BACTRIM

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • BACTRIM 400MG/80MG IV ENJ. COZ.ICEREN AMPUL
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • BACTRIM 400MG/80MG IV ENJ. COZ.ICEREN AMPUL
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • bactrim

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699525754615
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 17

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

BACTRİM 400/80 mg i.v. enjektabl çözelti içeren ampul

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Her bir 5 ml’lik ampul:

Etkin madde:

Sülfametoksazol (SMZ) 400 mg

Trimetoprim (TMP)

80 mg

Yardımcı madde(ler):

Propilen glikol

2050.0 mg

Susuz etanol

500.0 mg

Sodyum hidroksit*

k.m.

(%10’luk çözelti)

* pH ayarı için kullanılır.

Yardımcı maddeler için, 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

İ.V. enjektabl çözelti içeren ampul

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

BACTRİM, duyarlı organizmaların neden olduğu aşağıdaki enfeksiyonların tedavisi için

endikedir (bkz. Bölüm 5.1):

Pneumocystis jiroveci (P.carinii) pnömonitisin önlenmesi ve tedavisi

Toksoplazmozisin profilaksisi ve tedavisi

Nokardiozisin tedavisi

BACTRİM’e

karşı

bakteriyel

duyarlılık

bulgusu

varsa

BACTRİM

içinde

bulunan

antibiyotik kombinasyonunun tek bir antibiyotiğe tercih edilmesi için iyi bir neden varsa, şu

enfeksiyonlar BACTRİM ile tedavi edilebilir:

Akut komplikasyonsuz üriner sistem enfeksiyonu

Akut otitis media

Kronik bronşitin akut alevlenmesi

Antibakteriyel ajanların uygun kullanımı ile ilgili resmi kılavuzlar göz önüne alınmalıdır.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Akut enfeksiyonlar için standart doz önerileri

Erişkinler ve 12 yaşın üzerindeki çocuklar için standart doz:

Uygun seyreltme yapıldıktan sonra 12 saatte bir 2 x(5 ml) ampul, (10 ml);

Tüm yaş grupları için, ağır vakalarda doz %50 oranında arttırılabilir.

2 / 17

Tedaviye hasta iki gün süre ile semptomsuz kalana kadar devam edilmelidir; hastaların

çoğunda en az 5 gün süreyle tedavi gerekli olacaktır.

Uygulama şekli:

BACTRİM sadece intravenöz yol ile uygulanır ve uygulanmadan önce seyreltilmelidir.

BACTRİM

ampul

sadece

hastaların

ağız

yoluyla

ilaç

alamadığı

durumlarda,

tedavinin

başlatılmasının acil olduğu veya halihazırda intravenöz yol ile sıvı alan hastalarda kolaylık

sağlaması

amacıyla

kullanılmalıdır.

Durumu

kritik

olan

hastalarda

BACTRİM

ampul

kullanışlı olsa da, terapötik olarak oral formlarına karşı üstünlüğü yoktur.

Ürünü kullanmadan önce, seyreltme talimatları için Bölüm 6.6’ya bakınız.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer fonksiyonu bozuk olan hastalarda dozla ilişkili veri yoktur.

Karaciğerde belirgin parenkimal hasarı olan hastalarda kontrendikedir.

Böbrek yetmezliği:

Erişkinler ve 12 yaşın üzerindeki çocuklar (12 yaşından küçük çocuklar için bilgi yoktur):

Kreatinin klirensi (ml/dk)

Önerilen doz

>30

Standart doz

15 – 30

Standart dozun yarısı

<15

Önerilmez

BACTRİM

verildikten

saat

sonra

elde

edilen

örneklerde

gün

aralıklarla

sülfametoksazolün plazma konsantrasyonunun ölçülmesi önerilir. Toplam sülfametoksazol

konsantrasyonu 150 mikrogram/ml’i aşarsa, değer 120 mikrogram/ml’nin altına düşene kadar

tedavi kesilmelidir.

Pneumocystis jiroveci (P.carinii) pnömonisi:

Tedavi: İki veya daha fazla sayıda bölünmüş dozda günde kg başına 20 mg trimetoprim ve

100 mg sülfametoksazol kullanılır. Tedavi derhal oral form ile değiştirilmelidir ve toplam iki

haftalık süre ile devam edilmelidir. Amaç, pik plazma veya serum trimetoprim düzeylerinin 5

mikrogram/ml veya daha yüksek olmasıdır (1 saatlik intravenöz BACTRİM infüzyonu alan

hastalarda doğrulanmıştır) (bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen Etkiler).

Önleme:

Erişkinler: Riskli dönem boyunca standart doz uygulanır.

Nokardiozis: En uygun dozla ilgili olarak bir fikir birliği yoktur. Günde 6-8 tablet (bir tablet

400 mg sülfametoksazol ve 80 mg trimetoprim içermektedir) şeklinde erişkin dozları 3 aya

kadar kullanılmıştır.

3 / 17

Toksaplazmozis: Bu hastalığın tedavi veya profilaksisi için en uygun dozla ilgili fikir birliği

yoktur. Karar, klinik deneyime dayanmalıdır. Ancak, profilaksi için Pneumocystis jiroveci

pnömonisinin prevansiyonu için önerilen dozlar uygun olabilir.

Pediyatrik popülasyon:

12 yaşına kadar çocuklar için standart doz:

Günlük ortalama doz yaklaşık 2 ml/ 5 kg vücut ağırlığı; sabah ve akşam olmak üzere iki eşit

doza bölünür. Çocuklara tavsiye edilen doz kg başına günlük 6 mg TMP ve 30 mg SMZ’dir.

