CALBICOR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • CALBICOR 6,25 MG 30 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • CALBICOR 6,25 MG 30 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • Allegra

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699566013221
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

CALBİCOR

6.25 mg tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin maddeler:

Bir tablette, 6.25 mg karvedilol bulunur.

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat (62.58 mg)

Sodyum lauril sülfat (1 mg)

Kroskarmellos sodyum (2,25 mg)

Yardımcı maddeler için bkz. 6.1.

3. FARMASÖTİK FORM

Tablet.

Açık sarı renkli, yuvarlak, hafif bombeli, bir tarafı çentikli, diğer tarafında C2 logosu bulunan

tabletler.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Hipertansiyon

Karvedilol,

esansiyel

hipertansiyon

tedavisinde

endikedir.

başına

diğer

antihipertansif

ajanlarla

(kalsiyum

kanal

blokörleri

diüretikler;

özellikle

tiyazid

diüretikleri) birlikte kullanılabilir.

Koroner kalp hastalığı

Stabil anjinanın profilaktik tedavisi için kullanılır.

Kronik kalp yetmezliği

Karvedilol, stabil, hafif, orta ve ağır kronik kalp yetmezliği tedavisinde endikedir. Genellikle

Anjiyotensin

Dönüştürücü

Enzim

(ADE)

inhibitörleri,

diüretikler

opsiyonel

olarak

dijitallerle (standart tedavi) birlikte kullanılır.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Karvedilol tedavisi uzun süreli bir terapidir.

Tedavi

birdenbire

kesilmemeli

kesileceği

zaman

haftalar

içinde

gittikçe

azaltılarak

kesilmelidir. Bu durum özellikle aynı zamanda koroner arter hastalığı olan hastalar için

önemlidir.

Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;

Esansiyel hipertansiyon:

Tedavinin başlangıcında ilk 2 gün için önerilen doz günde bir kez 12.5 mg’dır. Bundan

sonrası için önerilen doz günde bir kez 25 mg’dır. Gerekirse doz, en az 2 haftalık aralıklarla

artırılarak

günde

ikiye

bölünerek

günlük maksimum

olan

mg’a

çıkarılabilir.

Koroner kalp hastalığı:

Tedavinin başlangıcında ilk 2 gün için önerilen doz günde iki kez 12.5 mg’dır. Bundan

sonrası için önerilen doz günde iki kez 25 mg’dır. Gerekirse doz, en az 2 haftalık aralıklarla

artırılarak günlük maksimum doz olan 100 mg’a çıkarılabilir (günde iki kez).

Semptomatik, stabil, kronik kalp yetmezliği:

Dozaj kişiye göre ayarlanmalı ve dozun artırılması sırasında bir doktor tarafından yakından

izlenmelidir.

Dijital,

diüretik

Anjiyotensin

Dönüştürücü

Enzim

(ADE)

inhibitörleri

kullanan

hastalarda

karvedilol

tedavisine

başlamadan

önce

ilaçların

dozları

stabilize

edilmelidir.

Tedavi başlangıcında önerilen doz, 2 hafta boyunca günde iki kez 3.125 mg’dır. Bu doz tolere

ediliyorsa doz, en az iki haftalık aralıklarla önce günde iki kez 6.25 mg, sonra günde iki kez

12.5 mg ve sonra da günde iki kez 25 mg’a çıkarılabilir. Doz, hastanın tolere edebildiği en

yüksek düzeye kadar artırılmalıdır.

Hafif, orta ya da ağır kronik kalp yetmezliği olan 85 kilogramın altındaki hastalarda önerilen

maksimum doz günde iki kez 25 mg’dır. Hafif ya da orta şiddette kalp yetmezliği olan 85

kilogramın üzerindeki hastalarda önerilen maksimum doz ise günde iki kez 50 mg’dır.

Her doz artırımından önce hasta, ağırlaşan kalp yetmezliği ya da vazodilatasyon semptomları

açısından bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Kalp yetmezliğinde geçici kötüleşme

veya sıvı retansiyonu diüretik dozu artırılarak tedavi edilmelidir; nadiren karvedilolün dozunu

azaltmak

geçici

olarak

karvedilol

tedavisini

durdurmak

gerekebilir.

Karvedilol

tedavisine bir haftadan uzun bir süre ara verilmişse, tedaviye günde iki kez daha düşük dozla

başlanması ve yukarıda belirtilen doz artırımının uygulanması önerilir. Karvedilol tedavisine

iki haftadan uzun bir süre ara verilmişse, tedaviye günde iki kez 3.125 mg ile başlanması ve

yukarıda belirtilen doz artırımının uygulanması önerilir.

Vazodilatasyon semptomlarının tedavisinde başlangıç olarak, diüretiklerin dozu azaltılmalıdır.

Semptomlar devam ederse, ADE inhibitörü (eğer kullanılıyorsa) dozu düşürülebilir, bunun

devamında

gerekirse

karvedilol

dozu

azaltılabilir.

