CISPLATIN-KOCAK

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • CISPLATIN-KOCAK 25 MG/50 ML IV INFUZYON ICIN KONSANTRE SOLUSYON ICEREN FLAKON
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • CISPLATIN-KOCAK 25 MG/50 ML IV INFUZYON ICIN KONSANTRE SOLUSYON ICEREN FLAKON
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • sisplatin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699828770190
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 21

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

CISPLATIN – KOÇAK 25 mg/ 50 ml I.V. infüzyon için konsantre solüsyon içeren flakon

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

1 ml çözelti 0.5 mg sisplatin içerir.

50 ml infüzyon için konsantre çözelti:

Sisplatin

25 mg

Yardımcı madde(ler):

Sodyum Klorür

450 mg

Yardımcı maddeler için 6.1.’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

İnfüzyon için konsantre çözelti.

Oldukça açık sarı renkli çözelti.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Sisplatin, metastatik, non-seminomatöz germ hücreli karsinom, primer veya ileri evredeki ve

refrakter

over

kanserleri,

ileri

evredeki

refrakter

mesane

kanserleri

baş-boyunun

skuamöz hücreli kanserlerinde, Hodgkin ve non-Hodgkin lenfoma, nöroblastoma, sarkoma,

mide, akciğer, ösofagus, serviks ve prostat kanserlerinde, miyeloma, melanoma, küçük hücreli

akciğer kanserleri ve osteosarkomanın tedavisinde endikedir.

Sisplatin metastatik testiküler kanser tedavisinde diğer antineoplastik ajanlar ile birlikte

kombinasyon şeklinde endikedir. Sisplatinin vinblastin ve bleomisin ile kombinasyonunun

oldukça etkili olduğu bildirilmiştir.

Sisplatin akciğer karsinomunda da kombinasyon şeklinde endikedir.

2 / 21

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Yetişkinler ve çocuklar:

CISPLATIN-KOÇAK dozu primer hastalığa, beklenen reaksiyona, sisplatinin monoterapi için

kullanılmasına ya da kombine kemoterapinin bir parçası olmasına bağlıdır. Genel doz şeması

yetişkinlerin ve çocukların çoğu için geçerlidir.

Monoterapi için aşağıdaki iki doz rejimi önerilmektedir:

Her 3-4 haftada bir tek doz olarak 50-120 mg/m

Her 3-4 haftada bir 5 gün süreyle 15-20 mg/m

/gün

Eğer kombine kemoterapide kullanılıyorsa sisplatin dozu azaltılmalıdır. Tipik doz her 3-4

haftada bir 20 mg/m

ya da daha fazladır.

Bir sonraki tedavi kürü başlamadan önce uyarılar ve önlemler için bölüm 4.4’e bakınız.

Uygulama şekli:

CISPLATIN-KOÇAK kullanılmadan önce seyreltilmelidir (Bkz. Bölüm 6.6).

Seyreltilmiş çözelti sadece intravenöz infüzyon şeklinde uygulanmalıdır.

Uygulamada; sisplatin ile temas edebilecek alüminyum içeren malzemelerden (i.v. infüzyon

setleri, iğneler, kateterler, enjektörler) kaçınılmalıdır (Bkz. Bölüm 6.2).

CISPLATIN-KOÇAK infüzyonunun dozu bölüm 6.6 da belirtilen talimatlara göre hazırlanır

ve 6-8 saatlik bir sürede i.v. infüzyon olarak uygulanır.

CISPLATIN-KOÇAK uygulanmasından 2-12 saat önce ve en az 6 saat sonrasına kadar yeterli

hidratasyon

sağlanmalıdır.

Hidratasyon

tedavisi

CISPLATIN-KOÇAK

uygulaması

sırasında

sonrasında

diürezi

sağlamak

için

gereklidir.

hidratasyon

aşağıdaki

çözeltilerden birinin i.v. infüzyonu ile sağlanır:

- %0.9 sodyum klorür çözeltisi

- %0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 glukoz çözeltisi (1:1) karışımı

CISPLATIN-KOÇAK tedavisinden önceki hidratasyon;

3 / 21

6-12 saatlik sürede 100-200 ml/saat i.v. infüzyon ile sağlanır.

CISPLATIN-KOÇAK uygulamasından sonraki hidratasyon;

2 litrelik sıvının 200 ml/saat olacak şekilde 6-12 saatlik sürede i.v. infüzyonu ile sağlanır.

Hidratasyonu

takiben

oluşan

idrar

miktarı

100-200

ml/saatin

altında

zorlu

diürez

gerekebilir. Bu da 37.5 g mannitolün %10’luk çözeltisi olarak i.v. yoldan (375 ml mannitol

%10)

uygulanması

böbrek

fonksiyonları

normal

diüretik

uygulanması

sağlanabilir. Uygulanan CISPLATIN-KOÇAK dozunun 60 mg/m

’den yüksek olması halinde

mannitol veya diüretik verilmesi gereklidir.

Gerektiği

taktirde

yeterli

idrar

sekresyonunu

sağlamak

için

CISPLATIN-KOÇAK

uygulamasından sonraki 24 saat boyunca hasta bol miktarda sıvı almalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda veya kemik iliği fonksiyonu baskılanmış olan

hastalarda doz azaltılmalıdır.

Karaciğer

yetmezliği

olan

kişilerde

dikkatli

olunmalıdır.

Tedavi

süresince

karaciğer

fonksiyonları düzenli olarak izlenmelidir.

Pediatrik popülasyon:

Yukarıda belirtildiği şekilde kullanılır.