Yaş

Doz

6 hafta – 5 ay

saatte

1,25

ampul

6 ay – 5 yaş

saatte

ampul

6 yaş – 12 yaş

12 saate bir 5,0 ml ampul

Geriyatrik popülasyon:

Aksi belirtilmediği sürece standart doz uygulanır (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri).

4.3. Kontrendikasyonlar

BACTRİM:

Sülfonamidlere,

trimetoprime,

ko-trimoksazole

veya

BACTRİM’in

içindeki

yardımcı

maddelerden herhangi birisine karşı aşırı duyarlılık öyküsü olan hastalara verilmemelidir.

Karaciğerde belirgin parenkimal hasarı olan hastalarda kontrendikedir.

Plazma konsantrasyonunun tekrarlanan ölçümlerinin yapılamadığı ciddi böbrek yetmezliği

olan hastalarda kontrendikedir.

4 haftalık ve daha büyük olan bebeklerde PCP tedavi/profilaksisi hariç olmak üzere

prematüre bebeklere ve miyadında doğan bebeklere ise yaşamın ilk 6

haftası içinde

uygulanmamalıdır.

Sülfametoksazol

ve/veya

trimetoprim

kullanımı

ilaçla

indüklenen

immün

trombositopeni hikâyesi olan hastalarda kontrendikedir.

Akut porfiria hastalarına BACTRİM uygulanmamalıdır.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Çok nadir olmasına rağmen, Stevens-Johnson sendromu, Lyell sendromu (toksik epidermal

nekroliz), fulminan hepatik nekroz, agranülositoz, aplastik anemi, diğer kan diskrazileri ve

solunum yollarında aşırı duyarlılık gibi şiddetli reaksiyonlara bağlı olarak ölümler olmuştur.

BACTRİM kullanımı ile yaşamı tehdit eden deri reaksiyonları Stevens-Johnson sendromu

(SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) bildirilmiştir. Hastalara deri reaksiyonlarının belirti

ve semptomları anlatılarak yakından izlenmesi önerilmelidir. SJS ya da TEN için en yüksek

risk tedavinin ilk haftalarında ortaya çıkmaktadır.

4 / 17

SJS ya da TEN semptom ya da belirtileri (örn. blister ve mukoza lezyonları ile birlikte

progresif deri döküntüsü) ortaya çıktığında BACTRİM tedavisi kesilmelidir (Bkz. Bölüm 4.8

İstenmeyen etkiler).

SJS ve TEN tedavisinde en iyi sonuçlar erken tanı ve şüpheli ilacın hemen kesilmesi ile

alınmaktadır. Tedavinin erken kesilmesi daha iyi prognoz ile ilişkilidir. BACTRİM kullanan

hastada SJS ya da TEN gelişirse hasta bir daha BACTRİM kullanmamalıdır.

Yaşlı hastaların tedavisi sırasında özellikle dikkatli olunması her zaman tavsiye edilir, çünkü

hastalar

grup

olarak

advers

reaksiyonlar

açısından

daha

duyarlıdır

özellikle

komplikasyon oluşturan durumlar varsa (bozuk karaciğer ve/veya böbrek fonksiyonu ve/veya

diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması) ciddi etkilerin ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.

Altta

yatan

kardiyopulmoner

hastalığı

olan

hastalara

özellikle

çok

yüksek

dozlarda

uygulandığında aşırı sıvı yüklemesi görülebilir.

Yeterli idrar çıkışı her zaman korunmalıdır. Tedavi edilen hastaların soğutulmuş idrarlarında

sülfonamid

kristalleri

görülmüş

olmasına

rağmen,

vivo

kristalüri

bulgusu

nadirdir.

Beslenme bozukluğu olan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

Bilinen böbrek yetmezliği olan hastalarda özel önlemler alınmalıdır (bkz. Bölüm 4.2).

BACTRİM uzun süre verildiğinde veya folat eksikliği olan hastalara verildiğinde ya da

yaşlılara verildiğinde, düzenli aylık kan sayımı yapılması önerilir, çünkü mevcut folat

eksikliğine

bağlı

olarak

hematolojik

laboratuar

göstergelerinde

asemptomatik

değişiklik

olasılığı vardır. Bu değişiklikler, folinik asit (5-10 mg/gün) uygulanması ile antibakteriyel

aktiviteye engel olmaksızın geri döndürülebilir (bkz. Bölüm 4.5).

Glikoz-6-fosfat dehidrojenaz (G-6-PD) eksikliği olan hastalarda hemoliz olabilir.

Ciddi alerji veya bronşiyal astımı olan hastalarda, BACTRİM dikkatli bir şekilde verilmelidir.

BACTRİM, A grubu beta-hemolitik streptokoklara bağlı streptokokkal farenjit tedavisinde

kullanılmamalıdır; bu organizmaların orofarenksten eradikasyonunda, penisiline göre daha az

etkilidir.

Trimetoprimin,

fenilalanin

metabolizmasını

bozduğu

bildirilmiştir,

uygun

diyet

kısıtlaması yapan fenilketonürik hastalarda bunun önemi yoktur.

Akut porfiri riskinden şüphe edilen veya akut porfiri olduğu bilinen hastalara BACTRİM

verilmesinden

kaçınılmalıdır.

trimetoprim,

sülfonamidler

(özellikle

sülfametoksazol olmasa da), porfirinin klinik alevlenmesi ile ilişkili bulunmuştur.

