BIOSFAR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • BIOSFAR 100/6 MCG AEROSOL INHALASYON COZELTISI
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • BIOSFAR 100/6 MCG AEROSOL INHALASYON COZELTISI
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • örne beklometazon

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699942520077
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 24-05-2016
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

Sayfa 1/16

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1- BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

BİOSFAR

100/6 mcg aerosol inhalasyon çözeltisi

2- KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin maddeler:

Her bir ölçülü doz;

Beklometazon dipropiyonat (BDP)………………………..100 mcg (84,6 mcg aktarılan doz)

Formoterol fumarat dihidrat……………………………….6 mcg (5,0 mcg aktarılan doz)

içerir.

Yardımcı madde:

Susuz etanol………………………………………………6.960 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3-FARMASÖTİK FORM

HFA Modulite

Teknolojili Aerosol İnhalasyon Çözeltisi’dir.

Çözelti renksiz veya hafif sarımsı görünümlüdür.

4-KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik endikasyonlar

Uzun etkili beta-2-agonisti+inhale kortikosteroid kombinasyonları ile tedavilerde olduğu

üzere BİOSFAR, astım semptomlarının düzeltilmesi ve kontrol altına alınması amacıyla astım

hastalığının basamaklı tedavisinde 3. basamaktan itibaren ve orta- ağır şiddetli KOAH’ın

semptomlarının ve atak sıklığının azaltılmasında endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

BİOSFAR inhalasyon yoluyla kullanım içindir.

BİOSFAR astımın başlangıç tedavisi yönetimine yönelik değildir. BİOSFAR’ın içerdiği

bileşenlerin dozları farklı olduğu için ilaç, hastalığın şiddetine göre ayarlanmalıdır. Bu

yalnızca fiks doz kombinasyon ilaçları ile tedaviye başlandığı zaman değil aynı zamanda, doz

ayarlamasının yapıldığı durumda da dikkate alınmalıdır. Eğer bir hastada kombinasyon

inhalerde mevcut olan kombinasyon dozlarından daha farklı bir doz kombinasyonu gerekirse,

farklı inhalerlerdeki uygun beta

-agonist ve/veya kortikosteroid dozları reçete edilmelidir.

BİOSFAR içerisindeki beklometazon dipropiyonat ekstra ince partikül boyutu dağılımı ile

tanımlanmaktadır ve bu ekstra ince partikül boyutu dağılımına sahip olmayan beklometazon

dipropiyonata göre daha güçlü etki göstermektedir (BİOSFAR içerisindeki 100 mikrogram

ekstra ince beklometzon dipropiyonat, 250 mikrogram ekstra ince olmayan beklometazon

dipropiyonata

eşdeğerdir).

nedenle,

BİOSFAR

için

günlük

uygulanan

beklometazon

dipropiyonat

miktarı,

ekstra

ince

olmayan

beklometazon

dipropiyonatın

günlük

toplam

miktarından düşük olmalıdır.

Sayfa 2/16

Uygulama sıklığı ve süresi:

Astım tedavisinde BİOSFAR;

18 yaştan itibaren yetişkinler ve yaşlılarda;

Astım belirtilerini düzeltmek ve kontrol altına almak amacı ile “olağan doz” uygulaması;

Astım semptomlarının şiddetine göre olağan doz günde iki kez bir puftur. Maksimum

günlük doz 4 puftur.

Astım

belirtilerinin

aniden

kötüleşmesinde

“rahatlatıcı”

amaçla

astım

kontrolünü

amaçlayan düzenli tedavide;

Astım belirtileriniz kötüleşirse 1 puf soluyunuz ve birkaç dakika bekleyiniz. Eğer kendinizi

iyi hissetmezseniz 1 puf daha soluyunuz. “Rahatlatıcı” amaçla günde 6 puf’tan fazla doz

solumayınız.

Astımınızın

kontrol

altında

bulunmasını

sağlayan

“olağan”

BİOSFAR

dozunuzu

doktorunuz reçetelediği şekilde düzenli olarak kullanınız.

Astım belirtilerinizin kontrolü için daha fazla BİOSFAR dozuna ihtiyaç duyuyorsanız

doktorunuzla konuşunuz, bu durumda tedavinizin değiştirilmesi gerekebilir.

İnhaler tedavilerde oluşabilen “paradoksal bronkospazm”’a karşı kısa etkili “rahatlatıcı”

nızı daima yanınızda bulundurunuz.

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) tedavisinde BİOSFAR;

18 yaştan itibaren yetişkin ve yaşlılarda BİOSFAR, günde iki kez 2’şer puf, toplam 4 puf

uygulanır.

BİOSFAR’ın maksimum günlük dozu 8 puf’tur.

Uygulama şekli:

İlacın uygun kullanılması için, hastaya zaman zaman bir doktor veya başka sağlık personeli

tarafından inhalerin nasıl kullanılacağı gösterilmelidir.

İnhaler ilk kez kullanılacağı zaman ve 14 günden daha fazla bir süre kullanılmadığında

hatasız işlev için havaya bir kez sıkım yapılmalıdır. İnhalasyon esnasında hasta mümkün ise

oturmalı ya da ayakta dik durmalıdır.

Dozajın uygun bir şekilde devam etmesi için hastalar düzenli olarak bir doktor tarafından

değerlendirilmeli ve sadece tıbbi öneriye göre değiştirilmelidir. Tedavi dozu, semptomların

etkili biçimde kontrol altına alındığı en düşük doza düşürülmelidir. Semptomlar en düşük

dozla kontrol altına alındığında bir sonraki adım, tek başına inhale edilen kortikosteroidin

testini içermelidir. Hastalara asemptomatik olduklarında dahi BİOSFAR’ı hergün almaları

konusunda bilgi verilmelidir.

Sayfa 3/16

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/ Karaciğer yetmezliği:

BİOSFAR kullanımına ilişkin veri bulunmamaktadır. (bakınız bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon:

BİOSFAR’ın güvenliliği ve etkinliği 18 yaşın altındaki çocuklar ve adolesanlar için henüz

kanıtlanmamıştır. 12 ve 17 yaş arasındaki adolesanlar için sınırlı veri mevcuttur. Bu nedenle,

12 yaşın altındaki çocuklar ve 12 ve 17 yaş arasındaki adolesanlarda kullanımı daha fazla veri

sağlanana kadar önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlılarda doz ayarlanması gerekli değildir.

