BONEFOS

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • BONEFOS 800 MG 60 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • BONEFOS 800 MG 60 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • clodronic asit

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699538012962
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 26-08-2014
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

Sayfa 1 / 9

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

BONEFOS

800 mg tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde

1 tablet 800 mg disodyum klodronat içerir.

Yardımcı maddeler:

Kroskarmelloz sodyum……………………22 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film tablet

Beyaz, oval, çentikli, film kaplı tablet, bir yüzünde L 134 işareti bulunur.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Maligniteye bağlı hiperkalseminin tedavisinde ve kemik metastazı olan ileri evre kanserli

hastalarda iskeletle ilgili komplikasyonların (patolojik kırık, omurilik sıkışması, radyasyon

terapisi ve kemiğe yönelik cerrahi müdahale gereksinimi gibi) önlenmesinde endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Tavsiye edilen 1600 mg’lik günlük dozun, tek doz olarak alınması önerilir. Daha yüksek

günlük dozlar verilirken, dozun 1600 mg’ı aşan kısmının aşağıda tavsiye edildiği şekilde ayrı

olarak (ikinci bir doz olarak) alınması önerilir.

Günlük tek doz veya

iki dozun ilki,

tercihen sabahleyin aç

karnına bir bardak su

alınmalıdır. Hasta ilacı aldıktan sonra 1 saat süre ile herhangi bir şey yiyip içmemeli (su

dışında) ve oral olarak diğer herhangi bir ilaç almamalıdır.

Günlük dozun 2 misli kullanıldığında, ilk doz yukarıda bahsedilen şekilde alınır. İkinci doz,

yeme içme (su dışında) veya oral olarak ilaç alımından 2 saat sonra ve 1 saat önce olacak

şekilde, iki yemek arasında alınmalıdır.

Klodronat, süt, ayrıca kalsiyum ve diğer çift değerlikli katyonları içeren besin ve ilaçlarla

birlikte alınmamalıdır, çünkü bu tip yiyecek ve ilaçlar klodronatın absorpsiyonunu bozarlar.

Böbrek fonksiyonu normal yetişkin hastalarda:

Maligniteye bağlı hiperkalseminin tedavisinde

Maligniteye bağlı hiperkalseminin tedavisinde intravenöz klodronat uygulanması tavsiye

edilir. Bununla beraber, oral tedavi kullanılmış ise 2400 veya 3200 mg günlük başlama dozu

kullanılmalıdır ve alınan bireysel cevaba bağlı olarak bu doz giderek günlük 1600 mg’a

azaltılabilir.

Sayfa 2 / 9

Kemik

metastazı

olan

ileri

evre

kanserli

hastalarda

iskeletle

ilgili

komplikasyonların

(patolojik kırık, omurilik sıkışması, radyasyon terapisi ve kemiğe yönelik cerrahi müdahale

gereksinimi gibi) önlenmesinde

Kemik

metastazı

olan

ileri

evre

kanserli

hastalarda

iskeletle

ilgili

komplikasyonların

(patolojik kırık, omurilik sıkışması, radyasyon terapisi ve kemiğe yönelik cerrahi müdahale

gereksinimi gibi) önlenmesi amacıyla oral tedavi kullanıldığında, önerilen günlük doz 1600

mg’dır. Klinik olarak gerekli ise, bu doz artırılabilir fakat günlük 3200 mg’ı geçmemelidir.

Uygulama şekli:

Klodronat, başlıca böbrekler yoluyla itrah edilir. Bu yüzden, klodronat tedavisi sırasında

yeterli miktarda sıvı alınması sağlanmalıdır.

BONEFOS tabletler, alımı kolaylaştırmak için ikiye bölünebilir fakat uygulama sırasında

beraber alınmalıdır.

Alınmadan önce ezilmemeli veya suda çözünmemelidirler.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Karaciğer yetmezliği:

Doz ayarlaması gerekli değildir.(Bkz. Bölüm 5.2)

Böbrek yetmezliği olan hastalar :

Klodronat, başlıca böbreklerden elimine olur. Bu yüzden, böbrek yetmezliği olan hastalarda

dikkatli kullanılmalı ve günde 1600 mg’ın üzerindeki dozlar sürekli kullanılmamalıdır.

Böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda

klodronat

dozunun

aşağıdaki

şekilde

azaltılabileceği

önerilmektedir:

Böbrek yetmezliği derecesi

Kreatinin klerensi, mL/dk

Hafif

50-80 mL/dk

Günlük 1600 mg (doz

azaltılması önerilmemektedir)

Orta

30-50 mL/dk

1200 mg/gün

Şiddetli*

< 30 mL/dk

800 mg/gün

* Oral klodronat tedavisinde, kreatinin klerensi 10 ml/dk’nın altında olan böbrek yetmezliği olan hastalarda,

hiçbir farmakokinetik veri mevcut değildir. Bu durumlarda, artan serum kalsiyum seviyelerinin neden olduğu

sadece fonksiyonel böbrek yetmezliği durumunda kısa süreli tedavi yapılan vakalar hariç kullanımdan

kaçınılmalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

Pediatrik hastalarda ilacın güvenlik ve etkinliği bilinmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlılar için özel dozaj önerileri bulunmamaktadır. Klinik çalışmalara 65 yaşın üzerindeki

hastalar da dahil edilmiş ve bu yaş grubuna özel herhangi bir yan etki gözlenmemiştir.

4.3. Kontrendikasyonlar

Disodyum klodronat veya bölüm 6.1’de listenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı

duyarlılığı olan kişilerde

Aynı anda diğer bifosfonatlar ile tedavi edilenlerde,

Sayfa 3 / 9

Şiddetli

kronik

böbrek

yetmezliği

olan

kişilerde

(kreatinin

klerensi

mL/dk’dan

az),

kontrendikedir.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Özofagus kanseri riskini artırabildiğini bildiren raporlar nedeni ile Barret özofagusu

veya

gastroözofajiyal

reflüsü

olan

hastalarda

oral

bifosfonat

preparatlarının

kullanımından kaçınılmalıdır.

Klodronat tedavisi sırasında yeterli miktarda sıvı alınımı sağlanmalıdır. Bu durum özellikle,

hiperkalsemisi veya böbrek yetersizliği olan hastalarda önemlidir.

Böbrek

fonksiyonu,

tedavi

öncesinde

sırasında,

serum

kreatinin,

kalsiyum

fosfat

seviyeleri izlenerek takip edilmelidir

Klinik çalışmalarda, diğer karaciğer fonksiyon testlerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın,

transaminazların

asemptomatik

geri

dönüşümlü

olarak

arttığı

gözlenmiştir.

Serum

transaminaz seviyelerinin izlenmesi önerilir (Bkz. Bölüm 4.8).

Böbrek yetmezliği olan hastalarda klodronat dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.2)

İntravenöz ve oral bifosfonat tedavisi alan kanser hastalarında genellikle diş çekimi ve/veya

lokal enfeksiyonla (osteomiyelit dahil) ilişkili olarak çene osteonekrozu rapor edilmiştir. Bu

hastaların çoğunluğu ayrıca kemoterapötik ajanlar ve kortikosteroidler de almaktadırlar.

Risk

faktörlerinin

(örneğin

kanser,

kemoterapi,

radyoterapi,

kortikosteroidler,

kötü

diş

hijyeni) eşlik ettiği hastalarda bifosfonatlar ile tedavi öncesinde koruyucu diş hekimliği

düşünülmelidir

hastalar

bifosfonatlar

tedavi

edilirken

invazif

dental

işlemlerden

kaçınılmalıdır.

Bifosfonat tedavisi sırasında çene osteonekrozu gelişen hastalarda, durum, dental işlemler ile

birlikte kötüleşebilir. Dental tedavi alan hastalar için, bifosfonat tedavisinin kesilmesinin,

çene osteonekrozu riskini azaltıp azaltmayacağına dair hiçbir veri yoktur.

Uzun süreli biofosfanat tedavisinde, dış kulak yolu osteonekrozu rapor edilmiştir. Dış kulak

yolu

osteonekrozu

için

olası

risk

faktörleri,

steroid

kullanımı

kemoterapi

ve/veya

enfeksiyon veya travma gibi lokal risk faktörlerini içerir. Dış kulak yolu osteonekroz olasılığı,

kronik

kulak

enfeksiyonunu

içeren

kulak

semptomları

görülen

biofosfonat

kullanan

hastalarda düşünülmelidir.

Tedaviyi

yürüten

doktorun

klinik

değerlendirmesi,

bireysel

yarar/risk

değerlendirmesine

dayanan her hastanın tedavi planını yönlendirmelidir.

