ANDANTE

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • ANDANTE 70 MG 4 TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • ANDANTE 70 MG 4 TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • alendronic acid

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699536010342
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BĐLGĐSĐ

1. BEŞERĐ TIBBĐ ÜRÜNÜN ADI

ANDANTE 70 mg tablet

2. KALĐTATĐF VE KANTĐTATĐF BĐLEŞĐM

Etkin madde:

Alendronat sodyum trihidrat (70 mg Alendronik aside eşdeğer) 91.35 mg

Yardımcı maddeler:

Laktoz anhidrous 119.09 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTĐK FORM

Tablet

Oblong, beyaz renkli tabletler

4. KLĐNĐK ÖZELLĐKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

ANDANTE kalça ve vertebra kırıkları (vertebral kompresyon kırıkları) dahil

olmak üzere kırıkların önlenmesi için postmenopozal osteoporozlu kadınlarda

osteoporoz tedavisinde endikedir.

ANDANTE kırıkların önlenmesi için erkeklerdeki osteoporozun tedavisinde endikedir.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi

Önerilen doz, haftada bir kez 70 mg’lık bir tablettir. Osteoporozda bifosfonat tedavisinin

optimal süresi belirlenmemiştir. Tedaviyi sürdürme ihtiyacı, özellikle 5 yıl veya

daha uzun süreli kullanımın ardından, ANDANTE’nin yarar ve potansiyel risklerine

göre bireysel hasta bazında periyodik olarak yeniden değerlendirilmelidir.

Uygulama şekli

Alendronatın uygun bir şekilde emilebilmesi için;

ANDANTE, ilacın alındığı gündeki ilk gıda, içecek veya ilaçtan en az 30 dakika önce

yalnızca su ile birlikte alınmalıdır. Diğer içecekler (maden suyu dahil), gıdalar ve bazı

ilaçların alendronat absorpsiyonunu azaltması olasıdır (bkz. bölüm 4.5).

Đlacın lokal ve özofagus iritasyon/advers reaksiyon riskini azaltmak ve mideye

geçişini kolaylaştırmak için (bkz. bölüm 4.4):

ANDANTE yalnızca, sabah kalktıktan sonra tam dolu bir bardak su ile birlikte

yutulmalıdır (200 ml'den az olmamak kaydıyla).

Hastalar

ANDANTE'yi

sadece

bütün

olarak

yutmalıdırlar.

Hastalar

tableti

kırmamalı

veya

çiğnememeli

veya

ağızda

eritmemelidir,

çünkü

potansiyel

orofarenjiyal ülserasyon oluşabilir.

Tableti aldıktan en az 30 dakika sonra günün ilk öğünü yenmeli ve daha sonra

tekrardan yatağa uzanılmamalıdır.

Hastalar ANDANTE aldıktan sonra en az 30 dakika uzanmamalıdır.

ANDANTE gece yatmadan ya da sabah kalkmadan önce alınmamalıdır.

Öğünlerle alınan miktar yeterli değilse hastaların ek kalsiyum ve D vitamini almaları

gerekir (bkz. bölüm 4.4).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/ Karaciğer yetmezliği:

Glomerüler filtrasyon oranı (GFR) 35 ml/dak'dan büyük olan hastalar için doz

ayarlaması yapılması gerekmez. Glomerüler filtrasyon oranı (GFR) 35 ml/dak'dan

küçük olan hastalar için sınırlı deneyim olduğundan alendronat önerilmez.

Pediyatrik popülasyon:

Alendronat

yaşın

altındaki

osteojenezis

imperfektalı

sayıda

hastada

çalışılmıştır. Sonuçlar çocuklarda kullanımı desteklemek için yeterli değildir.

Geriyatrik popülasyon:

Klinik çalışmalarda, alendronatın etkililik veya güvenlilik profillerinde yaşla ilgili

herhangi bir farklılık görülmemiştir. Bundan dolayı yaşlılarda dozaj ayarlamasına

gerek yoktur.

Alendronat 70 mg tablet, glukokortikoid kullanımına bağlı osteoporoz tedavisinde

incelenmemiştir.