şartlar

altında,

ağırlaşan

kalp

yetmezliği

vazodilatasyon

semptomları

stabilize

oluncaya

kadar

karvedilol

dozu

artırılmamalıdır.

Uygulama şekli:

Tablet su ile alınmalıdır. Kronik kalp yetmezliği hastalarında CALBİCOR

yiyecekle birlikte

verilmelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Değişik derecelerde böbrek disfonksiyonu (böbrek yetmezliği dahil) olan hastalarla ilgili

mevcut farmakokinetik verilere göre, orta ve ağır şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda

karvedilol doz şemasında değişiklik önerilmez.

Karaciğer yetmezliği:

Karvedilol, karaciğer disfonksiyonu klinik olarak belirgin olan hastalarda kontrendikedir.

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda (<18 yaş) güvenliliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir.

Geriyatrik popülasyon:

Semptomatik kronik kalp yetmezliği: özel kulanım gerektirmez.

Hipertansiyon: Başlangıç dozu olarak günlük 12.5 mg önerilir. Bu bazı olgularda tatminkar

kontrol sağlar. Yanıt yetersiz olduğunda, doz günde bir kez ya da bölünmüş dozlarda günlük

en fazla 50 mg’a çıkarılabilir.

Anjina: Önerilen en yüksek günlük doz bölünmüş olarak verilen 50 mg’dır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Karvedilol, aşağıdaki hastalarda kullanılmamalıdır:

- Karvedilol veya ilacın içerdiği diğer yardımcı bileşenlere aşırı duyarlılık

- Stabil olmayan/dekompanse kalp yetmezliği

- Klinik olarak belirgin karaciğer disfonksiyonu

- Önemli ölçüde sıvı tutulumu olan hastalar

Diğer

-blokörlerle olduğu gibi, karvedilol şu hastalarda kullanılmamalıdır:

- 2. ve 3. derece AV bloğu (kalıcı pacemaker yerleştirilmediyse)

- Ağır bradikardi (< 50 atım/dakika)

- Hasta sinüs sendromu (sino-atriyal blok dahil)

- Ağır hipotansiyon (sistolik kan basıncı < 85 mmHg)

- Kardiyojenik şok,

- Bronkospazm ya da astım öyküsü olan hastalar

- Metabolik asidoz

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

CALBİCOR

’un içeriğinde laktoz vardır. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz

yetmezliği

glukoz-galaktoz

malabsorpsiyon

problemi

olan

hastaların

ilacı

kullanmamaları gerekir.

CALBİCOR

dozunda 1

mmol (23 mg)’dan

daha az

sodyum

içerir;

yani esasında

“sodyum içermez”. Sodyum miktarına bağlı herhangi bir olumsuz etki beklenmez.

Kronik konjestif kalp yetmezliği:

Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda, karvedilolün doz

artırımı

sırasında

kalp

yetmezliğinde

kötüleşme

sıvı

retansiyonu

görülebilir.

durumda,

diüretikler

artırılmalı,

klinik

denge

oluşuncaya

kadar

karvedilol

dozu

artırılmamalıdır. Bazen karvedilol dozunu azaltmak ya da nadir olarak ilacın kullanımını

geçici olarak durdurmak da gerekebilir. Bu tür dönemler, karvedilolün sonradan başarıyla

uygulanmasını engellemez. Her iki ilacın da AV iletiyi yavaşlatması nedeniyle, karvedilol

dijital glikozidleri ile kombine olarak kullanıldığında dikkat edilmelidir.

Konjestif kalp yetmezliğinde böbrek fonksiyonu: Konjestif kalp yetmezliği ile birlikte düşük

kan basıncı (sistolik KB < 100 mm Hg), iskemik kalp hastalığı ve yaygın damar hastalığı

ve/veya

altta

yatan

böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda

karvedilol

tedavisiyle

renal

fonksiyonlarda geri dönüşlü kötüleşme saptanmıştır. Bu risk faktörlerini taşıyan konjestif kalp

yetmezliği hastalarında, dozun arttırılması sırasında böbrek fonksiyonları izlenmeli ve böbrek

yetmezliğinin kötüleşmesi durumunda doz azaltılmalı ya da ilaç kesilmelidir.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı: Bronkospazm gözlenen kronik obstrüktif akciğer hastalığı

(KOAH) bulunan ve oral ya da inhalasyon yolu ile ilaç almayan hastalarda karvedilol ancak

potansiyel yarar potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. Bronkospazm eğilimi olan

hastalarda, solunum yolundaki olası bir direnç artışı nedeniyle solunum distresi gözlenebilir.

Karvedilole başlangıç aşamasında ve doz artırımı sırasında hastalar yakından izlenmeli ve

tedavi sırasında bronkospazm görülürse karvedilol dozu azaltılmalıdır.