Hiperkalemi ve hiponatremi riski olan hastalarda serum potasyum düzeyinin yakın olarak

takibi gereklidir.

5 / 17

Diğer olası nedenler hariç tutulduğunda BACTRİM metabolik asidoz ile ilişkili olmuştur.

Metabolik asidoz şüphesi bulunduğunda yakın gözlem önerilir.

Dikkatli

gözlem

yapılmaksızın

BACTRİM,

ciddi

hematolojik

bozukluğu

olan

hastalara

verilmemelidir (bkz. 4.8 İstenmeyen etkiler). BACTRİM, sitotoksik tedavi gören hastalara,

kemik

iliği

veya

periferik

üzerinde

ilave

etki

olmaksızın

veya

çok

etki

uygulanmıştır.

BACTRİM içindeki antibiyotik kombinasyonu, sadece, doktorun değerlendirmesine göre

tedavinin, olası risklere ağır bastığı durumlarda kullanılmalıdır; etkili tek bir antibakteriyel

ajanın kullanılması dikkate alınmalıdır.

Sülfametosazol/trimetoprim ile indüklenen trombositopeni, immün aracılı bir hastalık olabilir.

Ölümcül

veya

hayati

tehlikesi

olan

şiddetli

trombositopeni

vakaları

bildirilmiştir.

Trombositopeni, sülfametoksazol/trimetoprim ile tedavinin durdurulması sonrası genellikle

bir hafta içerisinde düzelir.

Bu tıbbi ürün propilen glikol içermektedir. Alkol benzeri semptomlara neden olabilir.

Bu tıbbi ürünün her 5 ml’sinde 500 mg etanol (alkol) vardır; örneğin, her dozda 12.7 ml

biraya eşdeğer veya 5.3 ml şaraba eşdeğer gibi.

Alkol bağımlılığı olanlar için zararlı olabilir. Hamile veya emziren kadınlar, çocuklar ve

karaciğer hastalığı ya da epilepsi gibi yüksek risk grubundaki hastalar için dikkate alınmalıdır.

Bu tıbbi ürün her 5 ml’sinde 1 mmol (23 mg)’den daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında

“sodyum içermez”.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Trimetoprim, alkalen pikrat reaksiyonu kullanıldığı zaman serum/plazma kreatinin değerinin

yanlış

hesaplamasına

neden

olabilir.

Bunun

sonucunda

serum/plazma

kreatinin

düzeyi

gerçekte olduğundan %10 daha yüksek bulunabilir. Kreatinin klirensi düşer: kreatinin renal

tübüler sekresyonu, %23’ten %9’a düşerken, glomerüler filtrasyon değişmeden kalır.

Bazı durumlarda, zidovudin ile eş zamanlı tedavi, ko-trimoksazole karşı hematolojik advers

reaksiyon gelişme riskini artırabilir. Eş zamanlı tedavi gerekli ise, hematolojik parametrelerin

takip edilmesi göz önüne alınmalıdır.

Böbrek transplantasyonunu takiben ko-trimoksazol ve siklosporin ile eş zamanlı olarak tedavi

edilen hastalarda, böbrek fonksiyonunda reversibl bozulma gözlenmiştir.

Rifampisin

BACTRİM’in

birlikte

kullanılması,

haftalık

dönemden

sonra

trimetoprimin plazma yarı-ömründe kısalma ile sonuçlanır. Bunun klinik önemi olmadığı

düşünülmektedir.

6 / 17

Trimetoprim, fizyolojik pH’da katyon oluşturan ve kısmen aktif renal sekresyonla atılan

(prokainamid, amantadin) ilaçlarla birlikte kullanıldığında, bu sürecin kompetetif inhibisyonu

olasılığı söz konusudur ve bu durum, ilaçlardan birisinin veya her ikisinin birden plazma

konsantrasyonunun artmasına yol açar.

Eş zamanlı olarak diüretik (esas olarak tiazidler) kullanan yaşlı hastalarda, purpura ile birlikte

olan veya olmayan trombositopeni riskinde artış görülmektedir.

Bazı bildirimlere göre eş zamanlı olarak ko-trimoksazol reçete edildiğinde, haftada 25 mg’dan

fazla malaryal profilaksi amaçlı primetamin alan hastalarda megaloblastik anemi gelişebilir.

Ko-trimoksazol’ün varfarinin antikoagülan etkisini, bunun metabolizmasını stereo-selektif

olarak inhibe

ederek potansiyalize ettiği

gösterilmiştir. Sülfametoksazol,

in vitro olarak

varfarini

plazma-

albümin

protein

bağlayıcı

bölgelerden

ayırabilir.

BACTRİM

tedavisi

esnasında antikoagülan tedavinin dikkatli bir şekilde kontrol edilmesi tavsiye edilir.

Ko-trimoksazol fenitoinin yarı-ömrünü uzatır ve eş zamanlı olarak uygulanırsa, aşırı fenitoin

etkisi ile sonuçlanabilir. Hastanın durumunun ve serum fenitoin düzeylerinin yakından takibi

tavsiye edilir.

Trimetoprim ile digoksinin eş zamanlı kullanılmasının, yaşlı hastaların bir bölümünde plazma

digoksin düzeylerini yükselttiği gösterilmiştir.

Ko-trimoksazol

metotreksatın

serbest

plazma

düzeylerini

yükseltebilir.

