BENVIDA

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • BENVIDA 10 MG/ML 200 ML SURUP
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • BENVIDA 10 MG/ML 200 ML SURUP
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • misol

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Pasif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699587573957
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 20-02-2018
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

BENVİDA

10 mg/ml ŞURUP

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir ml şurupta:

Lakozamid

10 mg

Yardımcı maddeler:

Sodyum metilparahidroksibenzoat (E219)

2.60 mg

Sorbitol (E420)

187 mg

Aspartam (E951)

0.032 mg

Sodyum

1.42 mg

Yardımcı maddeler için bölüm 6.1'e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Şurup.

Renksiz ila sarı-kahverengi arası renkte berrak hafif viskoz çözelti.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik endikasyonlar

BENVİDA, 16 yaş ve üstündeki epilepsili hastalarda ikincil jeneralize olan veya olmayan

parsiyel başlangıçlı nöbetlerin tedavisinde ek tedavi olarak endikedir.

BENVİDA

yaş

üstündeki

hastalarda

parsiyel

başlangıçlı

nöbetlerin

tedavisinde

monoterapi olarak endikedir.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Monoterapi

BENVİDA için önerilen başlangıç dozu günde iki kez 100 mg’ dır (200 mg/gün); bu doz her

hafta günde iki kez 50 mg’ lık artışlarla (100 mg/gün), günde iki kez 150 mg ila 200 mg olan

idame dozuna (300mg/gün ila 400 mg/gün) kadar arttırılmalıdır.

Halihazırda tek bir antiepileptik ilaç kullanmakta olan ve BENVİDA monoterapi tedavisine

geçecek hastalarda, günde iki kez 150 mg ila 200 mg’lık (300 mg/gün ila 400 mg/gün) terapötik

doz, eşzamanlı kullanılan antiepileptik ilacın kesilmesine başlanmadan önce en az 3 gün boyunca

devam ettirilmelidir. Eşzamanlı kullanılan antiepileptik ilacın en az 6 hafta boyunca kademeli

olarak kesilmesi önerilmektedir.

Ek tedavi

Önerilen başlangıç dozu günde iki kez 50 mg’dır. Bu doz, bir hafta sonra günde iki kez 100

mg’lık başlangıç terapötik doza arttırılmalıdır.

Hastanın bireysel yanıtı ve tolerabilitesine göre, idame dozu, haftada bir günde iki kez 50 mg’lık

artışlarla, maksimum önerilen 400 mg/gün'lük (günde iki kez 200 mg) doza çıkartılabilir.

Yükleme dozu

Lakozamid tedavisi (monoterapi ile başlama, monoterapiye geçiş ve ek tedavi) ayrıca 200 mg’lık

tek bir yükleme dozunu takiben yaklaşık 12 saat sonra günde 2 kez 100 mg’lık idame doz rejimi

ile (200mg/gün) başlatılabilir. Yükleme dozu, hekimin kararlı durum konsantrasyonuna hızla

ulaşılması ve terapötik etkinin temin edilmesinin gerektiğine karar verdiği durumdaki hastalarda

başlatılabilir. Yükleme dozu, tıbbi gözlem altında ve santral sinir sistemi advers etki insidansının

potansiyel olarak artma olasılığı göz önünde bulundurularak uygulanmalıdır (bkz. Bölüm 4.8).

Status epileptikus gibi akut durumlarda yükleme dozu uygulaması çalışılmamıştır.

Tedavinin kesilmesi

Mevcut klinik uygulamalara göre, eğer BENVİDA ile tedavinin kesilmesi gerekiyorsa, bunun

kademeli yapılması önerilir (örneğin günlük dozun haftada bir 200 mg azaltılması).

Uygulama sıklığı ve süresi:

Günlük doz iki eşit doza bölünerek verilmelidir.

Uygulama şekli:

BENVİDA

şurubun

şişesi

kullanımdan

önce

iyice

çalkalanmalıdır.

Oral

yoldan

uygulanır.

BENVİDA, yemeklerle birlikte ya da ayrı alınabilir.

BENVİDA şurup derecelendirme işaretleri olan ölçekli bir kap ve kullanma talimatı ile birlikte

takdim edilmektedir.

BENVİDA şurup yalnızca kutunun içinde verilen ölçekli kap ile uygulanmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek yetmezliği:

Hafif ve orta şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi> 30 ml/dak.)

herhangi bir doz ayarlamasına gerek yoktur. Hafif veya orta şiddette böbrek yetmezliği olan

hastalarda 200 mg’lık yükleme dozu düşünülebilir ancak daha sonraki doz titrasyonu (günlük

200 mg’dan fazla) dikkatle uygulanmalıdır. Ağır böbrek yetmezliği olan (kreatinin klerensi ≤

30 ml/dak.) ve son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda 250 mg/gün'lük bir maksimum

idame dozu önerilir. Bu hastalarda doz titrasyonu dikkatli yapılmalıdır. Eğer yükleme dozu

gerekliyse, 100 mg’lık başlangıç dozu ve bunu takiben ilk hafta için günde 2 kez 50 mg’lık doz

rejimi kullanılmalıdır.

Hemodiyaliz gerektiren hastalarda, hemodiyaliz bitiminden sonra, doğrudan bölünmüş günlük

dozun %50'sine kadar bir ek doz önerilir.

Son dönem böbrek yetmezliği olan hastaların tedavisi, klinik deneyimin az olması ve bir

metabolitin

(bilinen

farmakolojik

aktivitesi

olmayan)

birikmesi

sebebi

dikkatle

yapılmalıdır.