Diyabet:

Akut

hipogliseminin

erken

belirti

semptomlarının

maskelenebilmesi

azalabilmesi

nedeniyle

diabetes

mellitus

hastalarında

karvedilol

kullanımında

dikkatli

olunmalıdır. Kronik kalp yetmezliği bulunan diyabetli hastalarda, karvedilol kullanımı kan

glukozunun kontrolünü güçleştirebilir. İlacın

-blokör özellikleri nedeniyle latent diabetes

mellitus belirginleşebilir, belirgin diyabet kötüleşebilir ve kan glukoz regülasyonu bozulabilir.

Periferik damar hastalığı:

-blokörler arteriyel yetmezlik semptomlarını hızlandırabileceği ya

şiddetlendirebileceğinden,

periferik

damar

hastalığı

olanlarda

karvedilol

dikkatli

kullanılmalıdır.

Raynaud

fenomeni:

Periferik

dolaşım

bozukluğu

olan

hastalarda

semptomlar

şiddetlenebileceğinden karvedilol dikkatli kullanılmalıdır.

Tirotoksikoz:

-blokör özelliği olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol de tirotoksikoz

semptomlarını gizleyebilir.

Anestezi

ve

genel

cerrahi:

Genel

cerrahi

uygulanan

hastalarda,

karvedilol

anestezik

ilaçların sinerjistik negatif inotrop etkileri nedeniyle dikkatli olunmalıdır.

Bradikardi:

Karvedilol, bradikardiye neden olabilir. Nabız dakikada 55 atımın altına düşerse

karvedilol dozu azaltılmalıdır.

Aşırı duyarlılık:

-blokörlerin alerjenlere duyarlılığı ve anaflaktik reaksiyonların derecesini

artırabilmesi

nedeniyle ciddi aşırı

duyarlılık reaksiyonu öyküsü olan

ve desensitizasyon

(duyarsızlaştırma) tedavisi uygulanan hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır.

Psoriazis:

-blokörlerle tedaviye bağlı psöriyazis öyküsü olan hastalarda karvedilol ancak

yarar-risk tablosu dikkate alınarak kullanılmalıdır.

Kalsiyum kanal blokörleriyle birlikte kullanım: Verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum

kanal blokörleriyle veya diğer antiaritmik ilaçlarla birlikte karvedilol tedavisi uygulanan

hastalarda, EKG ve kan basıncının dikkatle izlenmesi gerekir.

Feokromositoma: Feokromositomalı hastalarda,

-blokör kullanılmadan önce bir

-blokör

uygulamasına başlanmalıdır. Karvedilol, hem

-blokör, hem

-blokör farmakolojik aktivite

göstermesine

rağmen,

koşullarda

kullanımıyla

ilgili

deneyim

yoktur.

nedenle,

feokromositomadan kuşkulanılan hastalarda karvedilol uygulamasında dikkatli olunmalıdır.

Prinzmetal varyant anjina:

Prinzmetal varyant anjinası bulunan hastalarda non-selektif

blokör

aktivite

göğüs

ağrısına

neden

olabilir.

Karvedilolün

-blokör

aktivitesi

tür

semptomları önleyebilse de, böyle hastalarda karvedilol kullanımıyla ilgili klinik deneyim

yoktur. Yine de, Prinzmetal varyant anjinasından şüphelenilen hastalarda karvedilol dikkatle

kullanılmalıdır.

Kontakt

lens:

Kontakt

lens

kullananlar

gözyaşında

azalma

riskini

göz

önünde

bulundurmalıdır.

Kesilme sendromu: Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda, karvedilol tedavisi birdenbire

kesilmemelidir.

hastalarda

karvedilolün

kesilmesi

aşamalı

olmalıdır (2

haftalık

süre

içinde).

Semptomatik hipotansiyon ve senkop görülebilir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Farmakokinetik etkileşmeler:

Karvedilol, P-glikoproteinin substratı olmanın

yanı

sıra aynı zamanda inhibitörüdür. Bu

nedenle, P-glikoprotein ile taşınan ilaçların biyoyararlanımı, birlikte alınan karvedilol ile

artabilir. Buna ek olarak, karvedilolün biyoyararlanımı, P-glikoproteinin indükleyicileri veya

inhibitörleri ile değiştirilebilir.

CYP2D6 ve CYP2C9 inhibitörlerinin yanı sıra indükleyicileri de sistemik ve/veya presistemik

karvedilol metabolizmasını stereoseçici olarak değiştirebilir ve bu da R ve S-karvedilolün

artmış veya azalmış plazma konsantrasyonlarına yol açar. Hastalarda veya sağlıklı deneklerde

gözlemlenen bazı örnekler aşağıda liste halinde verilmiştir ancak liste ayrıntılı değildir.

Digoksin: Digoksin ve karvedilolün birlikte uygulanmasında digoksinin konsantrasyonları

kadar

artar.

karvedilol

kalp

glikozidleri

iletimini

yavaşlatır.