BACTRİM,

metotreksat gibi diğer anti-folat ilaçları alan hastalarda uygun tedavi olarak kabul edilirse,

folat desteği verilmesi düşünülmelidir (bkz. Bölüm 4.4).

Testte, Lactobacillus casei’nin dihidrofolat redüktazı kullanıldığı zaman trimetoprim, serum

metotreksat düzeyi testlerine engel olur. Metotreksat radyoimmünassay ile ölçüldüğünde

engelleme söz konusu değildir.

Trimetroprim/sülfametoksazol 160 mg/800 mg (ko-trimoksazol) uygulanması, trimetoprim

öğesine

bağlı

olarak

lamivudin

maruziyetinde

artışa

neden

olur.

Lamivudinin

trimetroprim veya sülfametoksazol farmakokinetiği üzerinde etkisi yoktur.

Sülfonilüre

hipoglisemik

ajanlarla

etkileşim

nadir

olmakla

birlikte,

potansiyalizasyon

bildirilmiştir.

Hiperkalemiye neden olabilen diğer ilaçları alan hastalarda dikkatli olmak gereklidir.

Trimetoprim repaglinid maruziyetini arttırabilir ve hipoglisemiye neden olabilir.

Folinik

asit

takviyelerinin

trimetoprim-sülfametoksazolün

antimikrobiyal

etkinliğini

değiştirdiği gösterilmiştir. Pneumocystis jiroveci pnömonisinin profilaksisi ve tedavisinde bu

durum gözlenmiştir.

7 / 17

Antibiyotik ile tedavi sırasında kontrasepsiyon başarısızlıkları bildirilmiştir. Etki mekanizması

tam olarak aydınlatılmamıştır. Antibiyotik ile tedavi edilen kadınlar, oral kontraseptiflere ek

olarak

geçici

bariyer

metodu

kullanmalı

veya

başka

kontrasepsiyon

yöntemi

seçmelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon

Çocuklarda herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel Tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

BACTRİM verildiği zaman neonatal hiperbilirübinemi ortaya çıkması, alevlenmesi riski veya

teorik olarak kernikterus riski nedeniyle çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar uygun

kontrasepsiyon yöntemlerini kullanmalıdır.

Antibiyotik ile tedavi sırasında kontrasepsiyon başarısızlıkları bildirilmiştir. Etki mekanizması

tam olarak aydınlatılmamıştır. Antibiyotik ile tedavi edilen kadınlar, oral kontraseptiflere ek

olarak

geçici

bariyer

metodu

kullanmalı

veya

başka

kontrasepsiyon

yöntemi

seçmelidir.

Gebelik dönemi

BACTRİM’in gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik /ve-veya/ embriyonal/fetal gelişim /ve-veya/

doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz.

Bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

BACTRİM plasentadan geçer ve gebe kadınlarda BACTRİM kullanımı konusunda yeterli

veri yoktur. Vaka-kontrol çalışmaları, folat antagonistlerine maruziyet ile insanda doğum

defektleri arasında bir ilişki olabileceğini göstermiştir.

Trimetoprim,

folat

antagonistidir

hayvan

çalışmalarında

ajanın

folat

bozukluklarına

neden

olduğu

gösterilmiştir

(bkz.

Bölüm

Klinik

Öncesi

Güvenlilik

Verileri).

BACTRİM, açık olarak gerekli olmadığı sürece özellikle birinci trimestrda olmak üzere

gebelikte kullanılmamalıdır. Gebelikte BACTRİM kullanılacaksa, folat ilavesi göz önüne

alınmalıdır.

8 / 17

Sülfametoksazol, plazma albüminine bağlanmak için bilirubin ile yarışır. Yenidoğanda birkaç

gün süre ile anlamlı maternal kaynaklı ilaç düzeyleri devam ettiği için anneye doğuma yakın

BACTRİM verildiği zaman neonatal hiperbilirübinemi ortaya çıkması veya alevlenmesi riski

olabilir (teorik olarak kernikterus riski ile birlikte). Bu teorik risk, preterm olan ve glukoz-6-

fosfat

dehidrojenaz

eksikliği

olan

bebekler

gibi

hiperbilirübinemi

riski

yüksek

olan

bebeklerde özellikle önemlidir.

Laktasyon dönemi

BACTRİM’in

öğeleri

(trimetoprim

sülfametoksazol)

anne

sütüne

geçer.

Anne

veya

bebeğin hiperbilirübinemisinin olduğu veya hiperbilirübinemi geliştirme riskinin bulunduğu

gebeliğin geç döneminde ve süt veren annelerde BACTRİM uygulamasından kaçınılmalıdır.

Ayrıca,

küçük

bebeklerde

hiperbilirübinemi

predispozisyonu

göz

önüne

alınarak

sekiz

haftadan daha küçük bebeklerde, BACTRİM uygulamasından kaçınılmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

İnsanlara yönelik potansiyel riski için veri bulunmamaktadır. Hayvanlar üzerinde yapılan

araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz. Bölüm 5.3).

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

BACTRİM’in araç ve makine kullanımı üzerindeki etkisini araştıran çalışma yürütülmemiştir.

aktiviteler

üzerinde

olumsuz

etki,

ilacın

farmakolojisinden

öngörülemez.

Yine

hastaların

araç

kullanma

becerisi

göz

önüne

alınırken,

hastanın

klinik

durumu

BACTRİM’in advers olay profili akılda tutulmalıdır.