Geriyatrik popülasyon:

Böbrek ve kemik iliği fonksiyonu normal olan yaşlılar için özel bir uyarı bulunmamaktadır.

4.3.

Kontrendikasyonlar

Aşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır:

Sisplatine veya platin içeren diğer maddelere aşırı duyarlılığı olanlarda

Sisplatin nefrotoksik ve nörotoksik ve özellikle ototoksik olduğundan böbrek fonksiyon

bozukluğu olanlarda (kreatinin klirensi<60 mL/dakika) ve işitme sorunu olanlarda. Bu gibi

fonksiyon bozuklukları olan kişilerde bu bozukluklarda artış görülebilir.

4 / 21

Dehidratasyon

(ağır

böbrek

yetmezliğinden

kaçınmak

için

tedavi

öncesi

sonrası

hidratasyon tedavisi gereklidir)

Miyelosupresyon,

İşitme bozukluğu

Sisplatinin sebep olduğu nöropati

Gebelik ve laktasyon

Profilaktik kullanımda fenitoin ve sarı humma aşısı ile kombine halde

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

CISPLATIN-KOÇAK yalnızca kemoterapötik ilaçların kullanımında deneyimli doktorların

kontrolü altında kullanılmalıdır.

Sisplatinin kümülatif olarak ototoksik, nefrotoksik ve nörotoksik olduğu gösterilmiştir. Bu

organlara ya da sistemlere toksik etki gösteren ilaçlarla birlikte kullanımı CISPLATIN-

KOÇAK’ın toksisitesini güçlendirebilir.

CISPLATIN-KOÇAK uygulamasının öncesinde, sırasında ve sonrasında aşağıdaki organ

fonksiyonlarına ait parametreler tetkik edilmelidir.

Böbrek fonksiyonları,

Karaciğer fonksiyonları,

Hematopoez fonksiyonları (eritrosit ve lökosit sayıları, trombositler),

Serum elektrolitleri (kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum)

Bu tetkikler CISPLATIN-KOÇAK tedavisi boyunca her hafta tekrar edilmelidir.

CISPLATIN-KOÇAK’ın

tekrar

uygulanması

aşağıdaki

parametreler

aşağıdaki

normal

değerlere dönene kadar geciktirilmelidir:

Serum kreatinin ≤130 µmol/L; 1.5 mg/dl

Üre <25 mg/dl

Lökosit sayıları > 4 000 /µl; > 4.0 x 10

Trombosit sayıları > 100 000 /µl; > 100 x 10

Odiyogram: Sonuçlar normal limitler içinde kalıncaya kadar.

5 / 21

Nefrotoksisite

Sisplatin ağır ve kümülatif bir nefrotoksisiteye neden olur. İntravenöz infüzyondan önce,

uygulama

sırasında

sonrasında

yeterli

hidratasyonun

sağlanması

nefrotoksisite

önlenebilir.

Saatte

veya

daha

fazla

idrar

atımı

sisplatinin

neden

olduğu

nefrotoksisiteyi asgari seviyeye indirebilir. Bu sisplatin verilmeden önce ve verildikten sonra

uygun bir intravenöz çözeltiden 2 litre verilerek sağlanabilir (tavsiye edilen :2500 mL/m

saat). Hidratasyonda zorlu diürez veya hidratasyon ve uygun diüretikler (örn; mannitol)

verilerek nefrotoksisite riski azaltılabilir.

Hiperürisemi ve hiperalbuminemi sisplatinin sebep olduğu nefrotoksisiteye eğilim yaratabilir.

Nöropati

Ağır nöropati vakaları rapor edilmiştir. Bu nöropatiler geri döndürülemez nitelikte olabilir ve

parestezi, arefleksi, derin duyu ve vibrasyon hissinin kaybı şeklinde kendisini gösterebilir.

Motor fonksiyonların kaybı da yine gözlemlenmiştir. Bu nedenle düzenli aralıklarla nörolojik

muayene yapılmalıdır.

Sisplatinin

neden

olmadığı

periferik

nöropatili

hastalarda

özellikle

dikkatli

olunması

önerilmektedir.

Sisplatin

verilmesine

bağlı

olarak

sekonder

nörotoksisite

rapor

edilmiştir.

nedenle

nörolojik tetkikler tavsiye edilir.

Ototoksisite

Odiyogram

sisplatin

tedavisinin

başlamasından

hemen

önce

daima

diğer

tedavi

kürünün öncesinde yapılmalıdır. Bir kerelik 50 mg/m

sisplatin verilmiş bulunan hastaların

%31’e

varan

miktarında

ototoksisite

görülmüştür.

durum

tinnitus

(kulak

çınlaması)

ve/veya yüksek frekans aralığında (4000-8000 Hz) işitme kaybı olarak kendisini göstermiştir.

Vakaya

bağlı

olarak

hastalar

normal

iletişim

kurma

yeteneklerini

kaybedebilirler.

Ototoksik etki, sisplatin alan çocuklarda çok daha belirgin olabilir. İşitme kaybı tek veya iki

kulakta ortaya çıkabilir. Sisplatinin birden çok kez verilmesi durumunda daha güçlü veya

daha sık görülebilir. Fakat sisplatinin başlangıç dozunda çok seyrek olarak sağırlık rapor

edilmiştir.

Ototoksisite,

kafatasına

daha

önceden

veya

eşzamanlı

olarak

ışın

tedavisi

uygulanmasıyla

güçlenebilir

azami

serum

düzeyinin

yüksekliğiyle

ilişkili

olabilir.

