APRANAX

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • APRANAX 275 MG 20 FILM KAPLITABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • APRANAX 275 MG 20 FILM KAPLITABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • naproxen

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699514091516
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 25-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

APRANAX SEMİPLUS film tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Etkin madde:

Naproksen sodyum

275 mg

Kodein fosfat içerir.

30 mg

Yardımcı maddeler

Laktoz monohidrat

86.30 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film Tablet.

APRANAX SEMİPLUS film tabletler

turuncu renkli, oblong, bikonvekstir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

Osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit belirti ve bulgularının tedavisi ile akut gut

artriti, akut kas iskelet sistemi ağrıları, postoperatif ağrı ve dismenore tedavisinde endikedir.

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Jinekolojik endikasyonlarda: Uterus relaksasyonu ve analjezi amacıyla: Başlangıçta 2

tablet, daha sonra 8 saatlik aralarla 1 tablet.

Akut Gut’ta: İlk gün 2 tablet ile başlanır, 8 saat sonra 1 tablet daha verilir. Daha sonraki

günlerde 8 saatlik aralarla kriz geçinceye kadar 1 tablet şeklinde devam edilir.

Yetişkinlerde post-operatif ağrılar ve diğer ağrılarda:

Başlangıçta 1 tablet verilmeli, daha sonra 8 saatlik aralarla 1 tablet ile devam

edilmelidir.

Yetişkinlerde romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilitte:

Başlangıç tedavisi:

Genellikle 12 saatlik aralarla günde 2 defa alınan 1 tablettir.

1. Şiddetli gece ağrısı ve/veya sabah katılığı şikayetleri olanlarda.

2. Yüksek dozda kullanılan başka bir antiromatizmal ilaçtan APRANAX SEMİPLUS ’a

geçilmesi düşünüldüğü durumlarda,

3. Ağrının önde gelen belirti olduğu osteoartritli hastalarda, tedaviye günde 3 tablet ile

başlanmalı ve birkaç hafta devam edilmelidir.

İdame tedavisi: 12 saat aralarla alınan 1 tablet şeklinde yapılır. Günlük dozları hastanın

önce gelen şikayetlerine (gece ağrısı, sabah katılığı vb.) göre düzenlenir.

2

APRANAX SEMİPLUS idame tedavisinde günde 2 tabletlik sabah ve akşam verilen tek

dozlarla da etkindir.

Günlük naproksen dozu 1375 mg’ı ve kodein dozu 90 mg’ı aşmamalıdır.

Uygulama sıklığı ve süresi:

Tedavinin süresine hekim karar vermelidir.

Belirtilen tedavi süresinin tamamlanmasından sonra tedavinin devam edip etmeyeceği hekim

tarafından kontrol edilmelidir.

Uygulama şekli:

APRANAX SEMİPLUS film tablet yeterli miktarda sıvı ile birlikte alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Böbrek fonksiyonları bozuk olanlarda naproksen’e ait dozaj ayarlaması bildirilmemiştir ancak

dikkatle kullanılmalıdır ve bu hastalarda serum kreatinin ve/veya kreatin klerensinin izlenmesi

tavsiye edilmektedir.

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda naproksen’e ait dozaj ayarlaması

bildirilmemiştir ancak dikkatle kullanılmalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

Naproksen sodyum, 16 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.

Kodein, çocuklarda kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlılarda ilacın eliminasyonu azalabileceğinden doz konusunda dikkatli olunmalı, etkili en

düşük doz kullanılmalıdır.

4.3 Kontrendikasyonlar

Naproksen sodyuma ve kodeine aşırı duyarlı olanlarda kullanılmamalıdır.

Asetilsalisilik asit’e ve diğer nonsteroid antiinflamatuarlara karşı astım, rinit ve ürtiker gibi

allerjik reaksiyonlar gösteren hastalarda, bu grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar

oluşabileceğinden kullanılmamalıdır. Bu hastalarda naproksen sodyum tedavisi ile şiddetli

anaflaktik reaksiyonlar bildirilmiştir.

APRANAX SEMİPLUS, koroner arter by-pass greft (KABG) cerrahisinde, peri-operatif ağrı

tedavisinde kontrendikedir. (Bakınız, bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)

APRANAX SEMİPLUS, daha önceki NSAİ ilaç tedavisi ile ilişkili olarak geçirilmiş veya

halen aktif gastrointestinal kanama veya perforasyonu olan hastalarda, aktif veya geçirilmiş

tekrarlayan

peptik

ülser/hemorajisi

olan

hastalarda

(iki

veya

daha

fazla

kez,

ayrı

ayrı

kanıtlanmış ülser veya kanama) kontrendikedir.

3

Her ikisi de, plazmada naproksen iyonu olarak dolaşacağından, naproksen içeren preparatlarla

birlikte kullanılmamalıdır.

Şiddetli renal, hepatik yetmezlik ya da şiddetli kalp yetmezliği, akut solunum depresyonu,

paralitik obstrüktif hava yolu hastalıkları (Örn: Amfizem), astma, intrakranial basıncı arttıran

durumlar, akut alkolizm durumlarında kullanılmamalıdır.

Gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Naproksen sodyum:

Uyarılar

Genel

Alzheimer hastalığı riski olanlarda dikkatli kullanılması gerekmektedir

Kardiyovasküler etkiler

Kardiyovasküler Trombotik Olaylar

Çeşitli COX-2 selektif ve non-selektif NSAİİ’lerin üç yıl kadar süren klinik çalışmaları,

ölümcül olabilen ciddi kardiyovasküler (KV) trombotik olay, miyokard infarktüsü ve inme

riskinin arttığını göstermiştir. COX-2 selektif veya non-selektif tüm NSAİİ’ler benzer risklere

sahip olabilir. KV hastalığı veya KV risk faktörleri olduğu bilinen hastalar, daha fazla risk

altındadır. NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel KV riskinin en aza indirilmesi için, en

düşük etkili doz olası en kısa süreyle kullanılmalıdır. Hekimler ve hastalar daha önceden KV

semptomlar olmasa dahi bu tür semptomlara karşı hazırlıklı olmalıdır. Hastalar ciddi KV belirti

ve/veya bulgular ve bunlar ortaya çıktığı takdirde yapılacaklar hakkında bilgilendirilmelidirler.

