CIPRONATIN

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • CIPRONATIN 500 MG 14 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • CIPRONATIN 500 MG 14 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • Levofloksasin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699717090040
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

CİPRONATİN

500 mg film tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Etkin madde :

film

kaplı

tablet

siprofloksasin

eşdeğeri

siprofloksasin

hidroklorür içerir.

Yardımcı maddeler:

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORMU

Film kaplı tablet

Beyaz renkte her iki yüzünde kırılma çizgisi bulunan oblong film kaplı tablet.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik Endikasyonlar

Yetişkinler

Siprofloksasine duyarlı patojenlerin neden olduğu komplike ve komplike olmayan

enfeksiyonlar.

Solunum yolu enfeksiyonları:

Klebsiella spp, Enterobacter spp., Proteus spp., E coli, Pseudomonas aeruginosa,

Haemophilus spp, Moraxella catarrhalis, Legionella ve Staphylococcus’ların neden

olduğu pnömonilerin tedavisinde endikedir.

Özellikle Pseudomonas dahil gram negatif organizmaların ya da Stafilokokların neden

olduğu

orta

kulak

enfeksiyonları

(otitis

media)

paranazal

sinüslerin

enfeksiyonlarında (sinüzit) endikedir.

Göz enfeksiyonlarında (bakteriyel endoftalmitis tedavisi ve profilaksisinde)

Böbrek ve/veya idrar yolları enfeksiyonlarında

Adneksit, gonore, prostat dahil genital organların enfeksiyonlarında

Gastrointestinal sistem, safra yolları enfeksiyonları, peritonit gibi karın boşluğu

enfeksiyonlarında

Cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında

Kemik ve eklem enfeksiyonlarında

Septisemide

İmmün

sistemi

zayıflamış

hastaların

enfeksiyonlarında

(örneğin

immünosupresiflerle tedavi gören veya nötropenik hastalarda) veya enfeksiyon

riskinin yüksek olduğu durumlarda profilaktik olarak

İmmün sistemi baskılanmış hastaların selektif intestinal dekontaminasyonunda.

Neisseria meningitidis’e bağlı invaziv enfeksiyonların profilaksisi.

Antibakteriyel ajanların uygun kullanımlarına ilişkin güncel resmi yönergeler dikkate

alınmalıdır.

Çocuklar

Siprofloksasin 1-17 yaş aralığındaki çocuklarda ve adolesanlarda, komplike üriner

sistem enfeksiyonları ve piyelonefritin 2. ve 3. basamak tedavisinde kullanılabilir.

Siprofloksasin komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefriti olan pediyatrik

hastalardaki kullanımı, antimikrobiyal duyarlılık verilerine göre sadece siprofloksasine

duyarlı organizmaların neden olduğu enfeksiyonlar ile kısıtlanmalıdır.

Siprofloksasin çocuklarda, kistik fibrozisin P. aeruginosa enfeksiyonuna bağlı akut

pulmoner alevlenmesinin tedavisinde ( klinik çalışmalardaki yaş aralığı: 5-17 yaş)

kullanılabilir.

Tedaviye, eklemler ve/veya çevre dokularla ilgili olası istenmeyen etkilerden dolayı,

dikkatli bir risk/yarar değerlendirilmesinden sonra başlanmalıdır.

Çocuklardaki

klinik

çalışmalar

sadece

yukarıda

bahsedilen

endikasyonlar

için

mevcuttur.

Diğer endikasyonlar için yeterli veri mevcut değildir.

Yetişkinlerde ve çocuklarda solunum yoluyla geçen (Bacillus anthracis’e maruz kalma

sonrası görülen) şarbon:

Havaya

dağıtılmış

Bacillus

anthracis’e

maruz

kalmayı

takiben,

hastalığın

ortaya

çıkışını azaltmak veya ilerlemesini yavaşlatmak için endikedir.

İnsanda

ulaşılan

siprofloksasin

serum

konstrasyonları,

klinik

yararın

önceden

belirlenmesini

sağlar

siprofloksasinin

solunum

yoluyla

geçen

şarbonda

kullanılmasının temelini oluşturur. (Bakınız: 5.1 ‘’Farmakodinamik Özellikler’’)

4.2.

Pozoloji ve Uygulama Şekli

Pozoloji:

Hekim tarafından başka şekilde önerilmediği taktirde, aşağıdaki dozlar tavsiye edilir:

Yetişkinler

Endikasyon

Yetişkinler için günlük ve tek

dozlar

(500 mg siprofloksasin oral)

Solunum yolu enfeksiyonları

(ciddiyetine ve organizmaya göre)

2x1-1

tablet

Üriner sistem enfeksiyonları

akut, komplike olmayan

kadınlarda sistit

(menopoz öncesi)

komplike olan

tablet

Tek doz 1 tablet

2x1-1

tablet

Gonore

genital bölge dışında

akut, komplike olmayan

tablet

Tek doz 1 tablet

Genital enfeksiyonlar

Komplike olmayan gonore

(ekstragenital enfeksiyon alanları

da dahil)

Adneksit, prostatit, epididimoorşit

1x1 tablet

2x1-1

tablet

Enfeksiyöz Diyare

2x1 tablet

Diğer enfeksiyonlar (endikasyonlara

bkz)

2x1 tablet

Özellikle ağır ve hayati tehlike söz

konusu olan enfeksiyonlar, örneğin;

- Kistik fibrozda tekrarlayan

Enfeksiyonlar

- Kemik ve eklem enfeksiyonları

- Septisemi

- Peritonit

Özellikle Pseudomonas, Stafilokok ve

Streptokoklar varlığında

tablet

Solunum yoluyla geçen (Bacillus

anthracis’e maruz kalma sonrası

görülen) şarbon

2x1 tablet

Neisseria meningititis’e bağlı invaziv

enfeksiyonların profilaksisi

1x1 tablet

Uygulama sıklığı ve süresi:

Tedavi süresi hastalığın ciddiyeti ile klinik ve bakteriyolojik seyrine bağlıdır. Esasen,

tedaviye ateşin düşmesi veya klinik semptomların kaybolmasından sonra 3 gün daha

devam edilmelidir. Ortalama tedavi süreleri:

- Akut komplikasyonsuz gonore ve sistit için 1 gün,

- Böbrek, idrar yolları ve karın içi enfeksiyonlarında 7 güne kadar,

- Savunma mekanizması zayıflamış hastalarda tüm nötropenik dönem boyunca,

- Osteomiyelitte maksimum 2 ay,

- Diğer enfeksiyonlarda 7-14 gün.

Streptokok enfeksiyonlarında geç komplikasyon riski nedeniyle tedavi en az 10 gün

sürmelidir.

Klamidya enfeksiyonlarında tedavi süresi en az 10 gün olmalıdır.

Solunum yoluyla geçen şarbonun siprofloksasin (i.v. veya oral) ile toplam tedavi

süresi, 60 gündür.

Uygulama şekli:

Ağız yoluyla uygulanır.

Tabletler bir miktar sıvı ile bütün olarak yutulur.

Yemek zamanlarından bağımsız olarak alınabilir. Aç karnına alındığında etkin madde

daha hızlı absorbe edilir. Bu durumda, tabletler süt ürünleri ya da mineral takviyesi

içeceklerle (örn. süt, yoğurt, kalsiyum takviyeli portakal suyu) birlikte alınmamalıdır.

Ancak gıdaların içinde yer alan kalsiyum, siprofloksasin emilimini anlamlı olarak

etkilemez.

Hastalığa bağlı veya diğer nedenlerle tablet alamayan hastalara intravenöz formda

siprofloksasin verilmesi önerilir. İntravenöz uygulamadan sonra tedavi oral yolla

sürdürülebilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Yetişkinler

1. Renal fonksiyon bozukluğu

1.1 Kreatinin klerensinin 30-60 ml/dak 1.73 m

veya serum kreatinin konsantrasyonun

1.4-1.9 mg/100 ml olduğu durumlarda, maksimum günlük doz oral 1000 mg/gün veya

intravenöz 800 mg/gün olmalıdır.

1.2 Kreatinin klerensinin 30 ml/dak/1.73 m

2’

ye eşit veya daha az veya serum kreatinin

konsantrasyonunun 2.0 mg/100 ml’ye eşit veya daha yüksek olduğu durumlarda,

maksimum

günlük

oral

yolla

mg/gün

veya

intravenöz

mg/gün

olmalıdır.