Karvedilole

başlandığında,

ayarlandığında

tedavi

kesildiğinde

digoksin

düzeylerinin daha dikkatle izlenmesi önerilir.

İnsülin ve oral hipoglisemik ilaçlar:

-blokör etkili ilaçlar, insülin ve oral hipoglisemiklerin

şekerini

düşürücü

etkisini

artırabilirler.

Hipoglisemi

belirtileri

maskelenebilir

veya

azalabilir (özellikle taşikardi). Bu nedenle insülin ya da oral hipoglisemik kullanan hastaların

kan glukozunun düzenli olarak izlenmesi önerilir.

Karaciğer metabolizması indükleyici ve inhibitörleri (CYP2D6 ve CYP2C9): Rifampisin

karvedilol plazma konsantrasyonlarını yaklaşık %70 azaltır. Simetidin EAA’ı yaklaşık %30

artırır fakat maksimum konsantrasyon (C

maks

)’da değişikliğe yol açmaz.

Rifampisin gibi karma fonksiyonlu oksidaz indükleyici alan hastalarda karvedilolün serum

düzeyleri azalabileceğinden ve simetidin gibi karma fonksiyonlu inhibitörleri alanların serum

düzeyleri artabileceğinden bu hastalar dikkatle izlenmelidir.

Simetidinin

karvedilol düzeyleri üzerindeki etkisi düşük olduğundan herhangi bir klinik

etkileşme olasılığı minimumdur.

Katekolamin-deplesyonuna

neden olan ilaçlar:

-blokör özellikleri olan

ilaçlarla

birlikte

katekolamin deplesyonuna

neden olan bir ilaç

(ör. rezerpin

ve/veya

monoamin oksidaz

inhibitörleri)

alan

hastalar

hipotansiyon

ve/veya

şiddetli

bradikardi

belirtileri

açısından

yakından izlenmelidir.

Siklosporin:

Kronik

vasküler

rejeksiyon

görülen

böbrek

transplant

hastası

üzerinde

karvedilol

tedavisi

sonrası

ortalama

siklosporin

konsantrasyonlarında

hafif

artışlar

gözlenmiştir. Hastaların yaklaşık %30’unda, siklosporin konsantrasyonlarını terapötik aralıkta

tutmak amacıyla siklosporin dozunun azaltılması gerekirken diğer hastalarda herhangi bir

ayarlama

gerekmemiştir.

Ortalamada,

hastalarda

siklosporinin

dozu

yaklaşık

azaltılmıştır. Gereken doz ayarlamasının kişiden kişiye geniş ölçüde değişkenlik göstermesi

nedeniyle,

siklosporin

konsantrasyonlarının

karvedilol

tedavisine

başlanmasından

sonra

yakından izlenmesi ve siklosporin dozunun uygun şekilde ayarlanması önerilir.

Verapamil, diltiazem ve diğer antiaritmikler: Karvedilolle kombinasyon halinde AV iletim

bozuklukları riskini artırabilirler (Bkz. Kullanım İçin Özel Uyarılar ve Özel Önlemler).

Fluoksetin:

Kalp

yetmezliği

olan

hastada

gerçekleştirilen

randomize,

çapraz

geçişli

çalışmada, güçlü bir CYP2D6 inhibitörü olan fluoksetinin birlikte uygulanması, ortalama

R(+)

enantiomer

AUC’sinde

artış

karvedilol

metabolizmasının

stereoseçici

inhibisyonu ile sonuçlanmıştır. Ancak, tedavi edilen gruplar arasında advers etkiler, kan

basıncı veya kalp atım hızı açısından hiçbir fark gözlenmemiştir.

Farmakodinamik etkileşmeler:

Klonidin: Klonidinin

-blokör ilaçlarla birlikte uygulanması kan basıncını ve kalp atım hızını

düşürücü etkilerini potansiyalize edebilir. Klonidinin

-blokör ilaçlarla birlikte uygulandığı

tedavi sonlandırılmak istendiğinde,

-blokör ajan önce kesilmelidir. Klonidin tedavisi birkaç

gün sonra doz kademeli olarak düşürülerek kesilebilir.

Kalsiyum kanal blokörleri: (Bkz. Kullanım İçin Özel Uyarılar ve Özel Önlemler) Karvedilol

ve diltiazem birlikte

oral

yolla

uygulandığında izole

olgularda

ileti bozukluğu (nadiren

hemodinamik denge

bozukluğu

birlikte)

gözlenmiştir.

-blokör aktivitesi

olan

diğer

ilaçlarda olduğu gibi, verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum kanal blokörleri oral yoldan

karvedilolle birlikte uygulandığında, EKG ve kan basıncı dikkatle izlenmelidir.

-blokör

aktivitesi

olan

diğer

ajanlarda

olduğu

gibi

karvedilol,

birlikte

uygulanan

antihipertansif etkili (örn.

reseptör antagonistleri), ya da advers etki profilinin bir parçası

da hipotansiyon olan ilaçların etkisini güçlendirebilir.

