AKLOVIR

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • AKLOVIR 200 MG 100 ML SUSPANSIYON
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • AKLOVIR 200 MG 100 ML SUSPANSIYON
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • asiklovir

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699516705626
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1 / 9

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

AKLOVİR 200 mg/5 ml süspansiyon

2. KALİTATİF ve KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her 5 ml;

200 mg asiklovir içerir.

Yardımcı maddeler:

Kristalize şeker

1.5 g

Mikrokristal selüloz + Na-CMC

80 mg

Propilen glikol

350 mg

Metil paraben

9 mg

Propil paraben

1 mg

Diğer yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Süspansiyon

Beyaz renkli, homojen, kiraz kokulu süspansiyon.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Esas olarak ilk ve tekrarlayan genital herpes simplex enfeksiyonları dahil olmak üzere

derinin ve mukoz membranların Herpes simplex enfeksiyonlarının tedavisinde,

Bağışıklık

sistemi

normal

hastalarda

tekrarlayıcı

Herpes

simplex

enfeksiyonlarının

supresyonunda (nükslerin önlenmesinde),

Varicella (suçiçeği) enfeksiyonlarında ve Herpes zoster (zona) enfeksiyonunda endikedir.

Zona tedavisine erken başlandığında, AKLOVİR’in ağrının giderilmesinde faydalı etkisi

olduğu ve post herpetik nevralji görülme sıklığını azalttığı görülmüştür.

Bağışıklığı yetersiz hastalarda Herpes simplex enfeksiyonlarının profilaksisi için endikedir.

Genellikle ilerlemiş HIV hastalığında (CD4+ hücre sayısı <200/mm

olan AIDS veya ciddi

ARC hastalarını içerir) veya kemik iliği naklini takiben ciddi bağışıklık sistemi yetersizliği

olan hastalarda proflakside endikedir. Çalışmalar oral AKLOVİR’in antiretroviral tedavi ile

birlikte verildiğinde ilerlemiş HIV hastalığı bulunan hastaların mortalitesinde azalmaya

neden olduğunu göstermiştir. Bir aylık intravenöz AKLOVİR tedavisinden sonra verilen

oral AKLOVİR kemik iliği alıcılarının mortalitesini düşürmüştür. Bunlara ek olarak oral

AKLOVİR herpes virüs hastalığında etkili profilaksi sağlar.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Erişkinler:

Herpes Simplex tedavisi: Günde 5 kez AKLOVİR 200 mg (5 ml), ortalama 4 saatlik aralarla,

gece dozu atlanarak alınmalıdır. Tedaviye 5 gün devam edilmelidir, ancak şiddetli başlayan

2 / 9

enfeksiyonlarda sürenin uzatılması gerekebilir. Ağır bağışıklık yetersizliği olan olgularda (örn.

kemik iliği nakli sonrası) ya da barsaktan emilim bozukluğu olan hastalarda doz iki misline 400

mg’a (10 ml) çıkarılabilir ya da alternatif olarak intravenöz uygulamaya geçilebilir. Tedaviye

enfeksiyon başladıktan sonra en kısa zamanda başlamak gerekir. Tekrarlayan ataklar için bu

dönem tercihen prodrom dönemi ya da lezyonların ilk ortaya çıktığı dönemdir.

Herpes simplex’in baskılanması (supresyonu): Bağışıklık sistemi normal hastalarda Herpes

simplex enfeksiyonunun baskılanması için AKLOVİR süspansiyon yaklaşık 6 saatlik aralarla

günde 4 kez alınmalıdır. Bir çok hastada günde iki kez, yaklaşık 12 saatte ara ile alınan 400

mg’lık (10 ml) dozlar yeterli olmuştur. Dozun azaltılarak, AKLOVİR süspansiyonun günde 3

kez 8 saatlik aralarla alınması, hatta günde 2 kez 12 saatlik aralarla alınması da yeterli olabilir.