4.3. Kontrendikasyonlar

Özofagus anormallikleri ve daralma veya akalazya gibi özofagusun boşalmasını

geciktiren diğer faktörler,

En az 30 dakika boyunca dik oturamamak ya da ayakta duramamak,

Alendronat veya ilacın içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı alerjisi olan kişilerde,

Hipokalsemi,

Ayrıca bkz. bölüm 4.4.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Oral bifosfonat kullanımı ile özofagus kanseri riskinin artabileceğini bildiren

bazı çalışmalar bulunmakla birlikte bu ilişki net olarak kanıtlanmamıştır. Bu

nedenle Barrett özofagusu veya gastroözofageal reflü zemininde artmış özofagus

kanser riski olan hastalarda bu ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

Alendronat,

üst

gastrointestinal

mukozada

lokal

iritasyona

neden

olabilir.

Disfaji,

özofajiyal hastalık, gastrit, duodenit, ülser, veya geçen bir yıl içerisinde; peptik ülser,

aktif gastrointestinal kanama, veya piloroplasti hariç üst gastrointestinal kanal cerrahisi

gibi büyük bir mide-barsak problemi geçirmiş olunması gibi aktif bir gastrointestinal

problemi olan hastalara alendronat verildiğinde altta yatan hastalık nedeninin kötüleşme

olasılığından dolayı dikkatli olunmalıdır (bkz. bölüm 4.3). Hekimler, Barrett özofagusu

olan hastalarda, hastanın bireysel durumuna göre alendronatın faydalarını ve potansiyel

risklerini göz önünde bulundurmalıdırlar.

Alendronat alan hastalarda, özofajit, özofagus ülserleri ve özofagus erozyonları ve

bunları nadiren izleyen özofagus darlığı gibi özofajiyal reaksiyonlar bildirilmiştir. Bazı

olgularda bu reaksiyonlar ağır olmuş ve hastanın hastaneye yatırılmasını gerektirmiştir.

Dolayısıyla, hekimler olası bir özofajiyal reaksiyonu düşündürecek semptom ve bulgular

açısından dikkatli olmalıdır ve hastalara disfaji, yutkunmada güçlük veya retrosternal

ağrı, yeni ya da kötüleşen mide yanması halinde alendronatı kesip, hekime başvurmaları

bildirilmelidir.

Ciddi özofajiyal istenmeyen olay riski, alendronat aldıktan sonra uzanan ve/veya

özofagus iritasyonunu düşündüren semptomlar oluştuktan sonra ilacı almaya devam

eden

hastalarda

daha

fazla

görülmektedir.

Đlacın

nasıl

kullanılacağının

hastaya

anlatılması ve hastanın anlamasının sağlanması çok önemlidir (bkz. bölüm 4.2).

Hastalara bu talimatlara uymadıkları takdirde özofagus problemleri görülme

riskinin artabileceği söylenmelidir.

Kapsamlı klinik çalışmalarda risk artışı görülmemekle birlikte ender olarak (pazara

sunulduktan sonra) mide ve duodenum ülserleri bildirilmiştir; bunların bazısı şiddetli

ve komplikasyonludur.

Genellikle diş çekimi ve/veya lokal enfeksiyon (osteomiyelit dahil) ile birlikte

iyileşmede

gecikme

ilişkili

çene

osteonekrozu

primer

olarak

intravenöz

bifosfonatlar ile tedavi edilen kanserli hastalarda rapor edilmiştir. Bu hastaların

çoğu aynı zamanda kemoterapi ve kortikosteroid almaktadır. Çene osteonekrozu

oral bifosfonat kullanan osteoporozlu hastalarda da rapor edilmiştir.

Çene osteonekrozu gelişiminde bireysel risk değerlendirilirken, aşağıdaki risk

faktörleri göz önünde bulundurulmalıdır:

bifosfanatın gücü (zoledronik asit için en yüksektir), uygulama yolu (yukarıya

bakınız) ve kümülatif doz

kanser, kemoterapi, radyoterapi, kortikosteroidler, sigara içmek

dental hastalık öyküsü, zayıf oral hijyen, periodontal hastalık, invaziv dental

prosedürler ve zayıf bağlantılı protezler.

Hastalarda zayıf dental durum olduğunda oral bifosfonatlarla tedaviden önce diş

muayenesi yapılmalı ve dişler için uygun koruyucu önlemler alınmalıdır.