Anestezi sırasında karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotrop ve hipotansif

etkilerine çok dikkat edilmesi gerekir.

NSAİ ilaçlar: Steroid yapıda olmayan antiinflamatuvar ilaçlar ile eş zamanlı kullanımı, kan

basıncında artışa neden olabilir ve kan basıncı kontrolünü azaltabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon

Çocuklarda (<18 yaş) güvenliliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi, C’dir. 2. ve 3. trimesterde D’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Karvedilolun çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlardaki kullanımına ilişkin yeterli veri

bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Karvedilolun gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri bulunmamaktadır.

Hayvan çalışmaları gebelik, embriyonal/fötal gelişim, doğum ve postnatal gelişim üzerindeki

etkisi açısından yetersizdir (bkz bölüm 5.3). İnsandaki potansiyel risk bilinmemektedir.

Beta blokörler, plasentanın perfüzyonunu azaltır; bu da, rahim içi fetüs ölümü ve immatür ve

prematüre doğumlara neden olabilir. Buna ek olarak, fetüste ve yeni doğanda advers etkiler

(özellikle

hipoglisemi

bradikardi)

görülebilir.

Doğum

sonrası

dönemde,

kardiyak

pulmoner

komplikasyonlarda

risk

artışı

olabilir.

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

çalışmalar,

karvedilol ile teratojenisite oluşumuna dair sübstantif kanıt sunmamıştır.

CALBİCOR

gerekli olmadıkça gebelikte kullanılmamalıdır (beklenen yararlar potansiyel

risklerden fazla ise).

Laktasyon dönemi

Karvedilolün insanda süte geçip geçmediği bilinmemektedir. Hayvan çalışmaları karvedilol

ve metabolitlerinin süte geçtiğini göstermiştir. Emzirmenin ya da CALBİCOR

tedavisinin

kesilip kesilmeyeceği kararı, emzirmenin çocuk için yararı ile CALBİCOR

tedavisinin kadın

için yararı dikkate alınarak verilmelidir.

Üreme yeteneği/Fertilite

Veri bulunmamaktadır.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Karvedilolün hastaların araç ya da makine kullanma yeteneği üzerindeki etkisi konusunda

hiçbir çalışma yapılmamıştır. Kişiden kişiye değişiklik gösteren reaksiyonlar (baş dönmesi,

yorgunluk) nedeniyle araç ve makine kullanma ya da yardımsız çalışma yeteneği bozulabilir.

Bu durum özellikle tedavinin başlangıcı, doz artımı sonrası, ilaç değişimi ve birlikte alkol

kullanıldığı zamanlar için geçerlidir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek

(≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın: Bronşit, pnömoni, üst solunum yolu enfeksiyonu, üriner sistem enfeksiyonu

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın: Anemi

Seyrek: Trombositopeni

Çok seyrek: Lökopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Hipersensitivite (alerjik reaksiyon)

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın: Kilo artışı, hiperkolesterolemi, önceden diyabeti olan hastalarda bozulmuş kan glikoz

kontrolü (hiperglisemi, hipoglisemi)

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın: Depresyon, depresif duygudurum

Yaygın olmayan: Uyku bozuklukları

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı

Yaygın olmayan: Presenkop, senkop, parestezi

Göz hastalıkları

Yaygın: Görme bozuklukları, göz salgısında azalma (göz kuruması), göz iritasyonu

Kardiyak hastalıklar

Çok yaygın: Kardiyak yetmezlik

Yaygın: Bradikardi, ödem (generalize, periferal, bağımlı ve genital ödem, bacaklarda ödem

dahil), hipervolemi, aşırı sıvı yüklenmesi

Yaygın olmayan: Atriyo-ventriküler blok (AV blok), anjina pektoris

Vasküler hastalıklar

Çok yaygın: Hipotansiyon

Yaygın:

Ortostatik

hipotansiyon,

periferal

dolaşım

bozuklukları

(soğuk

ekstremiteler,

periferik damar hastalığı, aralıklı topallama alevlenmesi ve Reynaud fenomeni)

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın: Dispne, pulmoner ödem, predispoze hastalarda astım

Seyrek: Nazal konjesyon, hırıltı ve grip benzeri semptomlar

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Bulantı, ishal, kusma, dispepsi, karın ağrısı

Yaygın olmayan: Konstipasyon

Seyrek: Ağız kuruluğu

Hepato-bilier hastalıklar

Çok

seyrek:

Alanin

aminotransferaz

(ALT),

Aspartat

aminotransferaz

(AST)

gama

glutamiltransferaz (GGT) değerlerinde yükselme

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın olmayan: Deri reaksiyonları (alerjik ekzantem, dermatit, terlemenin artması, ürtiker,

kaşıntı, psoriatik ve liken-planus benzeri deri lezyonları) alopesi

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın: Ekstremitelerde ağrı

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın: Böbrek yetmezliği ve yaygın damar hastalığı ve / veya altta yatan böbrek yetmezliği

olan hastalarda, böbrek fonksiyon bozuklukları, işeme bozuklukları

Çok seyrek: Kadınlarda idrar tutamama

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın olmayan: Erektil disfonksiyon

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Çok yaygın: Asteni (yorgunluk)

Yaygın: Ağrı

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

İntoksikasyon semptomları

Doz aşımı durumunda ağır hipotansiyon, bradikardi, kalp yetmezliği, kardiyojenik şok ve kalp

durması görülebilir. Ayrıca solunum problemleri, bronkospazm, kusma, bilinç bozukluğu ve

jeneralize nöbetler de görülebilir.