Sisplatine bağlı ototoksisitenin geri döndürülebilir olup olmadığı bilinmemektedir Terapiye

6 / 21

başlanmadan önce ve izleyecek olan sisplatin dozları verilmeden önce yapılacak işitme

testleriyle sıkı bir takip gerçekleştirilmelidir. Denge organını ilgilendiren bir toksisite de

gözlemlenmiştir (Bkz. Bölüm 4.8)

Alerjik Reaksiyonlar

Platin

temelli

diğer

ilaçlarda

olduğu

gibi

hipersensitivite

reaksiyonları

çoğu

zaman

perfüzyon sırasında ortaya çıkar ve perfüzyona son verilerek uygun bir semptomatik tedaviye

başlanmasını gerektirirler. Tüm platin bileşiklerinde, bazen ölümcül bir seyir de izleyebilen

çapraz reaksiyonlar bildirilmiştir (Bkz. Bölüm 4.3 ve Bölüm 4.8).

Sisplatinle

anafilaktoit

reaksiyonlar

gözlemlenmiştir.

reaksiyonlar

antihistaminik,

adrenalin ve/veya glukokortikoid verilerek tedavi edilebilir.

Karaciğer Fonksiyonu ve Hematoloji

Kan değerleri ve karaciğer fonksiyonu düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Karsinojenik Potansiyel

Sisplatin uygulamasıyla aynı bağlamda olmak üzere insanlarda seyrek olarak akut bir lösemi

geliştiği gözlemlenmiştir. Genel olarak, sisplatin, aynı şekilde lösemiye neden olabilen başka

etkin maddelerle kombine edildiğinde bu durum ortaya çıkmıştır.

Sisplatin, hayvan hücre kültürlerinde kromozomal malformasyona neden olan bakteriyel bir

mutajendir.

Karsinojenite

mümkün

olmakla

birlikte

kanıtlanmamıştır.

Fakat

farelerde

teratojen ve embriyotoksik etki göstermektedir.

Uygulama Bölgesindeki Reaksiyonlar

Sisplatin uygulaması sırasında lokal reaksiyonlar meydana gelebilir. Ekstravazasyon olasılığı

bulunduğundan uygulamanın sıkı bir şekilde takip edilerek bir infiltrasyon olup olmadığına

bakılması tavsiye edilir. Halen ekstravazal reaksiyonlar için özel bir tedavi bilinmemektedir.

Akut bakteriyel ya da viral enfeksiyonlu hastalarda özel bakım gereklidir.

İlacın damar dışına sızması (ekstravazasyon) durumunda:

7 / 21

İnfüzyon hemen durdurulur, iğne yerinde bırakılır, dokudan sızıntı aspire edilir ve %0.9’luk

sodyum klorür ile irrigasyon yapılır (eğer önerilenden daha yüksek konsantrasyonda çözeltiler

kullanıldıysa: Bkz. Bölüm 6.6.). Sisplatin uygulamasından sonra sıklıkla bulantı, kusma, ishal

görülür (Bkz. Bölüm 4.8.). Hastaların çoğunda 24 saat sonra bu semptomlar kaybolur. Daha

az ağır olan bulantı ve anoreksi uygulamadan yedi gün sonraya kadar devam edebilir.

Proflaktik olarak antiemetiklerin uygulanması bulantı ve kusmadan korunmada etkili olabilir.

Kusma ve ishal ile kaybedilen sıvı yerine konmalıdır.

Hiperürisemi, çoğu zaman allopürinol verilerek kompanse edilebilir.

İnfüzyon çözeltisi diğer ilaçlarla ve katkı maddeleriyle karıştırılmamalıdır.

Tedavi sırasında ve tedaviden sonraki en az 6 aya kadar erkek ve kadın hastalar uygun doğum

kontrol yöntemlerini kullanmaları konusunda uyarılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.6).

Sisplatin, siyah renkte bir çökelti oluşturmak suretiyle metalik alüminyumla reaksiyona girer.

nedenle

alüminyum

içeren

bütün

vitro

setler,

iğneler,

kateterler

şırıngaların

kullanılmasından kaçınılmalıdır.

Bu tıbbi ürün her flakonda 176.92 mg sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum

diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Miyelosupresif ilaçlarla veya radyasyon ile birlikte uygulanması, sisplatinin miyelosupresif

etkisini artırabilir.

Sisplatin ile birlikte furosemid, hidralazin, diazoksid ve propranolol içeren antihipertansif

ilaçların kullanılması sisplatinin neden olduğu nefrotoksisiteyi şiddetlendirebilir.

Nefrotoksik (sefalosporinler, aminoglikozidler veya amfoterisin B veya kontrast madde) veya

ototoksik (aminoglikozidler) ilaçlarla birlikte kullanılması, sisplatinin bu organlara yapacağı

toksik etkiyi güçlendirir. Sisplatin ile tedavide ve sonrasında, potansiyel olarak azalmış

8 / 21

böbrek eliminasyonu nedeniyle, bleomisin ve metotreksat benzeri sitotoksik ajanlar gibi

başlıca böbreklerle elimine edilen maddelerin uygulanmasında dikkatli olunması önerilir.

Sisplatin allopurinol, kolşisin, probenesid veya sülfinpirazon ile birlikte kullanılacaksa, bu

ilaçların dozlarının ayarlanması gerekebilir, çünkü sisplatin ürik asit seviyesinde artışa neden

olur.