Karaciğer yetmezliği:

Hafif – orta şiddette karaciğer yetmezliği olan hastalarda herhangi bir doz ayarlanmasına gerek

yoktur. Bu hastalarda doz titrasyonu, böbrek yetmezliğinin eşlik etmesi göz önüne alınarak

dikkatle yapılmalıdır. 200 mg’lık yükleme dozu düşünülebilir ancak daha sonraki doz titrasyonu

(günlük 200 mg’dan fazla) dikkatle uygulanmalıdır Lakozamidin farmakokinetiği ağır karaciğer

yetmezliği olan hastalarda değerlendirilmemiştir (bkz. bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon:

16 yaşın altındaki popülasyonda güvenlilik ve etkililik ile ilgili verilerin olmaması nedeniyle

BENVİDA'nın 16 yaş altı çocuk ve ergenlerde kullanılması önerilmez.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda, dozun azaltılmasına gerek yoktur. Epilepsili yaşlı hastalarda, BENVİDA ile

deneyim sınırlıdır. Yaşlı hastalarda, yaşla birlikte azalan renal klerens ve eğri altında kalan alan

düzeylerinde artış dikkate alınmalıdır (bkz. bölüm "Böbrek Yetmezliği" ve Bölüm 5.2).

4.3

Kontrendikasyonlar

BENVİDA;

Etkin madde veya bölüm 6.1’ de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı

duyarlılığı olanlarda,

Bilinen

ikinci

veya

üçüncü

derece

atriyoventriküler

(AV)

bloğu

olan

hastalarda

kontrendikedir.

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Sersemlik hissi

BENVİDA ile tedaviye sersemlik hissi eşlik edebilir, bu da kazara yaralanma veya düşmelerin

oluşmasını arttırabilir. Bu nedenle, hastaların, tedavinin potansiyel etkilerine alışıncaya dek

dikkat etmeleri önerilir (bkz. bölüm 4.8).

Kardiyak ritim ve iletim

Klinik çalışmalarda, BENVİDA ile PR aralığında uzamalar gözlemlenmiştir. BENVİDA, bilinen

ileti problemleri veya miyokart enfarktüs veya kalp yetmezliği gibi ağır kardiyak hastalığı olan

hastalarda

dikkatle

kullanılmalıdır.

Yaşlı

hastalarda

kardiyak

hastalıkların

görülme

riski

artabileceğinden bu hastaları tedavi ederken veya PR uzamasına eşlik ettiği bilinen ilaçlar ile

birlikte BENVİDA kullanıldığında özellikle dikkat edilmelidir.

Pazarlama sonrası deneyimde ikinci derece veya daha yüksek derecede AV blok bildirilmiştir.

Epilepsi hastalarında

lakozamidin plasebo-kontrollü çalışmalarında, atriyal

fibrilasyon

veya

çarpıntı bildirilmemiştir, ancak her ikisi de açık-etiketli epilepsi çalışmalarında ve pazarlama

sonrası deneyimde bildirilmiştir (bkz bölüm 4.8).

Hastalar ikinci-derece veya daha yüksek derecede AV blok (örn. yavaş veya düzensiz nabız,

bayılacak gibi hissetme) ve atriyal fibrilasyon ve çarpıntının belirtileri (örn. palpitasyonlar, hızlı

veya düzensiz nabız, nefesin kesilmesi) konusunda bilgilendirilmelidir. Hastalar, bu belirtiler

meydana geldiği zaman tıbbi açıdan tavsiye almaları konusunda bilgilendirilmelidir.

İntihar düşüncesi ve davranışı

Birçok endikasyon için antiepileptik ajanlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve

davranışı bildirilmiştir. Antiepileptik ilaçların randomize, plasebo kontrollü çalışmalarının bir

meta-analizi, intihar düşüncesi ve davranışı riskinde küçük bir artış olduğunu göstermiştir. Bu

riskin mekanizması bilinmemektedir ve mevcut veri, BENVİDA için artan bir risk olasılığını göz

ardı etmemektedir. Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi ve davranışı açısından yakından

izlenmelidir ve uygun tedavi verilmesi düşünülmelidir. İntihar düşüncesi ve davranışı ortaya

çıktığında hasta ve hasta yakınının tıbbi destek alması önerilmelidir (bkz. bölüm 4.8).

BENVİDA

şurup

sodyum

metilhidroksibenzoat

(E219)

içerir.

Bunlar

alerjik

reaksiyonlara

(muhtemelen gecikmiş) sebebiyet verebilir. Doz (200mg lakozamid) başına, 9.7 kcal’lik bir

kalori değerine tekabül eden 3.7 g sorbitol (E420) içerir. Nadir kalıtımsal fruktoz intolerans

problemi olan hastaların bu ilacı kulanmamaları gerekir. BENVİDA şurup, fenilalanin kaynağı

olan

aspartam (E951) içermektedir.

Fenilketonürisi olan

insanlar

için

zararlı olabilir. Doz

(200mg lakozamid) başına 1.24 mmol (veya 28.36 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü

sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

BENVİDA, PR uzamasına eşlik ettiği bilinen tıbbi ürünler (örn. karbamazepin, lamotrijin,

pregabalin) ile ve sınıf I antiaritmik ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Bununla birlikte, BENVİDA ile karbamazepin veya lamotrijinin birlikte kullanıldığı hastalarda

yapılan klinik çalışmaların alt grup analizinde PR uzama miktarında bir artış tespit edilmemiştir.

İn vitro

veriler

Veriler

genellikle

lakozamidin

düşük

ilaç-ilaç

etkileşim

potansiyeline

sahip

olduğunu

göstermektedir.

İn

vitro

çalışmalar,

klinik

çalışmalarda

gözlemlenen

plazma

konsantrayonlarındaki BENVİDA ile CYP1A2, 2B6 ve 2C9 enzimlerinin indüklenmediğini ve

CYP1A1, 1A2, 2A6, 2B6,2C8, 2C9, 2D6 ve 2E1’in inhibe edilmediğini göstermiştir. Bir

in vitro

çalışma, BENVİDA'nın bağırsakta P-glikoprotein ile taşınmadığını göstermiştir.

