ALGOPET

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • ALGOPET 100 MG 15 FILM KAPLI TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • ALGOPET 100 MG 15 FILM KAPLI TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • Celebrex

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699680090467
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 01-04-2014
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/15

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

ALGOPET 100 mg film kaplı tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir tablet 100 mg flurbiprofen içerir.

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat …………129,9 mg

Kroskarmelloz sodyum……..7.30 mg

Yardımcı maddeler için 6.1 'e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORM

Film tablet

Mavi renkli, oval şekilli, bir yüzü çentikli, film kaplı tabletler

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1.

Terapötik endikasyonlar

Romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilit belirti ve bulgularının tedavisi ile akut kas

iskelet sistemi ağrıları, akut gut artriti ve dismenore tedavisinde endikedir.

4.2.

Pozoloji ve uygulama şekli Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlarda (NSAİİ) olduğu gibi, istenmeyen etkileri en aza

indirebilmek için, her hastaya en düşük doz verilmeye çalışılmalıdır. Bu nedenle, ALGOPET

ile yapılan başlangıç tedavisi gözlenerek doz ve sıklığı her bir hastanın ihtiyaçlarına uyacak

şekilde ayarlanmalıdır.

Tavsiye edilen günlük doz, bölünmüş dozlar halinde 150-200 mg'dır. Semptomların şiddetine

göre günlük doz toplam 300 mg'a çıkarılabilir.

Romatoid artrit veya osteoartrit belirti

semptomlarının giderilmesi için ALGOPET'in

tavsiye edilen dozu, günde iki, üç veya dört defaya bölünerek uygulanmak üzere günde 200 ila

300 mg'dır.

Adet sancılarında, semptomların başlangıcında 100 mg, bunu takiben 4-6 saatte bir 50 - 100

mg'dır. Maksimum günlük doz 300 mg'dır.

Çoklu doz uygulamalarında tavsiye edilen en yüksek tek doz 100 mg'dır.

Yemeklerden hemen sonra, yeterli miktarda sıvı (bir bardak su) ile alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda kullanımına dair veri mevcut değildir.

Geriyatrik popülasyon:

65 yaş üzeri hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi yaşlı hastalarda

ülser, kanama, flatulans ve karın ağrısı gibi gastrointestinal komplikasyonlar genç hastalara

göre daha fazla görülmektedir.

2/15

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer yetmezliğine işaret eden belirti ve/veya semptomlar gösteren veya karaciğer test

değerleri anormal olan bir hasta, ALGOPET tedavisi sırasında daha şiddetli bir karaciğer

reaksiyonunun

gelişmesine

karşı

değerlendirilmelidir

(Bkz.

Özel

kullanım

uyarıları

önlemleri

-

Hepatik etkiler). İleri derecede karaciğer yetmezliği olanlarda kullanılmamalıdır

(Bkz. Kontrendikasyonlar).

Böbrek yetmezliği:

Böbrek

fonksiyonlarında

önemli

derecede

azalma

olan

hastalarda,

flurbiprofen

metabolitlerinin birikmesini önlemek için doz azaltımı gerekebilir. Bu gibi hastalar yakından

izlenmelidir (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

-

Renal etkiler). İleri derecede böbrek

yetmezliği olanlarda kullanılmamalıdır (Bkz. Kontrendikasyonlar)

4.3.

Kontrendikasyonlar

ALGOPET Tablet, flurbiprofene hipersensitivitesi olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

ALGOPET astım, ürtiker veya aspirin veya başka bir NSAİİ kullanımı sonrasında alerjik tipte

reaksiyonlar

geçirmiş

hastalarda

kullanılmamalıdır.

gibi

hastalarda

NSAİİ'lere

karşı

şiddetli, nadiren fatal, anafilaktik benzeri reaksiyonlar bildirilmiştir (Bkz. 4.4. Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri, Anafilaktoid reaksiyonlar ve önceden var olan astım). ALGOPET,

aspirin triadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak, aspirin veya

diğer NSAİİ’leri aldıktan sonra nazal polipli veya polipsiz rinit veya şiddetli, potansiyel olarak

fatal bronkospazm geçiren astımlı hastalarda meydana gelir.

Aktif peptik ülseri olan veya daha önce peptik ülser geçirmiş hastalarda flurbiprofenin

kullanımı kontrendikedir.

Daha önceki NSAİİ tedavisiyle ilişkili gastrointestinal kanama veya perforasyon öyküsü olan

hastalarda kontrendikedir.

Gastrointestinal kanamada, serebrovasküler kanama ve diğer kanamalarda kontrendikedir.

Şiddetli kalp yetmezliği, hepatik yetmezlik ve renal yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir.

Koroner arter by-pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ve sonrası ağrı kesici

olarak kullanılması kontrendikedir.

Hamileliğin son trimesterinde kontrendikedir.

4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemler

ALGOPET'in COX-2 inhibitörleri dahil, asipirin dışındaki diğer sistemik NSAİİ'lerle birlikte

kullanımından kaçınılmalıdır. Sistemik NSAİİ’ler ile diğer NSAİİ’lerin birlikte

kullanımı

gastrointestinal (Gİ) ülser ve kanama sıklığında artışa neden olabilir.

Kardiyovasküler risk

NSAİİ'ler,

ciddi

kardiyovasküler

trombotik

olaylar,

miyokard

enfarktüsü

inme

risklerinde ölümcül olabilecek artışlara sebep olabilirler. Bu risk kullanım süresiyle birlikte

artabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan veya kardiyovasküler hastalıkla ilgili risk faktörü

taşıyan hastalarda bu risk en yüksek düzeydedir.