2. Renal fonksiyon bozukluğu+hemodiyaliz

1.2. de belirtilen doz uygulanır. Ancak diyaliz günlerinde, ilaç diyalizden sonra

verilmelidir.

Diyaliz günlerinde diyalizden sonra 1.2 de belirtilen doz uygulanır.

3. Renal fonksiyon bozukluğu+ CAPD

a) Diyalizata siprofloksasin intravenöz enfüzyon solüsyonu ilavesi (intraperitonyal):

Diyalizatın her litresi için 50 mg siprofloksasin olup, 6 saatte bir günde 4 kez

uygulanır.

Oral

olarak

1x500

CİPRONATİN

Film

Tablet

veya

2x250

CİPRONATİN Film Tablet verilir.

4. Karaciğer fonksiyon bozukluğu

Doz ayarlamasına gerek yoktur.

5. Renal ve hepatik bozukluk birlikte

Doz ayarlaması 1.1 ve 1.2’ deki gibi.

Çocuklar

Renal ve/veya hepatik bozukluğu olan çocuklarda doz çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

Kistik fibrozis

5-17 yaşlarındaki pediyatrik hastalarda, kistik fibrozisin P.aeruginosa enfeksiyonuna

bağlı akut pulmoner alevlenmesinin tedavisinde elde edilen klinik ve farmokokinetik

veriler, oral yolla günde iki defa 20 mg siprofloksasin/kg vücut ağırlığı dozunda

(maksimum

günlük

1500

veya

günde

üç

defa

intravenöz

siprofloksasin/kg vücut ağırlığı dozunda (maksimum doz 1200 mg) kullanımının

uygun olduğunu göstermiştir.

5-17 yaşlarındaki pediyatrik hastalarda, kistik fibrozisin P. aeruginosa enfeksiyonuna

bağlı akut pulmoner alevlenmesinde tedavi süresi, 10-14 gündür.

Komplike üriner sistem enfeksiyonları veya piyelonefrit

Komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefrit için önerilen doz, 8 saatte bir

intravenöz 6-10 mg/kg (maksimum doz 400 mg) veya 12 saatte bir oral yolla 10-20

mg/kg (maksimum doz 750 mg) dır.

E.coli’den kaynaklanan komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefritte tedavi

süresi, 10-21 gündür

Solunum

yoluyla

geçen

(Bacillus

anthracis’e

maruz

kalma

sonrası

görülen)

şarbon:

Yetişkinler: Günde 2 defa 1 tablet (2x500 mg)

B.anthracis’e

maruz

kalındığından

şüphelenilmesinden

veya

Bacillus

anthracis’e

maruz kalmanın doğrulanmasından sonra, mümkün olan en kısa sürede siprofloksasin

uygulanmasına başlanmalıdır.

Çocuklar ve ergenler:

Günde 2 defa 15mg/kg ‘lık oral doz uygulanır. Bir defeda uygulanan maksimum doz 1

tableti (500 mg’ı) aşmamalıdır. (Maksimum günlük doz 2 tablettir (1000 mg’dır)).

Solunum yoluyla geçen şarbonun siprofloksasin (i.v. veya oral) ile toplam tedavi

süresi, 60 gündür.

Geriyatrik popülasyon

Yaşı ilerlemiş hastalar, hastalığın şiddeti ve kreatinin klerensi göz önüne alınarak

mümkün olduğunca düşük dozlar alınmalıdırlar.

Şayet hasta, hastalığın ciddiyeti veya başka bir nedenle tablet alamıyorsa, tedaviye

intravenöz CİPRONATİN ile başlanması önerilir.

4.3

Kontrendikasyonları

CİPRONATİN,

aktif

madde

siprofloksasin

veya

diğer

kinolon

türevi

kemoterapötiklere ya da ürünün herhangi bir bileşinine (Bakınız: 6.1 ‘Yardımcı

maddelerin listesi’) karşı aşırı duyarlılık durumunda kullanılmamalıdır.

Siprofloksasin

tizanidinin

birlikte

kullanılması,

serum

tizanidin

konstrasyonlarındaki istenmeyen bir artış sonucu, klinik olarak tizanidine bağlı yan

etkiler

(hipotansiyon,

uyku

hali,

sersemlik)

görülebileceğinden

kontrendikedir

(Bakınız: 4.5 ‘Diğer tıbbi ürünler ile ve diğer etkileşim şekilleri’).

4.4.

Özel kullanım uyarları ve önlemleri

Şiddetli Enfeksiyonlar ve/veya gram pozitif ya da anaerobik bakterilere bağlı şiddetli

enfeksiyonlar

Şiddetli enfeksiyonlar, stafilokok enfeksiyonları ve anaerobik bakterilerin söz konusu

olduğu enfeksiyonlarla ilişkili olarak, siprofloksasin uygun bir antibakteriyel ajanla

birlikte kullanılmalıdır.

Streptococcus pneumoniae enfeksiyonları

Streptococcus

pneumoniae’ya

karşı

etkililiğinin

yetersiz

olmasına

bağlı

olarak

Siprofloksasin pnömokok enfeksiyonlarının tedavisinde önerilmez.

Genital sistem enfeksiyonları

Genital

sistem

enfeksiyonları

fluorokinolonlara

dirençli

Neisseria

gonorrhoeae

izolatları tarafından oluşturulabilir. N.Gonorrhoeae’ya bağlı olduğu düşünülen ya da

bilinen genital sistem enfeksiyonlarında siprofloksasine direnç prevelansı hakkında

yerel bilgileri edinmek ve laboratuar testleri temelinde duyarlılığı doğrulamak önem

taşır.

Komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefrit

İdrar yolu enfeksiyonları için siprofloksasin tedavisi diğer tedaviler kullanılamaz

olduğunda

göz

önünde

bulundurulmalıdır

mikrobiyolojik

sonuçlara

dayalı

olmalıdır.

Klinik çalışmalarda 1-17 yaş arası çocuklar ve gençler dahil edilmiştir.

Kistik fibrozisde bronko-pulmoner enfeksiyonlar

Klinik çakışmalarda 5-17 yaş arası çocuklar ve gençler dahil edilmiştir. 1 yaş ve 5 yaş

arası çocukların tedavisinde daha sınırlı deneyim mevcuttur.

Kemik ve eklem enfeksiyonları

Siprofloksasin mikrobiyolojik sonuçlara bağlı olarak diğer antimikrobiyal ajanlar ile

kombinasyon şeklinde birlikte kullanılnalıdır.

Kardiyak bozukluklar

Siprofloksasin

uzaması

olgularıyla

ilişkilendirilmektedir.

(Bakınız:4.8

‘İstenmeyen etkiler’). Yaşlı hastalar QT intervali üzerindeki ilaçla ilişkili etkilere

genellikle daha duyarlı olabilirler. Siprofloksasinin QT intervalinde uzamaya neden

olabilen eş zamanlı ilaçlarla (ör, sınıf IA ya da III antiaritmikler) birlikte ya da

torsades

pointes

açısından

risk

taşıyan

hastalarda

(ör,

bilinen

uzaması,

iyileştirilmemiş hipokalemi kullanımında) gerekli önlemler alınmalıdır.

Çocuklar ve ergenler

Siprofloksasinin

çocuklar

adolesanlardaki

kullanımı

mevcut

resmi

kılavuzları

izlemelidir.

Siprofloksasin

tedavisine,

sadece

çocuklar

adolesanslarda

kistik

fibrozis

ve/veya

ağır

enfeksiyonların

tedavisinde

deneyimli

hekimler

tarafından

başlanmalıdır.

Aynı gruptaki diğer tedavi edici ürünler gibi siprofloksasinin gelişmemiş hayvanların

ağırlık taşıyan eklemleri üzerinde atropatiye neden olduğu gösterilmiştir. Çoğunluğu

kistik fibrozis olan 18 yaşından küçük hastalarda siprofloksasin kullanımı ile ilgili

güvenlilik verilerinin analizinde ilaca bağlı kıkırdak hasarı veya artiküler hasar

görülmemiştir.

Pediyatrik

hastalarda,

kistik

fibrozisin

P.aeruginosa

enfeksiyonuna

bağlı

akut

pulmoner alevlenmesi (5-17 yaş), E.coli’den kaynaklanan komplike üriner sistem

enfeksiyonları

piyelonefrit

(1-17

yaş)

solunum

yoluyla

geçen

(Bacillus

anthracis’e maruz kalma sonrası görülen) şarbon dışındaki endikasyonlarda çalışma

yapılmamıştır. Diğer endikasyonlar için klinik deneyim sınırlıdır.