Bu hastalara tedavi sırasında invazif dental prosedürler uygulamasından mümkün

olduğunca kaçınılmalıdır. Bifosfonat tedavisi sırasında çene osteonekrozu gelişen

hastalarda dental operasyon yapılması, durumu daha da kötüleştirebilir. Dental

uygulama

gerektiren

hastalarda

bifosfonat

tedavisine

verilmesinin

çene

osteonekrozu riskini düşürüp düşürmediğine dair veri bulunmamaktadır. Tedaviyi

yapan hekim herbir birey için fayda/zarar değerlendirmesini yaparak tedavi planı

hazırlamalıdır.

Bifosfanat tedavisi süresince, tüm hastalar iyi ağız hijyeninin idamesi, rutin dental

kontroller ve dental mobilite, ağrı veya şişme gibi herhangi bir oral semptomun

bildirilmesi konusunda desteklenmelidirler.

Dış

kulak

yolunda

osteonekroz,

çoğunlukla

uzun

süreli

tedaviyle

ilişkili

olarak,

bifosfonat kullanımı ile dış kulak yolunda osteonekroz vakaları bildirilmiştir. Dış

kulak yolundaki osteonekroz için olası risk faktörleri steroid kullanımı, kemoterapi

ve/veya enfeksiyon ve travma gibi lokal risk faktörlerini içermektedir. Kronik kulak

enfeksiyonları dahil olmak üzere kulak risk semptomları görülen bifosfonat alan

hastalarda, dış kulak yolunda osteonekroz olasılığı düşünülmelidir.

Bifosfonatları kullanan hastalarda, kemik, eklem ve/veya kas ağrısı bildirilmiştir.

Pazarlama

sonrası

deneyimde,

semptomlar

nadiren

şiddetli

ve/veya

güçsüzleştirici (bkz. bölüm 4.8) olmuştur. Semptomların başlama zamanı, tedaviye

başladıktan bir gün sonrası ile aylar sonrasına kadar değişebilmektedir. Tedavi

kesildikten sonra birçok hastada semptomlar düzelmiştir. Aynı ilaç ya da bir başka

bifosfonat uygulandığında semptomların bazıları tekrar ortaya çıkabilir.

Bifosfonat ile tedavi edilen hastalarda atipik bölgelerde (subtrokanterik ve femur şaft)

kırıklar görülebilir. Bu kırıklar genellikle travma olmaksızın ya da minimal travma ile

gelişmektedir. Bifosfonat kullanan ve uyluk ya da kasık ağrısı ile başvuran hastalar

atipik kırık şüphesi ile değerlendirilmelidir. Bu hastalarda bireysel risk/yarar analizine

göre

bifosfonat

tedavisinin

kesilmesi

gündeme

gelebilir.

Kırıklar

çoğunlukla

bilateraldir, dolayısıyla bifosfonatla tedavi gören ve femur şaft kırığı görülen

hastalarda kontralateral femur muayene edilmelidir. Bu kırıkların yetersiz iyileştiği

de rapor edilmiştir. Atipik femur kırığından şüphelenilen hastalarda, bireysel yarar-risk

değerlendirmesine dayanılarak, hastanın değerlendirilmesi devam ederken bifosfonat

tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir.

Bifosfonat tedavisi süresince hastalara her türlü uyluk, kalça veya kasık ağrısını

bildirmeleri tavsiye edilmeli ve bu belirtilerle gelen her hasta tam olmayan bir femur

kırığı açısından değerlendirilmelidir.

Haftada bir kez alınan alendronat dozunu atlayan hastaların, hatırladıkları günün

ertesi sabahı bir tablet almaları bildirilmelidir. Hastalar aynı gün içinde iki tablet

almamalıdır ve belirlemiş oldukları gün ilacı almak kaydıyla haftada bir kullanmaya

devam etmelidirler.

Alendronat

glomerüler

filtrasyon

oranı

<35

ml/dak

olan

böbrek

yetmezliği

hastalarında önerilmemektedir (bkz. bölüm 4.2).

Östrojen eksikliği ve yaşlanma dışında kalan osteoporoz nedenleri dikkate alınmalıdır.