Femurun atipik kırıkları

Özellikle uzun süreli osteoporoz tedavisi alan hastalarda, bifosfonat tedavisi ile birlikte atipik

subtrokanterik ve diyafizyal femur kırıkları rapor edilmiştir. Bu transvers veya kısa oblik

kırıklar küçük trokanter ve suprakondiler flare arasında yer alan herhangi bir yerde olabilir.

Bu kırıklar genellikle minimal travmadan sonra veya hiçbir travma olmaksızın oluşur ve bazı

hastalar, komplike femur kırıklarının görülmesinden haftalar-aylar öncesinde stres kırıklarının

görüntüleme özellikleri ile sıklıkla ilişkili olan kalça veya kasık ağrısı yaşarlar. Bu kırıklar

bilateral olabilir, bu nedenle kontralateral femur, bifosfonat ile tedavi edilen, femur cinsi

kırığı olan hastalarda incelenmelidir. Bu tip kırıkların iyileşmesinin zayıf olduğu da rapor

edilmiştir.

Atipik

femur

kırığı

olmasından

şüphelenilen

hastalarda,

bireysel

yarar/risk

değerlendirmesine bağlı olarak bifosfonat tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir.

Sayfa 4 / 9

Bifosfonat tedavisi sırasında hastalara, herhangi bir kalça veya kasık ağrısını rapor etmeleri

önerilmeli ve bu semptomları gösteren hastalar kusurlu femur kırığı için değerlendirilmelidir.

Bu tıbbi ürün her dozunda 5.54 mmol (127.3 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü

sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Diğer bifosfonatlarla birlikte kullanılmaz.

Klodronatın, non-steroidal anti-inflamatuarlarla (NSAİİ), özellikle diklofenak ile birlikte

kullanıldığında böbrek fonksiyonlarını bozduğu bildirilmiştir.

Klodronatın

aminoglikozitlerle

birlikte

kullanımında

artan

hipokalsemi

riski

nedeniyle

dikkatli olunmalıdır.

Estramustin fosfatın, klodronat ile beraber kullanımında serum oral olarak alınan estramustin

fosfat konsantrasyonunun %80’e kadar arttığı rapor edilmiştir.

Klodronat iki değerlikli katyonlarla az çözünen kompleksler oluşturur. Bu nedenle, kalsiyum

içeren veya iki değerlikli katyon içeren yiyeceklerle veya ilaçlarla (örn. Antiasitler, demir

preparatları veya mineral takviyeleri) aynı anda kullanımı klodronatın biyoyararlanımının

önemli derecede azalmasına neden olur.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi:

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

BONEFOS’un

gebelik

ve/veya

fetus/yeni

doğan

üzerinde

zararlı

farmakolojik

etkileri

bulunmaktadır.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara tedavi süresince etkili doğum

kontrolü uygulamaları tavsiye edilmektedir.

Gebelik dönemi

Klodronat, hayvanlarda plasentadan geçtiği halde insanlarda fetusa geçip geçmediği, üremeyi

etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. Gebelerde yapılmış kontrollü ve yeterli araştırmalar

olmadığı için kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Klodronatın

insan

sütüne

geçip

geçmediği

bilinmemektedir.

nedenle

emzirenlerde

kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

Hayvan çalışmalarında, klodronat fetal hasara neden olmamış fakat yüksek dozlar erkek

fertilitesini azaltmıştır. İnsanlardaki etkisine yönelik bir veri yoktur.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

BONEFOS’un araç ve makine kullanımı üzerine etkisi bilinmemektedir.

4.8.

İstenmeyen etkiler

En sık görülen yan etki, yüksek dozlarda daha yaygın ve hafif şekilde görülen diyaredir.

Bu yan etkiler, reaksiyonların sıklığı değişmekle birlikte, hem oral hem de intravenöz

tedaviye bağlı olarak oluşabilir.

Sayfa 5 / 9

Sistem

Organ

Sınıfı

Yaygın

≥ 1/100 - <1/10

Seyrek

≥ 1/10,000 - <1/1,000

Çok seyrek

<1/10,000

Metabolizma ve

beslenme

hastalıkları

Asemptomatik

hipokalsemi,

Semptomatik

hipokalsemi,.