4.8 İstenmeyen etkiler

Aşağıdaki advers olaylarla ilişkili sıklık kategorileri tahmini hesaplamalardır. Çoğu olay için

insidansı hesaplamak üzere uygun veri mevcut değildir. Ayrıca, advers olaylar, endikasyona

bağlı olarak insidansta farklılık gösterebilir.

Çok yaygından seyreğe kadar değişen advers olayların sıklığını saptamak üzere geniş klinik

çalışmalarının verileri kullanılmıştır. Çok nadir advers olaylar, primer olarak pazarlama

sonrası

deneyimlerden

elde

edilen

verilerden

saptanmış

olup,

nedenle

“gerçek”

sıklıktan ziyade bildirim oranını yansıtır.

Klinik çalışmalarda rapor edilen istenmeyen etkilerin sıklık sıralaması aşağıdaki gibidir:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1000 ila <1/100); seyrek

(≥1/10000 ila <1/1000);

çok seyrek

(<1/10000), bilinmiyor

(eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor)

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın: Monilial çoğalma

9 / 17

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Çok

seyrek:

Belli

duyarlı

G-6-PD

eksikliği

olan

hastalarda,

lökopeni,

nötropeni,

trombositopeni,

agranülositoz,

megaloblastik

anemi,

aplastik

anemi,

hemolitik

anemi,

methemoglobinemi, eozinofili, purpura, hemoliz

Hematolojik değişikliklerin çoğu hafiftir ve tedavi kesildiğinde tersine çevrilebilir. Özellikle

yaşlılarda, karaciğer veya böbrek fonksiyonu bozuk olanlarda veya folat durumu zayıf olan

hastalarda, izole vakalarda şiddetli olabilse dahi, değişikliklerin çoğu klinik semptomlara

neden olmaz. Risk taşıyan hastalarda ölümler kaydedilmiştir ve riskli hastalar dikkatli bir

şekilde gözlemlenmelidir (bkz. 4.3 Kontrendikasyonlar)

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Serum hastalığı, anafilaksi, alerjik miyokardit, anjiyoödem, ilaç ateşi, Henoch-

Schönlein

purpurasına

benzeyen

alerjik

vaskülit,

periareteritis

nodoza,

sistemik

lupus

eritematozus

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Çok yaygın: Hiperkalemi

Çok seyrek: Hipoglisemi, hiponatremi, iştah azalması, metabolik asidoz, renal tübüler asidoz

Ko-trimoksazol

yaşlı

hastalarda

kullanıldığında

veya

yüksek

ko-trimoksazol

alan

hastalarda, bu hastalar, hiperkalemi ve hiponatremiye daha duyarlı olabilecekleri için yakın

gözetim önerilir.

Psikiyatrik hastalıklar

Çok seyrek: Depresyon, halüsinasyonlar

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın : Baş ağrısı

Çok seyrek: Aseptik menenjit, konvülsiyonlar, periferik nörit, ataksi, vertigo, tinnitus, baş

dönmesi

İlaç kesildiği zaman aseptik menenjit hızla geri dönmüştür, ama ko-trimoksazol veya tek

başına trimetroprime tekrar maruziyet olduğunda bir dizi vakada tekrar ortaya çıkmıştır.

Göz hastalıkları

Çok seyrek: Üveit

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Çok seyrek: Öksürük, nefes darlığı, pulmoner infiltrasyonlar

Öksürük, nefes darlığı ve pulmoner infiltrasyonlar, çok seyrek olsa da fatal olan respiratuvar

aşırı duyarlılığın erken göstergeleri olabilir.

10 / 17

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Bulantı, diyare

Yaygın olmayan: Kusma

Çok seyrek: Glossit, stomatit, psödomembranöz kolit, akut pankreatit

Hepato-bilier hastalıklar

Çok seyrek: Serum transaminazlarda yükselme, bilirubin düzeylerinde yükselme, kolestatik

sarılık, hepatik nekroz

Kolestatik sarılık ve hepatik nekroz ölümcül olabilir.

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Cilt döküntüleri

Çok seyrek: Fotosensitivite, eksfoliatif dermatit, sabit ilaç erüpsiyonu, eritema multiforme,

şiddetli

deri

advers

reaksiyonları

(SCAR):

Stevens-Johnson

sendromu

(SJS)

Lyell

sendromu (toksik epidermal nekroliz - TEN) raporlanmıştır (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri)

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Çok seyrek: Artralji, miyalji

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Çok seyrek: Böbrek fonksiyonunda bozukluk (bazen böbrek yetmezliği olarak bildirilir),

intersitisyel nefrit

Pneumocystis jiroveci (P.carinii) pnömonisi (PCP) tedavisi ile ilişkili etkiler

Çok seyrek: Ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları, döküntü, ateş, nötropeni, trombositopeni,

yüksek karaciğer enzimleri, hiperkalemi, hiponatremi, rabdomiyoliz

PCP tedavisinde kullanılan yüksek dozlarda, tedavinin kesilmesine neden olan ciddi aşırı

duyarlılık

reaksiyonları

bildirilmiştir.

Ko-trimoksazole

tekrar

maruziyet

olduğunda

hastalarında ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir (bazen birkaç günlük bir doz

aralığından

sonra).

tedavisi

veya

profilaksisi

için

sülfametoksazol

trimetoprim

kombinasyonu kullanan HIV pozitif hastalarında rabdomiyoliz bildirilmiştir.