Birlikte aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilişkili ciddi KV trombotik olay riskindeki

artışı azalttığına dair tutarlı kanıtlar yoktur. Aspirin ve NSAİİ’lerin birlikte kullanımı ciddi

gastrointestinal (Gİ) olayların gelişme riskini artırmaktadır. (Bakınız, bölüm 4.4 Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri)

Kardiyovasküler (KV) risk

NSAİİ’ler

ölümcül

olabilecek

trombotik

olaylar,

miyokard

infarktüsü

inme

riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı

olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

APRANAX

SEMİPLUS

koroner

arter

by-pass

cerrahisi

öncesi

ağrı

tedavisinde

kontrendikedir.

Gastrointestinal (GI) riskler

NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek

ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden

uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi GI

etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.

4

COX-2 selektif NSAİİ’nin KABG cerrahisinden sonra ilk 10-14 gündeki ağrı tedavisine ait iki

geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard infarktüsü ve inme insidansının arttığı bulunmuştur.

(bakınız, bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar)

Hipertansiyon

APRANAX SEMİPLUS’ın dahil olduğu NSAİİ’ler yeni hipertansiyon gelişimine veya var

olan hipertansiyonun kötüleşmesine neden olurlar ve bu rahatsızlıkların her biri KV olay

riskinin artmasına katkıda bulunabilmektedir. NSAİİ kullanırken, tiyazid veya loop diüretikleri

kullanan hastalarda, bu terapötiklere karşı verilen yanıt bozulabilir. APRANAX SEMİPLUS’ın

dahil

olduğu

NSAİİ’ler

hipertansiyonu

olan

hastalarda

dikkatli

kullanılmalıdır.

NSAİİ

tedavisine başlanırken ve tedavi süresince, kan basıncı (KB) yakından izlenmelidir.

Konjestif Kalp Yetmezliği ve Ödem

NSAİİ’leri alan bazı hastalarda, sıvı tutulması ve ödem gözlenmiştir. APRANAX SEMİPLUS,

sıvı tutulması veya kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Kalp yetmezliği, kalp fonksiyon bozukluğu, karaciğer fonksiyon bozukluğu ve hipertansiyon

da dahil olmak üzere sodyum kısıtlamasının söz konusu olduğu hastalarda kullanılırken

dikkatli olunmalıdır. 10 günden sonraki kullanımlarda bu risklerde artış olmaktadır.

Gastrointestinal Etkiler - Ülserasyon, Kanama ve Perforasyon Riski:

APRANAX SEMİPLUS’ın dahil olduğu NSAİİ’ler, ölümcül olabilen enflamasyon, kanama,

ülserasyon, mide, ince ve kalın barsak perforasyonu gibi ciddi gastrointestinal (Gİ) advers

olaylara neden olabilirler. Bu ciddi advers olaylar NSAİİ’ler ile tedavi edilen hastalarda

herhangi bir uyarıcı semptom olmadan veya uyarıcı semptomla birlikte, herhangi bir zamanda

gelişebilirler. NSAİİ tedavisi sırasında üst Gİ kanalda ciddi advers olay gelişen beş hastadan

yalnızca biri semptomatiktir. NSAİİ’lerin neden olduğu üst Gİ kanal ülserleri, yoğun kanama

ve perforasyon 3 ila 6 ay tedavi uygulanan hastaların yaklaşık % 1’inde ve 1 yıl tedavi olan

hastalarda yaklaşık % 2-4’ünde ortaya çıkmaktadır. Bu eğilim uzun süreli kullanımda devam

etmektedir ve tedavinin herhangi bir anında ciddi Gİ olay gelişme olasılığını artırmaktadır.

Ancak kısa süreli tedavi bile risksiz değildir.

NSAİİ’ler, önceden ülser veya gastrointestinal kanama hikayesi olan hastalarda çok dikkatli

reçetelenmelidir. Önceden peptik ülser ve/veya gastrointestinal kanama öyküsü olan ve NSAİİ

kullanan hastalarda, Gİ kanama riski bu risk faktörleri olmayan hastalara göre 10 kat artmıştır.

NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda, Gİ kanama riskini artıran diğer faktörler, beraberinde oral

kortikosteroid veya anti-koagülan kullanılması, uzun süreli NSAİİ kullanımı, sigara içilmesi,

alkol kullanımı, ileri yaş ve genel durum bozukluğudur. Ölümcül Gİ olaylara ait spontan

bildirimlerinin çoğu, yaşlı veya genel sağlık durumu kötü hastalara aittir, dolayısıyla bu hasta

gruplarının tedavisinde dikkatli olunmalıdır.

NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel Gİ olay riskinin en aza indirilmesi için en düşük

etkili doz, olası en kısa sürede kullanılmalıdır. Doktorlar ve hastalar NSAİİ kullanımı sırasında

gelişebilecek Gİ kanama ve ülserasyon belirti ve semptomlarına karşı hazırlıklı olmalıdırlar ve

eğer

ciddi

advers

olaydan

şüphelenirler

ise,

derhal

değerlendirmeye

tedaviye

başlanmalıdır. Bu yaklaşım ciddi Gİ advers olayın ortadan kalkmasına kadar NSAİİ’lerin

kesilmesi

olmalıdır.

Yüksek

riskli

hastalar

için

NSAİİ

içermeyen

alternatif

tedaviler

düşünülmelidir.

5

Renal Etkiler

NSAİİ’lerin uzun süre kullanımı renal papiller nekroza ve diğer böbrek hasarlarına neden olur.

Böbrek

perfüzyonunun

sağlanmasında

prostaglandinlerin

kompansatuar

etkinliği

olan

hastalarda da renal toksisite gözlenmiştir. Bu hastalarda non-steroid anti-inflamatuar ilaç

kullanımı, doza bağımlı olarak prostaglandinlerin yapımında azalmaya ve ikincil olarak böbrek

akımını

azaltarak

böbrek

dekompansasyonunun

açıkça

hızlanmasına

neden

olabilir.