Ototoksik ilaçların (örneğin aminoglikozitler, kıvrım diüretikleri) eşzamanlı kullanılması

işitme fonksiyonlarındaki toksik etkiyi arttırır. 24 saatlik idrar çıkışı 1000 ml’den az olan, 60

mg/m

’yi aşan sisplatin dozları alan hastaların dışında, renal tubuler hasar ve ototoksisite

potansiyeli açısından kıvrım diüretikleriyle zorlu diürez yapılmamalıdır.

Sisplatinin;

antihistaminiklerle,

buklizin,

siklizin,

loksapin,

meklizin,

fenotiazinlerle,

tioksantenlerle veya trimetobenzamidlerle birlikte kullanılması ototoksisite semptomlarını

(örneğin baş dönmesi ve kulak çınlaması) maskeleyebilir.

İfosfamid ile birlikte kullanımı protein atılımında artışa neden olur. İfosfamid tek başına

kullanıldığında

ototoksik

değildir,

sisplatin

ifosfamid

birlikte

kullanıldığında

ototoksisitenin

arttığı

bildirilmiştir.

İfosfamidin

eşzamanlı

olarak

kullanılması

albümin

atılımının artmasına neden olabilir.

İlerlemiş

over

kanseri

olan

hastalarla

yapılan

randomize

çalışmada,

piridoksin

altretamin (hekzametilmelamin) ile birlikte kullanımı tedaviye verilen cevabı negatif olarak

etkilemiştir.

Sisplatinin, bleomisin ve vinblastin ile kombine verilmesi Raynaud fenomenine sebep olabilir.

Bulgular,

paklitaksel

infüzyonundan

önce

uygulanan

sisplatin

tedavisinin,

paklitaksel

klirensini

azaltabildiğini

dolayısıyla

nörotoksisitenin

şiddetini

artırabildiğini

göstermiştir.

Metastatik

veya

ilerlemiş

tümörleri

olan

kanser

hastalarıyla

yapılan

çalışmada,

dosetakselin

sisplatin

kombinasyonu,

ilacın

benzer

dozlarda

ajan

olarak

verilmesinden daha ağır nörotoksik etkilere sebep olmuştur (dozla ilişkili ve sensorik).

9 / 21

Sisplatin ile kombine olarak bleomisin ve etoposid tedavisinden sonra birkaç vakada düşük

lityum

düzeyleri

bildirilmiştir.

nedenle

serum

lityum

düzeylerinin

izlenmesi

önerilmektedir.

Antikonvülsif

ilaçların

serum

konsantrasyonu

sisplatin

tedavi

sırasında

muhtemelen

subterapötik seviyede kalır.

Fenitoin

mevcut

tedavi

olarak

verildiğinde,

sisplatin

fenitoinin

emilimini,

dolayısıyla

epilepsinin kontrolünü azaltabilir. Sisplatin tedavisi sırasında fenitoinle yeni bir antikonvülsan

tedaviye başlanması kesinlikle kontrendikedir.

Penisilamin gibi şelasyon yapıcı ajanlar sisplatinin etkisini azaltabilir.

Hastalık

sırasında

koagülabilitenin

bireylerarası

değişkenliğinin

yüksek

olması,

oral

antikoagülanlar ve antikanser ilaçlar arasında etkileşim olasılığı INR (protrombin zamanı)

izleme sıklığında bir artışı gerektirir.

Sisplatin

siklosporinin

birlikte

kullanımında,

lenfoproliferasyon

riski

aşırı

immunosupresyon hesaba katılmalıdır.

Sisplatin

tedavisinin

tamamlanmasını

takiben

üç

içerisinde

canlı

virüs

aşısı

yapılmamalıdır. Yaygın hastalık gelişme riski açısından varsa inaktif aşı kullanılması tavsiye

edilir.

Fatal sistemik vaksinal hastalık riskinden dolayı sarı humma aşısı kesinlikle kontrendikedir.

Başka

sitostatiklerle

kombinasyon

halinde

kullanıldığında

miyokard

iskemisi

belirtileri

gözlenmiştir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması saptanmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması saptanmamıştır.

10 / 21

4.6.

Gebelik ve Laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara hamile kalmamaları önerilmelidir.

Kadın ve erkek hastalar CISPLATIN-KOÇAK tedavisi sırasında ve tedaviden sonra en az 6

ay gebeliğin ve/veya üremenin önlenmesi için bir korunma yöntemi kullanmalıdırlar. Tedavi

sona

erdikten

sonra

hastalar

çocuk

sahibi

olmak

istiyorlarsa

genetik

konsültasyon

önerilmelidir. CISPLATIN-KOÇAK ile tedavide geri dönüşümsüz infertilite olasılığına karşı

ilerde çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin tedaviden önce spermlerinin dondurulması

önerilebilir.

Gebelik dönemi

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

çalışmalar

teratojenik

embriyolojik

etkileri

olduğunu

göstermiştir.

Sisplatinin

gebelik

ve/veya

fetus/yeni

doğan

üzerinde

zararlı

farmakolojik

etkileri

bulunmaktadır. Gebe kadınlarda kullanımına dair veri yoktur.

CISPLATIN-KOÇAK gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

CISPLATIN-KOÇAK gebelik döneminde kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3)

Laktasyon dönemi

Sisplatin anne sütüne geçer. Tedavi süresince bebek emzirilmemelidir.

CISPLATIN-KOÇAK laktasyon döneminde kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3).

Üreme yeteneği/Fertilite

Farelerde,

amenore

azospermi

sonuçlanan

irreversibl

olabilen

infertilite

sonuçlanabilen gonadal süpresyon gözlemlenmiştir.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Araç ve makine kullanımına etkileri üzerine bir çalışma yapılmamıştır. Ancak istenmeyen etki

profili (merkezi sinir sistemi ve özel duyular) araç ve makine kullanımı üzerinde hafif ve orta

11 / 21

derecede etkilere yol açabildiğini gösterir. Bu etkilerin görüldüğü hastalar (ör: uyku hali veya

kusma) araç ve makine kullanmaktan kaçınmalıdır.