İntoksikasyon tedavisi: Genel prosedürlerin

yanısıra,

gerekirse

yoğun

bakım şartlarında,

yaşamsal

parametreler

izlenmeli

düzeltilmelidir.

Aşağıdaki

destekleyici

tedaviler

uygulanabilir:

Hasta yatar pozisyonda olmalıdır.

Atropin: 0,5-2 mg i.v. (aşırı bradikardi için).

Glukagon:

başlangıçta

1-10

i.v.,

sonra

uzun

süreli

infüzyon

olarak

mg/saat

(kardiyovasküler fonksiyonu desteklemek amacıyla).

Vücut ağırlığına ve etkilerine bağlı olarak kullanılabilecek sempatomimetikler: dobutamin,

izoprenalin, orsiprenalin ya da adrenalin. Pozitif inotropik etki gerekiyorsa, milrinon gibi

fosfodiesteraz inhibitörleri kullanılması düşünülmelidir.

İntoksikasyon profilinde periferik vazodilatasyon öne çıkıyorsa dolaşım koşulları sürekli

izlenerek norfenefrin ya da noradrenalin verilebilir.

İlaca dirençli bradikardi durumunda “pacemaker” uygulanmalıdır.

Bronkospazm tedavisi: Bronkospazm durumunda,

-sempatomimetikler (aerosol veya i.v.) ya

da aminofilin i.v. verilmelidir.

Nöbet tedavisi: Nöbetlerde, diazepam ya da klonazepamın yavaş i.v. enjeksiyonu önerilir.

Önemli not:

Şok semptomları görülen ağır intoksikasyonda, yeterince uzun bir süre destekleyici tedaviye

devam edilmelidir, çünkü karvedilolün eliminasyon yarı ömrünün uzaması ve daha derin

kompartmanlardan yeniden dağılımı beklenebilir. Destekleyici/antidot tedavisinin süresi aşırı

dozun

şiddetine

bağlıdır.

Hastanın

durumu

stabilize

olana

kadar

destekleyici

tedavi

sürdürülmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: α ve β adrenerjik reseptör blokörü

ATC kodu: C07AG02

Karvedilol,

1 ve

2 adrenerjik reseptör blokajı özelliği olan bir adrenerjik reseptör

blokörüdür. Karvedilolün organ koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir. Karvedilol etkili bir

antioksidandır ve reaktif oksijen radikallerini ortadan kaldırır. Karvedilol rasemiktir ve hem

R(+), hem S(-) izomerlerinin

1 adrenerjik reseptör blokajı ve antioksidan özellikleri vardır.

Karvedilolün insan damar düz kas hücreleri üzerine antiproliferatif etkisi vardır.

Yürütülen klinik çalışmalarda kronik karvedilol tedavisi süresince oksidatif streste çeşitli

parametreler ölçülerek bir azalma olduğu gösterilmiştir.

-adrenerjik

reseptör

blokaj

özelliği,

adrenoseptörleri

için

non-selektif

olup

karvedilolün S(-) enantiomeriyle ilişkilidir. Karvedilolün intrinsik sempatomimetik aktivitesi

yoktur ve propranolol gibi membranı stabilize edici özelliklere sahiptir. Karvedilol, renin

salıverilmesini azaltan

-blokör

etkisiyle renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini baskılar;

dolayısıyla sıvı retansiyonu nadiren görülür.

Karvedilol, selektif

1 blokajı etkisine bağlı olarak periferik damar direncini azaltır.

Karvedilol bir

1 adrenoreseptör agonisti olan fenilefrinin neden olduğu kan basıncındaki

artışı azaltırken anjiyotensin II’nin neden olduğu artışı azaltmaz.

Karvedilolün lipid profili üzerine olumsuz etkisi yoktur. Yüksek yoğunluklu lipoproteinlerle

düşük yoğunluklu lipoproteinler arasındaki oran (HDL/LDL) korunur.

Etkinlik

Klinik çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre:

Hipertansiyon

Karvedilol, hipertansif

hastalarda

-blokör

etkisi ile birlikte

1 aracılığıyla

gerçekleşen

vazodilatör etkisiyle kan basıncını düşürür.

