APRANAX

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • APRANAX PLUS 20 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • APRANAX PLUS 20 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • kodein ve diğer opioid olmayan ağrı kesiciler

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699514090977
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

APRANAX PLUS film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Naproksen sodyum

550 mg

Kodein fosfat

30 mg

Yardımcı maddeler

Laktoz monohidrat

99 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film Tablet.

APRANAX PLUS film tabletler

turuncu renkli ovaldir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

Yetişkinlerde ve 14 yaşından büyük çocuklarda tek başına veya parasetamol veya NSAİİ gibi

diğer analjezikler ile giderilemeyen akut ve orta şiddette ağrıların (romatizmal ağrılar, kas

ağrısı, sırt ağrısı, nevralji, migren, baş ağrısı, diş ağrısı ve dismenore gibi) kısa süreli

tedavisinde endikedir.

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Semptomları

kontrol

etmek

için

düşük

etkili

gereken

kısa

tedavi

süresinde

kullanılarak istenmeyen etkiler azaltılabilir. (Bkz bölüm 4.4)

Başlangıç tedavisi:

Genellikle 12 saatlik aralarla günde 2 defa alınan 1 tablettir.

İdame tedavisi: 12 saat aralarla alınan 1 tablet şeklinde yapılır.

APRANAX PLUS idame tedavisinde günde 1-2 tabletlik sabah ve akşam verilen tek dozlarla

da etkindir.

Günlük naproksen dozu 1375 mg’ı ve kodein dozu 240 mg’ı aşmamalıdır.

Uygulama sıklığı ve süresi:

Tedavinin süresine hekim karar vermelidir.

Belirtilen tedavi süresinin tamamlanmasından sonra tedavinin devam edip etmeyeceği hekim

tarafından kontrol edilmelidir.

Uygulama şekli:

APRANAX PLUS film tablet yeterli miktarda sıvı ile birlikte alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/karaciğer yetmezliği:

Böbrek ve karaciğer bozukluğu olan hastalarda daha düşük doz düşünülmelidir. Başlangıç

kreatinin klerensi 30 ml/dak altında olan hastalarda Naproksen sodyum kontrendikedir, çünkü

naproksen

metabolitlerinde

birikme

ciddi

böbrek

yetmezliği

veya

diyaliz

hastalarında

gözlenmektedir. (Bkz. bölüm 4.3.)

Tedavi düzenli aralıklarla izlenmeli ve yarar gözlenmiyorsa veya intolerans oluşuyorsa tedavi

kesilmelidir.

Pediyatrik popülasyon:

APRANAX PLUS, 14 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.

14-18 yaş arası çocuklarda günlük kodein maksimum dozu 240 mg’ı geçmemelidir. Bu doz

gün içinde dörde bölünerek altışar saatten az ara vermemek koşuluyla alınabilir. Etkili olan en

düşük

kısa

tedavi

süresi

tercih

edilmelidir.

Eğer

ağrı

tedavisinde

başarı

sağlanamadıysa tedavi süresi 3 gün ile sınırlandırılmalı, tedavi hekim tarafından tekrar

değerlendirilmelidir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlılarda ilacın eliminasyonu azalabileceğinden doz konusunda dikkatli olunmalı, en kısa

tedavi süresinde etkili en düşük doz kullanılmalıdır.

4.3 Kontrendikasyonlar

Naproksen sodyum’a ve kodeine aşırı duyarlı olanlarda kullanılmamalıdır.

Asetilsalisilik asit’e ve diğer nonsteroid antiinflamatuarlara karşı astım, rinit ve ürtiker gibi

allerjik reaksiyonlar gösteren hastalarda, bu grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar

oluşabileceğinden kullanılmamalıdır. Bu reaksiyonun ölümcül olma potansiyeli vardır. Bu

hastalarda naproksen sodyum tedavisi ile şiddetli anaflaktik reaksiyonlar bildirilmiştir.

APRANAX

PLUS,

koroner

arter

by-pass

greft

(KABG)

cerrahisinde,

peri-operatif

ağrı

tedavisinde kontrendikedir. (Bkz. Bölüm 4.4)

APRANAX PLUS, daha önceki NSAİ ilaç tedavisi ile ilişkili olarak geçirilmiş veya halen aktif

gastrointestinal kanama veya perforasyonu olan hastalarda, aktif veya geçirilmiş tekrarlayan

peptik ülser/hemorajisi olan hastalarda (iki veya daha fazla kez, ayrı ayrı kanıtlanmış ülser veya

kanama) kontrendikedir.

Her ikisi de, plazmada naproksen iyonu olarak dolaşacağından, naproksen içeren preparatlarla

birlikte kullanılmamalıdır.

Şiddetli renal, hepatik yetmezlik ya da şiddetli kalp yetmezliği, akut solunum depresyonu,

paralitik hava yolu hastalıkları (Örn: Amfizem), astma, intrakranial basıncı arttıran durumlar,

akut alkolizm durumlarında kullanılmamalıdır.

Obstruktif uyku apne sendromu tedavisi için uygulanan tonsillektomi ve/veya adenoidektomi

sonrasında, post-operatif ağrı kontrolü için 18 yaş altında kullanımı kontrendikedir.

Riskleri nedeniyle, CYP2D6 ultra hızlı metabolize eden kişiler hangi yaşta olursa olsun

kullanımı kontrendikedir.

Kodein komadaki hastalara verilmemelidir.

Kodein, paralitik ileus riski, abdominal distansiyon mevcudiyeti veya akut diarenin eşlik ettiği

durumlar (akut ülseratif kolit veya antibiyotiklere bağlı gelişen kolit (ör pseudomembranöz

kolit) zehirlenmeye bağlı diare) gibi peristaltik hareketlerin inhibisyonundan kaçınılması

gereken durumlarda kontrendikedir.

Kodeinin 14 yaşından küçük çocuklarda kullanımı kontrendikedir.

Kodein emziren annelerde kontrendikedir. (Bkz. Bölüm 4.6)

Gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Naproksen sodyum:

Uyarılar

Genel

Alzheimer hastalığı riski olanlarda dikkatli kullanılması gerekmektedir

Kardiyovasküler etkiler

Kardiyovasküler Trombotik Olaylar

Çeşitli COX-2 selektif ve non-selektif NSAİİ’lerin üç yıl kadar süren klinik çalışmaları,

ölümcül olabilen ciddi kardiyovasküler (KV) trombotik olay, miyokard infarktüsü ve inme

Kardiyovasküler (KV) risk

- NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde

artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya

KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

APRANAX PLUS koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir.

Gastrointestinal (GI) riskler

NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek

ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı

bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler.

Yaşlı hastalar ciddi GI etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.

riskinin arttığını göstermiştir. COX-2 selektif veya non-selektif tüm NSAİİ’ler benzer risklere

sahip olabilir. KV hastalığı veya KV risk faktörleri olduğu bilinen hastalar, daha fazla risk

altındadır. NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel KV riskinin en aza indirilmesi için, en

düşük etkili doz olası en kısa süreyle kullanılmalıdır. Hekimler ve hastalar daha önceden KV

semptomlar olmasa dahi bu tür semptomlara karşı hazırlıklı olmalıdır. Hastalar ciddi KV belirti

ve/veya bulgular ve bunlar ortaya çıktığı takdirde yapılacaklar hakkında bilgilendirilmelidirler.