4.8.

İstenmeyen etkiler

İstenmeyen etkiler kullanılan doza ve kümülatif etkilere bağlıdır.

Sisplatinin en sık bildirilen advers etkileri (> %10) hematolojik (lökopeni, trombositopeni,

anemi),

gastrointestinal

(anoreksi,

bulantı,

kusma

diyare),

kulak

hastalıkları

(işitme

yetersizliği), böbrek hastalıkları (böbrek yetmezliği, nefrotoksisite, hiperürisemi) ve ateştir.

Tek doz sisplatin uygulanan yaklaşık üç hastadan birinde böbrekler, kemik iliği ve kulaklar

üzerinde ağır toksik etkiler rapor edilmiştir. Bu etkiler genellikle doza bağımlı ve kümülatiftir.

Ototoksisite çocuklarda daha ağır olabilir.

İstenmeyen etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100, ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1000, ila <1/100);

seyrek (≥1/10.000, ila <1/1000); çok seyrek (<1/10.000); bilinmiyor (eldeki veriler ile tahmin

edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın: Enfeksiyonlar ve sepsis (bazıları ölümcül olan)

İyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar (Kist ve polipler de dahil olmak üzere)

Seyrek: Sisplatin sekonder lösemi riskini artırır. Sekonder lösemi riski doza bağımlıdır yaş ve

cinsiyetle ilişkisi yoktur.

Karsinojenite teorik olarak olasıdır (sisplatinin etki mekanizmasına dayalı olarak).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Çok yaygın: Kemik iliği fonksiyon bozukluğu. Sisplatin uygulanan hastaların %25-30’unda

doza

bağımlı,

kümülatif

çoğunlukla

reversibl

lökopeni,

trombositopeni

anemi

gözlenmiştir.

Lökosit sayısında belirgin bir düşme (hastaların %5’inde 1.5 x 10

/L’nin

altında) yaklaşık olarak uygulamadan 14 gün sonra gözlenmektedir. Trombosit sayısındaki

düşme (50 x 10

/L’nin altında hastaların %10’nundan azında ortaya çıkar) yaklaşık olarak 21

gün sonra ortaya çıkar (iyileşme süresi yaklaşık 39 gündür.). Anemi (2 g hemoglobinden fazla

12 / 21

azalma) aynı sıklıkta oluşmuştur ancak genellikle lökopeni ve trombositopeniden daha sonra

başlar.

Muhtemelen sisplatine bağlı gelişen hemoliz hakkında literatür yayınlanmıştır. Ağır kemik

iliği depresyonu (agranülositoz ve/veya aplastik anemi) yüksek doz sisplatin dozlarından

sonra ortaya çıkabilir.

Seyrek:

Sisplatin

kesildiğinde

reversibl

olan

Coombs

pozitif

hemolitik

anemi

vakaları

bildirilmiştir.

Çok seyrek: Hemolitik üremik sendrom ile kombine trombotik mikroanjiyopati.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Hipersensitivite; kızarıklık, ürtiker, eritem veya alerjik prurit ile kendini

gösterebilir. Hipotansiyon, taşikardi, dispne, wheezing (solunum esnasında duyulan ıslık

şeklinde

ses),

bronkospazm,

yüz

ödemi

şeklinde

anafilaktoid

reaksiyonlar

bildirilmiştir.

Antihistaminiklerle, epinefrin (adrenalin) ve steroidlerle tedavi gerekebilir. İmmunosupresyon

bildirilmiştir.

Endokrin hastalıklar

Çok

seyrek:

Kandaki

amilaz

değerlerinde

yükselme,

uygunsuz

antidiüretik

hormon

sekresyonu.

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Çok yaygın: Hiponatremi,

Yaygın olmayan: Hipomagnezemi

Çok seyrek: Kanda bulunan demir miktarında yükselme, hiperkolesterolemi, dehidrasyon,

hipopotasemi, hipofosfatemi, hiperürisemi, hipokalsemi, tetani ve/veya elektrokardiyogram

değişiklikleri

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın:

Sisplatinin

nörotoksisitesi

periferik

nöropati

taktil

fonksiyonlarda

kayıp

serebral

bozukluklar

(konfüzyon,

konuşma

bozukluğu,

hafıza

kaybı,

paralizi)

13 / 21

karakterizedir. Aguzi, Lhermitte belirtisi, omuriliğin otonomik nöropatisi ve miyelopatisi

bildirilmiştir.

Seyrek: Serebral hastalıklar (serebral arterit, karotis arterin tıkanıklığı, reversibl posterior

ensefalopati).

Çok seyrek: Nöbetler.

Bilinmiyor: Apopleksi, hemorajik inme, iskemik inme, lökoensefalopati

Yukarıda

bahsedilen

serebral

semptomlardan

biri

oluşursa

sisplatin

kullanımı

derhal

sonlandırılmalıdır. Sisplatin nörotoksisitesi reversibl olabilir, ancak hastaların %30- 50’sinde

tedavinin kesilmesinden sonra bile irreversibldır. Nörotoksisite, sisplatinin ilk dozundan sonra

veya

uzun

süreli

tedaviden

sonra

olabilir.

Yüksek

dozda

uzun

süreli

sisplatin

alan

hastalarda ağır nörotoksisite oluşabilir.