Bazı hastalar günlük toplam 800 mg (20 ml) AKLOVİR kullanımına rağmen enfeksiyonla

karşılaşabilirler. Hastalığın doğal seyrindeki olası değişiklikleri gözleyebilmek amacı ile

periyodik olarak 6-12 ayda bir tedaviye ara verilmelidir.

Herpes simplex profilaksisi: Bağışıklığı yetersiz hastalarda Herpes simplex enfeksiyonlarının

profilaksisi için AKLOVİR 200 mg (5 ml) günde 4 kez yaklaşık 6 saatte bir uygulanmalıdır.

Ağır bağışıklık yetersizliği olan olgularda (örn. kemik iliği nakli sonrası) ya da barsaktan

emilim bozukluğu olan hastalarda doz iki katına, 400 mg’a (10 ml), çıkarılabilir; ya da alternatif

olarak intravenöz uygulamaya geçilebilir. Profilaktik tedavinin süresi riskli dönemin süresine

göre belirlenir.

Varicella ve Herpes zoster tedavisi: Varicella ve Herpes zoster için 800 mg (20 ml) AKLOVİR

günde 5 kez, yaklaşık 4 saat arayla, gece dozu atlanarak alınmalıdır. Tedavi 7 gün sürmelidir.

Ağır bağışıklık yetersizliği olan olgularda (örn. kemik iliği nakli sonrası) ya da barsaktan

emilim bozukluğu olan hastalarda intravenöz uygulama yapılabilir. Enfeksiyon başladığında

tedavi mümkün olduğunca erken başlanmalıdır. Döküntü ortaya çıkar çıkmaz başlanan tedavi

çok daha iyi sonuçlar vermektedir.

Ağır bağışıklık yetersizliği olan hastalar: AKLOVİR 800 mg (20 ml) günde 4 kez, yaklaşık

olarak 6 saatlik aralıklarla alınmalıdır. Kemik iliği alıcılarında bu i.v. asiklovir ile 1 aya kadar

devam ettirilebilir (Asiklovir i.v. KÜB’ne bakınız). Kemik iliği transplant hastalarında tedavi

süresi 6 aydır (Transplanttan sonra 1. aydan 7. aya kadar). İlerlemiş HIV hastalığı olanlarda

tedavi 12 aydır ama bu hastalar tedavinin daha uzun sürmesinden fayda sağlayabilirler.

Uygulama şekli:

Oral olarak alınır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalara asiklovir uygulanırken dikkatli olunması tavsiye

edilir. Yeterli hidratasyon sağlanmalıdır.

Böbrek işlevi bozuk hastalarda Herpes simplex enfeksiyonlarının tedavi ve profilaksisinde;

önerilen oral dozlar, asiklovirin intravenöz enfüzyon şeklinde verilmesi ile güvenli olduğu

saptanmış dozların üzerinde birikmeye yol açmaz. Ancak böbrek işlevi ciddi şekilde bozulmuş

olan hastalarda (kreatinin klerensi dakikada 10 ml’nin altında), dozun günde 2 kez, yaklaşık 12

saatte bir 200 mg (5 ml) olarak ayarlanması önerilir. Böbrek işlevi ciddi şekilde bozulmuş

hastaların (kreatinin klerensi 10 ml/dak’dan az) Varicella ve Herpes zoster enfeksiyonlarının

tedavisinde ve ağır immün yetmezliği olan hastaların tedavisinde dozun günde 2 defa, 12 saatte

3 / 9

bir, 800 mg (20 ml) ve böbrek işlevi az bozulmuş hastalarda (kreatinin klerensi 10 ml/dak-25

ml/dak arası) günde 3 defa, 8 saatte bir 800 mg (20 ml) olarak ayarlanması önerilir.