BACTRİM ile ilişkili aşırı duyarlılık reaksiyonlarının yönetimi için, eşzamanlı intravenöz

yoldan verilen difenhidramin BACTRİM PCP tedavisi için kullanıldığında devamlı infüzyon

ile kullanılabilir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

11 / 17

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr;

e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

İnsanlarda maksimum tolere edilebilen doz miktarı bilinmemektedir.

Bulantı, kusma, baş dönmesi ve konfüzyon, aşırı dozun olası belirti ve bulgularıdır. Akut

trimetoprim aşırı dozunda kemik iliği depresyonu bildirilmiştir.

Böbrek fonksiyonunun durumuna bağlı olarak, idrar çıkışı azsa, sıvı uygulaması önerilir. Hem

trimetoprim, hem de aktif sülfametoksazol, hemodiyaliz ile orta derecede diyaliz edilebilirdir.

Peritonal diyaliz etkili değildir.

Bilinen, şüphelenilen veya kazara alınan aşırı doz durumunda tedaviyi durdurunuz.

İdrarın asitleştirilmesi trimetoprimin eliminasyonunu arttıracaktır. İdrarın alkalileştirilmesi ve

diürez sülfametoksazolün eliminasyonunu arttırır. Alkalileştirme trimetoprimin eliminasyon

hızını azaltır. Kalsiyum folinat, trimetoprimin kemik iliği üzerindeki folat eksikliği etkisini

tersine çevirir. Genel destekleyici ölçümlerin yapılması önerilir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Sülfonamidler ve trimetoprim kombinasyonları (türevler dâhil

olmak üzere)

ATC kodu: J01EE01

Etki mekanizması:

BACTRİM, iki aktif maddeden (sülfametoksazol ve trimetoprim) oluşan antibakteriyel bir

ilaçtır.

Sülfametoksazol,

dihidropteroat

sentetaz

enziminin

kompetetif

inhibitörüdür.

Sülfametoksazol, dihidrofolat sentezinde para-aminobenzoik asidin (PABA) bakteriyel hücre

tarafından kullanılmasını kompetetif olarak inhibe eder ve sonuçta bakteriyostaz oluşur.

Trimetroprim, bakteriyel dihidrofolat redüktaza (DHFR) bağlanır, bunu reversibl olarak

inhibe eder ve tetrahidrofolat üretimini bloke eder. Koşullara bağlı olarak etki bakterisit

olabilir. Bu şekilde, trimetoprim ve sülfametoksazol, pürinlerin biyosentezinde iki ardışık

adımı bloke eder ve bu nedenle birçok bakteri için gerekli olan nükleik asitleri bloke eder. Bu

etki, iki ajan arasında in vitro olarak aktivitenin belirgin olarak potansiyalizasyonuna neden

olur.

Direnç mekanizmaları:

In vitro çalışmalar, bakteriyel direncin, sülfametoksazol ve trimetoprim kombinasyonunda,

daha

yavaş

gelişebileceğini

göstermiştir

(tek

başına

sülfametoksazol

veya

başına

trimetoprim ile karşılaştırıldığında).

Sülfametoksazole

karşı

direnç,

farklı

mekanizmalarla

oluşabilir.

Bakteriyel

mutasyonlar,

PABA konsantrasyonunda artışa neden olur, böylece sülfametoksazol ile yarışır ve böylece

12 / 17

dihidropteroat sentetaz enzimi üzerinde inhibitör etkide azalmaya neden olur. Diğer bir direnç

mekanizması,

plazmide

bağımlıdır

değişmiş

dihidropteroat

sentetaz

enzimi

üretilmesinden

kaynaklanır.

değişmiş

enzim,

vahşi

enzimle

karşılaştırıldığında

sülfametoksazole karşı afinitesi düşüktür.

Trimetoprime

karşı

direnç,

plazmid

bağımlı

mutasyon

vasıtası

gerçekleşir.

mutasyon, vahşi tip enzimle karşılaştırıldığında trimetropime karşı daha düşük bir afiniteye

sahip olan farklı bir dihidrofolat redüktaz (DHFR) enzimi üretilmesi ile sonuçlanır.

Trimetoprim, plazmoidal DHFR’e bağlanır, ama bakteriyel enzime bağlandığından daha az

sıkı bir şekilde bağlanır. Memeli DHFR için afinitesi, ilgili bakteriyel enzim için afinitesine

göre 50,000 kat daha azdır.

Birçok sık görülen patojen bakteri, in vitro olarak trimetoprim ve sülfametoksazole karşı

duyarlıdır

(önerilen

dozlar

uygulandıktan

sonra

kan,

doku

sıvıları

idrarda

ulaşılan

konsantrasyonların çok altındaki konsantrasyonlarda). Ancak, diğer antibiyotiklerde olduğu

gibi in vitro aktivite, her zaman klinik etkililiğin ortaya konduğu anlamına gelmez ve

tatminkar duyarlılık testinin, önerilen ve sadece inhibitör maddelerin (özellikle timidin ve

timin) bulunmadığı vasatlar ile gerçekleştirildiği belirtilmelidir.