Göz hastalıkları

Seyrek: Bulanık görme renk körlüğü, kortikal körlük, göz hareketlerinde kısıtlılık, optik nörit,

papilla ödemi, retinada pigmentleme

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Çok yaygın: Ototoksisite, tinnitus olarak gösterir.

Yaygın: Sağırlık ve vertigo

Kardiyak hastalıkları

Yaygın: Bradikardi, taşikardi ve diğer elektrokardiyam değişikliklerinin (ör: ST segment

değişiklikleri) dahil olduğu aritmi, özellikle diğer sitostatiklerle kombinasyonda miyokardiyal

iskemi belirtileri gözlenmiştir.

Seyrek: Kemoterapiden yıllar sonra bile hipertansiyon ve miyokard infarktüsü oluşabilir. Ağır

koroner arter hastalıkları.

Çok seyrek: Kardiyak arrest

Bilinmiyor: Kalp fonksiyon bozuklukları

14 / 21

Vasküler hastalıklar

Yaygın: İntravenöz uygulamadan sonra enjeksiyon yerinde, flebit oluşabilir.

Çok seyrek: Trombotik mikroanjiyopati (hemolitik üremik sendrom), Reynaud sendromu

Bilinmiyor: Venöz tromboembolik bozukluklar

Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıkları

Yaygın: Dispne, pnömoni ve solunum yetmezliği.

Bilinmiyor: Akciğer embolisi

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygın: Anoreksi, bulantı, kusma

Yaygın olmayan: Ağız içinde metalik tat.

Seyrek: Stomatit, diyare

Bilinmiyor: Hıçkırık

Hepatobiliyer hastalıklar

Yaygın: Kanda yükselmiş karaciğer enzimleri (örn. Transaminazlar) ve bilirubin değerleri

Seyrek: Kanda albümin seviyesinde azalma

Deri ve deri altı dokusu hastalıkları

Yaygın: Enjeksiyon yerinde eritem ve deri ülserasyonu oluşabilir.

Yaygın olmayan: Alopesi, ciltte döküntü

Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları

Bilinmiyor: Kas spazmları

15 / 21

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Çok yaygın: Akut böbrek yetmezliği, böbrek yetmezliği (üre ve kreatinin değerlerinde artış,

serum ürik asitte ve/veya kreatinin klirensinde azalma), renal tübüler fonksiyon bozuklukları

Sisplatinin tek ve multipl dozları sonrasında böbrek yetmezliği. Ara dozlarda (20 mg/m

- <

mg/m

uygulamadan

sonra,

hafif

reversibl

böbrek

fonksiyon

bozukluğu

görülebilir. Yüksek dozlarda (50 mg/m

- 120 mg/m

) tek bir uygulamadan sonra ya da

sisplatinin

tekrarlanan

günlük

uygulamalarından

sonra,

üremi

anüri

şeklinde

tubuler

nekrozla böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir. Böbrek yetmezliği irreversibl olabilir.

Nefrotoksisite kümülatiftir ve sisplatinin başlangıç dozundan 2-3 gün veya 2 hafta sonra

görülebilir. Serum kreatinin ve üre konsantrasyonları artabilir. Yeterli hidratasyon olmaksızın

mg/m

sisplatin

tedavi

edilen

hastaların

%28-36’sında

nefrotoksisite

görülmüştür.

Hiperürisemi semptomsuz ya da gut atakları ile birlikte olabilir. Hastaların %25-30’unda

nefrotoksisite

ilişkili

hiperürisemi

bildirilmiştir.

Hiperürisemi

hiperalbuminemi

sisplatinin sebep olduğu nefrotoksisiteye eğilim yapabilir.

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın olmayan: Spermatogenez ve ovulasyon bozuklukları. Ağrılı jinekomasti.

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Çok yaygın: Ateş

Yaygın: İntravenöz uygulamadan sonra enjeksiyon yerinde ekstravazasyon. Ekstravazasyon

sonucunda ortaya çıkan yaygın doku reaksiyonları; selülit, fibroz, nekroz, ağrı, ödem ve

eritemi içerir.

Yaygın olmayan: Hıçkırık (öksürük tarzda), asteni, genel hastalık hissi

16 / 21

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlanma yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9.

Doz aşımı ve tedavisi

Sisplatinde akut doz aşımı böbrek yetmezliğine, karaciğer yetmezliğine, sağırlığa, oküler

toksisiteye (ağ tabakada ayrılma dahil), anlamlı kemik iliği süpresyonuna, tedavi edilemez

mide bulantısı ve/veya nörite neden olabilir. Doz aşımı ölümcül olabilir.

Aşırı doz durumunda, bildirilen toksik etkilerin abartılı şekilde ortaya çıkması beklenebilir.

Aşırı

alımından

hemen

sonra

yeterli

hidratasyon

osmotik

diürez

uygulanması

sisplatinin toksisitesini azaltmaya yardımcı olur.

Aşırı doz durumunda (200 mg/m

), solunum merkezine doğrudan etki ile hayati tehlike teşkil

eden

solunum

bozuklukları

beyin

bariyerinin

aşılması

asit

dengesinde

bozukluklar olabilir.

Sisplatinle doz aşımı durumunda spesifik bir antidot yoktur. Doz aşımından sonraki 4 saat

içerisinde

hemodiyaliz

yapılsa

bile

sisplatin

çabuk

güçlü

şekilde

proteinlerle

bağlandığından sisplatinin eliminasyonu çok düşüktür.

Doz aşımı durumunda genel olarak destekleyici tedbirler endikedir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1.