Böbrek fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği olanlarda, diüretik ve ADE

inhibitörleri alanlarda ve yaşlı hastalarda bu reaksiyonun riski daha fazladır. NSAİİ tedavinin

kesilmesiyle, genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülür.

İlerlemiş Böbrek Hastalığı

APRANAX SEMİPLUS’ın ilerlemiş böbrek hastalığı olanlarda kullanımına dair herhangi bir

kontrollü klinik çalışma verisi yoktur. Bu nedenle APRANAX SEMİPLUS, ilerlemiş böbrek

hastalığı olanlarda önerilmemektedir. Eğer APRANAX SEMİPLUS mutlaka kullanılacaksa,

hastaların böbrek fonksiyonlarının yakın takibi uygundur.

Anafilaktoid Reaksiyonlar

Diğer NSAİİ’lerle olduğu gibi, APRANAX SEMİPLUS’a karşı daha önceden maruz kaldığı

bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabilir. APRANAX SEMİPLUS, aspirin

triyadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak nazal polipi olan

veya olmayan, rinit geçiren astım hastalarında veya aspirin veya diğer NSAİİ alımı sonrasında

potansiyel

olarak

ölümcül,

ciddi

bronkospazm

sergileyen

hastalarda

gelişir.

(bakınız,

KONTRENDİKASYONLAR

ÖNLEMLER

önceden

mevcut

astım).

Anafilaktoid

reaksiyon gelişen vakalarda acil müdahale düşünülmelidir.

Oküler etkiler

Çalışmalarda,

naproksen

uygulamasına

dayandırılabilecek

oküler

değişiklikler

gösterilmemiştir.

Nadir

olgularda,

papillit,

retrobulbar

optik

nörit

papilödem

gibi

istenmeyen oküler bozukluklar, naproksen dahil olmak üzere NSAİ ilaç kullananlar tarafından

bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla naproksen tedavisi

sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara oftalmolojik muayene yapılmalıdır.

Deri Reaksiyonları

APRANAX

SEMİPLUS

dahil

olmak

üzere,

NSAİİ’ler

ölümcül

olabilen

eksfoliyatif

dermatit, Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroz (TEN) gibi ciddi advers

cilt olaylarına neden olabilir. Bu ciddi olaylar, uyarı olmadan oluşabilir. Hastalar ciddi deri

rahatsızlığı belirti ve bulgularına karşı uyarılmalıdırlar ve deri döküntüsü veya diğer aşırı

duyarlık belirtilerinden birisi oluştuğunda ilaç kullanımı kesilmelidir.

Hamilelik

Hamileliğin son döneminde diğer NSAİİ’ler gibi naproksen sodyum da ductus arteriosus’un

erken kapanmasına neden olabileceği için, kullanımından kaçınılmalıdır.

Önlemler

Genel

APRANAX SEMİPLUS, kortikosteroidlerin yerine veya kortikosteroid yetersizliğinin tedavisi

için kullanılmaz. Kortikosteroidlerin aniden kesilmesi, hastalığın alevlenmesine yol açabilir.

Uzun

süre

kortikosteroid

tedavisi

almakta

olan

hastalarda

kortikosteroid

tedavisi

sonlandırılmak istenirse tedavi yavaşça azaltılmalıdır.

6

APRANAX

SEMİPLUS’ın

ateş

inflamasyonun

azaltılmasına

yönelik

farmakolojik

aktivitesi, enfeksiyöz olmayan, ağrılı olduğu öngörülen komplikasyonların belirlenmesine ait

tanısal bulguların kullanılabilirliğini azaltabilir.

Hepatik Etkiler

APRANAX

SEMİPLUS

dahil

olmak üzere, NSAİİ’leri

alan

hastaların %

15 kadarında,

karaciğer

testlerinin

veya

birden

fazlasında

sınırda

artışlar

olabilir.

laboratuar

anormallikleri tedavi müddetince ilerleyebilir, değişmeyebilir veya geçici olabilir. NSAİİ’lere

ait klinik çalışmalarda, hastaların yaklaşık % 1’inde ALT ve AST’de belirgin yükselmeler

(normal değerin üst sınırının üç veya daha fazla katı) bildirilmiştir. Ayrıca nadiren sarılık ve

ölümcül fulminan hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliğini içeren (bazıları fatal

sonuçlanan) nadir ciddi karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir.

APRANAX SEMİPLUS ile tedavi sırasında, bir hastada karaciğer disfonksiyonu geliştiğine

dair belirti ve/veya bulgular ortaya çıktığında veya anormal karaciğer testleri olanlarda, daha

ciddi karaciğer reaksiyonlarının gelişimine ait kanıtlar incelenmelidir. Karaciğer hastalığı ile

ilişkili klinik belirti veya bulgular ya da sistemik belirtiler (ör; eozinofili, deri döküntüsü, vs.)

ortaya çıkar ise, APRANAX SEMİPLUS tedavisi kesilmelidir.

Hematolojik Etkiler

APRANAX SEMİPLUS dahil olmak üzere, NSAİİ alan hastalarda bazen anemi gözlenebilir.

Bunun nedeni sıvı retansiyonu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya eritropoez üzerindeki tam

olarak tanımlanmamış etkilerdir. APRANAX SEMİPLUS dahil olmak üzere, uzun süreli

NSAİİ alan hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu gözlenirse hemoglobin ve

hematokrit değerleri kontrol edilmelidir.

NSAİİ’ler trombosit agregasyonunu inhibe eder ve bazı hastalarda kanama zamanının uzadığı

gösterilmiştir. Aspirinden farklı olarak, trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri kantitatif

olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bozuklukları olan veya anti-

koagülan alan hastalarda olduğu gibi, trombosit fonksiyonundaki değişikliklerden olumsuz

şekilde etkilenen ve APRANAX SEMİPLUS alan hastalar, dikkatlice takip edilmelidir.

