentisi oluşumu

sistemik maruziyette oluşmuştur. Siproteron asetat tedavisinin bir in vivo sonucu da büyük

olasılıkla pre - neoplastik karaciğer lezyonlarının fokal insidansında artıştır ki, bu da dişi

farelerde selüler enzimlerin değişmesine ve mutasyon için hedef olarak bir bakteri geni

taşıyan transgenik farelerde mutasyon sıklığının artışına yol açar.

Klinik deneyler ve iyi

yürütülen epidemiyolojik denemelerde, insanlarda hepatik tümör

insidansında bir artışa rastlanmamıştır. Rodentler üzerinde siproteron asetatın tümörojenliğine

ilişkin

yapılan

araştırmalarda

hiçbir

spesifik

tumorojenik

potansiyele

bulgu

bulunamamıştır.

Yıllardır elde edilen klinik deneyimler göz önünde bulundurulduğunda, CLIMEN’in devamlı

kullanılmasıyla her iki madde için de artan bir tümorogenik risk beklenmemektedir. Ancak

yine de, seksüel steroidlerin bazı hormona bağımlı dokuların ve tümörlerin büyümesini

arttırabileceği akılda tutulmalıdır.

Embriyotoksiste / teratogenisite

Genital organların (gebeliğin yaklaşık 45. gününden sonra) hormon sensitiv differansiasyon

fazı boyunca yüksek doz siproteron asetat uygulamasını takiben erkek fetüsde feminizasyon

belirtilerine

açabilir.

İnutero'da

siproteron

asetata

maruz

kalmış

yeni

doğan

erkek

çocuklarda feminizasyona ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır. Yine de, gebelikte CLIMEN

kullanımı kontrendikedir.

Genel

olarak

mevcut

veriler,

endikasyona

ilişkin

yönergelere

uygun

önerilen

dozda

alındığında

CLIMEN

insanlarda

kullanımına

ilişkin

hiçbir

sakınca

olmadığını

göstermektedir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Beyaz renkli drajeler;

Laktoz monohidrat

Mısır nişastası

Povidon 25 000

Talk

Magnezyum stearat

Sukroz

Povidon 700000

Makrogol

Kalsiyum karbonat

Montanglikol vaks

Talk

Pembe renkli drajeler;

Laktoz monohidrat

Mısır nişastası

Povidon 25 000

Talk

Magnezyum stearat

Sukroz

Povidon 700000

Makrogol

Kalsiyum karbonat

Montanglikol vaks

Talk

Gliserol

Titanyum dioksit

Sarı demir oksit

Kırmızı demir oksit

6.2

Geçimsizlikler

Herhangi bir geçimsizlik yoktur.

6.3

Raf ömrü

60 ay.

6.4

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Aluminyum folyo blisterde, 21 draje.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller, “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.

Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad.

No: 53 34770 Ümraniye – İstanbul

Tel:

(0216) 528 36 00

Faks: (0216) 645 39 50

8. RUHSAT NUMARASI

94/35

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 01.04.1994

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

-

3-11-2018

Janssen Issues Voluntary Nationwide Recall for one lot of ORTHO-NOVUM 1/35 and two lots of ORTHO-NOVUM 7/7/7 Due to Incorrect Veridate Dispenser Instructions

Janssen Issues Voluntary Nationwide Recall for one lot of ORTHO-NOVUM 1/35 and two lots of ORTHO-NOVUM 7/7/7 Due to Incorrect Veridate Dispenser Instructions

Janssen Pharmaceuticals, Inc. has initiated a voluntary recall of one lot of ORTHO-NOVUM 1/35 (norethindrone / ethinyl estradiol) Tablets and two lots of ORTHO-NOVUM 7/7/7 (norethindrone / ethinyl estradiol) Tablets to the pharmacy level. The patient information provided inside affected packages of ORTHO-NOVUM does not include the appropriate instructions for the Veridate dispenser.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

10-8-2018

FDA approves new vaginal ring for one year of birth control

FDA approves new vaginal ring for one year of birth control

FDA approved Annovera (segesterone acetate and ethinyl estradiol vaginal system), a combined hormonal contraceptive for women of reproductive age used to prevent pregnancy and is the first vaginal ring contraceptive that can be used for an entire year.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

29-5-2018

TAYTULLA (norethindrone acetate and ethinyl estradiol capsules and ferrous fumarate capsules) by Allergan: Recall - Due to Out of Sequence Capsules

TAYTULLA (norethindrone acetate and ethinyl estradiol capsules and ferrous fumarate capsules) by Allergan: Recall - Due to Out of Sequence Capsules

Allergan recently identified, through a physician report, that four placebo capsules were placed out of order in a sample pack of TAYTULLA. Specifically, the first four days of therapy had four non-hormonal placebo capsules instead of active capsules. As a result of this packaging error, oral contraceptive capsules, that are taken out of sequence, may place the user at risk for contraceptive failure and unintended pregnancy. The reversing of the order may not be apparent to either new users or previous ...

FDA - U.S. Food and Drug Administration

29-5-2018

Allergan Issues Nationwide Voluntary Recall of TAYTULLA® Softgel Capsules 1mg/20mcg Sample Packs Due to Out of Sequence Capsules

Allergan Issues Nationwide Voluntary Recall of TAYTULLA® Softgel Capsules 1mg/20mcg Sample Packs Due to Out of Sequence Capsules

Allergan plc (NYSE:AGN) today issued a voluntary recall in the US market of one lot (Lot# 5620706, Expiry May-2019) of TAYTULLA® (norethindrone acetate and ethinyl estradiol capsules and ferrous fumarate capsules) 1mg/20mcg, 6x28 physicians sample pack, indicated for use by women to prevent pregnancy. Allergan recently identified, through a physician report, that four placebo capsules were placed out of order in a sample pack of TAYTULLA. Specifically, the first four days of therapy had four non-hormonal...

FDA - U.S. Food and Drug Administration