Pediyatrik popülasyon:

Herpes

simplex

enfeksiyonları

tedavisi ve

bağışıklığı

yetersiz olanlarda Herpes simplex

enfeksiyonları profilaksisi için, 2 yaşın üzerindeki çocuklara yetişkin dozu, 2 yaşın altındaki

çocuklara ve infantlara yetişkin dozunun yarısı uygulanmalıdır. Neonatal herpes enfeksiyonları

tedavisi için i.v. asiklovir kullanımı önerilmektedir.

Varicella (Suçiçeği) enfeksiyonlarının tedavisi: 6 yaşın üstündeki çocuklarda günde 4 kez 800

mg (20 ml) ve 2-6 yaş arasındaki çocuklarda ise günde 4 kez 400 mg AKLOVİR verilmelidir. 2

yaş altındaki çocuklarda ve infantlarda günde 4 kez 200 mg (5 ml) AKLOVİR verilebilir.

Verilecek doz bu yaşta 20 mg/kg şeklinde (toplam doz günde 800 mg’ı (20 ml) geçmemek üzere)

de hesaplanabilir. Tedavi 5 gün süre ile uygulanmalıdır. İmmun yetmezliği olmayan çocukların

Herpes simplex veya Herpes zoster enfeksiyonlarının baskılanmasına yönelik spesifik bir veri

bulunmamaktadır. 2 yaş üzerindeki ağır immun yetmezliği olan çocuklarda sınırlı veri mevcuttur

ve erişkin dozu verilebilir.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlılarda total asiklovir klerensi kreatinin klerensine paralel olarak düşer. Yüksek dozda oral

AKLOVİR kullanan yaşlı hastalarda yeterli hidrasyon mutlaka sağlanmalıdır. Böbrek işlevi

bozuk yaşlı hastalarda dozun azaltılmasına özellikle dikkat edilmelidir.

4.3. Kontrendikasyonlar

Asiklovir veya valasiklovire aşırı duyarlılığı bilinen hastalarda kontrendikedir.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Yaşlı hastalar ve böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanım

Asiklovir renal yol ile atılır ve bu nedenle böbrek yetmezliği olan hastalarda dozun azaltılması

gerekmektedir

(Bkz:

Pozoloji/Uygulama

sıklığı

süresi).

Yaşlı

hastalarda

böbrek

fonksiyonlarının azalması olasıdır. Bu nedenle, yaşlı hastalarda doz azaltılması gerekebilir.

Yaşlı ve böbrek yetmezliği olan hastalarda nörolojik yan etki gelişme riski yüksektir ve bu

etkiler

yakından

izlenmelidir.

Bildirilmiş

olgularda,

reaksiyonlar

genellikle

tedavi

kesildikten sonra geri dönüşümlü olmuştur (Bkz: İstenmeyen etkiler).

Hidrasyon durumu: Yüksek doz oral asiklovir kullanan hastalarda yeterli hidrasyona dikkat

edilmelidir.

Tüm

hastalar

özellikle

aktif

lezyonları

mevcut

olduğunda,

potansiyel

olarak

virüs

bulaştırmalarının önlenmesi konusunda uyarılmalıdır.

Nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Bu tıbbi ürün her dozunda 23 mg’dan (1mmol) az sodyum içermektedir, ancak dozu nedeniyle

herhangi bir uyarı gerekmemektedir.

İçeriğindeki propilen glikol alkol benzeri semptomlara neden olabilir.

Bu tıbbi ürün metil paraben ve propil paraben içerir. Alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmiş)

sebebiyet verebilir.

4 / 9

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Önemli bir etkileşim belirlenmemiştir.

Asiklovir aktif renal tübüler sekresyon ile değişmeden idrarla atılır. Bu mekanizma ile yarışan

ve asiklovir ile birlikte verilen herhangi bir ilaç asiklovir plazma konsantrasyonunu artırabilir.