Önceden mevcut astım

Astımı olan hastalarda, aspirine duyarlı astım olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan hastalarda

aspirin kullanımı, ölümcül olabilen ciddi bronkospazm ile ilişkilendirilmiştir. Bu tür aspirine

duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar arasında, bronkospazm

dahil,

çapraz

reaksiyon

bildirilmiş

olduğundan,

hastalarda

APRANAX

SEMİPLUS

uygulanmamalı ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Hastalar için bilgi

Hastalar

tedaviye

başlamadan

önce

ve

tedavi

sırasında

aşağıda

belirtilen

noktalar

tarafından bilgilendirilmelidir.

Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Naproksen sodyum, hastanede yatmaya hatta ölüme neden

olabilecek miyokard infarktüsü veya inme gibi ciddi KV yan etkilere neden olabilir.

Ciddi KV yan etkiler herhangi bir uyarı semptomu olmadan oluşabilmesine rağmen,

hastalar göğüs ağrısı, nefes darlığı, zayıflık, konuşmada bozulma gibi semptom ve

bulgular açısından dikkatli olmalı ve hastalığın göstergesi herhangi bir semptom veya

bulgu gözlemlediğinde hekimine danışmalıdır. Bu izlemin önemi açısından hastalar

7

bilgilendirilmelidir.

(Bakınız,

bölüm

Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri-

Kardiyovasküler etkiler)

Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Naproksen sodyum, Gİ rahatsızlığa ve nadiren de hastanede

yatmaya hatta ölüme neden olabilecek ülser ve kanama gibi ciddi Gİ yan etkilere neden

olabilir. Ciddi Gİ sistem ülserasyonu ve kanaması herhangi bir uyarı semptomu

olmadan

oluşabilmesine

rağmen,

hastalar

ülserasyon

kanamanın

semptom

bulguları açısından dikkatli olmalı ve epigastrik ağrı, dispepsi, melena ve hematemez

gibi hastalığın göstergesi herhangi bir semptom veya bulgu gözlemlediğinde hekimine

danışmalıdır. Bu izlemin önemi açısından hastalar bilgilendirilmelidir. (Bakınız, bölüm

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri- Gastrointestinal Etkiler - Ülserasyon, Kanama

ve Perforasyon Riski)

Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Naproksen sodyum, hastanede yatmaya hatta ölüme neden

olabilecek eksfoliyatif dermatit, SJS ve TEN gibi ciddi dermatolojik yan etkilere neden

olabilir. Ciddi deri reaksiyonları herhangi bir uyarı olmadan oluşabilmesine rağmen,

hastalar deri döküntüsü ve kabarcık, ateş semptom ve bulguları veya kaşıntı gibi

hipersensitivitenin diğer bulguları açısından dikkatli olmalı ve hastalığın göstergesi

herhangi bir semptom veya bulgu gözlemlediğinde hekimine danışmalıdır. Hastalarda

herhangi bir döküntü gelişirse hemen ilacı kesmeleri ve mümkün olduğunca çabuk

hekimine danışması tavsiye edilmelidir.

Açıklanamayan bir kilo artışı veya ödeme ait semptom ve bulguyu hastalar hızlıca

hekimlerine bildirmelidir.

Hastalar

hepatotoksisitenin

semptom

bulguları

açısından

bilgilendirilmelidir

(bulantı, yorgunluk, letarji, sarılık, sağ üst kadranda hassasiyet ve soğuk algınlığı

benzeri semptomlar). Bunlar oluştuğu takdirde, hastalar tedaviyi sonlandırmalı ve hızlı

medikal tedavi almalıdır.

Hastalar anafilaktik reaksiyonun bulguları açısından bilgilendirilmelidir (nefes almada

güçlük, yüz ve boğazın şişmesi). Bunlar oluştuğunda, hastaların hızlıca acil servise

gitmeleri konusunda uyarılmalıdır (Bakınız, bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri).

Gebeliğin son döneminde, diğer NSAİ ilaçlar gibi, naproksen sodyum alınmamalıdır

çünkü duktus arteriosusun erken kapanmasına neden olabilir.

Laboratuvar testleri

Herhangi

uyarı

semptomu

olmadan

ciddi

kanal

ülserasyonu

kanaması

oluşabileceğinden, hekimler Gİ kanama semptom ve bulgularını yakından izlemelidir. NSAİ

ilaçlarla uzun süreli tedavide olan hastalarda tam kan sayımı ve kimyasal profil düzenli olarak

takip edilmelidir. Karaciğer veya böbrek hastalığı ile uyumlu klinik semptom ve bulgular

gelişirse, sistemik belirtiler oluşursa (eozinofili, döküntü vb.) veya anormal karaciğer testleri

devam eder veya kötüleşirse, naproksen sodyum tedavisi kesilmelidir.

Kodein:

Kodein, diğer santral sinir sistemi depresanları alan hastalarda aditif etki oluşturabileceğinden

bu hastalarda dikkatli olunmalıdır.

Kodein morfin tipi ilaç bağımlılığı yapabilir. Özellikle uzun süreli kodein kullanımı sonrası

oluşabilecek bağımlılık ilaç kesilmesini takiben yorgunluk, sinirlilik gibi bulgular şeklinde

ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzun süreyle kullanılacaksa doktor gözetiminde alınmalıdır.

Kodein aşağıdaki durumlarda dikkatli kullanılmalıdır:

8

Opioidlerle

inhibitörlerinin

birlikte

kullanımında

eksitasyonu

veya

depresyonu olası riski mevcuttur.

Hipotiroidizm

Enflamatuvar barsak hastalığı: Kodein barsakta peristaltizmi azaltır, tonüsü artırır ve

kolon

basıncı

artabilir.

yüzden

divertikülit,

akut

kolit,

diare

ilişkili

pseudomembranöz kolit ve barsak cerrahi sonrası dikkatli kullanılmalıdır.