İn

vitro

veriler;

CYP2C9,

CYP2C19

CYP3A4’ün

O-desmetil

metabolitinin

oluşumunu

katalizleyebildiğini göstermektedir.

İn vivo

veriler

BENVİDA

in vivo

olarak CYP2C19 ve CYP3A4 enzimlerini klinik açıdan anlamlı bir ölçüde

inhibe etmez veya indüklemez.

BENVİDA, midazolamın (200mg b.i.d BENVİDA verildiğinde CYP3A4 tarafından metabolize

olan) EAA’sını etkilememiştir ancak midazolamın Cmaks‘ı biraz artmıştır (%30). BENVİDA

omeprazolün (BENVİDA 300mg b.i.d. olarak verildiğinde CYP2C19 ve 3A4 ile metabolize

olan) farmakokinetiğini etkilememiştir.

CYP2C19 inhibitörü omeprazol (40mg q.d.) lakozamid maruziyetinde klinik açıdan anlamlı bir

değişikliğe

neden

olmamıştır.

nedenle

CYP2C19

inhibitörlerinin

sistemik

lakozamid

maruziyetini klinik açıdan anlamlı ölçüde etkileyeceği beklenmez.

CYP2C9’un

güçlü

inhibitörleri

(örn:

flukonazol)

CYP3A4’ün

güçlü

inhibitörleri

(örn:

itrakonazol,

ketokonazol,

ritonavir,

klaritromisin)

eşzamanlı

tedavi,

lakozamid

sistemik

maruziyetinde artışa neden olabileceğinden dikkat edilmesi önerilmektedir. Bu tür etkileşimler

in

vivo

olarak tespit edilmemiştir ancak

in vitro

verilere bakıldığında olasılık mevcuttur.

Rifampisin veya St John’s wort (Hypericum perforatum) gibi kuvvetli enzim indükleyicileri,

BENVİDA’nın

sistemik

maruziyetini

orta

derecede

azaltabilir.

nedenle,

enzim

indükleyicileri ile tedavinin başlatılması veya sonlandırılması dikkatle yapılmalıdır.

Antiepileptik ilaçlar

İlaç-

ilaç

etkileşim

çalışmalarında

BENVİDA,

karbamazepin

valproik

asidin

plazma

konsantrasyonlarını

anlamlı

ölçüde

etkilememiştir

BENVİDA

plazma

konsantrasyonları

valproik asitten ve karbamazepinden etkilenmemiştir. Bir popülasyon farmakokinetik analizinde,

enzim indükleyicileri olarak bilinen diğer antiepileptik ilaçlar (değişik dozlarda karbamazepin,

fenitoin, fenobarbital) ile eşzamanlı tedavinin BENVİDA’nın genel sistemik maruziyetini %25

azalttığı hesaplanmıştır.

Oral kontraseptifler

ilaç-ilaç

etkileşim

çalışmasında,

BENVİDA

oral

kontraseptifler

etinilestradiol

levonorgestrel

arasında

klinik

açıdan

anlamlı

etkileşim

bulunmamıştır.

Progesteron

konsantrasyonları bu tıbbi ürünler ile birlikte uygulandığında etkilenmemiştir.

Diğer

Etkileşim

çalışmaları,

BENVİDA’nın

digoksinin

farmakokinetiği

üzerine

etkisinin

olmadığını ve BENVİDA ile metformin arasında klinik olarak anlamlı bir etkileşim olmadığını

göstermiştir.

Lakozamid ile varfarinin birlikte kullanılması, varfarinin farmakokinetik ve farmakodinamiğinde

klinik olarak anlamlı bir değişikliğe yol açmamıştır.

BENVİDA’

alkol

etkileşimine

farmakokinetik

veri

bulunmamasına

rağmen,

farmakodinamik etki dışlanamaz.

Lakozamidin

proteine

bağlanma

oranı

%15’den

düşüktür.

nedenle,

protein

bağlanma

bölgeleri için yarışan ilaçlarla klinik açıdan önemli bir etkileşim olmadığı düşünülmektedir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler mevcut değildir.

Pediyatrik popülasyon:

Bölüm 4.2’de “Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler” bölümüne

bakınız.

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda BENVİDA ile tedavi öncesinde etkin doğum

kontrol yöntemi hekim tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmelidir.

BENVİDA ile oral kontraseptifler etinilestradiol ve levonorgestrel arasında klinik açıdan anlamlı

bir etkileşim bulunmadığı klinik çalışmalar ile gösterilmiştir (bkz. Bölüm 4.5).

Tüm antiepileptik ilaçlar için, epilepsi tedavisi gören kadınların çocuklarında malformasyon

prevalansı, genel popülasyondaki yaklaşık %3 olan orandan 2-3 kat daha yüksektir. Tedavi

edilen popülasyonda, politerapi ile malformasyonlarda bir artış gösterilmiştir, ancak bu artışta

tedavinin ve/veya hastalığın ne kadar sorumlu olduğu aydınlatılmamıştır.

Hastalığın şiddetlenmesi hem anneye hem fetusa zarar verebileceğinden gebelik sırasında etkili

anti-epileptik terapi kesilmemelidir.

Gebelik dönemi

BENVİDA’nın gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir. Hayvanlar

üzerinde

yapılan

araştırmalar,

sıçanlarda

veya

tavşanlarda

herhangi

teratojenik

etki

göstermemiştir,

fakat

materno-toksik

dozlarda

sıçanlarda

tavşanlarda

embriyo-toksisite

gözlemlenmiştir (bkz. bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir. BENVİDA

gerekli

olmadıkça

gebelik

döneminde

kullanılmamalıdır.

(BENVİDA'nın

anne

için

olası

yararları, fetus üzerindeki olası zararlarına göre üstünse kullanılabilir). Hasta, hamile kaldığında

veya hamilelik kararı alındığında doktorunu bilgilendirmesi gerektiği konusunda uyarılmalıdır.