Probenesid ve simetidin bu mekanizma ile asiklovirin EAA değerini artırır ve renal klerensini

azaltır. Benzer artışlar asiklovir, organ nakli yapılmış ve bağışıklık sistemi baskılanmış

hastalarında

yüksek

mikofenolat

mofetil

birlikte

kullanıldığında,

asiklovir

mikofenolatın inaktif metabolitinin EAA değerlerinde de gösterilmiştir. Bununla birlikte

asiklovirin geniş terapötik indeksi nedeniyle doz ayarlaması gerekli değildir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Veri yoktur.

Pediyatrik popülasyon:

Veri yoktur.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: B

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır.

Gebelik dönemi

Sınırlı sayıdaki gebelikte maruz kalma olgularına ilişkin veriler, asiklovirin gebelik üzerinde ya

da fötusun/yeni doğan çocuğun sağlığı üzerinde advers etkileri olduğunu göstermemektedir.

Bugüne kadar herhangi önemli bir epidemiyolojik veri elde edilmemiştir. Hayvanlar üzerinde

yapılan çalışmalar, gebelik / embriyonal / fötal gelişim / doğum ya da doğum sonrası gelişim

ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir (bkz. kısım

5.3).

Asiklovir pazarlanması sonrasında herhangi bir asiklovir formülasyonu kullanan kadınlarda

gelişen gebeliklerin kayıtları belgelenmiştir. Bu verilerde asiklovir kullanan gebelerde saptanan

doğum kusurlarında genel popülasyona göre artış olmadığı saptanmıştır. Saptanan doğum

kusurlarından

herhangi

biri

ortak

neden

düşündürecek

özellik

örüntü

göstermemiştir.

Asiklovirin

kullanımı

ancak

potansiyel

yararların

olası

risklere

ağır

bastığı

durumlarda

düşünülmelidir.

Laktasyon dönemi

200 mg asiklovirin günde 5 kez oral uygulanmasını takiben asiklovir anne sütünde bu dozda

ulaşılan plazma düzeylerinin 0.6-4.1 katı konsantrasyonlarda saptanmıştır. Bu düzeyler anne

sütü ile beslenen bebeklerin 0.3 mg/kg/gün’e kadar asiklovir dozuna maruz kalmaları ihtimalini

gösterir. Bu nedenle emziren anneye AKLOVİR uygulanırken dikkatli olunması önerilir.

Üreme yeteneği/ Fertilite

Kadın fertilitesi üzerine etkisi hakkında veri bulunmamaktadır. Sperm miktarı normal olan 20

erkek hastada yapılan bir çalışmada, 6 ay boyunca her gün 1 gr oral asiklovir uygulaması sperm

sayı, hareket ya da morfolojisi üzerine klinik olarak anlamlı bir etki göstermemiştir.

5 / 9

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Hastanın araç ve makine kullanma yeteneği değerlendirilirken, hastaların klinik durumu ve

asiklovirin advers etki profili akılda bulundurulmalıdır. Asiklovirin araç kullanma performansı

veya makine kullanma yeteneği üzerine etkisi hakkında herhangi bir çalışma yoktur.

4.8. İstenmeyen etkiler

Advers

etkilerle

ilgili

sıklık

kategorileri

aşağıda

verilmiştir.

Çoğu

etki

için,

insidansı

hesaplamak için uygun veri yoktur. İlaveten advers etkiler, endikasyona bağlı insidanslarında

değişken olabilirler.

Çok yaygın ≥1/10

Yaygın ≥1/100 ve < 1/10

Yaygın olmayan ≥1.000 ve < 1/100

Seyrek ≥1/10.000 ve < 1/1.000

Çok seyrek ≤ 1/10.000

Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Anemi, lökopeni, trombositopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Seyrek: Anafilaksi

Psikiyatrik hastalıklar

Çok seyrek: Halüsinasyonlar, psikotik sendromlar, ajitasyon, konfüzyon

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Baş ağrısı, sersemlik

Çok seyrek: Tremor, ataksi, dizartri, konvülziyonlar, somnolans, ensefalopati, koma