Flurbiprofenin, koroner arter by-pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ve

sonrası ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir.

Gastrointestinal risk

NSAİİ'ler, kanama, ülser, mide ya da bağırsak perforasyonu gibi ciddi gastrointestinal

advers etkilerle ilgili riskte ölümcül olabilecek artışlara sebep olabilir. Bu etkiler, kullanım

sırasında her an, uyarıcı semptomlar göstermeden ortaya çıkabilir. Ciddi gastrointestinal etkiler

için yaşlılar en büyük risk grubunu oluşturur.

3/15

Uyarılar

Kardiyovasküler trombotik etkiler:

Bazı selektif COX-2 inhibitörü ya da non-selektif NSAİİ’lerle, 3 yıla varan klinik araştırmalar,

ölümcül olabilecek derecede ciddi kardiyovasküler (KV) trombotik olaylarda, miyokard

enfarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabileceğini göstermiştir. Bilinen KV hastalığı olan

hastalar daha büyük risk altında olabilir. ALGOPET ile tedavi edilen hastalarda KV advers olay

riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır.

Daha önce KV semptomlar yaşanmamış olsa bile, hekimler ve hastalar bu tür olayların ortaya

çıkmasına karşı tetikte olmalıdır. Hastalara, ciddi KV toksisite belirti ve/veya semptomları

hakkında ve meydana geldikleri takdirde yapılması gerekenler hakkında bilgi verilmelidir (bkz.

bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar).

Eşzamanlı aspirin kullanımının NSAİİ kullanımıyla ilişkili artmış ciddi KV trombotik olay

riskini

azalttığını

gösteren

tutarlı

kanıt

yoktur.

Aspirin

flurbiprofenin

eşzamanlı

kullanımı ciddi gastrointestinal olay riskini artırmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri, Gastrointestinal etkiler, Gİ ülserasyon, kanama ve perforasyon riski).

Yapılan iki büyük kontrollü klinik araştırma sonucuna göre, koroner arter by-pass greft

uygulamasını

takiben

10-14

gün

arasında

ağrı

tedavisi

için

COX-2

selektif

NSAİİ

kullanımının miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artışa neden olduğu gözlemlenmiştir (Bkz.

Bölüm 4.3. Kontrendikasyonlar).

Hipertansiyon:

Diğer tüm NSAİİ'lerde olduğu gibi flurbiprofen de hipertansiyon oluşumuna veya daha önce

mevcut hipertansiyonun kötüleşmesine ve bu iki durum da KV olaylar riskinin artmasına neden

olabilir. Tiazidler ya da loop diüretikler alan hastalarda NSAİİ kullanımı, bu tedavilere yanıtın

bozulmasına

neden

olabilir.

Flurbiprofen

dahil,

NSAİİ'ler

hipertansiyonlu

hastalarda

dikkatli kullanılmalıdır. Flurbiprofen tedavisi başlangıcında ve tedavi seyri boyunca kan

basıncı yakından izlenmelidir.

Konjestif kalp yetmezliği ve ödem:

Prostaglandin sentezini inhibe ettiği bilinen diğer ilaçlarla olduğu gibi, flurbiprofen dahil

NSAİİ'ler alan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem gözlenmiştir. Bu nedenle, ALGOPET

sıvı retansiyonu, hipertansiyon veya kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Gastrointestinal etkiler

-

Gİ ülserasyon, kanama veya perforasyon riski:

NSAİİ uygulanan hastalarda, semptomları olsun veya olmasın herhangi bir zamanda mide, ince

bağırsak veya kalın bağırsakta inflamasyon, kanama, ülserasyon veya perforasyon gibi fatal

olabilen ciddi Gİ toksisite meydana gelebilir. Dispepsi gibi hafif üst Gİ sorunlar yaygındır ve

tedavi sırasında herhangi bir zamanda yaşanabilir. Bu yüzden, önceden Gİ semptomlar

yaşanmamış olsa bile hekim ve hastalar ülserasyon veya kanama durumuna karşı tetikte

olmalıdır. Hastalara, ciddi Gİ toksisitesinin belirti ve/veya semptomları ve meydana geldikleri

takdirde yapmaları gerekenler hakkında bilgi verilmelidir. Periyodik laboratuvar gözlemlerinin

yararı henüz kanıtlanmamış olmakla birlikte yeteri kadar değerlendirme de yapılmamıştır.

NSAİİ bir ilaçla tedavi sırasında ciddi bir Gİ advers olay geliştiren her beş hastadan yalnızca

biri semptomatiktir. NSAİİ nedeniyle üst Gİ ülser, büyük kanama veya perforasyonların, 3 ila 6

ay süreyle tedavi edilen hastaların yaklaşık %1 'inde, bir yıl tedavi gören hastalarınsa yaklaşık

%2 ila %4'ü arasında meydana geldiği görülmektedir. Bu eğilimlerin zaman içinde sürmesi,

hastanın tedavinin herhangi bir safhasında ciddi bir Gİ olay geliştirme olasılığını artırmaktadır.

Ne var ki, kısa süreli tedavi dahi risksiz değildir.

NSAİİ’ler, önceden ülser hastalığı veya Gİ kanaması hikayesine sahip hastalara reçetelenirken

son derece dikkatli olunmalıdır.

4/15

Fatal

olaylar

hakkındaki

spontan

raporların

çoğu

yaşlı

zayıf

bünyeli

hastalarda

görülmektedir; bu nedenle bu popülasyonda tedavi yaparken özellikle dikkatli olmak gerekir.