Serumda kalsiyum

azalması ile ilişkili

serumda paratroid

hormonunun artması.

Serumda alkalen

fosfatazın artması*

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

Dış kulak yolu

osteonekrozu

(bifosfonat sınıfı

istenmeyen etki)

Gastrointestinal

hastalıklar

Diyare**

Bulantı**

Kusma**

Hepato-biliyer

hastalıklar

Transaminazlar

genellikle normal

aralıkta artarlar

Karaciğer fonksiyonu

anormalitesi olmaksızın

normal aralığın iki katını

aşan transaminaz artışı

Deri ve deri altı

doku hastalıkları

Deri reaksiyonu olarak

görülen aşırı duyarlılık

reaksiyonları

*karaciğer ve kemik hastalıklarına da bağlı olabilen metastatik hastalığı olan hastalarda

**genellikle hafif

Pazarlama sonrası deneyim

Göz bozuklukları:

Pazarlama

sonrası

deneyim

sırasında

BONEFOS

üveit

rapor

edilmiştir.

Aşağıdaki

reaksiyonlar

diğer

fosfonatlar

rapor

edilmiştir:

konjuktivit,

episklerit

sklerit.

Konjuktivit, BONEFOS ve diğer bir bifosfonat ile beraber tedavi edilen sadece 1 hastada

görülmüştür (bifosfonat sınıfı istenmeyen etki).

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Asprine duyarlı astımı olan hastalarda solunum fonksiyon yetmezliği. Solunum yetmezliği

olarak ortaya çıkan aşırı duyarlılık reaksiyonları.

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları:

Sayfa 6 / 9

Renal fonksiyon yetmezliği (serum kreatinin ve proteinüri düzeylerinin artması), özellikle

yüksek dozlarda klodronatın hızlı intravenöz infüzyonundan sonra ciddi böbrek hasarı.

Nadir vakalarda ölümcül sonucu olabilen, özellikle NSAİİ’lar (en çok diklofenak) ile birlikte

kullanımda görülen böbrek yetmezliği.

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları:

Esas olarak zoledronat ve pamidronat benzeri amino-bifosfonatlar ile daha önceden tedavi

edilen

hastalarda

izole

çene

osteonekrozu

vakaları

rapor

edilmiştir

(Bkz.

Bölüm

4.4).

BONEFOS alan hastalarda ciddi kemik, eklem ve/veya adale ağrısı rapor edilmiştir. Fakat bu

gibi raporlar seyrektir ve randomize plasebo kontrollü çalışmalarda plasebo ve BONEFOS ile

tedavi

edilen

hastalar

arasında

fark

görülmemiştir.

Semptomların

ortaya

çıkma

süresi,

BONEFOS

tedavisine

başladıktan

sonraki

günlerden

aylar

sonraya

kadar

farklılık

göstermektedir.

Aşağıdaki

reaksiyonlar,

pazarlama

sonrası

deneyim

sırasında

rapor

edilmiştir

(seyrek

görülür): Atipik subtrokanterik ve diyafizyal femoral kırıklar (bifosfonat sınıfı istenmeyen

etki) (Bkz. Bölüm 4.4).

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Semptomlar

Klodronatın yüksek intravenöz dozlarında serum kreatinin düzeylerinde artış ve böbrek

fonksiyon bozukluğu bildirilmiştir.

Kazara alınmış 20000 mg (50x400 mg) klodronat sonrası

akut renal yetmezlik ve karaciğer yetmezliği bildirilmiştir.

Tedavisi

Doz aşımı tedavisi semptomatiktir. Yeterli hidratasyon sağlanmalı, böbrek fonksiyonu ve

serum kalsiyum seviyesi izlenmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Bifosfonatlar, klodronat

ATC kodu: M05BA02

Klodronat,

bifosfonat

olarak

tanımlanan

kimyasal

maddedir

doğal

pirofosfat

analoğudur. Bifosfonatların, kemik gibi mineral içeren dokulara karşı aşırı bir afinitesi vardır.

İn vitro

olarak, kalsiyum fosfatın çökmesine engel olur, hidroksiapatit haline geçmesini bloke

eder, apatit kristallerinin büyük kristaller halinde agregasyonunu geciktirir ve bu kristallerin

çözünmesini yavaşlatır.

Bunların yanısıra, klodronatın en önemli etkisi osteoklastik kemik rezorpsiyonu üzerindeki

inhibitör

etkisidir.