Yukarıdaki etkiler (psikiyatrik ve sinir sistemi hastalıkları) genellikle geri dönüşümlüdür ve

özellikle renal yetmezliği olan ve önerilen dozun üzerinde doz alan veya diğer yatkınlaştırıcı

faktörlere sahip hastalarda bildirilmiştir (Bkz: Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Seyrek: Dispne

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın: Bulantı, kusma, diyare, abdominal ağrı

Hepatobiliyer hastalıklar

Seyrek: Bilirubin ve karaciğer ile ilgili enzimlerde geri dönüşümlü yükselmeler

Çok seyrek: Hepatit, sarılık

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Kaşıntı, döküntü (fotosensitivite dahil)

Yaygın olmayan: Ürtiker, saç dökülmesinde hızlanma

Seyrek: Anjiyoödem

6 / 9

Yaygın olmayan saç dökülmesinde hızlanma bildirilmiş ise de bu tip dökülme çok çeşitli

hastalıklar ve ilaçlarla bağlantılı olabileceğinden asiklovir ile ilişkisi açık değildir.

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Seyrek: Kanda üre ve kreatinin yükselmesi

Çok seyrek: Akut renal yetmezlik, renal ağrı

Renal ağrı, renal yetmezlikle alakalı olabilir.

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Yorgunluk, ateş

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta:

tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Belirtiler

Asiklovir sadece gastrointestinal sistemden kısmen emilir. Genelde 20 gram dozun bir kerede

alınmasının ciddi toksik etkilere yol açması beklenmez. Yanlışlıkla günlerce tekrar eden yüksek

doz oral asiklovir alınması ile gastrointestinal (bulantı-kusma) ve nörolojik belirtiler (baş ağrısı,

konfüzyon) görülebilir. İntravenöz yüksek doz asiklovirin uygulamasında serum kreatinin ve

üre düzeylerinde artış görülür ve böbrek yetmezliği gelişebilir. İntravenöz asiklovirin yüksek

dozda alınması konfüzyon, halüsinasyon, ajitasyon ve nöbetlerle seyreden nörolojik belirtilere

yol açabilir.

Tedavi

Toksisite belirtileri gösteren hasta yakın olarak izlenmelidir. Hemodiyaliz asiklovirin atılımını

önemli

ölçüde

artırır

semptomatik

aşımı

durumunda

tedavi

göz

önünde

bulundurulmalıdır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

ATC kodu: J05AB01

Farmakoterapötik grup: Nükleozid ve nükleotid inhibitörleri

Asiklovir Herpes simplex virüs (HSV) tip 1 ve 2, Varicella zoster virüs (VZV), Epstein Barr

virüs (EBV) ve Sitomegalovirüs (CMV) dahil insan herpes virüslerine karşı in vitro ve in vivo

inhibitör etkisi olan sentetik bir pürin nükleozid analogudur. Asiklovir hücre kültüründe en

yüksek antiviral etkililiği HSV-1’e karşı gösterir, bunu (azalan bir etkinlik sırasıyla) HSV-2,

VZV, EBV ve CMV izler. Asiklovirin HSV-1, HSV-2, VZV, EBV ve CMV’ye karşı inhibitör

etkisi yüksek seçicilik gösterir. Enfekte olmamış ve normal hücrelerdeki timidin kinaz (TK)

enzimi asikloviri bir substrat olarak etkin bir şekilde kullanmaz. Bu nedenle asiklovirin memeli

konak hücrelerine karşı toksisitesi düşüktür; oysa HSV, VZV ve EBV’nin kodladığı TK

asikloviri bir nükleozid analogu olan asiklovir monofosfata çevirir ve daha sonra hücresel

enzimler bunu difosfat ve trifosfata dönüştürürler. Asiklovir trifosfat virüsün DNA polimerazını

7 / 9

etkileyerek virüs DNA’sına girer, zincirin sonlanmasını sağlayarak virüs DNA replikasyonunu

inhibe eder.