Advers bir Gİ olayın potansiyel riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa

süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır.

Yüksek risk grubundaki hastalarda, NSAİİ

içermeyen alternatif tedaviler dikkate alınmalıdır.

Yapılan çalışmalar, NSAİİ kullanan, önceden peptik ülser ve/veya Gİ kanama hikayesine

sahip hastaların, bu risk faktörlerine sahip olmayan hastalara kıyasla Gİ kanama geliştirme

riskinin

fazla

olduğunu

göstermiştir.

Ülser

hikayesine

olarak,

yapılan

farmakoepidemiyolojik çalışmalarda, Gİ kanama riskini artırabilecek aşağıdakiler gibi çok

sayıda başka birlikte tedavi ve komorbiditeye yol açabilecek durum tanımlanmıştır: aspirin

kullanımı, oral kortikosteroidlerle tedavi, antikoagülanlarla veya selektif serotonin

geri alım

inhibitörleri

tedavi,

NSAİİ’lerle

tedavinin

uzaması,

sigara

içmek,

alkol

bağımlılığı,

ilerlemiş yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması.

Renal etkiler:

NSAİİ'lerin

uzun

süreli

kullanımı

renal

papiller

nekroz

diğer

renal

hasarlarla

sonuçlanmıştır. Diğer NSAİİ'lerde olduğu gibi, flurbiprofenin uzun süreli uygulanması renal

papiller nekroz ve renal medullada diğer değişikliklere yol açmıştır. Renal prostaglandinlerin

renal perfüzyonun korunmasında telafi edici bir rol oynadığı hastalarda ikinci bir renal

toksisite

şekli

görülmüştür.

hastalarda

NSAİİ'nin

uygulanması,

prostaglandin

oluşumunda ve ikincil olarak renal kan akımında açık renal dekompansasyonu tetikleyebilecek

doza bağımlı bir düşmeye neden olabilir. Bu reaksiyon açısından en büyük risk altında

bulunan hastalar böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği veya karaciğer yetmezliği olanların

yanısıra diüretik veya ADE (anjiyotensin dönüştürücü enzim) inhibitörleri kullananlar ve

yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesinden sonra, genelde tedavi öncesindeki duruma geri

dönülür.

Klinik çalışmalarda, böbrek yetmezliği olan hastalarda flurbiprofen eliminasyonun yarı

ömründe

değişiklik

olmamıştır.

Flurbiprofen

metabolitlerinin

başlıca

eliminasyon

yolu

böbreklerdir. Orta ila şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda 4'-hidroksi-flurbiprofenin

eliminasyonunda azalma meydana gelmiştir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonlarında önemli

derecede azalma olan hastalarda, flurbiprofen metabolitlerinin birikmesini önlemek için doz

azaltımı gerekebilir. Bu gibi hastalar yakından izlenmelidir.

İlerlemiş böbrek hastalığı:

İlerlemiş böbrek hastalığına sahip hastalarda ALGOPET tedavisi önerilmez. Ancak, NSAİİ ile

tedaviye başlamak zorunluysa, hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından takip edilmesi

tavsiye edilir (Bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemler- Renal Etkiler).

Anaflaktoid reaksiyonlar:

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, flurbiprofen tablete önceden bilinen bir maruziyeti olmayan

hastalarda anaflaktoid reaksiyonlara neden olabilir. Aspirin triadı olan hastalara flurbiprofen

verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak, nazal polipli ya da polipsiz rinit geçiren

veya aspirin ya da diğer NSAİ’leri aldıktan sonra şiddetli ve potansiyel olarak fatal olabilen

bronkospazm sergileyen astımlı hastalarda ortaya çıkar. (Bkz. 4.3. Kontrendikasyonlar, 4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri, Önceden var olan astım). Anaflaktoid bir reaksiyon

meydana geldiği takdirde, hastaya derhal acil tedavi uygulanmalıdır.

Deri etkileri:

Flurbiprofen dahil NSAİİ'lerin kullanımına ilişkin çok seyrek olarak, bazıları ölümcül olmak

üzere, eksfoliyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz gibi ciddi

deri reaksiyonları rapor edilmiştir. Bu ciddi olaylar uyarı olmaksızın oluşabilir. Hastalar ciddi

5/15

deri reaksiyonlarının işaret ve semptomları konusunda bilgilendirilmelidirler ve deri kızarıklığı

ya da herhangi bir aşırı duyarlılık belirtisi ilk meydana geldiğinde flurbiprofen kullanımı

durdurulmalıdır.

Önlemler

Hepatik etkiler:

ALGOPET de dahil olmak üzere NSAİİ ilaç alan hastaların %15 kadarında bir veya daha fazla

karaciğer testinde sınır seviyede yükselmeler meydana gelebilir. Bu laboratuvar anomalileri

ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya tedaviye devam edildiğinde kendiliğinden geçebilir.

NSAİİ’lerle yapılan klinik çalışmalarda, hastaların yaklaşık % 1’inde ALT ve AST'de anlamlı

yükselmeler (normalin üst limitinin yaklaşık üç veya daha fazla katında) bildirilmiştir. Ayrıca,

bazıları ölümle sonuçlanmak üzere sarılık, fulminant hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer

yetmezliği de dahil şiddetli karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir.

Karaciğer yetmezliğine işaret eden belirti ve/veya semptomlar gösteren veya karaciğer test

değerleri anormal olan bir hasta, ALGOPET tedavisi sırasında daha şiddetli bir karaciğer

reaksiyonun gelişmesine karşı değerlendirilmelidir. Karaciğer hastalığına işaret eden klinik

belirti ve semptomların gelişmesi veya sistemik belirtilerin (örneğin. eozinofili. döküntü, vb.)

meydana gelmesi halinde, ALGOPET tedavisi kesilmelidir.