Klodronat

kemik

rezorpsiyonunu

çeşitli

yollarla

engeller.

Gelişen

sıçanlarda,

yüksek

klodronatın

kemik

rezorpsiyonunu

engellemesi,

uzun

kemik

metafizlerinin genişlemesine neden olur.

Sayfa 7 / 9

Yumurtalıkları

alınmış

sıçanlarda,

kemik

rezorbsiyonu

haftada

subkutan

olarak

uygulanan 3mg/kg kadar az dozlarda bile inhibe edilmiştir. Farmakolojik dozlarda klodronat

kemiğin zayıflamasını önler. Klodronatın farmakolojik yararı östrojen eksikliği de dahil

olmak

üzere

osteoporozun

değişik

tipteki

preklinik

deney

modellerinde

gösterilmiştir.

Klodronatın mineralizasyon veya kemik kalitesini belirleyen diğer unsurlar üzerine olumsuz

etki göstermeksizin doza bağlı olarak kemik rezorpsiyonunu inhibe edici etkisi gösterilmiştir.

Deneysel renal osteodistrofide de kemik rezorpsiyonu klodronat ile önlenmiştir.

Klodronatın

insanlarda

kemik

rezorpsiyonunu

önleyici

etkisi,

histolojik,

kinetik

biyokimyasal

çalışmalar

gösterilmiştir.

Ancak

kemik

rezorpsiyonunun

önlemesindeki

gerçek mekanizmalar bilinmemektedir. Klodronat menapoz öncesi ve sonrası kadınlarda

meme kanseri ile gelişen kalça ve lomber vertabradaki kemik kaybını önler. Klodronat

osteoklastların aktivitesini baskılar ve serum kalsiyum konsantrasyonunu ve kalsiyum ve

hidroksiprolinin idrar ile atılmasını azaltır. Klodronatın insanlarda kemik rezorpsiyonunu

önleyici dozlarda tek başına kullanılması durumunda normal kemik mineralizasyonu üzerine

etkisi gözlenmemiştir. Göğüs kanseri ve multipl miyelomlu hastalarda kırık riskinde azalma

gözlemlenmiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Diğer

bifosfonatlar

gibi

klodronatın

gastrointestinal

absorpsiyonu

azdır

(yaklaşık

Klodronatın absorpsiyonu hızlıdır, tek oral dozundan sonra 30 dakika içinde pik serum

konsantrasyonuna ulaşır.

Klodronatın kalsiyum ve diğer çift değerlikli katyonlara karşı güçlü afinitesi nedeniyle,

yemeklerle veya çift değerlikli katyonları içeren ilaçlarla birlikte alınması durumunda yok

denecek kadar az absorbe edilir. Kahvaltıdan 2 saat önce klodronat uygulaması yapılan bir

çalışma referans çalışma olarak kullanıldı. 1 saat veya yarım saatlik doz uygulama-kahvaltı

aralığı, klodronatın biyoyararlanımını düşürdü. Fakat bu farlılık istatistiksel olarak anlamlı

değildir ( bağıl biyoyararlanım 1 saat aralığı için % 91, yarım saat aralığı için %69’dur).

Ayrıca, klodronatın gastrointestinal absorpsiyonunda büyük ölçüde bireyler arası ve bireye

özgü farklılıklar vardır. Klodronatın absorpsiyonundaki bireysel farklılıklara rağmen, uzun

dönemli tedavide klodronat etkisi sabit kalır.

Dağılım:

Klodronatın plazma proteinlerine bağlanması azdır, ortalama dağılım hacmi 20-50 L’ dir.

Biyotransformasyon:

Klodronatın metabolize olduğuna dair bir bulgu bulunmamaktadır.

Eliminasyon:

Serumdan klodronatın eliminasyonu, belirgin iki faz şeklindedir: yaklaşık 2 saat süren

yarılanma ömrü ile karakterize olan dağılım fazı ve klodronatın kemiğe kuvvetle bağlanması

nedeniyle oldukça yavaş olan ikinci eliminasyon fazı. Klodronat, çoğunlukla böbreklerden

itrah olur. Absorbe edilen klodronatın yaklaşık % 80’i bir kaç gün sonra idrarda görülür.