Risk yarar değerlendirmesi, siprofloksasinin solunum yoluyla geçen şarbon tedavisi

için

pediyatrik

hastalara

uygulanmasının

uygulanmasının

uygun

olduğunu

göstermektedir. Solunum yoluyla geçen şarbonda pediyatrik hastalara uygulanacak

doz için ‘ Pozoloji ve Kullanım Şekli’ ve ‘Farmokodinamik Özellikler-Solunum

Yoluyla Geçen Şarbon-İlave Bilgiler’ bölümlerine bakınız.

Aşırı duyarlılık

Bazı durumlarda ilk uygulanmadan sonra aşırı duyarlılık ve alerjik reaksiyonlar

hemen ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda derhal hekime bilgi verilmelidir.

Anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar çok ender olarak hayati şok durumuna kadar

ilerleyebilir. Bu olay bazı durumlarda ilk uygulamadan sonra görülebilir. Bu gibi

durumlarda siprofloksasin kesilmeli ve tıbbi tedaviye (şok tedaviye) geçilmelidir.

Gastrointestinal sistem

Tedavi sırasında veya daha sonra ciddi ve inatçı diyare görüldüğünde, bu belirti ciddi

intestinal

hastalığı

gizleyebileceğinden

(ölümle

sonuçlanabilen

hayati

psödomembranöz

kolit)

hemen

tedavi

edilmesi

gerekeceğinden

hekime

başvurulmalıdır.

gibi

durumlarda

siprofloksasin

kesilmeli

uygun

tedaviye

geçilmelidir (oral 4 x 250 mg/gün vankomisin). Peristaltik hareketi inhibe eden tedavi

edici ürünler ise bu durumda kontrendikedir.

Bilhassa önceden karaciğer hasarı olmış hastalarda transaminaz, alkalen fosfataz ve

kolestatik sarılık geçici olarak artabilir.

Kas- iskelet sistemi

Herhangi bir tendinit belirtisi (örneğin ağrılı şişlik, inflamasyon) durumunda, bir

doktora danışmalı ve antibiyotik tedavisi kesilmelidir. Etkilenen ekstremiteyi istiharat

halinde

tutmak

uygun

olmayan

herhangi

fiziksel

egzersizden

kaçınmak

önemlidir. (aksi halde tendon kopması riski artabilir.)

Önceden

glukokortikoid

ilaçlarla

sistemik

tedavi

görenler

yaşlılarda

tendon

yırtılması (özellikle aşil tendon) bildirilmiştir.

Siprofloksasin, kinolon tedavisi ile ilişkili tendon bozukluğu geçmişi olan hastalarda

dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.

Myasthenia Gravis’in şiddetlenmesi:

Florokinolonlar nöromüsküler blokaj aktivitesine sahiptirler ve myasthenia gravisli

hastalarda kas güçsüzlüğünü şiddetlendirebilirler. Florokinolon kullanan myasthenia

gravisli hastalarda, ventilatör destek ihtiyacı ve ölümü kapsayan post marketing ciddi

advers

olaylar

florokinolonla

ilişkilendirilmiştir.

Öyküsünde

myasthenia

gravis

bulunan hastalar florokinolon kullanımından kaçınmalıdır.

Santral sinir sistemi (SSS)

Siprofloksasin, epileptik hastalarda daha önce santral sistemi bozukluğu olan (örn.

Serebral arterioskleroz, düşük konvülsiyon eşiği, anamnezde konvülsiyon azalmış

serebral kan akımı, beyinde strüktürel değişim veya inme) hastalarda, olası, santral

sinir sistemi yan etkileri nedeniyle, ancak tedavinin fayda/risk oranı gözetilerek

kullanılmalıdır.

Siprofloksasin alan hastalarda polinöropati (tek başına veya birlikte ağrı, yanma, duyu

bozuklukları

veya

zayıflığı

gibi

nörolojik

semptomlar

zemininde)

olguları

bildirilmiştir. Siprofloksasin ağrı dahil olmak üzere, yanma, karıncalanma, uyuşma

ve/veya zayıflık gibi nöropati belirtilerini yaşayan hastalarda geri dönüşü olmayan bir

durumun

ortaya

çıkmasını

önlemek

için

kesilmelidir.

(Bakınız:

‘İstenmeyen

etkiler’)

SSS reaksiyonları bazı durumlarda ilk siprofloksasin uygulamasından hemen sonra

ortaya çıkabilir. Nadir vakalarda depresyon ve psikoz hastanın kendisi için tehlikeli

olacak şekilde ilerleyebilir. Bu gibi durumlarda siprofloksasin kesilmeli ve derhal

hekim bilgilendirilmelidir.

Cilt

Siprofloksasinin

ışık

duyarlılığı

reaksiyonlarına

neden

olduğu gösterilmiştir. Bu

nedenle siprofloksasin alan hastalar doğrudan gün ışığına veya UV ışığına maruz

bırakılmamalı

ışık

duyarlılığı

reaksiyonları

(güneş

yanığına

benzer

cilt

reaksiyonları) ortaya çıktığında tedavi kesilmelidir.

P.aeruginosa enfeksiyon tedavisinde kullanım

P.aeruginosa

kolayca

direnç

kazandığında

periyodik

olarak

kültür

takibi

yapılmalıdır.

Sitokrom P450

Siprofloksasin,

enzimlerinin

orta

derecede

inhibitörü

olarak

bilinmektedir. Aynı enzimatik yolu kullanarak metabolize olan diğer tedavi edici

ürünlerle

(ör.

teofilin,

metilksantinler,

kafein,

duloksetin,

klozapin)

birlikte

uygulandığında

dikkatli

olunmalıdır.

Metobolik

klerenslerinin

siprofloksasin

tarafından inhibisyonuna bağlı olarak artan plazma konsantrasyonları ile ilişkili

spesifik

etkiler

gözlenebilir.

(Ayrıca,

bakınız:

‘Diğer

tıbbi

ürünler

etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri’)

Uzun

sendromu

Torsades

Pointes’e

neden

olabilen

ilaçlar

birlikte

kullanıldığında uzun QT senromu veya Torsades de Pointes oluşma riskini arttırabilir.

Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır

Direnç

Siprofloksasin tedavisi sırasında veya tedavi sürecinin ardından, klinik olarak aşikar

süper enfeksiyonla birlikte veya süper enfeksiyon olmaksızın siprofloksasine direnç

gösteren

bakteriler

izole

edilebilir.

Uzun

süreli

tedaviler

sırasında

hastane

enfeksiyonları

ve/veya

Staphylococcus

ve

Pseudomonas

türlerinin

neden

olduğu

enfeksiyonlar

tedavi

edilirken

siprofloksasin

seçilmesi

siprofloksasine

dirençli

bakteriler açısından farklı bir risk oluşturabilir.

Renal ve üriner sistem

Siprofloksasinin

kullanımıyla

ilişkili

kristalüri

bildirilmiştir.

(bakınız

‘4.8

İstenmeyen etkiler’). Siprofloksasin alan hastalarda sıvı alımı iyi düzenlenmelidir ve

idrarın aşırı alkali olmasından kaçınılmalıdır.

Yaşlı hastalarda renal fonksiyon azaldığı için doz ayarlamasına dikkat edilmelidir.

Hepatik fonksiyon bozukluğunda doz ayarlamasına gerek yoktur.

Renal ve hepatik fonksiyon bozukluğu birlikte olduğunda doz azaltılmasına dikkat

edilmelidir.

Hepatobilier sistem

Siprofloksasinle hepatik nekroz ve yaşamı tehdit eden karaciğer yetmezliği olguları

bildirilmiştir. (bakınız ‘4.8 İstenmeyen etkiler’). Karaciğer hastalığının herhangi bir

belirti

bulgusunun

(anoreksi,

sarılık,

idrarda

koyulaşma,

kaşıntı

veya

hassas

abdomen) bulunması durumunda , tedavi kesilmelidir.