Alendronat ile tedaviye başlamadan önce hipokalsemi durumu düzeltilmelidir (bkz.

bölüm 4.3). Diğer mineral metabolizması bozuklukları da (D vitamini eksikliği ve

hipoparatiroidizm gibi) etkin olacak şekilde tedavi edilmelidir. Bu durumdaki

hastalarda, serum kalsiyumu ve hipokalsemi semptomları alendronat ile tedavi

boyunca izlenmelidir.

Özellikle

kalsiyum

emilimi

azalabilen

glukokortikoidler

alan

hastalarda,

kemik

mineralini artırmada, alendronatın pozitif etkilerine bağlı olarak, serum kalsiyum ve

fosfatında azalmalar ortaya çıkabilir. Bunlar genellikle küçük ve asemptomatiktir.

Ancak nadiren de olsa semptomatik hipokalsemi rapor edilmiştir ve genellikle

predispoze eden durumlardaki (hipoparatiroidizm, D vitamini eksikliği ve kalsiyum

malabsorbsiyonu) hastalarda ortaya çıkar ve bazen şiddetlidir.

Glukokortikoid alan hastalarda yeterli kalsiyum ve D vitamini alınması özellikle

önemlidir.

Yardımcı madde:

Laktoz: Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da

glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları

gerekir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Birlikte

alındığında,

yiyecekler

içecekler

(maden

suyu

dahil),

kalsiyum

preparatları, antasitler ve diğer oral ilaçlar alendronatın emilimini etkileyebilir. Bu

nedenle, alendronattan sonra başka bir oral ilaç almadan önce, en az yarım saat

beklenmelidir (bkz. bölüm 4.2 ve 5.2).

Klinik açıdan önemi olan başka ilaç etkileşmesi bildirilmemiştir. Yapılan bir klinik

çalışmada

bazı

hastalar

alendronat

alırken

östrojen

almıştır

(intravajinal,

transdermal veya oral). Birlikte kullanımlarına yönelik ilişkilendirilebilir bir yan etki

tanımlanmamıştır.

Steroid olmayan antiinflamatuar ilaçların kullanımı gastrointestinal iritasyon ile

ilişkili olduğundan, bu ilaçlar alendronat ile birlikte kullanılırken dikkat edilmelidir.

Spesifik etkileşim çalışmaları yapılmamış olsa da klinik çalışmalarda alendronat ile

birlikte kullanılan, sık reçetelenen çeşitli ilaçlarla birlikte klinik olarak ilişkili bir

istenmeyen etki kanıtı görülmemiştir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel Tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar gebelik/embriyonal/fötal gelişim/ doğum

ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler

olduğunu göstermemektedir.

Gebelik dönemi

Alendronat

gebelik

sırasında

kullanılmamalıdır.

Gebe

kadınlarda

alendronat

kullanımı ile ilgili yeterli veri yoktur. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar

gebelik/embriyonal/fötal gelişim/ doğum ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili

olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir.

Sıçanlara verilen alendronat hipokalsemi ile ilişkili olarak güç doğuma neden

olmuştur (bkz. bölüm 5.3).

Laktasyon dönemi

Alendronatın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Alendronat laktasyon

döneminde kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Đnsanlarda fertilite ile ilgili olarak çalışılmamıştır.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Alendronat ile araç ve makine kullanma becerisine etkilerini inceleyen hiçbir çalışma

yapılmamıştır. Ancak, alendronat ile belli hastaların araç veya makine kullanma

yeteneğini etkileyebilen bazı advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Alendronat'a karşı

bireysel cevaplar farklı olabilir.

4.8. Đstenmeyen etkiler

Menopoz sonrasındaki osteoporozlu kadınlarda yapılan bir yıllık çalışmada haftada

bir alınan alendronat'ın genel güvenlilik profili 70 mg (n=519) ve günde 10 mg

(n=370) alendronat alan hastalarda benzerdir.

Fiilen

dizayn

edilmiş

üç

yıllık

çalışmada

menopoz

sonrası

kadınlarda

(alendronat 10 mg; n=196, plasebo: n=397) alendronat 10 mg/gün'ün güvenlilik

profili benzerdir.