Laktasyon dönemi

BENVİDA’nın insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan

çalışmalar BENVİDA’nın sütle atıldığını göstermektedir.

BENVİDA ile tedavi boyunca, tedbir amaçlı olarak emzirme kesilmelidir.

Üreme yeteneği /Fertilite

Hayvanlarda yapılan çalışmalarda, özellikle sıçanlarda erkek veya dişi üreme yeteneği veya

fertilitesi üzerine, insanlarda önerilen en yüksek doz plazma EAA’sının yaklaşık 2 katına çıkan

plazma maruziyeti (EAA) gösteren dozlarda, hiçbir advers etki gözlemlenmemiştir.

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

BENVİDA, araç ve makine kullanma yeteneğini hafif ila orta derecede etkileyebilir. BENVİDA

tedavisine, sersemlik hissi veya bulanık görme eşlik etmiştir. Bu nedenle, bu tür aktiviteleri

gerçekleştirecek hastaların, BENVİDA'nın bu beceriler üzerindeki etkilerine alışana kadar araç

veya potansiyel tehlike yaratabilecek makine kullanmaları önerilmez.

4.8

İstenmeyen etkiler

Monoterapi geliştirme programı 425 hastayı içermiştir; bu hastaların 310’u 6 aydan fazla ve

254’ü 12 aydan fazla süreyle tedavi edilmiştir.

Monoterapi çalışmasında, 300 mg/gün ve 400 mg/gün önerilen dozlarda BENVİDA almak üzere

randomize edilen hastaların %16’sı advers olay nedeniyle çalışmadan alınmıştır. Tedavinin

kesilmesine yol açan en yaygın advers reaksiyon (BENVİDA ile ≥%1) sersemlik hissi olmuştur.

çalışmada

gözlemlenen

advers

reaksiyonlar

genellikle

tedavideki

plasebo

kontrollü

çalışmalarda gözlemlenen ve ilaca bağlı bulunan reaksiyonlara benzer olmuştur. Bir advers

reaksiyon

(insomnia),

≥%2

oranında

gözlenmiş

önceki

çalışmalarda

benzer

oranda

bildirilmemiştir. Bu advers reaksiyon ayrıca pazarlama sonrası deneyimlerde de gözlenmiştir. Bu

çalışma bir plasebo kontrol grubu içermediğinden, nedensellik belirlenememiştir.

Sersemlik hissi, baş ağrısı, bulantı, somnolans ve yorgunluk, Titrasyon Fazına kıyasla AEİ

Kesilme Fazı ve Monoterapi Fazı sırasında daha düşük insidanslarda bildirilmiştir.

Parsiyel başlangıçlı nöbeti olan 1308 hasta ile ek tedavide yapılan toplu plasebo-kontrollü klinik

çalışmaların

analizine

dayanarak,

BENVİDA’ya

randomize

edilmiş

hastaların

toplam

%61.9’unda ve plaseboya randomize edilmiş hastaların %35.2’sinde en az 1 advers reaksiyon

bildirilmiştir. BENVİDA tedavisi ile en sık bildirilen advers ilaç reaksiyonları, sersemlik hissi,

baş ağrısı, çift görme ve bulantıdır. Bunlar genel olarak hafif-orta şiddetlidir. Bazıları doza

bağlıdır ve dozun azaltılması ile hafifletilebilir. SSS ve gastrointestinal (GI) sistem ile ilgili

advers ilaç reaksiyonlarının sıklığı ve şiddeti genellikle zamanla azalır. Tüm kontrollü çalışmalar

üzerinden, BENVİDA’ya randomize edilen hastalar için advers reaksiyonlar nedeniyle tedaviden

kesilme oranı %12.2, plaseboya randomize edilen hastalar için tedaviden kesilme oranı %1.6’dır.

BENVİDA ile tedavinin kesilmesine yol açan en yaygın advers ilaç reaksiyonu sersemlik

hissidir.

Yükleme dozunu takiben, sersemlik hissi gibi santral sinir sistemi advers reaksiyonlarının

insidansında artış görülebilir.

Aşağıdaki

liste,

klinik

çalışmalarda

pazarlama

sonrası

deneyimde

bildirilen

advers

reaksiyonları göstermektedir.

Bu sıklıklar aşağıda tanımlanmıştır: Çok yaygın (≥ 1/10), yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10), yaygın

olmayan (≥ 1/1.000 ila <1/100), seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000) ve çok seyrek (< 1/10,000),

bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

sıklık

grubundaki

istenmeyen

etkiler,

ciddiyet

derecesi

gittikçe

azalacak

şekilde

sıralanmıştır.

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Bilinmiyor:

-Agranülositoz

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan:

- İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonları

Bilinmiyor:

Eozinofil ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS)

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın:

- Depresyon

- Konfüzyonel durum

- Uykusuzluk

Yaygın olmayan:

Agresyon

Ajitasyon

Öfori ile belirgin ruh hali

Psikotik bozukluk

İntihar girişimi ve intihar düşüncesi

Halüsinasyon

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın:

- Sersemlik hissi

- Baş ağrısı

Yaygın:

Denge bozukluğu

Koordinasyon anormalliği

Hafıza bozukluğu

Kognitif bozukluk

Somnolans (Uyuklama)

Tremor (Titreme)

Nistagmus

(Göz Seyirmesi)

Hipoestezi

Dizartri

Dikkat dağınıklığı

Parestezi

Göz hastalıkları

Çok yaygın:

Çift görme

Yaygın:

Bulanık görme

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın:

- Vertigo

- Tinnitus (Kulak çınlaması)

Kardiyak hastalıklar

Yaygın olmayan:

Atriyoventriküler blok

Bradikardi

Atriyal fibrilasyon

Atriyal flutter

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygın:

- Bulantı

Yaygın:

Kusma

Konstipasyon

(Kabızlık)

Dispepsi (Hazımsızlık)

Flatulans (Gaz)

- Ağız kuruluğu

- Diyare

Hepatobiliyer hastalıklar

Yaygın olmayan:

- Karaciğer fonksiyon testinde anormallik

Deri ve derialtı doku hastalıkları

Yaygın:

- Kaşıntı

Döküntü

Yaygın olmayan:

Anjiyoödem

Ürtiker

Bilinmiyor:

Stevens-Johnson sendromu

- Toksik epidermal nekroliz

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın:

- Kas spazmları

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın:

- Yürüyüş bozukluğu

- Asteni (Takatsizlik)

- Halsizlik

- İrritabilite

- Sarhoşluk hissi

Yaralanma, zehirlenme ve prosedüre ait komplikasyonlar

Yaygın:

- Düşme

- Cilt yaraları

- Kontüzyon

Pazarlama sonrası deneyimde raporlanan advers reaksiyonlardır.

Seçilmiş advers ilaç reaksiyonlarıyla ilgili açıklamalar:

BENVİDA kullanımına, PR aralığında doza bağlı artış eşlik eder. PR aralığının uzamasına eşlik

eden advers reaksiyonlar (örn. atriyoventriküler blok, senkop, bradikardi) meydana gelebilir.

Epilepsi hastalarında yapılan klinik çalışmalarda, bildirilen birinci derece AV blok için insidans

oranları; yaygın olmayan şekilde 200 mg, 400 mg, 600 mg BENVİDA ve plasebo için sırasıyla,

%0.7, %0, %0.5 ve %0’dır. Bu çalışmalarda, ikinci derece veya daha yüksek derece AV blok

görülmemiştir. Ancak pazarlama sonrası deneyimde BENVİDA tedavisi ile ilişkili ikinci ve

üçüncü derece AV blok vakaları bildirilmiştir.

Klinik çalışmalarda, senkop insidans oranı yaygın değildir ve BENVİDA ile tedavi edilen

epilepsili hastalar (%0.1) ile plasebo alan hastalar (%0.3) arasında farklılık göstermez.

Kısa dönem klinik çalışmalarında, atriyal fibrilasyon veya atriyal flutter vakasına rastlanmamıştır

ancak her iki advers reaksiyon da açık etiketli epilepsi çalışmalarında ve pazarlama sonrası

deneyimde rapor edilmiştir.

Laboratuvar anormallikleri:

BENVİDA ile yapılan kontrollü çalışmalarda eşzamanlı 1 ila 3 antiepileptik ilaç alan erişkin

hastalarda

karaciğer

fonksiyon

testlerindeki

anormallikler

gözlenmiştir.

BENVİDA

alan

hastaların %0.7 (7/935)’sinde ve plasebo alan hastaların %0 (0/356)’ında ALT seviyelerinde ≥

normal değerin 3 katı veya daha fazla artışlar meydana gelmiştir.

Çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları:

Bazı antiepileptik ajanlar ile tedavi edilen hastalarda çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları

(ayrıca eozinofil ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu, DRESS olarak bilinir)

bildirilmiştir. Bu reaksiyonların ortaya çıkış şekilleri değişkendir ancak tipik olarak ateş ve

döküntü ile kendini gösterir ve farklı organ sistemlerinin dahil olması ile ilişkilendirilir. Eğer

çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonundan şüpheleniliyor ise BENVİDA ile tedavi kesilmelidir.

Pediyatrik popülasyon

Advers reaksiyonların 16-18 yaş aralığındaki ergenlerdeki sıklığı, tipi ve şiddetinin erişkinler ile

aynı olması beklenir. 16 yaşın altındaki çocuklarda lakozamidin güvenliliği gösterilmemiştir.

Mevcut veri bulunmamaktadır.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar/risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

Semptomlar

Klinik Araştırmalarda

Terapötik düzeyin

üzerinde doza maruz

kalmış

hastalarda gelişen

advers

olayların tipleri,

lakozamid’i önerilen dozlarda kullanan hastalarınkinden klinik olarak farklı değildir. 1200

mg/gün’ lük dozları takiben santral siniri sistemi (sersemlik hissi vb.) ve gastrointestinal sistem

(bulantı, kusma vb.) ile ilişkili belirtiler gözlenmiştir ve doz ayarlamaları ile düzelmiştir

BENVİDA

için

bildirilen

yüksek

aşımı,

diğer

çoklu

antiepileptik

ilaçların

toksik

dozlarıyla aynı anda alınan 12,000 mg’ dır. Denek başlangıçta AV blok ile koma halindedir,

ardından kalıcı bir sekel olmaksızın tamamen iyileşmiştir.

Pazarlama sonrası deneyim

1,000 mg ila 12,000 mg aralığında değişen akut tek doz aşımını takiben, nöbetler ( jeneralize

tonik-klonik

nöbetler,

status

epileptikus)

kardiyak

iletim

bozuklukları

gözlemlenmiştir.

Kardiyovasküler risk faktörleri taşıyan bir hastada, 7,000mg’lık akut lakozamid doz aşımını

takiben, kardiyak iletim bozuklukları ve ölümcül kalp durması raporlanmıştır.

BENVİDA ile doz aşımı için spesifik bir antidot yoktur. BENVİDA doz aşımının tedavisi genel

destekleyici önlemleri ve eğer gerekirse hemodiyalizi içermelidir (bkz. bölüm 5.2).

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: antiepileptikler ve antikonvülzanlar

ATC kodu: N03AX18

Aktif

madde

lakozamid

(R-2-asetamido-N-benzil-3-metoksipropionamid),

fonksiyonelize

amino asittir.

Etki mekanizması

Lakozamidin insanlardaki antiepileptik etkileri ile ilgili etki mekanizması hala tam olarak

açıklanamamaktadır.