4.3 Kontrendikasyonlar

Beklometazon dipropiyonat, formoterol fumarat dihidrat ve/veya ürün içeriğindeki herhangi

maddelerden birine karşı bilinen aşırı duyarlılık halinde BİOSFAR kontrendikedir.

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

BİOSFAR

üçüncü

derece

atriyoventriküler

bloğu

taşikardilerde

(hızlanmış

ve/veya

düzensiz

kalp

atımı),

idiyopatik

subvalvüler

aort

stenozu,

hipertrofik

obstrüktif

kardiyomiyopati, ağır kalp hastalığı, özellikle miyokard infarktüsü, koroner kalp hastalığı,

konjestif

kalp

yetmezliği,

tıkayıcı

damar

hastalıkları,

özellikle

arteriyoskleroz,

arteriyel

hipertansiyon

anevrizmayı

içeren

kardiyak

aritmilerde,

hipertiroidizm,

özellikle

tirotoksikoz, hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Bilinen veya şüpheli konjenital veya ilaca

bağlı

aralığı

(QTc

>

0.44

saniye)

uzamış

hastaların

tedavisi

esnasında

dikkatli

olunmalıdır. BİOSFAR taşikardik aritmisi bulunan hastalarda (hızlanmış ve/veya düzensiz

kalp

atımı)

yalnızca

özel

önlemler

alınarak

(örn.

hasta

monitorizasyonu)

kullanılabilir.

Formoterol’ün kendisi de QTc aralığını uzatabilir.

BİOSFAR tirotoksikoz, feokromositoma ve tedavi edilmemiş hipokalemi hastalarında

dikkatle kullanılmalıdır.

Beta

-agonist tedavisi potansiyel olarak ciddi hipokalemiye neden olabilir. Bu etki hipoksiyi

potansiyalize edebileceği için şiddetli astım tedavisinde özel dikkat gösterilmesi ve eş zamanlı

tedavi önerilmektedir (bakınız bölüm 4.5). Bu gibi durumlarda serum potasyum düzeylerinin

monitorize edilmesi önerilmektedir. Rahatlatıcı bronkodilatörlerin kullanabildiği kararsız

astımda da özel dikkat gerekmektedir.

Yüksek dozda formoterol inhalasyonu kan şekeri düzeyinde artışa neden olabilir. Bu nedenle

diyabetiklerde bu parametre yakından izlenmelidir.

Halojenli anestezikler ile anestezi planlandığında, kardiyak aritmi riski nedeniyle anestezi

başlamadan en az 12 saat öncesinde BİOSFAR kullanılmadığından emin olmak gereklidir.

Kortikosteroid

içeren

tüm

inhale

ilaçlar

gibi

BİOSFAR’da

aktif

veya

latent

pulmoner

tüberkülozu olan ve solunum yollarında fungal ve viral enfeksiyonları olan hastalarda dikkatli

olarak uygulanmalıdır.

BİOSFAR’ın ani olarak kesilmemesi önerilmektedir.

Sayfa 4/16

Hasta tedaviyi etkisiz buluyorsa tıbbi olarak dikkat gösterilmelidir. Kısa etkili rahatlatıcı etkili

bronkodilatörlerin kullanımındaki artış, hastalığın kötüleştiğini gösterir ve astım tedavisinin

yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Astım kontrolündeki ani ve artan seyirdeki kötüleşme

potansiyel

olarak

yaşamı

tehdit

edicidir

tedavi

modifikasyonu

için

hasta

acil

tıbbi

değerlendirmeden geçmelidir. Oral ya da inhale kortikosteroid tedavisine ihtiyacın artması

durumunda dikkat gösterilmelidir veya enfeksiyon şüphesi

var ise

antibiyotik

tedavisi

başlanmalıdır.

Alevlenme

durumunda

veya

belirgin

şekilde

kötüleşmiş

akut

astım

atakları

olan

hastalarda BİOSFAR ile tedaviye başlanmamalıdır. Eğer astım semptomları düzelmez veya

BİOSFAR ile tedaviye başladıktan sonra kötüleşir ise hastalar tedavilerine devam etmeli

ancak tıbbi yardım almaları konusunda uyarılmalıdır.

Diğer inhalasyon tedavilerinde olduğu gibi doz uygulaması sonrasında hışıltıda hemen bir

artış

paradoksal

bronkospazm

oluşabilir.

durumda

BİOSFAR

kullanımı

derhal

kesilmelidir, hasta tekrar değerlendirilmeli ve gerekli ise alternatif tedavi uygulanmalıdır.

Akut

astım

ataklarının

tedavisi

için

hastaların

BİOSFAR’ı

ve/veya

hızlı

etkili

bronkodilatörlerini sürekli yanlarında bulundurmaları önerilir.

Asemptomatik durumlarda da reçete edildiği üzere hastanın BİOSFAR’ı düzenli olarak her

gün alması önerilir. BİOSFAR’ın rahatlatıcı inhalasyonu, kötüleşen astım semptomlarında

kullanım içindir. Ayrı bir hızlı etkili bronkodilatör kullanım gerekliliği her zaman göz önünde

bulundurulmalıdır.

Astım semptomları bir kez kontrol altına alındıktan sonra BİOSFAR dozunun zamanla

azaltılması göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavide hastaların düzenli kontrolü önemlidir.

Kontrol altına alınan astımda BİOSFAR’ın minimum etkili dozu kullanılmalıdır (bakınız

bölüm 4.2).

İnhale

kortikosteroidler,

özellikle

uzun

süreli

yüksek

dozlarda

reçete

edildiklerinde

sistemik etkiler oluşturabilirler. Bu etkilerin görülme olasılığı oral kortikosteroidlere nazaran

inhale kortikosteroidler ile çok daha düşüktür. Olası sistemik etkiler şunlardır: Cushing

sendromu, adrenal baskılanma, kemik mineral yoğunluğunda azalma, çocuk ve ergenlerde

büyüme geriliği, katarakt ve glokom ve daha seyrek olarak fizikomotor hiperaktivitesi, uyku

bozukluğu, anksiyete, depresyon veya saldırganlık (özellikle çocuklarda) da içeren çeşitli

psikolojik ve davranışsal etkiler. Bu nedenle, tedavi altındaki

hastanın düzenli olarak

kontrolü ve inhale kortikosteroid dozunun, astımın etkin olarak kontrolünün sağlandığı

en düşük doza düşürülmesi önemlidir

İnhale kortikosteroidler ile yüksek dozlarda uzun süreli tedavi, adrenal baskılanma ve akut

adrenal krize neden olabilir. Önerilenden yüksek doz beklometazon dipropiyonat inhale eden

yaşından

küçük

çocuklar

risk

altında

olabilirler.