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu:

Antineoplastik ajanlar/platin bileşikleri

ATC kodu:

L01XA01

Sisplatin

[cis-diamindiklorplatin(II)]

içeren

inorganik

ağır

metaldir.

madde

zincirinin içinde ve zincirler arasında çapraz bağlanmalar oluşturarak DNA sentezine engel

olur. Ayrıca daha düşük derecede protein ve RNA sentezini de inhibe eder.

17 / 21

Sisplatinin temel etki mekanizması DNA sentezinin inhibisyonu olarak görünse de, tümör

immünojenisitesinin

güçlendirilmesi

gibi

diğer

başka

mekanizmalar

antineoplastik

aktivitesine katkıda bulunabilir. Sisplatinin onkolitik özellikleri alkilleyici ajanların özellikleri

kıyaslanabilir.

Sisplatin

ayrıca

immünosupresif,

antimikrobiyal

radyasyona

duyarlaştırıcı özelliklere de sahiptir.

Sisplatinin etkinliği hücre siklusuna özgü görünmemektedir.

Sisplatin

sitotoksik

etkisini

bütün

bazlarına,

özellikle

guanin

adenosinin

pozisyonuna bağlanarak gösterir.

5.2.

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Uygulama şekli nedeniyle veri yoktur.

Dağılım:

İntavenöz uygulamadan sonra sisplatin hızla tüm dokulara dağılır. 20-120 mg/m

sisplatin

dozlarını takiben, platin konsantrasyonu karaciğer, prostat ve böbreklerde en yüksek, mesane,

kaslar, testis, pankreas ve dalakta daha düşük ve bağırsak, adrenal, kalp, akciğer, beyin ve

beyincikte en düşüktür. Uygulamadan 2 saat sonra plazmadaki toplam sisplatinin %90’nından

fazlası muhtemelen irreversibl bir şekilde plazma proteinlerine bağlanır. Proteinlere bağlı

kısmı antineoplastik etki göstermez.

Biyotransformasyon:

Enzimatik olmayan şekilde bir ya da daha çok metabolite dönüşür.

Eliminasyon:

50-100 mg/ m

sisplatinin bolus injeksiyonunudan sonra, plazma eliminasyonu bifaziktir.

İnsanlardaki yarılanma ömürleri; t 1/2 (dağılım) 10-60 dakika ve t1/2 (terminal) ise yaklaşık

2-5 gündür.

Platinin proteinlere aşırı bir şekilde bağlanması, uygulanan dozun toplam olarak %27- 45’inin

84-120 saatin üstünde bir sürede kümülatif üriner atılımı ile, uzun süreli veya tam olmayan bir

atılım fazı ile sonuçlanır. Uzun süreli bir infüzyon, daha büyük bir doz oranının üriner atılımı

18 / 21

ile sonuçlanır. Fekal atılımı çok azdır; safra ve kalın bağırsakta düşük miktarlarda platin

bulunmaktadır. Plazma yarılanma ömrü azalmış böbrek fonksiyonu ile artar ve teorik olarak

sisplatinin yüksek plazma proteinlerine bağlanma aktivitesi nedeniyle karında asit varlığında

artabilir. Çünkü asit plazma proteinlerinin damar dışına kaçışıyla beraber ortaya çıkan bir

durumdur.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Sisplatin non-lineer farmakokinetiğe sahiptir.

5.3.

Klinik öncesi güvenlilik verileri:

Kronik toksisite

Kronik toksisite modelleri, böbrek hasarı belirtileri, kemik iliği depresyonu, gastrointestinal

bozukluklar ve ototoksisite göstermiştir.

Mutajenisite ve karsinojenisite

Sisplatin çesitli in vivo ve in vitro testlerde (bakteri test sistemleri ve hayvan hücreleri ve

doku

kültüründe

kromozom

anomalileri)

mutajeniktir.

Sisplatin

farelerde

sıçanlarda

yapılan uzun dönemli testlerde karsinojenik etki göstermiştir.

Üreme toksisitesi

Fertilite: Amenore ve azospermi ile sonuçlanan gonadal supresyon irreversibl olabilir ve tam

infertiliteye neden olabilir.

Sıçanlardaki

çalışmalar,

gebelik

süresince

maruziyetin

erişkin

dölde

tümörler

ürettiğini

göstermiştir.

Hamilelik ve laktasyon: Sisplatin farelerde ve sıçanlarda embriyotoksik ve teratojeniktir, her

iki cinste de malformasyonlar bildirilmiştir. Sisplatin anne sütünde bulunmuştur.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Sodyum Klorür

Enjeksiyonluk Su

6.2.

Geçimsizlikler

19 / 21

Sisplatin,

alüminyum

reaksiyona

girer

siyah

platin

çökeltisi

oluşur.

nedenle

alüminyum içeren herhangi bir malzeme ile direkt temasa

geçmemelidir (iğne, şırınga,

kateter, i.v. infüzyon seti).

Bu tıbbi ürün bölüm 6.6. da belirtilenlerin dışında başka tıbbi ürünlerle karıştırılmamalıdır.

CISPLATIN-KOÇAK yalnızca %5 glukoz çözeltisi veya yalnızca %5 mannitol çözeltisi ile

seyreltilmemelidir, sadece “Bölüm 6.6.” da belirtildiği gibi ilave olarak sodyum klorür içeren

karışımlar ile seyreltilmelidir.

Sodyum

metabisülfit

gibi

antioksidanlar,

sodyum

bikarbonat,

sülfatlar,

fluorourasil

paklitaksel infüzyon sistemi içerisinde sisplatini inaktive edebilir.