Kemiğe bağlanan miktar (absorbe edilen miktarın yaklaşık % 20’si) daha yavaş atılır ve renal

klerens plazma klerensinin yaklaşık % 75’ idir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Sayfa 8 / 9

Klodronat

kemiği

etkilediği

için,

klodronatın

plazma

konsantrasyonu

veya

konsantrasyonu ile terapötik aktivitesi veya istenmeyen ilaç reaksiyonları arasında açık bir

ilişki yoktur. Renal klerensi azaltan böbrek yetmezliği dışında klodronatın farmakokinetik

profili

yaş,

ilaç

metabolizması

veya

diğer

patolojik

şartlarla

ilgili

bilinen

herhangi

faktörden etkilenmez.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Akut toksisite

Fare ve sıçanlarda tek doz ile yapılan çalışmalarda bulunan LD

değerleri şöyledir:

Oral uygulama

İntravenöz Uygulama

> 3600 mg/kg ( fare )

2200 mg/kg ( sıçan )

160 mg/kg (fare)

120 mg/kg (sıçan)

Fare ve sıçanlarda, akut toksisitenin klinik işaretleri motor aktivitede azalma, konvulsiyon,

bilinç kaybı ve dispne’ dir. Küçük domuzlara 240mg/ kg ‘lık intravenöz doz verildiğinde

iki veya 3 infüzyondan sonra muhtemelen hipokalsemiye bağlı toksik etki oluşur.

Sistemik tolerans

Sıçan ve küçük domuzlarda 2 haftadan 12 aya kadar, tekrarlayan dozlarda toksisite çalışmaları

yapılmıştır. Bütün bu çalışmalarda, birkaç tane ölüm bildirilmiştir. 1-7 günden sonra 140 ve

160mg/

günlük

dozlardaki

intravenöz

uygulama

sıçanlarda

öldürücüdür.

Küçük

domuzlarda intravenöz günlük 80 mg/kg uygulaması 7-13 gün sonra, ölümden önce kusmaya

ve genel halsizliğe neden olmuştur. Sıçanlarda 100-480 mg/kg’lık günlük oral dozlarda ve

küçük domuzlarda 800 mg/kg’lık günlük oral dozlarda ilaca bağlı ölüm görülmemiştir.

Toksisite

çalışmalarında,

klodronatın

etkisi

aşağıdaki

organlarda

gözlenmiştir:

kemik

(klodronatın farmakolojik etkisine bağlı sklerozis), gastrointestinal sistem (iritasyon), kan

(lenfopeni, hemostaz üzerine etki), böbrekler (tubullerde genişleme, proteinüri) ve karaciğer

(karaciğer enzimlerinin yükselmesi).

Üreme toksisitesi

Hayvan çalışmalarında, klodronat fetal hasara neden olmamış fakat yüksek dozlar erkek

fertilitesini azaltmıştır. Yeni doğan sıçanlara 1 ay boyunca subkutan klodronat

uygulamasından sonra klodronatın farmakolojik etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan

osteopetrozise benzeyen iskelet değişiklikleri görülmüştür.

Genotoksik potansiyel, tümör oluşturma potansiyeli

Klodronatın genotoksik potansiyeli gösterilmemiştir. Sıçan ve farelerdeki çalışmalarda

klodronat herhangi bir karsinojenik etki göstermemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Çekirdek tablet

Sayfa 9 / 9

Silislenmiş mikrokristal selüloz (Mikrokristal selüloz, Kolloidal anhidr silika)

Kroskarmelloz sodiyum

Stearik asit

Magnezyum stearat

Kaplama

Polivinil alkol (kısmen hidrolize)

Titanyum dioksit(E171)

Macrogol (PEG) 3350

Talk

Saf su

6.2. Geçimsizlikler

Uygulanabilir değildir.

6.3. Raf ömrü

36 ay

6.4.Saklamaya yönelik özel tedbirler

+30°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Aluminyum folyo blister ambalaj, 60 tablet.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ ve

‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri’ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Er-Kim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Zorlu Center, Levazım Mah.

Koru Sk. No:2 D-Blok 342-345

34340, Beşiktaş-İstanbul

Tel: (0212) 275 39 69 Faks: (0212) 211 29 77

e-mail: erkim@erkim-ilac.com.tr

8. RUHSAT NUMARASI

116/65

9.İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 03.11.2004

Ruhsat yenileme tarihi: 03.11.2009

10.KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