Akut

adrenal

krizi

tetikleyebilecek

potansiyel durumlar travma, ameliyat, ciddi enfeksiyon ve dozun hızla azaltılmasıdır. Oluşan

semptomlar çok belirgin olmamakla beraber iştahsızlık, karın ağrısı, kilo kaybı, yorgunluk,

baş

ağrısı,

bulantı,

kusma,

hipotansiyon,

bilinç

düzeyinde

azalma,

hipoglisemi

ve/veya

konvülsiyonları içerebilir. Stres ve elektif cerrahi sırasında ilave sistemik kortikosteroid

verilmesi düşünülmelidir.

Sayfa 5/16

Özellikle daha önceki sistemik steroid tedavisi nedeni ile adrenal fonksiyonun bozulmuş

olduğu

düşünülüyorsa,

grup

hastalar

BİOSFAR

tedavisine

geçirilirken

dikkatli

olunmalıdır.

Oral kortikosteroidlerden inhale steroidlere geçen hastalar oldukça uzun bir zaman adrenal

rezerv eksikliği riski altında kalırlar. Geçmişte, yüksek doz acil kortikosteroid tedavisi gerekli

olmuş hastalar da risk altında olabilirler. Bu bozukluk olasılığı strese neden olabilecek acil ve

elektif

durumlarda

daima

akılda

bulundurulmalıdır

uygun

kortikosteroid

tedavisi

uygulanmalıdır. Adrenal bozukluğunun derecesi elektif işlemlerden önce uzman tavsiyesini

gerektirebilir.

Uzun etkili beta agonist preparatlarına bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen

astım ile ilişkili solunum problemleri meydana gelebilir.

BİOSFAR az miktarda susuz etanol içerir (her doz başına 6,96 mg); ve uygulanan dozlarda

hastalar için risk oluşturmaz.

Orofarengeal kandida enfeksiyonu riskini en aza indirmek için reçete edilen dozu kullandıktan

sonra hastaların ağızlarını su ile çalkalamaları önerilmelidir.

KOAH hastalarında pnömoni

Kortikosteroid içeren inhale ilaçları alan KOAH hastalarında, hastaneye yatış gerektiren

pnömoni dahil pnömoni insidansında artış gözlemlenmiştir. Artan steroid dozu ile pnömoni

riskinde artış kanıtları bulunmaktadır, ancak bu durum çalışmaların tamamında kesin olarak

gösterilmemiştir.

Kortikosteroid içeren inhale ilaçlarının pnömoni riskinin büyüklüğü konusunda sınıf içi

farklılık için kesin klinik kanıt bulunmamaktadır.

Hekimler,

KOAH

hastalarında

olası

pnömoni

gelişimine

karşı,

enfeksiyonların

klinik

özellikleri ile KOAH semptomlarının alevlenme durumunun karışması ihtimali dolayısıyla

dikkatli olmalıdır.

KOAH hastalarındaki pnömoni risk faktörleri arasında; sigara içimi, ileri yaş, düşük vücut

kitle indeksi ve şiddetli KOAH bulunmaktadır.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Farmakokinetik etkileşimler

Beklometazon dipropiyonat (BDP), sitokrom P-450 enzimleri ile karşılaşmadan esteraz

enzimleri yoluyla hızla metabolize olur.

Farmakodinamik etkileşimler

Astımlı hastalarda beta-bloker (göz damlaları da dahil) tedavisinden kaçınılmalıdır. Beta-

blokerler zorunlu nedenler ile uygulanacak olursa, formoterolün etkisi azalır ya da ortadan

kalkar. Diğer yandan beta-adrenerjik ilaçların eş zamanlı kullanımının olası ilave etkileri

olabilir, bu nedenle formoterol ile eş zamanlı olarak teofilin ya da diğer beta-adrenerjik

ilaçların reçetelenmesi dikkat gerektirir.

Sayfa 6/16

Kinidin, disopramid, prokainamid, fenotiyazinler, antihistaminikler, mono amino oksidaz

inhibitörleri

trisiklik

antidepresanlar

QTc-aralığını

uzatarak

ventriküler

aritmi

riskini

artırabilirler.

Ayrıca, L-Dopa, L-tiroksin, oksitosin ve alkol, beta

sempatomimetiklere karşı kardiyak

tolerans azalabilir.

Furazolidon ve prokarbazin gibi benzer özellikler gösteren mono amino oksidaz inhibitörleri

ile eş zamanlı tedavi hipertansif reaksiyonları başlatabilir.

Halojenli hidrokarbonlar ile eş zamanlı anestezi alan hastalarda aritmi riski artabilir.

Ksantin türevleri, steroidler veya diüretikler ile eş zamanlı tedavi beta

agonistlerinin olası

hipokalemik etkilerini güçlendirebilir (bakınız bölüm 4.4). Dijital glikozidleri ile tedavi edilen

hastalarda hipokalemi, aritmiye gidişi kolaylaştırabilir.

Disülfiram veya metronidazol kullanan duyarlı hastalarda içeriğindeki düşük düzeydeki alkol

etkileşime neden olabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği halinde BİOSFAR kullanımına ilişkin veri bulunmamaktadır.

Pediyatrik popülasyon:

18 yaşın altındaki astım ve KOAH hastalarında BİOSFAR ile yapılmış etkileşim çalışması

bulunmamaktadır.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):

BİOSFAR’ın çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda ve doğum kontrolünde kullanımına

ilişkin yeterli veri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

BİOSFAR’ın gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermektedir

(bakınız bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Kortikosteroidlerin gebe hayvanlara yüksek dozda uygulanmasının yarık damak ve rahim içi

büyüme

geriliği

gibi

fetal

gelişme

anomalilerine

neden

olduğu

bilinmektedir.

Beta-2-

sempatomimetik ajanların tokolitik etkileri de doğumu etkileyebilir.

Gebe

kadınlarda

BİOSFAR

kullanımına

ilişkin

yeterli

klinik

veri

mevcut

değildir.