Birlikte aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilişkili ciddi KV trombotik olay riskindeki

artışı azalttığına dair tutarlı kanıtlar yoktur. Aspirin ve NSAİİ’lerin birlikte kullanımı ciddi

gastrointestinal (Gİ) olayların gelişme riskini artırmaktadır. (Bakınız, bölüm 4.4 Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri)

COX-2 selektif NSAİİ’nin KABG cerrahisinden sonra ilk 10-14 gündeki ağrı tedavisine ait iki

geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard infarktüsü ve inme insidansının arttığı bulunmuştur.

(bakınız, bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar)

Diğer NSAİ ilaçlar ile kombinasyon

NSAİ ilaçlarla ilgili indüklenmiş ciddi advers olayların kümülatif riskinden dolayı naproksen

içeren ürünlerin ibuprofen, seçici COX-2 inhibitörleri ya da aspirin içeren diğer NSAİ ilaçlarla

kombinasyonu tavsiye edilmemektedir.

Naproksen sodyum, trombosit agregasyonunu azaltır ve kanama zamanını uzatır.

Antikoagülan

ilaç

kullanan

hastalar

naproksen

sodyum

kullanımı

esnasında

dikkatli

izlenmelidir.

Naproksen sodyuma ilaveten kumarin türevleri veya heparin kullanan hastalarda kanama

riskinde artış söz konusudur. Bu durumda yarar risk durumu dikkatlice incelenmelidir. Her

durumda

naproksen

sodyum

yüksek

heparin

(veya

türevleri)

birlikte

kullanımı

önerilmemektedir.

Hipertansiyon

APRANAX PLUS’ın dahil olduğu NSAİİ’ler yeni hipertansiyon gelişimine veya var olan

hipertansiyonun kötüleşmesine neden olurlar ve bu rahatsızlıkların her biri KV olay riskinin

artmasına

katkıda

bulunabilmektedir.

NSAİİ

kullanırken,

tiyazid

veya

loop

diüretikleri

kullanan hastalarda, bu terapötiklere karşı verilen yanıt bozulabilir. APRANAX PLUS’ın dahil

olduğu NSAİİ’ler hipertansiyonu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisine

başlanırken ve tedavi süresince, kan basıncı (KB) yakından izlenmelidir.

Konjestif Kalp Yetmezliği ve Ödem

NSAİİ’leri alan bazı hastalarda, sıvı tutulması ve ödem gözlenmiştir. APRANAX PLUS, sıvı

tutulması veya kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Kalp yetmezliği, kalp fonksiyon bozukluğu, karaciğer fonksiyon bozukluğu ve hipertansiyon

da dahil olmak üzere sodyum kısıtlamasının söz konusu olduğu hastalarda kullanılırken dikkatli

olunmalıdır. 10 günden sonraki kullanımlarda bu risklerde artış olmaktadır.

Gastrointestinal Etkiler - Ülserasyon, Kanama ve Perforasyon Riski:

APRANAX PLUS’ın dahil olduğu NSAİİ’ler, gastrointestinal hastalık (ülseratif kolit, Crohn

hastalığı) öyküsü olan hastalarda, durumları kötüleşebileceğinden dikkatli kullanılmalıdır.

(Bkz. Bölüm 4.8)

APRANAX

PLUS’ın

dahil

olduğu

NSAİİ’ler,

ölümcül

olabilen

enflamasyon,

kanama,

ülserasyon, mide, ince ve kalın barsak perforasyonu gibi ciddi gastrointestinal (Gİ) advers

olaylara neden olabilirler. Bu ciddi advers olaylar NSAİİ’ler ile tedavi edilen hastalarda

herhangi bir uyarıcı semptom olmadan veya uyarıcı semptomla birlikte, herhangi bir zamanda

gelişebilirler. NSAİİ tedavisi sırasında üst Gİ kanalda ciddi advers olay gelişen beş hastadan

yalnızca biri semptomatiktir. NSAİİ’lerin neden olduğu üst Gİ kanal ülserleri, yoğun kanama

ve perforasyon 3 ila 6 ay tedavi uygulanan hastaların yaklaşık % 1’inde ve 1 yıl tedavi olan

hastalarda yaklaşık % 2-4’ünde ortaya çıkmaktadır. Bu eğilim uzun süreli kullanımda devam

etmektedir ve tedavinin herhangi bir anında ciddi Gİ olay gelişme olasılığını artırmaktadır.

Ancak kısa süreli tedavi bile risksiz değildir.

NSAİİ’ler, önceden ülser veya gastrointestinal kanama hikayesi olan hastalarda çok dikkatli

reçetelenmelidir. Önceden peptik ülser ve/veya gastrointestinal kanama öyküsü olan ve NSAİİ

kullanan hastalarda, Gİ kanama riski bu risk faktörleri olmayan hastalara göre 10 kat artmıştır.

NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda, Gİ kanama riskini artıran diğer faktörler, beraberinde oral

kortikosteroid veya anti-koagülan kullanılması, uzun süreli NSAİİ kullanımı, sigara içilmesi,

alkol kullanımı, ileri yaş ve genel durum bozukluğudur. Ölümcül Gİ olaylara ait spontan

bildirimlerinin çoğu, yaşlı veya genel sağlık durumu kötü hastalara aittir, dolayısıyla bu hasta

gruplarının tedavisinde dikkatli olunmalıdır.

NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel Gİ olay riskinin en aza indirilmesi için en düşük

etkili doz, olası en kısa sürede kullanılmalıdır. Doktorlar ve hastalar NSAİİ kullanımı sırasında

gelişebilecek Gİ kanama ve ülserasyon belirti ve semptomlarına karşı hazırlıklı olmalıdırlar ve

eğer ciddi Gİ advers olaydan şüphelenirler ise, derhal ek değerlendirmeye ve tedaviye

başlanmalıdır. Bu yaklaşım ciddi Gİ advers olayın ortadan kalkmasına kadar NSAİİ’lerin

kesilmesi

olmalıdır.

Yüksek

riskli

hastalar

için

NSAİİ

içermeyen

alternatif

tedaviler

düşünülmelidir.

Renal Etkiler

NSAİİ’lerin uzun süre kullanımı renal papiller nekroza ve diğer böbrek hasarlarına neden olur.

Böbrek

perfüzyonunun

sağlanmasında

prostaglandinlerin

kompansatuar

etkinliği

olan

hastalarda da renal toksisite gözlenmiştir. Bu hastalarda non-steroid anti-inflamatuar ilaç

kullanımı, doza bağımlı olarak prostaglandinlerin yapımında azalmaya ve ikincil olarak böbrek

kan akımını azaltarak böbrek dekompansasyonunun açıkça hızlanmasına neden olabilir. Böbrek

fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği olanlarda, diüretik ve ADE

inhibitörleri alanlarda ve yaşlı hastalarda bu reaksiyonun riski daha fazladır. NSAİİ tedavinin

kesilmesiyle, genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülür.

İlerlemiş Böbrek Hastalığı

APRANAX PLUS’ın ilerlemiş böbrek hastalığı olanlarda kullanımına dair herhangi bir

kontrollü klinik çalışma verisi yoktur. Bu nedenle APRANAX PLUS, ilerlemiş böbrek hastalığı

olanlarda önerilmemektedir. Eğer APRANAX PLUS mutlaka kullanılacaksa, hastaların böbrek

fonksiyonlarının yakın takibi uygundur.

Anafilaktoid Reaksiyonlar

Diğer NSAİİ’lerle olduğu gibi, APRANAX PLUS’a karşı daha önceden maruz kaldığı

bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabilir. APRANAX PLUS, aspirin triyadı

olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak nazal polipi olan veya

olmayan, rinit geçiren astım hastalarında veya aspirin veya diğer NSAİİ alımı sonrasında

potansiyel

olarak

ölümcül,

ciddi

bronkospazm

sergileyen

hastalarda

gelişir.