Hematolojik etkiler:

Flurbiprofen de dahil olmak üzere NSAİİ alan hastalarda bazen anemi görülür. Bunun nedeni

sıvı retansiyonu, Gİ kan kaybı veya eritropoez üzerindeki tam olarak tanımlanamayan bir etki

olabilir. ALGOPET de dahil olmak üzere NSAİİ’lerle uzun süreli tedavi gören hastalar,

herhangi bir anemi belirti veya semptomu gösterirlerse hemoglobin ve hematokrit seviyelerini

düzenli olarak kontrol ettirmelidirler.

NSAİİ’lerin bazı hastalarda trombosit agregasyonunu inhibe ederek kanama süresini uzattıkları

gösterilmiştir. Aspirinin tersine, bunların trombosit fonksiyonu üzerindeki etkileri kalitatif

açıdan daha az, daha kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Flurbiprofen genel olarak trombosit

sayısı,

protrombin

zamanı

(PT)

veya

parsiyel

tromboplastin

zamanını

(PTT)

etkilemez.

Önceden koagülasyon bozukluğu olan ya da antikoagülan kullanan ve trombosit fonksiyon

değişikliklerinden advers şekilde etkilenebilecek hastalar ALGOPET kullanımında dikkatle

izlenmelidir.

Önceden var olan astım:

Astım hastalarının aspirine duyarlı astımı olabilir. Aspirine duyarlı astım hastalarında aspirin

kullanımı, fatal olabilecek derecede şiddetli bronkospazma yol açabilir. Bu gibi aspirine duyarlı

hastalarda aspirin ve diğer NSAİİ’ler arasında bronkospazm da dahil olmak üzere çapraz

reaksiyonlar bildirildiği için, aspirine bu çeşit bir duyarlılığa sahip hastalar ALGOPET

kullanmamalı ve önceden var olan astımı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. (Bkz. Bölüm

4.3. Kontrendikasyonlar)

Görme değişiklikleri:

Flurbiprofen ve diğer NSAİİ’lein kullanımı sırasında görmede bulanıklık ve/veya görmede

azalma olan vakalar bildirilmiştir. Göz şikayetleri olan hastalar göz muayenesinden geçmelidir.

Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve diğer bağ dokusu hastalıkları:

SLE ve karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda, aseptik menenjit riski artmıştır.

6/15

Laboratuvar testleri:

Ciddi Gİ sistem ülserasyonları ve kanama, uyarıcı semptomlar olmadan ortaya çıkabildiğinden,

hekimler Gİ kanamanın belirti ya da semptomları açısından hastaları izlemelidirler. Uzun

dönemli NSAİ ilaç tedavisi gören hastaların tam kan sayımı ve biyokimya profilleri periyodik

olarak kontrol edilmelidir. Eğer karaciğer ya da renal rahatsızlıkla uyumlu klinik belirti ve

semptomlar gelişirse ya da sistemik belirtiler (ör. eozinofili, döküntü, vb.) ortaya çıkarsa

flurbiprofen kesilmelidir.

Bozulmuş kadın fertilitesi:

Flurbiprofen kadın fertilitesini bozabilir. Bu nedenle gebe kalmak isteyen kadınlara önerilmez.

Oral antikoagülan ilaçlarla birlikte kullanımı:

Flurbiprofen

dahil

NSAİİ’ler

oral

antikoagülanların

birlikte

kullanımı

veya

olmayan

kanama

riskini

arttırdığından

dolayı

dikkat

edilerek

verilmelidir.

Oral

antikoagülanlar, varfarin/kumarin tipi ve yeni geliştirilen oral antikoagülanları (ör: apiksaban,

dabigatran,

rivaroksaban)

içerir.

Varfarin/kumarin

tipi

antikoagülan

kullanan

hastalarda

antikoagülan/INR izlenmelidir (bkz.Bölüm 4.5).

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda kullanımına dair veri yoktur.

Geriyatrik popülasyon:

Diğer

NSAİİ’lerle

olduğu

gibi,

yaşlıların

yaş

üstü)

tedavisi

sırasında

dikkatli

olunmalıdır. Yaşlı hastalarda ülserasyon, kanama, gaz, şişkinlik ve abdominal ağrı gibi

gastrointestinal şikayet daha fazladır. Gastrointestinal olayların potansiyel riskini en aza

indirmek için. mümkün olan en kısa süreyle, en düşük etkili doz kullanılmalıdır, (Bkz. Bölüm

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri, Gastrointestinal etkiler) Aynı şekilde, yaşlı hastalar

renal dekompansasyon gelişme riski açısından daha yüksek risk altındadırlar, (Bkz. Bölüm 4.4.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri, Renal etkiler)

ALGOPET laktoz ihtiva eder. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği ya da

glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastalarda

kullanılmamalıdır.

Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda sodyuma

bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE)inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokörleri

(ARB):Mevcut raporlarda. NSAİİ’lerin diüretiklerin ve ADE inhibitörleri, ARB

beta

blokerleri

içeren

diğer

antihipertansif

ilaçların

etkililiğini

azaltabileceği

belirtilmektedir.