Beklometazon dipropiyonat ve formoterol kombinasyonunun kullanıldığı hayvan çalışmaları

yüksek sistemik maruziyet sonrasında üreme üzerine toksisite bulunduğuna dair kanıtlar

göstermiştir (bakınız. bölüm 5.3). Beta

-sempatomimetik ajanların tokolitik etkisinden dolayı

doğumun yaklaşmasında gerekli önlemler alınmalıdır. Başka bir yerleşik alternatif (daha

güvenli) tedavi bulunmadıkça formoterol gebelik süresince ve özellikle gebeliğin sonlarında

ya da doğum esnasında

kullanılmamalıdır. BİOSFAR gebelik sırasında ancak beklenen

yararlar potansiyel risklerden fazla olduğunda kullanılmalıdır.

Sayfa 7/16

Laktasyon dönemi

İnsanlarda laktasyon döneminde BİOSFAR kullanımına ilişkin yeterli klinik veri mevcut

değildir.

Hayvan

deneylerinde

veri

elde

edilememiş

olmasına

karşın,

beklometazon

dipropiyonatın anne sütüne geçtiği varsayılabilir. Ancak, doğrudan inhalasyon için kullanılan

dozlarda anne sütünde anlamlı düzeylere ulaşılması çok olası değildir. Formoterol’ün anne

sütüne

geçip

geçmediğinin

bilinmemesine

karşın,

hayvanların

sütünde

saptanmıştır.

nedenle, emziren kadınlarda BİOSFAR yalnızca anne için beklenen yarar, çocuk için söz

konusu olası riskten daha fazla ise uygulanmalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Sıçanlardaki

üreme

çalışmaları

(0.2,

mg/kg/gün)

doza

bağımlı

etkiler

gözlemlenmiştir. Erkek doğurganlığında hiç etki görülmezken dişi hayvanlarda fetal gelişme

üzerine advers etkilerin görülmediği seviye (NOAEL) 2 mg/kg/gündür. Daha yüksek dozlarda

mg/kg/gün),

BİOSFAR

doğumda

güçlüğe

neden

olmuş

maternal

(implantasyon

oranında azalma, plasenta ağırlığında azalma) ve fetal toksisite (kemikleşme bozuklukları,

kiloda azalma) bulgularına neden olmuştur.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

BİOSFAR’ın araç ve makine kullanma yeteneği üzerinde etkisi yoktur.

4.8 İstenmeyen etkiler

BİOSFAR, beklometazon dipropiyonat ve formoterol fumarat dihidrat içerdiği için, her bir

bileşik ile ilişkili türden ve şiddette advers reaksiyonların olması beklenir. Her iki bileşiğin

birlikte uygulanmasını takiben ek advers etki artışı gözlemlenmemiştir Sabit kombinasyon

(BİOSFAR) olarak uygulanan beklometazon dipropiyonat ve formoterol fumarat ile ilişkili

istenmeyen etkiler aşağıda verilmiştir ve sistematik olarak organ sınıfına göre ve sıklığa göre

gösterilmiştir.

Klinik çalışmalardan elde edilen istenmeyen etki görülme oranları şu şekilde tanımlanmıştır:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ve <1/10); yaygın olmayan (≥1/1,000 ila <1/100); seyrek

(≥1/10,000 ila <1/1,000); çok seyrek (≤1/10,000); bilinmiyor (mevcut verilerden tahmin

edilemiyor).

Plasebo insidansları dikkate alınmamıştır.

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın

: Farenjit

Yaygın olmayan

: Grip, oral mantar enfeksiyonu, farengeal ve özofagal kandidiaz,

vajinal kandidiaz, gastroenterit, sinüzit, rinit

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan

: Granülositopeni

Çok seyrek

: Trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan

: Alerjik dermatit

Çok seyrek

: Eritem, dudaklar, yüz, göz ve farenks ödemini içeren

hipersensitivite reaksiyonları

Endokrin bozukluklar

Çok seyrek

: Adrenal baskılanma

Sayfa 8/16

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın olmayan

: Hipokalemi, hiperglisemi

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın olmayan

: Yerinde duramama

Bilinmiyor

:Psikomotor hiperaktivite, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon,

saldırganlık, davranış değişiklikleri (genellikle çocuklarda)

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın

: Baş ağrısı

Yaygın olmayan

: Tremor, baş dönmesi

Göz hastalıkları

Çok seyrek

: Glokom, katarakt

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın olmayan

: Otosalpenjit

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan

: Çarpıntılar; EKG’de QTc aralığı uzaması; EKG değişiklikleri,

taşikardi, taşiaritmi

Seyrek

: Ventriküler ekstrasistoller, anjina pektoris

Çok seyrek

: Atriyal fibrilasyon

Vasküler hastalıklar

Yaygın olmayan

: Hiperemi; sıcak basması

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın

: Disfoni

Yaygın olmayan

: Öksürük, prodüktif öksürük, boğazda tahriş, astım krizi

Seyrek

: Paradoksal bronkospazm

Çok seyrek

: Dispne, astımın şiddetlenmesi

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın olmayan

: İshal, ağız kuruluğu, dispepsi, disfaji, dudaklarda yanma hissi,

bulantı,tat alma bozukluğu

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın olmayan

: Kaşıntı, döküntü, hiperhidrozis

Seyrek

: Ürtiker, anjiyoödem

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan

: Kas krampı, miyalji

Çok seyrek

: Çocuk ve adolesanlarda büyüme geriliği

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Seyrek

: Nefrit

Sayfa 9/16

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Çok seyrek

: Periferik ödem

Araştırmalar

Yaygın olmayan

: C-reaktif proteinde artış, trombosit sayısında artma, serbest yağ

asidinde artma, kan insülininde artış, kan keton cisimlerinde artış

Seyrek

: Kan basıncında artma, kan basıncında azalma

Çok seyrek

: Kemik yoğunluğunda azalma

Diğer inhalasyon tedavilerinde de görüldüğü gibi paradoksal bronkospazm oluşabilir.

Formoterol ile tipik olarak ilişkili gözlemlenen advers olaylar şunlardır: hipokalemi, baş

ağrısı, tremor, çarpıntılar, öksürük, kas krampları ve QTc aralığı uzaması.

Beklometazon ile tipik olarak ilişkili gözlemlenen advers olaylar şunlardır: oral mantar

enfeksiyonları, oral kandidiaz, disfoni, boğazda tahriş.