Araştırmacı

tarafından

muhtemelen,

belki

veya

kesinlikle

ilaçla

ilişkili

olduğu

düşünülen bir yıllık çalışmada herbir tedavi grubunda ≥%1 görülen veya bir yıllık

çalışmada alendronat 10 mg/gün ile tedavi edilen hastaların ≥%1'inde görülen ve

üç yıllık çalışmada plasebo alan hastalardan daha yüksek insidansta görülen

istenmeyen etkiler şunlardır:

Gastrointestinal hastalıkları

Karın ağrısı, dispepsi, asit rejürjitasyonu, bulantı, abdominal distansiyon, kabızlık,

ishal, disfaji, flatulans, gastrit, gastrik ülser, özofajiyal ülser.

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Kas iskelet (kemik, kas veya eklem) ağrısı, kas krampı.

Sinir sistemi hastalıkları

Baş ağrısı

Aşağıdaki gerçekleştirilen klinik çalışmalar ve/veya pazarlama sonrası kullanımı

süresince bildirilen advers etkiler sıralanmıştır:

Çok yaygın (≥1/10)

Yaygın (≥1/100 ila <1/10)

Yaygın olmayan (≥ 1/1,000 ila <1/100)

Seyrek (≥ 1/10,000 ila < 1/1,000)

Çok seyrek (< 1/10,000)

Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Bağışıklık sistemi

hastalıkları

Seyrek: Ürtiker ve anjiyoödem dahil aşırı duyarlılık

reaksiyonları

Metabolizma ve beslenme

hastalıkları

Seyrek: Genellikle predispozan durumlarla ilişkili

semptomatik hipokalsemi

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi

Yaygın olmayan: Disguzi

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan: Göz iltihabı (üveit, sklerit, episklerit)

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

Yaygın: Vertigo

Çok seyrek: Dış kulak yolunda osteonekroz (bifosfonat sınıfı

advers reaksiyonu)

Gastrointestinal

hastalıkları

Yaygın: Karın ağrısı, dispepsi, kabızlık, ishal, flatulans,

özofajiyal ülser

, disfaji

, abdominal distansiyon, asit

rejürjitasyonu

Yaygın olmayan: Bulantı, kusma, gastrit, özofajit

özofajiyal erozyon

, melena.

Seyrek: Özofajiyal striksiyon

, orofarenjiyal

ülserasyon

, üst gastrointestinal PUK'lar (perforasyon,

ülserler, kanama)

Deri ve deri altı doku

hastalıkları

Yaygın: Alopesi

, prurit

Yaygın olmayan: Döküntü, eritem

Seyrek: Fotosensitivite ile birlikte döküntü, Stevens Johnson

sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil, şiddetli deri

reaksiyonları

Kas-iskelet bozuklukları,

bağ doku ve kemik

hastalıkları

Çok yaygın: Bazen şiddetlenen kas iskelet (kemik, kas

veya eklem) ağrısı

Yaygın: Eklemlerde şişme

Seyrek: Çene osteonekrozu

, atipik subtrokanterik ve

diyafizer femur kırıkları (bifosfonat sınıfı advers reaksiyon)

Genel bozukluklar ve

uygulama bölgesine ilişkin

hastalıklar

Yaygın: Asteni

, periferik ödem

Yaygın olmayan: Tipik olarak tedavinin başlangıcı ile

ilişkili, akut-faz yanıtında olduğu gibi geçici semptomlar

(miyalji, kırıklık ve nadiren ateş)

Bakınız bölüm 4.4

Klinik çalışmalardaki sıklık, ilaç ve plasebo grubuyla benzerdir.

Bakınız bölüm 4.2 ve 4.4

Bu advers reaksiyon, pazarlama sonrası deneyimde tespit edilmiştir. Seyreğin

sıklığı, klinik çalışmalara göre değerlendirilmiştir.

Pazarlama sonrası deneyimde saptanmıştır.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem

taşımaktadır.

Raporlama

yapılması,

ilacın

yarar/risk

dengesinin

sürekli

olarak

izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers

reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir

(www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218

35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Oral doz aşımına bağlı olarak hipokalsemi, hipofosfatemi ve mide bulantısı,

mide

yanması,

özofajit,

gastrit

veya

ülser

gibi

üst

gastrointestinal

sisteme

istenmeyen olaylar görülebilir.