(bakınız,

KONTRENDİKASYONLAR

ÖNLEMLER

önceden

mevcut

astım).

Anafilaktoid

reaksiyon gelişen vakalarda acil müdahale düşünülmelidir.

Oküler etkiler

Çalışmalarda,

naproksen

uygulamasına

dayandırılabilecek

oküler

değişiklikler

gösterilmemiştir. Nadir olgularda, papillit, retrobulbar optik nörit ve papilödem gibi istenmeyen

oküler

bozukluklar,

naproksen

dahil

olmak

üzere

NSAİ

ilaç

kullananlar

tarafından

bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla naproksen tedavisi

sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara oftalmolojik muayene yapılmalıdır.

SLE ve karışık bağ dokusu hastalığı

Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda aseptik

menenjit riskinde artış olabilir. (Bkz. Bölüm 4.8)

Deri Reaksiyonları

APRANAX PLUS da dahil olmak üzere, NSAİİ’ler ölümcül olabilen eksfoliyatif dermatit,

Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroz (TEN) gibi ciddi advers cilt

olaylarına neden olabilir. Bu ciddi olaylar, uyarı olmadan oluşabilir. Hastalar ciddi deri

rahatsızlığı belirti ve bulgularına karşı uyarılmalıdırlar ve deri döküntüsü veya diğer aşırı

duyarlık belirtilerinden birisi oluştuğunda ilaç kullanımı kesilmelidir.

Hamilelik

Hamileliğin son döneminde diğer NSAİİ’ler gibi naproksen sodyum da ductus arteriosus’un

erken kapanmasına neden olabileceği için, kullanımından kaçınılmalıdır.

Önlemler

Naproksen

sodyum

kadınlarda

fertiliteyi

azaltabilir

gebe

kalmak

isteyen

kadınlarda

kullanımı önerilmez. Gebe kalmakta zorlanan veya fertilite muayenelerine giden kadınlarda

naproksen sodyum kesilmesi düşünülmelidir.

Su çiçeği, nadiren de olsa deri ve yumuşak dokuda ciddi enfeksiyöz komplikasyonlara neden

olabilir. Bugüne kadar NSAİİ’lerin bu enfeksiyonları artırdığına dair katkısı inkar edilemez. Bu

yüzden, su çiçeği vakalarında naproksen kullanımından kaçınılması önerilmektedir.

Baş

ağrısı

için

kullanılan

bütün

ağrı

ilaçlarının

uzun

süreli

kullanımı,

ağrıyı

daha

kötüleştirebilir. Bu durum oluşması veya ihtimali mevcudiyetinde, doktora danışılmalı ve

tedavi sonlandırılmalıdır. Düzenli ilaç kullanımına rağmen (veya sonucu olarak) sürekli veya

hergün baş ağrısı çeken hastalarda, aşırı ilaç kullanımının sonucu olan baş ağrısı teşhisi dikkate

alınmalıdır.

Genel

APRANAX PLUS, kortikosteroidlerin yerine veya kortikosteroid yetersizliğinin tedavisi için

kullanılmaz. Kortikosteroidlerin aniden kesilmesi, hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Uzun

süre kortikosteroid tedavisi almakta olan hastalarda kortikosteroid tedavisi sonlandırılmak

istenirse tedavi yavaşça azaltılmalıdır.

APRANAX PLUS’ın ateş ve inflamasyonun azaltılmasına yönelik farmakolojik aktivitesi,

enfeksiyöz olmayan, ağrılı olduğu öngörülen komplikasyonların belirlenmesine ait tanısal

bulguların kullanılabilirliğini azaltabilir.

Hepatik Etkiler

APRANAX PLUS dahil olmak üzere, NSAİİ’leri alan hastaların % 15 kadarında, karaciğer

testlerinin bir veya birden fazlasında sınırda artışlar olabilir. Bu laboratuar anormallikleri tedavi

müddetince ilerleyebilir, değişmeyebilir veya geçici olabilir. NSAİİ’lere ait klinik çalışmalarda,

hastaların yaklaşık % 1’inde ALT ve AST’de belirgin yükselmeler (normal değerin üst sınırının

üç veya daha fazla katı) bildirilmiştir. Ayrıca nadiren sarılık ve ölümcül fulminan hepatit,

karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliğini içeren (bazıları fatal sonuçlanan) nadir ciddi

karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir.

APRANAX PLUS ile tedavi sırasında, bir hastada karaciğer disfonksiyonu geliştiğine dair

belirti ve/veya bulgular ortaya çıktığında veya anormal karaciğer testleri olanlarda, daha ciddi

karaciğer reaksiyonlarının gelişimine ait kanıtlar incelenmelidir. Karaciğer hastalığı ile ilişkili

klinik belirti veya bulgular ya da sistemik belirtiler (ör; eozinofili, deri döküntüsü, vs.) ortaya

çıkar ise, APRANAX PLUS tedavisi kesilmelidir.

Hematolojik Etkiler

APRANAX PLUS dahil olmak üzere, NSAİİ alan hastalarda bazen anemi gözlenebilir. Bunun

nedeni sıvı retansiyonu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya eritropoez üzerindeki tam olarak

tanımlanmamış etkilerdir. APRANAX PLUS dahil olmak üzere, uzun süreli NSAİİ alan

hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu gözlenirse hemoglobin ve hematokrit

değerleri kontrol edilmelidir.

NSAİİ’ler trombosit agregasyonunu inhibe eder ve bazı hastalarda kanama zamanının uzadığı

gösterilmiştir. Aspirinden farklı olarak, trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri kantitatif

olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bozuklukları olan veya anti-

koagülan alan hastalarda olduğu gibi, trombosit fonksiyonundaki değişikliklerden olumsuz

şekilde etkilenen ve APRANAX PLUS alan hastalar, dikkatlice takip edilmelidir.

Önceden mevcut astım

Astımı olan hastalarda, aspirine duyarlı astım olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan hastalarda

aspirin kullanımı, ölümcül olabilen ciddi bronkospazm ile ilişkilendirilmiştir. Bu tür aspirine

duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar arasında, bronkospazm

dahil,

çapraz

reaksiyon

bildirilmiş

olduğundan,

hastalarda

APRANAX

PLUS

uygulanmamalı ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Hastalar için bilgi

Hastalar

tedaviye başlamadan önce ve

tedavi sırasında aşağıda

belirtilen noktalar

tarafından bilgilendirilmelidir.

Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Naproksen sodyum, hastanede yatmaya hatta ölüme neden

olabilecek miyokard infarktüsü veya inme gibi ciddi KV yan etkilere neden olabilir.

Ciddi KV yan etkiler herhangi bir uyarı semptomu olmadan oluşabilmesine rağmen,

hastalar göğüs ağrısı, nefes darlığı, zayıflık, konuşmada bozulma gibi semptom ve

bulgular açısından dikkatli olmalı ve hastalığın göstergesi herhangi bir semptom veya

bulgu gözlemlediğinde hekimine danışmalıdır. Bu izlemin önemi açısından hastalar

bilgilendirilmelidir.