İnhale kortikosteroidlerin (örn., beklometazon dipropiyonat) sistemik etkileri özellikle uzun

süreli olarak yüksek dozda uygulandığında ortaya çıkabilir. Bu etkiler şunlardır: adrenal

baskılanma, kemik mineral yoğunluğunda azalma, çocuklarda ve ergenlerde büyüme geriliği,

glokom ve katarakt (bakınız bölüm 4.4)

Aşırı duyarlılık reaksiyonları arasında döküntü, ürtiker şeklinde kaşıntı, eritem, göz, yüz,

dudaklarda ve boğazda ödem vardır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği halinde BİOSFAR kullanımına ilişkin veri bulunmamaktadır.

Pediyatrik popülasyon:

18 yaş altındaki astım ve KOAH hastalarında BİOSFAR kullanılmamalıdır.

Advers etki tablosu:

Enfeksiyonlar ve infestasyonlar

Yaygın: Pnömoni (KOAH’lı hastalarda)

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

eposta;tufam@titck.gov.tr;tel:0 800 314 00 08; faks:0 312 218 35 99)

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Peş peşe 12 kümülatif uygulamaya kadar inhale BİOSFAR dozları (toplam 1200 mikrogram

beklometazon dipropiyonat ve 72 mikrogram formoterol) astımlı hastalarda incelenmiştir.

Kümülatif tedavi, vital bulgularda anormal bir etki göstermemiştir ve ciddi veya şiddetli

advers olaylar da gözlemlenmemiştir

Aşırı formoterol dozları beta-2-adrenerjik agonistler için tipik olan etkilere yol açabilir:

bulantı, kusma, baş ağrısı, tremor, uyku hali, çarpıntılar, taşikardi, ventrikül aritmileri, QTc

aralığının uzaması, metabolik asidoz, hipokalemi, hiperglisemi.

Sayfa 10/16

Formoterol ile doz aşımı durumunda, destekleyici ve semptomatik tedavi endikedir. Ciddi

vakalar

hastaneye

yatırılmalıdır.

Kardiyoselektif

beta-adrenerjik

blokörlerin

kullanılması

düşünülebilir

ancak

çok

dikkatli

olarak

uygulanmalıdır,

çünkü

beta-adrenerjik

blokör

kullanımı bronkospazma yol açabilir. Hastanın serum potasyumu izlenmelidir.

Önerilenden fazla akut beklometazon dipropiyonat dozları inhalasyonu, adrenal fonksiyonun

geçici olarak baskılanmasına neden olabilir. Bu acil önlem gerektirmez, çünkü, plazma

kortizol ölçümleri ile doğrulandığı üzere, baskılanma birkaç gün içinde ortadan kalkar. Bu

hastalarda tedavi, astımı kontrol etmeye yetecek dozlarda sürdürülmelidir.

Kronik alımlı fazla beklometazon dipropiyonat dozları inhalasyonu: Bölüm 4.4: adrenal

baskılanma riskine bakınız. Adrenal rezervinin monitorizasyonu gerekli olabilir.

5- FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik

grup

:

Obstrüktif

solunum

yolu

hastalıklarında

kullanılan

ilaçlar

Kortikosteroidler ya da diğer ilaçlarla kombine adrenerjikler – antikolinerjikler hariç

ATC Kodu

:

R03 AK08

Etki mekanizması ve farmakodinamik etkiler:

BİOSFAR beklometazon dipropiyonat ve formoterol içermektedir; bunların farklı etki

mekanizmaları vardır ve astım alevlenmelerini azaltmak bakımından sinerjistik etki

gösterirler. Bu iki maddenin etki mekanizması aşağıda incelenmiştir.

Beklometazon dipropiyonat

İnhalasyon yolu ile önerilen dozlarda verilen beklometazon dipropiyonatın akciğerlerde

glukortikoidlere

bağlı

antiinflamatuvar

etkisi

vardır

etki

astım

belirtileri

alevlenmelerinde azalma sağlamakla birlikte sistemik uygulanan kortikosteroidlere nazaran

daha az advers etkiye neden olur.

Formoterol

Formoterol selektif bir beta

-adrenerjik agonisttir ve reversibl solunum yolu obstrüksiyonu

olan

hastalarda

bronş

düz

kaslarının

gevşemesini

sağlar.

Bronş

genişletici

etkisi

hızla,

inhalasyondan 1-3 dakika sonra etkisini gösterir ve tek bir dozun etki süresi 12 saattir.

BİOSFAR’ın idame tedavide klinik etkinliği

Yetişkinlerde yapılan klinik çalışmalarda beklometazon dipropiyonata, formoterol eklenmesi

astım belirtilerini ve akciğer fonksiyonunu iyileştirmiş ve alevlenmeleri azaltmıştır.

BİOSFAR’ın akciğer fonksiyonu üzerindeki etkilerinin incelendiği 24 haftalık bir çalışmada,

BİOSFAR en az birbirinden ayrı olarak verilen beklometazon dipropiyonat ve formoterol ile

eşdeğer etki göstermiş ve tedavi etkinliği tek başına beklometazon dipropiyonat’tan daha

fazla olmuştur.

BİOSFAR’ın idame ve rahatlatıcı tedavide klinik etkinliği

1701 astım hastasının dahil edildiği 48 haftalık paralel grup çalışmasında; astımı kontrol

altında olmayan orta veya ağır astımlı yetişkin hastalarda BİOSFAR’ın idame dozu (günde iki

kez bir inhalasyon) ve rahatlatıcı (günde toplam 8 puf’a kadar) tedavi olarak uygulaması,

idame uygulaması (günde iki kez bir inhalasyon) artı ihtiyaç duyulduğunda salbutamol

Sayfa 11/16

kullanımı ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar şunu göstermektedir; idame ve rahatlatıcı tedavi

olarak uygulanan BİOSFAR, idame artı ihtiyaç duyulduğunda salbutamol kullanan gruba

göre (ITT ve PP popülasyonlarını her ikisi için p<0.001) ilk ciddi alevlenme süresini belirgin

şekilde uzatmıştır. İdame ve rahatlatıcı tedavi grubunda ciddi astım alevlenmelerinin oranı,

salbutamol grubuna kıyasla (hasta/yıl başına) belirgin şekilde azalmıştır (sırasıyla 0,1476 ve

0,2239 istatistiksel olarak belirgin düşüş: p<0.001). BİOSFAR’ın idame ve rahatlatıcı tedavi

grubundaki

hastalar

astım

kontrolünde

klinik

olarak

anlamlı

başarı

kaydetmişlerdir.