Alendronat ile doz aşımının tedavisiyle ilgili spesifik bir bilgi yoktur. Alendronatı

bağlamak için süt veya antasitler verilmelidir. Özofagus iritasyonu riski nedeniyle

hasta kusturulmamalı ve dik tutulmalıdır.

5. FARMAKOLOJĐK ÖZELLĐKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Bifosfonatlar

ATC kodu: M 05B A04

ANDANTE'nin

etkin

maddesi

alendronat

sodyum,

bifosfonat

olup

kemik

oluşumuna direkt etki etmeden osteoklastik kemik rezorbsiyonunu inhibe eder.

Klinik öncesi çalışmalar, alendronatın seçici olarak aktif rezorpsiyon bölgelerine

yerleştiğini göstermiştir. Osteoklast aktivitesi inhibe edilmiştir, fakat osteoklastların

bağlanması veya istihdamı etkilenmemektedir. Alendronat tedavisi sırasında kemik

yapılanması normal kalitesinde devam etmektedir.

Menopoz sonrası osteoporozun tedavisi:

Osteoporoz, omurga ve kalça kemik mineral yoğunluğu (KMY) değerleri 2.5

standart

sapması

(SS)

olan,

yani

normal

genç

popülasyonun

ortalama

değerlerinin altında veya daha önceden KMY'den bağımsız olarak kırılganlık ve

kırık durumu olarak tanımlanmıştır.

Bir yıllık çok merkezli bir çalışmada post menopozal osteoporozlu kadınlarda yapılan

çalışmada haftada bir kez 70 mg (n=519) alendronat ve günde bir kez 10 mg

(n=370) alendronatın terapötik olarak eşdeğer olduğu kanıtlanmıştır. Lumbar

omurlardaki başlangıçtan itibaren KMY'de ortalama artış haftada bir 70 mg

alendronat grubunda %5.1 (%95 GA: 4.8, %5.4), günde 10 mg alendronat grubunda

%5.4 (%95 GA: 5.0, %5.8)'dir. Ortalama KMY artışı 70 mg ve 10 mg grubunda

ardışık olarak, femur boynunda %2.3 ve %2.9 ve kalçanın tamamında %2.9 ve

%3.1'dir. Diğer iskelet kısımlarında da KMY artışı her iki tedavi grubunda da aynıdır.

Menopoz sonrası kadınlarda alendronatın kemik kütlesi ve kırık insidansına etkisi

aynı şekilde dizayn edilmiş iki başlangıç etkililik çalışmasında (n=994) ve Kırık

Aralıkları Çalışmasında (FIT; N=6,459) değerlendirilmiştir.

Başlangıç etkililik çalışmasında alendronat 10 mg/gün ile ortalama kemik

mineral densitesi (KMY) plaseboya göreceli olarak 3 yılda %8.8, %5.9 ve %7.8

olarak omurga, femur boynu ve trokanterde ardışık olarak artar. Aynı zamanda toplam

vücut KMY'si belirgin bir şekilde artar. Alendronatla tedavi edilen hastaların oranında

bir veya daha fazla vertebra kırığı görülme oranı plasebo tedavisine göre relatif olarak

%48 (alendronat %3.2 ve plasebo %6.2) azalmıştır. 2 yıllık uzatma çalışmasında

omurga ve trokanterdeki KMY artmaya devam etmiş ve femur boynu ile toplam

vücutta sabit olarak devam etmiştir.

FIT çalışması günlük alendronat kullanılarak (iki yıl boyunca günde 5 mg ve ek

olarak

çalışılan

veya

yılda

günde

yapılan

plasebo

kontrollü

çalışmadır:

FIT 1: En az başlangıç vertebral (kompresyon) kırığı olan 2,027 hastada 3 yıllık bir

çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada günlük verilen alendronat, 1 ve daha fazla

yeni vertebral kırık oluşma riskini %47 azaltmıştır (alendronat %7.9 ve plasebo

%15.0). Ek olarak kalça kırığı (%1.1'e karşı %2.2) insidansında istatistiksel bir

azalma (%51) görülmüştür.