(Bakınız,

bölüm

Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri-

Kardiyovasküler etkiler)

Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Naproksen sodyum, Gİ rahatsızlığa ve nadiren de hastanede

yatmaya hatta ölüme neden olabilecek ülser ve kanama gibi ciddi Gİ yan etkilere neden

olabilir. Ciddi Gİ sistem ülserasyonu ve kanaması herhangi bir uyarı semptomu

olmadan

oluşabilmesine

rağmen,

hastalar

ülserasyon

kanamanın

semptom

bulguları açısından dikkatli olmalı ve epigastrik ağrı, dispepsi, melena ve hematemez

gibi hastalığın göstergesi herhangi bir semptom veya bulgu gözlemlediğinde hekimine

danışmalıdır. Bu izlemin önemi açısından hastalar bilgilendirilmelidir. (Bakınız, bölüm

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri- Gastrointestinal Etkiler - Ülserasyon, Kanama

ve Perforasyon Riski)

Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Naproksen sodyum, hastanede yatmaya hatta ölüme neden

olabilecek eksfoliyatif dermatit, SJS ve TEN gibi ciddi dermatolojik yan etkilere neden

olabilir. Ciddi deri reaksiyonları herhangi bir uyarı olmadan oluşabilmesine rağmen,

hastalar deri döküntüsü ve kabarcık, ateş semptom ve bulguları veya kaşıntı gibi

hipersensitivitenin diğer bulguları açısından dikkatli olmalı ve hastalığın göstergesi

herhangi bir semptom veya bulgu gözlemlediğinde hekimine danışmalıdır. Hastalarda

herhangi bir döküntü gelişirse hemen ilacı kesmeleri ve mümkün olduğunca çabuk

hekimine danışması tavsiye edilmelidir.

Açıklanamayan bir kilo artışı veya ödeme ait semptom ve bulguyu hastalar hızlıca

hekimlerine bildirmelidir.

Hastalar

hepatotoksisitenin

semptom

bulguları

açısından

bilgilendirilmelidir

(bulantı, yorgunluk, letarji, sarılık, sağ üst kadranda hassasiyet ve soğuk algınlığı

benzeri semptomlar). Bunlar oluştuğu takdirde, hastalar tedaviyi sonlandırmalı ve hızlı

medikal tedavi almalıdır.

Hastalar anafilaktik reaksiyonun bulguları açısından bilgilendirilmelidir (nefes almada

güçlük, yüz ve boğazın şişmesi). Bunlar oluştuğunda, hastaların hızlıca acil servise

gitmeleri konusunda uyarılmalıdır (Bakınız, bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri).

Gebeliğin son döneminde, diğer NSAİ ilaçlar gibi, naproksen sodyum alınmamalıdır

çünkü duktus arteriosusun erken kapanmasına neden olabilir.

Laboratuvar testleri

Herhangi

uyarı

semptomu

olmadan

ciddi

kanal

ülserasyonu

kanaması

oluşabileceğinden, hekimler Gİ kanama semptom ve bulgularını yakından izlemelidir. NSAİ

ilaçlarla uzun süreli tedavide olan hastalarda tam kan sayımı ve kimyasal profil düzenli olarak

takip edilmelidir. Karaciğer veya böbrek hastalığı ile uyumlu klinik semptom ve bulgular

gelişirse, sistemik belirtiler oluşursa (eozinofili, döküntü vb.) veya anormal karaciğer testleri

devam eder veya kötüleşirse, naproksen sodyum tedavisi kesilmelidir.

Kodein:

Kodein, akut astımı olan hastalarda önerilmemektedir. Astmada veya solunum rezervi azalmış

hastalarda dikkatli veya azaltılmış dozlarda kullanılmalı ve akut astım atakları sırasında

kullanımından kaçınılmalıdır (Bkz bölüm 4.3).

Kodein, diğer santral sinir sistemi depresanları alan hastalarda aditif etki oluşturabileceğinden

bu hastalarda dikkatli olunmalıdır.

Kodein morfin tipi ilaç bağımlılığı yapabilir. Özellikle uzun süreli kodein kullanımı sonrası

oluşabilecek bağımlılık ilaç kesilmesini takiben yorgunluk, sinirlilik gibi bulgular şeklinde

ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzun süreyle kullanılacaksa doktor gözetiminde alınmalıdır.

Kodein aşağıdaki durumlarda dikkatli kullanılmalıdır:

Opioidlerle

inhibitörlerinin

birlikte

kullanımında

eksitasyonu

veya

depresyonu olası riski mevcuttur.

Hipotiroidizm

Enflamatuvar barsak hastalığı: Kodein barsakta peristaltizmi azaltır, tonüsü artırır ve

kolon

basıncı

artabilir.

yüzden

divertikülit,

akut

kolit,

diare

ilişkili

pseudomembranöz kolit ve barsak cerrahi sonrası dikkatli kullanılmalıdır.

Konvülsiyonlar

İlaç süistimali veya bağımlılığı (alkolizm dahil)

Safra kesesi hastalığı veya safra taşı: Opioidler biliyer kontraksiyona neden olabilir.

Biliyer hastalıklarda mümkün olduğunca kullanılmamalı veya bir antispazmodikle

birlikte kullanılmalıdır.

Gastrointestinal cerrahi: Gİ motiliteyi değiştirebileceğinden opioidler katekolamin

salımını stimüle edebilir.

Prostat hipertrofisi

Adrenokortikal yetmezlik (Addison hastalığı)

Hipotansiyon ve şok

Miyasteniya gravis

Solunum fonksiyonlarında azalma veya astma öyküsü

Karaciğer yetmezliği eğer şiddetli ise kodein hepatik koma oluşumunu kolaylaştırabilir.

Böbrek yetmezliğinde kodein kullanırken dikkatli olunmalıdır.

Üriner sistem cerrahisi: Ameliyat sonrası direk olarak üretral sfinkter kasılmasına yol açarak

uzamış idrar retansiyonuna yol açabilir.

Feokromasitoma: Opioidler endojen histamin salgıtarak katekolamin salınımını uyarabilirler.

Kodein, karaciğerde CYP2D6 enzimi ile aktif metaboliti olan morfine metabolize edilir. Eğer

hastada

enzim

yetersizliği

veya

tamamen

yokluğu

varsa

kesin

terapötik

etki

elde

edilemeyecektir. Tahminler Beyaz ırkın %7’sine kadar olan kısmında bu yetersizliğin olduğunu

göstermektedir. Eğer hasta ilacı yoğun ve ultra hızlı metabolize ediyorsa, bu durumda yaygın

reçetelendirilen dozda dahi olsa opioid toksisitesi yan etki gelişme risk artmıştır.

Bu hastalar kodeini morfine hızla dönüştürerek beklenen serum morfin seviyelerinin daha

yüksek olmasıyla sonuçlanabilir.

Opioid toksisitesinin genel semptomları konfüzyon, uyuşukluk hali, yüzeyel solunum, küçük

pupil, bulantı, kusma, konstipasyon, iştahsızlığı içermektedir. Kötü vakalarda hayatı tehdit eden

ve çok nadiren ölümcül olan dolaşım ve solunum depresyonu semptomlarını da içerebilir

Aşağıda farklı toplumlarda çok hızlı metabolize edenlerin prevalans tahmini yer almaktadır:

Toplum

Prevalans %

Afrikalı / Etiyopyalı

Afrika Amerikan

%3.4 - %6.5

Asya

%1.2 - %2

Beyaz ırk

%3.6 - %6.5

Yunan

Macar

%1.9

Kuzey Avrupa

%1- %2

Kodein, karaciğerde CYP2D6 enzimi aracılığı ile metabolize olduğundan CYP2D6 enzimini

inhibe eden ilaçlar ile birlikte kullanıldığında bu metabolizasyon inhibe olabilir veya tamamen

durabilir.