Rahatlatıcı tedavinin ortalama inhalasyon sayısı ve rahatlatıcı tedavi uygulanan hasta sayısı

her iki grupta da benzer şekilde azalmıştır.

Not: ciddi alevlenmeler, hastaneye yatış ile sonuçlanan astımda kötüleşme veya acil tedavi

veya sistemik steroid ihtiyacında 3 günden fazla artış olarak tanımlanmıştır.

Diğer bir klinik çalışmada, astımlı hastalarda metakolin ile bronkokonstriksiyon geliştirilmiş

ve BİOSFAR’nun tek doz ile (100/6 mcg) bronkodilatasyon sağlanması, salbutamol 200 mcg

karşılaştırılmıştır.

BİOSFAR

ile,

salbutamol

benzer

şekilde

hızlı

bronkodilatasyon ve dispne de hızlı iyileşme sağlamıştır.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Sabit kombinasyon ilacı BİOSFAR’ın sistemik etkileri, içeriğindeki aktif maddeler olan

beklometazon dipropiyonat (BDP) ve formoterol’ün sistemik etkileri ile klinik çalışmada

karşılaştırılmıştır.

Beklometazon dipropiyonat için, ana aktif metabolit olan beklometazon- 17- monopropiyonat

(B-17-MP) AUC’si ve maksimum plazma konsantrasyonu sabit kombinasyon uygulandıktan

sonra daha düşük olmuştur, fakat emilim hızı tek başına uygulanan beklometazon’a göre daha

hızlıdır.

Formoterol

için

maksimum

plazma

konsantrasyonu

sabit

veya

serbest

kombinasyon

uygulamalarından

sonra

benzer

bulunmuştur

BİOSFAR

sistemik

etki,

serbest

kombinasyona göre biraz daha yüksek bulunmuştur.

Beklometazon dipropiyonat ve formoterol arasında farmakokinetik veya farmakodinamik

etkileşim gözlemlenmemiştir.

Sağlıklı gönüllülerde yapılan bir çalışmada, Aerochamber Plus aktüatör kullanımı standart

aktüatöre kıyasla, beklometazon dipropiyonatın aktif metaboliti olan 17- monopropiyonat ve

formoterol fumarat için akciğer erişimini sırasıyla % 41 ve % 45 artırmıştır.

Formoterol

fumarat

için

toplam

sistemik

etki

değişmezken,

beklometazon-17-

monopropiyonat için %10 düşüş göstermiş ve değişmemiş beklometazon dipropiyonat için

artmıştır.

Beklometazon dipropiyonat

Glukokortikoid

reseptörlerine

bağlanma

afinitesi

zayıf

ilaç

olan

beklometazon

dipropiyonat, esteraz enzimleriyle aktif metabolit olan beklometazon-17-monopropiyonata

hidrolize olur. Beklometazon-17-monopropiyonat, ön ilaç olan beklometazon dipropiyonata

göre daha güçlü bir topikal anti-inflamatuvar etkinliğe sahiptir.

Sayfa 12/16

Emilim

İnhale

edilen

beklometazon

dipropiyonat

akciğerlerden

hızla

emilir;

emilimden

önce

beklometazon dipropiyonat büyük oranda aktif metaboliti B-17-MP’ye dönüşür. B-17 MP’nin

sistemik biyoyararlılığı akciğer (%36) ve yutulan dozun gastrointestinal emilimi ile ortaya

çıkar.

Yutulan

beklometazon

dipropiyonat’ın

biyoyararlılığı

ihmal

edilebilir

düzeydedir,

ancak, sistemik dolaşım öncesinde B-17-MP’ye dönüşüm emilimin %41’inin B-17-MP olarak

gerçekleşmesini sağlar. Yutulan dozun artışı ile birlikte sistemik etkide yaklaşık olarak lineer

bir artış vardır. İnhalasyon sonrasındaki mutlak biyoyararlılık değişmemiş beklometazon

dipropiyonat ve B-17-MP için sırası ile nominal dozun %2 ve %62’si kadar olmuştur.

Dağılım

İntravenöz dozdan sonra, beklometazon dipropiyonat ve B-17-MP dağılımı yüksek plazma

klerensi ile karakterizedir (sırasıyla 150 ve 120 L/saat) ve sabit durumda beklometazon

dipropiyonat için dağılım hacmi az (20L) B-17-MP için doku dağılımı daha fazladır (424L).

Plazma proteinine bağlanma orta derecede yüksektir.

Biyotransformasyon

Beklometazon

dipropiyonat

sistemik

dolaşımda

çoğu

dokuda

bulunan

esteraz

enzimleri

aracılığı ile metabolize olur ve sistemik dolaşımdan çok hızlı temizlenir. Metabolizmanın ana

ürünü

aktif

metabolittir

(B-17-MP).

Beklometazon-21-monopropiyonat

(B-21-MP)

beklometazon (BOH) gibi minör metabolitler de oluşur fakat bunlar sistemik maruziyete çok

az katkıda bulunur.

Eliminasyon

Beklometazon dipropiyonatın başlıca atılım şekli polar metabolitler şeklinde feçesle atılımdır.

Beklometazon

dipropiyonat

metabolitlerinin

idrarla

atılımı

önemsiz

miktardadır.

Beklometazon dipropiyonat ve beklometazon-17-monopropiyonat için terminal eliminasyon

yarılanma ömrü sırasıyla 0,5 ve 2,7 saattir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Renal

veya

hepatik

bozukluğu

olan

hastalarda

beklometazon

dipropiyonatın

farmakokinetikleri

çalışılmamıştır;

ancak

beklometazon

dipropiyonat

bağırsak

sıvısında,

serum, akciğerler ve karaciğerde bulunan esteraz enzimleri ile çok hızlı metabolize olarak,

daha

polar

ürünler

olan

B-21-MP,

B-17-MP

haline

dönüştüğü

için

karaciğer

yetersizliğinin Beklometazon dipropiyonat farmakokinetik ve güvenlik profilini değiştirmesi

beklenmemektedir.