Konvülsiyonlar

İlaç süistimali veya bağımlılığı (alkolizm dahil)

Safra kesesi hastalığı veya safra taşı: Opioidler biliyer kontraksiyona neden olabilir.

Biliyer hastalıklarda mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.

Gastrointestinal

cerrahi:

motiliteyi

değiştirebileceğinden

opioidler

katekolamin

salımını stimüle edebilir.

Prostat hipertrofisi

Adrenokortikal yetmezlik (Addison hastalığı)

Hipotansiyon ve şok

Miyasteniya gravis

Solunum fonksiyonlarında azalma veya astma öyküsü

Karaciğer yetmezliği eğer şiddetli ise kodein hepatik koma oluşumunu kolaylaştırabilir.

Üriner sistem cerrahisi: Ameliyat sonrası direk olarak üretral sfinkter kasılmasına yol açarak

uzamış idrar retansiyonuna yol açabilir.

Feokromasitoma: Opioidler endojen histamin salgıtarak katekolamin salınımını uyarabilirler.

Kodein, karaciğerde CYP2D6 enzimi aracılığı ile metabolize olduğundan CYP2D6 enzimini

inhibe eden ilaçlar ile birlikte kullanıldığında bu metabolizasyon inhibe olabilir veya tamamen

durabilir.

Yaşlılarda: Yaşlılarda ilacın eliminasyonu azalabileceğinden doz konusunda dikkatli olunmalı,

etkili en düşük doz kullanılmalıdır.

Çocuklarda:

Çocuklarda kullanılmamalıdır.

APRANAX SEMİPLUS film tablet, 86.30 mg laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz

intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan

hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Hidantoin, sulfonamid ya da sulfonilüreler gibi proteinlere yüksek oranda bağlanan ilaçları

alan kişilerde naproksen sodyum bu ilaçları protein bağlarından koparıp kendi yerleşeceğinden

onların etkisini güçlendirebilir. Böyle durumlarda gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır. Aynı

şekilde,

oral

antikoagülan

alanlarda

dikkat

edilmelidir.

(Antikoagülan

dozunun

yeniden

ayarlanması gerekebilir).

Probenesid, naproksen sodyum ile birlikte verilirse, naproksen sodyum’un yarılanma ömrü

belirgin olarak artar. Metotreksat ile birlikte kullanılırsa metotreksat’ın tübüler ekskresyonu

azalacağından toksisitesi artabilir. Bu bakımdan dikkatle kullanılmalıdır.

9

Propranolol

diğer

beta

blokörlerin

antihipertansif

etkisini

azaltabilir.

Furosemid’in

natriüretik etkisinin bazı nonsteroidal antienflamatuar ilaçlarla inhibe olduğu bildirilmiştir.

Renal lityum klerensinin inhibisyonu suretiyle plazma lityum konsantrasyonu artabilir. Bu

nedenle NSAİİ’ler ve lityum birlikte verildiğinde hasta lityum toksisitesi yönünden dikkatle

izlenmelidir.

Naproksen sodyum tedavisine, sürrenal fonksiyon testlerinden 48 saat önce geçici olarak ara

verilmesi önerilir. 17- ketosteroid testlerinin sonuçlarını karıştırabilir. Aynı şekilde idrarla 5

HİAA (5- hidroksi-indol-asetik asit) testlerini de etkileyebilir.

Bütün nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, ADE (angiotensin I - dönüştüren enzim) inhibitörleri

ile birlikte kullanılması, antihipertansif etkilerinde bir azalmaya neden olabilir. Bu nedenle söz

konusu kombinasyon dikkatli uygulanmalıdır ve özellikle yaşlılarda olmak üzere hastaların kan

basınçları periyodik olarak takip edilmelidir.

Naproksen’in

zidovudine

metabolizmasını

etkileyerek

plazma

zidovudine

düzeylerini

yükselttiğini

in-vitro

çalışmalar

göstermiştir.

nedenle

zidovudine

dozları

dikkatle

ayarlanmalıdır.

NSAİİ’ler antikoagulan etkileri arttırabildiğinden, NSAİİ’lerin varfarin ya da heparin gibi

antikoagulanlarla birlikte kullanımı, direkt bir medikal gözetim altında olmadıkça güvenli

görülmemektedir.

Siklooksijenaz-2

selektif

inhibitörleri

dahil

diğer

analjezikler:

Advers

etki

riski

artabileceğinden

daha

fazla

NSAİİ

(Aspirin

dahil)’in

birlikte

kullanımından

kaçınılmalıdır.

Diüretik etki azalmış olacağından, naproksen ve diüretikler birlikte kullanıldığında dikkatli

olunmalıdır.

etkilerini

renal

prostaglandin

sentezini

azaltarak

gösterirler.

Diüretikler

NSAİİ’lerin nefrotoksisite riskini arttırabilir.

NSAİİ’ler

kardiyak

glikozidlerle

uygulandığında,

kardiyak

yetmezliği

şiddetlendirebilir,

glomeruler filtrasyon hızını azaltabilir, plazma kardiyak glikozid seviyelerini arttırabilir.

Tüm

NSAİİ’lerde

olduğu

gibi

siklosporinle

birlikte

kullanıldığında,

artmış

nefrotoksisite

riskinden dolayı dikkatli olunması gerekir.

Metokreksat: NSAİİ’ler tavşan

böbrek kesitlerinde metotreksat akümülasyonunu rekabete

dayalı inhibe ettiği bildirilmiştir. Bu durum bunların metotreksat toksisitesini arttırabileceğini

gösterir. NSAİİ’ler ile metotreksatın eş zamanlı kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Varfarin ile NSAİİ’lerin Gİ kanamalar üzerindeki etkisi sinerjik özelliktedir. Yani bu iki ilacı

birlikte kullanan hastaların ciddi Gİ kanama geçirme riski, bu ilacı tek başına kullanan

hastalara göre daha yüksektir.

NSAİİ’ler mifepristonun etkisini azaltabileceğinden mifepriston uygulamasından sonra 8-12

gün boyunca NSAİİ’ler kullanılmamalıdır.