Yaşlılarda: Yaşlılarda ilacın eliminasyonu azalabileceğinden doz konusunda dikkatli olunmalı,

etkili en düşük doz kullanılmalıdır.

Çocuklarda: 14 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. 14 yaş ve üzeri çocuklarda

kodein kullanımı apne, solunum depresyonu ve pediyatrik ölümlere neden olabileceği için

yarar-risk değerlendirmesi yapılarak dikkatli kullanılmalıdır.

Nöromusküler bozuklukları; şiddetli kardiyak ya da solunum bozuklukları; üst solunum veya

akciğer enfeksiyonları; çoklu travma veya uzamış operasyon işlemleri haiz solunumu risk

altında olan çocuklarda kodein kullanımı önerilmez.

Mono amin oksidaz inhibitörü (MAOI) alan hastalara petidin veya olası diğer analjezik opioid

uygulaması çok ciddi ve bazen ölümcül reaksiyonlarla ilişkilidir. Eğer kodein kullanımı gerekli

görülürse, MAOI alan veya 14 gün içinde kesilmiş olan hastalar yakından takip edilmelidir.

Kodein tedavisi sürerken alkol alımından kaçınılmalıdır.

APRANAX PLUS film tablet, 86.30 mg laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz

intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan

hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Hidantoin, sulfonamid ya da sulfonilüreler gibi proteinlere yüksek oranda bağlanan ilaçları alan

kişilerde naproksen sodyum bu ilaçları protein bağlarından koparıp kendi yerleşeceğinden

onların etkisini güçlendirebilir. Böyle durumlarda gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır. Aynı

şekilde,

oral

antikoagülan

alanlarda

dikkat

edilmelidir.

(Antikoagülan

dozunun

yeniden

ayarlanması

gerekebilir).

NSAİİ’ler

antikoagulan

etkileri

arttırabildiğinden,

NSAİİ’lerin

varfarin ya da heparin gibi antikoagulanlarla birlikte kullanımı, direkt bir medikal gözetim

altında olmadıkça güvenli görülmemektedir (Bkz. Bölüm 4.4).

Naproksen sodyum tedavisine, sürrenal fonksiyon testlerinden 48 saat önce geçici olarak ara

verilmesi önerilir. 17- ketosteroid testlerinin sonuçlarını karıştırabilir. Aynı şekilde idrarla 5

HİAA (5- hidroksi-indol-asetik asit) testlerini de etkileyebilir.

Probenesid, naproksen sodyum ile birlikte verilirse, naproksen sodyum’un yarılanma ömrü

belirgin olarak artar. Metotreksat ile birlikte kullanılırsa metotreksat’ın tübüler ekskresyonu

azalacağından toksisitesi artabilir. Bu bakımdan dikkatle kullanılmalıdır.

Propranolol

diğer

beta

blokörlerin

antihipertansif

etkisini

azaltabilir.

Furosemid’in

natriüretik etkisinin bazı nonsteroidal antienflamatuar ilaçlarla inhibe olduğu bildirilmiştir.

Renal lityum klerensinin inhibisyonu suretiyle plazma lityum konsantrasyonu %40’a kadar

artabilir. Bu nedenle NSAİİ’ler ve lityum birlikte verildiğinde hasta lityum toksisitesi yönünden

dikkatle izlenmeli ve lityum dozu ayarlanmalıdır.

Bütün nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, ADE (angiotensin I - dönüştüren enzim) inhibitörleri

veya anjiotensin II reseptör antagonistleri ile birlikte kullanılması, antihipertansif etkilerinde

bir azalmaya neden olabilir. Bu nedenle söz konusu kombinasyon dikkatli uygulanmalıdır ve

özellikle yaşlılarda olmak üzere hastaların kan basınçları periyodik olarak takip edilmelidir.

Naproksen ve diğer NSAİ ilaçlar ADE inhibitörlerinin kullanımıyla ilişkili renal bozukluk

riskini artırabilir.

Naproksen’in

zidovudine

metabolizmasını

etkileyerek

plazma

zidovudine

düzeylerini

yükselttiğini

in-vitro

çalışmalar

göstermiştir.

nedenle

zidovudine

dozları

dikkatle

ayarlanmalıdır.

Zidovudine ile birlikte NSAI ilaçlar verildiğinde artmış hematolojik toksisite

riski mevcuttur. Zidovudine ile ibuprofeni aynı anda alan HIV (+) hemofilik hastalarda artmış

hemartroz ve hematom riski kanıtı mevcuttur.

Siklooksijenaz-2

selektif

inhibitörleri

dahil

diğer

analjezikler:

Advers

etki

riski

artabileceğinden

daha

fazla

NSAİİ

(Aspirin

dahil)’in

birlikte

kullanımından

kaçınılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Diüretik etki azalmış olacağından, naproksen ve diüretikler birlikte kullanıldığında dikkatli

olunmalıdır.

etkilerini

renal

prostaglandin

sentezini

azaltarak

gösterirler.

Diüretikler

NSAİİ’lerin nefrotoksisite riskini arttırabilir.

NSAİİ’ler

kardiyak

glikozidlerle

uygulandığında,

kardiyak

yetmezliği

şiddetlendirebilir,

glomeruler filtrasyon hızını azaltabilir, plazma kardiyak glikozid seviyelerini arttırabilir.

Tüm NSAİİ’lerde olduğu gibi siklosporinle birlikte kullanıldığında, artmış nefrotoksisite

riskinden dolayı dikkatli olunması gerekir.

Metokreksat: NSAİİ’ler tavşan böbrek kesitlerinde metotreksat akümülasyonunu rekabete

dayalı inhibe ettiği bildirilmiştir. Bu durum bunların metotreksat toksisitesini arttırabileceğini

gösterir. NSAİİ’ler ile metotreksatın eş zamanlı kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Tiklopidin: İlave trombosit fonksiyon inhibisyonundan dolayı NSAI ilaçlar tiklopidin ile

kombine edilmemelidir.

Varfarin ile NSAİİ’lerin Gİ kanamalar üzerindeki etkisi sinerjik özelliktedir. Yani bu iki ilacı

birlikte kullanan hastaların ciddi Gİ kanama geçirme riski, bu ilacı tek başına kullanan hastalara

göre daha yüksektir.

NSAİİ’ler mifepristonun etkisini azaltabileceğinden mifepriston uygulamasından sonra 8-12

gün boyunca NSAİİ’ler kullanılmamalıdır.

Klopidogrel: Deneysel çalışmalar klopidogrelin, naproksenle indüklenen gastrointestinal kan

kaybını arttırdığını göstermiştir. Bu durum bütün NSAİ ilaçlar için geçerlidir.

Diğer

NSAİİ’lerde

olduğu

gibi

kortikosteroidlerle

birlikte

uygulandığında,

artmış

gastrointestinal ülserasyon ya da kanama riskinden dolayı dikkatli olunmalıdır.

Hayvan çalışmalarından elde edilen veriler, NSAİİ’lerin kinolon antibiyotikleri ile ilişkili

konvülsiyon

riskini

arttırabileceğini

göstermiştir.

Kinolon

kullanan

hastalar

konvülsiyon

gelişmesi ile ilgili artmış risk altında olabilir.

Bazı antasidlerin (magnezyum oksit veya alüminyum hidroksit) ve sükralfatın bir arada

verilmesi naproksenin emilimini geciktirebilir.

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, naproksen ile aspirinin bir arada verilmesi yan etkilerde

potansiyel artış nedeniyle önerilmemektedir.