Beklometazon

dipropiyonat

veya

metabolitlerine

idrarda

rastlanmadığı

için,

böbrek

yetersizliği olan hastalarda sistemik maruziyette artış gözlemlenmemiştir.

Formoterol

Emilim

İnhalasyondan sonra formoterol hem akciğerden hem de gastrointestinal yoldan emilmektedir.

Ölçülü doz inhalatör (MDI) ile oral uygulamadan sonra yutulan inhale dozun fraksiyonu % 60

ile % 90 arasında bulunabilir.Yutulan dozun en az % 65’lik bir kısmı gastrointestinal sistemde

emilir. Değişmemiş ilaç zirve plazma konsantrasyonuna oral uygulamadan 0.5 saat-1 saat

sonra ulaşır.

Sayfa 13/16

Dağılım

Formoterol’ün plazma proteinlerine bağlanma oranı %61-64’tür ve %34’ü albümine bağlanır.

Terapötik dozlarda ulaşılan konsantrasyon aralığında bağlanmada doygunluk gerçekleşmez.

Oral

uygulamadan

sonra

saptanan

eliminasyon

yarılanma

ömrü

saattir.

Formoterol

emilimi 12-97 mikrogram inhale formoterol fumarat aralığı boyunca lineerdir.

Biyotransformasyon

Formoterol yaygın biçimde metabolize olur ve öne çıkan metabolik yol fenolik hidroksil

grubundaki doğrudan konjugasyondur. Glukoronik asit konjugatı inaktiftir. İkinci majör yol

fenolik 2’-hidroksil grubunda demetilasyon ve bunu izleyen konjugasyondur. Sitokrom P-450

izoenzimleri

CYP2D6,

CYP2C19,

CYP2C9,

formoterol

demetilasyonuna

katılırlar.

Karaciğer, primer metabolizma bölgesi olarak görülmektedir. Formoterol terapötik geçerli

konsantrasyonlarda CYP-450 enzimlerini inhibe etmez.

Eliminasyon

Formoterolün

idrardan

kümülatif

atılımı

(kuru

inhaler)’den

inhalasyon

sonrasında 12-96 μg doz aralığında lineer artış göstermiştir. Sırası ile ortalama, %8 ve %25

oranındaki doz değişmeden ve total formoterol olarak atılmıştır.

sağlıklı

olguda

inhalasyonunu

takiben

ölçülen

plazma

konsantrasyonlarına dayanılarak, ortalama terminal eliminasyon yarılanma ömrünün 10 saat

olduğu belirlenmiştir. (R,R) ve (S,S) enantiomerleri idrarda atılan değişmemiş ilacın sırasıyla

yaklaşık %40 ve %60’ını temsil etmektedir. İki enantiomerin oranı araştırılan doz aralığında

sabit kalmıştır ve yinelenen dozlardan sonra bir enantiomerin diğerine nispetle daha fazla

biriktiğine ilişkin kanıt bulunamamıştır.

Oral uygulamadan sonra (40-80 μg) dozun %6-%10’a varan oranı sağlıklı olgularda idrarda

değişmemiş ilaç olarak bulunmuştur ve %8’e varan oranı ise glukuronid olarak bulunmuştur.

Oral formoterol dozunun toplam %67’si idrarla (başlıca metabolitleri şeklinde) ve kalanı

feçesle atılır. Formoterolün renal klirensi 150 ml/dakika’dir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Karaciğer/böbrek yetersizliği: Formoterolün farmakokinetiği karaciğer ve böbrek yetersizliği

olan hastalarda araştırılmamıştır.

Irk,

cinsiyet:

Eliminasyon

biyotransformasyon

özelliklerine

bakılarak

hastanın

etnik

orijininin ve cinsiyetinin farmakokinetik parametreler üzerine bir etkisi olmayacağı beklenir.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Kombinasyon

halinde

veya

başına

verilen

beklometazon

dipropiyonat

(BDP)

formoterol

yapılan

hayvan

deneylerinde

gözlenen

toksisite,

abartılmış

farmakolojik

aktivite ile ilişkili etkilerdir. Bu etkiler başlıca köpeklerde beklometazon dipropiyonat’ın

bağışıklığı baskılayıcı etkileri ve formoterol’ün bilinen kardiyovasküler etkileri ile ilişkilidir.

Kombinasyonun

uygulanmasından

sonra

toksisitede

artış

veya

beklenmedik

bulgular

gözlemlenmemiştir

Karsinojenite:

Önerilen kombinasyonla karsinojenisite çalışmaları gerçekleştirilmemiştir. Bununla birlikte,

ayrı ayrı bileşenler için bildirilen hayvanlardan elde edilen veriler, insanlarda herhangi bir

potansiyel karsinojenisite riskini akla getirmemektedir.

Sayfa 14/16

Mutajenite:

Beklometazon

dipropiyonat/formoterol

kombinasyonuyla

gerçekleştirilen

genotoksisite

çalışmaları mutajenik bir potansiyele işaret etmemektedir.

Üreme üzerine toksisitesi:

Sıçanlarda yapılan üreme çalışmaları doza bağlı etkileri göstermiştir. Kombinasyon, dişilerde

azalmış doğurganlık ve embriyofetal toksisite ile ilişkilendirilmiştir. Gebe hayvanlara göre

yüksek kortikosteroid dozlarının, damak yarığı ve rahim içi büyüme geriliği dahil fetal

gelişim

anomaliliklerine

neden

olduğu

bilinmektedir

beklometazon

dipropiyonat/formoterol

kombinasyonuyla

görülen

etkiler

muhtemelen

beklometazon

dipropiyonattan

ötürüdür.

etkiler

yalnızca,

aktif

metabolit

olan

beklometazon-17-

monopropiyonata yüksek sistemik maruz kalımla fark edilmiştir (hastalarda beklenen plazma

düzeylerinin 200 katından daha fazla). Ayrıca, hayvanlarda yapılan çalışmalarda, beta2-

sempatomimetiklerin bilinen tokolitik etkilerine dayandırılabilen bir etki olan gebelik ve

doğum süresinin uzaması görülmüştür. Bu etkiler, BİOSFAR ile tedavi edilen hastalarda

maternal plazma formoterol düzeyleri beklenen düzeylerin altında olduğunda kaydedilmiştir.

içermeyen

itici

HFA-134a

ilişkili

klinik

öncesi

konvansiyonel

güvenlilik

farmakolojisi,

tekrar

toksisitesi,

genotoksisite,

karsinojenik

potansiyel

üreme

toksisitesi çalışmalarında insanlar için herhangi bir özel risk ortaya çıkmamıştır.