Glukoz-6-fosfat dehidrojenaz yetmezliği

Glukoz-6-fosfat

dehidrojenaz

yetmezliği

bulunan

hastalarda

siprofloksasin

hemolitik reaksiyonlar

bildirilmiştir. Potansiyel faydasının olası riske ağır bastığı

düşünülmedikçe,

hastalarda

siprofloksasin

kullanımından

kaçınılmalıdır.

durumda, olasılıkla gerçekleşebilecek hemoliz durumu izlenmelidir.

Testlerle etkileşim

Siprofloksasinin in vitro potensi mikobakteriyel üremeyi baskılayarak Mycobacterium

spp.

kültür

testiyle

etkileşebilir

siprofloksasin

kullanan

hastalardan

alınan

örneklerde yanlış negatif sonuçlara neden olabilir.

4.5.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Sınıf IA ya da III antiaritmikler

Siprofloksasin QT intervali üzerinde ilave etki oluşturabileceğinden, Sınıf IA ya da III

antiaritmiklerle

birlikte

kullanıldığında

dikkatli

olunmalıdır

(Bakınız:

‘4.4

Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri’)

Şelasyon kompleksi formülasyonları

Oral

yolla

siprofloksasin

ile birlikte

demir,

sukralfat

veya

antasitler ve

kuvvetli

tamponlanmış ilaçlar (antiretroviral ilaçlar) ile magnezyum, alüminyum veya kalsiyum

içeren tedavi edici ürünler ve sevelamer, lanthanum karbonat gibi polimerik fosfat

bağlıyıcılar

alındığında

siprofloksasin

absorbsiyonu

azalır.

Birlikte

kullanımı

gerektiğinde siprofloksasin diğer ilaçlardan 1-2 saat önce veya en az 4 saat sonra

verilmelidir.

Bu sınırlama H

reseptör bloköri sınıfı antasit ilaçlar

için geçerli değildir.

Gıda ve süt ürünleri

Siprofloksasin ile süt ürünleri veya mineral katkılı içeceklerin (örn: süt, yoğurt,

kalsiyum

destekli

portakal

suyu)

aynı

anda

kullanılması,

siprofloksasinin

absorbsiyonunu

azaltabilir. Bu

yüzden, siprofloksasinin

bu şekilde

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Bununla

birlikte,

öğün

sırasında

alınan

kalsiyum,

siprofloksasinin

absorpsiyonunu anlamlı derecede etkilemez.

Probenesid

Probenesid, siprofloksasinin renal atılımını engeller. Probenesid içeren tedavi edici

ürünlerle birlikte kullanımı siprofloksasinin serum konsantrasyonunun yükselmesine

yol açar.

Metoklopramid

Metoklopramid,

oral

siprofloksasinin

absorbsiyonunu

hızlandırır

doruk

düzeyine

daha

kısa

sürede

ulaşmasına

neden

olur.

Ancak

siprofloksasinin

biyoyararlanımı üzerine etkisi yoktur.

Omeprazol

Siprofloksasinin

omeprazol

içeren

tedavi

edici

ürünlerle

birlikte

uygulanması,

siprofloksasinin C

maks

ve EAA değerlerinde hafif bir düşüşe yol açabilir.

Tizanidin

Sağlıklı bireylerde

yapılan bir klinik çalışmada, tizanidin serum konsantrasyonlarında

siprofloksasin ile birlikte verildiğinde bir artış görülmüştür (C

maks

artışı: 7 kat, aralık:

4-21 kat, EAA artışı: 10 kat, aralık: 6-24 kat). Artan serum konsantrasyonlarına bağlı

hipotansif

sedatif

etkiler

artmıştır.

Tizanidin

içeren

tedavi

edici

ürünler,

siprofloksasinle birlikte uygulanmamalıdır. (Bakınız:4.3 ‘Kontrendikasyonlar’)

Teofilin

Siprofloksasin ve teofilin içeren tedavi edici ürünlerin tekrarlanmış uygulamaları

serum teofilin düzeyinde arzu edilmeyen artışa yol açabilir. Bu durumda teofiline ait

yan etkiler ortaya çıkabilir ve nadiren bu etkiler hayati veya öldürücü olabilir. Eğer iki

tedavi edici ürünün tekrarlanmış şekilde kullanımı gerekiyorsa serum teofilin düzeyi

izlenmeli ve teofilin dozu uygun şekilde azaltılmalıdır (Bakınız: 4.4 ‘Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri’).

Diğer ksantin türevleri

Siprofloksasin ve kafein ya da pentoksifilin (okspentifilin) içeren ürünler eş zamanlı

kullanıldığında, söz konusu ksantin türevlerinin serum konsantrasyonlarının arttığı

bildirilmiştir.

Metotreksat

Siprofloksasin

metotreksatın

aynı

anda

uygulanması,

metotreksatın

renal

tübellerden transportunu inhibe ederek metotreksatın plazma düzeylerinde artışa yola

açabilir. Bu metotreksat ile bağlantılı toksik reaksiyonların riskini arttırabilir. Bu

yüzden, metotreksat ile tedavi gören hastalar, aynı anda siprofloksasin tedavisi endike

olduğunda dikkatle izlenmelidir.

NSAİİ (Non steroid antiinflamatuvar ilaçlar)

Hayvan çalışmalarında çok yüksek dozlarda kinolonların (giraz inhibitörleri) ve bazı

steroid

olmayan

antiinflamatuvar

ilaçların

(asetilsalisilik

asit

değil)

kombine

kullanımının konvülsiyonları tetiklediği görülmüştür.

Siklosporin

Eş zamanlı siprofloksasin ve siklosporin içeren tedavi edici ürünler verildiğinde serum

kreatinin düzeyinde geçici yükselme gözlenmiştir. Bu nedenle bu hastaların serum

kreatinin düzeyleri haftada iki kere kontrol edilmelidir.

Vitamin K antagonistleri

Siprofloksasinin bir vitamin K antagonistiyle eş zamanlı uygulaması bu ilaçların

antikoagülan etkilerini arttırabilir. Söz konusu risk altta yatan enfeksiyona, hastanın

yaş

genel

durumuna

bağlı

olarak

değişebilir

dolayısıyla

siprofloksasinin

(uluslararası

normalize

edilmiş

oran)

artışına

katkısını

belirlemek

güçtür.

Siprofloksasinin

vitamin

antagonistiyle

(ör,

varfarin,

asenokumarol,

fenprokumon ya da fluindion) birlikte uygulandığı sırada ya da uygulamadan hemen

sonra INR sık sık izlenmelidir.

Glibenklamid

Özel vakalarda siprofloksasin ile glibenklamidin içeren tedavi edici ürünlerin birlikte

kullanımı, glibenklamidin etkisini (hipoglisemi) arttırabilir.

Duloksetin

Klinik

çalışmalar

duloksetinin

fluvoksamin

gibi

güçlü

izoenzim

inhibitörleri ile eş zamanlı kullanımının, duloksetinin EAA ve C

maks

değerlerinde artışa

yol açacabileceğini göstermiştir. Siprofloksasin ile olası bir etkileşime ait hiç bir klinik

veri olmamasına rağmen, eş zamanlı kullanımda benzer etkiler beklenebilir (Bakınız:

4.4. ‘Özel kullanım uyarıları ve önlemleri’)

Ropinirol

Klinik bir çalışmada, modere bir CYP450 1A2 izozim inhibitörü olan ropinirol ile

siprofloksasinin eş zamanlı kullanımı ropinirolün C

maks

ve EAA değerlerinde sırasıyla

%60 ve %84’lük artışa neden olunmuştur. Siprofloksasinle eş zamanlı uygulandığı

durumda ropinirolle ilişkili yan etkilerin izlenmesi ve uygun biçimde doz ayarlaması

önerilmektedir (Bakınız: 4.4. ‘Özel kullanım uyarıları ve önlemleri’)

Lidokain

Sağlıklı gönüllülerde lidokain içeren tedavi edici ürünlerin CYP450 1A2 izozimi

inhibitörü

olan

siprofloksasin

zamanlı

kullanımının,

intravenöz

lidokain

klerensini %22 azalttığı gösterilmiştir. Lidokain tedavisi iyi tolere edilmesine karşı,

vaka raporlarında eş zamanlı uygulamada ortaya çıkabilecek siprofloksasin ile ilişkili

muhtemel yan etkiler bildirilmektedir.