Selektif

serotonin

geri

alım

inhibitörleri

NSAİİ’ler

kombine

edildiklerinde

artmış

gastrointestinal kanama riski vardır. Söz konusu ilaçların NSAİİ’ler ile birlikte kullanımlarında

dikkatli olunmalıdır

Antiplatelet ajanlar ile NSAİİ’ler birlikte kullanıldığında, gastrointestinal kanama riski artar.

NSAİİ’ler takrolimus ile birlikte verildiğinde, muhtemel nefrotoksisite riski mevcuttur

Kodein; Monoamin oksidaz sınıfından olan ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla

etkileşim ve geçimsizlik yaptığından bu ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Monoamin oksidaz

inhibitörleri kullanırken veya monoamin oksidaz inhibitörünü kestikten 2 hafta sonrasına kadar

kodein

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Narkotik

analjezikler,

alkol,

genel

anestezikler,

trankilizanlar,

sedatif

hipnotikler,

antihistaminikler,

iskelet-kas

gevşeticilerinin

etkilerini

arttırıp santral sinir sistemi depresyonuna neden olabilir.

Kodein, alkolün etkisini potansiyelize edebilir.

GİS ilaçlarından antikolinerjiklerle (atropin) birlikte kullanım paralitik ileusa yol açabilen ciddi

konstipasyon riskine ve/veya üriner retansiyona neden olabilir. Metoklopramid ve domperidon

ile birlikte kullanım Gİ aktivite üzerindeki etkiyi antagonize edebilir.

Antidiyareik

ilaçlar

(loperamid,

kaolin)

birlikte

kullanım

ciddi

konstipasyon

riskini

artırabilir.

Anestezikler, antipsikotikler: Sedatif ve hipotansif etki artabilir.

Antiaritmikler:

Kodein

meksiletin’in

absorbsiyonunu

geciktirebilir.

Kodeinin

analjezik

aktivitesi kodein metabolizmasını etkileyen quinidin tarafından anlamlı şekilde bozulma

eğilimindedir.

Antihistaminikler: Sedatif özellikli antihistaminiklerle kodeinin birlikte uygulanması santral

sinir sistemi depresyonu ve/veya solunum depresyonu ve/veya hipotansiyon artışına neden

olabilir.

Anksiyolitikler ve hipnotikler: Sedatif etkisine katkıda bulunur.

Domperidone

metaclopramide:

Kodein,

sisaprid,

metaclopramide

domperidonun

gastrointestinal aktiviteye etkisini antagonize eder.

Sodium oksibat: Sodyum oksibat ve kodeinin aynı anda uygulanması santral sinir sistemi

depresyonu ve/veya solunum depresyonu ve/veya hipotansiyon artışına neden olabilir.

Ülser iyileştirici ilaçlar: Simetidin, artmış plazma konsantrasyonu ile sonuçlanan kodein

metabolizma inhibisyonu yapabilir.

Laboratuvar

testleriyle

etkileşim:

Opioidler

Oddi

sfinkterinin

konstrüksiyonu

safra

kanallarında basınç artışına sebep olması ve gastrik boşalmada gecikme nedeniyle gastrik

boşalma çalışmalarını ve Tc 99m tekniğiyle yapılan hepatobiliyer görüntüleme çalışmalarını

etkileyebilir.

Trisiklik antidepresanlarla birlikte kodein kullanıldığında sedatif etki artabilir.

Antipsikotiklerle birlikte kodein kullanıldığında sedatif ve hipotansif etki artabilir.

Opioid antagonistleri (ör.: Buprenorfin, naltrekson, nalokson): Yoksunluk semptomlarını

başlatabilir.

Antihipertansif ilaçlarla birlikte kodein kullanıldığında hipotansif etki artabilir.

Kinidin: Analjezik etkiyi azaltabilir.

Farmakokinetik etkileşimler

Plazma

siprofloksasin

konsantrasyonu

azaldığından

opioidlerle

birlikte

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Ritonavir, kodein gibi opioid analjeziklerin plazma seviyelerini artırabilir.

Meksiletinin absorpsiyonunda gecikme olur.

Simetidin

opioid

analjeziklerin

metabolizmasını

inhibe

ederek

kodeinin

plazma

konsantrasyonunda artışa sebep olur.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

Pediyatrik Popülasyon

Pediyatrik popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi 1. ve 2. trimesterde

C

, 3. trimesterde

D

’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/ Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Hamile kalmayı planlayan kadınlarda kullanılmamalıdır.

Gebelik dönemi

Naproksen:

Naproksen

sodyum

için

gebeliğin

trimesterinde,

gebe

kadınlarda

kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

araştırmalar

üreme

toksisitesinin

bulunduğunu

göstermiştir.

İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Naproksen sodyum için gebeliğin 3. trimesterinde gebelik ve/veya fetus/yeni doğan üzerinde

zararlı farmakolojik etkileri bulunmaktadır.

Bu tür diğer NSAİ ilaçlarda olduğu gibi, Naproksen sodyum hayvanlarda doğumu geciktirebilir

ve fetus kardiovasküler sistemini etkiler (duktus arteriozusun kapanması). Bu nedenle çok

gerekmedikçe ilaç gebelikte kullanılmamalıdır. Naproksen sodyum’un gebelikte, özellikle ilk

ve üçüncü trimesterinde kullanımı, hastaya sağlayacağı yararlar ve getireceği risklerin gayet iyi

bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir.

APRANAX

PLUS

doğum

sırasında

önerilmemektedir,

çünkü

prostaglandin

sentezi

inhibisyonu etkileri yoluyla, fötus kan dolaşımını istenmeyen bir şekilde etkileyebilirler ve

uterus kasılmalarını inhibe edebilirler, böylece uterusta kanama riskini artırırlar.

Kodein:

APRANAX

PLUS’ın

gebe

kadınlarda

kullanımına

ilişkin

yeterli

veri

mevcut

değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz

Kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Kesinlikle

gerekli

ancak

risk/yarar

durumu

dikkatle

değerlendirildikten

sonra

hamilelerde kullanılmalıdır.

APRANAX

PLUS

gerekli

olmadıkça

(doktor

kesin

olarak

gerekli

görmedikçe)

gebelik

döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Naproksen anyonu, emziren annelerin sütünde, plazmada bulunan konsantrasyonun yaklaşık

%1 konsantrasyonunda bulunmuştur. Prostaglandinleri inhibe eden ilaçların yeni doğanlar

üzerindeki

olası

istenmeyen

etkileri

nedeniyle,

emziren

annelerde

kullanılması

önerilmemektedir.

Kodein; anne sütü aracılığı ile bebeğe geçtiğinden emziren anneler kodein kullanmamalıdır.

Kodein emziren annelerde kontrendikedir.

Apranax Plus laktasyon döneminde kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Naproksen kadınlarda üreme yeteneğini azaltabilir (Bkz. Bölüm 4.4)

Siklooksijenaz / prostaglandin sentezini inhibe eden ilaçların ovulasyon üzerine etkisiyle kadın

doğurganlığını azalttığına dair göstergeler mevcuttur.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Kodein sedasyon yapabilir ve makine ve araç kullanımında etkili olabilecek bulanık ve çift

görme gibi görsel problemlere yol açabilir. Etkilenme olursa, kişiler araç sürmemeli, makine

kullanmamalıdır.

Alkolün etkisi opioid kullanımı ile artabilir.

Naproksen

uyuklama

baş

dönmesine

neden

olabilir.