İn vitro

elektrofizyolojik çalışmalar, lakozamidin, seçici olarak voltaj-kapılı

sodyum

kanallarının

yavaş

inaktivasyonunu

arttırdığını

göstermiştir,

bunun

sonucu

olarak

yüksek derece uyarılabilir nöronal membranların stabilizasyonu meydana gelir.

Farmakodinamik etkiler

Lakozamid, parsiyel ve primer jeneralize nöbetler için, geniş bir hayvan modeli aralığında,

nöbetlere karşı koruma göstermiştir ve nöronal ateşlenme gelişimini geciktirmiştir.

Klinik

olmayan

deneylerde,

levetirasetam,

karbamazepin,

fenitoin,

valproat,

lamotrijin,

topiramat veya gabapentin ile kombinasyonda lakozamid sinerjistik veya aditif antikonvülsan

etkiler göstermiştir.

Klinik etkililik ve güvenlilik

BENVİDA’nın

monoterapi

olarak

etkililiği,

parsiyel

başlangıçlı

nöbetleri

olan

yaşlarındaki

hastayı

içeren

geçmiş-kontrollü,

çok

merkezli

randomize

çalışmada

belirlenmiştir. Bu çalışmaya

dahil olabilmeleri için hastaların

piyasada bulunan 1

veya

antiepileptik ilacı sabit dozlarda kullanıyor olması gerekmiştir. Bu tedavi, 8 haftalık başlangıç

dönemiyle

devam

etmiştir.

Çalışmada

kalmak

için

hastaların

haftalık

başlangıç

dönemi

sırasında, 28 günde en az 2 parsiyel başlangıçlı nöbet geçirmesi gerekmiştir. Başlangıç dönemini

3 haftalık titrasyon dönemi izlemiş, bu dönemde devam eden antiepileptik tedavi rejimine

BENVİDA eklenmiştir. Bunu, 16 haftalık idame dönemi izlemiştir (yani arka plan antiepileptik

ilaçlar için 6 haftalık kesilme dönemi ve ardından 10 haftalık monoterapi dönemi). Hastalar,

BENVİDA 400 mg/gün veya BENVİDA 300 mg/gün almak üzere 3:1 oranında randomize

edilmiştir. Tedavi atamaları körleştirilmiştir. Tedaviye yanıt; idame fazı sırasında çalışmadan

ayrılma kriterlerine uyan hastaların sayısı ile geçmiş kontrollerin karşılaştırılması temelinde

belirlenmiştir. Geçmiş kontrol; bir antiepileptik ilacın sub-terapötik dozunun kullanıldığı benzer

tasarıma sahip 8 çalışmaya ait kontrol gruplarının toplu analizinden oluşmuştur. BENVİDA alan

hastalarda çalışmadan ayrılma kriterlerine uyan hastaların yüzdesi için 2 yönlü %95 güven

aralığı üst limitinin, geçmiş kontrol verilerinden elde edilen %65’lik düşük %95 tahmin limiti

altında kalması durumunda geçmiş kontrole göre istatistiksel üstünlüğün gösterildiği kabul

edilmiştir.

Çalışmadan ayrılma kriterleri aşağıdakilerin bir veya daha fazlasını içermiştir: (1) herhangi bir

ardışık 28 gün boyunca, ortalama aylık nöbet sıklığının iki katına çıkması, (2) en yüksek ardışık

2 günlük nöbet sıklığının iki katına çıkması, (3) tek jeneralize tonik-klonik nöbet oluşması, (4)

genel nöbet süresi, sıklığı, tipi veya düzeninde, araştırmacıya göre çalışmanın kesilmesini

gerektiren klinik anlamlı uzama veya kötüleşme, (5) status epileptikus veya yeni başlangıçlı

seri/küme nöbetler. Çalışma popülasyonunun profili, geçmiş kontrol popülasyonuna benzer

olmuştur.

BENVİDA 400 mg/gün grubunda, en az 1 çalışmadan ayrılma kriterine uyan hastaların tahmini

yüzdesi %30 (%95 GA: %25, %36) olmuştur. 2 yönlü %95 GA (%36) üst limiti; geçmiş kontrol

verilerinden elde edilen %65’lik eşik değerin altında bulunmuş ve böylece önceden belirlenen

etkililik kriterini karşılamıştır. BENVİDA 300 mg/gün dozu da önceden belirlenen etkililik

kriterini karşılamıştır.

BENVİDA’nın ek tedavi olarak etkililiği önerilen dozlarda (200 mg/gün, 400 mg/gün) 3 çok

merkezli, randomize, plasebo kontrollü klinik çalışmada, 12 haftalık idame periyodu ile birlikte

ispatlanmıştır. Kontrollü ek tedavi çalışmalarında, BENVİDA’nın 600mg/gün dozunun, 400

mg/gün doz ile benzer etkililik göstermesine rağmen SSS ve gastrointestinal-ilişkili advers

reaksiyonlardan dolayı hastaların bu dozu daha az tolere edebiliyor gibi olduğu gözükmektedir.

Bu nedenle, BENVİDA 600 mg/gün dozunda önerilmemektedir. Önerilen en yüksek doz 400

mg/gün’dür. Bu çalışmalar, ortalama 23 yıllık parsiyel başlangıçlı nöbet geçmişi olan 1308

hastayı dahil ederek, ikincil olarak jeneralize olan veya olmayan kontrolsüz parsiyel başlangıçlı

nöbetleri olan hastalarda eşzamanlı olarak 1-3 antiepileptik ilaç ile uygulanan lakozamidin

etkililiğini ve güvenliliğini değerlendirmek için tasarlanmıştır. Genel olarak nöbet frekansında

%50 azalmaya sahip hastaların yüzdesi; plasebo, 200 mg/gün lakozamid, 400 mg/gün lakozamid

için sırasıyla %23, %34 ve %40’dır.