Ağır immün yetersizliği olanlarda uzun ve tekrarlayan asiklovir tedavisi, sürdürülen asiklovir

tedavisine

yanıt

vermeye

duyarlılığı

azalmış

virüs

suşlarının

oluşmasına

açabilir.

Duyarlılığı azalmış olan klinik izolatların çoğunda göreceli olarak viral TK yoktur, ancak bazı

suşlarda viral TK ve DNA polimerazın farklı olduğu da saptanmıştır. HSV izolatlarının in vitro

asiklovire

maruz

kalması

daha

duyarlı

suşların

oluşmasına

sebep

olabilir.

izolatlarının in vitro duyarlılığı ile asiklovir tedavisine cevap arasındaki ilişki henüz açıklık

kazanmamıştır.

Tüm hastalar, özellikle aktif lezyonlar görülmeye başlandığında, virüsü yayma potansiyelinden

kaçınmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Emilim:

Asiklovir barsaktan sadece kısmen emilir. Dört saatte bir 200 mg’lık doz uygulanmasını takiben

ortalama kararlı durum tepe plazma konsantrasyonu (C

maks) 3.1 μmol (0.7 μg/ml) ve eşdeğer

en düşük plazma düzeyleri (C

min) 1.8 μmol (0.4 μg/ml) bulunmuştur. Dört saatte bir 400 mg

ve 800 mg doz uygulamasını takiben buna bağlı C

maks değerleri sırasıyla 5.3 μmol (1.2

μg/ml) ve 8 μmol (1.8 μg/ml) ve eşdeğer C

min değerleri 2.7 μmol (0.6 μg/ml) ve 4 μmol (0.9

μg/ml) bulunmuştur.

Yetişkinlerde 2.5 mg/kg, 5 mg/kg veya 10 mg/kg dozların 1 saatlik infüzyonundan sonra elde

edilen C

maks değerleri sırasıyla 22.7 μmol (5.1 μg/ml), 43.6 μmol (9.8 μg/ml), ve 92 μmol

(20.7 μg/ml) olmuştur. 7 saat sonra eşdeğer en düşük plazma düzeyleri (C

min) sırasıyla 2.2

μmol (0.5 μg/ml), 3.1 μmol (0.7 μg/ml) ve 10.2 μmol (2.3 μg/ml) bulunmuştur. 1 yaşın

üstündeki çocuklarda, 5 mg/kg ve 10 mg/kg’lık dozlar yerine 250 mg/m

ve 500 mg/m

’lik

dozlar kullanıldığında elde edilen ortalama en yüksek (C

maks) ve en düşük (C

min) değerleri

benzerdir.

mg/kg

dozun

saat

birer

saatlik

infüzyon

halinde

uygulandığı

yenidoğanlarda (0-3 ay), C

maks 61.2 μmol (13.8 μg/ml) ve C

min 10.1 μmol (2.3 μg/ml)

olmuştur. Her 8 saatte bir 15 mg/kg’lık dozla tedavi edilen ayrı bir neonatal grubunda C

maks

83.5 µmol (18.8 µg/ml) ve C

14.1 µmol (3.2 µg/ml) ile yaklaşık olarak dozla orantılı

yükselmeler gözlenmiştir.

Dağılım:

Beyin omurilik sıvısı (BOS) düzeyleri plazma düzeylerinin

yaklaşık

%50’sidir. Plazma

proteinlerine

bağlanma

göreceli

olarak

düşük

(%9-%33

arası)

olup,

nedenle

ilaç

etkileşimleri beklenmez.

Biyotransformasyon:

Veri yoktur.

Eliminasyon:

İntravenöz asiklovir ile yapılan çalışmalar erişkinlerde terminal plazma yarı ömrünün yaklaşık

saat

olduğunu

göstermektedir.