6.3.

Raf ömrü

24 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C altındaki oda sıcaklığında, ışıktan korunarak saklayınız. Buzdolabında saklanmamalı

veya dondurulmamalıdır.

Seyreltildikten sonra:

Kullanımdaki kimyasal ve fiziksel stabilitesi aşağıdaki çözeltilerden biri ile seyreltildikten

sonra sonuçtaki sisplatin konsantrasyonu 0.1 mg/ml olan çözeltide 2-8°C de 48 saat için

gösterilmiştir;

%0.9 sodyum klorür çözeltisi

%5 glukoz çözeltisi ve %0.9 sodyum klorür çözeltisi karışımı (1:1)

%5 mannitol çözeltisi ve %0.9 sodyum klorür çözeltisi karışımı (1:1)

Mikrobiyolojik açıdan bakıldığında; ürün seyreltildikten sonra derhal kullanılmalıdır.

Eğer

hemen

kullanılmazsa

kullanımdan

önceki

saklama

koşulları

saklama

süresi

kullanıcının

sorumluluğundadır

dilüsyon

kontrollü

valide

aseptik

şartlarda

gerçekleştirilmediği takdirde 2-8°C’de 24 saatten daha uzun süre saklanmamalıdır.

20 / 21

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

50 ml' sinde 25 mg sisplatin (0,5 mg / ml) içeren amber renkli Tip I cam flakon.

Flakonun ağzı lastik (tapa), lastiğin çevresi alüminyum sıvama ile kapatılmıştır.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamıs olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

İnfüzyon için sisplatin çözeltisinin hazırlanması:

Sitotoksik

maddeler

uygulama

için

yalnızca

işte

tecrübeli

olanlar

tarafından

hazırlanmalıdır.

CISPLATIN-KOÇAK

kullanılmadan

önce

seyreltilmelidir.

İnfüzyon

çözeltisinin

hazırlanması için sisplatin ile etkileşebilecek alüminyum içeren herhangi bir cihazdan (i.v.

infüzyon setleri, iğneler, kateterler, şırıngalar) kaçınılmalıdır. (Bkz. Bölüm 6.2.)

İnfüzyon çözeltisi aseptik koşullarda hazırlanmalıdır.

Konsantre çözeltinin seyreltilmesi için aşağıdaki çözeltilerden biri kullanılmalıdır:

%0.9 sodyum klorür çözeltisi

%0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 glukoz çözeltisi (1:1) karışımı (Nihai konsantrasyon

%0.45 sodyum klorür, %2.5 glukoz)

Sisplatin tedavisinden önce hidratasyon olanaklı olmamışsa konsantre aşağıdaki çözelti ile

seyreltilmelidir:

%0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 mannitol çözeltisi (1:1) karışımı (Nihai konsantrasyon

%0.45 sodyum klorür, %2.5 mannitol)

Bölüm 4.2. deki bilgilere göre hesaplanmış CISPLATIN-KOÇAK’ın gerekli miktarı (dozu)

yukarıda bahsedilen çözeltilerden birinin 1-2 litresi içinde seyreltilmelidir.

Seyreltilmiş çözelti sadece i.v. infüzyonla uygulanır (Bkz. Bölüm 4.2.)

Oldukça açık sarı renkli, görülebilir partikül içermeyen çözeltiler kullanılmalıdır.

Sadece tek kullanım içindir.

21 / 21

Diğer sitotoksik ajanlar gibi sisplatin çok dikkatle kullanılmalıdır: Eldiven, yüz maskesi ve

koruyucu giysiler gereklidir ve yaşamsaldır. Sisplatin, eğer olanaklı ise koruyucu laminar

hava

akışlı

kabin

altında

hazırlanmalıdır.

Deri

mukoz

membranlara

temasından

kaçınılmalıdır. Hamile hastane personeli sisplatin ile çalışmamalıdır.

Deri ile temas halinde: Bol su ile yıkanmalıdır. Geçici yanma hissi varlığında bir pomad

sürülmelidir (Bazı kişiler platine hassastır ve deri reaksiyonları görülebilir).

Dökülmesi

durumunda,

operatörler

eldiven

giymeli

hazırlama

alanında

amaçla

bulundurulan bir sünger ile dökülen materyali temizlemelidir. Hazırlama alanı iki

kere

durulanmalıdır. Tüm çözelti ve sünger plastik bir torbaya koyulup kapatılmalıdır. Çözeltinin

dökülmesi nedeniyle sisplatin ile temas eden tüm parçalar lokal sitotoksik gerekliliklerine

göre imha edilmelidir.

6.

RUHSAT SAHİBİ

KOÇAK FARMA İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.

Bağlarbaşı, Gazi Cad. No: 64-66

Üsküdar / İstanbul

Tel.: 0216 492 57 08 Faks.: 0216 334 78 88

7.

RUHSAT NUMARASI(LARI)

209/25

8.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 26.10.2006

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

18-5-2018

Keytruda (pembrolizumab) or Tecentriq (atezolizumab): FDA Alerts Health Care Professionals and Investigators: FDA Statement - Decreased Survival in Some Patients in Clinical Trials Associated with Monotherapy

Keytruda (pembrolizumab) or Tecentriq (atezolizumab): FDA Alerts Health Care Professionals and Investigators: FDA Statement - Decreased Survival in Some Patients in Clinical Trials Associated with Monotherapy

Early reviews found patients in the monotherapy arms of both trials with PD-L1 low status had decreased survival compared to patients who received cisplatin- or carboplatin-based chemotherapy.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.