Kırılma noktaları:

EUCAST (Antifungal Duyarlılık Testi Avrupa Konfederasyonu)

Enterobacteriaceae: S ≤ 2 R> 4

S. maltophilia: S ≤ 4 R> 4

Acinetobacter: S ≤ 2 R> 4

Staphylococcus: S ≤ 2 R> 4

Enterococcus: S ≤ 0.032 R> 1

Streptococcus ABCG: S ≤ 1 R> 2

Streptococcus pneumoniae: S ≤ 1 R> 2

Hemophilus influenza: S ≤ 0.5 R> 1

Moraxella catarrhalis: S ≤ 0.5 R>1

Psuedomonas aeruginosa ve diğer non-enterobacteriaceae: S ≤ 2* R> 4*

duyarlı,

dirençli.

organizmalar

için

henüz

EUCAST

kırılma

noktaları

bulunmadığı için bunlar CLSI kırılma noktalarıdır.

Trimetoprim:

sülfametoksazol

1:19

oranındadır.

Kırılma

noktaları

trimetoprim

konsantrasyonu olarak ifade edilmiştir.

Antibakteriyel spektrum:

Direnç prevalansı coğrafi olarak farklılık gösterebilir ve belli türler için zamana göre farklılık

gösterebilir. Dirençle ilgili yerel bilgilerin bilinmesi, özellikle ciddi enfeksiyonlar tedavi

edilirken önemlidir. Direncin lokal prevalansının, en azından bazı enfeksiyon tiplerinde,

ajanın kullanılmasının sorgulanabilir olduğuna işaret eden durumlarda, gerektiğinde uzman

13 / 17

tavsiyesi alınmalıdır. Bu bilgiler, mikroorganizmaların trimetoprim/sülfametoksazole duyarlı

olup olmayacağı olasılığı ile ilgili olarak sadece tahmini bir kılavuz sağlar.

dizi

bakteriye

karşı

trimetoprim/sülfametoksazol

duyarlılığı

aşağıdaki

tabloda

gösterilmiştir:

Genel olarak duyarlı olan türler:

Gram-pozitif aeroblar:

Staphylococcus aureus

Staphylococcus saprophyticus

Streptococcus pyogenes

Gram-negatif aeroblar:

Enterobacter cloacae

Haemophilus influenzae

Klebsiella oxytoca

Moraxella catarrhalis

Salmonella spp.

Stenotrophomonas maltophilia

Yersinia spp.

Edinilmiş direncin problem oluşturabileceği türler:

Gram-pozitif aeroblar:

Enterococcus faecalis

Enterococcus faecium

Nocardia spp.

Staphylococcus epidermidis

Streptococcus pneumoniae

Gram-negatif aeroblar:

Citrobacter spp.

Enterobacter aerogenes

Escherichia coli

Klebsiella pneumoniae

Klebsiella pneumonia

Proteus mirabilis

Proteus vulgaris

Providencia spp.

Serratia marcesans

Doğal olarak dirençli organizmalar:

Gram-negatif aeroblar:

Pseudomonas aeruginosa

Shigella spp.

Vibrio cholera

14 / 17

5.2

Farmakokinetik özellikler

Emilim:

Trimetoprim ve sülfametoksazolün pik plazma seviyeleri yüksektir ve bu seviyelere her

ml’sinde

mg/80

trimetoprim/sülfametoksazol

içeren

kombinasyonun

intravenöz

infüzyonundan 1 saat sonra, aynı dozdaki oral forma sahip trimetoprim/sülfametoksazol

kombinasyonunun

oral

olarak

uygulanmasına

göre

daha

hızlı

ulaşılır.

Plazma

konsantrasyonları, eliminasyon yarı ömrü ve üriner atılım hızı arasında oral veya intravenöz

yol açısından önemli bir farklılık bulunmamaktadır.

Dağılım:

Plazmadaki trimetoprimin yaklaşık %50’si proteine bağlıdır.

Trimetoprim

doku

düzeyleri

genel

olarak

ilgili

plazma

düzeylerinden

daha

yüksektir

(akciğerler

böbrekler

özellikle

yüksek

konsantrasyonlar

gösterir).

Trimetoprim

konsantrasyonları,

safrada,

prostatik

sıvıda

dokuda,

tükürükte,

balgamda

vajinal

sekresyonlarda plazma konsantrasyonlarını aşar. Aköz humor, anne sütü, beyin-omurilik

sıvısı, orta kulak sıvısı, sinoviyal sıvı ve doku (intestinal) sıvısındaki düzeyler, antibakteriyel

aktivite için uygundur. Trimetoprim amniyotik sıvıya ve fetal dokulara geçer (maternal serum

konsantrasyonlarına yakın konsantrasyonlara ulaşır).

Plazmadaki sülfametoksazolün yaklaşık %66’sı proteinlerine bağlıdır.

Aktif sülfametoksazolün amniyotik sıvı, aköz humor, safra, beyin-omurilik sıvısı, orta kulak

sıvısı,

tükürük,

sinoviyal

sıvı

doku

(intestinal)

sıvısındaki

konsantrasyonu

plazma

konsantrasyonunun %20-50’si kadardır.

Biyotransformasyon:

Trimetoprim kendi metabolizmasını indüklemez. Bu nedenle, BACTRİM ile tedavi sırasında

doz modifikasyonuna gerek yoktur.

Eliminasyon:

Trimetoprimin insandaki yarı ömrü böbrek fonksiyonları normal olduğu zaman 8.6 ila 17

saattir. Kreatinin klerensi 10 ml/dk’dan düşükse, yarı ömür 1.5-3.0 kat uzar. Genç hastalarla

karşılaştırıldığında yaşlı hastalarda anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır.

Trimetoprimin temel atılma yolu renaldir ve dozun yaklaşık olarak %50’si idrardan 24 saat

içinde

değişmeden

atılır.