-blokör ajanlarla gözlendiği gibi, kan basıncında

sağlanan düşüşe, birlikte gözlenen total periferik direnç artışı eşlik etmez. Kalp hızı hafifçe

düşer. Hipertansiyon hastalarında renal kan akımı ve renal fonksiyon korunur. Karvedilolün

atım hacmini koruduğu ve total periferik direnci azalttığı gösterilmiştir. Böbrek, iskelet kası,

önkol, bacak, deri, beyin veya karotid arterler dahil olmak üzere belirli organ ve damar

yataklarına gelen kan miktarı karvedilol tarafından olumsuz etkilenmez. Ekstremitelerde

soğukluk

fiziksel

aktivite

sırasında

erken

yorgunluk

görülme

sıklığı

azalmıştır.

Karvedilolün

hipertansiyon

üzerindeki

uzun süreli

etkisi çift

kör

kontrollü çalışmalarda

gösterilmiştir.

Koroner Kalp Hastalığı

Koroner kalp hastalığı olanlarda karvedilol, uzun süreli tedavi boyunca kalıcı anti-iskemik

(total egzersiz zamanında, 1 mm ST segment depresyonuna kadar olan sürede ve anjinaya

kadar olan sürede iyileşme) ve anti-anjinal etkiler göstermiştir. Akut hemodinamik çalışmalar

karvedilolün anlamlı ölçüde miyokard oksijen ihtiyacını ve sempatik aşırı aktiviteyi azalttığını

göstermiştir.

Ayrıca, karvedilol, miyokard ön

yük (pulmoner arter basıncı

ve pulmoner

kapiller wedge basıncı) ve ard yükü (total periferik direnç) azaltır.

Kronik Kalp Yetmezliği

Karvedilol, tüm

nedenlere bağlı

mortaliteyi

ve kardiyovasküler

nedenli hastane tedavisi

ihtiyacını anlamlı oranda azaltır. Karvedilol, ayrıca ejeksiyon fraksiyonunu artırır. İskemik ya

da iskemik kökenli olmayan kronik kalp yetmezliği hastalarının semptomlarını iyileştirir.

Karvedilolün bu etkisi doza bağımlıdır.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Oral uygulama sonrasında, karvedilol hızla emilir. Sağlıklı gönüllülerde yaklaşık 1 saat sonra

maksimum

plazma

konsantrasyonuna

ulaşılır.

İnsanlarda

karvedilolün

mutlak

biyoyararlanımı, yaklaşık %25’tir.

Dağılım:

Karvedilol, yüksek oranda lipofilik bir bileşiktir; yaklaşık %98-99’u plazma proteinlerine

bağlanır. Dağılım hacmi, yaklaşık 2 L/kg’dır.

Biyotransformasyon:

Karvedilolün büyük kısmı, esas olarak safrayla elimine edilen çeşitli metabolitlere dönüşür.

Oral uygulamadan sonra ilk-geçiş etkisi ortalama %60-75 civarındadır. Karvedilol, büyük

ölçüde karaciğerde metabolize olur ve temel reaksiyonlardan biri glukuronidasyondur. Fenol

halkasının

demetilasyon

hidroksilasyonu

-reseptör

blokörü

aktivitesine

sahip

metabolit

ortaya

çıkar.

Klinik

öncesi

çalışmalara

göre,

4’-hidroksifenol

metaboliti

karvedilolden 13 kat daha güçlü

-blokör etkiye sahiptir. Karvedilolle karşılaştırıldığında üç

aktif

metaboliti

zayıf

vazodilatör

aktivite

gösterir.

İnsanda

üç

aktif

metabolitin

konsantrasyonları

maddeden

daha

düşüktür.

Karvedilolün

hidroksi-karbazol

metabolitlerinden ikisi karvedilolden 30-80 kat daha güçlü olan aşırı potent antioksidanlardır.

Eliminasyon:

Karvedilolün ortalama eliminasyon yarı-ömrü, yaklaşık 6 saattir. Plazma klerensi, yaklaşık

500-700 ml/dak’dır. Ana atılım yolu feçesledir. Eliminasyon daha çok safra yoluyla olur.

Küçük bir bölümü böbrekler yoluyla değişik metabolitler biçiminde elimine edilir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar:

Karvedilol ile kronik tedavi sırasında otoregülatör kan akımı korunur ve glomerüler filtrasyon

değişmez.

Hipertansiyon ve böbrek yetmezliği olan hastalarda, plazma seviyesi-zaman eğrisi altındaki

alan,

eliminasyon

yarı

ömrü

maksimum

plazma

konsantrasyonu

önemli

derecede

değişmez. Değişmemiş haldeki ilacın renal atılımı renal yetersizlik hastalarında azalır; ancak

farmakokinetik parametrelerdeki değişiklikler fazla değildir.