Klozapin

250 mg siprofloksasinin 7 gün süreyle klozapinle eş zamanlı uygulamasını takiben,

klozapin

N-desmetilklozapin

serum

konsantrasyonları

sırasıyla

oranlarında artmıştır. Siprofloksasinle eş zamanlı kullanım sırasında ya da hemen

sonrasında klinik sürveyans ve uygun klozapin doz ayarlaması tavsiye edilmektedir

(Bakınız:4.4 ‘Özel kullanım uyarıları ve önlemleri’)

Sildenafil

Sildenafilin C

maks

ve EAA değerleri sağlıklı bireylerde, 500 mg siprofloksasinle eş

zamanlı uygulanan 50 mg’lık oral dozu takiben yaklaşık iki kat artmıştır. Dolayısıyla

siprofloksasinin sildenafille birlikte reçete edildiği durumda riskler ve yararlar göz

önünde bulundurulmalıdır.

Fenitoin

Siprofloksasin ve fenitoinin aynı anda uygulanması fenitoinin serum seviyelerinde artış

veya azalmayla sonuçlanabilir ve dolayısıyla ilaç seviyelerinin izlenmesi önerilir.

4.6.

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye:

Gebelik kategorisi C’dir.

Çocuk

doğurma

potansiyeli

bulunan

kadınlar/Doğum

kontrolü

(Kontrasepsiyon):

Siprofloksasinin çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda kullanımına ilişkin

yeterli

veri

mevcut

değildir.

Önlem

olarak,

uygun

kontrasepsiyon

yöntemi

kullanılması önerilmektedir.

Gebelik dönemi:

Siprofloksasinin

gebe

kadınlardaki

güvenliliği

belirlenmediğinden

hayvan

çalışmaları temelinde ilacın immatür fetal organizmada artiküler kıkırdak üzerinde

hasar oluşturabilmesi muhtemel olduğundan (Bakınız: 5.3 ‘Klinik öncesi güvenlilik

verileri’), siprofloksasin gebe kadınlara reçete edilmemelidir.

Laktasyon dönemi:

Siprofloksasin anne sütüne itrah edilir. Olası artiküler hasar riskine bağlı olarak,

siprofloksasin emzirme sırasında kullanılmamalıdır (Bakınız: 5.3. ‘Klinik öncesi

güvenlilik verileri’).

Üreme yeteneği / Fertilite:

Hayvanlar üzerindeki çalışmalar için bakınız: 5.3 ‘Klinik öncesi güvenlik verileri’.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Siprofloksasin de dahil olmak üzere florokinolonlar, MSS reaksiyonlarına bağlı

olarak hastanın araba ya da araç kullanma becerisinde azalmaya neden olabilir. Bu

durum özellikle alkolle birlikte alındığında görülür.

4.8.

İstenmeyen Etkiler

Siprofloksasin (oral, parenteral) ile gerçekleştirilen tüm klinik çalışmalara dayanan

advers

ilaç

reaksiyonları,

sıklık

bakımından

CIOMS

kategorilerine

göre

listelenmiştir. (toplam n=51721, veri kilitleme noktası: 15 Mayıs 2005)

Siprofloksasin kullanımında bildirilen ADR sıklıkları aşağıda tabloda özetlenmiştir.

Her sıklık grubunda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sıralamasına göre sunulmuştur.

Çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10), yaygın değil (≥1/1,000 ila ≤ 1/100);

seyrek

1/10,000

≤1/1,000);

çok

seyrek

(≤1/10,000),

bilinmiyor

(mevcut

verilerden kestirilememiştir).

Yalnızca pazarlama sonrası sürveyans sırasında tanımlanan ve sıklığı kestirilemeyen

ADR’ler ‘bilinmeyen’ başlığı altında sıralanmıştır.

Sistem Organ

Sınıfı

Yaygın

Yaygın

olmayan

Nadiren

Çok nadir

Bilinmeyen

Enfeksiyonlar ve

enfestasyonlar

Mikotik

süperinfeksiyonlar

Antibiyotik

kaynaklı kolit

(çok nadiren

ölümle

sonuçlanabilen)

Kan ve lenf

sistemi

Eozinofili

Lökopeni

(granülositopeni),

anemi, nötropeni,

lökositoz,

trombositopeni,

trombositemi.

Hemolitik

anemi,

agranülositoz,

pansitopeni

(hayatı tehdit

eden), kemik

iliği

depresyonu

(hayatı tehdit

eden)

İmmün sistemi

bozuklukları

Alerjik reaksiyon

alerjik

ödem/anjiyoödem

Anafilaktik

reaksiyon,

anafilaktik şok

(hayatı tehdit

eden), serum

hastalığı

benzeri

reaksiyon

Metabolizma

beslenme

sistemi

bozuklukları

Anoreksi

Hiperglisemi

Psikiyatrik

bozukluklar

Psikomotor

hiperaktivite/

ajitasyon

Konfüzyon ve

oryantasyon

bozukluğu,

anksiyete

reaksiyonları,

anormal rüyalar

(kabus),

depresyon,

halüsinasyon

Psikotik

reaksiyonlar

Sinir sistemi

Baş ağrısı, baş

dönmesi, uyku

bozuklukları,

bozuklukları

Parestezi

(periferik

paraljezi) ve

disestezi,

hipoestezi, tremor

(titreme), nöbetler,

vertigo

Migren

koordinasyon

bozukluğu,

koku

bozuklukları,

hiperestezi,

intrakraniyal

hipertansiyon

Periferal

Nöropati ve

polinöropati

Görme

bozuklukları

Görsel bozukluk

Görsel renk

bozuklukları

İşitme

bozuklukları

Kulak çınlaması,

işitme kaybı

İşitme

azalması

Kardiyak

bozukluklar

Taşikardi

uzaması,

vertiküler

aritmi,

torsades de

pointes.

Vasküler

bozuklukları

Vazodilatasyon,

hipotansiyon,

senkop

Vaskülit

Solunum

sistemi

bozuklukları

Dispne (astımla

ilgili durumlar

dahil)

Sindirim sistemi

bozuklukları

Bulantı,

diyare

Kusma,

gastrointestinal

ve abdominal

ağrı, dispepsi,

gaz şişkinliği

Pankreatit

Hepatobiliyer

bozukluklar

Transaminaz

seviyelerinde artış,

bilirubin artışı

Hepatik

yetmezlik, sarılık,

hepatit (infektif

olmayan)

Karaciğer

nekrozu (çok

nadiren

hayatı tehdit

eden

karaciğer

yetmezliğine

ilerleyebilir.)

Cilt ve

subkutan doku

bozuklukları

Döküntü, kaşıntı,

ürtiker

Işık duyarlılığı

reaksiyonları,

spesifik olmayan

veziküller

Peteşi, eritema

multiforme

minör, eritema

nodosum,

Stevens-

Johson

sendromu

(hayatı tehdit

edici), toksik

epidermal

nekroliz

(hayatı tehdit

edici)

Kas-iskelet sistemi,

Bağ Doku ve Kemik

Bozuklukları

Atralji (eklem

ağrısı)

Miyalji, artrit, kas

tonusunda artış ve

kramp

güçsüzlüğü,

tendinit,

tendon rüptürü

(çoğunlukla

Aşil tendonu)

myasthenia

gravis

şiddetlenmesi

Renal ve

Üriner

Bozukluklar

Renal bozukluk

Renal yetmezlik

Hematüri

Kristalüri

Tübülointerstiyel

nefrit

Genel

bozukluklar

ve uygulama yeri

reaksiyonları

Asteni, spesifik

olmayan ağrı,

rahatsızlık hissi,

ateş

Ödem, terleme

(hiperhidrozis)

Yürüyüş

bozukluğu

Tetkikler

Alkalen fosfataz

düzeyinde artış

Anormal

protrombin

seviyesi, amilaz

artışı

* Bu reaksiyonlar, pazarlama sonrası çalışmalardan ve genelde QT uzaması risk faktörü olan

hastalardan

elde

edilen

advers

reaksiyonlardır

(Bakınız:

‘Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri’).

Aşağıda

belirtilen

istenmeyen

etkiler,

intravenöz

sıralı

(intravenöz

oral)

tedavi

uygulanan hasta alt gruplarında daha yüksek bir sıklık kategorisine sahiptir.