İdrarda

bazı

metabolitler

tanımlanmıştır.

Trimetoprimin

idrar

konsantrasyonları oldukça değişkenlik gösterir.

Sülfametoksazolün yarılanma ömrü böbrek fonksiyonları normal olduğunda yaklaşık 9 ila 11

saattir.

15 / 17

Aktif sülfametoksazolün yarılanma ömründe renal fonksiyonun azalması ile değişiklik olmaz

fakat kreatinin klerensi 25 ml/dak altında olduğunda majör asetilli metabolitinin yarılanma

ömrü uzar.

Sülfametoksazolün temel atılma yolu renaldir; dozun %15-30’u (idrarda elde edilen) aktif

formdadır. Yaşlı hastalarda, sülfametoksazolün böbrek klirensi düşüktür.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği:

Trimetoprimin

insandaki

eliminasyon

yarı

ömrü

kreatinin

klerensi

ml/dk’dan

düşük

olduğunda 1.5-3.0 kat uzar. Kreatinin klerensi 30 ml/dk’nın altında olduğunda BACTRİM

dozu azaltılmalıdır (bkz. Bölüm 4.2).

Karaciğer yetmezliği:

Ciddi

karaciğer

parenkimal

hasarı

olan

hastalar

tedavi

edilirken,

trimetoprim

sülfametoksazolün emilimi ve biyotransformasyonunda değişiklikler olabileceğinden dikkatli

olunmalıdır.

Geriatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda trimetoprim hariç olmak üzere sülfametoksazolün renal klerensinde hafif bir

azalma gözlenmiştir.

Pediatrik popülasyon:

Özel doz rejimi için Bölüm 4.2’ye bakınız.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Reprodüktif toksikoloji:

Önerilen insan terapötik dozunun üzerindeki dozlarda, trimetoprim ve sülfametoksazolün,

sıçanlarda damak yarığı ve diğer fetal bozukluklara (folat antagonisiti için tipik bulgular)

neden olduğu bildirilmiştir. Diyete folat eklenmesi ile trimetorpimin etkileri önlenebilmiştir.

Tavşanlarda,

insan

trimetoprim

terapötik

dozlarının

üzerindeki

dozlarda

fetal

kayıplar

görülmüştür.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Propilen glikol

Sodyum hidroksit (%10’luk çözelti)*

Etanolamin

Susuz etanol

Enjeksiyonluk su

* pH ayarı için kullanılır.

6.2. Geçimsizlikler

Yoktur.

16 / 17

6.3. Raf ömrü

60 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

30°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Işıktan koruyunuz.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

BACTRİM

400/80 mg i.v. enjektabl çözelti içeren ampul, 5 ml, 1 adet

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği”

“Ambalaj

Ambalaj

Atıklarının

Kontrolü

Yönetmelikleri” ne uygun olarak imha edilmelidir.

Dilüsyon için kullanılabilecek infüzyon solüsyonları: %5 ve %10 dekstroz, %10 ksilitol,

Ringer solüsyonu (USP XVIII), Macrodex

(%5’lik dekstroz içinde %70.6 dekstran), %0.9

sodyum klorür, %0.45 sodyum klorür + %2.5 dekstroz.

İnfüzyon yukarıdaki solüsyonlar haricinde başka maddeler ile karıştırılmamalıdır.

Aşağıdaki,

BACTRİM

ampul

solüsyonuna

25-30

infüzyon

solüsyonu

oranına

dayanan minimum dilüsyon şemasına uymak önemlidir:

1 ampul BACTRİM (5 ml)’e 125 ml infüzyon solüsyonu

2 ampul BACTRİM (10 ml)’e 250 ml infüzyon solüsyonu

3 ampul BACTRİM (15 ml)’e 500 ml infüzyon solüsyonu.

BACTRİM ile karışımlar kullanımdan hemen önce hazırlanmalıdır. İnfüzyon solüsyonuna

BACTRİM’in eklenmesinden sonra iyi karışmasını sağlamak için karışım sallanmalı ya da

çevrilmelidir.

İnfüzyondan

önce

infüzyon

sırasında

türbidite

kristalleşme

görülürse solüsyon hemen hazırlanan yenisi ile değiştirilmelidir. BACTRİM ile hazırlanan

infüzyon solüsyonları hazırlandıktan sonraki 6 saat içinde kullanılmalıdır. İnfüzyon süresi

yaklaşık 1 ila 1.5 saat arasında olmalıdır. Fakat bu süre hastanın sıvı gereksinimine göre

ayarlanmalıdır.

Sıvı kısıtlaması olan hastalarda dilüsyon oranları: Sıvı kısıtlaması gereken durumlarda her 5

ml BACTRİM 75 ml %5 dekstroz, %0.9 sodyum klorür ya da Ringer solüsyonuna eklenebilir.

Çıplak gözle temiz görünen solüsyon, büyük hacimli parenteral solüsyonları için belirlenen

partikül limitini aşabilir. Solüsyon 1 saati aşmayacak şekilde uygulanmalıdır. Kullanılmayan

solüsyonlar atılmalıdır.

7. RUHSAT SAHİBİ

Deva Holding A.Ş.

Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad. No:1 34303

Küçükçekmece/İSTANBUL

Tel: 0212 692 92 92

17 / 17

Faks: 0212 697 00 24

8. RUHSAT NUMARASI

223/44

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

01.02.2010

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