Diğer

NSAİİ’lerde

olduğu

gibi

kortikosteroidlerle

birlikte

uygulandığında,

artmış

gastrointestinal ülserasyon ya da kanama riskinden dolayı dikkatli olunmalıdır.

10

Hayvan çalışmalarından elde edilen veriler, NSAİİ’lerin kinolon antibiyotikleri ile ilişkili

konvülsiyon

riskini

arttırabileceğini

göstermiştir.

Kinolon

kullanan

hastalar

konvülsiyon

gelişmesi ile ilgili artmış risk altında olabilir.

Bazı antasidlerin

(magnezyum oksit veya alüminyum hidroksit) ve sükralfatın bir

arada

verilmesi naproksenin emilimini geciktirebilir.

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, naproksen ile aspirinin bir arada verilmesi yan etkilerde

potansiyel artış nedeniyle önerilmemektedir.

Selektif

serotonin

geri

alım

inhibitörleri

NSAİİ’ler

kombine

edildiklerinde

artmış

gastrointestinal kanama riski vardır. Söz konusu ilaçların NSAİİ’ler ile birlikte kullanımlarında

dikkatli olunmalıdır

Antiplatelet ajanlar ile NSAİİ’ler birlikte kullanıldığında, gastrointestinal kanama riski artar.

NSAİİ’ler takrolimus ile birlikte verildiğinde, muhtemel nefrotoksisite riski mevcuttur

Alzheimer hastalığı riski olanlarda dikkatli kullanılması gerekmektedir

Kodein; Monoamin oksidaz sınıfından olan ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla

etkileşim

geçimsizlik

yaptığından

ilaçlarla

birlikte

kullanılmamalıdır.

Narkotik

analjezikler, alkol, genel anestezikler, trankilizanlar, sedatif hipnotikler, antihistaminikler,

iskelet-kas gevşeticilerinin etkilerini arttırıp santral sinir sistemi depresyonuna neden olabilir.

Kodein, alkolün etkisini potansiyelize edebilir.

GİS ilaçlarından antikolinerjiklerle (atropin) birlikte kullanım paralitik ileusa yol açabilen ciddi

konstipasyon riskine ve/veya üriner retansiyona neden olabilir. Metoklopramid ve domperidon

ile birlikte kullanım Gİ aktivite üzerindeki etkiyi antagonize edebilir. Antidiyareik ilaçlar

(loperamid, kaolin) ile birlikte kullanım ciddi konstipasyon riskini artırabilir.

Anestezikler, antipsikotikler: Sedatif ve hipotansif etki artabilir.

Opioid

antagonistleri

(ör.:

Buprenorfin,

naltrekson,

nalokson):

Yoksunluk

semptomlarını

başlatabilir.

Kinidin: Analjezik etkiyi azaltabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

Pediyatrik Popülasyon

Pediyatrik popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi 1. ve 2. trimesterde

C

, 3. trimesterde

D

’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/ Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Hamile kalmayı planlayan kadınlarda kullanılmamalıdır.

11

Gebelik dönemi

Naproksen:

Naproksen

sodyum

için

gebeliğin

trimesterinde,

gebe

kadınlarda

kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

araştırmalar

üreme

toksisitesinin

bulunduğunu

göstermiştir.

İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Naproksen sodyum için gebeliğin 3. trimesterinde gebelik ve/veya fetus/yeni doğan üzerinde

zararlı farmakolojik etkileri bulunmaktadır.

tür

diğer

NSAİ

ilaçlarda

olduğu

gibi,

Naproksen

sodyum

hayvanlarda

doğumu

geciktirebilir ve fetus kardiovasküler sistemini etkiler (duktus arteriozusun kapanması). Bu

nedenle çok gerekmedikçe ilaç gebelikte kullanılmamalıdır. Naproksen sodyum’un gebelikte,

özellikle ilk ve üçüncü trimesterinde kullanımı, hastaya sağlayacağı yararlar ve getireceği

risklerin gayet iyi bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir.

APRANAX

SEMİPLUS

doğum

sırasında

önerilmemektedir,

çünkü

prostaglandin

sentezi

inhibisyonu etkileri yoluyla, fötus kan dolaşımını istenmeyen bir şekilde etkileyebilirler ve

uterus kasılmalarını inhibe edebilirler, böylece uterusta kanama riskini artırırlar.

Kodein:

APRANAX SEMİPLUS’ın gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz

Kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Kesinlikle

gerekli

ancak

risk/yarar

durumu

dikkatle

değerlendirildikten

sonra

hamilelerde kullanılmalıdır.

APRANAX SEMİPLUS gerekli olmadıkça (doktor kesin olarak gerekli görmedikçe) gebelik

döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Naproksen anyonu, emziren annelerin sütünde, plazmada bulunan konsantrasyonun yaklaşık

%1 konsantrasyonunda bulunmuştur. Prostaglandinleri inhibe eden ilaçların yeni doğanlar

üzerindeki

olası

istenmeyen

etkileri

nedeniyle,

emziren

annelerde

kullanılması

önerilmemektedir.

Kodein; Anne sütüne geçebileceğinden emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Üreme yeteneği üzerinde etkisi bulunmamaktadır.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Kodeinin sedatif etkisinden dolayı hastaların araç ve makine kullanımı sırasında dikkatli

olmaları tavsiye edilmektedir.

12

4.8 İstenmeyen etkiler

İlaca bağlı olduğu kabul edilen advers reaksiyonlar aşağıda listelenmiştir:

Sıklıklar şu şekilde tanımlanır: çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın

olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100); seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); çok seyrek (< 1/10.000),

bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın: Hemolitik anemi

Yaygın olmayan: Granülositopeni, aplastik anemi, hemolitik anemi, lökopeni, trombositopeni.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Anaflaktoid reaksiyonlar

Bilinmiyor: Döküntü, ürtiker, kaşıntı, nefes almada güçlük, artmış terleme veya ateş basması

gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın olmayan: Depresyon, uyku bozukluğu, uykusuzluk, konfüzyon, halüsinasyon.