Böbrek fonksiyonu zayıf olan hastalarda (örn. susuz kalan hastalar ya da böbrek fonksiyonu

azalmış yaşlılar), bir ADE inhibitörünün ya da bir ARB'nin ve/veya diüretiklerin siklooksijenaz

inhibitörü ile birlikte kullanımı genelde geri dönüşümlü olan akut böbrek yetmezliği olasılığı

dahil böbrek fonksiyonlarının bozulmasını artırabilir. ADE inhibitörü ya da ARB ve/veya

diüretikler

birlikte

flurbiprofen

alan

hastalarda

etkileşimlerin

oluşumları

dikkate

alınmalıdır. Bu nedenle, bu ilaçların birlikte kullanımında, özellikle yaşlı hastalarda, dikkatli

olunmalıdır. Hastalar yeterli su almalı ve birlikte kullanım tedavisi başlangıcında ve sonrasında

periyodik olarak böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

7/15

Antikoagülanlar:

NSAİİ’lerle birlikte varfarin alan hastalar, sadece her iki ilaçtan birini kullananlara oranla daha

büyük bir ciddi klinik kanama riski altındadır. Doktorlar, varfarin veya diğer antikoagülanları

kullanan hastalara ALGOPET verirken dikkatli olmalıdırlar.

Aspirin:

Aspirinin

eşzamanlı

uygulanması,

serum

flurbiprofen

konsantrasyonlarını

düşürür.

etkileşimin klinik önemi bilinmemektedir; ancak, diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, ALGOPET

ve aspirinin birlikte uygulanması önerilmemektedir.

Beta-adrenerjik blokör ajanlar:

Flurbiprofen propranololün hipotansif etkisini azaltmasına karşın atenololde böyle bir etki

görülmemiştir. Bu etkileşimin altında yatan mekanizma bilinmemektedir. Hem flurbiprofen

hem de bir beta-blokör alan hastalar, yeterli seviyede bir hipotansif etkinin elde edilmesi

açısından takip edilmelidir.

Diüretikler:

NSAİİ’ler bazı hastalarda furosemid ve tiyazidlerin natriüretik etkisini azaltabilmektedir. Bu

etki, renal prostaglandin sentezinin inhibisyonuna dayandırılmıştır. ALGOPET ile birlikte

diüretik ilaçlar alan hastalar, böbrek yetmezliği belirtileri açısından (Bkz. 4.4. Özel kullanım

uyarıları ve önlemleri, Renal etkiler) ve istenen diüretik etkinin elde edildiğinden emin olmak

amacıyla yakından izlenmelidir.

Lityum:

NSAİİ’ler plazma lityum düzeylerinde artışa, renal lityum klirensinde ise azalmaya yol

açmıştır.

Minimum

lityum

konsantrasyonu

artmış

renal

klirens

oranında

azalmıştır. Bu etkiler, renal prostaglandin sentezinin NSAİİ’ler tarafından inhibisyonuna

dayandırılmıştır. Bu nedenle, NSAİİ’lerle lityum birlikte uygulandığında, hastalar lityum

toksisitesine karşı yakından izlenmelidir.

Metotreksat:

NSAİİ’lerin, tavşan böbrek kesitlerinde metotreksat birikimini kompetitif bir şekilde inhibe

ettikleri rapor edilmiştir. Bu durum, bu ilaçların metotreksatın toksisitesini artırabileceğine

işaret ediyor olabilir. NSAİİ’ler özellikle yüksek doz metotreksat alan

hastalarda, NSAİİ

kullanımı metotreksatın plazma düzeyinde artışa yol açabileceğinden NSAİİ’ler ile metotreksat

birlikte uygulandığında dikkatli olunmalıdır.

Kortikosteroidler:

Gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artma görülür.

Antiplatelet ajanlar ve selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRİ'ler):

Gastrointestinal kanama riskinde artış

Simetidin, Ranitidin:

Küçük fakat istatistiksel açıdan önemli bir artışın dışında, flurbiprofenin farmakokinetiğini

etkilememişlerdir.

8/15

Digoksin:

Flurbiprofen

digoksinin

birlikte

kullanılması

ilacın

kararlı

durum

serum

konsantrasyonlarını değiştirmemiştir. Ancak NSAİİ'ler kalp yetmezliğini alevlendirebilirler,

(glomerüler filtrasyon hızı)

azaltabilir ve glikozitlerin plazma düzeyini artırabilirler.

Oral hipoglisemik ajanlar:

Flurbiprofen

hipoglisemik

ajanların

birlikte

uygulanması

sırasında

şekeri

konsantrasyonlarında hafif bir düşme yaşanmış olsa da hipoglisemiye dair herhangi bir belirti

veya semptoma rastlanmamıştır.

Kinolon grubu antibiyotikler:

Flurbiprofen ile birlikte alındığında konvülsiyon riskini arttırırlar.

NSAİİ’ler zidovudin, tiklopidin, takrolimus ve siklosporin ile birlikte uygulandığında dikkatli

olunmalıdır.

Takrolimus:

NSAİİlerle takrolimus beraber kullanıldığında nefrotoksisite riskinde artış izlenebilir.

Siklosporin: Flurbiprofen gibi COX inhibitörleri, renal prostaglandinler üzerindeki etkilerinden

ötürü siklosporinin nefrotoksisite riskini artırırlar.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

Veri mevcut değildir.

Geriyatrik popülasyon:

Antiasitler:

Antiasit

süspansiyonlar,

geriyatrik

deneklerde

kullanıldığında

flurbiprofen

absorpsiyonunun miktarında değil ancak absorpsiyon hızında azalmaya neden olmuştur.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik Kategorisi 1.

ve 2. trimester: C; 3. trimester D'dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Veri mevcut değildir.

Gebelik dönemi

Fare

tavşanlarda

yapılan

üreme

çalışmalarında

herhangi

gelişimsel

anomaliye

rastlanmamıştır.