6.FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1 Yardımcı maddelerin listesi

Norfluran (kloroflorokarbon CFC içermeyen bir itici gaz olan HFA-134a )

Susuz etanol

Hidroklorik asit

6.2

Geçimsizlikler

Bilinen bir geçimsizliği yoktur.

6.3

Raf ömrü

20 ay

6.4

Saklamaya yönelik özel tedbirler

Eczane ve Depolar için Talimatlar

C‘de buzdolabında saklanmalıdır (en fazla 15 ay).

Hastalar için Talimatlar

C‘nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır (en fazla 5 ay).

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

HFA Modulite

teknolojisi ile üretilen aerosol inhalasyon solüsyonu içeren, ölçülü valf,

aktüatör ve koruyucu kapağı olan basınçlı aluminyum kap.

Her bir BİOSFAR kabı 120 dozluk uygulama sağlar.

6.6

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller, “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” ne uygun olarak imha edilmelidir.

Sayfa 15/16

Kullanım

talimatları

“4.2.Pozoloji

uygulama

şekli”

bölümünde

detaylı

olarak

açıklanmıştır.

Uyarı: Kap yüksek basınç altında sıvı ihtiva eder. Kabı 50° C üzerinde sıcaklıklara maruz

bırakmayınız, delmeyiniz ve açmaya çalışmayınız.

BİOSFAR uygulaması esnasında aşağıdaki talimatlara uyulmalıdır:

İnhalernizi ilk kez kullanacaksanız veya 14 gün veya daha uzun süre kullanmadıysanız,

inhalerin düzgün bir biçimde çalıştığından emin olmak için bir puf aerosolü havaya sıkınız.

Mümkün olduğu ölçüde, ilacı inhale ederken (solurken) ayakta durunuz veya sırtınız dik

pozisyonda oturunuz.

Koruyucu kapağı ağızlıktan çıkarınız.

Ağzınızdan mümkün olduğunca yavaş ve derin nefes veriniz.

Vücut duruşunuz nasıl olursa olsun, tüpü alt kısmı yukarı bakacak biçimde dikey

halde

tutunuz

ağızlığı

dişlerinizin

arasına

koyunuz

dudaklarınızı

sıkıca

kapatınız.

Ağzınızdan yavaş ve derin nefes alırken ve aynı anda bir puf aerosol boşaltmak için

inhalerin üst kısmına basınız.

Nefesinizi

mümkün

olduğunca

çaba

harcamadan

tutunuz

nihayet

inhaleri

ağzınızdan çıkarıp burnunuzdan nefes veriniz.

Kullandıktan sonra, koruyucu kapağı kapatınız.

Bir puf aerosol daha gerekiyorsa, inhaleri yarım dakika kadar dikey halde tutunuz ve sonra 2

– 5 arasındaki işlemleri tekrarlayınız.

Önemli: 2 – 4 arası işlemleri çok çabuk yapmayınız.

Eğer

inhalerin

üst

kısmından

veya

ağzınızın

yanlarından

“buğu”

geldiğini

görürseniz,

işlemlere yeniden 2.adımdan başlamalısınız.

Eğer elleriniz güçsüz ise, inhaleri her iki elle tutmak daha kolay olabilir; bu durumda

inhalerin

üst

kısmını

işaret

parmağıyla

tutunuz

kısmını

başparmağınızla tutunuz.

Ağızda ve boğazda mantar enfeksiyonu riskini azaltmak için, her puf sonrasında ağzınızı su

ile çalkalayınız.

Kullanına

Talimatında

beliıtileıı

BIOSFAR'ın

Standart

inlıaler

kullaııılarak

inlrale

edilınesi

(solunması)

ilgilidir.

BioSFAR'ııı

farklı

hazne

(spacer)

kullanıını

konusunda

yeterli

veri

yoktur.

Eğer

farklı

lıazne

(spacer)

kullanılacaksa,

dozı.ııı

ayarlanıııası

gerekebilir.

Temizlik

Ağızlığııı

dışını

kuru

bez|e

düzenli

olarak

(haftada

bir)

siliniz.

Ağızlığı

tenıizlenıek

için

veya

başka

sıvı kuIlaıımayıııız.

RUHSAT

SAHiBi

Proııredica

ilaç

Tic.

Ltd.

Şti.

Büyükdere

Cad.

No:|22

Özsezen

İş

Meı'kezi

Blok

Kat:3 Esentepe-Şişli

34394,

istanbul

Tel:

0212

9100

Fax:

0212

9121

S.RUHSAT

NUMARASI

130t44

q.İLr

RUHsAT

TARİHİ/

RUHSAT

YENİLEME

TARİHİ

rulısat

tarihi:

3|.|2.20lo

Ruhsat

yenileme

tarihi

Io.KüB,üN

YENİLENME

TARİHİ

Sayfa

l6116

7-8-2018

Duaklir Genuair (AstraZeneca AB)

Duaklir Genuair (AstraZeneca AB)

Duaklir Genuair (Active substance: aclidinium bromide / formoterol fumarate dihydrate) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)5419 of Tue, 07 Aug 2018

Europe -DG Health and Food Safety

7-8-2018

Brimica Genuair (AstraZeneca AB)

Brimica Genuair (AstraZeneca AB)

Brimica Genuair (Active substance: aclidinium bromide / formoterol fumarate dihydrate) - Centralised - Yearly update - Commission Decision (2018)5420 of Tue, 07 Aug 2018

Europe -DG Health and Food Safety

2-5-2018

Trydonis (Chiesi Farmaceutici S.p.A.)

Trydonis (Chiesi Farmaceutici S.p.A.)

Trydonis (Active substance: beclometasone / formoterol / glycopyrronium bromide) - Centralised - Authorisation - Commission Decision (2018)2713 of Wed, 02 May 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4702

Europe -DG Health and Food Safety

26-4-2018

Riarify (Chiesi Farmaceutici S.p.A.)

Riarify (Chiesi Farmaceutici S.p.A.)

Riarify (Active substance: beclometasone / formoterol / glycopyrronium bromide) - New authorisation - Commission Decision (2018)2581 of Thu, 26 Apr 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/4836

Europe -DG Health and Food Safety