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Sersemlik hissi, uyuşukluk, baş dönmesi, ışığa hassasiyet, retrobulbar optik nevrit,

konsantrasyon bozukluğu, parestezi

Yaygın olmayan: Konvülsiyonlar, zihinsel disfonksiyon, aseptik menenjit (boyun tutulması,

bulantı, kusma, baş ağrısı, ateş, dezoryantasyon semptomları ile görülen)

Bilinmiyor: Konfüzyon, sersemlik, yorgunluk, davranış değişiklikleri, halüsinasyon,

depresyon, baş ağrısı, kabus görme, intrakraniyal basınç artışı, tolerans veya bağımlılık

gelişmesi, hipotermi, kodeinin bırakılmasına bağlı olarak yorgunluk ve sinirlilik tarzında geri

çekilme semptomları

Göz hastalıkları

Yaygın: Görmede bulanıklık, korneal bulanıklık

Yaygın olmayan: Papillit, papilla ödemi, miyozis, çift görme

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygın

olmayan:

Duyma

bozukluğu

(vertigo,

duymada

zorluk),

duymada

zorluk,

kulak

çınlaması, vertigo

Kardiyak hastalıkları

Yaygın: Ödem, çarpıntı, konjestif kalp yetmezliği, sodyum retansiyonu

Bilinmiyor: Bradikardi, hipotansiyon, palpitasyon

Vasküler rahatsızlıklar

Yaygın olmayan: Hipertansiyon, vaskülit

Çok seyrek: Miyokard enfarktüsü, inme

Bilinmiyor: Hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın: Dispne

Yaygın olmayan: Pulmoner ödem, astım, eozinofilik pnömoni

13

Bilinmiyor: Kodeinin yüksek dozlarında solunum depresyonu

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın: Peptik ülser, perforasyon, ileri yaştaki hastalarda fatal olma ihtimali bulunan kanama,

mide

yanması,

mide

bulantısı,

özofajit,

kusma,

diyare,

midede

şişkinlik,

konstipasyon,

dispepsi, karın ağrısı,

Yaygın olmayan: Nonpeptik gastrointestinal ülserasyon, melana, hematemez, stomatit, ülseratif

stomatit, ülseratif kolit ve Crohn hastalığında şiddetlenme, pankreatit, gastrit

Bilinmiyor: Konstipasyon, bilier spazm, bulantı, ağız kuruluğu

Hepato-bilier hastalıklar

Seyrek: Fatal hepatit, sarılık, anormal karaciğer fonksiyonları

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Ekimoz, prurit, dermatit, purpura, ciltte lekelenme

Yaygın olmayan: Terleme, saç dökülmesi ve toksik epidermal nekroliz, eritema multiforme,

Stevens-Johnson sendromuna bağlı olarak bülloz reaksiyonlar, eritema nodozum, liken planus,

püstüler reaksiyonlar, foliküler ürtiker, fotoalerjik duyarlılık reaksiyonları, anjiyonörotik ödem

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan: Miyalji, kas zayıflığı

Bilinmiyor: Kas rijiditesi

Üreme sistemi ve meme bozuklukları

Bilinmiyor: Libido ve cinsel güçde azalma

Böbrek ve idrar hastalıkları

Yaygın: Böbrek rahatsızlıkları

Yaygın olmayan: Hematüri, intertisyal nefrit, nefrotik sendrom, böbrek yetmezliği, renal

papiller nekroz, serum kreatinin yükselmesi

Bilinmiyor: Üreter spazmı, antidiüretik etki, üriner retansiyon

Gebelik, puerperiyum durumları ve perinatal hastalıklar

Yaygın olmayan: Kadında kısırlık

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Susama hissi,

Yaygın olmayan: Pireksi (üşüme hissi ve ateşlenme), keyifsizlik, yorgunluk

Araştırmalar

Yaygın olmayan: Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik, serum kreatinin düzeyinde artış,

hiperkalemi

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

Naproksen sodyum

Semptomlar

Baş ağrısı, konvülsiyon, koma, pirozis, bulantı, kusma, epigastrik ağrı, Gİ kanama, nadiren

diyare, dezoryantasyon, eksitasyon, uyuşukluk, sersemlik, kulak çınlaması, baygınlık. Önemli

zehirlenme vakalarında, akut böbrek yetmezliği ve karaciğer hasarı oluşması mümkündür.

14

Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç alımı sonrası solunum depresyonu ve koma görülebilir

ancak bu durum nadir olarak görülür.

Bir naproksen sodyum doz aşımı vakasında, hipotrombinemiye bağlı protrombin zamanında

geçici uzama K vitaminine bağlı pıhtılaşma faktörlerinin selektif inhibisyonuna bağlı olabilir.

Birkaç hastada nöbetler görülmüştür ancak bunların naproksen ile ilgili olup olmadığı net

değildir.

Naproksen

sodyumun

hangi

dozunun

hayatı

tehdit

edici

nitelikte

olduğu

bilinmemektedir.

Tedavi

Hastalar gerekirse semptomatik olarak tedavi edilmelidir. Toksik olabilecek miktarda dozlar

alındıktan sonraki 1 saat içinde aktif kömür düşünülmelidir. Alternatif olarak yetişkinlerde

hayatı tehdit edici miktarda aşırı dozlar alındıktan sonraki 1 saat içinde gastrik lavaj göz

önünde bulundurulmalıdır.

İyi idrar çıkışı garanti edilmelidir.

Böbrek ve karaciğer fonksiyonları yakından takip edilmelidir.

Toksik

olabilecek

miktarda

dozlar

alındıktan

sonra,

hastalar

dört

saat

boyunca

gözlemlenmelidir.

Sık sık olan ya da uzun süreli konvülsiyonlar intravenöz diazepam ile tedavi edilmelidir.

Diğer önlemler hastanın klinik durumuna göre alınmalıdır.

Naproksen sodyum proteinlere yüksek oranda bağlandığından, hemodiyaliz plazma naproksen

sodyum

konsantrasyonlarını

düşürmez.