Yaygın

Kusma, Transaminazlarda geçici artış, Döküntü

Yaygın değil

Trombositopeni,

Trombositemi,

Konfüzyon

disoryantasyon,

Halüsinasyonlar, Par-ve disestezi, Nöbetler, Vertigo, Görme bozuklukları,

İşitme

kaybı,

Taşikardi,

Vazodilatasyon,

Hipotansiyon,

Geçici

karaciğer

yetersizliği, Sarılık, Böbrek yetmezliği, Ödem

Seyrek

Pansitopeni,

Kemik

iliği

baskılanması,

Anafilaktik

şok,

Psikotik

reaksiyonlar, Migren, Koku alma bozuklukları, İşitme yetersizliği,Vaskülit,

Pankreatit, Karaciğer nekrozu, Tendon yırtılması

Pediyatrik hastalar

Yukarıda bahsedilen artropati insidansı, yetişkinler için yapılan çalışmalardan elde edilen verilere

refere etmektedir. Çocuklarda sıklıkla artropati meydana gelmektedir (Bakınız:4.4 ‘Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri’)

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak

sağlar.

Sağlık

mesleği

mensuplarının

herhangi

şüpheli

advers

reaksiyonu

Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Bazı durumlarda akut, aşırı doz belirtisi olarak reversibl renal toksisite bildirilmiştir.

aşımındaki

semptomlar

baş

dönmesi,

tremor,

baş

ağrısı,

yorgunluk,

nöbetler,

halüsinasyonlar, konfüzyon, abdominal rahatsızlık, renal ve hepatik bozukluğun yanı

sıra kristalüri ve hematüriden oluşur. Geri döndürülebilir renal toksisite bildirilmiştir.

Bu nedenle rutin acil önlemlerin dışında kristalürinin önlenmesi için eğer gerekli ise

üriner pH ve asidite de dahil olmak üzere renal fonksiyonun izlenmesi önerilir. Hastalar

iyi hidrate olarak tutulmalıdır.

Hemodiyaliz veya peritoneal diyaliz ile sadece az miktarda (< %10 ) siprofloksasin

uzaklaştırılabilir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik Özellikler

Farmokoterapötik grup:Fluorokinolonlar

ATC kodu: J01MA02

Siprofloksasin sentetik, geniş spektrumlu bir kinolon antibakteriyel ajandır.

Etki Mekanizması

Siprofloksasin, çok çeşitli gram negatif ve gram pozitif mikroorganizmalara karşı in

vitro

etkinliğe

sahiptir.

Siprofloksasinin

bakterisid

özelliği,

bakteriyel

replikasyonu, transkripsiyonu, onarımı ve rekombinasyonu için gerekli enzimler olan

tip II topoizomeraz ( topoizomeraz IV ve DNA giraz ) enzimlerinin inhibisyonunu

içermektedir.

Direnç Mekanizması

In

vitro

siprofloksasin

direnci

yaygınlıkla

çoklu

adımlı

mutasyonlar

aracılığıyla

bakteriyel topoizomerazlar ve DNA girazdaki hedef alan mutasyonlarına bağlıdır. Tekli

mutasyonlar klinik dirençten çok duyarlılıkta azalmaya neden olabilir, ancak çoklu

mutasyonlar genellikle klinik siprofloksasin direnci ve kinolon sınıfı arasında çapraz

dirençle sonuçlanabilir.

Geçirgenlik

bariyerleri

(Pseudomanas

aeruginosa’da

yaygındır)

efflux

mekanizmaları

gibi

diğer

antibiyotikleri

inaktive

eden

direnç

mekanizmaları

siprofloksasine duyarlılığı etkileyebilir. Qnr geni tarafından kodlanmış plazmid-aracılı

direnç

bildirilmiştir.

Penisilinler,

sefalosporinler,

aminoglikozidler

makrolidler

tetrasiklinleri

etkisiz

kılan

direnç

mekanizmaları

siprofloksasinin

antibakteriyel

etkinliğini engellemeyebilirler, siprofloksasin ve diğer bir antimikrobiyal sınıf arasında

bilinen bir çapraz direnç yoktur. Bu ilaçlara dirençli organizmalar, siprofloksasine

duyarlı olabilir.

Minimal bakterisid konsantrasyonu (MBK), minimal inhibitör konstrasyonunu (MİK)

genellikle 2 kattan daha fazla geçmez.

Siprofloksasine In vitro Duyarlılık

Kazanılan direncin prevelansı, coğrafi olarak ve zamanla değişebilmektedir, özellikle

ciddi enfeksiyonların tedavisinde, belirli türler için dirence ait lokal bilgiler istenir.

Gerektiği

takdirde

ajanın

azından

bazı

enfeksiyon

türleri

için

kullanımının

sorgulandığı,

direncin

yerel

prevelansının

arttığı

durumlarda,

uzmanlardan

görüş

istenebilir.

Aşağıda sıralanan bakteri cins türlerinin in vitro koşullarda siprofloksasine yaygın

biçimde duyarlı olduğu gösterilmiştir:

Aerobik Gram-pozitif Mikroorganizmalar

Bacillus anthracis

Enterococcus faecalis (birçok suşu sadece orta derecede duyarlıdır)

Staphylococcus aureus (metisiline-duyarlı)

Staphylococcus saprophyticus

Aerobik Gram-negatif Mikroorganizmalar

Aeromonas spp. Moraxella catarrhalis

Brucella spp. Neisseria meningitidis

Citrobacter koseri Pasteurella spp.

Francisella tularensis Salmonella spp.*

Haemophilius ducrevi Shigella spp.

Haemophilius influenza Vibrio spp.

Legionella spp. Yersinia pestis

Anaerobik Mikroorganizmalar

Mobiluncus

Diğer Mikroorganizmalar

Chlamydia trachomatis

Chlamydia pneumoniae

Mycoplasma hominis

Mycoplasma pneumoniae

Aşağıdaki mikroorganizmalar siprofloksasine değişken derecelerde duyarlılık sergiler:

Acinetobacter

baumanni,

Burkholderia

cepacia,

Camplybacter

spp.,

Citrobacter

freudii,

Entrococcus

faecalis,

Enterobacter

aerogenes,

Enterobacter

cloacae,

Escherichia coli, Klebsiella pneumonia, Klebsiella oxytoca, Morganella morganii,

Neisseria

gonorrhoeae,

Proteus

mirabilis,

Proteus

vulgaris,

Providencia

spp.,

Pseudomonas

aeurigonasa,

Pseudomanas

fluorescens,

Serratia

marcescens,

Streptococcus pneumoniae, Peptostreptococcus spp., Propionibacterium acnes.

Aşağıda belitilem mikroorganizmalar doğaları gereği siprofloksasine dirençli kabul

edilir: Staphylococus aureus (metisiline- duyarlı) ve Stenotrophomonas maltophilia,

Actinomyces, Enterococcus faecium, Listeria monocytogenes, Mycoplasma genitalium,

Ureaplasma urealitycum, Anaerobik mikroorganizmalar (Mobiluncus, Peptostrococcus,

Propionibacterium acnes dışında)

Solunum yoluyla geçen şarbon-İlave bilgi

Bacillus

antracis

sporlarının

inhalasyonuna

bağlı

deneysel

hayvan

enfeksiyonları

bağlamında

çalışmalar

yürütülmüştür;

çalışmalarda,

enfektif

kapsamındaki

organizmada

spor

sayısını

azaltmaya

yönelik

tedavi

uygulandığında,

maruziyetten

hemen

sonra

başlanan

antibiyotiklerin

hastalıktan

kaçınmada

etkili

olduğu

gösterilmiştir.

İnsanlarda önerilen kullanım, birincil olarak in vitro duyarlılık ile insanlardan elde

edilen

sınırlı

verilerle

birlikte

deneysel

hayvan

verilerine

temellendirilmiştir.

Erişkinlerde

(günde

doz)

dozda

ağızdan

uygulanan

aylık

siprofloksasin tedavisinin antraks enfeksiyonunun önlenmesinde etkili olduğu kabul

edilmektedir.

Tedaviyi

uygulayan

hekim

antraks

tedavisine

ilişkin

ulusal

ve/veya

uluslararası belgelerini göz önünde bulundurur.

Solunum yoluyla geçen şarbonun rhesus maymunu modelinde görülen hayatta kalmanın

istatistiki

olarak

anlamlı

derecede

artması

ortalama

serum

siprofloksasin

konsantrasyonlarına, oral veya intravenöz siprofloksasin uygulanan yetişkinlerde ve

pediyatrik hastalarda ulaşılır ya da bu konsantrasyonlar aşılır (Bakınız: 4.2 ‘Pozoloji ve

uygulama şekli’).