Ancak,

hayvan üreme çalışmaları insanlarda meydana

gelecek etkilerin

önceden görülmesi için her zaman yeterli olmayabilir. Gebe kadınlar üzerinde yapılmış yeterli

ve iyi kontrollü çalışma bulunmamaktadır. ALGOPET'in sağlayacağı potansiyel yarar, fetüs

üzerindeki potansiyel riski karşılayabiliyor ise kullanılabilir.

Prostaglandin

sentezinin

inhibisyonu

hamileliği

olumsuz

etkileyebilir.

Epidemiyolojik

çalışmalardan elde edilen veriler hamileliğin erken dönemlerinde kullanılan prostaglandin

sentez inhibitörlerinin spontan düşük riskinde artışa sebep olduğunu göstermektedir.

Hayvanlarda prostaglandin sentez inhibitörü uygulanması sonucunda implantasyon öncesi ve

sonrası kayıplarda artış gösterilmiştir.

9/15

NSAİİ’lerin fetal kardiyovasküler sistem (ductus arteriosus'un kapanması) üzerindeki bilinen

etkilerinden dolayı, gebeliğin geç safhalarında (6.aydan itibaren) kullanımından kaçınılmalıdır.

Üreme yeteneği/fertilite

NSAİİ’lerle sıçanlar üzerinde yürütülen çalışmalarda, prostaglandin sentezini inhibe ettiği

bilinen diğer ilaçlarda olduğu gibi distosi, doğumda gecikme ve hayatta kalan yavru oranında

düşme meydana gelmiştir. ALGOPET'in gebe kadınlardaki gebelik sonu ve doğum üzerindeki

etkileri bilinmemektedir.

Etki mekanizması nedeniyle NSAİİ kullanımı bazı kadınlarda geri dönüşümlü infertilite ile

ilişkilendirilen ovarian foliküllerin rüptürünü geciktirebilir ya da engelleyebilir. Hamile kalma

zorluğu yaşayan veya infertilite sebebi ile araştırma yapılan kadınlarda flurbiprofenin de dahil

olduğu NSAİİ'lerin kesilmesi düşünülmelidir.

Laktasyon dönemi

Anne

sütü

plazmasındaki

flurbiprofen

konsantrasyonları,

flurbiprofen

mg/gün

kullanmakta olan bir annenin sütünü alan bebeğin günde yaklaşık olarak 0.10 mg flurbiprofen

alabileceğini göstermektedir. Prostaglandin sentezini inhibe eden ilaçların bebekler üzerindeki

olası advers etkileri nedeniyle, anneye olan yararı da hesaba katılarak emzirmeye son verme

veya ilacı kesme arasında bir karar verilmelidir.

4.7.

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

NSAİİ

kullananlarda

ilaç

alımından

sonra

halsizlik,

uyuklama,

huzursuzluk

görme

bozuklukları gibi yan tesirler görülebilir. Bu nedenle, bu tür etkiler oluştuğunda araç ve makine

kullanılmamalıdır.

4.8.

İstenmeyen etkiler

İstenmeyen yan etkilerin sınıflandırılmasında aşağıdaki sistem kullanılmıştır:

Çok yaygın (≥1/10). yaygın (≥1/100 ila <1/10), yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100), seyrek

(≥1/10.000 ila <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle

tahmin edilemiyor).

Flurbiprofen veya diğer NSAİİ’leri kullanan hastalarda görülen advers olaylar:

Flurbiprofen kullanan hastalarda bildirilen olaylar

Yaygın

Yaygın olmayan

Seyrek

Bilinmiyor

Enfeksiyonlar ve

efestasyonlar

Rinit,

İdrar yolu

enfeksiyonu

belirti ve

bulguları

Kan ve lenf

sistemi

hastalıkları

Demir eksikliği

anemisi

Trombosit

agregasyonu

inhibisyonu

Bağışıklık sistemi

hastalıkları

Anaflaktik

reaksiyonlar

Metabolizma ve

beslenme sistemi

hastalıkları

Vücut

ağırlığında

değişiklikler

Hiperürisemi

Sıvı retansiyonu

10/15

Psikiyatrik

hastalıklar

Anksiyete,

Depresyon,

Uykusuzluk,

Sinirlilik

Konfüzyon

Sinir

sistemi

hastalıkları

Amnezi

Baş dönmesi,

Baş ağrısı,

Reflekslerde

artma,

Somnolans,

Titreme

Ataksi

Serebrovasküler

iskemi

Parestezi

Parosmi

Göz hastalıkları

Görmede

değişiklikler

Konjunktivit

Kulak ve iç kulak

hastalıkları

Tinnitus

Kardiyak

hastalıklar

Kalp yetmezliği

Miyokard

enfarktüsü

Vasküler

hastalıklar

Vasküler hastalıklar

Vazodilatasyon

Hipertansiyon

Solunum, göğüs

bozuklukları ve

mediastinal

hastalıklar

Astım

Epitaksis

Gastrointestinal

hastalıklar

Abdominal

ağrı

Kabızlık

İshal

Dispepsi

Gİ kanama

Bulantı

Kusma

Kanlı ishal

Özofagus hastalığı

Gastrit

Hematemez

Peptik ülser hastalığı

Stomatit

Gastrointestinal ülser

Gastrointestinal

perforasyon

Hepatobiliyer

hastalıklar

Hepatit,

11/15

Deri ve deri altı

doku hastalıktan

Döküntü

Anjiyoödem

Egzema

Kaşıntı

Ürtiker

Kas iskelet

bozuklukları, bağ

doku ve kemik

hastalıkları

Seğirme

Böbrek ve idrar

hastalıkları

Hematüri,

Böbrek yetmezliği

Glomerülonefri,

Renal papiller

Nekroz

Nefrotik sendrom

Genel

bozukluklar

Asteni,

Ödem

Halsizlik,

Ürperme

Ateş

Araştırmalar

Yükselmiş

karaciğer

enzimleri

Hemoglobin ve

hemotokrit düzeylerinde

azalma

Aşağıdaki yan etkiler temel olarak dünya genelindeki pazarlama sonrası deneyimlerden

ve literatürlerden elde edilmiştir. Kesin sıklık tahmini genellikle mümkün değildir.