Ancak

naproksen

almış

olan

renal

yetmezliği

bulunan bir hastada hemodiyaliz yine de uygun olabilir.

Kodein

Kodeinin aşırı dozları ile oluşan solunum depresyonuna ve komaya karsı destek tedavi yanında

spesifik antagonist naloxon hidroklorür i.v, s.c veya i.m kullanılabilir. Hasta monitorize

edilmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu:

Naproksen: Antiinflamatuarlar ve Antiromatik Ürünler

Kodein: Opium alkaloidleri ve türevleri

ATC Kodu: M01BX

Naproksen sodyum antiinflamatuar ve antipiretik etkiye sahip non-narkotik bir analjeziktir.

Naproksen

sodyum

(2-naftalenasetik

asit,

6-metoksialfametil,

sodyum)

nonsteroid

antienflamatuar ilaçların arilasetik asit grubundandır.

15

Antiinflamatuar

etkisini

adrenalektomili

hayvanlarda

bile

gösterir.

durum

etki

mekanizmasının hipofiz-adrenal yolu ile gerçekleşmediğini göstermektedir. Diğer nonsteroid

analjezik antiinflamatuar ilaçlar gibi Naproksen sodyum da prostaglandin sentezini inhibe eder.

Naproksen sodyum bir santral sinir sistemi depresanı değildir ve metabolizma enzimlerini

aktive etmez.

Kodein güçlü analjezik etkisi yanında santral sinir sistemini deprese eden opioid analjeziktir.

Santral sinir sistemi opioid reseptörleri üzerine agonist etki gösterir. Ortaya çıkan farmakolojik

etkiler

siklik

gibi

bazı

ikinci

mesajcılar

üzerinden

gerçekleşir.

Siklik

adenozin

monofosfat

adenilat

siklaz

enzimi

tarafından

sentezlenen

ikinci

mesajcıdır.

Opioid

reseptörleri

ikinci

mesajcıya

G-protein

aracılığı

bağlanırlar.

Opioidin

reseptöre

bağlanması, G-protein kompleksi üzerinde bulunan guanozin difosfatın, guanozin trifosfat ile

değişimini stimüle eder. Opioid agonistleri adenilat siklazı etkin bir şekilde inhibe ederek

inrtasellüler adenozin monofosfat düzeyini düşürürler. Diğer araştırmalar mü, delta ve kappa

reseptörlerinin iyon kanalları ile ilişkili olduklarını ve katyonların hücre içine girişini kontrol

ettiklerini ortaya koymuştur.

5.2

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim

Naproksen sodyum suda kolay erir ve oral olarak alındıktan sonra gastrointestinal

kanaldan

süratli

olarak

emilir.

hızlı

emilim

sonucu

ağrının

giderilmesi alındıktan 20 dakika sonra belirgin bir şekilde başlar.

Kodein, ağız yolundan alınımını takiben iyi ve tam olarak emilir. 15-30 dakika sonra

analjezik etkisi başlar ve bu etki 4-6 saat devam eder.

Dağılım

Naproksen doruk plazma düzeyine 1-2 saatte ulaşır ve normalde 4-5 dozdan sonra bu

doruk düzey sabit hale gelir. Ortalama plazma yarı ömrü yaklaşık 13 saattir ve tedavi

dozlarında % 99’dan fazlası plazma proteinlerine bağlanır.

Kodein, doruk plazma konsantrasyonuna 1 saat sonra ulaşır.

Biyotransformasyon ve eliminasyon

Verilen dozun yaklaşık %95’i Naproksen, 6-0 dezmetil Naproksen veya konjugatları

şeklinde

idrarla

atılır.

Atılım

oranı,

ilacın

plazmadan

kaybolma

oranına

aynen

uymaktadır.

Kodein, büyük oranda karaciğerde metabolize olur, norkodein, serbest ve konjuge

morfin olarak idrarla atılır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Naproksen sodyum:

Yaş ve cinsiyet

Naproksen sodyum ile herhangi bir pediyatrik çalışma gerçekleştirilmediğinden çocuklarda

naproksen sodyumun güvenliliği gösterilmemiştir.

16

Böbrek yetmezliği

Naproksen sodyum farmakokinetiği böbrek yetmezliği hastalarda gösterilmemiştir.

Naproksenin metabolize olup metabolitlerinin böbreklerle atıldığı bilgisine dayanarak

naproksen metabolitlerinin böbrek yetmezliği varlığında birikme potansiyeli söz konusudur.

Ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda naproksen’in eliminasyonu azalır. Naproksen içeren

ürünler orta-ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda önerilmemektedir (kreatinin klerensi< 30

ml/dak)

Kodein fosfat:

Yaş ve cinsiyet

Kodein çocuklarda kullanılmamalıdır.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Naproksen

Oral letal doz (LD

Sıçanlarda 543 mg/kg

Farelerde 1234 mg /kg

Hamsterlerde 4110 mg/kg

Kodein

LD50 (oral) sıçan 427 mg/kg

LD50 (intravenöz) sıçan 75 mg/kg

LD50 (subkutan) sıçan 229 mg/kg

Kodein fosfat

LD50 (oral) sıçan 266 mg/kg

LD50 (intravenöz) sıçan 54 mg/kg

LD50 (subkutan) sıçan 365 mg/kg

LD50 (intramusküler) sıçan 208 mg/kg

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1 Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz monohidrat

Mikrokristalin selüloz (Tip 101)

Krospovidon (Kollidon CL)

Povidon K-30

Talk

Koloidal silikondioksit (200)

Magnezyum stearat

Opadry II 33G23819

17

6.2 Geçimsizlikler

Bildirilmemiştir.

6.3 Raf ömrü

24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği

10 ve 20 tabletlik Al-PVC/PVDC blister ambalajlarda.

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Reşitpaşa Mahallesi Eski Büyükdere Cad. No:4 34467

Maslak / Sarıyer / İSTANBUL

Tel: 0212 366 84 00

Faks: 0212 276 20 20

8. RUHSAT NUMARASI

253/31

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 17/09/2013

Ruhsat yenileme tarihi: -

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