B.anthracis sporlarının (5-30 LD

), 11LD

50 ‘

lik (~5.5x10

) teneffüs edilmiş ortalama

dozuna maruz kalan rhesus maymunlarında plasebo kontrollü bir çalışma yapılmıştır.

çalışmada

kullanılan

şarbon

kültürü

için

siprofloksasinin

minimal

inhibitör

konsantrasyonu (MİK) 0.08 mcg/ml’dir.

Rhesus maymunlarına kararlı duruma kadar yapılan oral uygulamayı takiben tahmin

edilen T

maks

’da (uygulamadan 1 saat sonra) ulaşılan ortalama serum siprofloksasin

konsantrasyonları 0.98-1.69 µg/ml arasında değişkenlik göstermiştir. 12 saatlik ileriki

dozda,

ulaşılan

ortalama

kararlı

durum

dipnokta

konsantrasyonu

0.12-0.19

µg/ml

arasında değişkenlik göstermiştir.

B.anthracis’e maruz kaldıktan 24 saat sonra başlayan, 30 günlük oral siprofloksasin

tedavisi gören hayvanlar için şarbona bağlı ölüm, plasebo grubuna (9/10) kıyasla

anlamlı dercede daha düşük (1/9) bulunmuştur (p=0.001). 30 günlük ilaç uygulama

periyodunu takiben siprofloksasin tedavisi gören bir hayvan şarbondan ölmüştür.

5.2. Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler

Siprofloksasinin farmokinetiği insanlarda değişik popülasyonlarda değerlendirilmiştir.

Her 12 saatte bir oral olarak 500 mg siprofloksasin alan yetişkinlerde, kararlı durumda

ortalama pik serum konsantrasyonu 2.97µg/ml’dir; her 12 saatte bir intravenöz 400

mg siprofloksasin uygulamasını takiben kararlı durumda ulaşılan ortalama pik serum

konsantrasyonu 4.56 µg/ml’dir. Her iki rejim için kararlı durumdaki ortalama vadi

serum konsantrasyonu 0.2 µg/ml’dir.

6-16 yaşları arasındaki 10 pediyatrik hastada yapılan bir çalışmada, 12 saat ara ile

yapılan 10 mg/kg dozundaki, 30 dakikalık 2 intravenöz enfüzyonu takiben ulaşılan pik

plazma

konsantrasyonu

µg/ml’dir

vadi

konsantrasyonları

0.09-0.26

µg/ml

arasında

değişkenlik

gösterir.

İkinci

intravenöz

enfüzyondan

sonra,

saatte

uygulanan 15 mg/kg’lık oral tedaviye geçirilen hastalar ilk oral dozdan sonra 3.6

µg/ml’lik

ortalama

konsantrasyonuna

ulaşır.

Siprofloksasin’in

pediyatrik

hastalara

uygulanmasını

takiben-kıkırdak

üzerindeki

etkileri-

dahil

uzun

dönem

güvenlilik verileri sınırlıdır. (İlave bilgi için, ‘Özel Uyarılar ve Önlemler’ bölümüne

bakınız.)

Emilim:

Tek doz 250 mg, 500 mg ve 750 mg siprofloksasin tablet oral yolla alındıktan sonra

başlıca ince bağırsaklardan hızla absorbe olur ve alındıktan 1-2 saat sonra doruk plazma

düzeyine ulaşır.

Oral kullanımından sonra ortalama serum siprofloksasin konsantrasyunu (mg/L)

(Süre, tablet alımından itibaren saat olarak verilmiştir)

Süre (saat) 250 mg/L 500 mg/L 750mg/L

0.5 0.9 1.7 2.9

1.0 1.3 2.5 3.5

2.0 0.9 2.0 2.9

4.0 0.5 1.3 1.7

8.0 0.3 0.6 0.8

12.0 0.2 0.4 0.5

Mutlak biyoyararlanımı yaklaşık %70-80’dir. Doruk konsantrasyonu (C

maks

) ve serum

konsantrasyonu/zaman eğrisinin altındaki toplam alan (EAA) doz ile orantılı olarak

artmıştır.

200 mg siprofloksasin 60 dakika i.v. infüzyon veya 250 mg siprofloksasin oral yolla her

12 saatte bir verilmiş, eşdeğer serum konsantrasyon-zaman profili (EAA) bulunmuştur.

400 mg siprofloksasin 60 dakika i.v infüzyon veya 500 mg siprofloksasin oral yolla her

12 saatte bir verildiğinde konsantrasyon-zaman profili (EAA) açısından biyoeşdeğer

bulunmuştur.

400 mg siprofloksasin 60 dakika i.v infüzyon ile bulunan C

maks

değeri, 750 mg oral

dozun C

maks

değerine benzemektedir.

Her 8 saatte bir 400 mg siprofloksasin 60 dakika i.v infüzyon ile her 12 saatte bir 750

mg oral siprofloksasin konsantrasyon-zaman profili (EAA) açısından biyoeşdeğerdir.

Dağılım:

Siprofloksasin proteinlere düşük oranda (%20-30) bağlanır ve plazmada büyük ölçüde

non-iyonize formda bulunur. Ekstravasküler boşluğa difüze olur. Kararlı durumda

dağılım hacmi büyük olup (2-3 L/kg) serum düzeyini aşan konsantrasyonda dokulara

geçer.

Biyotransformasyon:

Küçük

konsantrasyonda

metaboliti

olduğu

bildirilmiştir.

metabolitler

desetilensiprofloksasin (M1), sulfosiprofloksasin

(M2), oksosiprofloksasin (M3) ve

formilsiprofloksasin (M4) olup; M1 ve M3’ün antibakteriyel aktivitesi nalidiksik asitle

karşılaştırılabilir niteliktedir. Daha az miktarda bulunan M4 antimikrobik aktivitesi ise

norfloksasine eşdeğerdir.

Eliminasyon:

Siprofloksasin büyük ölçüde renal yolla değişmemiş halde atılır. Daha küçük oranda ise

renal yol dışında, özellikle feçesle itrah edilir.

Siprofloksasin atılımı (Doza % oranı)

Oral

İdrar Feçes

Siprofloksasin

44.7

25.0

Metabolitler (M1-M4)

11.3

Renal klerens 0.18-0.3 L/h/kg, total vücut klerens 0.48-0.60 L/h/kg’dır. Glomerüler

filtrasyon ve tübüler sekresyona maruz kalır.

Siprofloksasinin non-renal sekresyonu başlıca metabolizma kadar aktif transintestinal

sekresyona bağlıdır. Dozun %1’i safra yoluyla atılır ve siprofloksasin safrada yüksek

konsantrasyonda bulunur.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Çocuklar:

Çocuklardaki bir çalışmada C

maks

ve EAA yaşa bağlı değildi. C

maks

ve EAA değerlerinde

multiple doz (10 mg/kg/TID) uygulamasını takiben kayda değer bir artış görülmemiştir.

Ciddi

septisemi

olan

çocuktan,

yaşından

küçük

olanlarda

mg/kg

seviyesinde 1 saatlik infüzyonu takiben C

maks

değeri 6.1 mg/L (aralık 4.6-8.3 mg/L); 1

ila 5 yaş arasındaki çocuklarda ise C

maks

7.2 mg/ml (aralık 4.7-11.8 mg/L) bulunmuştur.

değerleri

ilgili

yaş

gruplarında

sırasıyla

17.4

mg*h/L

(aralık

11.8-32.0

mg*h/L) ve 16.5 mg*h/L (aralık 11.0-23.8 mg*h/L)’dir. Bu değerler yetişkinler için

terapötik dozlarda rapor edilen aralıktadır. Çeşitli hastalıkları olan pediyatrik hastaların

popülasyon farmokokinetik analizleri esas alındığında, çocuklardaki tahmini ortalama

yarı-ömrü 4-5 saat ve oral süspansiyonun biyoyararlanımı ise yaklaşık %60’tır.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Akut toksisite

Oral

yolla

verildikten

sonra

siprofloksasinin

akut

toksisitesi

çok

düşük

olarak

sınıflandırılmıştır.

Türler Uygulama LD

(mg/kg)

Fare

≈ 5000

Sıçan

≈ 5000

Tavşan

≈ 2500

Kronik toksisite

Subakut tolerans çalışmaları (4 hafta)

Oral uygulama: Sıçanlara 100mg/kg dozlara kadar verildiğinde hasar ortaya çıkmadan

tolere

edildiği

görülmüştür.