FIT 2: Kemik kütlesi düşük olan fakat başlangıçta vertebral kırığı olmayan 4,432

hastada 4 yıllık bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada osteoporotik kadınların

(yukarıdaki osteoporoz tanımlamasına karşılık gelen global popülasyonun %37'si)

oluşturduğu alt grubun analizinde kalça kırığı insidansında (alendronat %1.0 ve

plasebo %2.2, azalma oranı %56) belirgin bir farklılık gözlenmiştir. Ayrıca 1 ve

daha

fazla

vertebral

kırık

insidansında

(%2.9'a

karşı

%5.8)

azalma

gözlenmiştir.

Laboratuvar test sonuçları

Klinik çalışmalarda günde 10 mg alendronat alan hastaların %18 ve %10'unda ve

plasebo alan hastaların %12 ve %3'ünde ardışık olarak serum kalsiyum ve fosfatında

asemptomatik ve geçici azalmalar gözlenmiştir. Bununla birlikte her iki tedavi

grubunda, serum kalsiyumunda azalmaların insidansı [<8.0 mg/dl (2.0 mmol/l)] ve

serum fosfatında azalmaların insidansı [≤ 2.0 mg /dl (0.65 mmol/l)] ile benzer

olmuştur.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Emilim:

Đntravenöz referans dozuna relatif olarak bir gece aç kaldıktan sonra, standart bir

kahvaltıdan iki saat önce 5-70 mg arası değişen dozlarda alındığında alendronatın

kadınlarda

ortalama

oral

biyoyararlanımı

%0.64'tür.

Biyoyararlanım,

alendronat

standart bir kahvaltıdan yarım saat veya bir saat önce uygulandığında benzer şekilde

yaklaşık %0.46

%0.39 azalır. Osteoporoz çalışmasında alendronat günün ilk

öğününden yarım saat önce uygulandığında etkilidir.

Alendronat

standart

kahvaltı

veya

saat

sonrasına

kadar

uygulandığında

biyoyararlanım göz ardı edilebilir. Alendronatın kahve veya portakal suyu ile

birlikte alınması biyoyararlanımı yaklaşık %60 azaltır.

Sağlıklı gönüllülerde oral prednizolon (20 mg, beş gün boyunca günde üç kez)

verildiğinde alendronatın biyoyararlanımında klinik olarak anlamlı bir değişiklik

meydana gelmemiştir (ortalama artış %20 ile %44 arasındadır).

Dağılım:

Sıçanlarda yapılan çalışmalar, alendronatın 1 mg/kg intravenöz uygulamasını

takiben geçici olarak yumuşak dokulara dağıldığını göstermektedir. Fakat daha sonra

hızlıca tekrar kemiklere dağılır veya idrarla atılır. Dağılımın ortalama sabit durum

hacmi kemiklerde yaygın olup insanlarda en az 28 litredir. Terapötik oral dozu

takiben ilacın plazmadaki konsantrasyonu analitik olarak belirlenebilirlikten uzaktır

(<5 ng/ml). Đnsan plazmasında proteinlere bağlanma yaklaşık %78'dir.

Biyotransformasyon:

Alendronatın insanlarda veya hayvanlarda metabolize olduğuna dair hiç bir kanıt yoktur.

Eliminasyon:

Alendronatın [

C] intravenöz uygulamasını takiben, radyoaktivitenin yaklaşık

%50'si 72 saat içinde idrardan atılır ve feçeste çok az veya hiç radyoaktivite

bulunmaz. Tek bir 10 mg intravenöz dozu takiben alendronatın böbreklerden

klerensi 71 ml/dak'dır ve sistemik klerens 200 ml/dak'yı geçmemektedir.