Yan etkiler

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Aplastik anemi, hemolitik anemi, trombositopeni,

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Anaflaksi

Gastrointestinal hastalıklar

Kolit, iltihabi bağırsak hastalığı şiddetlenmesi, kan

protein

kaybı

birlikte

ince

bağırsak

inflamasyonu

Hepatobiliyer hastalıklar

Kolestatik ve kolestatik olmayan sarılık

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Eksfoliyatif

dermatit,

fotosensitivite,

Stevens-Johnson

sendromu,

toksik

epidermal

nekroz

Sinir sistemi hastalıkları

Aseptik menenjit

Böbrek ve idrar hastalıkları

İnterstisyel nefrit

12/15

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

NSAİİ’lerle akut doz aşımı sonrasında beliren semptomlar genellikle letarji, uyuşukluk,

bulantı, kusma mental durumda bozulma, düşük kas tonusu, baş ağrısı, diplopi, yüksek

karaciğer

enzimleri,

solunum

depresyonu

epigastrik

ağrıyla

sınırlı

olup,

destekleyici

tedaviyle geri dönüşlüdür. Gastrointestinal kanama meydana gelebilir. Hipertansiyon, akut

böbrek yetmezliği, solunum depresyonu ve koma da meydana gelebilir, ancak nadirdir.

NSAİİ’lerin tedavide kullanımı sonrasında anaflaktoid reaksiyonlar bildirilmiş olup, bunlar doz

aşımı sonrasında da meydana gelebilir.

Aşırı dozda bir NSAİİ alan bir hastaya semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanmalıdır.

Spesifik antidotu yoktur. Semptomları olan veya çok yüksek derecede bir doz alan (normal

dozun 5 ila 10 katı) hastalarda, ilacın alımından sonraki 4 saat içinde emezis ve/veya aktif

kömür (yetişkinlerde 60 ila 100 g arası, çocuklarda 1 ila 2 g/kg) ve/veya ozmotik katartik

endike

olabilir.

Proteinlere

yüksek

bağlanma

oranı

nedeniyle,

zorlu

diürez,

idrar

alkalileştirmesi, hemodiyaliz veya hemoperfüzyon yararlı olmayabilir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Non-selektif COX İnhibitörleri

ATC kodu: M01AE09

ALGOPET Tablet, antiinflamatuvar, analjezik ve antipiretik etki gösteren nonsteroid bir

antiinflamatuvar ilaç olan flurbiprofen içerir. Flurbiprofenin etki mekanizması, diğer

NSAİİ’lerde

olduğu

gibi

tamamen

anlaşılamamış

olup,

prostaglandin

sentetaz

inhibisyonuyla ilgili olduğu düşünülmektedir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Emilim:

Flurbiprofen Tablet 100 mg'da bulunan flurbiprofenin ortalama oral biyoyararlanımı oral

çözeltiye nazaran %96'dır. Flurbiprofen çabuk ve nonstereoselektif olarak absorbe edilir ve

doruk

plazma

konsantrasyonlarına

yaklaşık

saatte

ulaşılır.

Flurbiprofenin

gıda

veya

antasitlerle birlikte alınması flurbiprofenin absorpsiyon hızını değiştirebilse de absorpsiyon

oranını değiştirmez. Ranitidinin, flurbiprofenin absorpsiyon hızında ve oranında hiçbir etkisi

yoktur.

Dağılım:

Hem R- hem de S-flurbiprofenin sanal dağılım hacmi (Vz/F) yaklaşık 0.12 L/'Kg'dır. Her iki

flurbiprofen enantiomeri de %99'un üzerinde bir oranla albümin başta olmak üzere plazma

proteinlerine bağlanır. Plazma proteinlerine bağlanma, tavsiye edilen dozlarla elde edilen tipik

ortalama kararlı durum konsantrasyonlarında (≤10 µg/ml) nispeten sabittir.

13/15

Biyotransformasyon:

İnsan plazması ve idrarında çok sayıda flurbiprofen metaboliti saptanmıştır.

metabolitler

arasında

4'-hidroksi-flurbiprofen,

3',4'-dihidroksi-flurbiprofen,

3'-hidroksi-4'-metoksi-flurbiprofen,

bunların

konjugatları

konjüge

flurbiprofen

almaktadır. Diğer arilpropiyonik asit türevlerinin (örneğin, ibuprofen) aksine, R-flurbiprofenin

S-flurbiprofene metabolize olması minimal düzeyde gerçekleşmektedir. Yapılan

in vitro

çalışmalar, sitokrom P450 2C9'un flurbiprofenin ana metaboliti olan 4'-hidroksi-flurbiprofen’in

metabolizmasında önemli bir rol oynadığını göstermiştir. 4'-hidroksi-flurbiprofen metaboliti,

havyan inflamasyon modellerinde çok az antiinflamatuvar aktivite göstermiştir. Flurbiprofen,

metabolizmasını

değiştiren

enzimleri

indüklememektedir.