İ.v. lakozamidin yükleme dozunun farmakokinetiği ve güvenliliği çok merkezli, açık etiketli bir

çalışma ile belirlenmiştir. Bu çalışmada, 16-60 yaş arası erişkin parsiyel başlangıçlı nöbeti olan

hastalarda tek bir i.v. yükleme dozu (200 mg’ı içeren) ve ardından günde iki kez oral dozlama

(i.v. doza eşdeğer) ile uygulanan lakozamidin hızlı başlatılmasının güvenliliği ve tolerabilitesi

değerlendirilmiştir.

5.2

Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Emilim:

Lakozamid oral uygulamadan sonra hızla ve tamamen absorbe olur. BENVİDA tabletlerin oral

biyoyararlanımı, %100’e yakındır. Oral uygulamayı takiben, değişmemiş lakozamidin plazma

konsantrasyonu, hızla artar ve doruk plazma konsantrasyonuna (C

maks

) doz uygulanmasından

yaklaşık 0.5-4 saat sonra ulaşılır. BENVİDA tabletler ve şurup biyoeşdeğerdir. Gıdalar emilim

hız ve miktarını etkilemez.

Dağılım:

Dağılım

hacmi

yaklaşık

olarak

L/kg'dır.

Lakozamid,

%15'ten

daha

oranda

plazma

proteinlerine bağlanır.

Biyotransformasyon:

Dozun %95'i idrarla ilaç ve metabolitler olarak atılır. Lakozamidin metabolizması tam olarak

tanımlanmamıştır.

İdrarla atılan majör bileşikler, değişmemiş lakozamid (dozun yaklaşık %40'ı) ve %30’dan azı O-

desmetil metabolitidir.

Serin türevleri olarak bilinen polar bir fraksiyon idrarda yaklaşık %20'yi oluşturur, fakat bazı

deneklerin plazmasında sadece küçük miktarlarda (%0-2) saptanmıştır. İdrarda ek metabolitlerin

ufak miktarları (%0.5-2) bulunmuştur.

İn vitro

veriler; CYP2C9, CYP2C19 ve CYP3A4’ ün, O-desmetil metabolitinin oluşmasını

katalizleyebildiğini göstermektedir fakat asıl katkı sağlayan izoenzim

in vivo

olarak henüz

doğrulanmamıştır. Lakozamidin, yaygın metabolizörler (EM) (fonksiyonel bir CYP2C19’ u

olan) ve zayıf metabolizörlerdeki (PM) (fonksiyonel bir CYP2C19’ u olmayan) farmakokinetiği

kıyaslandığında lakozamid maruziyetinde klinik olarak anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir.

Ayrıca omeprazol (CYP 2C19-inhibitörü) ile yapılan bir etkileşim çalışmasında lakozamidin

plazma konsantrasyonlarında klinik olarak anlamlı bir değişiklik olmadığı gösterilmiş, bu da bu

yolağın öneminin çok az olduğunu göstermiştir.O-desmetil-lakozamid plazma konsantrasyonu,

plazmadaki lakozamid konsantrasyonunun yaklaşık %15’idir. Major metabolitin bilinen bir

farmakolojik aktivitesi bulunmamaktadır.

Eliminasyon:

Lakozamid, başlıca, renal atılım ve biyotransformasyon ile sistemik dolaşımdan elimine olur.

Radyoaktif

işaretli

lakozamidin

oral

intravenöz

uygulanmasından

sonra,

uygulanan

radyoaktivitenin

yaklaşık

%95'i

idrarda,

%0.5'ten

azı

dışkıda

saptanır.

Değişmemiş

ilacın

eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 13 saattir. Farmakokinetiği

dozla orantılı ve zaman

boyunca sabit, bireysel ve bireyler arası değişkenliği düşüktür. Günde iki kez uygulamayı

takiben, 3 günlük bir periyod sonrası, kararlı durum plazma konsantrasyonlarına ulaşılır. Plazma

konsantrasyonu, yaklaşık 2’ lik bir birikim faktörü ile artar.

200 mg’lık tek bir yükleme dozunun yaklaşık kararlı durum konsantrasyonları, günde iki kez 100

mg’lık oral uygulamayla elde edilene benzerdir.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:

Lakozamidin farmakokinetiği dozla orantılıdır ve bireyler arası ve birey içi değişkenliğin düşük

olması ile birlikte zaman boyunca sabittir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Yaş:

Geriyatrik popülasyon:

75 yaş üstü 4 hastayı içeren yaşlı erkek ve kadınların olduğu bir

çalışmada, genç erkeklere kıyasla EAA, bu gruplarda sırasıyla %30 ve %50 artmıştır. Bu kısmen

vücut ağırlığının düşmesine bağlıdır. Normalize edilen vücut ağırlığı farkı sırasıyla %26 ve

%23’dür. Ayrıca maruziyette artan bir değişkenlik gözlenmiştir. Lakozamidin renal klerensi, bu

çalışmada yaşlı deneklerde kısmen azalmıştır. Böbrek fonksiyonunun azalmasına bağlı olmadığı

sürece genel bir doz azaltılması gerekli görülmez (bkz. bölüm 4.2).

Cinsiyet:

Klinik

çalışmalar;

cinsiyetin,

lakozamidin

plazma

konsantrasyonları

üzerine

klinik

olarak

anlamlı bir etkisi olmadığını göstermektedir.

Böbrek yetmezliği:

Lakozamidin EAA'sı, sağlıklı deneklere kıyasla, hafif ve orta derecede böbrek yetmezliği olan

hastalarda yaklaşık %30, ağır böbrek yetmezliği olanlarda ve hemodiyaliz gerektiren son evre

böbrek yetmezliği olan hastalarda ise %60 artmıştır, C

maks

ise etkilenmemiştir.