Köpeklerde

histamine

salınımına

bağlı

yalancı

alerjik

reaksiyonlar görülmüştür.

Subkronik tolerans çalışmaları (3 ay)

Oral uygulama: Sıçanlara 500 mg/kg dozlara kadar verildiğinde hasar ortaya çıkmadan

tolere

edildiği

görülmüştür.

Maymunlarda

yüksek

grubunda

(135

mg/kg)

kristalüri ve renal tübüllerde değişiklikler gözlenmiştir.

Kronik tolerans çalışmaları (6 ay)

Oral uygulama: Sıçanlara 500 mg/kg, maymunlara 30mg/kg dozlara kadar verildiğinde

hasar ortaya çıkmadan tolere edildiği görülmüştür. Maymunlarda yüksek doz grubunda

(90 mg/kg) distal renal tübülüslerde değişiklikler gözlenmiştir.

Karsinojenite

Fareler 1000 mg/kg/gün dozuna kadar 21 ay, sıçanlara 125 mg/kg/gün dozuna kadar 24

haftadan

sonra

mg/kg

vücut

ağırlığı/gün

düzeyine

arttırılmıştır)

verildiğinde herhangi bir doz düzeyinde kanserojen potansiyel görülmemiştir.

Üreme toksikolojisi

Sıçanlarda fertilite çalışmaları

Fertilite, yavrunun uterus içi ve doğum sonrası gelişimi ve F1 neslinin fertilitesi

siprofloksasin ile etkilenmemiştir.

Embriyotosisite çalışmaları

Siprofloksasinin embriyotoksik ve teratojen etkisi bulunmamıştır.

Sıçanlarda doğum öncesi ve doğum sonrası gelişim

Hayvanların doğum öncesi ve doğum sonrası gelişimine etkisi olmadığı görülmüştür.

Büyüme sürecinin sonunda yapılan histolojik araştırmalar yavrunun artiküler hasara

uğradığına dair açık bir emare göstermemiştir.

Mutajenite

Siprofloksasin ile sekiz in vitro mutajenite testi yapılmış olup, test sonuçları aşağıda

verilmiştir.

Salmonella: Mikrozom testi (Negatif)

E.coli: DNA onarım testi (Negatif)

Fare lenfoma hücresi ileri mutasyon testi ( Pozitif)

Çin kobayı V79 hücre HGPRT testi (Negatif)

Suriye kobayı embriyo hücre transformasyon testi (Negatif)

Saccharomyces cerev: Nokta mutasyon testi (Negatif), Mitotik çaprazlama ve

gen konversiyonu testi (Negatif)

Sıçan hepatosit primer kültür DNA onarım testi-UDS (Pozitif)

Böylece sekiz testin iki tanesi pozitif sonuç vermiş, ancak aşağıdaki dört in vivo test

negatif sonuç vermiştir.

Sıçan hepatosit DNA onarım testi

Mikronukleus testi (Fare)

Dominant letal testi (Fare)

Çin kobayı kemik iliği

Sekiz in vitro testten ikisi (fare lenfoma hücreleri mutasyon testi ve fare hepatosit

primer kültür DNA onarım testi (UDS) pozitif sonuç vermesine rağmen, ilgili hedeflerin

tümünü kapsayan in vivo test sistemleri negatif sonuçlar vermiştir.

Özet olarak siprofloksasinin anlamlı mutajenik potansiyeli olmadığı görülmüştür.

Fareler ve sıçanlar üzerinde yapılan uzun süreli karsinojenite çalışmalarının negatif

sonuçları bu görüşü desteklemektedir.

Özel tolerans çalışmaları

Hem eski giraz inhibitörleri (örneğin nalidiksik ve pipedimik asit) hem de daha yeni

olanlar

(örneğin

norfloksasin,

ofloksasin)

yapılan

karşılaştırmalı

hayvan

çalışmalarında

gruptaki

maddelerin

karekteristik

hasar

profillerinin

olduğu

bilinmektedir. Böbrek hasarı, immatür hayvanların ağırlık binen eklemlerinde kıkırdak

hasarı ve göz hasarı ile karşılaşılabilir.

Renal tolerans

Hayvan çalışmalarında gözlenen kristalizasyon, özellikle insanlarda bulunmayan pH

koşullarında meydana gelmiştir.

Hızlı

enfüzyon

karşılaştırıldığında,

yavaş

enfüzyon

kristal

presipitasyon

riskini

azaltmaktadır.

Renal tübülüslerde kristal çökmesi hemen ve otomatik olarak böbrek hasarına yol

açmaz. Hayvan çalışmalarında böbrek hasarları sadece yüksek dozlarda ve buna göre

yüksek kristalüri ile meydana gelmiştir. Örneğin, kristalüriye her zaman yol açmalarına

rağmen, çok yüksek dozlar bile zarar görülmeden iyi tolere edilmiş ve distal renal

tübüllerde yabancı cisim reaksiyonu olarak göz önüne alınmalıdır.

Kristalüri

olmaksızın

böbrek

hasarının

meydana

geldiği

gözlenmemiştir.

Hayvan

çalışmalarında gözlenen böbrek hasarı, aminoglikozidlerde olduğu gibi böbrek dokusu

üzerinde

siprofloksasinin

primer

toksik

etkisi

olarak

değerlendirilmemeli;

siprofloksasin, magnezyum ve proteinler kristal kompleksinin çökmesine bağlı sekonder

enflamatuvar yabancı cisim reaksiyonu olarak göz önüne alınmalıdır.

Artiküler tolerans çalışmaları

Diğer giraz inhibitörleri gibi gelişmemiş hayvanların ağırlık taşıyan eklemleri üzerinde

hasara neden olur.

Kıkırdak

hasarının

derecesi

yaş,

tür

doza

göre

değişir.

Hasar

eklemlere

fazla

yüklenilmemek suretiyle azaltılabilir. Gelişmiş hayvanlar (sıçan, kopek) ile yapılan

çalışmalarda kartilaj lezyonlarına dair delil bulunmamıştır. Genç beagle köpeklerinde

yüksek doz siprofloksasinle (terapötik dozun 1.3 ila 3.5 katı) yapılan bir çalışmada,

tedaviden iki hafta sonra artiküler değişiklikler görülmüştür, bu değişiklikler 5 ay sonra

da aynı kalmıştır. Terapötik dozlarda hiçbir etki görülmemiştir.

Kataraktojenik etkileri araştırma çalışmaları

Araştırmalara dayanarak, toksikolojik bakış açısından, özellikle parenteral uygulamada

biyoyararlanımın en yüksek düzeyde olduğu ve uygulama süresinin 6 ay olduğu göz

önüne

alınırsa

siprofloksasin

tedavisinin

katarakt

oluşmasını

başlatıcı

riskinin

bulunmadığı söylenebilir.

Retina tolerans çalışmaları

Siprofloksasin,

retina

dahil

çeşitli

yapılarda

bulunan

melanine

bağlanır.

Retina

üzerindeki potansiyel etkileri çeşitli pigmentli hayvan türlerinde değerlendirilmiştir.

Siprofloksasin

tedavisi

retinanın

morfolojik

yapılarında

elektroretinografik

bulgularda değişikliğe neden olmamıştır.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı Maddelerin Listesi

Kaplanmamış tablet:

Mikrokristalin selüloz (Avicel),

Mısır nişastası,

Krospovidon,

Silikon dioksit (Aerosil),

Magnezyum stearat,

Opadry white

6.2. Geçimsizlikler

Belirtilmemiştir.

6.3 Raf ömrü

48 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

25ºC’nin altındaki oda sıcaklığında ve kutusunda muhafaza ediniz.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Alüminyum folyo, blister

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak

imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

ATABAY KİMYA SAN. VE TİC. A. Ş.

Acıbadem, Köftüncü Sok. No:1

34718 Kadıköy/İSTANBUL

8.

RUHSAT NUMARASI

208/6

9.

İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ:

İlk ruhsat tarihi: 25.04.2006

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ:

3-2-2014

Danish Pharmacovigilance Update 28 November 2013

Danish Pharmacovigilance Update 28 November 2013

In this issue of Danish Pharmacovigilance Update: Ciprofloxacin and the risk of tendon disorders, risk of blood clots from the use of the cancer medicine ponatinib and reporting of adverse reactions to the Danish Health and Medicines Authority.

Danish Medicines Agency