Plazma konsantrasyonu intravenöz uygulamayı takiben altı saat içerisinde

%95'ten fazla düşmüştür. Alendronatın iskeletten serbest kalmasını yansıtan terminal

yarılanma ömrünün insanlarda on seneyi aştığı tahmin edilmektedir. Alendronatın

sıçanların böbreklerinde asidik veya bazik taşıma sistemleriyle atılmadığı, bu

nedenle insanlarda diğer ilaçların atılımıyla etkileşmediği düşünülmektedir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Klinik öncesi çalışmalarda ilacın kemiklerde depolanmadığı ve idrarla atıldığı

gösterilmiştir. Hayvanlarda 35 mg/kg kümülatif intravenöz dozlarda, kronik ilaç

verilmesinde kemik doygunluğu kanıtı görülmemiştir. Klinik bilgi mevcut olmasa da,

hayvanlarda

olduğu

gibi

böbrek

fonksiyonlarındaki

yetersizliğin

hastalarda

alendronatın böbrekler yoluyla eliminasyonunu azaltacağı düşünülmektedir. Bundan

dolayı böbrek fonksiyon yetersizliği olan hastalarda alendronatın kemikte daha fazla

birikmesi beklenebilir (bkz. bölüm 4.2).

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Klinik öncesi verileri geleneksel güvenlilik farmakolojisi çalışmaları, tekrarlı doz

toksisite çalışmaları, genotoksisite ve karsinojenik potansiyel çalışmalarına dayanarak

insanlarda spesifik bir tehlike durumu olmadığını açığa çıkarmıştır. Sıçanlarda yapılan

çalışmalar alendronat tedavisinin doğum sırasında annelerde hipokalsemi ile ilişkili

güç

doğuma

neden

olduğunu

göstermiştir.

Sıçanlarda

yüksek

dozlarda

yapılan

çalışmalarda fetal kemikleşmenin tamamlanamaması insidansında artış gösterilmiştir.

Đnsanlarla ilişkisi bilinmemektedir.

6. FARMASÖTĐK ÖZELLĐKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz anhidrous

Mikrokristal selüloz

Kroskarmelos sodyum

Magnezyum stearat

6.2. Geçimsizlikler

Bulunmamaktadır.

6.3. Raf ömrü

48 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Karton zarf içine yerleştirilmiş 4 ve 12 tablet içeren opak PVC/Al folyo blister ve

karton kutu ambalaj

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış

olan

ürünler

atık

materyaller

“Tıbbi

Atıkların

Kontrolü

Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği’’ne uygun

olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHĐBĐ

Adı : SANOVEL ĐLAÇ SAN. VE TĐC. A.Ş.

Adresi : 34460 Đstinye - Đstanbul

Tel No

: (212) 362 18 00

Faks No : (212) 362 17 38

8. RUHSAT NUMARASI

205/95

9. ĐLK RUHSAT TARĐHĐ/RUHSAT YENĐLEME TARĐHĐ

Đlk ruhsat tarihi: 10.06.2005

Ruhsat yenileme tarihi: 19.10.2010

10. KÜB’ÜN YENĐLENME TARĐHĐ

22-2-2012

Decision on general conditional reimbursement for alendronate-containing medicines

Decision on general conditional reimbursement for alendronate-containing medicines

In cooperation with the Reimbursement Committee, we have decided to grant alendronate-containing medicines general conditional reimbursement from 5 March 2012. Reimbursement is conditional as it is reserved for patients with low-energy hip fractures. For any other patients who are treated with alendronate, the doctor must apply for single reimbursement, and the guiding criteria for single reimbursement remain unchanged for these patients. Alendronate is used for the treatment of osteoporosis (brittle bon...

Danish Medicines Agency

22-2-2012

Changed criteria for single reimbursement for osteoporosis medicines other than alendronate

Changed criteria for single reimbursement for osteoporosis medicines other than alendronate

As of 5 March 2012, it will only be possible to obtain a single reimbursement grant for the other medicines used in osteoporosis treatment for patients that cannot use alendronate. The criteria for single reimbursement are changed because of the large price gaps between the different medicines, where the reimbursement price of alendronate is by far the lowest.

Danish Medicines Agency

11-7-2018

Fosavance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Fosavance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Fosavance (Active substance: Alendronate Sodium / Colecalciferol) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)4518 of Wed, 11 Jul 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/619/T/42

Europe -DG Health and Food Safety

10-7-2018

Adrovance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Adrovance (Merck Sharp and Dohme B.V.)

Adrovance (Active substance: Alendronate sodium / Colecalciferol) - Centralised - Transfer Marketing Authorisation Holder - Commission Decision (2018)4477 of Tue, 10 Jul 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/759/T/39

Europe -DG Health and Food Safety