İlacın

çoğu

değişime

uğramadan

böbreklerden

atılır.

Asiklovirin böbrek klerensi, kreatinin klerensinden daha yüksektir; bu, ilacın böbrekler yolu ile

atılmasında glomerül filtrasyonuna ek olarak tübüler sekresyonun da katkıda bulunduğunu

gösterir.

Asiklovirin

önemli

metaboliti

olan

9-karboksimetoksi-metilguanin

idrarda

saptanan ilacın %10-15’ini oluşturur. Asiklovir 1gr probenesid uygulamasından bir saat sonra

verildiğinde terminal yarı ömrü ve EAA sırasıyla %18 ve %40 artar.

Yenidoğanda (0 - 3 ay) 10 mg/kg dozun 8 saat ara ile birer saatlik infüzyon halinde

uygulanmasında terminal plazma yarı ömrü 3.8 saat bulunmuştur.

8 / 9

Hastalardaki karakteristik özellikler

Yaşlılarda artan yaşla kreatinin klerensinde görülen azalmaya bağlı olarak total vücut klerensi

de düşer, ancak terminal plazma yarı ömrü çok az değişir. Kronik böbrek yetersizliği olan

hastalarda ortalama terminal yarı ömür 19.5 saat olarak saptanmıştır. Hemodiyaliz sırasında

ortalama asiklovir yarı ömrü 5.7 saattir. Plazma asiklovir düzeyleri diyaliz sırasında %60

oranında düşmüştür.

Asiklovir ve zidovudinin her ikisi birden HIV enfeksiyonlu hastalara uygulandığında bir

değişiklik gözlenmemiştir.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Klinik çalışmalar

Kadın fertilitesi üzerine i.v. infüzyon veya oral formülasyonların etkisi hakkında bir bilgi

bulunmamaktadır. Sperm miktarı normal olan 20 erkek hastada yapılan çalışmada, 6 ay

boyunca her gün 1 g oral asiklovir uygulaması sonucu sperm miktarı, motilite veya morfolojisi

üzerine klinik olarak anlamlı bir etki görülmemiştir.

Klinik olmayan bilgiler

Mutajenite

İn vivo ve in vitro geniş kapsamlı mutajenite testlerinin sonuçları, asiklovirin erkekte genetik

bir riske yol açmadığını göstermiştir.

Karsinojenite

Fare ve sıçanlarda yürütülen uzun süreli çalışmalarda karsinojenik bulunmamıştır.

Fertilite

Sıçan ve köpeklerde yüksek asiklovirin dozlarında spermatogenez üzerine çoğunlukla geri

dönüşümlü advers etkiler sadece yüksek asiklovirin sistemik dozlarında bildirilmiştir. Farelerde

yapılan iki kuşak çalışması fertilite üzerine oral asiklovirin etkisini saptamamıştır.

Teratojenite

Standart testlerde sistemik asiklovir uygulanması fare, sıçan veya tavşanlarda teratojenik veya

embriyotoksik etkilere neden olmamıştır.

Standart olmayan bir sıçan çalışmasında maternal toksisiteye yol açan yüksek subkutan

dozlarda fötal anormallikler gözlenmiştir. Bu bulgunun klinik önemi bilinmemektedir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Kristalize şeker

Mikrokristal selüloz + Na-CMC (Avicel RC 591)

Propilen glikol

Gliserin

Polisorbat 80 (Tween 80)

Metil paraben (Nipagin)

Propil paraben (Nipasol)

Kiraz esansı

9 / 9

6.2. Geçimsizlikler

Bildirilmemiştir.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

Kutuda, pilver proof kapaklı 100 ml’lik cam şişelerde sunulmaktadır.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Sandoz İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Küçükbakkalköy Mah. Şehit Şakir Elkovan Cad.

No:15A 34750 Ataşehir/İstanbul

8. RUHSAT NUMARASI

168/90

9. İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 28.04.1994

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