Bazı

durumlarda

olay

araç

kullanımını etkileyebilir, makine kullanımında tehlike yaratabilir.

4.8 İstenmeyen etkiler

İlaca bağlı olduğu kabul edilen advers reaksiyonlar aşağıda listelenmiştir:

Sıklıklar şu şekilde tanımlanır: çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın

olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100); seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); çok seyrek (< 1/10.000),

bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Naproksen

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın: Ekimoz, trombosit agregasyonunda azalma, uzamış kanama zamanı

Seyrek:

Granülositopeni,

aplastik

anemi,

hemolitik

anemi,

lökopeni,

trombositopeni,

hemoglobin ve/veya hematokrit değerlerinde düşme, nötropeni, eozinofili

nötropeni, agranülositoz.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek: Anaflaktoid reaksiyonlar

Bilinmiyor: Döküntü, ürtiker, kaşıntı, nefes almada güçlük, artmış terleme veya ateş basması

gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Seyrek: İştah azlığı

Psikiyatrik hastalıklar

Seyrek: Depresyon, uyku bozukluğu, uykusuzluk, halüsinasyon, sinirlilik, öfori, konsantrasyon

yeteneğinde azalma, kognitif disfonksiyon, .

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Sersemlik hissi, uyuşukluk, baş dönmesi, ışığa hassasiyet, baş ağrısı

Seyrek:

Konvülsiyonlar,

anjionörotik

ödem,

aseptik

menenjit

(özellikle

sistemik

lupus

eritematozus ve karışık bağ dokusu hastalığını içeren otoimmün hastalığı mevcut hastalarda;

boyun tutulması, bulantı, kusma, baş ağrısı, ateş, dezoryantasyon semptomları ile görülen)

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan: Görmede bulanıklık

Seyrek: Korneal bulanıklık, papillit, retrobulbal optik nörit, papilödem

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın: Kulak çınlaması

Yaygın olmayan: Duyma bozukluğu (vertigo, duymada zorluk)

Kardiyak hastalıkları

Yaygın olmayan: Çarpıntı

Seyrek: Kan basıncı yüksekliği, kalp yetmezliği

Vasküler hastalıklar

Seyrek: Vaskülit

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın: Dispne

Seyrek: Pulmoner ödem, astım, eozinofilik pnömoni

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın: Mide yanması, bulantı, epigastrik bölgede veya karında rahatsızlık hissi, konstipasyon.

Yaygın olmayan: Kusma, gastrointestinal bölgeden olan kan kaybı, peptik ülser, stomatit

(nadiren ülseratif), susama hissi, dispepsi, diyare.

Seyrek: Perforasyon, non-peptik ülser, kolit, özefajit, hematemez, pankreatit, ağız kuruluğu

hissi, boğaz irritasyonu.

Bilinmiyor:

Gastrit,

obstrüksiyon,

konstipasyon,

ülseratif

kolit

Crohn

hastalığında

şiddetlenme

Hepato-bilier hastalıklar

Seyrek:

Fatal

hepatit,

sarılık,

anormal

karaciğer

fonksiyonları,

karaciğer

enzimlerinde

yükseklik

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Ekimoz, prurit, dermatit, purpura, ciltte lekelenme

Seyrek: Terleme, saç dökülmesi ve toksik epidermal nekroliz, eritema multiforme, Stevens-

Johnson sendromuna bağlı olarak bülloz reaksiyonlar, eritema nodozum, liken planus, püstüler

reaksiyonlar,

, foliküler ürtiker, fotoalerjik duyarlılık reaksiyonları, anjiyonörotik ödem,

karmaşık ilaç erupsiyonu, prurit, ürtiker, ekimoz, purpura, terlemeyi içeren döküntüler.

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Seyrek:Kas zayıflığı

Bilinmiyor: Miyalji, sistemik lupus eritematozus

Üreme sistemi ve meme bozuklukları

Bilinmiyor: Kadın infertilitesi

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Seyrek: Hematüri, intertisyal nefrit, nefrotik sendrom, böbrek yetmezliği, renal papiller nekroz,

serum kreatinin yükselmesi

Gebelik, puerperiyum durumları ve perinatal hastalıklar

Yaygın olmayan: Kadında kısırlık

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Periferal ödem

Yaygın olmayan: Terleme,

Seyrek: Pireksi (üşüme hissi ve ateşlenme), keyifsizlik, yorgunluk

Bilinmiyor: Halsizlik

Kodein

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş dönmesi, ışığa hassasiyet, sedasyon, somnolans

Bilinmiyor: Beyin omurilik sıvısı basınç artışı, nöbet

Vasküler hastalıkları

Bilinmiyor: Hipotansiyon

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın: Konstipasyon, bulantı, kusma

Bilinmiyor: Barsak obstrüksiyonu, pankreatit

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın: Dispne

Bilinmiyor: Solunum depresyonu

Araştırmalar

Yaygın olmayan: Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik, serum kreatinin düzeyinde artış,

hiperkalemi

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonların

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta:tufam@titck.gov.tr; tel:0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

Naproksen sodyum

Semptomlar

Baş ağrısı, konvülsiyon, koma, pirozis, bulantı, kusma, epigastrik ağrı, Gİ kanama, nadiren

diyare, dezoryantasyon, eksitasyon, uyuşukluk, sersemlik, kulak çınlaması, baygınlık. Önemli

zehirlenme vakalarında, akut böbrek yetmezliği ve karaciğer hasarı oluşması mümkündür.

Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç alımı sonrası solunum depresyonu ve koma görülebilir

ancak bu durum nadir olarak görülür.

Bir naproksen sodyum doz aşımı vakasında, hipotrombinemiye bağlı protrombin zamanında

geçici uzama K vitaminine bağlı pıhtılaşma faktörlerinin selektif inhibisyonuna bağlı olabilir.

Birkaç hastada nöbetler görülmüştür ancak bunların naproksen ile ilgili olup olmadığı net

değildir.

Naproksen

sodyumun

hangi

dozunun

hayatı

tehdit

edici

nitelikte

olduğu

bilinmemektedir.

Tedavi

Hastalar gerekirse semptomatik olarak tedavi edilmelidir. Toksik olabilecek miktarda dozlar

alındıktan sonraki 1 saat içinde aktif kömür düşünülmelidir. Alternatif olarak yetişkinlerde

hayatı tehdit edici miktarda aşırı dozlar alındıktan sonraki 1 saat içinde gastrik lavaj göz önünde

bulundurulmalıdır.

İyi idrar çıkışı garanti edilmelidir.

Böbrek ve karaciğer fonksiyonları yakından takip edilmelidir.

Toksik

olabilecek

miktarda

dozlar

alındıktan

sonra,

hastalar

dört

saat

boyunca

gözlemlenmelidir.

Sık sık olan ya da uzun süreli konvülsiyonlar intravenöz diazepam ile tedavi edilmelidir.

Diğer önlemler hastanın klinik durumuna göre alınmalıdır.

Naproksen sodyum proteinlere yüksek oranda bağlandığından, hemodiyaliz plazma naproksen

sodyum konsantrasyonlarını düşürmez. Ancak naproksen almış olan ve renal yetmezliği

bulunan bir hastada hemodiyaliz yine de uygun olabilir.

Kodein

Semptomlar: Solunum depresyonunu da içeren santral sinir sistemi depresyonu gerçekleşebilir

fakat yüksek doz veya alkol dahil diğer sedatiflerle birlikte kullanılmazsa ciddi bir durum

olması muhtemel değildir. Göz bebekleri küçülebilir; bulantı ve kusma yaygındır. Hipotansiyon

ve taşikardi olabilir ama olması muhtemel değildir. Ağız kuruluğu, terleme ve ateş basması doz

aşımının

diğer

semptomlardır.