Bağlanmamış

durumdaki

flurbiprofenin toplam plazma klirensi stereoselektif olmayıp, terapötik aralıkta kullanıldığında

flurbiprofenin klirensi dozdan bağımsızdır.

Flurbiprofen biyotransformasyonu karaciğerde ağırlıklı olarak sitokrom P450 2C9 ile sağlanır.

Diğer sitokrom P450 2C9 substratlarına daha önceki maruziyetleri doğrultusunda, yavaş

sitokrom

P450

metabolizörü

olduğu

bilinen

olduğu

düşünülen

hastalarda

flurbiprofen dikkatli kullanılmalıdır. Çünkü, bu hastalar düşük metabolik klerens nedeniyle

anormal plazma seviyelerine sahip olabilirler.

Eliminasyon:

Flurbiprofen kullanımı sonrasında flurbiprofenin %3'ten azı değişmeden idrarla atılır ve idrarda

elimine olan dozun yaklaşık %70'ini ana ilaç ve metabolitleri oluşturur. Renal eliminasyon

flurbiprofen metabolitlerinin önemli bir eliminasyon yolu olduğu için, orta ila şiddetli böbrek

yetmezliği bulunan hastalarda, flurbiprofen metabolitlerinin birikimini önlemek amacıyla doz

ayarlaması yapmak gerekebilir. R- ve S-flurbiprofenin ortalama terminal yarı ömürleri (t

sırasıyla 4.7 ve 5.7 saat olup, birbirleriyle benzerdir. Çoklu doz flurbiprofenin uygulaması

sonrasında flurbiprofen birikimi çok az olmuştur.

Doğrusallık/ Doğrusal olmayan durum:

Doz oransallığı değerlendirilmemiştir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Karaciğer yetmezliği:

Flurbiprofen

>%90

oranında

karaciğerden

metabolize

olarak

elimine

edilir,

yüzden

karaciğer

hastalığı

olan

hastalarda

karaciğer

fonksiyonları

normal

olan

hastalara

göre

flurbiprofen tablet dozlarının azaltılması gerekebilir. Ancak, R- ve S-flurbiprofenin tek bir 200

mg flurbiprofen tablet dozu uygulaması sonrasındaki farmakokinetiği, alkolik siroz hastaları

(N=8) ve genç sağlıklı gönüllülerde (N=8) benzer olmuştur.

Flurbiprofenin plazma proteinlerine bağlanışı, karaciğer hastalığı olan ve serum albumin

konsantrasyonları 3.1 g/dL'nin altında olan hastalarda azalabilir.

Böbrek yetmezliği:

Renal

klirens

flurbiprofen

metabolitlerinin

önemli

atılım

yolu

olmasına

rağmen,

değişmemiş flurbiprofen için zayıf bir atılım yoludur (toplam klirensin ≤%3"ü) bağlanmamış

R- ve S-flurbiprofenin klirensleri normal sağlıklı gönüllüler (N=6,50 mg tek doz) ile böbrek

yetmezliği olan hastalar (N=8, insülin klirensleri 11 ila 43

mL/dak arasında değişen, 50 mg

çoklu doz) arasında önemli bir farklılık göstermemiştir. Flurbiprofenin plazma proteinlerine

bağlanışı, böbrek yetmezliği olan ve serum albumin konsantrasyonları 3.9 g'dL'nin altında olan

hastalarda

azalabilir.

Flurbiprofen

metabolitlerinin

eliminasyonu

böbrek

yetmezliği

olan

hastalarda azalabilir. Flurbiprofen, sürekli ambülatuvar peritoneal diyalize giren hastalarda

kandan ayrılarak diyalizata önemli seviyede geçmez.

14/15

Pediyatrik popülasyon:

Flurbiprofen'in pediyatrik hastalardaki farmakokinetiği araştırılmamıştır.

Geriyatrik popülasyon:

Tek ya da çoklu doz şeklinde flurbiprofen 100 mg tablet uygulanan geriyatrik artrit, genç artrit

hastaları ve sağlıklı bireylerde ilacın farmakokinetiği benzer bulunmuştur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenisite, reprodüktif ve teratoloji çalışmaları yapılmıştır. Klinik öncesi çalışmalarda

flurbiprofenin

kadar

karsinojenik,

teratojenik

veya

olumsuz

reprodüktif

etkileri

bulunmamış olsa da üreme yeteneği/fertilite üzerindeki etkileri için Bölüm 4.6' ya bakınız.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1.

Yardımcı maddelerin listesi

Hidroksipropil selüloz

Kolloidal silikon dioksit

Laktoz monohidrat

Mikrokristalin selüloz

Kroskarmelloz sodyum

Magnezyum stearat

Hipromelloz

Titanyum dioksit

Polietilen glikol

FD&C mavi no. 2

6.2.

Geçimsizlikler

Bilinen herhangi bir geçimsizliği bulunmamaktadır.

6.3.

Raf ömrü

24 ay

6.4.

Saklamaya yönelik özel tedbirler

C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5.

Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/Alu blister ambalajlarda 15 ve 30 tablet içerir.

6.6.

Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller '"Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" ve

"'Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği" ne uygun olarak imha edilmelidir.

7.

RUHSAT SAHİBİ

İlko İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Veysel Karani Mah. Çolakoğlu Sok. No:10

34885 Sancaktepe /İstanbul

Tel: 0216 564 80 00

Fax: 0216 564 80 99

15/15

8.

RUHSAT NUMARASI

255/74

9.

İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 31.12.2013

Ruhsat yenileme tarihi:

10.

KÜB'ÜN YENİLENME TARİHİ