Yapılan çalışmalar, karvedilolün renal hipertansiyon hastalarında etkili bir ajan olduğunu

göstermiştir. Aynı etkinlik, kronik böbrek bozukluğu olan veya hemodiyaliz altındaki veya

renal transplantasyon sonrası hastalar için de geçerlidir. Karvedilol kan basıncında gerek

diyaliz günlerinde gerekse diyaliz olmayan günlerde kademeli bir düşüşe yol açar ve kan

basıncını

düşürme

etkisi

renal

fonksiyonları

normal

olan

hastalarda

gözlenenle

karşılaştırılabilir düzeydedir. Karvedilol, muhtemelen plazma proteinlerine yüksek derecede

bağlanması nedeniyle diyaliz membranını geçemediğinden diyaliz sırasında elimine olmaz.

Hemodiyaliz uygulanan hastalar üzerinde gerçekleştirilen karşılaştırmalı çalışmalardan elde

edilen sonuçlara dayanarak karvedilolün kalsiyum kanalı blokörlerinden daha etkili olduğu ve

daha iyi tolere edildiği sonucuna varılmıştır.

Karaciğer yetmezliği olan hastalar:

Karaciğer sirozu hastalarında, ilacın sistemik yararlanımı ilk geçiş etkisindeki azalmadan

dolayı

%80’e

kadar bir

artış

göstermiştir.

Bu yüzden,

karvedilol

klinik

olarak

belirgin

karaciğer yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir (Bkz. Kontrendikasyonlar).

Geriyatrik kullanım:

Karvedilolün hipertansif hastalardaki farmakokinetiği yaştan etkilenmez. Yaşlı hipertansif

hastalarda

yapılan

çalışma,

advers

olay

profilinde

fark

olmadığını

göstermiştir.

Koroner kalp hastalığı olan yaşlı hastaların katıldığı bir başka çalışma, bildirilen advers

olaylarda bir fark göstermemiştir.

Pediyatrik kullanım:

18 yaş altı kişilerde farmakokinetiği hakkında veri sınırlıdır.

Diyabetik hastalar:

İnsüline bağımlı olmayan diyabetli hipertansiyon hastalarında karvedilolün açlık veya post-

prandiyal

glukoz

konsantrasyonu,

glikozillenmiş

hemoglobin A

veya

antidiyabetik

ajanların doz değişimi ihtiyacı üzerinde bir etkisi görülmemiştir.

İnsüline bağımlı olmayan diyabet hastalarında karvedilolün glukoz tolerans testi üzerinde

istatistiksel açıdan önemli bir etkisi olmamıştır. İnsülin duyarlılığı azalmış olan hipertansif,

diyabetik olmayan hastalarda (Sendrom X) , karvedilol insülin duyarlılığını iyileştirmiştir.

Aynı sonuçlar insüline bağımlı olmayan diyabetli hipertansiyon hastalarında da bulunmuştur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçan ve fareler üzerinde yapılan karsinojenite çalışmalarında, sırasıyla 75 mg/kg/gün ve 200

mg/kg/gün’e

kadar

dozlar

uygulanmış

(insanlar

için

tavsiye

edilen

maksimum

dozun

[MHRD] 38 ile 100 katı), karvedilolün karsinojenik etkisi gözlenmemiştir.

Memeliler ve memeli olmayanlarda gerçekleştirilen in vivo ve in vitro testlerde karvedilol

mutajenik değildir.

Karvedilolün hamilelikte toksik olan dozlarda (MHRD ≥200 mg/kg, ≥ 100 katı) uygulanması,

fertilite bozukluklarına (zayıf çiftleşme, korpora luteada, döllenmede ve embriyonik cevapta

azalma)

neden

olmuştur.

>60

mg/kg

dozlar

(MHRD’nin

>30

katı),

yavruların

fiziksel

büyümesi/gelişmesinde

gecikmelere

neden

olmuştur.

Embriotoksisite

(döllenme

sonrası

ölümlerde artış) görülmüş, ancak sırasıyla 200 mg/kg ve 75 mg/kg dozlarda (insanlar için

tavsiye

edilen

maksimum

dozun

[MHRD]

katı),

ilaç

uygulanan

sıçan

tavşanlarda malformasyon görülmemiştir. Tüm preklinik emniyet bilgilerinin bir özeti Ekim

1999’dan Mart 2000’e kadar olan uzman raporlarında bulunabilir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat, spray dried

Mısır Nişastası

Sodyum lauril sülfat

Magnezyum Stearat

Kroskarmellos sodyum

Kolloidal silikon dioksit

Sarı demir oksit, E172

6.2. Geçimsizlikler

Bildirilmemiştir.

6.3. Raf ömrü

24 36 aydır.

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında ışıktan ve nemden koruyarak, ambalajında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

30 tabletlik blister ambalajlarda.

6.6. Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Santa Farma İlaç Sanayi A.Ş.

Okmeydanı, Boruçiçeği Sok. No: 16

34382 Şişli- İSTANBUL

Tel: 0212 220 64 00

Faks: 0212 222 57 59

8. RUHSAT NUMARASI(LARI)

212/89

9.

İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 11.10.2007

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

------