Yüksek

kodein

sedasyon

veya

heyecan

yaratabilir,

çocuklarda konvulsiyonlar gelişebilir.

Kodeinin aşırı dozları ile oluşan solunum depresyonuna ve komaya karşı destek tedavi yanında

spesifik antagonist naloxon hidroklorür i.v, s.c veya i.m kullanılabilir. Hasta monitorize

edilmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Opioidlerin opioid olmayan analjezikler ile kombinasyonları

ATC Kodu: N02AJ

Etki mekanizması

Naproksen sodyum antiinflamatuar ve antipiretik etkiye sahip non-narkotik bir analjeziktir.

Naproksen

sodyum

(2-naftalenasetik

asit,

6-metoksialfametil,

sodyum)

nonsteroid

antienflamatuar ilaçların arilasetik asit grubundandır.

Antiinflamatuar

etkisini

adrenalektomili

hayvanlarda

bile

gösterir.

durum

etki

mekanizmasının hipofiz-adrenal yolu ile gerçekleşmediğini göstermektedir. Diğer nonsteroid

analjezik antiinflamatuar ilaçlar gibi Naproksen sodyum da prostaglandin sentezini inhibe eder.

Naproksen sodyum bir santral sinir sistemi depresanı değildir ve metabolizma enzimlerini

aktive etmez.

Kodein güçlü analjezik etkisi yanında santral sinir sistemini deprese eden opioid analjeziktir.

Santral sinir sistemi opioid reseptörleri üzerine agonist etki gösterir. Ortaya çıkan farmakolojik

etkiler siklik AMP gibi bazı ikinci mesajcılar üzerinden gerçekleşir. Siklik adenozin monofosfat

adenilat siklaz enzimi tarafından sentezlenen ikinci bir mesajcıdır. Opioid reseptörleri bu ikinci

mesajcıya

G-protein

aracılığı

bağlanırlar.

Opioidin

reseptöre

bağlanması,

G-protein

kompleksi üzerinde bulunan guanozin difosfatın, guanozin trifosfat ile değişimini stimüle eder.

Opioid agonistleri adenilat siklazı etkin bir şekilde inhibe ederek inrtasellüler adenozin

monofosfat düzeyini düşürürler. Diğer araştırmalar mü, delta ve kappa reseptörlerinin iyon

kanalları ile ilişkili olduklarını ve katyonların hücre içine girişini kontrol ettiklerini ortaya

koymuştur.

5.2

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim

Naproksen sodyum suda kolay erir ve oral olarak alındıktan sonra gastrointestinal

kanaldan süratli ve tam olarak emilir. Bu hızlı ve tam emilim sonucu ağrının giderilmesi

alındıktan 20 dakika sonra belirgin bir şekilde başlar.

Kodein, ağız yolundan alınımını takiben iyi ve tam olarak emilir. 15-30 dakika sonra

analjezik etkisi başlar ve bu etki 4-6 saat devam eder.

Dağılım

Naproksen doruk plazma düzeyine 1-2 saatte ulaşır ve normalde 4-5 dozdan sonra bu

doruk düzey sabit hale gelir. Ortalama plazma yarı ömrü yaklaşık 13 saattir ve tedavi

dozlarında % 99’dan fazlası plazma proteinlerine bağlanır.

Kodein, doruk plazma konsantrasyonuna 1 saat sonra ulaşır.

Biyotransformasyon

Naproksenin %30’u karaciğerde 6.0 desmetil naproksene dönüşür.

Kodein, büyük oranda karaciğerde metabolize olur.

Eliminasyon

Verilen dozun yaklaşık %95’i Naproksen, 6-0 dezmetil Naproksen veya konjugatları

şeklinde

idrarla

atılır.

Atılım

oranı,

ilacın

plazmadan

kaybolma

oranına

aynen

uymaktadır.

Norkodein, serbest ve konjuge morfin olarak idrarla atılır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Naproksen sodyum:

Yaş ve cinsiyet

Naproksen sodyum ile herhangi bir pediyatrik çalışma gerçekleştirilmediğinden çocuklarda

naproksen sodyumun güvenilirliği gösterilmemiştir.

Böbrek yetmezliği

Naproksen

sodyum

farmakokinetiği

böbrek

yetmezliği

hastalarda

gösterilmemiştir.

Naproksenin

metabolize

olup

metabolitlerinin

böbreklerle

atıldığı

bilgisine

dayanarak

naproksen metabolitlerinin böbrek yetmezliği varlığında birikme potansiyeli söz konusudur.

Ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda naproksen’in eliminasyonu azalır. Naproksen içeren

ürünler orta-ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda önerilmemektedir (kreatinin klerensi< 30

ml/dak)

Kodein fosfat:

Yaş ve cinsiyet

Kodein çocuklarda kullanılmamalıdır.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Naproksen

Karsinojenite:

Naproksen yemekle birlikte SpragueDawley ratlara 24 ay boyunca 8, 16 ve 24 mg/kg/gün

dozunda uygulanmıştır. Naproksen ratlarda karsinojen değildir.

Mutajenite:

Mutajenite, Salmonella typhimurium (5 hücre dizisi), Sachharomyces cerevisisae (1 hücre

dizisi) ve fare lenfoma testlerinde görülmemiştir.

Fertilite:

Naproksen, erkek ratlara 30 mg/kg/gün ve dişi ratlara 20 mg/kg/gün dozlarında oral yoldan

uygulandığında ratların fertilitesini etkilememiştir.

Teratojenite:

Naproksen,

tavşan

organogenezisi

sırasında

mg/kg/gün

dozunda

oral

yoldan

uygulandığında teratojen değildir.

Perinatal/Postnatal üreme:

2, 10 ve 20 mg/kg/gün dozlarında oral yoldan naproksenin 3. Trimester boyunca gebe ratlara

uygulanması zorlu doğumla sonuçlanmıştır. Bu sonuç bu tür bileşiklerin bilinen etkisidir ve

aspirin ve indometazin ile gebe ratlarda gösterilmiştir.

Oral letal doz (LD

Sıçanlarda 543 mg/kg

Farelerde 1234 mg /kg

Hamsterlerde 4110 mg/kg

Kodein

LD50 (oral) sıçan 427 mg/kg

LD50 (intravenöz) sıçan 75 mg/kg

LD50 (subkutan) sıçan 229 mg/kg

Kodein fosfat

LD50 (oral) sıçan 266 mg/kg

LD50 (intravenöz) sıçan 54 mg/kg

LD50 (subkutan) sıçan 365 mg/kg

LD50 (intramusküler) sıçan 208 mg/kg

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1 Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mikrokristalin selüloz (Tip 101)

Krospovidon (Kollidon CL)

Povidon K-30

Talk

Koloidal silikondioksit (200)

Magnezyum stearat

Opadry II 33G23819

6.2 Geçimsizlikler

Bildirilmemiştir.

6.3 Raf ömrü

36 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği

10 ve 20 tabletlik Al-PVC/PE/PVDC blister ambalajlarda.

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler yada atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Reşitpaşa Mahallesi Eski Büyükdere Cad. No:4 34467

Maslak / Sarıyer / İSTANBUL

Tel: 0212 366 84 00

Faks: 0212 276 20 20

8. RUHSAT NUMARASI

226/84

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 11.11.2010

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