Lakozamid, plazmadan hemodiyaliz ile etkili bir şekilde uzaklaştırılır. 4 saatlik bir hemodiyaliz

tedavisini takiben lakozamidin EAA'sı yaklaşık %50 azalır. Bu nedenle, hemodiyaliz sonrası doz

ilavesi

önerilir

(bkz.

bölüm

4.2).

O-desmetil

metaboliti

maruziyeti,

orta

ağır

böbrek

yetmezliği olan hastalarda birkaç kat artmıştır. Son evre böbrek yetmezliği olan hastalarda

hemodiyaliz yokluğunda, düzeyler artmış ve 24 saatlik örnekleme boyunca devamlı bir şekilde

yükselmiştir. Son evre böbrek yetmezliği olan deneklerde artan metabolit maruziyetinin advers

etkileri

artırıp

arttırmayacağı

bilinmemektedir

fakat

metabolitin

herhangi

farmakolojik

aktivitesi tanımlanmamıştır.

Karaciğer yetmezliği:

Orta

şiddette

karaciğer

yetmezliği

olan

deneklerde

(Child-Pugh

daha

yüksek

plazma

lakozamid konsantrasyonları (yaklaşık %50 daha yüksek EAA

norm

) görülmüştür. Bu daha yüksek

maruziyet, kısmen çalışılan deneklerde azalan renal fonksiyona bağlıdır. Çalışmadaki hastalarda

non-renal

klerensdeki

azalmanın

lakozamidin

EAA’sında

%20’lik

artışa

neden

olduğu

hesaplanmıştır.

Lakozamidin

farmakokinetiği

ağır

karaciğer

yetmezliği

olanlarda

değerlendirilmemiştir (bkz. bölüm 4.2).

5.3

Klinik öncesi güvenlilik verileri

Toksisite çalışmalarında, elde edilen lakozamid plazma konsantrasyonları, insan maruziyetine

düşük veya var olmayan bir aralık bırakacak şekilde, hastalarda gözlenenlere benzer düzeyde

veya sadece hafif daha yüksektir.

Anestezi altındaki köpeklerde lakozamidin intravenöz uygulandığı bir güvenlik farmakoloji

çalışması ile, daha çok olası bir kardiyodepresan etkiye bağlı olarak, PR aralığında ve QRS

kompleks süresinde geçici uzamalar ve kan basıncında düşmeler gösterilmiştir. Bu geçici

değişiklikler

maksimum

önerilen

klinik

dozun

üstüne

çıkıldığında

görüldüğü

gibi

aynı

konsantrasyon aralığında başlamıştır. Anestezi altındaki köpek ve Sinomolgus maymunlarda,

15-60 mg/kg intravenöz dozlarında, atriyal ve ventriküler iletimin yavaşlaması, atriyoventriküler

blok ve atriyoventriküler disosiasyon görülmüştür.

Sıçanlarda tekrarlı doz toksisite çalışmalarında, klinik maruziyetin yaklaşık 3 katı dozunda

başlayarak hafif geri dönüşümlü karaciğer değişiklikleri gözlenmiştir. Bu değişiklikler; organ

ağırlığının

artması,

hepatositlerin

hipertrofisi,

karaciğer

enzimlerinin

serum

konsantrasyonlarında

artışlar

toplam

kolestrol

trigliseritlerde

artışları

içerir.

Hepatositlerin hipertrofisinden ayrı olarak başka histopatolojik değişiklik gözlenmemiştir.

Kemirgenler ve tavşanlardaki üreme ve gelişimsel toksisite çalışmalarında, sıçanlarda maternal

toksik dozlarda (beklenen klinik maruziyete benzer olarak sistemik maruziyet seviyelerine

tekabül eden) teratojenik etki görülmemiş fakat peripartum döneminde yavruların ölümünde ve

ölü

doğan yavruların

sayısında bir artış, canlı doğum

büyüklüğünde

ve yavruların

vücut

ağırlığında hafif bir azalma gözlemlenmiştir. Daha yüksek maruziyet seviyeleri hayvanlarda

maternal toksisiteye bağlı olarak test edilmediğinden veriler, lakozamidin embriyofetotoksik ve

teratojenik potansiyelini tam olarak karakterize etmede yetersizdir.

Sıçanlardaki

çalışmalar,

lakozamid

ve/veya

metabolitlerinin

plasenta

bariyerini

geçtiğini

göstermiştir.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLERİ

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Gliserol (E422)

Karmelloz sodyum

Sıvı sorbitol (kristalizan) (E420)

Polietilen glikol 4000

Sodyum klorür

Susuz sitrik asit

Asesülfam potasyum (E950)

Sodyum metil parahidroksibenzoat (E219)

Çilek aroması (propilen glikol ve maltol içerir)

Tat maskeleyici aroma (propilen glikol, aspartam (E951), asesülfam potasyum (E950), maltol,

deiyonize su içerir)

Saf su

6.2

Geçimsizlikler

Bulunmamaktadır.

6.3

Raf ömrü

36 ay

İlk açıldıktan sonra 4 haftadır.

6.4

Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C'nin

altındaki

sıcaklığında,

çocukların

göremeyeceği,

erişemeyeceği

yerlerde

ambalajında saklayınız. Buzdolabında saklamayınız, dondurmayınız.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

Beyaz polipropilen vidalı kapak ile kapatılmış bal rengi cam şişe (Tip III, 200 ml) ve 5 ml’ lik

(50 mg’ a karşılık gelen) derecelendirme işareti olan ölçekli kap

6.6

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği”

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”’ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

Adeka İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Necipbey Cad No:88 55020- SAMSUN

Tel.: (0362) 431 60 45 – (0362) 431 60 46

Faks: (0362) 431 96 72

8.

RUHSAT NUMARASI

04.12.2013 - 137/11

9.

İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 04.12.2013

Ruhsat yenileme tarihi:-

10.

KÜB’ ÜN YENİLENME TARİHİ